Hava Durumu

#Fizik Tedavi

giresunsonhaber - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ORDU’DA TARİHİ GÜN: ŞEHİR HASTANESİ HASTA KABULÜNE BAŞLADI Haber

ORDU’DA TARİHİ GÜN: ŞEHİR HASTANESİ HASTA KABULÜNE BAŞLADI

ORDU’DA TARİHİ GÜN: ŞEHİR HASTANESİ HASTA KABULÜNE BAŞLADI 1.200 YATAKLI DEV SAĞLIK YATIRIMINDA İLK HASTALAR KAYIT YAPTIRDI Ordu’nun uzun yıllardır beklediği Şehir Hastanesi 19 Eylül 2026 Cumartesi günü hasta kabulüne başladı. 1.200 yatak kapasitesi, 40 ameliyathane, yüzlerce yoğun bakım ve poliklinik alanı, onkoloji, kemoterapi, kadın-doğum, çocuk, tüp bebek ve ileri tedavi birimleriyle hizmet verecek hastanenin 2026 Kamu Yatırım Programı’ndaki toplam proje tutarı 23 milyar lirayı aşıyor. Mart 2021’de başlayan fiilî yapım süreci yaklaşık 5,5 yılın ardından sağlık hizmetine dönüştü. Ordu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi içerisinde inşa edilen Ordu Şehir Hastanesinde 19 Eylül sabahı ilk hasta kayıtlarının açılmasıyla kent sağlık hizmetlerinde yeni bir dönem başladı. İlk gün Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ve Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş hastanede kayıt yaptırıp kan verdi. Üç isim Ordu Şehir Hastanesinin ilk hastaları arasında yer aldı. İlk muayeneleri ise Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Aygün tarafından gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Çelenk de hastanenin kapasitesi, sağlık birimleri ve kademeli hizmete geçiş programı hakkında bilgi verdi. PROJEDEN HASTA KABULÜNE UZANAN YOL Ordu Şehir Hastanesinin proje hazırlıkları 2017 yılına kadar uzanıyor. Fiilî inşaat süreci ise Mart 2021’de başladı. Yaklaşık beş buçuk yıl süren yapım, donanım, altyapı ve hizmete geçiş çalışmalarının ardından hastane 19 Eylül 2026 tarihinde ilk hastalarını kabul etti. Böylece proje hazırlığından hizmete girişe kadar yaklaşık dokuz yıllık, fiilî inşaattan hasta kabulüne kadar ise yaklaşık 5 yıl 6 aylık süreç tamamlanmış oldu. 1.200 YATAKLA HİZMETE BAŞLADI Ordu Şehir Hastanesi başlangıçtaki proje kapasitesinin üzerine çıkarılarak 1.200 yataklı büyük bir sağlık kompleksine dönüştürüldü. Ordu Büyükşehir Belediyesi ve sağlık yetkililerinin açıkladığı son verilere göre hastanede; 1.200 yatak, 40 ameliyathane, 13 doğum salonu, 2 suda doğum ünitesi ve 55 kemoterapi ünitesi bulunuyor. Ordu Valiliğinin Ağustos ayında yayımladığı bilgilendirmede ise hastanenin 281 yoğun bakım yatağı, 386 poliklinik, tüp bebek merkezi, helikopter pisti, kreş ve yaklaşık 2 bin araçlık kapalı otoparka sahip olduğu açıklandı. İl Sağlık Müdürü Emrah Çelenk’in 17 Eylül’de verdiği son bilgilerde ise 280 yoğun bakım yatağı ve 263 poliklinik odası rakamları paylaşıldı. Açıklamalardaki farklılığın poliklinik ile poliklinik odasının farklı tanımlanmasından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor; nihai aktif kapasitenin kademeli geçiş tamamlandıkça netleşmesi bekleniyor. İLERİ SAĞLIK HİZMETLERİ AYNI KAMPÜSTE TOPLANACAK Hastane yalnızca yatak kapasitesiyle değil, farklı uzmanlık alanlarını aynı sağlık kompleksinde bir araya getirmesiyle de dikkat çekiyor. Komplekste onkoloji ve kemoterapi, hemodiyaliz, fizik tedavi ve rehabilitasyon, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları, çocuk cerrahisi, çocuk psikiyatrisi, palyatif bakım ve tüp bebek hizmetleri gibi çok sayıda bölümün hizmet vermesi planlanıyor. Yüksek yoğun bakım ve ameliyathane kapasitesiyle birlikte hastanenin ileri tetkik ve tedavi gerektiren vakalarda Ordu dışına yapılan bazı sevklerin azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor. 23 MİLYAR LİRAYI AŞAN DEV SAĞLIK YATIRIMI Ordu Şehir Hastanesi, yatırım büyüklüğü açısından da Ordu’nun en büyük kamu projeleri arasında bulunuyor. 2026 Kamu Yatırım Programı verilerine dayanan yayımlanmış rakamlara göre hastanenin toplam proje tutarı 23 milyar 46 milyon 700 bin TL olarak kayda geçti. 2025 yılı sonuna kadar proje için 19 milyar 913 milyon 700 bin TL kaynak kullanıldığı, 2026 yılı programında ise hastanenin tamamlanması için 3 milyar 133 milyon TL ödenek ayrıldığı bildirildi. Bu tutar tek bir yapım ihalesinin bedelini değil, Kamu Yatırım Programında yer alan hastanenin toplam proje büyüklüğünü ifade ediyor. 308 DÖNÜMLÜK DEV SAĞLIK KAMPÜSÜ Ordu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesiyle aynı bölgede bulunan sağlık kompleksi yaklaşık 308 dönümlük alan üzerinde yükseliyor. Hastane binasının yüz binlerce metrekarelik kapalı alanıyla yalnızca tedavi hizmeti veren klasik bir hastaneden çok, sağlık hizmetleri, tıp eğitimi ve bilimsel çalışmaların birlikte yürütülmesi hedeflenen büyük bir sağlık kampüsü şeklinde planlandığı belirtiliyor. GÜLER: “SADECE ORDU’YA DEĞİL BÖLGEYE DE HİZMET EDECEK” Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, hastanenin hizmete başladığı gün kayıt yaptırıp tansiyon ölçümü ve kan tahlili yaptırdı. Güler, yaptığı açıklamada hastanenin Ordu için önemli bir yatırım olduğunu belirterek tesisin yalnızca kente değil çevre illere de hizmet vermesinin hedeflendiğini söyledi. Başkan Güler, hastanenin 1.200 yatak kapasitesine sahip olduğunu, ihtiyaç halinde 1.500 yatağa kadar çıkabilecek şekilde planlandığını belirterek tesisin sağlık hizmetinin yanında bilimsel çalışmalar açısından da önemli olacağını ifade etti. Güler şunları söyledi: “Ordu hakikaten harikulade bir yatırıma kavuştu. Sadece tam teşekküllü bir hastane değil, aynı zamanda bir bilim yuvası.” Güler ayrıca hastanenin ulaşım, otopark ve çevre düzenlemeleriyle birlikte hizmete girmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve projede emeği geçenlere teşekkür etti. VALİ EROL: “ŞEHRİMİZİN ÖZLEMLE BEKLEDİĞİ HASTANE” Ordu Valisi Muammer Erol da 19 Eylül’ün Ordu açısından iki yönlü önem taşıdığına dikkat çekti. 19 Eylül’ün aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün Ordu’ya gelişinin yıl dönümü olduğunu belirten Erol, kentin uzun süredir beklediği hastanenin aynı tarihte hizmet vermeye başlamasını anlamlı bulduğunu söyledi. Vali Erol, hastanenin resmî açılış töreninin daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı’nın katılımıyla yapılmasının planlandığını açıkladı. Kesin tören tarihi henüz duyurulmadı. Erol ayrıca bugüne kadar Ordu’da sağlık hizmetlerini sürdüren sağlık çalışanlarına teşekkür ederek yeni hastanenin çalışanlar ve vatandaşlar için hayırlı olması dileğinde bulundu. REKTÖR BAŞ: ÜNİVERSİTEYLE ENTEGRE ÇALIŞACAK Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş ise hastanenin Ordu Üniversitesi kampüsüyle bütünleşik yapısına dikkat çekti. Baş, Tıp Fakültesi ve Diş Hekimliği Fakültesinin hastaneyle ortak çalışmasının hem sağlık hizmetlerinin niteliğine hem de eğitim ve bilimsel araştırmalara katkı sağlayacağını söyledi. Rektör Baş, kampüs ile şehir hastanesinin bütünleşik yapısını Türkiye açısından önemli bir model olarak değerlendirdi. Bu değerlendirme Rektör Baş’ın kendi açıklaması olarak kamuoyuna yansıdı. BÜTÜN BİRİMLER KADEMELİ OLARAK DEVREYE GİRECEK 19 Eylül’de hasta kabulünün başlamasıyla birlikte hastanedeki bütün bölümlerin aynı gün devreye alınması yerine kademeli geçiş modeli uygulanıyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Çelenk’in açıkladığı programa göre 21 Eylül’de Fizik Tedavi, Fizyoterapi, Hemodiyaliz, Kemoterapi ve Onkoloji poliklinikleri yeni hastanede hizmet vermeye başlayacak. 26 Eylül’de Çocuk Acil, Kadın Doğum Acil ve Palyatif Servis, 28 Eylül’de ise Kadın Hastalıkları ve Doğum, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Cerrahisi ile Çocuk Psikiyatrisi poliklinikleri devreye alınacak. Sağlık Müdürlüğü, özellikle geçiş döneminde vatandaşların acil başvurular ve taşınan birimler konusunda kurumun resmî açıklamalarını takip etmelerini istedi. RAKAMLARLA ORDU ŞEHİR HASTANESİ Başlık Kapasite / Bilgi Yatak kapasitesi 1.200 Potansiyel kapasite 1.500 yatağa kadar Ameliyathane 40 Yoğun bakım Yaklaşık 280–281 yatak Doğum salonu 13 Suda doğum ünitesi 2 Kemoterapi ünitesi 55 Poliklinik Valilik açıklamasında 386 Tüp bebek merkezi Var Helikopter pisti Var Kreş Var Kapalı otopark Yaklaşık 2.000 araç Arazi Yaklaşık 308 dönüm Fiilî yapım süresi Yaklaşık 5,5 yıl Hasta kabulü 19 Eylül 2026 2026 programındaki toplam proje tutarı 23 milyar 46,7 milyon TL Kapasite verileri Ordu Valiliği, Ordu Büyükşehir Belediyesi ve İl Sağlık Müdürlüğünün farklı tarihlerde yayımladığı açıklamalardan derlenmiştir. ORDU’DA SAĞLIKTA YENİ BİR DÖNEM Ordu Şehir Hastanesinin faaliyete geçmesiyle kentte yıllardır sürdürülen büyük sağlık yatırımı artık vatandaşların doğrudan hizmet aldığı bir tesise dönüştü. 1.200 yatak kapasitesi, yüksek yoğun bakım ve ameliyathane gücü, onkoloji ve kemoterapi hizmetleri, kadın-doğum ve çocuk birimleri, tüp bebek merkezi ve üniversiteyle bütünleşik yapısıyla hastanenin Ordu’nun yanı sıra çevre illere de hizmet verecek bölgesel bir sağlık merkezi olması hedefleniyor. Mart 2021’de başlayan inşaat sürecinin ardından 19 Eylül 2026’da ilk hastalarını kabul eden Ordu Şehir Hastanesinin Ordu’ya, bölge halkına ve sağlık çalışanlarına hayırlı olması dileğiyle…

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil! Haber

Hacamat Herkese Uygun Bir Tedavi Değil!

Kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, travmalar ve kas yorgunluklarında sıklıkla tercih edilen hacamatın, her hasta grubu için uygun olmadığını belirten uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı; hacamatın hangi durumlarda uygulandığı, kimlerin bu tedaviden kaçınması gerektiği, işlem öncesi ve sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar ile uygulama alanlarının nasıl saptandığına dair önemli açıklamalarda bulundu. Hacamat en çok kas-iskelet problemleri, travma ve kas yorgunluklarında tercih ediliyor! Hacamatın çeşitli faydaları olduğunu kaydeden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Kas spazmlarını azaltmakta, mikrodolaşımı hızlandırmakta ve fasya üzerinden oluşturduğu mikro travmalarla o bölgenin yenilenme sürecini desteklemektedir. Literatürdeki veriler ışığında, vücuttaki inflamasyon sırasında salınan medyatörlerin savunma mekanizmasını desteklediği görülmektedir.” şeklinde konuştu. Uygulamanın tercih edildiği alanlara değinen Dr. Kakı, “Literatürde özellikle kas-iskelet sistemi hastalıklarında, travma durumlarında ve kas yorgunluklarında kullanıldığına dair çok sayıda veri mevcuttur.” dedi. Hacamat tedavisinden önce hastanın sağlık durumu hekim tarafından değerlendirilmeli! Hacamatın her bünyeye uygun olmadığını vurgulayan Dr. Kakı, “Kanama bozukluğu olanlarda, uygulama yapılacak alanda enfeksiyon veya açık yara bulunanlarda, hemodinamisi bozuk hastalarda, ağır anemisi olanlarda, sepsis vakalarında ya da klinik tablosu uygun olmayanlarda ve vazovagal refleksle ciddi hipotansiyon geliştirebilecek hastalarda hacamat tedavisi uygulanmamalıdır.” uyarısını yaptı. Dr. Kakı, şunları ekledi: “Öncelikle hastanın mevcut sağlık durumunun uygunluğu bir hekim tarafından saptanmalı ve gerekli endikasyon verildikten sonra işleme geçilmelidir. Tedavi öncesinde hastanın aşırı aç veya tok olmamasına özen gösterilmeli, yeterli sıvı alımı sağlandığından emin olunmalıdır. Ayrıca işlem bölgesinde enfeksiyon olup olmadığı, hastanın viral bir enfeksiyon süreci geçirip geçirmediği ve genel tıbbi durumu titizlikle incelenmelidir. Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda, ilgili uzman hekimle konsültasyon yapıldıktan ve uygun görülmesi durumunda ilaçlar kesilerek işlem gerçekleştirilmelidir. Bu karar tek başına değil, hastayı takip eden hekimle ortaklaşa alınmalıdır.” Hacamat sonrası ilk 24 saatte sauna, hamam ve banyodan uzak durulmalı! İşlem sonrası dikkat edilmesi gereken noktalara işaret eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, “Uygulamadan sonraki ilk 24 saat boyunca hacamat yapılan bölgede hafif kızarıklık ve ağrı görülmesi olağan bir durumdur.” dedi. Ateş veya akıntılı yara gibi beklenmedik şikâyetlerin oluşması durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini belirten Dr. Kakı, “İlk 24 saat boyunca hamam, sauna veya banyo gibi ortamlardan kaçınılmalıdır. Bu süreçte bol sıvı tüketilmeli ve metabolik olarak yorucu, ağır işlerden uzak durulması önerilir.” açıklamasında bulundu. Hacamatın uygulanacağı bölge muayeneyle belirleniyor! Uygulama bölgeleri konusunda tek bir standart olmadığını belirten Dr. Kakı, “Buna rağmen genel olarak baş, boyun, sırt, omuz, bel ve diz çevresi gibi bölgeler tercih edilmektedir.” dedi. Dr. Kakı sözlerini şöyle noktaladı: “Hangi bölgeye işlem yapılacağına karar verirken; fizik muayenedeki spazm noktaları, ağrılı alanlar ve hastanın şikâyetlerine uygun noktalar dikkate alınır. Seans sayısı ve seanslar arasındaki süre ise kişinin yara iyileşme hızı, hastalığının seyri ve genel durumuna göre hekimi tarafından kişiye özel olarak planlanır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurban etlerinin taşınmasında yanlışlar sorunlara neden olabilir... Bayramda omurga sağlığına dikkat! Haber

Kurban etlerinin taşınmasında yanlışlar sorunlara neden olabilir... Bayramda omurga sağlığına dikkat!

Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı sürecinde kontrolsüz hareketlerin ve ağır yük kaldırmanın; bel, boyun, diz ve omurgada ciddi sorunları tetikleyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Yüklerin dizler bükülerek taşınması ve ani manevralardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı öncesinde özellikle omurga, bel, boyun ve diz rahatsızlıkları bulunan vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Bayram süresince gerçekleştirilen bilinçsiz hareketlerin, uzun süreli ayakta kalmanın ve ağır kaldırmanın ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini kaydeden İnanır; “Kurban kesimi esnasında yapılan kontrolsüz ve ani hareketler, yalnızca mevcut fıtıkları alevlendirmekle kalmayıp, daha önce hiçbir şikâyeti bulunmayan bireylerde dahi kalıcı omurga hasarlarına sebebiyet verebiliyor” şeklinde konuştu. Sabahın erken saatlerinde başlayan yoğun fiziksel aktivitelerin büyük riskler barındırdığını belirten Doç. Dr. İnanır, bayramda pek çok kişinin profesyonel yardım almadan büyükbaş veya küçükbaş hayvan kesim işlemlerine dahil olduğunu ifade etti. Eğilerek çalışma, ani dönme hareketleri, ağırlık kaldırma ve uzun süre ayakta beklemenin; kas spazmı, bel fıtığı, boyun tutulması ve diz kilitlenmelerini tetikleyebildiğini söyleyen İnanır, her bayram sonrası acil servislere çok sayıda bel ve boyun ağrısı şikâyetiyle başvurulduğunu bildirdi. “EN ÇOK HATA AĞIRLIĞI BELLE KALDIRMAK'' Kurban etlerinin taşınması esnasında yapılan hataların büyük sorunlara yol açabileceğini belirten İnanır, en sık rastlanan yanlışın ağırlığı dizleri kullanmadan doğrudan belden kaldırmak olduğunu söyledi. Yük kaldırırken dizlerin mutlaka bükülmesi, ağırlığın vücuda yakın tutulması ve ani dönüşlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan İnanır, anlık ters hareketlerin omurgadaki disk yapısını bozabileceğini ve özellikle bel fıtığı olanların çok daha tedbirli olması gerektiğini ekledi. Kurban Bayramı’nın sadece bel ve boyun değil, aynı zamanda kalça ve diz problemlerini de artırdığına değinen İnanır, uzun süreli çömelme ve ayakta kalma durumlarının kireçlenme hastalarında şiddetli ağrılara yol açabileceğini belirtti. Diz kireçlenmesi olanların uzun süre çömelmemesi, kalça problemi olanların ise ağır yük taşıması konusunda dikkatli olması gerektiğini söyleyen İnanır, bayram ziyaretlerindeki uzun süreli hareketsiz oturmaları da ayrı bir risk faktörü olarak tanımladı. Vatandaşlara basit ama etkili tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Ahmet İnanır, bayramın sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için şu noktaların altını çizdi: Ağır yükleri tek başınıza taşımayın Ani eğilme ve doğrulma hareketlerinden kaçının Uzun süre aynı pozisyonda sabit kalmayın Destek almadan ağır kaldırmayın Ağrı hissettiğinizde kendinizi zorlamaya devam etmeyin Bayramı hastanede değil, sevdiklerinizle sağlıklı geçirmek için vücudunuzun sınırlarını zorlamayın.

DMD KAS HASTASI EGEMEN İÇİN GİRESUN TEK YÜREK OLDU Haber

DMD KAS HASTASI EGEMEN İÇİN GİRESUN TEK YÜREK OLDU

DMD KAS HASTASI EGEMEN İÇİN GİRESUN TEK YÜREK OLDU İYİLİK MELEKLERİ SAHNEDEYDİ, GECEDE 100 BİN TL TOPLANDI Giresun, örnek bir dayanışma gecesine ev sahipliği yaptı. DMD kas hastalığı ile mücadele eden 7,5 yaşındaki Egemen için Giresun Alyans Düğün Salonu’nda düzenlenen yardım programında yaklaşık 100 bin TL bağış toplandı. Akademisyenlerden mahalle muhtarına, sağlıkçılardan sanatçılara kadar çok sayıda gönüllü, küçük Egemen’in mücadelesine destek olmak için bir araya geldi. “Bahanemiz yok, umudumuz var” mesajıyla düzenlenen gece, hem maddi destek hem de güçlü bir toplumsal farkındalık ortaya koydu. Giresun, bir kez daha dayanışma kültürünü en somut haliyle gösterdi. ORGANİZASYONUN MİMARI KADINLAR OLDU Gecenin organizasyonu, gönüllü kadınların öncülüğünde hayata geçirildi. Sürecin koordinasyonunu; Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yelda Bingöl Alpaslan, Gaziler Mahallesi Muhtarı Nilgün Çobanoğlu, Bora Organizasyon’dan Eda Karaahmet Köse, Yaşam Koçu ve Farkındalık Eğitmeni Serpil Tönel ile emekli sağlıkçılar Sunay Taner ve Pamuk Özkan, anestezi uzmanı Sena Özkan ve Nazan Zehir’in yer aldığı ekip üstlendi. Gönüllü ekip, gece boyunca hayırsever davetlilerle yakından ilgilenerek organizasyonun düzenli ve verimli şekilde ilerlemesini sağladı. Katılımcılarla kurulan birebir iletişim, bağış sürecinin sağlıklı yürütülmesinde önemli rol oynadı. Kadınların öncülüğünde yürütülen bu çalışma, “destek ve umut ordusu” anlayışının sahadaki karşılığı oldu. SANAT CAMİASINDAN ÜCRETSİZ DESTEK Gecenin sunuculuğunu Nur Kılıç üstlenirken, ev sahipliğini Alyans Düğün Salonu işletmecisi Elif Dilli Bayram yaptı. Mekân desteğiyle organizasyona katkı sunan Bayram, dayanışma zincirinin önemli halkalarından biri oldu. Sanat camiası da geceye güçlü bir destek verdi. Ücret talep etmeyen saz ekibi Ersoy Yağmur, Yılmaz Çağlayan ve Özgür Damcı eşliğinde sahne alan gönüllü sanatçılar Işıl Işıl ve Murat Aslan, performanslarıyla geceye anlam kattı. Katılımcılar hem duygusal hem de coşkulu anlar yaşarken, Egemen için toplanan destek daha da büyüdü. “KASLAR YORULUR, SEVGİ YORULMAZ” Organizasyon komitesi adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kaslar yorulur ama sevgi ve dayanışma asla yorulmaz. Egemen evladımız henüz 7,5 yaşında. Hem eğitim hayatının hem de çocukluğunun en güzel döneminde. Bizler onun büyükleri olarak adımları yavaşlamasın, hayalleri yarım kalmasın diye buradayız. Giresun halkı bu hayati dayanışmaya sahip çıktı.” Toplanan yaklaşık 100 bin TL’lik bağışın, Egemen’in tedavi ve rehabilitasyon sürecinde kullanılacağı belirtildi. DMD KAS HASTALIĞI NEDİR? Duchenne Muscular Dystrophy (DMD), çocukluk çağında ortaya çıkan, ilerleyici ve kalıtsal bir kas hastalığıdır. Distrofin adlı proteinin eksikliği nedeniyle kas hücreleri zamanla hasar görür ve güç kaybı artar. Hastalığın temel özellikleri: Genellikle 2–5 yaş arasında belirtiler başlar. Erkek çocuklarda daha sık görülür. Yürümede gecikme, sık düşme ve merdiven çıkmada zorlanma ilk belirtiler arasındadır. İlerleyen dönemlerde solunum ve kalp kasları etkilenebilir. Kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte; fizik tedavi, destekleyici medikal uygulamalar ve yeni nesil gen temelli araştırmalar hastalığın ilerleyişini yavaşlatmaya yöneliktir. Bu nedenle erken tanı, düzenli takip ve toplumsal destek büyük önem taşımaktadır. Egemen için düzenlenen bu gece, yalnızca bir yardım organizasyonu değil; aynı zamanda Giresun’un vicdanının, merhametinin ve toplumsal sorumluluk bilincinin güçlü bir yansıması olarak kayıtlara geçti.

Diz ağrılarına yenilikçi çözüm Haber

Diz ağrılarına yenilikçi çözüm

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Oktay Nar, Romanya'nın Bükreş kentinde gerçekleşen 8. Uluslararası Eklem İçi Tedaviler Sempozyumu'na (ISIAT 2025) katılım sağlayarak önemli bir akademik katkıda bulundu. BURSA (İGFA) - Op. Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumda yaptığı "Diz Osteoartritinde İntraartiküler Poliakrilamid Hidrojel Enjeksiyonlarının Faydaları” başlıklı sunumla uluslararası katılımcıların dikkatini üzerine çekti. Türkiye Adına Bilimsel Bilgiler Paylaştı Başta ABD, İngiltere, İspanya, Danimarka ve İtalya olmak üzere birçok ülkenin ortopedi, fizik tedavi ve romatoloji uzmanlarının katıldığı etkinlikte konuşan Dr. Nar, diz kireçlenmesi konusunda cerrahi dışı yöntemlerle ilgili güncel bilgileri sundu. Yeni jenerasyon enjeksiyon tekniklerinden biri olan poliakrilamid hidrojel uygulamaları üzerine deneyimlerini aktaran Dr. Nar, bu yöntemin ağrı azaltmada ve hareket kabiliyetini artırmada etkili olduğunu belirtti. “ISIAT, Bilimsel Paylaşım İçin Değerli Bir Mecra” Sunumu sonrası değerlendirmelerde bulunan Dr. Özgür Oktay Nar, sempozyumun değerine şu şekilde vurgu yaptı: “ISIAT, dünyanın dört köşesinden ortopedi ve travmatoloji uzmanlarını bir araya getirerek, eklem içi tedavilerdeki en güncel bilimsel gelişmeleri paylaşan saygın bir platform. Türkiye adına bu etkinliğe katkı sağlamak, ülkemizin bilimsel temsili açısından hem gurur verici hem de yenilikçi tedavi yaklaşımlarımıza sunduğumuz perspektif açısından önem arz ediyor.” “Diz Kireçlenmesine Karşı Cerrahi Olmayan Çözümler Artıyor” Dr. Nar, diz osteoartritinin özellikle yaşlı nüfusta yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen kronik sorunlardan biri olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Bugünümüzde cerrahi müdahaleye başvurmadan uyguladığımız tedavilerle hastalarımızın ağrıları azalmakta ve günlük aktivitelerine daha rahat devam edebilmekteler. Poliakrilamid hidrojel gibi enjeksiyonlarla eklem sıvısını destekleyerek sürtünmeyi azaltıp hareket kabiliyetini arttırıyoruz. Bu tür bilimsel aktivitelerin yaygınlaşması, bu tedavi yöntemlerinin daha geniş hasta gruplarında etkili bir şekilde kullanılmasına imkan tanıyacaktır.” Dr. Nar, ISIAT 2025'te edindiği deneyimlerin mesleki bilgi birikimine önemli katkılar yaptığını belirterek, benzer uluslararası toplantılarda ülkemizi temsil etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.