Hava Durumu

#Haberleşme

giresunsonhaber - Haberleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haberleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

6 SAATTE 715 TEMAS: GİRESUN ADASI DÜNYA TELSİZ HARİTASINDA Haber

6 SAATTE 715 TEMAS: GİRESUN ADASI DÜNYA TELSİZ HARİTASINDA

6 SAATTE 715 TEMAS: GİRESUN ADASI DÜNYA TELSİZ HARİTASINDA Giresun Radyo Amatörleri Derneği (GİTRAD) üyesi Gölkem Çağrı Zıvalı (TA7AZC) ile Emre Karakayalı (TA7EK), Giresun Adası’ndan gerçekleştirdikleri özel amatör telsiz çalışmasıyla yaklaşık 6 saatte 715 ayrı telsiz teması kurdu. Avrupa’dan Amerika’ya, Japonya’dan Avustralya’ya uzanan bağlantılarla Giresun Adası’nın adı dünyanın dört bir yanındaki radyo amatörlerine ulaştı. Giresun’un Karadeniz’deki önemli tarihî ve doğal değerlerinden Giresun Adası, bu kez amatör telsiz dalgaları aracılığıyla dünya gündemine taşındı. GİTRAD bünyesinde faaliyet gösteren TA7AZC çağrı işaretli Gölkem Çağrı Zıvalı ile TA7EK çağrı işaretli Emre Karakayalı, gerekli izinlerin ardından Giresun Adası’na çıkarak YM7KK/0 çağrı işaretiyle uluslararası HF, yani kısa dalga amatör telsiz faaliyeti gerçekleştirdi. Çalışmanın uluslararası niteliği yalnız yerel açıklamalara dayanmıyor. Giresun Adası aktivasyonu, daha faaliyetten önce Brezilya, Fransa ve farklı ülkelerdeki amatör telsiz/DX yayınlarında duyuruldu. Uluslararası kayıtlarda Gölkem TA7AZC ve Emre TA7EK’in 13–15 Eylül 2026 döneminde Giresun Adası’ndan YM7KK/0 olarak yayın yapacağı ilan edildi. 6 SAATTE 715 GÖRÜŞME GİTRAD tarafından aktarılan sonuçlara göre iki genç telsiz amatörü, adadaki yaklaşık 6 saatlik fiili çalışma sırasında 715 amatör telsiz bağlantısı gerçekleştirdi. Bağlantıların önemli bölümünün Avrupa ülkeleriyle kurulduğu; bunun yanında Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Endonezya ve Avustralya'nın yanı sıra Asya'nın farklı bölgelerindeki istasyonlarla da iletişim sağlandığı bildirildi. Böylece Giresun Adası'ndan gönderilen çağrı sinyalleri binlerce kilometreyi aşarak farklı kıtalardaki radyo amatörlerine ulaştı. 715 temas sayısı ve ülkelerin dağılımı, GİTRAD ile aktivasyonu gerçekleştiren operatörlerin paylaştığı faaliyet sonuçlarına dayanıyor. Uluslararası amatör telsiz kaynakları ise aktivasyonun Giresun Adası’ndan YM7KK/0 çağrı işaretiyle gerçekleştirildiğini bağımsız biçimde doğruluyor. ELEKTRİK YOKTU, İSTASYON BATARYAYLA ÇALIŞTI Giresun Adası’ndaki çalışmayı farklı kılan önemli unsurlardan biri de istasyonun tamamen taşınabilir şartlarda kurulması oldu. Adada sürekli elektrik altyapısı bulunmadığı için telsiz cihazları ve gerekli teknik ekipman bataryalarla çalıştırıldı. Uluslararası duyurularda da operasyonun şebeke elektriği olmadan, batarya gücü ve taşınabilir anten sistemleri kullanılarak gerçekleştirileceği özellikle belirtilmişti. GİTRAD ekibi, faaliyet sırasında LiFePO4 batarya sistemi kullanarak hem telsiz cihazlarının hem de kayıt ve bilgisayar ekipmanlarının enerji ihtiyacını karşıladı. Bu yönüyle çalışma, sabit bir telsiz istasyonundan yapılan rutin bağlantılardan farklı olarak tüm ekipmanın adaya taşındığı bağımsız bir saha operasyonuna dönüştü. GİRESUN ADASI DÖRT ULUSLARARASI PROGRAMDA Giresun Adası’nın dünya amatör telsiz camiasında ilgi görmesinin önemli nedenlerinden biri, adanın birden fazla uluslararası aktivasyon programında kayıtlı olması. Uluslararası amatör telsiz kaynaklarında Giresun Adası; IOTA: AS-154 WCA: TA-00101 WWFF: TAFF-0208 POTA: TR-0328 referanslarıyla yer alıyor. Bu programlar, amatör telsizcilerin belirli adalar, doğal alanlar, parklar ve tarihî noktalardan yayın yapan istasyonlarla bağlantı kurmasını teşvik ediyor. Dolayısıyla Giresun Adası’ndan yapılan her başarılı bağlantı, uluslararası amatör telsiz topluluğunda adanın adının ve konumunun da görülmesini sağlıyor. ULUSLARARASI AMATÖR TELSİZ SİTELERİ DE GİRESUN'U DUYURDU Faaliyetin dikkat çeken bir başka yönü ise Giresun Adası aktivasyonunun daha başlamadan uluslararası amatör telsiz yayınlarında yer alması oldu. Brezilya Amatör Radyo Birliği LABRE'nin bülteninde, Fransa merkezli amatör telsiz yayınlarında ve uluslararası DX platformlarında “Giresun Island – AS-154” adıyla duyurulan etkinlik, Giresun’un amatör telsiz camiasındaki görünürlüğünü Türkiye sınırlarının dışına taşıdı. GİTRAD'ın kendi kayıtlarında da Gölkem Çağrı Zıvalı'nın uzun süredir dernek bünyesinde amatör telsiz çalışmalarında yer aldığı görülüyor. “TARİHİ, DOĞAYI VE AMATÖR TELSİZCİLİĞİ BULUŞTURDUK” Genç telsizciler, çalışmanın yalnızca teknik bir aktivasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Karadeniz'in ortasında, böylesine özel ve tarihî bir ören yerinden dünyanın dört bir yanındaki amatör telsizcilere ulaşmak bizim için yalnızca bir telsiz aktivasyonu değildi. Tarihi, doğayı ve amatör telsizciliği aynı noktada buluşturan çok özel bir deneyim yaşadık. Memleketimiz Giresun'u ve Giresun Adası'nı dünyanın farklı noktalarındaki amatör telsizcilere tanıtmaktan büyük mutluluk duyduk.” GİRESUN'UN TANITIMINA FARKLI BİR KATKI Giresun Adası’ndan gerçekleştirilen çalışma, amatör telsizciliğin yalnızca haberleşme ve teknik bir hobi olmadığını; kültürel, doğal ve turistik değerlerin uluslararası çevrelere tanıtılmasında da kullanılabileceğini gösterdi. GİTRAD üyeleri, faaliyetin gerçekleştirilmesine sağlanan izin ve destek nedeniyle Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun İl Özel İdaresi ve Giresun Müzesi’ne teşekkür etti. Altı saat içerisinde gerçekleştirildiği bildirilen 715 telsiz teması, Giresun Adası’nın bu kez denizden ya da turizm tanıtımlarından değil, Karadeniz’in ortasından yükselen radyo sinyalleriyle dünyanın farklı kıtalarına ulaşmasını sağladı.

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI UNESCO’nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Giresun’un dünyaca ünlü Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden gündemin merkezine taşındı. Festivalin Giresun şehir merkezindeki tanıtım programında protokol üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve vatandaşlar Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Islık Dili gösterileri, horon, yöresel lezzetler ve renkli görüntülerle başlayan festival coşkusu, 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyündeki ana programla devam edecek. Giresun’un Çanakçı ilçesinde nesiller boyunca vadiden vadiye haberleşme yöntemi olarak kullanılan ve bugün kentin dünyaya açılan önemli kültürel değerlerinden biri haline gelen Islık Dili için düzenlenen festivalin 27’ncisi başladı. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalin ilk büyük buluşması Giresun şehir merkezinde yapıldı. Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayan geleneksel festival yürüyüşüne Giresun Valisi Mustafa Koç, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, siyasi parti ve teşkilat temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş, Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. DEBBOY’DAN ATATÜRK MEYDANI’NA FESTİVAL YÜRÜYÜŞÜ Festivalin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla bu yıl programın bir bölümü Giresun şehir merkezine taşındı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte yöresel kıyafetler, halk oyunları ekipleri ve festivalin simgesi haline gelen Islık Dili ön plana çıktı. Giresun Valiliği de programın temel amacının UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yer alan Islık Dili’nin ve Giresun’un yöresel kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılması olduğunu vurguladı. Atatürk Meydanı’nda devam eden programda katılımcılar Islık Dili ile konuşmanın nasıl gerçekleştirildiğini yakından görme fırsatı buldu. ISLIK DİLİ MEYDANDA YANKILANDI Festival programının en dikkat çekici bölümlerinden biri Islık Dili ile konuşma tanıtımı oldu. Çanakçı’nın sarp vadilerinde geçmişte insanların kilometrelerce uzaktan birbirleriyle haberleşmesini sağlayan bu geleneksel iletişim biçimi, Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilen gösteriyle vatandaşlara tanıtıldı. Islık Dili’nin yalnızca belirli seslerin çıkarılmasından ibaret olmadığı, Türkçedeki kelime ve cümlelerin ıslık seslerine dönüştürülerek karşı tarafa aktarılabildiği gösterildi. Bu yönüyle festival, bir eğlence organizasyonunun ötesinde kaybolma riski taşıyan kültürel bir iletişim geleneğinin canlı biçimde tanıtıldığı bir kültür buluşmasına dönüştü. HORONLA KARADENİZ COŞKUSU Programda Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarından horon da yer aldı. Yöresel ekiplerin gerçekleştirdiği gösteriler festival alanına renk katarken katılımcılar stantları gezerek festival kapsamında hazırlanan etkinlikleri takip etti. Milletvekili Nazım Elmas da programın ardından yaptığı değerlendirmede festivalin renkli görüntülere sahne olduğunu belirterek, halk oyunları gösterilerini izlediklerini, festival alanındaki stantları ziyaret ettiklerini ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Elmas, Islık Dili gibi kültürel değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Milletvekili Ali Temür de Giresun’daki 27. Islık Dili Festivali tanıtım yürüyüşüne katıldığını açıkladı. PANCAR ÇORBASI VE MISIR EKMEĞİ İKRAM EDİLDİ Festivalde yalnızca Islık Dili değil, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri de tanıtıldı. Katılımcılara pancar çorbası ikram edilirken festival alanında Giresun’a özgü mısır ekmeği de yer aldı. Böylece programda Islık Dili, halk oyunları ve yöresel mutfak aynı çatı altında buluşturularak Giresun kültürünün farklı unsurları ziyaretçilere tanıtıldı. DÜNYANIN TANIĞI OLDUĞU GİRESUN MİRASI Islık Dili’nin uluslararası ölçekte tanınmasında en önemli gelişme 6 Aralık 2017’de yaşandı. Türkiye’nin başvurusu üzerine Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. UNESCO kararıyla birlikte Giresun’un Çanakçı ilçesi ve özellikle Kuşköy ile özdeşleşen iletişim kültürü dünya ölçeğinde tescil edilmiş oldu. Ancak “acil koruma” statüsü, Islık Dili’nin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Cep telefonları ve modern iletişim araçlarının yaygınlaşması, köylerden kentlere göç ve günlük yaşam biçiminin değişmesiyle birlikte Islık Dili’nin kullanım alanı yıllar içerisinde daraldı. Bu nedenle festivalin temel hedeflerinden biri Islık Dili’ni yalnızca hatırlatmak değil, çocuklara ve gençlere öğretmek ve yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşımak. VADİLERİN HABERLEŞME YÖNTEMİYDİ Islık Dili’nin ortaya çıkışında Doğu Karadeniz’in coğrafi şartları belirleyici oldu. Çanakçı ve çevresindeki derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde normal insan sesinin karşı yamaya ulaşması çoğu zaman mümkün değildi. Bölge halkı bu sorunu kelimeleri ıslığa dönüştürerek çözdü. Geçmişte Islık Dili; düğün ve cenaze haberlerinin verilmesinden imece çağrılarına, komşuların birbirlerine seslenmesinden hayvanların yönlendirilmesine kadar günlük hayatın birçok alanında kullanıldı. Telefonun bulunmadığı yıllarda vadinin bir ucundan diğerine gönderilen bir ıslık, kimi zaman insanların en hızlı haberleşme aracı oldu. FESTİVAL GELENEĞİ 1997’DEN BU YANA SÜRÜYOR Islık Dili’nin tanıtılması ve korunması amacıyla Kuşköy’de başlatılan festival geleneğinin geçmişi 1997 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta yerel ölçekte gerçekleştirilen organizasyon, yıllar içerisinde büyüyerek Giresun’un önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Festivalin vazgeçilmez etkinlikleri arasında Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma yarışmaları bulunuyor. Geçmiş yıllarda yarışmacılar kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir kişiye aktararak Islık Dili’nin gerçek bir iletişim sistemi olarak nasıl çalıştığını ziyaretçilere gösterdi. SON ÜÇ YILDA GELENEK KESİNTİSİZ SÜRDÜ Festivalin 24’üncüsü 2023, 25’incisi 2024, 26’ncısı ise 2025 yılında gerçekleştirildi. 2023 yılındaki festivalde günlük hayatta kullanılan çeşitli cümlelerin Islık Dili’yle karşı tarafa aktarılması büyük ilgi gördü. 2024 ve 2025 organizasyonlarında da Islık Dili yarışmaları ve kültürel etkinlikler devam ederken özellikle geleneğin genç kuşaklara aktarılması yönündeki çağrılar ön plana çıktı. Bu yıl 27’ncisi gerçekleştirilen festivalle birlikte yaklaşık 30 yıllık organizasyon geleneği bir kez daha sürdürüldü. ŞİMDİ SIRA KUŞKÖY’DE Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin asıl buluşması 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Açıklanan programa göre Kuşköy Festival Alanı’ndaki etkinlikler 10.00-18.00 saatleri arasında devam edecek. Festival programında Islık Dili gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve müzik programları yer alacak. Böylece 4 Eylül’de Giresun şehir merkezinde başlayan festival, Islık Dili’nin doğduğu ve bugün en güçlü biçimde yaşatıldığı vadilere taşınacak. GİRESUN’UN SESİ KUŞKÖY’DEN DÜNYAYA ULAŞACAK Giresun’da bugün gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca 27. festivalin başlangıcı olmadı. Program aynı zamanda UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen bir Giresun değerinin şehir merkezinden yeniden görünür hale getirilmesi anlamını taşıdı. Bir dönem Çanakçı’nın vadilerinde insanların birbirlerine haber ulaştırmak için kullandıkları ıslıklar, bugün Giresun’un kültürel kimliğini dünyaya anlatan en özgün değerlerden birine dönüşmüş durumda. Giresun merkezindeki renkli başlangıcın ardından gözler şimdi 6 Eylül Pazar günü Kuşköy’de yapılacak ana festival programına çevrildi. Islık Dili, bu kez doğduğu vadilerde yeniden yankılanacak.

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Haber

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR

GİRESUN’DA ISLIK DİLİ FESTİVALİ HEYECANI: 27. BULUŞMA YARIN BAŞLIYOR Giresun’un dünyaya tanıttığı en özgün kültürel değerlerden Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden hayat buluyor. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda düzenlenecek festival, 4 Eylül Cuma günü Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve Atatürk Meydanı’ndaki etkinliklerle başlayacak. Festivalin ana buluşması ise 6 Eylül Pazar günü Islık Dili’nin merkezi olarak kabul edilen Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Çanakçı’nın vadilerinde kuşaktan kuşağa aktarılan, insanların kilometrelerce uzaktan ıslıkla haberleşmesini sağlayan Islık Dili, bu hafta sonu bir kez daha Giresun’un kültür gündeminin merkezinde olacak. Çanakçı Kaymakamlığı koordinesinde bu yıl 27’ncisi düzenlenen festival kapsamında ilk etkinlik, 4 Eylül 2026 Cuma günü saat 13.30’da Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilecek. Protokol üyeleri, davetliler ve vatandaşların katılımıyla Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak toplu yürüyüş, Atatürk Meydanı’nda sona erecek. Yürüyüşün ardından meydanda festival şöleni gerçekleştirilecek. Organizasyon komitesi tarafından basın kuruluşlarına yapılan davette de Giresun’daki basın mensupları yarınki programa davet edildi. FESTİVALİN ASIL ADRESİ KUŞKÖY Giresun merkezde gerçekleştirilecek tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin ana programı 6 Eylül Pazar günü Çanakçı ilçesine bağlı Kuşköy’de yapılacak. Saat 10.00 ile 18.00 arasında gerçekleştirilecek programda Islık Dili gösterileri, geleneksel etkinlikler, kültürel buluşmalar ve müzik programlarının yer alması bekleniyor. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden birini ise geçmiş yıllarda olduğu gibi Islık Dili’nin günlük yaşam içerisindeki kullanımını ortaya koyan gösteriler oluşturacak. Katılımcıların birbirlerine verilen mesajları ıslıkla aktarmaları, vadinin karşı yakasındaki kişilerle haberleşmeleri ve Islık Dili’nin iletişim gücünü göstermeleri festivalin yıllardır değişmeyen gelenekleri arasında bulunuyor. BİR FESTİVALDEN DAHA FAZLASI Islık Dili Festivali, yalnızca eğlence ve müzik etkinliklerinden oluşan geleneksel bir şenlik niteliği taşımıyor. Festival aynı zamanda giderek daha az kullanılan ve yeni kuşaklara aktarılması konusunda ciddi çalışmalar gerektiren kültürel bir iletişim biçiminin yaşatılması açısından büyük önem taşıyor. Giresun’un özellikle Çanakçı ilçesinde yüzyıllardır kullanılan Islık Dili, bölgenin sarp coğrafi yapısının ortaya çıkardığı doğal bir haberleşme yöntemi olarak gelişti. Derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde yaşayan vatandaşlar geçmişte normal insan sesinin ulaşamayacağı mesafelere mesajlarını ıslıkla ulaştırdı. Düğünlerden cenazelere, imece çağrılarından günlük ihtiyaçlara, karşı yamadaki komşuya seslenmekten hayvanların yönlendirilmesine kadar pek çok alanda Islık Dili kullanıldı. Telefonun bulunmadığı, ulaşımın bugünkü kadar kolay olmadığı dönemlerde bu iletişim yöntemi bölge insanının günlük hayatının önemli bir parçasıydı. DÜNYA GİRESUN’UN ISLIK DİLİNİ 2017’DE TESCİL ETTİ Giresun’un Islık Dili açısından en önemli dönüm noktalarından biri 6 Aralık 2017 tarihinde yaşandı. Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi. Böylece Çanakçı ve çevresinde nesiller boyunca kullanılan haberleşme kültürü uluslararası düzeyde de tescillenmiş oldu. Ancak UNESCO’nun Islık Dili’ni “acil koruma gerektiren” kültürel miraslar arasına alması, aynı zamanda geleneğin geleceği açısından önemli bir uyarıyı da beraberinde getirdi. Cep telefonlarının ve diğer iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması, köy nüfuslarının azalması ve genç kuşakların büyük kentlere göç etmesi nedeniyle Islık Dili’ni günlük hayat içerisinde kullananların sayısı zaman içerisinde azaldı. Bu nedenle Kuşköy’de düzenlenen festivalin temel amaçlarından biri de yalnızca geçmişi hatırlamak değil, Islık Dili’ni çocuklara ve gençlere aktarabilmek. FESTİVAL GELENEĞİ YAKLAŞIK 30 YILDIR SÜRÜYOR Kuşköy’de Islık Dili’nin tanıtılması ve yaşatılması amacıyla başlatılan festival geleneği 1997 yılına kadar uzanıyor. Yıllar içerisinde yerel bir kültür etkinliği olmaktan çıkan organizasyon, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve zaman zaman yurt dışından ziyaretçilerin takip ettiği bir festivale dönüştü. Festival programlarında Islık Dili yarışmaları, yöresel kültür gösterileri, halk oyunları ve sanatçı programları gerçekleştirildi. Özellikle Islık Dili yarışmaları festivalin hafızasında ayrı bir yer edindi. Yarışmacılardan kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir yarışmacıya iletmeleri istendi. Mesajın doğru anlaşılması, Islık Dili’nin yalnızca birtakım seslerden değil, anlamlı ve sistemli bir haberleşme yönteminden oluştuğunu da ziyaretçilere gösterdi. 2023’TE GÜNLÜK CÜMLELER ISLIKLA ANLATILDI 2023 yılında gerçekleştirilen 24. festivalde de Islık Dili yarışması büyük ilgi gördü. Katılımcılar “Yarın yaylaya gidelim”, “Ayakkabını çıkar” ve günlük yaşamda kullanılan benzeri mesajları Islık Dili aracılığıyla karşı tarafa aktardı. Vadinin iki yakası arasında gerçekleştirilen bu haberleşme, festival ziyaretçilerine Islık Dili’nin gerçek kullanım biçimini görme imkânı verdi. 2024 VE 2025’TE GELENEK DEVAM ETTİ Festivalin 25’incisi 2024 yılında, 26’ncısı ise 2025 yılında yine Kuşköy’de gerçekleştirildi. Her iki festivalde de Islık Dili’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması ön plana çıktı. Özellikle gençlerin ve çocukların Islık Dili öğrenmesi gerektiğine yönelik mesajlar festival programlarının önemli başlıklarından biri oldu. Geçen yıl gerçekleştirilen 26. festivalde de Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma etkinlikleri devam ederken, yöresel kültür ve müzik programlarıyla Kuşköy gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. 27. FESTİVAL ŞEHİR MERKEZİNE TAŞIYOR Bu yılki festivalin dikkat çeken yönlerinden biri ise Islık Dili tanıtımının doğrudan Giresun şehir merkezine taşınması olacak. Debboy mevkiinden Atatürk Meydanı’na yapılacak toplu yürüyüşle Islık Dili, Kuşköy'den önce Giresun’un en yoğun noktalarından birinde vatandaşlarla buluşacak. Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek festival şöleniyle hem 6 Eylül’deki Kuşköy programına dikkat çekilecek hem de Giresun’un UNESCO tarafından tescillenen kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması amaçlanacak. HEDEF, ISLIK DİLİNİ GELECEĞE TAŞIMAK Yüzyıllar boyunca Giresun’un vadilerinde insanların birbirleriyle haberleşmesini sağlayan Islık Dili artık telefon çağında eski iletişim işlevini büyük ölçüde kaybetmiş olsa da taşıdığı kültürel değer devam ediyor. Bu nedenle 27. Islık Dili Festivali'nin en önemli mesajı da geçmiş yıllarda olduğu gibi geleneğin yalnızca gösterilerle hatırlanması değil, yaşayan bir kültür olarak gelecek nesillere aktarılması olacak. Festival yarın saat 13.30’da Giresun Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayacak yürüyüşle start alacak. Yürüyüşün ardından Atatürk Meydanı festival şölenine ev sahipliği yapacak. Islık Dili’nin vadilerde yeniden yankılanacağı büyük buluşma ise 6 Eylül Pazar günü Çanakçı Kuşköy’de gerçekleştirilecek.

PEYK – UMUDUN YOLU GİRESUN’DAN DÜNYA FESTİVALLERİNE UZANMAYI HEDEFLİYOR Haber

PEYK – UMUDUN YOLU GİRESUN’DAN DÜNYA FESTİVALLERİNE UZANMAYI HEDEFLİYOR

“PEYK – UMUDUN YOLU” GİRESUN’DAN DÜNYA FESTİVALLERİNE UZANMAYI HEDEFLİYOR Giresun merkezli Çınar Yapım’ın yeni uzun metraj tarihî sinema filmi “Peyk – Umudun Yolu” için basın bilgilendirme toplantısı yapıldı. Senaryosunu ve yönetmenliğini Deniz Çınar’ın üstlendiği, yapımcılığını Fırat Çınar’ın gerçekleştirdiği filmin çekimleri 30 Haziran 2026’da Alucra ve Şebinkarahisar’da başlayacak. Film, Osmanlı haberleşme sisteminde önemli görev üstlenen Peyklerin hikâyesini Giresun’un dağları, yaylaları, vadileri ve tarihî yolları üzerinden beyaz perdeye taşıyacak. GİRESUN’DA TARİHÎ FİLM İÇİN BASIN TOPLANTISI Giresun merkezli Çınar Yapım, yeni uzun metraj tarihî sinema filmi “Peyk – Umudun Yolu” için basın mensuplarıyla bir araya geldi. Giresun Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan basın bilgilendirme toplantısında, filmin hazırlık süreci, çekim takvimi, oyuncu kadrosu, çekim yapılacak bölgeler ve uluslararası festival hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. Çınar Yapım, projeyle Karadeniz’in tarihî ve kültürel hafızasından beslenen bir hikâyeyi sinema diliyle anlatmayı amaçlıyor. ÇEKİMLER 30 HAZİRAN’DA BAŞLAYACAK “Peyk – Umudun Yolu” filminin çekimleri 30 Haziran 2026 tarihinde başlayacak. Filmin çekim merkezi olarak Alucra ve Şebinkarahisar öne çıkıyor. Karadeniz’in dağları, yaylaları, vadileri ve tarihî yolları, filmin doğal platosu olarak kullanılacak. Çekim süreciyle birlikte Giresun’un iç kesimlerinin doğal yapısı, tarihî dokusu ve kültürel atmosferi sinema perdesine taşınacak. OSMANLI’NIN PEYKLERİ BEYAZ PERDEYE TAŞINIYOR Film, Osmanlı Devleti’nin haberleşme ağında görev yapan Peyklerin hikâyesini konu alıyor. Peykler, tarihsel anlatıda devletin haberlerini, fermanlarını ve önemli mesajlarını kilometrelerce yolu aşarak ulaştıran özel görevliler olarak biliniyor. “Peyk – Umudun Yolu”, bu tarihsel figürleri yalnızca dönemsel bir unsur olarak değil; sadakat, fedakârlık, cesaret ve umut kavramları üzerinden anlatacak. Filmde, geçmişin haber taşıyıcıları olan Peyklerin insan ruhunda bıraktığı mücadele, görev bilinci ve direnç duygusu öne çıkarılacak. SENARYO VE YÖNETMENLİK DENİZ ÇINAR’DA Filmin senaryosunu ve yönetmenliğini Deniz Çınar üstleniyor. Giresun ve Karadeniz coğrafyasıyla bağlantılı sinema çalışmalarıyla bilinen Çınar, bu projede tarihî bir anlatıyı bölgenin doğal dokusuyla birleştirecek. Yapımcılığı ise Fırat Çınar gerçekleştirecek. Çınar Yapım, projeyi Giresun’dan doğan ve uluslararası sinema platformlarına uzanması hedeflenen bir yapım olarak konumlandırıyor. KOREL CEZAYİRLİ BAŞROLDE, CEMAL HÜNAL KADRODA “Peyk – Umudun Yolu”nun başrolünde Korel Cezayirli yer alacak. Türk sinemasının tanınan isimlerinden Cemal Hünal da filmin oyuncu kadrosunda bulunuyor. Oyuncu kadrosu, filmin tarihî atmosferini ve dramatik yapısını taşıyacak ana unsurlardan biri olacak. Çınar Yapım’ın ilerleyen süreçte kadroya ilişkin yeni bilgileri kamuoyuyla paylaşması bekleniyor. GİRESUN’UN DAĞLARI FİLMİN DOĞAL PLATOSU OLACAK Film, Giresun’un yalnızca merkez kimliğini değil, dağlık ve tarihî coğrafyasını da öne çıkaracak. Alucra ve Şebinkarahisar hattı, Karadeniz’in iç bölgelerine uzanan doğal yapısı, tarihî yolları, vadileri ve yaylalarıyla filmin ana atmosferini oluşturacak. Bu tercih, Giresun’un sahil kimliği dışında kalan kültürel ve doğal zenginliklerinin de sinema yoluyla görünür hale gelmesine imkân sağlayacak. “MEMLEKETİNE VE TARİHİNE SAHİP ÇIKAN İNSANLARIN HİKÂYESİ” Çınar Yapım, filmi yalnızca geçmişi anlatan bir dönem yapımı olarak değil, memleketine, tarihine ve değerlerine sahip çıkan insanların hikâyesi olarak tanımlıyor. Yapım ekibi, Giresun’un dağlarından yükselen bu hikâyenin dünyanın farklı noktalarında karşılık bulacağına inanıyor. Bu yaklaşım, filmin yerel bir hikâyeyi evrensel duygularla buluşturma hedefini ortaya koyuyor. HEDEFTE CANNES, VENEDİK VE TORONTO VAR “Peyk – Umudun Yolu” için uluslararası festival hedefi de açıklandı. Filmin Cannes, Venedik ve Toronto başta olmak üzere dünyanın prestijli film festivallerinde yer alması hedefleniyor. Bu hedef, projenin yalnızca Türkiye’de vizyon veya yerel gösterim odaklı değil, uluslararası festival dolaşımı düşünülerek hazırlandığını gösteriyor. GİRESUN’UN TANITIMINA KATKI BEKLENİYOR Alucra ve Şebinkarahisar’da yapılacak çekimlerin bölgenin tanıtımına katkı sunması bekleniyor. Film süreci, Giresun’un doğal ve kültürel zenginliklerinin sinema aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilecek bir fırsat olarak görülüyor. Çekimlerin bölgedeki konaklama, ulaşım, yerel hizmetler, figüran kullanımı ve teknik destek alanlarında da hareketlilik oluşturması bekleniyor. ÇINAR YAPIM MEMLEKET HİKÂYELERİNİ PERDEYE TAŞIYOR Çınar Yapım, doğduğu toprakların hikâyelerini yine o topraklarda anlatma hedefiyle projeyi hazırlıyor. “Peyk – Umudun Yolu”, bu yönüyle Giresun merkezli bir yapım şirketinin bölgenin tarihî, kültürel ve doğal değerlerini uluslararası sinema platformlarına taşıma iddiasını ortaya koyuyor. Film, Osmanlı’nın haber taşıyıcıları olan Peykleri merkeze alırken, Giresun’un dağlarından dünya festivallerine uzanacak bir sinema yolculuğu hedefliyor. BASIN TOPLANTISINDA PROJENİN YOL HARİTASI PAYLAŞILDI Basın bilgilendirme toplantısında filmin çekim başlangıcı, çekim bölgeleri, yönetmen ve yapımcı bilgileri, oyuncu kadrosu ve festival hedefleri kamuoyuna aktarıldı. “Peyk – Umudun Yolu” için bundan sonraki süreç, 30 Haziran’da başlayacak çekimlerle sahaya taşınacak. Giresun’un tarihî ve kültürel hafızasından beslenen film, Peyklerin unutulmuş hikâyesini beyaz perdeye taşımak için hazırlıklarını tamamlıyor.

Türkiye 5G’ye geçiş sürecini başlatıyor... Yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor Haber

Türkiye 5G’ye geçiş sürecini başlatıyor... Yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek törenle Türkiye, 5G teknolojisine geçiş sürecine resmen adım atıyor. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sürecin stratejik önemine dikkat çekerek, 5G teknolojisi ile gelecek yenilikleri paylaştı. ANKARA (İGFA) - Türkiye, iletişim altyapısında yeni bir döneme giriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenecek törenle, ülkede 5G teknolojisine geçiş süreci 31 Mart 2026 Salı günü itibariyle resmen başlatılacak. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yaptığı açıklamada bu adımın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin stratejik kapasitesini güçlendiren kritik bir hamle olduğunu vurguladı. Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda iletişim alanında güçlü, güvenli ve bağımsız bir yapının inşa edilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade ederke, 5G teknolojisinin; hızlı, güvenli ve kesintisiz veri akışı sağlayan temel bir altyapı olduğuna işaret ederek, yatırımların yerli ve millî imkânlarla desteklendiğini ve dijital egemenliğin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. Açıklamada, 5G’nin sadece haberleşme alanında değil; akıllı şehir uygulamaları, savunma sanayii, sağlık ve ulaştırma gibi birçok sektörde önemli dönüşümlere kapı aralayacağı kaydedildi. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde kamu hizmetlerinde hız ve verimliliğin artmasının beklendiği ifade edildi. Atılan adımların Türkiye’yi küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıması hedeflenirken, sürecin ülke ve millet için hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi Haber

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi

SİS HAVA ULAŞIMINI FELÇ ETTİ: SABİHA’DA 51 AJET SEFERİ İPTAL, ORDU-GİRESUN HATTINDA MAĞDURİYET TEPKİSİ İstanbul’da 29 Mart 2026 Pazar günü etkisini artıran olumsuz hava koşulları hava trafiğini ağır biçimde aksattı. Sabiha Gökçen Havalimanı ve Ordu-Giresun Havalimanı 29 ve 30 Mart için iptal uyarısı yayımladı. AJet, 29 Mart Pazar günü Sabiha Gökçen kalkışlı ve varışlı 51 seferini iptal etti, 11 seferini başka havalimanlarına yönlendirdi. Aynı kriz Ordu-Giresun hattında da yolcu mağduriyeti iddialarını artırdı. Türkiye genelinde yağış ve düşük görüş mesafesi pazar günü hava ulaşımını vurdu. Ordu-Giresun havaalınından uçaklar kalkmadı, Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş için alçalan çok sayıda uçak havada tur atmak zorunda kaldı. Bazı uçaklar yakıt durumu nedeniyle başka meydanlara yönlendirildi. Anadolu Ajansı, Pegasus ve AJet’e ait çok sayıda uçağın İstanbul Havalimanı’na iniş yaptığını bildirdi. Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesi de krizi resmen duyurdu. Havalimanının ana sayfasında yer alan uyarıda, meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda 29 Mart 2026 ile 30 Mart 2026 tarihlerinde hava muhalefeti nedeniyle iptaller beklendiği açıkça belirtildi. Yolculara, havalimanına gelmeden önce uçuş bilgilerini havayolu şirketlerinin resmi kanallarından kontrol etmeleri çağrısı yapıldı. AJet, 29 Mart Pazar günü planlanan 51 seferini iptal etti. Şirket ayrıca 11 seferin başka havalimanlarına yönlendirildiğini açıkladı. Bu durum, İstanbul merkezli hava trafiği krizinin yalnızca terminal yoğunluğu yaratmadığını, çevre hatları da doğrudan etkilediğini gösterdi. Ordu-Giresun Havalimanı’nda da hafta sonu mağduriyet yaşandığı yönünde şikayetler arttı. Edinilen bilgilere göre 28 Mart 2026 Cumartesi günü birçok sefer iptal edildi. 29 Mart 2026 Pazar günü ise bazı yolcular yaklaşık 8 saat havalimanında bekletildikten sonra uçuşlarının iptal edildiği bildirildi. Aynı yolcular, AJet tarafından sadece kek ve meyve suyu ikram edildiği ifade edildi. Ayrıca Havalimanlarından geri dönüş için Havaş seferi bile konulmadı. Bu noktada yolcu hakları gündeme geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü mevzuatına göre uçuş iptali halinde havayolu şirketi yolcuya yardım teklif etmek, alternatif ulaşım yolları hakkında bilgi vermek ve gecikme süresine göre ikram, haberleşme, gerekiyorsa konaklama ve ulaşım desteği sağlamak zorunda. İç hatlarda 2 saat ve üzeri gecikmede yardım yükümlülüğü başlıyor; AJet’in kendi yolcu hakları broşüründe de 5 saat ve üzeri beklemelerde ana yemek ve ek hizmetler yer alıyor. Meteorolojik olağanüstü koşullar tazminat yükümlülüğünü kaldırabilse de yardım ve bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.

EN PAHALLI VE EN UCUZ İLLER Haber

EN PAHALLI VE EN UCUZ İLLER

BÖLGESEL SATINALMA GÜCÜ PARİTESİ, 2024 Türkiye'de 2024 yılı fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge TR10 (İstanbul) oldu Türkiye’de Bölgesel Fiyat Farkları Netleşti2024’te En Pahalı Bölge İstanbul, En Ucuz Bölge Mardin–Batman–Şırnak–Siirt Oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2024 yılı Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi (BSGP) sonuçları, Türkiye genelinde fiyat düzeylerinin bölgelere göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu. Türk Lirası’nın farklı bölgelerdeki satın alma gücünü ölçmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmada, ayrıntılı olarak tanımlanmış ortak bir mal ve hizmet sepeti kullanılarak bölgesel fiyat düzeyi endeksleri hesaplandı. Endeks değeri 100’ün üzerinde olan bölgeler Türkiye ortalamasına göre “pahalı”, 100’ün altında kalan bölgeler ise “ucuz” olarak değerlendirildi. İSTANBUL TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE 2024 yılı sonuçlarına göre fiyat düzeyi endeksinin en yüksek olduğu bölge 112,6 ile TR10 (İstanbul) oldu. Bu değer, İstanbul’un Türkiye ortalamasına göre yüzde 12,6 daha pahalı olduğunu gösterdi. En düşük fiyat düzeyi endeksi ise 91,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti. Bu sonuç, söz konusu bölgenin Türkiye ortalamasına göre yüzde 8,5 daha ucuz olduğunu ortaya koydu. GIDA VE GİYİM EN ÇOK BALIKESİR–ÇANAKKALE BÖLGESİNDE PAHALI Gıda ve alkolsüz içecekler ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 106,0 ile TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde görüldü. Aynı grupta en düşük endeks 95,1 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde hesaplandı. Giyim ve ayakkabı harcamalarında da en pahalı bölge yine TR22 (Balıkesir, Çanakkale) oldu. Bu grupta fiyat düzeyi endeksi 108,4 olarak ölçülürken, en düşük değer 87,1 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde gerçekleşti. KONUT, SAĞLIK VE EĞİTİMDE İSTANBUL AÇIK ARA ÖNDE Konut ana harcama grubunda fiyat düzeyi endeksi 147,3 ile TR10 (İstanbul)’da en yüksek seviyeye ulaştı. En düşük konut endeksi ise 73,8 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ölçüldü. Sağlık harcamalarında da en pahalı bölge TR10 (İstanbul) oldu. Bu grupta İstanbul’un fiyat düzeyi endeksi 136,8 olurken, en düşük değer 73,6 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde görüldü. Eğitim ana harcama grubunda fark daha da belirginleşti. TR10 (İstanbul)’da endeks 138,8 olarak hesaplanırken, TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde bu değer 58,6 seviyesinde kaldı. ULAŞTIRMA VE LOKANTA-OTELLERDE BÖLGESEL AYRIŞMA Ulaştırma harcamalarında en pahalı bölge 103,8 ile TR10 (İstanbul) olurken, en ucuz bölge 95,2 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) olarak belirlendi. Lokanta ve oteller ana harcama grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 113,8 ile TR31 (İzmir) bölgesinde gerçekleşti. En düşük endeks ise 88,5 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde ölçüldü. DİĞER HARCAMA GRUPLARINDA DAHA SINIRLI FARKLAR Alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyat farkları sınırlı kaldı; endeksler bölgeler arasında 99,6 ile 100,1 aralığında seyretti. Ev eşyası harcamalarında en yüksek fiyat düzeyi 105,1 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) bölgesinde, en düşük değer ise 94,1 ile TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) bölgesinde görüldü. Haberleşme grubunda, telefon ve internet ücretlerinin ülke genelinde büyük ölçüde aynı olması nedeniyle bölgesel farklar sınırlı kaldı. En yüksek endeks 102,3 ile TR31 (İzmir) bölgesinde, en düşük endeks ise 97,4 ile TR32 (Aydın, Denizli, Muğla) bölgesinde gerçekleşti. Eğlence ve kültür harcamalarında en pahalı bölge 105,0 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) olurken, en düşük endeks 93,4 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde ölçüldü. Çeşitli mal ve hizmetler grubunda ise en yüksek fiyat düzeyi 109,0 ile TR10 (İstanbul)’da, en düşük seviye 92,3 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde kaydedildi. BÖLGESEL YAŞAM MALİYETİ FARKI DERİNLEŞİYOR 2024 yılı Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi sonuçları, Türkiye’de yaşam maliyetlerinin bölgelere göre ciddi biçimde ayrıştığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle İstanbul’un konut, sağlık ve eğitim gibi temel harcama kalemlerinde ülke ortalamasının oldukça üzerine çıkması dikkat çekerken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde fiyat düzeylerinin görece düşük seyrettiği görüldü.

PTT AŞ 185 Yaşında Haber

PTT AŞ 185 Yaşında

Posta Nezareti adı altında 23 Ekim 1840'ta temelleri atılan, haberleşme ve iletişimin sağlanmasına yönelik olarak kurulan ülkemizin köklü ve güvenilir kuruluşlarından biri olan PTT AŞ, 185. kuruluş yıldönümünü kutlamaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ), kuruluşundan bu yana posta taşımacılığından lojistiğe, bankacılık hizmetlerinden e-ticarete ve filateliye kadar ülkemizin dört bir yanında sunduğu çeşitli hizmetlerle vatandaşların hayatını kolaylaştırmayı sürdürmektedir. Geniş hizmet ağı, uzman ve dinamik kadrosu ile güvenli, hızlı ve yenilikçi çözümler geliştirmiş olan, ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği başarılarla öne çıkan PTT; her zaman daha iyiyi hedefleyen bir hizmet anlayışıyla çalışmalarına devam etmektedir. Yaklaşık iki asırlık derin bir geçmişten ve tecrübelerinden aldığı güçle geleceğe sağlam adımlarla ilerleyen PTT, her dönemde değişen müşteri beklenti ve ihtiyaçlarına yanıt vermiş, Türkiye’nin iletişim altyapısının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının himayesi altında faaliyet gösterdiği tüm alanlarda teknolojik dönüşümde öncü olan, yurt içinde ve yurt dışında milyonlarca kişiye ulaşarak geniş bir coğrafyada toplumsal hayatın her alanına dokunan Posta ve Telgraf Teşkilatı, günümüzde de Türkiye’nin kalkınmasına katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda hizmetlerine entegre ettiği çevreci yaklaşımı ve çözümleri ile de gelecek kuşaklar için daha sürdürülebilir bir dünya bırakma çabasıyla hareket etmektedir. PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ DR. HAKAN GÜLTEN: “185 YILLIK KÖKLÜ GEÇMİŞİMİZ VE TECRÜBEMİZLE, POSTA VE HABERLEŞME HİZMETİ SUNMANIN ÖTESİNDE GELECEĞE DOĞRU EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ.” PTT AŞ Genel Müdürü Dr. Hakan Gülten, PTT AŞ’nin 185. kuruluş yıldönümü çerçevesinde yaptığı açıklamada “185 yıldır halkımıza kesintisiz hizmet sunan Posta ve Telgraf Teşkilatımızın kuruluş yıldönümünü hep birlikte büyük bir heyecan ve mutlulukla kutluyoruz. Halkımızın haberleşme ve iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başladığımız ilk günden bu yana her zaman vatandaşlarımızın yanında olmanın, Millî Mücadele yıllarından Cumhuriyetimizin kuruluşuna, doğal afetlerden salgın hastalık dönemlerine dek, her koşulda ülkemiz için azimle çalışmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin köklü kurumlarından biri olarak, yaklaşık iki yüzyıllık tecrübemizle posta ve haberleşme hizmeti sunmanın ötesinde, geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Her zaman daha iyisini hedefleyerek, teknolojiyi sıkı bir şekilde takip ederek ve altyapımızı bu doğrultuda sürekli geliştirerek dijital dönüşüm sürecimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz.” şeklinde konuştu. Gülten ayrıca “Teşkilatımızın 185 yıllık onurlu yolculuğuna emek veren ve ülkemizin çeşitli yerlerinde fedakârca görev yapan tüm çalışma arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyor, hayatta olmayan tüm üyelerimizi rahmetle anıyorum. Birlik ve beraberlik içinde daha pek çok yeniliğe imza atacağımıza, PTT’mizi geleceğe daha güçlü bir şekilde taşıyacağımıza yürekten inanıyor, 185. kuruluş yıldönümümüzü kutluyorum.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.