Hava Durumu

#Gerçek Zamanlı

giresunsonhaber - Gerçek Zamanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gerçek Zamanlı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor Haber

Akıllı Fabrikaların Yükselişi Sensörlerin Üretimdeki Rolünü Dönüştürüyor

Yıl sonunda küresel ölçekte 30 milyar dolarlık hacme ulaşması beklenen endüstriyel sensör pazarındaki büyüme, üretimde güvenilir algılama ve gerçek zamanlı veri ihtiyacını artırıyor. Günümüzde otomasyonun hızla değiştiğini söyleyen Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, "Otomasyonda tek bir sensör teknolojisinin her uygulamaya cevap vermesi mümkün değil. Makinenin çalışma koşulları, algılanacak nesne, ortam şartları ve ihtiyaç duyulan veri seviyesi doğru teknolojinin seçiminde belirleyici oluyor. Biz de mekanik algılamadan akıllı ve bağlantılı sensörlere kadar geniş bir teknoloji portföyünü bir arada sunarak OEM'lerin uygulamaları için doğru çözüme daha hızlı ulaşmasını hedefliyoruz" diyor. Endüstriyel otomasyon yatırımları hız kazanırken, üretim hatlarının daha akıllı ve bağlantılı hale gelmesi sensörlerin rolünü de güçlendiriyor. Robotlardan akıllı üretim hatlarına uzanan bu dönüşümde makinelerin çevresini doğru algılaması, üretimin sürekliliği ve güvenilirliği açısından kritik önem taşıyor. Telemecanique Sensors Pazarlama Müdürü Melisa Altuntaş Karanlık, otomasyon teknolojileri gelişirken farklı uygulamaların ihtiyaçlarına uygun sensör seçiminin üreticiler açısından stratejik hale geldiğine dikkat çekiyor. Doğru sensör seçimi üretimin sürekliliğini güçlendiriyor Otomasyon yatırımlarının hızlandığı günümüzde sensörlerin makinelerin kritik bileşeni haline geldiğine dikkat çeken Karanlık, "Üretim hattında bir ürünün doğru noktaya ulaştığını, bir parçanın konumunu, bir makinenin hareketinin sonlandığını veya belirli bir koşulun gerçekleştiğini güvenilir biçimde algılamak üretim sürecinin devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Bugün OEM'ler (Orijinal Ekipman Üreticisi), çok farklı çalışma koşullarına ve makine tasarımlarına uygun çözümlere ihtiyaç duyuyor. Telemecanique Sensors olarak fotoelektrik, endüktif, ultrasonik, kapasitif, RFID ve emniyet sensörlerinin yanı sıra nihayet şalteri çözümlerini de kapsayan geniş bir portföy sunuyoruz. Böylece paketleme makinelerinden konveyörlere, gıda ve içecek üretiminden pompa sistemlerine, mobil ekipmanlardan asansör ve yürüyen merdivenlere kadar farklı uygulamalara uygun algılama çözümleri geliştirebiliyoruz. Geniş ürün çeşitliliğimiz, OEM'lerin farklı makine tasarımları ve çalışma koşulları için ihtiyaçlarına uygun çözümleri aynı portföy içerisinde değerlendirmesine olanak sağlıyor. Mekanik ve elektronik sensörler üretimde birbirini tamamlıyor Sensör teknolojilerindeki gelişimin mekanik algılamanın üretimdeki yerini ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Karanlık, "Aksine doğru uygulamada her iki yaklaşımın birbirini tamamladığını görüyoruz. Özellikle bir makinenin fiziksel olarak belirli bir konuma ulaştığının veya hareketin son noktasının algılanması gereken uygulamalarda elektromekanik algılama çözümleri uzun yıllardır güvenilir bir çözüm olarak kullanılıyor. Bu nedenle yeni teknolojiler ortaya çıktıkça mekanik algılamanın değerini de uygulamanın ihtiyacı üzerinden değerlendirmek gerekiyor. Örneğin üretimde kullanılan sensörlerin bağlantılı ve akıllı hale gelmesiyle birlikte veri tarafında da önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Bu tablo, sensörlerin üretim hatlarında algılama işlevinin ötesinde veri sağlayan önemli bir noktaya dönüştüğünü gösteriyor. Biz de elektromekanik ve elektronik sensör teknolojilerini aynı çatı altında sunarak müşterilerimizin uygulamaya göre en uygun çözümü seçmesine odaklanıyoruz" ifadelerini kullandı. Sensör seçiminde belirleyici olan ihtiyaca uygun teknoloji Üreticilerin sensörlerden beklentisinin artık üretimin bir sonraki aşamasına hazırlanmayı kapsadığına vurgu yapan Karanlık, şunları söyledi: "Grand View Research'in son araştırmasına göre küresel endüstriyel sensörler pazarının 2026'da 30,3 milyar dolara ulaşması ve 2033'e kadar yıllık ortalama yüzde 8,5 büyümesi bekleniyor. Araştırmada üretim sektörü, sensör kullanımında öne çıkan alanlardan biri olarak gösterilirken, akıllı fabrikaların yaygınlaşmasıyla gerçek zamanlı izleme, süreç optimizasyonu ve kestirimci bakım uygulamalarının sensör talebini desteklediği belirtiliyor. Bu dönüşümde önemli olan, her uygulamada en yeni teknolojiyi tercih etmekten ziyade makinenin ve üretim sürecinin ihtiyaçlarına en uygun sensör teknolojisini belirlemek. Biz de Ar-Ge çalışmalarımız ve geniş ürün portföyümüzle üreticilerin bugünkü algılama ihtiyacını güvenilir şekilde karşılıyor, uygulamaya en uygun teknolojiyi seçerek daha bağlantılı, verimli ve esnek üretim süreçlerine geçişlerini destekliyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Günde 1 Milyondan Fazla Dijital Bahsetme Analiz Ediliyor Haber

Günde 1 Milyondan Fazla Dijital Bahsetme Analiz Ediliyor

100'den fazla marka ve ajansın güvendiği yapay zeka destekli iletişim zekası platformu 10'dan fazla platform ve kaynağı gerçek zamanlı izliyor. Markalar sosyal medya konuşmalarını, haberleri, forumları, kullanıcı yorumlarını, şikayetleri, rakip hareketlerini ve içerik performansını farklı ekranlardan izliyor. Parçalı veri yapısı, iletişim ekiplerinin gündemi bütün olarak görmesini ve kritik gelişmelere hızla yanıt vermesini zorlaştırıyor. BraindPower, bu kaynaklardan gelen verileri tek merkezde toplayıp yapay zekayla analiz ederek kurumlara güncel bir dijital görünüm ve karar desteği sunuyor. Platform; takip, analiz, içgörü, içerik planlama, yayın ve raporlama süreçlerini birbirine bağlı tek bir akışta yürütüyor. Duygu ve tutum değişimleri, yükselen konular, riskler ve fırsatlar anlaşılır çıktılara dönüştürülüyor. Karar vericiler ayrı raporlar arasında bağlantı kurmaya çalışmadan öncelikli gelişmeleri aynı görünüm üzerinden değerlendirebiliyor. Ölçek ve platform kapsamı BraindPower, günde 1 milyonun üzerinde dijital bahsetmeyi işliyor, 10'dan fazla platform ve kaynağı izliyor ve 7 gün 24 saat esasıyla gerçek zamanlı takip sağlarken platforma 100'den fazla marka ve ajans güveniyor. Platformun yapay zeka motoru; niyet, duygu, bağlam ve dil nüansını 50'den fazla dilde analiz ediyor. Platform için yüzde 99,9 çalışma süresi garantisi de veriliyor. BraindPower Genel Müdürü Refik Söylemez, dijital analizin üç temel soruya cevap vermesi gerektiğini düşündüğünü belirterek bu soruları şu şekilde ifade ediyor: "Markam hakkında ne konuşuluyor, insanlar bu konuda ne hissediyor ve bu konuşmalar nereye doğru gidiyor?" Dijital veriler bağlamıyla birlikte okunuyor Konuşulma hacmindeki artış tek başına olumlu ya da olumsuz bir sonuç göstermiyor. Artışın bir kampanyaya gösterilen ilgiden mi, tekrarlayan müşteri şikayetlerinden mi yoksa büyüyen bir krizden mi kaynaklandığı; duygu değişimi, kelime frekansı, gündem başlıkları ve kullanıcı davranışları birlikte incelendiğinde anlaşılıyor. BraindPower; sosyal dinleme, duygu ve tutum analizi, haber ve medya takibi, X analizi, YouTube analizi, şikayet analizi gibi işlevleri aynı yapıda sunuyor. Kurumlar konuşulma hacmini, duygu dağılımını, öne çıkan kavramları, etkili kullanıcıları ve algının zaman içindeki değişimini tek ekrandan takip edebiliyor. Kriz sinyalleri erken aşamada görünür oluyor Söylemez, iletişim krizlerinin çoğu zaman küçük işaretlerle başladığını ifade ediyor. Negatif yorumların artması, benzer şikayetlerin tekrarlanması, belirli kelimelerin öne çıkması ve yüksek etkileşimli kullanıcıların tartışmaya katılması riski büyütebiliyor. BraindPower'ın kriz alarm sistemi ani negatif yorum artışlarını, tekrar eden şikayetleri, hassas konu kümelerini ve gündem yoğunlaşmalarını erken aşamada görünür kılıyor. Sistem her olumsuz içeriği kriz olarak değerlendirmiyor. Tekil yorumlarla büyüyen örüntüleri ayırarak ekiplerin riski bağlamıyla incelemesine yardım ediyor. İletişim ekipleri konu yayılmadan değerlendirme yapabiliyor, yaklaşımını belirleyebiliyor ve müdahale zamanını güncel verilerle planlayabiliyor. İçgörüler planlama ve yayına aktarılıyor Platform, rakiplerin paylaşımlarını ve etkileşim performansını kullanıcı tepkileri, duygu dağılımı ve gündem bağlamıyla birlikte analiz ediyor. Kitle analizi ilgi alanlarını, konu yakınlıklarını, davranış eğilimlerini ve içerik tercihlerini ortaya koyuyor. Etkili kullanıcı ve coğrafi dağılım analizleri, konuşmayı yönlendiren hesapları ve etkileşimin yoğunlaştığı bölgeleri gösteriyor. Elde edilen içgörüler içerik planlama ve yayın yönetimine aktarılıyor. İçerik takvimi, gönderi zamanlama, çoklu platform yönetimi, yayın takibi ve performans ölçümü aynı akış içinde ilerliyor. Ekipler yayımlanan içeriğin sonucunu izleyerek sonraki planı güncel verilerle oluşturabiliyor. Veri toplama, ekran görüntüsü alma, dosya düzenleme ve rapor hazırlama gibi işler aynı sistemde toplandığında iletişim ekipleri değerlendirmeye daha fazla zaman ayırabiliyor. Sosyal medya yönetimi, sosyal dinleme, haber takibi, rakip analizi ve raporlama süreçlerinin birbirine bağlanması, yöneticiler ile iletişim ekiplerinin aynı güncel görünüm üzerinden çalışmasını sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Yol Güvenliği İçin Final Heyecanı Başladı Haber

Akıllı Yol Güvenliği İçin Final Heyecanı Başladı

Toplam 1.240 ekibin başvuru yaptığı 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması’nda, final aşamasına kalan 20 takım, ürettikleri teknolojik çözümleri İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesinde tanıtmak üzere bir araya gelecek. TURKCELL yürütücülüğünde gerçekleştirilen yarışma kapsamında takımlar, 5G şebekesinin sunduğu programlanabilir ağ imkanlarını yapay zekâ çözümleriyle harmanlayarak yol güvenliğini artıracak yenilikçi mobil uygulamalar tasarlayacak. 5G ve yapay zekâ yol güvenliği için güçlerini birleştiriyor TEKNOFEST 2026 çerçevesinde TURKCELL yürütücülüğünde organize edilen 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması, yeni nesil haberleşme teknolojileri ile yapay zekânın yol güvenliği alanındaki kapasitesini sergilemeyi amaçlıyor. İlk kez bu isimle hayata geçirilen yarışma, 202 farklı üniversiteden gelen 1.240 takımın başvurusuyla büyük bir ilgi gördü. Toplam 2.973 öğrencinin katılım sağladığı süreçte, değerlendirmeleri başarıyla geçen 20 takım final aşamasına yükseldi. Yarışma süresince öğrenciler, canlı video akışlarını yapay zekâ algoritmaları vasıtasıyla analiz ederek yol güvenliğini tehdit edebilecek unsurları belirleyen mobil yazılımlar geliştirecek. Araç tespiti, plaka okuma, araç içi nesnelerin analizi ve sürücü davranışlarının incelenmesi gibi konularda çözüm üreten takımlar, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve programlanabilir ağ özelliklerini etkin şekilde kullanacak. En hızlı ve etkili çözüm için rekabet edecekler Yarışmada ekiplerden sadece yapay zekâ odaklı analizler kurmaları değil, aynı zamanda TURKCELL tarafından sunulan Number Verification ve Quality on Demand (QoD) API’lerini verimli biçimde entegre etmeleri isteniyor. Takımlar, hazırladıkları uygulamalarla 5G şebekesi üzerinden aktarılan canlı kamera görüntülerini inceleyerek, yol güvenliğini riske atan durumları gerçek zamanlı olarak saptamaya çalışacak. Yarışmacıların sunduğu projeler; yapay zekâ analizlerinin tutarlılığı ve hassasiyeti, 5G ağ kapasitesi ve ilgili API’lerin kullanımı, çözümün hızı, ölçeklenebilirliği ve sözlü sunum performansı gibi kriterlere göre puanlanacak. Yarışma sonunda, 5G ve yapay zekâyı yol güvenliği adına en optimize şekilde birleştiren projeler dereceye girecek. Yarışmanın final etabı, 7-9 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Yerleşkesinde icra edilecek. Final sürecinde ekipler, geliştirdikleri mobil uygulamaları belirlenen güzergâhtaki canlı görüntü analizleri üzerinden test edecekler. Ayrıca katılımcılar, Turgut Özal Kongre Merkezi’nde TURKCELL teknik heyetine projelerini 10 dakikalık sunumlarla anlatacak. Üç gün sürecek final takviminin ilk gününde takımlar, Turkcell Tepebaşı Plaza Genel Müdürlük ofisinde toplanarak teknik hazırlık ve test işlemlerini tamamlayacak. İkinci gün İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde başlayacak olan final yarışmasında, ekipler gün boyu sunumlarını yaparak mücadele edecek. Programın son gününde ise takımlar protokol buluşmasında bir araya gelecek; kapanış töreninde prestij ödülleri verilecek ve dereceye giren takımlar ilan edilecek. 5G & Yapay Zekâ ile Akıllı Yol Güvenliği Yarışması’nda dereceye giren ekipler önemli maddi ödüller kazanacak. Yarışmanın birincisine 175 bin TL, ikincisine 150 bin TL, üçüncüsüne ise 125 bin TL ödül takdim edilecek. Para ödüllerinin yanı sıra En İyi Uygulama Mimarisi Ödülü, En İyi Sunum Ödülü ve TURKCELL Özel Ödülü şeklinde üç farklı prestij ödülü de sahiplerini bulacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen bu yarışma, öğrencilere sadece ileri teknolojiler üretme imkânı değil, aynı zamanda bu teknolojileri hayatın içindeki sorunlara yönelik somut çözümlere dönüştürme şansı tanıyor. 5G altyapısının hız ve düşük gecikme avantajını yapay zekânın gücüyle birleştiren organizasyon, akıllı ulaşım sistemlerine yönelik yenilikçi fikirlerin önünü açmayı hedefliyor. 7-9 Ağustos tarihlerindeki final etabında 20 finalist takım, güvenli yolların geleceğini inşa etmek için yarışacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kandilli’den Marmara için kritik adım! Deprem Erken Uyarı Sistemi ilk sınavı başarıyla verdi Haber

Kandilli’den Marmara için kritik adım! Deprem Erken Uyarı Sistemi ilk sınavı başarıyla verdi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), KRDAE’nin Marmara bölgesinde gerçekleştirdiği Deprem Erken Uyarı Sistemi deneme projesi, 2 Ekim 2025’teki Mw 5.0 depreminde ilk uyarısını 8.4 saniyede vermeyi başardı. Sistemin Türkiye genelinde genişletilmesi planlanıyor. İSTANBUL (İGFA) - Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), Marmara Bölgesi’ndeki Deprem Erken Uyarı Sisteminde önemli bir aşama kaydetti. Yenilenen istasyon ağı ve özel yazılımlar, 2 Ekim 2025’te Marmara Denizi'nde yaşanan Mw 5.0 büyüklüğündeki depremde 8.4 saniyede ilk uyarıyı üreterek sistemin gerçek zamanlı kapasitesini kanıtladı. MARMARA’DA GELİŞTİRİLMİŞ VERİ ALTYAPISI Pilot olarak seçilen Marmara’da istasyonların veri iletim sistemi güncellendi. Kandilli’ye gönderilen sinyallerin gecikmesi 0.2 saniyeye kadar indirildi. Sismik veriler anlık olarak özel yazılımlarla işlenirken, sistem depremin yeri ve tahmini büyüklüğünü hızla değerlendiriyor. 2 Ekim’deki sarsıntı, erken uyarı yazılımlarının gerçek bir duruma karşı ilk ciddi testi oldu. Sismik dalgaların istasyonlara ulaştığı süre yaklaşık 5 saniye iken, sistem toplamda 8.4 saniyede ilk uyarı sinyalini vererek hedeflenen başarıyı sağladı. İOS TABANLI MOBİL UYGULAMA DENEMELERİ DEVAM EDİYOR KRDAE, erken uyarı sinyallerinin halka ulaştırılması amacıyla bir yazılım firması iş birliğiyle iOS tabanlı bir mobil uygulama geliştirdi. Yaklaşık 2 bin 500 cihaz, test grubunda sistemin gerçek depremler karşısındaki tepkilerini izlemekte. Ayrıca, Android uygulamasının da geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor. TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK KRDAE, sistemin ülke çapında kullanılabilmesi adına yeni bir geliştirme planı oluşturdu. Bu plan doğrultusunda, Türkiye genelinde düşük gecikmeli yeni istasyonlar kurulacak, Android mobil uygulaması hayata geçirilecek ve uyarı sinyallerinin aynı anda milyonlarca kullanıcıya ulaşmasını sağlamak amacıyla güçlü bir yazılım altyapısı inşa edilecek. Çalışmalar tamamlandığında, Türkiye’nin deprem erken uyarı kapasitesinin önemli ölçüde artması ve sistemin çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine erişmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.