Hava Durumu

#Giresun Ticaret Borsası

giresunsonhaber - Giresun Ticaret Borsası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun Ticaret Borsası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Haber

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR”

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan gazeteci Murat Gürsoy’un hazırlayıp sunduğu “Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi” programına konuk oldu. Giresun Ticaret Borsası’nın 100. yılı dolayısıyla Borsa yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Bölük; kurumun 100 yıllık geçmişinden lisanslı depoculuğa, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nden dijital tescile, kahverengi kokarcadan fındıkta verim ve üretim maliyetlerine, ihracattan dünya pazarındaki rekabete kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Bölük, yeni dönemde Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğunu da açıkladı. Gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtlayan Bölük, programın başında Giresun Ticaret Borsası’nın geçmişine ilişkin bilgi verdi. Borsanın 1 Ağustos 1926 tarihinde resmî olarak kurulduğunu ve ilk başkanının İsmail Aykutoğlu olduğunu belirten Bölük, bugüne kadar kurumda 28 başkanın görev yaptığını söyledi. Görev yapan yönetim ve meclis üyelerinin Borsanın bugün ulaştığı noktada emeği bulunduğunu ifade etti. “100 YILIN SONUNDA ÖRNEK BORSALARDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK” Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın mevcut yerleşkesinin bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük arazinin 2001 yılında satın alındığını, imar düzenlemesinin ardından yaklaşık 30 dönümlük alan üzerinde Avrupa Birliği projesi kapsamında lisanslı depo ve idari bina yatırımlarının gerçekleştirildiğini anlattı. Yerleşkenin 2017 yılında hizmete açıldığını belirten Bölük, lisanslı deponun da aynı tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini söyledi. Borsanın geldiği noktaya ilişkin Bölük, “Amacımız Giresun Ticaret Borsası’nı 100 yılın sonunda Türkiye’deki örnek borsalardan biri haline getirmekti; getirdik, başardık. Bundan sonrası daha da ileri götürmek” ifadelerini kullandı. GATAM’DA RUHSAT SÜRECİ DEVAM EDİYOR Bölük, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nin oluşturulma sürecine ilişkin de bilgi verdi. Merkezin 2018 yılında başlayan çalışmaların ardından kurulduğunu, 2024 yılının mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Merkezin faaliyet gösterebilmesi için akreditasyon ve izin süreçlerinin bulunduğunu belirten Bölük, 2025 yılında akreditasyon sürecinin tamamlandığını, ardından Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki işlemlerin başlatıldığını ifade etti. Çalışma ruhsatının alınmasına yönelik sürecin devam ettiğini söyleyen Bölük, izinlerin tamamlanmasının ardından merkezin bölgedeki gıda ürünlerine yönelik analiz gerçekleştiren bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Bölük, GATAM’ın cihaz ve ekipmanlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon avro olduğunu söyledi. “ÜRETİCİYİ LİSANSLI DEPOYA ALIŞTIRAMADIK” Lisanslı depoculuk sistemini ayrıntılarıyla anlatan Bölük, Giresun’daki tesisin yaklaşık 15-16 bin tona kadar ürün kapasitesine ulaşabildiğini söyledi. Lisanslı deponun esas amacının üreticinin fındığını teslim ederek elektronik ürün senedi karşılığında depolaması veya daha sonra satışını gerçekleştirmesi olduğunu anlatan Bölük, spot borsa sistemiyle üreticinin ürününün analiz edilerek satışa çıkarılabileceğini de belirtti. Üreticilerin lisanslı depoculuğa yönelmesi amacıyla köylere, muhtarlıklara ve kahvehanelere kadar giderek sistemi anlattıklarını ifade eden Bölük, kira ve nakliye desteğinin yanı sıra ürün karşılığında finansmana erişim imkânları konusunda bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. Bölük buna rağmen, “Maalesef üreticiyi buraya alıştıramadık” dedi. Lisanslı depoya getirilecek ürünün belirli nem, kırık ve çürük oranları gibi standartları karşılaması gerektiğini belirten Bölük, üreticilerin daha kolay satış yöntemlerini tercih ettiğini söyledi. “LİSANSLI DEPOYU KAPATMAK İSTEMİYORUZ” Üreticinin yeterli miktarda ürün getirmemesi üzerine lisanslı deponun faaliyetini sürdürebilmesi için sanayi kuruluşları, fabrikacılar ve fındık ticareti yapan işletmelere de depolama imkânı sağladıklarını belirten Bölük, pandemi dönemi dışında tesisin kendi kendisini yönetebilen ve zarar etmeyen bir yapıya getirildiğini söyledi. Türkiye’de Giresun’dan önce Ünye ve Düzce’de lisanslı depoculuğun denendiğini ancak bu tesislerin kapandığını ifade eden Bölük, Giresun’daki tesisin kapanmasını istemediklerini belirtti. Bölük, “Şayet biz burayı atıl hale getirip kapatırsak kimse lisanslı depo yapmaz, kötü örnek olur” dedi. Gerektiğinde GİFLİDAŞ’ın zararının Borsa tarafından karşılandığını ifade eden Bölük, amaçlarının lisanslı depoculuğu ayakta tutmak ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. TESCİL İŞLEMLERİNDE DİJİTAL DÖNEM Giresun Ticaret Borsası’nın teknolojik dönüşüm çalışmalarına da değinen Bölük, Türkiye’de iki borsada uzaktan erişimle tescil işlemi yapıldığını, Giresun Ticaret Borsası’nın üçüncü olmak amacıyla yazılım geliştirdiğini anlattı. Bölük, üyelerin işyerlerinden tescil işlemlerini yapabilmelerinin hedeflendiğini belirterek, sistem sayesinde Eynesil, Görele ve Tirebolu gibi ilçelerden üyelerin tescil işlemi için Giresun merkeze gelmek zorunda kalmayacağını söyledi. “RANDIMANLI ALIŞVERİŞE DÖNDÜK” Fındık ticaretinde randıman sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bölük, geçmişte Giresun’da 50 randıman esasına göre yaygın bir ticaret yapılmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz yıldır kabuklu kuruyemiş ticaretinin randımansız yapılmaması gerektiğini anlattıklarını belirten Bölük, Giresun dışındaki üretim bölgelerinde fındığın randıman üzerinden alınıp satıldığını ifade etti. Gelinen noktayı, “Allah’a şükür yüzde 80’ini başardık. Şimdi randımanlı alışverişe döndük. Giresun’u da artık fındık piyasasına entegre ettik” sözleriyle değerlendirdi. KOKARCA, KURUTMA VE FINDIK KABUĞU İÇİN AR-GE Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın üreticilere yönelik çalışmalarından da söz etti. Kahverengi kokarcanın bölgeye geleceğinin gündeme gelmesi üzerine 2018 yılında 100 adet feromon tuzağı satın alarak tarım teşkilatına verdiklerini söyledi. Fındığın kurutulmasına yönelik Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli seyyar kurutma sistemi üzerinde Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirten Bölük, sistemin teknik sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Fındık kabuğundan aktif karbon elde edilmesi konusunda da araştırma yaptıklarını söyleyen Bölük, aktif karbon üretmeyi başardıklarını ancak maliyetin yüksek olması nedeniyle projeyi sürdüremediklerini anlattı. Fındığın yan ürünlerinden yakıt elde edilmesi dahil farklı çalışmalar üzerinde durduklarını belirten Bölük, “Biz bir tüccar kuruluşuyuz ama ürün yoksa tüccar da yok. Her şeyden önce ürün lazım. Biz ürünün peşindeyiz, üreticinin verimini artırma peşindeyiz” dedi. “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN SATMA MECBURİYETİMİZ VAR” Giresun ekonomisi ve ihracata ilişkin soruları da yanıtlayan Bölük, kentin temel ihracat ürününün fındık olduğunu söyledi. Fındığı dünyanın çok sayıda ülkesine ulaştıran ihracatçıların sektör açısından önemine değinen Bölük, ürünün satılamadığı dönemlerde yaşanan sıkıntıların geçen sezon görüldüğünü ifade etti. Büyük firmaların yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin de gelişmesi gerektiğini belirten Bölük, asıl hedefin fındığın daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi olduğunu söyledi. “Az olsun ama katma değerli ürün satalım” diyen Bölük, Avrupa ve ABD’deki market raflarında Türk markalarının daha fazla görülmesi gerektiğini belirtti. Bölük, “Biz hep dışarıya gittiğimizde fındığı bir İtalyan markasıyla, bir İsviçre markasıyla, bir Alman markasıyla tüketmek zorunda kalmayalım. Bu tüketimi Türk markalarıyla sağlayalım diye çabalıyoruz” dedi. “GİRESUN’DA KOKARCA İLE MÜCADELEYİ BAŞARAMADIK” Kahverengi kokarcanın 2026 ürünü üzerindeki etkisini de değerlendiren Bölük, özellikle düşük rakımlı bölgelerde ciddi zarar oluştuğunu söyledi. Bölük, “300 metrenin altında kokarcanın en az yüzde 50 zararı var ve çok ciddi ürün kaybımız var. Uğurlu fındık çok, çürük fındık fazla. Maalesef Giresun’da biz kahverengi kokarca ile ilgili mücadeleyi başaramadık” ifadelerini kullandı. Ordu’daki mücadele çalışmalarına dikkat çeken Bölük, Giresun’daki ilgili kurumların Ordu, Terme ve Çarşamba’da uygulanan yöntemleri incelemesi gerektiğini söyledi. “Onlar nasıl yaptıysa biz de yapacağız” diyen Bölük, il ve ilçe tarım müdürlükleriyle bu konuda çalışma yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yapıştırılan metin GİRESUN VE ORDU İÇİN ÖZEL DESTEK ÖNERİSİ Giresun ve Ordu’daki fındık üretim koşullarının diğer üretim bölgelerinden farklı olduğunu belirten Bölük, özellikle eğimli arazi yapısının üretim ve toplama maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Samsun, Düzce ve Sakarya gibi bölgelerde düz araziler ve makineli tarım imkânlarının üreticiye avantaj sağladığını ifade eden Bölük, Giresun ve Ordu’da ise düşük verim ve yüksek toplama maliyetinin üreticiyi zorladığını belirtti. Bu nedenle bölgeye özel bir destekleme modelinin değerlendirilebileceğini söyleyen Bölük, üretim maliyetiyle piyasa fiyatı arasındaki farkın belirli bir geçiş döneminde destekleme yoluyla karşılanabileceğini ifade etti. “ANA ÇÖZÜM 80 KİLOYU 160 KİLOYA ÇIKARMAK” Bölük, desteklemenin tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek asıl çözümün verimlilikte olduğunu söyledi. “Ana çözüm, biz dönümdeki 80 kiloyu 160 kiloya çıkarmak zorundayız” diyen Bölük, Giresun’da yaklaşık 121 bin hektar fındık alanı bulunduğunu ve ortalama 80-100 bin ton arasında üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölük, “Oysa 120-121 bin hektarda minimum 180-200 bin ton arasında fındık üretmemiz gerekir” dedi. Yapıştırılan metin Arazi parçalanmasının önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Bölük, 5-10 dönümlük küçük arazilerin bulunduğunu, üreticilerin önemli bölümünün gurbette veya şehir merkezlerinde yaşadığını söyledi. Fındıktan doğrudan geçimini sağlayan üretici oranının azaldığını savunan Bölük, birçok kişinin fındığı ek gelir olarak değerlendirdiğini belirterek mevcut üretim yapısının verimlilik sorununu büyüttüğünü ifade etti. “ÜRETİCİ BU FİYATLARLA PARA KAZANAMAZ” Fındık fiyatlarını da değerlendiren Bölük, üreticinin mevcut koşullardaki sıkıntısına dikkat çekti. “Üretici yüzde 100 haklı. Bu fiyatlarla para kazanamaz. Zarar eder” diyen Bölük, fiyatların oluşmasına yol açan nedenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştirdiğini belirten Bölük, bugün bu oranın kendi değerlendirmesine göre yüzde 50 seviyelerine gerilediğini ifade etti. Türkiye dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının uluslararası alıcılar açısından alternatif oluşturduğunu belirten Bölük, diğer ülkelerde üretim maliyetlerinin daha düşük olduğunu ve alıcıların öncelikle daha düşük fiyatlı pazarlara yöneldiğini söyledi. Programın gerçekleştirildiği dönemde sezonun ilk üç haftalık ihracatının yaklaşık 10 bin ton olduğunu belirten Bölük, “Bu ihracat rakamıyla fındık satılmıyor demektir. Biz fındığın fiyatından yurt içinde rahatsızız, şikâyetçiyiz. Bu üreticiyi memnun etmiyor ama biz bu fındığı bile satamıyoruz” dedi. Yapıştırılan metin “TÜRKİYE ARTIK FINDIĞIN ESKİSİ GİBİ SAHİBİ DEĞİL” Bölük, önümüzdeki yıllarda fındıkta uluslararası rekabetin daha da artacağı görüşünü dile getirdi. Şili’deki üretim alanlarının genişletilmesine yönelik projeksiyonlara değinen Bölük, ülkedeki dikili alanın 2034 yılında 100 bin hektara çıkarılmasının planlandığını söyledi. Şili’nin yanı sıra Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de fındık üretiminin yaygınlaştığını belirten Bölük, “Dünya fındık üretme yarışında” ifadelerini kullandı. Bölük, Türkiye’nin dünya pazarındaki konumunu ise şu sözlerle değerlendirdi: “Bizim anlamamız gereken artık dünyada Türkiye fındığın eskisi gibi sahibi değil. Artık Türkiye’nin rakibi var. Dünyada rakibi var. Rakip ülkeler var ve hâlâ dikmeye devam ediyorlar.” Bölük sözlerini, “Biz eskiden fındığın patronuyduk. Biz ne dersek o oluyordu. Ama şimdi patron biz değiliz. Artık pazarda rakibimiz var” ifadeleriyle sürdürdü. REKABET İNCELEMESİ: “DENETİMDEN RAHATSIZ DEĞİLİZ” Programda fındık piyasasına ilişkin gerçekleştirilen kamu denetimleri ve incelemeler de gündeme geldi. Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın denetlenmesinin olağan olduğunu belirterek, “Biz denetimden rahatsız değiliz. Burası bir devlet. Devletler denetler. Denetlenmemek yanlış zaten” dedi. Ticaret borsaları ve ticaret-sanayi odalarının Ticaret Bakanlığı’nın denetimindeki kuruluşlar olduğunu belirten Bölük, Borsanın daha önce de müfettiş denetiminden geçtiğini söyledi. Son incelemenin ise şirketlerin fındık fiyatları konusunda ortak hareket edip etmediğinin araştırılmasına yönelik olduğunu ifade etti. “FINDIK PİYASASINDA REKABET AŞIRI” Bölük, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin tonluk fındık kırma kapasitesi bulunduğunu, buna karşılık ürün miktarının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi. İhracatçıların işleme kapasitesinin de mevcut ürün miktarının üzerinde olduğunu belirten Bölük, firmaların kapasitelerini kullanabilmek amacıyla ürün alımında rekabet ettiğini ifade etti. “Fındık piyasası dünyanın en acımasız rekabetinin olduğu bir piyasadır” diyen Bölük, yalnız Türkiye içindeki firmalar arasında değil, uluslararası pazarda da ciddi bir rekabet bulunduğunu söyledi. “FİYATI ARZ VE TALEP DENGELER” Fındık fiyatlarının düşük oluşmasının tacirler, ihracatçılar, tüccarlar, manavlar veya fabrikacılardan kaynaklandığı görüşüne katılmadığını belirten Bölük, serbest piyasadaki fiyatın arz ve talebe göre oluştuğunu söyledi. “Alım ve satım fiyatı serbest piyasada alınıp satılıyorsa bir ürünü arz ve talep dengeler” diyen Bölük, talebin olmadığı ortamda ürün alımının da yavaşladığını ifade etti. Geçen sezon ürünün az olduğu yönündeki beklentinin fiyatları 350 lira seviyelerine kadar taşıdığını, ancak bu fiyatlardan yeterli satış gerçekleştirilememesi üzerine fiyatların gerilediğini söyledi. Bölük, geçen sezondan yeni sezona yaklaşık 150 bin ton fındık devredildiğini belirterek, köylerde hâlâ eski mahsul bulunduğunu ifade etti. Üreticilerin bir bölümünün 300-350 lira beklentisi nedeniyle ürününü satmadığını, daha sonra fiyatların gerilemesiyle bu ürünlerin yeni sezona kaldığını söyledi. 180 LİRALIK FINDIK RAFTA NEDEN 1.000 LİRAYA ÇIKIYOR? Gazeteci Murat Gürsoy’un, üreticiden yaklaşık 180 liraya alınan fındığın market rafında 1.000 liraya kadar ulaşmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bölük, kabuklu fındık ile tüketiciye sunulan işlenmiş iç fındığın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini söyledi. Fındığın üreticiden çıktıktan sonra manav, fabrika, sanayici, toptancı ve perakende aşamalarından geçtiğini belirten Bölük, her aşamada işleme ve maliyet unsurlarının oluştuğunu ifade etti. Randıman nedeniyle kabuklu ürünün tamamının iç fındığa dönüşmediğini, ardından kavurma ve diğer işlemlerde nem ve fire kaybı yaşandığını anlatan Bölük; ambalaj, nakliye ve diğer maliyetlerin de fiyatın üzerine eklendiğini söyledi. Bölük, “180 liraya aldığınız fındığın zaten randıman bazındaki maliyeti 400 lira” değerlendirmesinde bulundu. Kavrulmuş fındığın işlemeci veya sanayiciden toptancıya çıkış fiyatının ortalama 650 lira civarında olduğunu belirten Bölük, işlenmiş ürünün yaklaşık 600-650 lira seviyesinde piyasaya sunulduğunu söyledi. Bölük, bundan sonraki perakende aşamasında oluşan fiyat konusunda ise, “Ondan sonrasının rafa kadar niye o kadar arttığını tabii kamuoyu diğer ürünlerde, sebze meyvede de aynı şeyi konuşuyor” değerlendirmesinde bulundu. HAMZA BÖLÜK YENİDEN ADAY Programın son bölümünde gazeteci Murat Gürsoy, Hamza Bölük’ün Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı için yeniden adaylığını açıklamasını da gündeme getirdi. Bölük, yaklaşık sekiz yıldır Borsada görev yaptığını belirterek ilk döneminde bir süre mevcut Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ile birlikte çalıştığını, ardından yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Bölük, “Bu dönemde de yine yol arkadaşlarımın ve üyelerimizin desteğiyle beraber yeniden aday olmaya karar verdik ve adaylık sürecimizi açıkladık” dedi. “100 YILLIK MİRASI DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini anlatan Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nı mevcut noktadan daha ileri taşımak istediklerini söyledi. Teknolojiye uyum sağlayan, üyelerine daha modern hizmet sunan bir Borsa hedeflediklerini belirten Bölük, Giresun kalite fındığının ve genel olarak fındık sektörünün sorunlarını kamuoyu ve devlet kurumları nezdinde gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Borsaların temel görevlerinden birinin tescil olduğunu ancak Giresun Ticaret Borsası’nın bunun dışında da kendisine görevler yüklediğini belirten Bölük; lisanslı depo, ileri teknoloji laboratuvarı, uzaktan erişimli tescil ve üyelere yönelik bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Üyelere randıman makinesi desteği verdiklerini ve bu desteği sürdürdüklerini belirten Bölük, daha önce dağıtılan nem ölçüm cihazlarının yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ortak bir fındık yazılım programı geliştirmeye çalıştıklarını da açıklayan Bölük, amaçlarının üyelerin ticaretlerini daha modern yöntemlerle yönetmesi, kâr-zarar hesaplarını daha kolay yapabilmesi ve sektör içindeki iletişimin güçlendirilmesi olduğunu ifade etti. Üreticilere kahverengi kokarcayla mücadeleden fidan desteğine kadar farklı alanlarda destek vermeye devam edeceklerini belirten Bölük, programdaki mesajlarını şu sözlerle tamamladı: “Fındık yoksa biz yokuz. Fındık yoksa ticaret yok. Fındık yoksa tüccar yok. O yüzden en değerlisi bizim için üreticiler. Onların her zaman yanında olmaya çalışacağız.” KAYNAK: PROGRAM: Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi SUNAN: Gazeteci Murat Gürsoy YAYIN: Altaş TV KONUK: Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük ÇEKİM YERİ: Giresun Ticaret Borsası yerleşkesi KAYNAK: Altaş TV – Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi / Hamza Bölük röportajı

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI Haber

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI

FINDIKTA İKİ KOMŞU ŞEHİR, İKİ FARKLI YÖNETİM ANLAYIŞI ORDU ÜRETİCİ İÇİN KURUYOR, GİRESUN ELİNDEKİNİ KULLANMIYOR Ordu Büyükşehir Belediyesi, fındık üreticisinin ürününü sağlıklı koşullarda depolayabilmesi, hasat dönemindeki zorunlu satış baskısından korunması ve finansmana erişebilmesi amacıyla 20 bin ton kapasiteli Fındık Ticaret Merkezi ve Lisanslı Depo Projesi için kesin başvurusunu tamamladı. Ordu’da belediye, oda, borsa ve özel sektör aynı hedef etrafında birleşirken Giresun’da Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarıyla 9,45 milyon avroya kurulan 17 bin tonluk tesisin üreticiye hizmet veren asli işlevinden uzaklaştırılarak boş ve atıl depo şeklinde kiraya verilmek istendiği öğrenildi. ORDU’DA FINDIK İÇİN STRATEJİK HAMLE Ordu’da başta fındık olmak üzere bölgedeki tarımsal ürünlerin sağlıklı, güvenli ve belirlenmiş standartlara uygun şekilde saklanması amacıyla hazırlanan Fındık Ticaret Merkezi ve Lisanslı Depo Projesi’nde kesin başvuru aşaması tamamlandı. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in yürüttüğü temaslar sonucunda yatırım programına alınan proje, belediye iştiraki Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. tarafından hazırlandı. Proje kapsamındaki teknik, ekonomik ve mali raporlarla gerekli belgeler, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Bakanlığa teslim edildi. Bakanlık değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması durumunda izin, ihale ve yapım süreçlerine geçilmesi planlanıyor. Dolayısıyla tamamlanan aşama tesisin inşaatı değil, yatırım desteği alınmasına yönelik kesin başvurudur. 651,5 MİLYON LİRALIK YATIRIM Altınordu ilçesinde kurulması planlanan tesis için yaklaşık 651,5 milyon liralık yatırım öngörülüyor. Projenin açıklanan temel hedefleri şöyle: 20 bin ton depolama kapasitesi, tam otomasyonlu ürün kabul ve saklama sistemi, yüksek teknolojili altyapı, fındık ticaret merkezi ve 30 kişilik doğrudan istihdam. Tesisin yalnızca ürün konulan büyük bir depo olarak değil; üreticiyi, tüccarı, sanayiciyi ve ihracatçıyı kayıtlı bir ticaret düzeninde buluşturan entegre bir tarım ve lojistik merkezi olarak işletilmesi hedefleniyor. Bu yönüyle proje, Ordu’nun fındıktaki üretim gücünü yalnızca miktar üzerinden değil; depolama, kalite, finansman, kayıtlı ticaret ve pazarlama altyapısı üzerinden güçlendirmeyi amaçlıyor. ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SORUNU: HASATTA SATMAK ZORUNDA KALMAK Fındık üreticisinin yaşadığı temel ekonomik sorunlardan biri, ürünün büyük bölümünün kısa bir hasat döneminde piyasaya çıkmasıdır. İşçilik, patoz, nakliye, gübre, ilaçlama ve günlük yaşam giderlerini karşılamak zorunda kalan küçük üretici, yeterli nakit rezervi bulunmadığında fındığını bekletemez. Ürününü hasadın hemen ardından satmak zorunda kalan üretici, satış zamanını serbestçe seçme imkânını kaybeder. Ekonomi literatüründe bu durum “nakit ihtiyacından kaynaklanan zorunlu satış” olarak değerlendirilir. Piyasaya ürün arzının yoğunlaştığı dönemde alıcıların pazarlık gücü artarken küçük üreticinin pazarlık gücü zayıflayabilir. Lisanslı depo sistemi, doğru işletildiğinde bu dengesizliği azaltabilecek araçlardan biridir. DEPO DEĞİL, ÜRETİCİYE ZAMAN KAZANDIRAN BİR SİSTEM Üretici lisanslı depoya teslim ettiği ürününü doğrudan satmış olmaz. Fındık önce yetkili sınıflandırıcı tarafından analiz edilir; kalite, sınıf ve miktarı belirlenir. Ardından ürün karşılığında elektronik ortamda ürün senedi oluşturulabilir. Elektronik Ürün Senedi, ürünün mülkiyetini temsil eder. Üretici, fiziki fındığı tekrar taşımadan senedi üzerinden satış yapabilir veya uygun finansman modellerinde teminat olarak kullanabilir. Ticaret Bakanlığına göre lisanslı depoya kabul edilen ürünler yetkili sınıflandırıcılar tarafından analiz edilip sınıflandırılıyor; ürün karşılığında düzenlenen senet ise aynı miktar, cins, sınıf ve kalitedeki ürünün hak sahibine teslimini güvence altına alıyor. Lisanslı depoların ayrıca teminat ve sigorta yükümlülüğü bulunuyor. Bu sistem üreticiye üç temel imkân sağlar: Ürününü sağlıklı koşullarda saklamak, satış zamanını seçmek ve ürünü elden çıkarmadan finansmana ulaşmak. Ancak bu faydaların ortaya çıkması için tesisin gerçekten üretici tarafından kullanılabilmesi gerekir. Bina yapmak tek başına yeterli değildir. KALİTE KAYBI EKONOMİK KAYIPTIR Fındığın uygun olmayan sıcaklık, nem ve havalandırma koşullarında bekletilmesi; acılaşma, küflenme, böceklenme, randıman kaybı ve aflatoksin riskini artırabilir. Bu nedenle modern depolama yalnızca ürünün fiziksel olarak korunması anlamına gelmez. Kaliteyi korumak, aynı zamanda üreticinin ürün değerini ve bölgenin ihracat itibarını korumaktır. Ordu’da kurulması planlanan tam otomasyonlu tesisin sıcaklık, nem, havalandırma, ürün izlenebilirliği ve laboratuvar süreçleriyle birlikte işletilmesi hâlinde bölgenin fındık ticaretinde kalite standardizasyonuna katkı sağlaması beklenebilir. ORDU’NUN ORTAK PROJESİ Başvuru sürecinin dikkat çeken yönlerinden biri de yatırımın yalnızca belediye bürokrasisi tarafından hazırlanmış bir proje olarak kalmaması oldu. Ordu Ticaret ve Sanayi Odası, Ünye Ticaret ve Sanayi Odası, Fatsa Ticaret ve Sanayi Odası, Ordu Ticaret Borsası, Ünye Ticaret Borsası ve Fatsa Ticaret Borsası, yatırımın bölge ekonomisine sağlayacağı katkıları anlatan resmi destek ve niyet beyanları hazırladı. Özel sektör temsilcileri de başvuru sürecine katkı sundu. Bu kurumsal birliktelik, projenin yalnızca bir belediye yatırımı değil, Ordu’nun ortak tarımsal kalkınma projesi olarak ele alındığını gösteriyor. EMEĞİ GEÇENLERİ KUTLUYORUZ Fındık üreticisinin ekonomik bağımsızlığını, ürün kalitesini ve satış gücünü artırmaya yönelik böyle bir projenin hazırlanması önemlidir. Başta projenin yatırım programına alınması için temaslarda bulunan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, şirket yöneticileri ve teknik çalışma ekibi olmak üzere başvuruya katkı sunan oda, borsa ve özel sektör temsilcileri takdiri hak ediyor. Sancar Eser de yatırımın yalnızca bir depolama tesisi olmadığını; üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçıyı aynı sistem içerisinde buluşturacak bir ticaret ve lojistik altyapısı olarak planlandığını açıkladı. Ancak asıl başarı, Bakanlığın destek kararının ardından tesisin tamamlanması ve küçük üreticinin sistemi gerçekten kullanabilmesiyle ölçülecek. ORDU, GİRESUN’UN HATALARINDAN DERS ÇIKARMALI Ordu’nun projesi önemli olmakla birlikte, Giresun örneği lisanslı depoculukta yalnızca yatırım yapmanın yeterli olmadığını gösteriyor. Ordu’da tesis faaliyete geçtiğinde şu göstergeler her sezon kamuoyuna açıklanmalı: Depoya giren toplam fındık miktarı, kapasite kullanım oranı, tesisten yararlanan üretici sayısı, üreticilerin ortalama teslimat miktarı, tüccar ve şirketlerin toplam içindeki payı, düzenlenen elektronik ürün senedi hacmi, ürünlerin ortalama bekleme süresi ve üreticinin depolama sonrasında elde ettiği fiyat avantajı. Küçük üreticiler için ilçelerde ürün toplama merkezleri kurulması, taşıma maliyetinin düşürülmesi, düşük miktarlı teslimatların kabul edilmesi ve elektronik ürün senedi işlemleri konusunda ücretsiz danışmanlık verilmesi de projenin sosyal başarısı açısından kritik olacaktır. Aksi hâlde yüksek teknolojiyle kurulan tesisin kapasitesi, küçük üretici yerine büyük ticari işletmeler tarafından kullanılabilir. GİRESUN TİCARET BORSASININ LİSANSLI DEPO FİYASKOSU Ordu yeni bir lisanslı depo kurmak için bütün kurumlarıyla harekete geçerken Giresun’un elinde aynı amaçlarla kurulmuş, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarıyla finanse edilmiş büyük bir tesis bulunuyor. Giresun’daki tesisin sorunu bina, arsa veya başlangıçtaki teknolojik altyapı eksikliği değildi. Sorun, milyonlarca avroluk yatırımın kuruluş amaçlarına uygun ve üretici merkezli bir işletme modeline dönüştürülememesi oldu. 9,45 MİLYON AVROYA KURULDU Giresun Fındık Lisanslı Deposu ve Spot Borsası Projesi, Giresun Ticaret Borsası tarafından Avrupa Birliği destekli Rekabetçi Sektörler Programı’na sunuldu. Projenin toplam bütçesi 9 milyon 450 bin 309 avro olarak açıklandı. Bu kaynağın 7 milyon 753 bin 979 avrosu Avrupa Birliği katkısından, 1 milyon 696 bin 331 avrosu ise ulusal katkıdan oluştu. Projenin ortakları arasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Giresun İl Özel İdaresi, Rize Ticaret Borsası ve Düzce Ticaret Borsası yer aldı. Operasyonel anlaşma 12 Ocak 2011’de imzalandı; kesin kabul 10 Mart 2017’de yapıldı. Tesis, 8 Eylül 2017’de büyük beklentiler ve üst düzey katılımlı bir törenle faaliyete geçirildi. Giresun Ticaret Borsası bugün de projeyi tamamlanan yatırımları arasında gösteriyor. Giresun Ticaret Borsasının güncel proje tanıtımında tesiste 17 bin ton kapasiteli 24 çelik silo, kalite kontrol laboratuvarı ve spot borsa binası bulunduğu belirtiliyor. GİFLİDAŞ’ın kendi internet sitesindeki teknik bilgi sayfasında ise kapasite 16 bin ton olarak veriliyor. Milyonlarca avroluk bir yatırım hakkında Borsa ile iştirak şirketinin internet sayfalarında kapasiteye ilişkin farklı rakamların bulunması bile kurumsal veri yönetiminin ve kamuoyu bilgilendirmesinin ne kadar yetersiz kaldığını gösteriyor. ORDU’YA TEBRİK Ordu’nun projesi henüz tamamlanmış bir yatırım değildir. Bakanlık değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması, finansman, izin, ihale ve yapım süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Ancak Ordu’nun daha başvuru aşamasında belediye, oda, borsa ve özel sektörü bir araya getirerek üretici için yeni bir altyapı oluşturma iradesi ortaya koyması önemlidir. Giresun’un ise yeni bir depo projesine ihtiyacı yoktur. Giresun’un ihtiyacı, elindeki yüksek maliyetli tesisi kuruluş amacına döndürmek; üretici örgütlerinin de yer aldığı şeffaf, bağımsız ve hesap verebilir bir işletme modeli kurmaktır. İki komşu şehir arasındaki fark yalnızca yatırım farkı değildir. Biri geleceğe dönük üretici politikası geliştirirken diğeri elindeki stratejik tarım altyapısını kuruluş amacından uzaklaştırmaktadır.

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ Haber

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK RAHATLAMA ÇAĞRISI Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük; yüksek faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler ve nakit akışı üzerindeki baskılar nedeniyle kalkınmada öncelikli illere yönelik acil bir vergi yapılandırması talep etti. Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, kalkınmada öncelikli iller için vergi yapılandırması yapılması yönünde çağrıda bulundu. Bölük; küresel enflasyon, enerji, hammadde ve lojistik maliyetlerindeki artış ile yüksek faiz ve kredi erişimindeki zorlukların işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurguladı. Bölük, Giresun’un sahip olduğu kalkınmada öncelikli il statüsünün, kamu destekleri planlanırken göz önünde bulundurulmasını istedi. YÜKSEK İŞLEM HACMİ NAKİT SIKINTISINI ÖRTMÜYOR Giresun Ticaret Borsası, 2025 yılında 76 milyar 307 milyon 190 bin TL'lik bir işlem hacmine imza attı. Bu rakam, 2024 yılındaki 43 milyar 561 milyon 421 bin TL'lik hacimle karşılaştırıldığında yüzde 75,17'lik bir artışa işaret ediyor. İşlem hacmindeki bu yükseliş Giresun ekonomisinin büyüklüğünü kanıtlasa da işletmelerin nakit akışındaki daralmayı gidermiyor. Fındık ticareti; yüksek sermaye ihtiyacı, sezonluk ürün alımı, stok finansmanı, ihracat süreçleri, depolama, işçilik ve vergi ödevleri gibi kalemlerle yürütülen bir süreç. Dolayısıyla cirodaki artış, her zaman yüksek kârlılık veya ödeme kolaylığı anlamına gelmiyor. FINDIK SEKTÖRÜ BORSANIN TEMEL DİREĞİ 1 Ağustos 1926 tarihinde kurulan Giresun Ticaret Borsası, fındık ticaretinde borsa işlemlerinin başlatıldığı öncü merkezlerden biri olmuştur. Borsa, kentin fındık ekonomisindeki kurumsal yapının en önemli aktörleri arasında yer almaktadır. 2025 yılındaki işlem hacminde fındık ve fındık ürünleri belirleyici rol oynadı. Yerel ekonomi verilerine göre, Giresun Ticaret Borsası'ndaki toplam işlem hacminin yüzde 98,25'ini fındık ve fındık ürünlerinin oluşturduğu, bu ticaretin yaklaşık 74,9 milyar TL seviyesine ulaştığı bildirildi. Bu veriler, vergi yapılandırması talebinin sadece genel bir ticari istek olmadığını, doğrudan fındığın alımı, işlenmesi, depolanması, pazarlanması ve ihracat halkasında yer alan işletmelerin finansal döngülerini etkilediğini kanıtlıyor. VERGİ YAPILANDIRMASI TALEBİNİN NEDENLERİ Borsanın yaptığı çağrı, eş zamanlı olarak etkili olan üç temel ekonomik baskıdan kaynaklanıyor. İlk olarak, yüksek faiz ortamı işletmelerin kredi maliyetlerini yukarı çekti. Firmalar vergi, stok, ham madde ve sezonluk alım finansmanını çok daha maliyetli kaynaklarla yönetmek zorunda kaldı. İkinci olarak, fındık sektöründeki nakit ihtiyacı mevsimsel olarak yoğunlaşıyor. Ürün alım dönemlerinde sermaye ihtiyacı zirveye çıkarken; satış, ihracat ve tahsilat süreçleri daha uzun bir zamana yayılıyor. Üçüncü olarak, artan genel maliyetler işletmelerin kâr marjlarını daraltıyor. Enerji, lojistik ve işçilik giderleri yükseldiğinde, yüksek işlem hacmi dahi işletmeye yeterli nakit bırakmayabiliyor. Sezonluk sermaye gerektiren fındık ticaretinde işletmeler; ürün alımı, depolama, işçilik, enerji, ihracat hazırlığı ve vergi ödemelerini aynı finansal çemberde karşılamak durumunda. Yüksek faizlerin getirdiği kredi maliyeti, bu hassas döngüyü daha kırılgan hale getiriyor. Vergi yapılandırması, kısa vadede işletmelerin ödeme takvimine nefes aldırabilir. Vergi borçlarının taksitlendirilmesi, gecikme faizlerinin azaltılması ve vadelerin uzatılması piyasadaki nakit sıkışıklığını hafifletebilir. Bu durum; üretici ödemeleri, tedarik zincirinin korunması, sezon hazırlıkları ve işletmelerin sürekliliği için kritik önem taşımaktadır. Öte yandan vergi yapılandırması kalıcı bir çözüm yolu değildir. Giresun ekonomisinin temel ihtiyacı; düşük maliyetli finansman imkanları, fındıkta katma değerli üretim modelleri, modernize edilmiş depolama altyapısı, yeni ihracat pazarları ve KOBİ'lerin finansmana daha rahat erişebilmesidir.

FINDIĞIN MÜZESİ ORDU’DA, HAYALİ GİRESUN’DA KALDI Haber

FINDIĞIN MÜZESİ ORDU’DA, HAYALİ GİRESUN’DA KALDI

FINDIĞIN MÜZESİ ORDU’DA, HAYALİ GİRESUN’DA KALDI Anavatan Giresun seyretti, Ordu hayata geçirdi Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler tarafından kente kazandırılan Kahraman Sağra Fındık Müzesi, açıldığı günden bu yana 51 bin 726 ziyaretçiyi ağırlayarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Türkiye’de alanında ilk olma özelliği taşıyan müze, fındığın dikiminden hasadına, işlenmesinden sofralara uzanan serüvenini materyaller ve anlatımlarla ziyaretçilerine sunuyor. Yalnızca 2025 yılında 14 bin 550 kişi bu müzeyi gezdi. Ordu, fındığı anlatan bir hafıza mekânını kurdu; Karadeniz’e gelen yerli ve yabancı turistler için kalıcı bir durak oluşturdu. Bu tablo, kaçınılmaz bir soruyu da beraberinde getiriyor: Fındığın anavatanı Giresun neden hâlâ seyirci? OCAK 2017- FINDIK DERGİSİ SAYI:6 Giresun’da Proje Vardı, İrade Yoktu Giresun’da aslında bir Fındık Müzesi fikri yok değildi. Aksine; proje vardı, plan vardı, metrekare metrekare hesaplanmış kullanım alanları vardı. Proje, Giresun Ticaret Borsası tarafından hazırlanmış, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle resmiyet kazanmıştı. Belgeler açık, başlıklar netti. Ancak bütün bu hazırlıklar, yıllar içinde uygulamaya dönüşemeyen bir dosya olarak raflarda kaldı. Belgelere Göre Giresun Fındık Müzesi Ne Vaat Ediyordu? GTB’nin resmi proje dokümanlarına göre Giresun’da planlanan Fındık Müzesi; Müze Binası, ön sergi alanları, fuaye ve müze dükkânları 100 yıl öncesine ait mini fındık kırma tesisi Hasat, işleme, çikolataya dönüşüm ve pazarlama alanları El yapımı çikolata atölyeleri Fındık toplama ve uygulama alanları (1.000 m²) Yöresel mutfak ve 150 kişilik restoran Kütüphane, mini sinema, balmumu ve silikon heykel alanları Ahşap iskele, açık hava sergileri ve tematik park Giresun kültürü, yayla yaşamı, ada ve mitoloji anlatımları olarak detaylandırılmıştı. Toplam alanlar, işlevler ve hizmet başlıkları proje metinlerinde tek tek tanımlanmıştı. Ama Sonuç Ne Oldu? Hiçbiri hayata geçmedi. Bugün Ordu’da, fındık hikâyesi ziyaretçi sayılarıyla ölçülen bir başarıya dönüşmüşken; Giresun’da aynı hikâye gerçekleşmeyen bir niyet beyanı olarak kaldı. Bu durum artık bir “proje eksikliği” değil; yönetsel basiretsizlik, kurumsal takip zafiyeti ve vizyon kaybı meselesidir. Anavatanın Sessizliği Giresun Tombul Fındığı, dünya literatüründe yer alan, coğrafi işaretli, marka değeri yüksek bir üründür. Buna rağmen; Müzesi Ordu’da, Ziyaretçisi Ordu’da, Turizm geliri Ordu’da, Tanıtım Ordu’da. Giresun ise sadece “bizde daha kalitelisi var” demekle yetinmeye devam… Oysa kalite, anlatılmadıkça değer üretmez. https://www.giresuntb.org.tr/proje.php?sayfa=muze

FINDIKTA DÜŞÜŞE YETİŞİLEMİYOR... Haber

FINDIKTA DÜŞÜŞE YETİŞİLEMİYOR...

FINDIKTA DÜŞÜŞE YETİŞİLEMİYOR... FİSKOBİRLİK 275 TL’YE ÇEKTİ TMO 200 TL’DE DİRENİYOR SERBEST PİYASA 260 TL/KG Fındık fiyatlarında düşüşe yetişilemiyor(!).. FİSKOBİRLİK’in dün (06.12.2025) Giresun kalite tombul fındıkta alım fiyatını 275 TL/kg olarak açıkladı. Bir gün önce (05.12.2025) Giresun kalite tombul fındıkta alım fiyatını 280 TL/kg olarak açıklamıştı. Serbest piyasa 250-260 TL’de çakılırken, TMO’nun aylar önce belirlediği 200 TL/kg fiyatı güncellenmeden yerine duruyor. Üreticinin durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve kur artışıyla maliyetler yüzde 60’a yakın yükselirken, fındık fiyatı geri geri gidiyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği “Müşterek Konsey Toplantısı’na” katılan Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, "Türkiye’den fındık tedariki yapanlar Türkiye dışındaki üretim alanlarına yöneldi. Balkanlardan Şili’ye Amerika’dan Çin’e Fındık üretme yarışına başladılar." demiş(!).. Güncel maliyetlere göre gerçekçi taban fiyat için, TMO’nun üreticiyi koruyan aktif fiyat politikası yapması için, FİSKOBİRLİK’in güçlendirilmesi için, Bahçelerde Verimlilik artışı sağlanması için, Üretim maliyetlerinin düşürülmesi için, Ürünün hammadde olarak satışından ziyade son mamul olarak satılabilmesi için yatırım planlamaları yapması gerekenlerin başında olanlar, en önemlisi fındıkta yıllardır tartışılan spot borsa sistemi hayata geçirmeyenler üreticiye adeda aba altından sopa gösteriyor...

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.