Hava Durumu

#Güvenlik

giresunsonhaber - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Haber

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI

BULANCAK’TA TESCİLLİ YAPI KALDIRILDI Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki ciddi biçimde yıpranan tescilli yapının kontrollü şekilde kaldırıldığını açıkladı. Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, işlemin vatandaş güvenliği gözetilerek yapıldığını ve yapının aslına uygun biçimde yeniden kazandırılması için ilk adımın atıldığını belirtti. BAŞKAN SIBIÇ: GÜVENLİK İÇİN KALDIRDIK, YENİDEN KAZANDIRACAĞIZ Bulancak Belediyesi, İhsaniye Mahallesi’ndeki tescilli yapıya bugün kontrollü müdahale etti. Başkan Necmi Sıbıç, yapının zaman içinde ciddi biçimde yıprandığını, risk oluşturduğunu, işlemin gerekli kurul kararları doğrultusunda yürütüldüğünü ve hedefin yapıyı aslına uygun biçimde yeniden kente kazandırmak olduğunu açıkladı. ESKİ YAPILARDA EN KRİTİK BAŞLIK ASBEST Bu tür yapılarda asıl teknik tartışma asbest başlığında yoğunlaşıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre asbest Türkiye’de 2010 yılına kadar çeşitli yapı malzemelerinde kullanıldı. Marley, boru, levha, eternit, conta, asbestli çimento paneller, baca ve dekoratif kaplamalar bu başlığın içine giriyor. Bakanlık, asbest liflerinin havada solunur hale gelmesi durumunda akciğerde birikerek ciddi sağlık riskleri ve kansere yol açabildiğini açık biçimde belirtiyor. ŞÜPHE VARSA TEST, ULAŞILAMAYAN ALANDA VARSAYIM ESASI Yapının yaşına bakarak tek başına “asbest vardır” ya da “asbest yoktur” hükmü kurulamaz. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım rehberleri, yıkıma başlamadan önce asbest varlığının tespit edilmesini, ulaşılması zor bölgelerde şüphe varsa asbest varmış gibi hareket edilmesini ve söküm planının buna göre hazırlanmasını esas alıyor. Bu yaklaşım, çalışanı da çevrede yaşayan yurttaşı da aynı anda korumayı hedefliyor. TESCİLLİ YAPILAR KAPSAM DIŞINDA, ASBEST RİSKİ AYRI MEVZUATTA DURUYOR “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik” tescilli yapıların yıkımlarını kapsam dışında bırakıyor. Buna karşın aynı yönetmelik, genel binalarda asbest ve benzeri tehlikeli kimyasal içeren imalatlar sökülüp uzaklaştırılmadan ana yıkıma geçilemeyeceğini düzenliyor. Yönetmelik ayrıca yıkıma başlanmadan önce asbestli imalatın var olup olmadığının araştırılmasını, varsa türü, miktarı ve yerini belirleyen envanter çalışmasının yapılmasını ve katı numune alma ile analiz işlemlerinin yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından yürütülmesini zorunlu tutuyor. Bu nedenle tescilli bir yapıda koruma kurulu kararı bulunması, asbest başlığını ortadan kaldırmıyor; asbest güvenliği ayrı bir teknik yükümlülük olarak masada kalıyor. İŞ PLANI, BİLDİRİM VE BELGELİ EKİP ŞARTI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yıkım ve asbest rehberleri, asbestli söküm işine başlamadan önce işverenin iş planı hazırlamasını ve Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne bildirim yapmasını öngörüyor. Bildirimde işyerinin unvanı ve adresi, sökülecek asbestin türü ve miktarı, yapılacak iş, çalışan sayısı, başlama tarihi, tahmini süre ile asbest söküm uzmanı ve asbest söküm çalışanı belgeleri yer alıyor. İş planında ise kullanılacak yöntem, ekipman, çalışanların korunması ve arındırılması ile çevredeki kişilerin korunmasına ilişkin tedbirler yazılıyor. Bakanlığın sıkça sorulan sorular sayfası da asbest söküm, yıkım, tamir, bakım ve uzaklaştırma alanlarında ölçüm ve numune alma işlemlerinin akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvarlarca yapıldığını vurguluyor. TOZ, ATIK VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ AYNI DOSYANIN PARÇASI Yıkım mevzuatı, toz emisyonunun kontrolü için önlem belirlenmesini ve toz bastırma sistemlerinin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Bakanlığın asbest rehberleri de asbestli atıkların tehlikeli atık sınıfında olduğunu, lisanslı taşıma araçlarıyla düzenli depolama tesisine götürülerek bertaraf edilmesi gerektiğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle mesele yalnızca binanın kaldırılması değil; tozun yayılmaması, atığın karışmaması ve bertaraf zincirinin kayıtlı biçimde işletilmesi.

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Haber

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama gündemiyle yapılan toplantı dün sert tepkilere sahne oldu. Köylülerin protestoları ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ardından AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, köyde endişeleri dinlediklerini, talepleri not aldıklarını ve vatandaşlarla irtibat halinde kalacaklarını açıkladı. Tirebolu’ya bağlı Sekü köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle yükselen gerilim, dün yapılan toplantıyla yeni bir aşamaya taşındı. Köyde düzenlenen buluşmada vatandaşlar, bölgede yürütülen sondaj ve maden faaliyetlerine karşı itirazlarını doğrudan dile getirdi. Toplantıda zaman zaman sesler yükseldi, protestolar yaşandı ve köylülerin tepkisi açık biçimde ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan haber ve görüntülerde, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın toplantı sırasında yoğun tepkiyle karşılaştığı görüldü. Köylüler, özellikle bölgede daha önce yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevreye verdiğini savundukları zararları gündeme taşıdı. Su kaynakları, tarım alanları, yaşam alanları ve köyün geleceği toplantının en sert başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda kadınların da yoğun biçimde söz aldığı, bazı köylülerin geçmişte iktidar partisine oy verdiklerini ancak bugün maden faaliyetleri nedeniyle ciddi kaygı yaşadıklarını dile getirdiği aktarıldı. Tepkilerin odağında yalnızca yeni sondaj girişimi değil, yakın çevrede daha önce yaşandığı öne sürülen çevresel tahribat da vardı. Köylüler, bölgede yeni bir maden adımına rıza göstermeyeceklerini yüksek sesle ifade etti. Toplantının ilerleyen dakikalarında gerilim daha da arttı. Sosyal medyada dolaşıma giren anlatımlarda ve haber metinlerinde, Elmas’ın konuşmasının protestolar nedeniyle sık sık kesildiği, bazı vatandaşların doğrudan itiraz ettiği ve toplantının tansiyonunun yükseldiği belirtildi. Yine aynı paylaşımlarda, bazı köylülerin “artık milletvekiline ihtiyacımız yok” diyerek tepki gösterdiği, bir vatandaşın mikrofon alarak bölgede yaşayanların büyük çoğunluğunun yıllardır AK Parti’ye oy verdiğini söyleyip sert sözlerle itirazda bulunduğu ifade edildi. Sekü’deki tepki yalnızca toplantı salonuyla sınırlı kalmadı. Köylüler, yaşam alanlarının taş ocakları ve maden sahaları arasında sıkıştığını savundu. En büyük kaygı başlıkları arasında içme ve kullanma suyu kaynaklarının kirlenmesi, doğanın zarar görmesi, üretim alanlarının etkilenmesi ve günlük hayatın güvenlik uygulamaları nedeniyle zorlaşması yer aldı. Toplantının ardından Nazım Elmas yazılı bir açıklama yaptı. Elmas, Sekü köyünü ziyaret ederek hemşehrilerinin maden gündemiyle ilgili endişelerini dinlediklerini, taleplerini aldıklarını ve yetkililerden temin ettikleri bilgileri vatandaşlarla paylaştıklarını söyledi. Elmas, toplantının iki aşamalı gerçekleştiğini, ilk bölümde yaklaşık 20 dakikalık bilgilendirme yapıldığını, namaz arasının ardından soru ve taleplerin dinlendiğini belirtti. Elmas, bölgede şu anda yürütülmek istenen işlemin “maden arama” faaliyeti olduğunu vurguladı. Maden çıkarma aşamasına ancak ÇED süreci tamamlanırsa geçilebileceğini kaydeden Elmas, mevzuata uymayan, insan ve çevre için risk oluşturan her işlemin karşısında olduklarını ifade etti. Elmas ayrıca Türkiye genelinde maden çıkarma ruhsatı başvurularının yalnızca küçük bir bölümünün izin alabildiğini dile getirdi. Milletvekili Elmas’ın paylaştığı bilgilere göre Sekü köylüleri toplantıda beş temel talebi öne çıkardı. Köyde yapılacak her çalışma öncesinde vatandaşın önceden bilgilendirilmesi istendi. Su kaynaklarının kirlenmesi ve kuruması ihtimaline karşı hiçbir tedbirden taviz verilmemesi talep edildi. Güvenlik uygulamalarının köylünün günlük yaşamını ve çalışma düzenini aksatmaması gerektiği vurgulandı. Maden sahalarındaki denetimlerin sürmesi ve çevre mevzuatına aykırı durumlarda daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısı yapıldı. Bölgedeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için kamu kurumlarının düzenli ve doğru bilgilendirme yapması talep edildi. Elmas, toplantıya sonradan katılan bazı kişilerin konuşmaların tamamına hakim olmadan farklı yorum ve davranışlar sergilediğini savundu. Buna rağmen köylülerin soru, endişe ve taleplerini not aldıklarını belirten Elmas, vatandaşlarla irtibat halinde kalma kararı aldıklarını açıkladı. Açıklamasını, Sekü köyü sakinlerine ve köy muhtarına teşekkür ederek tamamladı. Sekü’de dün yaşananlar, bölgedeki maden tartışmasının teknik bir izin sürecini aşarak doğrudan sosyal ve siyasal bir gerilime dönüştüğünü gösterdi. Köylüler sahada daha güçlü güvence ve açık taahhüt istiyor. Elmas ise sürecin maden arama aşamasında olduğunu, taleplerin takip edileceğini ve vatandaşın yanında olduklarını savunuyor. Bölgedeki gerilim, bundan sonraki idari adımlar ve sahadaki uygulamalarla birlikte daha da yakından izlenecek.

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP Haber

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER HAMLESİNE AKKUYU’DA YAKIN TAKİP Giresun Üniversitesi’nin nükleer enerji ekibi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde teknik inceleme yaptı. Prof. Dr. Ayhan Kara, santralin devreye girmesiyle Türkiye’nin enerji alanında yeni bir eşiğe ulaşacağını söyledi. AKKUYU’DA SAHADA İNCELEME Giresun Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nükleer Enerji Teknolojileri ve Reaktör Tasarımı ekibi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde kapsamlı teknik inceleme gerçekleştirdi. Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu ile T3 Vakfı’nın davetiyle yapılan ziyarete Prof. Dr. Ayhan Kara, Doç. Dr. Faruk Güner ve doktora öğrencisi Emil Mammadzada katıldı. REAKTÖR SİSTEMLERİ VE GÜVENLİK ALTYAPISI İNCELENDİ Heyet, dört üniteden oluşan santral sahasında reaktör sistemlerini, güvenlik altyapılarını, inşaat ve devreye alma süreçlerini yerinde gördü. İşletme stratejilerine ilişkin teknik sunumlar Rus nükleer mühendisler tarafından yapıldı. Ziyaret boyunca ileri düzey nükleer teknoloji uygulamaları ve uluslararası mühendislik standartlarının sahadaki karşılığı doğrudan incelendi. AYHAN KARA: TÜRKİYE ENERJİDE YENİ BİR EŞİKTE Prof. Dr. Ayhan Kara, Akkuyu’nun yalnızca büyük bir enerji yatırımı olmadığını, Türkiye’nin enerji geleceği açısından stratejik bir eşik olduğunu vurguladı. Kara, tüm sistem devreye alındığında santralin Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’unu karşılayacak kapasiteye ulaşacağını belirterek, bu tablonun enerji arz güvenliği açısından kritik değer taşıdığını ifade etti. AKADEMİK BİRİKİM SAHAYLA BULUŞTU Teknik ziyaret, üniversite bünyesinde yürütülen akademik çalışmaların sahadaki ileri mühendislik uygulamalarıyla birleştiği önemli bir adım oldu. Giresun Üniversitesi ekibi, nükleer enerji alanındaki teorik bilgi birikimini Türkiye’nin en stratejik projelerinden birinde doğrudan gözlemleme fırsatı buldu. Bu temasın, üniversitedeki bilimsel üretime ve teknik yetkinliğe yeni katkılar sunması bekleniyor. YERLİ VE MİLLÎ TEKNOLOJİ VURGUSU Kara, Türkiye’nin nükleer enerji alanında yalnızca yatırım yapan değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini de dile getirdi. Yerli ve millî nükleer reaktör teknolojilerinin geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığını belirten Kara, Türkiye’nin bu alanda daha güçlü bir konuma ulaşmasının artık ertelenemez bir hedef olduğunu kaydetti. TEŞEKKÜR MESAJI Giresun Üniversitesi heyeti, ziyaretin gerçekleşmesine katkı sunan T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na, TENMAK’a, Akkuyu Nükleer A.Ş.’ye ve Rosatom yetkililerine teşekkür etti. Akkuyu’daki teknik inceleme, Türkiye’nin enerji vizyonuna akademik katkının güçlenmesi bakımından dikkat çeken bir adım olarak kayda geçti.

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER Haber

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, 1 Nisan 2026 tarihli basın açıklamasında hükümetin iç ve dış politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Taşgöz, NATO yapılanmaları, dış politika, güvenlik, eğitim, aile, uyuşturucu ve enerji başlıklarında partisinin görüşlerini ve çözüm önerilerini sıraladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, yayımladığı basın açıklamasında hükümetin iç ve dış politikadaki uygulamalarını eleştirdi. Taşgöz, açıklamasında özellikle Adana ve İstanbul’da planlandığını belirttiği NATO karargâhları üzerinden “millî egemenlik” vurgusu yaptı. Taşgöz, “Ülkemiz bugün kritik bir yol ayrımında bulunuyor. Hükümetin vizyonsuz politikaları ulus-devletimizi ve Cumhuriyetimizi büyük bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. İYİ Parti olarak milletin aklına ve vicdanına sesleniyoruz” dedi. NATO KARARGÂHLARI TEPKİSİ Taşgöz, açıklamasında Adana’daki 6. Kolordu Komutanlığı’nın NATO Çokuluslu Kolordu Karargâhı’na dönüştürülmesine yönelik çalışmaları ve İstanbul Anadolukavağı/Beykoz’da kurulacağını ifade ettiği NATO Deniz Unsur Komutanlığı’nı “millî egemenliğe en büyük tehdit” olarak niteledi. Taşgöz, bu durumu İran gerilimi ve PKK tehdidi sürerken “topraklarımızı, ordumuzu ve Boğaz’ımızı yabancı komutaya açmak” olarak değerlendirdi. İYİ Parti’nin bu başlıktaki çözüm önerisini de açıklayan Taşgöz, “Bu çokuluslu karargâhlar derhal iptal edilsin. 6. Kolordu ve Boğaz’daki birlikler tamamen Türk komutasında güçlendirilsin. Türk Paktı ile Azerbaycan, KKTC ve diğer Türk devletleriyle bağımsız millî savunma ittifakı oluşturalım” ifadelerini kullandı. DIŞ POLİTİKA VE İRAN KRİZİ Taşgöz, hükümetin İran-ABD-İsrail geriliminde “duygusal ve hesapsız adımlar” attığını savundu. Açıklamada, Türkiye’nin tarafsızlık ilkesinden uzaklaştırıldığı görüşü dile getirildi. Bu başlıkta partisinin yaklaşımını da açıklayan Taşgöz, “Tarafsızlığımızı koruyalım. Türk Paktı’nı hemen hayata geçirelim ve ‘Türk’ün kanı Türk’ün kanıdır’ ilkesiyle millî, bağımsız bir dış politika izleyelim” dedi. GÜVENLİK, UYUŞTURUCU VE EĞİTİM MESAJLARI Taşgöz, açıklamasında sokak güvenliği ve şiddet olaylarına da yer verdi. Sokakların çetelere ve mafyaya teslim edildiğini öne süren Taşgöz, “Güvenli Sokaklar” projesiyle emniyet ve jandarmanın güçlendirilmesini, şiddet faillerine ise caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi. Gençlerin uyuşturucu tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirten Taşgöz, “Millî Gençlik Kalkanı” projesiyle okullarda bilinç, spor ve ahlak eğitiminin güçlendirilmesini, hudutların sıkı şekilde korunmasını ve uyuşturucu tacirlerine sıfır tolerans gösterilmesini savundu. Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerinde ise müfredatın Türk tarihi ve Türk dünyası değerleriyle yeniden şekillendirilmesini isteyen Taşgöz, her okulda “Türk Gençliği Ahlak ve Dayanışma” dersinin zorunlu hale getirilmesini önerdi. AİLE, KADIN CİNAYETLERİ VE ENERJİ BAŞLIKLARI Taşgöz, açıklamasında aile yapısındaki bozulma ve kadın cinayetlerine de değindi. “Türk Ailesi Destek Paketi” ile doğurganlığın teşvik edilmesini, “Türk Kadını Koruma Yasası” çıkarılmasını ve aile içi şiddete sıfır tolerans uygulanmasını istedi. Enerji politikalarıyla ilgili olarak da sert eleştirilerde bulunan Taşgöz, enerji kaynaklarının yabancı şirketlere bırakıldığını savundu. Bu alanda “Türk Enerji Bağımsızlık” projesinin hayata geçirilmesini ve neo-kolonyal tehditlere karşı “Türk Medeniyet Projesi”nin başlatılmasını önerdi. AÇIKLAMAYI ÇAĞRIYLA TAMAMLADI Taşgöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu çöküşü ancak millî bir irade durdurabilir. İYİ Parti olarak Cumhuriyetimizi, Türk milletini ve memleketimizi,daha iyi yarınlara taşımak adına buradayız. Yaşasın Türk Milleti! Yaşasın Büyük ve müreffeh Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Adalet ve Hürriyet!” İYİ Parti Giresun İl Başkanlığı da açıklamada Giresunluları bu duruş etrafında birleşmeye ve destek vermeye davet etti.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Türkiye güvendedir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Türkiye güvendedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajda hem bayram tebriklerini iletti hem de güvenlik, dış politika ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajında, bayramın Türkiye, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini temenni etti. Mesajında güvenlik konularına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden girişimlere karşı kararlı bir tutum sergilediğini belirterek, milletin huzur ve güvenliğini güçlendirecek adımların sürdürüleceğini vurguladı. Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in saldırıları ve insani yardım girişlerini engelleyen uygulamaları nedeniyle bölgedeki insanların bayramı zor şartlar altında geçirdiğini ifade ederek, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülen sürece de değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ele alınacağını belirtti. Sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Erdoğan, örgütün tasfiyesine yönelik adımların gecikmeden atılacağını söyledi. https://twitter.com/tcbestepe/status/2034559539454922893 Türkiye’nin güçlü bir yönetimle yoluna devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Allah’ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadrolarla hedeflerine doğru ilerlemektedir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Türkiye güvendedir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bayram mesajı: Türkiye güvendedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajda hem bayram tebriklerini iletti hem de güvenlik, dış politika ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı video mesajında, bayramın Türkiye, İslam alemi ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini temenni etti. Mesajında güvenlik konularına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden girişimlere karşı kararlı bir tutum sergilediğini belirterek, milletin huzur ve güvenliğini güçlendirecek adımların sürdürüleceğini vurguladı. Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in saldırıları ve insani yardım girişlerini engelleyen uygulamaları nedeniyle bölgedeki insanların bayramı zor şartlar altında geçirdiğini ifade ederek, “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürütülen sürece de değindi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ele alınacağını belirtti. Sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade eden Erdoğan, örgütün tasfiyesine yönelik adımların gecikmeden atılacağını söyledi. https://twitter.com/tcbestepe/status/2034559539454922893 Türkiye’nin güçlü bir yönetimle yoluna devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, Allah’ın izniyle güvendedir, emin ellerdedir. Tecrübeli ve liyakatli kadrolarla hedeflerine doğru ilerlemektedir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.