Hava Durumu

#Giresun Fındığı

giresunsonhaber - Giresun Fındığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun Fındığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE FINDIK SEKTÖRÜNÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü; büyüyen dikim alanları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, bitki besleme çözümleri, biyoçözümler, hasat makineleri, don kontrol sistemleri, işleme hatları, kalite sınıflandırma teknolojileri ve sürdürülebilir üretim arayışıyla küresel fındık pazarında yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, sanayi temsilcilerini, akademisyenleri, fidanlıkları, teknoloji firmalarını ve sektör tedarikçilerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca üretim alanlarını genişleten bir ülke değil; bilgi, teknoloji, sanayi, sürdürülebilirlik, mekanizasyon, kaliteli bitki materyali ve küresel pazar bağlantılarıyla yeni bir fındık modeli kurmaya çalışan güçlü bir aktör olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli sektör buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Biobío Bölgesi’nde yer alan Los Ángeles kentindeki Casa Laura’da düzenlenecek. Etkinlik, üreticileri, danışmanları, şirketleri ve fındık endüstrisinin liderlerini bilgi, inovasyon, saha deneyimi ve teknoloji paylaşımı ekseninde bir araya getirecek. PlanetNuts’un son duyurusunda etkinliğin yalnızca bir seminer olmadığı özellikle vurgulandı. Program, Avrupa fındığında teknik ve ticari eğilimlerin aktarılmasının yanında, sektörün temel sorunlarının üreticiler, danışmanlar, uzmanlar ve tedarikçilerle birlikte tartışılacağı İşbirlikçi Teknik Masa formatıyla genişletildi. YALNIZCA SEMİNER DEĞİL: FINDIKTA AÇIK TEKNİK TARTIŞMA PLATFORMU PlanetNuts’un güncel paylaşımında etkinlik, “Şili’de fındık endüstrisini ileri taşıyanlar arasında teknik bir konuşma” olarak tanımlandı. Bu vurgu, organizasyonun klasik sunum formatının ötesine geçtiğini gösteriyor. Katılımcılar, yalnızca Avrupa fındığında son teknik ve ticari eğilimleri dinlemekle kalmayacak; aynı zamanda deneyimlerin paylaşılacağı, soruların yanıtlanacağı ve sektörün ana zorlukları ile fırsatlarının tartışılacağı Mesa Técnica Colaborativa / İşbirlikçi Teknik Masa bölümüne de katılacak. Bu masa, üreticilerin sahada yaşadığı gerçek sorunları doğrudan uzmanlara ve sektör temsilcilerine taşıyacak. Böylece etkinlik, yalnızca bilgi aktaran değil; sektörün ortak aklını kurmaya çalışan, sahadan gelen deneyimi teknik bilgiyle buluşturan ve üreticinin sorusunu merkeze alan bir platforma dönüşecek. Görsel duyuruda teknik masanın üç temel katılımcı grubuyla yürütüleceği belirtildi: üreticiler, uzmanlar ve sektör danışmanları, ayrıca halkla açık sohbet bölümü. Bu yapı, programın yalnızca kapalı bir uzman toplantısı olmadığını; üreticinin, danışmanın ve sektör ilgililerinin aynı zeminde konuşacağı daha açık ve katılımcı bir model sunduğunu gösteriyor. KONUŞMACI KADROSU GENİŞLEDİ: BEŞ İSİM TEKNİK MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk açıklanan konuşmacıları Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya olmuştu. Güncel görsel duyuruyla teknik masa kadrosuna iki yeni isim daha eklendi: Antonio Gaete ve José Pablo Correa. Böylece İşbirlikçi Teknik Masa’da yer alacak isimler şöyle şekillendi: Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman olarak programda yer alacak. Aguilar’ın katılımı; bahçe yönetimi, üretici uygulamaları, verimlilik, sezon içi teknik kararlar ve fındıkta saha deneyimi başlıklarının toplantının merkezinde olacağını gösteriyor. Camilo Scocco, AgriChile Genel Müdürü olarak etkinlikte yer alacak. Scocco’nun katılımı, programın yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını; sanayi bağlantısı, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri açısından da değerlendirileceğini ortaya koyuyor. Ernesto Moya, fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle teknik masada bulunacak. Moya’nın katılımı; bitki sağlığı, hastalık yönetimi, patojen baskısı, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı ile sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin toplantının kritik başlıkları arasında yer alacağını gösteriyor. Antonio Gaete, organik tarım uzmanı olarak görsel duyuruda yer aldı. Bu katılım, etkinliğin sürdürülebilirlik, daha temiz üretim, organik tarım pratikleri, çevresel etki ve girdi yönetimi başlıklarını daha güçlü biçimde gündeme taşıyacağını gösteriyor. José Pablo Correa ise kuru yemiş danışmanı olarak teknik masaya katılacak. Correa’nın katılımı, Avrupa fındığının yalnızca bahçede değil; kuru yemiş sektörü, ticari yapı, üretici danışmanlığı ve pazarla bağlantı içinde ele alınacağını ortaya koyuyor. Bu beş isim birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik masası üç ana eksene oturuyor: bahçede verimli üretim, sanayi ve pazar bağlantısı, sürdürülebilir ve bilimsel üretim yönetimi. ÜRETİCİLER SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞIYACAK Güncel duyuruda, teknik masaya yalnızca konuşmacıların değil, önde gelen Avrupa fındığı üreticilerinin de katkı vereceği belirtildi. Üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları yönetim stratejilerini, sezon boyunca edindikleri deneyimleri, karşılaştıkları sorunları ve öğrendikleri dersleri paylaşacak. Bu bölüm, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik ya da kurumsal kanaldan gelmediğini gösteriyor. Üreticinin sahadan getirdiği gerçek deneyim, uzman sunumları ve şirket çözümleriyle aynı düzlemde değerlendirilecek. Fındıkta verim, kalite ve kârlılık; budama, sulama, bitki besleme, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, zararlı yönetimi, hasat zamanı, işçilik planlaması, don riski, depolama ve pazara hazırlık gibi birçok unsurun birlikte yönetilmesine bağlı. Bu nedenle üretici deneyimi, teknik masanın en değerli parçalarından biri olacak. Çünkü fındıkta başarı, yalnızca teorik bilgiyle değil; bahçede doğru zamanda doğru kararı almakla mümkün hale geliyor. ŞİLİ FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ OLMA YOLUNDA Avrupa fındığında dünya pazarındaki ağırlığını artıran Şili, son yıllarda dikkat çeken bir büyüme sürecinden geçiyor. Ülkede Avrupa fındığı dikim alanları genişlerken, sektör yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil; teknik danışmanlık, kaliteli fidan, sağlıklı bitki materyali, bitki sağlığı, hasat yönetimi, işleme teknolojisi, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve sanayi entegrasyonu üzerinden yeniden şekilleniyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu dönüşümün en görünür vitrinlerinden biri olacak. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, akademisyenleri, fidanlıkları, makine firmalarını, bitki besleme ve ürün koruma şirketlerini aynı zeminde buluşturacak. Bu yönüyle etkinlik, klasik bir tarım seminerinin ötesine geçiyor. Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi stratejiyle ilerleyeceğini, hangi teknik başlıklara öncelik vereceğini ve küresel rekabette nasıl bir konum almak istediğini gösterecek kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Fındıkta gelecek artık yalnızca bahçede değil; laboratuvarda, fidanlıkta, hasat makinesinde, meteoroloji verisinde, işleme tesisinde, kalite sınıflandırma hattında ve küresel pazarlama stratejisinde belirleniyor. LOS ÁNGELES’TE ÜRETİCİ, SANAYİ VE BİLİM AYNI MASADA Etkinliğin merkezi, Şili’nin önemli tarımsal bölgelerinden biri olan Los Ángeles olacak. Biobío Bölgesi’nde gerçekleştirilecek buluşma, Avrupa fındığında hem üretim sahasının hem de sektörel büyüme stratejisinin tartışılacağı bir adres haline gelecek. Programda, Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin karşı karşıya olduğu temel zorluklar ve fırsatlar değerlendirilecek. Üreticiler için verimlilik, hastalık yönetimi, bahçe yenileme, bitki besleme, hasat başarısı, don riski, iklim verisi ve maliyet kontrolü gibi başlıklar öne çıkarken; sanayi tarafında işleme kapasitesi, ürün standardı, kalite, ihracat bağlantıları ve küresel pazar beklentileri masaya yatırılacak. PlanetNuts’un duyurularında etkinliğin, üreticiler, danışmanlar, şirketler ve fındık endüstrisinin liderleri için yenilik, teknoloji, bilgi paylaşımı ve sektör gelişimini hızlandırma amacı taşıdığı vurgulanıyor. SPONSOR GÖRSELİ ŞİLİ FINDIK MODELİNİN TEKNİK HARİTASINI GENİŞLETTİ PlanetNuts’un güncel sponsor görselinde, etkinliği destekleyen firmalar geniş bir tedarikçi ve teknoloji ağı olarak sunuldu. Görselde yer alan ifade, sponsorların yalnızca organizasyona destek veren şirketler olmadığını; Şili’de kuru yemiş ve Avrupa fındığı endüstrisinin teknik yayılımına ve gelişimine katkı sunan aktörler olduğunu ortaya koydu. Görselde sponsorlar için şu mesaj öne çıktı: Şili’de kuru yemiş endüstrisinin teknik yayılımını ve gelişimini destekleyen şirketlere teşekkür edildi. Bu ifade, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca bir konferans değil; sektörün bilgi, teknoloji ve tedarik zinciri ağını aynı platformda toplayan bir buluşma olduğunu gösteriyor. Sponsor panelinde şu firmaların logoları yer aldı: Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología Agricultura Sustentable, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross. Bu geniş sponsor yapısı; bitki beslemeden biyoçözümlere, fidanlıktan in vitro çoğaltıma, hasat makinelerinden don kontrolüne, işleme teknolojilerinden kalite analizine, sulama sistemlerinden rejeneratif tarıma kadar uzanan geniş bir teknik ekosistemi gösteriyor. SPONSOR AĞI ÜRETİMDEN PAZARA TAM ZİNCİRİ GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026 için açıklanan ve görsellerle güncellenen sponsor ağı, Şili fındık sektörünün hangi teknik alanlara öncelik verdiğini açık biçimde ortaya koydu. Sponsor yapısı yalnızca etkinliğe destek veren firma listesinden ibaret değil; aynı zamanda Şili’nin Avrupa fındığında üretimden sanayiye uzanan zinciri nasıl kurduğunu gösteren teknik bir harita niteliği taşıyor. Bu yapı içinde danışmanlık, fidanlık, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç üretimi, genetik homojenlik, güçlü kök gelişimi, bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma, biyolojik çözümler, sürdürülebilir tarım, rejeneratif tarım, toprak sağlığı, mikrobiyolojik analiz, biyo girdiler, biyolojik çeşitlilik, biyo gübre, toprak yenilenmesi, döngüsel ekonomi, hasat teknolojisi, tarım makineleri, don kontrolü, mekanize budama, toprak hazırlığı, meteoroloji, sulama teknolojileri, kalite analizleri, işleme teknolojisi, otomasyon, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları aynı bütünün parçaları olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca üretim alanını büyütmediğini; üretimin her aşamasını teknoloji, bilgi, veri, analiz, mekanizasyon ve sürdürülebilirlik üzerinden yeniden kurmaya çalıştığını gösteriyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik danışmanlık ve bahçe yönetimi hattını temsil eden önemli sponsorlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket; fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde üretim süreçleri, bahçe verimliliği ve teknik saha danışmanlığı alanında çalışıyor. Trinuts’un sponsor ağı içinde yer alması, Şili’de fındık üretiminin yalnızca dikim alanı genişletme anlayışıyla yürütülmediğini gösteriyor. Bahçenin kuruluşundan sezon içi bakım kararlarına, budamadan beslemeye, hastalık takibinden verim planlamasına kadar üreticinin teknik bilgiyle desteklenmesi yeni dönemin temel unsurlarından biri haline geliyor. Bu yönüyle Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’da üreticiye özel teknik çözüm, bahçe yönetimi, verimlilik ve saha danışmanlığı başlıklarını güçlendiren bir aktör olarak konumlanıyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ, BİYOSTİMÜLASYON VE DOĞAL GİRDİLER Fitotecnología, Şili tarımında doğal kaynaklı girdiler, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler geliştiren yapısıyla sponsorlar arasında yer alıyor. Şirketin çalışma alanı; biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri etrafında şekilleniyor. Fitotecnología’nın programa dahil edilmesi, Avrupa fındığında verimlilik artışının artık yalnızca klasik gübreleme ve ilaçlama uygulamalarıyla değil; bitkinin fizyolojik dayanıklılığını artıran, stres koşullarına karşı destek sağlayan ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendiren biyoteknolojik çözümlerle birlikte ele alındığını gösteriyor. Bu başlık, iklim değişikliği, hastalık baskısı, su stresi ve artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin daha kontrollü, daha verimli ve daha bilimsel üretim araçlarına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. ROVENSA NEXT CHILE: BİYOÇÖZÜMLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarım için biyoçözümler alanındaki yapısıyla etkinlik sponsorları arasında yer aldı. Şirketin portföyünde biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlar bulunuyor. Rovensa Next Chile’nin katılımı, Şili fındık sektöründe çevresel sürdürülebilirlik ve biyolojik temelli üretim çözümlerinin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Bu başlık, özellikle küresel pazarlarda sürdürülebilirlik, kalıntı yönetimi, izlenebilirlik ve çevre standartlarının giderek daha belirleyici hale gelmesi bakımından önemli. Şirketin sponsorluğu, Avrupa fındığında verim ve kalite hedefinin artık çevresel sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMÉRICA: BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİ FertiGlobal ve Fertiamérica, bitki besleme teknolojileri ve biyostimülant çözümleriyle sponsor ağı içinde yer alıyor. FertiGlobal’in uluslararası bitki besleme teknolojileri, Fertiamérica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, modern fındık üretiminde besleme yönetiminin önemini artırıyor. Fındıkta bitki besleme yalnızca gübre vermek anlamına gelmiyor. Besin elementlerinin bitki tarafından ne kadar kullanılabildiği, stres dönemlerinde bitkinin nasıl desteklendiği, kök gelişimi, sürgün dengesi, çiçeklenme, meyve tutumu ve kalite parametreleri doğrudan besleme stratejisiyle ilişkili. Bu başlık, Şili modelinde özel sektör, teknoloji sağlayıcıları ve üretici arasındaki ilişkinin daha sistemli hale geldiğini gösteriyor. ANAGRA, IANSA VE AMINOCHEM: BESLEME VE BİTKİ PERFORMANSI HATTI GÜÇLENİYOR Sponsor görselinde Anagra, Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem logolarının yer alması, etkinliğin bitki besleme ve bitki performansı hattını güçlendirdiğini gösteriyor. Anagra, bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknolojiler alanındaki kapsamlı çözümleriyle tanıtılan firmalar arasında yer alıyor. Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem’in sponsor panelinde görünmesi ise Şili fındık sektöründe besleme, bitki gelişimi, üretici verimliliği ve kalite hedeflerinin daha güçlü biçimde gündeme geldiğini ortaya koyuyor. Bu çerçeve, yüksek verimli meyvecilikte teknik destek ve doğru girdi yönetiminin önemini ortaya koyuyor. UPL, SUMITOMO CHEMICAL VE POINT: ÜRÜN KORUMA VE SAHA DESTEĞİ UPL, Sumitomo Chemical ve Point, sponsor ağı içinde ürün koruma, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, agro kimyasallar ve teknik saha desteği başlıklarını temsil eden firmalar olarak öne çıkıyor. UPL’nin ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyü; Sumitomo Chemical’ın kimyasal ve biyolojik teknolojileri bir araya getiren yaklaşımı; Point’in agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümleriyle sahada üreticiye destek veren yapısı, Şili fındığında bitki sağlığı hattının ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. Fındıkta hastalık ve zararlı baskısı, verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle ürün koruma çözümleri, yalnızca hastalık görüldüğünde yapılan müdahalelerden ibaret değil; sezon planlaması, erken uyarı, bitki dayanıklılığı ve entegre mücadele anlayışıyla birlikte ele alınmak zorunda. PACK-MAN, IDM BIOBURN TECH VE IDM DESARROLLOS: İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE PROSES HATLARI Pack-Man, meyve ve kuru yemiş işleme teknolojileri alanındaki uzmanlığıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer alıyor. Sponsor görselinde ayrıca IDM Bioburn Tech logosu da yer aldı. Önceki duyurularda işleme teknolojileri hattında IDM Desarrollos da gündeme gelmişti. Bu firmalar, hasat sonrası zincirin Şili fındık sektöründe ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Fındıkta kalite yalnızca bahçede oluşmuyor; hasat sonrası temizleme, kurutma, ayırma, sınıflandırma, işleme ve paketleme süreçlerinde korunuyor veya kaybediliyor. IDM Desarrollos’un kuru yemişler için makine ve proses hatlarının tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi alanındaki uzmanlığı; temizleme, kontrol, yıkama, kırma, ayırma, paketleme ve işleme tesislerinin devreye alınmasına kadar uzanan sanayi hattını temsil ediyor. Bu yapı, Şili’nin üretim artışını sanayi kapasitesiyle birlikte düşündüğünü gösteriyor. Ürün miktarı büyüdükçe, işleme hızı, kalite standardı, fire kontrolü ve otomasyon sistemleri daha kritik hale geliyor. UNITEC VE QUALITYLAB: KALİTE, SINIFLANDIRMA, ANALİZ VE STANDART UNITEC, 100 yılı aşkın deneyime sahip yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın işleme ve kalite teknolojileri hattında öne çıkan sponsorlarından biri oldu. Şirket; meyve, kuru yemiş ve sebzelerin işlenmesi, kalite sınıflandırması, kalibrasyonu ve paketlenmesine yönelik yenilikçi teknolojiler geliştiriyor. Güncel sponsor görselinde QualityLab logosunun da yer alması, kalite analizleri ve laboratuvar hizmetlerinin fındık sektöründeki önemini gösteren ayrı bir başlık olarak dikkat çekiyor. Ürün kalitesi, pazara çıkmadan önce ayrıştırma, sınıflandırma, kalibrasyon, analiz ve paketleme süreçleriyle görünür hale geliyor. Bu başlık, Şili’nin Avrupa fındığını yalnızca üretmekle kalmayıp standartlaştırılmış, izlenebilir ve yüksek kalite algısıyla pazara sunma hedefini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Dünya fındık pazarında değer, yalnızca ürün miktarıyla değil; ölçülen, sınıflandırılan, izlenen ve standartlaştırılan kaliteyle oluşuyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO VE VITROFARM: FİDANLIK, İN VİTRO MİKROÇOĞALTIM VE KALİTELİ BİTKİ MATERYALİ Castaño Austral Vivero, kaliteli bitki üretimi ve fidanlık alanındaki çalışmalarıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirketin katılımı, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca mevcut bahçelerin yönetimiyle değil, yeni bahçe kuruluşu ve uzun vadeli verimlilik planlamasıyla birlikte ele alındığını gösteriyor. Vitrofarm ise klonal anaçların in vitro mikroçoğaltımı konusunda uzmanlaşmış bir fidanlık olarak öne çıkıyor. Şirket; Avrupa fındığı, ceviz, kiraz ve badem gibi türler için yüksek kalite standartlarına sahip bitkiler geliştiriyor. Teknoloji altyapısı, uzman teknik ekibi ve kontrollü üretim modeli; genetik homojenlik, sağlıklı bitki materyali, güçlü kök gelişimi ve yüksek standartlı fidan üretimi başlıklarını merkeze alıyor. Avrupa fındığında verimli bir bahçenin temeli, dikimden yıllar sonra değil; daha fidan üretim aşamasında atılıyor. Genetik homojenlik, güçlü kök yapısı ve sağlıklı bitki materyali, bahçenin gelecekteki verimini doğrudan belirliyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca dikim alanını artırmaya değil; dikim materyalinin kalitesini, bahçe kuruluşunun doğruluğunu ve uzun vadeli verimliliği güvence altına almaya yöneldiğini gösteriyor. CERTA CHILE VE AGROIMEC: MAKİNELEŞME, HASAT, DON KONTROLÜ VE METEOROLOJİ CERTA Chile S.A., tarım makinelerinin ithalatı ve dağıtımı alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. 2009 yılında kurulan şirketin portföyünde sebze işleme hatlarına yönelik teknolojiler, hassas ekim makineleri, kuruyemiş hasat makineleri ve tarımsal üretimde verimlilik ile üretkenliği artırmaya dönük farklı makine çözümleri bulunuyor. Agroimec ise tarım makineleri ve meyvecilik çözümleri alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak tanıtıldı. Şirketin portföyünde hasat ekipmanları, don kontrol sistemleri, mekanize budama çözümleri, toprak hazırlığı ekipmanları ve meteoroloji teknolojileri yer alıyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektöründe mekanizasyonun ve hasat teknolojisinin stratejik bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Avrupa fındığında büyüyen üretim alanları, beraberinde daha büyük operasyonel sorumluluklar getiriyor. Ürünün doğru zamanda hasat edilmesi, işçilik maliyetlerinin kontrol altına alınması, hasat kayıplarının azaltılması, ürün kalitesinin korunması ve hasat sonrası süreçlerin daha hızlı yönetilmesi, üreticinin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Fındıkta yeni rekabet dönemi yalnızca bahçede üretmekle sınırlı değil; ürünü doğru zamanda toplamak, kalite kaybını önlemek, işleme sürecine hızlı almak ve pazara standart ürün sunmakla şekilleniyor. Don kontrolü ve meteoroloji başlıkları ise iklim değişkenliğinin arttığı bir dönemde üreticinin risk yönetimi açısından kritik hale geliyor. Yağış, sıcaklık, nem, don riski ve iklim dalgalanmalarının daha yakından izlenmesi, üreticinin sulama, ilaçlama, besleme, budama ve hasat kararlarını daha doğru almasına katkı sağlıyor. GRAPRO SUR, NEOGREEN VE BIOMASOIL: SÜRDÜRÜLEBİLİR GİRDİ, TOPRAK SAĞLIĞI VE DÖNGÜSEL EKONOMİ Grapro Sur, Los Ángeles merkezli yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirket, meyve sektörünün gelişimi için sürdürülebilir ürünlerin pazarlanmasına odaklanıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, beslenme düzelticileri, gübreler ve savunma tetikleyicileri alanında çözümler sunuyor. Neogreen ise somon yan ürünlerine dayalı biyo gübre ve biyostimülan üretimi yapan Şili merkezli bir firma olarak öne çıkıyor. ALIMAR Grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirket, somondan elde edilen protein ve yağları tarımsal üretimde kullanılabilecek yüksek katma değerli girdilere dönüştürüyor. Bu yaklaşım, toprak yenilenmesi, abiyotik strese karşı direnç, ürün performansı, sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi kavramlarını aynı çatı altında topluyor. Biomasoil de güncel sponsor ağına rejeneratif tarım yaklaşımıyla katıldı. Şirket; toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve ürün verimliliği ekseninde çalışıyor. Uzman danışmanlık, mikrobiyolojik analizler, biyo girdiler ve yenileyici tarım stratejilerini bir araya getirerek agroekosistemleri güçlendirmeyi hedefliyor. Bu üç sponsor hattı, Şili fındık sektörünün sürdürülebilir üretim boyutunu güçlendiriyor. Üreticiler artık yalnızca daha fazla ürün almaya değil; toprağın biyolojik canlılığını korumaya, bitkiyi stres koşullarına karşı güçlendirmeye, girdi kullanımını daha akıllı yönetmeye ve üretim sistemini uzun vadeli dayanıklılık üzerine kurmaya yöneliyor. Avrupa fındığında sürdürülebilir verimlilik, yalnızca ağacın üzerindeki ürüne değil; kökün beslendiği toprağın sağlığına, toprağın canlılığına ve bahçenin ekolojik dengesine bağlıdır. NETAFIM, NITRO BRAKE / VALS AGROSOLUTIONS VE GROSS: SULAMA, TEKNİK ÇÖZÜM VE SAHA ALTYAPISI Güncel sponsor görselinde Netafim, Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross logolarının da yer alması, etkinliğin teknik altyapı ve saha çözümleri boyutunu genişletiyor. Netafim’in sponsor panelinde yer alması, sulama ve su yönetimi başlıklarının fındık üretimindeki önemine işaret ediyor. İklim değişikliği, su stresi ve verim dalgalanmalarının daha fazla konuşulduğu bir dönemde, suyun doğru yönetimi Avrupa fındığında verim ve kalite için kritik hale geliyor. Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross’un sponsor görselinde bulunması ise etkinliğin saha uygulamaları, üretici çözümleri ve tarımsal teknoloji tedarik zinciri açısından daha geniş bir çerçeveye oturduğunu gösteriyor. TATTERSALL AGROINSUMOS: TEDARİK AĞI VE TARIMSAL GİRDİ BOYUTU Sponsor panelinde Tattersall Agroinsumos logosunun da yer alması, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın tarımsal girdi ve tedarik ağı boyutunu güçlendirdiğini gösteriyor. Fındıkta profesyonelleşme yalnızca danışmanlık, fidanlık ya da makineleşmeyle sınırlı değil. Üreticinin ihtiyaç duyduğu girdilere zamanında, doğru kaliteyle ve teknik destekle ulaşması da modern üretim modelinin önemli parçalarından biri haline geliyor. Bu nedenle Tattersall Agroinsumos’un sponsor görselinde yer alması, Şili fındık sektöründe tedarik zincirinin de gelişen modelin parçası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. Kış budaması, gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde doğrudan etkili görülüyor. Odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskinin azaltılması, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, üreticiler için kritik başlıklar arasında yer alıyor. Bu teknik gündem, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör buluşması değil, üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren bir bilgi platformu olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA RİSK HARİTASINI DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli başlıklardan biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin fındıkta yeni dönem stratejisi yalnızca alan büyümesine değil, iklim risklerine uyum sağlayan teknik üretim modeline de dayanıyor. İklim değişikliği, fındıkta eski alışkanlıklarla üretim yapılabilecek dönemin kapandığını gösteriyor. Yeni dönemde üretici, bahçesini yalnızca gelenekle değil; veri, gözlem, teknik destek ve iklim bilgisiyle yönetmek zorunda. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme sonrası profesyonelleşme dönemine giriyor. Bu yeni dönemde asıl mesele, kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli; kaliteli fidan üretimi, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat teknolojisi, makineleşme, don kontrolü, meteoroloji, sulama teknolojileri, işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik üzerine kuruluyor. Bu tablo, dünya fındık piyasasında yeni rekabetin yönünü de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli; ancak artık tek başına yeterli değil. Küresel pazar, daha standart, daha kaliteli, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN STRATEJİK UYARI Şili’nin Avrupa fındığında planlı büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık soru yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” değil. Asıl soru, kim daha kaliteli üretiyor, kim daha iyi işliyor, kim üreticisini daha güçlü koruyor, kim pazara daha standart ürün sunuyor ve kim fındığını daha güçlü bir marka değerine dönüştürüyor? Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı; aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir tarımsal emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca sözle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR YÖNETİMİNDE Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, ürünün nasıl yetiştirildiği, hangi fidanla kurulduğu, nasıl hasat edildiği, nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı, hangi analizlerden geçtiği ve hangi kimlikle pazara sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sponsor ağları, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, makineleşme, hasat teknolojileri, işleme hatları, kalite sınıflandırma sistemleri, biyolojik girdiler, sulama teknolojileri, laboratuvar analizleri ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren önemli bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN YENİ DÖNEMİNİ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik, ticari ve teknolojik model kuracağını gösterecek önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bakışı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı uzmanlığı, Antonio Gaete’nin organik tarım yaklaşımı ve José Pablo Correa’nın kuru yemiş danışmanlığı; sponsor firmaların üretimden pazara uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde etkinlik, Şili fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Güncel sponsor panelinde yer alan Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross, etkinliğin yalnızca bir konuşma programı değil, Şili kuru yemiş ve fındık sektörünün teknik ekosistemini aynı platformda buluşturan kapsamlı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil; bu büyümeyi bilgi, teknoloji, kalite, makineleşme, sanayi bağlantısı, sağlıklı bitki materyali, sürdürülebilir girdi yönetimi, toprak sağlığı, sulama, veri, kalite analizi ve küresel pazar hedefleriyle yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür, daha organize ve daha teknolojik bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme açık bir mesaj veriyor: Fındıkta rehavete yer yok. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE SEKTÖRÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, güçlenen sanayi bağlantıları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, bitki sağlığı çözümleri ve işleme teknolojileriyle yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticiden sanayiye, bilim insanından teknoloji firmalarına kadar fındık zincirinin bütün aktörlerini aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil; teknik kapasitesini geliştiren, sanayi bağlantılarını güçlendiren, fidanlık altyapısını kuran, hasat sonrası işleme teknolojilerine yatırım yapan ve küresel pazarla daha doğrudan ilişki kuran yeni bir fındık gücü olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Los Ángeles kentinde, Casa Laura ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Program, 09.30 ile 15.00 saatleri arasında düzenlenecek. PlanetNuts’un güncel duyurusuyla yeniden gündeme gelen etkinlik, “fındık ağacını yeniden başrole taşıyan” bir teknik ve ticari buluşma olarak hazırlandı. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, fidanlıkları, araştırmacıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini Şili Avrupa fındığının geleceğini tartışmak üzere bir araya getirecek. Etkinliğin ana teması, Şili’nin fındıkta ulaştığı büyüme seviyesinden sonra artık nasıl daha kaliteli, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir üretim modeline geçeceği üzerine kuruluyor. FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ: ŞİLİ Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda dikkat çeken Şili, dikim alanlarını artırmanın ötesinde, sektörün bütün zincirini yeniden kuran bir model geliştiriyor. Bu modelde yalnızca bahçe kurmak ya da üretim miktarını büyütmek yok; doğru fidan, doğru çeşit, sağlıklı bahçe yönetimi, bitki sağlığı, hastalık kontrolü, besleme programı, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve ihracat bağlantısı aynı anda ele alınıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026 bu nedenle klasik bir tarım toplantısı değil. Etkinlik, Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi teknik, ticari ve stratejik başlıklara odaklanacağını gösterecek geniş kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Şili’nin fındıkta geldiği nokta, küresel piyasa açısından da önem taşıyor. Dünya fındık piyasasında Türkiye hâlâ ana üretici ülke konumunu korurken, Şili’nin planlı ve teknoloji odaklı büyümesi, rekabetin artık yalnızca rekolte miktarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Yeni dönemde rekabet; verimlilik, kalite standardı, ürün sağlığı, sanayi kapasitesi, sürdürülebilirlik, üretici-sanayi ilişkisi, işleme teknolojisi ve pazar disiplini üzerinden şekilleniyor. LOS ÁNGELES’TE TEKNİK VE TİCARİ BULUŞMA PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün farklı aktörlerini aynı çatı altında toplayacak. Etkinlik alanı olarak belirlenen Casa Laura, üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, şirket temsilcileri ve sanayi aktörleri için teknik bilgi paylaşımının yapılacağı bir merkez haline gelecek. Programda Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin temel sorunları, yeni fırsatları ve önümüzdeki yıllarda sektörün karşı karşıya kalacağı rekabet başlıkları ele alınacak. Etkinlikte özellikle şu konuların öne çıkması bekleniyor: Avrupa fındığında verimlilik artışı, bahçe yönetimi, hastalık ve zararlı baskısı, bitki besleme, iklim değişikliğine uyum, fidan kalitesi, hasat sonrası işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme teknolojileri, sanayi bağlantıları, üretici deneyimleri ve ihracat perspektifi. Bu başlıklar, Şili fındığının artık yalnızca tarımsal üretim alanında değil, aynı zamanda küresel gıda ve sanayi zinciri içinde de daha güçlü bir konuma yerleşmek istediğini gösteriyor. KONUŞMACILAR: ÜRETİM, SANAYİ VE BİTKİ SAĞLIĞI AYNI MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın açıklanan ilk konuşmacıları, etkinliğin yönünü de ortaya koyuyor. Programda Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya yer alacak. Gabriel Aguilar’ın katılımı, toplantının üretici uygulamaları, bahçe yönetimi, sezon içi karar alma süreçleri ve verimlilik başlıklarına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Aguilar’ın sahaya dayalı danışmanlık perspektifi, üreticilerin karşılaştığı pratik sorunların teknik zeminde değerlendirilmesini sağlayacak. Camilo Scocco’nun AgriChile Genel Müdürü olarak programda yer alması ise etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığında sanayi kapasitesi, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat bağlantıları, üretici-sanayi ilişkisi ve küresel pazar boyutunun da gündemde olacağını gösteriyor. Ernesto Moya’nın fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle etkinlikte yer alması, bitki sağlığı başlığının programın en kritik bölümlerinden biri olacağını ortaya koyuyor. Avrupa fındığında hastalık baskısı, patojenler, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı, koruyucu uygulamalar ve sürdürülebilir mücadele yöntemleri Şili üreticileri için giderek daha önemli hale geliyor. Bu üç konuşmacı profili birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın üç temel eksene oturduğu görülüyor: sahada verimli üretim, sanayiyle güçlü bağlantı ve hastalıklara karşı bilimsel mücadele. ÜRETİCİ MASASI: SAHADAKİ GERÇEK DENEYİM MERKEZE ALINIYOR Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de teknik üretici paneli olacak. Bu panelde üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde karşılaştıkları sorunları, aldıkları sonuçları ve edindikleri deneyimleri sektörle paylaşacak. Bu yaklaşım, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik sunumlarla ya da şirket tanıtımlarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Üretici masası, doğrudan sahadan gelen deneyimi merkeze alarak teknik tartışmayı daha gerçekçi bir zemine taşıyacak. Çünkü Avrupa fındığında başarı, artık sadece dikim alanını büyütmekle elde edilmiyor. Bahçede yapılan budama, sulama, bitki besleme, hastalık takibi, zararlı mücadelesi, soğuklanma izleme, hasat zamanı belirleme ve maliyet kontrolü gibi kararlar, ürünün verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. Üretici masasında paylaşılacak saha deneyimleri, danışmanlar ve şirketler için de önemli bir veri alanı oluşturacak. Hangi uygulamanın sahada karşılık bulduğu, hangi teknik çözümün üreticinin sorununu azalttığı, hangi risklerin yeni sezonda daha fazla öne çıkacağı bu bölümde daha görünür hale gelecek. SPONSORLAR FINDIK ZİNCİRİNİN TAMAMINI GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsor yapısı, etkinliğin kapsamını açık biçimde ortaya koyuyor. Sponsorlar yalnızca bir tanıtım listesi değil; Şili fındık sektörünün hangi alanlarda büyüdüğünü, hangi teknolojilere ihtiyaç duyduğunu ve hangi başlıklarda profesyonelleştiğini gösteren önemli bir veri niteliği taşıyor. Açıklanan sponsorlar arasında Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Bu yapı, fındıkta üretimden pazara uzanan bütün zincirin gündeme taşındığını gösteriyor. Teknik danışmanlık, biyoteknoloji, bitki besleme, biyoçözümler, ürün koruma, fidanlık, işleme teknolojileri, otomasyon, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları etkinliğin ana omurgasını oluşturuyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts’un sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin üretici sahasına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık yapan şirket, üreticilere bahçe koşullarına göre uyarlanmış çözümler sunuyor. Trinuts’un yaklaşımı, Şili fındığında teknik danışmanlığın artık tamamlayıcı değil, doğrudan üretim başarısını belirleyen bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor. Bahçe verimliliği, kârlılık, saha gözlemi, budama programı, besleme stratejisi ve sezon yönetimi gibi başlıklar, profesyonel danışmanlıkla birlikte daha sistemli hale geliyor. Fındıkta yeni dönemin üreticisi artık yalnızca toprağa fidan diken kişi değil; teknik veriyle karar alan, maliyetini izleyen, verimini ölçen ve kalite standardını yöneten profesyonel bir tarımsal aktör haline geliyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL KAYNAKLI TARIMSAL GİRDİLER Fitotecnología’nın programa dahil olması, Şili fındık sektöründe biyoteknoloji ve doğal kaynaklı tarımsal girdilerin önem kazandığını gösteriyor. Şirket, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler üzerine çalışan yapısıyla dikkat çekiyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sürdürülebilir üretim tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma ve çevreyle uyumlu tarımsal girdiler, özellikle iklim baskısının arttığı ve üretim maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde daha stratejik hale geliyor. Şili’nin bu alandaki ilgisi, fındıkta geleceğin yalnızca daha fazla kimyasal kullanımıyla değil, daha doğru, daha ölçülü ve daha sürdürülebilir girdi yönetimiyle kurulacağını gösteriyor. PACK-MAN: HASAT SONRASI İŞLEMEDE TEKNOLOJİ HAMLESİ Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası işleme kapasitesinin stratejik bir konu haline geldiğini gösteriyor. Üretim miktarı büyüdükçe, ürünün yalnızca bahçeden alınması yeterli olmuyor; kurutma, ayıklama, sınıflandırma, paketleme ve sanayiye uygun hale getirme süreçleri de aynı ölçüde önem kazanıyor. Pack-Man’in meyve ve kuru yemiş işleme teknolojilerindeki uzmanlığı, Şili fındığının sanayiyle entegrasyon sürecinde daha fazla teknolojiye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Fındıkta değer artık yalnızca dalda değil; hasattan sonra ürünün nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı ve pazara hangi standartla sunulduğu aşamada oluşuyor. UPL: ÜRÜN KORUMA, BİTKİ BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLER UPL’nin etkinlikte yer alması, ürün koruma ve bitki sağlığı başlığının Şili fındık sektörünün merkezinde olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte tarım çözümleri geliştiren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle üreticilere destek sunuyor. Avrupa fındığında hastalık ve zararlı baskısı, iklim değişkenliğiyle birlikte daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle üreticilerin yalnızca sezon sonunda değil, sezon boyunca bitki sağlığını izleyen ve önleyici yaklaşımı güçlendiren sistemlere yönelmesi gerekiyor. UPL’nin programdaki varlığı, Şili fındık sektöründe verim istikrarı, bitki dayanıklılığı ve sürdürülebilir koruma stratejilerinin daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. ROVENSA NEXT CHILE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE BİYOÇÖZÜMLER Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, Avrupa fındığında biyolojik çözümler ve sürdürülebilir üretim arayışının güçlendiğini ortaya koyuyor. Biyostimülantlar, biyogübreler, biyokontrol ürünleri ve adjuvantlar gibi başlıklar, modern meyvecilikte giderek daha fazla önem kazanıyor. Şili’nin fındıkta büyüme stratejisi, yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, bu üretimin çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına da odaklanıyor. Bu nedenle biyoçözümler, fındıkta yeni dönemin önemli rekabet araçlarından biri haline geliyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA: BESLEME TEKNOLOJİLERİ ÖNE ÇIKIYOR FertiGlobal ve Fertiamerica’nın sponsor yapısında yer alması, bitki besleme teknolojilerinin etkinliğin önemli başlıklarından biri olacağını gösteriyor. Avrupa fındığında verim ve kalite, toprağın genel durumu kadar bitkinin doğru dönemde doğru besin maddesine ulaşabilmesiyle de yakından ilişkili. FertiGlobal’in biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanındaki çalışmaları, Fertiamerica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, fındıkta modern besleme yaklaşımının önemini artırıyor. Yeni dönemde yüksek verim, yalnızca daha fazla gübre kullanmakla değil; bitkinin ihtiyacını doğru okumak, stresi azaltmak ve besleme programını bilimsel veriye göre kurmakla mümkün olacak. SUMITOMO CHEMICAL CHILE: ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL ÜRETKENLİK Sumitomo Chemical Chile’nin programa dahil olması, ürün koruma ve tarımsal üretkenlik başlıklarını daha da güçlendiriyor. Küresel tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketin kimyasal ve biyolojik çözümleri birlikte ele alan yaklaşımı, fındıkta hastalık ve zararlı yönetiminin çok boyutlu hale geldiğini gösteriyor. Fındık bahçelerinde üretim maliyetlerinin yükseldiği, iklim risklerinin arttığı ve kalite beklentilerinin daha sıkı hale geldiği bir dönemde ürün koruma çözümleri, doğrudan üretici gelirini etkileyen bir faktör haline geliyor. ANAGRA: BİTKİ BESLEME, ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL TEKNOLOJİ Anagra’nın sponsorluğu, Şili fındığında geniş kapsamlı tarımsal çözüm sağlayıcılarının rolünü ortaya koyuyor. Bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknoloji başlıklarını birlikte ele alan şirket, üreticinin yalnızca tek bir soruna değil, bütün üretim sürecine çözüm aradığını gösteriyor. Bu durum, Şili fındık sektöründe profesyonelleşmenin hızlandığını ortaya koyuyor. Üretici artık yalnızca ürün satan firmalarla değil, bütün sezonu planlayan teknik çözüm ortaklarıyla çalışmak istiyor. UNITEC: KALİTE SINIFLANDIRMASI, KALİBRASYON VE PAKETLEME UNITEC’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası kalite yönetiminin kritik hale geldiğini gösteriyor. Meyve, kuru yemiş ve sebze işleme teknolojilerindeki uluslararası deneyimiyle tanınan şirket, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik alanlarında çözüm üretiyor. Bu başlık, fındıkta küresel pazar için hayati önemdedir. Çünkü ihracat pazarında ürün yalnızca miktarıyla değil; homojenliği, kalibresi, temizliği, standardı, izlenebilirliği ve işlenebilirliğiyle değer kazanıyor. Dünya fındık ticaretinde gelecek, yalnızca ürünü yetiştirenlerin değil; ürünü doğru sınıflandıran, doğru işleyen ve doğru pazara doğru standartla sunanların olacak. POINT CHILE: AGROKİMYA, BİYOLOJİK ÜRÜNLER VE SAHA DESTEĞİ Point Chile’nin PlanetNuts Day Avellanos sponsorları arasında yer alması, fındıkta saha destekli ürün koruma ve besleme yaklaşımının önem kazandığını gösteriyor. Agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümlerinden oluşan portföyüyle şirket, üreticilere farklı üretim koşullarına göre çözüm sunuyor. Şili’nin farklı tarım bölgelerinde teknik ekiplerle sahada bulunması, fındıkta danışmanlık ve ürün çözümünün birlikte ilerlediğini gösteriyor. Artık üretici, yalnızca ürün almak değil; ürünü ne zaman, nasıl ve hangi stratejiyle kullanacağını da bilmek istiyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO: KALİTELİ FİDAN VE YENİ BAHÇE KURULUMU Castaño Austral Vivero’nun programa dahil edilmesi, Şili fındık sektöründe fidanlık ve kaliteli bitki üretiminin stratejik önemini ortaya koyuyor. Avrupa fındığında uzun vadeli başarı, bahçenin kurulduğu ilk günden başlıyor. Doğru fidan materyali, sağlıklı kök yapısı, uygun çeşit seçimi, hastalıksız bitki üretimi ve bölge koşullarına uyumlu bahçe kurulumu, gelecek yılların verimini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle fidanlık başlığı, yalnızca yeni dikim yapan üreticiler için değil, sektörün genel rekabet gücü için de kritik hale geliyor. Kalitesiz fidanla kurulan bir bahçe, yıllar boyunca düşük verim, hastalık riski ve ekonomik kayıp anlamına gelebiliyor. ALICAHUE İLE GENİŞLEYEN PARTNER AĞI PlanetNuts’un güncel duyurularında Alicahue’nin genel partner ağına katıldığı da açıklandı. Alicahue’nin ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimi, PlanetNuts’un yalnızca fındıkta değil, daha geniş sert kabuklu meyve ekosisteminde de iş birliği ağını büyüttüğünü gösteriyor. Bu gelişme, PlanetNuts Day Avellanos’un doğrudan etkinlik sponsorluğu listesiyle karıştırılmamalı. Ancak sektör açısından bakıldığında, sert kabuklu meyvelerde bilgi, teknoloji, üretici ağı ve pazar deneyiminin giderek daha entegre hale geldiği görülüyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un güncel teknik paylaşımlarında kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira’nın değerlendirmelerinde kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğu vurgulanıyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sezon başarısının yalnızca hasat döneminde değil, kış aylarında alınan teknik kararlarla başladığını gösteriyor. Kış budaması, odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, yeni dönemin en kritik teknik başlıkları arasında yer alıyor. Bu tablo, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör toplantısı değil; üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren teknik bir platform olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA OYUNU DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli risklerden biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin yeni dönem fındık stratejisinde yalnızca üretim alanı büyümesi değil, iklim risklerine karşı teknik uyum da önem kazanıyor. Fındıkta iklim baskısı, özellikle soğuklanma ihtiyacı ve çiçeklenme senkronizasyonu açısından kritik sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış zamanda gelen sıcaklık değişimleri, yetersiz soğuklanma, düzensiz çiçeklenme veya hastalık baskısındaki artış, bahçe verimini ve kaliteyi doğrudan etkiliyor. Şili’nin teknik toplantılarında bu başlıkların öne çıkması, sektörün geleceğe dönük riskleri şimdiden masaya yatırdığını gösteriyor. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme döneminden profesyonelleşme dönemine geçiyor. Bu yeni dönemde mesele yalnızca kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli, fındıkta şu başlıkları aynı anda güçlendirmeye çalışıyor: Kaliteli fidan üretimi, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik, sanayi bağlantısı ve ihracat disiplini. Bu başlıklar, dünya fındık piyasasında geleceğin rekabet eksenini de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli olmakla birlikte, artık tek başına yeterli değil. Pazar, daha standart, daha izlenebilir, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN SESSİZ AMA GÜÇLÜ UYARI Şili’nin fındıkta planlı biçimde büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık mesele yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” sorusu değildir. Asıl rekabet, ürünün hangi kalitede üretildiği, nasıl işlendiği, hangi standartla pazara sunulduğu, üreticinin ne kadar kazandığı, sanayinin nasıl yapılandığı ve ülkenin fındıkta nasıl bir marka değeri oluşturduğu üzerinden şekilleniyor. Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı, kendine özgü aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a şu gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca söylemle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK REKABETİ: BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, o ürünün nasıl yönetildiği ve pazara nasıl sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sektör buluşmaları, fidanlık yatırımları, işleme teknolojileri, ürün koruma şirketleri, biyoçözüm sağlayıcıları ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN NABZINI TUTACAK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik ve ticari model kuracağını gösterecek en önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın üretici odaklı teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bağlantısı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi yaklaşımı, sponsor firmaların üretimden işlemeye uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde, etkinlik Avrupa fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil, bu büyümeyi teknoloji, bilgi, kalite ve sanayi bağlantısıyla yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür ve daha organize bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme, fındıkta rehavete yer olmadığını gösteriyor. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU Haber

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU GRÜ araştırması: Fındık ekstraktı, formaldehitin sıçan testis dokusunda oluşturduğu hasarı azalttı Giresun Üniversitesi’nde yürütülen ve International Journal of Morphology dergisinde yayımlanan deneysel araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın formaldehite bağlı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterebileceği belirlendi. Uzmanlara göre bulgular dikkat çekici; ancak sonuçlar şimdilik hayvan deneyi düzeyinde olduğu için “insanda kısırlık tedavisi” olarak yorumlanmamalı. GİRESUN – Giresun Üniversitesi, “Fındık İhtisas Üniversitesi” vizyonu kapsamında fındığın sağlık alanındaki bilimsel değerini ortaya koymaya yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Üniversite bünyesinde yürütülen araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın, formaldehitin sıçan testis dokusunda yol açtığı hasara karşı koruyucu etkisi incelendi. Çalışma, “The Effect of Giresun Hazelnut Oil Against Formaldehyde Damage in Rat Testicular Tissues” başlığıyla International Journal of Morphology dergisinin 2026 tarihli sayısında yayımlandı. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundan Doç. Dr. Özlem Aydın Berktaş’ın yer aldığı çalışma, yerel ürünlerin yalnızca ekonomik değil, bilimsel ve sağlık temelli katma değer üretme potansiyeline de dikkat çekti. Yayın künyesinde araştırmanın yazarları Arif Keskin, Özlem Aydın Berktaş, Murat Boydak ve İlknur Undağ olarak yer aldı. Araştırmada 40 erkek Wistar albino sıçan kullanıldı. Deney hayvanları beş gruba ayrıldı: yalnızca formaldehit verilen grup, kontrol grubu, formaldehit ile birlikte 100 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup, formaldehit ile birlikte 200 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup ve karşılaştırma amacıyla formaldehit ile birlikte E vitamini verilen grup. Deney süreci 30 gün sürdü; süreç sonunda testis dokularında biyokimyasal ve histolojik incelemeler yapıldı. Çalışmanın bulgularına göre, formaldehite maruz bırakılan sıçanlarda testis dokusunda belirgin yapısal bozulmalar, oksidatif stres göstergelerinde artış, testosteron düzeylerinde düşüş ve Leydig hücre sayısında azalma gözlendi. Buna karşılık Giresun fındığı ekstraktı verilen gruplarda bu olumsuz etkilerin azaldığı bildirildi. Koruyucu etkinin özellikle 200 mg/kg dozda daha belirgin olduğu ve bazı bulgular açısından E vitamini verilen grupla karşılaştırılabilir sonuçlar elde edildiği kaydedildi. Formaldehit, sağlık laboratuvarlarından kadavra ve doku saklama süreçlerine, bazı sanayi uygulamalarından yapı malzemelerine kadar farklı alanlarda karşılaşılabilen bir kimyasal olarak biliniyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, laboratuvar teknisyenleri, bazı sağlık çalışanları ve morg çalışanlarının formaldehite toplum geneline göre daha yüksek düzeyde maruz kalabileceğini bildiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın sınıflandırmalarında da Grup 1, yani “insan için kanserojen” ajanlar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 17,5’i, yani her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite sorunu yaşıyor. WHO ayrıca çevresel kirleticiler ve toksinlerin yumurta ve sperm hücreleri üzerinde doğrudan toksik etki gösterebildiğini, sayı ve kalite kaybına yol açabildiğini belirtiyor. Bu nedenle formaldehit gibi çevresel ve mesleki maruziyetlerin üreme sağlığı üzerindeki etkileri, bilim dünyasında yakından izlenen başlıklar arasında yer alıyor. Araştırmanın yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin, üniversite açıklamasında projeye 2024 yılında “Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi” ile başlandığını belirtti. Keskin, formaldehitin sağlık camiasında laboratuvar ve doku analiz süreçlerinden kadavra saklamaya kadar farklı aşamalarda karşılaşılabilen bir kimyasal olduğuna dikkat çekerek, Giresun kalite fındığının zengin içeriğinin insan sağlığı açısından araştırılmaya değer olduğunu ifade etti. Çalışmada kullanılan fındıklar toz haline getirildikten sonra ekstrakt hazırlanarak deney hayvanlarına ağız yoluyla uygulandı. Makalede, fındık ekstraktının antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikleri sayesinde formaldehitin yol açtığı doku hasarını azaltmış olabileceği değerlendirildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların bitkisel kaynaklı antioksidanların çevresel üreme toksinlerine karşı koruyucu potansiyeline ilişkin bilimsel literatüre katkı sunduğunu belirtti. Çalışmanın yürütücülüğünü yapan Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Üniversite bünyesinde Giresun fındığının kısırlık üzerindeki etkisine dair araştırmaya 2024'te "Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi" ile başlandığını belirterek, Giresun kalite fındığının vitamin ve asitler açısından zengin bir içeriğe sahip olmasının yanı sıra insan sağlığı açısından da önemli yararları bulunduğunu söyledi. Çalışmada, "formaldehit" denilen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak tanımlanan bir kimyasalı kullandıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN, “Bu kimyasal tekstil sanayisinin yanı sıra bazı ürünlerin üretiminde de yer almakta ve insanlar bu kimyasala düşük dozda maruz kalabilmektedir. Ayrıca biz sağlık camiası açısından laboratuvarlarımızdan, kadavralarımızın saklanmasından dokuların analizlerine kadar birçok aşamada sağlık çalışanlarının, bilim insanların maruz kalığı bir kimyasaldır." dedi. Dünyada her 100 çiftten 15'inin kısırlık sorunu yaşayabildiğine değinen Sayın KESKİN sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun yüzde 50'si erkek kaynaklıdır. Formaldehitin hem solunum, sindirim, sinir sistemi hem de ürogenital sistem üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bu araştırmamızda deney hayvanı olarak sıçanları kullandık. Hayvanları formaldehite maruz bıraktık ve takip etmeye başladık. Hepsinde yüksek düzeyde testis dokusunda hasar meydana geldiğini gözlemledik. Bu hasar sonucunda hayvanlarda testosteron miktarları düştü ve sperm kaliteleri bozuldu." Araştırmanın sonraki aşamasında Giresun yağlı fındığını toz haline getirdiklerini ve deney hayvanlarının midelerine sonda yardımıyla ulaştırdıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN "Giresun fındığı kullanarak gerçekleştirdiğimiz tedavi sürecinde formaldehit nedeniyle testosteron miktarları düşen ve sperm kaliteleri bozulan sıçanlarda iyileşme gözlemledik. Bu sayede Giresun fındığının formaldehit kaynaklı kısırlığa çözüm olabileceğini belirledik." diye konuştu. Bununla birlikte çalışma, doğrudan insanlarda yapılmış bir tedavi araştırması değil. Makalenin sınırlılıklar bölümünde, araştırmanın sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi ve doğrudan fertilite sonuçlarını kapsamlı biçimde ölçmediği; insanlara yönelik sonuç çıkarılabilmesi için klinik çalışmalara ihtiyaç olduğu açıkça vurgulanıyor. Bu nedenle bulgular, “Giresun fındığı ekstraktı, deneysel hayvan modelinde formaldehit kaynaklı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterdi” şeklinde yorumlanmalı. Giresun Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen çalışma, Giresun fındığının sağlık bilimleri alanında araştırılabilecek güçlü bir yerel değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırma ekibi, ilerleyen süreçte daha kapsamlı deneysel çalışmalar ve klinik araştırmalarla fındık kaynaklı biyoaktif bileşenlerin üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerinin daha ayrıntılı incelenebileceğini değerlendiriyor. https://intjmorphol.com/wp-content/uploads/2026/03/Art_30_441_2026.pdf

GİRESUN FINDIKTA SANAYİ LİGİNDE BÜYÜDÜ Haber

GİRESUN FINDIKTA SANAYİ LİGİNDE BÜYÜDÜ

GİRESUN FINDIKTA SANAYİ LİGİNDE BÜYÜDÜ Giresun’dan üç fındık firması Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına girerek kentin üretim ve ihracat gücünü yeniden gündeme taşıdı. Yavuz Gıda 180’inci, Yavuzkan Hazel 254’üncü, Ahmet Ak Gıda ise 364’üncü sırada yer aldı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, firmaların üretim gücü, kalite anlayışı, azimli çalışmaları ve ülke ekonomisine sağladıkları katkı nedeniyle yöneticileri, çalışanları ve emeği geçenleri kutladı. Bu başarı Giresun adına önemli bir sanayi göstergesi olurken, fındıkta asıl katma değerin hâlâ markalı son mamul tarafında yeterince büyütülemediği gerçeğini de yeniden öne çıkardı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, “Fındığın başkenti Giresun’umuzdan Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına girme başarısı gösteren” firmaları kamuoyuna duyurdu. Paylaşımda Yavuz Gıda San. Tic. A.Ş. 180’inci sıra, Yavuzkan Hazel Fındık San. Tic. A.Ş. 254’üncü sıra, Ahmet Ak Gıda Tüketim Mad. San. Paz. Ltd. Şti. 364’üncü sıra bilgisi öne çıkarıldı. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, başarıyı firmaların üretim kapasitesinin, kalite anlayışının, istikrarlı çalışmasının ve Türkiye ekonomisine sunduğu katkının göstergesi olarak değerlendirdi. Çakırmelikoğlu, Giresun’un adını sanayi ve ihracat alanında temsil eden firmaların yöneticilerini, çalışanlarını ve emeği geçenleri kutladı. Giresun fındık sanayisi açısından bu tablo önemli bir eşik oluşturdu. Kent, yalnızca fındık üreten bir merkez değil; fındığı kıran, işleyen, sınıflandıran, kavuran, kıyan, püre ve un haline getiren, dış pazarlara düzenli ürün gönderen bir sanayi merkezi olarak da ağırlığını artırdı. Ancak bu başarı, fındıkta uzun süredir tartışılan temel meseleyi ortadan kaldırmadı. Giresun’dan çıkan fındık, ihracat kayıtlarında işlenmiş ürün başlıkları altında yer alsa da bu ürünlerin önemli bölümü son tüketiciye ulaşan nuga, çikolata, bar, gofret ya da markalı fındık kreması değil; dünya gıda sanayisinin kullandığı yarı mamul ve ara ürün niteliği taşıyor. ÜÇ FİRMA SANAYİDE VE İHRACATTA ÖNE ÇIKTI Yavuz Gıda, Yavuzkan Hazel ve Ahmet Ak Gıda, Giresun fındık ekonomisinin farklı ölçeklerde büyüyen üç güçlü sanayi aktörü haline geldi. Bu firmalar, İSO 500 listesinde yer alarak üretimden satış gücünü gösterdi; ihracatçı birlikleri listelerinde üst sıralarda bulunarak dış pazardaki ağırlığını da ortaya koydu. Yavuz Gıda, 180’inci sırayla üç firma içinde en üst basamakta yer aldı. Firma, son yıllarda ihracatçı birlikleri listelerinde de ikinci sıraya kadar yükselerek Giresun’un en güçlü fındık ihracatçılarından biri haline geldi. Yavuzkan Hazel, 254’üncü sırayla İSO 500’de yer aldı. Firma, doğal ve işlenmiş fındıkta sahip olduğu kapasiteyle ihracat liginde uzun süredir ilk sıralardaki konumunu korudu. Ahmet Ak Gıda ise 364’üncü sırayla listeye girdi. Tirebolu merkezli firma, özellikle son beş yılda ihracat sıralamasında dikkat çekici bir yükseliş gösterdi ve ilk 10 içinde kalıcı hale geldi. SON 5 YILDA YÜKSELEN İHRACAT PERFORMANSI Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği kayıtlarında üç firmanın son beş yıllık performansı, Giresun merkezli fındık sanayisinin yalnızca üretim değil, ihracat tarafında da büyüdüğünü gösterdi. Yavuz Gıda, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ihracatçı birlikleri listesinde dördüncü sırada yer aldı. Firma 2024 ve 2025 yıllarında ikinci sıraya yükselerek ihracat liginde en üst basamaklardan birine yerleşti. Yavuz Gıda’nın ihracat miktarı 2021’de 15 milyon kilogram seviyesindeyken, 2024’te 29,5 milyon kilograma çıktı; 2025 yılında ise 26 milyon kilogramı aşan ihracat gerçekleşti. Değer bazında ihracat 2021’de 103 milyon dolar seviyesinden 2025’te 252 milyon doların üzerine yükseldi. Yavuzkan Hazel, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında üçüncü sırada yer aldı. Firma 2025 yılında dördüncü sırada bulunmasına rağmen 180 milyon doları aşan ihracat değeriyle yüksek hacimli ihracatçı konumunu korudu. Bu istikrar, Yavuzkan Hazel’in Giresun fındık sanayisindeki güçlü yerini gösterdi. Ahmet Ak Gıda’nın yükselişi daha dikkat çekici oldu. Firma 2021’de 17’nci, 2022’de 14’üncü sıradayken 2023’te 7’nci sıraya çıktı. 2024’te 6’ncı sıraya yükselen Ahmet Ak Gıda, 2025 yılında 7’nci sırada yer aldı. İhracat değerinin 2021’de 12 milyon dolar seviyesinden 2025’te 53 milyon doların üzerine çıkması, firmanın son yıllarda ciddi bir dış pazar ivmesi yakaladığını gösterdi. Yıl Yavuz Gıda Yavuzkan Hazel Ahmet Ak Gıda 2021 4. sıra 3. sıra 17. sıra 2022 4. sıra 3. sıra 14. sıra 2023 4. sıra 3. sıra 7. sıra 2024 2. sıra 3. sıra 6. sıra 2025 2. sıra 4. sıra 7. sıra İHRAÇ EDİLEN ÜRÜNLER YARI MAMUL AĞIRLIKLI Üç firmanın ihracat başarısı, fındığın kabuklu ürün olarak satılmasının ötesine geçildiğini gösteriyor. Ancak ürün çeşitleri incelendiğinde, bu kalemlerin büyük bölümünün son mamul değil, gıda sanayisinin kullandığı işlenmiş ara ürünler olduğu görülüyor. Yavuz Gıda’nın ürün gamında natürel iç fındık, kavrulmuş iç fındık, kıyılmış iç fındık, kavrulmuş fındık unu, fındık püresi ve organik fındık yer alıyor. Natürel iç fındık temel sanayi girdisi olarak kullanılıyor. Kavrulmuş fındık, çikolata ve pastacılık sanayisine uygun hale geliyor. Kıyılmış fındık, bisküvi, dondurma, şekerleme ve çikolata sektöründe değerlendiriliyor. Fındık unu ve fındık püresi ise dolgu, krem, nuga, bar ve çikolata üretiminde ara mamul olarak kullanılıyor. Yavuzkan Hazel’in ürün portföyünde doğal fındık, işlenmiş fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu ve fındık ezmesi/pastası gibi kalemler öne çıkıyor. Firma, doğal ve işlenmiş fındıkta sahip olduğu kapasiteyle Avrupa başta olmak üzere uluslararası gıda sanayisine ürün sağlıyor. Ahmet Ak Gıda ise Gaffaro markasıyla natürel fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu, fındık ezmesi ve endüstriyel fındık ürünleri alanında faaliyet yürütüyor. Firma, fındık kırma ve seçme hattının ötesine geçerek işlenmiş fındık ürünleriyle ihracat pazarında büyüdü. Firma Öne çıkan ihracat ürünleri Ürün niteliği Yavuz Gıda Natürel iç fındık, kavrulmuş iç fındık, kıyılmış fındık, fındık unu, fındık püresi, organik fındık İşlenmiş ara ürün / yarı mamul Yavuzkan Hazel Doğal fındık, işlenmiş fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu, fındık ezmesi/pastası İşlenmiş ara ürün / yarı mamul Ahmet Ak Gıda Natürel fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu, fındık ezmesi, endüstriyel ürünler İşlenmiş ara ürün / yarı mamul Bu ürünler kabuklu fındığa göre daha ileri işleme düzeyini temsil ediyor. Ancak son tüketiciye doğrudan sunulan markalı çikolata, nuga, bar, gofret, fındık kreması veya paketli nihai ürün kategorisine sınırlı ölçüde karşılık geliyor. İŞLENMİŞ ÜRÜN İHRACATI BAŞARI, SON MAMUL EKSİKLİĞİ SORUN Giresunlu firmaların işlenmiş fındık ihracatı yapması önemlidir. Fındığın kırılması, kavrulması, kıyılması, un ve püre haline getirilmesi; kabuklu ürün satışına göre daha yüksek sanayi kapasitesi ve daha güçlü teknik altyapı gerektirir. Bu nedenle Yavuz Gıda, Yavuzkan Hazel ve Ahmet Ak Gıda’nın başarısı şehrşmiz adına sevindiricidir. Fakat ihracat kalemlerinin işlenmiş ürün olarak görünmesi, Giresun’un fındıkta nihai katma değeri aldığı anlamına gelmez. Natürel iç fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu ve fındık püresi çoğu zaman başka ülkelerdeki büyük gıda şirketlerinin üretim hatlarına giriyor. Bu ürünler çikolata, nuga, gofret, bar, dolgu kreması ve sürülebilir fındık kremasına dönüştüğünde asıl marka değeri başka şirketlerin hanesine yazılıyor. Türkiye’nin ve Giresun’un ürettiği fındık, dünya pazarında çoğu zaman büyük markaların nihai ürünlerinde daha yüksek fiyatla tüketiciye ulaşıyor. Türkiye ise kendi fındığından üretilen bu ürünleri, Nutella benzeri küresel markaların mamulü olarak raflarda izlemeye devam ediyor. GİRESUN FINDIĞI DÜNYA SANAYİSİNİN GİRDİSİ OLMAKTAN ÇIKMALI Giresun kalite fındığı, sıradan bir hammadde değildir. Kentin eğimli ve parçalı arazilerinde, yüksek işçilik maliyetiyle, büyük ölçüde insan emeğine dayalı biçimde üretilen fındık; aroma, kalite ve coğrafi değer bakımından ayrı bir konuma sahiptir. Bu ürünün yalnızca tonaj, ihracat sırası ve ara mamul satışı üzerinden değerlendirilmesi Giresun’un gerçek potansiyelini daraltıyor. Bugün üç firmanın İSO 500’de yer alması ve ihracat listelerinde üst sıralarda bulunması Giresun adına güçlü bir başarıdır. Ancak bu başarının yeni bir sanayi ve marka hamlesiyle tamamlanması gerekir. Giresun’un fındıkta yeni hedefi, dünya gıda sanayisine yalnızca kaliteli ara ürün vermek değil; kendi markalı çikolatasını, kendi nugasını, kendi barını, kendi fındık kremasını ve kendi paketli ürünlerini dünya raflarına koymak olmalıdır. BAŞARI TAKDİR EDİLMELİ, KATMA DEĞER TARTIŞMASI BÜYÜTÜLMELİ Yavuz Gıda’nın 180’inci, Yavuzkan Hazel’in 254’üncü, Ahmet Ak Gıda’nın 364’üncü sırada yer alması Giresun ekonomisi için önemli bir başarıdır. Bu sonuç, firmaların üretim gücünü, dış pazar bağlantılarını, kalite süreçlerini ve sanayi kapasitesini gösteriyor. Giresun’un adını Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşları arasında duyuran bu firmaların yöneticileri, çalışanları ve üretim zincirinde emeği bulunan herkes bu başarıda pay sahibidir. Ancak fındıkta yeni dönemin tartışması yalnızca sıralama başarısıyla sınırlı kalamaz. Giresun fındığı, dünya sanayisine ara ürün olarak giden bir değer olmaktan çıkıp markalı son mamul olarak dünya raflarında yer aldığında gerçek katma değer büyüyecektir. Giresun bugün fındıkta üretici kenttir, sanayi kentidir, ihracat kentidir. Bundan sonraki eşik, Giresun’un aynı zamanda güçlü bir marka ve nihai ürün kenti haline gelmesidir.

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ Haber

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ

FINDIKTA YENİ DÖNEM MASAYA YATIRILDI Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026’da Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirildi. 09.00-14.00 saatleri arasındaki programda iyi tarım uygulamaları, üreticinin sahadaki deneyimi, sosyal sürdürülebilirlik, çalışma yaşamı, çocuk işçiliği riski ve fındığın geleceğini belirleyecek yeni standartlar masaya yatırıldı. SEKTÖRÜN AKTÖRLERİ İSTANBUL’DA BULUŞTU Türkiye’nin fındıkta küresel konumunu korumak ve üretim zincirini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026 Salı günü Fairmont Quasar İstanbul’da yapıldı. Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle hazırlanan zirve, saat 09.00’da kayıt ve kahvaltı programıyla başladı. Gün boyunca fındıkta üretim, sosyal uygunluk, işçilik koşulları, üretici deneyimi ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alındı. Zirve programında Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer, Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı ve fındık üreticileri yer aldı. PROGRAM AÇILIŞ KONUŞMALARIYLA BAŞLADI Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde ilk açılış konuşmasını saat 09.45’te Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın yaptı. Program, saat 10.15’te Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa’nın açılış konuşmasıyla devam etti. Açılış bölümünde fındıkta sürdürülebilir üretim, tedarik zinciri, üreticiyle kurulan saha ilişkisi ve Türkiye’nin küresel fındık pazarındaki konumu öne çıktı. Zirvenin ana çerçevesi, yalnızca üretim miktarı ve ihracat rakamlarıyla sınırlı kalmadı. Fındığın hangi koşullarda üretildiği, üreticinin sahada ne yaşadığı, mevsimlik işçilik düzeni, çocukların korunması, iyi tarım uygulamaları ve uluslararası standartlar programın temel gündemi oldu. İYİ TARIM UYGULAMALARI ELE ALINDI Saat 10.30’da başlayan “İyi Tarım Uygulamaları” oturumu, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü temsilcileri ile Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer yer aldı. Bu bölümde fındık üretiminde verimlilik, bitki sağlığı, doğru tarım teknikleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, bahçe yönetimi ve sürdürülebilir üretim başlıkları değerlendirildi. Fındıkta sürdürülebilirlik artık yalnızca çevre duyarlılığıyla sınırlı bir kavram değil. Bahçede verimi artıran, kaliteyi koruyan, üreticinin maliyet baskısını azaltan ve ihracat pazarlarında güven sağlayan bütünlüklü bir üretim modeli olarak öne çıkıyor. ÜRETİCİNİN SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞINDI Programın 11.20 bölümünde “Üreticinin Gözünden” başlıklı oturum yapıldı. Oturumu Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç yönetti. Oturumda fındık üreticileri sahadaki deneyimlerini aktardı. Bu bölüm, zirvenin en kritik başlıklarından biri oldu. Çünkü fındıkta sürdürülebilirlik, yalnızca şirketlerin, kamu kurumlarının veya uluslararası kuruluşların belirlediği standartlarla sahada karşılık bulamaz. Üretici yeni modele dahil edilmediği sürece iyi tarım, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk başlıkları kağıt üzerinde kalır. Üreticinin sahadaki temel sorunları açık: artan maliyetler, işçilik giderleri, yaşlanan bahçeler, iklim kaynaklı verim kaybı, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılar, genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ve piyasa belirsizliği. Bu nedenle zirvede üretici deneyiminin ayrı bir başlık olarak ele alınması, fındığın geleceğine ilişkin tartışmanın sahadaki gerçeklerle bağını güçlendirdi. İYİ SOSYAL UYGULAMALAR ZİRVENİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ OLDU Zirvede saat 12.25’te “İyi Sosyal Uygulamalar” oturumu gerçekleştirildi. Oturumun moderatörlüğünü Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar yaptı. Oturumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı yer aldı. Bu bölümde mevsimlik tarım işçiliği, çalışma koşulları, çocukların korunması, eğitim, sosyal uygunluk ve uluslararası çalışma standartları öne çıktı. Fındıkta sosyal sürdürülebilirlik artık doğrudan ihracatın ve tedarik zincirinin parçası haline geliyor. Küresel alıcılar yalnızca ürünün kalitesine değil, üretim sürecindeki çalışma koşullarına, çocuk işçiliği riskine, işçi sağlığına, kayıt dışılığa ve sosyal denetim mekanizmalarına da bakıyor. ZİRVE NEDEN ÖNEMLİ? Türkiye’de fındık yıllardır büyük ölçüde fiyat, rekolte ve alım politikaları üzerinden tartışılıyor. Ancak son yıllarda tablo değişti. Küresel gıda şirketleri, ihracat pazarları ve uluslararası standartlar artık yalnızca ürün miktarını değil; üretimin nasıl yapıldığını, işçilik koşullarını, çevresel etkiyi, izlenebilirliği ve sosyal uygunluk kriterlerini de dikkate alıyor. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi bu nedenle sıradan bir sektör toplantısı olarak görülemez. Zirve, Karadeniz’deki fındık üretim modelinin önümüzdeki yıllarda hangi kurallarla şekilleneceğini tartışmaya açtı. Toplantının temel amacı, Türkiye’nin fındıktaki küresel üstünlüğünü korumak için üretimden ihracata kadar tüm zincirin daha kontrollü, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir hale getirilmesiydi. AMAÇ: TÜRK FINDIĞINI GELECEĞE TAŞIYACAK MODELİ KURMAK Zirvenin merkezinde üç temel başlık yer aldı: verimli üretim, sosyal sorumluluk ve uluslararası güvenilirlik. İyi tarım uygulamalarıyla bahçelerde verim ve kaliteyi artırmak, iklim değişikliğinin üretim üzerindeki baskısına karşı yeni yöntemler geliştirmek, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılarla daha etkili mücadele etmek ve üreticinin bilgiye erişimini güçlendirmek toplantının tarımsal boyutunu oluşturdu. Sosyal boyutta ise mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, çocuk işçiliği riski, işçi sağlığı ve güvenliği, eğitim faaliyetleri ve gönüllülük projeleri öne çıktı. Bu başlıklar, fındığın artık sadece bir tarım ürünü değil, uluslararası tedarik zincirlerinde denetlenen bir sosyal uygunluk alanı haline geldiğini gösterdi. FERRERO’NUN DEĞERLİ TARIM PROGRAMI SAHA AYAĞINI OLUŞTURUYOR Ferrero’nun 2012’den bu yana yürüttüğü Değerli Tarım programı, sürdürülebilir fındık tartışmasının sahadaki en görünür ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. Program; iyi tarım uygulamaları, iyi sosyal uygulamalar ve izlenebilirlik başlıklarında üreticiyle temas kuruyor. Sakarya, Düzce, Samsun, Zonguldak, Ordu, Giresun ve Trabzon’da üreticilere yönelik yürütülen saha çalışmaları, fındık üretiminde daha izlenebilir ve sorumlu bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu tür programların sahadaki karşılığı, üreticinin sürece nasıl dahil edildiğine bağlı. Üretici açısından temel mesele, sürdürülebilirlik modelinin gelirini, verimini ve pazarlık gücünü artıran bir yapıya mı dönüşeceği, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına ek yük olarak mı taşıyacağıdır. 2025’TE TEPKİ GELDİ, ZİRVE İPTAL EDİLDİ Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, geçmiş yıllarda da tartışmaların odağında yer aldı. 2025’te İstanbul Four Seasons Bosphorus Hotel’de yapılacağı duyurulan zirve, program tarihinden önce Ferrero’ya yönelen eleştirilerle gündeme geldi. Ordu Ticaret ve Sanayi Odası eski başkanı ve sanayici Ömer Aydın, Ferrero’ya hitaben yayımladığı açık mektupta şirketin fındık sektöründeki uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Aydın, Ferrero’nun iyi tarım söylemini üretici lehine gerçek bir model olarak görmediğini belirtti; üreticinin ayrıştırılmaması gerektiğini savundu. Tepkilerin ardından 2025’te yapılması planlanan Sürdürülebilir Fındık Zirvesi iptal edildi. İptale ilişkin şirket tarafından kamuoyuna açık bir gerekçe paylaşılmadı. Yerel basında, kararın Ferrero’ya yönelen eleştirilerin ardından geldiği bilgisi öne çıktı. Bu süreç, sürdürülebilirlik başlığının yalnızca teknik bir tarım politikası olmadığını gösterdi. Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasındaki ağırlığı, rekabet tartışmaları ve üreticiyle kurduğu ilişki, zirvenin daha geniş bir ekonomik zeminde değerlendirilmesine yol açtı. FINDIKTA İHRACAT VERİLERİ UYARI VERİYOR Türkiye fındıkta küresel liderliğini sürdürüyor. Ancak ihracat verileri sektörün güçlü bir dönüşüm baskısı altında olduğunu gösteriyor. Karadeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 119 ülkeye 238 bin 704 ton iç fındık ihraç etti ve 2 milyar 255 milyon dolar döviz geliri elde etti. Ancak 2025 yılı ihracatı, 2024’e göre miktar bazında 84 bin 540 ton, değer bazında ise 380,5 milyon dolar geriledi. Bu tablo, fındıkta yalnızca fiyat tartışmasıyla ilerlemenin yeterli olmadığını gösteriyor. Üretim kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik, pazar güveni ve sürdürülebilirlik başlıkları ihracatın geleceği açısından belirleyici hale geliyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KALİTEYİ KORUYARAK REKABETTE KALMAK Giresun fındığı, aroması ve kalite algısıyla Türkiye fındık piyasasında ayrı bir yere sahip. Ancak kalite avantajı tek başına yeterli değil. Giresun’un küçük ölçekli üretici yapısı, eğimli arazileri, yaşlanan bahçeleri ve yüksek işçilik maliyetleri sürdürülebilirlik tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Giresun açısından zirvenin mesajı net: kalite korunacaksa bahçe yönetimi güçlendirilmeli, üretici teknik bilgiyle desteklenmeli, zararlılarla mücadele ortak akılla yürütülmeli ve sosyal standartlara uyum sahada uygulanabilir hale getirilmelidir. Aksi halde Giresun fındığı kalite avantajına rağmen üretim maliyeti, verim düşüklüğü ve ihracat zincirindeki yeni standartlar karşısında zorlanabilir. YENİ DÖNEMİN KURALLARI SAHADA BELİRLENECEK Sürdürülebilirlik tartışması artık fındığın yan başlığı değil, doğrudan geleceğini belirleyecek ana gündemlerden biridir. İyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, çocuk işçiliğiyle mücadele, sosyal uygunluk, iklim risklerine uyum, kahverengi kokarca ile mücadele ve verimlilik artışı aynı bütünün parçaları haline geldi. Türkiye’nin fındıktaki liderliği güçlü bir geçmişe dayanıyor. Ancak bu liderliğin devamı, eski üretim alışkanlıklarının korunmasına değil, bahçeden ihracata kadar bütün zincirin yenilenmesine bağlı olacak. Üreticinin kafasındaki soru ise; Sürdürülebilirlik modeli üreticiyi güçlendiren bir yapıya mı dönüşecek, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına yeni bir yük olarak mı taşıyacak? Fındıkta yeni dönemin kaderi, bu soruya sahada verilecek cevapla belirlenecek. KAYNAKÇA İstanbul İhracatçı Birlikleri: Sürdürülebilir Fındık Zirvesi afişi ve program akışı. Ferrero Hazelnut Company: Ferrero Değerli Tarım programı ve sürdürülebilir fındık tedariki bilgileri. Ferrero Türkiye: Sürdürülebilir fındık tedariki, sosyal uygunluk, çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riski başlıkları. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü:Kahverengi kokarca ve fındık zararlılarına ilişkin teknik kayıtlar. Karadeniz İhracatçı Birlikleri: 2025 yılı fındık ve mamulleri ihracat verileri. Anadolu Ajansı: 2025 fındık ihracat verilerinin ulusal haber ajansı teyidi. Dünya Gazetesi: 2025 fındık ihracat gelirine ilişkin ekonomi basını teyidi.

KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ Haber

KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ

HOYDİ 28’DEN FINDIĞA KATMA DEĞER: KARADENİZ FIRTINASI GİRESUN’UN YERLİ ÜRETİM GÜCÜNÜ GÖSTERDİ Giresunlu girişimci Ayhan Akten’in markası Hoydi 28 Fındık, Giresun fındığını ham ürün olmaktan çıkarıp katma değerli ürünlere dönüştüren yerli üretim modeliyle dikkat çekiyor. Markanın “Karadeniz Fırtınası” ürünü, fındığın doğru işlendiğinde şehir ekonomisine, yerel markalaşmaya ve üreticinin emeğinin değer kazanmasına nasıl katkı sunabileceğini gösteren örneklerden biri oldu. GİRESUN FINDIĞINI MARKALI ÜRÜNE DÖNÜŞTÜREN YERLİ GİRİŞİM Giresun’un en güçlü tarımsal değeri olan fındık, uzun yıllardır bölge ekonomisinin ana omurgasını oluşturuyor. Ancak fındığın gerçek ekonomik karşılığı, yalnızca ham ürün olarak pazara sunulduğunda sınırlı kalıyor. Bu nedenle fındığın işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve tüketiciye farklı ürün seçenekleriyle ulaştırılması Giresun için stratejik önem taşıyor. Ayhan Akten’in sahibi olduğu Hoydi 28 Fındık, bu anlayışla Giresun fındığını yalnızca iç fındık veya kabuklu fındık olarak değil; fındık ezmesi, fındıklı atıştırmalıklar, özel tatlılar, hediyelik ürünler ve yenilikçi lezzetlerle tüketiciye sunuyor. Marka, yerel üretimi şehir dışına taşıyan ve Giresun fındığını farklı pazarlarda görünür kılan çalışmalarıyla öne çıkıyor. KARADENİZ FIRTINASI YOĞUN İLGİ GÖRDÜ Hoydi 28’in dikkat çeken ürünlerinden biri olan Karadeniz Fırtınası, fındık ezmesiyle hazırlanan özel bir ürün olarak tüketiciyle buluştu. Ürün, sade içeriği, yoğun fındık tadı ve yerel kimliğiyle kısa sürede ilgi gördü. Daha önce yayınlanan bilgilere göre Karadeniz Fırtınası, unsuz, glutensiz, glikozsuz, katkısız ve yüzde yüz fındık ezmesiyle hazırlanan yapısıyla öne çıktı. Bu özellikleri, ürünü yalnızca klasik bir atıştırmalık olmaktan çıkararak doğal ve sağlıklı ürün arayan tüketicilerin de ilgisini çeken bir yerli üretim örneğine dönüştürdü. Ürüne yönelik talep kısa sürede arttı. Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgiler, Karadeniz Fırtınası’nın farklı illerdeki satış noktalarına ulaştığını ve artan ilginin üretim kapasitesini büyüttüğünü gösterdi. FINDIĞA EMEK, MARKA VE KATMA DEĞER EKLENİYOR Giresun fındığının değerinde satılması için yalnızca rekolte ve piyasa fiyatı yeterli değil. Fındığın daha güçlü ekonomik değer oluşturabilmesi için ürün haline getirilmesi, marka kimliği kazanması ve tüketiciye güven veren bir ambalajla sunulması gerekiyor. Hoydi 28’in ortaya koyduğu model bu açıdan önem taşıyor. Fındık, bu üretim anlayışıyla yalnızca kilo hesabıyla satılan bir tarımsal ürün olmaktan çıkıyor; adı, hikâyesi, ambalajı, lezzeti ve yerel kimliği olan bir ürüne dönüşüyor. Fındık ezmesi, fındıklı kurabiye, yöresel tatlılar, hediyelik paketler ve özel ürünler, ham fındığın üzerine emek, üretim bilgisi, tasarım ve pazarlama gücü ekliyor. Bu da fındığın tüketiciye daha yüksek değerle ulaşmasını sağlıyor. ŞEHİR EKONOMİSİNE DOĞRUDAN KATKI Yerli markaların güçlenmesi, Giresun ekonomisi için yalnızca ticari bir başarı anlamına gelmiyor. Bu tür girişimler üretimden paketlemeye, satıştan dağıtıma, tanıtımdan istihdama kadar birçok alanda şehir ekonomisine hareket kazandırıyor. Hoydi 28’in ürün çeşitliliği ve satış ağı, Giresun fındığının şehir dışındaki tüketiciyle daha güçlü bağ kurmasını sağlıyor. Ürünlerin farklı illerde raflara girmesi, Giresun adının ve Giresun fındığının daha geniş pazarlarda tanınmasına katkı sunuyor. Bu süreçte kazanan yalnızca marka olmuyor. Fındığın işlenerek satılması, şehirde üretim kültürünü güçlendiriyor; yerel işletmelere örnek oluşturuyor; genç girişimcilere fındık üzerinden yeni iş modelleri kurulabileceğini gösteriyor. YERLİ MARKALARI SAHİPLENMEK GELECEK İÇİN ÖNEMLİ Bugünün ekonomisinde yalnızca üretmek yeterli değil. Üretilen ürünü işlemek, markalaştırmak, doğru anlatmak ve pazara güçlü şekilde sunmak gerekiyor. Yerli üretim gücü zayıf olan şehirlerin ve toplumların rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Giresun gibi fındıkla anılan bir şehirde asıl mesele, fındığın dünya çapında bilinen bir tarım ürünü olmasının ötesine geçmektir. Giresun fındığı, daha fazla yerli markayla, daha fazla işlenmiş ürünle ve daha güçlü pazarlama diliyle değer kazanmalıdır. Hoydi 28’in Karadeniz Fırtınası ürünü bu açıdan yalnızca yeni bir lezzet değil, yerli üretim adına doğru kurulmuş bir örnektir. Giresun fındığının kalitesini, şehir kimliğini ve üretim becerisini aynı üründe buluşturan bu yaklaşım, takdiri hak ediyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN DOĞRU YÖN: ÜRET, İŞLE, MARKALAŞTIR Giresun’un geleceğinde fındık yine belirleyici olacak. Ancak bu geleceği güçlü kılacak olan, fındığın sadece dalından toplanıp piyasaya verilmesi değil; işlenmesi, markalaştırılması ve katma değerli ürüne dönüştürülmesidir. Ayhan Akten ve Hoydi 28 Fındık’ın ortaya koyduğu çalışma, Giresun’da yerli markaların desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Karadeniz Fırtınası gibi ürünler çoğaldıkça, fındığın değeri daha görünür hale gelecek; şehir ekonomisi daha güçlü bir üretim zemini kazanacak; Giresun’un adı yerli ve kaliteli ürünlerle daha geniş kitlelere ulaşacaktır. Giresun fındığına değer katan, yerli üretimi büyüten ve şehir ekonomisine katkı sunan bu girişim tebriki hak ediyor. https://www.hoydi28findik.com/

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ Haber

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ

YEREL BASINA FESTİVAL ENGELİ 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali binlerce kişinin katılımıyla kutlanırken, organizasyonda yerel basına yönelik düzenleme eksikliği tartışma yarattı. Selda Bağcan konserinde gazetecilere alan ayrılmaması, basın mensuplarına görevli kartı verilmemesi, basın alanlarının kontrolsüz şekilde dolması, sanatçı protokolündeki eksiklikler ve Halk TV yayınındaki tarih anlatımı festival sonrası eleştirilerin odağına yerleşti. YEREL BASIN KONSER ALANINDA DIŞARIDA KALDI Uluslararası Giresun Aksu Festivali kapsamında Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen Selda Bağcan konserinde yerel basın mensuplarına alan ayrılmaması tartışma yarattı. Konseri takip ederek görüntü almak ve kamuoyunu bilgilendirmek isteyen gazetecilere basın bölümü tahsis edilmemesi, yerel medya temsilcileri tarafından tepkiyle karşılandı. Festival gibi geniş katılımlı etkinliklerde basının görevini sağlıklı şekilde yerine getirebilmesi için özel alan, görevli kartı ve güvenlik koordinasyonu sağlanması gerekiyor. Bu düzenin kurulmaması, gazetecilerin görüntü alma, programı izleme ve haber takibi yapma imkanını zorlaştırdı. BASIN GÖREVLİ KARTI VERİLMEMESİ TEPKİ ÇEKTİ Festivalde dikkat çeken bir başka başlık, basın mensuplarına görevli kartı verilmemesi oldu. Aksu Şenlikleri’nin uzun yıllara dayanan organizasyon geçmişinde basın görevlendirmesinin bu şekilde ihmal edildiği başka bir örnek hatırlanmazken, gazetecilerin alanda kimliklendirme yapılmadan çalışmak zorunda bırakılması tepki topladı. Basın görevli kartı, büyük organizasyonlarda gazetecilerin görev alanını tanımlayan, güvenlik birimlerinin basın mensuplarını ayırt etmesini sağlayan ve haber takibini kolaylaştıran temel uygulamalardan biridir. Bu uygulamanın yapılmaması, festivalin medya yönetimi açısından ciddi bir eksiklik olarak öne çıktı. BASIN ALANI GAZETECİLER DIŞINDAKİ KİŞİLERLE DOLDU Basına alan ayrılmaması ve görevli kartı verilmemesi, alandaki düzen sorununu daha da görünür hale getirdi. Gazeteciler için ayrılması gereken bölümlerin basın mensupları dışındaki kişilerle dolması, haber takibini zorlaştırdı. Başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve bazı yakınlarının basın alanlarında yer alması, görev yapan gazetecilerin görüntü alma ve program akışını izleme imkanını daralttı. Yerel basın temsilcileri, şehir adına düzenlenen etkinliklerde gazetecilerin dışlanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek “Basınsız tanıtım olur mu?” sorusunu gündeme taşıdı. SANATÇILARA PLAKET, ÇİÇEK VE FINDIK Festivalde tartışılan bir diğer konu sanatçı ağırlama protokolü oldu. Giresun’un kültürel kimliğini temsil eden böylesi önemli bir organizasyonda sahne alan sanatçılara plaket, çiçek ve kentin simgesi olan fındık takdim edilmesi beklenirdi. Aksu Festivali yalnızca bir konser ve eğlence programı değil; Giresun’un kültürünü, misafirperverliğini ve şehir kimliğini temsil eden güçlü bir tanıtım alanıdır. Bu nedenle festivale katkı sunan sanatçılara hazırlanacak plaket, çiçek ve Giresun fındığından oluşan sembolik takdim, hem sanatçılara verilen değeri gösterecek hem de kentin tanıtımına katkı sağlayacaktı. SELDA BAĞCAN KONSERİNDE PLAKET DİYALOĞU DİKKAT ÇEKTİ Selda Bağcan konserinde yaşanan plaket diyaloğu da organizasyon eksikliğini görünür hale getirdi. Bağcan’ın kendi plaketi olup olmadığını sorması dikkat çekti. Sanatçı için plaket hazırlanmadığının anlaşılması üzerine Bağcan’ın “Peşimden göndersiniz de kabuldür” sözleriyle durumu karşılaması, festival protokolünde sanatçı ağırlama planlamasının daha özenli yapılması gerektiğini ortaya koydu. Giresun’un en önemli kültürel organizasyonunda sahne alan sanatçılara plaket, çiçek ve Giresun fındığı takdim edilmemesi, küçük bir protokol ayrıntısı değil; kentin temsil gücünü doğrudan ilgilendiren bir eksiklik olarak değerlendirildi. HALK TV YAYININDA TARİH ANLATIMI EKSİK BULUNDU Festival sürecinde Halk TV yayınında yapılan tarih anlatımı da eleştirilerin bir başka başlığını oluşturdu. Yayında Giresun’un Milli Mücadele’deki fedakarlıkları, Topal Osman Ağa’nın vatan savunmasındaki rolü ve Giresunlu gönüllü alayların cephede üstlendiği görevlerin yeterince ele alınmaması, kent tarihinin eksik aktarılması olarak değerlendirildi. Giresun’un Kurtuluş Savaşı hafızasında Topal Osman Ağa ile 42., 44. ve 47. Giresun gönüllü alayları özel bir yere sahip bulunuyor. Giresun’dan cepheye giden gönüllülerin mücadelesi, yalnızca yerel tarih açısından değil, Milli Mücadele tarihinin bütünlüğü açısından da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle Giresun’un tarihini konu alan yayınlarda Osman Ağa’dan, gönüllü alaylardan ve kentin cephelerdeki fedakarlıklarından yeterince söz edilmemesi, festivalin tarihsel anlatımında eksik kalan yönlerden biri olarak öne çıktı.

FİSKOBİRLİK’TEN GİRESUN FINDIĞINA İSTANBUL’DA TANITIM DESTEĞİ Haber

FİSKOBİRLİK’TEN GİRESUN FINDIĞINA İSTANBUL’DA TANITIM DESTEĞİ

FİSKOBİRLİK’TEN GİRESUN FINDIĞINA İSTANBUL’DA TANITIM DESTEĞİ FİSKOBİRLİK, İstanbul’da düzenlenen 18. Giresun Tanıtım Günleri’nde Giresun fındığını ve markalı ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu. FİSKOBİRLİK, İstanbul’da 30 Nisan – 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen 18. Giresun Tanıtım Günleri’ne katıldı. Kurum, etkinlik alanında kurduğu stantta başta Giresun fındığı olmak üzere FİSKOBİRLİK markalı ürünlerini tanıttı. GİRESUN FINDIĞI VE MARKALI ÜRÜNLER TANITILDI FİSKOBİRLİK standında fındık ve fındıktan üretilen katma değerli ürünler ziyaretçilere sunuldu. Kurum, etkinlik boyunca ürün tanıtımı yaptı ve ziyaretçilere ikramlarda bulundu. Tanıtım çalışması, Giresun’un yöresel değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından öne çıktı. FİSKOBİRLİK, coğrafi işaretli Giresun fındığının bilinirliğini artırmayı ve üreticiden tüketiciye uzanan kalite anlayışını tanıtmayı hedefledi. PROTOKOLDEN FİSKOBİRLİK STANDINA ZİYARET FİSKOBİRLİK standını Giresun Valisi Mustafa Koç, TBMM İdare Amiri Hasan Turan, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temur, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ve Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ziyaret etti. Standı ayrıca İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Şahin, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün, Aydındere Belediye Başkanı Nuri Demir, Aydındere AK Parti İlçe Başkanı Barış Aydoğdu ve Giresun FİSKOBİRLİK Kooperatif Başkanı Fuat Yurt da ziyaret etti. FINDIK TANITIMI BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un en güçlü tarımsal markası olan fındık, tanıtım günlerinin ana başlıklarından biri oldu. FİSKOBİRLİK’in etkinlikte yer alması, hem üretici emeğinin görünür kılınması hem de fındıktan elde edilen katma değerli ürünlerin tanıtılması açısından önem taşıdı. FİSKOBİRLİK, Giresun fındığının ve markalı ürünlerinin tanıtımına yönelik çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi. Kaynak: FİSKOBİRLİK kamuoyu paylaşımı.

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ: Haber

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ:

FİSKOBİRLİK’TE COĞRAFİ İŞARET GÜNDEMİ: ÜRKPATENT YÖNETİMİ GİRESUN FINDIĞININ KORUNMASI VE KÜRESEL DEĞERİ İÇİN MASADAYDI FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak’ı ağırladı. Görüşmede Giresun’un coğrafi işaretli fındık ürünlerinin korunması, markalaşması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü konumlanması ele alındı. TÜRKPATENT kayıtları, FİSKOBİRLİK’in Giresun Tombul Fındığı, Giresun Sivri Fındığı, Giresun Kalınkara Fındığı ve Giresun Fındık Ezmesi için tescil sahibi olduğunu gösteriyor. FİSKOBİRLİK Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen buluşma, Giresun fındığının yalnızca üretim değil, hukuki koruma ve ticari değer başlığında da yeni bir döneme işaret etti. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe ve Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı Salih Koca’nın katıldığı görüşmede, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, tanıtımı ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesi başlıkları öne çıktı. Kurumun güncel yönetim yapısında Durak başkan, Kızıltepe Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı, Koca ise Yenilik ve Tanıtım Dairesi Başkanı olarak yer alıyor. Görüşmenin merkezinde Giresun’un dört önemli tescilli ürünü yer aldı. Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Portalı’na göre FİSKOBİRLİK; Giresun Tombul Fındığı’nın tescil ettireni olarak kayıtlarda bulunuyor. Ürün, menşe adı statüsünde ve 31 numarayla tescilli. Giresun Sivri Fındığı 455 numarayla, Giresun Kalınkara Fındığı ise 456 numarayla yine menşe adı olarak koruma altında. Giresun Fındık Ezmesi de 526 numarayla mahreç işareti olarak tescilli. Bu tablo, FİSKOBİRLİK’in yalnızca kooperatif kimliğiyle değil, bölgesel ürün hafızasının resmi koruyucularından biri olarak da hareket ettiğini ortaya koyuyor. COĞRAFİ İŞARET SADECE ETİKET DEĞİL, PAZAR GÜCÜ Coğrafi işaret meselesi, Giresun fındığı açısından yalnızca isim koruması anlamına gelmiyor. Tescil, ürünün belirli bir coğrafyaya, üretim geleneğine ve ayırt edici kaliteye bağlı olduğunu hukuken sabitliyor. Bu da hem taklit ürünlerle mücadelede hem de iç ve dış pazarda fiyat, güven ve marka değeri oluşturmada doğrudan önem taşıyor. Özellikle Giresun Fındık Ezmesi tescil dosyasında, üretimde coğrafi işaretli Giresun Tombul, Sivri ve Kalınkara fındıklarının kullanılması şartı açık biçimde yer alıyor. Bu yapı, katma değerin ürünün ham maddesinden işlenmiş son haline kadar bölgeye bağlanmasını sağlıyor. AB TESCİLİ GİRESUN FINDIĞININ ELİNİ GÜÇLENDİRDİ Giresun Tombul Fındığı’nın Avrupa Birliği’nde de koruma altına alınmış olması, FİSKOBİRLİK’in bu alandaki en önemli kazanımlarından biri olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği Başkanlığı’nın duyurusuna göre Giresun Tombul Fındığı, 2022 yılında AB’de coğrafi işaret olarak tescil edildi. EUR-Lex kayıtlarında da “Giresun Tombul Fındığı” adının 2022/939 sayılı Komisyon Uygulama Tüzüğü ile koruma siciline işlendiği görülüyor. Bu gelişme, Giresun menşeli ürünün AB pazarında taklit ve kötüye kullanıma karşı daha güçlü bir hukuki zemine kavuştuğunu gösteriyor. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’te yapılan ziyaret, nezaket buluşmasının ötesinde bir anlam taşıyor. Masada, Giresun’un tarımsal kimliğini taşıyan ürünlerin nasıl daha sıkı korunacağı, nasıl daha güçlü anlatılacağı ve dünya pazarlarında nasıl daha görünür hale getirileceği konusu vardı. Coğrafi işaretin sürdürülebilir değere dönüşmesi için yalnızca tescil yeterli değil; etkin denetim, ortak tanıtım dili, üretici disiplini ve pazarlama stratejisi gerekiyor. FİSKOBİRLİK ile TÜRKPATENT arasında kurulan temas da tam bu nedenle önem taşıyor. GİRESUN İÇİN STRATEJİK BAŞLIK: ÜRÜNÜ KORUMAK, DEĞERİ YÜKSELTMEK Giresun fındığı dünya piyasasında yalnızca miktarla değil, kalite iddiasıyla yer alıyor. Bu iddianın korunması, coğrafi işaretlerin doğru uygulanmasına bağlı. FİSKOBİRLİK’in tescil sahibi olduğu ürünler üzerinden yürüyecek yeni iş birlikleri, hem üretici gelirini hem de Giresun’un tarımsal marka gücünü doğrudan etkileyebilir. Koruma, markalaşma ve uluslararası tanıtım başlıklarının aynı masada buluşması, önümüzdeki dönemde Giresun merkezli daha görünür bir coğrafi işaret politikasının işareti olarak okunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.