Hava Durumu

#Gelenek

giresunsonhaber - Gelenek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelenek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Haber

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Giresun’da yayla kültürünün en köklü miraslarından biri olan otçu göçü geleneği, bu yıl iki ayrı organizasyonla gündeme geldi. Biri Karabulduk-Erköy hattında, diğeri Espiye Karaovacık Yaylası’nda yapılacak etkinlikler; aynı kültürel hafızadan beslenmesine rağmen tarih, rota, düzenleyen kurum ve organizasyon yapısı bakımından birbirinden ayrılıyor. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, 4-5 Temmuz tarihlerinde Erköy ev sahipliğinde yapılırken; Espiye Belediyesi tarafından organize edilen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği ise 11-12 Temmuz’da Karaovacık Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Giresun’da aynı gelenek, bu yıl iki ayrı coğrafyada yaşatılacak. Bir tarafta Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer tarafta 27 yıllık Karaovacık Yaylası buluşması var. İki etkinlik de otçu göçü kültürünü yaşatmayı hedefliyor; ancak her biri kendi bölgesinin tarihini, aidiyetini ve yayla yolculuğunu temsil ediyor. AYNI GELENEK, FARKLI COĞRAFYA Otçu göçü, Karadeniz’in yaylacılık kültüründe yalnızca bir şenlik adı değil; köyden yaylaya uzanan mevsimlik yaşamın, üretimin, imecenin, hayvancılığın ve hemşehrilik bağlarının ortak hafızasıdır. Bu nedenle Giresun’un farklı bölgelerinde aynı gelenek, farklı adlarla ve farklı tarihlerde yaşatılabiliyor. Karabulduk-Erköy hattındaki etkinlik daha çok köy, dernek ve çevre yaylalar merkezli bir kültür buluşması olarak öne çıkarken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Espiye Belediyesi öncülüğünde 27 yıldır sürdürülen daha geniş ölçekli bir yayla organizasyonu kimliği taşıyor. KARABULDUK-ERKÖY HATTINDA 4. BULUŞMA Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez gerçekleştiriliyor. Afişte yer alan bilgilere göre etkinlik, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda otçu göçü kampının kurulmasıyla başladı. Programın ikinci gününde ise 5 Temmuz 2026 saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edilerek festival programı sürdürüldü. Programın saat 10.00’da başlaması planlandı. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu imzasıyla duyuruldu. Davette, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen festivale katılımdan onur duyulacağı belirtildi. KÖYDEN YAYLAYA UZANAN HAFIZA Karabulduk-Erköy Otçu Göçü Festivali, yalnızca sahne etkinliği ya da eğlence programı olarak görülmüyor. Bu organizasyon, köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki bağı diri tutan yerel bir hafıza çalışması niteliği taşıyor. Geçmişte otçu göçü; hayvanların yaylaya çıkarılması, otlakların değerlendirilmesi, ailelerin yaz döneminde yayla yaşamına geçmesi ve köy-yayla düzeninin başlaması anlamına geliyordu. Bugün ise aynı gelenek, festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden görünür hale getiriliyor. Karabulduk ve çevre yaylaları açısından bu etkinlik; gurbetten memlekete dönüşü, köy aidiyetini, komşuluk bağlarını ve kuşaklar arası kültürel aktarımı temsil ediyor. KARAOVACIK’TA 27 YILLIK GELENEK Giresun’da otçu göçü kültürünün bir diğer önemli adresi ise Karaovacık Yaylası. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak. Belediye tarafından yapılan duyuruda, şenliğin doğa, kültür, gelenek ve hemşehrilik ruhunu bir araya getireceği vurgulandı. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karabulduk-Erköy organizasyonuna göre daha eski ve daha kurumsal bir geçmişe sahip. Bu yıl 27’ncisi yapılacak şenlik, Espiye ve Karaovacık Yaylası çevresinde yayla kültürünün en görünür organizasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor. SILA, GURBET VE YAYLA AYNI SOFRADA BULUŞUYOR Karaovacık Şenliği’nin en güçlü yönlerinden biri, sıla ile gurbeti aynı yayla atmosferinde buluşturması. Yaz aylarında memleketine dönen Giresunlular, yayla şenliklerinde hem akrabalarıyla hem de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Horon, yöresel müzik, geleneksel kıyafetler, yayla havası ve toplu buluşmalar; bu şenlikleri yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültürel devamlılık alanı haline getiriyor. Karaovacık Yaylası’nda yapılacak 27. şenlik de bu yönüyle Espiye’nin yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlarından biri olarak görülüyor. NEDEN FARKLI TARİHLERDE YAPILIYOR? İki etkinliğin farklı tarihlerde yapılması, ilk bakışta karışıklık yaratabiliyor. Ancak bu durum, otçu göçü geleneğinin tek bir kuruma ya da tek bir yaylaya ait olmamasından kaynaklanıyor. Karabulduk-Erköy organizasyonu, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kendi kültürel hattına göre planlanıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye Belediyesi’nin geleneksel takvimi ve Karaovacık Yaylası merkezli organizasyon yapısı üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle iki etkinlik birbirinin alternatifi değil; aynı kültürel mirasın iki ayrı bölgede yaşatılan farklı kolları olarak değerlendiriliyor. ROTALAR DA ORGANİZASYONUN KİMLİĞİNİ GÖSTERİYOR Karabulduk-Erköy hattındaki festivalde hareket ve kamp karakteri öne çıkıyor. Programda Erköy Kırboğazı’nda kamp kurulması, ardından Karabulduk’tan hareket edilmesi dikkat çekiyor. Bu yönüyle organizasyon, köy-yayla arasındaki geleneksel geçişi sembolik olarak yaşatıyor. Karaovacık Şenliği’nde ise merkez, doğrudan Karaovacık Yaylası. Burada belediye organizasyonlu, daha geniş katılımlı, sahne ve yayla buluşması ağırlıklı bir program yapısı öne çıkıyor. HARİTA İLE ANLATILMASI GEREKEN İKİ AYRI HAT Haberin görsel anlatımında iki ayrı harita kutusu kullanılabilir. İlk haritada Karabulduk – Erköy Kırboğazı hattı işaretlenmeli. Bu haritada Karabulduk hareket noktası, Erköy ev sahipliği ve Kırboğazı kamp alanı ayrı ayrı gösterilebilir. İkinci haritada ise Espiye – Karaovacık Yaylası hattı öne çıkarılmalı. Burada Espiye ilçe merkezi ile Karaovacık Yaylası şenlik alanı arasındaki bağlantı gösterilebilir. Bu iki harita, okurun iki etkinliğin aynı gelenekten beslendiğini ama farklı coğrafi hatlara sahip olduğunu daha kolay anlamasını sağlar. KÜLTÜRÜN PARÇALANMASI DEĞİL, YEREL SAHİPLENMENİN GÖSTERGESİ Aynı adla ya da benzer adlarla farklı bölgelerde otçu göçü etkinliklerinin yapılması, bir dağınıklık değil; aksine yerel sahiplenmenin göstergesi olarak okunmalı. Karabulduk-Erköy festivali, Karabulduk ve çevre yaylalarının kendi köy-yayla hafızasını yaşatıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye ve Karaovacık Yaylası merkezli 27 yıllık bir geleneği sürdürüyor. İki organizasyonun da ortak hedefi aynı: yayla kültürünü yaşatmak, hemşehrilik bağlarını güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara aktarmak. GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ FARKLI KOLLARDAN YAŞATILIYOR Giresun’da bu yıl peş peşe yapılacak otçu göçü organizasyonları, yayla kültürünün kent genelinde hâlâ güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Karabulduk-Erköy hattındaki 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali daha yerel, köy ve dernek merkezli bir kimlik taşırken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği 27 yıllık geçmişiyle daha kurumsal ve geniş katılımlı bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Farklı tarihlerde, farklı rotalarda ve farklı kurumlar tarafından düzenlenseler de iki etkinlik de Giresun’un ortak kültür hafızasına hizmet ediyor. YOLLAR FARKLI, GELENEK AYNI Giresun’da otçu göçü bu yıl iki ayrı rota üzerinden yeniden sahneye çıkıyor. Bir yanda Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer yanda Karaovacık Yaylası’nda 27 yıldır sürdürülen büyük buluşma var. Yollar farklı, takvim farklı, organizasyonlar farklı; ancak yaşatılmak istenen değer aynı: yaylaya çıkan insanın doğayla, kültürle, hemşehrilikle ve geçmişiyle kurduğu bağ.

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK Haber

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK

GELENEKSEL OTÇU GÖÇÜ FESTİVALİ 4-5 TEMMUZ’DA YAPILACAK Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin düzenlediği Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez Erköy ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Festival, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda kampın kurulmasıyla başlayacak, 5 Temmuz’da Karabulduk’tan hareket ve program açılışıyla devam edecek. FESTİVAL PROGRAMI 4 TEMMUZ’DA BAŞLAYACAK Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği, Geleneksel Otçu Göçü Festivali’nin dördüncüsünü 4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenleyecek. Festival programı 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda Otçu Göçü kampının kurulmasıyla başlayacak. Katılımcılar 5 Temmuz 2026’da saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edecek. Festival programı aynı gün saat 10.00’da başlayacak. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu’nun düzenleme komitesi adına yaptığı davetle duyuruldu. KARABULDUK’TAN YAYLALARA UZANAN KÜLTÜR BULUŞMASI Otçu göçü, Karadeniz’de köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki en güçlü bağlardan biri olarak yaşatılıyor. Geçmişte hayvancılık, üretim, mevsimlik göç ve yayla yaşamı etrafında şekillenen bu gelenek, bugün kültürel hafızayı koruyan bir buluşmaya dönüşmüş durumda. Karabulduk ve çevre yaylalarında yaşayanlar için otçu göçü yalnızca yaylaya çıkış anlamı taşımıyor. Bu gelenek, köyün ortak hafızasını, imece anlayışını, aile bağlarını, gurbetten memlekete dönüşleri ve kuşaklar arasında aktarılan yayla kültürünü birlikte temsil ediyor. DÖRDÜNCÜ YILA TAŞINAN GELENEK Bu yıl dördüncüsü yapılacak festival, geçmiş yıllarda başlayan kültürel sahiplenmenin devamı olarak hazırlanıyor. İlk organizasyonlardan itibaren amaç, Karabulduk’un yayla kültürünü görünür kılmak, otçu göçü geleneğini genç kuşaklara aktarmak ve çevre yaylalarla birlikte ortak bir kültür zemini oluşturmaktı. Festivalin önceki yıllarda devam etmesi, köy halkının ve çevre yaylalardan katılanların bu geleneğe sahip çıktığını gösterdi. Her yıl yeniden kurulan kamp düzeni, Karabulduk’tan yapılan hareket ve yaylada gerçekleşen buluşma, organizasyonu yalnızca bir etkinlik olmaktan çıkarıp bölgenin kültürel takviminde yer edinen bir programa dönüştürdü. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, yayla kültürünün zayıflamaması, köy-yayla bağının kopmaması ve geçmişten gelen göç hafızasının unutulmaması için ortaya çıktı. Karadeniz’de yaylaya çıkış geleneği uzun yıllar boyunca üretim, hayvancılık ve mevsimlik yaşam düzeninin doğal bir parçasıydı. Zamanla yaşam biçiminin değişmesi, köylerden göçün artması ve genç kuşakların yayla kültüründen uzaklaşması, bu tür geleneklerin festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden canlandırılmasını önemli hale getirdi. Karabulduk Köyü ve çevre yaylaları da bu nedenle otçu göçünü yalnızca geçmişte kalan bir hatıra olarak değil, bugün yaşatılması gereken ortak bir değer olarak ele alıyor. GEÇMİŞ YILLARDA KÜLTÜREL HAFIZA GÜÇLENDİ Festivalin önceki yıllarında köy halkı, çevre yaylalardan gelen katılımcılar ve gurbetten memlekete dönen vatandaşlar aynı programda buluştu. Otçu göçü teması etrafında kurulan birliktelik, hem eski kuşakların hatıralarını canlı tuttu hem de gençlerin bu geleneği yerinde görmesine imkân sağladı. Kamp düzeni, toplu hareket, yayla buluşması ve program etkinlikleri festivalin ana karakterini oluşturdu. Böylece Karabulduk’un yayla geçmişi, yalnızca anlatılan bir kültür olmaktan çıkarak her yıl yeniden yaşanan bir geleneğe dönüştü. ERKÖY EV SAHİPLİĞİNDE YENİ BULUŞMA Geleneksel Otçu Göçü Festivali’nin bu yılki adresi Erköy olacak. Erköy Kırboğazı’nda kurulacak kamp, 5 Temmuz’daki hareket ve programla birlikte festivalin merkezini oluşturacak. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği’nin organizasyonuyla yapılacak festival, yayla kültürünü korumak, köyler arası dayanışmayı güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara taşımak amacıyla düzenlenecek.

BİNLERCE KİŞİ AKSU FESTİVALİ İÇİN YÜRÜDÜ Haber

BİNLERCE KİŞİ AKSU FESTİVALİ İÇİN YÜRÜDÜ

BİNLERCE KİŞİ AKSU FESTİVALİ İÇİN YÜRÜDÜ Giresun’da 49’uncu Uluslararası Giresun Aksu Festivali başladı. Festival yürüyüşüne binlerce kişi katıldı, Atatürk Meydanı’nda festival ateşi yakıldı. Giresun Belediyesi tarafından 17-24 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen 49’uncu Uluslararası Giresun Aksu Festivali, kent merkezindeki festival yürüyüşüyle başladı. Yeniyol mevkisindeki Çotanak İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Gazi Caddesi güzergâhından Atatürk Meydanı’na kadar sürdü. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, vatandaşlarla birlikte yürüyüşe katıldı. Belediye bandosunun marşları eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte her yaştan vatandaş festival coşkusuna ortak oldu. FESTİVAL ATEŞİ ATATÜRK MEYDANI’NDA YAKILDI Yürüyüşün ardından vatandaşlar Atatürk Meydanı’nda toplandı. Meydanda düzenlenen programda festival ateşi yakıldı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, burada yaptığı konuşmada 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Uluslararası Giresun Aksu Festivali’nin aynı coşku içinde kutlandığını söyledi. Köse, milli bayram kutlamalarına büyük önem verdiklerini belirterek, alandaki kalabalığın enerjisinden mutluluk duyduğunu ifade etti. KÖSE: “GİRESUN’UN ÖZÜNÜ YAŞATIYORUZ” Festivalin Giresun’un tanıtımına katkı sunduğunu vurgulayan Köse, Aksu geleneğinin şehir kültürü açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Başkan Köse, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “3 bin yıllık bir gelenek festivalde canlandırılıyor. Giresun’umuzun özü olan festivalimizi kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Festivalimizde eğlence dolu etkinliklerimiz bulunuyor. Hepsi birbirinden coşkulu konserlerimiz programlarda yer alıyor. Festivalimize katılarak bizleri onurlandıran İstanbul Büyükçekmece Belediyesi, Artvin Arhavi Belediyesi, GİFSAD Giresun Belediyesi Halk Dansları, Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Halk Dansları Topluluğu, yurt dışından Kosova, Kuzey Osetya ve Gürcistan ekiplerine teşekkür ediyorum. Tüm vatandaşlarımızı 20 Mayıs Çarşamba günü Aksu Festival sahasına bekliyor, hepinize iyi eğlenceler diliyorum.” KONUKLAR FESTİVAL COŞKUSUNA ORTAK OLDU Programda CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Sagae Belediye Başkanı Masaaki Saito ve Kosova Vustri Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Berat Maxhuni de selamlama konuşması yaptı. Festival, 24 Mayıs’a kadar konserler, halk dansları gösterileri ve çeşitli etkinliklerle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.