Hava Durumu

#Ferrero

giresunsonhaber - Ferrero haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ferrero haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

REKABET KURULU KARARI: FERRERO'NUN 2026 YILI FINDIK ALIM TAAHHÜDÜ 45 BİN TON Haber

REKABET KURULU KARARI: FERRERO'NUN 2026 YILI FINDIK ALIM TAAHHÜDÜ 45 BİN TON

REKABET KURULU KARARI: FERRERO'NUN 2026 YILI FINDIK ALIM TAAHHÜDÜ 45 BİN TON Rekabet Kurumunun 6 Kasım 2025 tarihinde duyurduğu düzenlemeye göre, Ferrero'nun 2024–2026 dönemini kapsayan yıllık 45 bin tonluk asgari kabuklu fındık alım taahhüdü, yalnızca 2025 yılında 30 bin tona indirildi. Kurul, diğer taahhütlerin devam edeceğini ve yükümlülüklere uyulmaması halinde günlük idari para cezası uygulanabileceğini açıkladı. Rekabet Kurulunun Ferrero Fındık İthalat İhracat ve Ticaret AŞ hakkında aldığı kararlar, şirketin 2026 yılı fındık alım yükümlülüklerini de kapsıyor. Rekabet Kurumunun 6 Kasım 2025 tarihli resmî açıklamasına göre, şirketin 7 Mart 2024 tarihinde kabul edilen ve 2024–2026 dönemini kapsayan taahhütleri arasında, her yıl eylül–aralık döneminde en az 45 bin ton kabuklu fındık alımı bulunuyor. 2025 YILINA ÖZGÜ İSTİSNA 2026'YI KAPSAMIYOR Ferrero'nun başvurusu üzerine Rekabet Kurulu, 2025 yılında yaşanan rekolte düşüşü ve kalite sorunlarını dikkate alarak asgari alım miktarını yalnızca o yıl için 45 bin tondan 30 bin tona indirdi. Kurum, söz konusu değişikliğin sınırlı ve geçici olduğunu, yalnızca 2025 yılı için geçerli bulunduğunu duyurdu. Böylece açıklanan taahhüt çerçevesinde 2026 yılı için yıllık 45 bin tonluk asgari alım esası korunmuş oldu. FERRERO'NUN UYMASI GEREKEN ÜÇ TEMEL KOŞUL Rekabet Kurumunun açıklamasında, şirketin devam eden yükümlülükleri şöyle belirtildi: Müdahale referans fiyatının altında fındık alımı yapmamak. Bir sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşmamak. Her yıl eylül–aralık döneminde belirlenen asgari alım miktarına uymak. Bu kapsamda 45 bin tonluk miktar asgari alım yükümlülüğünü, 100 bin tonluk miktar ise sezonluk üst sınırı ifade ediyor. TAAHHÜTLERE UYULMAZSA GÜNLÜK PARA CEZASI Rekabet Kurumu, açıklamasında Ferrero'nun revize edilen veya devam eden taahhütlerinden herhangi birine uymaması halinde günlük idari para cezasıyla karşılaşabileceğini bildirdi. Kurum, yaptırımın taahhütlere uyulmayan süre boyunca uygulanabileceğini ve ihlal süresi uzadıkça mali sonuçlarının ağırlaşabileceğini belirtti. Rekabet Kurulu, 2025 yılında yapılan sınırlı değişikliğin fındık piyasasındaki rekabetçi dengeyi korumayı, üreticilerin mağduriyetini önlemeyi ve sektör istikrarını desteklemeyi amaçladığını açıkladı. Ferrero'nun 2026 yılı için açıklanan 45 bin tonluk asgari alım taahhüdünü fiilen ne ölçüde yerine getirdiğine ilişkin gerçekleşme bilgisi ise söz konusu Rekabet Kurumu duyurusunda bulunmuyor. Kaynak: T.C. Rekabet Kurumu, 6 Kasım 2025 tarihli “Rekabet Kurulu, Ferrero'nun Fındık Alım Taahhütlerini Revize Etti” başlıklı resmî açıklama.

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Haber

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Uluslararası tarım ürünleri piyasasını izleyen Mundus Agri, Türkiye'de 2026 mahsulü fındıkta kalite sorunlarının yaygınlaştığını bildirdi. Yayına göre TMO ve Ferrero'nun yüksek miktarda ürünü kabul etmemesi, piyasada kaliteli hammadde teminine ilişkin endişeleri artırırken gelecek aylarda fiyat dalgalanmaları yaşanabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası tarımsal emtia yayın kuruluşu Mundus Agri, 22 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı piyasa değerlendirmesinde Türk fındık sektörünün karşı karşıya bulunduğu kalite sorunlarını gündeme taşıdı. Ordu merkezli piyasa değerlendirmesinde, fındıkta kalite sorununun yaygın olduğu, alım fiyatlarında değişimler yaşandığı ve ihracat performansının beklentilerin altında kaldığı belirtildi. TMO VE FERRERO'NUN ALIMLARINDA KALİTE SORUNU Mundus Agri'nin haberine göre Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile uluslararası gıda şirketi Ferrero, kalite sorunları nedeniyle yüksek miktarda fındığı alım için kabul etmedi. Haberde, TMO'nun bazı kalite kriterlerini esnetmesine rağmen sezon sonunda gerçekleştirebileceği toplam alım miktarına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü değiştiği ifade edildi. Başlangıçta 200 bin ile 250 bin ton arasında öngörülen alım miktarının, 150 bin ile 200 bin ton düzeyinde kalabileceği değerlendirildi. Ancak bu rakamlar gerçekleşmiş alım miktarları değil, uluslararası piyasa yayınında yer alan tahminlerdir. KALİTELİ FINDIKTA ARZ SORUNU YAŞANABİLİR Piyasa değerlendirmesinde dikkat çekilen bir diğer konu, kalite sorunlarının ticarete sunulan fındığın niteliği üzerindeki olası etkileri oldu. Kalite standartlarını karşılayan ürün miktarının sınırlanması halinde, özellikle sanayi ve ihracat için uygun hammadde temininde güçlükler yaşanabileceği değerlendiriliyor. Mundus Agri, bu durumun önümüzdeki aylarda fiyatlarda ani yükselişlere yol açabileceğine ilişkin piyasa beklentilerini aktardı. Bununla birlikte söz konusu değerlendirme, fiyatların kesin olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. Fiyatların yönü; üreticilerin satış kararları, sanayi kuruluşlarının stokları, ihracat talebi ve piyasaya sunulan ürün miktarına bağlı olacak. GİRESUN FINDIĞI İÇİN KALİTE DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR Uluslararası piyasalarda kalite konusunun öne çıkması, Giresunlu fındık üreticileri açısından da önem taşıyor. Ürünlerin sağlam iç oranı, randımanı, nem durumu ve diğer kalite özellikleri, satış fiyatı ile alıcıların kabul koşullarını doğrudan etkileyebiliyor. Kalite standartlarını karşılayan fındığa yönelik talebin artması, uygun nitelikte ürün bulunduran üreticiler için pazarlama avantajı oluşturabilir. Buna karşılık kalite sorunu yaşayan üreticilerin ürünlerini değerlendirmesi güçleşebilir. Ancak Giresun'daki üreticilerin ne kadarının bu durumdan etkilendiğini ortaya koyan güncel ve doğrulanmış il bazlı bir veri bulunmuyor. FINDIK PİYASASINDA GÖZLER YENİ ALIM VERİLERİNDE Mundus Agri'nin değerlendirmesi, 2026 fındık sezonunda yalnızca toplam üretim miktarının değil, ticarete uygun ürün miktarının da yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde TMO'nun gerçekleşen alımları, özel sektörün hammadde talebi ve ihracat verileri, kalite sorunlarının piyasa üzerindeki etkisini daha somut biçimde ortaya koyacak. KAYNAKLAR Mundus Agri – Der AUDITOR, Hazelnuts: Quality Viewed as Widespread Problem, 22 Ekim 2026, saat 13.06. Orijinal haber. https://www.mundus-agri.eu/news/hazelnuts-quality-viewed-widespread-problem.n38256.html?utm_source=chatgpt.com Giresun Sonhaber, Fındıkta Üretici Makasta, 21 Ekim 2026. Giresun'daki fiyat ve maliyet koşullarına ilişkin önceki haber. Giresun Sonhaber, TMO Genel Müdürü Güldal Fındık Alım Merkezlerini Denetledi, 25 Ekim 2026. Randıman ve alım uygulamalarına ilişkin önceki haber.

FERRERO'NUN ALIM FİYATI VE ŞARTLARI NETLEŞMEYİ BEKLİYOR Haber

FERRERO'NUN ALIM FİYATI VE ŞARTLARI NETLEŞMEYİ BEKLİYOR

Ferrero'nun 45 Bin Tonluk Fındık Alımı Gündemde: 250 TL İddiası ve Rekabet Kurulu Kararları Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Kadir Mutioğlu, Ferrero'nun 2026 yılı fındık alım taahhüdünü uygulamaya başlayacağını bildirdi. Yıl sonuna kadar 45 bin ton kabuklu fındığın kilogramı 250 TL'den alınacağı yönündeki bilgi üreticilerin gündemine girerken, şirketin fiyat ve alım şartlarına ilişkin resmî açıklaması henüz doğrulanamadı. FERRERO'NUN ALIM FİYATI VE ŞARTLARI NETLEŞMEYİ BEKLİYOR Oxijen TV'nin 21 Ekim 2026 tarihli haberine göre Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Kadir Mutioğlu, Ferrero'nun bu hafta içerisinde fındık alım taahhüdünü yerine getirmeye başlayacağını açıkladı. Mutioğlu'nun aktardığı bilgilere göre şirketin yıl sonuna kadar A, B ve C kategorilerinde toplam 45 bin ton kabuklu fındık alması ve kilogram başına 250 TL fiyat uygulaması bekleniyor. Ferrero'nun geçen yıl aynı dönemde yaklaşık 300 TL seviyesinden alım yaptığı da haberde belirtiliyor. Ancak 2025 yılına ait söz konusu fiyatın şirketin kesinleşmiş ortalama alım fiyatı olduğu bağımsız olarak doğrulanamadı. Öte yandan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026–2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL, Levant kalite fındık için 250 TL alım fiyatı açıklamıştı. Ferrero için gündeme gelen 250 TL'nin hangi randıman, kalite ve teslim koşullarında uygulanacağı ise henüz açıklığa kavuşmadı. REKABET KURULUNUN FINDIK PİYASASINDAKİ KARARLARI Ferrero'nun Türkiye fındık piyasasındaki faaliyetleri geçmiş yıllarda da Rekabet Kurulunun incelemelerine konu oldu. 2018 yılında yapılan başvurular üzerine yürütülen ön araştırma, 26 Aralık 2019 tarihli kararla soruşturma açılmasına gerek görülmeden sonuçlandırıldı. Kasım 2022'de ise şirketin fındık alım, kırım ve ihracat piyasalarındaki faaliyetlerine yönelik yeni bir soruşturma başlatıldı. Bu süreç, Ferrero tarafından sunulan taahhütlerin 7 Mart 2024 tarihinde kabul edilmesiyle sonlandırıldı. Taahhütler kapsamında şirketin TMO'nun müdahale referans fiyatının altında alım yapmaması, bir sezonda 100 bin ton kabuklu fındık alımını aşmaması ve eylül-aralık döneminde asgari 45 bin ton alım gerçekleştirmesi öngörüldü. Ancak Ankara 15. İdare Mahkemesi, taahhütlerin rekabet endişelerini gidermede yeterli güvence sağlamadığı gerekçesiyle Kurulun soruşturmayı sonlandırma kararını iptal etti. Rekabet Kurumu, 7 Temmuz 2025 tarihli açıklamasında mahkeme kararının Ferrero'nun Türkiye'deki faaliyetlerinin yasaklandığı veya şirkete ceza verildiği anlamına gelmediğini bildirdi. 2025'TE 30 BİN TONA DÜŞÜRÜLEN TAAHHÜT 2026'DA YENİDEN GÜNDEMDE Rekabet Kurulu, 6 Kasım 2025 tarihinde yayımladığı açıklamada, rekolte düşüşü ve kalite sorunları nedeniyle Ferrero'nun eylül-aralık dönemindeki asgari alım yükümlülüğünü yalnızca 2025 yılı için 45 bin tondan 30 bin tona indirdiğini duyurdu. Kurum, diğer taahhütlerin devam ettiğini ve yükümlülüklere uyulmaması halinde günlük idari para cezası uygulanabileceğini bildirdi. Böylece 2026 yılı için yeniden gündeme gelen 45 bin tonluk alım miktarının dayanağı, önceki Rekabet Kurulu düzenlemeleri oldu. Bununla birlikte söz konusu miktarın ne kadarının fiilen satın alındığı, alımların hangi tarihlerde ve hangi fiyatlardan gerçekleştirileceği henüz bağımsız olarak doğrulanamadı. Giresun başta olmak üzere fındık üreticisi illerde, şirketin açıklayacağı kesin alım şartlarının serbest piyasa fiyatlarına nasıl yansıyacağı takip ediliyor. Haber kaynağı: Oxijen TV – http://Ferrero'dan 45 Bin Tonluk Fındık Alımı Taahhüdü (21 Ekim 2026) Resmî doğrulama kaynakları: Rekabet Kurumu – http://Ferrero ile İlgili Mahkeme Kararı Hakkında Açıklama (7 Temmuz 2025) Rekabet Kurumu – http://Ferrero'nun Fındık Alım Taahhütleri Revize Edildi (6 Kasım 2025 Tarım ve Orman Bakanlığı – http://2026/2027 Sezonu Fındık Alım Fiyatları

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR Haber

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR PİYASAYI REGÜLE EDECEK GÜÇ OLMAZSA ÜRETİCİ YİNE FİYAT OYUNUNUN ORTASINDA KALACAK TMO’nun Giresun kalite fındığı 255 TL’den almaya başlamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandındaki direnci sürüyor. Piyasanın hesabı; TMO’nun yeterli miktarda ürün alamaması, Ferrero’nun alıma geç girmesi ve FİSKOBİRLİK’in etkili bir fiyatla sahaya çıkmaması ihtimali üzerine kuruluyor. Bu senaryo gerçekleşirse kazanan düşük maliyetle ürün toplayan büyük alıcılar, kaybeden ise yine üretici olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 24 Ağustos 2026 itibarıyla yeni sezon fındık alımlarına başladı. Ancak kamu alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki büyük fark henüz kapanmadı. TMO, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL’den alıyor. Giresun kalite fındıkta 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için kilogram başına 5,10 TL ilave ödeme yapılıyor. Buna karşılık Giresun serbest piyasasında üreticinin karşısına ağırlıklı olarak 190–200 TL bandında fiyatlar çıkıyor. Böylece TMO ile serbest piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. TMO’nun resmî alım programında alımların ilk etapta 16 noktada başlayacağı, hasat durumuna göre bu sayının 61’e çıkarılabileceği belirtiliyor. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK FARK Giresun kalite fındığını 190 TL’den satan üretici ile TMO’ya 255 TL’den teslim eden üretici arasında bir ton üründe 65 bin TL fark bulunuyor. Serbest piyasa fiyatı 200 TL kabul edildiğinde bile bir ton üründeki fark 55 bin TL’ye ulaşıyor. Beş ton fındığı bulunan bir üretici açısından toplam kayıp 275 bin TL ile 325 bin TL arasında değişebiliyor. Bu rakam, sıradan bir piyasa farkı olarak görülemeyecek kadar büyük. Üstelik ürün aynı ürün, üretici aynı üretici, maliyet aynı maliyet. Değişen tek şey, üreticinin karşısında fındığını teslim edebileceği güçlü bir alternatifin bulunup bulunmaması. TÜCCAR NEDEN 190–200 TL BANDINDA DİRENİYOR? Serbest piyasadaki alıcıların fiyat yükseltmemesinin arkasında birkaç temel beklenti bulunuyor. Bunların başında TMO’nun açıkladığı 255 TL’ye rağmen piyasayı regüle edecek büyüklükte ürün alamayabileceği düşüncesi geliyor. TMO’nun alım kapasitesi sınırlı kalır, randevular ileri tarihlere uzar veya üretici ödeme süresini bekleyemezse fındığın yeniden tüccara yönelmesi bekleniyor. TMO ürün bedellerini teslimattan sonraki 21’inci günden itibaren ödüyor. Serbest piyasa ise daha hızlı ödeme, yerinde alım ve daha kolay teslim gibi avantajlar sunuyor. Ancak bu kolaylıkların kilogram başına 55–65 liralık farkı açıklayıp açıklayamayacağı ayrı bir tartışma konusu. Piyasadaki ikinci beklenti, büyük sanayi alıcılarının yeni sezon alımlarına gecikmeli başlaması. Özellikle Ferrero’nun hangi fiyat ve takvimle piyasaya gireceği yakından izleniyor. Şirketin alıma geç başlayacağı yönündeki değerlendirmeler şu aşamada resmî açıklamadan çok piyasa beklentisine dayanıyor. Üçüncü ve belki de en önemli başlık ise FİSKOBİRLİK’in henüz güçlü ve açık bir alım politikasıyla sahada görünmemesi. PİYASAYI AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL, ALINAN TONAJ DÜZENLER TMO’nun 255 TL açıklaması tek başına serbest piyasayı regüle etmeye yetmez. Asıl belirleyici olan, Ofisin bu fiyatla kaç ton fındık alacağı ve üreticinin TMO’ya ne kadar kolay ulaşabileceğidir. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, randevuya konu fındık miktarının 100 bin tonu geçtiğini açıkladı. Bu rakam TMO tarafından kamuya açık toplam veri olarak henüz ayrıca duyurulmasa da üreticinin fiyat farkı nedeniyle TMO’ya yöneldiğini gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendiriliyor. TMO gelen ürünü düzenli biçimde alırsa özel sektörün 190–200 TL’den fındık bulması zorlaşacak. Üretici ürününü pazara indirmezse arz daralacak ve özel sektör fiyat yükseltmek zorunda kalacak. Ancak TMO’nun alımı yavaşlar, randevular uzar ve üreticinin nakit ihtiyacı ağır basarsa serbest piyasa düşük fiyatı korumaya çalışabilecek. Bu nedenle sezonun temel sorusu yalnızca “TMO kaç lira açıkladı?” değil, “TMO piyasadan kaç ton fındık çekecek?” sorusudur. FİSKOBİRLİK’İN DEĞERİNİ ÖNCE KENDİSİ ANLAMALI Bugün yaşanan tablo, FİSKOBİRLİK’in neden kurulduğunu ve üretici açısından neden vazgeçilmez bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK, 1938 yılında üreticinin ürününü değerinde pazarlaması ve özel alıcılar karşısında yalnız kalmaması amacıyla kuruldu. Uzun yıllar devlet destekleme alımlarında görev yaptı ve bazı dönemlerde Türkiye fındık üretiminin önemli bölümünü satın alarak piyasanın en güçlü aktörlerinden biri oldu. Ancak bugün TMO 255 TL’den alım yaparken serbest piyasa 190–200 TL’de direniyor ve üretici güçlü bir kooperatif alıcısının eksikliğini hissediyor. FİSKOBİRLİK’in resmî duyurular sayfasında 20 Ağustos tarihli “Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlığı yer alıyor. Buna karşın haberin hazırlandığı saat itibarıyla yeni sezon için açık bir alım fiyatı, başlangıç tarihi, ödeme takvimi ve ayrıntılı alım koşulları kamuoyuna net biçimde sunulmuş değil. Oysa üreticinin bugün ihtiyacı olan şey yalnızca kampanya başlığı değil; peşin veya kısa vadeli ödeme, açık fiyat, güçlü finansman ve yeterli tonajla yapılacak gerçek bir alımdır. FİSKOBİRLİK’in değerini yalnızca üretici veya kamuoyu değil, öncelikle kurumun kendisi anlamalıdır. Çünkü FİSKOBİRLİK’in anlamı tabelasında, geçmişinde veya yaptığı açıklamalarda değil; üreticinin en çaresiz olduğu gün piyasaya girerek denge kurabilmesindedir. ÜRETİCİ FİYATI BELİRLEYEN DEĞİL, ÖNÜNE KONULANI KABUL EDEN TARAF Piyasa yeterince regüle edilmediğinde ürününü bekletecek ekonomik gücü olmayan üretici, alıcının belirlediği fiyata razı olmak zorunda kalıyor. Düğün, okul, banka, işçilik, gübre, patoz ve günlük yaşam giderleri üreticinin kapısında bekliyor. Fındığı uzun süre elinde tutamayan üretici, hukuken satıp satmamakta özgür görünse de ekonomik olarak aynı özgürlüğe sahip değil. Bu şartlarda üretici fiyatı belirleyen değil, önüne konulan rakamı kabul etmeye zorlanan taraf haline geliyor. Başka bir ifadeyle piyasayı dengeleyecek güçlü bir kurum olmayınca üretici, fiyat oyununun ortasında yalnız bırakılıyor. DÜŞÜK FİYAT KİMİN İŞİNE YARIYOR? Serbest piyasadaki fiyatın yükselmemesi, yüksek miktarda hammadde satın alan sanayici ve ihracatçıların maliyet avantajını koruyor. Ürün 190–200 TL bandında toplandığında büyük alıcıların maliyeti düşerken üreticinin gelir kaybı büyüyor. Ancak bu durumun bütün tüccarların veya şirketlerin birlikte yürüttüğü organize bir fiyat politikası olduğu ileri sürülecekse somut belge ve veriye ihtiyaç bulunuyor. Her tüccarı aynı kefeye koymak doğru değil. Bununla birlikte ortaya çıkan ekonomik sonuç değişmiyor: TMO ile serbest piyasa arasındaki 55–65 liralık fark kapanmadığı sürece düşük fiyat büyük alıcının lehine, üreticinin aleyhine çalışıyor. ÜÇ KURUM, TEK KRİTİK DENGE Önümüzdeki günlerde fındık fiyatının yönünü üç gelişme belirleyecek: TMO’nun kaç ton ürün alacağı, Ferrero ve diğer büyük sanayi alıcılarının ne zaman ve hangi fiyatla piyasaya gireceği, FİSKOBİRLİK’in ise gerçek bir alım gücüyle sahaya çıkıp çıkmayacağı. TMO güçlü alım yapar, FİSKOBİRLİK açık ve rekabetçi fiyatla piyasaya girer, büyük alıcıların ürün ihtiyacı artarsa 190–200 TL bandının korunması zorlaşır. Buna karşılık TMO’nun tonajı sınırlı kalır, FİSKOBİRLİK beklemeyi sürdürür ve büyük sanayi alıcıları piyasaya geç girerse üreticinin fındığı düşük fiyatla satmaya zorlandığı dönem uzayabilir. FINDIKTA GERÇEK SINAV ŞİMDİ BAŞLADI TMO’nun 255 TL’den alıma başlaması önemli ancak tek başına yeterli değil. 255 TL’nin yalnızca tabelada kalan bir rakam mı, yoksa serbest piyasayı yukarı taşıyan gerçek bir güç mü olacağını TMO’nun alacağı ürün miktarı gösterecek. FİSKOBİRLİK’in 88 yıllık geçmişinin anlamı da tam bu noktada ortaya çıkacak. Kurum üreticinin yanında güçlü biçimde yer alırsa piyasanın dengesi değişebilir. Sessiz ve etkisiz kalırsa üretici bir kez daha alıcının belirlediği rakama mahkûm olabilir. Fındıkta bugün asıl mesele 190 mı, 255 mi sorusundan daha büyük. ÜRETİCİNİN FINDIĞININ FİYATINI KİM BELİRLEYECEK?

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.