Hava Durumu

#Gıda Güvenliği

giresunsonhaber - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI Haber

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI

GİRESUN’DA GIDA DENETİMLERİ MASAYA YATIRILDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, il genelinde yürütülen gıda denetim faaliyetlerinin değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz başkanlığında çevrimiçi olarak düzenlenen toplantıya; İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin, şube müdürleri, merkez ve 15 ilçe müdürlüğünde görev yapan gıda kontrol görevlileri ile ilçe müdürleri katıldı. Toplantıda, il genelinde sürdürülen gıda denetimleri, olası gıda zehirlenmesi vakalarında izlenecek prosedürler ve denetim sonuçlarının Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’ne eksiksiz şekilde işlenmesi sürecinde dikkat edilmesi gereken teknik hususlar ele alındı. Ayrıca, genel teftiş raporlarında yer alan ve Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü’nün görev alanına giren konular üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantının bir diğer gündem maddesinde ise, kurum avukatı tarafından idari para cezaları, yediemin uygulamaları ve hukuki süreçler hakkında katılımcılara bilgilendirme yapıldı. Hukuki süreçlerin mevzuata uygun ve etkin şekilde yürütülmesinin önemi vurgulandı. Toplantının sonunda İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, yıl sonu itibarıyla emekliye ayrılacak olan Şube Müdürü Adnan Çakır’a görev süresi boyunca kuruma sunduğu katkılar ve özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ederek, emeklilik hayatında sağlık ve huzur temennilerinde bulundu. Denetim faaliyetleri ile olası gıda zehirlenmesi vakalarında, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile ilgili ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda; denetimlerde numune alma, mühürleme, muhafaza ve sevk işlemlerinin usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmesi, işletmelere ait izlenebilirlik kayıtlarının, üretim ve satış bilgilerinin eksiksiz temin edilmesi ve tespit edilen uygunsuzlukların resmî tutanaklarla kayıt altına alınması gerektiği belirtildi. Olası zehirlenme vakalarında, ivedilikle numune alınarak analiz sürecinin başlatılması, sağlık kuruluşları ve ilgili kurumlarla eş zamanlı bildirim ve koordinasyonun sağlanması, denetim sonuçları ile alınan idari tedbirlerin Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi’ne doğru, eksiksiz ve zamanında işlenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, mevzuata aykırılık tespit edilen durumlarda idari para cezası, faaliyetten men ve yediemin uygulamaları dâhil olmak üzere tüm yaptırım süreçlerinin hukuki usullere uygun şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.

YILBAŞI ÖNCESİ HER ÜRÜN MERCEK ALTINDA! Haber

YILBAŞI ÖNCESİ HER ÜRÜN MERCEK ALTINDA!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni yıl dönemi boyunca tüketimi artan gıda ürünleri için 81 ilde eş zamanlı ve kapsamlı denetimlerin başlatıldığını duyurdu. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği Üye Buluşması’nda yaptığı açıklamada, yılbaşı öncesi gıda güvenliği denetimlerinin yoğunlaştırıldığını bildirdi. Yumaklı, sofralara ulaşan her ürünün titiz bir şekilde incelendiğinin altını çizdi. Bakan Yumaklı, bu dönemde özellikle gıda ve içecek ürünlerine yönelik denetimlerin 81 ilde eş zamanlı olarak başlatıldığını ve sürecin 31 Aralık’a kadar süreceğini ifade etti. Denetimlerin üretimden satışa, toplu tüketim alanlarından market raflarına kadar geniş bir alanı kapsadığı belirtildi. https://twitter.com/ibrahimyumakli/status/2002383986367082887 Duyuruya göre, 8 bin 500 denetçi restoranlar, oteller, marketler ve gıda üretim noktalarında incelemeler yapacak. Amaçlarının hem tüketicinin sağlığını korumak hem de işletmelerde güvenilir gıda standartlarının sağlamasını hedeflediğini belirten Yumaklı, gıda güvenliğinden ödün verilmeyeceğini ifade etti. Bakan Yumaklı’nın açıklamaları, sektör temsilcileri tarafından olumlu karşılandı. Denetimlerin, yeni yıl dönemi boyunca güvenli ve sağlıklı gıda erişimini güvence altına alması amaçlanıyor.

ESK: Fiyat dalgalanmalarına karşı tüm önlemler alındı Haber

ESK: Fiyat dalgalanmalarına karşı tüm önlemler alındı

Et ve Süt Kurumu (ESK), son zamanlarda et piyasasında meydana gelen fiyat değişimlerini kamuoyuna duyurdu. Kurum, arz güvenliğini sağlamak ve spekülatif fiyat hareketlerini engellemek için gereken tüm önlemlerin alındığını bildirdi. Et ve Süt Kurumu (ESK), et fiyatlarındaki dalgalanmalar üzerine açıklama yapma gereği hissetti. Kurumun açıklamasında, piyasada spekülatif fiyat hareketlerini önlemek için sürecin dikkatlice takip edildiği ve gerekli tüm tedbirlerin alındığı vurgulandı. ESK, yıl sonu, Ramazan dönemi öncesi ve boyunca tüm tedarik planlarını tamamlayarak arz güvenliğini sağlamak adına operasyonel hazırlıklarını tamamladı. Kurum tarafından sağlanan karkas etler, ESK marketleri, PERDER üyesi mağazalar, Tarım Kredi Kooperatif marketler, yemek firmaları ve et sanayisine ulaştırılmaya devam edecek. Açıklamada, üreticilerden tüketicilere kadar tüm paydaşların mağduriyet yaşamaması ve et piyasasında istikrarın korunması için regülasyon faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği ifade edildi. Bu açıklama, fiyat istikrarının korunmasına ve arz güvenliği sağlanmasına yönelik kurumun kararlılığını yeniden gözler önüne serdi. Öte yandan Türkiye'nin gıda güvenliği ve et fiyatları üzerine tartışmalar derinleşirken, Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürü Mücahit Taylan'ın Macaristan ve Çekya'daki et şirketlerinin Türkiye'ye milyonlarca liralık kırmızı et sattığı iddiaları ülke gündemine oturdu. İddiaların ortaya çıkmasıyla kamuoyunda tepki büyürken, Taylan'ın Macaristan'da ortak olduğu Green Farm And Trade Kft.'nin faaliyetlerini "yıllardır ticaret yapmıyor" diyerek savunması tartışmaları daha da artırdı. Taylan açıklamasında hiçbir ticari faaliyetin bulunmadığını öne sürerek iddiaları "iftira" olarak nitelendirdi. Meclis'te kriz: 'Yasa açık, ESK başındaki kişi et ticareti yapamaz' TBMM'de tansiyonu yükselten açıklama ise İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömezden geldi. Çömez, Genel Kurul kürsüsünden Taylan'ın Macaristan ve Çekya'daki şirketlerinin son dört yılda 1 milyar liralık ticaret yaptığını gösterdiğini söylediği belgeleri gösterdi. Turhan Çömez, "Macaristan'ın Türkiye'ye ihraç ettiği 4 milyon kilogram etin adresi apartman dairesi görünen bu şirket. Gayri faal görünen bir şirketten 1 milyarlık ticaret çıkıyor" derken, ESK Genel Müdürü'nün görev tanımının açık şekilde buna izin vermediğini vurguladı. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise iddiaları reddederek Taylan'ın yaptığı açıklamalara işaret etti: "Genel Müdür bu konuda kamuoyunu bilgilendirdi, iddialar için yargı yolu açıktır." Çömez'in yanıtı sert oldu: "ESK'nin başındaki kişi et ticareti yapan şirketin sahibi olamaz. Yasa açık." Et fiyatları tırmanırken tartışmalar büyüyor Sektörde fiyat artışları sürerken, İstanbul Perakendeci Kasaplar Odası son 10 günde karkas ete yüzde 15 zam geldiğini duyurdu. Dana kıyma İstanbul'da 800–1.100 TL, kuşbaşı 950–1.100 TL seviyesine çıkarken; Balıkesir kıvırcık koyun karkası 650 TL bandına ulaştı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi verileri de tabloyu doğruluyor: Dana yağsız et bir ayda %7,2, kuzu yağsız et %2,6 yükseldi.

Sokak lezzetleri mercek altında! İzinsiz satış noktaları kapatılacak! Haber

Sokak lezzetleri mercek altında! İzinsiz satış noktaları kapatılacak!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda güvenliğinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, belediyelerden izin alınmayan seyyar satıcılar ve “sokak lezzetleri” satış noktalarının kapatılacağını ve Bakanlık denetimlerinin aralıksız olarak sürdürüleceğini duyurdu. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, güncel gıda güvenliği konularıyla ilgili olarak Bakanlık merkezinde bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Özellikle “sokak lezzetleri” adı altında hizmet veren seyyar gıda satışlarına dikkat çeken Bakan Yumaklı, bu tür satıcıların Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin alma mecburiyeti olmadığını, yetkinin yerel yönetimlerde olduğunu hatırlatarak, "Belediyelerin izni olmayan yerlerde gıda satışına izin verilmeyecektir. İzin verilmeyen bu noktalar hızlı bir şekilde kapatılacak. Bakanlık, izni olan tüm seyyar satış yerlerini 7 gün 24 saat esasına göre ani denetimlere tabi tutacak" ifadesini kullandı. “AÇIKTA SATILAN GIDALARDA HİJYEN RİSKİ YÜKSEK” Bakan Yumaklı, açıkta satış yapan noktaların hijyen standartlarını sağlama noktasındaki risklerine vurgu yaparak, "Seyyar satıcılar, festivaller ve günlük etkinlik alanlarındaki hijyen riskleri daha yüksektir. Alışveriş sırasında mutlaka ürünün son tüketim tarihi, tavsiye edilen tüketim tarihi, parti numarası ve işletme onay numarasına dikkat edin. Eğer bu bilgiler mevcut değilse, söz konusu gıda güvenilir değildir.” dedi. https://twitter.com/ibrahimyumakli/status/1991156969063739415 Şüpheli durumların ALO 174 Gıda Hattı veya güvenilirgida.gov.tr üzerinden bildirilmesini isteyen Bakan Yumaklı, her ihbarın dikkatle değerlendirileceğini ve gerekli işlemlerin yapılacağını belirtti. Dürüst çalışan üretici ve satıcıların genel bir suçlamaya maruz kalmaması gerektiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, "Güvenilir gıda bizim için vazgeçilmezdir" diyerek, "Denetimlerin yanı sıra, vatandaşlarımızın da dikkatiyle bu güveni birlikte sürdüreceğiz” açıklamasını yaptı. Başlatılan denetim seferberliğinde, özellikle risk altında olan sokak lezzetleri noktalarına yönelik gözlemlerden kısa sürede sonuç alınacağı belirtildi.

GİRESUN’DA GASTRONOMİ FUARI TARTIŞMASI Haber

GİRESUN’DA GASTRONOMİ FUARI TARTIŞMASI

Giresun’da Gastronomi Fuarı Tartışması: Denetimsizlik ve Şeffaflık Sorunu Giresun’da gerçekleştirilen Gaziantep–Hatay Gastronomi Fuarı, kentte büyük bir tanıtım etkinliği olarak duyurulmasına karşın, şehir ekonomisine negatif etkisi, organizasyon biçimi ve denetim eksiklikleri nedeniyle tartışma yaratarak açıldı ve kapandı. Önce Giresun Pazarcılar Derneği Başkanı Yılmaz Turhan, liman sahasında bulunan Belediye Fuar alanında yarın açılacak olan “Gaziantep- Hayat Gastronomi Fuarı”na “Yöresel ürün pazarı diye açıyorlar ama fuarda her türlü giyim eşyası satılacak. Yarın açılacak olan fuar Giresun esnafına büyük darbe vuracaktır.” eleştirisinde bulunarak destek veren GESOB Başkanı Ali Kara’yı da eleştirmesi başlayan itirazlar, Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli'nin, “Giresun’da Gaziantep-Hatay Gastronomi Fuarı adı altında düzenlenen organizasyonun ‘Giresun’un Yeşil Lezzetler Gastronomi Festivali’ne ve Giresun mutfağına saygısızlıktır” açıklamasından sonra erkenden kapılarını kapattı. ... Etkinliği Baytar Organizasyon çatısı altında Giresun Belediyesi ile Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (GESOB) iş birliği ile açıldığı biliniyor. Ancak bu iş birliğinin kapsamı hakkında, kamuoyuna açıklanmış bir protokol veya gelir paylaşımına dair bilgi yok. Fuarda satılan ürünlerin menşei, üretim koşulları ve saklama standartları, son kullanma tarihleri, soğuk zincirleri konusunda herhangi bir resmî bilgi yokken,denetlenip, denetlenmediği de bilinmiyor. Vergi Usul Kanunu’na göre perakende satış fişi kesiyorlar mı? Satış yapılan kişi tüzel kişi veya fatura talep ediyorsa, fatura kesebiliyorlar mı? Vergi kayıtları var mı? Bu detay hakkında da bir bilgi bulunmuyor. Sonuç olarak; Etkinlikte satışa sunulan gıda ürünlerinin hijyen ve üretim koşulları uygun olup, olmadığı herhangi bir kurumdan gıda sağlığı raporlarının olup, olmadığı bilinmiyorken, Bazı stantlarda etiketsiz ürünler satıldığı, soğuk zincir koşullarının sağlanmadığıda fuar ortamında çıplak gözle bile görülebiliyordu. Vatandaşlar, özellikle açıkta sunulan sütlü tatlılar, et ürünleri ve baharatların hijyen standartlarının belirsizliğinde kaderlerine bırakılmışlardı. ... Bu durum Giresun kamuoyunda, “belediye ve esnaf odalarının adının geçtiği bir etkinlikte temel gıda güvenliği kurallarının ihmal edilmesi” yönünde yoğun eleştirileri gündeme getirdi. Sosyal medyada çok sayıda yurttaş, “gastro fuar adı altında kontrolsüz gıda satışı”nın halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirtti. Giresunlu esnafların, dışarıdan getirilen işletmelerin kontrolsüz biçimde satış yapmasının yerel ticareti olumsuz etkilemesi de ayrı bir eleştiri konusu… Şehir esnafının “haksız rekabet yaratıyor” gibi tepkileri de oluşmuş durumda. “Bu fuarlar adı ‘gastronomi’ ama özü ticari... Giresun esnafı dışlanıyor, kentin ekonomisi değil dışarıdaki firmalar kazanıyor.” ... Eğer bir gıda sağlığı skandalı yaşansa, şehrin gastronomi itibarına zarar verebilir: “Giresun mutfağı”, “Karadeniz yöresel ürünleri” gibi değerlerin tanıtımı açısından sıkıntı oluşturabilirdi. Etkinliğin ardından, “tanıtım adı altında yapılan her organizasyonun kamu sorumluluğu taşıması gerektiği” görüşünde yetkili makamlarda bir bilinç oluşmuş olması ihtimali tek tesellimiz olabilir. Giresun’daki Gaziantep–Hatay Gastronomi Fuarı, gastronomi kültürünü tanıtma amacına rağmen, gıda güvenliği, kamu denetimi ve mali şeffaflık konularındaki eksiklikleriyle açıldı ve kapandı.

Endüstriyel hayvancılık küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor Haber

Endüstriyel hayvancılık küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor

Yeni yapılan uluslararası bir araştırmaya göre, endüstriyel hayvancılığın iklim ve biyoçeşitlilik krizlerini tetikleyen en güçlü ancak sürekli göz ardı edilen etkenlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. ACCESS Newswire / LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK (İGFA) - Animals dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, endüstriyel hayvancılığın iklim ve biyoçeşitlilik krizlerinin en güçlü ancak kalıcı biçimde ihmal edilen itici güçlerinden biri olduğunu vurguluyor. “Kaybolan Hedef: Endüstriyel Hayvancılık Neden İklim Gündeminin Merkezinde Olmalı”başlıklı analiz, 47 uluslararası çalışmanın verilerini sentezleyerek, küresel iklim hedeflerine ulaşmak için hayvancılık üretiminin azaltılması ve bitki bazlı gıda sistemlerinin benimsenmesinin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. ARAŞTIRMA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BULGULAR Küresel araştırmalara göre hayvancılık, yıllık toplam sera gazı emisyonlarının yüzde12 ila yüzde 20’sine katkıda bulunuyor; en kapsamlı araştırmalar en yüksek oranları ortaya koyuyor. En güncel hesaplama yöntemleri — ormansızlaşma, dip trol avcılığı ve belirli atmosferik kirleticilerin soğutma etkilerini de dahil eden analizler — günümüzdeki küresel ısınmanın yüzde 52’sinin hayvansal tarımdan kaynaklandığını gösteriyor. Hayvansal üretim, tarım arazilerinin yüzde 80’inden fazlasını kaplarken, dünya genelinde tüketilen kalorilerin yalnızca yüzde 18’ini, proteinin ise yüzde 37’sini sağlıyor; bu durum, hızla büyüyen nüfusun gelecekteki gıda ihtiyacının karşılanmasını zorlaştırıyor. Diğer gıda kaynaklı çevresel etkiler arasında sektörün, ötrofikasyonun yüzde 50’sine ve toprak asitleşmesinin yüzde 32’sine neden olduğu belirtiliyor. Hızla gelişen bölgelerde, özellikle yükselen ekonomilerde, mevcut üretim eğilimleri değişmediği sürece hayvancılıktan kaynaklanan emisyonların en keskin artışı göstermesi bekleniyor. Biyoçeşitlilik araştırmaları, et ağırlıklı diyetlerin, bitki bazlı beslenme biçimlerine kıyasla üç ila dört kat daha fazla biyoçeşitlilik kaybına yol açabileceğini ortaya koyuyor. BİTKİ BAZLI DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİ Analiz, beslenme biçiminde değişimin çevresel açıdan ikna edici gerekçelerini sunuyor. Bitki ağırlıklı beslenme modeline geçiş, sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir, ormanlar ve tatlı su sistemleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve yem bitkileri ile hayvansal atıklardan kaynaklanan besin kirliliğini azaltabilir. Bu dönüşüm yalnızca iklim üzerindeki etkileri hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda ekosistemlerin onarılmasına ve yaban hayatının korunmasına da katkı sağlayacaktır. POLİTİKA YAPICILAR İÇİN SONUÇLAR Araştırmacılar, küresel iklim çerçevelerinin — iklim zirveleri ve Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal planlar dahil — hayvansal ürün üretimi ve tüketimini azaltmaya yönelik açık hedefleri içermesi gerektiğini vurguluyor. Bu sektöre müdahale edilmeden, küresel ısınmayı 2°C’nin oldukça altında (hatta 1,5°C hedefinde) tutma şansının ciddi şekilde tehlikeye gireceği belirtiliyor. Analiz ayrıca, etkili ve adil çözümlerin bölgesel koşulları da dikkate alması gerektiğini vurguluyor. Gelişmekte olan ekonomilerde, beslenme dönüşümleri gıda güvenliği, kültürel tercih ve çiftçiler için adil geçim koşullarıyla uyumlu olmalıdır. GIDA VE İKLİM İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI Sşzkonusu araitırmanın lideri Jenny Mace, “Hayvancılığın COP30 gibi kilit iklim ve çevre politikası etkinliklerinde daha fazla dikkat çekmesinin zamanı çoktan geldi. Hayvansal tarımda ciddi bir küçülme olmadan iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak son derece zor olacaktır.” şeklinde konuştu. Ortak yazar, veterinerlik profesörü Andrew Knight “Endüstriyel hayvancılık, küresel iklim politikalarının kritik bir kör noktasıdır. Ancak gıda sistemi reformunu — özellikle hayvansal ürünlerin azaltılmasını — iklim eyleminin merkezine yerleştirmek, hem insanlar hem de gezegen için muazzam faydalar sağlayabilir.” dedi. Ortak yazar, Sinergia Animal temsilcisi Fernanda Vieira, “Endüstriyel ölçekli çiftlikler, biyoçeşitlilik kaybı, ormansızlaşma, iklim değişikliği ve zoonotik hastalıkların ortaya çıkmasının temel itici gücüdür. Bu birbirine bağlı sorunlarla yüzleşmezsek, iklim, sağlık ve sürdürülebilirlik hedeflerimize yönelik anlamlı ilerleme olasılığı uzak bir hayal olarak kalacaktır.” şeklinde konuştu. İletişim Bilgileri Jenny Mace St Andrews Üniversitesi, Etik, Felsefe ve Kamu İşleri Merkezi (Birleşik Krallık) jm609@st-andrews.ac.uk Prof. Andrew Knight Griffith Üniversitesi, Çevre ve Bilim Fakültesi (Avustralya) andrewknightvet@gmail.com KAYNAK: Sustainable Pet Food Foundation ( Sürdürülebilir Evcil Hayvan Maması Vakfı )

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor! Haber

Gıdanın Üçte Biri İsraf Ediliyor, 700 Milyon Kişi Yatağa Aç Giriyor!

Dünyanın en kritik sorunları arasında yer alan gıda güvenliği ve tarımın dönüşümü, 16'ncı Boğaziçi Zirvesi'nde düzenlenen bir panelde detaylıca tartışıldı. Panelde, tarımda verimliliğin artırılmasının ve dijital dönüşümün zorunluluğu vurgulanarak, Türkiye'nin bu alanda öncülüğe soyunabileceğine dikkat çekildi. 16'ncı Boğaziçi Zirvesi kapsamında, Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Tonbul moderatörlüğünde gerçekleşen 'Bolluğun Ötesinde: Dayanıklı Bir Gelecek için Tarımı, İklimi ve Gıda Güvenliğini Yeniden Düşünmek' paneline, Cargill CEO'su Murat Tarakçıoğlu, Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryaki, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof Dr. Ece Turhan, Eskişehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ANT Systems CEO'su ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Can Yurdakul ve UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu katılım sağladı. Panelde tarım ve gıda üretimi ile su kaynaklarının yönetimi konularında sürdürülebilir çözümler ve yenilikler ele alındı. Katılımcılar, iklim değişikliği ve artan nüfusun getirdiği küresel gıda güvenliği ile su kaynaklarının yönetiminde yaşanan önemli zorluklar; acil çözüm arayışları ve tarım ile suyun geleceğine yön verecek stratejiler ve teknolojik yenilikleri değerlendirdi. DÜNYA ÜZERİNDE GIDANIN ÜÇTE BİRİ İSRAFA GİDİYOR, 700 MİLYON İNSAN GECEYİ AÇ GEÇİRİYOR Tarım ve gıda güvenliğinin artık sessiz sektörler olmanın ötesinde, küresel istikrar ve insanlığın geleceği için temel oluşturduğunu belirten Neslihan Tonbul, dünyadaki gıdanın üçte birinin israf edildiğini veya kaybedildiğini, buna rağmen 700 milyon kişinin aç yattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca bir istatistik değil, çözüm gerektiren büyük bir kriz olduğunun altını çizen Tonbul, "İklim değişikliği bu tabloyu daha da karışık hale getiriyor. Değişen yağış modelleri, azalan verimlilik, uzun kuraklık dönemleri, ani sel baskınları ve Avrupa'daki rekor sıcaklıklar... Tüm bu unsurlar üretimi, tedariki ve yaşamı tehdit ediyor. Sorun sadece üretim yapmak değil; adil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapabilmek." değerlendirmesinde bulundu. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir olarak su kaynaklarını koruma ve tarımın geleceğini güvence altına alma amacıyla yeni modeller geliştirdiklerini ifade etti. Ünlüce, "Yerel üreticilere birlikte rejeneratif tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve gıda atıklarının enerjiye dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi modellerine destek veriyoruz. Gıda sadece toprak değil, bilimin, ekonominin, teknolojinin, diplomasinin ve etığın da bir meselesi." diye belirtti. İZLENEBİLİR TARIM SİSTEMLERİNİN YAYGINLAŞMASI Cargill Türkiye CEO'su Murat Tarakçıoğlu da dünyayı sorumlu, güvenli ve sürdürülebilir şekilde besleme sorumluluğunu üstlendiklerini belirterek, "Tarımda verimliliği artırmak, israfı önlemek ve karbon ayak izini azaltmak için teknoloji, veri ve çiftçiyi bir araya getiriyoruz. Toprak ve teknoloji arasında köprü kurarak, geleceğin tarımını bugünden planlıyoruz." dedi. Tiryaki Agro CEO'su Süleyman Tiryakioğlu ise tarımın geleceğinde sürdürülebilirlik, yenilikçilik ve dijital dönüşümün bir arada yürütülmesi gerektiğine vurgu yaptı. 50'den fazla ülkede üreticilerle çalıştıklarını belirten Tiryakioğlu, "Çiftçi desteklenmediği takdirde, ne inovasyonun ne de teknolojinin anlamı kalıyor. Tedarik zincirinin her aşamasında şeffaflık, izlenebilirlik ve verimlilik esastır. Bu nedenle izlenebilir tarım sistemlerini hızlı bir şekilde yaygınlaştırıyoruz." diye açıkladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ece Turhan, 'akademi ve özel sektörün tarımın geleceğinde nasıl bir rol oynaması gerektiği' sorusunu şu şekilde cevapladı: "Bilim tarımın merkezindedir. Üniversiteler artık yalnızca bilgi üreten değil; bu bilgiyi sahaya ulaştıran, çiftçilere ve sanayiye uygulayan kurumlar olmalıdır. İklim kriziyle mücadelede en büyük kozumuz veri tabanlı tarım ve yerel bilgi birikiminin birleşimi olacaktır. Gençleri tarıma çekmek ve geleceğin çiftçilerini eğitmek zorundayız." TÜRKİYE TARIMSAL YENİLİĞİN MERKEZİ HALİNE GELEBİLİR Tarım teknolojileri konusunda faaliyet gösteren ANT Systems'in CEO'su Can Yurdakul da tarımda dijital dönüşümün bir tercih değil, bir gereklilik olduğunu vurguladı. Yurdakul, teknoloji tarafında yaptıklarını şu sözlerle anlattı: "Sensörlerden toplanan verilerle toprağın nemi, bitkilerin sağlığı, hava durumu gibi durumları anlık olarak izliyoruz. Yapay zekâ destekli sistemlerle çiftçilere 'ne zaman, ne kadar sulama yapılmalı, hangi gübre kullanılmalı' gibi karar destek sistemleri sunuyoruz. Bu sadece verimliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda doğayı da koruyor." UPL Türkiye Ülke Müdürü, Orta Asya-Ortadoğu-Rusya-Belarus Bölge Başkanı M. Murat Yahyaoğlu ise tarımın artık yerel bir mesele olmanın ötesinde, bölgesel ve küresel bir dayanışma alanına dönüştüğünü belirterek, "UPL olarak Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprüler kuruyoruz. Amaç sadece daha fazla üretim yapmak değil; çiftçiyi bilgi ile güçlendirmek, sürdürülebilir üretimi yaygınlaştırmak. Türkiye, bu coğrafyada tarımsal yeniliğin merkezi olabilir." dedi.

Türk tarım ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak kadrolar geliyor Haber

Türk tarım ihracatını 50 milyar dolara taşıyacak kadrolar geliyor

Türkiye, yıllık 36 milyar dolarlık tarım ürünü ihracatıyla gıda ihracatında 50 milyar dolara ulaşmak ve "dünyanın gıda ambarı" unvanını korumak adına gençleri tarıma entegre etmeye devam ediyor. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi" programını üçüncü kez düzenlediklerini, iklim ve ekonomik koşulların göz önünde bulundurularak tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmayı ve bu süreçte yenilikçi gençleri tarıma dahil etmeyi hedeflediklerini belirtti. Türk tarım sektörünün her yıl 74 milyar dolar katkıda bulunduğunu vurgulayan Uçak, sektörün üretimden pazarlamaya, lojistikten eğitime kadar birçok sorunla karşılaştığını dile getirdi. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi'ni üçüncü kez uygulamaya koyuyoruz. Amacımız; girişimci gençlerin tarım sektörüne kazandırılması ve üretim sürdürülebilirliğinin teknoloji ile desteklenmesi. Tarımdaki yaş ortalaması 55'e yükseldi ve bu durum gençlerin kentlere göç etmesiyle sektörde risk yaratıyor. Ziraat ve Gıda Mühendisliği eğitimi alan 83 gencimiz, üretimden lojistiğe, AR-GE'den pazarlamaya kadar çeşitli konularda dört haftalık bir eğitim alacak. Eğitimlerimize katılanların sayısı 200'ü aştı. Türk tarımının 50 milyar dolar ihracat hedefine, genç ve vizyon sahibi kadrolarla ulaşacağımıza inanıyoruz. Ege Bölgesi'nden bu ihracata 10 milyar dolar katkı yapmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. İlk ders gıda sistemlerinde yeni yaklaşımlar ve beklentiler "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"nin ilk gününde Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet ALTINDİŞLİ, "Tarım ve Gıda Sistemlerinde Yeni Yaklaşımlar ve Beklentiler" başlıklı dersi gerçekleştirdi. Eğitimde organik ve konvansiyonel tarımda tüketici ve üretim sistemlerinin yeni ihtiyaçlarına nasıl cevap verebileceği, sürdürülebilirlik kriterlerinin nasıl sağlanacağı tartışıldı. Ecoland Institute Kurucu Ortağı Tolga Erkmen, "Hayallerin Geleceğe Dönüşümü" üzerinde durduğu eğitimiyle katıldı. Teknolojik, ekonomik ve sosyal alanlardaki değişimlere dair gençlere yeni bakış açıları sundu. Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Kızılırmak Esmer, "Biyobozunur Ambalajlar ve Atık Yönetimi" konusuna değinerek, gıda atıklarının azaltılmasına katkı sağlayacak olan ambalaj teknolojilerini gençlerle paylaştı. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"nin ikinci gününde ise İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuğba Tuğrul, "Tarım Ürünlerinde Markalaşma ve Dijital Pazarlama" dersini verdi. Sektörde rekabetçiliği artırmak için markalaşmanın önemini vurgularken, gençlere dijital kampanya tasarlama becerisi kazandırdı. Zirai Mücadele İlaçları Üreticileri Derneği (ZİMİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Kaya, "Pestisitler ve Gıda Güvenliği" üzerine sunum yaparak ülkemizde ve dünya çapında gıdayla ilgili güncel sorunlar, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği konularında bilgi verdi. "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"ne katılan genç mühendis adaylarına devlet desteklerini Ege İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları Departmanından uzman isimler aktardı. Sürdürülebilir Tarım Bilimsel AR-GE Kooperatifi Kurucusu Prof. Dr. Meltem Onay, "Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik, Karbon & Su Ayak İzi Takibi, Blockchain ve İzlenebilirlik" eğitimi ile tarım ve gıda sektöründe çevresel ayak izinin azaltılmasının ve bunun sağlanmasının önemini vurguladı. Katılımcılar, 4 hafta boyunca teorik ve pratik derslerle birlikte şirket ziyaretleri, atölye çalışmaları gerçekleştirdikten sonra birer sunum yapacaklar. Programın sonunda ise bir sertifika takdim edilecek. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği'nin 2022'de ilk kez düzenlediği "Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitimi"ne 55 kişi katılmıştı, 2024'te bu eğitim programına 82 genç gıda ve tarım mühendisi adayı dahil olmuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.