Hava Durumu

#Fındık Rekoltesi

giresunsonhaber - Fındık Rekoltesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fındık Rekoltesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Haber

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI”

KARAN’DAN 2026 FINDIK REKOLTESİ İÇİN REVİZYON ÇAĞRISI: “550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı için açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin sahadaki gerçek üretimi yansıtmadığını savunarak rakamın yeniden hesaplanmasını istedi. Karan, hasat sonrası ortaya çıkan ürün miktarı, randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi ile fire oranlarının dikkate alınması halinde gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında kalabileceğini ileri sürdü. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonuna ilişkin yeni bir değerlendirme yaparak Türkiye fındık rekoltesinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Karan, hasat ve pazarlama süreci ilerledikçe açıklanan rekolte rakamıyla üreticinin sahada gördüğü tablo arasındaki farkın daha belirgin hale geldiğini savundu. Açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin fiili üretim miktarını yansıtmadığı yönündeki saha gözlemlerinin güçlendiğini belirten Karan, rekoltenin masa başındaki tahminlerle değil hasat sonrası ortaya çıkan gerçek ürün miktarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIK ÇUVALA GİRMİYORSA RAKAM SAVUNULMAMALI” Karan, rekolte tespitinde bahçelerdeki gerçek durumun yeniden incelenmesini isterken özellikle randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi, dökülme ile fire oranlarının hesaba katılması gerektiğini belirtti. Karan’ın değerlendirmesinde öne çıkan yaklaşım, açıklanan tahmini rekoltenin hasat sonrası oluşan fiili ürün miktarıyla karşılaştırılması oldu. Giresun Ziraat Odası Başkanı, mevcut rekolte rakamının sahadaki sonuçlarla örtüşmemesi halinde revize edilmesi gerektiğini savundu. “GERÇEK ÜRETİM 550 BİN TONUN ALTINDA OLABİLİR” Karan, kendi değerlendirmelerine göre Türkiye’nin 2026 yılı gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu rakamın resmi olarak açıklanmış yeni bir rekolte olmadığının altını çizmek gerekiyor. Söz konusu değerlendirme, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın sahadan gelen verilere dayanarak ortaya koyduğu tahmini yansıtıyor. Karan’ın çağrısı, geçtiğimiz günlerde yaptığı ve üreticilerin bazı bölgelerde geçen yıla göre önemli verim kayıpları yaşadığını söylediği açıklamaların ardından geldi. Karan, 4 Eylül’de de bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan ürününün bu yıl 3,5 tona düştüğünü örnek göstermişti. REKOLTE FİYATI DA DOĞRUDAN ETKİLİYOR Karan, rekolte tartışmasının yalnızca istatistiksel bir mesele olmadığını, açıklanan üretim miktarının piyasa fiyatları üzerinde doğrudan etkili olduğunu savundu. Yüksek rekolte beklentisinin piyasada fındığın bol olduğu algısını güçlendirebileceğini belirten Karan, bunun üreticinin elindeki ürünün değerinin düşmesine yol açabileceği görüşünü dile getirdi. Fındık piyasasında son haftalarda TMO alım fiyatları ile serbest piyasa arasında oluşan fark da üretici kesiminin gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Karan daha önce yaptığı açıklamalarda da serbest piyasa fiyatlarının TMO seviyelerinin altında kalmasına tepki göstermişti. (Yorumla) BAKANLIK VE REKOLTE KOMİSYONLARINA ÇAĞRI Nurittin Karan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile rekolte tespitinde görev alan kurum ve komisyonlara çağrıda bulunarak hasat sonrası verilerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Karan, bahçelerde kalan ürünün, çuvallara giren fındığın, depolardaki miktarın ve piyasaya giren ürün hacminin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Giresun Ziraat Odası Başkanı’nın çağrısının temelini ise şu görüş oluşturdu: 2026 rekoltesi, sezon başındaki tahminlerle değil hasat sonrasında ortaya çıkan fiili ürün miktarı üzerinden yeniden değerlendirilmelidir. Karan, üreticinin emeğinin gerçek üretim tablosunu yansıtmayan bir rekolte hesabından olumsuz etkilenmemesi gerektiğini belirterek rekolte rakamlarının gerektiğinde revize edilmesinden kaçınılmaması çağrısında bulundu.

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI? Haber

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI?

KAĞITTA 805 BİN TON, BAHÇEDE AYNI FINDIK VAR MI? İHRACATÇI 805 BİN, RESMÎ KOMİSYON 705 BİN TON DİYOR; ÜRETİCİNİN BAHÇE GÖZLEMLERİ DAHA DÜŞÜK REKOLTE İHTİMALİ Türkiye’nin 2026 yılı fındık üretimine ilişkin farklı kurum ve sektör kuruluşları tarafından yapılan tahminler arasında 100 bin tonu aşan fark bulunuyor. İhracatçı birliklerinin son çalışmasında rekolte 805 bin 246 ton, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki komisyonların çalışmasında ise 704 bin 941 ton olarak hesaplandı. Buna karşılık üretim bölgelerinden gelen bazı saha gözlemleri, bahçelerdeki ürün miktarının açıklanan tahminlerin altında kalabileceği yönündeki tartışmaları artırıyor. Üreticilerin “Karanfil vardı ancak daha sonra beklenen miktarda fındık oluşmadı” şeklindeki gözlemleri biyolojik olarak mümkün görülürken, sektörde dile getirilen 400–500 bin tonluk düşük üretim senaryosu henüz Türkiye genelini temsil eden bilimsel bir rekolte çalışmasıyla doğrulanmış değil. Gerçek üretim miktarı hasat, ticari hareketler ve sezon sonu resmî verileriyle netleşecek. Türkiye’nin 2026 yılı fındık rekoltesi, hasat dönemine girilmesiyle birlikte sektörün en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi. Yılın farklı dönemlerinde yapılan tahminler; kullanılan yöntem, örnekleme zamanı, incelenen bahçe sayısı ve ürünün gelişim dönemine bağlı olarak önemli farklılıklar gösterdi. Bu nedenle rekolte rakamlarının yalnızca toplam ton üzerinden değil, hangi tarihte, hangi fenolojik dönemde, kaç bahçe ve dal üzerinde ve hangi yöntemle hesaplandığı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor. İLK TAHMİN 829 BİN 239 TONDU İhracatçı birliklerinin 2026 yılının şubat-mart döneminde gerçekleştirdiği ilk saha çalışmasında Türkiye fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak tahmin edildi. Açıklanan bilgilere göre çalışmada 12 ildeki 79 ilçede bulunan 446 bahçede toplam 1.483 dal üzerinde inceleme yapıldı. Bu dönemde ürün henüz erken gelişim aşamasında bulunduğu için hesaplamalarda karanfil yoğunluğu gibi sezon başı göstergeleri önemli yer tuttu. Bu nedenle söz konusu rakamın, nihai üretim miktarından ziyade sezon başındaki potansiyel ürün miktarını gösteren erken dönem tahmini olarak değerlendirilmesi gerekiyor. İlk çalışmaya ilişkin kamuoyuna yansıyan verilere göre Türkiye rekoltesi 829 bin 239 ton seviyesinde hesaplandı. İKİNCİ ÇALIŞMADA 809 BİN 940 TON Nisan-mayıs döneminde gerçekleştirilen ikinci değerlendirmede Türkiye’nin tahmini fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak hesaplandı. Bu rakam 12–14 Mayıs tarihlerinde Makao’da düzenlenen Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi Kongresi’nde de paylaşıldı. Böylece ihracatçıların ilk tahmini birkaç ay içerisinde yaklaşık 19 bin ton aşağı yönlü revize edilmiş oldu. TEMMUZ ÇALIŞMASI: 805 BİN 246 TON Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından 13–28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen son çalışmada ise örnekleme alanı genişletildi. Açıklanan verilere göre 15 il, 87 ilçe ve 477 bahçede toplam 1.625 dal üzerinde inceleme yapıldı. Bu aşamada yalnızca çotanak sayısının değil, çotanakların kırılarak sağlam tane, randıman ve meyve tutum durumlarının da değerlendirildiği bildirildi. Çalışmanın sonucunda Türkiye’nin 2026 yılı tahmini fındık rekoltesi 805 bin 246 ton olarak hesaplandı. Böylece ihracatçı birliklerinin şubat-mart dönemindeki 829 bin 239 tonluk ilk tahmini temmuz sonunda yaklaşık 24 bin ton aşağı çekilmiş oldu. BAKANLIK KOMİSYONLARI 704 BİN 941 TON HESAPLADI Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, fındık üretilen illerde oluşturulan rekolte tahmin komisyonlarının çalışmalarında ise Türkiye’nin 2026 yılı fındık rekoltesi 704 bin 941 ton olarak belirlendi. Bu rakam, ihracatçı birliklerinin 805 bin 246 tonluk son tahmininden 100 bin 305 ton daha düşük. İki tahmin arasındaki fark yaklaşık yüzde 14 seviyesinde bulunuyor. Bu farkın; örnekleme yöntemi, bahçe seçimi, rakım dağılımı, kullanılan verim katsayıları, boş tane oranları ve çalışma tarihleri gibi metodolojik unsurlardan kaynaklanması mümkün. Dolayısıyla iki rakam arasındaki farklılığın sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca nihai tonajların değil, kullanılan yöntemlerin de karşılaştırılması gerekiyor. ORDU’DA YAKLAŞIK 400 NOKTA İNCELENDİ Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı il müdürlüğünün açıklamasına göre Ordu’da sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil edecek şekilde yaklaşık 400 noktada rekolte çalışması yapıldı. Sayım çalışmalarında hastalık ve zararlıların ürün üzerindeki etkilerinin de değerlendirmeye alındığı bildirildi. GİRESUN’DA 13 İLÇEDE 130 ÖRNEK BAHÇE Giresun’da ise 6–17 Temmuz tarihleri arasında 13 ilçedeki 130 örnek bahçede rekolte tespit çalışması gerçekleştirildi. Bakanlık koordinasyonundaki çalışmalar sonucunda ortaya çıkan 704 bin 941 tonluk tahmin, ihracatçıların hesabından önemli ölçüde düşük kaldı. TÜİK’İN İLK TAHMİNİ 715 BİN 350 TON TÜİK’in 2026 yılına ilişkin ilk bitkisel üretim tahmininde ise Türkiye’nin fındık üretimi 715 bin 350 ton olarak öngörüldü. Bu rakam, ihracatçı birliklerinin 805 bin tonluk tahmininden ziyade Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk hesabına daha yakın bulunuyor. Mevcut durumda üç önemli kurumsal rakam ortaya çıkıyor: Kurum / Çalışma 2026 Tahmini İhracatçı birlikleri son tahmini 805.246 ton Bakanlık koordinasyonundaki rekolte komisyonları 704.941 ton TÜİK ilk bitkisel üretim tahmini 715.350 ton Bu farklılıklar, sezon tamamlanmadan açıklanan rekolte rakamlarının kesin üretim miktarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. ÜRETİCİNİN BAHÇE GÖZLEMİ FARKLI BİR TABLOYA İŞARET EDİYOR Rekolte tartışmasının diğer tarafında üreticilerin doğrudan bahçe gözlemleri bulunuyor. Giresun başta olmak üzere farklı üretim bölgelerinden bazı üreticiler, kış ve ilkbahar döneminde dallarda yoğun karanfil görülmesine rağmen ilerleyen aylarda aynı oranda fındık oluşmadığını belirtiyor. Bazı üreticiler bu durumu: “Karanfil vardı ancak daha sonra beklenen miktarda fındık oluşmadı.” sözleriyle ifade ediyor. Bu gözlemin bitki fizyolojisi bakımından mümkün olduğu biliniyor. Çünkü bir fındık dalında karanfil görülmesi, o çiçeğin mutlaka içi dolu ve hasat edilebilir bir fındığa dönüşeceği anlamına gelmiyor. KARANFİL SAYISI NEDEN TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL? Fındıkta dişi çiçeklerin görülmesi ile nihai meyvenin oluşması arasında uzun ve çok aşamalı bir biyolojik süreç bulunuyor. Nihai ürün miktarı; uygun ve yeterli tozlanmaya, çeşit uyumuna, döllenme başarısına, hava sıcaklıklarına, yağış durumuna, kuraklık ve su stresine, beslenme koşullarına, hastalık ve zararlı baskısına, fizyolojik dökülmelere, meyvenin iç doldurma başarısına bağlı olarak değişebiliyor. Dolayısıyla kış döneminde yoğun karanfil bulunması, aynı oranda hasat edilebilir ürün elde edileceğini garanti etmiyor. Bilimsel çalışmalarda da fındıkta nihai meyve tutumu ve tane oluşumunun, başarılı tozlanma ve döllenmenin yanı sıra çok sayıda çevresel ve fizyolojik etkene bağlı olduğu ortaya konuluyor. 500–600 BİN TON İHTİMALİ KONUŞULUYOR AMA HENÜZ BİLİMSEL TAHMİN DEĞİL Bahçelerden aktarılan düşük ürün gözlemleri, 2026 yılı Türkiye fındık rekoltesinin açıklanan kurumsal tahminlerin altında gerçekleşebileceği yönündeki değerlendirmeleri artırıyor. Bu kapsamda üretici ve sektör çevrelerinde 500–600 bin ton seviyeleri de gündeme getiriliyor. Ancak bu rakamların mevcut aşamada Türkiye’nin 2026 yılı için bilimsel yöntemlerle doğrulanmış ulusal rekolte tahmini olarak kabul edilmesi mümkün değil. Çünkü kamuoyuna açıklanmış; Türkiye genelini temsil eden,örnekleme yöntemi ortaya konulan,il ve ilçe dağılımı açıklanan,örnek bahçe sayısı belirtilen,kullanılan verim katsayıları yayımlanan yeni bir çalışmanın sonucu değil. Dolayısıyla 500–600 bin tonluk aralık, bazı üretici saha gözlemleri ve sektör değerlendirmelerinden hareketle gündeme gelen olası bir düşük üretim senaryosu olarak değerlendirilmelidir. Belirli bölgelerde veya bahçelerde görülen ürün kayıplarının bütün üretim alanlarına aynı oranda yansıdığını kabul etmek bilimsel açıdan doğru olmaz. 2025 SEZONU ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Geçen sezon yaşanan gelişmeler, erken dönem rekolte tahminlerinin neden ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir örnek oluşturuyor. İhracatçı birliklerinin 2025 ürünü için şubat ayında açıkladığı ilk rekolte tahmini 768 bin 715 ton seviyesindeydi. Nisan ayında yaşanan zirai donun ardından tahminler aşağı yönlü revize edildi. Mayıs ayında 609 bin 384 ton, temmuz ayında 601 bin 206 ton, kasım ayındaki revizyonda ise 528 bin 808 ton seviyeleri açıklandı. TÜİK’in daha sonra yayımladığı 2025 yılı nihai üretim verisinde Türkiye’nin fındık üretimi 441 bin ton olarak gerçekleşti. 2025 Rekolte Süreci Açıklanan / Tahmin Edilen Miktar İlk Tahmine Göre Fark Şubat – İlk ihracatçı tahmini 768.715 ton — Mayıs – Don sonrası tahmin 609.384 ton -159.331 ton Temmuz – Yeni saha tahmini 601.206 ton -167.509 ton Kasım – İhracatçı revizyonu 528.808 ton -239.907 ton TÜİK nihai üretimi 441.000 ton -327.715 ton İLK TAHMİNLE NİHAİ ÜRETİM ARASINDA 327 BİN TON FARK 2025 sezonunda şubat ayında açıklanan 768 bin 715 tonluk ilk tahmin ile TÜİK’in açıkladığı 441 bin tonluk nihai üretim arasında 327 bin 715 ton fark oluştu. Başka bir ifadeyle nihai üretim, ilk tahminin yaklaşık yüzde 43 altında kaldı. Kasım ayında 528 bin 808 tona kadar düşürülen son ihracatçı tahmini dahi TÜİK’in açıkladığı üretimin 87 bin 808 ton üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, erken dönemde karanfil veya daha sonraki dönemde çotanak sayımlarına dayanan rekolte çalışmalarının önemli göstergeler olmakla birlikte, nihai üretim miktarıyla aynı anlama gelmediğini gösteriyor. Ancak burada önemli bir bilimsel sınırlama bulunuyor: 2025 yılında yaşanan yüzde 43’lük farktan hareketle 2026 yılında da aynı oranda sapma yaşanacağı sonucuna varılamaz. Her sezonun iklim, don, kuraklık, hastalık, zararlı, döllenme ve verim koşulları farklıdır. Bu nedenle 2025 verileri, 2026 için doğrudan matematiksel bir düzeltme katsayısı olarak değil, erken dönem tahminlerinde oluşabilecek sapmaların mümkün olduğunu gösteren tarihsel bir örnek olarak değerlendirilmelidir. DEVREDEN STOK REKOLTEDEN AYRI TUTULMALI 2026 fındık piyasasının değerlendirilmesinde rekolte kadar önemli diğer bir unsur da önceki sezondan devreden stok miktarı. Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyinin mayıs ayında yayımlanan arz çalışmasında Türkiye’nin 2026–2027 sezonuna yaklaşık 150 bin ton kabuklu fındık stoku ile girebileceği öngörüldü. Aynı çalışmada 809 bin 940 tonluk üretim tahmini üzerinden Türkiye’nin toplam arzının 959 bin 940 ton olabileceği hesaplandı. Ancak söz konusu 150 bin ton, TMO depolarında fiilen sayılmış ve TMO tarafından resmen açıklanmış stok miktarı değil. Bu tahmini stok miktarının; ne kadarının TMO’da, ne kadarının üreticide, ne kadarının tüccar veya manavlarda, ne kadarının ihracatçılarda, ne kadarının sanayi kuruluşlarının depolarında bulunduğu kamuoyuna açıklanan tabloda ayrıştırılmıyor. Bu nedenle 150 bin tonluk rakamın doğrudan “TMO’nun elindeki stok” olarak ifade edilmesi doğru değil. TMO’NUN GÜNCEL STOK MİKTARI NET OLARAK AÇIKLANMIŞ DEĞİL TMO’nun 2026 yılı fındık alım kampanyasına ilişkin açıklamalarında Kurumun elindeki toplam fındık stokunun güncel miktarına ilişkin ayrıntılı bir stok cetveli kamuoyuyla paylaşılmış değil. Bu nedenle doğrulanabilir resmî veriler üzerinden; “TMO’nun elinde şu kadar, üreticinin elinde bu kadar fındık bulunmaktadır” şeklinde kesin bir tonaj dağılımı yapmak mümkün değil. Ordu Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Bayhan, 13 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamada TMO’nun elinde piyasayı baskılayabilecek ölçüde fındık kalmadığını ve üreticide de sınırlı miktarda ürün bulunduğunu savundu. Ancak bu açıklama, TMO tarafından yayımlanmış resmî bir stok cetveli değil; sektör ve meslek kuruluşu temsilcisinin değerlendirmesi niteliğinde. Ağustos ayında ziraat odası temsilcilerinin yaptığı bazı açıklamalar ise bazı üreticilerin ellerinde hâlen 2025 mahsulü bulunduğunu gösteriyor. Ancak üretici elindeki eski mahsulün Türkiye genelindeki toplam miktarına ilişkin de doğrulanmış bir tonaj bulunmuyor. TMO YALNIZCA YENİ MAHSULÜ KABUL EDİYOR TMO’nun 2026 yılı alım esaslarına göre Kurum, yeni sezon ürünü dışında eski mahsul veya eski ve yeni mahsulün karıştırıldığı ürünleri kabul etmiyor. Bu nedenle üreticinin elinde kalmış olan 2025 mahsulü fındık, TMO’nun 2026 sezonu için açıkladığı yeni mahsul alım fiyatından değerlendirilemiyor. Bu durum, eski mahsul üretici stokunun serbest piyasadaki davranışının yeni sezon ürününden ayrı değerlendirilmesini gerektiriyor. STOK İLE REKOLTE BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAMALI Fındık piyasasında iki temel kavramın birbirinden ayrılması gerekiyor: Rekolte, belirli üretim yılında bahçeden elde edilen yeni ürün miktarıdır. Toplam arz ise yeni üretimin yanı sıra önceki yıllardan devreden stokları da kapsayabilir. Dolayısıyla geçen yıldan kaldığı tahmin edilen 150 bin tonluk stok, 2026 yılında bahçelerde üretilen fındık miktarının bir parçası değildir. Örneğin 2026 yılı yeni mahsul üretiminin 700 bin ton ve devreden stokun 150 bin ton olduğu varsayıldığında toplam arz 850 bin tona ulaşabilir. Ancak bu durumda 2026 rekoltesi yine 700 bin tondur. Bu ayrım fiyat analizi açısından da önem taşıyor. Üreticinin elindeki fındıkla büyük sanayi kuruluşlarının, ihracatçıların veya ticari depoların elindeki stokların piyasaya çıkış zamanı ve fiyat davranışı aynı olmayabilir. Bu nedenle sağlıklı bir piyasa analizi yapılabilmesi için stokların ekonomik aktörlere göre mümkün olduğunca ayrıştırılması gerekiyor. REKOLTE ÇALIŞMALARINDA DAHA FAZLA ŞEFFAFLIK GEREKİYOR İhracatçıların 805 bin 246 tonluk hesabı ile Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk tahmini arasında yaklaşık 100 bin ton fark bulunması, rekolte çalışmalarının metodolojisinin daha ayrıntılı açıklanmasının önemini artırıyor. Bilimsel karşılaştırmanın yapılabilmesi için mümkün olduğunca şu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması yararlı olacaktır: Örnek bahçelerin il ve ilçe dağılımı, rakım grupları, çeşit dağılımı, bahçelerin bakım durumu, dekara düşen ocak sayısı, dal başına çotanak miktarı, çotanaktaki ortalama tane sayısı, boş ve gelişmemiş tane oranı, randıman, hastalık ve zararlı etkisi, kullanılan verim katsayıları, sonuçların hata payı veya güven aralığı. Bu veriler yayımlandığında iki farklı kurumsal tahmin arasındaki yaklaşık 100 bin tonluk farkın nedenleri daha sağlıklı biçimde analiz edilebilir. YÜKSEK REKOLTE TAHMİNİ FİYATI ETKİLEYEBİLİR Mİ? Rekolte tahminleri yalnızca teknik veya istatistiksel bir konu değil. Tarımsal ürün piyasalarında beklenen üretim miktarı, arz beklentilerini ve buna bağlı olarak alıcıların, satıcıların ve sanayi kuruluşlarının piyasa davranışlarını etkileyebilen unsurlardan biri. Ancak belirli bir rekolte açıklamasının tek başına piyasa fiyatını düşürdüğünü söyleyebilmek için ayrıca ekonomik veri ve nedensellik analizi yapılması gerekir. Bu nedenle daha doğru değerlendirme şudur: Gerçekleşenden yüksek bir rekolte beklentisinin oluşması, diğer piyasa koşullarıyla birlikte, üreticinin pazarlık gücü ve fiyat beklentileri üzerinde etkili olabilecek faktörlerden biridir. Bu etkinin derecesi; dünya fındık üretimi, devreden stok, ihracat talebi, sanayi talebi, döviz kuru, büyük alıcıların satın alma politikaları, TMO ve diğer kamu müdahaleleri ile birlikte değerlendirilmelidir. BUGÜN İÇİN ÜÇ AYRI TABLO VAR 29 Ağustos 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan bilgiler değerlendirildiğinde üç ayrı seviye öne çıkıyor: İhracatçı birliklerinin son tahmini: 805 bin 246 ton. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonundaki komisyonların tahmini: 704 bin 941 ton. Bazı üretici ve sektör çevrelerinin saha gözlemlerinden hareketle dile getirdiği düşük üretim senaryosu: 500–600 bin ton. Ancak üçüncü rakamın ilk iki tahminle aynı bilimsel ve kurumsal statüde olmadığı özellikle belirtilmeli. 805 bin ve 704 bin tonluk rakamlar belirli örnekleme ve saha çalışmalarına dayanırken, 500–600 bin tonluk seviye henüz kamuoyuna açıklanmış ulusal ölçekli yeni bir rekolte çalışmasıyla doğrulanmış değil. GERÇEK TABLO HARMANDA VE SEZON SONUNDA ORTAYA ÇIKACAK Fındıkta kesin üretim miktarının hasat tamamlanmadan tam olarak belirlenmesi oldukça güç. Sezon ilerledikçe; üreticinin harmana indirdiği ürün, TMO alımları, FİSKOBİRLİK ve diğer alıcıların alımları, ticaret borsalarının tescil rakamları, ihracat miktarları, iç tüketim, sanayi kullanımı, devreden stoklar birlikte değerlendirilmeli. TÜİK’in sezon sonunda açıklayacağı nihai üretim verisi de 2026 yılı rekoltesinin resmî istatistikler açısından temel referansı olacak. SONUÇ: TAHMİN, SAHA GÖZLEMİ VE GERÇEK ÜRETİM AYRI AYRI DEĞERLENDİRİLMELİ 2026 yılı fındık rekoltesinde bugün için kesin bir rakamdan değil, farklı yöntemlerle oluşturulmuş tahminlerden söz etmek daha doğru. İhracatçı birliklerinin 805 bin 246 tonluk son tahmini ile Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların 704 bin 941 tonluk hesabı arasında yaklaşık 100 bin tonluk fark bulunuyor. TÜİK’in 715 bin 350 tonluk ilk tahmini ise Bakanlık komisyonlarının rakamına daha yakın duruyor. Bahçelerden gelen ve “karanfil vardı ancak beklenen miktarda fındık oluşmadı” şeklinde özetlenen üretici gözlemleri de biyolojik açıdan dikkate alınması gereken saha bulguları arasında. Ancak bu gözlemlerden hareketle Türkiye rekoltesinin kesin olarak 400–500 bin tona gerilediği sonucuna ulaşmak için henüz yeterli ulusal ve karşılaştırılabilir veri bulunmuyor. 2025 yılında ilk tahminle nihai üretim arasında 327 bin 715 tonluk fark yaşanmış olması da erken dönem tahminlerinin ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte geçen yıl yaşanan sapmanın 2026 yılına doğrudan uygulanması da bilimsel olarak doğru değil. Sağlıklı değerlendirme için kurumsal rekolte tahminlerinin tahmin olarak, üreticilerin bahçe gözlemlerinin saha bulgusu olarak, geçen yıldan devreden stokların ise yeni mahsul üretiminden ayrı bir arz unsuru olarak ele alınması gerekiyor. İhracatçı birliklerinin ve Bakanlık koordinasyonundaki komisyonların kullandıkları yöntemleri, ilçe ve rakım bazlı verileri, boş tane oranlarını ve verim katsayılarını daha ayrıntılı paylaşması; TMO’nun da elindeki stok ile sezon boyunca gerçekleştirdiği günlük ve toplam alım miktarlarını düzenli olarak kamuoyuna açıklaması, piyasadaki belirsizliği azaltacaktır. Çünkü fındıkta rekolte hesabı yalnızca istatistikten ibaret değil. Üretim beklentisine ilişkin açıklamalar, piyasanın arz algısını ve dolayısıyla üreticinin fiyat beklentisini ve pazarlık koşullarını etkileyebilecek ekonomik göstergeler arasında yer alıyor. 2026 sezonunun gerçek fındık rekoltesi ise tahmin tablolarından çok, harmana giren ürün ve sezon sonunda ortaya çıkacak resmî kayıtlarla belli olacak.

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Haber

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Fındık ihracatçılarının 2026-2027 sezonu için mart ayında 829 bin 239 ton olarak açıkladığı ilk rekolte tahmini, mayıs ayında 809 bin 940 ton olarak güncellendi. İki çalışma arasında 19 bin 299 tonluk düşüş bulunmasına rağmen ihracatçıların yüksek rekolte beklentisinin ana çerçevesi değişmedi. (Ekonomim) Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesine ilişkin ihracatçı birlikleri tarafından yapılan iki ayrı saha çalışması, üretimin 800 bin tonun üzerinde gerçekleşeceği yönündeki beklentinin mart ayından mayıs ayına kadar korunduğunu gösterdi. İlk çalışma çiçek sayımına, ikinci çalışma ise karanfilden çotanağa dönüşüm sürecinde yapılan yeni saha incelemelerine dayandırıldı. (Ekonomim) 7 MART: İLK TAHMİN 829 BİN 239 TON 7 Mart 2026, saat 11.57 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı” başlığıyla yayımlanan haberde, ihracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk çalışması aktarıldı. Haberde 12 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlar sonucunda Türkiye’nin 2026-2027 sezonu ilk tahmini fındık rekoltesinin 829 bin 239 ton olarak belirlendiği bildirildi. Haber aynı gün saat 12.26’da güncellendi. (Ekonomim) İlk değerlendirmede, yeni sezon ürünüyle mevcut stokların birlikte hesaplanması hâlinde Türkiye’nin toplam fındık arzının 800-900 bin ton aralığında olabileceği belirtildi. Bu rakam, ihracatçıların sezonun daha başlangıcında güçlü bir üretim ve arz beklentisi taşıdığını ortaya koydu. (Ekonomim) 10 MART: AYNI TAHMİN AYRINTILARIYLA YAYIMLANDI 10 Mart 2026, saat 00.00 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “İhracatçı birliklerinin fındık rekolte tahmini 829 bin ton” başlıklı ikinci haberde, aynı çalışmanın ayrıntıları yeniden yayımlandı. Bu yayında çalışma alanı 17 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal olarak verilirken rekolte tahmini yine 829 bin 239 ton olarak korundu. (Ekonomim) 7 Mart tarihli ilk haberde il sayısı 12, 10 Mart tarihli ayrıntılı haberde ise 17 olarak yer aldı. Buna karşılık ilçe, bahçe ve dal sayıları ile açıklanan toplam rekolte tahmini değişmedi. (Ekonomim) 14 MAYIS: İKİNCİ SAHA ÇALIŞMASI 809 BİN 940 TON DEDİ 14 Mayıs 2026, saat 13.55 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “INC’de açıklandı: Türkiye’nin fındık üretimi 810 bin ton” başlıklı haberde, 12-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Makao’da düzenlenen 43. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde açıklanan yeni tahminler aktarıldı. Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak duyuruldu. Haber aynı gün saat 15.04’te güncellendi. (Ekonomim) Mayıs ayında açıklanan rakamın, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin ikinci saha çalışmasına dayandığı belirtildi. Çalışma kapsamında Batı ve Doğu Karadeniz’de 7 il, 64 ilçe ve 409 bahçede inceleme yapıldı; 1.342 dal üzerinden karanfilden çotanağa dönüşüm süreci değerlendirildi. Bahçelerdeki kayıp oranlarının bölge ve çeşitlere göre yüzde 5 ile yüzde 40 arasında değiştiği; uç kuruması, fındık filiz güvesi ve kahverengi kokarca gibi etkenlerin bazı bölgelerde verimi etkilediği kaydedildi. (Ekonomim) 19 BİN 299 TONLUK REVİZYON, YÜKSEK BEKLENTİYİ DEĞİŞTİRMEDİ Mart ayında açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk tahmin ile mayıs ayında açıklanan 809 bin 940 tonluk ikinci tahmin arasında 19 bin 299 tonluk düşüş oluştu. Ancak ikinci saha çalışmasında kayıp ve zararlı etkileri hesaba katılmasına rağmen tahminin 800 bin tonun üzerinde kalması, ihracatçıların mart ayında ortaya koyduğu yüksek rekolte beklentisini sürdürdüğünü gösterdi. (Ekonomim) Açıklanan rakamlar kesin hasat sonucu değil, sezonun farklı aşamalarındaki saha gözlemlerine dayalı tahminlerden oluşuyor. Nihai ürün miktarı; hava koşulları, döllenme ve çotanak gelişimi, hastalık ve zararlılar, ürün dökümü, randıman ve hasat dönemindeki gelişmelerin ardından ortaya çıkacak. (Ekonomim) GEÇEN SEZON TAHMİNLER AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLMİŞTİ 10 Mart tarihli haberde aktarılan verilere göre ihracatçı birliklerinin 2025-2026 sezonu için açıkladığı tahminler yıl içinde önemli ölçüde değişmişti. Şubat ayında 768 bin 715 ton olarak açıklanan tahmin, mayısta 609 bin 384 tona, temmuzda 601 bin 206 tona ve kasım ayındaki revizyonla 528 bin 808 tona gerilemişti. Geçen sezon yaşanan zirai don ve olumsuz hava koşulları, ilk tahminlerle sonraki değerlendirmeler arasında ciddi fark oluşmasına neden olmuştu. (Ekonomim) Bu geçmiş tablo, 2026-2027 sezonu için mart ve mayıs aylarında açıklanan 829 bin 239 ton ve 805 bin 246 tonluk rakamların sezon içindeki gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte ihracatçılar, iki ayrı saha çalışmasında da Türkiye için 800 bin tonun üzerinde rekolte beklentisini koruyor. (Ekonomim)

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Haber

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI?

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Giresun’da 13 ilçede, 130 örnek bahçede yürütülen 2026 yılı fındık rekolte tespit çalışmasının yaklaşık 15 günde tamamlanacağı açıklanmıştı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 14 Temmuz’da 11 ilçedeki sayımın bittiğini, kalan iki ilçenin de aynı hafta içinde tamamlanacağını duyurdu. Ancak açıklamada, Giresun rekoltesinin ve Türkiye toplamının hangi gün ilan edileceğine ilişkin kesin bir takvim paylaşılmadı. Hasada sayılı günler kala üretici, yine birbirinden farklı tahminlerin arasında bırakıldı. Türkiye’nin en önemli fındık üretim merkezlerinden Giresun’da 2026 yılı rekoltesini belirlemek amacıyla başlatılan saha çalışmalarının, açıklanan takvime göre tamamlanmış olması gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 14 Temmuz tarihli açıklamasına göre 12 kişilik komisyon, o gün itibarıyla 13 ilçenin 11’indeki çalışmalarını bitirmişti. Kalan iki ilçedeki tespitlerin de aynı hafta içinde tamamlanacağı bildirilmişti. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, yaklaşık 15 gün sürecek çalışmaların ardından Giresun’un 2026 yılı tahmini fındık üretim miktarının belirleneceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığına bildirileceğini açıkladı. Ancak sayımın ne zaman tamamlanacağının anlatıldığı açıklamada, sonucun hangi tarihte üreticiyle paylaşılacağı belirtilmedi. 25 Temmuz’a gelinmesine rağmen üreticinin önünde hâlâ açıklanmış bir sonuç takvimi bulunmuyor. Hasat yaklaşırken farklı kurumların, birliklerin ve sektör temsilcilerinin birbirinden farklı tahminleri konuşulmaya devam ediyor. 130 BAHÇEDE SAYIM YAPILDI, SONUÇ İÇİN GÜN VERİLMEDİ Rekolte çalışma ekibinde Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi Giresun Başmüdürlüğü, Giresun Üniversitesi, Giresun Ticaret Borsası, Karadeniz İhracatçılar Birliği ve FİSKOBİRLİK temsilcileri yer aldı. Komisyonun sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerden seçilen 130 örnek bahçede inceleme yaptığı açıklandı. Dal üzerindeki çotanak sayıları, sağlam dane oranı ve farklı rakımlardaki ürün gelişimi değerlendirmeye alındı. Bazı sayım noktalarında rastgele seçilen 100 fındık kırılarak iç doluluk ve sağlam dane oranı tespit edilmeye çalışıldı. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, çalışmanın farklı fındık çeşitleri ile sahil, orta ve yüksek kesimlerdeki üretim alanlarını temsil edecek bahçelerde yürütüldüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bugün 11’inci ilçemizde rekolte çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Kalan iki ilçemizde de bu hafta içinde tespitleri tamamlayacağız. Ardından yapılacak hesaplamalarla birlikte Giresun ilimizin 2026 yılı fındık rekoltesini belirleyerek Bakanlığımıza bildireceğiz.” Bu açıklamadaki takvime göre Giresun’daki saha sayımının temmuz ayının üçüncü haftasında tamamlanmış olması gerekiyor. Bundan sonra yapılacak iş; bahçelerden alınan verilerin hesaplanması, il toplamına dönüştürülmesi, komisyon tarafından değerlendirilmesi, tutanak altına alınması ve Bakanlığa gönderilmesi. Ancak bu işlemlerin ne kadar süreceği ve sonucun hangi gün açıklanacağı belirtilmedi. HER İL KENDİ SINIRLARINDA SAYIM YAPIYOR Rekolte tespit sistemi, tek bir ekibin bütün Karadeniz’i dolaşarak sayım yapmasına dayanmıyor. Her üretici il, kendi sınırları içindeki örnek bahçelerde çalışma yürütüyor. Giresun komisyonu Giresun’daki, Ordu komisyonu Ordu’daki, Trabzon komisyonu Trabzon’daki üretim alanlarını inceliyor. Diğer fındık üreticisi illerde de aynı yöntemle il rekolte tahmin komisyonları oluşturuluyor. İl komisyonlarının belirlediği tahmini rakamlar Tarım ve Orman Bakanlığına gönderiliyor. Türkiye toplamının ise illerden gelen sonuçların bir araya getirilmesiyle oluşturulması gerekiyor. Bu nedenle Giresun’daki sayımın tamamlanması, Türkiye rekoltesinin aynı gün açıklanacağı anlamına gelmiyor. Ancak Bakanlığın bütün illeri kapsayan ortak bir açıklama takvimi ilan etmemesi, süreci gereksiz biçimde belirsiz hâle getiriyor. İl bazlı çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihleri açıklanırken, sonuçların hangi gün Bakanlığa ulaştırılacağı ve Türkiye toplamının ne zaman duyurulacağı da aynı açıklıkla belirtilmeliydi. KARANFİL KAÇ KEZ SAYILIYOR? Rekolte tartışmalarında kafa karıştıran başlıklardan biri, yıl içerisinde birden fazla sayım yapılması. Ancak aynı karanfilin defalarca sayılması söz konusu değil. Fındığın farklı gelişim aşamaları, farklı tarihlerde takip ediliyor. İlk aşamada kış sonu ve ilkbahar başında karanfil, yani dişi çiçek yoğunluğu inceleniyor. Bu çalışma bahçedeki ilk üretim potansiyelini gösteriyor. Karanfil sayısının fazla olması, aynı miktarda fındığın hasat edileceği anlamına gelmiyor. Çünkü karanfillerin bir bölümü döllenmiyor, dökülüyor veya iklim koşullarından zarar görüyor. İkinci aşamada karanfillerin ne kadarının çotanağa dönüştüğü kontrol ediliyor. Bu dönemde ilk tahmin ile çotanak oluşumu arasındaki kayıp ortaya çıkıyor. Hasada yakın dönemde ise dal üzerindeki çotanak sayıları, çotanak içindeki dane miktarı, boş veya zarar görmüş taneler ve sağlam dane oranı değerlendiriliyor. Temmuz ayında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan çalışma bu nedenle karanfil sayımı değil, çotanak ve sağlam dane tespitidir. Yıl içindeki çalışmalar aynı işlemin tekrarı değil; fındığın çiçekten çotanağa, çotanaktan sağlam ürüne dönüşürken yaşadığı kaybın aşama aşama ölçülmesidir. HER SAYIM AYNI DEĞERDE DEĞİL Karanfil döneminde yapılan ilk tahmin, üretim potansiyelini gösterir. Ancak hasada daha aylar olduğu için bu rakamın değişme ihtimali yüksektir. Çotanak dönemindeki çalışma, ürünü daha görünür hâle getirir. Temmuz ayında yapılan sağlam dane kontrolü ise hasada en yakın tahminin oluşturulmasını sağlar. Bu nedenle şubat veya mart ayında karanfil sayımına dayanarak açıklanan bir rakam ile temmuz ayında çotanak ve sağlam dane üzerinden hesaplanan rakam aynı ağırlıkta değerlendirilemez. Erken tahminlerde henüz görülmeyen dökülme, boş dane, hastalık, zararlı etkisi ve iklim kayıpları, hasada yakın sayımlarda daha açık biçimde ortaya çıkar. Buna rağmen kamuoyuna açıklanan rakamların hangi gelişim dönemine ait olduğu çoğu zaman yeterince anlatılmıyor. Yüksek bir rekolte tahmini piyasada hızla dolaşıma sokulurken, bu rakamın karanfil üzerinden mi, çotanak üzerinden mi, yoksa sağlam dane kontrolüyle mi hazırlandığı ikinci planda kalıyor. “TAHMİNİ VERİ KESİNLEŞECEK” İFADESİ YANILTICI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, çalışmaların tamamlanmasının ardından “Giresun’un 2026 yılı fındık üretim miktarının tahmini verilerinin kesinleşeceği” ifade edildi. Ancak bu ifade teknik açıdan yanlış anlaşılmaya açık. Rekolte, hasat öncesinde yapılan bir tahmindir. Tahmini rakamın gerçek üretim miktarı gibi “kesinleştiğinin” söylenmesi doğru değildir. Komisyon çalışması tamamlandığında kesinleşen şey, Giresun için Bakanlığa gönderilecek resmî tahmin olacaktır. Bahçeden gerçekten toplanan, kurutulan, depolanan ve piyasaya giren ürün miktarı ise ancak hasat sonrasında ortaya çıkar. Temmuz sayımından hasada kadar aşırı sıcaklık, kuraklık, dolu, hastalık, fındık kurdu, kahverengi kokarca, erken dökülme ve randıman kaybı gibi birçok unsur üretimi etkileyebilir. Bu nedenle açıklanacak rakam, hasada en yakın resmî tahmin olarak değerlendirilmelidir; gerçekleşmiş üretim miktarı olarak değil. Kurumların kullandığı dil bu ayrımı açık biçimde kurmalıdır. “Tahmini rekolte çalışması tamamlandı” denilebilir; ancak hasat yapılmadan “üretim miktarı kesinleşti” denilemez. 130 BAHÇE GİRESUN’UN TAMAMINI NASIL TEMSİL EDİYOR? Giresun’da yaklaşık 120 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapılıyor. Bu kadar geniş bir alandaki bütün ocakların ve dalların tek tek sayılması mümkün değil. Bu nedenle örnekleme yöntemi kullanılıyor. Sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgeleri, farklı ilçeleri ve fındık çeşitlerini temsil ettiği belirtilen bahçeler seçiliyor. Bu bahçelerde belirlenen ocak ve dallar üzerinden sayım yapılarak il geneline ilişkin tahmin oluşturuluyor. Ancak açıklanan toplam rakamın güvenilirliğinin değerlendirilebilmesi için yalnızca “130 bahçede çalışma yapıldı” denilmesi yeterli değil. Hangi ilçede kaç bahçenin incelendiği, bu bahçelerin hangi rakım kuşağında bulunduğu, kaç ocakta ve kaç dalda sayım yapıldığı, sağlam dane oranının ne çıktığı ve zararlı etkisinin hesaplamaya nasıl yansıtıldığı da açıklanmalı. Örnek bahçelerin dağılımı ve hesaplama yöntemi paylaşılmadan yalnızca nihai tonajın duyurulması, üreticinin açıklanan rakamı denetlemesini zorlaştırıyor. FINDIKTA REKOLTE SADECE TEKNİK BİR RAKAM DEĞİL Fındık rekoltesi yalnızca tarımsal üretim miktarını gösteren teknik bir veri değil. Açıklanan her yüksek veya düşük tahmin; üreticinin satış kararını, tüccarın alım politikasını, sanayicinin stok planını, ihracatçının bağlantılarını ve serbest piyasa fiyatını doğrudan etkileyebilir. Yüksek rekolte beklentisi, hasat öncesinde fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına neden olabilir. Düşük rekolte beklentisi ise sanayici ve ihracatçının alım planlarını değiştirebilir. Bu nedenle rekolte tahmininin hangi kurum tarafından, hangi yöntemle ve hangi tarihte hazırlandığı büyük önem taşıyor. Hasat öncesinde farklı kurumların birbirinden farklı rakamlar açıklaması, özellikle üretici açısından güven sorunu oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığının resmî açıklamasının gecikmesi de bu bilgi boşluğunu büyütüyor. Resmî rakam açıklanmadıkça piyasa, sektör kuruluşlarının tahminlerine ve kaynağı belirsiz rakamlara daha açık hâle geliyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİ SONUCU BEKLİYOR Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre kentte yaklaşık 120 bin hektar alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. Giresun’daki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sı fındık bahçelerinden oluşuyor. Bu büyüklük, rekolte açıklamasını sıradan bir istatistik olmaktan çıkarıyor. Fındık; üreticinin yıllık gelirini, esnafın cirosunu, borçların ödeme takvimini, düğün ve eğitim harcamalarını ve kent ekonomisinin genel hareketliliğini doğrudan etkiliyor. Üretici, bir yıllık emeğinin karşılığını hangi koşullarda pazara sunacağını belirlemeye çalışırken rekolte rakamı da fiyat beklentisinin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle açıklamanın gecikmesi yalnızca teknik bir işlem gecikmesi olarak görülemez. REKOLTE AÇIKLAMASI DAHA NE KADAR SÜRECEK? Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün kendi açıklamasındaki takvim dikkate alındığında saha çalışmaları için verilen süre sona erdi. 14 Temmuz’da yalnızca iki ilçenin kaldığı ve bu ilçelerin aynı hafta içinde tamamlanacağı duyurulduğuna göre, 25 Temmuz itibarıyla Giresun’a ait saha verilerinin toplanmış olması beklenir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken; bahçe verilerinin il toplamına dönüştürülmesi, komisyon üyeleri tarafından değerlendirilmesi, tutanakların hazırlanması ve sonucun Bakanlığa gönderilmesidir. Türkiye toplamının açıklanması için diğer üretici illerden gelen sonuçların da birleştirilmesi gerekebilir. Ancak bu işlem, açıklama tarihinin belirsiz bırakılmasını haklı çıkarmaz. Mevcut takvime göre sonuç için artık haftalardan değil, günlerden söz edilmesi gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı fındık rekoltesinin hangi tarihte açıklanacağını duyurmalı; gecikme varsa bunun nedenini açıklamalıdır. Sonuç temmuz ayı sonuna kadar paylaşılmayacaksa, gecikmenin gerekçesi ve yeni açıklama takvimi üreticiye açık biçimde bildirilmelidir. BAKANLIK SADECE TÜRKİYE TOPLAMINI AÇIKLAMAMALI Açıklanacak rekolte rakamı yalnızca Türkiye toplamından ibaret kalmamalı. Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce ve diğer üretici illerin tahminleri ayrı ayrı yayımlanmalı. Her il için üretim alanı, örnek bahçe sayısı, rakım kuşakları, ortalama çotanak sayısı, sağlam dane oranı, hastalık ve zararlı etkisi ile önceki yıla göre değişim de açıklanmalıdır. İl bazlı ayrıntılı tablo, hem üreticinin açıklanan rakamı değerlendirmesini sağlar hem de rekoltenin fiyat baskısı oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki tartışmaları azaltır. Fındık üreticisinin ihtiyacı, kaynağı ve yöntemi belirsiz yeni bir rakam değil; il bazında denetlenebilen, hesaplama yöntemi açıklanan ve zamanında yayımlanan resmî veridir. Saha çalışması için verilen süre doldu. Tarım ve Orman Bakanlığının artık rakamı, yöntemi ve açıklama tarihini ortaya koyması gerekiyor.

GİRESUN’DA FINDIKTA MAKAS AÇILDI: FİYAT GERİLEDİ, İHRACAT DARALDI, TMO KABUKLU SATIŞ AÇMADI Haber

GİRESUN’DA FINDIKTA MAKAS AÇILDI: FİYAT GERİLEDİ, İHRACAT DARALDI, TMO KABUKLU SATIŞ AÇMADI

GİRESUN’DA FINDIKTA MAKAS AÇILDI: FİYAT GERİLEDİ, İHRACAT DARALDI, TMO KABUKLU SATIŞ AÇMADI Giresun’da fındık piyasası mart sonunda aşağı yönlü seyre girdi. İhracat hacmi sert daraldı. TMO kabuklu satış açmadı. Yeni sezon için açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk rekolte tahmini ise piyasada yüksek arz beklentisini büyüttü. Giresun’da kamuya açık fiyat akışı mart sonunda net biçimde aşağı geldi. FİSKOBİRLİK, 25 Mart 2026 tarihli listede 50 randıman Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını 242 liraya çekti. Beş gün sonra yayımlanan yeni listede aynı ürün 240 liraya indi. Aynı günkü haberde serbest piyasada ürünün 220-230 lira bandında işlem gördüğü de yazıldı. Bu fiyatlar günlük piyasa haberi niteliği taşıyor; resmî borsa tescili olarak değil, kamuya açık piyasa göstergesi olarak okunmalı. MART SONUNDA GÖRÜLEN FİYAT TABLOSU Tarih Kaynak/Fiyat Türü Seviye 25 Mart 2026 FİSKOBİRLİK 50 randıman Giresun kalite 242 TL/kg 30 Mart 2026 FİSKOBİRLİK 50 randıman Giresun kalite 240 TL/kg 30 Mart 2026 Serbest piyasa bandı 220-230 TL/kg Kaynak: Giresun Son Haber’in 25 ve 30 Mart 2026 tarihli fındık piyasası haberleri. TMO CEPHESİNDE RESMÎ ÇİZGİ DEĞİŞMEDİ. Kurum, 2 Mart 2026 tarihli açıklamasında hali hazırda kabuklu fındık satışı yapmadığını ve satış hazırlığı bulunmadığını duyurdu. TMO’nun kamuya açık son alım fiyatı ise 5 Ağustos 2025 tarihinde açıklandı. Kurum, 2025/26 sezonunda Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına 200 lira, levant kalite için 195 lira fiyat belirledi. TMO’nun internet alanında yayımlanan şube bazlı stok tablosu ise ayrı bir veri seti oluşturdu. Tabloda toplam 61 bin 100 ton satış ve 76 bin 830 ton satışa açık stok yer aldı. Giresun için 11 bin 927 ton satış ve 11 bin 820 ton satışa açık stok, Samsun için 18 bin 525 ton satış ve 25 bin 60 ton stok, Trabzon için 927 ton satış ve 14 bin 830 ton stok, Derince için 23 bin 510 ton satış ve 6 bin 150 ton stok, Ordu için 6 bin 211 ton satış ve 18 bin 970 ton stok bilgisi yayımlandı. Resmî açıklama “kabuklu satış yok” derken, stok tablosu envanter büyüklüğünü gösterdi. TMO’NUN YAYIMLADIĞI ŞUBE BAZLI TABLODA ÖNE ÇIKAN STOKLAR Şube Satış (ton) Satışa açık stok (ton) Giresun 11.927 11.820 Samsun 18.525 25.060 Trabzon 927 14.830 Derince 23.510 6.150 Ordu 6.211 18.970 Toplam 61.100 76.830 Kaynak: TMO şube bazlı kabuklu fındık satış ve stok tablosu. İhracatta daralma artık rakamlarla sabitlendi. DKİB, 2026 yılının ocak-mart döneminde Türkiye’nin 48 bin ton fındık ihraç ettiğini ve 659 milyon 195 bin dolar gelir sağladığını açıkladı. Aynı açıklamada bir önceki yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 39 düşüş, değerde ise yüzde 3 artış yer aldı. Sezonun 1 Eylül 2025-31 Mart 2026 arasındaki ilk 7 ayında ise 111 bin 814 ton ihracat ve 1 milyar 445 milyon 249 bin dolar gelir kayda geçti; miktarda yüzde 47, değerde yüzde 16 düşüş yaşandı. İHRACATTA ANA GÖSTERGELER Dönem Miktar Gelir Ocak-Mart 2026 48 bin ton 659 milyon 195 bin $ 1 Eylül 2025-31 Mart 2026 111 bin 814 ton 1 milyar 445 milyon 249 bin $ Kaynak: Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği. 2025 takvim yılı toplamında da gerileme sürdü. Karadeniz İhracatçı Birlikleri, 1 Ocak-31 Aralık 2025 döneminde 119 ülkeye 238 bin 704 ton iç fındık ihraç edildiğini ve 2 milyar 255 milyon dolar döviz geliri sağlandığını açıkladı. Aynı açıklamada 2024’e kıyasla miktarda yüzde 26,15, değerde yüzde 14,44 düşüş kaydedildi. Yeni sezon başlığında ilk sert veri rekolteden geldi. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayanan ilk çalışmada 2026/27 sezonu Türkiye fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak hesaplandı. Açıklanan çalışma 17 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlara dayandı. Bu rakam sezonun ilk tahmini olarak kayda geçti; nihai rekolte olarak yazılmadı. MALİYET BASKISI DA SÜRÜYOR. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 üretim yılı bitkisel üretim destekleme tablosunda fındık, 3. kategori ürünler arasında dekara 465 lira temel destek kapsamına alındı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan ise mart ayındaki değerlendirmesinde bir kilogram fındığın 230-240 lira bandında kaldığını, bir torba gübrenin 1.100 liraya çıktığını açıkladı. Fiyat ile girdi maliyeti arasındaki dengesizlik, üretici cephesindeki baskının ana başlığı olarak öne çıktı. Bugünkü veri seti üç noktayı netleştiriyor. Giresun’da fiyat mart sonunda aşağı geldi. İhracatta tonaj daraldı. TMO kabuklu satış açmadı. Buna yüksek ilk rekolte tahmini eklendiği için piyasa yeni sezona daha sert bir arz beklentisiyle giriyor. Fiyatın yönünü bundan sonra rekolte revizyonları, TMO’nun fiilî satış politikası ve ihracatta hacim kaybının sürüp sürmeyeceği belirleyecek. Bu sonuç, kamuya açık piyasa haberleri ile TMO, DKİB, KİB ve Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinin birlikte okunmasından çıkıyor. Kaynaklar: Giresun Son Haber’in 25 ve 30 Mart 2026 tarihli fındık piyasası haberleri; TMO’nun 5 Ağustos 2025 alım fiyatı açıklaması ve 2 Mart 2026 kabuklu satış açıklaması; TMO şube bazlı stok tablosu; DKİB’nin 2026 ilk çeyrek ve sezonun ilk 7 ayına ilişkin ihracat açıklaması; KİB’in 2025 yıl sonu fındık ihracatı değerlendirmesi; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 destekleme birim fiyatları tablosu; İhracatçı birliklerinin 2026/27 ilk rekolte çalışması.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.