Hava Durumu

#Fırsat Eşitliği

giresunsonhaber - Fırsat Eşitliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırsat Eşitliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA KADINLAR SİYASETTE EŞİT TEMSİL İÇİN BULUŞTU Haber

GİRESUN’DA KADINLAR SİYASETTE EŞİT TEMSİL İÇİN BULUŞTU

GİRESUN’DA KADINLAR SİYASETTE EŞİT TEMSİL İÇİN BULUŞTU Giresun’da farklı siyasi görüşlerden kadınlar, siyasette ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmek amacıyla bir araya geldi. Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi ile Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER) öncülüğünde düzenlenen “KA.DER Kürsü” buluşmasında, kadınların siyasal ve toplumsal yaşama katılımını artırmaya yönelik sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Giresun Belediyesi'nin katkılarıyla Giresun Kalesi Belediye Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen program, siyasi partilerin kadın temsilcilerini, kadın muhtarları, yerel yönetimlerin kadın üyelerini ve sivil toplum kuruluşlarını buluşturdu. 2023 Genel Seçimleri'nde tarihinde ilk kez kadın milletvekili çıkaran Giresun'da düzenlenen etkinlikte, kadınların yalnızca seçim dönemlerinde değil, yönetim ve karar süreçlerinin her aşamasında daha etkin görev üstlenmesi gerektiği vurgulandı. KADINLARIN KARAR MEKANİZMALARINDAKİ YERİ ELE ALINDI Programın açılış konuşmasını yapan Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Mine Erdoğan, farklı siyasi görüşlerden kadınların ortak sorunlar etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti. Erdoğan, “Kadınların yalnızca seçim dönemlerinde değil, kararların alındığı her alanda etkin biçimde yer almasını istiyoruz” dedi. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse ise kadınların yerel yönetimler başta olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesini desteklediklerini belirterek, “Kadınların güçlü olduğu bir toplumda demokrasi de güçlü olur” ifadelerini kullandı. Giresun'un ilk kadın milletvekili Elvan Işık Gezmiş de kadınların siyasette temsilinin artırılması gerektiğini söyledi. Gezmiş, ilk kadın milletvekili olmanın önemli bir sorumluluk taşıdığını belirterek, “Dileğimiz, bu ilk adımın ardından çok daha fazla kadının siyasette ve karar alma mekanizmalarında yer almasıdır” diye konuştu. KA.DER Genel Başkanı Yeşim Akpolat da kadınların siyasette eşit temsil edilmesinin demokratik bir hak olduğunu vurgulayarak farklı görüşlerden kadınların ortak sorunlara birlikte çözüm aramasının önemine değindi. ÇALIŞTAYDA SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Konuşmaların ardından gerçekleştirilen çalıştayda kadınlar, farklı siyasi görüş ve kurumlardan katılımcıların oluşturduğu karma gruplarda bir araya geldi. Çalışmalarda siyasete katılımın önündeki engeller, fırsat eşitliği, kadınların yönetim kademelerindeki temsili ve karar alma süreçlerine daha fazla katılabilmeleri ele alındı. Katılımcılar, deneyimlerinden hareketle sorunları değerlendirdi ve çözüm önerilerini grup raporları halinde hazırladı. Raporların toplantıda okunmasının ardından çalıştay tamamlandı. Programa Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse'nin eşi Nalan Köse, Belediye Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Hale Çerkezoğlu Altundaş, Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu, kadın muhtarlar, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisinin kadın üyeleri de katıldı. PROGRAM SONRASINDA BAŞKAN KÖSE'YE ZİYARET KA.DER Kürsü buluşmasının ardından katılımcılardan oluşan heyet, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse'yi makamında ziyaret etti. Ziyarette kadınların toplumsal ve siyasal yaşamda daha güçlü temsil edilmesi, çalışmalarının ve görüşlerinin karar süreçlerine yansıtılması ile kadın dayanışmasının geliştirilmesi konuları değerlendirildi. Giresun'da gerçekleştirilen buluşma, farklı siyasi görüşlerden kadınların ortak sorunlarını aynı platformda ele alması ve çözüm önerilerini raporlaştırması bakımından dikkat çekti.

GİRESUN’DA 10 YILLIK EMEK, GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINA UMUT OLUYOR! Haber

GİRESUN’DA 10 YILLIK EMEK, GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINA UMUT OLUYOR!

GİRESUN’DA 10 YILLIK EMEK, GELECEĞİN ŞAMPİYONLARINA UMUT OLUYOR! Giresun’da 10 yıldır çocukları sporla buluşturan Giresun Akademi Spor Kulübü, kuruluş yıl dönümünü alkışlanacak bir sosyal sorumluluk projesiyle kutluyor. Genç kadın antrenör Beyza Nur Yıldız öncülüğünde hayata geçirilen projeyle 5 yetenekli çocuğun karate eğitiminin tüm giderleri üstlenilecek, çok sayıda çocuğa da ücretsiz eğitim ve spor kıyafeti desteği sağlanacak. Giresun’da sporun gelişmesine ve çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak amacıyla 2016 yılında başlayan bir yolculuk, bugün 10 yıllık emek ve yeni hedeflerle devam ediyor. Giresun Akademi Spor Kulübü, geride bıraktığı 10 yılı yalnızca bir kuruluş yıl dönümü olarak kutlamak yerine, geleceğin sporcularına fırsat sunacak anlamlı bir projeyle taçlandırıyor. Kulübün kurucu antrenörü Beyza Nur Yıldız'ın öncülüğünde, kıdemli antrenörlerin rehberliğiyle sürdürülen çalışmalar; çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra disiplin, özgüven, sorumluluk ve spor ahlakı kazanmalarını da hedefliyor. Giresun'un çocuklarına verilen 10 yıllık emeğin, şimdi yeni şampiyonların yetişmesine kapı aralayacak bir sosyal sorumluluk hareketine dönüşmesi takdiri hak ediyor. 10. YILA YAKIŞAN ÖRNEK BİR SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ Giresun Akademi Spor Kulübü, 10. kuruluş yıl dönümü kapsamında 25 Ekim 2026 Pazar günü sportif yetenek taraması düzenleyecek. Karateyle henüz tanışmamış veya bu spora ilgi duyan çocuklara açık olacak etkinlikte, geleceğin başarılı sporcularını keşfetmek ve yetenekli çocukların önündeki ekonomik engelleri azaltmak amaçlanıyor. Kulübün bu girişimi, sporun yalnızca madalya ve müsabakalardan ibaret olmadığını; fırsat eşitliği, dayanışma ve toplumsal sorumluluk bakımından da önemli bir değer taşıdığını ortaya koyuyor. 5 ÇOCUĞUN KARATE HAYATINA TAM SPONSORLUK Projenin en dikkat çekici yönünü, yetenekleri ve azimleriyle öne çıkacak 5 çocuğa sağlanacak tam sponsorluk oluşturuyor. Kulübün açıkladığı programa göre seçilecek 5 çocuğun karate eğitimleri, spor kıyafetleri ve kulüp süreçlerine ilişkin giderleri tamamen karşılanacak. Bununla da yetinilmeyecek. Yetenek taramasına katılan çocukların bir bölümüne bir ay ücretsiz karate eğitimi sağlanırken, bir diğer bölümüne karate kıyafeti hediye edilecek. Bu desteklerle ekonomik imkânları sınırlı ailelerin çocuklarının da sporla tanışmasına ve yeteneklerini geliştirmesine fırsat verilmesi hedefleniyor. BEYZA NUR YILDIZ’IN HAYALİ: GİRESUN’UN ÇOCUKLARI DÜNYA TATAMİLERİNDE Giresun’da yetişen bir kadın antrenör ve spor tesisi işletmecisi olan Beyza Nur Yıldız, kulübün 10 yıllık yolculuğuna ilişkin değerlendirmesinde çocuklara duyduğu sevgiyi ve Türk sporuna katkı sunma hedefini ön plana çıkardı. Yıldız, en büyük hayalini şu sözlerle dile getirdi: “En büyük hayalim; bu topraklardan çıkan evlatlarımızın bayrağımızı ulusal ve uluslararası tatamilerde gururla dalgalandırmasıdır.” Sporun çocukların yalnızca fiziksel gelişimine değil, karakterlerinin şekillenmesine de katkı sağladığını vurgulayan Yıldız, Giresun'un yetenekli evlatlarının Türk sporuna kazandırılmasını amaçladıklarını ifade etti. GİRESUN’DA SPORA VERİLEN HER EMEK ALKIŞI HAK EDİYOR Bir şehirde sporun gelişmesi, yalnızca tesislerin varlığıyla değil, o tesislerde çocuklara emek veren antrenörler ve gençlerin önünü açan girişimlerle mümkün oluyor. Giresun Akademi Spor Kulübünün 10. yılında ortaya koyduğu bu yaklaşım, yerel spor kulüplerinin sosyal sorumluluk üstlenerek nasıl bir katkı sağlayabileceğine dair değerli bir örnek oluşturuyor. Özellikle bir kadın girişimci ve antrenör olarak Beyza Nur Yıldız'ın çocukların sporla buluşması için gösterdiği çaba, hem kadınların spor alanındaki girişimciliği hem de Giresun'da altyapı sporunun gelişimi açısından önem taşıyor. Çocuklara verilen destek, yalnızca bugünün sporcularına değil, yarının özgüvenli, disiplinli ve başarılı gençlerine yapılan bir yatırımdır. GELECEĞİN ŞAMPİYONLARI 25 EKİM’DE ARANACAK Giresun Akademi Spor Kulübünün 10. yıl etkinliği kapsamında düzenlenecek sportif yetenek taramasına karateye ilgi duyan çocuklar katılabilecek. Etkinlik, 25 Ekim 2026 Pazar günü Giresun Akademi Spor Kulübü Salonunda gerçekleştirilecek. Başvurular ve ayrıntılı bilgi için kulübün kurucu antrenörü Beyza Nur Yıldız'a 0535 682 18 32 numaralı telefondan ulaşılabilecek. Kulüp salonu, Giresun'da Vahit Sütlaş Sahnesi karşısında bulunuyor. Sosyal medya: @giresun_akademi_spor_okulu – @beyzanuryyildiz Giresun'un çocuklarına 10 yıldır emek veren Giresun Akademi Spor Kulübünü, kurucu antrenör Beyza Nur Yıldız'ı ve emeği geçen tüm antrenörleri kutluyor; bu anlamlı girişimin geleceğin başarılı sporcularına kapı açmasını diliyoruz.

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM SİSTEMİ: MAL VARLIĞI BEYANI, ETİK KURALLAR VE 3 DÖNEM SINIRI Haber

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM SİSTEMİ: MAL VARLIĞI BEYANI, ETİK KURALLAR VE 3 DÖNEM SINIRI

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM SİSTEMİ: MAL VARLIĞI BEYANI, ETİK KURALLAR VE 3 DÖNEM SINIRI YENİ Parti, 81 ile gönderdiği yeni örgütlenme yönergesiyle parti içindeki yönetim modeli şekillendiriyor. İlçe başkanından genel başkana kadar yöneticiler için mal varlığı ve çıkar çatışması beyanı öngörülürken, yöneticiliğin üç dönemle sınırlandırılması, başkanların doğrudan üyeler tarafından seçilmesi ve altı ayda bir hesap vermesi planlanıyor. YENİ Parti Genel Sekreteri Yunus Emre’nin 16 Eylül’de açıkladığı model, partinin kuruluş aşamasından sonra geçeceği kalıcı örgütlenmenin çerçevesini ortaya koydu. Genel merkez tarafından 81 ile gönderilen yönergede üyelerin karar süreçlerindeki konumundan yöneticilerin nasıl belirleneceğine, etik kurallardan parti-belediye ilişkilerine kadar yeni sistemin esasları yer aldı. Cumhuriyet’in aktardığı yeni ayrıntılar, Genel Başkan Özgür Özel’in 4 Ağustos’taki TBMM Grup Toplantısı’nda duyurduğu doğrudan seçim ve mahalle-ilçe-il meclisleri modelini genişletiyor. SİYASİ ETİK ÖNCE PARTİNİN KENDİ İÇİNDE UYGULANACAK Yeni modelin en dikkat çekici bölümlerinden biri siyasi etik düzenlemeleri. YENİ Parti, Türkiye genelinde uygulanmasını savunduğu Siyasi Etik Yasası yaklaşımını kendi örgütlenmesinde de hayata geçirmeyi planlıyor. İlçe, il ve genel merkez yöneticilerinin belirlenen etik kodlara uyması öngörülüyor. Partinin açıkladığı modele göre yöneticilerin görevi yalnızca örgütü yönetmek olmayacak. Yöneticiler, üyelerin karar süreçlerine katılımını sağlamak ve yaptıkları çalışmalar konusunda hesap vermekle yükümlü olacak. YÖNETİCİLERE MAL VARLIĞI VE ÇIKAR ÇATIŞMASI BEYANI Yeni sistemde yönetici adaylarından mal varlığı ve çıkar çatışması beyanı alınması öngörülüyor. Adayların ayrıca parti ilkeleri ile etik kuralları kabul etmeleri, göreve gelmeleri halinde uygulayacakları çalışma programını açıklamaları ve parti içi eğitim sürecini tamamlamaları planlanıyor. Düzenlemeyle parti görevinin ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kullanılmasının ve yöneticilerin yakınlık ya da akrabalık ilişkileri üzerinden yönetim çevreleri oluşturmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Cumhuriyet’in aktardığı yönergede bu başlıklar siyasi etik sisteminin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor. KOLTUKLARA 3 DÖNEM SINIRI Yeni örgütlenme modelinin önemli başlıklarından biri de yöneticiliğin süreli hale getirilmesi. Medyascope’un Yunus Emre’nin açıklamalarından aktardığı modele göre yöneticilerin aynı görevde en fazla üç dönem bulunması öngörülüyor. Böylece parti yönetiminde görev değişiminin kurumsal bir kurala bağlanması planlanıyor. Bu ayrıntı, 16 Eylül tarihli Cumhuriyet haberindeki “sürekli aynı kişilerin yönetici makamlarını işgal etmesinin engellenmesi” hedefini somutlaştırıyor. İLÇE BAŞKANINDAN GENEL BAŞKANA: KARARI ÜYELER VERECEK YENİ Parti’nin yeni sisteminde ilçe başkanı, il başkanı ve genel başkanın belirlenmesinde doğrudan üyelerin oy kullanması esas alınıyor. Bu düzenleme yalnızca 16 Eylül’de açıklanan yönergeye dayanmıyor; Genel Başkan Özgür Özel bunu 4 Ağustos’taki TBMM Grup Toplantısı’nda kamuoyuna açıklamıştı. Özel, delege sisteminin yasal zorunlulukların yerine getirildiği teknik bir mekanizmaya dönüştürülmesini; siyasi tercihin ise doğrudan üyelerin oyuyla belirlenmesini öngördüklerini açıklamıştı. MAHALLEDEN İLE YENİ SİSTEM: MECLİSLER SÖZ SAHİBİ OLACAK Yeni örgütlenmede siyasi faaliyetin merkezine mahalle, ilçe ve il meclisleri yerleştiriliyor. Mahalle meclislerinin uygun yerlerde kurulması, örgütlenmenin bulunduğu bütün ilçelerde ilçe meclislerinin ve 81 ilde il meclislerinin oluşturulması planlanıyor. Bu model Özgür Özel tarafından TBMM’de de açıklanmış durumda. Üyeler bu meclislerde kadın, gençlik, eğitim ve sağlık gibi çalışma alanlarında oluşturulacak komitelerde görev alabilecek. Meclislerin yerel sorunlara ilişkin politika geliştirmesi, saha faaliyetlerini yürütmesi ve partinin genel politikalarını tartışması öngörülüyor. BAŞKAN OLMAK İSTEYEN ÖNCE PROGRAMINI AÇIKLAYACAK Yeni sistemde yöneticiliğe aday olmak yalnızca adaylık başvurusu yapmakla sınırlı kalmayacak. Adaylardan seçilmeleri halinde izleyecekleri politikaları ve yapacakları çalışmaları içeren bir çalışma programı sunmaları istenecek. Adaylık ve parti içi seçimlerde fırsat eşitliği de modelin ayrı bir ayağını oluşturuyor. Yunus Emre, sandığın bütün üyelere açılmasının tek başına yeterli olmadığını; adaylık, propaganda ve finansman süreçlerinde de eşitlik sağlanmasının hedeflendiğini belirtti. ALTI AYDA BİR FAALİYET VE MALİ RAPOR Yeni örgütlenme anlayışında hesap verme mekanizmasının seçimden seçime işletilmemesi planlanıyor. Yöneticilerin en az altı ayda bir faaliyetlerini ve mali durumlarını ilgili parti meclislerine raporlaması öngörülüyor. Yönetici performansının yalnızca üye sayısıyla değil; üyelerin aktif katılımı, toplumsal kesimlerle kurulan ilişkiler, üretilen politikalar, saha çalışmaları ve yerel sorunlarda elde edilen sonuçlar üzerinden değerlendirilmesi hedefleniyor. BELEDİYE BAŞKANI ÖRGÜTE, ÖRGÜT BELEDİYEYE MÜDAHALE ETMEYECEK Yönerge, belediyeler ile parti örgütleri arasındaki ilişkiye de sınırlar getiriyor. Açıklanan modele göre belediye başkanlarının örgütün işleyişine, parti örgütlerinin ise belediyelerin görev ve yetki alanına müdahale etmemesi esas alınacak. Belediye faaliyetlerinin parti örgütlenmesiyle iç içe geçmesini önlemeye yönelik bir takip mekanizması kurulması da modelde yer alıyor. MİLLETVEKİLİ VE BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN DE HESAP VERME MEKANİZMASI Yeni model yalnızca teşkilat yöneticilerini kapsamıyor. Milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin seçildikten sonra yurttaşlarla düzenli ilişki kurması; açık toplantılar yapması, bölgesel sorunlar konusunda istişare yürütmesi ve çalışmalarını kamuoyuna aktarması öngörülüyor. Yunus Emre’nin açıkladığı sistemde görevden alma istisnai bir yöntem olarak ele alınırken, seçilmişler bakımından demokratik geri çağırma mekanizmalarının geliştirilmesi hedefleniyor. KURULUŞ DÖNEMİNDEN KALICI ÖRGÜTLENMEYE Parti, örgütlenmesini “Kuruluş Dönemi” ve “Kalıcı Örgütlenme Dönemi” olarak iki aşamada yürütüyor. İlk aşamada seçimlere katılabilmek için gerekli örgütlenme yeterliliğinin sağlanmasına öncelik verilirken, kalıcı modelde üyelerin karar süreçlerine doğrudan katıldığı yeni yapının kurulması amaçlanıyor. Böylece 81 ile gönderilen yönerge; doğrudan üye seçimi, üç dönem sınırı, mal varlığı ve çıkar çatışması beyanı, etik kurallar, meclis sistemi, faaliyet ve mali raporlama ile parti-belediye ilişkisinin sınırlandırılması gibi farklı düzenlemeleri tek örgütlenme modeli altında topluyor.

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık gündem değerlendirmesinde eğitimden ekonomiye, tarımdan dış politikaya, genç işsizliğinden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Taşgöz, vatandaşın temel gündeminin geçim sıkıntısı, adalet arayışı, eğitimde yaşanan sorunlar ve gençlerin gelecek kaygısı olduğunu söyledi. Taşgöz, “Milletin sesi duyulmalı, vatandaşın talepleri görmezden gelinmemelidir. Türkiye’nin yeniden güçlü, adil ve üreten bir ülke haline gelmesi için devlet aklıyla, liyakatle ve millet iradesini esas alan bir anlayışla hareket edilmelidir” dedi. “MİLLETİN TALEPLERİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Demokratik yönetimlerde millet iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayan Taşgöz, vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların artık ertelenemez hale geldiğini ifade etti. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdindedir. Emekli, memur, asgari ücretli, esnaf, çiftçi ve gençler geleceğe kaygıyla bakmaktadır. Adalet duygusunun zedelendiği, fırsat eşitsizliklerinin büyüdüğü, hayat pahalılığının her haneyi etkilediği bir tabloda devlet yönetiminin temel görevi milletin huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamaktır” diye konuştu. EĞİTİMDE MİLLİ KİMLİK VE KALİTE VURGUSU Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, eğitimin yalnızca diploma veren bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Eğitimin aynı zamanda milli kimliği, ahlaki değerleri, bilimsel düşünceyi ve çağın gereklerine uygun donanımı birlikte kazandırması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Eğitim, günlük siyasi tartışmaların konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Çocuklarımızı hem milli ve manevi değerlerine bağlı hem de çağın gereklerine uygun şekilde yetiştirecek bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır. Aileler eğitim maliyetleri altında ezilmekte, öğretmenlerimiz ise hak ettikleri değeri görememektedir. Eğitimde kalite, fırsat eşitliği ve liyakat esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı. “GENÇLER GELECEĞİNİ BAŞKA ÜLKELERDE ARIYOR” Türkiye’nin en önemli meselelerinden birinin gençlerin umutsuzluğu olduğunu dile getiren Taşgöz, üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığını, çalışan gençlerin ise geçim sıkıntısı nedeniyle gelecek planı yapamadığını söyledi. Taşgöz, “Gençlerimiz geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyorsa burada hepimizin düşünmesi gerekir. Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda aidiyet duygusunu zayıflatan ve toplumsal güven bunalımını derinleştiren ciddi bir meseledir. Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetme lüksü yoktur” dedi. DIŞ POLİTİKADA “DEVLET AKLI” ÇAĞRISI Dış politikanın günlük gelişmelere ve kısa vadeli hesaplara göre şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Taşgöz, Türkiye’nin dış ilişkilerinde devlet geleneğini, milli çıkarları ve öngörülebilirliği esas alması gerektiğini belirtti. Taşgöz, “Türkiye; Karadeniz’den Kafkasya’ya, Türk dünyasından Ön Asya coğrafyasına kadar geniş bir bölgede güçlü, saygın ve kararlı bir dış politika izlemek zorundadır. Dış politikada devlet aklı, milli çıkar ve tutarlılık esastır” diye konuştu. EKONOMİDE HAYAT PAHALILIĞI TEPKİSİ Açıklamasında ekonomik sorunlara geniş yer veren Taşgöz, vatandaşların en önemli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Market fiyatları ile vatandaşın alım gücü arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü belirten Taşgöz, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ifade etti. Taşgöz, “Ekonomi, sadece tablolarla ve rakamlarla açıklanamaz. Ekonomi, pazara çıkan emeklinin cebindeki paradır. Çocuğuna okul masrafı yapan ailenin yüküdür. Dükkânını ayakta tutmaya çalışan esnafın mücadelesidir. Tarlasını işlemek isteyen çiftçinin maliyetidir. Bugün vatandaşımız ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir” dedi. “ÜRETEN TÜRKİYE MECBURİYETTİR” Türkiye’nin üretim gücünün yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini belirten Taşgöz, yüksek faiz, finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin sanayiciyi, girişimciyi, ihracatçıyı ve üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Üreten Türkiye bir tercih değil, mecburiyettir. Sanayicinin, girişimcinin, ihracatçının ve çiftçinin önünü görebildiği bir ekonomik yapı kurulmalıdır. Yerli üretim ve milli sanayi gerçekçi politikalarla desteklenmeli, üretim ekonomisi yeniden inşa edilmelidir” ifadelerini kullandı. FINDIK ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ Giresun ekonomisinin temel unsurlarından biri olan fındık konusunda da değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını belirtti. Gübre, ilaç, işçilik ve bakım giderlerindeki yükselişin fındık üreticisini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Fındık üreticisi alın terinin karşılığını almak zorundadır. Giresun için fındık yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda geçim kaynağı, kültür ve ekonomik omurgadır. Tarım sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülemez. Gıda güvenliği ve milli güvenlik açısından da stratejik öneme sahiptir” dedi. BEYİN GÖÇÜ UYARISI Genç işsizliği ve beyin göçünün Türkiye açısından ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Taşgöz, üniversite mezunlarının önemli bir bölümünün kendi alanlarında istihdam edilemediğini söyledi. Taşgöz, “Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetmeye tahammülü yoktur. Gençlerimizin kendi ülkelerinde umutla yaşayabilecekleri, çalışabilecekleri ve üretebilecekleri şartlar oluşturulmalıdır. Beyin göçünü durdurmanın yolu gençlere güven vermek, liyakati hâkim kılmak ve adil istihdam imkânları sağlamaktır” diye konuştu. TERÖRLE MÜCADELE VE ANAYASA TARTIŞMALARI Terörle mücadelenin siyasi tartışmaların üzerinde milli bir mesele olduğunu belirten Taşgöz, bu konuda herhangi bir tavzin millet vicdanında kabul görmeyeceğini ifade etti. Anayasa tartışmalarına da değinen Taşgöz, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinin korunması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Terörle mücadele, hiçbir siyasi hesabın konusu yapılamaz. Bu konuda tavizsiz, kararlı ve milli bir duruş sergilenmelidir. Anayasa tartışmaları yürütülürken Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, üniter devlet yapısı ve milli birlik anlayışı korunmalıdır” dedi. “CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİ” Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’nin adaletin güçlendiği, liyakatin esas alındığı, üretimin desteklendiği ve gençlerin umutla geleceğe baktığı bir ülke olması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, “Türk milleti büyüktür. Türk devleti güçlüdür. Cumhuriyetimiz ebedidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; adaletin, liyakatin, üretimin ve milli birliğin hâkim olduğu güçlü bir Türkiye olmalıdır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

'İlk Fırsat' için yeni dönem başvurular başladı Haber

'İlk Fırsat' için yeni dönem başvurular başladı

İşverenlerce daha az tercih edilen devlet üniversitelerinden yeni mezun gençlerin okuldan işe geçiş süreçlerini kolaylaştırarak fırsat eşitliği sağlamayı hedefleyen Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat Programı’nın 11. dönem başvuruları 21 Haziran’a kadar devam edecek. İSTANBUL (İGFA) - “Esas Sosyal Fırsat Eşitliği Sağlar” mottosu ile Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarını yürütüyor. Programları etrafında geliştirdiği 5 bini aşkın kişi ve kurumu kapsayan ekosisteminden güç alarak günden güne gelişen, 10 yıldır genç istihdamında fırsat eşitliği için başarılı programlar yürüten Esas Sosyal, bu zamana kadar 2 bin genci fırsat eşitliği ile buluşturdu. Gençlerin okuldan işe geçişlerini kolaylaştırmayı, iş hayatına eşit koşullarda adım atmalarına olanak sağlamayı amaçlayan Esas Sosyal’in ilk sosyal yatırım programı Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat’ın 11. dönem başvuruları başladı. Esas Sosyal’in vizyonunu paylaşan ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal destekçiler tarafından desteklenen program; gençlere, STK’larda kurumsal iletişim, finans ve muhasebe, insan kaynakları, idari işler, satın alma, bilgi teknolojileri ve kaynak geliştirme/iş geliştirme gibi birimlerinde 12 ay boyunca iş deneyimi kazanımı sağlamasının yanı sıra İlk Fırsat Akademisi kapsamında da kariyer gelişimlerine katkıda bulunacak 250 saatin üzerinde eğitim ve mentorluk imkânları sunuyor. Program, gençleri sivil toplumla tanıştırıp sosyal sorumluluk bilinçlerini güçlendirirken, Esas Sosyal ekosisteminin önemli bir parçası olan STK’lara da genç, nitelikli ve eğitimli insan kaynağı desteği veriyor. Gençlerin kişisel ve profesyonel gelişimini destekleyen sürdürülebilir bir sosyal yatırım modeli olarak öne çıkan program kapsamında; çevre, sağlık, eğitim, kültür-sanat, çocuklar, engelliler, gençler, insani yardım, sosyo-ekonomik gelişim ve cinsiyet eşitliği alanlarında toplum yararına çalışmalar yürüten 55 STK’da bugüne kadar 400 genç istihdam edildi. BAŞVURULAR 21 HAZİRAN’A KADAR SÜRECEK 11. döneminde 50 gence daha fırsat verecek programa kabul edilen adaylar 1 Eylül 2026 tarihinde işbaşı yapacak. Programa başvuracak adayların; herhangi bir devlet üniversitesinden 2025 Haziran ayı ve sonrasında mezun olmuş olması, diploma notunun 4’lük sisteme göre en az 2,5/100'lük sistemde 65 puan ve üzeri olması, daha önce tam zamanlı bir işte çalışmamış olması (Stajlar bu kapsamda değildir), Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve programa katkıda bulunabilecek ve yararlanabilecek niteliklere sahip olması gerekiyor.

GİRESUN’DA 8 MART’TA “KADIN EMEĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” BULUŞMASI Haber

GİRESUN’DA 8 MART’TA “KADIN EMEĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” BULUŞMASI

GİRESUN’DA 8 MART’TA “KADIN EMEĞİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM” BULUŞMASI GİRESUN – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında Giresun Belediyesi ile Giresun Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, kadın emeğinin dijital dünyadaki yeri ve fırsatları ele alındı. Belediye Halk Akademisi’nde gerçekleştirilen programda “Kadın Emeğinde Dijital Dönüşüm” başlıklı eğitim ve söyleşi yoğun katılımla gerçekleşti. Programa davetliler, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikte konuşmacılar, dijitalleşen dünyada kadınların üretim süreçlerine daha güçlü katılımı, teknolojiye erişim ve dijital platformların kadın girişimciliğine sunduğu imkanlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kadın Emeğinin Dijitalleşen Yolculuğu Program kapsamında farklı alanlarda üretim yapan kadın girişimciler deneyimlerini paylaştı. Konuşmacılar ve ele aldıkları başlıklar şöyle: Gizem Ceren Piri Onsekiz (Toprak Atelier Kurucusu, Kent Konseyi Çevre ve Doğa Meclisi Üyesi) “Dijitalde Nerede Duruyorum? Pazar Yerleri Üzerinde Gerçek Deneyimler” Demet Öztürk (Fındık Harmanı Kurucu Ortağı, Kadın Meclisi aktif üyesi) “Tarladan Ekrana: Kadın Emeğini Dijitalde Markaya Dönüştürmek” Zeynep Başdemir (Bulancak Kadın Kooperatifi Kurucu Ortağı) “Kadın Kooperatifinin Dijital Dünya Serüveni” Konuşmalarda özellikle e-ticaret platformları, dijital pazarlama ve sosyal medya aracılığıyla kadın girişimciliğinin güçlenmesi konuları öne çıktı. Katılımcılar, dijital araçların kadınların üretimlerini daha geniş pazarlara ulaştırmasını kolaylaştırdığını vurguladı. Köse: “Kadın emeği kalkınmanın en güçlü dinamiğidir” Programa eşi Nalan Köse ile birlikte katılan Fuat Köse yaptığı konuşmada kadın emeğinin toplumsal gelişim için taşıdığı öneme dikkat çekti. Köse konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Kadın emeği, toplumların gelişmesinin ve kalkınmasının en güçlü dinamiklerinden biridir. Dijital çağda kadınlarımızın teknolojiye erişimi, dijital beceriler kazanması ve bu alanlarda üretim yapabilmesi hem ekonomik hem de sosyal anlamda büyük bir kazanım olacaktır.” Dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir değişim olmadığını, aynı zamanda fırsat eşitliği meselesi olduğunu belirten Köse, kadın girişimcilerin internet ve dijital platformlar aracılığıyla ürünlerini dünyaya ulaştırabildiğini ifade etti. Yerel yönetimler olarak kadınların ekonomik hayata katılımını artıracak projelere destek vermeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Konuşmacılara çiçek takdimi Program sonunda İsmail Cem Feridunoğlu konuşmacılara çiçek takdim etti. Etkinlikte ayrıca Nazlı Erkan ve Mine Erdoğan da söz alarak programın amacı ve kadınların dijital dünyada güçlenmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Dijital dönüşüm ve kadın emeği Araştırmalar, dijital teknolojilere erişimin kadınların ekonomik hayata katılımını artırdığını gösteriyor. International Labour Organization verilerine göre dijital platformlar, küçük ölçekli kadın girişimcilerin pazara erişimini önemli ölçüde genişletiyor. World Bank çalışmalarında ise dijital becerilerin kadınların istihdam olanaklarını artıran kritik faktörlerden biri olduğu belirtiliyor. Bu çerçevede Giresun’daki etkinlik, yerel ölçekte kadın girişimciliğinin dijital dönüşümle güçlenmesine yönelik farkındalık oluşturmayı hedefleyen bir adım olarak değerlendirildi.

Ordu Şubat Meclisi’nde yatırımlar masaya yatırıldı Haber

Ordu Şubat Meclisi’nde yatırımlar masaya yatırıldı

Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler başkanlığında Şubat ayı toplantısını gerçekleştirdi. İlçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda Başkan Güler, yapılan ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi verdi. ORDU (İGFA) - Konuşmasına Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Güler, Ordu halkının deprem bölgesinde gösterdiği dayanışmaya dikkat çekti. “Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın” diyen Güler, imar ve depreme dayanıklı yapıların önemini vurguladı. Başkan Güler, İstanbul’da düzenlenen EMITT fuarında Ordu’nun güzelliklerini dünyaya tanıttıklarını belirterek, “Türkiye’yi aştık, dünya çapında iddialı bir kent olma yolunda ilerliyoruz” dedi. Ayrıca temmuz ayında “Ordu Günleri” ve yaz aylarında “Kültür Yolu Festivali” düzenleneceğini açıkladı. “ORDU İSTERSE OLUYOR. YETER Kİ HERKES DEDİKODUYU BIRAKIP KENDİ İŞİNİ YAPSIN” Açıklamalarında Ordu’nun gücüne vurgu yapan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, bunun için herkesin dedikoduyu bırakıp işini yapması gerektiği vurgusunu yaptı. 19 kadın kooperatifi kurduklarını ve alım garantisi ile daha güçlendirdiklerini kaydeden Başkan Güler, “Ordu insan gücü açısından ihmal edilemeyecek bir güce sahip. Daha evvel biz fındıkta dördüncüydük. Şimdi birinciyiz. Balda ikinciydik birinci olduk. Kivide Türkiye’de ikinciyiz. Ordu isterse oluyor. Yeter ki herkes dedikoduyu bırakıp kendi işini yapsın. Ordu muhteşem bir yer, Ordu ezilecek bir yer değil. Biz gücümüzü bilelim. 19 tane kadın kooperatifi kurduk önceden bir tane yoktu. Ellerindeki ürünleri de alım garantisiyle biz alıyoruz. Yakında mikrokredi imkanını da kendilerine sunacağız” ifadelerini kullandı. “GÜÇLÜ KADROMUZLA GÜÇLÜ ORDU’YA DOĞRU HIZLI ADIMLARLA GİDİYORUZ. YOLUMUZ AÇIK OLSUN” Tarımdan turizme, alt ve üst yapıdan çevre konularına kadar birçok çalışmaya değinen Başkan Güler, tüm bu alanlarda çok güzel çalışmalar yapıldığına belirtti. Başkan Güler, alanında yapılan çalışmalardan örnekler vererek şu bilgileri aktardı: “Alt yapı, yol ve su konusu bizim zaten asli görevimiz ondan hiç bahsetmiyoruz bile. 340 tane iş makinemizle yolları yapıyor, su sorunlarını gideriyoruz. 3 tane trencher makinemiz var. Kazmadan borunun kalınlığı kadar bir yeri açarak alt yapı çalışmalarını yapacağız. Göletler yapıyoruz kimse bize yapın demedi. 7 sene önce çalışmalara başladık şimdi her yere göletler yapıyoruz. Su zenginlik ve hayatın vazgeçilmez unsuru. Müthiş bir tarihi zenginliğimiz var. Ordu’yu yazdan itibaren tanıyamayacaksınız. 41 tane en güzel mahalle seçtik. Onları Avrupa köyü gibi yapmaya başladık. Amacımız fırsat eşitliğini sağlamak ve kalkınmayı yaymak. Kalkınmadaki fırsat eşitliği ile adaleti tabana yayıyoruz.772 mahallenin 500’ü kırsal, muhtarlarımız arasında rekabet oluşsun ve halk arasında bir rekabet oluşsun istedik. Diğer mahalleleri de ateşlemiş olduk. Amacımız ‘Düşünen, üreten yarışan Ordu’ inşa etmek. Yarışan ortamını oluşturduk, bundan sonraki iş basına kalıyor. Durugöl’ü çöpten kurtardık, yüksek gökdelenlerden kurtardık halka açtık. Ünye Çamlık’ı halkımıza açtık. Melet’i çöpten kurtardık halkımıza kazandırdık. Bütün ilçelerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Fındık kapsülünden pelet üretimine başladık. Tarım makinelerini ücretsiz veriyoruz. 3 günde 100 dönüm yeri işleyebilirsiniz. Tohum isterseniz ucuz tohum verelim, üretimini yapın, makineyi zaten ücretsiz veriyoruz, işleyin satamazsanız yine biz alacağız. Güçlü kadromuzla güçlü Ordu’ya doğru hızlı adımlarla gidiyoruz. Yolumuz açık olsun.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.