Hava Durumu

#Farkındalık Ayı

giresunsonhaber - Farkındalık Ayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık Ayı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadınlara hayati uyarı Haber

Kadınlara hayati uyarı

Ocak ayında düzenlenen Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde açıklamalarda bulunan Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer, rahim ağzı kanserine yönelik düzenli tarama testleri ve HPV aşısının önemine dikkat çekti. BURSA (İGFA) - Serviks kanserinin erken evrede tespit edilmesi durumunda tedavi şansının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu belirten Op. Dr. Fatma Serra Sezer, bu kanser türünün, sürekli kontroller sayesinde büyük ölçüde önlenebileceğine işaret etti. Ancak ülkemizde hala geç evrede teşhis edilen vakaların bulunduğunu ifade eden Op. Dr. Sezer, toplumda farkındalığın artması gerektiğini belirtti. Başlıca Sebep HPV Enfeksiyonu Rahim ağzı kanserinin ana nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu olduğunu açıklayan Op. Dr. Sezer, HPV’nin toplumda sık görüldüğünü ve bireylerin çoğunun yaşamlarının bir döneminde bu virüsle karşılaşabileceğini belirtti. Düzenli smear ve HPV testlerinin, kansere dönüşebilecek hücresel değişiklikleri erken tespit etmede etkili olduğunu kaydetti. 21 Yaşından İtibaren Kontroller İhmal Edilmemeli Kadınların, 21 yaşlarından itibaren veya cinsel olarak aktif olduktan sonra düzenli jinekolojik muayenelerini ihmal etmemesi gerektiğini söyleyen Op. Dr. Fatma Serra Sezer, tarama testlerinin genellikle kısa sürede ve ağrısız gerçekleştirildiğini belirtti. Erken dönemde saptanan lezyonların ise basit ve etkili tedavi yöntemleriyle tamamen iyileştirilebildiğini ifade etti. HPV Aşısı Güçlü Bir Koruma Sunuyor HPV aşısının sadece kadınlar için değil, erkekler için de önemli bir koruma sunduğuna dikkat çeken Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Fatma Serra Sezer, aşının, serviks kanserine neden olan yüksek riskli HPV türlerine karşı güçlü bir savunma oluşturduğunu belirtti. Aşının, ideal olarak cinsel hayat başlamadan önce yapılması önerilirken, ileri yaşlarda da koruyucu etkisinin devam ettiğini söyledi. “Farkındalık Hayat Kurtarır” Ocak ayının, kadınların sağlık durumlarını yeniden değerlendirmeleri için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Op. Dr. Fatma Serra Sezer, tüm kadınları düzenli kontrollerini yaptırmaya, HPV aşısı hakkında bilgi edinmeye ve vücutlarından gelen uyarı sinyallerini dikkate almaya çağırdı.

1–31 OCAK SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ FARKINDALIK AYI Haber

1–31 OCAK SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ FARKINDALIK AYI

1–31 OCAK SERVİKS (RAHİM AĞZI) KANSERİ FARKINDALIK AYI Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor 1–31 Ocak tarihleri arasında kutlanan Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, hastalığın önlenebilir ve erken teşhis edildiğinde büyük oranda tedavi edilebilir olduğu bir kez daha hatırlatıldı. Serviks kanseri, rahmin alt kısmında yer alan ve vajinaya açılan serviks dokusundan gelişen bir kanser türü olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, hastalığın genellikle uzun bir kanser öncesi dönemden sonra ortaya çıktığını, bu sürecin erken tanı için önemli bir fırsat sunduğunu vurguluyor. Erken Tanı ile Yaşam Şansı %92 Serviks kanseri, dünya genelinde meme, akciğer ve kalın bağırsak kanserlerinden sonra kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olarak biliniyor. Türkiye’de ise en sık görülen ilk on kanser arasında yer alıyor. Erken evrede tanı alan kadınlarda 5 yıllık sağkalım oranının yaklaşık %92 olduğu belirtiliyor. Vakaların %99’u HPV ile İlişkili Uzmanlara göre serviks kanserlerinin yaklaşık %99’u İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonu ile ilişkili. HPV’nin 200’den fazla tipi bulunurken, yüksek riskli HPV tipleriyle gelişen kalıcı enfeksiyonlar kanser riskini artırıyor. Türkiye’deki serviks kanseri vakalarının yaklaşık %70’inin HPV tip 16 ve 18 ile bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Düzenli Tarama Hayati Öneme Sahip Serviks kanserinden korunmanın en etkili yolunun düzenli tarama olduğu vurgulanıyor. HPV-DNA testi sayesinde kanser öncesi hücresel değişiklikler erken dönemde tespit edilebiliyor. Tarama yaptıran kadınlarda serviks kanseri görülme oranı oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Ücretsiz Tarama Hizmeti Sunuluyor Türkiye’de Ulusal Serviks Kanseri Tarama Programı kapsamında; 30–65 yaş arasındaki kadınlar, 5 yılda bir HPV-DNA testi ile ücretsiz olarak taranıyor. Tarama hizmetleri; Aile Sağlığı Merkezleri, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Mobil kanser tarama araçları aracılığıyla sunuluyor. Belirtiler İleri Evrede Ortaya Çıkıyor Serviks kanserinin erken dönemlerinde çoğu zaman belirti görülmüyor. İleri evrelerde ise cinsel ilişki sonrası kanama, adet dışı kanamalar, menopoz sonrası kanama, kötü kokulu vajinal akıntı ve pelvik ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bu şikâyetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden hekime başvurulması öneriliyor. Önlenebilir Bir Kanser Türü Uzmanlar, serviks kanserinden korunmak için düzenli tarama yaptırmanın, sigaradan uzak durmanın, güvenli cinsel yaşam konusunda bilinçlenmenin ve HPV aşısının önemine dikkat çekiyor. “Kanserde erken teşhis hayat kurtarır” mesajı ile farkındalık çağrısı yapan yetkililer, kadınları tarama programlarına katılmaya davet ediyor. “Serviks kanserinden korkma, geç kalmaktan kork.” “Bir test, bir fark, bir hayat.”

Akciğer kanserinde erken tanı ve tedavi deneyimi araştırmasında ara bulgular Haber

Akciğer kanserinde erken tanı ve tedavi deneyimi araştırmasında ara bulgular

Roche İlaç Türkiye, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Kanser Derneği tarafından düzenlenen “Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası” isimli çalışmanın ilk bulguları açıklandı. Araştırma, erken belirtilerin çoğunlukla göz ardı edildiğini, hastaların psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğunu ve yenilikçi tedavilerin yaşam kalitesini artırdığını ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Kasım Ayı Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde, Türkiye’de akciğer kanserine karşı önemli bir ilerleme kaydedildi. Roche İlaç Türkiye’nin öncülüğünde, Türk Tıbbi Onkoloji Derneği ve Türk Kanser Derneği’nin desteğiyle Ipsos Türkiye tarafından gerçekleştirilen “Akciğer Kanserinde Deneyim ve İçgörü Haritası” araştırmasının ara sonuçları kamuoyuna duyuruldu. Ülkemizde her yıl 41 binden fazla yeni akciğer kanseri vakası görülmektedir ve bu kanser türü erkeklerde en sık, kadınlarda ise hızla artan bir sıklıkta görülüyor. Çalışma, teşhisten tedaviye kadar olan süreçte hem doktor hem de hasta deneyimlerini kapsamlı olarak değerlendiriyor. ERKEN TANI GECİKİYOR, BELİRTİLER “BASİT RAHATSIZLIK” OLARAK GÖRÜLÜYOR Hasta görüşmelerinde dikkat çeken en önemli bulgulardan biri: Öksürük, nefes darlığı ve halsizlik gibi erken belirtiler genellikle ciddiye alınmıyor. Hastalar genellikle uzun süren veya şiddetli belirtiler gösterdiğinde doktora başvuruyor. Bu durum, toplumda erken tanı bilincinin hâlâ yeterince gelişmediğini gösteriyor. DOKTORLAR: “DOĞRU TANI İÇİN GENETİK TESTLERİN HIZLI ERİŞİMİ ŞART” Tıbbi onkologlar, biyopsi ve genetik testlerin zamanında yapılmasının doğru tedaviye yönlendirme konusunda kritik olduğunu belirtiyor. Ülkemizde kısa süre önce geri ödeme kapsamına alınan yenilikçi tedaviler (özellikle immünoterapiler) hem doktorlar hem de hastalar tarafından olumlu karşılanıyor ve yaşam kalitesinde gözle görülür iyileşmelere neden oluyor. Tedavi gören hastalar, yenilikçi tedavi yöntemleriyle günlük yaşamlarını daha rahat sürdürebildiklerini, hatta bazen “hasta olduklarını unuttuklarını” söylüyor. Ancak psikolojik destek, hasta dayanışma gruplarının eksikliği ve tedavi için şehir dışına seyahatler sırasında konaklama gibi lojistik destekler önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç! Haber

Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!

Akciğer Kanseri Farkındalığına Dikkat! Kasım ayı, tüm dünyada dikkatleri akciğer kanserine çekmek amacıyla "Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" olarak anılmakta, 17 Kasım ise "Akciğer Kanseri Farkındalık Günü" olarak belirlenmiştir. Akciğer kanseri, her yıl 1,69 milyon kişinin yaşamını yitirmesiyle kanser kaynaklı ölümler arasında başı çekmektedir. Bu ölümler, kolon, meme ve prostat kanserleri gibi hastalıkların toplamından daha fazladır. Tütün ve sigara kullanımı, akciğer kanseri ölümlerinin en büyük sebebidir ve dünya çapında kanser ölümlerinin yüzde 22'si ile akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 71'ine neden olmaktadır. Akciğer kanserlerinin yüzde 70'i sigarayla doğrudan bağlantılıdır. Çevresel toksik maddeler (radon, asbest, arsenik vb.), genetik faktörler ve bazı hastalıklar da risk faktörleri arasındadır. Semptomlar genelde; geçmeyen öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ses kısıklığı ve sık tekrarlayan bronşit ya da zatürredir. Erken tanı, akciğer kanseri tedavisinde büyük önem taşır. Erken evre tanısı konulan hastalarda ortalama sağ kalım oranı yüzde 70 civarındadır. Multidisipliner yaklaşımlar ve ülkeye özgü risk faktörlerinin incelenmesi, erken teşhis süreçlerini güçlendirebilir. Her hastanın tedavi süreci, kanserin konumu, evresi, hastanın yaşı ve sağlık durumu gibi faktörlere göre kişiselleştirilir. Cerrahi, hedefe yönelik tedaviler, radyoterapi ve kemoterapi gibi multidisipliner yaklaşımlar mevcuttur. Etkin bir tarama yöntemi olmamakla birlikte, en etkili savunma mekanizması tütün kontrolüdür. Akciğer, vücudun oksijen ihtiyacını karşılayan başlıca solunum organıdır. Hücrelerden oluşan bu organ, gerektiğinde hücrelerin çoğalmasını sağlar. Ancak kontrolsüz hücre artışı, akciğerde kitleye ve sonuçta kansere dönüşebilir. Başlangıçta kitle büyümeye devam eder ve ileri aşamalarda diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri iki ana gruba ayrılır: • Küçük Hücreli Olmayan Akciğer Kanseri (KHDAK): Bu grup, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %85'ini kapsar ve diğer türe göre daha yavaş ilerler. • Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK): Bu tür, daha az yaygın olup, hızlı bir şekilde diğer organlara yayılabilir. Akciğer kanseri erkeklerde en sık, kadınlarda ise ikinci sıklıkla görülen bir kanserdir ve kanser kaynaklı ölümler arasında birinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (IARC) GLOBOCAN 2022 raporlarına göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,5 milyon yeni vaka ve 1,8 milyon ölüm görülmektedir. Akciğer kanseri risk faktörleri ise şu şekildedir: · Sigara, pipo, nargile gibi tütün ürünleri tüketimi, · Pasif içicilik, · Çeşitli kimyasal maddelere mesleki ya da çevresel maruziyet, · Yüksek radyasyon, · Yoğun hava kirliliği olan bölgelerde yaşam, · Ailede kanser geçmişi. Tütün dumanında kansere neden olabilecek 70’ten fazla kimyasal içeren 7000'in üzerinde madde vardır. Sigara, pipo, puro gibi modern ürünler de akciğer kanseri riskini artırabilir. İçindeki toksik maddeler, bronş epitelinde DNA hasarına yol açarak tümör oluşumunu tetikleyebilir. DSÖ'nün raporuna göre her sene 1,3 milyon insan pasif içicilik nedeniyle ölmektedir. Pasif içicilik akciğer kanserine yol açabilir ve "güvenli" bir düzeyi yoktur. Dumansız hava sahası politikaları ve ev ortamında maruziyeti azaltmak, tütün kullanımını ve dolayısıyla kanser yükünü hafifletebilir. Türkiye’de erkeklerde en yaygın görülen kanser türü trakea, bronş ve akciğer kanseri olup 49,3/100.000 oranında teşhis edilmektedir. Kadınlarda sıklık dördüncü sırada olup oran 10,8/100.000'dir. Her yıl yaklaşık 30 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulmakta ve 23 bin kişi bu nedenle ölmektedir. Vakaların sadece %17'si erken evrede belirlenebilirken, %24,3'ü bölgesel, %58,6'sı uzak organlara yayıldıktan sonra teşhis edilmektedir. Tanı yaşı ortalama 65'tir. Akciğer kanserinin sık görülen belirtileri: · Geçmeyen veya kötüleşen öksürük, · Kanlı balgam veya kanla karışık öksürük, · Nefes alırken artan göğüs ağrısı, · İştahsızlık, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, · Ses kısılması, · Nefes darlığı, · Tekrarlayan bronşit ve/veya zatürre atakları. Erken teşhis tedavi başarısını artırır ancak semptomlar genellikle ileri evreye kadar fark edilmez. Akciğer kanseri belirtileri enfeksiyonlar veya sigara kullanımıyla karıştırılabildiği için teşhis gecikebilir. Akciğer kanseri tanısı; fizik muayene, akciğer grafisi, BT, MR, bronkoskopi ve biyopsi ile konur. Genetik mutasyon ve biyobelirteçlerin analizi için yapılan testler, kesin teşhis koymak ve kişiye uygun tedavi planı yapmak adına önem taşır. Tedavi yöntemleri hastalığın evresine, yerine, hastanın yaşına ve diğer sağlık durumlarına göre belirlenir. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hedefe yönelik terapiler ve immünoterapiler multidisipliner bir bakış açısıyla uygulanabilir. Erkeklerde yüzde 89,9, kadınlarda yüzde 43 oranında akciğer kanseri vakaları tütün kullanımı kaynaklıdır. Türkiye'de tespit edilen yıllık yaklaşık 25 bin akciğer kanseri vakası önlenebilir durumdadır. Tütünü bırakmak, her yaşta ve sağlık durumunda yararlıdır. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra, akciğer kanseri riski içmeye devam edenlere göre %50 düşmektedir. Tütün alışkanlığından kurtulmak isteyen bireyler, Sağlık Bakanlığı'nın sunduğu şu hizmetlerden yararlanabilir: · ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı · Sigara Bırakma Poliklinikleri · Mobil Sigara Bırakma Poliklinikleri Bu merkezlerde kanıta dayalı ilaç tedavilerine ücretsiz erişim imkânı sağlanmaktadır. Akciğer kanseri çoğunlukla belirgin semptomlar göstermediği için geç teşhis edilir, bu da tedaviyi zorlaştırır. Farkındalık yaratma, erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle akciğer kanseri önlenebilir ve erken evrede yakalanabilir. Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında herkesi; · Tütün kullanmaktan kaçınmaya, · Dumansız hava sahası politikalarına destek vermeye, · Sağlıklı yaşam tarzını benimsemeye davet ediyoruz. "Kanserle Erken Mücadele Hayat Kurtarır" "Farkında Ol, Erken Tespit Hayat Kurtarır!" "Nefes Al, Farkında Ol, Harekete Geç!" "Dumansız Nefes Sağlıklı Hayat Demektir"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.