Hava Durumu

#Güven

giresunsonhaber - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

15 TEMMUZ SPOR KOMPLEKSİ’NDE MİNİ FUTBOL HEYECANI YAŞANDI Haber

15 TEMMUZ SPOR KOMPLEKSİ’NDE MİNİ FUTBOL HEYECANI YAŞANDI

15 TEMMUZ SPOR KOMPLEKSİ’NDE MİNİ FUTBOL HEYECANI YAŞANDI Polis Haftası kapsamında düzenlenen “Gençler Sporda, Gelecek Emniyette 5x5 Mini Futbol Turnuvası”nda 20 takımdan 142 sporcu mücadele etti. Turnuvada yalnızca derece yarışı değil, dostluk, birlik ve güven duygusu da öne çıktı. Giresun’da Polis Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Gençler Sporda, Gelecek Emniyette 5x5 Mini Futbol Turnuvası”, 15 Temmuz Spor Kompleksi’nde yoğun katılımla tamamlandı. Organizasyonda 20 takımdan 142 sporcu sahaya çıkarak hem rekabet hem de centilmenlik içinde mücadele verdi. Turnuva boyunca genç sporcular, sahada yalnızca galibiyet için değil, dostluk ve dayanışma ruhunu büyütmek için de ter döktü. Organizasyon, sporun birleştirici gücünü öne çıkarırken, gençlerin güvenli ve sağlıklı bir gelecek için sporla buluşmasının önemini bir kez daha ortaya koydu. A GENÇ ERKEKLERDE ŞAMPİYON YUNUS EMRE ANADOLU LİSESİ A Genç Erkekler kategorisinde Yunus Emre Anadolu Lisesi birinci oldu. Aksu Anadolu Lisesi ikinci sırayı alırken, Sağlık A üçüncü, Çınarlar Spor ise dördüncü sırada yer aldı. B GENÇ ERKEKLERDE ZİRVE ASP’NİN B Genç Erkekler kategorisinde şampiyonluk ASP’nin oldu. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi turnuvayı ikinci sırada tamamlarken, Genç Çotanaklar üçüncü, Uğur Okulları ise dördüncü oldu. A GENÇ KIZLARDA YILDIZLAR ÖNE ÇIKTI A Genç Kızlar kategorisinde Yıldızlar birinciliği elde etti. Sosyal Bilimler Lisesi ikinci, Çotanak Spor Kulübü üçüncü, Sahanın Sultanları ise dördüncü sırada yer aldı. Turnuva, Polis Haftası’nın anlam ve önemine uygun biçimde gençleri spor etrafında buluşturdu. Sahada kazanılan yalnızca kupalar ve dereceler olmadı; birlik, beraberlik ve güven duygusu da organizasyonun en güçlü çıktıları arasında yer aldı.

FİSKOBİRLİK İKİ GÜNDE 15 LİRA KESTİ: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 242 LİRAYA İNDİ Haber

FİSKOBİRLİK İKİ GÜNDE 15 LİRA KESTİ: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 242 LİRAYA İNDİ

FİSKOBİRLİK İKİ GÜNDE 15 LİRA KESTİ: 50 RANDIMAN TOMBUL FINDIK 242 LİRAYA İNDİ FİSKOBİRLİK, 25 Mart 2026 tarihli yeni listede 50 randıman Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını 242 TL/kg’a çekti. Aynı ürün 23 Mart’ta 257 TL/kg idi. İki günde 15 liralık düşüş yaşandı. Kayıp, 8 Ocak’taki 307 liraya göre 65 liraya, Eylül 2025’te görülen 347 liralık zirveye göre 105 liraya çıktı. Piyasada artık yalnız fiyat değil, fiyatı aşağı iten düzen tartışılıyor. BUGÜNÜN FİYATI ANA HABERDİR: MARTTA GERİ ÇEKİLME DEĞİL, SERT ÇÖZÜLME VAR Bugün açıklanan 242 liralık fiyat, sıradan bir düzeltme değil. 23 Mart’ta 257 lira olan 50 randıman fiyatı iki gün içinde 242 liraya indi. Bu düşüş, yalnız kısa vadeli bir oynaklık değil; mart ayı boyunca hızlanan aşağı yönlü çözülmenin yeni eşiğidir. TMO’nun 2025-2026 sezonu için açıkladığı 200 liralık Giresun kalite tabanının üstünde kalınsa da, üretici lehine oluşan üst bant hızla eriyor. EYLÜL ZİRVESİNDEN BUGÜNE 105 LİRA ERİDİ FİSKOBİRLİK fiyat serisinin açık kronolojisi sert bir tablo veriyor. Giresun Son Haber’de derlenen akışa göre 50 randıman Giresun kalite fiyatı 22 Ağustos 2025’te 230 liradan açıldı, 23 Eylül 2025’te 347 liraya çıktı, aralıkta 270 liraya indi, 8 Ocak 2026’da 307 lirayı gördü, 19 Ocak’ta 292 liraya çekildi ve 23 Mart’ta 257 liraya düştü. Bugün açıklanan 242 lira ile birlikte Eylül zirvesinden kayıp yaklaşık yüzde 30’a dayandı. Bu seyir, yükseliş hikâyesinin dağıldığını, primli dönemin büyük ölçüde geri alındığını gösteriyor. REKOLTE DİLİ, YENİ MAHSUL DAHA DALDAYKEN FİYATIN ÜSTÜNE BİNDİ Bu düşüşün ilk büyük dayanağı, 2026-2027 sezonu için açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk rekolte tahmini oldu. Giresun Son Haber’in 8 Mart tarihli haberinde, bu yüksek ilk tahminin üretici cephesinde erken fiyat baskısı yaratabileceği, maliyet, kalite ve bölgesel farklar yeterince görünmeden piyasa dilinin aşağı kurulduğu vurgulanmıştı. Başka bir ifadeyle, ürün hasada gelmeden fiyat çıpası aşağı çekildi. FİSKOBİRLİK NE YAPIYOR ? SORUSU BÜYÜYOR 13 Mart’ta yayımlanan “Fındıkta Sessizlik Büyüyor” başlıklı haberde piyasada üretici için konuşulan en somut seviyenin 260 TL/kg olduğu, FİSKOBİRLİK’in 6 Şubat’tan sonra görünür yeni fiyat açıklamadığı ve TMO tarafında da güncel alım tonajı konusunda net kamuoyu bilgisinin bulunmadığını paylaşmıştık. Şimdi 25 Mart tablosunda 242 lira görülüyor. Bu iki veri yan yana geldiğinde üretici cephesindeki kuşku sertleşiyor: FİSKOBİRLİK, yüksek rekolte söylemiyle baskılanan piyasada üreticiyi koruyan çizgiyi mi zayıflatıyor, yoksa serbest piyasanın aşağı gidişine uyum sağlayan yeni bir hatta mı geçiyor? Mevcut açık veriler ikinci soruyu daha yüksek sesle sorduruyor; ancak kurumun alım stratejisine ilişkin ayrıntılı ve güncel kamuoyu verisi sınırlı olduğu için kesin hüküm kurmak güç. TMO’nun tabanı 200 lira olarak kaldı; FİSKOBİRLİK bugün 242 lirada duruyor. Kağıt üzerinde fark var. Ancak üretici açısından asıl mesele, fiyatın tabanın kaç lira üstünde olduğu değil, zirve oluştuğunda hangi kurumun o primi koruyabildiği ve düşüş başladığında kimin ne kadar direnç gösterdiğidir. Bugünkü tablo, o direncin ciddi biçimde zayıfladığını gösteriyor. İHRACAT HACMİ GERİLEDİ, DIŞ TALEP FİYATI TAŞIMADI Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği verilerini aktaran Anadolu Ajansı’na göre Türkiye, 2026’nın ilk iki ayında 28 bin 900 ton fındık ihracatından 388,7 milyon dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 51 bin 667 ton ihracat karşılığında 421,6 milyon dolar gelir sağlanmıştı. Gelir yüksek görünse de tonajdaki sert düşüş, dış alım iştahının hacim tarafında zayıfladığını gösteriyor. ŞİLİ HATTI BÜYÜYOR, REKABET TAKVİME YAYILIYOR Düşüşün arka planında yalnız iç piyasa yok. Giresun Son Haber’in Şili dosyası, Maule bölgesinde 26 Mart 2026’da düzenlenen 4. Ulusal Avrupa Fındığı Günü ile birlikte üretimden teknolojiye, ticaretten sanayiye uzanan yeni bir rekabet hattının büyüdüğünü gösteriyor. Ferrero’nun sürdürülebilir fındık tedarikine ilişkin belgeleri de ana kaynak ülkeler arasında Türkiye, İtalya, Şili ve ABD’yi sayıyor; kuzey ve güney yarımküreye yayılan tedarik modelini açık biçimde ortaya koyuyor. Bu yapı genişledikçe, dünya alıcısının tek ülkeye bağımlılığı azalıyor. Türkiye’de üretici fiyatı üzerindeki baskı da tam burada ağırlaşıyor. BİLGİ AKIŞI DA TARTIŞMA KONUSU OLDU Yeni liste 25 Mart gecesi 21:30 da sosyal medyada görünür hale geldi. Buna rağmen liste yayınlanmadan 6 saat önce bazı haber kuruluşlarına servis edildiği yönünde eleştiriler var. Ancak böyle bir akış gerçekten yaşandıysa, tartışma yalnız fiyat düşüşüyle sınırlı kalmaz; fiyat bilgisinin piyasaya hangi sırayla, kimlere ve ne ölçüde eşit ulaştırıldığı sorusu da masaya gelir. Fındıkta güven, yalnız rakamla değil, o rakamın açıklanma biçimiyle de kurulur. Sonuç olarak; FİSKOBİRLİK iki gün içinde 15 lira geri geldi. Eylül 2025 zirvesinden kayıp 105 liraya çıktı. Rekolte dili yeni mahsul daha gelmeden aşağı baskı üretti. İhracat hacmi zayıfladı. Dünya pazarı Şili başta olmak üzere yeni üretim hatlarıyla daha parçalı hale geldi. Bu nedenle bugünkü düşüş, yalnız tabeladaki bir rakam değişikliği değildir. Bu düşüş, üreticinin elindeki ürünün değerinin kademe kademe aşağı çekildiği yeni dönemin açık işaretidir.

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor Haber

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in tarım ve hayvancılıkta ürün çeşitliliğini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen projelerden biri olan kaz yetiştiriciliği hızla büyüme kaydediyor. ORDU (İGFA) - Çiftçilerin yetiştirdikleri kazları, diledikleri fiyatlarla piyasa sunarken; elinde kalan kazlar için ise Büyükşehir Belediyesi'nin 'alım garantisi' sistemi devreye giriyor. Bu kapsamda kazlar Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınıyor. Öte yandan, hemen satış yapmak istemeyen yetiştiriciler kazlarını Belediyenin Kanatlı Kesimhanesinde kestirip soğuk hava depolarında saklama imkânına sahip. KAZ YETİŞTİRİCİLERİ: “BÜYÜKŞEHRİN ALIM GARANTİSİ İLE PAZARLAMA SIKINTIMIZ KALMADI” Kazlar için Belediye ile yapılan anlaşma sonrası, 2025 yılının Nisan-Mayıs aylarında dağıtılan kaz civcivleri kesime ulaştı. Fatsa ve Ünye ilçelerinde Büyükşehir Belediyesi'nden destek alarak kaz yetiştiriciliğine başlayanlarda Yunus Yılmaz ve Ertuğrul Doğan, bu sürece başlamalarındaki kilit faktörün Belediyenin alım garantisi olduğunu vurguladı. “BAŞKAN GÜLER BİZE FIRSAT VE GÜVEN VERDİ” Kaz yetiştiricileri, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'e desteklerinden ötürü teşekkür ederek şunları söyledi: "Kaz yetiştiriciliğine başlamamızdaki en önemli unsur, Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı civciv ve alım güvencesiydi. İlerleyen süreçte her türlü desteği aldık. Şimdi kazlarımızın kesimi ve saklanması aşamasındayız. Belediyeyi desteklerinden ötürü minnettarız, çalışmalarımızı daha da büyüterek sürdüreceğiz.”

VALİ MUSTAFA KOÇ, GİRESUN’UN TÜM DİNAMİKLERİYLE İSTİŞARE MASASINDA Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ, GİRESUN’UN TÜM DİNAMİKLERİYLE İSTİŞARE MASASINDA

VALİ MUSTAFA KOÇ, GİRESUN’UN TÜM DİNAMİKLERİYLE İSTİŞARE MASASINDA 22.01.2026 Mustafa Koç, göreve başlamasının ardından kendisine yönelik tebrik ziyaretlerini kabul etmeyi 22 Ocak Perşembe günü de sürdürdü. İş dünyasından yerel yönetime, turizmden sağlığa kadar geniş bir yelpazeden temsilcilerle bir araya gelen Vali Koç, Giresun’un kalkınması için ortak akıl ve iş birliği vurgusu yaptı. Giresun Valiliği makamında gerçekleşen yoğun ziyaret trafiği, sabah saatlerinde iş dünyasının temsilcilerinin kabulleriyle başladı. Gün boyu süren temasların ardından değerlendirmede bulunan Vali Koç, Giresun’un her alanda gelişimi için tüm paydaşlarla uyum içinde çalışacaklarını ifade etti. Üretim, Güven ve Ortak Akıl Mesajı Günün ilk ziyaretinde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Meclis Başkanı Şükrü Ataün ve yönetim kurulu üyelerini kabul eden Vali Koç, ilin ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Vali Koç, ziyaret sonrası yaptığı paylaşımda, “Giresun’umuzun üretim gücünü ayakta tutan kıymetli müteşebbislerimizle istişareye dayalı, karşılıklı güven ve ortak aklı önceleyen bir anlayışla çalışmayı önemsiyoruz. İlimizin ticari ve ekonomik potansiyelini ileriye taşıyacak her yapıcı adımı uyum ve iş birliği içinde değerlendireceğiz” ifadelerini kullandı. Yerel Yönetim, Turizm ve Sağlık Gündemi Öğleden sonraki programda Fuat Köse ve beraberindeki belediye başkan yardımcılarını ağırlayan Vali Koç, nezaket ziyaretleri ve iyi niyet temennileri dolayısıyla Başkan Köse’ye teşekkür etti. Ziyaretler kapsamında ayrıca İl Kültür ve Turizm Müdürü Erdem Kılavuz ile GİRTAB Müdürü Emrullah Hızarcıoğlu, Giresun’un turizm vizyonu ve planlamaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Günün son bölümünde ise İl Sağlık Müdürü İskender Aksoy ve beraberindeki heyet, kent genelinde yürütülen sağlık hizmetlerine ilişkin çalışmalar hakkında Vali Koç’a bilgi sundu. “Kurumsal İletişimi Üst Seviyede Tutacağız” Vali Mustafa Koç, kendisini ziyaret eden tüm heyetlere teşekkür ederek, Giresun halkına en iyi hizmetin sunulabilmesi adına kurumlar arası iletişim ve koordinasyonun en üst düzeyde sürdürüleceğini vurguladı.

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Haber

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen panelde, aile yapısını zayıflatan sorunlar, aile içi şiddet, aile bağlarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025'i 'Aile Yılı' ilan etmesinin ardından, Giresun İl Müftülüğü aileyi koruma ve güçlendirme hedefiyle çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu çerçevede İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinasyonunda, "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Arttırılması" başlıklı bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu ve Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar katıldı. Çotanak Konferans Salonunda yapılan panelin moderatörlüğünü Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay üstlendi. "Aile gözbebeğimizdir" İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet ve sorumluluk bilincinin aileyi ayakta tutan en önemli değerler olduğuna dikkat çekti. Kılıçbay, her bir aile üyesinin karşılıklı hak ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade ederek şöyle dedi: "Aile, Yüce Rabbimizin bize emanetidir ve bu emanetin temelinde merhamet yatmalıdır. Merhamet, iyiliği esas almak ve her aile ferdine Yüce Allah'ın bir lütfu olarak değer vermek demektir. Bu sebeple ailede bir sorun ya da kriz ortaya çıktığında merhamet, ilişkilerin sağlıklı devam etmesinin ölçütü haline gelir. Aileyi güçlü kılan bir diğer faktör ise infak ve karşılıksız sevgidir. İnfak, yalnızca maddi yardım değil, muhatabına katkı sunmak ve gönül desteği vermektir. Karşılıksız sevgi ile vefa gösterip gerektiğinde teşekkür eden, hata yaptığında özür dilemekten çekinmeyen aileler hem muhabbeti artırır hem de rahmetin yeryüzündeki yansıması olmaya devam eder. Böylelikle aileden başlayarak toplumda huzur ve güven sağlanır. " "Aile sevgi ve merhametle ayakta durur" Ardından söz alan, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, her aile ferdinin sevgi ve merhameti prensip edinerek aile bireylerine değer vermesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir, ailenin bir merhamet yuvasına dönüştürülmesinin gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi: "Aile içinde yaş ya da cinsiyet farkı gözetmeden tüm bireylerin saygınlık ve dokunulmazlık hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. İnsan onurunu zedeleyen, saygınlığını sarsan hatta cana kasteden şiddetin her biçimi, dinen, hukuken ve ahlaken suçtur, aynı zamanda kul hakkı ihlalidir. Üzerimizde en çok hakkı olan kişiler, bize en fazla emeği geçen, mutluluğumuzda ve kederimizde yanımızda olan aile bireylerimizdir. Ne yazık ki farkında olmadan kırdığımız, üzdüğümüz ve helallik almayı ihmal ettiğimiz kişiler de genellikle onlardır. Unutulmamalıdır ki karşılıklı hak ve sorumluluklar yerine getirdiğinde ailede ve toplumda huzur ve güven ortamı oluşacak, dünya insan onuruna yakışır bir yer haline gelecektir." "Aile odaklı sosyal hizmetler aile yapısına güç kazandırıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik, ekonomik katkı sağlayan, farkındalık kazandıran ve ailelerin sosyokültürel gelişimine destek veren hizmetlere imza attıklarını belirtti. Modaoğlu, toplumun her bireyine ulaşarak etkili sosyal hizmetler sağladıklarına değinerek şöyle konuştu: "Kadınlarımızın aile içindeki belirleyici etkisini, çocuklarımızın geleceğimiz için taşıdığı umudu, büyüklerimizin kültürel mirasımızdaki yerini ve engelli bireylerimizin değerini esas alarak, herkesin huzur ve güven dolu bir gelecekte yaşayacağı bir yarın için çalışıyoruz. Kadınların, çocukların, engelli bireylerin ve yaşlıların her tür ihmal, şiddet ve ayrımcılıktan uzak, adil ve aktif biçimde toplumsal hayata katılması önceliğimizdir. Ailelerimizin en iyi yaşam koşullarına ulaşmasını temin etmek ise milletimize hizmet etmenin en değerli yoludur. Bu amaç doğrultusunda ailelere, çocuklara, engelli ve yaşlı bireylere, kadınlara, şehit yakınları ile gazilere ve toplumun dezavantajlı tüm kesimlerine yönelik sosyal yardım ve hizmetlerimizi kararlılıkla devam ettiriyoruz." "Miras sorunu, nesiller arasındaki ilişkileri zedeliyor" Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar ise, genelde Doğu Karadeniz, özelde ise Giresun'da nesiller arası akrabalık bağlarının zedelenmesinde en önemli etkenlerden birinin miras meselesi olduğunu ifade etti. Bayraktar, miras konusunun çözümü için başta aile büyükleri olmak üzere kanaat önderleri ve alanda uzman kişilere büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şöyle dedi: "Gerek kuşaklar arası dağılımda gerekse cinsiyetçi yaklaşımla yapılan miras paylaşımında, eşitlik hassasiyetinin göz ardı edilmesi haksızlıkları doğurmaktadır. Mevcut iletişimsizlik ve çatışma durumu, bireyleri çeşitli suç türlerine itmektedir. Miras paylaşımı konusunda çözümsüzlüğün bölgede her kuşağa yayıldığı ve giderek karmaşık bir hal aldığı gözlemleniyor. Özetle, miras konusu olan arazi taksimi ve gelirin paylaşımından doğan çekişmeler, cana, mala ve kişilere karşı suçların yanı sıra, mirasta haksızlığa uğradığını düşünen kişilerin hırsızlığa yönelmesi şeklinde kendini gösterebiliyor. Eğer mevcut sorunların çözümü için gerekli adımlar atılmazsa, kuşaklar arasında saygı, itibar ve güven kaybının yanı sıra gelecekte gerilim ve çatışmaların yükselmesi kaçınılmaz görünüyor." Panele İl Müftü Yardımcıları Avni Bolat, Adem Orhan, Sibel Gül Ülker, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.