Hava Durumu

#Gıda Sanayii

giresunsonhaber - Gıda Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı Haber

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kümes Hayvancılığı Üretimi verilerine göre Türkiye’de tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında önemli bir artış gösterdi. TÜİK verilerine göre Ocak ayında tavuk yumurtası üretimi 1 milyar 902 milyon 299 bin adet olarak gerçekleşti. Böylece yumurta üretimi 2022 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim AFYON, açıklanan verilerin sektörün üretim kapasitesinin artarak güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koyduğunu belirterek üretimdeki artışın hem sektör hem de tüketiciler açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi. ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR Son dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor” dedi. TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge” dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye’de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti. DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye’nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, “Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye’de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir” dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN’DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, “Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz” dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: “Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.