Hava Durumu

#Güvenlik

giresunsonhaber - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor Haber

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor

Milli Savunma Bakanlığı, düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında S-400 sistemleri, Kıbrıs meselesi ve Türkiye-Mısır savunma ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık, S-400 ile ilgili süreçlerin sürdüğünü, Mısır ile askerî iş birliğinin ise yeni adımlarla güçlendirildiğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Millî Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan bilgilendirmenin ardından, basın mensuplarının gündeme dair soruları yanıtlandı. S-400 ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri'nin güncel durumuna yönelik soruya cevap veren MSB, çalışmaların çok yönlü olarak devam ettiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Somut gelişmeler yaşandığında kamuoyuyla paylaşılacaktır." ifadeleri kullanıldı. MSB'DEN AVRUPA PARLAMENTOSU'NUN KIBRIS KARARINA TEPKİ Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs meselesine ilişkin alınan karar hakkında değerlendirmelerde bulunan MSB, söz konusu kararı kabul etmediğini bildirdi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının geçmişte maruz kaldığı saldırıların ve yaşanan hadiselerin görmezden gelindiği belirtilerek, Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı garantörlük hakları doğrultusunda gerçekleştirdiği vurgulandı. Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve varlığını korumayı sürdüreceği kaydedilen açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'daki mevcudiyetinin barış ve istikrarın teminatı olduğu ifade edildi. TÜRKİYE-MISIR SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR Türkiye ile Mısır arasındaki askerî ilişkilerin son dönemde ciddi bir ivme kazandığını belirten Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik diyaloğunun artırıldığını ifade ederken; askeri eğitim, müşterek faaliyetler ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği adımlarının atıldığını duyurdu. Tuğamiral Aktürk, Haziran 2026'da Türkiye ve Mısır'da hava unsurlarının katılımıyla icra edilen tatbikatların, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilme kabiliyetini artırdığını ve karşılıklı tecrübe paylaşımına destek sağladığını kaydetti. Açıklamada, iki ülkenin savunma bakanlıkları düzeyinde gerçekleştirilen görüşmelerde ikili savunma ve güvenlik konularının masaya yatırıldığı belirtilirken, görüşmeler neticesinde iki ülke arasında "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu" imzalandığı; bu belgenin Türkiye ve Mısır arasındaki savunma iş birliğini kurumsal bir çerçevede geliştirmeyi, bölgesel barış ve istikrara katkı sunacak yeni iş birliği alanları açmayı hedeflediği duyuruldu.

81 ilde organize suç örgütlerine büyük operasyon! Genelge sonrası ilk dalga: 841 gözaltı Haber

81 ilde organize suç örgütlerine büyük operasyon! Genelge sonrası ilk dalga: 841 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütlerine yönelik ülke genelinde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda 48 ayrı operasyonda 841 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, "Suç örgütlerine karşı tavizsiz mücadelemiz sürecek" mesajını verdi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleriyle mücadele kapsamında Türkiye genelinde yürütülen geniş çaplı operasyonların bilançosunu paylaştı. Bakan Gürlek, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde suç örgütlerine karşı kararlı mücadelenin sürdüğünü vurguladı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgiye göre, hafta başında 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu genelgenin ardından bu sabah ülke genelinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Toplam 48 operasyonda 841 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlar kapsamında, 31 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda 24 ilde Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesi kapsamında düzenlenen 35 operasyonda 711 şüpheli hakkında işlem gerçekleştirildi. Ayrıca 10 Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda 10 ilde düzenlenen 13 operasyonda ise örgütlü suç kapsamında olmayan benzer suçlardan 130 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bakan Gürlek, devletin suç örgütlerine karşı mücadelesinin kararlılıkla süreceğini belirterek, şehirlerin huzurunu bozmaya, gençleri suça sürüklemeye ve esnafı tehdit eden yapılara asla izin verilmeyeceğini ifade etti. Operasyonlarda görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, savcılara, emniyet ve jandarma teşkilatına teşekkür eden Bakan Gürlek, kamu düzeni ve vatandaşların güvenliği konusunda tavizsiz mücadelenin devam edeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini, esnafımızın emeğini ve kamu düzenini hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. 18 Haziran 2026 tarihli Millî Güvenlik Kurulu… — Akın Gürlek (@abakingurlek) June 26, 2026

SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR Haber

SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR

ERİKLİMAN’DA KARAVAN TEHLİKESİ: SAHİL HATTI KONTROLSÜZ KONAKLAMA ALANINA DÖNÜŞÜYOR Giresun’un şehir içinde kalan Erikliman sahil hattında uzun süreli bekleyen karavanlar; atık su, tuvalet atığı, gri su boşaltımı, çöp birikimi, kötü koku, haşere, görüntü kirliliği, yangın riski ve kamu alanı işgali açısından ciddi bir çevre ve toplum sağlığı sorunu oluşturuyor. Şehir içinde, deniz kıyısında ve yoğun kullanılan bir ulaşım hattı üzerinde bulunan Erikliman’da karavanların kontrolsüz şekilde konaklaması, artık yalnızca park düzeniyle açıklanamayacak bir risk alanı üretmektedir. Altyapısı olmayan sahil noktalarında uzun süreli karavan bekleyişi, kıyı kullanımını daraltırken çevre hijyeni ve halk sağlığı açısından da acil müdahale gerektiren bir tablo ortaya çıkarmaktadır. TEHLİKE SADECE GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ DEĞİL Erikliman’daki karavan yoğunluğu, dışarıdan bakıldığında yalnızca sahil hattında bekleyen araçlar gibi görülebilir. Ancak karavanlar, geçici yaşam alanı olarak kullanıldığında su tüketimi, tuvalet ihtiyacı, atık su, evsel çöp, yemek artığı, deterjanlı gri su ve kötü koku üretir. Bu atıkların kanalizasyon bağlantısı, lisanslı atık su toplama sistemi, kimyasal tuvalet bertaraf ünitesi ve düzenli temizlik altyapısı olmadan güvenli şekilde yönetilmesi mümkün değildir. Karavanların altyapısız şehir içi alanlarda uzun süreli beklemesi, doğrudan çevre sağlığı riski oluşturmaktadır. ATIK SU, TUVALET VE GRİ SU RİSKİ BÜYÜYOR Karavanlarda oluşan siyah su, insan dışkısı ve idrar kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Gri su ise lavabo, duş, mutfak ve temizlik sularından kaynaklanır; deterjan, yağ, organik madde ve mikroorganizma içerebilir. Bu atıkların toprağa, yağmur suyu kanallarına, dere yatağına veya deniz kıyısına karışması; bakteri, virüs, parazit, kötü koku ve çevre kirliliği açısından ciddi risk oluşturur. Erikliman gibi denizle temas eden sahil bölgelerinde bu risk daha da ağırlaşır. Çünkü kıyı alanları hem ekolojik açıdan hassas hem de yurttaşların ortak kullanımına açık kamusal alanlardır. KAMU ALANI ÖZEL KONAKLAMA SAHASINA DÖNÜŞÜYOR Karavanların uzun süre aynı bölgede beklemesiyle birlikte sahil hattı, yol kenarları ve yeşil alanlar fiilen özel konaklama alanı gibi kullanılmaktadır. Masa-sandalye açılması, kamp düzeni kurulması, çamaşır asılması, atık bırakılması ve geceleme yapılması, kamu alanının ortak kullanım niteliğini zayıflatmaktadır. Erikliman sahili, belirli araç kullanıcılarının uzun süreli kullanımına bırakılacak bir konaklama sahası değildir. Bu alan, Giresun halkının ortak kıyı kullanım hakkı içinde değerlendirilmelidir. KÖTÜ KOKU, HAŞERE VE ÇÖP BİRİKİMİ YAŞAM KALİTESİNİ ETKİLER Altyapısız karavan yoğunluğu; evsel çöp, yemek artığı, açıkta bırakılan atık, deterjanlı su ve düzensiz temizlik nedeniyle kötü koku ve haşere riskini artırır. Sinek, böcek, kemirgen ve koku oluşumu yalnızca karavan kullanıcılarını değil; çevrede yaşayan yurttaşları, sahil hattını kullananları ve bölgeden geçenleri de etkiler. Şehir içinde bu tür risklerin görmezden gelinmesi, temizlik hizmetlerinin yükünü artırır ve çevre sağlığı denetimini zorlaştırır. YANGIN VE GÜVENLİK RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ Karavanlarda tüp, elektrik bağlantısı, ısıtıcı, pişirme ekipmanı ve yanıcı malzemeler bulunabilir. Görevlisi olmayan, güvenlik önlemi alınmayan, yangın mesafesi belirlenmeyen ve acil müdahale altyapısı bulunmayan alanlarda bu risk büyür. Resmi karavan parklarında aydınlatma, kamera, görevli personel, yangın söndürme ekipmanı, araçlar arası güvenli mesafe ve acil müdahale düzeni bulunmasının nedeni budur. Erikliman gibi kontrolsüz sahil alanlarında bu riskler yönetilemez. KARAVAN TURİZMİ ŞEHİR İÇİ SAHİL HATTINDA BAŞIBOŞ BIRAKILAMAZ Giresun’un doğal güzellikleri ve sahil hattı karavan kullanıcıları için cazip olabilir. Ancak turizm faaliyeti, çevre sağlığı kurallarının yerine geçemez. Karavan turizmi desteklenecekse bu destek; şehir içi sahil alanlarının kontrolsüz konaklama alanına dönüşmesine izin verilerek değil, altyapılı ve denetimli resmi karavan parklarıyla sağlanmalıdır. Giresun’da karavan turizmini sürdürülebilir hale getirecek model, Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgelerinde uzun süreli bekleyişe izin vermek değil; bu faaliyeti şehir dışına yakın, altyapılı, kayıtlı ve denetimli alanlara taşımaktır. GİRESUN İÇİN 10 MADDELİK KARAVAN PARK ÖNERİSİ Giresun’da karavan turizminin çevreye, halk sağlığına ve kent düzenine zarar vermeden yönetilebilmesi için uygulanması gereken öneriler şöyledir: 1. Erikliman’da uzun süreli karavan konaklaması yasaklanmalı Erikliman ve benzeri şehir içi sahil bölgelerinde uzun süreli karavan konaklamasına izin verilmemelidir. Bu alanlarda kısa süreli park düzenlemesi yapılabilir; ancak geceleme, kamp kurma, masa-sandalye açma, çamaşır asma, atık bırakma, tuvalet boşaltımı ve gri su dökümü kesin şekilde engellenmelidir. 2. Giresun’a resmi karavan park alanı kurulmalı Şehir dışına yakın, yerleşim alanlarını rahatsız etmeyecek, ulaşımı kolay ve çevresel etkisi yönetilebilir resmi karavan park alanı oluşturulmalıdır. Bu alan turizme hizmet etmeli; ancak çevre ve toplum sağlığı kurallarını merkeze almalıdır. 3. Kanalizasyon veya lisanslı atık su toplama sistemi kurulmalı Resmi karavan parkında kanalizasyon bağlantısı ya da lisanslı atık su toplama sistemi bulunmalıdır. Karavanlardan çıkan siyah su ve gri su, özel boşaltım noktalarından alınmalı; çevreye, toprağa, yağmur suyu kanallarına veya denize karışmasına izin verilmemelidir. 4. Kimyasal tuvalet bertaraf ünitesi zorunlu olmalı Karavan kullanıcıları tuvalet atıklarını yalnızca özel bertaraf ünitesine boşaltmalıdır. Gelişigüzel tuvalet boşaltımı ağır idari yaptırıma bağlanmalıdır. Kimyasal tuvalet atıkları sıradan evsel çöp gibi değerlendirilemez. 5. Temiz su, elektrik, WC, duş ve güvenlik altyapısı sağlanmalı Karavan park alanlarında temiz su, elektrik, WC, duş, lavabo, çöp toplama, geri dönüşüm, aydınlatma, kamera, yangın tedbiri ve görevli personel zorunlu olmalıdır. Altyapısı olmayan hiçbir alan karavan konaklamasına açılmamalıdır. 6. Plaka ve kullanıcı kaydı tutulmalı Resmi alana giren her karavanın plakası, giriş-çıkış saati ve kullanıcı bilgisi kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıt sistemi hem güvenlik hem temizlik hem de çevre denetimi açısından gereklidir. 7. Süre sınırı getirilmeli Karavan parkları kalıcı yerleşim alanına dönüşmemelidir. Aynı karavanın haftalarca veya aylarca aynı noktada kalmasına izin verilmemeli; günlük, haftalık ve sezonluk kullanım sınırları açık şekilde belirlenmelidir. 8. Erikliman’da düzenli zabıta, çevre ve sağlık denetimi yapılmalı Denetim yalnızca araç parkına göre değil; çöp, atık su, kötü koku, çevreye zarar, kamu alanı işgali, hijyen, geceleme ve kamp ekipmanı kullanımı başlıklarına göre yapılmalıdır. Zabıta, çevre koruma, temizlik işleri, sağlık ve güvenlik birimleri ortak denetim yürütmelidir. 9. Sahil hattında uyarı levhaları ve yasak alan haritası oluşturulmalı Karavanların nerede durabileceği, nerede konaklayamayacağı, hangi fiillerin yasak olduğu ve yaptırımlar açık biçimde ilan edilmelidir. Erikliman ve şehir içi sahil hattında uyarı levhaları yerleştirilmeli, yasak alan haritası hazırlanmalıdır. 10. Karavan turizmi plansız değil, yönetilebilir bir turizm başlığı olarak ele alınmalı Karavan kullanıcıları Giresun’a ekonomik katkı sağlayabilir. Ancak bu katkı şehir içi sahil alanlarının çevre ve hijyen yükü altına sokulmasıyla değil, doğru yerde kurulmuş resmi alanlarla sağlanmalıdır. Karavan turizmi, kent düzenine ve çevre sağlığına uygun biçimde yönetilmelidir. YEREL YÖNETİMİN KARAR ALMASI GEREKİYOR Giresun Belediyesi, ilgili kamu kurumları, çevre sağlığı birimleri, zabıta ve temizlik ekipleri Erikliman’daki tabloyu yerinde değerlendirmelidir. Bölge yalnızca araçların durduğu bir alan olarak değil; atık üreten, kamu alanını kullanan, kıyı hattını etkileyen ve halk sağlığı riski doğurabilecek kontrolsüz konaklama noktası olarak ele alınmalıdır. İlk adım Erikliman ve şehir içi sahil hattında uzun süreli karavan konaklamasına ilişkin açık karar alınmasıdır. Ardından resmi karavan park alanı belirlenmeli, atık su ve kimyasal tuvalet altyapısı kurulmalı, plaka-kullanıcı kaydı ve süre sınırı uygulanmalı, denetim ve yaptırım sürekli hale getirilmelidir. ERİKLİMAN BU İŞ İÇİN UYGUN ALAN DEĞİLDİR Karavan turizmi doğru planlandığında Giresun için değer oluşturabilir. Ancak plansız bırakıldığında çevre sorunu, hijyen sorunu, kıyı kullanımı sorunu ve kamu alanı işgali üretir. Erikliman’da yapılması gereken, karavanları görmezden gelmek değil; şehir içi sahil hattında kontrolsüz konaklamayı bitiren, karavanları resmi ve altyapılı alanlara taşıyan, çevre sağlığını ve toplum sağlığını koruyan kalıcı bir düzen kurmaktır. Giresun’da karavan turizmi desteklenecekse bu destek altyapısız sahil işgaliyle değil; resmi karavan parkı, atık su yönetimi, kimyasal tuvalet bertarafı, güvenlik, kayıt, süre sınırı ve düzenli denetimle sağlanmalıdır. Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgeleri, kontrolsüz karavan konaklaması için uygun değildir.

2026-YKS İÇİN GİRESUN’DA NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİ HAFTA SONU AÇIK OLACAK Haber

2026-YKS İÇİN GİRESUN’DA NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİ HAFTA SONU AÇIK OLACAK

2026-YKS İÇİN GİRESUN’DA NÜFUS MÜDÜRLÜKLERİ HAFTA SONU AÇIK OLACAK Giresun Valiliği, 20-21 Haziran tarihlerinde yapılacak 2026-YKS öncesi kimlik kartı veya nüfus cüzdanı sorunu yaşayabilecek adaylar için Merkez, Bulancak, Görele ve Şebinkarahisar ilçe nüfus müdürlüklerinin hafta sonu açık tutulacağını duyurdu. Türkiye genelinde 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğu sınav öncesi tüm hazırlıklar tamamlanırken, adaylara sınav giriş belgeleri, kimlik kartları ve sınav saatleri konusunda dikkatli olmaları çağrısı yapıldı. GİRESUN’DA ADAYLAR İÇİN HAFTA SONU KİMLİK NÖBETİ 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı için geri sayım başladı. Üniversite hayali kuran milyonlarca aday, 20-21 Haziran tarihlerinde üç oturum halinde yapılacak sınavlarda ter dökecek. Giresun Valiliği, sınava katılacak adayların T.C. kimlik kartı veya nüfus cüzdanı kaybı nedeniyle mağduriyet yaşamaması için sınav merkezlerinin bulunduğu Merkez, Bulancak, Görele ve Şebinkarahisar ilçe nüfus müdürlüklerinin hafta sonu açık bulundurulacağını açıkladı. MERKEZ, BULANCAK, GÖRELE VE ŞEBİNKARAHİSAR AÇIK OLACAK Valilik duyurusunda, 2026-YKS’ye katılacak adayların kimlik işlemleri için sınav merkezlerinin bulunduğu ilçelerde nöbetçi nüfus müdürlüklerinin hizmet vereceği bildirildi. Buna göre Giresun’da Merkez, Bulancak, Görele ve Şebinkarahisar ilçe nüfus müdürlükleri adayların mağduriyet yaşamaması için hafta sonu açık olacak. Nüfus müdürlükleri 20 Haziran 2026 Cumartesi günü 07.00-17.00, 21 Haziran 2026 Pazar günü ise 07.00-15.30 saatleri arasında hizmet verecek. GEÇİCİ KİMLİK BELGESİ VERİLECEK Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya kimlik belgesinde sınava girişte sorun oluşturabilecek eksiklik bulunan adaylar, açık tutulacak nüfus müdürlüklerine başvurabilecek. Başvuru şartlarını yerine getiren adaylara, sınava giriş için geçerli olan “Geçici Kimlik Belgesi” verilecek. Kimlik kartı başvurusu yapacak adayların son 6 ay içinde çekilmiş biyometrik fotoğraf bulundurmaları ve kimlik kartı başvuru ücretini yatırmaları gerekiyor. SINAVA GİRİŞ BELGESİ VE KİMLİK UYARISI Adayların sınav günü yanlarında sınava giriş belgesi ile geçerli kimlik belgelerini bulundurmaları gerekiyor. Sınav giriş belgesi olmayan, geçerli kimliği bulunmayan veya kimlik belgesinde sınav güvenliği açısından sorun oluşturacak eksiklik bulunan adaylar sınava alınmayacak. Bu nedenle adayların sınavdan önce sınav yerlerini kontrol etmeleri, belgelerini hazırlamaları ve son güne bırakmadan kimlik kontrollerini yapmaları önem taşıyor. TÜRKİYE GENELİNDE 2 MİLYON 425 BİN ADAY BAŞVURDU 2026-YKS’ye Türkiye genelinde 2 milyon 425 bin 628 aday başvurdu. Sınavın ilk oturumu olan Temel Yeterlilik Testi 20 Haziran Cumartesi günü saat 10.15’te yapılacak. Alan Yeterlilik Testleri 21 Haziran Pazar günü saat 10.15’te, Yabancı Dil Testi ise aynı gün saat 15.45’te gerçekleştirilecek. Adaylar, iki gün sürecek sınav maratonunda yükseköğretim programlarına yerleşebilmek için yarışacak. TYT, AYT VE YDT ÜÇ OTURUMDA YAPILACAK YKS’nin ilk oturumu olan TYT, tüm adaylar için temel yeterlilik ölçümü niteliği taşıyor. İkinci gün yapılacak AYT’de adaylar alanlarına göre soruları yanıtlayacak. YDT oturumuna ise yabancı dil puanıyla tercih yapacak adaylar katılacak. Sınav merkezlerinde güvenlik, ulaşım, kimlik işlemleri ve sınav düzeni için kurumlar tarafından gerekli hazırlıklar yürütülüyor. KİMLİK SORUNU YAŞAYAN ADAYLAR DOĞRUDAN BAŞVURABİLECEK Sınav sabahı kimlik kartını kaybeden veya kimlik belgesinde eksiklik olduğunu fark eden adayların açık tutulacak nüfus müdürlüklerine başvurması gerekiyor. Giresun’da bu kapsamda Merkez, Bulancak, Görele ve Şebinkarahisar ilçe nüfus müdürlükleri adaylara hizmet verecek. Adayların zaman kaybı yaşamaması için sınav yerine yakın nüfus müdürlüğünü önceden öğrenmeleri, belgelerini kontrol etmeleri ve sınav merkezine giriş saatini dikkate alarak hareket etmeleri gerekiyor. AİLELERE VE ADAYLARA ZAMAN UYARISI Sınav günü yaşanabilecek yoğunluk, trafik ve son dakika belge kontrolleri nedeniyle adayların sınav merkezlerine erken gitmeleri büyük önem taşıyor. Adayların sınav sabahı kimlik, sınava giriş belgesi, kalem-silgi uygulaması, bina giriş saati ve sınav salonu bilgilerini önceden kontrol etmeleri gerekiyor. Ailelerin de adayların sınav öncesi kaygısını artıracak telaş ve baskıdan uzak durması, sakin ve destekleyici bir ortam oluşturması öneriliyor. GİRESUN VALİLİĞİ ADAYLARA BAŞARI DİLEDİ Giresun Valiliği, yayımladığı duyuruda sınava girecek tüm adaylara başarı dileğinde bulundu. Valilik, adayların herhangi bir kimlik mağduriyeti yaşamaması için hafta sonu nüfus müdürlüklerinin açık tutulacağını bildirerek, gerekli şartları yerine getiren adaylara geçici kimlik belgesi düzenleneceğini açıkladı. ÜNİVERSİTE HAYALİ İÇİN KRİTİK HAFTA SONU 2026-YKS, milyonlarca aday için uzun hazırlık sürecinin en kritik aşaması olacak. Giresun’da da adaylar, iki gün boyunca sınav heyecanı yaşayacak. Kimlik, sınav giriş belgesi ve saat uyarılarına dikkat eden adaylar, sınav sürecini daha güvenli ve sorunsuz geçirecek. Sınava girecek tüm adaylara başarılar diliyoruz.

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Haber

KARAVAN SORUNU: KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ

KARAVAN SORUNU: ŞEHİR İÇİNDE KONTROLSÜZ KONAKLAMA ÇEVRE VE TOPLUM SAĞLIĞI RİSKİ Giresun şehir içinde kalan Erikliman sahil hattında karavanların uzun süreli beklemesi; çevre kirliliği, atık su, tuvalet, kanalizasyon, hijyen, kötü koku, görüntü kirliliği ve kamu alanının kullanımı açısından yeni bir yerel yönetim sorunu olarak öne çıkıyor. Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini yasaklamak yerine bu faaliyeti şehir içinden çıkaran, altyapısı tamamlanmış, denetimli ve kayıtlı karavan park alanlarına yönlendiren bir modeli esas alıyor. Giresun’un Erikliman bölgesinde sahil hattına ve yol kenarına çekilen karavanlar, kent yaşamı içinde giderek daha görünür hale gelen bir çevre sağlığı sorununu gündeme taşıyor. Bölgenin şehir içinde, deniz kıyısında ve yoğun kullanılan ulaşım hattı üzerinde bulunması; karavanların yalnızca park düzeniyle değil, halk sağlığı, çevre hijyeni, kıyı kullanımı ve atık yönetimiyle birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Karavanların uzun süreli şekilde altyapısız alanlarda beklemesi, özellikle gri su, siyah su, kimyasal tuvalet atıkları, evsel çöp, kötü koku, haşere oluşumu ve zemine yayılan kirleticiler bakımından risk oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, atık su, dışkı ve gri suyun güvenli yönetimini bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve halk sağlığının korunması bakımından temel başlıklar arasında ele alıyor. Bu yaklaşım, karavanların şehir içindeki kontrolsüz konaklamasının basit bir görüntü veya park sorunu olmadığını; doğrudan çevre sağlığı ve toplum sağlığı meselesi olduğunu ortaya koyuyor. ŞEHİR İÇİNDE ALTYAPISIZ KARAVAN KONAKLAMASI RİSK ÜRETİYOR Erikliman gibi şehir içinde kalan sahil bölgelerinde karavanların uzun süreli beklemesi, ilk bakışta turizm veya konaklama özgürlüğü gibi görülebilir. Ancak altyapısı bulunmayan noktalarda oluşan tablo farklıdır. Karavanlar, kendi içinde geçici yaşam alanı oluşturduğu için su kullanımı, tuvalet ihtiyacı, atık su üretimi, çöp birikimi ve çevreye temas eden evsel atıklar üretir. Bu atıkların kanalizasyon bağlantısı, özel boşaltım noktası, kimyasal tuvalet bertaraf sistemi ve düzenli temizlik altyapısı olmadan yönetilmesi mümkün değildir. ABD Çevre Koruma Ajansı, karavan, tekne ve mobil yaşam alanı kullanıcıları için yayımladığı atık su rehberinde bu araçlardan kaynaklanan atık suyun güvenli şekilde bertaraf edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım, karavanların altyapısız şehir içi alanlarda uzun süreli bekletilmesinin çevre ve halk sağlığı bakımından kabul edilebilir bir model olmadığını gösteriyor. Karavan kaynaklı risk yalnızca görünür çöpten ibaret değildir. Tuvalet atıkları, kimyasal içerikler, deterjanlı gri su, yemek artıkları, yağlı atıklar ve kontrolsüz boşaltımlar; toprak, yağmur suyu kanalları, deniz kıyısı ve yeraltı suyu üzerinde kirletici baskı oluşturabilir. Sahil hattında bu risk daha da büyür. Çünkü kıyı alanları hem ekolojik açıdan hassas hem de kamusal kullanım bakımından ortak alan niteliği taşır. ERİKLİMAN’DA SORUN PARK SORUNUNU AŞMIŞ DURUMDA Erikliman’da karavanların bulunduğu alan, şehir dışı bir kamp bölgesi değil; Giresun’un şehir içi ulaşım aksı, sahil bandı ve kamusal görünürlüğü yüksek bölgelerinden biridir. Bu nedenle burada oluşan karavan yoğunluğu, çevrede yaşayan yurttaşların günlük yaşamını, sahil kullanımını, temizlik düzenini ve kent estetiğini doğrudan etkiliyor. Karavanların uzun süre aynı bölgede beklemesiyle birlikte kamu alanı fiilen özel konaklama alanına dönüşmektedir. Şehir içinde kıyı hattının daralması, yol kenarı ve yeşil alanların uzun süreli işgal edilmesi, görüntü kirliliği, çöp birikimi, tuvalet ve atık su ihtimali, bölgenin halk sağlığı açısından denetlenmesini zorunlu hale getiriyor. Bu tablo karşısında mesele “karavanlar burada dursun mu, durmasın mı?” sorusuna indirgenemez. Esas değerlendirme; şehir içinde, altyapısız, kontrolsüz ve denetimsiz karavan konaklamasının çevre sağlığı bakımından uygun olup olmadığıdır. Bilimsel çevre sağlığı yaklaşımı, bu tür alanlarda atık üretimi varsa mutlaka toplama, arıtma, bertaraf, temizlik, kayıt ve denetim sisteminin kurulmasını gerektirir. DÜNYA NE YAPIYOR? Dünyadaki uygulamalar, karavan turizmini tümden yasaklayan değil; onu kurallı, altyapılı ve denetlenebilir alanlara taşıyan bir anlayışla şekilleniyor. Avrupa Birliği’nin kentsel atık su politikasında insan sağlığı ve çevrenin arıtılmamış atık sudan korunması temel hedef olarak tanımlanıyor. 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren güncellenmiş Kentsel Atık Su Arıtma Direktifi de insan sağlığını, nehirleri, gölleri, yeraltı sularını ve kıyıları zararlı deşarjlardan korumayı amaçlıyor. Yeni Zelanda modeli, şehir içi ve doğal alanlarda gelişigüzel kampçılığı sınırlayan önemli örneklerden biridir. Ülkede “freedom camping” uygulaması kurallara bağlanmış, kamp yapanların insan atığı dahil atıklarından sorumlu olduğu açıkça belirtilmiş, bazı alanlar yalnızca kendi kendine yeterli araçlara açılmış ve kurallara uymayanlara para cezası sistemi getirilmiştir. 2023’te yapılan düzenlemeyle kendi kendine yeterli araçlar için zorunlu standartlar güçlendirilmiş; geçiş sürecinin 7 Haziran 2026’da tamamlanacağı açıklanmıştır. Yeni Zelanda’daki yerel uygulama örneklerinde, kendi kendine yeterli kabul edilecek araçlarda sabit tuvalet, su sistemi ve havalandırma gibi koşullar aranması, çevresel etkilerin azaltılması ve belediyelerin kampçılığı daha etkili yönetmesi bakımından önemli görülmektedir. Bu model, Giresun gibi kıyı kentlerinde karavanların tamamen başıboş bırakılmaması gerektiğini gösteren güçlü bir örnektir. ABD’de karavan, tekne ve mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertarafı ayrı bir çevre sağlığı başlığı olarak ele alınmaktadır. EPA’nın rehberleri, bu tür araçlardan kaynaklanan atıkların rastgele çevreye bırakılmaması, uygun septik veya atık su sistemleriyle yönetilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. BİLİMSEL ÇEVRE SAĞLIĞI AÇISINDAN TEMEL RİSKLER Karavanların şehir içinde altyapısız alanlarda uzun süre beklemesi, çevre sağlığı bakımından birden fazla risk üretir. Birinci risk, atık su ve tuvalet atığıdır. Karavanlarda oluşan siyah su, insan dışkısı ve idrar kaynaklı mikrobiyolojik risk taşır. Bu atıkların uygun şekilde toplanmaması; bakteri, virüs, parazit ve kötü koku açısından halk sağlığı tehdidi oluşturabilir. Gri su ise duş, lavabo, mutfak ve temizlik sularından kaynaklanır; deterjan, yağ, organik madde ve mikroorganizma içerebilir. Dünya Sağlık Örgütü’nün atık su, dışkı ve gri suya ilişkin güvenli kullanım rehberleri, bu alanın doğrudan hastalık önleme ve risk yönetimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. İkinci risk, kıyı ve deniz kirliliğidir. Erikliman sahil hattı denizle temas eden bir bölgedir. Yağmurla taşınan kirleticiler, zemine bırakılan atıklar veya kontrolsüz boşaltımlar kıyı ekosistemini etkileyebilir. Avrupa Birliği’nin atık su düzenlemelerinde kıyıların, yeraltı sularının, göllerin ve nehirlerin zararlı deşarjlardan korunmasının özellikle vurgulanması, sahil kentlerinde bu konunun neden daha hassas ele alınması gerektiğini göstermektedir. Üçüncü risk, haşere ve kötü koku oluşumudur. Evsel çöp, yemek artığı, açıkta bırakılan atık ve düzensiz temizlik; sinek, böcek, kemirgen ve kötü koku sorununu büyütebilir. Şehir içindeki karavan yoğunluğu, çevrede yaşayanların yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Dördüncü risk, kamu alanının özel kullanım alanına dönüşmesidir. Sahil şeridi, park alanı, yol kenarı ve yeşil alanlar herkesin ortak kullanımına açık kamusal alanlardır. Karavanların uzun süreli beklemesi, bu alanların bir grup kullanıcı tarafından fiilen konaklama alanı gibi kullanılmasına yol açar. Bu durum hem kent estetiğini hem de yurttaşların sahil erişimini zayıflatır. Beşinci risk, yangın, güvenlik ve acil müdahale sorunudur. Karavanlarda tüp, elektrik bağlantısı, ısıtıcı, pişirme ekipmanı ve yanıcı malzemeler bulunabilir. Altyapısız, görevlisiz ve denetimsiz alanlarda bu riskler büyür. Resmi karavan parklarında aydınlatma, yangın tedbiri, kamera, görevli personel ve acil müdahale imkânı bulunmasının nedeni budur. KARAVAN TURİZMİ ŞEHİR İÇİNDEN ÇIKARILMALI, ALTYAPILI ALANA TAŞINMALI Giresun’da karavan turizmi desteklenecekse bu destek, Erikliman gibi şehir içi sahil bölgelerinin kontrolsüz konaklama alanına dönüşmesine izin verilerek yapılamaz. Karavan turizmi, ancak altyapısı tamamlanmış, çevre sağlığı kurallarına uygun, kayıtlı ve denetimli alanlarla sürdürülebilir hale getirilebilir. Birinci önerimiz, Erikliman ve benzeri şehir içi sahil bölgelerinde uzun süreli karavan konaklamasının yasaklanmasıdır. Bu alanlarda kısa süreli park düzenlemesi yapılabilir; ancak geceleme, kamp kurma, masa-sandalye açma, çamaşır asma, atık bırakma, tuvalet ve gri su boşaltımı kesin şekilde engellenmelidir. İkinci önerimiz, Giresun’da şehir dışına yakın, yerleşim alanlarını rahatsız etmeyecek, ulaşımı kolay ve çevresel etkisi yönetilebilir resmi karavan park alanı kurulmasıdır. Bu alan turizme hizmet etmeli; ancak çevre ve toplum sağlığı kurallarını merkeze almalıdır. Üçüncü önerimiz, resmi karavan parkında kanalizasyon bağlantısı veya lisanslı atık su toplama sistemi kurulmasıdır. Karavanlardan çıkan siyah su ve gri su, özel boşaltım noktalarından alınmalı; çevreye, toprağa, yağmur suyu kanallarına veya denize karışmasına izin verilmemelidir. Dördüncü önerimiz, kimyasal tuvalet bertaraf ünitesinin zorunlu hale getirilmesidir. Karavan kullanıcıları tuvalet atıklarını yalnızca bu noktaya boşaltmalı; gelişigüzel boşaltım ağır idari yaptırıma bağlanmalıdır. İngiltere ve benzeri ülkelerde kimyasal tuvalet atıklarının depolanması ve işlenmesi çevre izinleriyle ilişkilendirilmekte, bu atıklar sıradan evsel çöp gibi görülmemektedir. Beşinci önerimiz, karavan park alanlarında temiz su, elektrik, WC, duş, lavabo, çöp toplama, geri dönüşüm, aydınlatma, kamera, yangın tedbiri ve görevli personel zorunluluğudur. Altyapısı olmayan hiçbir alan karavan konaklamasına açılmamalıdır. Altıncı önerimiz, plaka ve kullanıcı kaydı sistemidir. Resmi alana giren her karavanın plakası, giriş-çıkış saati ve kullanıcı bilgisi kayıt altına alınmalıdır. Bu kayıt hem güvenlik hem temizlik hem de çevre denetimi açısından gereklidir. Yedinci önerimiz, süre sınırıdır. Karavan parkları kalıcı yerleşim alanına dönüşmemelidir. Karavanların aynı noktada haftalarca veya aylarca kalmasına izin verilmemeli; günlük, haftalık ve sezonluk kullanım sınırı açık şekilde belirlenmelidir. Sekizinci önerimiz, Erikliman’da düzenli zabıta, çevre koruma ve sağlık denetimi yapılmasıdır. Denetim yalnızca araç parkına değil; çöp, atık su, kötü koku, çevreye zarar, kamu alanı işgali ve hijyen başlıklarına göre yapılmalıdır. Dokuzuncu önerimiz, sahil hattında uyarı levhaları ve açık yasak alan haritası oluşturulmasıdır. Karavanların nerede durabileceği, nerede konaklayamayacağı, hangi fiillerin yasak olduğu ve yaptırımlar açık biçimde ilan edilmelidir. Onuncu önerimiz, karavan turizminin Giresun için plansız değil, yönetilebilir bir turizm başlığı olarak ele alınmasıdır. Karavan kullanıcıları kente ekonomik katkı sağlayabilir; ancak bu katkı şehir içi sahil alanlarının çevre ve hijyen yükü altına sokulmasıyla değil, doğru yerde kurulmuş resmi alanlarla sağlanmalıdır. YEREL YÖNETİMİN ATMASI GEREKEN ADIMLAR Giresun Belediyesi, ilgili kamu kurumları ve çevre sağlığı birimleri Erikliman’daki tabloyu yerinde incelemeli, bölgeyi yalnızca trafik veya park düzeni açısından değil; çevre sağlığı açısından da değerlendirmelidir. İlk aşamada Erikliman ve şehir içi sahil hattı için karavan konaklamasına ilişkin açık bir karar alınmalıdır. Bu kararda; uzun süreli bekleme, geceleme, atık bırakma, tuvalet boşaltımı, gri su boşaltımı, kamp ekipmanı açma ve kamu alanını işgal etme fiilleri net biçimde tanımlanmalıdır. İkinci aşamada resmi karavan parkı için alternatif alan belirlenmelidir. Bu alan şehir merkezinin içinde olmamalı; ancak ulaşımı mümkün, güvenliği sağlanabilir, kanalizasyon veya atık su sistemi kurulabilir, çevreye etkisi kontrol edilebilir bir noktada planlanmalıdır. Üçüncü aşamada denetim takvimi oluşturulmalıdır. Zabıta, temizlik işleri, çevre koruma, sağlık ve güvenlik birimleri ortak çalışma yapmalı; yalnızca şikâyet geldikçe değil, düzenli periyotlarla kontrol sağlamalıdır. Dördüncü aşamada yaptırım uygulanmalıdır. Uyarı levhaları ve süre tanındıktan sonra, kurallara uymayan karavanlara idari işlem yapılmalı; tekrar eden ihlallerde çekme ve men kararı uygulanmalıdır. KARAVAN TURİZMİNE KARŞI DEĞİL, KONTROLSÜZLÜĞE KARŞI BİR DÜZENLEME GEREKİYOR Giresun’un doğal güzellikleri, sahil hattı ve Karadeniz turizmi açısından karavan kullanıcıları için cazip olduğu açıktır. Ancak turizm, çevre sağlığı kurallarının yerine geçemez. Kentin sahil alanları, tuvalet ve atık su altyapısı olmayan mobil konaklama noktalarına dönüştürülemez. Dünyadaki örnekler, karavan turizminin ancak kurallı olduğunda sürdürülebilir hale geldiğini gösteriyor. Yeni Zelanda’da kendi kendine yeterli araç standardı, Avrupa Birliği’nde atık suyun insan sağlığı ve çevre üzerindeki etkilerine karşı güçlendirilen düzenlemeler, ABD’de mobil yaşam alanları için güvenli atık su bertaraf rehberleri aynı noktada birleşiyor: Atık üreten hiçbir konaklama faaliyeti denetimsiz ve altyapısız bırakılamaz. Erikliman’da yapılması gereken, karavanları görmezden gelmek değil; şehir içi sahil hattında kontrolsüz konaklamayı bitiren, karavanları resmi ve altyapılı alanlara taşıyan, halk sağlığını ve çevreyi koruyan kalıcı bir düzen kurmaktır. Erikliman’daki karavan yoğunluğu, Giresun’da kent yönetimi, çevre sağlığı ve kıyı kullanımı açısından acil düzenleme gerektiren bir başlıktır. Şehir içinde, sahil hattında ve altyapısız bölgelerde karavanların uzun süreli beklemesi; temizlik, tuvalet, kanalizasyon, atık su, kötü koku, haşere, görüntü kirliliği ve kamu alanı işgali risklerini birlikte büyütmektedir. Giresun için en doğru model; şehir içi sahil alanlarında kontrolsüz karavan konaklamasını sonlandırmak, resmi karavan park alanı oluşturmak, bu alanı kanalizasyon, atık su, kimyasal tuvalet, çöp toplama, temiz su, elektrik, WC, duş, güvenlik ve denetim altyapısıyla donatmak, kurallara uymayanlara yaptırım uygulamaktır. Karavan turizmi plansız bırakıldığında çevre sorunu üretir; doğru yerde, doğru altyapıyla ve sıkı denetimle yönetildiğinde ise kente zarar vermeden turizm değerine dönüşebilir. Erikliman gibi şehir içinde kalan kıyı bölgeleri ise bu iş için uygun değildir.

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI Haber

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI

JANDARMA 187 YAŞINDA: GİRESUN’DA KÖKLÜ TEŞKİLATA GURUR MESAJI Giresun Valisi Mustafa Koç, Jandarma Teşkilatı’nın 187’nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, jandarmanın milletin huzur ve güvenliği için 187 yıldır fedakârca görev yaptığını vurguladı. GİRESUN’DAN JANDARMA TEŞKİLATI’NA KUTLAMA Giresun Valisi Mustafa Koç, Jandarma Teşkilatı’nın 187’nci kuruluş yıl dönümünü kutladı. Vali Koç, mesajında jandarmanın kurulduğu günden bu yana milletin huzuru, kamu düzeni ve güvenliği için gece gündüz görev yaptığını belirterek, teşkilatın vatan sevgisini ve görev bilincini her şartta en güçlü şekilde temsil ettiğini ifade etti. Koç, Jandarma Teşkilatı’nı devletin en köklü ve güvenilir kurumlarından biri olarak nitelendirdi. 14 HAZİRAN 1839’DAN BUGÜNE UZANAN KÖKLÜ GEÇMİŞ Jandarma Teşkilatı’nın kuruluş tarihi, Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği 1839 yılı ile Asakir-i Zaptiye Nizamnamesi’nin yürürlüğe girdiği 14 Haziran tarihinin birleştirilmesiyle 14 Haziran 1839 olarak kabul ediliyor. Bu tarih, teşkilatın kuruluş günü olarak kutlanıyor. Jandarma Genel Komutanlığı’nın resmi tarihçesinde, teşkilatın Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte kamu düzeni, emniyet ve asayiş hizmetlerinde önemli görevler üstlendiği; modernleşme dönemlerinde eğitim, teşkilatlanma ve görev yapısı bakımından kurumsal gelişimini sürdürdüğü aktarılıyor. “AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ RAHMET VE MİNNETLE ANIYORUZ” Vali Mustafa Koç, mesajında şehit ve gazilere özel vurgu yaptı. Koç, “Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyor; görevi başındaki tüm Jandarma personelimize aileleriyle birlikte sağlık, başarı ve esenlik diliyorum” ifadelerini kullandı. GİRESUN’DA GÜVENLİĞİN ÖNEMLİ PAYDAŞI Giresun’da jandarma birimleri, il merkezi dışındaki geniş sorumluluk alanlarında asayiş, trafik, kaçakçılıkla mücadele, arama-kurtarma, kırsal güvenlik ve kamu düzeninin korunmasına yönelik görevlerini sürdürüyor. Vali Mustafa Koç’un mesajı, Jandarma Teşkilatı’nın ulusal hafızadaki yerini Giresun’daki güvenlik hizmetleriyle birlikte öne çıkarırken, 187 yıllık kurumsal mirasın sahadaki görev anlayışıyla devam ettiğini gösterdi.

VALİ KOÇ’TAN YOĞUN MAKAM TRAFİĞİ Haber

VALİ KOÇ’TAN YOĞUN MAKAM TRAFİĞİ

VALİ KOÇ’TAN YOĞUN MAKAM TRAFİĞİ Giresun Valisi Mustafa Koç, son iki günlük programında eğitimden güvenliğe, yerel yönetimden sivil toplum kuruluşlarına kadar farklı alanlardan çok sayıda ismi Valilik Makamı’nda kabul etti. Ziyaretlerde kamu hizmetleri, kurumlar arası iş birliği, eğitim çalışmaları, güvenlik hizmetleri ve sosyal sorumluluk başlıkları öne çıktı. EĞİTİM CAMİASINDAN VALİLİĞE ZİYARET Giresun Valisi Mustafa Koç, Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişleri Mustafa Kemal Akdağ ve Ramazan Öztürk ile İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz’ü makamında kabul etti. Eğitim alanındaki çalışmaların değerlendirildiği kabulde, kentte yürütülen eğitim hizmetleri ve kurumlar arası koordinasyon ele alındı. KAYMAKAMLAR MAKAMDA KABUL EDİLDİ Vali Koç, Güce Kaymakamı Ali Can Uludağ ile Aybastı Kaymakamı Makbule Adacı’yı da Valilik Makamı’nda ağırladı. Vali Koç ayrıca Alucra Kaymakamı Emrah Azman, Çanakçı Kaymakam Vekili Sıddık Çıvracı ve Çamoluk Kaymakam Vekili Abdul Aziz Demirtaş’ı kabul etti. Giresun’daki görev sürelerinde yürüttükleri çalışmalar nedeniyle kaymakamlara teşekkür eden Vali Koç, başarılı hizmetlerinden dolayı kendilerini Başarı Belgesi ile ödüllendirdi. Yeni görev yerlerine atanan kaymakamlara başarı dileyen Koç, görev hayatlarında sağlık, huzur ve muvaffakiyet temennisinde bulundu. JANDARMA KOMUTANLARIYLA GÜVENLİK GÖRÜŞMESİ Vali Mustafa Koç, Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanı Tuğgeneral Murat Evren, Giresun İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Nihat Özkök ve Ordu İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Sadi Akman’ı makamında kabul etti. Kabulde asayiş, güvenlik hizmetleri ve bölgesel koordinasyon başlıkları değerlendirildi. ŞEHİT AİLESİ VALİLİKTE AĞIRLANDI Vali Koç, 15 Mayıs 1991’de Adana-Gaziantep yolu Acarobası mevkisinde görev dönüşü geçirdiği trafik kazasında şehit olan Jandarma Çavuş Birol Uslubaş’ın annesi Sahure Uslubaş ile kardeşi Şenol Uslubaş’ı makamında ağırladı. Şehit ailesiyle bir süre görüşen Vali Koç, şehit ailelerinin milletin en kıymetli emanetleri arasında yer aldığını belirterek devletin her zaman şehit ailelerinin yanında olduğunu vurguladı. Koç, şehit Birol Uslubaş’ı rahmet, minnet ve şükranla andı. SİVİL TOPLUM VE İŞ DÜNYASI TEMASLARI Vali Mustafa Koç, makam ziyaretleri kapsamında Tirebolu Osman Topal Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Sadık İncekara ve yönetim kurulu üyelerini, Çınar Yapım Film Şirketi Yapımcısı Fırat Çınar’ı, İHAFEST Düzenleme Komitesi üyelerini, Çağırgan Veli Vakfı Başkanı Levent Uçkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Vali Koç, Doğu Karadeniz İş İnsanları Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Eynesil Sanayi ve İş Adamları Derneği Başkanı Oktay Gül’ü de Valilik Makamı’nda ağırladı. Koç, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Giresun Şubesi’ni de ziyaret ederek Şube Başkanı Yener Türk ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Ziyarette dernek çalışmaları ve iş dünyasına yönelik faaliyetler değerlendirildi. BANKACILIK VE YEREL TEMSİLCİLERLE GÖRÜŞME Vali Koç, Halkbank Trabzon Bölge Koordinatörü Kazım Şahin ile Halkbank Giresun Şube Müdürü Hakan Yüksel’i makamında kabul etti. AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Abdullah Karapıçak, Tirebolu Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Sadullah Elecik ile Tirebolu Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Vedat Aytekin de Vali Koç’un makamında kabul ettiği isimler arasında yer aldı. ÖĞRENCİ ÖMER FARUK TUBADAN’A YAKIN İLGİ Vali Mustafa Koç, Mimar Sinan Anadolu Lisesi 11/A sınıfı öğrencisi Ömer Faruk Tubadan ile annesi Aynur Tubadan’ı Valilik Makamı’nda kabul etti. Görme güçlüğü yaşayan Ömer Faruk Tubadan ile bir süre sohbet eden Vali Koç, öğrencinin eğitim hayatına ilişkin iyi dileklerini iletti. Koç, ziyaretlerinden dolayı Ömer Faruk Tubadan ve annesi Aynur Tubadan’a teşekkür etti. VALİLİKTE YOĞUN KURUMSAL GÜNDEM Giresun Valiliği’nde son iki günlük kabul ve ziyaret trafiği, kentin kamu yönetimi, güvenlik, eğitim, sivil toplum, iş dünyası ve sosyal destek başlıklarını aynı gündemde buluşturdu. Vali Mustafa Koç’un temaslarında kurumlar arası koordinasyon, yerel hizmetlerin takibi ve toplumsal dayanışma vurgusu öne çıktı.

GÖKSU TRAVERTENLERİ’NDE 200 MİLYON TL’LİK ÇALIŞMA TAMAMLANDI Haber

GÖKSU TRAVERTENLERİ’NDE 200 MİLYON TL’LİK ÇALIŞMA TAMAMLANDI

GÖKSU TRAVERTENLERİ’NDE 200 MİLYON TL’LİK ÇALIŞMA TAMAMLANDI Giresun’un önemli doğa turizmi merkezlerinden Göksu Travertenleri’nde altyapı, çevre düzenlemesi, otopark ve dere ıslahı çalışmaları tamamlandı. Toplam yatırım bedeli 200 milyon TL’ye ulaşan çalışmalarla bölge daha güvenli, düzenli ve erişilebilir hale getirildi. 130 ARAÇLIK MODERN OTOPARK HİZMETE KAZANDIRILDI Giresun’un doğa turizmi açısından öne çıkan merkezlerinden Göksu Travertenleri’nde yürütülen altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlandı. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Göksu Travertenleri’nde artan ziyaretçi yoğunluğuna bağlı olarak ihtiyaç duyulan düzenlemelerin hayata geçirildiğini açıkladı. Bölgedeki en önemli ihtiyaçlardan biri olan otopark sorununun çözümü için yaklaşık 80 milyon TL maliyetle 130 araç kapasiteli modern otopark alanı oluşturuldu. Yeni otopark alanıyla özellikle yoğun ziyaret dönemlerinde yaşanan trafik ve park sorunlarının azaltılması, ziyaretçilerin bölgeye daha güvenli ve konforlu ulaşması hedeflendi. DERE ISLAHI VE GÜVENLİK ÇALIŞMALARINA 120 MİLYON TL Göksu Travertenleri’nin yanında bulunan dere yatağında da güvenlik ve koruma amaçlı kapsamlı çalışma yürütüldü. Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü tarafından yaklaşık 120 milyon TL yatırım bedeliyle tahkimat, perde duvarı, yaya köprüsü ve korkuluk çalışmaları tamamlandı. Dere ıslahı kapsamında yapılan düzenlemelerle bölgede meydana gelebilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi, doğal yapının korunması ve ziyaret alanının daha güvenli hale getirilmesi amaçlandı. TURİZM DEĞERİ ARTACAK Tamamlanan çalışmalarla Göksu Travertenleri’nin daha modern, güvenli, düzenli ve erişilebilir bir yapıya kavuştuğunu belirten Temür, bölgenin Giresun’un turizm vizyonuna önemli katkı sunduğunu ifade etti. Doğal yapısı, temiz havası ve manzarasıyla dikkat çeken Göksu Travertenleri, yılın farklı dönemlerinde yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlıyor. Yapılan yatırımların, bölgenin doğa turizmi potansiyelini artırması ve Giresun’un tanıtımına katkı sağlaması bekleniyor. TEMÜR’DEN TEŞEKKÜR Milletvekili Ali Temür, projenin hayata geçirilmesinde destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü’ne, ilgili kurumlara, mühendisler, teknik personel ve çalışanlara teşekkür etti. Temür, doğa turizmine ilgi duyan vatandaşları ve misafirleri Göksu Travertenleri’ni görmeye davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.