Hava Durumu

#Göller

giresunsonhaber - Göller haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göller haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye sulak alanlar için kritik eşikte Haber

Türkiye sulak alanlar için kritik eşikte

Ramsar Sözleşmesi’nin 2026 teması “Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi”, Türkiye’de hızla küçülen göllerin yalnızca ekosistemleri değil, binlerce yıllık insan-doğa ilişkisini de tehdit ettiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, çözümün beton projelerde değil, bilimle yerel bilginin buluştuğu yeni bir su yönetimi anlayışında olduğunu vurguluyor. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında açıklanan Ramsar Sözleşmesi’nin 2026 yılı teması, Türkiye’nin suyla kurduğu ilişkinin geldiği noktayı yeniden tartışmaya açtı. Burdur, Beyşehir ve Seyfe gibi tarih boyunca çevresindeki yerleşimlere hayat veren göllerin hızla küçülmesi, bu temayı geçmişe dönük bir hatırlatmadan çok, bugüne ve geleceğe yönelik güçlü bir uyarıya dönüştürüyor. Türkiye’deki sulak alanlar yalnızca kuşların, balıkların ve bitkilerin yaşam alanları değil; aynı zamanda üretim biçimlerini, yerel bilgiyi ve kültürel hafızayı şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Ancak yaşanan kayıplar, ekosistemlerle birlikte bu çok katmanlı mirası da zayıflatıyor. Bu tablo yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Akdeniz Sulak Alanlar Gözlemevi’nin yayımladığı “Akdeniz Sulak Alanları Durum Raporu 3”, Akdeniz Havzası’ndaki tarihsel sulak alanların yarısından fazlasının büyük ölçüde kaybolduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları, bu kaybın rastlantısal değil, uzun süredir uygulanan su ve arazi politikalarının sonucu olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre sorunun merkezinde, suyun ekosistemin canlı bir parçası olarak değil, kontrol edilmesi gereken bir kaynak olarak ele alınması yer alıyor. Barajlar ve yoğun tarımsal sulama, nehirlerin doğal akışını bozarken gölleri ve deltaları besleyen su döngülerini de zayıflatıyor. Kısa vadeli üretim artışı hedefleri ise uzun vadede su ve gıda güvenliğini riske atıyor. Çözüm için işaret edilen yol ise bilimsel verilerle yerel toplulukların yüzyıllara dayanan bilgisini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım. Balıkçıların, çiftçilerin ve göçerlerin doğaya dair gözlemleri, çoğu zaman ekolojik değişimleri erken fark edebilecek önemli ipuçları sunuyor. Proje Evi Kooperatifi, bu dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle özetliyor: “Göller sadece su birikintileri değil; bu toprakların hafızasının kilit taşları. Kuruyan her göl, bir ekosistemle birlikte bir yaşam biçimini de ortadan kaldırıyor. Çözüm, daha fazla beton değil; bilimi, o gölün kıyısında yaşayan insanların deneyimiyle buluşturan yeni bir su yönetimi anlayışıdır.”

SU KANUNU'NUN 2026'DA YASALAŞMASI BEKLENİYOR Haber

SU KANUNU'NUN 2026'DA YASALAŞMASI BEKLENİYOR

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Kanunu Taslağı'nın teknik çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. 2026 yılında yasalaşması planlanan kanun, iklim değişikliğine yönelik uzun vadeli politikalara katkı sağlayacak. Göller için eylem planları oluşturuldu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Kanunu Taslağı hakkında teknik çalışmaların sona erdiğine dikkat çekerek, "Taslak, iç ve dış görüşlere açılmak üzere şimdiki son halini aldı. Kanuna esas olacak süreç böylece tamamlanmış olacak. Umudumuz, ülkemiz için büyük önemi olan Su Kanunu'nun 2026 yılı içinde TBMM'de yasalaşarak yürürlüğe girmesi yönünde." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen Ulusal Su Kurulu'nun 5. toplantısına katıldı. İklim değişikliğinin getirdiği riskleri gözeterek suyun kıtlığını ve fazlalığını bütüncül bir yaklaşımla ele almaları gerektiğine vurgu yapan Bakan Yumaklı, suyla etkileşen sektörlerin temsilcilerinden oluşan Ulusal Su Kurulumuz ile bu strateji ve politikaları en üst düzeyde incelediklerini belirterek, iki yıl zarfında gerçekleştirdiğimiz 4 toplantıda 35 karar aldıklarını dile getirdi. “UMUDUMUZ SU KANUNU'NUN 2026'DA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ" Bakanlığın resmi web sitesinde yer alan habere göre Bakan Yumaklı, kararların ülke için önemli sonuçlar doğuracağını vurguladı. Su Kanunu ile başlatılan çalışmaların Temmuz 2024'teki toplantıda sunulduğunu hatırlatan Bakan Yumaklı, "Teknik çalışmalar tamamlandı. Taslak, iç ve dış görüşlere açılmak üzere şu anda son halinde, kanuna esas teşkil edecek süreç böylece tamamlanmış olacak. Umudumuz, ülkemiz için son derece önemli olan Su Kanunu'nun 2026 yılı içinde TBMM'de yasalaşarak yürürlüğe girmesi" açıklamasında bulundu. https://twitter.com/ibrahimyumakli/status/2004178775412765153 Toplantıda, iklim değişikliğinin gittikçe artan etkileri ve bu etkilere karşı geliştirdikleri uzun vadeli politika ve uygulamaların ele alındığını aktaran Yumaklı, Türkiye'nin coğrafi konumu nedeni ile iklim değişikliğine karşı hassas bir bölgede olduğunu, bunun kamusal bilinçle kabul edilmesi ve harekete geçilmesi gerektiğini belirtti. Yumaklı, sıcaklık ve yağış rejimindeki değişim nedeniyle su kaynakları üzerindeki artan baskının, bu etkiler arasında yer aldığını söyleyerek, bu yıl Temmuz ayının, son 55 yılın en sıcak Temmuz ayı olarak kaydedildiğini ve ülkedeki yağışların 2025'te ortalamanın %27 altında ve son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Bilimsel çalışmaların, daha uzun kurak dönemlerin, daha yoğun sıcak hava dalgalarının ve kısa sürede etkili olan aşırı yağışların, gelecekte daha sık yaşanacağına işaret ettiğini dile getiren Yumaklı, havza ölçeğinde gerçekleştirdikleri bütün çalışmalarda içme ve kullanma suyu, ekosistem ihtiyacı, tarım, sanayi ve diğer kullanımlar arasındaki dengeyi gözetmeye çalıştıklarını anlattı. "SIRADA BAŞKA GÖLLER VAR" Ayrıca risk altındaki göllere ilişkin kurulun aldığı kararlar hakkında bilgi veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Eğirdir ve Burdur göllerimiz için eylem planlarını açıklamıştık, şimdi sırada diğer göllerimiz var. Bu çerçevede her bir gölün hidrolojik, ekolojik özellikleri, kullanım amaçları, koruma statülerini esas aldık ve belirlenen riskler doğrultusunda tedbirlerimizi oluşturduk. Bu konuda özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın önemli çalışmaları var, bu planların oluşmasında katkıda bulunan tüm taraflara ve özellikle uzmanlarımıza teşekkür ederim. Şebeke kayıplarının azaltılması, sulama sistemlerinin modernize edilmesi, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı, alt havzalardan su transferleri gibi önlemler de bu eylem planlarında yer aldı. Eber, Akşehir, Bafa, Beyşehir, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerine ilişkin eylem planlarımızı da önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.