Hava Durumu

#Gastronomi

giresunsonhaber - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI Haber

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI

GİRESUN’DA TÜRK MUTFAĞI HAFTASI “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KUTLANDI Giresun’da 21-27 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Türk Mutfağı Haftası kapsamında “Bir Sofrada Miras” temalı program düzenlendi. Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri, coğrafi işaretli ürünleri, fındık içeren tarifleri ve yöresel malzemelerle hazırlanan menüleri tanıtıldı. GİRESUN MUTFAĞI ZEYTİNLİK KONAĞI’NDA TANITILDI Giresun’da Türk Mutfağı Haftası kapsamında yöresel lezzetlerin tanıtıldığı program düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen Türk mutfağının tanıtımı faaliyetleri çerçevesinde hazırlanan etkinlik, Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl “Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen program, Giresun’un mutfak kültürünü, yerel ürünlerini ve gastronomi değerlerini aynı sofrada buluşturdu. VALİ KOÇ VE EŞİ PROGRAMA KATILDI Programa Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Koç katıldı. Etkinlikte il protokol üyeleri ve basın mensupları da yer aldı. Program boyunca Giresun mutfağına ait geleneksel yemekler, yöresel ürünler ve bölgenin kendine özgü lezzetleri katılımcılara tanıtıldı. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER VE FINDIKLI TARİFLER ÖNE ÇIKTI Türk Mutfağı Haftası programında Giresun’un gastronomi kimliğini yansıtan ürünler dikkat çekti. Etkinlikte coğrafi işaretli ürünler, fındık içeren tarifler ve bölgenin yerel malzemeleriyle hazırlanan menüler sunuldu. Giresun’un tarımsal üretim gücü, yöresel yemek kültürü ve geleneksel sofra mirası programda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Giresun mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil, aynı zamanda kentin tarihî, sosyal ve ekonomik hafızasını taşıyan önemli bir değer olduğu vurgulandı. “BİR SOFRADA MİRAS” TEMASIYLA KÜLTÜREL AKTARIM Bu yılki etkinliğin “Bir Sofrada Miras” teması, Türk mutfağının kuşaktan kuşağa aktarılan ortak kültürel birikimini öne çıkardı. Programda, Giresun’un yerel malzemeleriyle hazırlanan yemeklerin tanıtımı yapılırken, geleneksel tariflerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedefi de ön plana çıktı. Etkinlik, yöresel yemeklerin sadece lezzet boyutuyla değil, kültürel miras değeriyle de tanıtılmasına katkı sundu. VALİ KOÇ: GİRESUN MUTFAĞININ TANITIMI SÜRECEK Giresun Valisi Mustafa Koç, programda yaptığı konuşmada Türk Mutfağı Haftası’nın önemine değindi. Vali Koç, geleneksel Türk mutfağının tanıtılması ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılması amacıyla düzenlenen etkinliklerin değer taşıdığını belirtti. Giresun’un kendine özgü mutfak kültürünün korunması ve tanıtılması yönündeki çalışmaların devam edeceğini ifade eden Koç, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti. GİRESUN GASTRONOMİSİNE TANITIM DESTEĞİ Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen program, Giresun’un gastronomi alanındaki potansiyelini görünür kıldı. Fındık, yöresel otlar, geleneksel yemekler, coğrafi işaretli ürünler ve yerel tarifler, Giresun mutfağının güçlü unsurları olarak katılımcılara sunuldu. Etkinlik, kentin turizm ve gastronomi tanıtımına katkı sağlayan önemli bir buluşma oldu. PROGRAM İKRAMLARLA SONA ERDİ Zeytinlik Konağı’nda gerçekleştirilen program, yöresel ürünlerin incelenmesi ve ikramların yapılmasıyla tamamlandı. Türk Mutfağı Haftası etkinliği, Giresun’un geleneksel lezzetlerini tanıtırken, yerel mutfak kültürünün korunması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması açısından önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE Haber

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE

İSPANYOL ERASMUS+ ÖĞRENCİLERİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE AKADEMİK VE KÜLTÜREL ETKİNLİKLERE KATILDI İspanya’daki Escuela de Arte y Superior de Diseño de Burgos öğrencileri, Erasmus+ kısa dönem öğrenci hareketliliği kapsamında Giresun Üniversitesinde akademik, sanatsal ve kültürel programlara katıldı. 11-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen programda öğrenciler atölye çalışmalarından gastronomi etkinliklerine, halk oyunlarından bölge gezilerine kadar birçok faaliyette yer aldı. İspanyol öğrenciler Giresun’a geldi Giresun Üniversitesi ile güzel sanatlar ve moda tasarımı alanlarında Erasmus+ ikili anlaşması bulunan İspanya Escuela de Arte y Superior de Diseño de Burgos öğrencileri, Erasmus+ kısa dönem öğrenci hareketliliği kapsamında Giresun’a geldi. Görele Güzel Sanatlar Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen program, 11-16 Mayıs 2026 tarihleri arasında akademik, sanatsal ve kültürel etkinliklerle gerçekleştirildi. Rektör Can, misafir öğrencileri kabul etti İspanyol öğrenciler, programın ilk gününde Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can’ı ziyaret etti. Rektörlük makamındaki görüşmeye Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erol Murat Yıldız, Erasmus Kurum Koordinatörü Prof. Dr. Elif Neyran Soylu, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Seda Nur Atasoy ve Erasmus Koordinatörlüğü Öğrenci Hareketlilikleri Yetkilisi Öğr. Gör. Murat Yaman da katıldı. Görüşmede Türkiye ile İspanya arasındaki kültürel ve akademik ilişkiler ele alındı. Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, iki kurum arasındaki yükseköğretim iş birliklerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Erasmus+ programlarının kültürlerarası etkileşime ve üniversitelerin uluslararasılaşma sürecine katkı sunduğunu belirten Can, bu tür hareketliliklerin akademik ve sosyal açıdan önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Sanat ve tasarım atölyelerinde ortak üretim yapıldı Program kapsamında Görele Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından “Karakterden Ürüne Süblimasyon Baskı” ve “Geleneksel Türk Sanatları” atölyeleri düzenlendi. İspanyol öğrenciler, atölyelerde uygulamalı çalışmalar yaparak Türk sanat kültürünü yakından tanıdı. Heykel, resim ve baskı sanatı alanlarında gerçekleştirilen etkinliklerde farklı disiplinlerde ortak üretim deneyimi yaşandı. Öğrenciler ayrıca fakültenin atölyelerini, teknik altyapısını ve eğitim olanaklarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Türk ve İspanyol mutfağı aynı sofrada buluştu Hareketlilik programı kapsamında Dereli Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı tarafından gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Türk mutfağına ait yöresel ve geleneksel lezzetler tanıtıldı. İspanyol öğrenciler de kendi ülkelerine ait yemekler hazırlayarak kültürel paylaşımı mutfak üzerinden deneyimledi. Programda düzenlenen halk oyunları gösterisi ise kültürel etkileşimin öne çıkan etkinliklerinden biri oldu. Erasmus öğrencilerinin de katıldığı etkinlikler, farklı kültürlerden gelen öğrenciler arasında kaynaşmaya katkı sağladı. Bölgenin doğal ve kültürel değerleri tanıtıldı Akademik etkinliklerin yanı sıra öğrenciler için Giresun ve çevresinin doğal, tarihî ve kültürel değerlerini tanıtmayı amaçlayan geziler düzenlendi. Katılımcılar Kulakkaya Yaylası, Göksu Travertenleri, Mavi Göl, Trabzon Ayasofya Müzesi, Trabzon Şehir Müzesi ve Atatürk Köşkü’nü ziyaret etti. Program sonunda Giresun Üniversitesinin eğitim olanaklarını yakından tanıyan öğrenciler, bölgenin kültürel yapısı, doğal güzellikleri ve Türk misafirperverliğiyle ilgili olumlu izlenimlerle ülkelerine döndü.

GİRESUNLULAR İÇİN ORTAK HEDEF: KÜLTÜR, TURİZM, FINDIK VE GÜÇ BİRLİĞİ Haber

GİRESUNLULAR İÇİN ORTAK HEDEF: KÜLTÜR, TURİZM, FINDIK VE GÜÇ BİRLİĞİ

GİRESUNLULAR İÇİN ORTAK HEDEF: KÜLTÜR, TURİZM, FINDIK VE GÜÇ BİRLİĞİ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin “Giresunluları nasıl bir araya getiririz?” sorusu, İstanbul’da yaşayan Giresunlular arasında kültürel miras, doğa dostu turizm, fındık ekonomisi ve ortak tanıtım platformu eksenli geniş bir değerlendirmeye dönüştü. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında 18’incisi düzenlenen Giresun Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Giresunluları bir araya getirdi. Etkinlik kapsamında Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse; Çepni Federasyonu Başkanı Harun Özdemir, Kartal Giresunlular Dernek Başkanı Cengiz Demirkaya ve Başkan Yardımcısı İsmail Yüksel ile Giresun’un ortak hareket etme ihtiyacını konuştu. Sohbetin ana başlığını Fuat Köse’nin “Giresunluları nasıl bir araya getiririz?” sorusu oluşturdu. Bu soru, İstanbul’da yaşayan Giresunluların Giresun’un geleceği için kültürel miras, doğa, turizm, fındık, gençlik, kadınlar, sivil toplum ve ortak kalkınma hedefleri etrafında birleşmesi gerektiği fikrini öne çıkardı. GİRESUNLULARIN BİRLİK SORUNU MASAYA YATIRILDI Sohbette Giresunluların tarihsel olarak güçlü bireysel yapıya sahip olduğu, bu yapının kriz yönetme ve kendi ayakları üzerinde durma becerisini geliştirdiği belirtildi. Aynı değerlendirmede bu bireysel yapının zamanla ortak hareket etme kültürünü zayıflattığı, Giresunluların sivil toplumda, sporda ve siyasette yeterli güç birliği oluşturamadığı ifade edildi. Giresunluların geçmişte ortak hedef etrafında birleşebildiği örnek olarak Kurtuluş Savaşı yılları öne çıkarıldı. Topal Osman Ağa öncülüğünde kurulan 42. ve 47. Giresun Alayları, Giresunluların doğru liderlik ve ortak hedef oluştuğunda büyük bir dayanışma gösterebildiğinin tarihsel örneği olarak değerlendirildi. ORTAK HEDEF GİRESUN’UN KALKINMASI OLACAK İstanbul’daki buluşmada ortak hedefin yalnızca kültürel kimlikte değil, Giresun’un ekonomik ve sosyal kalkınmasında da kurulması gerektiği vurgulandı. Giresun’un yaylaları, denizi, fındığı, Giresun Adası ve Çepni kültürü bu ortak hedefin temel başlıkları olarak ele alındı. Giresun için önerilen yol haritasında kültürel mirasa sahip çıkılması, fındığın katma değerli ürüne dönüştürülmesi, yayla ve deniz turizminin birlikte geliştirilmesi, gençlerin ve kadınların sürece aktif katılması, derneklerin ve vakıfların ortak çatı altında buluşması yer aldı. DOĞA DOSTU TURİZM ÖNE ÇIKTI Sohbette Giresun’un kalkınma modelinin doğaya zarar vermeyen, yeşili ve maviyi koruyan turizm anlayışıyla kurulması gerektiği belirtildi. Giresun Adası’nın Doğu Karadeniz’in tek adası olması, kentin tanıtımı açısından stratejik değer olarak görüldü. Yaylalar, sahil hattı, Giresun Adası, fındık bahçeleri, yöresel mutfak, halk oyunları ve Çepni kültürü turizmin ana unsurları arasında değerlendirildi. Giresun’un yalnızca doğal güzellikleriyle değil, hikâyesi, tarihi ve insanıyla da tanıtılması gerektiği ifade edildi. FINDIK EKONOMİSİ KATMA DEĞERLE GÜÇLENECEK Giresun’un en stratejik ürünü olan fındık, sohbetin ekonomik kalkınma başlıklarından biri oldu. Fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil; çikolata, fındık yağı, kozmetik, gastronomi, hediyelik ürün ve markalı gıda üretimiyle daha yüksek gelir sağlayacak bir değere dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı. Fındık borsasının Avrupa’da değil, Türkiye’de Giresun’da olması gerektiğinin ifade edildi. Giresun’un arazi yapısının eğimli olması, tarım ve yerleşim açısından doğal sınırlılıklar oluşturuyor. Bu nedenle saçak köklü fındık ağaçlarının hem üretim hem de toprak kaymasını önleme açısından stratejik önem taşıdığı belirtildi. Kısa vadede fındığa alternatif güçlü bir ürün geliştirmenin zor olduğu, bu nedenle fındıkta markalaşma ve katma değerli üretimin öncelik taşıdığı ifade edildi. Ayrıca Türk girişimcilerde dahil Güney Amerika ve Şili’de çok fazla fındık dikimi yapıldığı, bu hususunda göz ardı edilmemesi gerektiğinin altı çizildi. SANAYİ, TURİZM VE SU ÜRÜNLERİ BİRLİKTE PLANLANACAK Giresun’un kalkınması için yalnızca turizm değil, tarıma dayalı sanayi, su ürünleri işleme, paketleme, çevre dostu organize sanayi yatırımları, dijital haberleşme ağları merkezi ve yerel üretimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Sanayi yatırımlarında çevreye duyarlı üretim anlayışı, su ürünlerinde işleme ve paketleme tesisleri, fındıkta markalı üretim, turizmde ise yayla, deniz, gastronomi ve kültür rotalarının birlikte planlanması önerildi. GÖÇÜ AZALTACAK MODEL ARANIYOR Giresun’dan yaşanan göç, ortak kalkınma arayışının en önemli gerekçelerinden biri olarak değerlendirildi. Genç nüfusun kentte kalabilmesi için turizm, tarım, gıda sanayisi, su ürünleri ve yerel girişimcilik ve sağlık turizmi alanlarında istihdam yaratılması gerektiği belirtildi. Giresun’un ekonomik olarak güçlenmesi için yalnızca sezonluk etkinliklerin yeterli olmayacağı, kalıcı altyapı yatırımlarının zorunlu olduğu vurgulandı. Konaklama, yeme-içme, sosyal alan, ulaşım, rehberlik, festival alanları, yürüyüş rotaları ve seyir noktalarının doğayla uyumlu biçimde güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. HER GİRESUNLU GÖNÜLLÜ KÜLTÜR ELÇİSİ OLACAK Sohbette öne çıkan en somut önerilerden biri, her Giresunlunun gönüllü kültür elçisi olarak tanıtım sürecine katılması oldu. İstanbul’da, Türkiye’nin farklı illerinde ve yurt dışında yaşayan Giresunluların sosyal çevrelerinde, iş dünyasında, dijital mecralarda ve sivil toplum alanlarında Giresun’un tanıtımına katkı sunması gerektiği belirtildi. Bu modelde Giresun’un yaylaları, adası, fındığı, mutfağı, kültürü, tarihi, halk oyunları ve yöresel değerleri ortak tanıtım başlıkları olacak. “Giresun’un yüzü” anlayışıyla her Giresunlu, yaşadığı yerde kentin tanıtımına katkı veren bir temsilci gibi hareket edecek. GENİŞ KATILIMLI TANITIM PLATFORMU KURULACAK Sohbette dernekler, federasyonlar, vakıflar, belediyeler, iş insanları, kadınlar ve gençlerin içinde yer alacağı geniş katılımlı bir tanıtım platformu kurulması gerektiği belirtildi. Bu platformun amacı, Giresun’un doğasını, kültürünü ve ekonomisini tanıtmak; turizm ve kalkınma projelerine ortak akılla yön vermek olacak. Platformun siyasi görüşlere ve farklı kimliklere eşit mesafede duran, kimseyi dışlamayan, ortak meselelerde tek ses üreten bir yapı olması gerektiği vurgulandı. Böyle bir çatı oluştuğunda Giresunluların taleplerini yerel ve ulusal kamuoyunda daha güçlü dile getirebileceği ifade edildi. GENÇLER VE KADINLAR SÜRECİN MERKEZİNDE YER ALACAK Giresunluların birlik kültürünü yeniden güçlendirmesi için gençlerin ve kadınların sürece aktif katılması gerektiği belirtildi. Yeni neslin ortak fayda, dijital tanıtım, girişimcilik ve sosyal sorumluluk projelerinde daha etkin rol alabileceği değerlendirildi. Ortak burs fonu, genç girişimci destekleri, kadın kooperatifleri, kültür festivalleri, spor kulüplerine destek, yöresel üretim ağları ve tanıtım kampanyaları, Giresunluları aynı hedefte buluşturacak somut projeler arasında sayıldı. ÇOBAN ATEŞİ İSTANBUL’DA YAKILDI Çepni Federasyonu Başkanı Harun Özdemir, Kartal Giresunlular Dernek Başkanı Cengiz Demirkaya, Başkan Yardımcısı İsmail Yüksel ve Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katıldığı sohbet, İstanbul’da yaşayan Giresunluların ortak düşüncesini görünür hale getirdi. Bu ortak düşünce; Giresun’un kültürel mirasına sahip çıkan, doğasını koruyan, fındığını markalaştıran, Giresun Adası’nı ve yaylalarını tanıtan, gençleri ve kadınları sürece dahil eden, Valilik, Belediyeler ve dernekleri ortak çatı altında buluşturan bir kalkınma modeli kurulması gerektiğini ortaya koyuldu. Giresunluların önündeki hedef artık yalnızca bir araya gelmek değil; birlikte iş üretmek, ortak tanıtım yapmak, ortak ekonomik değer oluşturmak ve Giresun’un geleceği için kalıcı bir güç birliği kurmak olacak. Giresun modeli olarak ele alınan kültür, eğitim, tarım ve turizm kalkınma modelinin başarılı olması halinde ülke genelinde yeni bir model ortaya çıkmış olacaktır.

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor! Haber

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor!

Zeytin ve süt ürünlerinde "yeni nesil" bir döneme girildi. Olivtech Fuarı kapsamında bir araya gelen bilim insanları, gıda alanındaki bilgi kirliliğine karşı uyarılarda bulunarak; tüketicilere etiketleri doğru okumaları ve bilimsel verileri temel almaları tavsiyesinde bulundu. İzmir'de, sağlığın temeli süt ile barışın simgesi zeytin için önemli bir iş birliği gerçekleştirildi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından organize edilen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı; panelleri ve deneyim alanlarıyla akademisyenleri, sektör profesyonellerini ve ziyaretçileri buluşturdu. Gün boyu süren oturumlarda, başta süt ve zeytinyağı olmak üzere temel gıdalar; sürdürülebilirlik, kültürel miras ve bilimsel veriler ışığında incelenirken; tadım etkinlikleri, mutfak atölyeleri ve sergilerle katılımcılara kapsamlı bir fuar deneyimi yaşatıldı. DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR Gurme İzmir – Olivtech Fuarı Etkinlik Sahnesi’nde, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla gerçekleştirilen tadım etkinlikleri ve oturumlar yoğun ilgi gördü. “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” isimli panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Karagözlü üstlendi. Panelde; Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedef Nehir El, Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer aldı. Süt ve süt ürünlerinin gıda sektöründeki stratejik önemine değinen Prof. Dr. Cem Karagözlü, “Beslenmede doğru bildiğimiz pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gereken bir süreçteyiz ve tüketici alışkanlıkları hızla değişiyor. Alanında uzman isimlerle birlikte, tüketicinin nereye evrildiğini ve doğru bilinen yanlışları ele alacağız” ifadelerini kullandı. Süt üretiminde sürdürülebilirlik ve kalitenin tesisi için üreticinin teknoloji ve doğru bilgiyle desteklenmesinin hayati olduğunu belirten Sumer Tömek Bayındır, “Süt sektörünün hak ettiği değerle buluşmaması üreticileri zorlayan temel bir sorun. Bu noktada kooperatifleşmenin güçlenmesi kritik; çünkü birlikte hareket eden üreticinin dayanıklılığı ve pazarlama gücü artacaktır. Doğru teknolojilerin entegrasyonuyla sektör daha güçlü, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır” şeklinde konuştu. BİLİNÇLİ TÜKETİM VE DOĞRU ETİKET OKUMANIN ÖNEMİ Gıda tüketiminde bilinçli seçimlerin altını çizen Prof. Dr. Sedef Nehir El, ürün etiketlerini doğru okumanın önemine vurgu yaptı. Sedef Nehir El, “Tüketiciler tek bir değere odaklanmak yerine, ürünün genel besin profilini bir bütün olarak değerlendirmelidir. Bilimsel verilerin rehber alındığı doğru tüketim alışkanlıkları, hem birey hem de toplum sağlığı adına büyük önem taşımaktadır” dedi. Süt ve süt ürünleri alanındaki tüketici davranışlarının son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Prof. Dr. Aykan Candemir, pazarlamada artık teknoloji, marka değeri ve sürdürülebilirliğin bir arada ele alınması gerektiğini belirtti. Candemir, “Günümüzde süt ürünlerinde temel beklenti sadece tüketim değil; güven, fayda ve işlevselliktir. Üreticilerin rekabet gücünü artırmak için katma değer yaratan ve hikayesi olan sürdürülebilir ürünlere yönelmesi gerekiyor. Doğru strateji ve planlama ile bu alanda çok başarılı sonuçlar elde edilebilir” diyerek sektördeki fırsatlara dikkat çekti. “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı panelde ise zeytinyağının kültürel mirastan modern beslenme alışkanlıklarına uzanan süreci çok boyutlu olarak tartışıldı. İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Seda Genç ile Endokrin, Metabolizma, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer; üretim aşamaları, sağlık etkileri ve doğru tüketim yöntemleri üzerine değerlendirmeler sundu. Zeytinin tarihsel ve kültürel kıymetine değinen Prof. Dr. Küçükaltan, “Zeytin; bolluğun, bereketin, barışın ve medeniyetin sembolüdür. Ekonomik, kültürel ve sağlık açısından çok değerli olan zeytinyağını bu panelde tüm yönleriyle ele alacağız” şeklinde konuştu.

GİRESUNLU ŞEF FIRAT CANİKLİ TÜRK MUTFAĞINI ÇİN’DE TEMSİL EDECEK Haber

GİRESUNLU ŞEF FIRAT CANİKLİ TÜRK MUTFAĞINI ÇİN’DE TEMSİL EDECEK

GİRESUNLU ŞEF FIRAT CANİKLİ TÜRK MUTFAĞINI ÇİN’DE TEMSİL EDECEK Giresunlu Şef Fırat Canikli, 11-25 Haziran tarihleri arasında Çin’in Pekin şehrinde düzenlenecek “Mutfaklar Arası Kültür Şef Etkinliği”nde Türk mutfağını temsil edecek. Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu, 40 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilecek uluslararası gastronomi etkinliğinde Türkiye adına resmi katılım sağlayacak. Konfederasyon, Türk mutfağının kültürel mirasını, geleneksel lezzetlerini ve özgün gastronomi birikimini tanıtmak amacıyla Şef Fırat Canikli’yi görevlendirdi. TÜRK MUTFAĞI 40 ÜLKELİ ORGANİZASYONDA TANITILACAK “Mutfaklar Arası Kültür Şef Etkinliği”, farklı ülkelerin mutfak kültürlerini aynı platformda buluşturacak. Etkinlikte Türk mutfağının geleneksel lezzetleri, sunum teknikleri ve kültürel gastronomi değeri uluslararası katılımcılara aktarılacak. Şef Fırat Canikli, organizasyon süresince Türkiye’yi ve Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu’nu temsilen etkinlik faaliyetlerinde aktif görev alacak. GİRESUN ADINA GURUR VEREN TEMSİL Giresunlu Şef Fırat Canikli’nin uluslararası organizasyonda görevlendirilmesi, kent adına önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Canikli, Çin’de düzenlenecek etkinlikte hem Türkiye’nin köklü mutfak kültürünü hem de gastronomi alanındaki birikimini temsil edecek. KONFEDERASYONDAN RESMİ GÖREVLENDİRME Tüm Aşçılar ve Pastacılar Konfederasyonu Genel Başkanı Öner Çulfaz imzalı yazıda, Şef Fırat Canikli’nin Türk mutfağının zengin kültürel mirasını ve özgün lezzetlerini uluslararası platformda tanıtmak amacıyla görevlendirildiği bildirildi. Etkinlik, 11 Haziran’da başlayacak ve 25 Haziran’da sona erecek.

GİRESUN GÜNLERİ TANITIM FİLMİNDE FOLKLORUN TEMSİLİ TARTIŞMA YARATTI Haber

GİRESUN GÜNLERİ TANITIM FİLMİNDE FOLKLORUN TEMSİLİ TARTIŞMA YARATTI

GİRESUN GÜNLERİ TANITIM FİLMİNDE FOLKLORUN TEMSİLİ TARTIŞMA YARATTI Giresun Federasyonu’nun 18. Giresun Günleri için yayımladığı tanıtım filminde yer alan aşçı kıyafetli oyun sahnesi, kentin kültürel temsil dili açısından tartışma yarattı. Giresun Federasyonu, 18. Giresun Günleri için hazırlanan tanıtım filmini sosyal medya hesabından yayımladı. Filmde yöresel kıyafetli halk oyunu ekibinin yanında aşçı kıyafetli bir kişinin oyuna dahil olduğu görüntüler yer aldı. Tanıtım filmindeki sahne, Giresun halk oyunlarının geleneksel figür yapısından çok doğaçlama eğlence gösterisi izlenimi oluşturdu. Aşçı kıyafetli kişinin oyun içindeki hareketleri, yöresel oyun disiplininden uzak kaldı. GİRESUN HALK OYUNLARI ŞOV MALZEMESİ DEĞİLDİR Giresun’un halk oyunları; karşılamaları, horonları, ritmi, duruşu, kıyafeti ve sahne disipliniyle güçlü bir kültürel mirastır. Bu miras, tanıtım filmlerinde rastgele mizansenlerle değil, kendi geleneksel yapısına uygun biçimde temsil edilmelidir. Giresun Günleri gibi geniş katılımlı organizasyonlar, kentin kültürünü İstanbul’da görünür kılmayı amaçlar. Bu nedenle tanıtım dili yalnızca eğlenceli değil, aynı zamanda özenli, doğru ve temsil gücü yüksek olmalıdır. GASTRONOMİ İLE FOLKLOR AYNI SAHNEDE KARIŞTI Giresun’un mutfağı da halk oyunları da ayrı ayrı güçlü tanıtım değerleridir. Ancak tanıtım filminde mutfak temsili ile folklor aynı sahnede kontrolsüz biçimde birleşti. Aşçı kıyafetli kişinin halk oyunu sahnesinde ön plana çıkması, kültürel anlatımı güçlendirmek yerine zayıflattı. Bu görüntü, Giresun’un folklorik kimliğini tanıtmaktan çok, yöresel kültürü abartılı bir sahne hareketine indirgedi. Kentin halk oyunları böyle bir gösteri diliyle değil; doğru kostüm, doğru figür, doğru koreografi ve ciddi bir sahne düzeniyle sunulmalıdır. GİRESUN’UN TANITIMI DAHA ÖZENLİ HAZIRLANMALI Giresun Günleri’nin tanıtım filmi, organizasyonun kültürel ağırlığına uygun daha profesyonel bir hazırlık ihtiyacını ortaya koydu. Giresun’un adıyla yapılan her tanıtım çalışması, kentin kimliğini temsil eder. Giresun’un folkloru eğlence malzemesi değildir. Kentin kültürel değerleri, günü kurtaran mizansenlerle değil, geleneğe saygılı ve estetik bir tanıtım anlayışıyla kamuoyuna sunulmalıdır. Paylaşım adresi: https://www.facebook.com/profile.php?id=100068366538396

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR Haber

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR

GİRESUN GÜNLERİ İSTANBUL’DA GÜÇLÜ BİR TANITIM VİTRİNİNE HAZIRLANIYOR 18. GİRESUN GÜNLERİ, DOĞA, LEZZET, KÜLTÜR VE FINDIK BAŞLIKLARIYLA 30 NİSAN’DA ATATÜRK HAVALİMANI MİLLET BAHÇESİ’NDE BAŞLAYACAK 18. Giresun Günleri, 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenecek. “Doğasıyla, Lezzetiyle, Kültürüyle Giresun Seni Bekliyor” sloganıyla hazırlanan organizasyon, Giresun’un kültürel mirasını, yöresel lezzetlerini, doğal güzelliklerini ve fındık başta olmak üzere ekonomik değerlerini İstanbul’da geniş kitlelerle buluşturacak. Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu tarafından yürütülen 18. Giresun Günleri için hazırlık süreci hızlandı. Organizasyonun tanıtım afişi ve sosyal medya videosu, Giresun’un doğa, lezzet, kültür ve üretim gücü üzerinden İstanbul’da görünür olacağını ortaya koydu. Tanıtım materyallerinde Giresun sahili, fındık, kiraz, kemençe, yöresel mimari, tarihi yapılar, yayla ve doğa unsurları öne çıkarıldı. Bu görsel dil, organizasyonun yalnızca hemşeri buluşması değil, aynı zamanda Giresun’un ekonomik ve kültürel potansiyelini tanıtacak geniş kapsamlı bir vitrin olacağı mesajını verdi. GİRESUN’UN DEĞERLERİ İSTANBUL’A TAŞINACAK Giresun Günleri, İstanbul’da yaşayan Giresunluların yanı sıra farklı şehirlerden ziyaretçileri de Giresun’un değerleriyle buluşturacak. Etkinlikte Giresun’un yöresel ürünleri, kültürel öğeleri, gastronomi mirası ve doğal güzellikleri geniş bir tanıtım zemini bulacak. Tanıtım videosunda kullanılan “Fındığın Başkenti İstanbul’a Taşındı” ifadesi, organizasyonun ekonomik yönünü güçlendiren önemli mesajlardan biri oldu. Giresun kalite fındığın yanı sıra yöresel gıda ürünleri, geleneksel tatlar, kültürel simgeler ve ilçe değerlerinin İstanbul’da tanıtılması bekleniyor. FINDIK, GASTRONOMİ VE YÖRESEL ÜRÜNLER ÖNE ÇIKACAK Giresun’un en güçlü markası olan fındık, organizasyonun doğal ekonomi başlıklarından biri olacak. Fındığın yalnızca tarımsal ürün olarak değil; paketli gıda, çikolata, ezme, kavrulmuş ürün, yöresel lezzet ve ihracat değeriyle tanıtılması, Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini artıracak. Giresun mutfağı da etkinliğin önemli başlıkları arasında yer alacak. Yöresel pideler, mısır ürünleri, balık kültürü, fındıklı lezzetler, kiraz, doğal ürünler ve geleneksel tatlar, ziyaretçilere Giresun’un gastronomi kimliğini tanıtma fırsatı sunacak. İLÇELER İÇİN GÜÇLÜ TANITIM FIRSATI Giresun Günleri, ilçelerin kendi değerleriyle İstanbul’da sahaya çıkması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor. Her ilçenin kendine özgü ürünü, kültürel mirası, doğa rotası ve yöresel kimliğiyle etkinlikte yer alması, organizasyonun tanıtım gücünü artıracak. Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi ve Tamzara dokuması, Dereli ve yayla turizmi, Bulancak’ın kültürel ve gastronomik değerleri, Espiye ve Yağlıdere’nin doğa rotaları gibi başlıklar, Giresun’un İstanbul’daki görünürlüğünü güçlendirecek potansiyele sahip. TURİZM İÇİN ÖNEMLİ BİR VİTRİN Giresun Günleri, kentin turizm potansiyelini İstanbul’da anlatmak için de değerli bir platform olacak. Giresun Adası, Giresun Kalesi, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, sahil hattı, tarihi yerleşimler ve gastronomi rotaları etkinlik süresince daha geniş kitlelere ulaştırılabilecek. İstanbul gibi büyük bir merkezde yapılacak organizasyon, Giresun’un turizm tanıtımı için önemli bir etki alanı oluşturacak. Etkinlik; turizm acenteleri, gezi grupları, medya temsilcileri, gastronomi yazarları ve içerik üreticileriyle temas kurulması halinde kentin tanıtımına daha güçlü katkı sağlayacak. EKONOMİK ETKİYİ ARTIRACAK BAŞLIKLAR Giresun Günleri’nin ekonomik etkisini büyütmesi için katılımcı firma listesi, ilçe stant planı, sponsor yapısı, yöresel ürün alanları, kadın kooperatifleri ve küçük üretici katılımı gibi başlıkların kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Bu başlıkların netleşmesi, organizasyonun yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda yerel üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir ekonomik platform olarak güçlenmesini sağlayacak. BAŞKA ŞEHİRLERİN DENEYİMİ GİRESUN İÇİN YOL GÖSTERİYOR Türkiye’de farklı şehirlerin düzenlediği tanıtım günleri, ürün odaklı planlamanın organizasyonlara güç kattığını gösteriyor. Yöresel ürünlerin, ilçe kimliklerinin, gastronominin, turizm rotalarının ve kültürel mirasın birlikte sunulduğu etkinlikler daha kalıcı etki bırakıyor. Giresun da bu çizgide güçlü bir avantaja sahip. Fındık, kiraz, yaylalar, kTüm Haberleremençe, mutfak kültürü, sahil kimliği, tarihi mahalleler ve ilçe değerleri aynı çatı altında doğru planlandığında 18. Giresun Günleri, İstanbul’da güçlü bir tanıtım başarısına dönüşebilir. GİRESUN İSTANBUL’DA GENİŞ KİTLELERE ULAŞACAK Giresun Günleri, Giresun’un İstanbul’daki en büyük tanıtım buluşmalarından biri olacak. Organizasyon; hemşeri dayanışmasını güçlendirecek, Giresun kültürünü yaşatacak, yöresel ürünleri tanıtacak ve kentin ekonomik değerlerini daha görünür hale getirecek. Etkinliğin tanıtım dili, Giresun’un İstanbul’a iddialı bir hazırlıkla çıkacağını gösteriyor. Firma, ürün, stant, turizm ve kooperatif başlıklarının ayrıntılı biçimde duyurulmasıyla organizasyonun etkisi daha da artacak. Giresun, 30 Nisan’da İstanbul’a doğasıyla, lezzetiyle, kültürüyle ve üretim gücüyle çıkmaya hazırlanıyor. TRABZON, TANITIMI KÜLTÜR YAYINLARI, TURİZM VE GASTRONOMİYLE KURDU Trabzon Günleri, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde 26-29 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlendi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, etkinlikte kurduğu stantta kültür yayınlarını, turizm destinasyonlarını, gastronomi başlıklarını ve belediye projelerini ziyaretçilere sundu. Bu örnek, tanıtım günlerinin yalnızca yöresel ürün satışı ya da protokol buluşmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini gösterdi. Trabzon modeli, Giresun için önemli bir yol açıyor. Giresun da İstanbul’da yalnızca fındık, pide ve kültürel gösterilerle değil; Giresun Adası, Zeytinlik Mahallesi, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi, yaylalar, kent tarihi, kültür yayınları, gastronomi ürünleri ve yatırım başlıklarıyla bütünlüklü bir tanıtım standı kurabilir. ORDU, KURUMSAL SAHİPLENMEYLE SAHAYA ÇIKTI Ordu Günleri, 20-23 Kasım 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Fuar ve Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Organizasyon, Ordu Valiliği himayesinde, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Ordu Dernekler Federasyonu iş birliğiyle yapıldı. Ordu örneği, tanıtım günlerinde kurumsal sahiplenmenin önemini ortaya koydu. Valilik, belediye ve federasyonun aynı çatı altında görünür olması, şehir tanıtımının yalnızca sivil toplum organizasyonu olarak değil, kamu, yerel yönetim ve hemşeri yapılarının ortak vitrini olarak hazırlanmasını sağladı. Giresun Günleri’nde de benzer bir kurumsal bütünlük bekleniyor. Valilik, belediyeler, ilçe belediyeleri, ticaret ve sanayi çevreleri, turizm aktörleri, kooperatifler ve federasyon aynı hedef etrafında konumlandırıldığında organizasyonun ekonomik etkisi artar. RİZE, ÜRÜN, SAHNE, ÇOCUK ETKİNLİĞİ VE KÜLTÜRÜ BİRLİKTE PLANLADI Rize Günleri, 5-9 Kasım 2025 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Etkinlik Alanı’nda düzenlendi. Programda yöresel ürünler fuarı, Rize balı, tereyağı, fındık, el sanatları, kültür defilesi, çocuk etkinlikleri, mini tiyatro, yüz boyama, balon gösterileri, kemençe şenliği, halk oyunları ve horon gösterileri yer aldı. Rize örneği, ziyaretçi kitlesini genişletmek için yalnızca yetişkinlere değil, ailelere ve çocuklara da hitap eden programların önemini gösterdi. Giresun Günleri’nde de çocuk etkinlikleri, gençlik programları, kemençe ve halk oyunları atölyeleri, yöresel yemek tadımları, kısa söyleşiler ve ilçe tanıtım saatleriyle ziyaretçi trafiği gün içine yayılabilir. Bu model Giresun’a şu soruyu yöneltiyor: Etkinlik yalnızca stant ziyareti ve sahne konseriyle mi sınırlı kalacak, yoksa her gün için ürün, kültür, çocuk, gastronomi, turizm ve ekonomi başlıklarından oluşan açıklanmış bir program hazırlanacak mı? SİVAS, MUTFAK, EL SANATLARI, FOLKLOR VE TARİHİ DEĞERLERİ ÖNE ÇIKARDI Sivas Tanıtım Günleri, 2-5 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlendi. Etkinlikte Sivas mutfağı, yöresel tatlar, el sanatları, folklor gösterileri, kültürel etkinlikler ve tarihi değerler tanıtıldı. Sivas örneği, şehir hafızasının tanıtım günlerinde önemli bir unsur olduğunu gösterdi. Giresun açısından bu başlık; Zeytinlik Mahallesi, Giresun Kalesi, Giresun Adası, Şebinkarahisar’ın tarihi mirası, Görele’nin müzik kültürü, Tirebolu’nun sahil ve tarih kimliği, Tamzara Dokuması ve Giresun’un yerel mimarisiyle kurulabilir. Giresun Günleri’nde tarih ve kültür alanı ayrı bir bölüm olarak planlanırsa ziyaretçi yalnızca ürün satın almaz; kentin hikâyesiyle de temas kurar. KASTAMONU, COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ MARKA OMURGASINA DÖNÜŞTÜRDÜ Kastamonu Tanıtım Günleri, Taşköprü sarımsağı, çekme helvası, pastırması, siyezi, el sanatları ve coğrafi işaretli değerleriyle İstanbul’da görünürlük sağladı. Kent, tanıtım dilini ürün üzerinden kurdu ve güçlü yerel markalarını öne çıkardı. Kastamonu örneği, Giresun için doğrudan uygulanabilir bir model sunuyor. Giresun’un elinde Giresun kalite fındık, Tirebolu çayı, Görele kemençesi, Şebinkarahisar cevizi, Tamzara Dokuması, yöresel pideler, kiraz, mısır ürünleri ve yayla turizmi gibi güçlü başlıklar bulunuyor. Bu başlıklar yalnızca stantlara dağılmış ürünler olarak kalmamalı. Her ürün için ayrı hikâye, üretici bilgisi, tadım, satış, marka sunumu ve dijital tanıtım içeriği hazırlanmalı. MALATYA, KAYISIYI ŞEHİR MARKASININ MERKEZİNE KOYDU Malatya Tanıtım Günleri, kayısının başkenti vurgusuyla hazırlandı. Etkinlikte Malatya’nın kültürü, lezzetleri ve misafirperverliği öne çıkarıldı. Kayısı, Malatya’nın şehir markasını taşıyan ana ürün olarak kullanıldı. Giresun’un fındık konusunda Malatya kayısısından daha güçlü bir dünya bilinirliği bulunuyor. Bu nedenle Giresun Günleri’nde fındık yalnızca birkaç satış standına bırakılmamalı. Fındık için özel ekonomi adası kurulmalı; üretici, sanayici, ihracatçı, kooperatif, paketli gıda üreticisi, çikolata ve ezme markaları aynı hatta buluşturulmalı. Bu alan ziyaretçiye şu mesajı vermeli: Giresun fındığı yalnızca tarımsal ürün değil; ihracat, gastronomi, sanayi, marka ve kent kimliğidir. KAHRAMANMARAŞ, GASTRONOMİYİ ZİYARETÇİ ÇEKEN ANA GÜCE DÖNÜŞTÜRDÜ Kahramanmaraş Tanıtım Günleri’nde dondurma, tarhana, fıstık ezmesi, baharat çeşitleri, çörekler ve yöresel peynirler ziyaretçilere sunuldu. Gastronomi alanı etkinliğin en fazla ilgi gören bölümleri arasında yer aldı; özellikle dondurma ve tarhana stantlarının önünde yoğunluk oluştu. Bu örnek, Giresun mutfağı için ayrı bir ders niteliği taşıyor. Giresun Günleri’nde gastronomi sadece satış alanı olarak değil; tadım, sunum, ürün hikâyesi ve marka tanıtımıyla hazırlanmalı. Fındıklı ürünler, Giresun pideleri, mısır ekmeği, karalahana yemekleri, fasulye turşusu, balık kültürü, kiraz ve doğal ürünler temiz, düzenli ve profesyonel bir gastronomi alanında sunulmalı. TANITIM İÇİN YAPILACAK ÇALIŞMALAR MERAKLA BEKLENİYOR Giresun Günleri’nin afişi ve sosyal medya videosu güçlü bir başlangıç yaptı. Ancak tanıtımın etkili olması için sahadaki programın ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. Giresun kamuoyu, organizasyon öncesinde katılımcı firmaların netleşmesini, fındık firmaları, ihracatçılar ve paketli ürün markaları için özel alan oluşturulmasını, kadın kooperatifleri ile küçük üreticilere merkezi ve görünür bir bölüm ayrılmasını merakla bekliyor. İlçelerin hangi ürünlerle İstanbul’a çıkacağı, her ilçenin tanıtım saati, ürün listesi ve kültürel programının nasıl şekilleneceği de organizasyonun tanıtım gücünü belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor. Turizm acenteleri, seyahat yazarları, gastronomi temsilcileri ve medya kuruluşları için özel buluşmalar yapılması; Giresun Adası, Mavi Göl, Kuzalan, yaylalar, Zeytinlik Mahallesi ve sahil rotaları için profesyonel destinasyon masası kurulması, etkinliğin turizm etkisini artıracak çalışmalar arasında öne çıkıyor. Gastronomi alanında tadım, şef sunumu, ürün hikâyesi ve yöresel mutfak programının hazırlanması; sponsor firmaların, stant ücretlerinin ve stant dağılımında uygulanacak ölçütlerin açıklanması, organizasyonun ekonomik güvenini güçlendirecek adımlar olarak görülüyor. Etkinlik sonunda Giresun ekonomisi için hedeflenen somut çıktıların kamuoyuyla paylaşılması, 18. Giresun Günleri’nin yalnızca kültürel buluşma değil, aynı zamanda üreticiye, firmalara, kooperatiflere ve turizm aktörlerine katkı sağlayan bir tanıtım platformu olarak değerlendirilmesini sağlayacak. GİRESUN GÜNLERİ İÇİN GERÇEKÇİ VİZYON Başka şehirlerin örnekleri, başarılı tanıtım günlerinin güçlü bir hazırlıkla sonuç verdiğini gösteriyor. Trabzon kültür yayınları, turizm ve gastronomiyi birlikte sundu. Ordu kurumsal sahiplenmeyi öne çıkardı. Rize ürün, sahne, çocuk etkinliği ve kültürü aynı programda buluşturdu. Sivas tarih, mutfak, el sanatları ve folkloru sahaya taşıdı. Kastamonu coğrafi işaretli ürünlerini marka omurgasına dönüştürdü. Malatya kayısıyı şehir markasının merkezine koydu. Kahramanmaraş gastronomiyi ziyaretçi çeken ana güç haline getirdi. Giresun’un elinde bu örneklerin tamamını karşılayacak güçlü bir malzeme var. Fındık, kiraz, kemençe, yaylalar, sahil, tarihi mahalleler, yöresel mutfak, kadın emeği, kooperatif üretimi, ilçelerin kültürel kimliği ve turizm rotaları doğru planlandığında 18. Giresun Günleri İstanbul’da güçlü bir ekonomi ve tanıtım vitrini olabilir. Giresun’un İstanbul’daki başarısını kalabalık değil, programın içeriği belirleyecek. Firma listesi, stant planı, sponsor yapısı, ilçe ürün haritası, turizm masası, gastronomi alanı ve ekonomik hedefler kamuoyuna açıklandığında organizasyonun güveni ve etkisi daha da artacak.

DÜNYANIN EN İYİ FINDIĞINI NEYE GÖRE SEÇTİN? Haber

DÜNYANIN EN İYİ FINDIĞINI NEYE GÖRE SEÇTİN?

53 GEÇERLİ OYLA DÜNYA LİGİ KURULMAZ: GİRESUN FINDIĞININ DEĞERİ LİSTEDE DEĞİL, BİLİMDE TasteAtlas’ın “Dünyanın En İyi Fındıkları” listesinde Giresun Tombul’un ikinci sırada yer alması haber değeri taşır. Ancak bunu “dünyanın en iyi fındığı açıklandı” diye sunmak, kullanıcı oylamasıyla bilimsel kalite değerlendirmesini birbirine karıştırmaktır. Giresun fındığının gerçek değeri, sınırlı internet oylarında değil; resmi coğrafi işaret dosyalarında, kimyasal bileşiminde, aroma profilinde, kavurma performansında ve çikolata sanayisindeki işlevinde aranmalıdır. TasteAtlas’ın ilgili sayfası açık biçimde gösteriyor ki söz konusu “Top 6 Hazelnuts in the World” sıralaması 7 Mart 2026 itibarıyla toplam 107 kayıtlı oy, bunların içinden de yalnızca 53 geçerli oy üzerinden oluşturulmuş. Burada karşımızda duran şey, laboratuvar temelli bir kalite kararı değil; gastronomi platformunda oluşmuş sınırlı hacimli bir kullanıcı puanlamasıdır. Böyle bir veriyi doğrudan “dünyanın en iyi fındığı” manşetine çevirmek, veriyle taşınamayacak kadar büyük bir hüküm üretmektir. Sorun Giresun Tombul’un ikinci sırada gösterilmesi değildir. Sorun, bu sonucun kesin kalite hükmü gibi servis edilmesidir. GİRESUN TOMBUL’U AYIRAN ŞEY ŞÖHRET DEĞİL, TEKNİK ÜSTÜNLÜK Avrupa Birliği’nin “Giresun Tombul Fındığı” ürün şartnamesi, bu ürünü doğrudan premium nitelikleriyle tanımlıyor. Belgede toplam yağ oranı yüzde 56,0–68,0; kavrulmuş üründe yüzde 57,0–70,0; iç randımanı yüzde 47,5–55; zar soyulabilirliği yüzde 90–100 olarak veriliyor. Yine aynı metinde ürünün ayırt edici yanları “belirgin tat ve aroma, yüksek yağ içeriği, yüksek iç oranı ve zarın kolay soyulması” şeklinde sıralanıyor. Ham ve kavrulmuş formunda ağızda yoğun tat ve aroma bıraktığı, kuruluk hissi yapmadığı ve acı tat bırakmadığı özellikle belirtiliyor. Bu veriler, Giresun Tombul’un ününün duygusal değil, teknik ve ölçülebilir olduğunu gösteriyor. Daha da çarpıcı olan nokta şu: aynı AB metni Türkiye’de fındıkların kalite bakımından iki ana sınıfa ayrıldığını, yalnızca ilgili coğrafi alanda üretilenlerin “Giresun Quality (Premium)” olarak tanımlandığını, diğer bölgelerde yetişenlerin ise “Levant Quality (Secondary)” olarak anıldığını yazıyor. Bu ifade övgü değil, resmi ürün karakteristiğidir. Başka bir deyişle Giresun’un kalite farkı, yorum değil kayıt altına alınmış teknik bir ayrımdır. ÇİKOLATA SANAYİSİNDE NEDEN KRİTİK? Giresun fındığının çikolata ve şekerleme sanayisindeki önemi tam da bu teknik özelliklerden kaynaklanır. Hazelnut ingredients’in sanayide özellikle süt ürünleri, pastacılık, fırıncılık, çikolata ve şekerleme sektörlerinde yaygın kullanıldığı akademik çalışmalarda açıkça belirtiliyor. Giresun Tombul’un yüksek yağ içeriği, yoğun aroma profili, kavrulduğunda zarının çok yüksek oranda soyulabilmesi ve ağızda dolgunluk hissi bırakması; onu pralin, krema, draje, ezme, gianduja benzeri karışımlar, çikolata dolguları ve premium şekerleme üretimi açısından çok güçlü bir hammadde haline getiriyor. AB şartnamesinde kavurma sonrası kolay soyulabilirlik ve yoğun aroma özellikle öne çıkarılırken, İtalyan Piedmont örneğinde de şekerleme endüstrisinin kavurma aroması ve raf ömrü için benzer özellikleri aradığı görülüyor. Yani Giresun Tombul, çikolata sanayisinde “tesadüfen ünlü” değil; işleme mantığına teknik olarak uyan bir hammaddedir. Burada kritik ayrım şudur: çikolata sanayisi sadece “en lezzetli” ürünü aramaz; kavrulduğunda stabil davranan, kolay blanching veren, standardize edilebilen, yoğun aroma taşıyan ve formülasyona iyi oturan ürün ister. Giresun Tombul’un yüksek yağ ve yoğun aroma ekseni bu alanda büyük avantaj yaratırken, Piedmont gibi çeşitlerin düşük yağ ve uzun raf ömrüyle öne çıkması başka bir endüstriyel tercihi temsil eder. Bu yüzden “en iyi” tek kelimelik bir sonuç değil; kullanım amacına göre değişen bir kalite denklemidir. Ancak bu denklem içinde Giresun Tombul’un çikolata ve premium şekerleme için dünya ölçeğinde üst ligde olduğu açıktır. TASTEATLAS NEDEN NİHAİ ÖLÇÜ OLAMAZ? Çünkü TasteAtlas bir gastronomi vitrini olabilir, ama gıda bilimi hakemi değildir. Kendi sayfasında sıralamaların nihai küresel sonuç gibi görülmemesi gerektiğini açıkça yazan bir yapının listesi, ancak yardımcı veri olarak kullanılabilir. Bu nedenle “Giresun ikinci oldu” cümlesi mümkündür; ama “dünyanın en iyi fındığı açıklandı” cümlesi metodolojik olarak sorunludur. Hele ki Giresun gibi coğrafi işaretli, premium sınıfa kaydedilmiş ve ihracat değeri yüksek bir üründe, kaliteyi internet puanına indirgemek ekonomi haberciliği bakımından zayıf bir yaklaşımdır. GİRESUN’U ÖNE ÇIKARAN BAŞLICA ÖZELLİKLER Yüksek toplam yağ oranı: yüzde 56,0–68,0. Yüksek iç randımanı: yüzde 47,5–55. Kavrulmuş üründe çok yüksek zar soyulabilirliği: yüzde 90–100. Çok yoğun tat ve aroma; ağızda kuruluk ve acı tat bırakmama. Türkiye içinde resmi olarak “Giresun Quality (Premium)” sınıfında anılması. Çikolata, pastacılık ve şekerleme için elverişli hazelnut ingredient yapısı. GİRESUN KALİTESİNİN RAKİP BÖLGEYLE KARŞILAŞTIRMASI Bölge / Ürün Resmi statü Öne çıkan yön Giresun’a göre değerlendirme Giresun / Giresun Tombul Fındığı PDO Yüksek yağ, yoğun aroma, yüksek iç randımanı, çok yüksek zar soyulabilirliği, premium kalite sınıfı Referans ürün; özellikle aroma-yağ dengesi ve çikolata/şekerleme uyumunda çok güçlü Piedmont / Nocciola del Piemonte PGI Kavurmada mükemmel aroma, yüksek doğal soyulabilirlik, iyi raf ömrü, şekerleme sanayisine güçlü uyum Çok güçlü rakip; sanayi performansında öne çıkıyor, ancak Giresun daha yağlı ve daha dolgun bir profil sunuyor Salerno / Nocciola di Giffoni TasteAtlas tanımı Şekerleme sanayisinin tercih ettiği aroma, raf ömrü, kavrulmuş kullanım Güçlü endüstriyel çeşit; ancak Giresun kadar ayrıntılı premium kimyasal profil resmi düzeyde görünür değil Roma-Lazio / Nocciola Romana TasteAtlas tanımı Volkanik toprak etkisi, çıtır yapı, geleneksel tatlılarda kullanım Duyusal karakter güçlü; Giresun’un premium kalite kaydı ve teknik parametreleri daha belirgin Tarragona / Avellana de Reus TasteAtlas tanımı Büyük dane, standardize kalite, boy sınıflaması Boylama ve standart ürün tarafı güçlü; Giresun’un aroma-yağ yoğunluğu farklı üstünlük yaratıyor Cervione / Noisette de Cervione TasteAtlas tanımı Küçük dane içinde yoğun tat, aromatik profil Niş ve karakterli ürün; Giresun kadar geniş teknik üstünlük dosyası görünmüyor https://www.sabah.com.tr/trend/galeri/yasam/dunyanin-en-iyi-findigi-aciklandi-turkiyeden-o-ilimiz-listeye-damgasini-vurdu KAYNAKÇA TasteAtlas, “Top 6 Hazelnuts in the World”, son güncelleme 7 Mart 2026. European Commission / EUR-Lex, “Giresun Tombul Fındığı” PDO ürün şartnamesi. Nocciola Piemonte PGI resmi ürün tanıtım ve özellik sayfası. Çağlar ve ark., hazelnut ingredients’in süt, pastacılık, fırıncılık, çikolata ve şekerleme sektörlerindeki kullanımı.

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI Haber

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI IPARD III Kapsamında Stratejik Turizm Yatırımı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğü tarafından, IPARD III Programı 7. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında desteklenen Kulakkaya Pansiyon Projesi için yatırımcı Ebru Hanife Güneş ile sözleşme imzalandı. Toplam 11.339.943,11 TL uygun harcama tutarına sahip yatırım, Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek. Proje, kırsal turizmin kurumsallaşması ve konaklama altyapısının güçlendirilmesi açısından bölgesel kalkınma perspektifinde dikkat çekiyor. Bu yatırım; turizm gelirlerinin kırsal alana yayılması, yayla turizminin dört mevsime yayılması ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturulması hedefleriyle uyumlu bir model sunuyor. STRATEJİK KONUM VE DOĞAL REKABET AVANTAJI Yaklaşık 1.600 metre rakıma sahip Kulakkaya Yaylası, Doğu Karadeniz yayla turizminin yükselen destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgenin doğal avantajları: Yoğun ladin ve göknar ormanları Serin ve düşük nem oranına sahip yaz iklimi Zengin flora ve fauna çeşitliliği Yürüyüş ve doğa sporlarına elverişli topoğrafya Şehir merkezine ulaşım kolaylığı Bu unsurlar, bölgeyi yalnızca klasik yayla turizmi açısından değil; ekoturizm, doğa sporları ve deneyim odaklı alternatif turizm açısından da rekabetçi hale getiriyor. SOSYO-KÜLTÜREL SERMAYENİN EKONOMİYE ENTEGRASYONU Kulakkaya Yaylası, doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir kültürel mirasa sahip. Proje kapsamında bu sosyo-kültürel sermayenin ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Bölgenin kültürel değerleri: Geleneksel ahşap yayla evleri Yaz aylarında düzenlenen yayla şenlikleri Horon ve kemençe eşliğinde kültürel etkinlikler Yerel mutfak kültürü (karalahana, mısır ekmeği, yayla peynirleri) Yaylacılık geleneğinin sürdürülmesi Planlanan pansiyon yatırımı ile bu değerlerin deneyim turizmi modeli içerisinde paketlenmesi ve katma değere dönüştürülmesi öngörülüyor. DÖRT MEVSİM TURİZM STRATEJİSİ Kulakkaya Yaylası, sezon bağımlı bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yıl geneline yayılan bir turizm ekonomisi hedefleniyor. Mevsimsel turizm potansiyeli: İlkbahar: Doğa yürüyüşü, fotoğraf turizmi Yaz: Yayla turizmi, kamp, festival organizasyonları Sonbahar: Manzara ve gastronomi turizmi Kış: Kar manzaralı butik konaklama ve sakin turizm Ayrıca yayla; Kümbet Yaylası ve Göksu Travertenleri (Mavi Göl) gibi önemli turizm merkezlerine olan yakınlığı sayesinde bölgesel turizm rotasında stratejik bir konuma sahip. Bu durum, Dereli ilçesinde destinasyon bütünlüğü oluşturma ve turizm süresini uzatma açısından önemli bir avantaj sunuyor. BÖLGE EKONOMİSİNE ÇARPAN ETKİSİ IPARD III desteği ile hayata geçirilecek yatırımın, kırsal kalkınma ekseninde çok boyutlu ekonomik çıktı üretmesi bekleniyor. Beklenen ekonomik katkılar: Doğrudan ve dolaylı istihdam artışı Kadın girişimciliğinin desteklenmesi Yerel üreticilerin turizm tedarik zincirine entegrasyonu Kırsalda gelir çeşitliliğinin artırılması Dereli’nin turizm markasının güçlendirilmesi IPARD destek mekanizması; kırsal alanlarda yaşam kalitesini yükseltmeyi, göçü azaltmayı ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyor. Kulakkaya Pansiyon Projesi ise bu vizyonun sahadaki somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor. Dereli İçin Yeni Bir Turizm Eşiği 11,3 milyon TL’lik bu yatırım, yalnızca bir konaklama tesisi projesi değil; kırsal kalkınma, yerel ekonomi ve turizm markalaşması açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek proje ile Dereli’nin turizm kapasitesinin artması, ekonomik hareketliliğin yaygınlaşması ve yayla turizminin daha kurumsal bir yapıya kavuşması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.