Hava Durumu

#Gıda Zehirlenmesi

giresunsonhaber - Gıda Zehirlenmesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Zehirlenmesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MISIR UNU TAHLİLLERİ TEMİZ ÇIKTI Haber

MISIR UNU TAHLİLLERİ TEMİZ ÇIKTI

MISIR UNU TAHLİLLERİ TEMİZ ÇIKTI Ordu’da mısır ekmeği tüketimi sonrası yaşanan zehirlenme şüphesinin ardından başlatılan inceleme sürecinde mısır unu tahlilleri sonuçlandı. Piyasadaki mısır unlarında sorun bulunmadığı açıklanırken, satışların devam edeceği bildirildi. Giresun’da daha önce ihtiyati tedbir kapsamında gündeme gelen süreç, analiz sonuçlarıyla birlikte yeni bir aşamaya geçti. ANALİZ SONUÇLARI AÇIKLANDI Ordu’da mısır ekmeği tüketimi sonrası yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesi üzerine mısır unu ve mısır ekmeği ürünleriyle ilgili inceleme süreci başlatılmıştı. Yapılan tahlillerin ardından piyasadaki mısır unlarında sorun bulunmadığı açıklandı. Analiz sonuçlarının temiz çıkmasıyla birlikte mısır unu satışının devam edeceği bildirildi. PİYASADAKİ MISIR UNLARINDA SORUN BULUNMADI İnceleme sürecinde özellikle mısır unu, mısır ekmeği ve mısır unu içeren ürünler mercek altına alınmıştı. Son değerlendirmede, piyasada satışta bulunan mısır unlarında halk sağlığını tehdit eden bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi. Bu açıklamayla birlikte ürünlerin satışı konusunda oluşan tereddütlerin giderilmesi hedeflendi. SATIŞLAR DEVAM EDECEK Analiz sonuçlarının temiz çıkmasının ardından mısır unu satışlarının sürdürüleceği bildirildi. Daha önce tedbir amacıyla gündeme gelen satış ve tüketim kısıtlaması, bilimsel inceleme sonuçlarının ardından yeniden değerlendirildi. Üretici, satıcı ve tüketiciler açısından beklenen açıklama, mısır unu ürünlerine ilişkin piyasadaki belirsizliği ortadan kaldırdı. SÜREÇ ORDU’DAKİ ZEHİRLENME ŞÜPHESİYLE BAŞLAMIŞTI Ordu’nun Ulubey ilçesinde mısır ekmeği tüketimi sonrası vatandaşlar mide bulantısı, kusma ve benzeri şikâyetlerle hastanelere başvurmuştu. Sağlık birimlerine yansıyan son tabloda başvuru sayısının 45’e çıktığı, 43 kişinin taburcu edildiği, 2 kişinin tedavisinin sürdüğü bildirilmişti. Olayın ardından mısır unu ve mısır ekmeği hattında inceleme başlatılmış, ürünlerden numune alınarak analiz süreci yürütülmüştü. GİRESUN’DA SÜREÇ TEDBİR AMAÇLI YÜRÜTÜLDÜ Giresun’da mısır unu ve mısır ekmeği ürünleriyle ilgili süreç, Ordu’daki gelişmelerin ardından ihtiyati tedbir kapsamında gündeme gelmişti. Daha önce yapılan açıklamalarda, bilimsel veriler elde edilinceye kadar mısır unu, mısır ekmeği ve mısır unu içeren ürünlere yönelik tedbir uygulanacağı bildirilmişti. Tahlillerin temiz çıkmasıyla birlikte Giresun’da da piyasadaki mısır unlarına ilişkin kaygıların giderilmesi bekleniyor. TÜKETİCİYE GÜVEN MESAJI Analiz sonuçlarının temiz çıkması, hem tüketiciler hem de mısır unu satışı yapan işletmeler açısından önem taşıyor. Mısır unu, özellikle Karadeniz mutfağında yaygın kullanılan temel ürünler arasında yer alıyor. Tahlillerin temiz çıkmasıyla birlikte vatandaşların piyasadaki mısır unlarını güvenle tüketebileceği yönünde değerlendirme yapıldı. DENETİMLER DEVAM EDECEK Gıda güvenliği sürecinde denetimlerin devam etmesi bekleniyor. Yetkili birimlerin, üretim ve satış noktalarında kontrollerini sürdürmesi; ürün güvenliği, hijyen şartları ve izlenebilirlik açısından piyasadaki denetimlerin devam etmesi önem taşıyor. Analiz sonuçları temiz çıksa da gıda güvenliği süreci düzenli kontrol ve denetimlerle desteklenecek.

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR Haber

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR

ORDU’DA MISIR EKMEĞİ ŞÜPHESİ: 45 BAŞVURU, 2 KİŞİNİN TEDAVİSİ SÜRÜYOR Ordu’da mısır ekmeği tüketimi sonrası yaşanan gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere başvuranların sayısı 45’e yükseldi. Sağlık birimlerine yansıyan son tabloya göre 43 kişi taburcu edildi, 2 kişinin hastanedeki tedavisi sürüyor. Giresun’da ise resmi vaka kaydı açıklanmadı; kentte mısır unu ve mısır ekmeği ürünlerine yönelik süreç ihtiyati tedbir kapsamında yürütülüyor. ORDU’DA HASTANELERE BAŞVURU SAYISI 45’E ÇIKTI Ordu’nun Ulubey ilçesinde mısır ekmeği tüketimi sonrası ortaya çıkan gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere yapılan başvuru sayısı 45’e ulaştı. Rahatsızlanan vatandaşlar, mide bulantısı, kusma ve benzeri şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Sağlık birimlerine yansıyan son bilgilere göre hastaneye başvuranlardan 43’ü tedavilerinin ardından taburcu edildi. 2 kişinin tedavisi ise hastanede devam ediyor. İLK İNCELEME MISIR EKMEĞİ ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTI Olayın ardından sağlık ve gıda güvenliği birimleri, rahatsızlıkların aynı ürün grubuyla bağlantılı olup olmadığını belirlemek için inceleme başlattı. Şikâyetlerin mısır ekmeği tüketimi sonrasında ortaya çıkması nedeniyle soruşturma, mısır unu ve mısır ekmeği hattında yoğunlaştı. Ürünlerden numune alınarak analiz süreci başlatıldı. Zehirlenmenin kesin nedeni, laboratuvar incelemelerinin tamamlanmasıyla netleşecek. GİRESUN’DA RESMİ VAKA KAYDI AÇIKLANMADI Giresun’da mısır ekmeği kaynaklı zehirlenmeye ilişkin resmi vaka kaydı açıklanmadı. Kentte gündeme gelen süreç, Ordu’daki gelişmelerin ardından ürün güvenliği yönünden alınan ihtiyati tedbirler çerçevesinde değerlendiriliyor. Giresun’da mısır unu, mısır ekmeği ve mısır unu içeren ürünlerle ilgili denetim ve kontrol süreci başlatıldı. SATIŞ VE TÜKETİM İÇİN İHTİYATİ TEDBİR Giresun’da ilgili kurumlar, bilimsel inceleme sonuçları tamamlanıncaya kadar mısır unu ve mısır ekmeği ürünleriyle ilgili tedbir sürecini devreye aldı. Fırın, market ve üretim noktalarında yapılacak kontrollerle ürünlerin kaynağı, üretim zinciri ve satış noktaları incelenecek. Numune sonuçları ve resmi değerlendirmeler tamamlanmadan olayın kesin nedeni hakkında hüküm kurulmayacak. VATANDAŞLARA UYARI Uzmanlar, bu tür vakalarda vatandaşların kaynağı belirsiz ürünleri tüketmemesi, şüpheli ürünleri saklayarak yetkililere bildirmesi ve mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi gibi belirtiler görülmesi halinde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini vurguluyor. Ordu’daki olayda tedavisi süren 2 kişinin sağlık durumuna ilişkin süreç takip ediliyor. Giresun’da ise resmi vaka açıklaması bulunmadığı için haber dili, tedbir ve inceleme süreci üzerinden kuruluyor. SORUŞTURMA VE ANALİZ SÜRECİ SÜRÜYOR Ordu’daki mısır ekmeği şüphesinde sağlık ve gıda güvenliği birimlerinin çalışmaları devam ediyor. Laboratuvar sonuçları, ürünlerin üretim ve dağıtım zincirine ilişkin denetimlerle birlikte değerlendirilecek. Analizlerin tamamlanmasının ardından olayın kesin nedeni ve sorumluluk alanları daha net ortaya çıkacak.

ORDU’DA MISIR EKMEĞİNDEN ZEHİRLENEN 33 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI Haber

ORDU’DA MISIR EKMEĞİNDEN ZEHİRLENEN 33 KİŞİ HASTANEYE KALDIRILDI

ORDU’DA GIDA ZEHİRLENMESİ ŞÜPHESİNDE BAŞVURU SAYISI 45’E ÇIKTI Ordu’nun Ulubey ilçesinde bir iş yerinde tüketilen öğle yemeğinin ardından başlayan gıda zehirlenmesi şüphesinde hastanelere başvuranların sayısı 45’e yükseldi. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü, 43 kişinin taburcu edildiğini, 2 hastanın tedavisinin sürdüğünü bildirdi. İlk etapta aynı fırından alınan ekmekler üzerinde yoğunlaşan incelemede, şüpheli fırın ve işletme süreci mercek altına alındı. Giresun’da aynı olayla bağlantılı resmi vaka bildirimi ise açıklamada yer almadı. BAŞVURU SAYISI 33’TEN 45’E YÜKSELDİ Ordu’nun Ulubey ilçesinde 14 Mayıs Perşembe günü bir iş yerinde öğle yemeği tüketen çalışanlar, kısa süre sonra karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve baş dönmesi şikâyetleri yaşadı. İlk bilgilere 33 olarak yansıyan başvuru sayısı, Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’nün güncel açıklamasıyla 45’e yükseldi. Müdürlük, işletme çalışanlarının yanı sıra benzer belirtiler gösteren 2 sivil vatandaşın da sağlık kuruluşlarına başvurduğunu bildirdi. HASTALAR DÖRT SAĞLIK KURULUŞUNA YÖNLENDİRİLDİ Rahatsızlanan kişiler Ulubey Devlet Hastanesi, Ordu Devlet Hastanesi, Fatsa Devlet Hastanesi ve Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü, 45 kişiden 43’ünün tedavilerinin ardından taburcu edildiğini, 2 hastanın tedavisinin sürdüğünü ve genel sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı. ŞÜPHELİ FIRIN VE YEMEK SÜRECİ İNCELENİYOR Zehirlenme şüphesi ilk etapta ilçede faaliyet gösteren bir fırından alınan ekmekler üzerinde yoğunlaştı. Tekstil atölyesinde çalışanların mısır ekmeği, aynı fırını kullanan bazı vatandaşların ise normal ekmek tükettiği bilgisi kayıtlara geçti. Fırında kısa süre önce ilaçlama yapıldığı iddiası da incelemeye alındı. Şüpheli fırının adı resmi makamlar tarafından açıklanmadı. Olayla bağlantılı ürünler, yemek numuneleri, üretim koşulları ve işletmedeki işlem süreçleri teknik incelemeye tabi tutuldu. TARIM VE SAĞLIK EKİPLERİ NUMUNE ALDI Ordu İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri olayın ardından ortak çalışma başlattı. İş yerinde tüketilen yemeklerden ve olayla bağlantılı ürünlerden numune alındı. Numunelerden çıkacak analiz sonuçları, zehirlenmenin kesin nedenini belirleyecek. Teknik ve idari soruşturma çok yönlü şekilde sürüyor. GİRESUN İÇİN RESMİ VAKA BİLDİRİMİ YOK Olayın Giresun’a sıçradığı yönündeki iddialar için resmi açıklamada doğrulanmış bir vaka bilgisi yer almadı. Ordu İl Sağlık Müdürlüğü’nün duyurduğu hastane listesinde Ulubey, Ordu, Fatsa ve Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bulunuyor; Giresun’daki bir sağlık kuruluşuna sevk ya da başvuru bilgisi açıklanmadı. Yetkililer, gıda zehirlenmesi şüphesiyle başlatılan incelemede hem işletme içindeki yemek sürecini hem de ekmek tedarik zincirini değerlendiriyor. CAN KAYBI BİLGİSİ BULUNMUYOR Ulubey’de başlayan toplu zehirlenme şüphesinde can kaybı bilgisi bulunmuyor. Hastaların büyük bölümü taburcu edilirken, tedavisi süren 2 kişinin genel sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı. Olayın kesin nedeni, laboratuvar analizleri ve idari incelemenin tamamlanmasının ardından netleşecek.

RAMAZAN ÖNCESİ ET PİYASASINDA SIKI DENETİM Haber

RAMAZAN ÖNCESİ ET PİYASASINDA SIKI DENETİM

RAMAZAN ÖNCESİ ET PİYASASINDA SIKI DENETİM HALK SAĞLIĞI VE TÜKETİCİ GÜVENİ ÖNCELİKTE Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesinde artan gıda tüketimine paralel olarak şehir genelindeki kasaplar ve beyaz et satışı yapan işletmelere yönelik kapsamlı bir denetim süreci başlattı. Denetimlerin temel amacı, hem halk sağlığını korumak hem de yoğun alışveriş döneminde tüketici güvenini zedeleyebilecek uygulamaların önüne geçmek olarak açıklandı. KIRMIZI ET Yetkililer, özellikle kırmızı et satış noktalarında hijyen kurallarına uyumun büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Denetimlerde personelin eldiven, bone ve önlük kullanımı; el yıkama alanlarının bulunup bulunmadığı ve çalışanların kişisel hijyen kurallarına uyup uymadığı kontrol edildi. Açık yara, takı kullanımı veya hijyen riskine yol açabilecek unsurlar da inceleme başlıkları arasında yer aldı. Soğuk zincirin korunup korunmadığı da denetimlerin ana başlıklarından biri oldu. Kırmızı etlerin uygun sıcaklık aralığında muhafaza edilip edilmediği kontrol edilirken, dolap içi temizlik, kan ve sıvı birikimi gibi hijyen göstergeleri incelendi. Ürünlerin zemine temas etmeden saklanması ve dondurulmuş ürünlerin doğru çözündürme yöntemleriyle hazırlanması gerektiği işletmelere hatırlatıldı. Denetimlerde ürünlerin son kullanma tarihleri, menşei bilgileri ve tür etiketleri de tek tek gözden geçirildi. Kıyma çekim saatlerinin belirtilmesi gibi izlenebilirlik açısından önemli unsurlar kontrol edildi. Ayrıca tartı aletlerinin kalibrasyon uygunluğu ile fiyat etiketlerinin görünür ve güncel olup olmadığı da ekipler tarafından incelendi. Bu uygulamaların, tüketicinin hem ekonomik hem de sağlık açısından korunması için zorunlu olduğu belirtildi. Bozulmuş kırmızı et ürünlerinin tüketilmesi halinde ise ciddi sağlık riskleri ortaya çıkabiliyor. Uygun sıcaklıkta saklanmayan veya bekleme süresi aşılmış etlerde bakteriyel üreme hızlanıyor. Bu durum mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateş gibi gıda zehirlenmesi belirtilerine yol açabiliyor. Daha ağır vakalarda ise bağırsak enfeksiyonları ve hastane tedavisi gerektiren tablolar görülebiliyor. TAVUK ETİ Denetimlerin en hassas başlıklarından biri ise tavuk ürünleri oldu. Uzmanlar, tavuk etinin uygun sıcaklıkta saklanmaması durumunda Salmonella ve Campylobacter gibi bakterilerin hızla çoğalabildiğini ve bunun özellikle çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguluyor. Bu kapsamda tavuk ürünlerinin 0 ile +4 derece aralığında saklanıp saklanmadığı kontrol edilirken, kırmızı etle temas edip etmediği de özellikle denetlendi. Çapraz bulaşmayı önlemek amacıyla ayrı dolap, ayrı kesim tahtası ve ayrı ekipman kullanımı gerekliliği işletmelere hatırlatıldı. Tavuk etinde bozulma riski daha hızlı geliştiği için denetimlerde ürünlerin kokusu, rengi ve yüzey yapısındaki değişimler de dikkate alındı. Bozulmuş tavuk etinin tüketilmesi; şiddetli gıda zehirlenmeleri, yüksek ateş, kusma, ishal ve sıvı kaybına bağlı halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Özellikle çocuklar ve yaşlı bireylerde bu durum hastaneye yatış gerektirebilecek kadar ağır seyredebildiği için hijyen ve soğuk zincir kurallarının önemi bir kez daha vurgulandı. Ekonomik açıdan bakıldığında ise Ramazan öncesinde et ve tavuk ürünlerine olan talebin artması, piyasada fiyat hareketliliğini de beraberinde getiriyor. Yetkililer, fiyat tarifelerinin denetlenmesinin haksız fiyat artışlarını önlemek ve tüketiciyi korumak açısından önemli olduğunu ifade ediyor. Güvenli ve denetlenmiş satış noktalarının, kontrolsüz satışların önüne geçerek hem halk sağlığına hem de yerel ekonomiye katkı sağladığı değerlendiriliyor. Zabıta ekipleri, kurallara uygun hizmet veren işletmelere teşekkür ederken eksiklik tespit edilen işyerlerine uyarılarda bulundu ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi. Mevzuata aykırı durumların devam etmesi halinde idari yaptırımlar uygulanacağı bildirildi. Belediye yetkilileri, Ramazan ayı boyunca gıda satışı yapan işletmelere yönelik denetimlerin artarak süreceğini belirtirken, vatandaşlara da alışveriş yaptıkları yerlerde hijyen koşullarına dikkat etmeleri ve şüpheli durumları yetkililere bildirmeleri çağrısında bulundu.

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI Haber

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, il genelinde yürütülen gıda denetim faaliyetlerinin değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz başkanlığında çevrimiçi olarak düzenlenen toplantıya; İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin, şube müdürleri, merkez ve 15 ilçe müdürlüğünde görev yapan gıda kontrol görevlileri ile ilçe müdürleri katıldı. Toplantıda, il genelinde sürdürülen gıda denetimleri, olası gıda zehirlenmesi vakalarında izlenecek prosedürler ve denetim sonuçlarının Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’ne eksiksiz şekilde işlenmesi sürecinde dikkat edilmesi gereken teknik hususlar ele alındı. Ayrıca, genel teftiş raporlarında yer alan ve Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü’nün görev alanına giren konular üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantının bir diğer gündem maddesinde ise, kurum avukatı tarafından idari para cezaları, yediemin uygulamaları ve hukuki süreçler hakkında katılımcılara bilgilendirme yapıldı. Hukuki süreçlerin mevzuata uygun ve etkin şekilde yürütülmesinin önemi vurgulandı. Toplantının sonunda İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, yıl sonu itibarıyla emekliye ayrılacak olan Şube Müdürü Adnan Çakır’a görev süresi boyunca kuruma sunduğu katkılar ve özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, emeklilik hayatında sağlık ve huzur temennilerinde bulundu. Denetim faaliyetleri ile olası gıda zehirlenmesi vakalarında, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile ilgili ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda; denetimlerde numune alma, mühürleme, muhafaza ve sevk işlemlerinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi, işletmelere ait izlenebilirlik kayıtlarının, üretim ve satış bilgilerinin eksiksiz temin edilmesi ve tespit edilen uygunsuzlukların resmî tutanaklarla kayıt altına alınması gerektiği belirtildi. Olası zehirlenme vakalarında, ivedilikle numune alınarak analiz sürecinin başlatılması, sağlık kuruluşları ve ilgili kurumlarla eş zamanlı bildirim ve koordinasyonun sağlanması, denetim sonuçları ile alınan idari tedbirlerin Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’ne doğru, eksiksiz ve zamanında işlenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, mevzuata aykırılık tespit edilen durumlarda idari para cezası, faaliyetten men ve yediemin uygulamaları dâhil olmak üzere tüm yaptırım süreçlerinin hukuki usullere uygun şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.

Manisa'da 150 kilo pişmiş tavuk eti ele geçirildi! İşletme mühürlendi Haber

Manisa'da 150 kilo pişmiş tavuk eti ele geçirildi! İşletme mühürlendi

Manisa Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, kent genelinde gerçekleştirdikleri hijyen ve işgaliye denetimleri kapsamında uygun olmayan koşullarda saklanan 150 kilo pişmiş tavuk etine el koydu. İşletme, hijyen kurallarını ihlal etmesi ve ruhsatsız faaliyet göstermesi nedeniyle mühürlenerek kapatıldı. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, kent sakinlerinin sağlığını korumak adına hijyen ve işgaliye denetimlerini artırdı. Denetimler sırasında bir işletmede, hijyen standartlarına uymayan 150 kilo pişmiş tavuk eti bulundu. Gıda mühendisleri tarafından tutanak altına alınan sağlıksız ürünler imha edilmek üzere el konuldu ve işletme mühürlenerek kapatıldı. Zabıta Dairesi Başkanı Bilgihan Hasturan, "Son zamanlarda artan gıda zehirlenmesi vakaları nedeniyle denetimlerimizi sıklaştırdık. İşletmelerde kullanılan malzemelerden ürünlerin son kullanma tarihine kadar her detayı titizlikle inceliyoruz. Hijyen kurallarını ihlal eden, ruhsatsız ve işgaliye ihlali yapanlara asla müsaade etmiyoruz” diye konuştu. Hasturan, zabıta ekiplerinin 7/24 ilçe belediyeleri ile uyum içinde çalıştığını belirterek, "İşgaliye konusundaki uyarılarımıza uymayan işletmelerin mallarına el koyuyor, yayaların geçişini engelleyen noktalardaki motosikletleri uygun yerlere çekiyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, denetimlerini sürdürerek kentte sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor.

Gıda zehirlenmesinin yazı kışı yok! Haber

Gıda zehirlenmesinin yazı kışı yok!

Gıda zehirlenmesi vakalarındaki artış, kış mevsimlerinde de tehlikenin sürdüğünü ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, yanlış saklanan ve uzun süre açıkta bekletilen gıdalar risk yaratıyor. İSTANBUL (İGFA) - Son haftalarda Türkiye genelinde arka arkaya yaşanan gıda zehirlenmesi olayları, toplumda endişeye neden oldu. Özellikle kış mevsiminde toplu yemek tüketiminin yaygınlaşması, gıdaların saklama ve hazırlama koşullarındaki hataların riski artırdığına dikkat çekiliyor. Uzm. Dyt. Ceren Turan, gıda güvenliğinin her mevsim kritik öneme sahip olduğunu belirterek, “Yaz aylarında sıcaklık bakterilerin çoğalmasını hızlandırıyor, ancak kışın risk tamamen ortadan kalkmıyor, sadece kaynağı değişiyor” ifadelerini kullandı. Uzm. Dyt. Turan, büyük tencerelerde pişirilen yemeklerin yavaş soğumasının ve toplu tüketimin zehirlenme riskini artırdığını söylerken, kış aylarında norovirüs gibi viral enfeksiyonların da daha sık görüldüğünü belirtti. KIŞ AYLARINDA RİSKİ ARTIRAN FAKTÖRLER: Kapalı mekanlarda toplu yemek tüketiminin artması Büyük porsiyonların geç soğuması Oda sıcaklığında bekleyen yiyeceklerde bakteri üremesi Hasta bireylerin yiyecekle temas ihtimali Norovirüs gibi yaygın viral enfeksiyonlar Elektrik kesintileri veya ulaşım sorunları nedeniyle soğuk zincirin bozulması Turan, bakterilerin en hızlı ürediği sıcaklık aralığını 5–60 °C olarak tanımlayarak, bu sıcaklıkta bekleyen yiyeceklerin kısa sürede risk oluşturabileceğini belirtti ve dikkat edilmesi gereken yiyecekleri sıraladı: Sütlü tatlılar ve kremalı ürünler Pilav, makarna ve diğer nişastalı yiyecekler Et ve tavuk yemekleri Mayonez içeren yiyecekler Uzun süre açıkta kalan hazır gıdalar Gıda zehirlenmeleri çoğunlukla bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve ateşle ortaya çıkar. Ancak yüksek ateş, kanlı ishal, şiddetli kusma, baş dönmesi veya idrarın azalması durumunda acil tıbbi müdahale gereklidir diyen Uzm. Dyt. Ceren Turan, bazı toksin kaynaklı zehirlenmelerin nörolojik belirtiler de gösterebileceğini ifade ederek, bu belirtiler arasında bulanık görme, çift görme, kas güçsüzlüğü veya nefes darlığının sayılabileceğini ve bu durumlarda derhal sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. KIŞ AYLARINDA GÜVENLİ BESLENMEK İÇİN 7 TEMEL KURAL Sıcak yiyecekleri sıcak, soğuk yiyecekleri soğuk tutun. Pilav ve nişastalı yiyecekleri hızla soğutun, 24–48 saat içinde tüketin. Kalan yiyecekleri en az 75 °C'ye ısıtın, defalarca ısıtıp soğutmayın. Çiğ ve pişmiş gıdaları ayrı tutun, kesme tahtalarını karıştırmayın. Hazırlık öncesi ve sonrası mutlaka elleri yıkayın. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden kaçının. Şüpheli yiyecekleri tadına bakarak test etmeyin, direkt atın.

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor! Haber

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor!

Beşiktaş'ta bir restoranda yemek yedikten sonra gıda zehirlenmesi şüphesiyle Fatih'teki konakladıkları otelden hastaneye kaldırılan bir ailede, anne baba ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi olayının ardından, otelin kısa süre önce ilaçlandığı bilgisinin ortaya çıkması, otel ilaçlamalarında alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine yönelik dikkati artırdı. Otellerdeki ilaçlama uygulamalarının hem misafirlerin hem de çalışanların sağlığı açısından önemli uyarılarla ele alındığı belirtildi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, haşerelerle mücadelenin doğru yapılmadığı durumlarda ciddi sağlık tehditlerinin ortaya çıkabileceğini vurguladı. Otellerde haşere ve kemirgenler için uygun ortam oluşuyor… Otellerin, yoğun insan hareketliliği, gıda servisi ve farklı iklim koşullarında sürekli kullanılması nedeniyle haşere ve kemirgenlerin üremesi için elverişli ortamlar oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Hamamböceği, tahtakurusu, kemirgen, sinek ve sivrisinek gibi zararlılar yalnızca konforu bozmakla kalmaz, aynı zamanda salmonella, escherichia coli, leptospiroz, hantavirüs ve alerjen partiküller gibi halk sağlığını tehdit eden riskleri barındırır. Bu nedenle ilaçlama uygulamaları gıda güvenliğini, misafir sağlığını ve işletmenin yasal yükümlülüklerini korumak için oldukça önemlidir. Doğru pestisit kontrol stratejileri otelleri biyolojik bulaşlardan ve hijyen skandallarından korur, bu da işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler.” dedi. Pestisit kontrolsüz kullanılırsa sağlık riskleri oluşturabilir “Otellerde yapılan ilaçlamaların sağlık açısından büyük tehlikeler barındırabileceğini” belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şunları söyledi: “Pestisitler kontrolsüz kullanıldığında akut ve kronik sağlık risklerine yol açabilir. Akut etkilere solunum yolu irritasyonu, göz-kulak-burun yanması, baş ağrısı, mide bulantısı, ciltte kızarıklık veya nörolojik belirtiler dahildir. Uzun süreli maruziyetlerde endokrin sistem bozuklukları, bazı kanser türleri, nörotoksik etkiler ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler görülebilmektedir. Özellikle kapalı alanda yapılan sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalar sonrası yüzeylerde pestisit kalıntısı kalabilir ve bu, çocuklar, yaşlılar, hamileler ve astım hastaları için ciddi riskler yaratabilir. Yanlış doz, etiket dışı kullanımlar ve yetersiz havalandırma, zehirlenme riskini artıran ana faktörlerdir.” Otel ilaçlamalarında İSG kurallarına özen gösterilmeli! Otellerde ilaçlama yaparken İSG kapsamında dikkat edilmesi gereken temel kurallar olduğuna değinen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre işverenler, çalışanlarını kimyasal risklere karşı bilgilendirmeli, uygun kişisel koruyucu donanım (maske, gözlük, eldiven, tulum) sağlamalı ve güvenlik bilgi formlarını (SDS/MSDS) erişebilir kılmalıdır. Uygulama yalnızca eğitimli ve belgeli personelle yapılmalı, kapalı alanlarda havalandırma sağlanmalı ve alanda yetkisiz kişilerin bulunmasına izin verilmemelidir. Ayrıca risk değerlendirmesi yapılmalı, kullanılan kimyasalların etiket bilgilerine uyulmalı ve tekrar giriş süreleri belgelenmelidir.” şeklinde konuştu. Kullanılan ürünler ruhsatlı olmalı! Türkiye’de otellerdeki ilaçlamayla ilgili yasal düzenlemeler kapsamında kullanılan pestisitler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olmalıdır diyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Halk Sağlığı Alanında Haşere ile Mücadele Usul ve Esasları” ve “Biyosidal Ürünler Yönetmeliği”nin hangi ürünlerin, hangi dozlarda, hangi alanlarda kullanılabileceğini belirlediğini söyledi ve “Uygulayan firmaların sorumlu müdür bulundurması, uygulayıcılarının yetki belgesine sahip olması ve işlemlerin kayıt altına alınması zorunludur. Ayrıca 6331 sayılı İSG Kanunu, kimyasalları kullanırken işverenin eğitim, bilgilendirme ve koruma yükümlülüklerini sıkı bir şekilde belirler. Bu doğrultuda oteller hem sağlık hem de mevzuat uyumunu sağlamakla yükümlüdür.” dedi. Uyarı notları ve uygulama saatlerinin bildirimi önemlidir! İlaçlama hizmeti veren firmaların denetiminin İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı birimlerince yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şunları ekledi: “Ancak denetim sıklığı, illerin, turizm yoğunluğunun ve şikayetlerin durumuna göre değişebilir. Firmaların ruhsat geçerliliği, ürünlerin etiket ve ruhsat uygunluğu, uygulayıcı sertifikaları ve kayıt tutma süreçleri düzenli olarak kontrol edilir. Oteller ilaçlama süreçlerinde personel bilgilendirmesi yapmak zorundadır. 6331 sayılı kanun gereği çalışanların kimyasal maruziyeti hakkında bilgilendirilmesi, eğitim verilmesi ve gerekli koruma ekipmanının sağlanması gerekir. Misafir bilgilendirmesi ise uluslararası iyi uygulamalar çerçevesinde oda kapısına uyarı notu bırakılması, uygulama saatlerinin önceden duyurulması veya kapatma sürelerinin misafirlere belirtilmesi önerilir.” En güvenli yaklaşım 24 saat bekleme ve iyi havalandırma İlaçlamanın ardından odalar veya ortak alanların kullanım süresinin, kullanılan ürünün niteliklerine ve uygulama yöntemine bağlı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, sözlerini şöyle tamamladı: “Etiket bilgilerinde belirtilen ‘tekrar giriş (re-entry)’ süresi esas alınmalıdır; bazı yüzey spreylerinde 1–2 saatlik havalandırma yeterli iken, sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalarda süre 12–24 saati bulabilir. Oda veya ortak alanın tekrar kullanılmasından önce mutlaka havalandırılmalı, temas yüzeyleri temizlenmeli ve yiyecek hazırlama alanlarında ekstra hijyen sağlanmalıdır. Etiket talimatı net değilse, en koruyucu çözüm 24 saat bekleme ve güçlü bir havalandırmadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.