Hava Durumu

#Finans

giresunsonhaber - Finans haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finans haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de istihdam beklentisi yükseldi Haber

Türkiye’de istihdam beklentisi yükseldi

Türkiye'de dördüncü çeyrek için Net İstihdam Görünümü (NEO) 25 puana yükseldi. Marmara Bölgesi'ndeki işverenler de 19 puan ile istihdamda olumlu bir seyir bekliyor. İSTANBUL (İGFA)- ManpowerGroup’un 2026 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin yayımladığı İstihdama Genel Bakış araştırması, Türkiye’de işverenlerin işe alım beklentilerinin olumlu seyrini sürdürdüğünü ortaya koydu. 42 ülkede yaklaşık 39 bin 878 işverenle yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de mevsimsellikten arındırılmış Net İstihdam Görünümü (NEO), 25 puan olarak ölçüldü. Bu sonuç, bir önceki çeyreğe göre 1 puan, geçen yılın aynı dönemine göre ise 5 puanlık artışa işaret etti. Türkiye, buna karşın küresel ortalamanın 4 puan altında kaldı. KÜRESEL NEO 29’A YÜKSELDİ Raporda, küresel Net İstihdam Görünümü’nün de 29 puana çıktığı, bunun geçen çeyreğe göre 2 puan, geçen yılın aynı dönemine göre ise 6 puanlık artış anlamına geldiği belirtildi. EN GÜÇLÜ BÖLGE GÜNEYDOĞU ANADOLU Türkiye’de istihdam beklentilerinin en güçlü olduğu bölge, 38 puanlık NEO ile Güneydoğu Anadolu oldu. Bu bölgeyi Doğu Anadolu (37), İç Anadolu (30) ve Akdeniz (29) izledi. Bölgelere göre NEO dağılımında; Güneydoğu Anadolu: 38, Doğu Anadolu: 37, İç Anadolu: 30, Akdeniz: 29, Ege: 22, Karadeniz: 19, Marmara: 19'da yer aldı. “TEMKİNLİ İYİMSERLİK SÜRÜYOR” ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, işverenlerin işe alım konusunda temkinli iyimserliğini koruduğunu belirterek, fiyat artışları ve yüksek işletme maliyetlerine rağmen enflasyondaki gerilemenin ve büyüme beklentilerinin istihdamı desteklediğini söyledi. Narlı, önümüzdeki dönemde görünümün büyük ölçüde ekonomik istikrarın korunup korunamayacağına bağlı olacağını ifade etti. EN GÜÇLÜ SEKTÖR KONAKLAMA Sektörlere bakıldığında, Türkiye’de istihdam beklentilerinin en güçlü olduğu alan 38 puanla konaklama sektörü oldu. Onu inşaat ve gayrimenkul (37) ile kamu sektörü, sağlık ve sosyal hizmetler (28) izledi. Sektörlerin NEO puanları ise şöyle açıklandı: Konaklama: 38 İnşaat ve Gayrimenkul: 37 Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler: 28 Finans ve Sigorta: 22 Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar: 21 Ticaret ve Lojistik: 19 Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler: 17 İmalat: 12 Bilişim: 9 Organizasyon büyüklüklerine göre en güçlü istihdam beklentisi, 250-999 çalışanı bulunan büyük ölçekli kuruluşlarda ölçüldü. Bu grupta NEO 37 puan oldu. Kuruluş büyüklüklerine göre NEO verileri ise şöyle oldu: 250-999 çalışan: 37 5.000 ve üzeri çalışan: 31 10’dan az çalışan: 25 1.000-4.999 çalışan: 23 50-249 çalışan: 21 10-49 çalışan: 12

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada Haber

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada

TÜİK’in Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, girişimlerin yüzde 92,7’si internete sabit hat bağlantısıyla erişiyor. Sosyal medya kullanan girişimlerin oranı yüzde 57,7’ye yükselirken, e-satış yapanların oranı yüzde 17,1 oldu. Girişimlerin yüzde 83’ü bilişim teknolojileri güvenliği için önlem alırken, yüzde 9,4’ü güvenlik ihlali yaşadı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, işletmelerin internet, sosyal medya, e-ticaret, bulut bilişim ve siber güvenlik kullanımındaki gelişimi ortaya koydu. SABİT İNTERNET KULLANIMI YÜZDE 92,7 En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 92,7’si 2026 yılında internete erişimde sabit hat internet bağlantısı kullandı. Sabit internet kullanan girişimlerin yüzde 47,1’inin en yüksek bağlantı hızı 100 Mbit/s’nin altında kalırken, yüzde 43,7’si 100-999 Mbit/s, yüzde 9,2’si ise 1 Gbit/s ve üzeri bağlantı hızına sahip oldu. Böylece 100 Mbit/s ve üzeri hız kullanan girişimlerin oranı yüzde 52,9 olarak kaydedildi. SOSYAL MEDYA KULLANIMI ARTTI Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı 2025’te yüzde 55,2 iken, 2026’da yüzde 57,7’ye yükseldi. Sosyal medya kullanımı işletmelerin büyüklüğüne göre önemli farklılık gösterdi. 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde oran yüzde 55,0 olurken, 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 68,4, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 86,6 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyetlere göre sosyal medya kullanımının en yüksek olduğu alan yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri oldu. Bu alanı yüzde 83,1 ile finans ve sigorta, yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araçlarının onarımı takip etti. HER 6 GİRİŞİMDEN BİRİ E-SATIŞ YAPTI İnternet veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) yoluyla satış yapan girişimlerin oranı yüzde 17,1 oldu. E-satış oranı 10-49 çalışanlı girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanlı girişimlerde yüzde 18,3, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 29,7 olarak ölçüldü. Ekonomik faaliyetler arasında e-satışın en yaygın olduğu sektör ise yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmetleri oldu. Bunu yüzde 25,4 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 23,7 ile toptan ve perakende ticaret izledi. BİLİŞİM UZMANI İSTİHDAMI YÜZDE 15,2 Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı yüzde 15,2’ye çıktı. Bu oran 2024’te yüzde 13,4 seviyesindeydi. 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 73,3’ü bilişim uzmanı istihdam ederken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 29,8, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 10,8 oldu. Öte yandan girişimlerin yüzde 6,4’ü 2025 yılında bilişim uzmanı işe aldı veya işe almaya çalıştı. Bu girişimlerin yüzde 31,7’si işe alım sürecinde güçlük yaşadığını bildirdi. En önemli sorunlar arasında adayların yüksek ücret beklentisi yüzde 82,6 ile ilk sırada yer aldı. BULUT BİLİŞİM KULLANIMI YÜZDE 20,2 Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı yüzde 20,2 oldu. Çalışan sayısı arttıkça bulut kullanımının da yükseldiği görüldü. 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 57,0’si ücretli bulut bilişim hizmeti kullanırken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 33,3, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 16,7 olarak gerçekleşti. Bilişim teknolojileri sistemlerinde en az bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 76,0 iken 2026’da yüzde 83,0’a yükseldi. Buna karşın girişimlerin yüzde 9,4’ü 2025 yılında en az bir bilişim teknolojileri güvenliği ihlali yaşadığını bildirdi. Güvenlik ihlallerinde ilk sırada, yüzde 6,4 ile dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilişim teknolojileri hizmetlerine erişememe yer aldı. Bunu yüzde 5,6 ile kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı ya da bozulması ve yüzde 5,3 ile veri gizliliğinin ihlal edilmesi izledi. Araştırma sonuçları, Türkiye’de girişimlerin dijital teknolojileri kullanımının giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, işletmelerin özellikle yüksek hızlı internet, sosyal medya, e-satış, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında dijital dönüşüm sürecini sürdürdüğünü gösterdi.

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek Haber

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek

Yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasındaki hızlı yükselişi, kurumların dijital dönüşüm stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) 2026 yılı birinci çeyrek verilerine göre, mart ayı sonu itibarıyla güvenli elektronik imza için kullanılan nitelikli elektronik sertifika sayısı 9,93 milyona, mobil güvenli elektronik imza sertifikası sayısı ise 1,29 milyona ulaştı. Toplam nitelikli elektronik sertifika sayısının 11,22 milyon olarak kaydedildiği bu tablo; kamu hizmetlerinden finans, sağlık ve sigortacılığa kadar pek çok sektörde elektronik imzanın yaygınlaştığını ve kurumların dijital süreçlerini güvenle yönetmek adına yaptıkları yatırımların ivme kazandığını bir kez daha kanıtladı. Yapay zekâ karar alıyor, dijital güven geçerlilik sağlıyor Yapay zekâ artık sadece içerik üretimi veya analiz yapan bir araç olmaktan çıkarak; sözleşme hazırlama, satın alma, insan kaynakları, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik operasyonel süreçlerde aktif rol üstlenmeye başladı. Ancak yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriklerin ve desteklenen kararların güvenilir, izlenebilir ve hukuken geçerli kalabilmesi için elektronik imza, dijital kimlik doğrulama ve zaman damgası gibi dijital güven teknolojileri hayati önem taşıyor. Örneğin yapay zekânın kurumlar adına sözleşme taslakları oluşturabildiği ve madde önerileri sunduğu bir yapıda; hangi versiyonun onaylandığının, kim tarafından imzalandığının ve belgenin yürürlüğe giriş tarihinin elektronik imza ve zaman damgasıyla kayıt altına alınması, sürecin hem hukuki geçerliliğini hem de kurumsal güvenilirliğini teminat altına alıyor. Benzer şekilde satın alma süreçlerinde yapay zekâ; tedarikçilerden gelen teklifleri maliyet, teslimat süresi ve teknik kriterler bazında karşılaştırarak en optimal seçeneği belirleyebiliyor. Buna karşın nihai kararın yetkili yöneticilerce elektronik imzayla onaylanması, hem kurumsal yetki hiyerarşisini koruyor hem de işlemin denetlenebilir ve güvenli olmasını sağlıyor. Önümüzdeki 3 ile 5 yılda rekabeti dijital güven belirleyecek E-Güven'e göre önümüzdeki dönemde dijital güven, kurumlar için sadece siber riskleri azaltan bir araç olmanın ötesine geçerek; operasyonel verimliliği, müşteri sadakatini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım alanına dönüşecek. Kurumlar için yeni başarı kriteri, yapay zekâ kullanıp kullanmadıkları değil; bu teknolojileri ne derece güvenli, izlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yönetebildikleri olacak. Bu noktada elektronik imza, dijital kimlik ve zaman damgası gibi güven teknolojileri, yapay zekâ çağındaki dijital dönüşümün temel altyapısını oluşturmaya devam edecek. E-Güven tarafından yapılan değerlendirmede ayrıca, önümüzdeki süreçte fiziksel imzanın tamamen yok olmayacağı ancak kullanım alanının giderek daralacağı belirtilirken, asıl büyük dönüşümün imza yönteminden ziyade iş süreçlerinde yaşandığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "Dijital dönüşümün başarısı, kullanılan teknolojilerin türünden ziyade, o teknolojilere duyulan güvenle ölçülüyor. Bu nedenle elektronik imza ve dijital güven teknolojileri, yapay zekâ çağında sürdürülebilir dijital ekonominin en temel yapı taşları arasında yer alıyor" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor Haber

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor

Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda iş dünyasından eğitime, üretimden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm oluşturuyor. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki çalışmalar hız kazanırken, gençlerin teknolojiye olan ilgisi de dikkat çekiyor. 15-34 yaş aralığında yaklaşık 27 milyon genç nüfusa sahip olan Türkiye'nin, teknoloji ve girişimcilik alanında önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda gençler için yeni fırsatlar oluşturan önemli bir dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Yapay zekânın günümüzde birçok sektörde etkisini artırdığını belirten Yılmaz, "Dünyanın en büyük şirketlerinden küçük girişimlere kadar birçok kurum, yapay zekâ destekli çözümlerle daha hızlı ve verimli çalışmanın yollarını arıyor. Gençlerimiz için de önemli fırsatlar ortaya çıkıyor." dedi. Teknolojinin girişimcilik anlayışını değiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, geçmişte büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerektiren işlerin bugün daha küçük ekiplerle ve dijital imkânlarla küresel ölçekte geliştirilebildiğini söyledi. "GENÇLER TEKNOLOJİYİ TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN TARAFTA OLMALI" Yapay zekânın yalnızca yazılım alanında değil; mimarlık, mühendislik, finans, iletişim gibi birçok sektörde çalışan profesyoneller için de önemli bir araç haline geldiğini belirten Yılmaz, gençlerin dijital becerilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, "Kendini geliştiren, yabancı dil öğrenen, dijital becerilerini artıran ve yeniliklere açık olan gençler geleceğin dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olacak." diye konuştu. Türkiye'nin en büyük avantajlarından birinin genç ve dinamik nüfusu olduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin eğitim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemiyle desteklenmesi halinde önemli başarı hikâyelerinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Yapay zekânın insanın yerini alan bir teknoloji olarak değil, insan üretkenliğini artıran bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Geleceği şekillendirecek olanlar, bu dönüşümü takip eden değil, yön veren gençler olacaktır." dedi.

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek Haber

2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi, 11-12 Aralık’ta Çırağan Sarayı’nda Gerçekleşecek

Küresel ekonomi, enerji, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm alanlarında dünyanın önde gelen iş ve fikir liderlerini bir araya getiren İstanbul Ekonomi Zirvesi, bu yıl “Yeni Dengeler & Küresel İş Birlikleri” temasıyla 11-12 Aralık 2025 tarihlerinde Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilecek. İki gün sürecek zirvede ekonomi, finans, enerji, turizm, teknoloji, sanayi, gayrimenkul, sağlık, eğitim, gıda ve girişimcilik gibi farklı alanlardan iş dünyasının liderleri bir araya gelerek yeni küresel düzenin dinamiklerini masaya yatıracak. İstanbul Ekonomi Zirvesi, bu yıl da küresel ölçekte yankı uyandıracak oturumlarıyla dikkat çekiyor. “Yeni Dengeler ve Küresel İş Birlikleri” temasıyla düzenlenen zirve; jeopolitik değişimlerin ekonomi üzerindeki etkilerinden, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine, sürdürülebilir yatırımlardan enerji politikalarına kadar geniş bir yelpazede konuları gündeme taşıyacak. Zirvede kamu temsilcileri, uluslararası yatırımcılar, diplomatik misyonlar, iş insanları ve akademisyenler bir araya gelerek küresel ekonomik iş birliklerinin geleceğini değerlendirecek. Bu yıl ayrıca, İstanbul Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenecek özel oturumlarda Avrupa, Asya, Körfez, Afrika ve Amerika ülkeleri ile Türkiye arasındaki yatırım fırsatları ele alınacak. İstanbul, Küresel İş Birliklerinin Merkezi Olmaya Devam Ediyor Zirvenin İcra Kurulu Başkanı Abdullah Değer, bu yılki temanın küresel dönüşüm sürecinde Türkiye’nin rolünü vurgulamak açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti: “Dünyada ekonomik güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde Türkiye, stratejik konumu ve üretim gücüyle küresel iş birliklerinin merkezinde yer alıyor. 2025 İstanbul Ekonomi Zirvesi’nde, bu dönüşüm sürecinde ülkemizin nasıl daha etkin bir rol üstlenebileceğini ele alacağız. Zirvenin iş dünyası için yeni ortaklıklara ve uzun vadeli yatırımlara kapı aralamasını hedefliyoruz.” Zirve’nin ilk günü Küresel ekonomik dengeler, turizm, yapay zekâ ve sürdürülebilir kalkınma gibi geleceği şekillendiren başlıklara odaklanan panellerle başlayacak. Alanında uzman konuşmacıların ve uluslararası yatırımcıların katılımıyla gerçekleşecek oturumlarda; otomotiv, teknoloji, sağlık ve finans gibi başlıkların yanı sıra dijital dönüşümün ekonomi üzerindeki etkileri, küresel turizmde yeni eğilimler, yapay zekânın üretimden hizmet sektörüne uzanan dönüşüm gücü ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin iş dünyasına yansımaları tartışılacak. İkinci gün ise, küresel finans ve dijitalleşme, savunma sanayi ve teknolojik yenilikler, ekonomik dönüşümler ve kadın istihdamı ile uluslararası ticaretin yeni dinamikleri gibi başlıklarda düzenlenecek özel panellerle devam edecek. Katılımcılar, iki gün boyunca yalnızca fikir alışverişinde bulunmakla kalmayıp, Türkiye’nin ekonomik vizyonunu belirleyen karar alıcılarla doğrudan temas kurma, uluslararası iş birlikleri geliştirme ve yeni yatırım fırsatlarını değerlendirme olanağı da bulacak. Zirve, bu yönüyle yalnızca bir fikir platformu değil, aynı zamanda küresel ölçekte iş birliği ve ortaklıkların temellerinin atıldığı önemli bir buluşma noktası olmayı sürdürecek. Zirve Programına İlişkin Detaylar ve Bu Yılki Yenilikler Zirve programı bu yıl da önemli yeniliklerle zenginleşiyor. 11 Aralık akşamı, B2B toplantıların ardından “Dünya Barışı” temalı özel bir resepsiyon düzenlenecek. Gecenin açılışı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Türkiye’nin yedi bölgesinden kültürel izler taşıyan özel bir gösteriyle yapılacak. Ardından, barış ve birlik mesajını vurgulayan özel bir defile sahnelenecek. Gecenin finalinde ise Türkiye’de görev yapan büyükelçi ve başkonsoloslar sahneye çıkarak, birer dakikalık konuşmalarla dünya barışı mesajlarını paylaşacak. Zirve, 12 Aralık akşamı düzenlenecek görkemli gala gecesiyle sona erecek. Enbe Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek gala yemeğinde, yılın en başarılı kurum ve isimleri 9. İstanbul Altın Değerler Ödül Töreni ile onurlandırılacak. Bu yılki zirve, Koluman Holding ana sponsorluğu ve Sanofi co-sponsorluğunda gerçekleşiyor. Destekçiler arasında TGA, TÜRSAB, İTÜ ARI Teknokent, Borusan Otomotiv, Astor Enerji, Forma Makina, Bahçeşehir Koleji, Güneri Makina, HPM Hijyen Proses Makinaları, Agrotech ve Mopa Exclusive yer alıyor. Ayrıca bu yıl, Microsoft, Koton, Arzum, KoçSistem gibi önemli markalar ile Dünya Kadın Girişimciler Derneği, EBRD, UNDP ve IFC gibi saygın uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri de konuşmacı olarak zirvede yer alacak. İki gün boyunca toplam 10 panel ve 4 özel konuşma düzenlenecek, 50 farklı ülkeden katılımcının yer alacağı zirveyle birlikte uluslararası iş birliği ve küresel diyaloğun önemi bir kez daha vurgulanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.