Hava Durumu

#Gazetecilik

giresunsonhaber - Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BEKİR BAYRAM: “SANSÜR, TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINI ENGELLER” Haber

BEKİR BAYRAM: “SANSÜR, TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINI ENGELLER”

BEKİR BAYRAM: “SANSÜR, TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINI ENGELLER” Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, gazetecilerin baskı ve sansür olmadan görev yapabilmesi gerektiğini vurguladı. Bayram, özgür basının yalnızca gazeteciler için değil, toplumun doğru bilgiye ulaşması açısından da temel bir güvence olduğunu ifade etti. Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, basın özgürlüğü ve sansür konusunda yaptığı açıklamada gazeteciliğin kamu adına denetim görevine dikkat çekti. Basının yalnızca kurum ve kişilerin açıklamalarını aktarmakla sınırlı olmadığını belirten Bayram, “Gazetecinin görevi, olayları olduğu gibi aktarmak, kamuoyunu bilgilendirmek ve toplumun haber alma hakkını korumaktır. Basın, yalnızca açıklamaları yayımlayan bir araç değildir. Aynı zamanda yanlışları sorgulayan, eksiklikleri ortaya koyan ve kamu adına hesap sorabilen önemli bir güçtür. Bu görevin sağlıklı biçimde yerine getirilebilmesi için basın özgürlüğünün güvence altında olması gerekir” dedi. “GAZETECİNİN KALEMİNE MÜDAHALE EDİLMEMELİ” Sansürün yalnızca haberlerin yayımlanmasının engellenmesiyle sınırlı olmadığını, gazetecilere yönelik baskı ve tehditlerin de basın özgürlüğünü olumsuz etkilediğini belirten Bayram, “Gazetecinin kalemine müdahale edilmesi, haberin içeriğinin baskıyla değiştirilmek istenmesi ya da kamuoyunun bilmesi gereken bilgilerin gizlenmesi, toplumun haber alma hakkına zarar verir. Elbette gazetecilik meslek ilkeleri, doğruluk, tarafsızlık, kişilik hakları ve hukuki sorumluluklar çerçevesinde yürütülmelidir. Ancak bu ilkeler, gazetecileri susturmanın veya eleştirel haberleri engellemenin gerekçesi hâline getirilmemelidir” ifadelerini kullandı. Yerel basının kentlerin hafızasını koruyan ve vatandaşların sorunlarını gündeme taşıyan önemli bir görev üstlendiğini vurgulayan Bayram, gazetecilerin ekonomik, siyasi ve mesleki baskılardan uzak çalışabilmesi gerektiğini söyledi. “ÖZGÜR BASIN, TOPLUMUN GÖZÜ, KULAĞI VE SESİDİR” Giresun Gazeteciler Derneği olarak basın özgürlüğünü ve gazetecilik meslek ilkelerini savunmaya devam edeceklerini belirten Bayram, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Basın özgürlüğü, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Eleştirinin olmadığı, soruların sorulamadığı, yanlışların gündeme getirilemediği bir ortamda toplumun sağlıklı bilgiye ulaşması mümkün değildir. İstediğimiz ayrıcalık değil, gazetecilik mesleğinin özgürce yapılabilmesidir. Sansürün değil özgürlüğün, baskının değil hukukun, susturmanın değil düşünce ve ifade özgürlüğünün egemen olduğu bir basın ortamı istiyoruz. Çünkü özgür basın, toplumun gözü, kulağı ve sesidir.”

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!” Haber

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!”

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN ORTAK ÇAĞRI: “SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK!” Türkiye'nin önde gelen basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve erişim engellerine tepki göstermek amacıyla ortak eylem kararı aldı. Gazeteciler, TELE1'e kayyım atanmasının birinci yıl dönümü olan 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00'te birçok kentte eş zamanlı basın açıklamaları gerçekleştirecek. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş ve gazetecilik alanında faaliyet gösteren diğer meslek örgütleri, basın özgürlüğüne ilişkin ortak açıklama yayımladı. “Sansüre hayır, habere özgürlük” çağrısıyla yapılan açıklamada, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle karşılaştıkları adli işlemler, medya kuruluşlarının yönetimlerine yapılan müdahaleler ve internet yayınlarına getirilen erişim engelleri eleştirildi. “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Basın meslek örgütleri, gazetecilerin özgürce çalışabilmesinin toplumun haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil tüm toplumun temel hakkıdır. Gerçeğin susturulmasına, halkın haber alma hakkının engellenmesine ve tüm toplum kesimlerinin sansüre maruz bırakılmasına karşı sesimizi yükseltiyoruz.” Açıklamada, gazetecilerin haberleri ve eleştirileri nedeniyle gözaltına alınmasına, tutuklanmasına ve ev hapsine tabi tutulmasına karşı çıkılarak, “Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak, soru sormak, eleştirmek ve kamu adına denetlemek anayasal güvence altındaki haklardır” denildi. 24 EKİM'DE BİRÇOK KENTTE EŞ ZAMANLI EYLEM Ortak eylem için TELE1 televizyonuna 24 Ekim 2025 tarihinde kayyım atanmasının birinci yıl dönümü seçildi. Basın meslek örgütleri, Halk TV'ye yönelik kayyım kararına ve çeşitli internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki göstererek gazetecileri ve yurttaşları ortak basın açıklamalarına davet etti. 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00'te Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde eş zamanlı eylemler düzenleneceği duyuruldu. Açıklamada siyasi partilere, sendikalara, barolara, insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarına da katılım çağrısı yapıldı. “BİZ SUSARSAK GERÇEKLER KARANLIKTA KALIR” Basın meslek örgütleri, ortak çağrılarında gazeteciliğin kamuyu bilgilendirme ve yönetenleri denetleme işlevine dikkat çekti. Meslek örgütlerinin açıklaması şu sözlerle sona erdi: “Biz susarsak gerçekler karanlıkta kalır. Biz yazamazsak halk öğrenemez. Biz soramazsak iktidar sahipleri hesap vermez.” Gazeteciler, 24 Ekim'de düzenlenecek eş zamanlı buluşmalarda “Basın hürdür, sansür edilemez” mesajını kamuoyuyla paylaşacak.

DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU Haber

DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU

TİREBOLULU GAZETECİ HALDUN DOMAÇ, MEMLEKETİNDE GENÇ İLETİŞİMCİLERLE BULUŞTU Türk spor basınının deneyimli isimlerinden, Tirebolu doğumlu gazeteci ve spor yorumcusu Haldun Domaç, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesinde (TİF) öğrencilerle bir araya geldi. Yaklaşık yarım asra uzanan gazetecilik deneyimini paylaşan Domaç, spor medyasının dönüşümünü, dijital yayıncılığı ve futbolun endüstrileşmesini anlattı. Günaydın gazetesinde başlayan meslek hayatını Türkiye'nin önemli gazetelerinde, televizyon kanallarında ve dijital platformlarda sürdüren Domaç, gazetecilik eğitimi alan gençlere mesleki tavsiyelerde bulundu. Söyleşinin ardından öğrencilerin sorularını yanıtlayan deneyimli gazeteciye fakülte yönetimi tarafından plaket takdim edildi. Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi, basın ve yayın sektörünün deneyimli isimlerini öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor. Fakültenin bu kez konuğu, Türk spor gazeteciliğinin tanınmış isimlerinden Haldun Domaç oldu. Akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı söyleşi programında Domaç, gazeteciliğe başladığı yıllardan günümüzdeki dijital yayıncılığa kadar meslekte yaşanan değişimleri kendi deneyimlerinden örneklerle anlattı. YAĞBASAN: “SEKTÖRÜN DENEYİMLİ İSİMLERİNİ ÖĞRENCİLERİMİZLE BULUŞTURUYORUZ” Programın açılış konuşmasını yapan Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yağbasan, öğrencilerin mesleki gelişimlerinde sektör temsilcileriyle doğrudan iletişim kurmalarının önemine dikkat çekti. Fakülte olarak basın ve yayın dünyasında deneyim kazanmış isimleri konuk ettiklerini belirten Yağbasan, bu buluşmalar sayesinde öğrencilerin gazeteciliğin uygulama alanlarını ve mesleğin değişen koşullarını daha yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade etti. Yağbasan, benzer söyleşi ve etkinliklerin akademik dönem boyunca sürdürüleceğini bildirdi. DOMAÇ, SPOR GAZETECİLİĞİNİN DÖNÜŞÜMÜNÜ ANLATTI Açılış konuşmasının ardından öğrencilerle buluşan Haldun Domaç, gazetecilik mesleğine başladığı yıllardaki çalışma koşullarını, spor muhabirliğini ve televizyon yorumculuğuna uzanan kariyerini değerlendirdi. Kendi yaşamından ve meslek hayatından örnekler veren Domaç, geleneksel basın kuruluşlarından dijital platformlara uzanan süreçte gazeteciliğin geçirdiği değişime değindi. Yeni medyanın haber üretimi, yayıncılık ve izleyiciyle iletişim açısından sunduğu olanakları anlatan Domaç, dijital platformlarda içerik üretiminin spor gazeteciliğindeki yerini ele aldı. FUTBOLUN ENDÜSTRİLEŞMESİ VE YENİ MEDYA ELE ALINDI Söyleşinin önemli başlıklarından birini futbolun ekonomik ve ticari açıdan geçirdiği dönüşüm oluşturdu. Domaç, futbolun yalnızca sportif sonuçlarla sınırlı kalmayarak yayın hakları, sponsorluklar, kulüp ekonomileri ve dijital yayıncılıkla bağlantılı büyük bir sektöre dönüşmesini değerlendirdi. Bu değişimin spor gazeteciliğine ve yorumculuğuna yansımalarına değinen deneyimli gazeteci, mesleğe hazırlanan öğrencilerle görüş ve önerilerini paylaştı. ÖĞRENCİLERİN SORULARINI YANITLADI Programın son bölümünde gazeteci adayı öğrenciler, spor medyası, gazetecilik deneyimleri, televizyon yorumculuğu ve yeni iletişim teknolojileri üzerine Haldun Domaç'a sorular yöneltti. Domaç'ın öğrencilerin sorularını yanıtlamasının ardından söyleşi sona erdi. Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Yağbasan, programa katılımı ve mesleki deneyimlerini öğrencilerle paylaşması dolayısıyla Haldun Domaç'a plaket takdim etti. HALDUN DOMAÇ KİMDİR? TİREBOLU'DAN TÜRK SPOR BASININA UZANAN KARİYER 2 Ağustos 1957 tarihinde Giresun'un Tirebolu ilçesinde dünyaya gelen Haldun Domaç, gazetecilik, spor yazarlığı, televizyon programcılığı ve futbol yorumculuğuyla Türk spor medyasında uzun yıllardır görev yapan isimlerden biri. İlkokul eğitimine Bulancak Atatürk İlkokulunda başlayan Domaç, daha sonra İstanbul'a taşındı. Öğrenimini Fatih Ulubatlı Hasan İlkokulu, Ahmet Rasim Ortaokulu ve Pertevniyal Lisesinde sürdürdü. 1974 yılında Pertevniyal Lisesinden mezun olan Domaç, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümündeki yükseköğrenimini tamamladı. GAZETECİLİĞE GÜNAYDIN GAZETESİNDE BAŞLADI Haldun Domaç, profesyonel gazetecilik kariyerine 1979 yılında Günaydın gazetesinde başladı. İlk yıllarında ekonomi ve spor muhabirliği yaptı. Sonraki dönemlerde Gölge Adam gazetesinde spor müdürlüğü, Türk Spor Ajansında yazı işleri müdürlüğü, Fotospor'da haber müdürlüğü ve Cumhuriyet gazetesinde spor istihbarat şefliği görevlerinde bulundu. Fanatik, Fotomaç ve Sabah gibi gazetelerde spor yazarlığı yapan Domaç, Türkiye Futbol Federasyonunda basın danışmanlığı görevini de üstlendi. İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulunda basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü yapan Domaç, Power FM'de haber müdürü olarak da çalıştı. TELEVİZYONDA SPOR YAYINCILIĞININ TANINAN İSİMLERİNDEN OLDU Yazılı basındaki deneyimini televizyon yayıncılığına taşıyan Haldun Domaç, Show TV'de spor servisi yöneticiliği, Kanal D'de ise spor servisi müdür yardımcılığı yaptı. TRT'de yayımlanan Spor Stüdyosu, Futbol Vizyon, Futbol Albümü ve Yaşasın Spor gibi programlarda çeşitli yayıncılık görevleri üstlendi. TGRT'de Tele Kritik, Show TV'de Markaj ve Flash TV'de Lig Dosyası gibi yapımlarda çalıştı. Beykent TV'nin kurucu genel müdürlüğünü de üstlenen Domaç, 2014 yılında A Spor'da yorumculuğa başladı. Futbol gündemine ilişkin değerlendirmeleri ve spor analizleriyle televizyon yayıncılığında uzun yıllar görev yaptı. GİRESUNSPOR YÖNETİCİLİĞİ DE YAPTI Haldun Domaç'ın sporla ilişkisi gazetecilik ve yorumculuğun ötesine uzanıyor. Gençlik yıllarında İstanbul'da çeşitli amatör futbol takımlarında forma giyen Domaç, Sarıyer Spor Kulübünün profesyonel kadrosunda da yer aldı. Futbol hakemliği ve antrenörlük alanlarında eğitim aldı. Spor yöneticiliği konusunda da görevler üstlenen Domaç, Sarıyer'de bir dönem, Giresunspor'da ise dört dönem yöneticilik yaptı. Giresunspor yönetiminde görev alması, Tirebolu doğumlu gazetecinin memleketiyle spor alanındaki bağlarının önemli bir bölümünü oluşturdu. DİJİTAL YAYINCILIKTA DA FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYOR Gazete muhabirliğiyle başlayan meslek hayatında yazılı basın, radyo ve televizyon yayıncılığının farklı aşamalarında çalışan Haldun Domaç, dijital medya alanında da içerikler üretiyor. Kendi adını taşıyan YouTube kanalında futbol gündemi, kulüpler, karşılaşmalar ve spor dünyasındaki gelişmeler üzerine değerlendirmeler yayımlıyor. Böylece geleneksel gazetecilikten dijital yayıncılığa uzanan meslek geçmişiyle farklı medya dönemlerinde görev yapmış gazeteciler arasında yer alıyor. YILLAR SONRA MEMLEKETİNDE GAZETECİ ADAYLARIYLA BULUŞTU Tirebolu'da dünyaya gelen, meslek hayatını İstanbul'da sürdüren ve Türk spor basınında uzun yıllar görev yapan Haldun Domaç'ın Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesindeki söyleşisi, deneyimli bir gazetecinin mesleki birikimini memleketindeki genç iletişimcilerle paylaşmasına vesile oldu. Gazeteciliğe başladığı dönemin çalışma koşullarından dijital medyanın bugünkü olanaklarına kadar birçok başlığı ele alan Domaç, öğrencilerin mesleğin farklı alanlarını yakından tanımasına katkı sundu. Söyleşi, Türk spor medyasında yaklaşık yarım asırlık deneyime sahip Tirebolulu gazeteci Haldun Domaç ile geleceğin gazeteci ve iletişimcilerini aynı çatı altında buluşturdu.

​​​​​​​KAMUDAN BİLGİ ALMANIN YOLLARI GİRESUN’DA MASAYA YATIRILDI Haber

​​​​​​​KAMUDAN BİLGİ ALMANIN YOLLARI GİRESUN’DA MASAYA YATIRILDI

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ KAMUDAN BİLGİ ALMANIN YOLLARI GİRESUN’DA MASAYA YATIRILDI Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Türkiye genelinde sürdürdüğü “Bilgi Edinme Hakkı: Şeffaflık için Güçlü Bir Araç” eğitim serisinin Giresun ayağı gerçekleştirildi. Gazeteciler, bilgi edinme başvurularının nasıl hazırlanacağından reddedilen taleplerde izlenecek hukuki yollara kadar birçok başlığı uygulamalı olarak ele aldı. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) tarafından düzenlenen Bilgi Edinme Hakkı Eğitimi, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Giresun’da gerçekleştirildi. Giresun Gazeteciler Derneği’nde düzenlenen programa gazeteciler başta olmak üzere farklı meslek ve çalışma alanlarından katılımcılar ilgi gösterdi. IPI’nin daha önce duyurduğu programda eğitmenlik görevini gazeteci Gülin Çavuş ve Damla Tarhan ile Avukat Mustafa Gökhan Tekşen üstlendi. IPI’nin Giresun programı için yaptığı duyuruda da eğitimin bilgi edinme hakkının somut örnekler üzerinden etkin biçimde kullanılmasına odaklanacağı belirtilmişti. BİLGİ EDİNME BAŞVURUSU NASIL SONUÇ ALIR? Eğitimde, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarından bilgi ve belge talep edilirken dikkat edilmesi gereken noktalar anlatıldı. Özellikle bilgi edinme başvurusunun doğru hazırlanması, talep edilen bilgi veya belgenin açık biçimde tanımlanması, kurumlardan gelen cevapların değerlendirilmesi ve alınan verilerin gazetecilik çalışmalarında nasıl kullanılabileceği üzerinde duruldu. IPI’nin eğitim serisinin temel başlıkları arasında sonuç almaya yönelik başvuru hazırlanması, gelen yanıtların haber ve araştırmalarda kullanılması, cevaplanmayan veya reddedilen başvurular karşısında izlenebilecek hukuki yollar ile bilgi edinme hakkının şeffaflık ve hesap verebilirlik amacıyla kullanılması yer alıyor. REDDEDİLEN BAŞVURULARDA HUKUKİ YOLLAR ANLATILDI Programın önemli başlıklarından biri de kamu kurumlarının bilgi taleplerini reddetmesi veya başvurulara cevap vermemesi durumunda kullanılabilecek hukuki mekanizmalar oldu. Gazetecilere, bilgi edinme sürecinin yalnızca bir dilekçe gönderilmesinden ibaret olmadığı; başvurunun hazırlanmasından verilen cevabın değerlendirilmesine ve gerektiğinde itiraz süreçlerinin işletilmesine kadar bütün aşamaların dikkatle takip edilmesi gerektiği aktarıldı. BİLGİ EDİNME, HABERCİLİĞİN ARAŞTIRMA ARACINA DÖNÜŞÜYOR Eğitimde bilgi edinme hakkının özellikle araştırmacı gazetecilik açısından taşıdığı önem de ele alındı. Kamu yatırımları, belediye kararları, ihaleler, imar uygulamaları, çevre, ulaşım, kamu harcamaları ve kurumların faaliyetleri gibi birçok konuda gazetecilerin doğrudan belgeye ulaşabilmesinin, haberlerin doğrulanabilir veriler üzerine kurulması açısından önemli olduğu vurgulandı. Bu kapsamda bilgi edinme başvurularının, yalnızca idari bir işlem değil, haber üretiminde belgeye ulaşmanın ve kamusal denetimi güçlendirmenin araçlarından biri olarak kullanılabileceği üzerinde duruldu. GİRESUN’DA UYGULAMALI EĞİTİM Saat 10.00’da başlayan ve yaklaşık dört buçuk saat süren programda katılımcılar, bilgi edinme hakkına ilişkin hukuki çerçeveyi ve uygulamada karşılaşılabilecek sorunları eğitmenlerle birlikte değerlendirme imkânı buldu. IPI’nin Türkiye’nin farklı şehirlerinde sürdürdüğü eğitim serisinin Giresun ayağı da böylece tamamlanmış oldu. Programın sonunda gazeteciler açısından öne çıkan mesaj ise netti: Kamu kurumlarından bilgi istemek yalnızca yasal bir hak değil; doğru kullanıldığında belgelere dayalı gazeteciliğin ve kamu denetiminin önemli araçlarından biri.

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ Haber

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ KAMU KURUMLARINDAN BİLGİ ALMANIN YOLLARI GİRESUN’DA ANLATILACAK Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürdüğü “Bilgi Edinme Hakkı: Şeffaflık için Güçlü Bir Araç” başlıklı eğitim serisini Giresun’a taşıyor. Gazeteciler, sivil toplum örgütleri, aktivistler ve avukatlara yönelik eğitim, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 10.00–14.30 arasında Giresun Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilecek. Programda yalnızca bilgi edinme mevzuatının anlatılması değil, kamu kurumlarından alınmak istenen bilgi ve belgeler için sonuç almaya yönelik başvuruların nasıl hazırlanacağı ve bu belgelerin gazetecilik çalışmalarında nasıl kullanılabileceğinin uygulamalı olarak ele alınması hedefleniyor. BAŞVURU NASIL YAPILACAK, REDDEDİLİRSE NE OLACAK? Eğitimde özellikle gazetecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının sahada sık karşılaştığı sorular üzerinde durulacak. Katılımcılara; bilgi edinme hakkının hukuki dayanakları,kamu kurumlarına etkili bilgi edinme başvurusu hazırlanması,talep edilen bilgi ve belgenin doğru şekilde tarif edilmesi,kurumlardan gelen cevapların araştırma ve haberlerde kullanılması,cevapsız bırakılan başvurular,reddedilen bilgi ve belge taleplerine karşı izlenebilecek hukuki yollar,bilgi edinme hakkının şeffaflık ve kamu denetimi amacıyla kullanılması konularında pratik bilgiler aktarılacak. IPI’nin aynı eğitim serisinin Ankara ayağına ilişkin duyurularda da programın, bilgi edinme başvurularını sıradan bir idari işlem olmaktan çıkararak araştırmacı gazetecilik ve sivil toplum çalışmaları için etkili bir denetim aracına dönüştürmeyi amaçladığı belirtilmişti. EĞİTİMİ GÜLİN ÇAVUŞ VE GÖKHAN TEKŞEN VERECEK Giresun’daki programın eğitmenleri gazeteci Gülin Çavuş ve Damla Tarhan ile Avukat Gökhan Tekşen olacak. Çavuş, medya, yapay zekâ, dezenformasyon ve etik teknoloji alanlarında çalışan gazeteci, araştırmacı ve eğitmen olarak biliniyor. Teyit’in eş kurucuları arasında yer alan Çavuş, daha sonra Yapay Gündem’i kurdu ve medya ile teknoloji ilişkisi üzerine eğitim ve araştırmalar yürüttü. Avukat Gökhan Tekşen ise özellikle basın hukuku ve ifade özgürlüğü alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Tekşen’in önceki IPI eğitimlerinde bilgi edinme başvurularının hukuki zemini ile reddedilen talepler karşısında kullanılabilecek hukuki yollar üzerinde durduğu görülüyor. NEDEN BİLGİ EDİNME HAKKI? Türkiye’de bilgi edinme hakkı, 2003 yılında kabul edilen 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile yasal güvenceye kavuştu. Hak, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle anayasal düzeyde de güvence altına alındı. Ancak yasal düzenlemeye rağmen özellikle gazeteciler ve sivil toplum örgütlerinin kamu kurumlarından bilgi alma süreçlerinde ciddi sorunlarla karşılaştığına ilişkin araştırmalar bulunuyor. IPI’nin Türkiye’de gazeteciler ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, görüşülen kişilerin yarısından fazlası son üç yılda yaptığı bilgi edinme başvurularında sorduğu soruya net bir cevap alamadığını belirtti. Araştırmada katılımcıların yüzde 26’sının bilgi edinme başvurularından “bazen”, yüzde 45’inin ise “nadiren” olumlu sonuç alabildiği aktarıldı. IPI’nin hazırladığı “Türkiye’de Bilgi Edinme Hakkının Mevcut Durumu: Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık İçin Etkili Bir Araç (Mı?)” başlıklı raporda da başvuruların cevapsız bırakılması, bazı kanun maddelerinin geniş yorumlanarak taleplerin reddedilmesi ve başvuru sahiplerinin hukuki yollar konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması temel sorunlar arasında gösteriliyor. GAZETECİLER İÇİN UYGULAMALI HABERCİLİK ARACI IPI’nin eğitim serisinin dikkat çeken yönlerinden biri de bilgi edinme başvurularının doğrudan haber üretim sürecinin bir parçası haline getirilmesini amaçlaması. IPI’nin seriye ilişkin daha önce yayımladığı duyurularda, gazetecilerle bilgi edinme başvurularının haberin merkezine nasıl yerleştirilebileceğinin ve alınan cevapların araştırmacı gazetecilikte somut çıktılara nasıl dönüştürülebileceğinin ele alınacağı belirtilmişti. Bu yönüyle Giresun’daki eğitimde de gazetecilerin yalnızca mevzuatı öğrenmesi değil; örneğin kamu yatırımları, belediye kararları, ihaleler, imar uygulamaları, çevre, ulaşım, kamu harcamaları ve kurumların faaliyetleriyle ilgili bilgi ve belgelerin hangi yöntemlerle talep edilebileceğini uygulamalı biçimde görmesi bekleniyor. IPI’NİN BİLGİ EDİNME PLATFORMU DA BULUNUYOR IPI ayrıca gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerinin yaptıkları bilgi edinme başvurularını kaydedebilecekleri Bilgi Edinme Hakkı Platformunu da kullanıma sunuyor. Platformda başvuruların kayıt altına alınması ve bilgi edinme hakkının kullanımının izlenmesi amaçlanıyor. KATILIM KONTENJANLA SINIRLI 19 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da başlayacak eğitim 14.30’a kadar devam edecek. Etkinlik Giresun Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilecek. Programa katılım kontenjanla sınırlı olacak. Katılmak isteyen gazeteciler, sivil toplum temsilcileri, aktivistler ve avukatların IPI tarafından yayımlanan kayıt formunu doldurmaları gerekiyor. Programla ilgili sorular ise turkiye@ipi.media adresinden IPI Türkiye ekibine iletilebilecek. Giresun’daki programın ardından IPI’nin bilgi edinme hakkı eğitim serisinin Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürülmesi planlanıyor. https://turkiye.ipi.media/ipi-bilgi-edinme-hakki-egitimi-giresunda/

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI Haber

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI

ASIM İNAN: GİRESUN’UN YAŞAYAN HAFIZASI Emekli öğretmen, gazeteci ve araştırmacı yazar Asım İnan; eğitimcilikten yerel basına, köşe yazarlığından kitap çalışmalarına uzanan yaşamıyla Giresun’un yakın tarihini, kent kültürünü, gündelik hayatını ve futbol geçmişini kayıt altına alan isimler arasında yer alıyor. 1950 yılında Giresun’un Tirebolu ilçesinde doğan Asım İnan, meslek yaşamına öğretmen olarak başladı. Uzun yıllar eğitim alanında görev yapan ve çok sayıda öğrenci yetiştiren İnan, emekliliğinin ardından gazetecilik, araştırma ve kitap çalışmalarına ağırlık verdi. Kendi yazılarında doğum yerinin Tirebolu olduğunu ve ilçenin köylerinde öğretmenlik yaptığını da anlattı. (Yeşilgiresun Gazetesi) ÖĞRETMENLİKTEN YEREL BASINA UZANAN YOL İnan’ın gazetecilik serüveni, emeklilik sonrasında başlayan bir uğraştan ibaret olmadı. Öğretmenlik yıllarında gelişen gözlem, araştırma ve anlatma birikimi, zaman içinde yerel basındaki çalışmalarının temelini oluşturdu. 1995 yılında “Şafak 28” adlı gazeteyi yayımlayan İnan, bu döneme ve birlikte çalıştığı isimlere ilişkin anılarını yıllar sonra İzler Dergisi için verdiği röportajda yeniden anlattı. Giresun Işık Gazetesi’nde uzun süre köşe yazıları kaleme alan İnan’ın yazıları, Yeşilgiresun Gazetesi başta olmak üzere çeşitli yerel yayın organlarında okurla buluştu. (Giresun Işık Gazetesi) Yerel basındaki çalışmalarında Giresun’un mahallelerini, unutulmaya yüz tutan mekânlarını, toplumsal değişimini, yerel siyaseti ve spor tarihini ele alan İnan, kişisel tanıklıklarını araştırma ve arşiv belgeleriyle bir araya getirdi. KENTİN GÜNDELİK HAYATINI KAYDA GEÇİRDİ Asım İnan’ın yazılarında kuru bir tarih anlatısından çok yaşanmışlıklar öne çıktı. Eski Giresun sokakları, mahalleler, sinemalar, parklar, liman, ulaşım kültürü, yerel insan portreleri ve zamanla kaybolan alışkanlıklar; kendi tanıklıkları, yıllar içinde topladığı anılar ve arşivindeki fotoğraflarla birlikte anlatıldı. Gazi Caddesi’nden Sokakbaşı’na, Taşbaşı Parkı’ndan limana kadar kentin hafızasında yer tutan birçok alan, İnan’ın yazılarında o mekânlarda yaşayan insanlar ve yaşanan olaylarla birlikte yeniden canlandı. (Yeşilgiresun Gazetesi) Bu çalışmalar, Giresun’un yalnızca fiziki değişimini değil, sosyal ve kültürel dönüşümünü de görünür kıldı. İnan, mekânların tarihini insan hikâyeleriyle birleştirerek kent belleğini gündelik hayat üzerinden yeniden kurdu. “SAHİL YOLU GEÇMEDEN GİRESUN” DÖRT CİLDE ULAŞTI İnan, 2021 yılında yayımlanan “Sahil Yolu Geçmeden Giresun 1” ile Giresun’un sahil yolu öncesindeki kent dokusunu, eski değerlerini, geleneklerini, kültürünü ve insan hikâyelerini kitaplaştırmaya başladı. Aynı yıl serinin ikinci cildi, 2022’de ise üçüncü cildi okurla buluştu. (İlla Kitap) Serinin dördüncü kitabı “Sahil Yolu Geçmeden Giresun 4: Değişik Portreler ve Konular” 2024 yılında yayımlandı. Dilkitap Yayınları tarafından basılan 176 sayfalık kitap, serinin önceki ciltlerinde olduğu gibi Giresun’un insanlarını, mekânlarını ve geçmişten bugüne taşınan hikâyelerini merkezine aldı. (Simurg Kitabevi) İnan, kitaplarını ekonomik kazanç amacıyla değil, Giresun’un geçmişini unutturmamak ve kentin kültürel birikimini Türkiye’nin farklı şehirlerindeki okurlara ulaştırmak için hazırladığını açıkladı. Kitaplarının Giresun dışından da talep gördüğünü belirten İnan, çalışmalarıyla kentin adını, tarihini, örf ve âdetlerini daha geniş bir okur kitlesine taşımayı amaçladığını ifade etti. (Yeşilgiresun Gazetesi) Dört ciltlik seride eski Giresun’un yalnızca fiziki görünümü değil; mekânlarda yaşanan olaylar, kent yaşamına yön veren insanlar ve zaman içinde ortaya çıkan sosyokültürel değişim de ele alındı. Fotoğraf, anı ve tanıklıklarla kurulan anlatı, seriyi aynı zamanda görsel ve sözlü tarih çalışmasına dönüştürdü. (Yeşilgiresun Gazetesi) GİRESUN FUTBOLUNUN YAZILI HAFIZASINI OLUŞTURDU Asım İnan’ın araştırmalarında Giresun futbolu özel bir yer tuttu. 2023 yılında yayımlanan “Giresunspor 9 Nisan” adlı kitabında Giresunspor’un 9 Nisan 1967’de Türkiye İkinci Ligi’ne kabul edilme sürecini, dönemin tanıkları ve futbol tarihine ilişkin ayrıntılarla anlattı. (BKM Kitap) Kitapta dönemin Spor Bakanı Kâmil Ocak, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak ve Giresunspor’un lige alınması için çalışan Beden Terbiyesi İl Müdürü Kemal Müftüoğlu’nun yürüttüğü çalışmalar yer aldı. Bulancakspor ile Görelespor’un profesyonel liglere katılma süreçleri, Karadenizgücü’nün kuruluş hikâyesi, amatör ve köy takımları ile Giresun futbolunda iz bırakan isimler de eserin kapsamına girdi. (Yeşilgiresun Gazetesi) İnan, köşe yazılarında da Giresunspor’un kuruluş yıllarını, unutulmaz futbolcularını, yöneticilerini, taraftarlarını ve karşılaşmalarını kendi tanıklıklarıyla aktardı. Tireboluspor’un geçmişi, Tirebolu’nun eski futbol takımları ve Giresun amatör futbolunun farklı dönemleri de uzun soluklu araştırma ve yazı dizilerinin konuları arasında yer aldı. (Yeşilgiresun Gazetesi) ANI, FOTOĞRAF VE TANIKLIKLARDAN OLUŞAN ARŞİV Kendisine ait fotoğrafları, kent yaşamına ilişkin belgeleri ve yıllar içinde biriktirdiği anıları kitaplarında değerlendiren İnan, geçmişle bugün arasında kalıcı bir bağ kurdu. Gazeteciliği, eğitimciliği ve araştırmacı yazarlığı aynı çizgide buluşturan çalışmaları, Giresun’un toplumsal, kültürel ve sportif belleğinin korunmasına katkı sundu. İnan’ın arşivindeki eski fotoğraflar, yalnızca kentin değişen görünümünü değil; öğretmenleri, esnafı, sporcuları, mahalle sakinlerini ve gündelik hayatın unutulmaya yüz tutan ayrıntılarını da bugüne taşıdı. “Sahil Yolu Geçmeden Giresun” serisi ve futbol araştırmaları, kişisel hafızanın yazılı kent tarihine dönüştüğü kapsamlı bir külliyat oluşturdu. Asım İnan, 2026 yılında da Yeşilgiresun Gazetesi’ndeki köşe yazılarıyla Giresun’un mahallelerini, kent yaşamını ve bölge sporunun geçmişini yeni kuşaklara aktarmayı sürdürdü. (Yeşilgiresun Gazetesi) YAYIMLANMIŞ BAŞLICA ESERLERİ Sahil Yolu Geçmeden Giresun 1 Sahil Yolu Geçmeden Giresun 2 Sahil Yolu Geçmeden Giresun 3: Kerasus Damakta Bir Tattır Giresunspor 9 Nisan Sahil Yolu Geçmeden Giresun 4: Değişik Portreler ve Konular KAYNAKÇA Giresun Işık Gazetesi; Yeşilgiresun Gazetesi ve yazar arşivi; İzler Dergisi röportajına ilişkin yayın; Dilkitap Yayınları kitap kayıtları; “Sahil Yolu Geçmeden Giresun” ve “Giresunspor 9 Nisan” kitaplarının bibliyografik kayıtları.

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor Haber

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor

Yapay zekâ çağında iletişim sektöründeki dönüşümü, eğitim süreçlerinin geleceğini ve öğrencilerin bu yeni döneme nasıl hazırlandığını değerlendiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yönetebilen, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven tesis eden profesyoneller olacağını vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojileri iletişim sektöründeki iş modellerini yeniden yapılandırırken, iletişim eğitimi de bu değişime entegre olacak şekilde güncelleniyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağının iletişim alanında getirdiği değişimleri ve öğrencilerin yarının mesleklerine nasıl hazırlandığını analiz etti. Günümüzde teknolojik ilerlemelerin iletişimi daha erişilebilir kıldığını ancak anlam üretimi ve ortak paydada buluşma süreçlerini zorlaştırdığını belirten Atalay, “Şu an tam anlamıyla bir iletişim çağının içerisindeyiz. İletişim teknolojileri, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda iletişim becerileri konusunda donanımlı olmak, hem özel hem de profesyonel yaşamda ciddi bir fark yaratıyor” dedi. “YAPAY ZEKÂ İNSANI ANALİZ EDEBİLİR AMA HİSSEDEMEZ” Yapay zekânın içerik üretim hızını artırdığını ancak insan yaratıcılığının önemini azaltmadığını kaydeden Prof. Dr. Atalay, gelecekte insan ve yapay zekânın iş birliği içinde çalışacağı bir modelin ön plana çıkacağını belirtti. Yapay zekâ araçlarının saniyeler içerisinde pek çok alternatif sunabildiğine dikkat çeken Atalay, “İşte bu noktada insanın yaratıcı ve duygusal kapasitesi devreye giriyor. Yapay zekâ insanı analiz etme yetisine sahip olsa da insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumsal bir karşılık bulup bulmayacağını, insanların kalbine dokunup dokunmayacağını belirleyen temel unsur hâlâ insan deneyimidir” ifadelerini kullandı. Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla bilgi kirliliğinin ve yapay içeriklerin artacağını vurgulayarak, “İnsanlar sahiciliği daha çok arayacak. Gerçek bir deneyimden, samimi bir duygudan ve insan dokunuşundan beslenen içerikler çok daha değerli hale gelecek” diye konuştu. İLETİŞİM EĞİTİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ İletişim eğitimini yapay zekâ merkezli dönüşüme göre yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Atalay, öğrencilere yapay zekâyı bir rakip olarak değil, destekleyici bir araç olarak konumlandırmayı öğrettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize yapay zekânın iletişimcinin rakibi değil, aksine akıllı bir asistanı olduğunu anlatıyoruz” diyen Atalay, fakülte müfredatında yapay zekâ derslerinin zorunlu hale getirildiğini bildirdi. Atalay, öğrencilerin sadece bu araçları kullanmayı değil, aynı zamanda üretilen içerikleri analiz etmeyi, doğrulamayı ve etik çerçeveyi korumayı da öğrendiğini belirtti. Fakültede bölümlere özel yapay zekâ odaklı derslerin yürütüldüğünü kaydeden Atalay; gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ, radyo televizyon ve sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencileri geleceğe hazırladıklarını ifade etti. Yapay zekânın beraberinde deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerini de getirdiğine değinen Prof. Dr. Atalay, iletişim profesyonellerinin yeni yetkinlikler kazanması gerektiğini söyledi. Veri ve algoritma okuryazarlığının kritik önem kazandığını belirten Atalay, “Algoritmaların işleyişini, dijital içeriklerin arka planındaki mekanizmaları ve manipülasyon tekniklerini kavramak artık iletişimciler için temel bir gereklilik haline geldi” dedi. Geleceğin iletişimcilerinin doğrulama araçlarına hakim, dijital itibar yönetimi yapabilen ve yapay zekâ kaynaklı krizleri yönetebilen isimler olacağını ifade eden Atalay; telif hakları, veri gizliliği ve etik değerlerin eğitimlerinin merkezinde yer aldığını vurguladı. GAZETECİLİKTEN REKLAMA TÜM ALANLAR DÖNÜŞÜYOR Yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa ve halkla ilişkilere kadar tüm iletişim disiplinlerinde meslek tanımlarını değiştirdiğini vurgulayan Atalay, gazetecinin rolünün haber yazımından ziyade doğrulama ve anlamlandırmaya evrildiğini belirtti. Atalay, “Rutin haber üretim sürecini artık yapay zekâ yürütebiliyor. Gazetecinin yeni misyonu dezenformasyonu süzmek, derinlemesine analizler yapmak, veri gazeteciliği yürütmek ve verinin ardındaki insan hikâyesini gün yüzüne çıkarmak olacaktır” dedi. Reklamcılık alanında da yapay zekânın çok sayıda alternatif üretebildiğini belirten Atalay, reklamcının temel görevinin artık yalnızca içerik üretmek değil, doğru stratejiyi kurgulamak ve yaratıcı süreci yönetmek olacağını ifade etti.

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor Haber

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor

Gazeteci Hüseyin Yavuz, Vefatının 9. Yılında Rahmetle Anılıyor Giresun basınının emektar isimlerinden, Tirebolu Yeşil Çotanak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü merhum Hüseyin Yavuz, aramızdan ayrılışının 9. yılında rahmet, özlem ve saygıyla anılıyor. Giresun basın camiasında uzun yıllar görev yapan gazeteci Hüseyin Yavuz, vefatının 9. yılında meslektaşları, dostları ve sevenleri tarafından rahmetle anılıyor. Tirebolu Yeşil Çotanak Gazetesi Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan Yavuz, aynı zamanda Giresun Gazeteciler Cemiyeti üyesiydi. Uzun süre kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören ve kalp nakli bekleyen Yavuz, 19 Haziran 2017 Pazartesi sabahı Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti. Hüseyin Yavuz, yalnızca bir gazeteci olarak değil, yerel basının hafızasına emek vermiş, haberin peşinde koşmuş, televizyon programları hazırlayıp sunmuş, Giresun’un sesini kamuoyuna taşımış bir basın emekçisi olarak da hatırlanıyor. Kaynaklara göre Giresun basınında 20 yılı aşkın süre görev yapan Yavuz’un, pek çok televizyon programının yapım ve sunuculuğunu üstlendikten sonra son 10 yılında Yeşil Çotanak Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürü olarak çalıştığı belirtiliyor. İHA kaynaklı haberlerde ise Yavuz’un Giresun basınında 23 yıldır aktif olarak gazetecilik yaptığı bilgisi yer aldı. Kalp rahatsızlığıyla uzun yıllar mücadele eden Yavuz, hastalığı sürecinde de topluma önemli bir mesaj bıraktı. Daha önce yaptığı açıklamalarda ailesinde genetik olarak görülen kalp rahatsızlığı nedeniyle üç ağabeyini de kaybettiğini anlatan Yavuz, 2008 yılında rahatsızlığının belirginleştiğini, kalp pili takıldığını ve daha sonra acil kalp nakli listesine alındığını ifade etmişti. Merhum Yavuz’un en unutulmaz mesajlarından biri, organ bağışına yaptığı çağrı oldu. Tedavi gördüğü süreçte İhlas Haber Ajansı aracılığıyla organ bağışının önemine dikkat çeken Yavuz, kalp nakli bekleyen hastalar için duyarlılık çağrısında bulunmuş; o dönem kendisine verilen bilgiye göre Türkiye’de 900 kişinin kalp nakli beklediğini belirterek kendi durumunu “900’de bir” sözleriyle anlatmıştı. Vefatının ardından cenazesi hava yoluyla Giresun’a getirilen Hüseyin Yavuz, 20 Haziran 2017 Salı günü memleketi Keşap’ta son yolculuğuna uğurlandı. Keşap Ortaokul Mahallesi Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından, Keşap ilçesi Uğurca Mahallesi’ndeki aile mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine dönemin Giresun Valisi Hasan Karahan, milletvekilleri, belediye başkanları, kurum temsilcileri, basın camiası, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Evli ve bir çocuk babası olan Hüseyin Yavuz, eşi Hülya Yavuz, ailesi, dostları ve meslektaşları başta olmak üzere Giresun basın camiasında derin bir iz bıraktı. Onun adı bugün; mesleğine bağlılığı, haber sevdası, insanlara dokunan üslubu ve organ bağışı konusunda bıraktığı anlamlı çağrıyla yaşatılıyor. Aramızdan ayrılışının 9. yılında gazeteci Hüseyin Yavuz’u rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Haber

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU

65 YAŞINDA GAZETECİLİK BÖLÜMÜ BİRİNCİSİ OLDU Giresunlu gazeteci Ufuk Kekül, 40 yıllık meslek yaşamının ardından Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nü 65 yaşında bölüm birincisi olarak bitirdi. Kekül, “Alaylı gazetecilik pratiğimi akademik bilgiyle güçlendirmek ve mektepli gazeteci olmak istedim. Başardım, amacıma ulaştım” dedi. Giresun Üniversitesi’nde 2025-2026 eğitim öğretim yılı tamamlandı. Üniversiteye bağlı fakülte ve yüksekokullardan bu dönem 5 bini aşkın lisans öğrencisi mezun oldu. Mezunlar arasında dikkat çeken isimlerden biri, 40 yıldır gazetecilik yapan Ufuk Kekül oldu. Yerel ve ulusal gazetelerde, radyolarda ve televizyonlarda görev alan, mesleğini dijital platformlarda aktif biçimde sürdüren Kekül, dört yıl önce başladığı üniversite eğitimini 65 yaşında tamamladı. Kekül, Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden bölüm birincisi olarak mezun oldu. 40 YILLIK MESLEK DENEYİMİNE AKADEMİK DİPLOMA EKLEDİ Ufuk Kekül, gazetecilikte uzun yıllara dayanan saha deneyimini akademik bilgiyle tamamlamak istediğini belirtti. Kekül, “Benim için muhteşem bir deneyim oldu. Alaylı gazetecilik pratiğimi iletişim biliminin akademik bilgisi, teorisi, kavramları ve kuramlarıyla güçlendirmek, mektepli gazeteci olmak istedim. Dört yıllık süreçte deneyimimi, görgümü ve bilgimi öğrenci arkadaşlarımla paylaşmaya çalıştım. Başardım, amacıma ulaştım. Gazeteciliğimi diplomamla taçlandırdım” ifadelerini kullandı. “OKUMAK İÇİMDE HEP BİR UKDEYDİ” Tiyatro kökenli bir gazeteci olduğunu belirten Kekül, 17 yıl tiyatro yaptığını ve oyunlar yönettiğini, ardından gazeteciliğe yöneldiğini söyledi. Gazetecilikten ilk parasını 1986 yılında Yeşilgiresun Gazetesi’nin açtığı yarışmadan kazandığını anlatan Kekül, aynı gazetede köşe yazarlığı yaptığını, 2023’e kadar iki yerel gazetede yazı işleri ve haber müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, dergi ve gazeteler çıkardığını ifade etti. Kekül, radyoculuk ve televizyonculuk alanında da uzun yıllar görev yaptığını belirterek, mikrofon karşısına geçen ilk erkek radyo sunucularından biri olduğunu, iki yerel televizyonun yöneticiliğini üstlendiğini ve yüzlerce programa imza attığını söyledi. 2000’li yıllarda iki ulusal gazetenin il temsilciliğini yürüttüğünü belirten Kekül, yoğun ve yorucu geçen meslek yaşamında okumayı hep ertelemek zorunda kaldığını dile getirdi. Kekül, “Okumak içimde hep bir ukdeydi. Zamanını emekli olduktan sonra, 60 yaşımdan sonra buldum” dedi. 12 EYLÜL’ÜN YARIM BIRAKTIĞI EĞİTİMİ TAMAMLADI Eğitim hakkının 12 Eylül döneminde kesintiye uğradığını belirten Kekül, o dönemde yaşanan mahkeme süreçleri, yargılamalar ve hapislikler nedeniyle okuma imkânı bulamadığını söyledi. Daha önce Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirerek üniversitenin ilk Giresunlu gazeteci mezunlarından biri olduğunu ifade eden Kekül, asıl hedefinin iletişim eğitimi almak olduğunu vurguladı. Tirebolu İletişim Fakültesi’nin kuruluş sürecini basın mensubu olarak takip ettiğini anlatan Kekül, fakültenin açılışında dönemin Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar ile merhum Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’nın açılış kurdelesini kendisine verdiğini ve “Bu fakültede okumak sana yakışır” dediğini aktardı. Kekül, yıllardır sakladığı o kurdelenin eğitim yolculuğunda kendisini etkileyen önemli bir hatıra olduğunu belirtti. “ÖĞRENMENİN YAŞLA İLGİSİ OLMADIĞINI GÖSTERMEK İSTEDİM” Dört yıl boyunca eğitim için 60 kilometre yol yaptığını, yaklaşık 40 ders aldığını, onlarca vize ve final sınavına girdiğini, yüzlerce makale ve sunum hazırladığını belirten Kekül, bölüm birinciliğine ulaşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu söyledi. Kekül, “Öğrenmenin, öğrenerek düşünceyi güçlendirmenin ve bilimsel bilgi edinmenin yaşla ilgisi olmadığını göstermek istedim. Topluma mesaj vermek, meslektaşlarıma örnek olmak istedim. Fakülte birinciliğini 1 puanla kaçırmış olsam da bölüm birincisi olmaktan mutluyum. Bu süreçte bütün öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Bütün mezun arkadaşlarıma başarılar diliyorum” dedi. HEDEFİNDE YÜKSEK LİSANS VE HABER BELGESEL ÇALIŞMALARI VAR Ufuk Kekül, mezuniyetin ardından gazeteciliğe akademik birikimiyle katkı sunmak istediğini belirtti. Yüksek lisans yapmayı da hedeflediğini ifade eden Kekül, haberciliğini meslek ilkelerine ve etik değerlere bağlı kalarak, toplumsal çıkarı gözeten ve gerçeği merkeze alan bir anlayışla sürdüreceğini söyledi. Kekül, köşe yazarlığını akademik makalelere taşımak istediğini belirterek, dijital teknolojiler, algoritmalar ve yapay zekâ sistemlerinin toplum, iletişim alışkanlıkları, medya ve okur-izleyici davranışları üzerindeki etkilerinin ilgisini çektiğini dile getirdi. Haber-belgesel alanında da çalışmalar yapmak istediğini belirten Kekül, toplumsal hafızaya belgesellerle katkı sunmayı hedeflediğini ve bu yönde hazırlıklarının bulunduğunu söyledi. DİPLOMASINI BABASINA, AİLESİNE VE EĞİTİM HAKKI ELİNDEN ALINAN KUŞAĞA ARMAĞAN ETTİ Ufuk Kekül, diplomasını okumasını çok isteyen Köy Enstitülü eğitimci babası Mustafa Kekül’e, kendisini destekleyen eşine, oğluna, ailesine ve dostlarına armağan ettiğini söyledi. Kekül, 12 Eylül döneminde baskı gören, eğitim hakkını kaybeden ve kendi kuşağının yaşadığı acıları taşıyan insanları da unutmadığını belirterek diplomasını Hasan Tahsin başta olmak üzere basın, demokrasi, cumhuriyet ve vatan şehitlerine armağan etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.