Hava Durumu

#Hasat

giresunsonhaber - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Haber

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Giresun'da fındık üretiminde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla yürütülen Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi tamamlandı. Teorik ve uygulamalı eğitimleri başarıyla tamamlayan 120 kursiyer sertifika almaya hak kazanırken, proje kapsamında yaklaşık 1.000 dönümlük alanda bakım ve istihdam modeli geliştirildi. Giresun Valiliği koordinasyonunda yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında eğitimlerini tamamlayan 120 kursiyere sertifikaları verildi. Kapanış ve sertifika töreni, 22 Ekim 2026 Perşembe günü, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Konferans Salonu'nda Vali Mustafa Koç'un katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Vali Koç, fındığın Giresun ekonomisi ve binlerce ailenin geçim kaynağı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Üretimde verim ve kaliteyi artırmanın ortak sorumluluk olduğunu belirten Koç, kursiyerlerden eğitimlerde edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi bölgelerindeki üreticilerle paylaşmalarını istedi. FINDIK ÜRETİMİNDE BİLİMSEL BAKIM YÖNTEMLERİ ÖĞRETİLDİ Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle gerçekleştirilen projede, 13–16 Ekim tarihlerinde teorik, 20–22 Ekim tarihlerinde uygulamalı eğitimler düzenlendi. Eğitimlerde fındık yetiştiriciliği, toprak sağlığı, bitki besleme ve gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat ve depolama, dijital tarım, kooperatifçilik ve çalışma hayatı konuları ele alındı. Kursiyerler, teorik bilgilerini bahçe ortamındaki uygulamalarla pekiştirdi. 1.000 DÖNÜMLÜK ALANDA BAKIM MODELİ GELİŞTİRİLDİ Projenin önemli çıktılarından biri de TEKFINDIK Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi aracılığıyla oluşturulan üretim ve istihdam modeli oldu. Fındık bahçelerinin bakımının planlı ve düzenli yürütülmesini amaçlayan model, yaklaşık 1.000 dönümlük alanda uygulandı. Bu kapsamda beş kişiye yıl boyunca ücretli ve sigortalı istihdam sağlandı. Ayrıca tarımsal faaliyetlerin kayıt altına alınması amacıyla geliştirilen DİJİNUT sistemi ve projenin sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verildi. VALİ KOÇ: EDİNİLEN BİLGİLER ÜRETİCİLERE AKTARILMALI Vali Mustafa Koç, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin Giresun fındığının geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı. Doğru bakım yöntemlerinin sahada uygulanmasının üretim kalitesine katkı sağlayacağını belirterek, eğitimlerin etkisinin kursiyerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Programda Valilik Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Büro Koordinatörü Cem Mutlu Türkseven projenin amaçlarını ve sonuçlarını anlattı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Tuğba Er ile kursiyerler adına Ümit Çığtay Bozlak da konuşma yaptı. Vali Yardımcısı Şahin Bayhan, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, ilgili kamu kurumlarının yöneticileri, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, kooperatif temsilcileri, eğitmenler ve kursiyerlerin katıldığı tören, sertifikaların takdim edilmesiyle sona erdi.

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ Haber

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ: RANDIMAN İDDİALARINA YANIT VERDİ Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki fındık alım merkezlerini ziyaret ederek üreticilerle görüştü. Pirahmetler'de 2 bin 200 tonu aşan alım miktarı, Kocaali'de kilogramı 265 liradan değerlendirilen fındık ve Yığılca'da farklı randıman oranlarına ilişkin iddialar ziyaretlerin öne çıkan başlıkları oldu. Toprak Mahsulleri Ofisinin 24 Ağustos 2026'da başlattığı fındık alım kampanyası devam ederken TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki alım merkezlerinde incelemelerde bulundu. Güldal, numune alınmasından ürün analizine, fiyatlandırmadan depolamaya kadar alım sürecinin aşamalarını yerinde takip ederek üreticilerin talep ve önerilerini dinledi. PİRAHMETLER'DE 2 BİN 200 TONUN ÜZERİNDE FINDIK ALINDI Sakarya programına Pirahmetler Alım Merkezi'nden başlayan Güldal, kampanyanın başlangıcından itibaren merkezde 2 bin 200 tonun üzerinde fındık alımı gerçekleştirildiğini açıkladı. Numune alma, analiz ve depolama işlemlerini inceleyen Güldal, görevli personelden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarete Erenler Ziraat Odası Başkanı Lütfü Akbıyık da katıldı. AKYAZI'DA ÜRETİCİLERİN TALEPLERİ DİNLENDİ Akyazı Alım Merkezi'nde üreticilerle buluşan Güldal, fındık teslimi ve alım sürecine ilişkin görüş ve beklentileri dinledi. Üreticinin emeğinin korunmasının TMO'nun öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Güldal, “Bizim için her bir fındık tanesinde üreticimizin alın teri, emeği ve bir yıllık umudu var.” ifadelerini kullandı. Çiftçilerin emeklerinin karşılığını alabilmeleri için alım sürecinin bütün aşamalarında titizlikle çalışıldığını söyledi. Akyazı'daki programa Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar da eşlik etti. SAKARYA'DA 14 ALIM NOKTASINDA 20 EKİP GÖREV YAPIYOR Sakarya Başmüdürlüğünü ziyaret eden Güldal, il genelinde 14 alım noktasında 20 ekiple yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında yapımı devam eden yeni hizmet binasını da inceleyen Güldal, inşaatın ilerleyişine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Kurum hizmetlerinin etkin yürütülmesinde fiziki altyapının önemine dikkat çekti. KOCAALİ'DE ÇÜRÜK ORANI YÜZDE 0,57 ÇIKTI, FINDIK 265 LİRADAN DEĞERLENDİRİLDİ Kocaali Alım Merkezi'nde Aktaş köyünden üretici Aydın Kestane'nin fındığının analiz sürecine katılan Güldal, ürünün kalite sonuçlarını yerinde inceledi. Bahçe bakımı ve ilaçlama çalışmalarını düzenli yürüttüğü belirtilen Kestane'nin fındığında çürük oranı yüzde 0,57 olarak tespit edildi. Analiz sonucunda ürünün kilogram fiyatı 265 TL olarak hesaplandı. Güldal, bilinçli tarımsal uygulamaları nedeniyle üreticiye teşekkür ederek bahçe bakımından hasat sonrası işlemlere kadar gösterilen özenin ürün kalitesi açısından önemini vurguladı. Açıklanan 265 TL, söz konusu üreticinin analiz edilen ürününe ait fiyat olup bütün fındıklar için geçerli yeni bir genel alım fiyatı anlamına gelmiyor. KARASU'DA ÜRETİCİ ODAKLI ALIM POLİTİKASI VURGULANDI Karasu Alım Merkezi'nde çiftçilerle görüşen Güldal, TMO'nun üretimi ve üreticiyi destekleyen bir anlayışla faaliyet gösterdiğini belirtti. Kurumun alım politikalarının üreticilerin ihtiyaçları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade eden Güldal, çiftçilerin ürünlerini daha kolay teslim edebilmesi amacıyla çok sayıda alım noktasının hizmete açıldığını hatırlattı. Üreticilerin görüş ve önerilerini dinleyen Güldal, sahadan gelen geri bildirimlerin hizmet kalitesinin geliştirilmesi bakımından önem taşıdığını kaydetti. HENDEK'TE ŞEFFAFLIK VE ZAMANINDA ÖDEME MESAJI Sakarya programının son durağı Hendek Alım Merkezi oldu. Ziyarette Güldal'a Sakarya Milletvekili Ali İnci, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek İlçe Başkanı Adem Öz ve Hendek Ziraat Odası Başkanı Hayri Dursun eşlik etti. Fındığın hem üreticiler hem de ülke ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını belirten Güldal, numune alma, analiz, fiyatlandırma ve depolama işlemlerinin şeffaflık, güven ve titizlik ilkeleri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi. Güldal, fındık bedellerinin taahhüt edilen süre içerisinde üreticilerin hesaplarına aktarıldığını belirterek güçlü altyapı ve uzman personelle hizmet verdiklerini ifade etti. DÜZCE MEKSA ALIM MERKEZİNDE ÜRETİCİLERLE BULUŞTU Sakarya ziyaretlerinin ardından Düzce'ye geçen Güldal, Meksa Alım Merkezi'ndeki faaliyetleri inceledi. Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun ve Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu'nun katıldığı buluşmada üreticiler, fındık alım sürecindeki deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Güldal, üreticilerin memnuniyetinin ve TMO'ya duydukları güvenin önemine dikkat çekerek çiftçilerin ihtiyaçlarına cevap veren hizmet anlayışının sürdürüleceğini belirtti. DÜZCE TARIM FUARINDA SEKTÖR TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ Düzce programında Tarım Fuarı'nı da ziyaret eden Güldal, üreticiler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Fuardaki stantları gezen Güldal, tarımsal üretimde kullanılan yeni teknolojiler ve sektördeki gelişmeler hakkında bilgi aldı. Tarım sektörünün farklı paydaşlarını buluşturan organizasyonların önemine işaret etti. YIĞILCA'DA RANDIMAN İDDİALARINA AÇIKLAMA Düzce programının devamında Yığılca Alım Merkezi'ni ziyaret eden Güldal, fındık alımlarında şeffaflık, güven, hakkaniyet ve üretici memnuniyetinin temel ilkeler olduğunu vurguladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Yığılca Belediye Başkanı Selami Savaş ve Yığılca Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Yıldırım'ın da katıldığı ziyarette basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Güldal, bazı yayın organlarında gündeme gelen aynı ürüne farklı alım noktalarında farklı randıman oranları verildiği yönündeki iddialara yanıt verdi. Güldal, haberlere konu edilen ürünlerin aynı olmadığını belirterek açıklamalarda adı geçen kişinin de bu durumu kabul ettiğini söyledi. TMO'ya duyulan üretici güveninin kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Güldal, bu güveni korumak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Söz konusu randıman tartışmasına ilişkin bu değerlendirmeler Güldal'ın açıklamalarını yansıtıyor. İddianın bağımsız inceleme sonucuyla kesin olarak çözümlendiğine ilişkin ayrıca bir belge paylaşılmadı. YIĞILCA'DA KAHVERENGİ KOKARCA VE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEME GELDİ Yığılca'daki incelemelerde fındık üretiminde kaliteyi etkileyen çürük oranı ve kahverengi kokarca zararlısının yol açtığı zarar da ele alındı. TMO'nun açıklamasında, bilinçli ve doğru tarımsal uygulamalar sayesinde Yığılca'da çürük oranı ile kahverengi kokarcanın yol açtığı zararın ülke genelindeki seviyelere kıyasla düşük düzeylerde bulunduğu belirtildi. Bu değerlendirmeye ilişkin karşılaştırmalı sayısal veriler açıklamada yer almadı. YIĞILCA BELEDİYESİNE ZİYARET Güldal'ın Düzce programındaki son durağı Yığılca Belediyesi oldu. Belediye Başkanı Selami Savaş ile görüşen Güldal, TMO'nun ilçede yürüttüğü faaliyetleri değerlendirdi. Ziyaretlerin sonunda üreticilere, kurum çalışanlarına, ziraat odalarına ve çalışmalara destek veren yerel yöneticilere teşekkür ederek bereketli bir sezon temennisinde bulundu. GİRESUNLU FINDIK ÜRETİCİLERİ AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR? TMO'nun Sakarya ve Düzce'deki incelemelerinde gündeme gelen randıman, çürük oranı, fiyatlandırma, ürün teslimi ve ödeme süreçleri, Giresunlu fındık üreticilerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Kocaali'deki ürün analizinde kilogram fiyatının 265 TL olarak hesaplanması ve Yığılca'daki randıman iddialarına verilen yanıt, üreticilerin kalite değerlendirme süreçlerine ilişkin sorularını yeniden gündeme taşıyor. Ancak TMO'nun bu açıklamasında Giresun için yeni bir alım fiyatı, kota düzenlemesi veya ilave alım merkezi kararı bulunmuyor.

Türk somonunda baş döndürücü yükseliş Haber

Türk somonunda baş döndürücü yükseliş

Türk somonu ihracatında son yıllarda dikkat çekici bir başarı hikayesine imza atan Türk su ürünleri sektörü, 4 yıllık süreçte yakaladığı ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya gibi ülkeleri geride bırakarak dünya genelinde 11. sıraya yükseldi. Türkiye'nin somon ihracatında yeni hedefi dünya genelinde ilk üçe girmek. İZMİR (İGFA) - Türk somonu, 2019 yılında Türk su ürünleri ihracatından yüzde 2,8 pay alıyorken, 2026 yılında Türk su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü temsil eder hale geldi. Türk somonu ihracatçıları, somon ihracatında dünya ihracatının üçte birini tek başına yapan Norveç’in tanıtım ve pazarlama stratejisine yön veren Norveç Deniz Ürünleri Konseyi’nin çalışma modelini hayata geçirmek istiyor. Türk somonunun bugünü ve geleceği Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde düzenlenen Türk Somonu Çalıştayı’nda masaya yatırıldı. Kızıltan: “Dünya somon ihracatından aldığımız pay yüzde 0,8’ten yüzde 1,7’ye yükseldi” Çalıştayda konuşan Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk somonunun 40 ülkeye ihraç edilir konuma geldiğini, 2026 yılının ocak-eylül dönemindeki 1 milyar 810 milyon dolarlık su ürünleri ihracatının yüzde 24’ünü Türk somonunun temsil ettiğini, Türk somonu ihracatının 9 aylık dönemde 431 milyon dolara ulaştığını dile getirdi. Somon ihracatının dünya genelinden 39 milyar doları aşan bir hacme sahip olduğu bilgisini veren Kızıltan, “Norveç, 12,5 milyar dolarlık ihracatla ilk sırada yer alıyor. Şili 6,4 milyar dolar, İsveç 4,8 milyar dolarla takip ediyor. Türkiye 2025 yılı sonunda dünya somon ihracatından yüzde 1,7’lik payla 11. sırada. 2021 yılı sonrasında yakaladığımız ivmeyle Çin, Fransa, Almanya, Litvanya, Rusya Federasyonu, Avustralya’yı geride bıraktık. 2021 yılında dünya somon ihracatında yüzde 0,8 pay alıyorken 2025 yılı sonunda yüzde 1,7’ye yükseldik” şeklinde konuştu. Erling Haaland Norveç Somonunun Marka Büyükelçisi “Norveç Deniz Ürünleri Konseyi, Norveç deniz ürünlerinin küresel pazardaki değerini ve bilinirliğini artırmak amacıyla dünya genelinde kapsamlı ve çok kanallı tanıtım yapıyor” diyen Kızıltan sözlerini şöyle sürdürdü; “Norveçli deniz ürünü ihracatçılarının ödediği ihracat vergilerinden karşılanan konsey, dünyanın en büyük markasız ortak gıda pazarlama organizasyonlarından birisi konumunda. Norveç Deniz Ürünleri Konseyi 2025 yılında çoğunluğu Norveç somonu için olmak üzere 43,5 milyon dolarlık tanıtım bütçesine sahip. 2026 bütçesi 45 milyon dolara yükseldi. 19 milyar dolara ulaşan somon tanıtım bütçesiyle ABD, İtalya, İspanya, Çin, Güney Kore ve Fransa başta olmak üzere çok sayıda ülkede Norveç somonu tanıtım çalışmaları yapılıyor. Norveç somonunun tanıtımı için ünlü isimlerle çalışılıyor. Norveçli ünlü futbolcu Erling Haaland ile uzun soluklu anlaşma yapıldı. Haaland Marka Büyükelçiliği görevine getirildi. Dünya genelinde reklam ve sosyal medya çalışmaları yapılıyor. Tanınmış şefler, beslenme uzmanları ve influencer’larla çalışıyorlar. Türk somonu için Norveç somonuna benzer bir tanıtım programını hayata geçirdiğimiz takdirde dünyanın en çok somon ihraç eden ilk üç ülkesinden biri olacak güce sahibiz.” Kılıçkaya; “Bugünkü seviye çok daha büyük bir ihracat potansiyelinin başlangıcı” Türk somonunun, yakaladığı ihracat ivmesi ve dünya pazarlarında giderek güçlenen konumuyla ülkemizin su ürünleri sektöründe ortaya çıkan yeni fırsatların en somut örneklerinden biri hâline geldiğinin altını çizen Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Türk somonunun başta Rusya ve Vietnam olmak üzere uluslararası pazarlarda giderek artan talebiyle önemli bir gelişim potansiyelini ortaya koyduğunu kaydetti. Kılıçkaya, “Türk somonunun bugün ulaştığı seviyeyi bir sonuçtan ziyade, çok daha büyük bir ihracat potansiyelinin başlangıcı olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Türkyılmaz: “Türk somonu ihracatında pazar çeşitliliğini artırmalıyız” Türk somonunu, tarım sektöründe gelişimin dikkat çekici örneklerinden birisi olarak tanımlayan Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türk somonunun uluslararası pazarlarda önemli bir yer edindiğini vurguladı. “Türk somonu ihracatının belirli pazarlarda yoğunlaşması pazar çeşitliliğinin artırılmasını gerekli kılmaktadır” tespitinde bulunan Türkyılmaz, “Yeni pazarlara erişim, ürün çeşitliliğinin geliştirilmesi ve birim ihracat değerinin yükseltilmesi; kalite, güvenilirlik ve markalaşmayla birlikte ele alınmalıdır. Bugünkü çalıştayın temel başlıklarından biri olan standartlaşma konusunun Türk somonunun sürdürülebilir gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade etmek isterim. Ürün tanımı ve sınıflandırması, kalite özellikleri, hasat ve işleme uygulamaları, izlenebilirlik ve pazarlama süreçlerinin ortak bir anlayışla ele alınması gerektiğine inanıyorum. Türk somonu elbette biyolojik olarak gökkuşağı alabalığıdır. Bununla birlikte, ülkemizde gelişen üretim modeli ve ticari kimliği sayesinde uluslararası pazarlarda kendine özgü bir konum kazanmıştır. Bu konumun güçlendirilmesi için bilimsel doğruluk, ilgili mevzuat, ürün kalitesi, tüketici güveni ve ticari beklentilerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçmişte yürütülen çalışmaların birikiminden yararlanarak ortak bir yaklaşım geliştirilmesini ve somut sonuçlara ulaşılmasını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Türk Somonu Çalıştayı’nda; Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi, TİM Tarım Kurulu, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu, su ürünleri sivil toplum kuruluşları Türk somonunun ihracat hedeflerine ulaşması için bir araya geldi. Türk somonu ihracatında baş döndürücü yükseliş Türkiye, 2019 yılında 29 milyon dolarlık Türk somonu ihraç ediyorken, 2020 yılında 56,8 milyon dolarlık ihracata imza attı. Türk su ürünleri sektörü 2021 yılında 131 milyon dolarlık Türk somonu ihracat hacmine ulaşırken, 2022 yılında 363,1 milyon dolara sıçradı. Türk somonu ihracatı 2023 yılında 396 milyon dolara, 2024 yılında 458,5 milyon dolara ilerledi. 2025 yılında 520 milyon dolarla tarihi zirveyi gördü.

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Haber

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ

FINDIKTA VERİM KAYBI ALARMI! GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Giresun ve Ordu'da fındık bahçelerinde yaşanan verim kaybı, zararlılarla mücadele ve fiyat istikrarsızlığı, yeni bir proje girişimini gündeme getirdi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, iki ili kapsayan ortak bir verimlilik projesi hazırlayacaklarını açıklarken AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, projeye destek vermeye hazır olduklarını bildirdi. Ordu'da daha önce hayata geçirilen ve bazı bahçelerde verimi iki katına çıkaran FINVER uygulaması ise yeni çalışma açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan'a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezleri olan Giresun ve Ordu'daki bahçelerin verimliliği, üretim kayıpları, zararlılarla mücadele ve piyasalarda yaşanan fiyat istikrarsızlığı ele alındı. Görüşmenin en önemli sonucu, Giresun ve Ordu'yu kapsayan ortak bir fındık verimliliği projesinin hazırlanması konusunda ortaya konulan irade oldu. ALKAN'DAN SİYASİ DESTEK: “FINDIK VE FINDIK ÜRETİCİSİNİN YANINDAYIZ” AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, fındığın Türkiye ekonomisi, ihracat gelirleri ve Karadeniz'deki üreticilerin geçimi bakımından taşıdığı öneme dikkat çekti. Alkan'ın açıklamasında, AK Parti hükümeti olarak “fındık ve fındık üreticisinin yanında” oldukları vurgulandı. Ziyarete ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “İl Başkanı Alkan, AK Parti hükümeti olarak fındık ve fındık üreticisinin yanında olduklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünya pazarındaki üretim ve ihracat gücünü koruması için üreticilere ve sektöre büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. Alkan, Ziraat Odası tarafından hazırlanacak verimi artırıcı projeye destek vermeye hazır olduklarını belirtti.” Alkan'ın bu açıklamasıyla Giresun ve Ordu'da hazırlanması planlanan projeye siyasi destek mesajı verilmiş oldu. KARAN: GİRESUN VE ORDU ORTAK PROJE HAZIRLAYACAK Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan ise fındıkta verimliliğin artırılması için iki ilin birlikte hareket etmesini öngören bir çalışma hazırlayacaklarını bildirdi. Karan, Alkan'ın destek yaklaşımından duyduğu memnuniyeti ifade ederek üreticiler adına teşekkür etti. Basın açıklamasında Karan'ın, “Giresun ve Ordu illeri olarak ortak bir proje hazırlayacaklarını ve gerekli destek için projeyi İl Başkanı Alkan'a sunacaklarını” söylediği aktarıldı. Projenin hangi kurumların ortaklığıyla yürütüleceği, kaç üreticiyi ve ne kadar bahçe alanını kapsayacağı, finansman modeli ve uygulama takvimi hazırlıkların ardından netleşecek. FINDIKTA ÜÇ TEMEL SORUN: VERİM, ZARARLILAR VE FİYAT Görüşmede ele alınan konular, fındık üreticisinin son yıllarda karşılaştığı temel sorunları yeniden gündeme taşıdı. Yaşlanan ve yeterli bakım yapılmayan bahçelerde verim düşüklüğü, üretim maliyetlerini artırırken birim alandan elde edilen geliri de sınırlıyor. Budama, toprak analizi, uygun gübreleme ve bahçe gençleştirme uygulamaları, verimliliğin geliştirilmesinde önem taşıyor. Kahverengi kokarca başta olmak üzere hastalık ve zararlılarla mücadele de üretimin korunması açısından öncelikli konular arasında bulunuyor. Fiyat istikrarsızlığı ise üreticilerin gelir beklentilerini ve gelecek yıllara yönelik bahçe yatırımlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle verimi artırmaya yönelik bir projenin başarısı, yalnızca daha fazla ürün elde edilmesiyle değil, üretim maliyetleri, ürün kalitesi ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyla birlikte değerlendirilecek. ORDU'DA UYGULANAN FINVER PROJESİNDE VERİM İKİ KATINA ÇIKTI Giresun ve Ordu için hazırlanması planlanan yeni çalışma gündemdeki yerini korurken komşu Ordu'da daha önce başlatılan Fındık Verimliliği (FINVER) Projesi, sahadaki uygulamaları ve açıklanan sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in öncülüğünde başlatılan ve belediye iştiraki ORTAR A.Ş. tarafından yürütülen proje, özellikle bakımsız kalan ve verimi düşen fındık bahçelerini yeniden üretime kazandırmayı amaçlıyor. FINVER kapsamında bahçe sahiplerinden beş yıllığına kiralanan alanlarda ziraat mühendislerinin gözetiminde budama, gübreleme, yabani ot temizliği, bitki sağlığı uygulamaları ve hasat işlemleri gerçekleştiriliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 24 Mart 2025 tarihli açıklamasına göre başlangıçta 300 dönüm olan uygulama alanı 1.000 dönüme ulaştı. Aynı açıklamada, proje kapsamındaki bazı bahçelerde dekar başına yaklaşık 65 kilogram olan fındık veriminin uygulanan bakım yöntemleriyle 130 kilograma yükseldiği bildirildi. Bu sonuç, söz konusu bahçelerde verimin yüzde 100 artması anlamına geliyor. 2026 HEDEFİ: DEKAR BAŞINA 350 KİLOGRAM FINDIK Ordu'daki projede 2026 yılında yeni bir uygulama aşamasına geçildi. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 12 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre Altınordu ilçesinin Kökenli Mahallesi'nde teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama yöntemlerinin birlikte uygulandığı örnek bahçe çalışması başlatıldı. İlk aşamada 5 dekar olan uygulama alanı 15 dekara çıkarıldı. ORTAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, mevcut koşullarda dekar başına 80–90 kilogram düzeyinde olan verimin uygun tekniklerle 350 kilograma çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi. Bu miktar, proje için belirlenen bir üretim hedefi olup henüz gerçekleşmiş verim sonucu olarak açıklanmadı. Ordu'da yürütülen çalışmanın sonuçları, modern bahçe bakım yöntemlerinin fındık üretimine sağlayabileceği katkıyı göstermesi bakımından önem taşıyor. YENİ ORTAK PROJE İÇİN ORDU DENEYİMİ ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Giresun Ziraat Odasının Ordu ile hazırlamayı planladığı ortak projenin FINVER ile doğrudan bağlantılı olduğuna ilişkin henüz bir açıklama bulunmuyor. Bununla birlikte komşu ildeki uygulamalar, verim kaybıyla mücadelede değerlendirilebilecek somut saha deneyimleri sunuyor. İki ili kapsayacak yeni girişimde bahçelerin mevcut verimlerinin belirlenmesi, bakım ve yenileme ihtiyaçlarının tespit edilmesi, üretici eğitimleri ve uygulama sonuçlarının izlenmesi gibi konuların nasıl ele alınacağı önem taşıyacak. Giresun ve Ordu'da fındık üreticilerinin beklentisi, hazırlanacak ortak projenin sahada uygulanabilir yöntemlere dönüşmesi, verim kayıplarının azaltılması ve elde edilen ekonomik katkının üreticiye yansıması.

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO Haber

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO Şili’nin fındık ihracat geliri eylül–ağustos döneminde iki katını aşarken, sektörün gündeminde fiyatların seyri ve gelecek hasadı etkileyebilecek yağışlar bulunuyor. Avrupa’ya yapılan satışlar, resmî ihracat ortalamaları ve sektör temsilcilerinin açıkladığı işlem fiyatları, dönemleri ve kapsamları ayrılarak değerlendirildiğinde daha anlaşılır bir tablo ortaya çıkıyor. Şili Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisinin (ODEPA) 17 Eylül 2026 tarihli bültenine göre, Eylül 2025–Ağustos 2026 döneminde fındık ihracat geliri 753,1 milyon dolara ulaştı. Önceki döneme göre gelir yüzde 106,1, ihracat miktarı yüzde 84,3 arttı. Fındık, Şili’nin sert kabuklu meyve ihracatında gelir bakımından cevizi geride bıraktı. odepa.gob.cl İHRACAT GELİRİ NE KADAR ARTTI? Gösterge Sonuç Eylül 2024–Ağustos 2025 ihracat geliri* 365,3 milyon dolar Eylül 2025–Ağustos 2026 ihracat geliri 753,1 milyon dolar Gelirde artış 387,8 milyon dolar Gelirde artış oranı %106,1 İhracat miktarında artış %84,3 A Önceki dönem tutarı, ODEPA’nın açıkladığı yeni toplam ile gelir artışının farkından hesaplandı. FINDIK KAÇA İHRAÇ EDİLDİ? Ürün Eylül 2024–Ağustos 2025 Eylül 2025–Ağustos 2026 Hesaplanan değişim Kabuklu fındık 4,17 dolar/kg 6,52 dolar/kg +%56,4 İç fındık 9,99 dolar/kg 13,57 dolar/kg +%35,8 Kaynak: ODEPA, 17 Eylül 2026. Rakamlar ortalama FOB ihracat birim değeridir; üretici alım fiyatı değildir. ODEPA, bazı ihracat işlemlerindeki satış değerlerinin sevkiyat beyanından sonraki altı ay içinde güncellenebileceğini belirtiyor. Bu nedenle sonuçlar, bültenin yayımlandığı tarihte bildirilen değerler olarak okunmalı. odepa.gob.cl 563 MİLYON DOLAR İLE 753 MİLYON DOLAR NEDEN FARKLI? ODEPA’nın Temmuz 2026 bültenindeki 563 milyon dolar, Nisan 2025–Mart 2026 dönemine ait. Eylül bültenindeki 753,1 milyon dolar ise Eylül 2025–Ağustos 2026 dönemini kapsıyor. Dönemler örtüştüğünden bu tutarlar toplanamaz; aralarındaki fark da doğrudan ihracat artışı sayılamaz. opia.fia.cl HANGİ ÜLKEYE NE KADAR SATILDI? Alıcı Nisan 2025–Mart 2026 gelir payı Yaklaşık tutar* İtalya %47,5 267,4 milyon dolar Almanya %17 95,7 milyon dolar Polonya %16 90,1 milyon dolar Diğerleri %19,5 109,8 milyon dolar Toplam %100 563 milyon dolar ODEPA’nın yuvarlanmış paylarından hesaplandı. Aynı dönemde 46,3 bin ton iç fındık ve 15,7 bin ton kabuklu fındık ihraç edildi. Bu iki ürünün ağırlıkları, kabuklu eşdeğerine çevrilmeden üretim miktarıyla karşılaştırılamaz. opia.fia.cl 2026’NIN NİSAN–HAZİRAN DÖNEMİNDE SATIŞLAR SÜRDÜ Gösterge Nisan–Haziran 2026 Fındık ihracat geliri 122,8 milyon dolar Önceki yılın aynı dönemine göre değişim −%7,3 Kabuklu ortalama ihracat değeri 6,902 dolar/kg İç fındık ortalama ihracat değeri 16,223 dolar/kg Bu dönemde kabuklu ihracatının tamamı miktar bakımından İtalya’ya gitti. İç fındık ihracat miktarının yüzde 38,1’i İtalya’ya, yüzde 37,7’si Almanya’ya, yüzde 11,3’ü Polonya’ya gönderildi. Kaynak: ODEPA Temmuz 2026 bülteni, FIA/OPIA aktarımı. opia.fia.cl MAYIS FİYATIYLA BUGÜNKÜ FİYAT KARŞILAŞTIRILABİLİR Mİ? Üç aylık ihracat ortalaması, mayıs ayının üretici fiyatı yerine kullanılamaz. Aynı şekilde sezon ortalaması da ekim ayındaki güncel satış fiyatını göstermez. Sağlıklı bir karşılaştırmada ürünün kabuklu veya iç oluşu, kalite sınıfı, satış tarihi, teslim koşulları ve fiyatın üreticiye mi ihracatçıya mı ait olduğu bilinmeli. Bu koşulları karşılayan mayıs–ekim üretici fiyatları doğrulanamadığı için aylık değişim tablosu oluşturulmadı. 15 DOLARDAN 9 DOLARA İNEN FİYAT AÇIKLAMASI NE ANLATIYOR? PlanetNuts’un gazeteci Camila Muñoz Silva imzalı Fruittrade 2026 haberinde, Nefuen ve Grupo Hijuelas yöneticisi Jorge Mohr’un uluslararası fiyatlara ilişkin değerlendirmeleri yer alıyor. Habere göre Mohr, iç fındıkta daha önce kilogram başına yaklaşık 15 dolar düzeyinde görülen fiyatlara karşılık bazı yakın tarihli işlemlerin 9 dolara yaklaştığını anlattı. Ancak işlemlerin miktarı, ürün sınıfı ve teslim koşulları açıklanmıyor. Bu nedenle söz konusu rakamlar, Şili genelinde gerçekleşmiş aylık ortalama veya bütün piyasada yüzde 40 düşüşün kanıtı olarak sunulamaz. PlanetNuts Mohr, yüksek fiyatların doğrudan tüketimi sınırlayabileceğini ve alıcıları başka kuruyemişlere yöneltebileceğini de savundu. Yeni bahçe yatırımlarında olağanüstü fiyatların kalıcı kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Aynı açıklamada Şili’nin 2040’tan önce 300 bin ton üretimi aşabileceği öngörüsünü paylaşan Mohr, kalite, izlenebilirlik ve alıcının istediği özelliklerde üretimin önemini vurguladı. Bu rakam gerçekleşmiş üretim veya resmî rekolte tahmini değil, sektör temsilcisinin uzun vadeli öngörüsü. PlanetNuts ÜRETİM VE HASAT BİLGİSİ NASIL OKUNMALI? PlanetNuts’un Şili sektörünü ele alan ayrı değerlendirmesinde, 2025/26 dönemi kabuklu fındık üretimi sektör verilerine dayanılarak yaklaşık 120 bin 700 ton olarak aktarılıyor. Bu bilgi, ihracat geliriyle aynı ölçüyü ifade etmiyor: üretim kabuklu ürün ağırlığı, ihracat ise farklı ürün biçimlerinin belirli tarihler arasındaki satışını kapsıyor. PlanetNuts Dolayısıyla “120 bin ton üretildi, tamamı 753 milyon dolara satıldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir hesap için ihraç edilen ürünlerin hangi hasada ait olduğu ve stok hareketleri de bilinmeli. 2027 HASADINDA YAĞIŞ KAYNAKLI RİSK Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) 4 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, ülkenin orta ve güney kesimlerindeki temmuz–ağustos yağışları tozlaşma dönemine rastladı. INIA Quilamapu araştırmacısı Jorge Retamal, en yoğun polen salımının yağışlarla çakışmasının üretim bahçelerinde yüzde 30’a yaklaşan kayıp riski oluşturabileceğini belirtti. Rüzgârla taşınan polenin yağmurla yere inmesi ve nem nedeniyle canlılığını kaybetmesi, döllenmeyi olumsuz etkileyebiliyor. INIA Retamal’ın açıklamasına göre bu durumun sonucu, Şubat–Mart 2027 hasadında içi boş fındık olarak görülebilir. Uzun süre su altında kalan topraklarda kök hastalıklarının gelişmesi de ayrı bir risk. Ancak açıklama, Şili’nin toplam üretiminin kesin olarak yüzde 30 azalacağı anlamına gelmiyor. Ülke geneline ait gerçekleşmiş kayıp oranı veya kesinleşmiş ulusal rekolte hesabı sunulmuyor. INIA GİRESUN ÜRETİCİSİ AÇISINDAN NE SÖYLENEBİLİR? Bu veriler, Şili’deki satışların Giresun üretici fiyatını doğrudan ne kadar etkilediğini hesaplamaya yetmiyor. Aynı nedenle, 2027’de yaşanabilecek üretim kaybından hareketle bugünden fiyat artışı öngörülemez. Türkiye açısından değerlendirme yapılırken rakip ülkelerin üretiminin yanında alıcıların stokları, ürün niteliği, teslim zamanı ve karşılaştırılabilir satış fiyatlarının da incelenmesi gerekiyor. . KAYNAKLAR VE KAPSAMLARI Kaynak Haberde kullanılan bilgi ODEPA, 17 Eylül 2026 Eylül–ağustos ihracat sonuçları, ortalama birim değerler ve güncelleme uyarısı ODEPA Temmuz 2026 bülteni — FIA/OPIA, 22 Temmuz 2026 Nisan–mart ihracatı, alıcı ülkeler, ürün miktarları ve nisan–haziran satışları PlanetNuts — Jorge Mohr’un Fruittrade 2026 değerlendirmesi Belirli işlemlere ilişkin fiyat örnekleri ve uzun vadeli sektör görüşleri PlanetNuts — Şili fındık sektörünün gelişimi Sektör verilerine atfedilen yaklaşık 120 bin 700 tonluk üretim bilgisi INIA, 4 Eylül 2026 Yağışların tozlaşmaya etkisi ve 2027 hasadına ilişkin risk değerlendirmesi

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR Haber

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR, GÜNLÜK ALIM 4 BİN TONU AŞTI Toprak Mahsulleri Ofisi, serbest piyasada fındık fiyatlarının TMO seviyelerinin belirgin biçimde altında kalmasının tartışıldığı bir dönemde alım sistemini üretici lehine genişletti. İlçe verim ortalamaları yüzde 30 artırılacak, düşük kotası bulunan üretici en az 100 kilogram/dekar üzerinden ürün teslim edebilecek. TMO’nun günlük fiili alımı 4 bin tonu aşarken, yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. Alım kapasitesindeki bu genişlemenin üreticinin alternatif satış kanalını güçlendirmesi nedeniyle serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde de etkili olup olmayacağı yakından izlenecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla fındık alımlarında uygulanan sistemde önemli düzenlemelere gitti. Kurum, düzenlemelerin fındık piyasasında istikrarın sağlanması ile üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını bildirdi. TMO'nun açıkladığı rakamlar, kamu alımının ulaştığı ölçeği de ortaya koydu. 24 Ağustos'ta 17 noktada başlayan fındık alımları 55 noktaya ve 75 ekibe çıktı. İş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, günlük fiili alım miktarı 4 bin tonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. ÜRETİCİNİN EN ÇOK TARTIŞTIĞI KOTA YÜZDE 30 ARTIRILIYOR Yeni düzenlemenin üretici açısından en önemli bölümlerinden biri kamuoyunda "kota" olarak bilinen ilçe verim ortalamaları oldu. TMO'nun açıklamasına göre; İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, üniversiteler, Fiskobirlik ve diğer ilgili kurumların katıldığı komisyonların çotanak sayımlarına göre belirlediği ilçe verim ortalamaları daha önce yüzde 20 artırılmıştı. TMO şimdi yüksek verim alan üreticilerden gelen talepleri dikkate alarak artış oranını yüzde 30'a çıkaracağını açıkladı. KOTASI DÜŞÜK KALANA 100 KİLOGRAM/DEKAR GÜVENCESİ Düzenleme yalnızca yüzde 30'luk artışla sınırlı değil. Yapılan artışın ardından kotası hâlâ 100 kilogram/dekarın altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kilogram/dekara tamamlanacak. ÇKS'ye ilçe verim ortalamasının 160 kilogram/dekar üzerinde girildiği üreticilerde ise TMO, sisteme girilen miktar kadar ürün almaya devam edecek. Böylece yüksek verim elde ettiği halde ilçe ortalaması nedeniyle ürününün tamamını TMO'ya yönlendirmekte zorlanan üreticiler açısından alım imkânı genişletilmiş olacak. TMO 255 TL, SERBEST PİYASADA MAKAS AÇIK Düzenlemenin zamanlaması fındık piyasası açısından ayrıca önem taşıyor. TMO, 2026 ürünü için 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL/kg, Levant kaliteyi 250 TL/kg üzerinden alıyor. Buna karşılık 17 Eylül tarihli piyasa haberlerinde Giresun'da kalite ve alıcıya göre farklı rakamlar görülüyor; bazı kaynaklarda Levant kalite için 175-185 TL bandı, bazı piyasa derlemelerinde ise Giresun kalite için yaklaşık 195-205 TL bandı bildiriliyor. Dolayısıyla "185 TL" bütün Giresun fındığı için tek ve resmî piyasa fiyatı olarak değil, belirli kalite ve alıcılarda görülen bir seviye olarak değerlendirilmelidir. Bu rakamlarla TMO'nun alım fiyatı ile bazı serbest piyasa fiyatları arasında kilogram başına 50-70 TL'ye ulaşabilen farklar oluşabiliyor. KOTA GENİŞLEDİKÇE ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTABİLİR Yeni düzenlemenin piyasa açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Kotasının yetersiz olması veya teslimat imkânının sınırlı kalması nedeniyle ürününü serbest piyasaya yönlendirmek durumunda kalan üreticinin TMO'ya satabileceği miktarın yükselmesi, üreticinin satış alternatifini genişletebilir. TMO'nun günlük 4 bin tonun üzerinde fiili alım yapması ve 205 bin tonluk randevu talebine ulaşması da kamu alımının piyasadaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bunun 185 TL civarındaki özel sektör alımlarını kesin olarak yukarı çekeceğini söylemek için ise henüz erken. Ancak üreticinin TMO'ya daha fazla ürün teslim edebilmesi, düşük fiyat veren alıcılara satış zorunluluğunu azaltabileceğinden serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Fiyatın bundan sonraki yönünü TMO'ya gerçekleşen fiili teslimatın yanı sıra ihracat talebi, piyasaya gelen ürün miktarı, kalite ve randıman belirleyecek. RANDEVU SORUNU: TMO “AYNI GÜN TESLİM” DİYOR TMO, randevu konusunda da kapasitenin artırıldığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre birçok alım noktasında üreticiler talep ettikleri güne kolaylıkla randevu alabiliyor ve ürünlerini aynı gün içerisinde teslim edebiliyor. 55 alım noktası ve 75 ekiple sürdürülen sistemde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu kapasitesine ulaşılması, kota artışıyla birlikte daha fazla ürünün TMO kanalına yönelmesine imkân sağlayabilecek. ÜRETİCİ GİDEMEZSE YAKINI FINDIĞI TESLİM EDEBİLECEK TMO, hasattan sonra memleketinden ayrılmak zorunda kalan üreticiler için de yeni kolaylık sağladı. Ürünün esas olarak üreticinin kendisi tarafından teslim edilmesi kuralı devam ederken, üretici artık birinci veya ikinci derece yakınına vekâlet vererek fındığını TMO'ya teslim ettirebilecek. Bu düzenleme özellikle hasat sonrasında başka şehirlerdeki işine veya ikametine dönmek zorunda kalan üreticilerin TMO alım fiyatından yararlanabilmesi açısından önem taşıyor. KOKARCA NEDENİYLE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEMDE TMO açıklamasında kahverengi kokarcanın fındık üzerindeki etkisine de ayrı bölüm ayırdı. Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3'ten yüzde 5'e, 2024 yılında ise azami yüzde 7'ye yükseltilmişti. Kurum, kahverengi kokarca popülasyonundaki artış karşısında bahçe bakımını düzenli gerçekleştiren üreticilerin mağduriyetinin azaltılmasının amaçlandığını belirtirken, sınırın daha fazla yükseltilmesinin uzun süreli depolamada sağlam ürünleri de etkileyerek stoklarda kalite ve değer kaybına neden olabileceğine dikkat çekti.

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!” Haber

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!”

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!” YENİ Parti PM Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, serbest piyasada fındık fiyatlarının 180-190 TL seviyelerine kadar gerilediğini belirterek sert tepki gösterdi. Açıklanan 250-255 TL’lik alım fiyatlarının dahi yükselen üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Gezmiş, TMO’yu piyasada daha güçlü olmaya, FİSKOBİRLİK’i ise üreticiden yana fiyat politikası izlemeye çağırdı. Gezmiş, “Fındık üreticisinin alın teri yok pahasına satılıyor. Bu aynı zamanda üreticinin toprağından koparılması meselesidir” dedi. YENİ Parti PM Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, fındık piyasasında yaşanan fiyat hareketlerine ilişkin yaptığı açıklamada üreticinin korunması için iktidarın ve ilgili kurumların harekete geçmesini istedi. Serbest piyasadaki fiyatların TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığını belirten Gezmiş, maliyetlerdeki artışla piyasa fiyatındaki gerilemenin aynı anda üreticinin üzerine bindiğini söyledi. “ÜRETİCİNİN BİR YILLIK EMEĞİ YOK PAHASINA ALINIYOR” Giresun’da fındık üretiminin arazi yapısı nedeniyle yoğun emek gerektirdiğine işaret eden Gezmiş; gübre, ilaçlama, tırpan, işçilik, patoz ve nakliye giderlerindeki artışların üretim maliyetini yükselttiğini ifade etti. Gezmiş, üreticinin bir yıl boyunca bahçesine emek verdiğini ancak hasadın ardından aynı emeğin karşılığını almakta zorlandığını savunarak şunları söyledi: “Üreticimiz bir yıl boyunca bahçesinde çalışıyor, ürününü binbir zahmetle topluyor. Ancak sıra emeğinin karşılığını almaya gelince yalnız bırakılıyor. Açıklanan fiyat maliyetleri karşılamazken, piyasanın daha da aşağı çekilmesi üreticinin emeğine açıkça el koymaktır. Fındıkta açıklanan fiyatın altında alım yapılması, üreticinin bitişi demektir.” 180-190 TL İDDİASI: TMO FİYATIYLA MAKAS AÇILIYOR Gezmiş'in açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri serbest piyasa fiyatları oldu. Milletvekili Gezmiş, piyasanın 180-190 TL/kg seviyelerine kadar gerilediğini belirtirken, TMO'nun 2026 ürünü için yüzde 50 sağlam iç esasına göre açıkladığı fiyat Giresun kalite fındıkta 255 TL/kg, Levant kalitede 250 TL/kg seviyesinde bulunuyor. Gezmiş'in açıkladığı 180-190 TL bandı esas alındığında Giresun kalite TMO fiyatıyla piyasa arasında kilogram başına 65-75 TL'ye ulaşan bir fark ortaya çıkıyor. Bu da 1 ton fındık üzerinden hesaplandığında 65 bin ile 75 bin TL arasında gelir farkı anlamına geliyor. Ancak TMO fiyatından yararlanılabilmesi için ürünün kurum tarafından belirlenen kalite ve alım kriterlerini karşılaması gerekiyor. GURBETÇİ ÜRETİCİYE DİKKAT ÇEKTİ Gezmiş, Giresun dışında yaşayan ancak fındık hasadı için her yıl memleketine gelen üreticilerin durumuna ayrıca dikkat çekti. Bu üreticilerin hasat sonrasında şehirlerine dönmek zorunda olmaları ve işçilik, ulaşım ile diğer giderlerini karşılamak için nakde ihtiyaç duymaları nedeniyle ürünlerini bekletmeden satabildiklerini belirten Gezmiş, bunun düşük fiyat dönemlerinde üreticinin pazarlık gücünü azalttığını savundu. Gezmiş: “Gurbetten gelen hemşehrimiz yol parasını, işçiliği ve diğer masraflarını karşılayabilmek için fındığını kısa sürede satmak zorunda kalıyor. Devlet, üreticiyi piyasanın insafına terk edemez.” ifadelerini kullandı. “TMO SEYİRCİ KALMAMALI” Gezmiş'in çağrısının merkezinde Toprak Mahsulleri Ofisi yer aldı. TMO'nun yalnızca alım fiyatı açıklamasının yeterli olmadığını savunan Gezmiş, kurumun piyasayı düzenleyici gücünü kullanacak ölçekte ve etkinlikte alım gerçekleştirmesini istedi. Gezmiş: “Fındık piyasasını birkaç alıcının belirlediği bir düzene teslim edemeyiz. TMO gecikmeden ve yeterli miktarda, verilen taban fiyatın altında alım yapmamalı; üreticinin ürününü gerçek değerinden satabilmesini sağlamalıdır.” dedi. TMO'nun 2026 sezonunda doğrudan alımların yanı sıra lisanslı depolar üzerinden de ürün kabul etmesi, bu tartışmada üreticinin önündeki alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor. Lisanslı depoculuk sisteminde üretici, gerekli işlemleri tamamladıktan sonra ürününü depoya teslim ederek kalite ve miktarını tespit ettirebiliyor; ürünü ELÜS olarak muhafaza edebiliyor veya TMO'ya satış seçeneğini kullanabiliyor. Bu sistemin etkin kullanılması, özellikle nakit ihtiyacı nedeniyle ürününü hasat döneminde hemen piyasaya indirmek istemeyen üretici açısından alternatif oluşturuyor. FİSKOBİRLİK'E DE ÇAĞRI Gezmiş'in eleştirilerinden FİSKOBİRLİK de payını aldı. Birliğin kuruluş amacı doğrultusunda üreticiyi koruyucu bir pozisyon alması gerektiğini savunan Gezmiş, FİSKOBİRLİK'in üreticinin piyasa karşısındaki gücünü artırması gerektiğini söyledi. Gezmiş: “FİSKOBİRLİK ise açıklanan fiyatın altında değil, üreticiyi koruyacak bir fiyatla alım yapmalıdır.” ifadelerini kullandı. “EN AZ 350 TL İSTEDİK” Gezmiş, 2026 sezonu öncesinde fındık için yaptıkları fiyat çağrısını da hatırlattı. Üretim maliyetinin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenmesi gerektiğini savunan Gezmiş, fındık için en az 350 TL/kg, Giresun kalite fındık için ise bunun üzerine yüzde 10 kalite farkı talep ettiklerini belirtti. Bu hesaplamaya göre talep edilen Giresun kalite fiyatı yaklaşık 385 TL/kg seviyesine karşılık geliyor. Gezmiş, fındığın yalnızca tarımsal bir ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Fındık Karadeniz’in geçimi, alın teri ve geleceğidir. Milletvekili olduğum günden bu yana fındığımızın ve üreticimizin hakkını her platformda savundum. Bundan sonra da üreticimizi sahipsiz bırakmayacağım. Fındığı yabancı tekellerin, üreticiyi kimsenin insafsızlığına terk etmeyeceğiz.” FINDIKTA TARTIŞMA ARTIK SADECE AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL Gezmiş'in açıklaması, 2026 sezonunda giderek büyüyen “açıklanan alım fiyatı ile üreticinin fiilen satış yaptığı fiyat arasındaki fark” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. TMO'nun Giresun kalite için açıkladığı 255 TL/kg fiyat bir tarafta dururken, üreticinin nakit ihtiyacı, ürünün kalite ve randımanı, TMO kriterlerini karşılayıp karşılamaması, randevu ve teslim süreci ile serbest piyasadaki günlük fiyat hareketleri üreticinin gerçekte elde ettiği geliri belirliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde fındık piyasasının seyrinde yalnızca günlük fiyatlar değil; TMO'nun alım temposu, üreticinin lisanslı depolara yönelme düzeyi, FİSKOBİRLİK'in alım politikası ve üreticinin ürününü pazara indirme hızı da belirleyici olacak.

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: Haber

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE:

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: “HASAT VAKTİ” ESPİYE’DEN TÜRKİYE’YE SESLENECEK Giresun’da fındığın yalnızca bir tarım ürünü değil; gurbeti, ana ocağını, aile dayanışmasını ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam kültürünü nasıl bir araya getirdiği TRT Belgesel ekranlarına taşınıyor. “Hasat Vakti – Fındık” belgeseli, Espiye’de yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının her hasat döneminde yeniden aynı bahçede buluşmasının hikâyesini anlatacak. Gündüz fındık dalları arasında verilen emek, akşam aynı sofrada giderilen hasret ve Giresun’dan İstanbul ile Gebze’ye uzanan aile yaşamı, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşacak. TRT’nin güncel yayın akışında da “Hasat Vakti”nin pazar akşamı saat 20.00’de ekrana geleceği duyuruluyor. (TRT Belgesel) BİR FINDIK BAHÇESİNDEN ÇOK DAHA FAZLASI Karadeniz’in yeşil dağlarının arasında, Giresun’un Espiye ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze, yaşamının büyük bölümünü bu topraklarda geçirdi. Bugün hayatını yalnız sürdüren Nesibe Teyze’nin evi ve fındık bahçesi ise yılın belirli bir döneminde yeniden kalabalıklaşıyor. Çocukları ve torunları, hayatlarını farklı şehirlerde sürdürseler de fındık hasadı başladığında ana ocağına geri dönüyor. Giresun’dan İstanbul’a, Gebze’ye uzanan farklı hayatlar, her yıl yaklaşık bir aylığına yeniden aynı bahçede birleşiyor. “Hasat Vakti – Fındık” işte tam da bu buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Giresun Valiliğinin duyurusunda da yapımın merkezinde Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının hasat döneminde ana ocağında yeniden bir araya gelişinin bulunduğu belirtiliyor. Aynı bilgiler bölgedeki yayınlarda da aktarıldı. (Giresun İleri Gazetesi) GÜNDÜZ BAHÇEDE EMEK, AKŞAM AYNI SOFRADA HASRET Belgeselin anlatısında fındık yalnızca daldan toplanan ve ekonomiye kazandırılan bir ürün olarak ele alınmıyor. Sabah başlayan hasatla birlikte aile üyeleri bahçeye giriyor. Gün boyunca fındık dallarının arasında çalışma sürerken yıllardır farklı şehirlerde yaşayan aile bireyleri yeniden aynı emeğin parçası oluyor. Akşam olduğunda ise bahçedeki çalışma yerini aile sofrasına bırakıyor. Bir yıl boyunca birbirinden uzakta yaşayan insanlar, hasat sayesinde yeniden yan yana geliyor; aynı sofraya oturuyor, geçmişi konuşuyor ve hasret gideriyor. Bu yönüyle yapım, “fındık hasadı” üzerinden Karadeniz’deki aile, göç ve memlekete dönüş kültürünü anlatan bir insan hikâyesine dönüşüyor. GURBETTEN ANA OCAĞINA DÖNÜŞ Fındık sezonu özellikle Giresun ve Doğu Karadeniz’de uzun yıllardır yalnızca tarımsal takvimin bir dönemi değil, aynı zamanda gurbetçilerin memlekete dönüş zamanı olma özelliğini taşıyor. İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan çok sayıda Karadenizli aile, ağustos ve eylül aylarında fındık bahçelerine dönüyor. “Hasat Vakti – Fındık” da bu toplumsal hareketliliği tek bir ailenin hayatı üzerinden izleyiciye aktarıyor. Nesibe Teyze’nin çocukları ve torunlarının İstanbul ve Gebze’den Espiye’ye uzanan yolculuğu, aslında binlerce Giresunlu ailenin her fındık mevsiminde yaşadığı dönüşün küçük fakat güçlü bir örneğini oluşturuyor. 90 YAŞINDAKİ NESİBE TEYZE HİKÂYENİN MERKEZİNDE Belgeselin merkezinde Nesibe Destek bulunuyor. Tanıtım afişinde Nesibe Destek ile birlikte aileden Ali Destek, Kerim Destek, Sündüs Destek, Hacer Destek, Burcu Destek ve Cansu Destek de yer alıyor. Böylece yapım, farklı kuşakları tek bir bahçede buluşturarak fındığın bir aile içerisinde yıllar boyunca nasıl ortak hafızaya dönüştüğünü gösterecek. Nesibe Teyze’nin yaşamı üzerinden bir taraftan yaşlı bir Karadeniz kadınının toprakla kurduğu bağ, diğer taraftan çocuklarının ve torunlarının gurbet hayatı anlatılacak. Bu nedenle ekrana gelecek hikâyenin başrolünde sadece fındık değil, 90 yıllık bir yaşam ve o yaşamın etrafında yeniden birleşen bir aile bulunuyor. FINDIK, AİLEYİ YILDA BİR KEZ YENİDEN TOPLUYOR Belgeselin en güçlü anlatı noktalarından biri de hasadın aile içerisindeki birleştirici rolü. Yıl içerisinde işleri, eğitimleri ve yaşamları nedeniyle farklı şehirlerde bulunan aile bireyleri, fındık zamanı geldiğinde günlük hayatlarını bir süreliğine geride bırakıyor. Bahçe yeniden ortak çalışma alanına, aile evi yeniden buluşma noktasına dönüşüyor. Bu nedenle fındık hasadı yalnızca ürünün toplanması anlamına gelmiyor. Bahçeye giren her aile bireyi, aynı zamanda geçmiş kuşaklardan devralınan bir çalışma biçiminin devamına katılıyor. Gündüz bahçede fındık toplanırken akşam aile fertlerinin aynı sofrada bir araya gelmesi, belgeselin ana duygusal eksenini oluşturuyor. (Giresun İleri Gazetesi) FINDIĞIN ARKASINDAKİ İNSAN HİKÂYESİ EKRANA GELECEK Fındık çoğu zaman rekolte, fiyat, randıman, ihracat ve piyasa rakamları üzerinden gündeme geliyor. “Hasat Vakti – Fındık” ise ürünün arkasındaki insana odaklanıyor. Bir kilogram fındığın arkasında; bahçeye giren aileleri, yıllar sonra memlekete dönen gurbetçileri, yaşlı anne ve babaları, torunları, imece kültürünü ve hasat sonunda kurulan sofraları görünür hale getiriyor. Böylece fındığın ekonomik değerinin yanında Giresun’un sosyal yaşamındaki yeri de Türkiye çapında bir belgeselle anlatılmış olacak. KAMERA ESPİYE’NİN DOĞASINI DA KAYDA ALDI Belgeselin önemli unsurlarından birini de Giresun’un doğal coğrafyası oluşturuyor. Karadeniz’in dağlarla çevrili köyleri, eğimli fındık bahçeleri, geleneksel yaşamın sürdüğü kırsal alanlar ve hasat ortamı, aile hikâyesinin doğal dekorunu oluşturacak. TRT Belgesel’in “Hasat Vakti” yapımı zaten insan hikâyeleriyle üretim süreçlerini bir araya getiren bir anlatı üzerine kuruluyor. TRT Belgesel’in resmi sitesinde de “Hasat Vakti” kanalın öne çıkan programları arasında yer alıyor. (TRT Belgesel) YAPIMIN ARKASINDA GENİŞ BİR TRT EKİBİ VAR “Hasat Vakti – Fındık” bölümünün yönetmenliğini Ebru Çakırkaya, yapımcılığını Güven Aksu, görüntü yönetmenliğini ise Mazlum Demirbağ üstleniyor. Tanıtım afişinde yapım ekibi şöyle yer alıyor: Kamera asistanı Hüseyin Şahin, havadan çekim Bekir İren, ışık Haluk Döner ve Aziz Aslan, ses Cemal Ensari, kurgu Serap Mutlu, renk düzenleme Nuri Leblebici, müzik Hünkar Demirbağ, ses tasarım Nuri Aykurt, ses efekt editörü Melih Gündüz. Danışmanlık görevlerini Dilek Çamcı, Canan Ekizoğlu ve Engin Ayyıldız, idari yapımcılığı Murat Alaca, ulaşım görevlerini Aykut Üngör ve Hüseyin Soylu, proje koordinatörlüğünü ise Nurullah Dinçer üstleniyor. Yapım TRT İç Yapımlar ve TRT Belgesel imzasıyla ekrana gelecek. GİRESUN BU KEZ FINDIĞIN İNSAN YÜZÜYLE EKRANDA Belgesel aynı zamanda Giresun açısından önemli bir tanıtım fırsatı sunuyor. Türkiye’nin fındık denildiğinde ilk akla gelen kentlerinden biri olan Giresun, bu kez ürününün yalnızca ekonomik yönüyle değil, fındığın etrafında oluşan yaşam kültürüyle Türkiye’ye anlatılacak. Espiye’den ekrana taşınan hikâye; bir annenin çocuklarını bekleyişini, gurbetçilerin memlekete dönüşünü, ailece yapılan hasadı ve ortak sofranın taşıdığı anlamı bir araya getiriyor. Ortaya çıkan tablo, Karadeniz’de fındığın insanların hayatına ne kadar derinden yerleştiğini gösteriyor. 6 EYLÜL PAZAR SAAT 20.00’DE TRT’nin resmi yayın akışı da 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de “Hasat Vakti”nin yeni bölümünün TRT Belgesel ekranında olacağını doğruluyor. (TRT Belgesel) Giresun’un Espiye ilçesinden başlayıp İstanbul ve Gebze’ye kadar uzanan bir ailenin hikâyesi böylece Türkiye’nin ekranına taşınacak. “Hasat Vakti – Fındık”, fındığın daldan sepete uzanan yolculuğundan çok daha fazlasını; bir annenin etrafında yeniden toplanan çocukları, gurbetten dönüşü, aile dayanışmasını ve Giresun’da hasadın nesiller boyunca taşıdığı anlamı anlatacak. 90 yaşındaki Nesibe Teyze’nin ana ocağında birleşen üç kuşağın hikâyesi, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.