Hava Durumu

#Farkındalık

giresunsonhaber - Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Haber

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Farkındalık, tarama ve sağlıklı yaşam vurgusu: “Kanser erken yakalanabilir, durdurulabilir ve iyileştirilebilir.” Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve önlenebilir ölümlerin azaltılmasını hedefleyen küresel bir dayanışma çağrısı olarak öne çıkıyor. Uluslararası kampanyanın 2025–2027 dönemi teması olan “Benzersiz Birlik”, kanserle mücadelede her bireyin farklılığıyla güçlü bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Amaç, yalnızca bir gün süren bir hatırlatma değil; kalıcı bilinç, davranış değişikliği ve düzenli sağlık kontrolleriyle sürdürülen bir mücadele kültürü oluşturmak. Uzmanlar, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şikâyetlerin her zaman kanser anlamına gelmeyebileceğini ancak belirtilerin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Erken evrede teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. En sık görülen kanser türleri ise akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri olarak sıralanıyor. Risk Faktörlerine Dikkat Uzmanlar, kanser gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Kaçınılması gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanıyor: Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımı Obezite Aşırı alkol tüketimi Yetersiz meyve ve sebze tüketimi HPV başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Hepatit ve diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet Hava kirliliği İyonize radyasyona maruz kalma Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının, birçok kanser türünün önlenmesinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Programları Hayat Kurtarıyor Kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken sağlık otoriteleri, vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet ediyor. Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında: Meme Kanseri Tarama Programı Ayda bir kendi kendine meme muayenesi konusunda danışmanlık Yılda bir klinik meme muayenesi 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı 30–65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi Kolorektal Kanser Tarama Programı 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi 50–70 yaş arasında on yılda bir kolonoskopi Bu taramalar; KETEM’ler, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melek Çağlayan, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken tanı olduğunun altını çizerek, bireylerin düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplum genelinde bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte, kanser kaynaklı kayıpların azaltılabileceği belirtiliyor.

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Haber

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Kar üstünde hız, sahada farkındalık: Sporla bağımlılıkla mücadele mesajı dünyaya yayılacak Rize, 2026 yılında bağımlılıkla mücadele temalı önemli bir uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İhsan Selim Baydaş’ın 2026 yılını il genelinde “Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı” ilan etmesinin ardından, farkındalık çalışmalarını güçlendirecek büyük bir etkinlik takvime alındı. Bu kapsamda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği, Yeşilay ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğinde düzenlenecek “Yeşilay Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası”, 3–4 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Organizasyona ev sahipliği yapacak adres ise Rize’nin kış turizmi açısından öne çıkan noktalarından biri olan Handüzü Yaylası olacak. “Spor, Bağımlılıklardan Korur” sloganıyla düzenlenecek şampiyona, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde toplumsal bir mesaj da taşıyor. Etkinlik ile özellikle gençlerin spora yönlendirilmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve bağımlılıkla mücadele konusunda güçlü bir kamuoyu bilinci oluşturulması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Vali Baydaş, bağımlılıkla mücadelenin sadece idari bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğuna dikkat çekti. Gençlerin spor, sanat ve sosyal faaliyetlerle buluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Baydaş, bu alanlardaki projelerin artarak süreceğini ifade etti. Yaklaşık 1.800 metre rakıma sahip Handüzü Yaylası’nda düzenlenecek şampiyonanın, Rize’nin doğal güzelliklerini uluslararası spor kamuoyuna tanıtması ve kentin spor turizmi potansiyeline katkı sağlaması da bekleniyor. Kar üstünde gerçekleştirilecek yarışlar ve etkinliklerle hem adrenalin hem de sosyal sorumluluk mesajı bir arada verilecek. Organizatörler, 3–4 Şubat tarihlerinde düzenlenecek şampiyonaya tüm sporseverleri davet ederken, etkinliğin sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımsız bir yaşam bilincini yaygınlaştırmayı amaçladığını vurguluyor. Sporun sadece fiziksel değil, sosyal ve ruhsal açıdan da koruyucu bir kalkan olduğu gerçeği, bu kez kar üstünde dünya sahnesine taşınacak.

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR Haber

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR: JAPON DEPREM UZMANI MORİWAKİ, KOCAELİ’DE GİRESUNLULARLA BULUŞTU GİRESUN – KOCAELİ Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği, deprem bilincini artırmaya yönelik anlamlı bir organizasyona imza attı. Türkiye’de deprem gerçeğine ilişkin uyarılarıyla tanınan Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, derneğin ev sahipliğinde Gebze’de düzenlenen “Depreme Hazır mıyız?” başlıklı konferansta Giresunlu ve Kocaelili hemşehrilerle buluştu. Etkinlik, Giresun ile Japonya arasında 1988’den bu yana süren kardeş şehir ilişkilerinin sahadaki güçlü bir yansıması olarak dikkat çekti. Gebze Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa ilgi yoğundu. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansa Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, siyasi parti ilçe başkanları ile çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Organizasyonu üstlenen Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği, toplumsal sorumluluk bilinciyle böyle hayati bir konuda farkındalık oluşturmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Konferansta konuşan Yoshinori Moriwaki, depremin bir kader değil, yönetilmesi gereken bir risk olduğunun altını çizdi. “Dua etmek yerine hazırlanmak gerekir” vurgusunu yapan Moriwaki, Türkiye’de 7.9–8 büyüklüğünde depremlerin mümkün olduğunu belirtti. Özellikle Akdeniz hattı için 2026 yazına dikkat çeken Moriwaki, Ege Bölgesi’nde stresin görece düşük olduğunu ifade etti. Doğu Anadolu Fay Hattı’nda domino etkisine işaret eden uzman, Bingöl ve Muş çevresinin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. Kocaeli ve Gebze özelinde de zemin yapısı tartışmalarına değinen Moriwaki, bölgenin jeolojik özelliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tsunami riskine de değinen Moriwaki, kıyı bölgeleri için net bir uyarıda bulundu: “Ne kadar iyi yüzerseniz yüzün, tsunamide kurtulamazsınız. Tek çözüm yukarı kaçmaktır.” Bu ifadenin, afet anında doğru reflekslerin hayati önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği tarafından organize edilen bu etkinlik, uluslararası bir uzmanın katılımıyla hem deprem bilincini güçlendirdi hem de Giresun–Japonya kardeşlik bağlarını somut bir iş birliğine dönüştürdü. Dernek yetkilileri, benzer bilinçlendirme çalışmalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini kaydetti.

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Haber

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen panelde, aile yapısını zayıflatan sorunlar, aile içi şiddet, aile bağlarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025'i 'Aile Yılı' ilan etmesinin ardından, Giresun İl Müftülüğü aileyi koruma ve güçlendirme hedefiyle çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu çerçevede İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinasyonunda, "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Arttırılması" başlıklı bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu ve Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar katıldı. Çotanak Konferans Salonunda yapılan panelin moderatörlüğünü Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay üstlendi. "Aile gözbebeğimizdir" İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet ve sorumluluk bilincinin aileyi ayakta tutan en önemli değerler olduğuna dikkat çekti. Kılıçbay, her bir aile üyesinin karşılıklı hak ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade ederek şöyle dedi: "Aile, Yüce Rabbimizin bize emanetidir ve bu emanetin temelinde merhamet yatmalıdır. Merhamet, iyiliği esas almak ve her aile ferdine Yüce Allah'ın bir lütfu olarak değer vermek demektir. Bu sebeple ailede bir sorun ya da kriz ortaya çıktığında merhamet, ilişkilerin sağlıklı devam etmesinin ölçütü haline gelir. Aileyi güçlü kılan bir diğer faktör ise infak ve karşılıksız sevgidir. İnfak, yalnızca maddi yardım değil, muhatabına katkı sunmak ve gönül desteği vermektir. Karşılıksız sevgi ile vefa gösterip gerektiğinde teşekkür eden, hata yaptığında özür dilemekten çekinmeyen aileler hem muhabbeti artırır hem de rahmetin yeryüzündeki yansıması olmaya devam eder. Böylelikle aileden başlayarak toplumda huzur ve güven sağlanır. " "Aile sevgi ve merhametle ayakta durur" Ardından söz alan, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, her aile ferdinin sevgi ve merhameti prensip edinerek aile bireylerine değer vermesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir, ailenin bir merhamet yuvasına dönüştürülmesinin gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi: "Aile içinde yaş ya da cinsiyet farkı gözetmeden tüm bireylerin saygınlık ve dokunulmazlık hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. İnsan onurunu zedeleyen, saygınlığını sarsan hatta cana kasteden şiddetin her biçimi, dinen, hukuken ve ahlaken suçtur, aynı zamanda kul hakkı ihlalidir. Üzerimizde en çok hakkı olan kişiler, bize en fazla emeği geçen, mutluluğumuzda ve kederimizde yanımızda olan aile bireylerimizdir. Ne yazık ki farkında olmadan kırdığımız, üzdüğümüz ve helallik almayı ihmal ettiğimiz kişiler de genellikle onlardır. Unutulmamalıdır ki karşılıklı hak ve sorumluluklar yerine getirdiğinde ailede ve toplumda huzur ve güven ortamı oluşacak, dünya insan onuruna yakışır bir yer haline gelecektir." "Aile odaklı sosyal hizmetler aile yapısına güç kazandırıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik, ekonomik katkı sağlayan, farkındalık kazandıran ve ailelerin sosyokültürel gelişimine destek veren hizmetlere imza attıklarını belirtti. Modaoğlu, toplumun her bireyine ulaşarak etkili sosyal hizmetler sağladıklarına değinerek şöyle konuştu: "Kadınlarımızın aile içindeki belirleyici etkisini, çocuklarımızın geleceğimiz için taşıdığı umudu, büyüklerimizin kültürel mirasımızdaki yerini ve engelli bireylerimizin değerini esas alarak, herkesin huzur ve güven dolu bir gelecekte yaşayacağı bir yarın için çalışıyoruz. Kadınların, çocukların, engelli bireylerin ve yaşlıların her tür ihmal, şiddet ve ayrımcılıktan uzak, adil ve aktif biçimde toplumsal hayata katılması önceliğimizdir. Ailelerimizin en iyi yaşam koşullarına ulaşmasını temin etmek ise milletimize hizmet etmenin en değerli yoludur. Bu amaç doğrultusunda ailelere, çocuklara, engelli ve yaşlı bireylere, kadınlara, şehit yakınları ile gazilere ve toplumun dezavantajlı tüm kesimlerine yönelik sosyal yardım ve hizmetlerimizi kararlılıkla devam ettiriyoruz." "Miras sorunu, nesiller arasındaki ilişkileri zedeliyor" Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar ise, genelde Doğu Karadeniz, özelde ise Giresun'da nesiller arası akrabalık bağlarının zedelenmesinde en önemli etkenlerden birinin miras meselesi olduğunu ifade etti. Bayraktar, miras konusunun çözümü için başta aile büyükleri olmak üzere kanaat önderleri ve alanda uzman kişilere büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şöyle dedi: "Gerek kuşaklar arası dağılımda gerekse cinsiyetçi yaklaşımla yapılan miras paylaşımında, eşitlik hassasiyetinin göz ardı edilmesi haksızlıkları doğurmaktadır. Mevcut iletişimsizlik ve çatışma durumu, bireyleri çeşitli suç türlerine itmektedir. Miras paylaşımı konusunda çözümsüzlüğün bölgede her kuşağa yayıldığı ve giderek karmaşık bir hal aldığı gözlemleniyor. Özetle, miras konusu olan arazi taksimi ve gelirin paylaşımından doğan çekişmeler, cana, mala ve kişilere karşı suçların yanı sıra, mirasta haksızlığa uğradığını düşünen kişilerin hırsızlığa yönelmesi şeklinde kendini gösterebiliyor. Eğer mevcut sorunların çözümü için gerekli adımlar atılmazsa, kuşaklar arasında saygı, itibar ve güven kaybının yanı sıra gelecekte gerilim ve çatışmaların yükselmesi kaçınılmaz görünüyor." Panele İl Müftü Yardımcıları Avni Bolat, Adem Orhan, Sibel Gül Ülker, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.

Kamuda sigara içenlere sıkı denetim geliyor Haber

Kamuda sigara içenlere sıkı denetim geliyor

Kamu kurum ve kuruluşlarının kapalı alanlarında tütün ürünlerinin kullanımının önlenmesi için kurum temsilcilerine yönelik bir eğitim gerçekleştirildi. BURSA (İGFA) - Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, tütün kullanımının zararlarına dikkat çekmek ve kamu kurumlarının kapalı alanlarında tütün ürünü tüketilmesine ilişkin yaptırımların uygulanabilirliğini artırmak amacıyla, kamu kuruluşlarından temsilcilere yönelik bir güncelleme eğitimi düzenlendi. Eğitime Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan’ın yanı sıra, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz ve kamu kurumlarında tütün kullanımına karşı idari yaptırım yetkisi bulunan personel katıldı. Eğitimin açılış konuşmasını yapan Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, son yıllarda tütün kullanımı ve dumansız hava sahası konusunda önemli bir ilerleme kaydedildiğini belirtti. Her vatandaşın tütün kullanımının zararlarını bilmesi gerektiğine vurgu yapan Doğan, “Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, son yıllarda tütün kullanımı ile mücadele etmek için bir ortam oluşturuldu. Tütün kullanımının zararlarını ailemize, iş arkadaşlarımıza, çevremize, kısacası her ortamda anlatmalıyız. Bu konuyu gündemden düşürmemeliyiz” dedi. Eğitime katılan personelin çalıştıkları kamu kurumlarında tütün kullanımının zararları konusunda farkındalık yaratmasını beklediklerini belirten Doğan, kamu kurumlarının bu konuda toplumsal duyarlılık göstererek tütün kullanımı ile mücadelede topluma öncülük etmesini beklediklerini ifade etti.

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası Haber

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası

3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası ve Önemli Bilgiler Ülkemizde her yıl 3-9 Kasım tarihleri, 'Organ Bağışı Haftası' olarak belirtilmiştir. Her ne kadar yasal düzenlemeler mevcut olsa da, organ ve doku nakli hizmetlerinin genişletilmesindeki temel etken organ ve doku bağışlarının temin edilmesidir. Bu konuda bağışların çoğalması için kamuoyunda bilinç oluşturulmalı ve organ bağışı farkındalığı artırılmalıdır. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası etkinlikleri çerçevesinde, toplumda farkındalığı arttırma hedefiyle merkez ve ilçelerimizde hastaneler, ilçe sağlık müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri, alışveriş merkezleri ve meydanlarda standlar kurularak bilgiler verildi. Organ bağışı; kişinin hayattayken, iradesi doğrultusunda, tıbben ölümünden sonra organ ve dokularının başka hastaların tedavisinde kullanılmasına onay vermesi demektir. Bir organın işlevini yerine getirememesi durumunda, canlıdan veya kadavradan alınan sağlıklı bir organın cerrahi yöntemlerle yerleştirilmesi organ naklini ifade etmektedir. Beyin sapı adı verilen özel beyin bölgesinin tüm işlevlerinin kalıcı biçimde kaybolduğu ve mutlak ölümle sonuçlanan bir durum olan beyin ölümü hali, koma veya bitkisel hayat ile karıştırılmamalıdır. Koma ve bitkisel hayattaki bireylerde bazı beyin işlevleri devam ettiği için tıbbi destekle yaşamlarını sürdürebilirler. Ancak beyin ölümünde durum farklıdır, hastaya ne kadar tıbbi destek verilirse verilsin yaşamı sürdürmek imkansız ve ölüm kaçınılmazdır. Kimler Organ Bağışlayabilir? 2238 sayılı yasa gereğince, 18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. 2238 Sayılı “Organ Ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması Ve Nakli Hakkındaki Kanun” uğrultusunda; Madde 14 - Bir şahıs, sağlığında bedeninin tamamı veya dokularını tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için verdiğini resmi veya yazılı bir vasiyet yoluyla bildirmediği veya bu arzusunu iki tanık eşliğinde açıklamadığı sürece, sırasıyla eşi, reşit çocukları, anne veya babası veya kardeşlerinden biri; bu kişiler yoksa yanında bulunan bir yakının rızası ile merhumdan organ ve doku alınabilir. Aksi vasiyet sunulmadıkça, cesette değişikliğe neden olmayan dokular, örneğin kornea alınabilir. Ölen kişi hayattayken, ölüm sonrası organ veya doku alınmasına karşı olduğunu beyan etmişse organ ve doku alınamaz. Organ Bağışının Dini Açıdan Sakıncası Var mı? Büyük dinler organ bağışını çoğunlukla destekler ve kabul eder. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6 Mart 1980 tarihli ve 396 sayılı kararıyla organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu Karara Göre; - Zaruret hali varsa, hastanın hayatını veya yaşamsal organını kurtarmak için başka çare olmadığını mesleki yeterliliğe sahip güvenilir bir doktor belirlemelidir, - Doku ve organı alınacak kişinin bu işlem esnasında ölmüş olması gerekmektedir, - Toplumsal düzenin olumsuz etkilenmemesi amacıyla organ ve dokusu alınacak kişinin hayattayken izin vermiş olması ya da aksi bir ifadesinin olmaması ve yakınlarının rızasının sağlanması gereklidir, - Alınacak organ veya doku için kesinlikle ücret talep edilmemelidir, - Nakil planlanan hastanın kendi rızasının varlığı da gereklidir. Kuran-ı Kerim’de "Kim Bir İnsana Hayat Verirse Onun Tüm İnsanlara Hayat Vermişçesine Sevap Kazanacağı" buyurulmaktadır (Maide Suresi, Ayet 32) Organ Bağışı Nerelerde Yapılabilir? - Organ nakli merkezleri, - Hastaneler, - Organ nakline yönelik vakıf, dernek gibi kuruluşlarda organ bağışı yapılabilir. Organ Bağışı Süreci: Organ bağışı kartını iki tanık eşliğinde doldurup imzalamak yeterlidir. Bağışlanan organın uygunluğu, organ bağışçısında beyin ölümü gerçekleştikten sonra değerlendirilir. Organ bağışı yapan bireylerin bu durumu aile ve çevresiyle paylaşması, ilerleyen süreçte olası sorunların önüne geçilmesi açısından önemlidir ve beyin ölümünün ardından karar verme sürecini etkileyebilir.

Giresun'da Kızılay Haftası Başladı Haber

Giresun'da Kızılay Haftası Başladı

Giresun'da Kızılay Haftası Başladı: İnsani Değerlerin Önemi Anlatılıyor Giresun'da Kızılay Haftası, 3-5 Kasım günleri arasında Atatürk Meydanı'nda yapılan ve yoğun ilgi gören çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Türk Kızılayı'nın insani yardım faaliyetleri hakkında farkındalık kazandırmak ve gönüllülük bilincini güçlendirmek amacıyla yapılan etkinlikler, fotoğraf sergileri ve sağlık temalı bilgilendirme çalışmalarıyla kalabalık bir halk kitlesini topladı. Etkinliğin açılışına Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yanıkoğlu'nun yanı sıra, Türk Kızılay Giresun Şube Başkanı Hakan Korkmaz, AFAD İl Müdürü Ahmet Tuğhan Sakarya, İl Sağlık Müdürü İskender Aksoy gibi önemli isimler ile ortaokul Kızılay Kulübü öğrencileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yanıkoğlu, Kızılay'ın sağladığı hizmetlerin önemine vurgu yaparak, "Kızılay, sadece afet anlarında değil, toplumun her alanında birlik ve yardımlaşma anlayışını sürdürmektedir. Tüm Giresunluları, bu misyona destek olmaya ve Kızılay gönüllüsü olmaya davet ediyoruz." şeklinde konuştu. Meydanda kurulan stantlarla halka yönelik sağlık ve organ bağışı konularında bilgilendirmeler gerçekleştirildi. Bunun yanında, ziyaretçilere boy-kilo ölçümü hizmeti sunulmakta, Gençlik Merkezi'nin katkılarıyla çocuklara yönelik boyama etkinlikleri yapılmaktadır. Giresun Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi iş birliğiyle hazırlanan stantlarda, özellikle "Sıfır Atık" bilincinin artırılmasına yönelik materyaller sergilenerek, farkındalık oluşturuldu. Katılımcılar, etkinlik alanını ziyaret ederek, yetkililerden Kızılay'ın faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Türk Kızılay Giresun Şube Başkanı Hakan Korkmaz, Kızılay'ın toplumsal anlamda taşıdığı değere işaret ederek, gönüllülüğün ve insani değerlerin yaygınlaştırılması için gerçekleştirilen çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Tüm vatandaşları, Kızılay gönüllülerini ve okul kulüplerini sergi ve etkinlik alanına katılmaya davet eden Korkmaz, bu tarz organizasyonların toplumda birlik duygusunu güçlendirdiğini dile getirdi. Kızılay Haftası kapsamında Giresun Atatürk Meydanı'nda düzenlenen bu rengarenk etkinliklerin, 5 Kasım Çarşamba günü akşam saatlerine kadar devam edeceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.