Hava Durumu

#Fizibilite

giresunsonhaber - Fizibilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizibilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trabzon’da raylı sistem için butona basıldı! Haber

Trabzon’da raylı sistem için butona basıldı!

Trabzon Raylı Sistem Hattı'nın temeli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katıldığı törenle yapıldı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, tarihi bir an yaşandığını ve çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Raylı Sistem şehrimize ulaşımda çağ atlatacak” dedi. TRABZON (İGFA) - Trabzon’un ulaşım geleceğine yön verecek raylı sistem hattının temeli Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in katıldığı törenle atıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Kalyon İnşaat ile Makyol İnşaat ortaklığında hayata geçirilecek projenin temel atma törenine ayrıca; Trabzon Valisi Tahir Şahin, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Yeni Parti Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, eski bakanlar, eski milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları, Trabzon'da görev yapan konsoloslar, STK temsilcileri, muhtarlar ve binlerce vatandaş katıldı. TARİHİ BİR GÜN YAŞIYORUZ Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, “Trabzon’un evladı ve büyükşehir belediye başkanı olarak çok heyecanlıyım. Trabzonspor’umuzun tarihinin yazıldığı Avni Aker'deyiz. Aynı Avni Aker şu anda başka bir tarihi ana tanıklık ediyor. Şu anda Trabzon tarihi bir an yaşıyor. Şehrimizde ulaşıma çağ atlatacak raylı sistem projesine start veriyoruz” dedi. TRABZON’A HİZMET ETMEK ŞEREFTİR Başkan Genç, “Biz ülkesinin her metrekaresine ayrım gözetmeden hizmet eden, kendisini ülkesine adamış Cumhurbaşkanımız, dünya lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Onun hizmet yürüyüşüne ortak olmak ve hizmet heyecanını yaşamak kolay değildir. Onun heyecanı adanmışlık içerir. Dolayısıyla biz de Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuna ayak uydurabilmek; şehrimizi daha güçlü kılmak ve daha güzel yatırımlarla donatmak üzere yola çıktık. Kıymetli hemşehrilerim; bizi büyükşehirler arasında birinci seçti. Bu kadim toprakların bir evladı olarak, asaletli şehir Trabzon’a ve Trabzonlulara hizmet etmek şereftir” diye konuştu. HEMŞEHRİLERİM HAK EDİYOR Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer şehirlerde raylı sistem varsa Trabzon'da da olsun istedik. Seçim öncesinde birinci sıraya raylı sistemi aldık. Bu projeyi ay, gün ve saat takip edeceğim dedim. Takip ettik ve bugün de bu noktalara geldik. Kolay iş değil zor işler. Ancak bu zorluğu, kararlı iradenin sahibi Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşı, şehrimizin evladı Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu bakanımızla, değerli milletvekillerimizle el ele vererek aştık. Bu vesileyle kıymetli Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu şükranlarımı sunuyorum.” TRABZON METROSU Başkan Genç, şöyle devam etti: “Projemiz 32 kilometre uzunluğunda. 500 bin nüfusun yaşadığı Ortahisar, Akçaabat ve Yomra arasında. Akyazı’ndan başladık; stadyumun trafiğini de çözen bir proje hayata geçiyor. Şehir hastanemizden havalimanına ulaşan ve fizibilite olarak mükemmel bir projeyi hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz. Allah tamamlamayı da bizlere nasip etsin. Başta hizmetlerin banisi kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanımıza, milletvekillerimize, valimize ve bu projede büyük emeği olan Altyapı Yatırımları Genel Müdürümüz ile ekibine çok teşekkür ediyorum. Raylı sistemle başlayan proje bugün Trabzon Metrosu olarak hizmete girecek. Yüklenici firmaların sahipleri de hemşehrimiz. Onların da hassasiyetiyle bu proje hayata geçecek. Açılışını yapmayı da Allah bizlere nasip etsin. Emek veren herkese ve hemşehrilerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Raylı sistemimiz ve metromuz Trabzon’a hayırlı olsun.”

GİRESUN ÇÖP SORUNUNDA ÇÖZÜM İÇİN SAHADA Haber

GİRESUN ÇÖP SORUNUNDA ÇÖZÜM İÇİN SAHADA

GİRESUN ÇÖP SORUNUNDA ÇÖZÜM İÇİN SAHADA İSTAÇ MODELİ YERİNDE İNCELENDİ VALİ MUSTAFA KOÇ BAŞKANLIĞINDA GİRKASİÇ-BİR ÜYESİ BELEDİYE BAŞKANLARI, İSTANBUL’DA GÜNLÜK 3 BİN TON ATIK İŞLEME KAPASİTESİNE SAHİP İSTAÇ ATIK YAKMA VE ENERJİ ÜRETİM TESİSİNİ İNCELEDİ. GİRESUN’A BENZER BİR TESİS KAZANDIRILMASI AMACIYLA GERÇEKLEŞTİRİLEN ZİYARETTE; TEKNOLOJİ, ENERJİ ÜRETİMİ, EMİSYON KONTROLÜ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ATIK YÖNETİMİ UYGULAMALARI YERİNDE DEĞERLENDİRİLDİ. Giresun’un uzun yıllardır gündeminde bulunan katı atık sorununa kalıcı ve sürdürülebilir çözüm arayışında önemli bir teknik inceleme gerçekleştirildi. Giresun İli Katı Sıvı Atık ve İçmesuları Birliğine (GİRKASİÇ-BİR) üye belediye başkanları, Giresun Valisi Mustafa Koç’un başkanlığında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki İSTAÇ’ın Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi’nde incelemelerde bulundu. Giresun’a benzer bir tesis kazandırılması amacıyla gerçekleştirilen ziyarette heyete, İBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler tarafından teknik sunum yapıldı. İncelemelere İSTAÇ Genel Müdürü Fatih Uğur ile ilgili birim müdürleri de eşlik etti. Heyet; evsel atıkların modern yöntemlerle bertaraf edilmesini, atıkların kontrollü biçimde yakılarak enerjiye dönüştürülmesini, baca gazı arıtma ve emisyon izleme sistemlerini, yakma sonrasında ortaya çıkan proses artıklarının yönetimini ve İstanbul’da uygulanan entegre atık yönetimi modelini yerinde inceleme imkânı buldu. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi çevresinde yaşanan son gelişmelerin ardından Giresun’un uzun vadeli atık politikasının yeniden ele alınmaya başlanması açısından ziyaret dikkat çekici bir adım oldu. Vali Koç’un belediye başkanlarını aynı teknik incelemede bir araya getirmesi ve çalışan bir tesisin işletme modelinin yerinde değerlendirilmesi, sorunun kalıcı çözümüne yönelik ortak iradenin güçlenmesi bakımından olumlu karşılandı. İstanbul’daki incelemenin ardından Giresun için nasıl bir kapasite ve teknoloji seçileceği henüz belirlenmiş değil. Ancak ziyaret, yıllardır tartışılan katı atık sorununun yalnız geçici depolama çözümleri üzerinden değil; geri kazanım, enerji üretimi, çevresel kontrol ve sürdürülebilir işletme modeli birlikte değerlendirilerek ele alınması yönünde somut bir başlangıç olarak görülüyor. İNCELENEN TESİS GÜNDE 3 BİN TON ATIK İŞLEYEBİLİYOR Heyetin ziyaret ettiği İSTAÇ Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi, İstanbul’un entegre atık yönetimi altyapısının en önemli bileşenlerinden biri. İSTAÇ’ın resmî verilerine göre 2021 yılı sonunda işletmeye alınan tesis günde 3 bin ton, yılda yaklaşık 1 milyon ton evsel atık işleme kapasitesine ve 85 MW kurulu elektrik gücüne sahip. Tesis İstanbul’daki günlük evsel atığın yaklaşık yüzde 15’ini işleyebiliyor. 2024 yılı faaliyet verilerine göre tesiste yaklaşık 1 milyon ton atık işlenirken 599 bin 701 MWh elektrik üretildi. İstanbul modeli bu yönüyle yalnız çöplerin ortadan kaldırıldığı bir bertaraf tesisi değil; atığın kontrollü termal işlemden geçirilerek enerjiye dönüştürüldüğü büyük ölçekli bir endüstriyel tesis niteliğinde. Buradan sonra Giresun açısından belirleyici olacak konu, İstanbul’daki teknolojinin birebir kopyalanması değil; Giresun’un atık miktarı, atık karakteri, coğrafyası, taşıma ağı ve belediyelerin ekonomik kapasitesine uygun ölçeğin belirlenmesi olacak. ÜÇ AYRI YAKMA HATTI BULUNUYOR İstanbul’daki tesis birbirinden bağımsız üç yakma hattından oluşuyor. Teknoloji sağlayıcısı Hitachi Zosen Inova’nın teknik verilerine göre tesisin nominal kapasitesi yılda 1 milyon ton ve atığın tasarım alt ısıl değer aralığı 6–9 MJ/kg. Her hatta hava soğutmalı, ileri-geri hareketli ızgara sistemi bulunuyor. Bir hattın termal kapasitesi 87 MWth. Izgarada yakılan atığın enerjisi kazan sisteminde buhara dönüştürülüyor. (hz-inova.com) Kazan sistemi beş geçişli olarak tasarlanmış durumda. Teknik projede her hat için canlı buhar debisi 111,9 ton/saat, basınç 72 bar, sıcaklık ise 426 derece olarak veriliyor. Buhar daha sonra yoğuşmalı-buhar türbini üzerinden elektrik üretiminde değerlendiriliyor. Tedarikçinin teknik tasarım verisinde türbinin elektrik çıkışı tam yükte yaklaşık 77 MWe, İSTAÇ’ın işletme için açıkladığı toplam kurulu güç ise 85 MW seviyesinde. (hz-inova.com) Bu veriler, atık yakmanın yalnızca “çöpü fırına atıp yakmak” biçiminde basit bir işlem olmadığını; atığın enerji değerinden buhar çevrimine kadar çok sayıda mühendislik parametresi gerektirdiğini gösteriyor. BACA GAZI ÇOK KADEMELİ SİSTEMDEN GEÇİYOR İstanbul tesisinin en önemli teknik bölümlerinden biri baca gazı arıtma sistemi. Teknik projede SNCR sistemi, kuru sorpsiyon reaktörü ve torbalı filtre birlikte kullanılıyor. Her yakma hattındaki baca gazı akışının standart şartlarda yaklaşık 173 bin 720 metreküp/saat olduğu belirtiliyor. (hz-inova.com) İSTAÇ ayrıca emisyonların Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi ile kesintisiz takip edildiğini ve kayıt altına alındığını bildiriyor. (İSTAÇ) Dolayısıyla Giresun’da benzer bir termal sistem gündeme gelecekse yatırım yalnız fırın ve türbin maliyetinden oluşmayacak. Baca gazı arıtımı, sürekli ölçüm sistemi, kimyasal sarf malzemeleri, filtreler, yüksek sıcaklık ekipmanlarının bakımı ve çevresel izleme de işletmenin ayrılmaz parçaları olacak. KÜL DE YÖNETİLİYOR Yakma işleminden sonra atık tamamen ortadan kalkmıyor. Geride taban külü ve diğer proses artıkları kalıyor. İSTAÇ bu nedenle 2023 yılında Taban Külü Geri Kazanım Tesisini işletmeye aldı. Şirketin sürdürülebilirlik raporunda yaklaşık 1 milyon ton atığın yakılması sonucunda yaklaşık 170 bin ton taban külü oluştuğu ve bu materyal içerisinden yaklaşık 3 bin 500 ton değerli metalin geri kazanıldığı belirtiliyor. (İSTAÇ) Bu yönüyle İstanbul modeli yalnız yakma ve elektrik üretiminden değil, yakma sonrasında oluşan malzemelerin yönetiminden de oluşuyor. İSTAÇ’IN SİSTEMİ SADECE YAKMA TESİSİ DEĞİL Giresun açısından İstanbul ziyaretinden çıkarılabilecek en önemli sonuçlardan biri de bu. İSTAÇ’ın atık yönetim modeli yalnızca yakma tesisine dayanmıyor. İstanbul’da düzenli depolama alanlarından çıkan depo gazından elektrik üretiliyor, organik atıklar biyometanizasyon tesislerinde değerlendiriliyor, geri kazanım tesisleri ve atık transfer merkezleri işletiliyor; bunların yanında termal bertaraf gerçekleştiriliyor. (İSTAÇ) Örneğin İSTAÇ’ın 2024 Faaliyet Raporunda Kemerburgaz Biyometanizasyon Tesisi’nin aynı yıl kaynağında ayrı toplanmış 15 bin 774 ton organik atığı işlediği ve biyogazdan elektrik üretildiği belirtiliyor. (İSTAÇ) Dolayısıyla İstanbul’da heyetin incelediği sistemden Giresun’a aktarılabilecek esas deneyim yalnızca “çöp yakmak” değil, farklı atık türlerini farklı yöntemlerle değerlendiren entegre atık yönetimi yaklaşımı olabilir. GİRESUN’UN GÜNLÜK ATIĞI 400 TON BANDINDA Giresun açısından yapılacak fizibilitenin çıkış noktası ise kentin kendi ölçeği olmak zorunda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2024 Giresun İl Çevre Durum Raporuna göre GİRKASİÇ-BİR kapsamındaki belediyelerin günlük atık miktarı yaz döneminde 404,29 ton, kış döneminde 370,60 ton. Alucra, Çamoluk ve Şebinkarahisar da hesaba katıldığında Giresun il genelinde günlük atık miktarı yazın 437,68 ton, kışın ise 401,21 ton seviyesinde. Bu rakamlar, İstanbul’da ziyaret edilen 3 bin ton/gün kapasiteli tesis ile Giresun arasındaki ölçek farkını açıkça ortaya koyuyor. Ancak bu durum yakma teknolojisinin Giresun açısından otomatik olarak elenmesi anlamına gelmiyor. Tam tersine İstanbul ziyareti; Giresun’a uygun kapasitenin, teknoloji kombinasyonunun ve ekonomik modelin ayrıca hesaplanması gerektiğini gösteriyor. GİRESUN ÇÖPÜNÜN YÜZDE 60’A YAKINI ORGANİK Teknoloji seçiminde yalnız tonaj değil, çöpün içeriği de belirleyici. Giresun Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi araştırmacıları tarafından 2022 yılında yayımlanan hakemli çalışmada, Giresun’daki kentsel katı atık kompozisyonunun yaklaşık yüzde 60’ının organik atıklardan oluştuğu belirtiliyor. Araştırmada Giresun’un belediye atıklarında geri dönüşüm potansiyeli yüzde 30,05 olarak hesaplanırken, çalışma dönemindeki fiilî geri dönüşüm oranı yüzde 2,04 olarak verilmişti. Araştırmacılar yüksek organik içerik nedeniyle özellikle kompostlaştırma ve biyometanizasyon seçeneklerinin entegre atık yönetiminde değerlendirilmesini öneriyor. (DergiPark) Aynı çalışmada yanabilir fraksiyonun önemli düzeyde olmasına karşın Giresun atığının yüksek nem ve düşük ısıl değerinin doğrudan termal işlemleri güçleştirebileceğine dikkat çekiliyor. (DergiPark) Bu bilimsel veri yakma seçeneğine karşı bir sonuç değil; Giresun’da kurulacak sistem için önce güncel atık karakterizasyonunun yapılmasının gerekliliğini ortaya koyuyor. İSTANBUL ZİYARETİ FİZİBİLİTE İÇİN ÖNEMLİ BİR BAŞLANGIÇ Vali Mustafa Koç’un belediye başkanlarını aynı masa etrafında toplayarak çalışan tesisleri yerinde inceleme yoluna gitmesi, yıllardır ertelenen katı atık meselesinde çözüm arayışının somutlaşması bakımından olumlu bir gelişme. Bundan sonraki aşamada Giresun’un yaz-kış güncel atık miktarının, neminin, alt ısıl değerinin, organik içeriğinin, geri kazanılabilir fraksiyonunun, kül ve klor oranlarının ortaya çıkarılması; ilçe bazlı taşıma mesafeleri ve transfer istasyonlarının planlanması gerekiyor. Bunun yanında yatırım bedeli kadar 20–25 yıllık işletme maliyeti, ton başına bertaraf ücreti, enerji geliri, baca gazı arıtma giderleri, kül yönetimi, bakım ve personel ihtiyacı da aynı fizibilite içinde hesaplanmalı. Çünkü Giresun’un ihtiyacı İstanbul’daki tesisi aynen kopyalamaktan çok, İstanbul’da edinilen işletme tecrübesinden yararlanarak Giresun ölçeğine uygun bir model geliştirmek. HEDEF ÇÖPÜ YALNIZ BERTARAF ETMEK DEĞİL, DEĞERE DÖNÜŞTÜRMEK Çavuşlu’da yaşanan süreç, Giresun’un atık yönetimini yeniden düşünmesi için önemli bir fırsata da dönüşebilir. Kaynakta ayrı toplama, geri dönüşüm, organik atıkların biyolojik yöntemlerle değerlendirilmesi, enerji geri kazanımı ve yalnız geriye kalan atığın düzenli depolanması birlikte ele alınabilirse Giresun uzun yıllardır devam eden çöp tartışmasını kalıcı bir sisteme dönüştürebilir. İstanbul’da yapılan teknik ziyaret bu açıdan değerli. Vali Mustafa Koç ve belediye başkanlarının ortak hareket ederek farklı modelleri yerinde incelemesi, Giresun’un çözüm arayışında kurumlar arası iş birliği açısından da olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Şimdi beklenti, yapılan incelemelerin bilimsel ve ekonomik fizibiliteyle desteklenmesi ve Giresun’un kendi şartlarına uygun modelin belirlenmesi. İstanbul’daki tesisin teknolojisi önemli bir örnek. Ancak asıl başarı, Giresun’un atığına, coğrafyasına ve belediyelerinin ekonomik gücüne uygun sistemi kurabilmek olacak. Yıllardır konuşulan çöp sorununun bu kez kapsamlı bir çalışma, ortak irade ve doğru teknoloji seçimiyle kalıcı bir sonuca ulaşması umut ediliyor.

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

GİRESUN HEYETİNDEN BAKAN KACIR’A OSB YATIRIMLARI ZİYARETİ Haber

GİRESUN HEYETİNDEN BAKAN KACIR’A OSB YATIRIMLARI ZİYARETİ

GİRESUN HEYETİNDEN BAKAN KACIR’A OSB YATIRIMLARI ZİYARETİ Giresun heyeti, kentte devam eden ve planlanan Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarının son durumunu değerlendirmek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanı, Giresunlu hemşehrimiz Mehmet Fatih Kacır’ı ziyaret etti. Görüşmede Espiye-Görele 3. OSB, Görele’de kurulması planlanan 4. OSB, Şebinkarahisar OSB altyapı yatırımları ile Bulancak 2. OSB’de planlanan sosyal donatı ihtiyaçları ele alındı. Ziyarete Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fatoğlu, Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk, AK Parti Giresun İl Başkan Yardımcısı Emrullah Çakırmelikoğlu, OSB müdürleri ve oda temsilcileri katıldı. 3. OSB İÇİN KAMULAŞTIRMA DESTEĞİ TALEBİ Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Espiye-Görele 3. Organize Sanayi Bölgesi’nde devam eden kamulaştırma sürecinin hızlandırılması için Bakan Kacır’dan destek talebinde bulundu. Çakırmelikoğlu, “Espiye-Görele 3. OSB yatırımı bölgemizin kalkınması ve yatırımcılarımız açısından büyük önem taşımaktadır. Bu önemli projeyi sizlerin destekleriyle sürdürüyoruz. 2027 Yılı Yatırım Programı kapsamında kamulaştırma sürecine sağlayacağınız katkıları bekliyoruz” dedi. GÖRELE 4. OSB’DE FİZİBİLİTE SÜRECİ GÜNDEMDE Toplantıda, Görele’de kurulması planlanan 4. Organize Sanayi Bölgesi’nin fizibilite çalışmaları da değerlendirildi. Çakırmelikoğlu, fizibilite raporunun onaylanmasının proje açısından kritik bir aşama olduğunu belirtti. Çakırmelikoğlu, “Görele 4. OSB için yürütülen fizibilite süreci bölgemiz adına önemli bir eşiktir. Bu süreçte vereceğiniz destek bizler için büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. “ŞEBİNKARAHİSAR’IN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK YATIRIM” Şebinkarahisar Organize Sanayi Bölgesi’nde sürdürülen altyapı yatırım süreci de görüşmenin önemli başlıklarından biri oldu. Çakırmelikoğlu, altyapı ihalesinin temmuz veya ağustos ayında gerçekleştirilmesinin beklendiğini belirterek, yatırımın ilçenin ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Çakırmelikoğlu, “Temmuz veya ağustos ayında altyapı ihalesinin gerçekleştirilmesiyle bölgemiz tarihi bir dönüşüm yaşayacaktır. Bu yatırım Şebinkarahisar’ın kaderini değiştirecektir” dedi. BULANCAK 2. OSB İÇİN KREŞ VE İDARİ BİNA TALEBİ Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fatoğlu ise Bulancak 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılması planlanan idari bina ve kreş yatırımı için destek istedi. Bölgede özellikle tekstil ve fındık kırma tesislerinde çalışan kadınların çocukları için kreş ihtiyacının yüksek olduğunu vurgulayan Fatoğlu, “Kreşi işletecek yatırımcı hazır. Bakanlığımızın desteklerini bekliyoruz” diye konuştu. BAKAN KACIR’DAN DESTEK MESAJI Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Giresun’da yatırım aşamasında bulunan Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki çalışmaları yakından takip ettiklerini belirtti. Bakan Kacır’ın, Espiye-Görele 3. Organize Sanayi Bölgesi için ön tahsis sürecinin başlatılması yönünde talimat verdiği, kamulaştırma çalışmalarına da Bakanlık olarak kademeli şekilde destek sağlanacağını ifade ettiği bildirildi. Kacır’ın ayrıca Görele 4. OSB’nin fizibilite sürecinin takip edildiğini belirttiği, Bulancak 2. OSB’de planlanan kreş yatırımı için de gerekli ödeneğin ayrılması yönünde talimat verdiği kaydedildi. GİRESUN SANAYİSİ İÇİN KRİTİK BAŞLIKLAR MASADA Görüşmenin, Giresun’un üretim kapasitesinin artırılması, yatırım alanlarının genişletilmesi, sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve istihdama yeni katkılar sağlanması açısından önem taşıdığı belirtildi. OSB yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Giresun’un doğu-batı hattında yeni sanayi alanları kazanması, ilçelerde üretim ve istihdam imkânlarının güçlenmesi hedefleniyor.

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN  ÖNERGE Haber

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un güzergâh dışında bırakılabileceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan projenin güncel aşamasını, güzergâh planlamasında Giresun’un yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların öngörülüp öngörülmediğini açıklamasını istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’in en önemli ulaşım yatırımlarından biri olarak gösterilen Samsun-Sarp Demiryolu Projesi için yeni bir yazılı soru önergesi verdi. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede, son dönemde kamuoyuna yansıyan güzergâh iddialarını Meclis denetimine taşıdı. Giresun’un proje dışında bırakılabileceği yönündeki iddialar, önergenin ana gündemini oluşturdu. GİRESUN’UN PROJE DIŞINDA KALMA İHTİMALİ MECLİS GÜNDEMİNDE Gezmiş, verdiği önergede Giresun’un Karadeniz’in üretim, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin böylesine stratejik bir ulaşım yatırımının dışında bırakılacağı yönündeki iddiaların Giresun kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını, lojistik gücünü ve bölgesel bağlantılarını doğrudan etkileyecek bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, proje sürecine ilişkin kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Gezmiş’in önergesi, Giresun’un demir yolu hattındaki yerinin belirsiz bırakılmaması, kent merkezi ve ilçelerin projeyle nasıl ilişkilendirileceğinin açıklanması ve güzergâh planlamasının teknik kararların ötesinde bölgesel kalkınma etkisiyle ele alınması talebini öne çıkardı. BAKANLIĞA GÜZERGÂH, ETÜT VE BAĞLANTI SORULARI Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği sorularda ilk olarak Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin güncel durumunun açıklanmasını istedi. Etüt, fizibilite ve proje çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu, Bakanlığın yanıtlaması beklenen başlıkların başında yer aldı. Milletvekili Gezmiş, Bakanlık tarafından belirlenen ya da değerlendirilen güzergâhlarda Giresun’un bulunup bulunmadığını da sordu. Kamuoyuna yansıyan “Giresun güzergâh dışında kalacak” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin resmi açıklama talep etti. Önergede ayrıca Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin mevcut planlamasında Giresun merkez ve ilçelerine hizmet verecek herhangi bir hat, istasyon ya da bağlantı noktası öngörülüp öngörülmediği de gündeme getirildi. Bu üç başlık, projenin Giresun açısından yalnızca harita üzerinde geçiş meselesi olmadığını; kent merkezi, ilçeler, liman bağlantısı, üretim alanları, turizm merkezleri ve iç bölge erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. GÜZERGÂH KARARI GİRESUN’UN EKONOMİK GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Karadeniz kıyı hattında ulaşımı güçlendirmesi, limanları demir yolu ağıyla buluşturması, yük ve yolcu taşımacılığında yeni bir kapasite oluşturması bakımından bölgesel ölçekte kritik bir yatırım olarak görülüyor. Giresun’un bu hattaki konumu ise kent ekonomisi açısından doğrudan belirleyici nitelik taşıyor. Giresun Limanı, fındık başta olmak üzere üretim ve ihracat kapasitesi, sahil ticareti, turizm potansiyeli ve iç bölgelere açılan bağlantı ihtiyacı, demir yolu güzergâhının kent için stratejik önemini artırıyor. Bu nedenle güzergâh planlamasında Giresun’un dışarıda bırakılması ya da kent merkezi ve ilçelerin güçlü bağlantı noktalarıyla projeye dahil edilmemesi, yalnızca ulaşım tercihi değil, Giresun’un uzun vadeli kalkınma yönünü etkileyecek bir karar olarak değerlendiriliyor. GEZMİŞ: GİRESUN’UN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ Gezmiş’in yeni önergesi, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un konumunun Bakanlık tarafından açık biçimde ortaya konulmasını hedefliyor. Projede etüt ve fizibilite çalışmalarının hangi aşamada olduğu, Giresun’un güzergâhta yer alıp almadığı ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığı, Meclis yoluyla resmi yanıt bekleyen temel başlıklar hâline geldi. Giresun kamuoyu açısından Bakanlığın vereceği yanıt, yalnızca projenin teknik ilerleme durumunu değil, kentin demir yolu ağına nasıl dahil edileceğini de gösterecek. GEZMİŞ SÜRECİ DAHA ÖNCE DE MECLİSE TAŞIMIŞTI Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni daha önce de yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. 24 Kasım 2023 tarihli 7/6628 esas sayılı önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde karayolu dışında ulaşım ağı eksikliğinin bölge illeri ve ülke ekonomisi açısından kayıplara yol açtığını belirtmişti. Gezmiş’in önceki önergesinde Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Samsun’dan Sarp’a uzanacak, Doğu Karadeniz illerinin ulaşımına, ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak büyük bir yatırım olarak tanımlanmıştı. Söz konusu önergede planlanan hattın Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i kapsayan 513 kilometrelik güzergâhla Karadeniz’in doğusuna ulaşacağı belirtilmiş; Tirebolu’nun iç bölge bağlantısı da Giresun açısından kritik başlık olarak gündeme getirilmişti. Gezmiş, önceki önergesinde Tirebolu’nun Erzincan bağlantılı demir yolu hattından çıkarılmasının Giresun için büyük kayıp yaratacağını vurgulamıştı. BAKANLIK 2024’TE ETÜT PROJE YANITI VERDİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gezmiş’in 7/6628 esas sayılı önergesine 18 Ocak 2024 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık, Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi olarak anılan Samsun-Hopa-Sarp hattının etüt proje ve mühendislik hizmetleri işinin 2024 yılı Yatırım Programı’na teklif edildiğini bildirdi. Bakanlık yanıtında, projenin yatırım programına alınmasının ardından ihale hazırlık çalışmalarına başlanacağı belirtildi. Yanıtta Giresun merkez, ilçeler, Tirebolu bağlantısı, istasyon planlaması ve güzergâh tercihleri konusunda ayrı bir açıklama yer almadı. Gezmiş’in yeni önergesi, bu eksik kalan başlıkları doğrudan Giresun’un güzergâh üzerindeki yeri, bağlantı noktaları ve proje planlamasındaki konumu üzerinden yeniden gündeme taşıdı. 2024’TE DE SOMUT ADIM SORULMUŞTU Gezmiş, Bakanlığın 2024’te verdiği yanıtın ardından Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’ni ikinci kez Meclis gündemine aldı. 31 Temmuz 2024 tarihli 7/14719 esas sayılı önergesinde, etüt proje işlerinin yatırım programına teklif edildiği açıklamasına rağmen projede somut adım atılıp atılmadığını sordu. Bu önergeyle Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’nin 2024 Yatırım Programı’na alınıp alınmadığı, ihale sürecinin hangi aşamada bulunduğu ve hizmete açılış için öngörülen bir takvim olup olmadığı gündeme getirildi. Yeni önergeyle birlikte Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde tartışma artık yalnızca yatırım programı ve ihale süreciyle sınırlı kalmadı. Giresun’un güzergâhta yer alıp almayacağı, kent merkezi ve ilçelere hizmet verecek hat, istasyon ya da bağlantı noktalarının planlanıp planlanmadığı, projenin Giresun açısından en kritik başlığı hâline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.