Hava Durumu

#Güvenli Sürüş

giresunsonhaber - Güvenli Sürüş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenli Sürüş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın Haber

Aşırı Sıcaklar Araçları Zorluyor: Yola Çıkmadan Önce Bu Kontrolleri Yapın

Her yıl etkisi daha da artan yaz sıcakları, sadece sürüş konforunu değil, aynı zamanda araç güvenliğini de doğrudan etkilemektedir. Yüksek asfalt sıcaklıklarının lastik performansını zorladığı bu dönemde, artan elektronik sistem kullanımıyla birlikte aküler de daha yoğun bir yük altında çalışmaktadır. Uzun yolculuklara çıkmadan önce gerçekleştirilecek birkaç temel kontrol, hem olası teknik arızaların hem de güvenlik risklerinin minimize edilmesine yardımcı olmaktadır. Tatil dönemiyle birlikte uzun mesafeli yolculukların arttığı yaz mevsiminde, araçların kritik güvenlik aksamları daha zorlu çalışma şartlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Lastiklerden akülere, motor soğutma sistemlerinden elektronik donanımlara kadar pek çok parça yüksek sıcaklıklardan doğrudan etkilenmektedir. Düzenli bakımı ihmal edilen araçlarda bu durum performans kaybına, sürpriz arızalara ve sürüş güvenliğini tehlikeye atabilecek sorunlara yol açabilmektedir. AKO Grup, yaz boyunca güvenli bir sürüş için özellikle lastik ve akü kontrollerinin aksatılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Petlas, Starmaxx, Falken, Dunlop ve Funtoma markalarıyla farklı ihtiyaçlara yönelik lastik çözümleri sunan AKO Grup; Turbo, Ako Prestige ve Petlas Akü markalarıyla da farklı araç segmentleri için güvenilir akü çözümleri geliştirmeye devam ediyor. Yaz sıcaklarında en fazla lastikler zorlanıyor Yaz mevsiminde asfalt sıcaklığının hava sıcaklığının oldukça üzerine çıkması, lastiklerin çalışma koşullarını ciddi şekilde ağırlaştırmaktadır. Isınan lastiklerde basınç değerleri değişkenlik gösterebilir; hatalı hava basıncı ise yol tutuşunu zayıflatırken fren mesafesinin uzamasına sebebiyet verebilir. Aşınmış veya kullanım ömrünü doldurmuş lastikler, yüksek sıcaklık altında deformasyona daha meyilli hale gelerek uzun yolculuklarda beklenmedik riskler yaratabilmektedir. Bu sebeple sürücülerin, uzun yola çıkmadan önce lastik hava basınçlarını üretici verilerine göre kontrol etmeleri, diş derinliğini incelemeleri, yanaklardaki çatlak veya deformasyonları gözden geçirmeleri ve stepnenin durumunu kontrol etmeleri büyük önem taşımaktadır. SUV modellerin ve elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte, lastiklerden beklenen performans kriterleri de değişmektedir. Daha yüksek araç ağırlığına sahip olan ve anlık tork üreten bu araçlarda, doğru lastik seçimi ve düzenli basınç kontrolü, hem sürüş güvenliği hem de lastik ömrü açısından çok daha kritik bir hal almaktadır. “Yaz aylarında güvenli sürüş, doğru lastik ve sağlıklı aküyle başlar” Yaz sıcaklarının araçlar üzerindeki etkilerini değerlendiren AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S.Safa Özcan, “İklim koşulları artık çok daha değişken ve sert yaşanıyor. Yaz aylarında sadece sürücüler değil, araçların lastikleri ve aküleri de ciddi bir baskı altında kalıyor. Özellikle uzun yolculuklar öncesinde yapılacak basit kontroller, hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de beklenmedik arızaların önüne geçiyor. Lastiklerin doğru basınçta kullanılması, mevsime uygun ürünlerin tercih edilmesi ve akü performansının düzenli takibi artık bir bakım önerisinin ötesinde, güvenli mobilitenin vazgeçilmez unsurları arasındadır. AKO Grup olarak geliştirdiğimiz lastik ve akü çözümleriyle, sürücülerimizin her mevsimde güvenli, verimli ve kesintisiz bir sürüş deneyimi yaşamalarına katkı sağlamayı sürdürüyoruz.” dedi. Artan sıcaklıklar akü performansını da etkiliyor Kamuoyunda akü arızalarının genellikle kış aylarında yaşandığına dair yaygın bir kanı olsa da, aşırı sıcaklar da akü ömrünü olumsuz etkileyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Yüksek sıcaklıklar, akü içerisindeki kimyasal reaksiyonları hızlandırarak sıvı kaybına ve kapasite düşüşüne yol açabilmektedir. Özellikle yoğun elektronik donanıma sahip yeni nesil araçlarda klima, multimedya sistemleri ve sürüş destek teknolojileri akü üzerinde ek yük oluşturmaktadır. Düzenli kontrol edilmeyen aküler, uzun yolculuklarda beklenmedik marş problemleri ve elektriksel arızalarla karşılaşılmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle yaz döneminde akü voltajının ve bağlantı noktalarının periyodik olarak kontrol edilmesi, kutup başlarındaki oksitlenmelerin temizlenmesi ve kullanım ömrü dolmak üzere olan akülerin zamanında değiştirilmesi, kesintisiz bir sürüş için önem arz etmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat!  Haber

Bayram Yolculuğuna Çıkacaklar Dikkat! 

Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusuna dikkat çeken Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, otoyollarda gizli tehlike oluşturan 'monotonluk' ve gişe kazalarına karşı hayati uyarılarda bulundu. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, Ramazan Bayramı öncesinde yola çıkacaklara otoyollarda güvenli sürüş ve gişe alanlarında doğru davranışlar konusunda önemli uyarılarda bulundu. Otoyollarda giriş ve çıkışların sınırlı olması güvenlik için önemli Otoyolların temel özelliğinin transit trafiğe ayrılmış olması olduğunu belirten Şener, şu değerlendirmede bulundu: “Otoyol; özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, yalnızca izinli motorlu araçların kullanabildiği ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur. Bu nedenle otoyollarda giriş ve çıkış noktalarının minimum sayıda olması güvenli sürüş açısından büyük önem taşır.” Otoyollarda araçların kendi sınıflarına göre yüksek hızlarda ilerlediğini hatırlatan Şener, “Otoyolda taşıtların kendi sınıflarına göre olabilecek en yüksek hızlarda kullanımına izin verilmiştir ve otoyola giriş-çıkış noktaları bu hızların azaldığı noktalardır. Bu sebeple giriş ve çıkış yapacak sürücülerin güvenli bir şekilde hız planlaması yapabilmesi için otoyollarda hızlanma ve yavaşlama şeritlerini bilmeleri ve fonksiyonlarına uygun bir şekilde kullanmaları büyük bir öneme sahiptir.” dedi. Hızlanma şeridinin sonuna kadar ilerlemek gerekir Otoyola girişlerde kullanılan hızlanma şeritlerinin doğru kullanımının hayati önem taşıdığını ifade eden Özgür Şener, sürücülerin bu şeritleri çoğu zaman yanlış kullandığını söyledi ve “Hızlanma şeridi, otoyola veya ana yola katılan araçların güvenli bir şekilde hızlanarak trafiğin akış hızına uyum sağlaması için ayrılmış şerittir. Bu şeritler sürücülerin ana yoldaki araçların hızına ulaşmasını kolaylaştırır. Bu hıza ulaşmak için hızlanma şeridinin mümkün olduğunca sonuna kadar ilerlenmesi ve ardından otoyola katılınması gerekir.” diye konuştu. Özgür Şener, sürücülerin otoyola katılmadan önce aynalarını kontrol etmeleri, sinyal vermeleri ve ani manevralardan kaçınmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. Yavaşlama şeridine erken girmek kazaları önler Otoyoldan çıkışlarda kullanılan yavaşlama şeritlerinin de güvenli sürüş açısından büyük önem taşıdığını belirten Özgür Şener, Türkiye’de sürücülerin sık yaptığı bir hataya dikkat çekti ve “Yavaşlama şeridi, otoyoldan çıkış yapacak araçların güvenli bir şekilde hızlarını azaltmaları için ayrılmış özel bir şerittir. Ancak ülkemizde birçok sürücü çıkışa kadar otoyolda ilerleyip son anda sapaktan ayrılmaya çalışıyor. Bu davranış, arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini ciddi şekilde artırıyor. Doğru bir şekilde yavaşlamak şeridinde bulunan taşıtların da akışını engelliyor.” ifadesinde bulundu. 140 kilometre hızla giden araç saniyede 38 metre yol alıyor Yüksek hızın sürüş hatalarının etkisini büyüttüğünü belirten Özgür Şener, otoyollarda mesafe ve hız planlamasının hayati önem taşıdığını söyledi. “Saatte 140 kilometre hızla giden bir araç saniyede yaklaşık 38,8 metre yol alır. Bu da 5 saniyede yaklaşık 194 metre, yani bir buçuk futbol sahası kadar mesafe demektir. Bu nedenle sürücüler yalnızca önlerini değil, aynalar aracılığıyla arkadan gelen trafiği de sürekli kontrol etmelidir.” İfadelerini kullanan Şener, otoyollarda güvenli sürüş için araçlar arasında en az 6 saniyelik takip mesafesi bırakılması gerektiğini vurguladı. En sağ şerit sürekli sürüş şerididir Otoyollarda şerit kullanımının da güvenli sürüş açısından önemli olduğunu ifade eden Şener, “Sürücüler otoyolda mümkün olduğunca en sağ şeridi kullanarak ilerlemelidir. Diğer şeritler sollama amaçlıdır. Sağ şerit dışında herhangi bir şeritte sürekli sürüş yapmak güvenli değildir.” dedi. Özgür Şener ayrıca sürücülerin otoyolda karşılaşabilecekleri risklere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, emniyet şeridinde duran araçlar, yola düşen yükler, tünellerde arızalanan araçlar ve gece görüşünü zorlaştıran silinmiş yol çizgileri gibi tehlikelere karşı da uyardı. Otoyol sürüşü monotonluk nedeniyle dikkat kaybına yol açabilir Uzun süreli otoyol sürüşlerinin sürücülerde dikkat kaybına yol açabileceğini ifade eden Özgür Şener, bu durumun kazalara zemin hazırlayabildiğini söyledi. Şener, “Otoyol sürüşleri monoton sürüş olarak tanımlanabilir. Bu durum sürücülerde dikkat dağınıklığı, tek elle araç kullanma, sinyal vermeden şerit değiştirme veya uykululuk gibi riskli davranışlara yol açabilir. Sürücülerin bu konuda farkındalık geliştirmesi gerekir.” diye konuştu. Gişelerde en sık yaşanan kazalar Son dönemde paralı otoyol ve köprü gişelerinde de ciddi kazalar yaşandığını hatırlatan Özgür Şener, bu kazaların çoğunun sürücü hatasından kaynaklandığını ifade etti ve “İki aracın aynı gişeye girmeye çalışması, son anda gişe değiştirme, yavaşlayan araca arkadan çarpma veya yanlış gişeye girip geri manevra yapma gibi davranışlar gişe bölgelerinde en sık görülen kaza nedenleridir.” ifadesinde bulundu. Gişelerde hız genellikle 30 kilometre olmalı Sürücülerin gişe alanlarına yaklaşırken hızlarını mutlaka düşürmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, “Gişe alanlarına yaklaşırken verilen hız limitlerine eksiksiz uyulmalıdır. Ani fren yerine kademeli yavaşlama yapılmalıdır. Gişe alanlarında hız limiti genellikle 30 kilometre/saat civarındadır. Bayram dönemleri, tatil dönemleri, mesai başlangıç ve bitiş saati gibi zamanlarda gişelerde uzun beklemeler olmaktadır. Bu durumlarda sabırlı ve sakin kalmak önemlidir.” dedi. Şener, gişelerde sürücülerin en sık yaptığı hatanın son anda şerit değiştirmek olduğunu da kaydederek, “Sürücülerin en çok yaptığı hatalardan biri, son anda gişe değiştirmeye çalışmaktır. Gişeye girmeden önce hangi şeridi kullanacağınızı belirlemeli ve o şeritte ilerlemelisiniz. Son anda yapılan şerit değişiklikleri arkadan gelen araçlarla çarpışma riskini artırır.” şeklinde konuştu. Gişe çıkışlarında ani hızlanmayın Gişelerden çıktıktan sonra sürücülerin ani hızlanma eğiliminde olduğunu belirten Şener, bunun da risk oluşturduğunu söyledi ve “Gişe çıkışlarında sürücüler genellikle ani hızlanmaya çalışır. Ancak çevredeki araçların da aynı anda hızlanabileceği unutulmamalı ve çevre sürekli gözlemlenerek sürüşe devam edilmelidir. Tüm işaret ve yönlendirmeler sürücüler tarafından takip edilmeli ve eksiksiz uyulmalıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanından kış sürüşü uyarısı! Direksiyon başında tüm dikkatlerinizi yola verin Haber

Uzmanından kış sürüşü uyarısı! Direksiyon başında tüm dikkatlerinizi yola verin

Soğuk kış mevsiminde kar, buz ve sis, sürücüler için riskli koşullar teşkil ediyor. Özgür Şener, sürücülere yolda dikkatli olmalarını tavsiye etti. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, kış şartlarında sürücülere uyarılarda bulundu. Şener, olumsuz hava koşullarında araç kullanmaktan kaçınılması gerektiğini ve güvenli sürüşün yola çıkmadan önce başladığını belirtti. Karlı ve buzlu yollarda sürüşün bireysel beceriden çok doğru karar almayı gerektirdiğini söyleyen Şener, toplu taşıma imkanı varsa özel araç kullanılmamasını, mecbur kalındığında ise "çok acele etmeden" yol alınmasını önerdi. Ayrıca kaygan zeminlerde hızın düşürülmesinin ve ani manevralardan kaçınılmasının önemine dikkat çekti. KAZALARIN NEDENİ DİKKATSİZLİK Şener, kış aylarında meydana gelen kazaların çoğunun teknik değil, dikkatsizlik kaynaklı olduğunu ve telefon kullanımının ölümcül kazalara sebep verdiğini ifade etti. "Güvenli mesafeyi korumamak ve sürüş sırasında telefon kullanımı arkadan çarpmaların temel sebebidir," dedi. Güvenli sürüşün hazırlıklarının yola çıkmadan önce yapılması gerektiğini vurgulayan Şener, lastiklerin diş derinliğinin ve basıncının kontrol edilmesini, farlar, silecekler ve havalandırma sistemlerinin düzgün çalıştığından emin olunması gerektiğini hatırlattı. Cam suyunun antifriz içermesinin ve araç üzerindeki karları temizlemenin önemini vurguladı. Kış mevsiminde yolda kalınma ihtimaline karşı, aracın enerji, su ve temel gıda maddeleriyle donatılması gerektiğini söyleyen Şener, bu hazırlığın çocuklu aileler için daha da önemli olduğunu belirtti. Kar zincirlerinin doğru ölçüde olması ve nasıl kullanılacağını bilmenin önemine işaret etti. ELEKTRİKLİ ARAÇ KULLANICILARINA ÖZEL UYARILAR Şener, elektrikli araç sahiplerini soğuk havaların bataryalarını etkileyebileceği konusunda uyardı ve yola çıkmadan şarj durumu ile güzergâhtaki şarj istasyonlarının planlanması gerektiğini söyledi. Özgür Şener, kış şartlarında güvenli sürüşün teknik bilgi yanında bilinçli davranışla ilişkili olduğunu vurguladı: "Kış şartlarında güvenli sürüş, 'gidebilir miyim?' sorusundan önce 'gitmeli miyim?' sorusuyla başlar."

Trafikte Daha Çok Kadın Haber

Trafikte Daha Çok Kadın

Hyundai Motor Türkiye tarafından başlatılan, kadın sürücülerin trafikte daha özgüvenli olmalarını teşvik etmek amacı taşıyan “Trafikte Daha Çok Kadın” projesi genişletiliyor. İSTANBUL (İGFA) - Cinsiyet eşitliği, trafikte de önemli bir yer tutuyor. Hyundai Motor Türkiye, iki yıl önce bu anlayışla kadınların trafikte etkin olmasını destekleyen bir sosyal sorumluluk projesi geliştirmişti. “Trafikte Daha Çok Kadın” projesi, Hyundai Motor Türkiye’nin sosyal sorumluluk çabaları çerçevesinde büyümeye devam ediyor, kadın sürücülerin daha fazla özgüvene sahip olmalarını amaçlıyor. Proje kapsamında ehliyeti olup da trafiğe çıkmaktan çekinen kadınlar için teorik ve pratik sürüş eğitimleri sunuluyor. Proje, sadece bireysel katkıyla kalmayıp, trafikte kadın temsilini ve güvenli sürüş kültürünü yaymayı hedefliyor. Kadınların trafikte daha fazla yer alması hem trafik güvenliği hem de toplumsal cinsiyet eşitliği açısından fayda sağlıyor. Hyundai, Kıbrıs’ta düzenlediği özel eğitimde bu projeyi kadın gazetecilere de sundu. Alanında uzman 30 kadın basın mensubu, güvenli sürüşle ilgili teorik bilgiler aldıktan sonra pistte özel istasyonlarda pratik eğitime katıldı. Panik frenleme, slalom ve viraj kontrol gibi konular deneyimlendi. Eğitimler, sadece teknik becerileri değil, aynı zamanda psikolojik destek ve özgüven kazanımını da kapsıyor. Katılımcılar trafikteki durumlara hazırlıklı hale gelirken, eğitim sonunda sertifika alarak ilk adımlarını atıyorlar. Hyundai Motor Türkiye’nin Women Drivers Network ile iş birliği ile gerçekleştirilen proje, kadınların birbirlerinden öğrenebilmelerini sağlayan bir platform sunuyor. Bugüne kadar 100’den fazla kadına eğitim veren proje, 2 yıl içinde 1.000’den fazla kadın sürücüye ulaşmayı hedefliyor. MURAT BERKEL: “KADINLARI TRAFİKTE DAHA CESUR HALE GETİRMEK İSTİYORUZ”. Kıbrıs’taki eğitimde Hyundai Motor Türkiye’nin yönetimi de yer aldı. Yurtiçi Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Genel Müdürü Murat Berkel, şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’de milyonlarca kadın ehliyeti olmasına rağmen, çoğu aktif sürücü değil. Kimi özgüven eksikliği, kimi toplumsal baskılar ve trafik korkusu nedeniyle direksiyon başına geçmiyor. Bu projeyle kadınları cesaretlendirmeyi ve trafikte daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Kadınların trafikte daha özgüvenli olması, toplumsal ilerleme ve güvenli sürüş için büyük önem taşıyor. Hyundai Motor Türkiye olarak kadın sürücülerin yanında olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.