Hava Durumu

#Farkındalık

giresunsonhaber - Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DSİ PERSONELİNE "PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ" EĞİTİMİ Haber

DSİ PERSONELİNE "PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ" EĞİTİMİ

GİRESUN’DA AİLELER GÜÇLENİYOR: DSİ PERSONELİNE "PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ" EĞİTİMİ GİRESUN – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ülke genelinde yürüttüğü Aile Eğitim Programı (AEP) kapsamında, Giresun’da kamu personeline yönelik önemli bir farkındalık çalışması gerçekleştirildi. Giresun Sosyal Hizmet Merkezi bünyesindeki Eğitim ve Danışmanlık Birimi uzmanları, DSİ Bölge Müdürlüğü personeli ile bir araya gelerek aile içi dinamikleri güçlendirecek stratejileri paylaştı. Ailenin Kendi Kaynaklarıyla Çözüm Üretmesi Hedefleniyor Eğitimin ana temasını oluşturan "Ailenin Kendi Kaynaklarını Kullanma Yoluyla Problem Çözme Becerisi Kazanma" konusu, Bakanlığın "koruyucu ve önleyici hizmetler" vizyonuyla paralellik gösteriyor. Eğitimde, ailelerin karşılaştıkları kriz anlarında dış müdahaleye ihtiyaç duymadan, kendi içlerindeki doğal sevgi, iletişim ve dayanışma kaynaklarını nasıl harekete geçirebilecekleri üzerinde duruldu. AEP ile 2026 Hedeflerine Doğru Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı vizyonu çerçevesinde, aile kurumunun dış risklere karşı dayanıklılığının artırılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Giresun’da düzenlenen bu eğitimle: Aile içi süreçlerin işlevsel hale getirilmesi, Yaşam kalitesinin artırılması, Sahip olunan kaynakların (zaman, bütçe, sevgi, sabır) etkili yönetimi amaçlanıyor. "Sorun Değil, Vizyon Odaklı Yaklaşım" Bakanlığın AEP modülleri; sorunların çözümünü sadece kriz anına bırakmayıp, sorun ortaya çıkmadan önce aile bireylerinin donanımını artırmayı esas alıyor. Uzmanlar, sağlıklı bir ailenin problemlerini çözme konusunda kendine güven duymasının, toplumsal huzurun temeli olduğunu vurguladı. Giresun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, benzer eğitim faaliyetlerinin il genelindeki diğer kamu kurum ve kuruluşlarında da yaygınlaştırılarak devam edeceğini bildirdi.

GİRESUN’DA DEPREM HAFTASI KAPSAMINDA TATBİKAT Haber

GİRESUN’DA DEPREM HAFTASI KAPSAMINDA TATBİKAT

GİRESUN’DA DEPREM HAFTASI KAPSAMINDA TATBİKAT Giresun’da 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında öğrencilere yönelik deprem eğitimi ve tahliye tatbikatı gerçekleştirildi. Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen program, Giresun Atatürk Sağlık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yapıldı. Afetlere karşı bilinç oluşturmayı amaçlayan etkinlikte öğrencilere deprem öncesinde, deprem anında ve deprem sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı. Programa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Hakan Demir, AFAD Giresun İl Şube Müdürleri Göksel Elifoğlu ve Yücel Hendekçi, Giresun Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, MEB AKUB, UMKE Giresun ekibi ile 112 Acil Sağlık ekipleri katıldı. ÇÖK–KAPAN–TUTUN UYGULAMASI YAPILDI Eğitim bölümünde öğrencilere afet anında doğru davranış biçimleri anlatılırken, uygulama bölümünde ise “çök–kapan–tutun” yöntemi gösterildi. Ardından okulda tahliye tatbikatı gerçekleştirilerek öğrencilerin güvenli şekilde binayı terk etme süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Yetkililer, deprem gibi afetlere karşı toplumun hazırlıklı olmasının hayati önem taşıdığını belirterek, okullarda yapılan bu tür tatbikatların farkındalık ve doğru refleks geliştirme açısından önemli olduğunu ifade etti. Programın sonunda, afetlere hazırlık çalışmalarına katkı sunan okul yöneticileri, öğretmenler ve ilgili kurum ekiplerine teşekkür edildi.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA Haber

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÖĞRENCİLER ORGANİK TARIMLA DOĞAYA DOKUNUYOR 02.03.2026 – Giresun Giresun’da özel gereksinimli bireylerin doğayla buluşmasını amaçlayan “Organik Tarımla Doğaya Dokunuş” projesinin açılış programı gerçekleştirildi. Programa, Giresun Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç Hanımefendi de katıldı. TÜBİTAK 4008 – Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenen proje, Giresun Özel Eğitim Meslek Okulu tarafından 2 Mart Pazartesi günü başlatıldı. Projenin ilk gün etkinlikleri yoğun katılımla gerçekleştirildi. Proje, okulun Rehber Öğretmeni ve Proje Yürütücüsü Büşra Hilal Yücel koordinasyonunda yürütülüyor. Beş gün sürecek çalışma kapsamında 25 özel gereksinimli öğrenci, toplam 11 uygulamalı etkinliğe katılacak. Etkinliklerle öğrencilerin doğayla birebir etkileşim kurarak çok yönlü gelişim göstermeleri hedefleniyor. 5 Gün, 11 Uygulamalı Etkinlik Program süresince öğrenciler; organik tarımı tanıma, tohum ekimi, mini sera yapımı, kompost hazırlama, doğal böcek ilaçları üretimi, tohum günlüğü tutma, böcek oteli yapımı gibi doğayla bağ kurmalarını sağlayacak uygulamalara katılıyor. Bu çalışmalarla; çevre bilincinin geliştirilmesi, motor ve bilişsel becerilerin desteklenmesi, sorumluluk duygusunun güçlendirilmesi, sosyal uyumun artırılması amaçlanıyor. Kapsayıcı Eğitim ve Toplumsal Farkındalık Vurgusu Açılış programında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, projenin özel gereksinimli öğrencilerin bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlandığını belirterek, kapsayıcı eğitim uygulamalarının önemine dikkat çekti. Programa katılan Neslihan Gül Koç Hanımefendi ise etkinlikleri yakından takip ederek öğrencilerle bir araya geldi. Özel gereksinimli bireylerin doğayla temas ederek öğrenmelerinin önemine vurgu yapan Koç, bu tür projelerin toplumsal farkındalık oluşturmadaki rolünün altını çizdi. Giresun Özel Eğitim Meslek Okulu’nda gerçekleştirilen program, uygulama alanlarının gezilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle devam etti.

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR Haber

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ TÜKENİYOR: HER 30 DAKİKADA BİR FUTBOL SAHASI YOK OLUYOR

DENİZLERİN AKCİĞERLERİ ALARM VERİYOR: DENİZ ÇAYIRLARI HER YIL YÜZDE 2–7 ORANINDA YOK OLUYOR 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü kapsamında yapılan değerlendirmeler, deniz ekosistemlerinin temel yaşam alanlarından biri olan deniz çayırlarının küresel ölçekte ciddi baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmalara göre dünya genelinde deniz çayırlarının her yıl yüzde 2 ila 7’si yok olurken, bu kaybın yıllık ekonomik maliyetinin 42 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Tropikal yağmur ormanlarından 35 kata kadar daha hızlı karbon emme kapasitesine sahip olan deniz çayırları; iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve balıkçılık açısından kritik rol üstleniyor. Buna karşın artan farkındalık çalışmalarına rağmen bu hassas habitatlar hâlâ savunmasız durumda. Akdeniz’de 11,6 Milyar Dolarlık Ekosistem Değeri Son bilimsel çalışmalar, Akdeniz’deki deniz çayırı ekosistem hizmetlerinin yıllık değerinin yaklaşık 11,6 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Ülkeler bazında İtalya en yüksek, Slovenya en düşük ekonomik değere sahipken, Türkiye kıyılarındaki deniz çayırlarının yıllık ekonomik değeri 276,6 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu hesaplamalara; balık stokları, karbon tutma, kıyı koruma ve biyolojik çeşitlilik gibi ekosistem servisleri de dâhil ediliyor. BM: Her 30 Dakikada Bir Futbol Sahası Kadar Alan Yok Oluyor 2020 tarihli Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünyada her 30 dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde deniz çayırı alanı kaybediliyor. Bu tablo üzerine BM, farkındalığı artırmak amacıyla 2022 yılında 1 Mart’ı Dünya Deniz Çayırları Günü ilan etti. Sözen: “Korumak Mümkün, Yenilemek Neredeyse İmkânsız” Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, deniz çayırlarının korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Sözen, “Yeniden ekim yapıldığında deniz çayırları yılda sadece 1 cm büyüyebiliyor. Kaybedilen alanları yenilemek neredeyse imkânsız; ancak mevcut alanları korumak mümkün” dedi. Sözen ayrıca, TÜDAV iş birliğiyle yürütülen “Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları” projesiyle haritalama, koruma ve atık temizliği çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Öztürk: “Türkiye Kıyılarında Yılda 6 Milyar Litre Oksijen” TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, özellikle Posidonia oceanica türünün önemine dikkat çekerek, “Ülkemiz kıyılarındaki deniz çayırları metrekarede günde 16 litreye kadar oksijen üretiyor. Türkiye kıyılarında deniz çayırlarının yaklaşık 90 bin ton karbonu bağlama kapasitesi bulunuyor; bu da 70 bin otomobilin yıllık emisyonuna denk” dedi. Öztürk, Akdeniz’de deniz çayırlarının son 50 yılda yüzde 35 oranında gerilediğini belirterek acil koruma çağrısı yaptı. Kaynak: KAHA – Kapsül Haber Ajansı

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Haber

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Farkındalık, tarama ve sağlıklı yaşam vurgusu: “Kanser erken yakalanabilir, durdurulabilir ve iyileştirilebilir.” Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve önlenebilir ölümlerin azaltılmasını hedefleyen küresel bir dayanışma çağrısı olarak öne çıkıyor. Uluslararası kampanyanın 2025–2027 dönemi teması olan “Benzersiz Birlik”, kanserle mücadelede her bireyin farklılığıyla güçlü bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Amaç, yalnızca bir gün süren bir hatırlatma değil; kalıcı bilinç, davranış değişikliği ve düzenli sağlık kontrolleriyle sürdürülen bir mücadele kültürü oluşturmak. Uzmanlar, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şikâyetlerin her zaman kanser anlamına gelmeyebileceğini ancak belirtilerin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Erken evrede teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. En sık görülen kanser türleri ise akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri olarak sıralanıyor. Risk Faktörlerine Dikkat Uzmanlar, kanser gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Kaçınılması gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanıyor: Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımı Obezite Aşırı alkol tüketimi Yetersiz meyve ve sebze tüketimi HPV başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Hepatit ve diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet Hava kirliliği İyonize radyasyona maruz kalma Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının, birçok kanser türünün önlenmesinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Programları Hayat Kurtarıyor Kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken sağlık otoriteleri, vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet ediyor. Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında: Meme Kanseri Tarama Programı Ayda bir kendi kendine meme muayenesi konusunda danışmanlık Yılda bir klinik meme muayenesi 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı 30–65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi Kolorektal Kanser Tarama Programı 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi 50–70 yaş arasında on yılda bir kolonoskopi Bu taramalar; KETEM’ler, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melek Çağlayan, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken tanı olduğunun altını çizerek, bireylerin düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplum genelinde bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte, kanser kaynaklı kayıpların azaltılabileceği belirtiliyor.

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Haber

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

RİZE, YEŞİLAY DÜNYA KAR MOTOSİKLETİ ŞAMPİYONASI’NA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Kar üstünde hız, sahada farkındalık: Sporla bağımlılıkla mücadele mesajı dünyaya yayılacak Rize, 2026 yılında bağımlılıkla mücadele temalı önemli bir uluslararası spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İhsan Selim Baydaş’ın 2026 yılını il genelinde “Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı” ilan etmesinin ardından, farkındalık çalışmalarını güçlendirecek büyük bir etkinlik takvime alındı. Bu kapsamda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Rize Valiliği, Yeşilay ve Türkiye Motosiklet Federasyonu iş birliğinde düzenlenecek “Yeşilay Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası”, 3–4 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Organizasyona ev sahipliği yapacak adres ise Rize’nin kış turizmi açısından öne çıkan noktalarından biri olan Handüzü Yaylası olacak. “Spor, Bağımlılıklardan Korur” sloganıyla düzenlenecek şampiyona, yalnızca bir spor organizasyonu olmanın ötesinde toplumsal bir mesaj da taşıyor. Etkinlik ile özellikle gençlerin spora yönlendirilmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve bağımlılıkla mücadele konusunda güçlü bir kamuoyu bilinci oluşturulması hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Vali Baydaş, bağımlılıkla mücadelenin sadece idari bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğuna dikkat çekti. Gençlerin spor, sanat ve sosyal faaliyetlerle buluşturulmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Baydaş, bu alanlardaki projelerin artarak süreceğini ifade etti. Yaklaşık 1.800 metre rakıma sahip Handüzü Yaylası’nda düzenlenecek şampiyonanın, Rize’nin doğal güzelliklerini uluslararası spor kamuoyuna tanıtması ve kentin spor turizmi potansiyeline katkı sağlaması da bekleniyor. Kar üstünde gerçekleştirilecek yarışlar ve etkinliklerle hem adrenalin hem de sosyal sorumluluk mesajı bir arada verilecek. Organizatörler, 3–4 Şubat tarihlerinde düzenlenecek şampiyonaya tüm sporseverleri davet ederken, etkinliğin sporun birleştirici gücüyle sağlıklı ve bağımsız bir yaşam bilincini yaygınlaştırmayı amaçladığını vurguluyor. Sporun sadece fiziksel değil, sosyal ve ruhsal açıdan da koruyucu bir kalkan olduğu gerçeği, bu kez kar üstünde dünya sahnesine taşınacak.

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR Haber

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR

KARDEŞ ŞEHİR BAĞLARI GÜÇLENİYOR: JAPON DEPREM UZMANI MORİWAKİ, KOCAELİ’DE GİRESUNLULARLA BULUŞTU GİRESUN – KOCAELİ Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği, deprem bilincini artırmaya yönelik anlamlı bir organizasyona imza attı. Türkiye’de deprem gerçeğine ilişkin uyarılarıyla tanınan Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, derneğin ev sahipliğinde Gebze’de düzenlenen “Depreme Hazır mıyız?” başlıklı konferansta Giresunlu ve Kocaelili hemşehrilerle buluştu. Etkinlik, Giresun ile Japonya arasında 1988’den bu yana süren kardeş şehir ilişkilerinin sahadaki güçlü bir yansıması olarak dikkat çekti. Gebze Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa ilgi yoğundu. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan konferansa Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, siyasi parti ilçe başkanları ile çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Organizasyonu üstlenen Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği, toplumsal sorumluluk bilinciyle böyle hayati bir konuda farkındalık oluşturmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Konferansta konuşan Yoshinori Moriwaki, depremin bir kader değil, yönetilmesi gereken bir risk olduğunun altını çizdi. “Dua etmek yerine hazırlanmak gerekir” vurgusunu yapan Moriwaki, Türkiye’de 7.9–8 büyüklüğünde depremlerin mümkün olduğunu belirtti. Özellikle Akdeniz hattı için 2026 yazına dikkat çeken Moriwaki, Ege Bölgesi’nde stresin görece düşük olduğunu ifade etti. Doğu Anadolu Fay Hattı’nda domino etkisine işaret eden uzman, Bingöl ve Muş çevresinin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. Kocaeli ve Gebze özelinde de zemin yapısı tartışmalarına değinen Moriwaki, bölgenin jeolojik özelliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tsunami riskine de değinen Moriwaki, kıyı bölgeleri için net bir uyarıda bulundu: “Ne kadar iyi yüzerseniz yüzün, tsunamide kurtulamazsınız. Tek çözüm yukarı kaçmaktır.” Bu ifadenin, afet anında doğru reflekslerin hayati önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Kocaeli Giresun Yağlıdereliler Derneği tarafından organize edilen bu etkinlik, uluslararası bir uzmanın katılımıyla hem deprem bilincini güçlendirdi hem de Giresun–Japonya kardeşlik bağlarını somut bir iş birliğine dönüştürdü. Dernek yetkilileri, benzer bilinçlendirme çalışmalarının önümüzdeki dönemde de devam edeceğini kaydetti.

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Haber

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ

DİN GÖREVLİLERİ İÇİN "AİLE YILI" TEMALI ETKİNLİK DÜZENLENDİ Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen panelde, aile yapısını zayıflatan sorunlar, aile içi şiddet, aile bağlarının güçlendirilmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2025'i 'Aile Yılı' ilan etmesinin ardından, Giresun İl Müftülüğü aileyi koruma ve güçlendirme hedefiyle çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu çerçevede İl Müftülüğü Aile ve Dini Rehberlik Bürosu koordinasyonunda, "Ailenin Korunması ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Toplumsal Farkındalığın Arttırılması" başlıklı bir panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu ve Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar katıldı. Çotanak Konferans Salonunda yapılan panelin moderatörlüğünü Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay üstlendi. "Aile gözbebeğimizdir" İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet ve sorumluluk bilincinin aileyi ayakta tutan en önemli değerler olduğuna dikkat çekti. Kılıçbay, her bir aile üyesinin karşılıklı hak ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini ifade ederek şöyle dedi: "Aile, Yüce Rabbimizin bize emanetidir ve bu emanetin temelinde merhamet yatmalıdır. Merhamet, iyiliği esas almak ve her aile ferdine Yüce Allah'ın bir lütfu olarak değer vermek demektir. Bu sebeple ailede bir sorun ya da kriz ortaya çıktığında merhamet, ilişkilerin sağlıklı devam etmesinin ölçütü haline gelir. Aileyi güçlü kılan bir diğer faktör ise infak ve karşılıksız sevgidir. İnfak, yalnızca maddi yardım değil, muhatabına katkı sunmak ve gönül desteği vermektir. Karşılıksız sevgi ile vefa gösterip gerektiğinde teşekkür eden, hata yaptığında özür dilemekten çekinmeyen aileler hem muhabbeti artırır hem de rahmetin yeryüzündeki yansıması olmaya devam eder. Böylelikle aileden başlayarak toplumda huzur ve güven sağlanır. " "Aile sevgi ve merhametle ayakta durur" Ardından söz alan, Uzman Vaiz Zeynep Özdemir, her aile ferdinin sevgi ve merhameti prensip edinerek aile bireylerine değer vermesi gerektiğini dile getirdi. Özdemir, ailenin bir merhamet yuvasına dönüştürülmesinin gerekliliğini şu sözlerle dile getirdi: "Aile içinde yaş ya da cinsiyet farkı gözetmeden tüm bireylerin saygınlık ve dokunulmazlık hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. İnsan onurunu zedeleyen, saygınlığını sarsan hatta cana kasteden şiddetin her biçimi, dinen, hukuken ve ahlaken suçtur, aynı zamanda kul hakkı ihlalidir. Üzerimizde en çok hakkı olan kişiler, bize en fazla emeği geçen, mutluluğumuzda ve kederimizde yanımızda olan aile bireylerimizdir. Ne yazık ki farkında olmadan kırdığımız, üzdüğümüz ve helallik almayı ihmal ettiğimiz kişiler de genellikle onlardır. Unutulmamalıdır ki karşılıklı hak ve sorumluluklar yerine getirdiğinde ailede ve toplumda huzur ve güven ortamı oluşacak, dünya insan onuruna yakışır bir yer haline gelecektir." "Aile odaklı sosyal hizmetler aile yapısına güç kazandırıyor" Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Modaoğlu, ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik, ekonomik katkı sağlayan, farkındalık kazandıran ve ailelerin sosyokültürel gelişimine destek veren hizmetlere imza attıklarını belirtti. Modaoğlu, toplumun her bireyine ulaşarak etkili sosyal hizmetler sağladıklarına değinerek şöyle konuştu: "Kadınlarımızın aile içindeki belirleyici etkisini, çocuklarımızın geleceğimiz için taşıdığı umudu, büyüklerimizin kültürel mirasımızdaki yerini ve engelli bireylerimizin değerini esas alarak, herkesin huzur ve güven dolu bir gelecekte yaşayacağı bir yarın için çalışıyoruz. Kadınların, çocukların, engelli bireylerin ve yaşlıların her tür ihmal, şiddet ve ayrımcılıktan uzak, adil ve aktif biçimde toplumsal hayata katılması önceliğimizdir. Ailelerimizin en iyi yaşam koşullarına ulaşmasını temin etmek ise milletimize hizmet etmenin en değerli yoludur. Bu amaç doğrultusunda ailelere, çocuklara, engelli ve yaşlı bireylere, kadınlara, şehit yakınları ile gazilere ve toplumun dezavantajlı tüm kesimlerine yönelik sosyal yardım ve hizmetlerimizi kararlılıkla devam ettiriyoruz." "Miras sorunu, nesiller arasındaki ilişkileri zedeliyor" Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Öğretim Üyesi Dr. Rasim Bayraktar ise, genelde Doğu Karadeniz, özelde ise Giresun'da nesiller arası akrabalık bağlarının zedelenmesinde en önemli etkenlerden birinin miras meselesi olduğunu ifade etti. Bayraktar, miras konusunun çözümü için başta aile büyükleri olmak üzere kanaat önderleri ve alanda uzman kişilere büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şöyle dedi: "Gerek kuşaklar arası dağılımda gerekse cinsiyetçi yaklaşımla yapılan miras paylaşımında, eşitlik hassasiyetinin göz ardı edilmesi haksızlıkları doğurmaktadır. Mevcut iletişimsizlik ve çatışma durumu, bireyleri çeşitli suç türlerine itmektedir. Miras paylaşımı konusunda çözümsüzlüğün bölgede her kuşağa yayıldığı ve giderek karmaşık bir hal aldığı gözlemleniyor. Özetle, miras konusu olan arazi taksimi ve gelirin paylaşımından doğan çekişmeler, cana, mala ve kişilere karşı suçların yanı sıra, mirasta haksızlığa uğradığını düşünen kişilerin hırsızlığa yönelmesi şeklinde kendini gösterebiliyor. Eğer mevcut sorunların çözümü için gerekli adımlar atılmazsa, kuşaklar arasında saygı, itibar ve güven kaybının yanı sıra gelecekte gerilim ve çatışmaların yükselmesi kaçınılmaz görünüyor." Panele İl Müftü Yardımcıları Avni Bolat, Adem Orhan, Sibel Gül Ülker, Müftülük personeli ve din görevlileri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.