Hava Durumu

#Gelir Kaybı

giresunsonhaber - Gelir Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelir Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR Haber

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR PİYASAYI REGÜLE EDECEK GÜÇ OLMAZSA ÜRETİCİ YİNE FİYAT OYUNUNUN ORTASINDA KALACAK TMO’nun Giresun kalite fındığı 255 TL’den almaya başlamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandındaki direnci sürüyor. Piyasanın hesabı; TMO’nun yeterli miktarda ürün alamaması, Ferrero’nun alıma geç girmesi ve FİSKOBİRLİK’in etkili bir fiyatla sahaya çıkmaması ihtimali üzerine kuruluyor. Bu senaryo gerçekleşirse kazanan düşük maliyetle ürün toplayan büyük alıcılar, kaybeden ise yine üretici olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 24 Ağustos 2026 itibarıyla yeni sezon fındık alımlarına başladı. Ancak kamu alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki büyük fark henüz kapanmadı. TMO, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL’den alıyor. Giresun kalite fındıkta 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için kilogram başına 5,10 TL ilave ödeme yapılıyor. Buna karşılık Giresun serbest piyasasında üreticinin karşısına ağırlıklı olarak 190–200 TL bandında fiyatlar çıkıyor. Böylece TMO ile serbest piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. TMO’nun resmî alım programında alımların ilk etapta 16 noktada başlayacağı, hasat durumuna göre bu sayının 61’e çıkarılabileceği belirtiliyor. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK FARK Giresun kalite fındığını 190 TL’den satan üretici ile TMO’ya 255 TL’den teslim eden üretici arasında bir ton üründe 65 bin TL fark bulunuyor. Serbest piyasa fiyatı 200 TL kabul edildiğinde bile bir ton üründeki fark 55 bin TL’ye ulaşıyor. Beş ton fındığı bulunan bir üretici açısından toplam kayıp 275 bin TL ile 325 bin TL arasında değişebiliyor. Bu rakam, sıradan bir piyasa farkı olarak görülemeyecek kadar büyük. Üstelik ürün aynı ürün, üretici aynı üretici, maliyet aynı maliyet. Değişen tek şey, üreticinin karşısında fındığını teslim edebileceği güçlü bir alternatifin bulunup bulunmaması. TÜCCAR NEDEN 190–200 TL BANDINDA DİRENİYOR? Serbest piyasadaki alıcıların fiyat yükseltmemesinin arkasında birkaç temel beklenti bulunuyor. Bunların başında TMO’nun açıkladığı 255 TL’ye rağmen piyasayı regüle edecek büyüklükte ürün alamayabileceği düşüncesi geliyor. TMO’nun alım kapasitesi sınırlı kalır, randevular ileri tarihlere uzar veya üretici ödeme süresini bekleyemezse fındığın yeniden tüccara yönelmesi bekleniyor. TMO ürün bedellerini teslimattan sonraki 21’inci günden itibaren ödüyor. Serbest piyasa ise daha hızlı ödeme, yerinde alım ve daha kolay teslim gibi avantajlar sunuyor. Ancak bu kolaylıkların kilogram başına 55–65 liralık farkı açıklayıp açıklayamayacağı ayrı bir tartışma konusu. Piyasadaki ikinci beklenti, büyük sanayi alıcılarının yeni sezon alımlarına gecikmeli başlaması. Özellikle Ferrero’nun hangi fiyat ve takvimle piyasaya gireceği yakından izleniyor. Şirketin alıma geç başlayacağı yönündeki değerlendirmeler şu aşamada resmî açıklamadan çok piyasa beklentisine dayanıyor. Üçüncü ve belki de en önemli başlık ise FİSKOBİRLİK’in henüz güçlü ve açık bir alım politikasıyla sahada görünmemesi. PİYASAYI AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL, ALINAN TONAJ DÜZENLER TMO’nun 255 TL açıklaması tek başına serbest piyasayı regüle etmeye yetmez. Asıl belirleyici olan, Ofisin bu fiyatla kaç ton fındık alacağı ve üreticinin TMO’ya ne kadar kolay ulaşabileceğidir. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, randevuya konu fındık miktarının 100 bin tonu geçtiğini açıkladı. Bu rakam TMO tarafından kamuya açık toplam veri olarak henüz ayrıca duyurulmasa da üreticinin fiyat farkı nedeniyle TMO’ya yöneldiğini gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendiriliyor. TMO gelen ürünü düzenli biçimde alırsa özel sektörün 190–200 TL’den fındık bulması zorlaşacak. Üretici ürününü pazara indirmezse arz daralacak ve özel sektör fiyat yükseltmek zorunda kalacak. Ancak TMO’nun alımı yavaşlar, randevular uzar ve üreticinin nakit ihtiyacı ağır basarsa serbest piyasa düşük fiyatı korumaya çalışabilecek. Bu nedenle sezonun temel sorusu yalnızca “TMO kaç lira açıkladı?” değil, “TMO piyasadan kaç ton fındık çekecek?” sorusudur. FİSKOBİRLİK’İN DEĞERİNİ ÖNCE KENDİSİ ANLAMALI Bugün yaşanan tablo, FİSKOBİRLİK’in neden kurulduğunu ve üretici açısından neden vazgeçilmez bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK, 1938 yılında üreticinin ürününü değerinde pazarlaması ve özel alıcılar karşısında yalnız kalmaması amacıyla kuruldu. Uzun yıllar devlet destekleme alımlarında görev yaptı ve bazı dönemlerde Türkiye fındık üretiminin önemli bölümünü satın alarak piyasanın en güçlü aktörlerinden biri oldu. Ancak bugün TMO 255 TL’den alım yaparken serbest piyasa 190–200 TL’de direniyor ve üretici güçlü bir kooperatif alıcısının eksikliğini hissediyor. FİSKOBİRLİK’in resmî duyurular sayfasında 20 Ağustos tarihli “Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlığı yer alıyor. Buna karşın haberin hazırlandığı saat itibarıyla yeni sezon için açık bir alım fiyatı, başlangıç tarihi, ödeme takvimi ve ayrıntılı alım koşulları kamuoyuna net biçimde sunulmuş değil. Oysa üreticinin bugün ihtiyacı olan şey yalnızca kampanya başlığı değil; peşin veya kısa vadeli ödeme, açık fiyat, güçlü finansman ve yeterli tonajla yapılacak gerçek bir alımdır. FİSKOBİRLİK’in değerini yalnızca üretici veya kamuoyu değil, öncelikle kurumun kendisi anlamalıdır. Çünkü FİSKOBİRLİK’in anlamı tabelasında, geçmişinde veya yaptığı açıklamalarda değil; üreticinin en çaresiz olduğu gün piyasaya girerek denge kurabilmesindedir. ÜRETİCİ FİYATI BELİRLEYEN DEĞİL, ÖNÜNE KONULANI KABUL EDEN TARAF Piyasa yeterince regüle edilmediğinde ürününü bekletecek ekonomik gücü olmayan üretici, alıcının belirlediği fiyata razı olmak zorunda kalıyor. Düğün, okul, banka, işçilik, gübre, patoz ve günlük yaşam giderleri üreticinin kapısında bekliyor. Fındığı uzun süre elinde tutamayan üretici, hukuken satıp satmamakta özgür görünse de ekonomik olarak aynı özgürlüğe sahip değil. Bu şartlarda üretici fiyatı belirleyen değil, önüne konulan rakamı kabul etmeye zorlanan taraf haline geliyor. Başka bir ifadeyle piyasayı dengeleyecek güçlü bir kurum olmayınca üretici, fiyat oyununun ortasında yalnız bırakılıyor. DÜŞÜK FİYAT KİMİN İŞİNE YARIYOR? Serbest piyasadaki fiyatın yükselmemesi, yüksek miktarda hammadde satın alan sanayici ve ihracatçıların maliyet avantajını koruyor. Ürün 190–200 TL bandında toplandığında büyük alıcıların maliyeti düşerken üreticinin gelir kaybı büyüyor. Ancak bu durumun bütün tüccarların veya şirketlerin birlikte yürüttüğü organize bir fiyat politikası olduğu ileri sürülecekse somut belge ve veriye ihtiyaç bulunuyor. Her tüccarı aynı kefeye koymak doğru değil. Bununla birlikte ortaya çıkan ekonomik sonuç değişmiyor: TMO ile serbest piyasa arasındaki 55–65 liralık fark kapanmadığı sürece düşük fiyat büyük alıcının lehine, üreticinin aleyhine çalışıyor. ÜÇ KURUM, TEK KRİTİK DENGE Önümüzdeki günlerde fındık fiyatının yönünü üç gelişme belirleyecek: TMO’nun kaç ton ürün alacağı, Ferrero ve diğer büyük sanayi alıcılarının ne zaman ve hangi fiyatla piyasaya gireceği, FİSKOBİRLİK’in ise gerçek bir alım gücüyle sahaya çıkıp çıkmayacağı. TMO güçlü alım yapar, FİSKOBİRLİK açık ve rekabetçi fiyatla piyasaya girer, büyük alıcıların ürün ihtiyacı artarsa 190–200 TL bandının korunması zorlaşır. Buna karşılık TMO’nun tonajı sınırlı kalır, FİSKOBİRLİK beklemeyi sürdürür ve büyük sanayi alıcıları piyasaya geç girerse üreticinin fındığı düşük fiyatla satmaya zorlandığı dönem uzayabilir. FINDIKTA GERÇEK SINAV ŞİMDİ BAŞLADI TMO’nun 255 TL’den alıma başlaması önemli ancak tek başına yeterli değil. 255 TL’nin yalnızca tabelada kalan bir rakam mı, yoksa serbest piyasayı yukarı taşıyan gerçek bir güç mü olacağını TMO’nun alacağı ürün miktarı gösterecek. FİSKOBİRLİK’in 88 yıllık geçmişinin anlamı da tam bu noktada ortaya çıkacak. Kurum üreticinin yanında güçlü biçimde yer alırsa piyasanın dengesi değişebilir. Sessiz ve etkisiz kalırsa üretici bir kez daha alıcının belirlediği rakama mahkûm olabilir. Fındıkta bugün asıl mesele 190 mı, 255 mi sorusundan daha büyük. ÜRETİCİNİN FINDIĞININ FİYATINI KİM BELİRLEYECEK?

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ: Haber

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ:

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ: 55–65 LİRALIK MAKAS KAPANACAK MI? MANAVLARA 255 TL SINAVI: PAZARTESİ KAÇTAN ALACAKLAR? TMO, 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik fiyatla 24 Ağustos Pazartesi günü sahaya iniyor. Giresun Merkez’de üreticiye 190–200 TL teklif edilmesiyle oluşan 55–65 liralık makasın ardından şimdi gözler manav ve tüccarlarda: Üreticinin karşısına 255 TL’lik gerçek bir alım seçeneği çıktığında özel sektör fiyatını yükseltecek mi? FINDIKTA HESAP VAKTİ Giresun’da 2026 ürünü fındık pazara inmeye başlarken sezonun ilk büyük fiyat sınavı için geri sayım başladı. Toprak Mahsulleri Ofisi, 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına 255 TL alım fiyatı açıkladı. Buna karşılık Giresun Merkez’de üreticiye verilen serbest piyasa fiyatlarının 190–200 TL bandında kaldığı görülüyor. Resmî alım fiyatı ile sahadaki teklifler arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye kadar ulaşıyor. Şimdi herkes 24 Ağustos Pazartesi gününü bekliyor. TMO’nun fiilî alımlara başlamasıyla birlikte bu büyük fiyat makasının daralıp daralmayacağı, sezonun ilk önemli göstergesi olacak. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK KAYIP Aradaki fiyat farkı ilk bakışta kilogram üzerinden değerlendiriliyor. Ancak üreticinin toplam ürünü üzerinden hesaplandığında ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. TMO’nun 255 TL’lik alım fiyatı esas alındığında: Fındığını 200 TL’den satan üretici kilogram başına 55 TL,190 TL’den satan üretici ise kilogram başına 65 TL daha az gelir elde ediyor. Bu fark, bir ton fındıkta 55 bin ile 65 bin TL arasında gelir kaybı anlamına geliyor. Beş ton fındıkta üreticinin kaybı 275 bin ile 325 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Üretim, işçilik, patoz, kurutma ve nakliye maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir dönemde 55–65 liralık fark, üreticinin bütün bir yıllık emeğinin önemli bölümünün karşılıksız kalması demek. ÜRETİCİ FINDIĞINI DEĞİL, MECBURİYETİNİ SATIYOR Kâğıt üzerinde üreticinin önünde iki farklı seçenek bulunuyor: Fındığını serbest piyasaya hemen satmak veya TMO alımlarını beklemek. Ancak üreticinin büyük bölümü açısından bu iki seçenek eşit şartlarda değil. Hasat döneminde işçi, patoz, nakliye ve diğer giderlerini ödemek zorunda kalan üretici acil nakit ihtiyacıyla karşı karşıya kalıyor. Ürününü uzun süre depolama imkânı bulunmayan ya da borcunu ödemesi gereken üretici, TMO alımları başlamadan fındığını piyasaya indirmek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle serbest piyasada yapılan her satışın tamamen özgür bir fiyat tercihi olduğunu söylemek mümkün değil. Üretici çoğu zaman fındığını değil, içinde bulunduğu ekonomik mecburiyeti satıyor. Bu mecburiyetin düşük fiyat için bir fırsata dönüştürülmemesi, üreticinin alın terinin korunması gerekiyor. 255 TL AÇIKLANDI, SAHADA NEDEN 190 TL KONUŞULUYOR? TMO’nun 255 TL’lik fiyatı açıklamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandında kalması üreticinin en fazla tepki gösterdiği konu haline geldi. Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Kamuoyunda “taban fiyat” olarak ifade edilen 255 TL, gerçekte TMO’nun belirlenen şartları taşıyan Giresun kalite fındık için uygulayacağı alım fiyatı. Bu rakam, özel sektördeki bütün alıcıların en az 255 TL ödeme yapmasını zorunlu kılan bağlayıcı bir asgari fiyat değil. Bu nedenle manav ve tüccarlar serbest piyasa koşullarında TMO fiyatının altında teklif verebiliyor. Asıl sorun da tam olarak burada ortaya çıkıyor. Üreticiyi fiyat baskısından koruyacak güçlü kooperatif, depolama, finansman ve piyasa denetim mekanizmaları yeterince etkili olmadığında, açıklanan resmî fiyat sahada tek başına koruma sağlayamıyor. TMO’nun fiyatı ancak üreticinin kolaylıkla ulaşabildiği, yeterli kapasiteyle işleyen gerçek bir alım seçeneğine dönüştüğünde piyasa üzerinde denge oluşturabiliyor. BÜYÜK TÜCCARLAR ADINA FINDIK TOPLANIYOR Sahadan gelen bilgilere göre bazı manav ve aracılar, büyük tüccarlar adına üreticiden 190–200 TL bandında fındık toplamayı sürdürüyor. Henüz TMO’nun fiilî alımlara başlamamış olması, üreticinin pazarlık gücünü zayıflatırken özel alıcılara daha düşük fiyatlardan ürün toplama imkânı sağlıyor. Ancak 24 Ağustos Pazartesi günü bu denge değişebilir. Üreticinin karşısına 255 TL’lik kamu alım seçeneği çıktığında, özel sektörün yeterli miktarda fındık toplayabilmek için fiyatlarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor. Şimdi piyasanın yanıtlaması gereken soru açık: Bugün 190–200 TL’den fındık alan manavlar ve tüccarlar, TMO sahaya indiğinde üreticiye kaç lira verecek? PAZARTESİ FİYAT YÜKSELİRSE BU BİR LÜTUF OLMAYACAK TMO’nun alımlara başlamasının ardından özel piyasa fiyatlarının yükselmesi, üreticiye yapılmış bir iyilik veya lütuf olarak değerlendirilmemeli. Bu, üreticinin önüne gerçek bir alternatif çıkmasının ve piyasada rekabet oluşmasının doğal sonucu olacak. Eğer manav ve tüccarlar pazartesi gününden itibaren fiyatlarını yukarı çekerse, bugüne kadar oluşan düşük fiyatlarda üreticinin alternatifsiz bırakılmasının ne kadar etkili olduğu da daha açık görülecek. Fiyat değişmez ve 55–65 liralık makas devam ederse bu kez TMO’nun alım kapasitesi, randevu sistemi, kalite değerlendirmeleri ve üreticinin alım merkezlerine erişimi daha fazla tartışılacak. TMO’NUN FİYAT AÇIKLAMASI YETMEZ, KAPILARI AÇIK OLMALI TMO’nun üreticiyi koruyabilmesi için yalnızca fiyat açıklaması yeterli değil. Açıklanan fiyatın sahada ulaşılabilir olması gerekiyor. Alımların ilk etapta 16 noktada başlaması ve ihtiyaca göre alım noktası sayısının 61’e kadar çıkarılması planlanıyor. Randevu sistemi 17 Ağustos’ta üreticilerin kullanımına açıldı. TMO’ya ürün teslim edecek üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olması ve fındığın belirlenen kalite şartlarını taşıması gerekiyor. Kabul edilen ürünlerin bedelinin ise teslimatı takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılması öngörülüyor. Ancak acil nakit ihtiyacı bulunan üretici açısından 21 günlük ödeme süresi önemli bir dezavantaj oluşturabilir. Serbest piyasanın düşük fiyat karşılığında peşin ödeme yapması, borcu bulunan üreticiyi istemediği bir tercihe zorlayabilir. Bu nedenle TMO alımlarının yeterli kapasiteyle yürütülmesi, randevuların kolaylaştırılması ve üretici ödemelerinin mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. ÜRETİCİNİN ALIN TERİ UCUZA GİTMEMELİ Fındık, Giresun için sıradan bir ticari ürün değil. Binlerce ailenin yıllık geçim kaynağı, kentin ekonomisinin ve ihracat gelirinin temel unsurlarından biri. Üreticinin aylarca verdiği emeğin değeri, yalnızca hasat dönemindeki nakit sıkışıklığına göre belirlenmemeli. Serbest piyasa elbette kendi şartları içerisinde fiyat oluşturabilir. Ancak üreticinin alternatifsizliği, depolama yetersizliği ve borç baskısı düşük fiyat toplamanın aracı haline gelmemeli. Fiyatın belirlenmesinde üretim maliyeti, ürünün kalitesi, randımanı ve açıklanan kamu alım fiyatı dikkate alınmalı; üreticinin çaresizliği değil. MANAVLARIN DA TMO’NUN DA SINAVI 24 Ağustos Pazartesi günü yalnızca manav ve tüccarlar için değil, TMO ve uygulanan fındık politikası açısından da önemli bir sınav olacak. Manav ve tüccarların sınavı, 255 TL’lik kamu alım seçeneği karşısında üreticiye kaç lira teklif edecekleriyle ölçülecek. TMO’nun sınavı ise açıkladığı fiyatı yeterli alım kapasitesi, kolay randevu, adil kalite değerlendirmesi ve zamanında ödeme ile sahada uygulayıp uygulayamayacağı olacak. Üreticinin beklentisi açık: TMO piyasaya yalnızca isim olarak değil, güçlü ve erişilebilir bir alıcı olarak girmeli. GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA Giresun fındık piyasası şimdi kritik pazartesiye kilitlendi. Bir tarafta TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL, diğer tarafta üreticiye sunulan 190–200 TL’lik fiyatlar bulunuyor. Kilogram başına 55–65 TL’ye, bir ton üründe ise 65 bin TL’ye ulaşan farkın kapanıp kapanmayacağını pazartesi gününden itibaren göreceğiz. Şimdi üretici de kamuoyu da aynı soruyu soruyor: TMO 255 TL ile sahaya indiğinde, bugün 190–200 TL’den fındık toplayan manavlar ve tüccarlar kaç lira fiyat verecek? Pazartesi günü yalnızca fındığın fiyatı değil, üreticinin alın terine verilen değer de ortaya çıkacak. Kaynak: TMO – Fındık Alımlarına 24 Ağustos’ta Başlıyoruz

İPTAL EDİLEN KONSER ÜCRETLERİ GERİ ÖDENİYOR MU? Haber

İPTAL EDİLEN KONSER ÜCRETLERİ GERİ ÖDENİYOR MU?

İPTAL EDİLEN KONSER ÜCRETLERİ GERİ ÖDENİYOR MU? Giresun’da iptal edilen konserler için bilet alan bir tüketici, tarih değişikliğinin ardından iptal ettiği bazı biletlerin bedellerinin kredi kartına geri ödenmediğini iddia etti. Çotanak Spor Kompleksi’nde planlanan konserlerin önce ertelenmesi, ardından iptal edilmesi; organizasyonun izin süreci, Giresunspor’un gelir kaybı ve bilet iadeleri konusunda tartışma başlattı. Giresun’da Çotanak Spor Kompleksi’nde düzenlenmesi planlanan Tan Taşçı, Teoman ve Kenan Doğulu konserlerinin iptal edilmesinin ardından bilet ücretlerinin iade süreci tüketici şikâyetine konu oldu. Biletlerini Biletix üzerinden satın alan bir tüketici, konser tarihlerinde değişikliğe gidilmesinin ardından etkinliğe katılmaktan vazgeçerek iptal başvurusunda bulundu. Tüketicinin paylaştığı sipariş ekranında biletlerin “İptal Edildi” olarak göründüğü, ancak bazı bilet bedellerinin kredi kartına geri ödenmediği iddia edildi. BAZI BİLET BEDELLERİNİN EKSTREDE GÖRÜNMEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Tüketici, iptal işleminin ardından kredi kartı hareketlerini kontrol ettiğini, bazı bilet bedellerine ilişkin iade kayıtlarına ekstrede rastlamadığını ileri sürdü. İadenin hangi tarihte gerçekleştirildiğini, hangi biletler için işlem yapıldığını ve tutarların hangi banka referans numarasıyla gönderildiğini gösteren ayrıntılı bir belgenin kendisine verilmediğini de iddia etti. Paylaşılan ekran görüntüsündeki “İptal Edildi” ifadesi, biletlerin sistem üzerinde iptal edildiğini gösteriyor. Ancak bu kayıt, bütün bilet bedellerinin kredi kartına aktarıldığını tek başına kanıtlamıyor. KONSERLER ÖNCE ERTELENDİ Çotanak Spor Kompleksi’ndeki konser programında Teoman’ın 3 Haziran, Tan Taşçı’nın 5 ve 6 Haziran, Kenan Doğulu’nun ise 10 Haziran 2026 tarihinde sahne alacağı duyurulmuştu. Bilet sahiplerine gönderilen ilk bilgilendirmelerde Tan Taşçı konserinin, “organizasyonel süreçlerde yaşanan teknik nedenler” gerekçe gösterilerek 17 Temmuz’a ertelendiği belirtildi. Teoman konseri de 19 Temmuz tarihine alındı. Biletix’in etkinlik sayfasında da Teoman konserinin 19 Temmuz’da Çotanak Spor Kompleksi’nde yapılacağı bilgisi yer aldı. ARDINDAN İPTAL KARARI GELDİ Giresunspor Kulübü, 10 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamada, kulübe gelir sağlamak amacıyla planlanan stadyum konserinin iptal edildiğini duyurdu. Kulüp, organizasyonun önceki yetkililerden gerekli izinler alınarak hazırlandığını savunurken iptalin “bürokratik ve siyasi engellemeler” sonucunda gerçekleştiğini öne sürdü. Açıklamada, hangi kurumun hangi izin veya belgeyi vermediğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerde ise Tan Taşçı, Teoman ve Kenan Doğulu konserlerinin gerekli idari izinlerin alınamaması nedeniyle iptal edildiği ileri sürüldü. İPTAL GEREKÇELERİ TARTIŞMA YARATTI Konserler hakkındaki ilk erteleme bildiriminde teknik ve organizasyonel nedenlerden söz edilirken Giresunspor’un son açıklamasında bürokratik ve siyasi engellemeler vurgulandı. Bu iki farklı açıklama, sürecin hangi aşamada ve hangi gerekçeyle çıkmaza girdiği sorusunu gündeme getirdi. Tartışmanın bir başka boyutunu da konserlerin Giresunspor’a gelir sağlamak amacıyla planlanması oluşturdu. Kulüp, iptal kararının yalnızca organizasyonu değil, mali sıkıntılarla mücadele eden Giresunspor’un beklediği gelir kaynağını da ortadan kaldırdığını savundu. İptal sürecine ilişkin tartışmanın açıklığa kavuşabilmesi için alınan ve alınamayan izinlerin, yapılan resmi başvuruların ve kararların tarihleriyle birlikte kamuoyuna açıklanması gerekiyor. GİRESUN’DA HER KONSER AYNI NEDENLE İPTAL EDİLMEDİ Giresun’da 2026 yılı içerisinde farklı organizasyonlarda başka konser iptalleri de yaşandı. Uluslararası Giresun Aksu Festivali kapsamında 21 Mayıs’ta Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilmesi planlanan yerel sanatçı konserleri, olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edildi. Festival konserlerinin hava koşulları nedeniyle iptal edilmesiyle Çotanak Spor Kompleksi’ndeki stadyum konserlerinin izin ve organizasyon süreci nedeniyle iptal edilmesi birbirinden farklı gelişmeler olarak kayıtlara geçti. TARİH DEĞİŞİKLİĞİNDE BİLET İADE EDİLEBİLİYOR Biletix’in resmi yardım sayfasında, bir etkinliğin tarih, saat veya mekânında değişiklik yapılması nedeniyle etkinliğe katılamayacak kişilerin biletlerini iade edebileceği belirtiliyor. Şirket, ücretin kendi iade prosedürleri doğrultusunda geri ödeneceğini bildiriyor. Biletix ayrıca etkinliğin iptal edilmesi veya bilgilerinde değişiklik yapılması durumunda geri ödemelerin şirket tarafından gerçekleştirileceğini açıklıyor. İptal edilen etkinliklerde kredi kartıyla satın alınan dijital biletlerin bedelinin, alışverişin yapıldığı kredi kartına 7 iş günü içinde aktarılacağı ifade ediliyor. Somut olayda ise hangi bilet bedellerinin iade edildiğinin ve hangi tutarların geri ödenmediğinin, Biletix işlem kayıtlarıyla kredi kartı ekstrelerinin karşılaştırılması sonucunda belirlenmesi gerekiyor. ÖNCE BİLETİX’TEN AYRINTILI İADE BELGESİ İSTENMELİ Bazı bilet bedellerinin geri ödenmediğini iddia eden tüketicinin, Biletix’e yazılı başvuru yaparak her bilet için ayrı ayrı şu bilgileri istemesi gerekiyor: İade işleminin yapıldığı tarihİade edilen bilet ve tutar bilgisiİadenin gönderildiği kartın son dört hanesiBanka veya ödeme kuruluşu işlem numarasıARN, RRN veya provizyon referansıİade dekontu ya da işlem belgesi Biletix, kredi kartıyla yapılan alışverişlerde iadenin bankanın bildirdiği provizyon numarası üzerinden gerçekleştirildiğini belirtiyor. Bu nedenle yalnızca “iade yapıldı” şeklindeki bir açıklama yerine, işlemin banka tarafından takip edilebileceği referans numarasının talep edilmesi önem taşıyor. BANKAYA İŞLEM İTİRAZI YAPILABİLİR Bilet satış şirketinin iptal veya iade etmesi gereken bedel kredi kartında görünmüyorsa, kartın bağlı bulunduğu bankaya işlem itirazı yapılabilir. Garanti BBVA, işyerinin iptal veya iade etmesi gereken tutarın kartta görünmemesi ya da hatalı görünmesi durumunda iptal belgesiyle birlikte işlem itirazı yapılabileceğini bildiriyor. Başvuruya bilet satın alma belgesi, iptal ekranı, tarih değişikliği bildirimi, kredi kartı ekstreleri ve Biletix ile yapılan yazışmalar eklenmeli. İtiraz gerekçesi, işlemin kart sahibi tarafından yapılmadığı değil, iptal edilen işlem bedelinin kısmen veya tamamen karta yansımadığı şeklinde belirtilmeli. SONUÇ ALINAMAZSA TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ Biletix tarafından geçerli bir iade belgesi sunulamaması veya geri ödenmediği iddia edilen tutarların başvuruya rağmen ödenmemesi durumunda Tüketici Hakem Heyetine başvurulabilir. Ticaret Bakanlığına göre 2026 yılında değeri 186 bin liranın altında bulunan tüketici uyuşmazlıkları il veya ilçe tüketici hakem heyetlerinin görev alanında bulunuyor. Başvurular e-Devlet üzerinden de yapılabiliyor. Başvuru dosyasına ödeme belgesi, bilet ve iptal kayıtları, kredi kartı ekstreleri, şirketle yapılan yazışmalar ve geri ödenmediği ileri sürülen tutarın hesabı eklenmeli. İADE BANKAYA GÖNDERİLDİYSE TBB YOLU AÇIK Biletix’in iadeyi bankaya gönderdiğini geçerli bir işlem numarasıyla belgelemesine rağmen bedelin kredi kartına yansımadığı anlaşılırsa, uyuşmazlık banka işlemi yönünden değerlendirilir. Bu durumda önce bankaya yazılı başvuru yapılması gerekiyor. Türkiye Bankalar Birliği, kredi kartı uyuşmazlıklarında bankanın yanıt süresinin 20 gün olduğunu belirtiyor. Bankanın cevabının yeterli bulunmaması veya süresinde cevap verilmemesi hâlinde TBB Bireysel Müşteri Hakem Heyetine başvurulabiliyor. İADE SÜRECİNİ BELGELER ORTAYA ÇIKARACAK Bazı bilet bedellerinin geri ödenmediği yönündeki iddianın doğrulanabilmesi için iptal edilen biletlerin, Biletix tarafından oluşturulan iade işlemlerinin ve kredi kartı hareketlerinin tek tek karşılaştırılması gerekiyor. Biletix’in geçerli banka referans numarası sunması hâlinde işlemin bankadaki durumu araştırılabilecek. Böyle bir belge sunulamaması durumunda ise geri ödenmediği iddia edilen bilet bedelleriyle ilgili sorumluluk bilet satış şirketinin kayıtları üzerinden değerlendirilecek.

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Haber

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Cumhuriyet Halk Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 27 Şubat 2026 Cuma günü Giresun’da tarım politikaları odağında bir dizi ziyaret ve toplantı gerçekleştirecek. CHP İl Başkanlığı tarafından paylaşılan programa göre Solakoğlu’nun Giresun temasları sabah saatlerinde başlayacak. Program kapsamında ilk olarak CHP Giresun İl Başkanlığı’nı ziyaret edecek olan Solakoğlu, il örgütüyle değerlendirme toplantısı yapacak. Giresun’da son yıllarda tarımsal üretimde yaşanan sorunlar kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Artan girdi maliyetleri, fındıkta istikrarsız fiyat oluşumu, rekolte tahminlerine yönelik güven sorunu ve pazarlama kanallarındaki yapısal dengesizlikler üreticilerin en temel sorunları arasında öne çıkıyor. Özellikle küçük ölçekli üreticiler, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artış nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşadıklarını ifade ederken, tarımsal destekleme politikalarının yeterliliği ve zamanlaması da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra kırsalda nüfusun yaşlanması, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve arazi parçalanması gibi yapısal sorunlar, Giresun tarımının sürdürülebilirliği açısından dikkat çekiyor. Program kapsamında Sencer Solakoğlu ve beraberindeki heyetin; üreticiler, muhtarlar ve fındık sanayi kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek sahadaki sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunması planlanıyor. Günün devamında Giresun Fındık Borsası, Giresun Ziraat Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’na ziyaretler gerçekleştirilecek. Ziyaretlerde başta fındık olmak üzere bölgenin tarımsal üretim yapısı, piyasa koşulları ve üreticilerin karşılaştığı sorunların ele alınması öngörülüyor. Yetkililer, saha ziyaretleri sırasında elde edilecek tespitler ve paydaş görüşlerinin CHP’nin tarım ve orman politikalarına yönelik çalışmalara önemli katkı sunmasının hedeflendiğini belirtti. Sencer Solakoğlu’nun Giresun programının gün boyu sürmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.