Hava Durumu

#Gastronomi Festivali

giresunsonhaber - Gastronomi Festivali haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi Festivali haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SLOW FOOD GİRESUN YEREL OT KÜLTÜRÜNÜ FESTİVALE TAŞIDI Haber

SLOW FOOD GİRESUN YEREL OT KÜLTÜRÜNÜ FESTİVALE TAŞIDI

SLOW FOOD GİRESUN YEREL OT KÜLTÜRÜNÜ FESTİVALE TAŞIDI Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen 4. Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali’nde açılan Slow Food Giresun standı, kentin doğadan sofraya uzanan yerel ot kültürünü ziyaretçilerle buluşturdu. Gıcıran otu, yabani mendek, ezeltere, erik ekmeği otu ve çileklik gibi yöresel türlerle hazırlanan geleneksel lezzetler festivalin ilgi gören başlıkları arasında yer aldı. YEREL OT KÜLTÜRÜ ATATÜRK MEYDANI’NDA TANITILDI Giresun’un doğasında kendiliğinden yetişen otlar, 6 Haziran’da Atatürk Meydanı’nda düzenlenen 4. Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali’nde Slow Food Giresun standında tanıtıldı. Stand, kentin yerel gıda mirasını, biyolojik çeşitliliğini ve geleneksel mutfak bilgisini görünür kılan içerikleriyle ziyaretçilerin dikkatini çekti. Giresun’da yerel gıda kültürünü korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalar yürüten Slow Food Giresun, festivalde “iyi, temiz ve adil gıda” anlayışını yöresel otlar üzerinden anlattı. Akademisyenler, üreticiler, fındık uzmanları, girişimciler, aşçılar, kooperatif temsilcileri ve gönüllülerden oluşan topluluk, bölgenin doğayla kurduğu mutfak ilişkisini festival alanına taşıdı. GICIRAN OTUNDAN ERİK EKMEĞİ OTUNA Slow Food Giresun standında gıcıran otu, yabani mendek, yabani kuşkonmaz, ezeltere, erik ekmeği otu, sütleğen, yabani kuzu kulağı ve çileklik gibi yerel türlerden hazırlanan yemekler ziyaretçilere sunuldu. Yörede kuşaktan kuşağa aktarılan pişirme yöntemleriyle hazırlanan otlar; dible, paçalama, çorba, yağlama, börek, kavurma, yoğurtlama ve sote çeşitleriyle sofraya çıkarıldı. Festival alanında en çok merak edilen başlıklar gıcıran otunun nasıl bir bitki olduğu, erik ekmeği otunun hangi yemeklerde kullanıldığı ve bu otların nerelerde yetiştiği oldu. Bazı ziyaretçiler yöresel ot isimlerini ilk kez duyarken, bazıları çocukluk döneminde köylerde topladıkları bitkileri hatırlatarak kendi tariflerini ve ailelerinden kalan pişirme biçimlerini paylaştı. SOFRADAKİ LEZZET HAFIZADAKİ BİLGİYLE BULUŞTU Stand çevresinde yapılan sohbetler, yerel otların yalnızca bir yemek malzemesi olmadığını, aynı zamanda güçlü bir kültürel hafıza taşıdığını gösterdi. Ziyaretçiler, çocukluklarında topladıkları otları, annelerinin ve büyüklerinin pişirme yöntemlerini, köylerde hâlâ yetişen bitkileri anlatarak festivalin mutfak boyutunu canlı bir hafıza buluşmasına dönüştürdü. Bir dönem köy sofralarının doğal parçası olan birçok yerel tür, bugün özellikle genç kuşaklar tarafından yeterince tanınmıyor. Giresun’un ot kültürü ise hem biyolojik çeşitliliğin hem de geleneksel mutfak bilgisinin korunması açısından önemli bir değer taşıyor. GİRESUN’UN YEŞİL MİRASI DAHA GÖRÜNÜR HALE GELECEK Festivalde oluşan ilgi, Giresun’un sahip olduğu yerel ot zenginliğinin daha geniş kitlelere anlatılması gerektiğini ortaya koydu. Slow Food Giresun üyeleri, önümüzdeki süreçte yerel otlar merkezinde yeni buluşmalar, tanıtım çalışmaları ve etkinlikler düzenleyerek bu kültürü daha görünür kılmayı hedefliyor. Tarihsel kaynaklarda şifalı bitkileriyle anılan ve antik dönemde Farnakya adıyla bilinen Giresun coğrafyası, bugün de doğadan gelen zengin ot kültürüyle öne çıkıyor. Bu kültürün kayıt altına alınması, doğru biçimde tanıtılması ve yeni kuşaklara aktarılması, kentin gastronomi kimliği açısından güçlü bir sorumluluk alanı olarak duruyor. Namık Baltaoğlu

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: Haber

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE:

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: GİRESUN ÇAYI ÜRETİMDEN SANAYİYE AYRI BİR BAŞLIK İSTİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali kapsamında Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği’ne katıldı. Şenlik, çayın tarladan fabrikaya, fabrikadan iç pazara uzanan yolculuğunu yeniden gündeme taşırken, Giresun’un Türkiye çay üretimindeki sınırlı ancak stratejik yerini de görünür hale getirdi. Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali, Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği ile çay bahçelerine taşındı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, üreticiler ve vatandaşlarla bir araya gelerek bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan çayın tanıtımına destek verdi. Şenlikte üreticiler, vatandaşlar ve davetliler çay hasadının yapıldığı bahçelerde buluştu. Yöresel ürünler, hasat kültürü, üretici emeği ve Giresun’un gastronomi kimliği aynı programda öne çıktı. Başkan Köse, Giresun’un doğal ve yöresel ürünlerinin tanıtılmasının kent ekonomisi açısından önem taşıdığını belirterek, gastronomi etkinliklerinin yalnızca kültürel buluşma değil, yerel üretimin değerini artıran bir tanıtım alanı olduğunu vurguladı. ŞENLİĞİN MERKEZİNDE AMBER ÇAY VAR Eynesil’deki Çay Hasat Şenliği, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali’nin çay üretimi ve hasat kültürüne ayrılan özel başlığı olarak öne çıktı. Kamuoyuna yansıyan programlarda etkinlik, Amber Çay Hasat Şenliği adıyla yer aldı. Amber Çay Sanayi ve Ticaret A.Ş., Giresun’un Eynesil ilçesinde 1988 yılında kuruldu. Firma, 1990 yılında 20 ton yaş çay işleme kapasitesiyle üretime başladı. Amber Çay’ın üretim merkezi Eynesil’de bulunuyor. Firma, Eynesil bölgesinden gelen yaş çayı işleyerek siyah çay üretimi yapıyor. Bu kapasite, Amber Çay’ın Giresun çay sanayisi içindeki yerini küçük ama yerel kimliği güçlü bir tesis olarak konumlandırıyor. Giresun’da çay üretimi Rize ve Trabzon ölçeğinde büyük bir hacme ulaşmasa da Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde çay, kırsal üretici için fındığın yanında önemli bir gelir başlığı olmayı sürdürüyor. Amber Çay’ın yıllık fiili alım miktarı kamuya açık kaynaklarda düzenli ve net biçimde yer almıyor. Ancak firmanın günlük 20 tonluk yaş çay işleme kapasitesi üzerinden bakıldığında, 100 günlük aktif sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin ton, 120 günlük sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin 400 ton yaş çay işleme kapasitesi ortaya çıkıyor. Bu rakam, kesin yıllık alım değil; fabrikanın açıklanan günlük kapasitesinden hareketle yapılan sezonluk kapasite hesabıdır. ÇAYIN TARİHİ YOLCULUĞU: DENEMEDEN KAMU TEKELİNE, KAMU TEKELİNDEN ÖZEL SEKTÖRE Türkiye’de çay tarımı, bugünkü güçlü konumuna uzun bir süreç sonunda ulaştı. Doğu Karadeniz’de çay üretimi önce iklim ve toprak koşullarının uygunluğu üzerinden deneme çalışmalarıyla başladı. Rize ve çevresinde şekillenen üretim, zamanla bölgesel tarımın ana unsurlarından biri haline geldi. 1940 yılında çıkarılan Çay Kanunu ile çay tarımı güvence altına alındı. Bu dönemden sonra çay, Doğu Karadeniz’de devlet politikasıyla desteklenen stratejik bir ürün niteliği kazandı. Üretim alanları genişledi, üretici sayısı arttı, yaş çayın fabrikalarda işlenmesine dayalı sanayi altyapısı oluşmaya başladı. 1971 yılında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, yani ÇAYKUR kuruldu. ÇAYKUR’un kurulmasıyla çayda kamu alımı, fabrika işletmeciliği ve piyasa düzenleme gücü daha kurumsal bir yapıya kavuştu. 1984 yılına kadar çay sektöründe kamu ağırlıklı yapı devam etti. 1984 yılında çıkarılan düzenlemeyle özel sektör çay piyasasına girdi. Bu tarihten sonra çay sanayisinde kamu fabrikalarının yanında özel fabrikalar da üretim yapmaya başladı. Giresun’daki özel çay tesislerinin gelişimi de bu dönemin ardından hızlandı. Amber Çay’ın 1988’de kurulması ve 1990’da üretime başlaması, özel sektörün çay sanayisinde ağırlık kazandığı bu yeni dönemin Giresun’daki örneklerinden biri oldu. TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMI DOĞU KARADENİZ’E SIKIŞMIŞ DURUMDA Türkiye’de çay tarımı esas olarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılıyor. Üretim Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun hattında yoğunlaşıyor. İklim, yağış rejimi, nem oranı ve toprak yapısı, çayı Türkiye’de dar bir coğrafyanın ürünü haline getiriyor. 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 81 bin hektar alanda 1 milyon 415 bin ton yaş çay üretildi. Üretimde Rize açık ara ilk sırada yer aldı. Rize’yi Trabzon, Artvin ve Giresun izledi. İl 2024 yaş çay üretimi Türkiye üretimindeki payı Rize 958 bin ton Yaklaşık yüzde 68 Trabzon 273 bin ton Yaklaşık yüzde 19 Artvin 153 bin ton Yaklaşık yüzde 11 Giresun 31 bin ton Yaklaşık yüzde 2 Toplam 1 milyon 415 bin ton Yüzde 100 Bu tablo, Giresun’un Türkiye çay üretiminde miktar olarak küçük bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak Giresun çayı, özellikle Eynesil ve Tirebolu hattında yerel üretici geliri, bölgesel marka değeri ve gastronomi kimliği bakımından ayrı bir anlam taşıyor. GİRESUN’UN ÜRETİMİ KÜÇÜK, SANAYİ KARŞILIĞI ÖNEMLİ Giresun’un yaş çay üretimi son yıllarda yaklaşık 30 bin ton bandında seyrediyor. 2024 yılı üretimi 31 bin ton olarak kayıtlara geçti. Bu üretim, Türkiye toplamı içinde düşük görünse de ildeki çay sanayisi açısından dikkate değer bir hacim oluşturuyor. Giresun’da çay üretimi özellikle Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde yoğunlaşıyor. Çay, bu bölgelerde fındığın alternatifi değil; fındıkla birlikte kırsal geliri çeşitlendiren tamamlayıcı ürün niteliği taşıyor. Bu nedenle Giresun çayını yalnızca tonaj üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor. Ürünün yerel ekonomiye, üreticiye, fabrikalara ve gastronomi markasına katkısı birlikte ele alınmak zorunda. Giresun’da doğrulanabilen başlıca çay işleme tesisleri arasında ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası, Ören Çay, Amber Çay ve Tirebolu Çaysan öne çıkıyor. Tesis İlçe / Bölge Günlük yaş çay işleme kapasitesi ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası Tirebolu 165 ton Ören Çay Eynesil / Ören 50 ton Amber Çay Eynesil 20 ton Tirebolu Çaysan Tirebolu 65 ton Toplam Yaklaşık 300 ton/gün Bu tesislerin toplam günlük kapasitesi yaklaşık 300 ton seviyesine ulaşıyor. Çay sezonunun 100-120 aktif üretim günü üzerinden hesaplanması halinde, Giresun’daki doğrulanabilen tesislerin teorik sezonluk yaş çay işleme kapasitesi yaklaşık 30-36 bin ton aralığında oluşuyor. Giresun’un 2024’teki 31 bin tonluk yaş çay üretimi, bu teorik kapasiteyle aynı banda denk geliyor. Bu nedenle ilde üretilen çayın, Giresun’daki tesisleri büyük ölçüde besleyebilecek seviyede olduğu görülüyor. Ancak her fabrikanın yalnızca Giresun’dan yaş çay aldığını söylemek için fabrika bazlı alım kayıtları gerekir. Özellikle il sınırlarına yakın üretim havzalarında, dönemsel olarak çevre illerden veya komşu üretim alanlarından yaş çay alımı yapılması mümkündür. SÜRGÜN DÖNEMLERİ ÜRETİCİ İÇİN EN KRİTİK TAKVİM Çay tarımı yıl boyunca aynı tempoda yürümüyor. Üretim, sürgün dönemlerine göre şekilleniyor. Birinci sürgün, sezonun başlangıcını ve kalite açısından en hassas dönemi oluşturuyor. İkinci ve üçüncü sürgünlerde hem ürün miktarı hem de fabrika kapasitesi üzerindeki baskı artabiliyor. Yaş çayın zamanında toplanması, bekletilmeden fabrikaya ulaştırılması ve doğru koşullarda işlenmesi gerekiyor. Çay yaprağı uzun süre bekletildiğinde kalite kaybı yaşanıyor. Bu nedenle çay tarımı yalnızca bahçedeki üretimle sınırlı değil; hasat, taşıma, alım noktası, fabrika kapasitesi ve işleme takvimiyle birlikte çalışan bir zincire dayanıyor. Giresun’da küçük üretici yapısı, parçalı arazi düzeni ve eğimli bahçeler bu zinciri daha hassas hale getiriyor. Üretici, hasat döneminde işçilik maliyeti, nakliye, alım yoğunluğu ve fiyat baskısıyla aynı anda karşı karşıya kalıyor. TÜRKİYE İÇ PAZARI BÜYÜK ÖLÇÜDE YERLİ ÜRETİMLE KARŞILANIYOR Türkiye, dünyada çay tüketimi yüksek ülkeler arasında yer alıyor. İç pazarın temel ihtiyacı büyük ölçüde yerli üretimle karşılanıyor. 2024 yılında Türkiye’de yaş çay üretimi 1 milyon 415 bin ton, kuru çay üretimi ise yaklaşık 290 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin çayda yeterlilik derecesi yüzde 95,8 olarak hesaplanıyor. Bu oran, iç pazarın neredeyse tamamının yerli üretimle karşılandığını gösteriyor. Buna rağmen Türkiye’ye her yıl belirli miktarda çay ithalatı yapılıyor. 2024/25 sezonunda Türkiye’ye 15 bin 843 ton çay ithal edildi. En fazla ithalat Sri Lanka, İran, Hindistan ve Kenya’dan yapıldı. Aynı dönemde Türkiye’nin çay ihracatı 5 bin 413 ton seviyesinde kaldı. Bu tablo, Türkiye’nin net ithalatçı konumda olduğunu gösteriyor. Dış ticaret kalemi 2024/25 miktarı Çay ithalatı 15 bin 843 ton Çay ihracatı 5 bin 413 ton Net ithalat Yaklaşık 10 bin 430 ton İthalatın nedeni yalnızca üretim açığı değil. Harman, özel ürün, farklı damak profili, ticari tedarik ve bazı markaların ürün çeşitlendirme politikaları da ithal çayın iç pazara girmesinde etkili oluyor. ÇAYDA TEMEL SORUN ÜRETİMİN VARLIĞI DEĞİL, ÜRETİCİNİN GELİRİ Türkiye çayda kendi pazarını büyük ölçüde karşılayabilen bir ülke. Ancak bu, üreticinin sorunsuz bir yapıda üretim yaptığı anlamına gelmiyor. Çay tarımında temel sorunlar üretim miktarından çok maliyet, kalite, alım sistemi, fabrika kapasitesi, özel sektör fiyatlaması ve üretici gelirinde yoğunlaşıyor. Gübre, bakım, nakliye, enerji, işçilik ve finansman maliyetleri üreticinin gelirini doğrudan etkiliyor. Küçük aile işletmelerinin ağırlıkta olması, arazi parçalanması ve eğimli bahçeler üretim maliyetini artırıyor. Bahçelerin yenilenmesi, verimlilik ve kalite standardı ise uzun vadeli planlama gerektiriyor. Giresun gibi üretim payı küçük olan illerde bu sorunlar daha hassas sonuçlar doğuruyor. Çünkü üretim hacmi sınırlı olduğu için üreticinin pazarlık gücü zayıflıyor; buna karşılık ürünün yerel marka değeri, aroma yapısı ve gastronomi potansiyeli daha fazla önem kazanıyor. GİRESUN ÇAYI YEREL MARKA POLİTİKASIYLA GÜÇLENEBİLİR Giresun çayı, Türkiye üretiminin yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini oluştursa da Eynesil ve Tirebolu hattında güçlü bir yerel kimliğe sahip. Bu kimliğin korunması için çayın yalnızca yaş yaprak olarak değil, işlenmiş ürün, paketli marka, gastronomi değeri ve turizm unsuru olarak ele alınması gerekiyor. Amber Çay Hasat Şenliği bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Şenlik, çayın yalnızca fabrikaya giden bir ürün olmadığını; tarlası, üreticisi, hasat kültürü, yöresel lezzeti ve marka değeriyle birlikte tanıtılabileceğini gösteriyor. Ancak festival etkisinin kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için Giresun çayında üretici örgütlenmesi, kalite standardı, yerel marka desteği ve satış kanallarının güçlendirilmesi gerekiyor. Giresun’un çayda Rize ile tonaj yarıştırması gerçekçi bir hedef değil. Giresun’un önündeki daha doğru yol; sınırlı üretimi kalite, yöresel kimlik, butik üretim, gastronomi ve güvenilir yerel marka üzerinden değerlendirmektir. Eynesil’deki şenlik, bu yönüyle yalnızca bir hasat etkinliği değil, Giresun çayının geleceği için kurulması gereken daha geniş tarım ve sanayi politikasının işaretini veriyor. ŞENLİKTEN ÇIKAN MESAJ AÇIK: GİRESUN ÇAYI KÜÇÜK PAYLA BÜYÜK DEĞER TAŞIYOR Başkan Fuat Köse’nin Çay Hasat Şenliği’ne katılımı, Giresun’un tarımsal çeşitliliğini ve yerel üretim gücünü yeniden gündeme taşıdı. Festival, çayın tarladaki emeğini görünür kıldı; üretici, sanayici, yerel yönetim ve gastronomi alanını aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un 31 bin tonluk yaş çay üretimi, Türkiye toplamı içinde küçük bir paya denk geliyor. Buna karşılık ildeki yaklaşık 300 tonluk günlük işleme kapasitesi, çayın Giresun’da yalnızca tarla ürünü değil, aynı zamanda sanayi ürünü olduğunu gösteriyor. Amber Çay’ın Eynesil’deki varlığı, bu yerel sanayi zincirinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Giresun çayının geleceği; hasat şenliklerinin tanıtım gücüyle, üreticinin gelirini koruyan alım politikasıyla, kaliteyi öne çıkaran üretim modeliyle ve yerel markaları büyüten ticari stratejiyle şekillenecek. Çay, Giresun’da fındığın gölgesinde kalan bir ürün değil; doğru planlandığında kentin tarım, sanayi, gastronomi ve turizm başlıklarını aynı hatta buluşturabilecek güçlü bir yerel değerdir.

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Haber

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU

GİRESUN’UN YEŞİL LEZZETLERİ ATATÜRK MEYDANI’NDA BULUŞTU Giresun’un yöresel mutfak kültürünü, doğal ürünlerini ve vejetaryen ağırlıklı lezzet mirasını tanıtmak amacıyla düzenlenen “Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali”, dördüncü yılında Atatürk Meydanı’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Giresun Belediyesi’nin de paydaşları arasında yer aldığı festival, Debboy mevkisinden başlayan kortej yürüyüşünün ardından Atatürk Meydanı’nda başladı. Giresun’un doğadan beslenen mutfak kültürünü görünür kılan organizasyon, kentin gastronomi kimliğini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtma hedefiyle hazırlandı. Festival; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Giresun Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Üniversitesi, GİRTAB, DOKA ve TÜRES’in içinde yer aldığı Giresun Turizm Tanıtma Platformu iş birliğiyle organize edildi. GİRESUN MUTFAĞININ YEŞİL KİMLİĞİ ÖNE ÇIKTI Dördüncü kez düzenlenen festival, Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, mutfak mirasıyla da güçlü bir tanıtım değerine sahip olduğunu ortaya koydu. Daha önceki organizasyonlarla oluşan festival geleneği, bu yıl da yöresel ürünleri, kadın emeğini, üretici kültürünü, yerel ekonomiyi ve gastronomi turizmini aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un mutfak kültüründe önemli yer tutan fındık, pancar çorbası, pancar dolması, mısır ekmeği, merolcan, turşu kavurması, taflan kavurması, kiraz kavurması, galdirik kızartması, çalı çileği, ısırgan, kabak, reçel ve pekmez çeşitleri festival alanında ziyaretçilere sunuldu. ŞEFLER, YARIŞMALAR VE SÖYLEŞİLER FESTİVALE RENK KATTI Festival kapsamında ünlü şeflerin jüri üyeliğinde pancar temalı ödüllü yemek yarışması düzenlendi. Şefler eşliğinde yöresel yemek sunumları ve canlı mutfak gösterileri yapıldı. Haldun Domaç moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşilerde ise Giresun mutfağının üretim kültürü, doğal ürünleri ve gastronomi turizmindeki yeri ele alındı. KÖSE: “GİRESUN’UN YEŞİLİ SOFRASINDA DA SAKLI” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, festivalin açılışında yaptığı konuşmada Giresun mutfağının doğayla kurduğu güçlü bağa dikkat çekti. Köse, Giresun’un yalnızca doğasıyla değil, sofrasıyla da yeşil bir şehir olduğunu belirterek, ısırgan otundan galdirik kavurmasına, taflan kavurmasından pancar çorbasına, mısır ekmeğinden pancar diblesine kadar yöresel lezzetlerin kentin kültürel mirasını taşıdığını vurguladı. Başkan Köse, kadınların, genç girişimcilerin, üreticilerin ve yöresel ürün emekçilerinin bu mirasın yaşatılmasında önemli rol üstlendiğini ifade ederek, festivalin Giresun’un tanıtımına ve yerel ekonomiye katkı sunduğunu söyledi. Festival programı, 7 Haziran Pazar günü ( yarın) Eynesil Ören Beldesi’nde düzenlenecek “Çay Hasat Şenliği” ile tamamlanacak. FESTİVALDE ÖNE ÇIKAN GİRESUN LEZZETLERİ Giresun mutfağı, Karadeniz’in ot ağırlıklı, mevsimsel, doğal ve saklama kültürüne dayalı yemek geleneğini güçlü biçimde yansıtır. Giresun Valiliği, yöresel mutfakta karalahana, ısırgan, pezik, madımak, kaldirik, sakarca, mendek ve merulcan gibi otların yaygın kullanıldığını belirtir. FINDIK Giresun fındığı, yalnızca tarımsal ürün değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin ana unsurlarından biridir. Festivalde fındığın yer alması, Giresun mutfağının tatlı, hamur işi, ezme, sos ve modern gastronomi uygulamalarında kullanabileceği güçlü bir yerel değer olduğunu gösterir. PANCAR ÇORBASI Giresun’da “pancar” adıyla anılan karalahana, çorba kültürünün temel malzemelerindendir. Geleneksel pancar çorbasında karalahana, mısır yarması, kuru fasulye ve mısır unu birlikte kullanılır; soğan ve yağla hazırlanan kavurma çorbaya lezzet verir. Bu yemek, Giresun mutfağının doyurucu ama sade yapısını gösterir. Tahıl, bakliyat ve yeşil yapraklı sebzenin aynı tencerede buluşması, yöredeki kırsal üretim düzeninin sofraya yansımasıdır. PANCAR DOLMASI Pancar dolması, karalahana yaprağının iç harçla sarılmasıyla hazırlanır. Giresun yemek tariflerinde pancar yapraklarının haşlandıktan sonra kıymalı ya da zeytinyağlı-pirinçli içle sarılabildiği, üzerine salçalı su eklenerek pişirildiği aktarılır. Bu yemek, Giresun mutfağında otun yalnızca haşlama ya da kavurma olarak değil, ana yemek formunda da güçlü yer tuttuğunu gösterir. MISIR EKMEĞİ Mısır ekmeği, Karadeniz mutfağının temel tamamlayıcı ürünlerinden biridir. Giresun sofralarında pancar çorbası, turşu kavurması, ot yemekleri ve yoğurtlu lezzetlerle birlikte düşünülür. Festivalde mısır ekmeğinin yer alması, yöresel yemeklerin yalnızca tek tek ürünler değil, birlikte kurulan bir sofra kültürü olduğunu gösterir. MEROLCAN / MEREVCEN Merolcan, Giresun’da diken ucu olarak da bilinen, doğadan toplanan yöresel otlardan biridir. Kültür Portalı’nda yer alan merevcen kavurması tarifinde, haşlanıp sıkılan merevcenlerin kavrulmuş soğanla birlikte birkaç dakika pişirildiği belirtilir. Bu yemek, Giresun mutfağının doğrudan doğadan beslenen yönünü temsil eder. Körpe otun kısa pişirme süresiyle hazırlanması, ürünün kendi tadını korumaya dayalı geleneksel mutfak yaklaşımını yansıtır. TURŞU KAVURMASI Turşu kavurması, Karadeniz’in saklama kültürünü sıcak yemeğe dönüştüren en belirgin örneklerden biridir. Tuzlama veya turşu olarak saklanan ürünler, tuzu alındıktan sonra soğan ve yağla kavrularak sofraya taşınır. Giresun yerel tariflerinde tuzlu ürünlerin bol suda bekletilerek tuzunun çıkarıldığı, ardından soğanla kavrulduğu görülür. Bu lezzet, Giresun mutfağında kış hazırlığının ve yoktan yemek çıkarma becerisinin güçlü bir göstergesidir. TAFLAN KAVURMASI Taflan tuzlusu kavurması, Giresun’un en özgün tatlarından biridir. Taflan, salamura/tuzlama yöntemiyle saklanır; ardından soğan ve yağla kavrularak tüketilir. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklı tariflerde taflan, soğan, tereyağı, sıvı yağ ve tuz temel malzemeler arasında yer alır. Taflan kavurması, meyvenin tuzlama yoluyla yemeğe dönüşmesi bakımından Giresun mutfağının sıradan sebze yemeklerinin ötesine geçen yaratıcı karakterini gösterir. KİRAZ KAVURMASI Kiraz tuzlusu kavurması, Giresun mutfağının en dikkat çekici yemeklerinden biridir. Kültür Portalı’ndaki tarife göre kirazlar tuzla kavanozda saklanır; kavurma aşamasında çekirdekleri çıkarılır, tuzu alınır ve soğanla birlikte kavrulur. Bu yemek, tatlı bir meyvenin tuzlu ve sıcak yemek formuna dönüşmesiyle Giresun mutfağının özgünlüğünü gösterir. Festivalde kiraz kavurmasının yer alması, Giresun’un gastronomi tanıtımı açısından güçlü ve ayırt edici bir başlıktır. GALDİRİK KIZARTMASI Galdirik, Karadeniz’de farklı adlarla bilinen yabani otlardan biridir. Giresun mutfağında haşlama, kavurma veya kızartma biçiminde değerlendirilebilir. Bu ürünün festivalde yer alması, Giresun mutfağının yalnızca bilinen sebzelere değil, doğadan toplanan otlara dayalı geniş bir yemek repertuvarına sahip olduğunu gösterir. ÇALI ÇİLEĞİ Çalı çileği, Giresun’un doğal ürün çeşitliliğini temsil eden meyvelerden biridir. Taze tüketimin yanı sıra reçel, marmelat ve tatlılarda değerlendirilebilir. Festivalde çalı çileğinin yer alması, Giresun mutfağının yalnızca ana yemeklerle değil, doğal meyveler ve meyve işleme kültürüyle de tanıtıldığını gösterir. ISIRGAN Isırgan, Giresun ve Karadeniz mutfağında çorba, yemek ve ezme formunda değerlendirilen güçlü bir yöresel ottur. Giresun Valiliği’nin yöresel mutfak tanıtımında ısırgan, yemeklerde kullanılan temel otlar arasında yer alır. Isırganın festivalde öne çıkması, Giresun mutfağının sağlık, doğallık ve ot kültürü üzerinden kurduğu kimliği güçlendirir. KABAK Kabak, Giresun sofralarında hem yemek hem tatlı hem de börek/dolma türlerinde değerlendirilebilen esnek bir üründür. Festival bağlamında kabak, yöresel mutfağın sebze ağırlıklı ve sade pişirme anlayışını temsil eder. REÇEL VE PEKMEZ ÇEŞİTLERİ Reçel ve pekmez, Giresun’un doğal ürünlerini yıl boyunca saklama geleneğinin parçasıdır. Meyvenin, üzümün, dutun veya yörede yetişen farklı ürünlerin işlenerek uzun süre tüketilebilir hale getirilmesi, mutfak kültürünün yalnızca pişirme değil, üretme ve saklama bilgisine de dayandığını gösterir. KISA DEĞERLENDİRME Festivalde sunulan ürünler, Giresun mutfağının üç ana özelliğini öne çıkarıyor: Ot ve yeşil yapraklı sebze kültürü: Pancar, ısırgan, galdirik, merolcan.Saklama ve dönüştürme kültürü: Taflan tuzlusu, kiraz tuzlusu, turşu kavurması, reçel, pekmez.Yerel ekonomi ve kimlik değeri: Fındık, doğal ürünler, kadın emeği, yöresel üretim. Bu tablo, “Giresun’un Yeşil Lezzetleri” başlığının yalnızca festival adı olmadığını; kentin doğa, üretim, mutfak ve tanıtım kimliğini birlikte taşıyan güçlü bir gastronomi markası haline geldiğini gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.