Hava Durumu

#Gastronomi

giresunsonhaber - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor! Haber

İspanya Süper Kupası İstanbul’a Geliyor!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid’in mücadele edeceği İspanya Süper Kupası’nın 2-7 Şubat 2027 tarihlerinde İstanbul’da düzenleneceğini açıkladı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” derken Necmeddin Bilal Erdoğan, Arda Güler’in Real Madrid formasıyla İstanbul’da Türk taraftarların karşısına çıkmasının futbolseverler için özel bir anı olacağını ifade etti. İstanbul, dünya futbolunun en fazla takip edilen organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İspanya Süper Kupası, 2027 yılında Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid’i İstanbul’da bir araya getirecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Suudi Arabistan Genel Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki Abdulmohsen Alalshikh, İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Rafael Louzán ve Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun katılımıyla TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen İspanya Süper Kupası Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Bakan Ersoy, toplantıda yaptığı konuşmada Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nden Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31’e, Şanlıurfa Dünya Neolitik Kongresi’nden Formula 1’in İstanbul Park’a dönüşüne, Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası Finallerinden UEFA Avrupa Ligi Finali’ne kadar farklı organizasyonları sıralayarak bu örneklerin Türkiye’nin küresel spor ve etkinlik dünyasında ulaştığı konumu ve organizasyonlara ev sahipliği yapma kabiliyetini ortaya koyduğunu söyledi. Dört Kulüp 2-7 Şubat’ta İstanbul’da Bakan Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın bu organizasyonlar arasına yeni ve önemli bir halka olarak eklendiğini belirterek şunları kaydetti: “Futbol dünyasının en büyük ve en fazla izlenen organizasyonlarından biri olan İspanya Süper Kupası’nın 2027 yılındaki adresi İstanbul’dur. 2-7 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda İspanya ve dünya futbolunun önde gelen dört kulübü; Barcelona, Real Madrid, Real Sociedad ve Atlético Madrid mücadele edecekler. Bu vesileyle şehrimizde binlerce yabancı spor severi ağırlayacak; ekranları başındaki yüz milyonlarcasını da İstanbul ve Türkiye ile buluşturacağız.” Ersoy, kupanın dünya genelinde 405 milyonun üzerinde video görüntülemesine ve sosyal medya platformlarında 312 milyonun üzerinde gösterime ulaştığını söyledi. Bakan Ersoy, turnuvaya katılacak kulüplerin toplam küresel taraftar erişiminin ise 700 milyonu aştığını belirtti. İstanbul’un Turizm Gücüne Vurgu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın İstanbul’da düzenlenmesinin tesadüf olmadığını söyleyerek İstanbul’un yılın ilk 7 ayında 10 milyon 500 bin ziyaretçiyi ağırladığını; kentte 134 bin 716 oda ve 273 bin 38 yatak kapasitesi bulunduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, İstanbul’un ulaşım ve konaklama altyapısının yanı sıra tarih ve kültür mirası, Boğaz, Tarihî Yarımada, saraylar, müzeler, çarşılar ve kültür-sanat hayatıyla ziyaretçilere çok yönlü bir seyahat deneyimi sunduğunu vurguladı. Michelin seçkisinde İstanbul’dan 86 restoran bulunduğunu da hatırlatan Ersoy, Mastercard Ekonomi Enstitüsünün Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nda İstanbul’un uluslararası yeme-içme harcamaları temelinde dünyanın bir numaralı gastronomi şehri olarak gösterildiğini söyledi. İstanbul için Çok Ciddi Bir Kazanım Bakan Ersoy, büyük uluslararası organizasyonların etkisinin etkinlik alanıyla sınırlı kalmadığını, şehrin tamamına yayılan bir turizm hareketliliği oluşturduğunu belirtti. Ersoy, İspanya Süper Kupası’nın turizm açısından taşıdığı önemi şu sözlerle anlattı: “Dolayısıyla bizler küresel ölçekte takip edilen bu tür uluslararası organizasyonları Türkiye’nin güvenli ve güçlü destinasyon algısını pekiştiren, küresel görünürlüğünü artıran ve yüksek gelirli ziyaretçi talebini destekleyen stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. İspanya Süper Kupası’nı da bu yaklaşımla değerlendiriyor, İstanbul için çok ciddi bir kazanım olduğunu düşünüyoruz.” Bakan Ersoy, organizasyonun Türk ve İspanyol futbolu arasındaki bağları güçlendireceğini söyledi. Ersoy, kupanın İstanbul’un büyük spor organizasyonlarındaki konumunu da bir kez daha ortaya koyacağını ifade etti. Formula 1 de 2027’de Dönüyor Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027 spor takvimindeki bir diğer büyük organizasyonun Formula 1 Türkiye Grand Prix’si olduğunu açıkladı. Ersoy, yarışların 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde İstanbul Park’ta düzenleneceğini ve Türkiye’nin 2027’den itibaren en az beş yıl Formula 1 takviminde yer alacağını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’in 2025 sezonunda 180’den fazla ülkede 827 milyondan fazla televizyon izleyicisine ulaştığını ve tribünlerde 6,7 milyondan fazla seyirci ağırladığını belirtti. Ersoy, İstanbul’u “dünyanın tek iki kıtayı birleştiren Formula 1 şehri” olarak konumlandırdıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Formula 1’i de konaklamadan gastronomiye, kültürden alışverişe kadar İstanbul’un tamamına yayılan, nitelikli ziyaretçi talebi oluşturan ve kalıcı ekonomik değer üreten bir turizm hamlesi olarak değerlendirdiklerini ifade etti. 2027’de Dört Büyük Spor Organizasyonu Bakan Ersoy, İstanbul’un 2027’de İspanya Süper Kupası ve Formula 1’in yanı sıra UEFA Konferans Ligi Finali’ne de ev sahipliği yapacağını söyledi. Ersoy, 16-27 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek 4’üncü Avrupa Oyunları’nın da İstanbul’da düzenleneceğini belirterek binlerce sporcu ve sporseverin kentte ağırlanacağını kaydetti. Sporun Yanında Kültür, Sanat ve Müzik Bakan Ersoy, İstanbul’un yalnızca sporun değil kültürün, sanatın, müziğin ve eğlencenin de küresel buluşma noktalarından biri olduğunu kaydederek geçtiğimiz mayıs ayında Kanye West’in Atatürk Olimpiyat Stadı’ndaki konserinde 118 bin, Andrea Bocelli’nin aynı akşam Beşiktaş Park’taki konserinde ise 22 bin kişinin ağırlandığını belirtti. Bakan Ersoy, iki büyük konserin aynı gecede toplam 140 bin müzikseveri İstanbul’da buluşturduğunu söyledi. Ersoy, farklı ülkelerden gelen ziyaretçilerin de büyük etkinliklerin turizm hareketliliğine kazandırdığı uluslararası boyutu ortaya koyduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı bünyesinde hayata geçirilen “Türkiye Events” ve “İstanbul Events” platformlarıyla spor, müzik, kültür ve sanat etkinliklerini uluslararası ölçekte görünür kılmayı sürdüreceklerini belirtti. Bakan Ersoy, 2027 İspanya Süper Kupası’nın Türkiye, İstanbul ile Türk ve İspanyol futbolu açısından hayırlı olmasını diledi. Ersoy, organizasyonun Türkiye’ye getirilmesine destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek sporseverleri İstanbul’u eksiksiz deneyimlemek üzere planlarını şimdiden yaparak yerlerini ayırtmaya davet etti. Bakan Bak: “Devlet Olarak Her Türlü Destek İçin Hazırız” Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da Türkiye’nin spor yatırımları, stadyum altyapısı ve uluslararası organizasyon tecrübesiyle İspanya Süper Kupası’na başarıyla ev sahipliği yapacak kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. Bak, “İstanbul’da bu işi çok güzel yapacağımıza inanıyorum. Bu deneyime sahibiz. Devlet olarak her türlü destek için hazırız.” dedi. Organizasyona stadyumlarıyla destek veren Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine teşekkür eden Bak, Türkiye’deki taraftarların dünya futbolunun önemli takımlarını yakından izleme imkânı bulacağını belirtti. İstanbul’un ulaşım olanakları ve Türkiye’nin güçlü turizm altyapısına da dikkati çeken Bak, İspanyol takımlarını ve taraftarlarını İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Bilal Erdoğan: "Arda'yı Alkışlamak İsterim" Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, da toplantıda açıklamalarda bulundu. Bilal Erdoğan yaptığı açıklamada, "Bildiğiniz gibi zaten İspanya, son Dünya Kupası'nın kazanan ülke oldu. Dünyanın en iyi futbolcularından bazıları İspanyol kulüplerinde oynamakta; hatta kendi oyuncumuz Arda Güler de bunlara dahil. Arda'yı da alkışlamak isterim. Arda burada, İstanbul'da bir nevi kendi taraftarları önünde oynayacak. Real Madrid formasını giyerek ilk defa Türkiye'de sahaya çıkacak. O anlamda Türk futbolseverler için de güzel bir anı olacağını düşünüyorum." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN FINDIĞI DÜNYA VİTRİNİNDE: KARADERE FOODIST İSTANBUL’DA Haber

GİRESUN FINDIĞI DÜNYA VİTRİNİNDE: KARADERE FOODIST İSTANBUL’DA

KARADERE FINDIK, GİRESUN FINDIĞINI FOODIST İSTANBUL’DA DÜNYA PAZARINA TAŞIYOR Giresun’un önemli fındık sanayi kuruluşlarından Karadere Fındık, İstanbul’da düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda yerini aldı. Erol Karadere, fuarda Giresun fındığını daha geniş pazarlara ulaştırmayı, Karadere markasını tanıtmayı ve yeni ticari iş birliklerinin kapısını aralamayı hedeflediklerini açıkladı. Karadere Fındık, fuarda 2. Salon, 224E numaralı stantta sektör profesyonelleriyle buluşuyor. İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı, Türkiye ve dünyanın farklı ülkelerinden gıda sektörü temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. Fuar, 4 Eylül Cuma günü sona erecek. Karadere Fındık da organizasyonda Giresun’un dünya çapında tanınan tarımsal ürünü fındığı ve işlenmiş fındık ürünlerini ulusal ve uluslararası alıcıların karşısına çıkardı. KARADERE: “GİRESUN FINDIĞINI DÜNYAYA TANITMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Karadere Fındık’ın fuara katılımına ilişkin açıklama yapan Erol Karadere, Giresun fındığının daha geniş kitlelerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Karadere, şirketin Foodist İstanbul’da stant açarak ürünlerini ve markasını tanıttığını belirterek, sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerin yeni iş birlikleri açısından önemli olduğunu ifade etti. Erol Karadere açıklamasında, kaliteli ve güvenilir üretim anlayışı doğrultusunda Giresun fındığını dünya pazarlarında tanıtmaya devam edeceklerini vurguladı. KARADERE 2. SALON 224E STANTTA Foodist İstanbul’un resmi katılımcı kayıtlarında Karadere Tarım Ürünleri Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., 2. Salon, 224E numaralı stantta yer alıyor. Firmanın fuardaki ürün grupları arasında özellikle kavrulmuş fındık ile çikolata, şekerleme ve kuruyemiş sektörüne yönelik ürünler bulunuyor. 1992 yılında kurulan Espiye merkezli Karadere, hem iç pazara hem de ihracata yönelik fındık ticareti ve sanayi faaliyetlerini sürdürüyor. Şirketin kendi kurumsal bilgilerinde kabuklu fındık, iç fındık ve farklı proseslerden geçirilen işlenmiş fındık çeşitlerinin üretim portföyünde bulunduğu belirtiliyor. Bu yönüyle Foodist İstanbul, Karadere açısından yalnızca paketli tüketici ürünlerinin tanıtıldığı bir organizasyon değil; çikolata, pastacılık, dondurma ve diğer gıda sanayilerinde kullanılan işlenmiş fındık ürünleri için de potansiyel B2B müşterilerle doğrudan temas kurulabilecek bir ticaret platformu niteliği taşıyor. FOODIST İSTANBUL’A 637 YERLİ VE YABANCI KATILIMCI Fuarın 1 Eylül’de gerçekleştirilen resmi açılışına Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcileri katıldı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Foodist İstanbul’da 561 yerli ve 76 yabancı olmak üzere toplam 637 katılımcı yer aldı. Fuar 10 holde düzenlenirken, organizasyonda 70 binin üzerinde ziyaretçi bekleniyor. Bu rakamlar, fuarın özellikle ihracatçı gıda firmaları açısından önemli bir alıcı-satıcı buluşmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. ULUSLARARASI ALIM HEYETLERİ İSTANBUL’DA Foodist İstanbul, Tüyap Fuarcılık Grubu ile ALZ Fuar tarafından Türkiye Gıda Platformu’nun desteğiyle gerçekleştiriliyor. Organizasyonda TİM bünyesindeki ihracatçı birlikleri, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu ile Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği gibi sektör kuruluşları da yer alıyor. Fuar organizasyonunun uluslararası programında farklı ülkelerden alım heyetleri ve profesyonel satın almacılar bulunuyor. Organizasyonun tanıtım programında 50 ülkeden alım heyeti, 2 bin VIP alım heyeti ve çok sayıda ülkeden sektör profesyonelinin İstanbul’da buluşturulması hedeflenmişti. Foodist Forum kapsamında da dört gün boyunca 25 oturum ile 76 konuşmacı ve şefin yer aldığı sektör ve gastronomi programı gerçekleştiriliyor. FINDIK ULUSLARARASI GIDA SANAYİSİNİN KARŞISINDA Fuarın ürün yelpazesinde temel gıdadan kırmızı ve beyaz ete, süt ürünlerinden içeceklere, çikolata ve şekerlemeden baharatlara ve kuruyemiş ürünlerine kadar geniş bir sektör dağılımı bulunuyor. Bu yapı, Giresun fındığı açısından özellikle çikolata, şekerleme, pastacılık ve işlenmiş gıda üreticileriyle yeni ticari bağlantılar kurulması için önemli bir ortam oluşturuyor. Giresun ekonomisinin temel ihracat ürünlerinden fındığın yalnızca ham madde olarak değil; kavrulmuş, kıyılmış, dilimlenmiş, püre, un, ezme ve farklı katma değerli ürünlere dönüştürülerek uluslararası pazara sunulması, bölgedeki fındık sanayisinin geleceği açısından da önem taşıyor. Karadere Fındık’ın Foodist İstanbul’daki katılımı bu açıdan, Giresun’da üretilen fındığın İstanbul üzerinden uluslararası satın almacılara ve gıda sanayisinin farklı kollarına doğrudan tanıtılması bakımından dikkat çekiyor.

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu Haber

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Mutfağa giren, ustalarla buluşan ve yöresel lezzetleri yerinde tadan şefler; kullanılan malzemelerden geleneksel üretim yöntemlerine kadar Ordu mutfağını mercek altına aldı. Her şefin favorisi farklı olsa da ortak mesaj değişmedi: Ordu’ya geldiyseniz bu lezzetleri tatmadan dönmeyin! Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan şef Necati Yılmaz ev sahipliği yaparken, Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’ndeki şef Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, televizyon programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram da festivalin konukları arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının tanınmış isimleri, Altınordu’dan Ünye’ye, Perşembe’den Fatsa’ya, Gülyalı’dan Gölköy ve Mesudiye’ye uzanan lezzet rotasında Ordu mutfağının izini sürdü. Balık restoranlarından pidecilere, esnaf lokantalarından köy mutfağı sunan işletmelere, pastanelerden yerel tatlı üreticilerine kadar farklı adresleri ziyaret eden isimler, kentin öne çıkan tatlarını yerinde deneyimledi. “Lezzet Noktası” seçkisiyle Ordu sofrasının öne çıkan adresleri belirlenirken, kentin zengin mutfak kültürü de tüm çeşitliliğiyle vitrine çıktı. NECATİ YILMAZ’DAN ORDU LİSTESİ: ORDU TOSTUNDAN KAVURMAYA UZANAN LEZZETLER Festivalin Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan ev sahibi şefi Necati Yılmaz, Ordu’ya ilk kez gelenlere karalahana çorbası, Ordu pidesi, Ordu tostu ve Akkuş’ta yetişen kuru fasulyeyi önerirken, balık sevenlerin levrek buğulama ya da benekli alabalığı, et sevenlerin kavurmayı tatması gerektiğini söyledi. Ordu’da doğup büyüyen bir şef olduğunu ve İstanbul’da yaşamasına rağmen festival daveti aldığında hemen geldiğini söyleyen Yılmaz, Ordu mutfağının dünyadaki sağlıklı beslenme trendinin göbeğinde yer aldığını belirterek, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun gastronomisine ve bu kültürün tanınmasına çok büyük bir desteği olacağını ifade etti. ARAZ AKNAM’IN FAVORİ ÜÇLÜSÜ: KURU FASULYE, TURŞU KAVURMASI, PİDE Konuk şef Araz Aknam, şehre gelenlerin ilk olarak kuru fasulye, turşu kavurması ve pideyi denemesini önerdi. Turşu kavurmasının başka yerlerde kolay ulaşılamayacak bir tat olduğuna dikkat çeken Aknam, bu üç lezzeti Ordu gezisinin vazgeçilmezleri arasında gösterdi. Yabani otların ve bitkilerin Ordu mutfağında bu ölçüde kullanılmasını kendileri için “bambaşka bir aydınlanma” olarak değerlendiren Aknam, Lezzet Noktaları’nın yerel halkın kendi ürünleri ve yemekleri konusunda bilinçlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Aknam’a göre gastronomi kültürünü korumanın yolu, önce o kültüre sahip çıkmaktan geçiyor. DERİN BALIK’TA KURAL NET: DENİZDEN BUGÜN NE ÇIKTIYSA O Derin Balık işletme sahibi Burçin Doğan, restoranın 2007 yılında açıldığını, işletmenin balıkçılık geçmişinin ise 50 yılı aşan ve Ordu’nun en eski çiğ balık satış tezgahına uzanan bir birikime dayandığını anlattı. Günlük tazeliği işletmenin değişmez kuralı olarak tanımlayan Doğan, o gün denizden çıkan balıkları sunduklarını, ürünleri ertesi güne bırakmadıklarını ve dondurmadıklarını söyledi. Mekanın öne çıkan tabaklarını başta levrek buğulama, mezgit tava ve ızgara balıklar olarak sıraladı. Ordu sofrasında balığın ardından pideyi ve melocan, pancar çorbası ve mısır ekmeğini öneren Doğan, festival sayesinde kentin lezzetlerinin Türkiye genelinde daha fazla tanınacağına inandığını ifade etti. “TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL SİMİDİ ‘ORDU SİMİDİ’” Şirin Tost işletme sahibi Ferdi Gürsu, Ordu tostunun lezzetinin ekmek ve sucukla ilgili olduğunu ifade ederken; iyi pişmiş ve pekmezli Ordu simidi için “Bana göre Türkiye’nin en güzel simidi” dedi. Ordu’nun doğallığı ve temiz havasının kentin mutfak kimliğini desteklediğini söyleyen Gürsu, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun yerel tatlarını Türkiye çapında tanıtması açısından olumlu bir çalışma olduğunu dile getirdi. ET VE SÜT ÜRÜNLERİ YÖREDEN TEMİN EDİLİYOR İspirli Pide’nin ikinci kuşak işletmecisi Burak Kaya, işletmenin babası Mehmet Kaya tarafından 1990 yılında kurulduğunu anlattı. Pide yapımında kullandıkları et ve süt ürünlerini çoğunlukla yöreden temin ettiklerini belirten Kaya; Ordu’ya gelecek ziyaretçilere pide ve pancar çorbası önerdi. Kaya, yenilebilir otların çeşitliliği sayesinde otlu yemekler, kayganalar ve yeşillik ağırlıklı çorbaların öne çıktığını, bu yapının vejetaryenler için de güçlü seçenekler sunduğunu ifade etti. Lezzet Noktası seçkisinde yer almanın işletmeyi hijyen ve kalite açısından daha görünür kıldığını belirten Kaya, projenin satışlara ve müşteri memnuniyetine katkı sağladığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da  Haber

Türkiye Kültür Yolu Festivali İlk Kez Ordu’da 

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin on beşinci durağı Ordu, 22-30 Ağustos tarihleri arasında ilk kez festival coşkusuna ortak olacak. Dokuz gün boyunca konser, sergi, söyleşi, atölye, çocuk etkinlikleri ve gastronomi rotalarıyla birbirinden özel programlara ev sahipliği yapacak şehir, kültür ve sanatseverleri bir araya getirecek. Festival kapsamında Ordu’nun yaylaları ve bereketli topraklarının şekillendirdiği zengin mutfak kültürü ise 40’tan fazla Lezzet Noktası’nda ziyaretçilerin keşfine sunulacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadeniz’in eşsiz mavi ve yeşilinin buluştuğu Ordu’yu ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali ile buluşturmanın önemine dikkat çekti. Kentin doğal güzellikleri, Antik Çağlardan günümüze uzanan tarihi, Çepni kültürü ve köklü yayla geleneğinden beslenen mirasının; kültür, sanat ve gastronomiyle iç içe zengin bir programla ziyaretçilerle buluşacağını belirten Ersoy, Ordu Kültür Yolu Festivali ile şehrin kültürel değerlerini yaşatmayı, görünürlüğünü artırmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, “Kurul Kalesi Yerleşkesi’nden Ünye Kalesi’ne, Yason Burnu’ndan Çambaşı ve Perşembe yaylalarına uzanan bu zengin miras, Ordu’nun geçmişten bugüne taşıdığı güçlü kültürel kimliğin en önemli göstergeleridir. İlk kez Ordu’da gerçekleştireceğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali ile şehrin tarihini, kültürünü, sanatını, gastronomisini ve doğal güzelliklerini aynı çatı altında buluşturacağız. Ordu’nun binlerce yıllık geçmişinden bugünün sanatına uzanan tüm renklerini Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerle paylaşacağız.” dedi. Bakan Ersoy, Karadeniz mutfak kültürünün özgün lezzetlerini yansıtan Ordu’da gastronominin de festivalin öne çıkan unsurlarından biri olacağını belirtti. 40’tan fazla Lezzet Noktası’ndan oluşan seçkiyle kentin zengin mutfak kültürünün yerli ve yabancı ziyaretçilere özel bir gastronomi rotası sunacağını ifade etti. ORDU MUTFAĞI 40’TAN FAZLA LEZZET NOKTASINDA TANITILACAK Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin rehberi tavsiye listesinde yer alan Şef Necati Yılmaz ev sahipliği yapacak. Michelin rehberi tavsiye listesinde bulunan Şef Ömer Bozyap, Şef Araz Aknam ve TV programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram ise konuk olarak yer alacak. Karadeniz’in eşsiz doğasıyla şekillenen Ordu, festival boyunca zengin mutfak kültürüyle öne çıkacak. Kentin dört bir yanındaki gastronomi durakları, ziyaretçilere Karadeniz’in geleneksel tatlarını keşfetme ve Ordu’nun sofrasına konuk olma fırsatı sunacak. Yerel işletmelerin hazırlayacağı yöresel lezzetler, kentin üretim kültürünü ve mutfak mirasını festival atmosferine taşıyacak. Fındığı, yayla balı, mısır unu ve dağ çileği reçeliyle kendine özgü bir mutfak karakterine sahip olan Ordu’da, geleneksel tarifler kuşaktan kuşağa yaşatılıyor. Ordu mutfağının sevilen lezzetleri arasında Ordu yağlısı, mısır çorbası, pancar çorbası, melocan ve galdirik kavurmaları, kara lahana sarması, sakarca mıhlaması, keşkek ve yöresel tatlılar yer alıyor. Özellikle kentin simgesi haline gelen fındık ise hem geleneksel tariflerde hem de modern yorumlarda Ordu mutfağının başrolünü üstleniyor. BİRBİRİNDEN ÖZEL SANATÇILARIN SESLERİ ORDU’DA YANKILANACAK Tayfun Gürsoy Parkı’nda gerçekleştirilecek ücretsiz konserler, festival boyunca birbirinden ünlü sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak. 22 Ağustos Cumartesi – Mert Demir 23 Ağustos Pazar – Ferhat Göçer 24 Ağustos Pazartesi – Merve Özbey 25 Ağustos Salı – Kıraç 26 Ağustos Çarşamba – Poizi 27 Ağustos Perşembe – Sagopa Kajmer 28 Ağustos Cuma – Murat Boz 29 Ağustos Cumartesi – Ebru Yaşar 30 Ağustos Pazar – Buray ORDU’DA DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR SANAT MARATONU BAŞLADI 22 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FOTOMARATON ORDU & FOTOMARATON ÇOCUK – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI ÖNÜ – 10.00 – 12.00 (YETİŞKİN & ÇOCUK) FotoMaraton Ordu ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri, katılımcıları Ordu’nun sokakları ve insanlarıyla buluşturacak. Fotoğraf tutkunları, kentin farklı noktalarında belirlenen temalar doğrultusunda çekecekleri karelerle Ordu’nun özgün hikayesini kendi bakış açılarıyla yorumlama fırsatı bulacak. Yarışma kapsamında çekilen fotoğraflar jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren eserlerle birlikte görünürlük kazanırken, seçilen kareler sergilenerek Ordu’nun festival boyunca oluşan görsel hafızasının bir parçası olacak. Çocuklara özel olarak gerçekleştirilecek FotoMaraton Çocuk ise minik fotoğrafçıları kentin keşfine çıkaracak. Çocuklar, Ordu’ya kendi pencerelerinden bakarak günlük yaşamdan, şehir manzaralarından ve karşılaştıkları renkli detaylardan özgün kareler yakalayacak; fotoğraf aracılığıyla şehri keşfetmenin ve kendi hikayelerini anlatmanın keyfini yaşayacak. EBRU ATÖLYESİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 11.00 – 13.30 (YETİŞKİN) / 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Ordu Kültür Yolu Festivali, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatı olan ebru sanatını Taşbaşı Sanat Alanı’nda ziyaretçilerle buluşturuyor. Renklerin su üzerindeki dönüşümü Taliye Koşdemir eşliğinde keşfedecek katılımcılar her biri eşsiz eserleri Ebru Atölyesi’nde üretecek. Fırçalar yardımıyla serpilen boyalar dinamik bir biçimde şekiller oluştururken, katılımcılar da keşif dolu bir atölye keyfi yaşayacak. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: FINDIKÇILIK – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 12.30 Karadeniz’in tarımsal üretimin de ötesinde toplumsal dayanışmayı, ortak emeği, halk inanışlarını barındıran köklü kültürel mirası olan fındıkçılık geleneği söyleşide anlatılacak. Taşbaşı Sanat Alanı’nda düzenlenecek “Yaşayan Miras Söyleşisi: Fındıkçılık” moderator Dr. Serkan Emir Erkmen ve konuşmacı Dursun Oğuz Gürsoy ile gerçekleşirken, katılımcılar fındıkçılığın yerel yaşam biçimini ve kültürel aidiyet hissini yansıtan bir miras unsuru olduğunu keşfedecek. 23 AĞUSTOS 2026 – PAZAR ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. AHŞAP MAKET YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 Somut olmayan kültürel mirasın korunmasında büyük rol oynayan zanaat ahşap maket yapımı, atölye ile birlikte yeniden keşfedilecek. Tarihi yapıların, yöresel mimarinin ve kültürel objelerin ahşap işleme tekniğiyle minyatür ölçekte yeniden inşa yapılması anlamına gelen ahşap maket yapımı, Cihan Ataş’ın eşliğinde katılımcılarda sabır, hassas ölçümlendirme ve el işçiliklerini geliştirme fırsatı yaratacak. HÜSN-İ HAT ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Türk hat sanatı olan ve İstam’ın etkisiyle şekillenmiş kutsal bir sanat olan Hüsn-i Hat, Fatsa Kültür Sarayı’nda Serkan Ataç ile birlikte düzenlenecek atölyede hayat bulacak. Osmanlı döneminde zarif bir üsluba ulaşan sanat, Türk-İslam kültürel mirasının temel unsurlarından biri olarak katılımcıların keşfine sulunacak. Ziyaretçiler, atölyede estetik yazı formlarını deneyimleyecek. 24 AĞUSTOS 2026 – PAZARTESİ ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. HESAP İŞİ İŞLEME ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00-13.00 Türk işleme sanatının geleneksel tekniklerinden biri olan hesap işi, kumaş iplikleri sayılarak uygulanan, geometrik ve simetrik desenleriyle öne çıkan bir nakış tekniğidir. Fatsa Kültür Sarayı’nda Reyhan Can Aktürk ile gerçekleştirilecek Hesap İşi İşleme Atölyesi’nde katılımcılar, bu geleneksel nakış tekniğini uygulamalı olarak tanıma ve deneyimleme fırsatı bulacak. Atölye süresince hesap işinde kullanılan malzemeler ve temel uygulama yöntemleri tanıtılırken, kumaş üzerinde ipliklerin sayımı, desenlerin oluşturulması ve işleme teknikleri detaylı olarak aktarılacak. TEZHİP ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 / 16.00 Geleneksel Türk bezeme sanatı olan tezhip, Fatsa Kültür Sarayı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar Nalan Topkaya’nın eşliğinde düzenlenen Tezhip Atölyesi ile birlikte simetri, bitkisel motifler ve ince işçiliği öğrenirken, maneviyatı ve Türk sanat geleneğinin zenginliğiye de tanışacak. Atölye ile birlikte eserler canlı renklerle süslenecek. KÜTÜPHANEDE DRAMA – ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Kütüphane Drama etkinliği, Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda Çocuk Gelişimi Mezunu ve Gönüllü Eğitmen Ayşegül Güçtaş’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kitaplar ve hikayeler yaratıcı drama teknikleriyle canlandırılarak çocukların kütüphane aidiyet duygusu güçlendirilecek. Etkinlikle birlikte çocukların yaratıcılıkları, empati yetenekleri ve kişisel gelişimleri desteklenecek. 25 AĞUSTOS 2026 – SALI ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. KÖRÜKLÜ ÇİZME YAPIM ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Anadolu’da özellikle kırsal yaşam ve atlı kültürle ilişkili olarak gelişmiş geleneksel deri işçiliği ürünü olan körüklü çizme yapımı atölye kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Diz altına kadar uzanan ve körük adı verilen katlı yapılı çizmeler, Türkay Yavaş ile düzenlenecek Körüklü Çizme Yapım Atölyesi katılımcıları tarafından yakından incelenerek deneyimlenecek. Günümüzde folklorik değerleriyle öne çıkan bu ürün, zanaatkarlık geleneğinin yaşayan bir örneği olarak ziyaretçilerle buluşacak. KÜÇÜK İYİLİKLER SOKAĞI - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığını desteklemek, çağdaş çocuk edebiyatı eserlerini çocuklarla buluşturmak ve yerel değerleri yeni nesillere aktarmak amacıyla, Ordulu çocuk kitapları yazarı Gökhan Akçiçek ile “Küçük İyilikler Sokağı” adlı kitabı üzerine söyleşi gerçekleştirilecek. Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda düzenlenecek söyleşide; kitapta ele alınan iyilik, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi temel değerler çocukların dünyası üzerinden değerlendirilecek. BİTKİSEL ÖRÜCÜLÜK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Fatsa Kültür Sarayı’nda Bahar Karaoğlu ile düzenlenecek Bitkisel Örücülük Atölyesi’nde doğal liflerin ve bitkisel materyaller el emeğiyle şekillendirilerek sepet, hasır, çanta gibi eşyalar hazırlanacak. Köklü bir geleneksel sanat olan bitkisel örücülük, atölye katılımcılarına anlatılırken aynı zamanda tasarımsal ürünler hazırlanabilecek. Ziyaretçiler, yeni bir zanaat öğrenirken ev dekorasyonunda da kullanılabilen eşyalar hazırlayarak keyifli anlar yaşayacak. 26 AĞUSTOS 2026 – ÇARŞAMBA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda gerçekleşecek Filografi Atölyesi’nde çivi ve teller kullanılarak el sanatı tanıtımı yapılacak. Ahşap yüzey üzerine belirli aralıklarla çakılan civiler arasından renkli tellerin geçirilerek estetik desenlerin oluşturulduğu bu sanat dalı Ayşegül Aydemir eşliğinde düzenlenen atölye katılımcıları tarafından deneyimlenebilecek. Ziyaretçiler, el becerilerini ve tasarımsal yönlerini geliştirirken benzersiz bir geleneksel süsleme sanatıyla tanışma fırsatı yakalayacak. AİLE VE OKUMA KÜLTÜRÜ - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Ordulu Şair ve Yazarlar Birliği Derneği katkılarıyla eğitimci yazar Hicran Tercan Aktürk ve şair Gülten Özgül ile “Aile ve Okuma Kültürü” söyleşisi Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda katılımcılarla bir araya gelecek. Çocuklara rol model olma yöntemleri ve edebiyatın aile bağları üzerindeki etkileri sosyo-kültürel bir perspektifle aktarılırken, okuma kültürünün aileden topluma uzanan etkilerinin konuşulacağı bu anlamlı buluşmada, söyleşi ortamı katılımcıların deneyim ve görüşleriyle zenginleştirecek. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında çocuklarla buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt eşliğinde Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek minikler, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan çocuklar, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede keyifli zaman geçirecek. 27 AĞUSTOS 2026 – PERŞEMBE ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. TESPİH YAPIMI ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 – 13.00 İbadet sırasında zikrin sayısını takip etmek amacıyla geliştirilen köklü zanaat Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında katılımcılarla buluşacak. Kadir Sağır ile düzenlenecek Tespih Yapımı Atölyesi festival kapsamında Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. Katılımcılar, tespihin yapım sürecini detaylarıyla keşfederken, aynı zamanda ölçü ve malzemeler açısından uyumlu olacak şekilde üretim yapmayı da öğrenecek. ÇİNİ ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 13.30 – 15.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) İznik ve Kütahya’da gelişen çini sanatı, zengin renkleri ve çiçek ile geometrik motifleriyle Fatsa Kültür Sarayı’nda yer alacak. İlkay Özdemir eşliğinde düzenlenecek Çini Atölyesi, katılımcıları kültürel mirasın sanatsal zenginliğiyle buluştururken, estetik ve zanaatkarlık alanlarında da bilgiler verecek. BELLEĞİNİ YİTİREN TİLKİNİN ÖYKÜSÜ P4C - ORDU GAZİ İL HALK KÜTÜPHANESİ SERGİ SALONU – 14.00 Erken yaşta okuma alışkanlığı, sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini desteklemek amacıyla, “Çocuklar İçin Felsefe” (P4C) tekniğiyle “Belleğini Yitiren Tilkinin Öyküsü” adlı kitap üzerinden okuma ve farkındalık etkinliği Ordu Gazi İl Halk Kütüphanesi Sergi Salonu’nda çocuklarla buluşacak. Aktivite ile birlikte çocukların hikayeyi yalnızca dinleyen değil, sorgulayan ve yorumlayan bireyler olmaları hedeflenirken; aynı zamanda öykü üzerinden neden-sonuç ilişkileri kurması, farklı bakış açılarını değerlendirmesi, düşüncelerini gerekçeleriyle ifade etmesi gibi becerileri de etkinlikle birlikte desteklenecek. ZEKİ MÜREN ŞARKILARI – ORDU DEVLET TİYATROSU SAHNESİ – 20.00 Türk müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in farklı makamlardan oluşan bestelerinin seslendirileceği “Zeki Müren Şarkıları” konseri, Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu tarafından Ordu Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Müzikseverlerin nostalji dolu şarkılarla duygu dolu anlar yaşayacağı konserde, Zeki Müren’in birbirinden değerli eserleri solistler Berrak Seçkin ve Haydar Farabi Felamur tarafından seslendirilecek. Sanatçıların takdimiyle gerçekleştirilecek konser, Türk sanat müziğinin eşsiz eserleriyle izleyicilere benzersiz ve unutulmaz bir akşam yaşatacak. 28 AĞUSTOS 2026 – CUMA ORDU OLGUNLAŞMA ENSTİTÜSÜ KÜLTÜREL MİRAS TAŞIYICISI – ORDU KÜLTÜR SANAT MERKEZİ – 09.00 – 18.00 Ordu Olgunlaşma Enstitüsü Kültürel Miras Taşıyıcısı sergisi festival kapsamında 22-28 Ağustos tarihleri arasında Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Ordu’nun sahip olduğu kültürel miras, geleneksel el sanatlarının, yöresel değerlerinin ve özgün motiflerinin günnümüz tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak Ordu Olgunlaşma Enstitüsü tasarımlarında bir araya gelmesi hedefleniyor. Ziyaretçiler sergi ile beraber enstitünün proje temaları doğrultusunda hazırlanan ürünlerin kültürel değer, kullanılan teknik, motif ve desenler ile tasarım süreçleri hakkında bilgi alma fırsatı yakalayacak. Şehrin yöresel ve kültürel değerlerinden ilham alan eserler sergi ile birlikte yakından incelenebilecek. BAKIRCILIK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 Fatsa Kültür Sarayı’nda Mehmet Kıyak eşliğinde düzenlenecek Bakırcılık Atölyesi ile saf bakır levhalar çekiç, kalem ve çeşitli el aletleri yardımıyla dövülerek, kazınarak ve şekillendirilerek estetik ve işlevsel eşyalara dönüştürülecek. Katılımcılar bu köklü zanaatla birlikte yepyeni bir el sanatı öğrenirken, kendi sanatlarını temsil eden eşyalar üretecek. SOKAK OYUNLARI – ORDU İL HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 14.00 Çocukları dijital ekran bağımlılığından uzaklaştırarak fiziksel aktiviteye yönlendirmek ve somut olmayan kültürel miras unsurlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen “Sokak Oyunları” atölyesi Ordu İl Halk Kütüphanesi Bahçesi’nde katılımcılarla buluşacak. Çocuk ve ebeveynlerin katılımıyla gerçekleşecek atölye ile birlikte geleneksel oyunlar oynanacak. Çocuklarda takım ruhu, arkadaşlık bağları ve aile içi iletişimler arasındaki bağ güçlendirilerek unutulmaz anlara imza atılacak. SERAMİK ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 16.00 – 18.00 Kökeni Orta Asya’ya uzanan ve Anadolu’da gelişerek özgün bir kimlik kazanan köklü zanaat seramik, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında sanatseverlerle buluşuyor. Çamurun eşyaya dönüşüm yolculuğuna Yasemin Kurt ile Seramik Atölyesi’nde tanıklık edecek katılımcılar, estetik dünyalarını biçimlendirerek yaratma fırsatı yakalayacak. Üretim süreciyle birlikte yepyeni bir deneyim kazanan ziyaretçiler, Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek atölyede benzersiz zaman geçirecek. SAHRA SIHHİYE OKULU VE EĞİTİM MERKEZİ BÖLGE BANDO KOMUTANLIĞI – TAYFUN GÜRSOY PARKI – 19.00 Tayfun Gürsoy Parkı’nda “Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Bölge Bando Komutanlığı” konseri gerçekleştirilecek. Dinleyiciler, 19 Mayıs Marşı’ndan Vatan Marşı’na ulaşan geniş repertuvar seslendirilen özel konserde unutulmaz bir akşam yaşayacak. 29 AĞUSTOS 2026 – CUMARTESİ KIRKYAMA ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI – 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda Zeynep Çağan eşliğinde düzenlenecek Kırkyama Atölyesi’nde katılımcılar, çeşitli kumaş parçalarını bir araya getirerek değişik desenlerle dikecek. Eski tarihlerde ortaya çıkan bu sanatla birlikte ziyaretçiler hem geçmiş dönem zanaatıyla tanışacak hem de el sanatıyla tekniğe uygun bir şekilde birleştirerek el becerilerini geliştirecek. 30 AĞUSTOS 2026 – PAZAR MİNYATÜR ATÖLYESİ – FATSA KÜLTÜR SARAYI - 11.00 / 13.30 (YETİŞKİN) & 16.00 – 18.00 (ÇOCUK) Fatsa Kültür Sarayı’nda düzenlenecek Minyatür Atölyesi, çocukları ve yetişkinleri sanatın renkli dünyasında keyifli bir yolculuğa davet ediyor. Filiz Demir eşliğinde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar, geleneksel minyatür sanatını yakından tanırken, birbirinden güzel minyatürleri kendi renkleri ve yaratıcılıklarıyla boyayacak. Hem sanatla iç içe olabilecekleri hem de birlikte üretmenin keyfini yaşayacakları atölyede, ortaya birbirinden renkli eserler çıkacak. FESTİVAL BOYUNCA SÜREN ETKİNLİKLER OSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BİNASI FUAYE ALANI – 08.00 – 17.00 Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri sergisi, Ordu Kültür Yolu Festivali kapsamında dokuz gün boyunca Ordulu sanatseverlerin ziyaretine sunulacak. Ordu Büyükşehir Belediyesi Binası Fuaye Alanı’nda düzenlenecek sergi, Osmanlı padişahları tarafından yazılmış hüsn-ü hat tablolarından, yüzyıllar boyunca büyük masraflarla hazırlanan surre alayları ile Haremeyn’e gönderilen surre kesesi, altınlar, Kâbe’nin iç ve dış örtüleri, Kâbe kuşağı parçaları ve Kur’an-ı Kerim’in usta hattatlarının yazdığı seçkin örnekleri bir araya getirecek. Eyüp Sultan’ın ardından Topkapı Sarayı’nda ziyarete açılmış olan kutsal örtü örneklerinin de bulunduğu sergide toplam 57 eser ziyaretçiler tarafından incelenebilecek. YAŞAYAN MİRAS: ORDU SERGİSİ – TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Ordu’nun köklü kültürel birikiminden beslenen “Yaşayan Miras: Ordu Sergisi” seçkisinde, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış şehrin geleneksel sanatları, zanaatları, sözlü anlatım ve toplumsal birikimleri hayat bulacak. Festival boyunca her gün ziyarete açık olacak sergide; tezhip, minyatür, ebru, hat, çini, sepetçilik, seramik, dokuma işleri gibi pek çok sanat ve zanaat unsuru yer alacak. Her bir unsur, yalnızca bir sanat ürünü değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafıza ve kimlik taşıyıcısı rolü üstlenirken; ziyaretçiler, sergi ile birlikte Ordu’nun kültürel hafızasına tanıklık etme ve geleneksel sanatların izini sürme fırsatı bulacak. YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ - TAŞBAŞI SANAT ALANI – 10.00 – 19.00 Taşbaşı Sanat Alanı’nda gerçekleştirilecek “Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri”nde geleneksel sanatların görünmeyen yönleri sanatseverlerle bir araya gelecek. Gösterimde yer alan seçki ile birlikte kültürel mirasın yalnızca geçmişe ait değil, günümüzde de yaşayan bir değer olduğunu vurgulayan ustaların atölyelerinden yaşam hikayelerine değinilecek. Sanatseverler, 25 adet sanatçı ve zanaatkara yer verilen kısa film ile birlikte, geleneksel sanatların üretim süreçlerine, ustaların hikayelerine ve kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılma serüvenine tanıklık edecek. ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Ordu, festival kapsamında çocukların da eğlence dünyasına ortak oluyor. Çocuk Köyü Etkinlikleri, Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda festival süresince her gün ziyarete açık olacak. Minikler, panayır çadırlarından şişme oyun parklarına, atölye çalışmalarından dijital oyunlara, yarışmalardan balon turuna dek uzanan sayısız etkinlikte hem öğrenecek hem de keyifli anlar yaşayacak. ASELSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Müze gezisinden kitap okuma seanslarına, saha aktivitelerinden deneyim alanlarına uzanan geniş programıyla “Aselsan Çocuk Şenliği” çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak. Etkinlikler kapsamında yer alacak Tekno Macera Tırı ile ise katılımcı minikler, bilim ve teknoloji dolu faaliyetlerin içerisinde bulunma fırsatı yakalayacak. ETNOSPOR - DURUGÖL PARKI ÇOCUK ETKİNLİK ALANI – 15.00 – 20.00 Geleneksel sporları, oyunları ve kültürel değerleri farklı şehirlerde tanıtmak amacıyla hayata geçirilen mobil etkinlik platformu olan EtnoTır, Ordulu miniklere kültür deneyimi sunacak. Durugöl Parkı Çocuk Etkinlik Alanı’nda yer alacak Etnospor etkinlikleri, okçuluk, mas güreşi, mangala gibi alanlarda keyifli aktiviteler sunacak. Minikler bu alanlarda eğlence dolu anlar yaşarken aynı zamanda ebru, ıhlamur baskı gibi geleneksel el sanatları atölyeleriyle de üretim süreçlerine dahil olarak kültürel mirasla doğrudan temas kuracak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ: Haber

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ:

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ: Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil, hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, kurutma standardı, stok yönetimi, alıcı davranışı, coğrafi kimlik ve kalite farkı ile belirleniyor. Türkiye dünya fındık üretiminde ana belirleyici ülke konumunu korurken, Şili Güney Yarımküre avantajıyla yılın ilk yarısında pazara giriyor; İtalya fındığı gastronomi, çikolata ve coğrafi işaret üzerinden markalaştırıyor; ABD/Oregon mekanize üretim ve standart tedarik modeliyle büyüyor; Azerbaycan ve Gürcistan ise Karadeniz-Kafkas hattında Avrupa pazarına yakın alternatif kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Giresun kalite fındığının dünya piyasasında yalnızca Türkiye’nin toplam üretim miktarı içinde değerlendirilecek bir ürün olmadığını; arazi yapısı, emek yoğun üretim, düşük verim koşulları, aroma değeri, kalite farkı ve coğrafi kimliğiyle ayrı bir fiyat ve marka politikasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. DÜNYA FINDIKTA ANA ÜRETİM TABLOSU Dünya fındık üretimi son yıllarda 1 milyon ton kabuklu ürün eşiğinin üzerinde seyrediyor. Uluslararası sektör verilerine göre 2023/24 sezonunda dünya fındık üretimi yaklaşık 1,12 milyon ton kabuklu, 523 bin ton iç fındık karşılığı düzeyinde gerçekleşti. 2024/25 sezonu için küresel üretim tahmini yaklaşık 1,29 milyon ton kabuklu ürün seviyesine çıktı. Türkiye, dünya üretiminde açık ara ilk sırada yer alıyor. Türkiye’nin ardından İtalya, ABD, Şili, Azerbaycan ve Gürcistan geliyor. Ancak her ülkenin piyasaya etkisi aynı şekilde oluşmuyor. Türkiye toplam üretim ve ihracat gücüyle fiyatın ana yönünü belirlerken, Şili hasat takvimiyle, İtalya marka ve gastronomi değeriyle, ABD/Oregon mekanize üretim ve standart sanayi tedarikiyle, Azerbaycan ve Gürcistan ise yakın dönem alternatif arz kapasiteleriyle piyasada yer tutuyor. Küresel fındık ticaretinde tonaj hâlâ önemini koruyor; ancak alıcılar artık yalnızca miktara bakmıyor. Ürünün hangi ayda pazara girdiği, iç randımanı, kalibresi, nem oranı, kurutma standardı, işlenebilirliği, izlenebilirliği, aflatoksin riski, lojistik güvenliği ve sanayiye uygunluğu fiyat davranışını doğrudan etkiliyor. HASAT VE PİYASAYA GİRİŞ SIRASINA GÖRE DÜNYA FINDIK TABLOSU Sıra Ülke / bölge Yaklaşık üretim / ticari hacim Hasat dönemi Piyasaya giriş dönemi Giresun’a etkisi 1 Şili 2025 için yaklaşık 80 bin ton kabuklu ürün beklentisi Şubat-mayıs / çoğu bölgede mart-mayıs Nisan-haziran Türkiye sezonu öncesi ara dönem tedarik sağlar; alıcıların stok ve fiyat riskini azaltır 2 Türkiye / Giresun Türkiye’de normal yıllarda 600-700 bin ton bandı; 2025 için farklı kaynaklarda 450-550 bin ton aralığı Ağustos Ağustos-eylül Dünya fiyatının ana yönünü belirler; Giresun kalite, aroma ve coğrafi değer üzerinden ayrışmalıdır 3 Azerbaycan Üretimde yükselen Kafkas hattı; 2024’te yaklaşık 20 bin ton ihracat Ağustos-eylül Eylül-ekim Türkiye ile yakın takvimde standart ürün rekabetini artırır 4 Gürcistan Orta ölçekli üretici; 2024/25 döneminde yaklaşık 18 bin ton ihracat Ağustos-eylül Eylül-ekim Avrupa pazarında alternatif kaynak olarak görünürlüğünü artırır 5 İtalya / Piemonte-Lazio-Campania-Sicilya 2023’te yaklaşık 100 bin ton bandı; 2024/25’te düşüş, 2025/26’da toparlanma beklentisi Ağustos-ekim Eylül-kasım Marka, gastronomi, coğrafi işaret ve sanayi modeli Giresun için önemli örnek oluşturur 6 ABD / Oregon 2024’te yaklaşık 96-97 bin ton; 2025 için yaklaşık 116 bin ton beklentisi Eylül-ekim Ekim-kasım Mekanizasyon, yeni çeşitler ve standart ürünle sanayi tedarikinde rekabet yaratır 7 Diğer üreticiler Çin, İran, Fransa, Sırbistan, Polonya ve Balkan ülkelerinde sınırlı hacimler Bölgeye göre değişiyor Yerel ve sınırlı ihracat Büyük fiyatı tek başına belirlemez; kaynak çeşitliliğini artırır ŞİLİ: GÜNEY YARIMKÜRE TAKVİMİYLE YILIN İLK TİCARİ ARZI Dünya fındık takviminde ilk büyük farklılık Şili’de ortaya çıkıyor. Güney Yarımküre’de yer alan Şili’de Avrupa fındığı, Türkiye, İtalya, ABD, Azerbaycan ve Gürcistan gibi Kuzey Yarımküre üreticilerinden aylar önce hasat ediliyor. Ürün şubat ayından itibaren bazı bölgelerde olgunlaşma sürecine giriyor; ticari hasat çoğu bölgede mart-mayıs dönemine yayılıyor ve ürün yılın ilk yarısında piyasaya iniyor. Bu zamanlama, Şili’ye üretim miktarından bağımsız önemli bir ticari konum kazandırıyor. Kuzey Yarımküre’de yeni sezon ürününün henüz bahçede olduğu, önceki sezon stoklarının azaldığı ve sanayi alıcılarının yeni sezon öncesi pozisyon aldığı dönemde Şili ürünü piyasaya giriyor. Çikolata, krema, ezme, kuruyemiş ve gıda sanayisi yıl boyunca hammadde kullandığı için Şili fındığı, özellikle Türkiye sezonu başlamadan önce ara dönem tedarik kaynağı olarak değerlendiriliyor. Şili’nin fındıkta yükselişi yalnızca takvim farkıyla sınırlı değil. Ülkede üretim daha geniş bahçeler, modern dikim sistemleri, mekanizasyona uygun alanlar, kurutma altyapısı ve işleme tesisleriyle birlikte büyüyor. Osorno gibi bölgelerde açılan yeni işleme tesisleri, ürünün kabul, temizleme, yıkama, kurutma, kalibrasyon, kırma, seçme ve ihracata hazırlık süreçlerini tek zincir içinde topluyor. Şili’nin Giresun’a etkisi aynı hasat ayında doğrudan rekabet oluşturması değil, büyük alıcıların Türkiye sezonu başlamadan önce stok ve fiyat riskini yönetebilmesidir. Sanayi alıcıları Şili’den ürün alarak yeni sezon öncesi hammadde açığını kapatabiliyor, Türkiye’de rekolte belirsizliği oluştuğunda alternatif tedarik kanalı yaratabiliyor. Bu durum, Giresun kalite fındığının Türkiye toplam üretiminin içinde kaybolmadan, aroma ve coğrafi kalite değeriyle ayrı bir ürün olarak anlatılmasını daha önemli hale getiriyor. TÜRKİYE VE GİRESUN: AĞUSTOS HASADIYLA DÜNYA FİYATININ ANA EŞİĞİ Türkiye, dünya fındık piyasasında ana üretici ülke konumunu koruyor. Normal yıllarda 600-700 bin ton bandında seyreden Türkiye üretimi, rekolte tahminleri, don, kuraklık, kahverengi kokarca zararı, randıman, kalibre, iç fındık dengesi, ihracatçı talebi ve üretici satış davranışıyla dünya fiyatının ana yönünü belirliyor. Giresun’da fındık doğal mevsiminde ağustos ayında hasat ediliyor. Sahil kesiminde ürün daha erken olgunlaşırken, orta ve yüksek kesimlerde hasat rakıma bağlı olarak ilerleyen tarihlere kayıyor. Bu kademeli takvim, Giresun fındığının iklim, rakım ve arazi karakterinin doğrudan sonucudur. Giresun kalite fındığının temel farkı tonaj büyüklüğünden çok ürün niteliğidir. Giresun’da fındık yamaçlarda, eğimli ve parçalı arazilerde, büyük ölçüde insan emeğiyle ve daha yüksek işçilik maliyetiyle üretiliyor. Dekar başına verimin düz ve mekanize alanlara göre daha düşük olması, üretim maliyetini artırıyor; buna karşılık ürün aroma, lezzet, incelik ve kalite değeri bakımından ayrı bir yere sahip oluyor. Türkiye toplam üretimi dünya fiyatını belirleyen ana unsur olsa da, Giresun kalite fındığı bu toplamın içinde ortalama ürün gibi değerlendirildiğinde bölgenin özel değeri fiyat politikasına yeterince yansımıyor. Giresun kalite fındığı, yamaçta ve yüksek emekle üretilen; düşük verim koşullarına rağmen aroma ve kalite değeri yüksek olan özel bir ürün yetiştirilen coğrafi üretim alanının ürünü olarak konumlandırılmalıdır. AZERBAYCAN: TÜRKİYE İLE AYNI DÖNEMDE PAZARA GİREN KAFKAS ÜRETİCİSİ Azerbaycan, Karadeniz-Kafkas hattında fındık üretimini ve ihracatını artıran ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede hasat ağırlıklı olarak ağustos-eylül döneminde yapılıyor. Ürün eylül-ekim aylarından itibaren ihracat kanallarında daha görünür hale geliyor. Azerbaycan’ın üretim hacmi Türkiye ile karşılaştırıldığında sınırlı olsa da, takvim yakınlığı nedeniyle standart iç fındık segmentinde alternatif kaynak etkisi oluşturuyor. Uluslararası alıcılar Türkiye sezonuyla aynı dönemde Azerbaycan ürününü de tedarik seçenekleri arasına alabiliyor. Bu durum Giresun açısından doğrudan kalite rekabetinden çok fiyat segmenti baskısı oluşturuyor. Azerbaycan ürünü özellikle standart ürün pazarında alıcıya alternatif sunduğunda, Giresun kalite fındığının aynı fiyat bandına sıkışmaması daha kritik hale geliyor. Giresun’un burada öne çıkaracağı başlık düşük fiyat değil; kalite, aroma, coğrafi köken, izlenebilirlik ve ürün standardıdır. GÜRCİSTAN: AVRUPA PAZARINA YAKIN ALTERNATİF KAYNAK Gürcistan, fındıkta Avrupa pazarına yakınlığı ve ihracat kabiliyetiyle öne çıkan ülkelerden biridir. Ülkede hasat ağustos-eylül döneminde yapılıyor ve ürün aynı dönemde ihracat kanallarına girmeye başlıyor. Gürcistan’ın üretim hacmi Türkiye’ye göre sınırlı olsa da, ihracat pazarı açısından etkisi önemlidir. Avrupa Birliği pazarına yakınlık, ihracat kanalları ve kalite iyileştirme çalışmaları Gürcistan’ı tamamlayıcı tedarikçi haline getiriyor. İtalya, Almanya ve diğer Avrupa pazarlarına yönelen Gürcistan fındığı, büyük alıcıların kaynak çeşitlendirme politikasında yer buluyor. Giresun açısından Gürcistan’ın yükselişi, yakın coğrafyada üretilen alternatif fındığın Avrupa pazarında daha fazla görünmesi anlamına geliyor. Bu durum, Giresun fındığının “Türkiye menşeli ürün” başlığı altında genelleştirilmeden, “Giresun kalite” adıyla daha güçlü tanıtılmasını gerekli kılıyor. İTALYA: ALBA, PİEMONTE, LAZIO VE CAMPANIA’DA FINDIK MARKAYA DÖNÜŞÜYOR İtalya, dünya fındık piyasasında geleneksel kalite ülkelerinden biridir. Üretim Piemonte, Lazio, Campania ve Sicilya gibi farklı bölgelere yayılıyor. Alba ve Piemonte hattı özellikle Tonda Gentile çeşidi, çikolata sanayisi, pastacılık, gastronomi, coğrafi işaret ve bölgesel marka gücüyle öne çıkıyor. İtalya’da hasat bölge ve çeşide göre ağustos-ekim dönemine yayılıyor. Piemonte’de hasat çoğunlukla ağustos sonu-eylül başı döneminde, fındıkların doğal olarak yere düşmesiyle başlıyor. Lazio, Viterbo, Campania, Giffoni ve Sicilya gibi bölgelerde takvim çeşide, iklim koşullarına ve bahçe yapısına göre değişiyor. İtalya’nın temel farkı, fındığı yalnızca kabuklu veya iç ürün olarak değerlendirmemesidir. Alba ve Piemonte hattı, fındığı çikolata, krema, pasta, tatlı, gastronomi turizmi ve coğrafi işaretle birlikte pazarlıyor. Bu yapı, ürünün fiyatını yalnızca tonajla değil, kültürel ve sanayi değeriyle de destekliyor. Giresun için İtalya modeli önemli bir ders içeriyor. Giresun kalite fındığı aroma bakımından güçlü bir ürün olmasına rağmen, bu değer yeterince işlenmiş ürün, yerel çikolata, pastacılık, paketli ürün, kavurma standardı, coğrafi işaretli marka ve gastronomi bağlantısıyla desteklenmediğinde fiyat avantajına dönüşmekte zorlanıyor. Alba’nın yaptığı, kaliteli ürünü bölge adıyla ve sanayiyle birlikte satmaktır; Giresun’un da kalite fındığını kendi coğrafi adıyla daha güçlü ticari dile taşıması gerekiyor. ABD / OREGON: MEKANİZE ÜRETİM VE STANDART SANAYİ TEDARİKİ ABD fındık üretiminin merkezi Oregon’dur. Willamette Vadisi’nde yoğunlaşan üretim; geniş bahçeler, düzenli plantasyon yapısı, yeni çeşitler, mekanizasyon, kurutma ve işleme standardı üzerinden gelişiyor. Oregon’da hasat genel olarak eylül-ekim döneminde yapılıyor ve ürün ekim-kasım aylarında piyasada daha görünür hale geliyor. ABD/Oregon’un dünya piyasasındaki etkisi, geleneksel kalite hikâyesinden çok sanayiye güvenilir ve standart ürün sunabilmesidir. Mekanize hasat, kurutma ve işleme altyapısı; büyük alıcılar açısından öngörülebilir kalite, düzenli tedarik ve daha planlı lojistik anlamına geliyor. 2024’te yaklaşık 96-97 bin ton düzeyinde gerçekleşen ABD/Oregon üretiminin 2025 için 116 bin ton seviyesine çıkabileceğine ilişkin beklentiler, bölgenin tedarik kapasitesini büyüttüğünü gösteriyor. Giresun’un Oregon ile aynı zeminde rekabet etmesi mümkün değildir. Çünkü Giresun’un arazi yapısı eğimli, parçalı ve emek yoğundur. Oregon’un güçlü olduğu alan mekanizasyon ve standart sanayi tedarikidir. Giresun’un güçlü olduğu alan ise aroma, coğrafi kalite ve emek yoğun üretim değeridir. Bu fark doğru anlatılmadığında Giresun kalite fındığı, mekanize standart ürünle aynı ortalama fiyat mantığı içinde değerlendirilebilir. DİĞER ÜRETİCİLER: KÜÇÜK HACİMLER, BÜYÜYEN KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ Çin, İran, Fransa, Sırbistan, Polonya ve bazı Balkan ülkeleri dünya fındık üretiminde sınırlı hacimlerle yer alıyor. Bu ülkeler tek başına küresel fiyatı belirleyecek büyüklükte değildir; ancak büyük üretici ülkelerde arz sorunu yaşandığında alıcıların kaynak çeşitlendirme arayışında daha fazla gündeme gelebiliyor. Bu küçük ve orta ölçekli üreticilerin varlığı, fındık ticaretinde tek kaynağa bağımlılığın azaldığını gösteriyor. Büyük sanayi alıcıları artık farklı ülkelerden, farklı takvimlerde ve farklı kalite seviyelerinde ürün temin ederek risk dağıtıyor. Giresun açısından bu gelişme, kalite ürünün daha güçlü tanıtılmasını zorunlu kılıyor. Çünkü küresel alıcı için seçenek arttıkça, yalnızca “Türkiye fındığı” demek yeterli olmuyor. “Giresun kalite” adının aroma, coğrafi köken, üretim zorluğu, işçilik maliyeti ve kalite standardıyla birlikte anlatılması gerekiyor. HASAT TAKVİMİ FİYATI NASIL DEĞİŞTİRİYOR? Fındık piyasasında hasat takvimi, fiyat psikolojisini doğrudan etkiliyor. Şili’nin yılın ilk yarısında pazara girmesi, Türkiye sezonu öncesinde alıcıya ara dönem ürün sağlıyor. Bu durum, sanayi alıcılarının stok yönetimini kolaylaştırıyor ve Türkiye sezonu başlamadan önce piyasa beklentilerini şekillendiriyor. Ağustos ayında Türkiye, Giresun, Azerbaycan ve Gürcistan devreye giriyor. Bu dönem dünya fındık fiyatı açısından ana eşiktir. Türkiye’de rekoltenin yüksek veya düşük olması, ürün kalitesi, randıman, ihracatçı talebi, üretici satış davranışı ve sanayi alıcılarının stok durumu fiyatın yönünü belirliyor. Eylül-kasım döneminde İtalya ve ABD/Oregon ürünleri daha güçlü şekilde piyasaya giriyor. İtalya marka ve kalite bağlantısıyla; Oregon ise mekanize, standart ve sanayiye uygun ürünle alıcıların tedarik planlarında yer alıyor. Bu takvim, Giresun’un yalnızca Türkiye içindeki üretici bölgelerle değil, farklı ülkelerin farklı avantajlarıyla da aynı piyasada karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Şili takvimle, İtalya marka ile, Oregon mekanizasyonla, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarikle öne çıkıyor. Giresun’un bu tablo içindeki gücü, kaliteyi fiyatlandıran ayrı bir ticari model kurulduğunda daha görünür hale geliyor. KABUKLU-İÇ FINDIK DENGESİ NEDEN ÖNEMLİ? Dünya fındık piyasasında üretim rakamları çoğu zaman kabuklu tonaj üzerinden açıklanıyor; ancak sanayi alıcısı için asıl belirleyici olan iç fındık miktarı, randıman, kalibre, sağlam iç oranı ve işlenebilirliktir. Aynı kabuklu tonaj, farklı ülkelerde farklı iç fındık karşılığı verebilir. Bu nedenle yalnızca toplam üretim rakamı fiyatı açıklamak için yeterli değildir. Türkiye’de rekolte yüksek görünse bile randıman düşük, kalibre küçük veya kalite sorunlu olduğunda sanayinin kullanabileceği ürün miktarı azalabilir. Şili, Oregon ve İtalya gibi bölgelerde kurutma, kalibrasyon ve işleme standardının güçlenmesi, ürünün sanayi için daha öngörülebilir hale gelmesini sağlar. Giresun kalite fındığı açısından bu başlık daha da önemlidir. Ürünün aroma ve kalite üstünlüğü, doğru kurutma, düşük nem, iyi muhafaza, yüksek randıman ve izlenebilirlik ile desteklendiğinde fiyat politikası daha sağlam kurulabilir. Giresun fındığının değerini yalnızca kabuklu tonajla değil, iç kalite ve kullanım değeriyle anlatmak gerekir. SANAYİ ALICILARI İÇİN FINDIK ARTIK YILLIK STOK YÖNETİMİ ÜRÜNÜ Fındık, büyük çikolata ve gıda sanayisi için yalnızca sezonluk alınan bir tarım ürünü değil, yıl boyunca yönetilen stratejik hammaddedir. Sanayi alıcıları fiyat dalgalanması, rekolte riski, hastalık, don, kuraklık, kalite sorunu ve lojistik aksama riskine karşı farklı ülkelerden ürün alarak tedarik güvenliği sağlamaya çalışıyor. Bu yapı, Şili’nin önemini artırıyor. Şili ürünü Türkiye sezonundan önce piyasaya girdiği için alıcıya ara dönem esneklik sağlıyor. Oregon, mekanize ve standart üretimle sanayi tedarikinde güven veriyor. İtalya, kalite ve marka değeriyle yüksek katma değerli ürün segmentinde yer tutuyor. Azerbaycan ve Gürcistan ise yakın coğrafyada alternatif kaynak oluşturuyor. Giresun’un bu zincirde güçlü kalabilmesi için ürününü yalnızca hammadde olarak değil, kalite değeri yüksek stratejik ürün olarak konumlandırması gerekiyor. Aksi halde Giresun fındığı, küresel alıcıların ortalama maliyet hesabı içinde değerlendirilen bir kaleme dönüşebilir. MEKANİZASYON FARKI MALİYET VE FİYATTA AYRIŞMA YARATIYOR Dünya fındık üretiminde mekanizasyon farkı, üretim maliyetini doğrudan etkiliyor. Şili ve Oregon gibi geniş, düzenli ve makine kullanımına daha uygun bahçelerde hasat ve hasat sonrası işlemler daha planlı yürütülebiliyor. Bu durum işçilik maliyetini azaltıyor, ürünün daha hızlı toplanmasını sağlıyor ve sanayiye düzenli ürün akışını kolaylaştırıyor. Giresun’da ise eğimli ve parçalı arazi yapısı nedeniyle mekanizasyon sınırlı kalıyor. Üretim büyük ölçüde insan emeğine dayanıyor. Bu yapı maliyet dezavantajı oluştursa da, Giresun kalite fındığının emek yoğun üretim karakteri doğru anlatıldığında ürünün coğrafi ve kalite değerini güçlendiren bir unsur haline gelebilir. Bu nedenle Giresun fındığı, düz ve mekanize alanlarda üretilen ortalama ürünle aynı maliyet mantığı içinde değerlendirilmemelidir. Fiyat politikasında verim farkı, arazi eğimi, işçilik yükü, kalite değeri ve aroma üstünlüğü birlikte dikkate alınmalıdır. GİRESUN’U ETKİLEYEN ANA RİSK: KALİTE ÜRÜNÜN ORTALAMA FİYATA SIKIŞMASI Giresun kalite fındığının en önemli riski, dünya piyasasında ortalama ürün gibi fiyatlanmasıdır. Giresun fındığı; yamaçta, eğimli arazide, parçalı bahçelerde, yoğun insan emeğiyle ve daha yüksek maliyetle üretiliyor. Dekar başına verim birçok düz ve mekanize üretim alanına göre daha düşük olmasına rağmen ürünün aroma ve lezzet değeri yüksek. Bu tablo, Giresun kalite fındığı için ayrı fiyat politikasını zorunlu hale getiriyor. Giresun fındığını Şili’nin takvim avantajıyla, Oregon’un mekanize üretimiyle, Azerbaycan ve Gürcistan’ın standart ihracat ürünüyle aynı ortalama fiyat mantığına sıkıştırmak, ürünün gerçek değerini zayıflatır. Giresun’un üretim yapısı yüksek maliyetli, fakat kalite değeri güçlüdür. Bu nedenle Giresun kalite fındığı için fiyat politikası yalnızca tonaj ve arz-talep hesabıyla değil, coğrafi işaret, aroma değeri, üretim zorluğu, işçilik maliyeti, düşük verim, kalite standardı ve marka potansiyeli üzerinden kurulmalıdır. GİRESUN İÇİN TİCARİ YOL HARİTASI Şili yılın ilk yarısında pazara giriyor, İtalya kaliteyi markaya dönüştürüyor, Oregon mekanize üretimle sanayiye standart ürün sunuyor, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarik kanallarını güçlendiriyor. Giresun’un elindeki en güçlü değer ise aroma, coğrafi kimlik, emek yoğun üretim ve kalite farkıdır. Bu değer için daha güçlü bir ticari yol haritası gerekiyor. Giresun kalite fındığı; coğrafi işaret, izlenebilirlik, ayrı kalite standardı, doğru kurutma, düşük nem, yüksek randıman, kavurma standardı, paketli ürün, yerel çikolata ve pastacılık bağlantısı, ihracat tanıtımı ve üretici gelirini koruyan fiyat modeliyle desteklenmelidir. Giresun kalite fındığı yalnızca kabuklu ürün veya iç fındık olarak pazara sunulduğunda, küresel alıcının ortalama maliyet hesabına sıkışıyor. Ürün; işlenmiş, markalaşmış, coğrafi kimliği korunmuş, kalite değeri belgelenmiş ve gastronomiyle ilişkilendirilmiş bir yapıya taşındığında ise dünya piyasasında ayrı bir segment oluşturabilir. DÜNYA FINDIKTA YENİ DÖNEM: MİKTAR, TAKVİM, KALİTE VE MARKA BİRLİKTE BELİRLEYİCİ Dünya fındık piyasasında yeni dönem; üretim miktarı, hasat takvimi, piyasaya giriş zamanı, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, kalite standardı, mekanizasyon, kurutma disiplini, stok yönetimi ve marka değerinin birlikte belirleyici olduğu bir döneme girdi. Şili erken takvimle, Türkiye ana üretim gücüyle, İtalya marka ve gastronomiyle, Oregon mekanizasyonla, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarikle piyasada yer tutuyor. Giresun bu tabloda sıradan bir üretim bölgesi değil, Giresun kalite fındığı yamaçta ve yüksek emekle üretilen; düşük verim koşullarına rağmen aroma ve kalite değeri yüksek olan özel bir ürün yetiştirilen coğrafi üretim alanıdır. Bu ürünün dünya piyasasında hak ettiği yeri alması, ortalama fiyat mantığından ayrılması, kendi adıyla, kendi standardıyla, kendi marka değeriyle ve üreticinin emeğini karşılayan bir ticari modelle pazarlanmasıyla mümkündür.

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI Haber

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI Giresun’da 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında “Bir Sofrada Miras” temalı program düzenlendi. Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri, coğrafi işaretli ürünleri, fındık içeren tarifleri ve yöresel malzemelerle hazırlanan menüleri tanıtıldı. GİRESUN MUTFAĞI ZEYTİNLİK KONAĞI’NDA TANITILDI Giresun’da Türk Mutfağı Haftası kapsamında yöresel lezzetlerin tanıtıldığı program düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Türk mutfağının tanıtımı faaliyetleri çerçevesinde hazırlanan etkinlik, Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl “Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen program, Giresun’un mutfak kültürünü, yerel ürünlerini ve gastronomi değerlerini aynı sofrada buluşturdu. VALİ KOÇ VE EŞİ PROGRAMA KATILDI Programa Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Koç katıldı. Etkinlikte il protokol üyeleri ve basın mensupları da yer aldı. Program boyunca Giresun mutfağına ait geleneksel yemekler, yöresel ürünler ve bölgenin kendine özgü lezzetleri katılımcılara tanıtıldı. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER VE FINDIKLI TARİFLER ÖNE ÇIKTI Türk Mutfağı Haftası programında Giresun’un gastronomi kimliğini yansıtan ürünler dikkat çekti. Etkinlikte coğrafi işaretli ürünler, fındık içeren tarifler ve bölgenin yerel malzemeleriyle hazırlanan menüler sunuldu. Giresun’un tarımsal üretim gücü, yöresel yemek kültürü ve geleneksel sofra mirası programda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Giresun mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil, aynı zamanda kentin tarihî, sosyal ve ekonomik hafızasını taşıyan önemli bir değer olduğu vurgulandı. “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KÜLTÜREL AKTARIM Bu yılki etkinliğin “Bir Sofrada Miras” teması, Türk mutfağının kuşaktan kuşağa aktarılan ortak kültürel birikimini öne çıkardı. Programda, Giresun’un yerel malzemeleriyle hazırlanan yemeklerin tanıtımı yapılırken, geleneksel tariflerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefi de ön plana çıktı. Etkinlik, yöresel yemeklerin sadece lezzet boyutuyla değil, kültürel miras değeriyle de tanıtılmasına katkı sundu. VALİ KOÇ: GİRESUN MUTFAĞININ TANITIMI SÜRECEK Giresun Valisi Mustafa Koç, programda yaptığı konuşmada Türk Mutfağı Haftası’nın önemine değindi. Vali Koç, geleneksel Türk mutfağının tanıtılması ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen etkinliklerin değer taşıdığını belirtti. Giresun’un kendine özgü mutfak kültürünün korunması ve tanıtılması yönündeki çalışmaların devam edeceğini ifade eden Koç, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. GİRESUN GASTRONOMİSİNE TANITIM DESTEĞİ Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen program, Giresun’un gastronomi alanındaki potansiyelini görünür kıldı. Fındık, yöresel otlar, geleneksel yemekler, coğrafi işaretli ürünler ve yerel tarifler, Giresun mutfağının güçlü unsurları olarak katılımcılara sunuldu. Etkinlik, kentin turizm ve gastronomi tanıtımına katkı sağlayan önemli bir buluşma oldu. PROGRAM İKRAMLARLA SONA ERDİ Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirilen program, yöresel ürünlerin incelenmesi ve ikramların yapılmasıyla tamamlandı. Türk Mutfağı Haftası etkinliği, Giresun’un geleneksel lezzetlerini tanıtırken, yerel mutfak kültürünün korunması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE Haber

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLERE KATILDI İspanya’daki Escuela de Arte y Superior de Diseño de Burgos öğrencileri, Erasmus+ kısa dönem öğrenci hareketliliği kapsamında Giresun Üniversitesinde akademik, sanatsal ve kültürel programlara katıldı. 11-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen programda öğrenciler atölye çalışmalarından gastronomi etkinliklerine, halk oyunlarından bölge gezilerine kadar birçok faaliyette yer aldı. İspanyol öğrenciler Giresun’a geldi Giresun Üniversitesi ile güzel sanatlar ve moda tasarımı alanlarında Erasmus+ ikili anlaşması bulunan İspanya Escuela de Arte y Superior de Diseño de Burgos öğrencileri, Erasmus+ kısa dönem öğrenci hareketliliği kapsamında Giresun’a geldi. Görele Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen program, 11-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında akademik, sanatsal ve kültürel etkinliklerle gerçekleştirildi. Rektör Can, misafir öğrencileri kabul etti İspanyol öğrenciler, programın ilk gününde Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can’ı ziyaret etti. Rektörlük makamındaki görüşmeye Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Erasmus Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Elif Neyran Soylu, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Seda Nur Atasoy ve Erasmus Koordinatörlüğü Öğrenci Hareketlilikleri Yetkilisi Öğr. Gör. Murat Yaman da katıldı. Görüşmede Türkiye ile İspanya arasındaki kültürel ve akademik ilişkiler ele alındı. Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, iki kurum arasındaki yükseköğretim iş birliklerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Erasmus+ programlarının kültürlerarası etkileşime ve üniversitelerin uluslararasılaşma sürecine katkı sunduğunu belirten Can, bu tür hareketliliklerin akademik ve sosyal açıdan önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Sanat ve tasarım atölyelerinde ortak üretim yapıldı Program kapsamında Görele Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından “Karakterden Ürüne Süblimasyon Baskı” ve “Geleneksel Türk Sanatları” atölyeleri düzenlendi. İspanyol öğrenciler, atölyelerde uygulamalı çalışmalar yaparak Türk sanat kültürünü yakından tanıdı. Heykel, resim ve baskı sanatı alanlarında gerçekleştirilen etkinliklerde farklı disiplinlerde ortak üretim deneyimi yaşandı. Öğrenciler ayrıca fakültenin atölyelerini, teknik altyapısını ve eğitim olanaklarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Türk ve İspanyol mutfağı aynı sofrada buluştu Hareketlilik programı kapsamında Dereli Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı tarafından gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Türk mutfağına ait yöresel ve geleneksel lezzetler tanıtıldı. İspanyol öğrenciler de kendi ülkelerine ait yemekler hazırlayarak kültürel paylaşımı mutfak üzerinden deneyimledi. Programda düzenlenen halk oyunları gösterisi ise kültürel etkileşimin öne çıkan etkinliklerinden biri oldu. Erasmus öğrencilerinin de katıldığı etkinlikler, farklı kültürlerden gelen öğrenciler arasında kaynaşmaya katkı sağladı. Bölgenin doğal ve kültürel değerleri tanıtıldı Akademik etkinliklerin yanı sıra öğrenciler için Giresun ve çevresinin doğal, tarihî ve kültürel değerlerini tanıtmayı amaçlayan geziler düzenlendi. Katılımcılar Kulakkaya Yaylası, Göksu Travertenleri, Mavi Göl, Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon Şehir Müzesi ve Atatürk Köşkü’nü ziyaret etti. Program sonunda Giresun Üniversitesinin eğitim olanaklarını yakından tanıyan öğrenciler, bölgenin kültürel yapısı, doğal güzellikleri ve Türk misafirperverliğiyle ilgili olumlu izlenimlerle ülkelerine döndü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.