Hava Durumu

#Haber

giresunsonhaber - Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor Haber

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor Giresun basınının emektar isimlerinden, Tirebolu Yeşil Çotanak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü merhum Hüseyin Yavuz, aramızdan ayrılışının 9. yılında rahmet, özlem ve saygıyla anılıyor. Giresun basın camiasında uzun yıllar görev yapan gazeteci Hüseyin Yavuz, vefatının 9. yılında meslektaşları, dostları ve sevenleri tarafından rahmetle anılıyor. Tirebolu Yeşil Çotanak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan Yavuz, aynı zamanda Giresun Gazeteciler Cemiyeti üyesiydi. Uzun süre kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören ve kalp nakli bekleyen Yavuz, 19 Haziran 2017 Pazartesi sabahı Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Hüseyin Yavuz, yalnızca bir gazeteci olarak değil, yerel basının hafızasına emek vermiş, haberin peşinde koşmuş, televizyon programları hazırlayıp sunmuş, Giresun’un sesini kamuoyuna taşımış bir basın emekçisi olarak da hatırlanıyor. Kaynaklara göre Giresun basınında 20 yılı aşkın süre görev yapan Yavuz’un, pek çok televizyon programının yapım ve sunuculuğunu üstlendikten sonra son 10 yılında Yeşil Çotanak Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştığı belirtiliyor. İHA kaynaklı haberlerde ise Yavuz’un Giresun basınında 23 yıldır aktif olarak gazetecilik yaptığı bilgisi yer aldı. Kalp rahatsızlığıyla uzun yıllar mücadele eden Yavuz, hastalığı sürecinde de topluma önemli bir mesaj bıraktı. Daha önce yaptığı açıklamalarda ailesinde genetik olarak görülen kalp rahatsızlığı nedeniyle üç ağabeyini de kaybettiğini anlatan Yavuz, 2008 yılında rahatsızlığının belirginleştiğini, kalp pili takıldığını ve daha sonra acil kalp nakli listesine alındığını ifade etmişti. Merhum Yavuz’un en unutulmaz mesajlarından biri, organ bağışına yaptığı çağrı oldu. Tedavi gördüğü süreçte İhlas Haber Ajansı aracılığıyla organ bağışının önemine dikkat çeken Yavuz, kalp nakli bekleyen hastalar için duyarlılık çağrısında bulunmuş; o dönem kendisine verilen bilgiye göre Türkiye’de 900 kişinin kalp nakli beklediğini belirterek kendi durumunu “900’de bir” sözleriyle anlatmıştı. Vefatının ardından cenazesi hava yoluyla Giresun’a getirilen Hüseyin Yavuz, 20 Haziran 2017 Salı günü memleketi Keşap’ta son yolculuğuna uğurlandı. Keşap Ortaokul Mahallesi Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Keşap ilçesi Uğurca Mahallesi’ndeki aile mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine dönemin Giresun Valisi Hasan Karahan, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum temsilcileri, basın camiası, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Evli ve bir çocuk babası olan Hüseyin Yavuz, eşi Hülya Yavuz, ailesi, dostları ve meslektaşları başta olmak üzere Giresun basın camiasında derin bir iz bıraktı. Onun adı bugün; mesleğine bağlılığı, haber sevdası, insanlara dokunan üslubu ve organ bağışı konusunda bıraktığı anlamlı çağrıyla yaşatılıyor. Aramızdan ayrılışının 9. yılında gazeteci Hüseyin Yavuz’u rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Haber

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Giresunlu gazeteci Ufuk Kekül, 40 yıllık meslek yaşamının ardından Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü 65 yaşında bölüm birincisi olarak bitirdi. Kekül, “Alaylı gazetecilik pratiğimi akademik bilgiyle güçlendirmek ve mektepli gazeteci olmak istedim. Başardım, amacıma ulaştım” dedi. Giresun Üniversitesi’nde 2025-2026 eğitim öğretim yılı tamamlandı. Üniversiteye bağlı fakülte ve yüksekokullardan bu dönem 5 bini aşkın lisans öğrencisi mezun oldu. Mezunlar arasında dikkat çeken isimlerden biri, 40 yıldır gazetecilik yapan Ufuk Kekül oldu. Yerel ve ulusal gazetelerde, radyolarda ve televizyonlarda görev alan, mesleğini dijital platformlarda aktif biçimde sürdüren Kekül, dört yıl önce başladığı üniversite eğitimini 65 yaşında tamamladı. Kekül, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. 40 YILLIK MESLEK DENEYİMİNE AKADEMİK DİPLOMA EKLEDİ Ufuk Kekül, gazetecilikte uzun yıllara dayanan saha deneyimini akademik bilgiyle tamamlamak istediğini belirtti. Kekül, “Benim için muhteşem bir deneyim oldu. Alaylı gazetecilik pratiğimi iletişim biliminin akademik bilgisi, teorisi, kavramları ve kuramlarıyla güçlendirmek, mektepli gazeteci olmak istedim. Dört yıllık süreçte deneyimimi, görgümü ve bilgimi öğrenci arkadaşlarımla paylaşmaya çalıştım. Başardım, amacıma ulaştım. Gazeteciliğimi diplomamla taçlandırdım” ifadelerini kullandı. “OKUMAK İÇİMDE HEP BİR UKDEYDİ” Tiyatro kökenli bir gazeteci olduğunu belirten Kekül, 17 yıl tiyatro yaptığını ve oyunlar yönettiğini, ardından gazeteciliğe yöneldiğini söyledi. Gazetecilikten ilk parasını 1986 yılında Yeşilgiresun Gazetesi’nin açtığı yarışmadan kazandığını anlatan Kekül, aynı gazetede köşe yazarlığı yaptığını, 2023’e kadar iki yerel gazetede yazı işleri ve haber müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, dergi ve gazeteler çıkardığını ifade etti. Kekül, radyoculuk ve televizyonculuk alanında da uzun yıllar görev yaptığını belirterek, mikrofon karşısına geçen ilk erkek radyo sunucularından biri olduğunu, iki yerel televizyonun yöneticiliğini üstlendiğini ve yüzlerce programa imza attığını söyledi. 2000’li yıllarda iki ulusal gazetenin il temsilciliğini yürüttüğünü belirten Kekül, yoğun ve yorucu geçen meslek yaşamında okumayı hep ertelemek zorunda kaldığını dile getirdi. Kekül, “Okumak içimde hep bir ukdeydi. Zamanını emekli olduktan sonra, 60 yaşımdan sonra buldum” dedi. 12 EYLÜL’ÜN YARIM BIRAKTIĞI EĞİTİMİ TAMAMLADI Eğitim hakkının 12 Eylül döneminde kesintiye uğradığını belirten Kekül, o dönemde yaşanan mahkeme süreçleri, yargılamalar ve hapislikler nedeniyle okuma imkânı bulamadığını söyledi. Daha önce Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirerek üniversitenin ilk Giresunlu gazeteci mezunlarından biri olduğunu ifade eden Kekül, asıl hedefinin iletişim eğitimi almak olduğunu vurguladı. Tirebolu İletişim Fakültesi’nin kuruluş sürecini basın mensubu olarak takip ettiğini anlatan Kekül, fakültenin açılışında dönemin Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar ile merhum Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’nın açılış kurdelesini kendisine verdiğini ve “Bu fakültede okumak sana yakışır” dediğini aktardı. Kekül, yıllardır sakladığı o kurdelenin eğitim yolculuğunda kendisini etkileyen önemli bir hatıra olduğunu belirtti. “ÖĞRENMENİN YAŞLA İLGİSİ OLMADIĞINI GÖSTERMEK İSTEDİM” Dört yıl boyunca eğitim için 60 kilometre yol yaptığını, yaklaşık 40 ders aldığını, onlarca vize ve final sınavına girdiğini, yüzlerce makale ve sunum hazırladığını belirten Kekül, bölüm birinciliğine ulaşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söyledi. Kekül, “Öğrenmenin, öğrenerek düşünceyi güçlendirmenin ve bilimsel bilgi edinmenin yaşla ilgisi olmadığını göstermek istedim. Topluma mesaj vermek, meslektaşlarıma örnek olmak istedim. Fakülte birinciliğini 1 puanla kaçırmış olsam da bölüm birincisi olmaktan mutluyum. Bu süreçte bütün öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Bütün mezun arkadaşlarıma başarılar diliyorum” dedi. HEDEFİNDE YÜKSEK LİSANS VE HABER BELGESEL ÇALIŞMALARI VAR Ufuk Kekül, mezuniyetin ardından gazeteciliğe akademik birikimiyle katkı sunmak istediğini belirtti. Yüksek lisans yapmayı da hedeflediğini ifade eden Kekül, haberciliğini meslek ilkelerine ve etik değerlere bağlı kalarak, toplumsal çıkarı gözeten ve gerçeği merkeze alan bir anlayışla sürdüreceğini söyledi. Kekül, köşe yazarlığını akademik makalelere taşımak istediğini belirterek, dijital teknolojiler, algoritmalar ve yapay zekâ sistemlerinin toplum, iletişim alışkanlıkları, medya ve okur-izleyici davranışları üzerindeki etkilerinin ilgisini çektiğini dile getirdi. Haber-belgesel alanında da çalışmalar yapmak istediğini belirten Kekül, toplumsal hafızaya belgesellerle katkı sunmayı hedeflediğini ve bu yönde hazırlıklarının bulunduğunu söyledi. DİPLOMASINI BABASINA, AİLESİNE VE EĞİTİM HAKKI ELİNDEN ALINAN KUŞAĞA ARMAĞAN ETTİ Ufuk Kekül, diplomasını okumasını çok isteyen Köy Enstitülü eğitimci babası Mustafa Kekül’e, kendisini destekleyen eşine, oğluna, ailesine ve dostlarına armağan ettiğini söyledi. Kekül, 12 Eylül döneminde baskı gören, eğitim hakkını kaybeden ve kendi kuşağının yaşadığı acıları taşıyan insanları da unutmadığını belirterek diplomasını Hasan Tahsin başta olmak üzere basın, demokrasi, cumhuriyet ve vatan şehitlerine armağan etti.

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Haber

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Giresunlu gazeteci Ahmet Kayacık, Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Ailesi, meslektaşları ve dostları, bölge basınında iz bırakan Kayacık’ın haberciliğini, etik duruşunu ve çevre duyarlılığını bir kez daha hatırlattı. 12 yıl önce yaşamını yitiren NTV Doğu Karadeniz Temsilcisi Ahmet Kayacık için Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında anma töreni düzenlendi. Törene Kayacık’ın oğlu Kuzey, gazeteciler, mahalle muhtarı Zafer Işık ve yakın çevresi katıldı. Anma programı, Giresun Belediye Meclisi Üyesi gazeteci Mustafa Öztürk’ün konuşmasıyla başladı. Törende Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, Kent Konseyi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Cem Feridunoğlu, okul arkadaşı İsmail Tataroğlu ile gazeteciler Ahmet Bilge, Mehmet Yaşar, Yusuf Aksu ve Ufuk Kekül söz aldı. Katılımcılar, Ahmet Kayacık’ın meslek yaşamından anıları paylaştı; sahadaki refleksini, haber disipliniyle kurduğu güveni ve Karadeniz’i ülke gündemine taşıyan gazeteciliğini anlattı. Kur’an tilaveti ve dua ile süren anma, Ellez Pide Salonu’nda Ahmet Kayacık’ın sevdiği Giresun simidi ve tulum peyniri ikramıyla sona erdi. BÖLGE BASININDA İZ BIRAKAN BİR İSİM Ahmet Kayacık, 1955 doğumluydu. Gazeteciliğe 1978 yılında Gündüz Gazetesi’nde başladı. Daha sonra İleri Gazetesi, Karadeniz Gazetesi ve 13 yıl boyunca Hürriyet’te görev yaptı. 1997 yılında NTV’nin Karadeniz temsilciliğini üstlendi. Toplam 36 yıllık meslek hayatında haber, fotoğraf ve röportaj alanlarında çok sayıda çalışmaya imza attı. Kayacık, yalnızca televizyon haberciliğiyle değil, fotoğraf çalışmalarıyla da tanındı. Yıllar boyunca çektiği kareleri “Dağdeniz Karadeniz Al Gözüm Seyreyle” adlı kitapta topladı. Çevre sorunlarına dikkat çeken haberleri ve bölge meselelerine gösterdiği ısrarlı ilgi, meslek yaşamının belirgin çizgileri arasında yer aldı. SAHADA, EKRANDA VE HAFIZADA KALAN GAZETECİ Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin daha önceki anma metninde Ahmet Kayacık için “çok yönlü bir gazeteci” tanımı yapıldı. Aynı metinde, yerel basında yaptığı röportajlarla toplumsal meselelerin üzerine gittiği, spor müdürlüğü görevi üstlendiği ve ardından NTV’de bölge temsilciliği yaptığı vurgulandı. Kayacık, 21 Nisan 2014’te yaşamını yitirdi. Dönemin haberlerinde, uzun süredir NTV’nin Doğu Karadeniz bölge temsilciliğini yürüttüğü ve hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü bilgisi yer aldı. Cenazesi Trabzon’daki törenin ardından memleketi Giresun’da toprağa verildi. MESLEĞİN İÇİNDEN GELEN SAYGI Ahmet Kayacık’ın ölümünün ardından yapılan anmalarda meslektaşları, onun haberciliğini yalnızca ekranla sınırlı görmedi. Bölgeyi bilen, sahayı tanıyan, insan hikâyesini kaçırmayan ve haberin peşini bırakmayan bir gazeteci olarak anıldı. Bu yönüyle Kayacık, Karadeniz basınında adı yalnızca bir kurumla değil, doğrudan gazetecilik pratiğiyle hatırlanan isimlerden biri oldu.

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA Haber

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA

GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ 46. YAŞINDA; BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÇİZGİSİNİ ÖDÜL GELENEĞİYLE BÜYÜTTÜ 9 Nisan 1980’de kurulan Giresun Gazeteciler Derneği 46. yılını kutladı. Başkan Bekir Bayram, derneğin basın özgürlüğünü, haber alma hakkını, meslek onurunu ve gazetecilerin haklarını koruma çizgisini sürdürdüğünü açıkladı. Derneğin kurumsal hafızasında yalnızca başkanlar ve meslek mücadelesi değil, gazeteciliği teşvik eden yarışmalar, plaket törenleri ve aldığı bölgesel ödüller de öne çıktı. Giresun Gazeteciler Derneği 46. kuruluş yıl dönümüne, basın özgürlüğü ve meslek dayanışması vurgusuyla girdi. Dernek Başkanı Bekir Bayram, 9 Nisan 1980’de kurulan yapının geçmişten bugüne basın özgürlüğünü ön planda tuttuğunu belirtti. Bayram, insan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışının güç kazandığı bir düzende düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam anlamıyla gerçekleşmesini hedeflediklerini söyledi. Bayram, haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmadan kullanılmasının önünü açmayı derneğin temel amacı olarak tarif etti. Yazılı, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık alanında çalışan basın mensuplarının ve kurumlarının hak ve menfaatlerini koruyup geliştirmeyi, gazetecilerin kültürel gelişimine katkı sunmayı, ekonomik ve sosyal refahını yükseltmeyi, cevap ve düzeltme hakkına saygıyı yerleştirmeyi ve gazetecilik mesleğinin özel çıkarlara alet edilmesine karşı durmayı derneğin ana ilkeleri arasında saydı. Bayram, amaçlarının, İnsan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, düşünce, iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam olarak gerçekleşmesini sağlamak olduğunu ifade etti. “Haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme hakkının hiçbir baskı ve sınırlama olmaksızın kullanılabilmesinin yolunu açmak” diyen Başkan Bekir Bayram, “Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların ve onların bağlı bulundukları kurumların hak ve menfaatlerini koruyarak geliştirmek deneğimizin ana ilkesidir. Basın, yayın, görsel, işitsel ve elektronik yayıncılık mesleğinde çalışanların kültürel gelişmesine, ekonomik ve sosyal refah düzeyinin yükselmesine katkıda bulunmak. Kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayın yapılmasına engel olmak, cevap ve düzeltme hakkına saygı gösterilmesini sağlamayı bir yükümlülük olarak kabul ediyoruz. Gazetecilik mesleğinin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumak derneğimizin ilkeleri arasında yer almaktadır” ifadesini kullandı. Giresun Gazeteciler Derneği, uluslararası ve ulusal alanda kabul görmüş basın meslek ilkelerini savunmak. Ulusal çıkarları, basın mesleğine ilişkin hak ve menfaatleri, mesleğin şeref, haysiyet ve nezahetini korumayı kendisine hedef kıldığını kaydeden Başkan Bekir Bayram, “Yasalar ve uluslararası anlaşmalarla gazetecilere tanınan hak ve özgürlükleri her türlü saldırıya karşı korunmasını sağlamaktır.. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüklerinin sınırlandırılmasına karşı mücadele etmektir. Mesleğin özel amaçlara ve çıkarlara alet edilmesini engellemek, meslek ilkelerine uyulmasını gözetmek ve mesleğin onurunu korumaktır. Basın hürriyetinin savunulması için, kamu ve özel kuruluşlarla, gerektiğinde uluslararası kuruluşlar nezdinde çalışmalar yapmak yaptırmaktır. Mesleği ilgilendiren bütün sorunları incelemek, çözüm yolları bulmak, bu yolda görevli diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, ortaklık kurmaktır. Bu kapsamda bölgesel, ulusal ve uluslararası nitelikteki meslek sorunlarını incelemek ve bunlarla ilgili çözüm yollarını tespit etmek için kanunların izin verdiği ölçüde diğer meslek kuruluşları ile ortak çalışmalar yapmak, mesleki dayanışmayı güçlendirmektir. Mesleki alanda dayanışmayı güçlendirmek, üyelerine ve üyelerinin çalıştıkları kurumlara gelişme olanakları sağlamaktır. Bu vesile ile vefatlarıyla aramızdan ayrılan dernek kurucularımıxı bir kez daha rahmet diliyorum” şeklinde konuştu. 46 yıllık derneğin kurumsal hafızasında ödül ve yarışmalar ayrı bir başlık oluşturdu. Giresun Gazeteciler Derneği, gazeteciliği yalnızca savunan değil, aynı zamanda ödüllerle teşvik eden bir çizgi kurdu. Kamuya açık kayıtlarda bu çizginin en görünür örneklerinden biri 2014’te duyurulan “Giresun Basın Ödülleri” oldu. Dernek, bu yarışmayı çalışan basın ve yayın mensuplarının üstün nitelikli çalışmalarını teşvik etmek, mesleki başarıyı desteklemek ve toplumda gazetecilik faaliyetlerine ilgi uyandırmak amacıyla düzenledi. Yarışmada yazılı basın için haber, araştırma-inceleme-röportaj, güncel yazı, spor haberi, haber fotoğrafı, spor fotoğrafı ve sayfa tasarımı; televizyon için haber, haber programı, spor programı, yerel belgesel ve görüntü; radyo için program ve haber; internet gazeteciliği için de içerik ve görsel alanlarında ödül başlıkları açıldı. Seçici kurul özel ödül de belirledi. Anadolu Ajansı arşivine giren kayıtlara göre Giresun Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği “Başarı Ödülleri Yarışması” 2007’de de sonuç verdi. Bu yarışmada AA muhabiri Mehmet Ekizoğlu, “Bebek Katili Bakteri Hortladı” başlıklı haberiyle “Yaygın Basın Haberi” dalında ödül aldı. Aynı yarışmada Giresun Dereli ilçesi yurt muhabiri Gülizar Şenel de “Bir Çuval Fındığı Getir, Buzdolabını Götür” başlıklı haberiyle mansiyon kazandı. Bu kayıt, derneğin yerel basın kadar yaygın basın üretimini de değerlendiren bir ödül pratiği kurduğunu gösterdi. Derneğin verdiği ödüller yalnızca yarışma formatında kalmadı. 25. kuruluş yılı nedeniyle 2005’te düzenlenen gecede Kanal D İcra Kurulu Başkanı Arzuhan Yalçındağ, Kelkit Platformu’na katkıları nedeniyle Giresun Gazeteciler Derneği tarafından ödüle layık görüldü. Bu tören, derneğin bazı dönemlerde gazetecilik ürünlerinin yanında bölgesel girişimlere ve kamusal katkıya da takdir sunduğunu ortaya koydu. Son dönemde derneğin ödül pratiği, meslekte emek ve sürekliliği öne çıkaran plaket programlarıyla da genişledi. Giresun Gazeteciler Derneği, 8 Mart 2024’te Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla meslekte 20 yılını dolduran kadın gazetecileri plaketle ödüllendirdi. Törende Sadberk Denizel, Sabriye Aydeniz, Serpil Gürgen, Emsal Özturan, Aslı Işık, Suna Akbaş, İnci Zere ve Aygüzen Öğütçü’ye plaket verildi. Bu adım, derneğin ödül anlayışını yalnızca haber başarısına değil, meslekte kalıcılığa ve emeğe de bağladığını gösterdi. Giresun Gazeteciler Derneği yalnızca ödül veren bir kurum olarak değil, ödül alan bir meslek örgütü olarak da öne çıktı. Derneğin resmî sitesi ve yerel basın kayıtları, GGD’nin 2021’de Karadeniz Haberci’nin düzenlediği “Yılın Enleri” organizasyonunda Karadeniz Bölgesi’nin Yılın Gazeteciler Cemiyeti ödülüne layık görüldüğünü gösteriyor. Ankara’daki törende ödül, dernek adına Emre Bayram tarafından alındı. Bu ödül, Giresun’daki meslek örgütlenmesinin bölgesel ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koydu. Derneğin kurumsal gücü yalnızca ödüllerle değil, temsil kapasitesiyle de büyüdü. Resmî kayıtlara göre 2023 genel kurulunda Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu delegeliklerine Bekir Bayram, Ufuk Kekül, Mustafa Öztürk, Osman Kıroğlu, Ziya Gökçe ve Asım İnan seçildi. 2025’te ise Bekir Bayram, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu yönetiminde genel başkan yardımcılığı görevine getirildi. Bu tablo, Giresun Gazeteciler Derneği’nin yerel sınırların ötesine taşan bir meslek ağı içinde yer aldığını gösterdi. Kurumsal geçmişin temelinde ise güçlü bir kurucu hafıza bulunuyor. Basın kayıtlarında derneğin Yusuf Zeki Akdağ, Ali Gülertekin, Hasan Öğütçü, Mehmet Yüksel, Tahsin Dervişoğlu, Mustafa Dağ, Nurten Pamuk Akdağ, Haluk Aktan ve Selami Çelebi tarafından kurulduğu yer alıyor. Aynı kayıtlarda Yusuf Zeki Akdağ kurucu başkan olarak anılırken, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel geçmiş dönem başkanları arasında gösteriliyor. 2021 genel kurulunda da Yusuf Zeki Akdağ, Hasan Öğütçü, Ali Gülertekin ve Mehmet Yüksel’e onursal başkan payesi verildi. Mehmet Yüksel’in 1993-2005 arasında dernek başkanlığı yaptı. 46. yaşına giren dernek, bir yandan basın özgürlüğü, ifade hürriyeti ve gazetecinin hakkı için söz söylüyor; diğer yandan ödül yarışmaları, plaket törenleri ve bölgesel temsil gücüyle Giresun basınının kurumsal hafızasını canlı tutuyor. Bekir Bayram’ın 46. yıl mesajı da bu çizgiyi net biçimde ortaya koyuyor: gazetecilikte haber alma hakkı, meslek onuru, dayanışma ve özgür basın mücadelesi birlikte savunulacak.

MADALYA TÖRENİNDEKİ BOŞLUĞA TEK CÜMLE YOK Haber

MADALYA TÖRENİNDEKİ BOŞLUĞA TEK CÜMLE YOK

MADALYA TÖRENİNDEKİ BOŞLUĞA TEK CÜMLE YOK Giresun’da yapılan Okullararası Badminton Gençler Kız-Erkek Türkiye Birinciliği tamamlandı, kupalar verildi, tören bitti. Ancak final kürsüsünde ev sahibi kenti temsilen hiçbir yetkilinin yer almamasıyla ilgili 15 Mart’taki haberin ardından da ne ilgili müdürlükten ne Valilikten tek satırlık açıklama geldi. Giresun’da 10-13 Mart 2026 tarihlerinde düzenlenen Okullararası Badminton Gençler Kız-Erkek Türkiye Birinciliği sona ermiş, kupalar ve madalyalar sahiplerine takdim edilmişti. Ancak organizasyonun final gününde akıllarda kalan asıl görüntü, ödül töreninde Giresun’u temsilen hiçbir yetkilinin bulunmaması olmuştu. Türkiye finallerine ev sahipliği yapan bir şehirde, dereceye giren sporcular kürsüye çıkarken ev sahibi kentin resmi temsilinin ortada olmaması, organizasyonun en görünür anında ciddi bir boşluk yarattı. Madalyalar verildi, ödüller dağıtıldı; fakat Giresun adına o karede bulunması gereken isimler yer almadı. Törende ödüllerin antrenörler ve organizasyon içindeki görevliler eliyle takdim edilmesi, eksikliği daha da görünür hale getirdi. HABER YAPILDI, KURUMLAR SESSİZ KALDI Bu tablo 15 Mart’ta kamuoyuna taşındı. Haber yayımlandı, eksiklik açık biçimde ortaya konuldu. Buna rağmen aradan geçen sürede ne ilgili müdürlükten ne de Giresun Valiliği’nden kamuoyuna dönük herhangi bir açıklama geldi. Yaşanan görüntüyle ilgili bir değerlendirme yapılmadı, sorumluluk üstlenen bir cümle kurulmadı, özür niteliğinde bir ifade dahi kullanılmadı. Buradaki temel sorun, yalnızca bir törene kimin katıldığı meselesi değil. Asıl sorun, ev sahibi kent adına ortaya çıkan temsil eksikliğinin fark edilmemesi ya da fark edilse bile kamuoyu önünde önemsenmemesi görüntüsüdür. Bir Türkiye finalinde yaşanan bu boşluğun ardından tek cümlelik açıklamanın bile yapılmaması, eleştiriyi daha da büyüten unsur değil; eleştiriyi cevapsız bırakan unsur oldu. KÜRSÜDE SPORCU VARDI, EV SAHİBİ YOKTU Bir spor organizasyonunda ödül töreni, işin vitrinidir. Şampiyonanın kapanış anı, ev sahibi kentin kendini gösterdiği, organizasyona verdiği önemi ortaya koyduğu bölümdür. Giresun’daki finalde ise sporcular kürsüdeydi, madalyalar hazırdı, tören yapıldı; ama ev sahibi şehrin resmi temsili o fotoğrafın içinde yoktu. Bu nedenle mesele yalnızca bir protokol ayrıntısı olarak görülemez. Çünkü kürsü anı, organizasyonun hafızada kalan en güçlü anıdır. O anın boş bırakılması, ev sahipliği yapılan organizasyonun kapanışına gölge düşüren idari bir zafiyet görüntüsü doğurdu. SORU BASİT, CEVAP YOK Ortada karmaşık bir tablo yok. Soru son derece açık: Giresun’da yapılan Türkiye finallerinin ödül töreninde neden Giresun’dan hiçbir yetkili yer almadı? Bu soruya bugüne kadar verilmiş resmi bir yanıt bulunmuyor. Daha da dikkat çekici olan ise, bu eksikliğin haberleştirilmesinden sonra bile ilgili kurumların sessiz kalmayı tercih etmesi. Kamuoyu, büyük laflar değil, net bir açıklama bekliyor. “Eksiklik yaşandı” denilebilir, “katılım sağlanamadı” denilebilir, “gerekli hassasiyet gösterilemedi” denilebilir. Ama hiçbir şey söylenmemesi, yaşanan görüntünün olduğu gibi kabullenildiği izlenimini güçlendiriyor. GİRESUN’A YAKIŞAN BU DEĞİLDİ Giresun önemli bir okul sporları organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen sporcular bu şehirde mücadele etti, dereceye giren isimler burada kürsüye çıktı. Fakat organizasyonun kapanışında ortaya çıkan tablo, sportif başarının önüne geçen bir temsil eksikliği bıraktı. Sonuç değişmiş değil: Madalyalar verildi, tören tamamlandı, organizasyon kapandı. Ama ödül kürsüsündeki boşluğa ilişkin ne bir izah geldi ne bir öz eleştiri ne de kamuoyunu ciddiye alan bir açıklama. Giresun adına asıl sorun da tam burada duruyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.