Hava Durumu

#Festival

giresunsonhaber - Festival haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Festival haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN HALK OYUNLARI POLATLI’DA SAHNE ALDI Haber

GİRESUN’UN HALK OYUNLARI POLATLI’DA SAHNE ALDI

GİRESUN’UN HALK OYUNLARI POLATLI’DA SAHNE ALDI Giresun Belediyesi Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu, Ankara’nın Polatlı ilçesinde düzenlenen Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ne katılarak Giresun yöresinin halk oyunlarını sahneledi. Farklı şehir ve ülkelerden ekiplerin buluştuğu festival, Giresun ile Polatlı arasındaki 2015 yılından bu yana devam eden kardeş şehir ilişkilerine de kültür ve sanat boyutuyla katkı sağladı. Giresun Belediyesi Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu, Polatlı Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Halk Oyunları Festivali kapsamında Giresun’u temsil etti. Farklı şehirlerden ve ülkelerden halk oyunları topluluklarının katıldığı festivalde ekipler, kendi yörelerine ve kültürlerine ait gösterileri izleyicilerle buluşturdu. Giresun ekibi de sahne programında Giresun yöresine ait halk oyunlarını sergileyerek kentin halk kültürünü ve geleneksel oyunlarını Polatlı’da tanıttı. GİRESUN İLE POLATLI ARASINDAKİ KARDEŞLİK 2015’E UZANIYOR Festivalin Giresun açısından bir başka önemi ise iki belediye arasındaki kardeş şehir ilişkisi oldu. Giresun Belediyesi ile Polatlı Belediyesi arasında 2015 yılında imzalanan kardeş şehir protokolü kapsamında sürdürülen ilişkiler, festival programıyla kültür ve sanat alanında da devam etti. Festival kapsamında Giresun Belediyesi heyeti Polatlı Belediyesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Polatlı Belediye Başkan Yardımcısı Bilal Haşim Avcı, Giresun Belediyesi Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu’nun festivale katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek ekibe teşekkür etti. Giresun heyetinde ise Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten ile Halk Oyunları Topluluğu temsilcileri yer aldı. GİRESUN KÜLTÜRÜ ULUSLARARASI FESTİVALDE TANITILDI Uluslararası Halk Oyunları Festivali, farklı yöre ve ülkelerin halk kültürlerinin aynı sahnede buluşmasına imkan sağlarken, Giresun Belediyesi Konservatuvarı da kentin geleneksel halk oyunlarını festival izleyicilerine taşıdı. Giresun ekibinin Polatlı programı, bir yandan kentin kültürel değerlerinin farklı şehirlerden ve ülkelerden katılımcılara tanıtılmasına, diğer yandan Giresun-Polatlı kardeş şehir ilişkisinin kültürel etkinliklerle sürdürülmesine katkı sağladı.

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI

GİRESUN’DA 27. ISLIK DİLİ FESTİVALİ COŞKUSU BAŞLADI UNESCO’nun Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Giresun’un dünyaca ünlü Islık Dili, 27. Islık Dili Festivali ile yeniden gündemin merkezine taşındı. Festivalin Giresun şehir merkezindeki tanıtım programında protokol üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve vatandaşlar Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Islık Dili gösterileri, horon, yöresel lezzetler ve renkli görüntülerle başlayan festival coşkusu, 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyündeki ana programla devam edecek. Giresun’un Çanakçı ilçesinde nesiller boyunca vadiden vadiye haberleşme yöntemi olarak kullanılan ve bugün kentin dünyaya açılan önemli kültürel değerlerinden biri haline gelen Islık Dili için düzenlenen festivalin 27’ncisi başladı. Çanakçı Kaymakamlığı koordinasyonunda 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festivalin ilk büyük buluşması Giresun şehir merkezinde yapıldı. Gazi Caddesi Debboy mevkiinden başlayan geleneksel festival yürüyüşüne Giresun Valisi Mustafa Koç, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, siyasi parti ve teşkilat temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek üyeleri, öğrenciler, yöresel ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş, Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerle devam etti. DEBBOY’DAN ATATÜRK MEYDANI’NA FESTİVAL YÜRÜYÜŞÜ Festivalin daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla bu yıl programın bir bölümü Giresun şehir merkezine taşındı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüşte yöresel kıyafetler, halk oyunları ekipleri ve festivalin simgesi haline gelen Islık Dili ön plana çıktı. Giresun Valiliği de programın temel amacının UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında yer alan Islık Dili’nin ve Giresun’un yöresel kültürünün tanıtılması, korunması ve yaşatılması olduğunu vurguladı. Atatürk Meydanı’nda devam eden programda katılımcılar Islık Dili ile konuşmanın nasıl gerçekleştirildiğini yakından görme fırsatı buldu. ISLIK DİLİ MEYDANDA YANKILANDI Festival programının en dikkat çekici bölümlerinden biri Islık Dili ile konuşma tanıtımı oldu. Çanakçı’nın sarp vadilerinde geçmişte insanların kilometrelerce uzaktan birbirleriyle haberleşmesini sağlayan bu geleneksel iletişim biçimi, Giresun şehir merkezinde gerçekleştirilen gösteriyle vatandaşlara tanıtıldı. Islık Dili’nin yalnızca belirli seslerin çıkarılmasından ibaret olmadığı, Türkçedeki kelime ve cümlelerin ıslık seslerine dönüştürülerek karşı tarafa aktarılabildiği gösterildi. Bu yönüyle festival, bir eğlence organizasyonunun ötesinde kaybolma riski taşıyan kültürel bir iletişim geleneğinin canlı biçimde tanıtıldığı bir kültür buluşmasına dönüştü. HORONLA KARADENİZ COŞKUSU Programda Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarından horon da yer aldı. Yöresel ekiplerin gerçekleştirdiği gösteriler festival alanına renk katarken katılımcılar stantları gezerek festival kapsamında hazırlanan etkinlikleri takip etti. Milletvekili Nazım Elmas da programın ardından yaptığı değerlendirmede festivalin renkli görüntülere sahne olduğunu belirterek, halk oyunları gösterilerini izlediklerini, festival alanındaki stantları ziyaret ettiklerini ve vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade etti. Elmas, Islık Dili gibi kültürel değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Milletvekili Ali Temür de Giresun’daki 27. Islık Dili Festivali tanıtım yürüyüşüne katıldığını açıkladı. PANCAR ÇORBASI VE MISIR EKMEĞİ İKRAM EDİLDİ Festivalde yalnızca Islık Dili değil, Giresun mutfağının geleneksel lezzetleri de tanıtıldı. Katılımcılara pancar çorbası ikram edilirken festival alanında Giresun’a özgü mısır ekmeği de yer aldı. Böylece programda Islık Dili, halk oyunları ve yöresel mutfak aynı çatı altında buluşturularak Giresun kültürünün farklı unsurları ziyaretçilere tanıtıldı. DÜNYANIN TANIĞI OLDUĞU GİRESUN MİRASI Islık Dili’nin uluslararası ölçekte tanınmasında en önemli gelişme 6 Aralık 2017’de yaşandı. Türkiye’nin başvurusu üzerine Islık Dili, UNESCO tarafından Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alındı. UNESCO kararıyla birlikte Giresun’un Çanakçı ilçesi ve özellikle Kuşköy ile özdeşleşen iletişim kültürü dünya ölçeğinde tescil edilmiş oldu. Ancak “acil koruma” statüsü, Islık Dili’nin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Cep telefonları ve modern iletişim araçlarının yaygınlaşması, köylerden kentlere göç ve günlük yaşam biçiminin değişmesiyle birlikte Islık Dili’nin kullanım alanı yıllar içerisinde daraldı. Bu nedenle festivalin temel hedeflerinden biri Islık Dili’ni yalnızca hatırlatmak değil, çocuklara ve gençlere öğretmek ve yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşımak. VADİLERİN HABERLEŞME YÖNTEMİYDİ Islık Dili’nin ortaya çıkışında Doğu Karadeniz’in coğrafi şartları belirleyici oldu. Çanakçı ve çevresindeki derin vadiler, yüksek tepeler ve birbirinden uzak yerleşimlerde normal insan sesinin karşı yamaya ulaşması çoğu zaman mümkün değildi. Bölge halkı bu sorunu kelimeleri ıslığa dönüştürerek çözdü. Geçmişte Islık Dili; düğün ve cenaze haberlerinin verilmesinden imece çağrılarına, komşuların birbirlerine seslenmesinden hayvanların yönlendirilmesine kadar günlük hayatın birçok alanında kullanıldı. Telefonun bulunmadığı yıllarda vadinin bir ucundan diğerine gönderilen bir ıslık, kimi zaman insanların en hızlı haberleşme aracı oldu. FESTİVAL GELENEĞİ 1997’DEN BU YANA SÜRÜYOR Islık Dili’nin tanıtılması ve korunması amacıyla Kuşköy’de başlatılan festival geleneğinin geçmişi 1997 yılına kadar uzanıyor. Başlangıçta yerel ölçekte gerçekleştirilen organizasyon, yıllar içerisinde büyüyerek Giresun’un önemli kültür etkinliklerinden biri haline geldi. Festivalin vazgeçilmez etkinlikleri arasında Islık Dili ile konuşma ve mesaj aktarma yarışmaları bulunuyor. Geçmiş yıllarda yarışmacılar kendilerine verilen günlük konuşma cümlelerini ıslıkla başka bir kişiye aktararak Islık Dili’nin gerçek bir iletişim sistemi olarak nasıl çalıştığını ziyaretçilere gösterdi. SON ÜÇ YILDA GELENEK KESİNTİSİZ SÜRDÜ Festivalin 24’üncüsü 2023, 25’incisi 2024, 26’ncısı ise 2025 yılında gerçekleştirildi. 2023 yılındaki festivalde günlük hayatta kullanılan çeşitli cümlelerin Islık Dili’yle karşı tarafa aktarılması büyük ilgi gördü. 2024 ve 2025 organizasyonlarında da Islık Dili yarışmaları ve kültürel etkinlikler devam ederken özellikle geleneğin genç kuşaklara aktarılması yönündeki çağrılar ön plana çıktı. Bu yıl 27’ncisi gerçekleştirilen festivalle birlikte yaklaşık 30 yıllık organizasyon geleneği bir kez daha sürdürüldü. ŞİMDİ SIRA KUŞKÖY’DE Giresun şehir merkezindeki yürüyüş ve tanıtım etkinliklerinin ardından festivalin asıl buluşması 6 Eylül Pazar günü Çanakçı’nın Kuşköy köyünde gerçekleştirilecek. Açıklanan programa göre Kuşköy Festival Alanı’ndaki etkinlikler 10.00-18.00 saatleri arasında devam edecek. Festival programında Islık Dili gösterilerinin yanı sıra kültürel etkinlikler ve müzik programları yer alacak. Böylece 4 Eylül’de Giresun şehir merkezinde başlayan festival, Islık Dili’nin doğduğu ve bugün en güçlü biçimde yaşatıldığı vadilere taşınacak. GİRESUN’UN SESİ KUŞKÖY’DEN DÜNYAYA ULAŞACAK Giresun’da bugün gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca 27. festivalin başlangıcı olmadı. Program aynı zamanda UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak kabul edilen bir Giresun değerinin şehir merkezinden yeniden görünür hale getirilmesi anlamını taşıdı. Bir dönem Çanakçı’nın vadilerinde insanların birbirlerine haber ulaştırmak için kullandıkları ıslıklar, bugün Giresun’un kültürel kimliğini dünyaya anlatan en özgün değerlerden birine dönüşmüş durumda. Giresun merkezindeki renkli başlangıcın ardından gözler şimdi 6 Eylül Pazar günü Kuşköy’de yapılacak ana festival programına çevrildi. Islık Dili, bu kez doğduğu vadilerde yeniden yankılanacak.

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu Haber

42 Lezzet Noktası Ordu'nun En İddialı Reçetelerini Aynı Rotada Buluşturdu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ordu Kültür Yolu Festivali, kentin zengin mutfak kültürünü gastronomi dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen “Lezzet Noktası” projesi kapsamında Ordu’ya gelen şefler, seçkiye giren işletmeleri tek tek gezdi, yöresel tatların peşine düştü ve ziyaretçiler için “Ordu’da ne yenir?” listesi hazırladı. Mutfağa giren, ustalarla buluşan ve yöresel lezzetleri yerinde tadan şefler; kullanılan malzemelerden geleneksel üretim yöntemlerine kadar Ordu mutfağını mercek altına aldı. Her şefin favorisi farklı olsa da ortak mesaj değişmedi: Ordu’ya geldiyseniz bu lezzetleri tatmadan dönmeyin! Ordu Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan şef Necati Yılmaz ev sahipliği yaparken, Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’ndeki şef Ömer Bozyap, şef Araz Aknam, televizyon programcısı ve yazar Elif Korkmazel ile gastronomi yazarı Talip Bayram da festivalin konukları arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının tanınmış isimleri, Altınordu’dan Ünye’ye, Perşembe’den Fatsa’ya, Gülyalı’dan Gölköy ve Mesudiye’ye uzanan lezzet rotasında Ordu mutfağının izini sürdü. Balık restoranlarından pidecilere, esnaf lokantalarından köy mutfağı sunan işletmelere, pastanelerden yerel tatlı üreticilerine kadar farklı adresleri ziyaret eden isimler, kentin öne çıkan tatlarını yerinde deneyimledi. “Lezzet Noktası” seçkisiyle Ordu sofrasının öne çıkan adresleri belirlenirken, kentin zengin mutfak kültürü de tüm çeşitliliğiyle vitrine çıktı. NECATİ YILMAZ’DAN ORDU LİSTESİ: ORDU TOSTUNDAN KAVURMAYA UZANAN LEZZETLER Festivalin Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan ev sahibi şefi Necati Yılmaz, Ordu’ya ilk kez gelenlere karalahana çorbası, Ordu pidesi, Ordu tostu ve Akkuş’ta yetişen kuru fasulyeyi önerirken, balık sevenlerin levrek buğulama ya da benekli alabalığı, et sevenlerin kavurmayı tatması gerektiğini söyledi. Ordu’da doğup büyüyen bir şef olduğunu ve İstanbul’da yaşamasına rağmen festival daveti aldığında hemen geldiğini söyleyen Yılmaz, Ordu mutfağının dünyadaki sağlıklı beslenme trendinin göbeğinde yer aldığını belirterek, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun gastronomisine ve bu kültürün tanınmasına çok büyük bir desteği olacağını ifade etti. ARAZ AKNAM’IN FAVORİ ÜÇLÜSÜ: KURU FASULYE, TURŞU KAVURMASI, PİDE Konuk şef Araz Aknam, şehre gelenlerin ilk olarak kuru fasulye, turşu kavurması ve pideyi denemesini önerdi. Turşu kavurmasının başka yerlerde kolay ulaşılamayacak bir tat olduğuna dikkat çeken Aknam, bu üç lezzeti Ordu gezisinin vazgeçilmezleri arasında gösterdi. Yabani otların ve bitkilerin Ordu mutfağında bu ölçüde kullanılmasını kendileri için “bambaşka bir aydınlanma” olarak değerlendiren Aknam, Lezzet Noktaları’nın yerel halkın kendi ürünleri ve yemekleri konusunda bilinçlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Aknam’a göre gastronomi kültürünü korumanın yolu, önce o kültüre sahip çıkmaktan geçiyor. DERİN BALIK’TA KURAL NET: DENİZDEN BUGÜN NE ÇIKTIYSA O Derin Balık işletme sahibi Burçin Doğan, restoranın 2007 yılında açıldığını, işletmenin balıkçılık geçmişinin ise 50 yılı aşan ve Ordu’nun en eski çiğ balık satış tezgahına uzanan bir birikime dayandığını anlattı. Günlük tazeliği işletmenin değişmez kuralı olarak tanımlayan Doğan, o gün denizden çıkan balıkları sunduklarını, ürünleri ertesi güne bırakmadıklarını ve dondurmadıklarını söyledi. Mekanın öne çıkan tabaklarını başta levrek buğulama, mezgit tava ve ızgara balıklar olarak sıraladı. Ordu sofrasında balığın ardından pideyi ve melocan, pancar çorbası ve mısır ekmeğini öneren Doğan, festival sayesinde kentin lezzetlerinin Türkiye genelinde daha fazla tanınacağına inandığını ifade etti. “TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL SİMİDİ ‘ORDU SİMİDİ’” Şirin Tost işletme sahibi Ferdi Gürsu, Ordu tostunun lezzetinin ekmek ve sucukla ilgili olduğunu ifade ederken; iyi pişmiş ve pekmezli Ordu simidi için “Bana göre Türkiye’nin en güzel simidi” dedi. Ordu’nun doğallığı ve temiz havasının kentin mutfak kimliğini desteklediğini söyleyen Gürsu, Lezzet Noktası projesinin Ordu’nun yerel tatlarını Türkiye çapında tanıtması açısından olumlu bir çalışma olduğunu dile getirdi. ET VE SÜT ÜRÜNLERİ YÖREDEN TEMİN EDİLİYOR İspirli Pide’nin ikinci kuşak işletmecisi Burak Kaya, işletmenin babası Mehmet Kaya tarafından 1990 yılında kurulduğunu anlattı. Pide yapımında kullandıkları et ve süt ürünlerini çoğunlukla yöreden temin ettiklerini belirten Kaya; Ordu’ya gelecek ziyaretçilere pide ve pancar çorbası önerdi. Kaya, yenilebilir otların çeşitliliği sayesinde otlu yemekler, kayganalar ve yeşillik ağırlıklı çorbaların öne çıktığını, bu yapının vejetaryenler için de güçlü seçenekler sunduğunu ifade etti. Lezzet Noktası seçkisinde yer almanın işletmeyi hijyen ve kalite açısından daha görünür kıldığını belirten Kaya, projenin satışlara ve müşteri memnuniyetine katkı sağladığını dile getirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU Haber

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU

GÖRELE İKİ GÜN KEMENÇEYLE COŞTU, MEYDANLAR HORANA DURDU Görele Belediyesi tarafından düzenlenen 16. Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali; geleneksel kemençe yürüyüşü, meydan konserleri, horan gösterileri ve Kolombiya’dan gelen Los Opitas dans grubunun katılımıyla tamamlandı. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlar, iki gün boyunca kemençenin sesi ve horanın coşkusuyla buluştu. Görele’nin kültürel kimliğiyle özdeşleşen kemençe ve horan, 16. Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali ile bir kez daha sokaklara ve meydanlara taşındı. Görele Belediyesi tarafından 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen festival, iki günlük programın ardından sona erdi. Kemençe sanatçıları, yöresel müzik yorumcuları, horan ekipleri ve yabancı konukların buluştuğu festivalin merkezi Cumhuriyet Meydanı oldu. Meydanı dolduran vatandaşlar, sahneden yükselen ezgilere horan halkalarıyla eşlik etti. KEMENÇE MÜZESİ’NDEN CUMHURİYET MEYDANI’NA Festival, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayan geleneksel kemençe yürüyüşüyle açıldı. Kemençeciler, horancılar ve vatandaşların birlikte katıldığı yürüyüş, Görele sokaklarını açık hava sahnesine çevirdi. Kemençe sesleri eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na ulaşan kortejin ardından sahne programı başladı. Geleneksel yürüyüş, kemençeyi yalnızca festival sahnesinde değil, ilçenin günlük yaşamının içinde de görünür kıldı. İKİ GÜN BOYUNCA KEMENÇE, HORAN VE MÜZİK Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan festival sahnesi, iki gün boyunca kemençe ustalarını, yöresel sanatçıları ve horan ekiplerini ağırladı. Programın öne çıkan isimlerinden Hakan Könek ilk gün, Mela Bedel ise ikinci gün Görelelilerle buluştu. Farklı kuşaklardan kemençe sanatçılarının aynı sahneyi paylaştığı festivalde geleneksel ezgiler, halk oyunları ve konserler art arda gerçekleştirildi. Meydanda kurulan horan halkaları festivalin iki gününe de damga vurdu. Görele Belediyesi, festivalde oluşan yoğun katılımı “meydanlara sığmayan muhteşem bir enerji” sözleriyle değerlendirdi. İki günlük programın tamamlanmasıyla Görele, hafta sonu boyunca kemençe ve horanın merkezi oldu. KOLOMBİYA’DAN GÖRELE’YE UZANAN KÜLTÜR BULUŞMASI Festivalin uluslararası katılımını Kolombiya’dan gelen Agrupación Folclórica Los Opitas dans grubu temsil etti. Grup başkanı Carmenza Mendez eşliğinde Görele’ye gelen konuk ekibi Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun karşıladı. Los Opitas üyeleri, festival programı kapsamında Görele’nin kültürel ve turistik değerlerini de yakından tanıdı. İlçenin turizm noktalarından Mısır Değirmeni’ni gezen grup, Kemençe Kültür Parkı’nda son kuşak kemençe sanatçısı Haşim Torun’un resitalini dinledi. Konuklara coğrafi işaretli Görele Pidesi ile ilçenin meşhur dondurması ikram edildi. Kolombiyalı grubun festivale katılımı, Görele’nin kemençe ve horan kültürüyle Güney Amerika halk danslarını aynı organizasyonda buluşturdu. KEMENÇE YALNIZCA SAHNEDE DEĞİL, KENTİN HAFIZASINDA Görele’de kemençe yalnızca geleneksel bir çalgı değil; ilçenin tarihini, toplumsal hafızasını ve kuşaklar arasındaki kültürel bağı taşıyan temel değerlerden biri. Festival kapsamında gerçekleştirilen yürüyüş, konserler, toplu horanlar ve usta sanatçıların dinletileri bu mirası meydanlarda yeniden görünür kıldı. Genç kemençeciler ile usta sanatçıların aynı programda yer alması, geleneğin yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sundu. Kolombiyalı dans grubunun katılımı da festivalin kültürler arası buluşma niteliğini güçlendirdi. 16’NCI FESTİVAL İKİ GÜNLÜK COŞKUYLA TAMAMLANDI Görele Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen organizasyonun 15’incisi 2025 yılında iki gün, 14’üncüsü ise 2024 yılında üç gün sürmüştü. Belediye kayıtlarına göre 12’nci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali de 19-21 Temmuz 2019 tarihlerinde gerçekleştirilmişti. Bu yıl 16’ncı kez düzenlenen festival; kemençe yürüyüşünden meydan konserlerine, horan gösterilerinden uluslararası kültür buluşmasına uzanan iki günlük programla tamamlandı. Görele, festival boyunca kemençesini, horanını, yöresel lezzetlerini ve kültürel mirasını yerli ve yabancı konuklarıyla paylaştı.

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK Haber

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK

GÖRELE’DE KEMENÇE VE HORAN COŞKUSU İKİ GÜN SÜRECEK Görele Belediyesi tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenecek Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali, 18-19 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Festival, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel kemençe yürüyüşüyle açılacak. Görele’nin kültürel kimliğinin en güçlü simgelerinden kemençe ve horan, hafta sonunda düzenlenecek festivalle yeniden meydanlara taşınacak. Görele Belediyesi tarafından hazırlanan iki günlük programda kemençe sanatçıları, yöresel müzik yorumcuları ve horan ekipleri vatandaşlarla buluşacak. Festivalin ilk günü olan 18 Temmuz Cumartesi, Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel yürüyüşün ardından etkinlikler Cumhuriyet Meydanı’nda devam edecek. İkinci gün programı ise 19 Temmuz Pazar günü aynı meydanda gerçekleştirilecek. Festival afişinde, ilk gün programının öne çıkan isimleri arasında Hakan Könek, ikinci gün programında ise Mela Bedel yer alıyor. İki gün boyunca çok sayıda kemençe sanatçısı, ses sanatçısı ve yöresel müzik topluluğu sahneye çıkacak. FESTİVAL GELENEKSEL KEMENÇE YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK Festivalin açılışını oluşturacak kemençe yürüyüşü, 18 Temmuz Cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak. Kemençeciler, horancılar ve vatandaşların katılımıyla yapılacak yürüyüşün ardından festival programı Cumhuriyet Meydanı’na taşınacak. Geleneksel yürüyüş, önceki festivallerde de organizasyonun en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Kemençecilerin aynı anda çaldığı ezgilere vatandaşların horanla eşlik ettiği yürüyüş, Görele’nin sokaklarını açık hava sahnesine dönüştürdü. 2024 yılında düzenlenen 14’üncü festival de Kemençe Kültür Parkı’ndan başlayan yürüyüşle açılmıştı. İKİ GÜN BOYUNCA KEMENÇE, HORAN VE YÖRESEL MÜZİK Cumhuriyet Meydanı’nda kurulacak festival sahnesinde iki gün boyunca kemençe dinletileri, yöresel sanatçı konserleri ve horan gösterileri gerçekleştirilecek. Program, Görele kemençe geleneğinin farklı kuşaklardan temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak. Festivalin yalnızca bir konser organizasyonu olarak değil, Görele’nin kemençe kültürünü yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma çalışması olarak öne çıkması bekleniyor. Önceki yıllardaki etkinliklerde de kemençe ustaları, yöresel sanatçılar ve halk oyunları ekipleri festival programında yer aldı. 15’İNCİ FESTİVALDE GÖRELE İKİ GÜN BOYUNCA HORANA DURDU 2025 yılında düzenlenen 15’inci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali de iki gün boyunca devam etmiş, ilçede kemençe ve horan ezgileri yankılanmıştı. Görele Belediyesi, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede organizasyonun ilçenin kültürünü, kemençesini ve kemençe ustalarını tanıtma amacına ulaştığını açıklamıştı. 2024 yılında gerçekleştirilen 14’üncü festival ise üç gün sürmüş; geleneksel yürüyüş, sanatçı konserleri, kemençe dinletileri ve horan gösterileriyle tamamlanmıştı. Belediye, festival boyunca Görele kültürünün ve kemençe geleneğinin geniş kitlelere tanıtıldığını bildirmişti. Festivalin daha önceki dönemleri de temmuz aylarında düzenlendi. Görele Belediyesi kayıtlarına göre 12’nci Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali, 19-21 Temmuz 2019 tarihleri arasında üç günlük programla gerçekleştirilmişti. KEMENÇE FESTİVALİN ÖTESİNDE BİR KÜLTÜR KİMLİĞİ Görele’de kemençe, yalnızca müzik etkinliklerinde kullanılan geleneksel bir çalgı değil; ilçenin tarihsel ve kültürel kimliğinin temel unsurlarından biri olarak kabul ediliyor. Festival programlarının Kemençe Müzesi ve Kemençe Kültür Parkı çevresinden başlatılması da bu kültürel bağın görünür hale getirilmesini sağlıyor. Yıllar içinde festival kapsamında gerçekleştirilen kemençe yürüyüşleri, toplu horanlar, usta sanatçıların sahne performansları ve genç kemençecilerin katılımı, geleneğin farklı kuşaklar arasında aktarılmasına katkı sundu. GÖRELE BELEDİYESİNDEN FESTİVALE DAVET Görele Belediyesi, vatandaşları 18-19 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek festivale davet etti. Belediye tarafından yapılan çağrıda, festivalin cumartesi günü saat 17.30’da Kemençe Müzesi önünden başlayacak geleneksel yürüyüşle açılacağı bildirildi. 16’ncı Uluslararası Kemençe ve Horan Festivali Tarih: 18-19 Temmuz 2026 Açılış yürüyüşü: 18 Temmuz Cumartesi, saat 17.30 Yürüyüş başlangıcı: Kemençe Müzesi önü Festival alanı: Cumhuriyet Meydanı, Görele Program: Kemençe dinletileri, sanatçı konserleri, horan gösterileri ve meydan etkinlikleri.

GİRESUN’DA YAZ ETKİNLİKLERİ FESTİVAL HAVASINDA SÜRÜYOR Haber

GİRESUN’DA YAZ ETKİNLİKLERİ FESTİVAL HAVASINDA SÜRÜYOR

GİRESUN’DA YAZ ETKİNLİKLERİ FESTİVAL HAVASINDA SÜRÜYOR Giresun Belediyesi tarafından düzenlenen Temmuz Yaz Etkinlikleri, kentin farklı noktalarında vatandaşları kültür, sanat ve eğlenceyle buluşturmaya devam ediyor. Yazlık sinemadan konserlere, DJ performanslarından kitap günlerine ve kadın el emeği pazarına kadar birçok etkinlik, Giresun’da yaz akşamlarına renk katıyor. Giresun Yaz Akşamlarını Etkinliklerle Yaşıyor Giresun Belediyesi tarafından 1 Temmuz’da başlatılan Temmuz Yaz Etkinlikleri, vatandaşların yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kentin farklı noktalarında düzenlenen programlar, Giresunlulara ve şehre gelen misafirlere keyifli yaz akşamları yaşatıyor. Kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getiren etkinlikler kapsamında Yazlık Sinema, Konserler, DJ Performansları, Kitap Günleri ve Kadın El Emeği Pazarı gibi birçok program vatandaşlarla buluşuyor. Kentte Festival Havası Temmuz ayı boyunca sürecek etkinlikler, şehirde adeta festival havası estiriyor. Gençler etkinlik alanlarında eğlenceli aktivitelerle vakit geçirirken, aileler de müzik, kültür ve sanat programlarıyla yaz akşamlarının tadını çıkarıyor. Giresun’un sosyal yaşamına hareket katan organizasyon, yaz mevsimini kentte daha canlı ve renkli hale getiriyor. Etkinlikler 31 Temmuz’a Kadar Sürecek Yetkililer, Temmuz Yaz Etkinlikleri’nin 31 Temmuz 2026 Cuma günü sona ereceğini bildirdi. Programların ay boyunca kentin farklı noktalarında vatandaşlarla buluşmaya devam edeceği belirtildi. Başkan Köse’den Davet Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, tüm vatandaşları temmuz ayı boyunca devam edecek yaz etkinliklerine davet etti. Başkan Köse, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Giresun’u sadece hizmetlerle değil, kültür ve sanatla da yaşayan bir kent haline getirmek istiyoruz. Amacımız hemşehrilerimizin yaz aylarını dolu dolu geçirmesini sağlamak, kültür ve sanatı herkes için ulaşılabilir hale getirmek. Tüm vatandaşlarımızı bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum.”

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Haber

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU

KARABULDUK’TAN ERKÖY’E UZANAN KÜLTÜR YOLCULUĞU Keşap Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının geleneksel mirası, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen 4. Otçu Göçü Festivali ile yaşatıldı. Festivalde yayla kültürü, horon, müzik, birlik ve beraberlik mesajlarıyla gelecek kuşaklara taşındı. YAYLA GELENEĞİ ERKÖY’DE BULUŞTU Giresun’un köklü yayla kültürlerinden biri olan Otçu Göçü geleneği, bu yıl da geniş katılımla yaşatıldı. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği organizasyonunda, Erköy ev sahipliğinde düzenlenen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, köy halkını, gurbetten gelen hemşehrileri ve yayla kültürüne gönül veren vatandaşları bir araya getirdi. Festival, yalnızca bir yayla buluşması olarak değil; geçmişten bugüne taşınan kültürel mirasın yeniden hatırlatıldığı, yaşatıldığı ve gelecek nesillere aktarılmaya çalışıldığı anlamlı bir organizasyon olarak öne çıktı. “YALNIZCA YAYLAYA ÇIKMAK DEĞİL” Etkinlikte verilen mesajlarda, Otçu Göçü’nün sadece yaylaya çıkmaktan ibaret olmadığı vurgulandı. Bu kadim geleneğin; atalarımızdan kalan mirası yaşatmak, köy ve yayla bağını güçlendirmek, kültüre, dile, müziğe, komşuluk ilişkilerine ve köklü değerlere sahip çıkmak anlamı taşıdığı ifade edildi. Karabulduk ve çevre yaylalarının ortak hafızasında önemli bir yere sahip olan Otçu Göçü, geçmişte üretimin, hayvancılığın, imecenin ve yayla yaşamının doğal bir parçasıydı. Bugün ise bu gelenek, festival havasında düzenlenen kültürel buluşmalarla canlı tutuluyor. HORON, MÜZİK VE YÖRESEL RENKLER Festival boyunca yöre halkı, Karadeniz kültürünün vazgeçilmez unsurlarıyla bir araya geldi. Horonlar oynandı, türküler söylendi, yöresel değerler sahneye taşındı. Katılımcılar hem doğayla iç içe vakit geçirdi hem de köy ve yayla kültürünün birleştirici ruhunu yaşadı. Etkinlikte, özellikle genç kuşakların bu kültürle buluşturulması dikkat çekti. Böylece Otçu Göçü geleneğinin sadece geçmişin bir hatırası olarak kalmaması, yaşayan bir kültür olarak geleceğe taşınması amaçlandı. BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI Organizasyonda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür edilirken, birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Festivalin, Karabulduk Köyü ve çevre yaylaları arasında dayanışmayı güçlendirdiği, hemşehrilik bağlarını pekiştirdiği ve ortak kültürel değerleri görünür kıldığı belirtildi. Verilen mesajlarda, kardeşliğin güçlü, birlik ve beraberliğin daim, bereketin bol olması temennisinde bulunuldu. GELENEK GELECEĞE TAŞINIYOR Erköy ev sahipliğinde gerçekleştirilen Geleneksel 4. Otçu Göçü Festivali, Giresun’un yayla kültürünün hâlâ güçlü biçimde yaşatıldığını bir kez daha gösterdi. Karabulduk’tan çevre yaylalara uzanan bu kültür yolculuğu, geçmişle gelecek arasında kurulan anlamlı bir bağ oldu. Festival, Giresun’da köy, yayla ve gurbet kültürünün ortak belleğini yaşatan; insanları aynı değerler etrafında buluşturan önemli bir kültür etkinliği olarak hafızalarda yerini aldı.

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Haber

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE

KARABULDUK’TAN KARAOVACIK’A: GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ PEŞ PEŞE SAHNEDE Giresun’da yayla kültürünün en köklü miraslarından biri olan otçu göçü geleneği, bu yıl iki ayrı organizasyonla gündeme geldi. Biri Karabulduk-Erköy hattında, diğeri Espiye Karaovacık Yaylası’nda yapılacak etkinlikler; aynı kültürel hafızadan beslenmesine rağmen tarih, rota, düzenleyen kurum ve organizasyon yapısı bakımından birbirinden ayrılıyor. Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali, 4-5 Temmuz tarihlerinde Erköy ev sahipliğinde yapılırken; Espiye Belediyesi tarafından organize edilen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği ise 11-12 Temmuz’da Karaovacık Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Giresun’da aynı gelenek, bu yıl iki ayrı coğrafyada yaşatılacak. Bir tarafta Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer tarafta 27 yıllık Karaovacık Yaylası buluşması var. İki etkinlik de otçu göçü kültürünü yaşatmayı hedefliyor; ancak her biri kendi bölgesinin tarihini, aidiyetini ve yayla yolculuğunu temsil ediyor. AYNI GELENEK, FARKLI COĞRAFYA Otçu göçü, Karadeniz’in yaylacılık kültüründe yalnızca bir şenlik adı değil; köyden yaylaya uzanan mevsimlik yaşamın, üretimin, imecenin, hayvancılığın ve hemşehrilik bağlarının ortak hafızasıdır. Bu nedenle Giresun’un farklı bölgelerinde aynı gelenek, farklı adlarla ve farklı tarihlerde yaşatılabiliyor. Karabulduk-Erköy hattındaki etkinlik daha çok köy, dernek ve çevre yaylalar merkezli bir kültür buluşması olarak öne çıkarken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Espiye Belediyesi öncülüğünde 27 yıldır sürdürülen daha geniş ölçekli bir yayla organizasyonu kimliği taşıyor. KARABULDUK-ERKÖY HATTINDA 4. BULUŞMA Karabulduk Köyü ve Çevre Yaylaları Koruma ve Güzelleştirme Derneği tarafından düzenlenen Geleneksel Otçu Göçü Festivali, bu yıl dördüncü kez gerçekleştiriliyor. Afişte yer alan bilgilere göre etkinlik, 4 Temmuz 2026’da Erköy Kırboğazı’nda otçu göçü kampının kurulmasıyla başladı. Programın ikinci gününde ise 5 Temmuz 2026 saat 09.00’da Karabulduk’tan hareket edilerek festival programı sürdürüldü. Programın saat 10.00’da başlaması planlandı. Organizasyon, Dernek Başkanı Selahattin Toslu imzasıyla duyuruldu. Davette, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kültürel mirasını yaşatmak amacıyla düzenlenen festivale katılımdan onur duyulacağı belirtildi. KÖYDEN YAYLAYA UZANAN HAFIZA Karabulduk-Erköy Otçu Göçü Festivali, yalnızca sahne etkinliği ya da eğlence programı olarak görülmüyor. Bu organizasyon, köy yaşamı ile yayla kültürü arasındaki bağı diri tutan yerel bir hafıza çalışması niteliği taşıyor. Geçmişte otçu göçü; hayvanların yaylaya çıkarılması, otlakların değerlendirilmesi, ailelerin yaz döneminde yayla yaşamına geçmesi ve köy-yayla düzeninin başlaması anlamına geliyordu. Bugün ise aynı gelenek, festival ve kültür buluşmalarıyla yeniden görünür hale getiriliyor. Karabulduk ve çevre yaylaları açısından bu etkinlik; gurbetten memlekete dönüşü, köy aidiyetini, komşuluk bağlarını ve kuşaklar arası kültürel aktarımı temsil ediyor. KARAOVACIK’TA 27 YILLIK GELENEK Giresun’da otçu göçü kültürünün bir diğer önemli adresi ise Karaovacık Yaylası. Espiye Belediyesi tarafından düzenlenen 27. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, 11-12 Temmuz 2026 tarihlerinde yapılacak. Belediye tarafından yapılan duyuruda, şenliğin doğa, kültür, gelenek ve hemşehrilik ruhunu bir araya getireceği vurgulandı. Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği, Karabulduk-Erköy organizasyonuna göre daha eski ve daha kurumsal bir geçmişe sahip. Bu yıl 27’ncisi yapılacak şenlik, Espiye ve Karaovacık Yaylası çevresinde yayla kültürünün en görünür organizasyonlarından biri olarak dikkat çekiyor. SILA, GURBET VE YAYLA AYNI SOFRADA BULUŞUYOR Karaovacık Şenliği’nin en güçlü yönlerinden biri, sıla ile gurbeti aynı yayla atmosferinde buluşturması. Yaz aylarında memleketine dönen Giresunlular, yayla şenliklerinde hem akrabalarıyla hem de hemşehrileriyle bir araya geliyor. Horon, yöresel müzik, geleneksel kıyafetler, yayla havası ve toplu buluşmalar; bu şenlikleri yalnızca eğlence değil, aynı zamanda kültürel devamlılık alanı haline getiriyor. Karaovacık Yaylası’nda yapılacak 27. şenlik de bu yönüyle Espiye’nin yayla kültürünü yaşatan en önemli organizasyonlarından biri olarak görülüyor. NEDEN FARKLI TARİHLERDE YAPILIYOR? İki etkinliğin farklı tarihlerde yapılması, ilk bakışta karışıklık yaratabiliyor. Ancak bu durum, otçu göçü geleneğinin tek bir kuruma ya da tek bir yaylaya ait olmamasından kaynaklanıyor. Karabulduk-Erköy organizasyonu, Karabulduk Köyü ve çevre yaylalarının kendi kültürel hattına göre planlanıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye Belediyesi’nin geleneksel takvimi ve Karaovacık Yaylası merkezli organizasyon yapısı üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle iki etkinlik birbirinin alternatifi değil; aynı kültürel mirasın iki ayrı bölgede yaşatılan farklı kolları olarak değerlendiriliyor. ROTALAR DA ORGANİZASYONUN KİMLİĞİNİ GÖSTERİYOR Karabulduk-Erköy hattındaki festivalde hareket ve kamp karakteri öne çıkıyor. Programda Erköy Kırboğazı’nda kamp kurulması, ardından Karabulduk’tan hareket edilmesi dikkat çekiyor. Bu yönüyle organizasyon, köy-yayla arasındaki geleneksel geçişi sembolik olarak yaşatıyor. Karaovacık Şenliği’nde ise merkez, doğrudan Karaovacık Yaylası. Burada belediye organizasyonlu, daha geniş katılımlı, sahne ve yayla buluşması ağırlıklı bir program yapısı öne çıkıyor. HARİTA İLE ANLATILMASI GEREKEN İKİ AYRI HAT Haberin görsel anlatımında iki ayrı harita kutusu kullanılabilir. İlk haritada Karabulduk – Erköy Kırboğazı hattı işaretlenmeli. Bu haritada Karabulduk hareket noktası, Erköy ev sahipliği ve Kırboğazı kamp alanı ayrı ayrı gösterilebilir. İkinci haritada ise Espiye – Karaovacık Yaylası hattı öne çıkarılmalı. Burada Espiye ilçe merkezi ile Karaovacık Yaylası şenlik alanı arasındaki bağlantı gösterilebilir. Bu iki harita, okurun iki etkinliğin aynı gelenekten beslendiğini ama farklı coğrafi hatlara sahip olduğunu daha kolay anlamasını sağlar. KÜLTÜRÜN PARÇALANMASI DEĞİL, YEREL SAHİPLENMENİN GÖSTERGESİ Aynı adla ya da benzer adlarla farklı bölgelerde otçu göçü etkinliklerinin yapılması, bir dağınıklık değil; aksine yerel sahiplenmenin göstergesi olarak okunmalı. Karabulduk-Erköy festivali, Karabulduk ve çevre yaylalarının kendi köy-yayla hafızasını yaşatıyor. Karaovacık Şenliği ise Espiye ve Karaovacık Yaylası merkezli 27 yıllık bir geleneği sürdürüyor. İki organizasyonun da ortak hedefi aynı: yayla kültürünü yaşatmak, hemşehrilik bağlarını güçlendirmek ve otçu göçü geleneğini gelecek kuşaklara aktarmak. GİRESUN’DA YAYLA KÜLTÜRÜ FARKLI KOLLARDAN YAŞATILIYOR Giresun’da bu yıl peş peşe yapılacak otçu göçü organizasyonları, yayla kültürünün kent genelinde hâlâ güçlü bir karşılığı olduğunu gösteriyor. Karabulduk-Erköy hattındaki 4. Geleneksel Otçu Göçü Festivali daha yerel, köy ve dernek merkezli bir kimlik taşırken; Karaovacık Otçugöçü Yayla Şenliği 27 yıllık geçmişiyle daha kurumsal ve geniş katılımlı bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Farklı tarihlerde, farklı rotalarda ve farklı kurumlar tarafından düzenlenseler de iki etkinlik de Giresun’un ortak kültür hafızasına hizmet ediyor. YOLLAR FARKLI, GELENEK AYNI Giresun’da otçu göçü bu yıl iki ayrı rota üzerinden yeniden sahneye çıkıyor. Bir yanda Karabulduk’tan Erköy Kırboğazı’na uzanan köy-yayla hafızası, diğer yanda Karaovacık Yaylası’nda 27 yıldır sürdürülen büyük buluşma var. Yollar farklı, takvim farklı, organizasyonlar farklı; ancak yaşatılmak istenen değer aynı: yaylaya çıkan insanın doğayla, kültürle, hemşehrilikle ve geçmişiyle kurduğu bağ.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.