Hava Durumu

#Hayvan Sağlığı

giresunsonhaber - Hayvan Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvan Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Haber

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, gıda güvenliğinin yalnızca üretim ya da hijyen başlığıyla ele alınamayacağını belirterek insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Yüksel, Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıkların gerçek yükünü ortaya koyacak düzenli, şeffaf ve bütüncül veri sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “GÜVENSİZ GIDA KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, güvenli gıdaya erişimin doğrudan insan yaşamını, çocuk sağlığını, hayvan sağlığını ve çevresel sürdürülebilirliği ilgilendirdiğini söyledi. Yüksel, Dünya Sağlık Örgütü’nün 4 Haziran 2026 tarihli güncel verilerinin gıda güvenliği alanındaki riskin boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Her yıl yaklaşık 866 milyon insan güvensiz gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 1,5 milyon insan yaşamını kaybediyor. Bu tablo, gıda güvenliğinin yalnızca bireysel dikkatle ya da mutfak hijyeniyle açıklanamayacak kadar büyük bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösteriyor” dedi. Güvensiz gıdanın toplumun tüm kesimlerini etkilediğini ancak çocukların bu riskten çok daha ağır biçimde etkilendiğini vurgulayan Yüksel, “Beş yaş altı çocuklar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 9’unu oluşturmasına rağmen gıda kaynaklı hastalık yükünün yaklaşık üçte birini taşıyor. Bu yaş grubunun yetişkinlere göre yaklaşık üç kat daha yüksek risk altında olması, konunun aynı zamanda çocuk sağlığı ve gelecek kuşaklar açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. “KİMYASAL KİRLETİCİLER KALICI HASARLARA YOL AÇABİLİR” Yüksel, gıda kaynaklı risklerin yalnızca mikroorganizmalarla sınırlı olmadığını belirtti. Bakteri, virüs ve parazitlerin milyonlarca ishal vakasına yol açtığını aktaran Yüksel, kimyasal kirleticilerin de halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti. Yüksel, “Kurşun, arsenik ve metilcıva gibi kimyasal kirleticiler gıda kaynaklı ölümlerde önemli paya sahiptir. Bu kirleticiler özellikle çocuklarda kalıcı nörolojik hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle gıda güvenliği denildiğinde yalnızca görünen bozulma, hijyen eksikliği ya da tüketici alışkanlıkları değil; üretimden çevresel kirliliğe kadar uzanan bütün risk zinciri değerlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Gıda kaynaklı hastalıkların ekonomik yükünün de büyüdüğünü belirten Yüksel, küresel ekonomik yükün 2021 yılında 647 milyar ABD dolarına ulaştığının tahmin edildiğini hatırlattı. “TÜRKİYE’DE GIDA KAYNAKLI HASTALIK YÜKÜ DAHA ŞEFFAF ÖLÇÜLMELİ” Türkiye açısından en önemli başlıklardan birinin veri eksikliği olduğunu ifade eden Yüksel, gıda kaynaklı hastalıkların ulusal yükünü ortaya koyacak düzenli ve şeffaf sürveyans sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, “Küresel veriler gıda güvenliği alanında ağır bir halk sağlığı yükünü ortaya koyarken Türkiye açısından temel bir soru hâlâ yeterince net değildir: Her yıl kaç kişi gıda kaynaklı hastalık nedeniyle hastalanmakta veya yaşamını kaybetmektedir? Bu soruya düzenli, şeffaf ve bütüncül verilerle yanıt veremediğimiz sürece politika geliştirme kapasitemiz de sınırlı kalır” dedi. Risk yönetiminin bilimsel veriye dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Riskin ölçülemediği bir alanda etkin politika geliştirmek, kaynakları doğru yönlendirmek ve önceliklendirme yapmak mümkün değildir. Ölçülemeyen risk yönetilemez. Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha fazla veri üreten, daha şeffaf ve Tek Sağlık temelli bir yönetişim modeline ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı. “GIDA GÜVENLİĞİ TARLADAN SOFRAYA BÜTÜN ZİNCİRİN KONUSUDUR” Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün bu yılki temasının “Yükten Çözüme: Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlendiğini hatırlatan Yüksel, çözümün Tek Sağlık yaklaşımında olduğunu söyledi. Yüksel, gıda güvenliğinin yalnızca son tüketim aşamasında denetlenecek bir alan olmadığını belirterek, “Gıda güvenliği tarladan sofraya uzanan zincirin her aşamasını ilgilendirir. Üretim, hayvan sağlığı, bitkisel üretim, su ve toprak kalitesi, çevresel kirlilik, taşıma, işleme, depolama, satış ve tüketim birlikte ele alınmadığında güvenli gıda sistemi kurulamaz. Parçalı yaklaşımlar yerine bütüncül bir sistem anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. Zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, pestisit kalıntıları, ağır metaller ve çevresel kirlilik gibi risklerin gıda zinciri üzerinden doğrudan insan sağlığını etkilediğini vurgulayan Yüksel, bu risklerin çok sektörlü iş birliğiyle yönetilebileceğini belirtti. “VETERİNER HEKİMLER GIDA GÜVENLİĞİ ZİNCİRİNİN KRİTİK BİLEŞENİDİR” Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, güvenli gıda üretiminde veteriner hekimlerin rolünün hayati önemde olduğunu belirtti. Hayvan sağlığı korunmadan güvenli gıda üretiminin mümkün olmayacağını vurgulayan Yüksel, sürü sağlığı yönetimi, biyogüvenlik uygulamaları, kesim öncesi ve sonrası kontroller ile zoonozların önlenmesinin halk sağlığı açısından temel başlıklar olduğunu ifade etti. Yüksel, “Veteriner hekimler gıda güvenliği zincirinin kritik bir bileşenidir. Sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, sürü sağlığı yönetimi, kesim öncesi ve sonrası kontroller, zoonozların önlenmesi ve biyogüvenlik uygulamaları olmadan güvenli gıda üretimi mümkün değildir. Bu alan yalnızca hayvan sağlığı hizmeti değil, doğrudan insan sağlığını koruyan bir halk sağlığı hizmetidir” diye konuştu. Bitkisel üretimin de aynı bütüncül yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, “Pestisitlerin doğru kullanımı, kalıntı kontrolü, su ve toprak kalitesinin korunması güvenli gıda sisteminin ayrılmaz parçalarıdır. Riskleri üretim aşamasında önlemek, halk sağlığı açısından en etkili yaklaşımdır” dedi. “TEK SAĞLIK BİLİMSEL BİR ÇERÇEVEDEN ÖTE POLİTİKA MODELİDİR” İklim değişikliği, küresel ticaret ve antimikrobiyal direnç gibi faktörlerin gıda güvenliği risklerini daha karmaşık hale getirdiğini ifade eden Yüksel, güvenli gıda meselesinin tek bir kurumun ya da sektörün sorumluluğuna bırakılamayacağını belirtti. Yüksel, “Gıda güvenliği yalnızca tarım sektörünün ya da sağlık sektörünün konusu değildir. İklim değişikliği, küresel ticaret, çevresel kirlilik ve antimikrobiyal direnç gibi faktörler riskleri daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle Tek Sağlık yaklaşımı yalnızca bilimsel bir çerçeve değil, aynı zamanda etkili bir politika modelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’de gıda güvenliği sisteminin bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve kurumlar arası iş birliğine dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Hayvan sağlığı korunmadan insan sağlığı korunamaz. Çevre korunmadan güvenli gıda üretilemez. Güvenli gıda olmadan sağlıklı bir gelecek mümkün değildir” dedi. “BİLİMSEL VERİYE DAYALI GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİ ARTIK ZORUNLUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha güçlü veri altyapısına, şeffaf yönetişime, etkin denetime ve Tek Sağlık temelli politika modeline ihtiyacı olduğunu belirtti. Yüksel, “Ülkemizde bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve Tek Sağlık yaklaşımına dayalı bir gıda güvenliği sistemi artık zorunluluktur. Güvenli gıda, yalnızca bugünün halk sağlığı meselesi değil; sağlıklı toplum, sürdürülebilir çevre ve güvenli gelecek meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda, gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda bütüncül biçimde ele alınması, risklerin bilimsel verilerle izlenmesi ve insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI Haber

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI

GİRESUN’DA KURBAN BAYRAMI TEDBİRLERİ ARTIRILDI Giresun’da Kurban Bayramı boyunca jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve tarım ekipleri sahada olacak. İl genelinde güvenlik, trafik, hayvan sevki, kurban satış yerleri ve kesim alanlarına yönelik denetimler artırıldı. JANDARMA 2 BİN 230 PERSONELLE GÖREV YAPACAK Giresun’da Kurban Bayramı tedbirleri kapsamında jandarma ekipleri il genelinde yoğun güvenlik ve trafik uygulaması yapacak. Giresun İl Jandarma Komutanlığı, bayram süresince 308 uygulama noktası, 411 trafik timi ve sivil unsur, 473 devriye aracı, 20 drone ve 2 bin 230 personel ile sahada olacak. Jandarma ekipleri, arife gününden bayramın son gününe kadar şehirler arası yollar, kırsal güzergâhlar, yayla yolları, mezarlık çevreleri, kurban satış noktaları ve yoğunluk oluşabilecek bölgelerde denetimlerini sürdürecek. EMNİYET TRAFİK VE ASAYİŞ DENETİMLERİNİ YOĞUNLAŞTIRACAK Giresun İl Emniyet Müdürlüğü, bayram tedbirleri kapsamında kent merkezi ve sorumluluk alanlarında 715 personel ile görev alacak. Denetimlerde 2 deniz aracı/polis botu, 3 radar aracı, 2 motosikletli trafik unsuru ve 1 mobil drone kullanılacak. Ekipler, trafik yoğunluğunun arttığı güzergâhlarda hız, hatalı sollama, emniyet kemeri, sürücü belgesi, araç uygunluğu ve genel asayiş kontrollerini artıracak. Kent içi hareketliliğin yoğunlaştığı alışveriş bölgeleri, mezarlık çevreleri, ibadethaneler ve toplu kullanım alanları da denetim programına alındı. SAHİL GÜVENLİK DENİZDE GÖREVDE OLACAK Sahil Güvenlik Komutanlığı, bayram süresince 50 personel, 3 hizmet aracı ve 5 yüzer unsur ile görev yapacak. Deniz trafiği, sahil hattı ve risk oluşturabilecek bölgelerde kontrol faaliyetleri yürütülecek. Mevcut botun tersanede bulunması nedeniyle Trabzon’dan bot görevlendirmesi yapılacak. Bu planlama ile deniz güvenliği ve acil müdahale kapasitesi bayram boyunca desteklenecek. KURBANLIK HAYVAN SEVKLERİ KONTROL ALTINDA TUTULACAK Giresun’da kurbanlık hayvan hareketliliği nedeniyle hayvan sevkleri, belge kontrolleri ve sağlık denetimleri artırıldı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sağlık kontrolünden geçmemiş, gerekli aşı ve kayıt işlemleri tamamlanmamış hayvanların yurtiçinde naklinin salgın hayvan hastalıklarının yayılması açısından risk oluşturduğunu duyurdu. Kurbanlık hayvan taşıyan araçlarda veteriner sağlık raporu, pasaport, küpe ve nakil belgeleri kontrol edilecek. Kurban satış yerlerinde hayvanların yaş, sağlık, kayıt ve uygunluk kontrolleri yapılacak. SATIŞ VE KESİM YERLERİNDE VETERİNER KONTROLÜ SÜRECEK Kurban satış ve kesim yerlerinde veteriner hekimler görev yapacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bayram öncesinde ve bayram boyunca il ve ilçe müdürlükleri tarafından kurban satış ve kesim yerlerinde nöbetçi veteriner hekimlerin kontrol ve denetim hizmetlerine devam edeceğini bildirdi. Vatandaşlar, kurbanlık hayvanların küpe numarasını TarımCebimde uygulaması üzerinden sorgulayarak hayvanın tür, ırk, cinsiyet, yaş ve aşılama bilgilerine ulaşabilecek. KAÇAK VE SAĞLIKSIZ KURBANA GEÇİT VERİLMEYECEK Giresun’da bayram tedbirleri yalnızca trafik ve asayişle sınırlı kalmayacak. Hayvan sağlığı, halk sağlığı, çevre temizliği, kurban satış yerlerindeki düzen ve kesim alanlarının hijyeni de denetimlerin ana başlıkları arasında yer alacak. Kayıtsız, belgesiz, hastalık şüphesi taşıyan veya kurbanlık şartlarını karşılamayan hayvanların satışına izin verilmeyecek. Kesimlerin belirlenen alanlarda yapılması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşların dini vecibelerini güvenli şekilde yerine getirmesi için kurumlar koordineli çalışacak. BAYRAM BOYUNCA KOORDİNELİ DENETİM Giresun’da jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediyeler ve tarım teşkilatı bayram süresince ortak tedbir planı uygulayacak. Denetimler trafik güvenliği, asayiş, sahil güvenliği, kurbanlık hayvan sevki, satış yerleri, kesim alanları ve halk sağlığı başlıklarında yoğunlaştırılacak.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI Giresun’da hayvan sağlığının korunması ve verim kayıplarının önlenmesi amacıyla 2026 yılı İlkbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası başlatıldı. İl genelinde merkez dahil 15 ilçede yürütülecek kampanya, 16 Şubat -30 Nisan 2026 tarihleri arasında uygulanacak. TÜM BÜYÜKBAŞ HAYVANLAR AŞILANACAK Kampanya kapsamında; 2 aylık yaşın üzerindeki tüm sığır cinsi hayvanlar, Aşısız annelerden doğan yavrularda ise 14 günlük yaşı geçen buzağılar, şap hastalığına karşı aşılanacak. Halk arasında “dabak” olarak bilinen şap hastalığı; çift tırnaklı hayvanlarda görülen, son derece bulaşıcı viral bir hastalık olarak biliniyor. Ağız, tırnak ve meme bölgelerinde yaralara yol açan hastalık; Et veriminde yüzde 30-45, Süt veriminde yüzde 15-35 oranında kayıplara neden olabiliyor. Özellikle genç hayvanlarda ölümle sonuçlanabilen vakalar görülebiliyor. NAKİLLERDE AŞI ŞARTI Sığır cinsi hayvanların iller arası nakillerinde “Veteriner Sağlık Raporu” bulundurulması zorunlu. Bu raporun alınabilmesi için hayvanların sevk tarihinden önceki son 6 ay içinde Sat-1 serotipi içeren şap aşısı ile aşılanmış olması ve aşının üzerinden en az 21 gün geçmiş bulunması gerekiyor. Diğer Aşılamalar da Eş Zamanlı Yapılacak Şap aşılama kampanyasıyla birlikte; Dişi büyükbaş hayvanlara brusella aşısı, Koyun ve keçilere brusella, veba ve çiçek aşısı, Kedi ve köpeklere ise kuduz aşısı uygulanacak. AŞI YAPTIRMAK MECBURİ Yetkililer, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereğince üreticilerin hayvanlarına aşı yaptırmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak, kampanya döneminde aşı yaptırmayan yetiştiricilerin cezai işlemle karşılaşabileceğini bildirdi. Detaylı bilgi almak isteyen üreticilerin, İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurmaları istendi. Kampanya ile birlikte hem hayvan sağlığının korunması hem de Giresun’daki hayvansal üretimde sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da Haber

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün paylaşımına göre, Giresun’un Bulancak ilçesinde Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi “Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası” almaya hak kazandı. GİRESUN (İGFA) - Giresun’un Bulancak ilçesinde faaliyet gösteren Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi, yapılan denetim ve testler sonucunda “Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası” ile belgelendirildi. Böylece işletme, Türkiye genelinde 12’nci, Karadeniz Bölgesi’nde ise ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi oldu. Ari İşletme Sertifikası, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz tarafından işletme sahibine takdim edildi. Sertifika, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024–2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsamında hayata geçirilen sürdürülebilir, verimli ve sağlıklı hayvansal üretim hedefleri doğrultusunda verilen önemli belgeler arasında yer alıyor. Hastalıktan ari işletmeler; küçükbaş hayvancılıkta Bruselloz, büyükbaş hayvancılıkta ise Tüberküloz ve Bruselloz hastalıklarının bulunmadığı, düzenli kontrol, test ve denetimlerle doğrulanan, hijyen ve biyogüvenlik şartlarını eksiksiz sağlayan işletmeler olarak tanımlanıyor. Yetkililer, ari işletmelerin yaygınlaşmasının hayvan sağlığı, halk sağlığı ve kaliteli hayvansal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgularken, bu tür işletmelerin ülke genelinde artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Yem Yönetmeliği'nde değişiklik 'Resmi'leşti... Gıdadan yeme büyük dönüşüm! Haber

Yem Yönetmeliği'nde değişiklik 'Resmi'leşti... Gıdadan yeme büyük dönüşüm!

Tarım ve Orman Bakanlığı, yemlerin piyasada sunulması ve kullanılmasına ilişkin yönetmelikte kritik değişiklikler yaptı. Düzenleme, etiketleme, gıdaların dönüştürüldüğü yemler ve restoran artıklarını kapsamına alıyor. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hazırladığı “Yemlerin Piyasaya Sunulması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmî Gazete'de yayımlanmış bulunuyor. Yeni düzenlemeyle birlikte yem mevzuatında kapsam, tanımlar ve etiketlemeye dair çeşitli değişiklikler gerçekleştirildi. Yönetmelikte yapılan güncellemelerle, yasanın dayanak noktası olan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun ilgili maddeleri yenilendi. Bununla birlikte “gıdadan dönüştürülmüş yem” terimi ilk kez tanımlandı, insan tüketimine uygun olmayan fakat hayvan sağlığı için risk taşımayan gıdaların yem olarak kullanımı mevzuata girdi. Restoran ve yemekhane artıklarından üretilen yemlerle ilgili etiketleme kuralları da netleştirilmiş durumda. Buna göre, bu tür yemlerin etiketlerinde “Gıda amaçlı yetiştirilen hayvanlara yedirilemez” ifadesinin büyük harflerle ve dikkat çekici şekilde bulunması zorunluluğu getirildi. Belediyelerce barınaklarda kullanılan evcil hayvan yemleri içinse analitik bileşenlerin etikette yer alması zorunlu değil. Ev ve süs hayvanlarına ilişkin yemlerin etiketlerinde bazı terimlerde değişiklikler yapıldı ve analitik bileşenler ile yem katkı maddelerinin tek bir değerle belirtilmesi gerekliliği getirildi. Aynı zamanda, ürenin belirlenen limitler dahilinde rumen gelişimini tamamlamış ruminant hayvanların beslenmesinde kullanılabileceği karara bağlandı. Yönetmelik, Avrupa Birliği'nin yem mevzuatına uyum sağlamak için düzenlendi. Şu anki etiketlerin Resmî Gazete'nin yayımlanma tarihinden itibaren 6 ay boyunca kullanılmasına, bu etiketleri taşıyan yemlerin de 1,5 yıl süreyle piyasada kalmasına izin verildi. Düzenlemenin bazı maddeleri Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği, diğerlerinin ise 6 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Belirtilen yem maddeleri ve karma yemlerin analitik besin maddesi bileşenleri için tolerans değerleri yönetmelik değişikliği ile detaylar için TIKLAYABİLİRSİNİZ

Şap hastalığı kontrol altında! Haber

Şap hastalığı kontrol altında!

Tarım ve Orman Bakanlığı, SAT1 serotipi Şap Hastalığı'na karşı yoğun çaba sonucu salgını kontrol altına aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada aşılama oranının yüzde 92’ye ulaştığı belirtilirken, asılsız iddialara yönelik adli işlemlerin başlatıldığı bildirildi. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, ülke genelinde görülen SAT1 serotipi Şap Hastalığı ile mücadelesine planlı ve bilimsel yöntemlerle devam ettiğini bildirdi. Bakanlık, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla detayları aktardı. Yoğun aşılama, karantina ve saha denetimleriyle hastalığın yayılımının büyük ölçüde kontrol altına alındığı vurgulanan açıklamada, aşılama oranının yüzde 92'ye ulaştığı; bütün büyükbaş hayvanların ilk tur aşılamadan geçtiği ve ikinci tur kampanyanın başladığı söylendi. Sahadan düzenli numune alınarak virüsün genetik yapısının izlenmeye devam edildiği aktarılan açıklamada, sosyal medyada aşıların hayvanları hasta ettiği yönünde yapılan asılsız paylaşımlara karşı adli sürecin başlatıldığı belirtildi. Acil Eylem Planı çerçevesinde İl/ilçe müdürlüklerinin yanı sıra laboratuvarlar ve saha ekiplerinin koordineli olarak çalıştığı, veteriner sağlık personelinin denetim, aşılama ve numune alma faaliyetlerini ara vermeden sürdürdüğü açıklandı. Bakanlık, hayvan sağlığı ve hayvancılığın sürekliliğini sağlamak için tüm tedbirleri aldığına işaret ederek, düzenli bilgilendirmelerin süreceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.