Hava Durumu

#Evde Bakım Yardımı

giresunsonhaber - Evde Bakım Yardımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Evde Bakım Yardımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR Haber

8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR

GİRESUN’DA 8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart mesajı, bir kutlama metninden çok daha fazlasını söyledi: Engelli bireylerin bakımını omuzlayan kadınlar, hem görünmeyen emeğin hem de yetersiz sosyal desteğin en ağır yükünü taşıyor. Giresun’da derneğin son dönemde sağlık, eğitim ve erişilebilir hizmetler başlığında verdiği mücadele, bu çıkışın anlık değil, sahaya dayanan bir itiraz olduğunu gösteriyor. Araştırmalar da aynı noktaya işaret ediyor: bakım yükü büyüdükçe kadınların yaşam kalitesi, sosyal katılımı ve ekonomik güvencesi daha fazla aşınıyor. GİRESUN’DA 8 MART MESAJI Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart dolayısıyla paylaştığı metin, kadınların engellilik alanındaki görünmeyen yükünü doğrudan hedefe koydu. Metinde, engelli çocukların ya da engelli yakınlarının bakımını üstlenen kadınların ekonomik güvenceden uzaklaştığı, sosyal hayattan koptuğu ve çözüm masalarında geri planda bırakıldığı vurgulandı. Asıl dikkat çeken ise derneğin meseleyi yardım diliyle değil, “hak temelli yaklaşım” ve “eşit yurttaşlık” çerçevesiyle tarif etmesi oldu. Bu yönüyle açıklama, 8 Mart’a özel bir duyarlılık çağrısından çok, yılın geri kalanında görmezden gelinen bir toplumsal yükün kayda geçirilmesi niteliği taşıdı. DERNEĞİN ÇİZGİSİ NET: GÜNDELİK SERZENİŞ DEĞİL, SÜREKLİ HAK ARAYIŞI Derneğin son dönemde kamuoyuna yansıyan çıkışlarına bakıldığında, bu açıklamanın münferit olmadığı görülüyor. Giresun Engelsiz Yaşam Derneği, 2025 sonbaharında yapılan olağan kongrede “Engelsiz Yaşam Merkezi” ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı; 2026 başında ise özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyon eğitimlerine 27 yaş sınırı getirilmesi girişimine açık tepki verdi. Bu iki başlık bile derneğin yalnızca farkındalık üretmediğini, aynı zamanda hizmete erişim ve hak kaybı başlıklarında doğrudan müdahil olduğunu gösteriyor. SAĞLIKTA SOMUT KAZANIM: DİŞ TEDAVİSİ İÇİN İL DIŞI MECBURİYETİ AZALDI Derneğin etkisinin sahada görüldüğü başlıklardan biri sağlık hizmetleri oldu. 2025 Eylülünde yerel ve tematik haber kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, Giresun Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin ortak çalışmasıyla engelli çocukların diş tedavileri Giresun’da yapılmaya başlandı. Bu gelişme, aileler açısından yalnızca bir sağlık hizmeti kolaylığı değil; şehir dışı sevk, ulaşım masrafı, refakat zorluğu ve zaman kaybının da azalması anlamına geldi. EĞİTİM BAŞLIĞINDA TEPKİ: “HAK KAYBI DERİNLEŞMESİN” Derneğin en sert çıkışlarından biri ise rehabilitasyon eğitiminde yaş sınırı tartışmasına karşı oldu. Ocak 2026’da yerel basına yansıyan açıklamalarda dernek başkanı Rabia Akkuş, özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyon merkezlerinde aldıkları eğitime 27 yaş sınırı getirilmek istenmesini eleştirdi ve bunun eğitim hakkını zedeleyeceğini savundu. Bu itiraz, yalnızca bir yönetmelik tartışması değil; eğitim hakkının sürekliliği, ailelerin geleceğe dair güvencesi ve engelli bireyin sistem dışına itilmemesi açısından kritik bir uyarı olarak öne çıktı. ARAŞTIRMALAR DERNEĞİN SÖYLEDİĞİNİ DOĞRULUYOR Bilimsel çalışmalar, derneğin 8 Mart metninde dile getirilen temel sorunun duygusal bir saptama değil, ölçülebilir bir gerçek olduğunu gösteriyor. Türkiye’de yayımlanan araştırmalardan birinde, engelli çocuğa sahip bakım veren ebeveynlerin yüzde 78’inin anne olduğu saptandı. Başka çalışmalarda ise çocuğun engel oranı arttıkça bakım yükünün de arttığı, ağır engelli aile üyesine bakım veren kadınlarda bakım yükü yükseldikçe yaşam doyumu ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği belirtildi. Bu bulgular, bakımın aile içinde “doğal olarak” kadına bırakılan bir görev gibi görülmesinin, aslında kadınların sosyal ve ekonomik hayatını daraltan yapısal bir sorun ürettiğini ortaya koyuyor. GÖRÜNMEYEN EMEK, EN AĞIR SOSYAL YÜKLERDEN BİRİNE DÖNÜŞÜYOR Sorunun merkezinde yalnızca fiziksel bakım yok. Engelli bireyin sağlık randevusu, eğitimi, taşınması, gündelik ihtiyaçları, sosyal uyumu ve kriz anları çoğu evde tek bir kişinin, çoğunlukla da annenin ya da kadın yakının omzuna yükleniyor. Bu tablo kadınların istihdamdan kopmasına, düzensiz gelirle yaşamasına, sosyal çevreden uzaklaşmasına ve tükenmişlik duygusunun derinleşmesine yol açıyor. Literatürde “bakımın kadınlaşması” olarak tarif edilen bu süreç, engellilik alanında kadınların neden iki kat görünmez kaldığını da açıklıyor: Hem bakım veriyorlar hem de bu bakım çoğu zaman emek sayılmıyor. DEVLET DESTEĞİ VAR, AMA SAHADAKİ YÜKÜ TAM OLARAK HAFİFLETMİYOR Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 bütçe verilerine göre 520 bin aileye evde bakım yardımı yapılıyor; ayrıca 104 bin 573 kişi engelli aylığından, 45 bin 750 kişi de engelli yakını aylığından yararlanıyor. Bakanlığın güncel bilgilendirme sayfalarında evde bakım yardımı ve gündüz hizmetleri sisteminin sürdüğü görülüyor. Ancak rakamların büyüklüğü, ihtiyacın karşılandığı anlamına gelmiyor. Sahadaki temel sorun; desteğin yalnızca nakdi boyutta kalması, gündüzlü bakım, geçici bakım, psikososyal destek, yerel koordinasyon ve erişilebilir kamusal hizmetlerin aynı ölçüde güçlenmemesi. Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart metni de tam burada sertleşiyor: Kadınların ve engelli bireylerin yükü yılda bir gün anılarak değil, her gün işleyen destek mekanizmalarıyla hafifletilebilir. DÜNYANIN YÖNÜ BELLİ: YARDIM DEĞİL, HAK VE TOPLUM TEMELLİ DESTEK Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, engelli bireylerin bağımsız yaşama ve toplum içinde yer alma hakkını açık biçimde güvence altına alıyor. Bu yaklaşım, engelli bireyi edilgen bir yardım nesnesi olarak değil, hak sahibi yurttaş olarak kabul ediyor. Bu çerçevede bakım veren ailelerin, özellikle kadınların yükünü azaltacak hizmetlerin güçlendirilmesi; erişilebilir sağlık, eğitim, sosyal katılım ve yerel destek ağlarının yaygınlaştırılması bekleniyor. Giresun’daki derneğin 8 Mart çıkışı da tam olarak bu çizgiye yaslanıyor: yardım istemekten çok, hakların eksiksiz tanınmasını talep ediyor. GİRESUN’DAN YÜKSELEN SES, TEK BİR GÜNÜN DEĞİL YILIN TAMAMININ MESELESİ Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart mesajı, yerel ölçekte yazılmış bir sosyal medya paylaşımından ibaret değil. O metin, engelli bireylerin bakımını taşıyan kadınların neden yoksullaştığını, neden yalnızlaştığını ve neden çözüm süreçlerinin merkezine alınması gerektiğini özetliyor. Derneğin son dönemde sağlık hizmetine erişim, eğitim hakkı ve engelsiz yaşam merkezi gibi başlıklarda verdiği mücadele de bu sözlerin sahadaki karşılığını güçlendiriyor. Giresun’da dile gelen bu itirazın özeti net: Engelli bireyin hakkı konuşulacaksa, onunla birlikte yaşayan ve hayatı omuzlayan kadının yükü artık tali bir ayrıntı gibi görülemez.

Sosyal yardım ödemelerindeki artış belli oldu Haber

Sosyal yardım ödemelerindeki artış belli oldu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş, memur maaş katsayısında yapılan yeni düzenleme sonrasında sosyal yardım programlarının aylık ödemelerinin artırıldığını belirterek, bu kapsamda Evde Bakım Yardımının 13 bin 878 liraya, Sosyal Ekonomik Destek (SED) ödemesinin 9 bin 723 liraya, koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalamasının 15 bin 533 liraya, ağır silikozis hastalarının aylığının ise 14 bin 42 liraya yükseldiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Bakan Göktaş, ocak ayı memur maaş katsayısında yapılan yeni düzenlemeyle birlikte, toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik uygulanan sosyal yardım programlarının aylık ödemelerinde artışa gidildiğini açıkladı. "Türkiye Yüzyılı" vizyonuyla hiç kimseyi geride bırakmama hedefiyle hareket ettiklerini bildiren Göktaş, sosyal hizmet ve yardımların erişilebilirliğini ve etkinliğini artırmak için çalıştıklarını vurguladı. Sosyal hizmet modelleri kapsamındaki yaşlı ve engelli aylıkları, evde bakım yardımı ve çocuklar için ödenen SED ödemelerinde yapılan artışın detaylarını paylaşan Göktaş, şunları kaydetti: “Sosyal yardım ödemelerinde yapılan artışla birlikte ağır silikozis hastalarının aylığı 11 bin 840 liradan 14 bin 42 liraya, yaşlı aylığı 5 bin 390 liradan 6 bin 393 liraya, yüzde 40-69 arası engelli oranına sahip vatandaşlarımızın aylığı 4 bin 302 liradan 5 bin 103 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli raporu bulunan vatandaşlarımızın aylıkları da 6 bin 454 liradan 7 bin 655 liraya yükseldi. Diğer yandan 18 yaş altı engelli yakını olan vatandaşlara ödenen engelli yakını aylığı 4 bin 302 liradan 5 bin 103 liraya çıktı.” Göktaş, kronik hastalık yardımının 11 bin 702 liradan 13 bin 878 liraya, vefat yardımının ise 3 bin 727 liradan 4 bin 421 liraya yükseldiğini bildirdi. Evde Bakım Yardımı 13 bin 878 liraya yükseldi Evlerinde bakılan tam bağımlı vatandaşlar ve ailelerine yönelik 2006’da başlatılan aile odaklı bakım hizmet modellerinden biri olan “Evde Bakım Yardımı” ile aylık ortalama 517 bin engelli vatandaşın desteklendiğini bildiren Bakan Göktaş, “2026 yılı Ocak-Temmuz dönemi için Evde Bakım Yardımı 11 bin 702 liradan 13 bin 878 liraya yükseldi. 2025 yılında toplam 67,7 milyar lira Evde Bakım Yardımı’nda bulunduk.” dedi. Sosyal ve Ekonomik Destek ödemeleri arttı Çocukların, öncelikle aile yanında desteklenmesi ilkesi çerçevesinde, ihtiyaç sahibi ailelere çocukları için Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmeti sunulduğunu hatırlatan Göktaş, “SED hizmetinde çocuk başına yapılan ekonomik destek tutarı ise ortalama 8 bin 198 liradan 9 bin 723 liraya yükseldi.” dedi. Ayrıca çocukların biyolojik ailelerinden ayrı kalmaları halinde devlet güvencesinde aile temelli bakım modelleri arasında yer alan koruyucu aile hizmetinin öncelikli olarak uygulandığını belirten Göktaş "Koruyucu ailelere çocuk başına yapılan ödemelerin aylık ortalaması da 13 bin 96 liradan 15 bin 533 liraya çıkarıldı.” ifadelerini kullandı. Hizmet modellerini değişen ihtiyaçlara göre proaktif bir şekilde güncellediklerini belirten Bakan Göktaş, şöyle devam etti: "Yapılan yeni düzenleme sonrasında şubat ayından itibaren sosyal yardım programlarımızın aylık ödemelerini artışlı bir şekilde hak sahiplerinin hesaplarına yatıracağız. Düşük gelirli birey ve ailelerimizi daha kapsamlı ve sürdürülebilir modellerle desteklemeye devam edeceğiz. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını dilerim.”

Doğum yardımları çocuğun 5 yaşına kadar sürecek... Bakan Göktaş: Yeni bütçenin yüzde 53’ü kadınların Haber

Doğum yardımları çocuğun 5 yaşına kadar sürecek... Bakan Göktaş: Yeni bütçenin yüzde 53’ü kadınların

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesinin aile yapısını güçlendireceğini açıkladı. Bakan Göktaş, doğum yardımlarının annelerin hesaplarına doğrudan yatırıldığını vurgulayarak bu desteklerin çocuklar 5 yaşına ulaşana kadar devam edeceğini belirtti. Ayrıca, Mayıs ayından bu yana 567 bin 546 çocuk için 5,86 milyar lira ödendiğini duyurdu. ANKARA (İGFA) - Mahinur Özdemir Göktaş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2026 yılı bütçesi hakkında sunum yaptı. Aile yapısının Türk milletinin temel taşı olduğunu vurgulayan Göktaş, "Aileyi koruyup güçlendirmek yalnızca bir sosyal politika değil, aynı zamanda tarihe, kültüre ve geleceğe karşı bir sorumluluktur." dedi. Evlilik yaşı ile boşanma ve evlenmeme oranlarındaki artışla birlikte tek kişilik hane oranının yüzde 20'ye ulaştığını belirten Göktaş, Aile Enstitüsü'nün bu değişimi analiz eden çalışmalara başladığını ifade etti. 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edildiğini ve bu bağlamda önemli politikaların uygulandığını vurgulayan Göktaş, "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı'nı kararlılıkla uyguluyoruz." dedi. AİLE VE GENÇLİK FONU 81 İLDE Göktaş, 81 ilde Aile ve Gençlik Fonu'nun yaygınlaştırıldığını ve 62 bin 74 çiftin bu projeden yararlanma hakkı kazandığını belirtti. 49 bin 112 çifte toplam 7,37 milyar lira ödeme yapıldığını belirten Göktaş, çiftlerin evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden 125 bin kişinin faydalandığını söyledi, ayrıca gençler için kredi miktarlarının artırıldığını açıkladı. DOĞUM YARDIMI REFORMU Bakan Göktaş, yeni düzenlemelerle doğum yardımında ilk çocuk için 5 bin lira, ikinci çocuk için aylık 1500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5 bin lira destek sağlandığını ifade etti. Mayıs'tan bu yana 567 bin 546 çocuk için 5,86 milyar lira ödeme yapıldığını yineledi ve kreş yatırımlarının tasarruf tedbirlerinden çıkarıldığını ekledi. Bu yıl geçici ve profesyonel koruyucu aile modelleri pilot bir uygulama olarak hayata geçirildi. Bakan Göktaş, 1307 çocuk evinde 13 bin 813 çocuğa hizmet sunulduğunu, koruma altındaki çocuklardan 286'sının üniversiteye girdiğini ve 65 bin 534 gencin kamu sektöründe istihdam edildiğini açıkladı. Engellilere yönelik hizmetlerden bahseden Göktaş, "106 merkezde 6 bin 879 engelli bireye, 330 özel bakım merkezinde ise 31 bin 480 kişiye yatılı bakım hizmeti sunuyoruz." dedi. Evde Bakım Yardımı kapsamında 521 bin kişiye destek verildiğini ve yardımların aylık 11 bin 702 lira olduğunu belirten Göktaş, engelli istihdamını 14 kat artırarak 81 bin 677 kişiye ulaştıklarını ifade etti. 2026 yılının sonuna kadar 3 engelsiz yaşam merkezi ve 2 gündüzlü hizmet merkezi daha açmayı planladıklarını bildirdi. https://twitter.com/MahinurOzdemir/status/1988575937462419567 YAŞLI NÜFUSA YENİ DESTEKLER Göktaş, Türkiye'nin hızla yaşlanan bir nüfusa sahip olduğuna dikkat çekerek, "2040 yılında yaşlı nüfusun yüzde 16'nın üstünde olması bekleniyor." dedi. Bakanlığın 172 huzurevinde 15 bin, 280 özel huzurevinde ise 13 bin 633 yaşlıya hizmet verdiğini açıklayan Göktaş, 2026 yılı içinde 8 yeni huzurevi açmayı planladıklarını söyledi. Kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 35,7’ye, istihdam oranının ise yüzde 31,8’e ulaştığını belirten Göktaş, kadın girişimciliğini teşvik eden "kadingirisimci.gov.tr" platformunu tanıttı. "Türkiye'nin Mühendis Kızları" projesiyle 1546 kız öğrenciye burs ve mentorluk sağladıklarını ve "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar" projesi ile 4500 genç kadına mesleki eğitim ve psikososyal destek sunduklarını ifade etti. "Şiddete karşı sıfır tolerans" ilkesiyle hareket ettiklerini belirten Göktaş, 6284 sayılı kanun ve Türk Ceza Kanunu'ndaki yeniliklerle güçlü bir yasal altyapı oluşturduklarının altını çizerken 5. Ulusal Eylem Planı'nı 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde açıklayacaklarını bildirdi. Ayrıca dijital şiddet ve ısrarlı takip konularında yapılan araştırmalarla elde edilen kapsamlı verilere dikkat çekti. ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERE ÖZEL DESTEK Şimdiye kadar 51 bin 947 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamuda istihdam edildiğini açıklayan Göktaş, doğal gaz faturalarında yüzde 50 indirim uyguladıklarını ve özel okullarda şehit ve gazi çocuklarından yemek ve kırtasiye ücreti alınmadığını belirtti. Türkiye genelinde faaliyet gösteren bin 3 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla gerçekleştirilen sosyal yardımların 22 ülke tarafından örnek alındığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.