Hava Durumu

#Gübreleme

giresunsonhaber - Gübreleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gübreleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KABUKLU MEYVEDE VERİMİN ŞİFRESİ TOPRAKTA ARANDI Haber

KABUKLU MEYVEDE VERİMİN ŞİFRESİ TOPRAKTA ARANDI

KABUKLU MEYVEDE VERİMİN ŞİFRESİ TOPRAKTA ARANDI Linares’te ceviz ve fındık üreticileri teknik masada buluştu Şili’de ceviz ve fındık üreticilerini yakından ilgilendiren önemli bir teknik buluşma Linares’te gerçekleştirildi. Iansa Bitki Beslenme organizasyonunda düzenlenen “Zemin Teknik Masası”nda, kabuklu meyve üretiminde verim, kalite ve sürdürülebilir bahçe yönetiminin temel başlıkları masaya yatırıldı. PlanetNuts tarafından duyurulan programa göre 25 Haziran 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Linares’teki El Peral Agrícola’da yapılan teknik buluşmaya, Trinuts danışmanı José Pablo Correa’nın yanı sıra Iansa Bitki Beslenme ve Copeval teknik ekipleri katıldı. ÜRETİCİYE SAHADA YOL HARİTASI Ceviz ve fındık üreticilerine yönelik düzenlenen programda, yeni sezon hazırlığı, toprak sağlığı, bitki besleme, gübreleme, kök gelişimi ve meyve bahçesi yönetimi gibi üretimin kaderini belirleyen konular ele alındı. Teknik masada üreticilere yalnızca teorik bilgi değil, sahada karşılığı olan pratik öneriler de aktarıldı. Özellikle sezonla yüzleşme, bahçenin mevcut durumunu doğru okuma, bitkinin ihtiyaçlarını zamanında belirleme ve verimi artıracak uygulamaları planlama başlıkları öne çıktı. TOPRAK GÜÇLÜYSE ÜRETİM GÜÇLÜ Kabuklu meyve üretiminde başarının yalnızca gübreleme ya da sezon içi bakım uygulamalarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekilen buluşmada, toprağın canlı yapısının korunması, kök bölgesinin güçlendirilmesi ve bitkinin dengeli beslenmesinin üretim kalitesi üzerindeki belirleyici rolü vurgulandı. Ceviz ve fındıkta yüksek verim için bahçenin sadece görünen kısmının değil, toprağın altında işleyen sistemin de doğru yönetilmesi gerektiği ifade edildi. Toprak yapısı, sulama dengesi, besin elementi eksiklikleri ve hastalık riskleri, üreticilerin yeni sezon planlamasında dikkate alması gereken temel başlıklar arasında yer aldı. HASAT SONRASI DÖNEM GELECEK SEZONU BELİRLİYOR Teknik değerlendirmelerde, hasat sonrası dönemin yeni sezon verimi açısından kritik olduğu mesajı öne çıktı. Ağaç kondisyonu, budama stratejileri, sürgün gelişimi, kök sağlığı ve kışa hazırlık uygulamalarının, gelecek sezonun çiçeklenme, meyve tutumu ve kalite performansını doğrudan etkilediği belirtildi. Uzmanlar, ceviz ve fındık üretiminde sürdürülebilir başarı için üreticilerin yalnızca ürün dönemine değil, sezon sonrasındaki bakım sürecine de aynı dikkatle yaklaşması gerektiğine işaret etti. VERİM, KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VURGUSU Iansa Bitki Beslenme, Trinuts ve Copeval teknik ekiplerinin katkı sunduğu buluşma, kabuklu meyve üretiminde daha bilinçli, planlı ve bilimsel üretim anlayışının önemini bir kez daha ortaya koydu. Linares’teki teknik masa, ceviz ve fındık üreticilerine toprağı, kökü, ağacı ve sezon planlamasını birlikte ele alan bütüncül bir üretim perspektifi sundu. Program, verim ve kalite hedefleyen üreticiler için yeni sezon öncesi güçlü bir teknik rehber niteliği taşıdı.

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR Haber

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR Şili’de Avrupa fındığı ve ceviz üreticilerine yönelik teknik arazi toplantısı, 25 Haziran 2026’da Linares’te düzenlenecek. Iansa Nutrición Vegetal, Trinuts ve Copeval ekiplerinin katılacağı buluşmada bitki besleme, gübreleme, bahçe yönetimi ve ihracata dönük üretimde verimlilik başlıkları ele alınacak. SERT KABUKLU MEYVEDE SAHA BULUŞMASI Şili’de ceviz ve Avrupa fındığı üreticileri, sezon yönetimi, bitki besleme ve verim optimizasyonu başlıklarını sahada değerlendirmek üzere teknik bir toplantıda bir araya gelecek. Iansa Nutrición Vegetal tarafından duyurulan “Mesa Técnica en Terreno” etkinliği, 25 Haziran 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Agrícola El Peral, Linares’te gerçekleştirilecek. Toplantıya Trinuts danışmanı José Pablo Correa ile Iansa Nutrición Vegetal ve Copeval teknik ekipleri katılacak. Programda üreticilere bitki besleme, gübreleme, besleme yönetimi, bahçelerde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik stratejiler aktarılacak. Etkinlik için kayıt ve bilgi süreci Alejandra.Berrios@iansa.cl adresi üzerinden yürütülecek. İHRACATTA BÜYÜYEN PAZAR, ÜRETİCİDEN DAHA TEKNİK YÖNETİM İSTİYOR Linares’te yapılacak toplantı, yalnızca teknik bir üretici buluşması değil; Şili tarım ekonomisinde ağırlığı artan sert kabuklu meyve zincirinin verimlilik ihtiyacına verilen saha yanıtı niteliği taşıyor. Şili’de Avrupa fındığı ve ceviz üretimi, son yıllarda ihracat geliri, yeni bahçe yatırımları ve kalite standardı üzerinden daha fazla ekonomi gündemine giriyor. Şili Tarım Araştırmaları ve Politikaları Ofisi’nin meyve bültenlerinde yer alan verilere göre ülkenin sert kabuklu meyve ihracatı 2025/26 sezonunda güçlü artış kaydetti. Eylül 2025-Şubat 2026 döneminde sert kabuklu meyveler, Şili’nin toplam meyve ihracat değerinin yüzde 11’ini oluşturdu. Bu grupta ihracat değeri 654 milyon dolara ulaşırken, önceki döneme göre yüzde 94’lük artış yaşandı. Avrupa fındığı ve ceviz, bu büyümenin öne çıkan ürünleri arasında yer aldı. Bu tablo, üretici açısından verimliliği doğrudan ekonomik bir zorunluluğa dönüştürüyor. Çünkü sert kabuklu meyvede rekabet artık yalnızca bahçe alanı genişletmekle değil; hektar başına verim, iç randıman, kalite standardı, hasat organizasyonu, girdi maliyeti, sulama yönetimi ve ihracat pazarının istediği ürün yapısıyla belirleniyor. FINDIK ALANLARINDA HIZLI BÜYÜME DİKKAT ÇEKİYOR Şili’de Avrupa fındığı, son yıllarda en hızlı büyüyen meyve türlerinden biri haline geldi. ODEPA-CIREN meyve kadastru verilerine göre 2025 itibarıyla ülkede toplam meyve alanı 383 bin hektarın üzerinde hesaplanırken, Avrupa fındığı 49 bin hektarı aşan dikim alanıyla toplam meyve alanının yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturdu. Ceviz alanı ise 41 bin hektarın üzerinde gerçekleşti. Avrupa fındığında 2020-2025 döneminde ekili alanın yaklaşık 25 bin hektar artması, Şili’nin bu üründe uzun vadeli bir üretim ve ihracat pozisyonu kurmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak hızlı büyüyen bahçe alanları, üreticiye otomatik kazanç sağlamıyor. Yeni dikimlerin verime yatma süreci, toprak yapısı, sulama kapasitesi, kök gelişimi, doğru gübreleme, hastalık-zararlı baskısı ve hasat altyapısı, bu büyümenin gerçek ekonomik karşılığını belirliyor. Bu nedenle Iansa, Trinuts ve Copeval’in sahada düzenlediği toplantı, genişleyen üretim alanlarının daha yüksek verim ve daha sürdürülebilir gelir yapısına dönüşmesi açısından önem taşıyor. BİTKİ BESLEME ARTIK MALİYET KALEMİ DEĞİL, GELİR STRATEJİSİ Etkinliğin merkezindeki bitki besleme ve gübreleme başlıkları, üretici ekonomisinde kritik bir yere sahip. Yanlış zamanda yapılan, analizlere dayanmayan veya bahçenin gerçek ihtiyacını karşılamayan gübreleme; maliyeti artırırken beklenen verim artışını sağlamayabiliyor. Buna karşılık doğru dönemde, doğru içerikle ve toprak-yaprak analizlerine göre yapılan besleme programı; meyve dolumu, iç kalite, kabuk yapısı, yağ birikimi, hasat randımanı ve ihracat standardı üzerinde belirleyici olabiliyor. Avrupa fındığı üretiminde özellikle kalsiyum, potasyum, fosfor, çinko, magnezyum ve stres dönemlerinde kullanılan biyostimülant uygulamaları, teknik kaynaklarda sezon yönetiminin önemli parçaları arasında gösteriliyor. PlanetNuts’ta daha önce yayımlanan üretici önerilerinde de Aralık ve Ocak aylarının; sıcaklık artışı, kök gelişimi, meyve dolumu, güneş stresi, zararlı baskısı ve hasat hazırlığı açısından kritik dönemler olduğu vurgulandı. Bu öneriler, üreticinin sezonu yalnızca takvim üzerinden değil, bahçenin fenolojik gelişimine ve iklim koşullarına göre yönetmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Fındık ve ceviz gibi uzun vadeli bahçe yatırımlarında sezon içinde yapılan hata yalnızca o yılın ürününü değil, sonraki yılın tomurcuk, rezerv ve verim potansiyelini de etkileyebiliyor. TOPRAK, KÖK VE SU YÖNETİMİ VERİMİN TEMELİNDE YER ALIYOR Fındıkta ve cevizde yüksek verim hedefi, yalnızca üstten görünen bitki gelişimiyle açıklanamıyor. Toprak yapısı, kök bölgesi, suyun köke ulaşma biçimi ve besin maddelerinin bitki tarafından alınabilirliği üretim sonucunu doğrudan belirliyor. PlanetNuts’un daha önce üreticilere yönelik yayımladığı teknik içeriklerde, özellikle sıkışmış topraklarda bahçe kurulumuna dikkat çekildi. Avrupa fındığında kök gelişimini sınırlayan sıkışma, zayıf havalanma, yetersiz drenaj ve hatalı toprak hazırlığı, ilerleyen yıllarda verim kaybı ve düzensiz gelişim olarak üreticinin karşısına çıkabiliyor. Bu nedenle sahada yapılacak teknik toplantının üretici açısından en önemli yönlerinden biri, soyut tavsiyeler yerine bahçe koşullarına dayalı pratik değerlendirme imkânı sunması olacak. Üretici, gübreleme veya bitki besleme kararını yalnızca ürün önerisi olarak değil; toprak, kök, su, iklim ve pazar hedefiyle birlikte okumak zorunda. ZARARLI, HASTALIK VE STRES YÖNETİMİ KÂRLILIĞI ETKİLİYOR Avrupa fındığında zararlı ve hastalık baskısı, özellikle sezonun sıcaklık ve nem koşullarına bağlı olarak değişiyor. PlanetNuts içeriklerinde, Aralık döneminde “burritos” ve “cabritos” olarak bilinen zararlılara karşı ergin ve larva mücadelesi, dip sürgünlerinin zamanında temizlenmesi, yabancı ot kontrolü, güneş yanıklığına karşı koruyucu uygulamalar, Xanthomonas ve odun hastalıklarına karşı önleyici stratejiler öne çıkarıldı. Bu başlıkların ekonomiyle doğrudan ilişkisi bulunuyor. Çünkü zararlı baskısının zamanında kontrol edilmemesi, meyve gelişimini ve ağaç sağlığını zayıflatırken; geç müdahale edilen hastalıklar, hem ürün kaybına hem de daha yüksek mücadele maliyetine yol açabiliyor. Güneş stresi ve yüksek radyasyon da meyve kalitesi, yaprak sağlığı ve bitkinin fotosentez kapasitesi üzerinden verimi etkiliyor. Üretici açısından kârlılık, yalnızca yüksek fiyat beklentisine değil, sezon boyunca kayıpları azaltan disiplinli bahçe yönetimine bağlı hale geliyor. HASAT HAZIRLIĞI SEZON SONUNA BIRAKILAMAZ Fındık ve ceviz üretiminde hasat, yalnızca ürünün toplandığı dönem değil; bütün sezonun ekonomik sonucunun ortaya çıktığı aşama. Ocak ayına ilişkin PlanetNuts önerilerinde, Avrupa fındığında meyve dolumu ve kaliteyle birlikte hasat öncesi ekipman, makine, arazi düzleme ve bahçe temizliğinin zamanında planlanması gerektiği vurgulandı. Hasat hazırlığındaki gecikme, özellikle mekanize üretim yapılan alanlarda ürün kaybı, işçilik maliyeti artışı ve kalite düşüşüyle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle bahçe içinde makinelerin çalışacağı zemin yapısı, yabancı ot durumu, ürünün yere düşme takvimi, toplama geçişleri ve kurutma/teslim süreçleri üreticinin sezon öncesinden planlaması gereken ekonomik başlıklar arasında yer alıyor. Şili’de büyüyen Avrupa fındığı üretimi, hasat organizasyonunu da daha stratejik hale getiriyor. Ürün miktarı arttıkça, zamanında hasat, işleme tesisleriyle koordinasyon ve kaliteyi koruyacak lojistik süreçler üreticinin rekabet gücünü belirliyor. ÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ ÜRETİCİYE SAHA ODAKLI MODEL SUNUYOR Iansa Nutrición Vegetal, bitki besleme alanında üreticiler, teknik danışmanlar ve ihracat şirketlerine dönük çözümler geliştiren bir yapı olarak faaliyet gösteriyor. Copeval, Şili tarım sektöründe gübre, tarım kimyasalları, tohum, makine, sulama sistemleri ve tarımsal hizmetler başlıklarında geniş ürün ve hizmet ağıyla biliniyor. Trinuts ise ceviz, badem, Avrupa fındığı ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık deneyimiyle öne çıkıyor. Bu üçlü yapı, üreticiye yalnızca ürün tedariki değil; teknik bilgi, uygulama takvimi, saha gözlemi ve bahçe yönetimi üzerinden daha bütünlüklü bir yaklaşım sunma iddiası taşıyor. José Pablo Correa’nın toplantıda Trinuts adına yer alacak olması, etkinliği doğrudan bahçe pratiğine ve üretici sorunlarına bağlayan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. ŞİLİ’NİN DENEYİMİ TÜRKİYE İÇİN DE DİKKAT ÇEKİCİ Şili’de Avrupa fındığına yönelik bu tür saha toplantıları, Türkiye açısından da izlenmesi gereken bir gelişme alanı oluşturuyor. Türkiye, dünya fındık üretiminde ana aktör olmasına rağmen, üretici eğitiminden bahçe yenilemeye, verim düşüklüğünden kalite farkının fiyatlandırılmasına kadar birçok başlıkta yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Şili örneği, fındıkta üretim alanı kadar teknik yönetimin, bahçe verimliliğinin ve ihracat standardının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle Giresun kalite fındığı gibi aroma ve kalite değeri yüksek ürünlerde, piyasanın yalnızca ortalama fiyat mantığıyla işlemesi üreticinin emeğini ve bölgesel kalite farkını görünmez kılıyor. Giresun’da eğimli ve parçalı arazilerde, büyük ölçüde elle ve yüksek işçilik maliyetiyle yapılan üretimin; ova bölgelerinde mekanizasyona daha uygun üretimle aynı fiyat mantığına sıkıştırılması, uzun vadede kaliteyi koruyan üretici aleyhine sonuç doğuruyor. Bu nedenle Şili’deki saha odaklı teknik yaklaşım, Türkiye’de de üretici merkezli, yerli ve bilimsel bir fındık sürdürülebilirlik modeline duyulan ihtiyacı yeniden gündeme taşıyor. Türkiye’nin fındıkta yalnızca alıcı firmaların belirlediği sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlayan bir hammadde ülkesi olarak kalmaması; kendi kalite standardını, kendi üretici eğitim modelini, kendi bahçe verimliliği politikasını ve kendi markalı değer zincirini güçlendirmesi gerekiyor. EKONOMİK DEĞER, BAHÇEDE BAŞLAYAN TEKNİK KARARLARLA KORUNUYOR Linares’te yapılacak teknik toplantı, Şili’de sert kabuklu meyve üretiminin daha planlı, daha ölçülebilir ve daha verim odaklı bir yapıya yöneldiğini gösteriyor. Avrupa fındığı ve cevizde büyüyen ihracat potansiyeli, üreticiyi daha hassas besleme programlarına, daha disiplinli bahçe yönetimine ve daha güçlü hasat organizasyonuna zorluyor. Üretici için gelir artık yalnızca ürün miktarı veya sezon fiyatıyla belirlenmiyor; bahçede alınan teknik kararlar, girdi maliyetinin nasıl yönetildiği, kalite kayıplarının nasıl önlendiği ve ürünün ihracat pazarına hangi standartla ulaştığı gelir yapısını doğrudan etkiliyor. Şili’deki toplantı, bu dönüşümün sahadaki karşılıklarından biri olarak öne çıkıyor.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Şili’de fındık üretimi, mekanizasyon, verimlilik ve teknik tarım uygulamalarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir seviyeye ulaştı. Nuffield Tarım Bursu kapsamında farklı ülkelerde üretim sistemlerini inceleyen ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López, Şili’nin son 30 yılda kurduğu fındık endüstrisinin dünya standartlarında olduğunu vurguladı. FINDIKTA KÜRESEL DENEYİM ŞİLİ’NİN SEVİYESİNİ ORTAYA KOYDU Şili fındık sektörü, uluslararası tarım çevrelerinde daha güçlü biçimde görünür hale geliyor. Ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López’in Nuffield Tarım Bursu kapsamında yürüttüğü uluslararası saha incelemeleri, Şili’nin fındık üretiminde ulaştığı teknik seviyeyi yeniden gündeme taşıdı. López; Yeni Zelanda, Avustralya, İtalya, Kanada, Hindistan, İspanya ve İskoçya gibi ülkelerde farklı tarım modellerini yerinde inceledi. Küçük ölçekli aile işletmelerinden büyük tarımsal üretim alanlarına, süt çiftliklerinden meyve bahçelerine, paketleme tesislerinden tarım sanayisine kadar geniş bir yelpazede gözlem yaptı. Bu deneyim, fındık üretiminde Şili’nin özellikle mekanizasyon, verim, profesyonel bahçe yönetimi ve teknik gelişme başlıklarında güçlü bir noktaya geldiğini gösterdi. “KİMSEYE İMRENECEK BİR SEVİYEDE DEĞİLİZ” Ignacio López, fındık özelinde yaptığı değerlendirmede Şili üreticilerinin son 30 yılda önemli bir endüstri kurduğunu belirtti. Şili’de otomasyonun artması, danışmanlık şirketlerinin yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ve profesyonel tarım yönetimi, fındık bahçelerinde yüksek verim ve kalite standardını beraberinde getirdi. López’in değerlendirmesi, Şili fındıkçılığının yalnızca büyüyen bir üretim alanı olmadığını; aynı zamanda dünyadaki farklı üretim merkezleriyle karşılaştırılabilecek teknik bir kapasiteye ulaştığını ortaya koyuyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki fındık bahçelerinin çoğunlukla küçük ölçekli ve yan ürün niteliğinde yürütüldüğünü aktaran López, Şili’de ise daha profesyonel, daha ölçekli ve daha organize bir yapı oluştuğunu vurguladı. İTALYA, AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA DENEYİMLERİ López’in fındık alanındaki en dikkat çekici ziyaretlerinden biri İtalya’da gerçekleşti. FACMA fabrikası ve sahalarında yapılan incelemelerde, fındıkta makineleşme ve operasyonel profesyonellik öne çıktı. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki üreticiler ise entegre zararlı yönetimi, örtü bitkileri, yabancı ot kontrolünde koyun otlatma ve yüksek düzeyde mekanizasyon uygulamalarıyla dikkat çekti. Ancak bu ülkelerde fındık bahçelerinin küçük ölçekli olması, sektörün büyümesini sınırlayan başlıklardan biri olarak öne çıktı. López, özellikle büyük alıcıların eksikliğinin bazı ülkelerde fındık sektörünün gelişimini yavaşlattığını değerlendirdi. Bu tablo, Şili’nin üretim yapısı, alım kanalları ve teknik kapasitesiyle daha güçlü bir konum elde ettiğini gösteriyor. FINDIKTA KALİTE TOPRAKTAN BAŞLIYOR Şili’nin fındıkta yakaladığı seviyenin korunması için sürdürülebilirlik başlığı kritik önem taşıyor. López, yüksek kaliteli fındık üretiminin temelinde canlı toprak, doğru gübreleme, etkili sulama yönetimi ve güçlü bitki sağlığı takibinin bulunduğunu vurguladı. Fındıkta yalnızca verim artışı değil, üretimin uzun vadeli sürdürülebilirliği de belirleyici hale geliyor. Toprak mikrobiyotasının korunması, mikroorganizma yönünden zengin canlı toprak yapısının desteklenmesi ve bitkinin yalnızca gübreyle değil, bütüncül toprak yönetimiyle beslenmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, modern fındık üretiminde artık klasik tarım uygulamalarının ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ZARARLI VE HASTALIK TAKİBİ KALİTEYİ BELİRLİYOR Fındık üretiminde kaliteyi etkileyen en önemli başlıklardan biri zararlı ve hastalık yönetimi. López, tahtakurusu, kınkanatlı böcekler, Xanthomonas ve çeşitli mantar hastalıklarının sahada kaliteyi doğrudan etkileyen riskler arasında yer aldığını belirtti. Bu nedenle ilaçlamanın ezbere ve takvime bağlı yapılması yerine, bahçenin gerçek durumuna dayalı izleme sistemiyle yürütülmesi gerekiyor. Programlı ilaçlama anlayışı, zararlı yoğunluğu ve hastalık baskısı doğru ölçülmeden uygulandığında hem maliyeti artırıyor hem de sürdürülebilir üretim hedefini zayıflatıyor. Fındıkta gelecek, yalnızca daha fazla üretimle değil; daha doğru gözlem, daha etkili takip ve daha bilinçli müdahaleyle şekillenecek. HASAT SONRASI SÜREÇ FINDIKTA DEĞERİ KORUYOR Kaliteli fındık üretimi bahçede bitmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün gerçek değerini koruyan en kritik aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. López, fındığın mümkün olan en kısa sürede toplanması, ihtiyaç halinde doğru şekilde kurutulması ve teslimata kadar uygun koşullarda saklanması gerektiğini vurguladı. Hasat sonrası ihmal edilen her aşama, bahçede elde edilen kaliteyi zayıflatabiliyor. Bu nedenle Şili fındık sektörünün ulaştığı standart, yalnızca bahçe yönetimiyle değil; hasat, kurutma, depolama ve pazara teslim zincirinin bütününde korunuyor. ŞİLİ FINDIKTA BÜYÜYEN BİR REFERANS HALİNE GELİYOR Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi, küresel tarımda yeni bir referans alanı oluşturuyor. Ülke, teknik bilgi, mekanizasyon, bahçe yönetimi ve Ar-Ge kapasitesiyle dünya fındık pazarında daha güçlü bir yer edinmeye başladı. Nuffield deneyimi, Şili fındıkçılığının güçlü yanlarını ortaya koyarken, sektörün önündeki temel gelişim alanını da netleştirdi: sürdürülebilirlik. Toprak sağlığı, su yönetimi, zararlı takibi, bitki besleme, hasat sonrası kalite ve kaynakların verimli kullanımı, Şili fındık sektörünün gelecek dönem performansını belirleyecek ana başlıklar olacak. Şili, fındıkta yalnızca üretim alanını büyüten bir ülke değil; aynı zamanda modern, profesyonel ve dünya standartlarında üretim modeli kuran bir sektör örneği haline geliyor. https://planetnuts.cl/una-experiencia-internacional-junto-a-nuffield-que-reafirma-el-potencial-y-nivel-de-la-industria-avellanera-chilena/?fbclid=IwY2xjawSGSjFleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeBsaAXNMkXMIgqKm7CGAom2QIPkJCoT6DDxmfsLfiOf1hDRcyM5pIfWkMlcs_aem_uuQ5wQVjPjlG5tJeeGM0FQ

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Haber

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR

AVRUPA FINDIĞINDA DÜZENSİZ SULAMA VE HASATTA YAĞIŞ RİSKİ VERİMİ TEHDİT EDİYOR Redagrícola / RedGold’un Avrupa fındığına ilişkin içeriği, modern fındık üretiminde iki kritik başlığı öne çıkardı: Hasat döneminde yağışa hazırlık ve sulama sistemlerinde homojenlik. Irrifer yöneticisi ve akademisyen Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bazı bahçelerde uniformitenin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü belirterek, bu tablonun aynı bahçede hem aşırı hem de yetersiz su ve gübre alan bitkiler oluşturduğunu vurguladı. REDAGRÍCOLA / REDGOLD AVRUPA FINDIĞINDA KRİTİK BAŞLIKLARI GÜNDEME TAŞIDI Redagrícola / RedGold, Avrupa fındığında üretim yönetimine ilişkin içeriğini şu başlıkla duyurdu: “RedGold: la información del avellano europeo en imágenes” İçerikte Avrupa fındığında sulama, fertirigasyon, hasat döneminde yağış riski, makine planlaması ve kurutucu altyapısı birlikte ele alındı. RedGold’un bölüm girişinde şu sorular öne çıkarıldı: “¿Cómo lograr un fertiriego parejo? ¿Cómo enfrentan las lluvias en cosecha en la zona centro norte del Avellano?” Bu iki soru, Avrupa fındığı üretiminde sezon başarısını belirleyen temel sorunları işaret ediyor. Bir tarafta gübreli suyun bahçeye eşit dağıtılması, diğer tarafta hasat döneminde yağışa karşı hazırlıklı olunması gerekiyor. Her iki başlık da doğrudan verim, kalite, ürün kaybı ve üretici maliyetiyle bağlantılı. HASATTA YAĞIŞ RİSKİ ORGANİZASYON EKSİKLİĞİNİ GÖRÜNÜR HALE GETİRİYOR Videoda, Avrupa fındığı üretiminde merkez-kuzey bölgelerde hasat dönemindeki yağışların üreticiyi zorladığı belirtildi. Değerlendirmede üreticilerin her zaman organizasyon, makine parkı ve kurutucu altyapısı bakımından yeterince hazırlıklı olmadığı ifade edildi: “Generalmente no están muy bien preparados del punto de vista de organización, de maquinaria y secadores, por lo tanto, claro, este tipo de eventos climáticos como las lluvias perjudica.” Bu değerlendirme, hasat döneminde yağışın yalnızca meteorolojik bir risk olmadığını gösteriyor. Sorun, yağmurun kendisi kadar üreticinin bu yağmura karşı ne kadar hazırlıklı olduğuyla da bağlantılı. Makine yetersizliği, kurutucu kapasitesinin düşük olması ve hasat organizasyonunun zayıf kurulması, yağışın etkisini büyütüyor. Yağmurla birlikte hasat zemini ağırlaşıyor, ürünün yerde kalma süresi uzuyor, nem riski artıyor ve hasat sonrası kurutma ihtiyacı daha kritik hale geliyor. Üretici bu sürece hazırlıksız yakalandığında ürün kalitesi ve ticari değer baskı altına giriyor. SICAKLIK DÜŞÜNCE YAPRAK DÖKÜMÜ BAŞLIYOR, HASAT ZORLAŞIYOR Videoda yalnızca yağış değil, sıcaklık düşüşünün bitki üzerindeki etkisi de vurgulandı. Sıcaklıklar düşmeye başladığında bitki bu sinyali alıyor ve yaprak dökümü başlıyor: “Una vez que empiezan a bajar las temperaturas, ya la planta toma esa señal y las hojas comienzan a caer.” Yaprakların yere düşmesi, hasat sürecini doğrudan zorlaştırıyor. Nemli zemin üzerinde yaprak birikmesi, ürünün toplanmasını güçleştiriyor ve hasat operasyonunu daha karmaşık hale getiriyor. Videoda bu durum şöyle ifade edildi: “Ya se te vuelve un poco más compleja la cosecha con hojas en el suelo y con humedad.” Bu nedenle Avrupa fındığında hasat başarısı yalnızca ürünün olgunlaşmasına bağlı değil. Hasat zamanı, hava koşulları, yaprak dökümü, makine kapasitesi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmak zorunda. MAKİNE KAPASİTESİ DOĞRU HESAPLANMALI RedGold içeriğinde üreticinin hasat döneminde ihtiyaç duyduğu makine kapasitesini doğru belirlemesi gerektiği vurgulandı: “Hoy en día tú tienes que verificar muy bien la cantidad de maquinaria que necesitas para poder cosechar lo más rápido posible.” Bu ifade, hasat döneminde hızın kaliteyi koruyan temel unsurlardan biri olduğunu gösteriyor. Yağış riski bulunan bölgelerde ürünün tarlada ya da bahçede uzun süre beklemesi, nem, kirlenme, yaprakla karışma ve kurutma yükünün artması gibi sorunları büyütüyor. Makine planlaması bu nedenle yalnızca operasyonel bir hesap değildir. Doğru makine kapasitesi, ürün kaybını azaltan, hasat süresini kısaltan ve kaliteyi koruyan stratejik bir üretim kararıdır. YAZ STRESİ YAPRAK DÖKÜMÜNÜ VE HASADI ETKİLİYOR Videoda, yaprağın bitki üzerinde mümkün olduğunca uzun süre kalmasının önemine de dikkat çekildi. Bunun için yaz döneminden gelen streslerin önlenmesi gerektiği belirtildi: “Tratar de que esta hoja permanezca lo más tiempo posible en la planta y que no se nos caiga y eso evitar obviamente los estrés que vienen del verano.” Bu değerlendirme, sulama ve bitki stresinin yalnızca yaz aylarındaki gelişimle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Yaz boyunca su stresi yaşayan, beslenme dengesi bozulan veya fizyolojik baskı altında kalan bitkilerde hasat dönemine girilirken yaprak dökümü daha önemli bir sorun haline gelebilir. Bu nedenle fındıkta sulama, fertirigasyon ve stres yönetimi doğrudan hasat kalitesiyle bağlantılıdır. Üretici yaz aylarında bahçeyi dengeli yönetemezse, bunun etkisi hasat döneminde yaprak dökümü, nem ve operasyon güçlüğü olarak karşısına çıkar. YETİŞKİN BAHÇELERDE IŞIKLANMA VE DOĞAL KURUMA ÖNE ÇIKIYOR RedGold içeriğinde yetişkin bahçelerde ışıklanmanın artırılması da önemli bir uygulama olarak değerlendirildi: “Una de las prácticas también en huertos adultos es tratar de iluminar lo mayor posible, para que esa fruta también en el suelo logre ventilación y un secado también natural.” Yetişkin fındık bahçelerinde taç yapısının yoğunlaşması, bahçe içinde ışık ve hava dolaşımını azaltabiliyor. Bu durum özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde hasat edilen ürün için risk oluşturuyor. Bahçede daha iyi ışıklanma ve hava akımı, yere düşen ürünün havalanmasına ve doğal kuruma sürecine destek veriyor. Bu başlık, budama ve bahçe içi açıklığın hasat sonrası kaliteyle de ilişkili olduğunu gösteriyor. Fındıkta bahçe yönetimi yalnızca dal, sürgün ve verim hesabı üzerinden değil, hasat zemini, ürün kuruması ve nem yönetimi üzerinden de düşünülmelidir. KURUTUCU TEMİZLİĞİ VE HASAT SONRASI ALTYAPI ARTIK ZORUNLULUK Videoda kurutucuların temizliği ve hasat sonrası altyapı hazırlığının özellikle vurgulandığı bölüm dikkat çekti: “Muy importante también la organización en lo que es la limpieza de los secadores.” Maule ve Ñuble bölgelerinde üreticilerin hasat sonrası kurutucu yatırımlarına yeterince alışık olmadığı, ancak bu yatırımın artık bir ihtiyaç haline geldiği belirtildi: “La región Maule y Ñuble principalmente no están muy acostumbradas a la implementación de postcosecha con inversión en los secadores, que hoy en día una realidad y una necesidad.” Bu ifade, iklim koşullarının değiştiği ve yağış riskinin arttığı üretim alanlarında kurutucu altyapısının ertelenemez hale geldiğini gösteriyor. Ürün bahçeden alındıktan sonra kurutma sürecinin iyi yönetilememesi, hasatta gösterilen emeğin değerini düşürebilir. Kurutucuların temizliği, kapasitesi ve kullanıma hazır olması; özellikle nemli hasat koşullarında ürün kalitesi için belirleyici hale gelir. Hasat sonrası süreç, üretim zincirinin ayrı bir bölümü değil, sezon başarısının doğrudan parçasıdır. DAMLA SULAMADA EN BÜYÜK RİSK: SİSTEMİN HOMOJEN ÇALIŞMAMASI RedGold içeriğinde ikinci kritik başlık fertirigasyon ve sulama homojenliği oldu. Dr. Iván Vidal, damla sulama yapılan bahçelerde ciddi dengesizliklerle karşılaştıklarını belirtti: “Hemos encontrado situaciones bien extremas en el sentido de que huertos con riego por goteo se hacen mucho esfuerzo en dosificar los fertilizantes, en aplicar como corresponde estos fertilizantes y dejando muchas veces de lado este factor que es la uniformidad del sistema de riego.” Bu değerlendirme, üreticilerin gübre dozlamasına büyük emek verdiğini ancak gübreli suyun bahçeye eşit ulaşıp ulaşmadığını çoğu zaman ikinci plana bıraktığını gösteriyor. Oysa fertirigasyonda başarı yalnızca doğru gübre miktarını belirlemekle sağlanmaz. Belirlenen gübrenin her bitkiye dengeli ulaşması gerekir. Damla sulama sistemi kurulu olan bir bahçede bile homojenlik otomatik olarak sağlanmaz. Basınç farkları, damlatıcı tıkanmaları, tuz birikimi, biyolojik oluşumlar, filtre bakımının aksaması ve hat planlamasındaki sorunlar, aynı sistem içinde farklı bitkilerin farklı miktarda su ve gübre almasına neden olabilir. YÜZDE 50-60 UNİFORMİTE BAHÇEDE BÜYÜK DENGESİZLİK DEMEK Dr. Vidal, bazı bahçelerde sulama uniformitesinin yüzde 50-60 seviyelerine kadar düştüğünü ifade etti: “Hemos encontrado situaciones de 50 60% de uniformidad.” Bu oran, üretici açısından ciddi bir uyarıdır. Uniformitenin bu seviyelere düşmesi, aynı bahçede bitkilerin su ve gübreye eşit erişemediğini gösterir. Vidal bu durumu şöyle açıkladı: “Significa que hay plantas sobrefertilizadas y hay plantas que están recibiendo una fertilización insuficiente.” Bu tablo, bahçede bazı bitkilerin aşırı gübrelendiği, bazı bitkilerin ise yetersiz gübre aldığı anlamına gelir. Aynı zamanda su dağılımı da bozulur: “Van a haber plantas que están recibiendo más aguas que otras. Otras pueden estar con problemas de déficit de agua y otras con un problema de exceso de agua.” Aynı bahçede bazı bitkilerin fazla su alması, bazılarının ise su eksikliği yaşaması, üretim dengesini bozar. Bu durum yalnızca bitki görünümünü değil; sürgün gelişimini, meyve tutumunu, dane dolumunu, kaliteyi ve verim potansiyelini doğrudan etkiler. FERTİRİGASYONDA ASIL MESELE DOĞRU DAĞILIM Fındık bahçelerinde üretici gübreyi doğru seçebilir, doğru dozda hazırlayabilir ve doğru zamanda uygulayabilir. Ancak sulama sistemi homojen çalışmıyorsa bu doğru planlama bahçenin tamamına aynı şekilde yansımaz. Fertirigasyonda gübre suyla birlikte taşındığı için sulamadaki her dengesizlik gübrelemede de dengesizlik yaratır. Daha fazla su alan bitkiler daha fazla gübre alırken, daha az su alan bitkiler yetersiz beslenir. Bu durum bahçede gelişim farkını büyütür. Bu nedenle sulama uniformitesi, yalnızca sulama mühendisliğiyle ilgili teknik bir konu değildir. Aynı zamanda besleme yönetiminin, verim planlamasının ve kalite standardının temelidir. ÜRETİCİ ÖNCE SİSTEMİN UNİFORMİTE KATSAYISINI BİLMELİ Vidal, üreticilere ilk uyarısını sulama sisteminin uniformite katsayısını ölçmeleri yönünde yaptı: “Los productores se preocupen en primer lugar de conocer el coeficiente de uniformidad de su sistema de riego.” Bu ölçüm yapılmadan sistemin gerçekten dengeli çalışıp çalışmadığını anlamak mümkün değildir. Bahçenin genel görünümü üreticiyi yanıltabilir. Bir bölümde güçlü gelişim görülürken başka bir bölümde gizli su stresi yaşanabilir. Uniformite katsayısı, sulama sisteminin bahçeye suyu ne kadar eşit dağıttığını gösterir. Bu değer bilinmeden yapılan sulama ve fertirigasyon planı eksik kalır. Üretici önce sistemin mevcut performansını bilmeli, ardından bakım ve düzeltme planını buna göre kurmalıdır. BAKIM YILDA BİR KEZLE SINIRLI KALMAMALI RedGold içeriğinde sistem bakımının da düzenli yapılması gerektiği vurgulandı. Vidal, bakımın en az yılda bir kez yapılması gerektiğini, sorunlu sistemlerde ise iki veya üç ayda bir kontrol yapılmasının önem taşıdığını belirtti: “Por lo menos anualmente o cada dos o tres meses hagan dependiendo de los problemas que tenga.” Bu ifade, sulama sistemlerinin sezon boyunca performans kaybedebileceğini gösteriyor. Damlatıcılar tıkanabilir, filtreler kirlenebilir, basınç dengesi bozulabilir, hatlarda tuz birikimi veya biyolojik büyüme oluşabilir. Düzensizliğin nedeni belirlenmeden yapılan müdahaleler kalıcı çözüm üretmez. Bu nedenle üretici, önce sorunun kaynağını tespit etmeli, ardından düzeltici ve önleyici uygulamaları devreye almalıdır. TUZ, BİYOLOJİK BÜYÜME VE TIKANMA SİSTEMİ BOZUYOR Videoda sulama sistemindeki desuniformitenin nedenleri arasında tuzlar ve biyolojik büyüme özellikle belirtildi: “A qué se deben la desuniformidad, que pueden ser sales, crecimiento biológico.” Tuz birikimi ve biyolojik oluşumlar damlatıcıların debisini düşürebilir. Bu durum bazı bitkilere daha az su ve gübre ulaşmasına neden olur. Sistem dışarıdan çalışıyor gibi görünse bile damlatıcı seviyesinde ciddi performans kaybı oluşabilir. Bu nedenle filtre temizliği, hat yıkama, damlatıcı kontrolü, basınç ölçümü ve su kalitesi takibi düzenli yapılmalıdır. Bakımı ihmal edilen sistemlerde üretici, fark etmeden bahçesinin bir bölümünü eksik sulayabilir. TÜRKİYE İÇİN DE DOĞRUDAN UYARI NİTELİĞİ TAŞIYOR RedGold’un Avrupa fındığı üzerinden gündeme taşıdığı başlıklar Türkiye için de önem taşıyor. Türkiye’de fındık üretimi uzun yıllar büyük ölçüde doğal yağışa dayalı yürütüldü. Ancak düzensiz yağış, yaz sıcaklıkları, kurak dönemler ve hasat dönemindeki nem riski, sulama ve hasat sonrası yönetimi daha kritik hale getiriyor. Karadeniz’de geleneksel bahçelerde sulama her bölgede yaygın olmasa da yeni kurulan bahçeler, verim hedefi yüksek üretim alanları ve kuraklık baskısı yaşayan bölgeler için su yönetimi artık daha ciddi biçimde ele alınmalıdır. Türkiye açısından çıkarılacak temel ders açıktır: Bahçeye su vermek tek başına yeterli değildir. Suyun ve gübrenin bitkilere eşit ulaşıp ulaşmadığı ölçülmelidir. Hasat döneminde ise yağış, makine kapasitesi, yaprak dökümü, zemin nemi ve kurutma altyapısı birlikte planlanmalıdır. ÜRETİCİ İÇİN KRİTİK KONTROL BAŞLIKLARI Avrupa fındığında ve fındık bahçelerinde üreticinin sulama, fertirigasyon ve hasat yönetiminde şu başlıklara odaklanması gerekir: Sulama sisteminin uniformite katsayısı ölçülmeli. Damlatıcı debileri farklı noktalarda kontrol edilmeli. Hat başı ve hat sonu basınç değerleri karşılaştırılmalı. Filtreler düzenli temizlenmeli. Sulama hatları sezon içinde yıkanmalı. Tuz birikimi ve biyolojik oluşum riski takip edilmeli. Sorunlu sistemlerde bakım iki veya üç ayda bir yapılmalı. Gübre dozlaması kadar gübreli suyun dağılımı da kontrol edilmeli. Hasat döneminde makine kapasitesi önceden planlanmalı. Kurutucular hasat başlamadan temizlenmeli ve hazır hale getirilmeli. Yetişkin bahçelerde ışıklanma ve hava dolaşımı artırılmalı. Yaz stresi azaltılarak yaprak dökümü ve hasat zorluğu sınırlandırılmalı. MODERN FINDIK ÜRETİMİNDE ÖLÇÜM, BAKIM VE ORGANİZASYON ZORUNLU HALE GELDİ Redagrícola / RedGold’un içeriği, Avrupa fındığında üretim başarısının artık yalnızca bahçenin varlığına, sulama sisteminin kurulmasına veya gübre uygulamasına bağlı olmadığını gösteriyor. Modern fındık üretiminde ölçüm, bakım ve organizasyon belirleyici hale geldi. Hasat döneminde yağışa hazırlıksız yakalanan, yeterli makine kapasitesi bulunmayan, kurutucularını hazır tutmayan, sulama sisteminin uniformitesini ölçmeyen ve fertirigasyonda dağılımı kontrol etmeyen üretici, sezon sonunda verim ve kalite kaybı riskiyle karşı karşıya kalır. Dr. Iván Vidal’ın uyarısı, üreticiler için net bir teknik mesaj içeriyor. Sulama sistemi homojen çalışmıyorsa, doğru gübreleme de doğru sonuç vermez. Bahçede bazı bitkiler fazla su ve gübre alırken bazıları eksik kalıyorsa, üretici aynı parselde farklı gelişim düzeyleriyle karşılaşır. Fındıkta yüksek ve istikrarlı verim, yalnızca daha fazla girdi kullanmakla sağlanmaz. Asıl başarı, suyun, gübrenin, hasat ekipmanının ve hasat sonrası altyapının doğru zamanda, doğru ölçümle ve dengeli şekilde yönetilmesine bağlıdır. Kaynak: https://www.facebook.com/revistaredagricola

Ordu’da fındıkta verim artışı için yeni uygulama Haber

Ordu’da fındıkta verim artışı için yeni uygulama

Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım iştirak şirketi ORTAR A.Ş tarafından yürütülen FINVER Projesi kapsamında fındık bahçelerinde verimi artırmaya yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama sistemlerinin birlikte uygulanacağı projeyle dönüm başına 350 kilogram ürün elde edilmesi hedefleniyor. ORDU (İGFA) - Üretici dostu uygulamalarıyla Ordu’da adından söz ettiren ORTAR A.Ş, daha önce 5 dekarlık alanda pilot olarak başlattığı tek dal ve toprak altı damla sulama sistemini genişleterek 15 dekara çıkardı. Yeni uygulama ile hem üreticilere örnek bahçeler üzerinden rehberlik edilmesi hem de fındık üretiminde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. “ÜRETİCİLERE KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK” ORTAR A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde 7 yıl önce başlatılan FINVER Projesi’nin her geçen gün üreticilere daha fazla katkı sunduğunu belirtti. Altınordu ilçesi Kökenli Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma hakkında bilgi veren Eser, şu ifadeleri kullandı: “Pilot proje olarak başlattığımız damla sulama ve teraslama çalışması ile üreticilerimize fındıkta yeni bir uygulamanın kapılarını açtık. Bu uygulamada tek dal, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğini bir arada gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üreticiye bu sistemin nasıl uygulandığını yerinde göstermek ve hangi şartlarda yapılabileceğini bire bir anlatmaktır. Üreticilerimizi örnek bahçelerimizde ağırlıyor, yapılan çalışmaları detaylı şekilde aktarıyoruz.” Eser, hedeflerinin dekar başına 80-90 kilogram olan verimi 350 kilogram seviyelerine çıkarmak olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışma sabır isteyen bir süreçtir. Üreticilerimizin sabırlı olması büyük önem taşıyor” dedi. VERİM ARTIŞI %100’E KADAR ÇIKABİLİR Teraslama, tek dal dikim modeli ile toprak altı damlama sulama ve gübreleme sistemlerinin birlikte uygulanması sayesinde fındıkta yüzde 100’e varan verim artışı beklendiğini ifade eden Eser, projenin başarıya ulaşması halinde modelin Ordu genelinde verim kaybı yaşayan bahçelerde yaygınlaştırılacağını kaydetti. Uygulamadan yararlanmak isteyen üreticiler, ORTAR A.Ş’ye başvurarak proje hakkında detaylı bilgi alabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.