Hava Durumu

#Esnaf

giresunsonhaber - Esnaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esnaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA 2026 YILININ AHİSİ MUSTAFA ÖZDEMİR OLDU Haber

GİRESUN’DA 2026 YILININ AHİSİ MUSTAFA ÖZDEMİR OLDU

GİRESUN’DA 2026 YILININ AHİSİ MUSTAFA ÖZDEMİR OLDU Giresun’da 39. Ahilik Haftası kapsamında 2026 yılı “İlin Ahisi” unvanına, Yağlıdere’de 55 yıldır soğuk demircilik ve torna ustalığı yapan Mustafa Özdemir layık görüldü. Yarım asrı aşan meslek hayatında üretimden, alın terinden ve meslek ahlakından kopmayan Özdemir, Ahilik kültürünün Giresun’daki yaşayan temsilcilerinden biri olarak öne çıktı. Giresun Valiliği, Ticaret İl Müdürlüğü ile Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin değerlendirme süreci sonunda belirlenen Mustafa Özdemir, 2026 yılı Ahilik Haftası kapsamında Giresun’un ahisi seçildi. Özdemir’in mesleğinde 55 yılı geride bırakması, uzun yıllardır aynı zanaatı sürdürmesi ve Ahilik geleneğinin temel değerleri olan dürüstlük, güvenilirlik, el emeği ve meslek ahlakına bağlılığı seçimde öne çıkan unsurlar oldu. 1971’DEN BU YANA TEZGAH BAŞINDA Mustafa Özdemir’in meslek hayatının başlangıcı 1971 yılına uzanıyor. O tarihten bu yana Yağlıdere’de soğuk demircilik ve torna ustalığı alanında çalışan Özdemir, metal işleme, torna, kaynak ve çeşitli demir işleriyle yarım asrı aşan bir saha tecrübesi edindi. Yaklaşık 55 yıldır mesleğini kesintisiz sürdüren Özdemir, yalnızca üretim yapan bir usta değil; geleneksel zanaat kültürünü yaşatan, mesleki bilgisini çevresindeki gençlere aktaran bir esnaf olarak da tanınıyor. SOĞUK DEMİRCİLİK VE TORNA USTALIĞI Özdemir’in uzmanlık alanlarının başında soğuk demir işçiliği ve torna ustalığı geliyor. Metal şekillendirme, kesme, kaynak, torna ve benzeri işlemlerde uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Özdemir, Yağlıdere’deki atölyesinde üretim ve tamir çalışmalarını sürdürüyor. Bu meslek, günümüzde sanayileşme ve seri üretimin etkisiyle giderek azalan geleneksel zanaat alanları arasında yer alıyor. Özdemir’in yarım asrı aşan meslek hayatı da bu açıdan yalnızca kişisel bir başarı değil, aynı zamanda yerel meslek hafızasının korunması açısından önem taşıyor. AHİLİK SADECE MESLEK DEĞİL, BİR AHLAK ANLAYIŞI Ahilik kültürü, Anadolu’da yalnızca esnafın ekonomik faaliyetlerini düzenleyen bir yapı olarak değil; dürüstlük, güvenilirlik, dayanışma, kaliteli üretim, kul hakkını gözetme ve meslek bilgisini yeni kuşaklara aktarma anlayışı üzerine kurulmuş bir sistem olarak biliniyor. Ahilik geleneğinde bir ustanın yalnızca işini iyi yapması yeterli görülmüyor. Müşterisine karşı dürüst olması, haksız kazançtan kaçınması, komşu esnafla dayanışma içinde bulunması ve mesleğini kendisinden sonra gelenlere öğretmesi de temel ölçütler arasında yer alıyor. Bu yönüyle Mustafa Özdemir’in 55 yıllık meslek hayatı, Ahiliğin teorik değerlerinin sahadaki karşılığı olarak değerlendiriliyor. “İLİN AHİSİ” NASIL BELİRLENİYOR? Ahilik Haftası kapsamında illerde “İlin Ahisi”, “İlin Kalfası” ve “İlin Çırağı” belirleniyor. Adaylar, ilgili esnaf ve sanatkâr kuruluşları ile kamu kurumlarının yer aldığı değerlendirme süreci sonucunda seçiliyor. Seçimde mesleki kıdem kadar; meslek ahlakına bağlılık, dürüstlük, örnek esnaflık, toplumsal dayanışmaya katkı ve mesleğin gelecek nesillere aktarılması gibi kriterler dikkate alınıyor. 2026 yılında 39’uncusu düzenlenen Ahilik Haftası da Türkiye genelinde esnaf ve sanatkâr kültürünün yaşatılması, ustaların onurlandırılması ve bu değerlerin genç kuşaklara aktarılması amacıyla kutlanıyor. GESOB HEYETİYLE BAŞKAN KÖSE’Yİ ZİYARET ETTİ Yılın Ahisi seçilen Mustafa Özdemir, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Kara, Başkan Vekili Ercan Ayhan, GESOB yönetim kurulu üyeleri ve Giresun Ticaret İl Müdürü Meltem Saniye Erciyes ile birlikte Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’yi ziyaret etti. Giresun Belediyesi tarafından duyurulan ziyarette Özdemir’in 2026 yılı Ahisi seçilmesi dolayısıyla tebrik edildiği ve Ahilik kültürünün esnaf hayatındaki öneminin vurgulandığı belirtildi. YAĞLIDERE’DEN GİRESUN’A ÖRNEK BİR USTALIK HİKÂYESİ Mustafa Özdemir’in 1971 yılında başlayan meslek yolculuğu bugün 55 yıllık bir ustalık hikâyesine dönüşmüş durumda. Yağlıdere’de sürdürdüğü demircilik ve torna mesleğiyle ilçenin zanaat kültürünün önemli temsilcilerinden biri haline gelen Özdemir’in “Yılın Ahisi” seçilmesi, aynı zamanda yerel üretime ve geleneksel mesleklere verilen değerin de göstergesi oldu. GiresunSonhaber olarak, 55 yıllık meslek hayatıyla alın terini, üretimi ve meslek ahlakını yaşatan Mustafa Özdemir’i tebrik ediyor; kendisine sağlık ve huzur içinde uzun bir ömür diliyoruz. Onun şahsında Ahilik kültürünü yaşatan bütün esnaf ve sanatkârlarımızın 39. Ahilik Haftası’nı kutluyoruz.

SGK HAFTA SONU AÇIK Haber

SGK HAFTA SONU AÇIK

SGK HAFTA SONU AÇIK: BAĞ-KUR VE İŞVERENLER İÇİN SON GÜN 31 AĞUSTOS SGK prim borçlarının tecil ve taksitlendirilmesi için tanınan sürenin sona ermesine günler kaldı. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Merkezleri, işverenler ile 4/B (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalıların işlemlerini tamamlayabilmesi amacıyla 29–30 Ağustos 2026 tarihlerinde hizmet verecek. Giresun Valiliği, Sosyal Güvenlik Kurumunun tecil ve taksitlendirme başvurularına yönelik hafta sonu çalışma düzenlemesini duyurdu. Buna göre Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Merkezleri, 29 Ağustos Cumartesi ve 30 Ağustos Pazar günü işverenler ile 4/B kapsamındaki sigortalıların ilgili işlemleri için açık tutulacak. Başvurular için son tarih 31 Ağustos 2026 Pazartesi. Bu tarihe kadar yalnızca başvurunun yapılması yeterli olmayacak; işlemlerin tamamlanması ve belirlenen ilk taksit tutarının da ödenmesi gerekecek. Giresun Valiliğinin duyurusu İŞVERENLER VE 4/B SİGORTALILARI KAPSAMDA Düzenleme, SGK’ye prim ve buna bağlı borçları bulunan işverenler ile 4/B kapsamında sigortalı olan vatandaşların tecil ve taksitlendirme başvurularını tamamlamalarına kolaylık sağlamayı amaçlıyor. 4/B kapsamında genel olarak kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan esnaf ve sanatkârlar, serbest çalışanlar ve mevzuatta belirtilen şirket ortakları yer alıyor. Başvuru hakkı ve borcun kapsamı, sigortalının dosyası üzerinden SGK tarafından değerlendirilecek. TECİL VE TAKSİTLENDİRME BORÇ SİLME ANLAMI TAŞIMIYOR Tecil ve taksitlendirme işlemi, SGK borcunun silinmesi veya genel bir borç affı anlamına gelmiyor. Borcun, belirlenen koşullar ve tecil faizi uygulanarak oluşturulan ödeme planı çerçevesinde taksitler halinde ödenmesine imkân sağlıyor. Her başvuru; borcun türü, tutarı, ödeme durumu ve SGK tarafından aranan diğer koşullar dikkate alınarak değerlendirilecek. Başvurunun yapılması, talebin kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmeyecek. YILLIK SABİT YÜZDE 29 TECİL FAİZİ İMKÂNI SGK’nin 19 Haziran 2026 tarihli düzenlemesi kapsamında, 31 Ağustos 2026’ya kadar başvuranların yıllık sabit yüzde 29 oranındaki tecil faizi imkânından yararlanabileceği bildirildi. SGK ayrıca başvurunun son tarihe kadar yapılmasıyla birlikte ilk taksit tutarının da ödenmesi gerektiğini açıkladı. SGK’nin resmî bilgilendirmesi BAŞVURU BORÇ DOSYASININ BULUNDUĞU BİRİME YAPILACAK Başvurular herhangi bir SGK birimine değil, borca ilişkin icra takip işlemlerinin yürütüldüğü Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Sosyal Güvenlik Merkezine yapılacak. Başvuru sahiplerinin gitmeden önce borç dosyasının hangi birimde bulunduğunu teyit etmesi, gerekli belgeler ve işlem koşulları hakkında ilgili müdürlükten bilgi alması gerekiyor. Giresun’daki başvurular da borcun takip edildiği ilgili SGK birimine yapılacak. 31 AĞUSTOS’TA İKİ İŞLEM TAMAMLANMALI Hak kaybı yaşanmaması için 31 Ağustos Pazartesi günü sonuna kadar: Tecil ve taksitlendirme başvurusunun tamamlanması,SGK tarafından belirlenen ilk taksit tutarının ödenmesi gerekiyor. Hafta sonu çalışma düzenlemesi başvuru süresini uzatmıyor; işlemlerin tamamlanabilmesi için vatandaşların başvurularını son güne bırakmaması önem taşıyor. Başvuru belgeleri, teminat koşulları, ödeme planı ve borca özel diğer ayrıntılar için borç dosyasının bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Sosyal Güvenlik Merkeziyle doğrudan iletişime geçilmesi gerekiyor.

ESNAFA BAĞ-KUR YAPILANDIRMASINDA “FAİZ KELEPÇESİ” TEPKİSİ Haber

ESNAFA BAĞ-KUR YAPILANDIRMASINDA “FAİZ KELEPÇESİ” TEPKİSİ

ESNAFA BAĞ-KUR YAPILANDIRMASINDA “FAİZ KELEPÇESİ” TEPKİSİ GİRESUN MARANGOZLAR ODASI BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM USTA: “ESNAF HEM GÜNCEL PRİMİNİ HEM FAİZLİ GEÇMİŞ BORCUNU ÖDEMEK ZORUNDA KALACAK” Giresun Marangozlar Odası Başkan Vekili İbrahim Usta, BAĞ-KUR prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin yaptığı açıklamada, prim borcu, gecikme cezası ve yapılandırma faizinin birlikte değerlendirildiğinde esnafın karşı karşıya kaldığı ödeme yükünün ağırlaştığını söyledi. Usta, özellikle ekonomik daralma, yüksek finansman maliyetleri ve piyasadaki nakit sıkışıklığının sürdüğü bir dönemde esnafın geçmiş dönem BAĞ-KUR borçlarını ödemekte zorlandığını belirtti. “72 AYLIK YAPILANDIRMA ESNAFIN YÜKÜNÜ HAFİFLETMİYOR” İbrahim Usta, esnafa 72 aya kadar yapılandırma imkânı sunulmasına rağmen borcun faiz ve gecikme unsurlarıyla birlikte büyüdüğünü savundu. Usta açıklamasında, mevcut uygulamayı şu sözlerle eleştirdi: “Prim borcu ve gecikme cezası toplamına yapılandırma faizinin de eklenmesiyle esnafın bileğine adeta faiz kelepçesi takılmıştır.” Esnafın beklentisinin, geçmiş dönem borçlarının daha geniş kapsamlı bir af veya faiz yükünü azaltacak bir düzenlemeyle yapılandırılması olduğunu belirten Usta, mevcut sistemin bu beklentiyi karşılamadığını ifade etti. ESNAF İKİ AYRI ÖDEME YÜKÜYLE KARŞI KARŞIYA Usta, yapılandırmadan yararlanan esnafın yalnızca geçmiş borçlarını değil, aynı zamanda devam eden aylık BAĞ-KUR primlerini de ödemek zorunda olduğuna dikkat çekti. Bu durumun özellikle küçük işletmeler açısından ciddi bir nakit akışı sorunu oluşturabileceğini belirten Usta, şu değerlendirmede bulundu: “Yapılandırmadan faydalanan esnaf, rutin BAĞ-KUR primini ödemeye devam ederken bir taraftan da faizli geçmiş borçlarını ödemeye çalışacaktır.” “PİYASADA PARA DÖNMEZKEN ESNAF DAHA DA ZORLANACAK” Sıkı para politikası nedeniyle finansmana erişimin zorlaştığını ve piyasadaki nakit hareketliliğinin azaldığını savunan Usta, borç yapılandırmasının esnafın ödeme kapasitesi dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. İbrahim Usta, mevcut ekonomik şartlarda esnafın hem işletme giderlerini karşılamasının hem güncel primlerini hem de geçmiş dönem borç taksitlerini düzenli ödemesinin güçleştiğini belirterek, uzun yıllardır faaliyet gösteren işletmelerin ekonomik olarak ciddi risk altında bulunduğunu kaydetti. Usta, açıklamasını, “Esnafımız çok zorlanacak, yıllardır verdikleri emekleri ziyan olacaktır” sözleriyle tamamladı.

GEZMİŞ SELİN ARDINDAN DUROĞLU’NDA: ESNAF VE VATANDAŞI DİNLEDİ Haber

GEZMİŞ SELİN ARDINDAN DUROĞLU’NDA: ESNAF VE VATANDAŞI DİNLEDİ

GEZMİŞ SELİN ARDINDAN DUROĞLU’NDA: ESNAF VE VATANDAŞI DİNLEDİ ELVAN IŞIK GEZMİŞ, SELDEN ETKİLENEN DUROĞLU’NDA BELEDİYEYİ ZİYARET ETTİ; ESNAF VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ YERİNDE DİNLEDİ Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, geçtiğimiz hafta sağanak yağış ve taşkından etkilenen Duroğlu beldesinde inceleme ve ziyaretlerde bulundu. Gezmiş’e programında Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük ile yönetim kurulu üyeleri eşlik etti. Heyetin ilk duraklarından biri Duroğlu Belediyesi oldu. Gezmiş, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin’i ziyaret ederek beldede yaşanan sel nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti ve yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. DUROĞLU’NDA İŞ YERLERİNİ SU BASMIŞTI 13 Ağustos’ta Giresun genelinde etkili olan kuvvetli sağanak yağışlar, Duroğlu’nda da sel ve su baskınlarına neden olmuştu. Duroğlu merkezinden geçerek Aksu Deresi’ne ulaşan Değirmen Deresi’nin taşması sonucu bazı iş yerlerinin zemin ve bodrum katlarını su basmış, taşkının ardından cadde ve çevresinde moloz birikintileri oluşmuştu. Belediye ekipleri sel sonrasında temizlik ve ulaşımın yeniden sağlanmasına yönelik çalışma başlatmıştı. (Habertürk) Giresun Valiliği de 15 Ağustos tarihli resmi açıklamasında Duroğlu Beldesi’nde meydana gelen altyapı hasarlarına ilişkin incelemelerin sürdüğünü bildirmişti. Valilik, il genelinde yaşanan olumsuzluklarla ilgili 217 ihbar alındığını ve 26 farklı noktada afet etüt incelemesi yapıldığını açıklamıştı. (Giresun Valiliği) BELEDİYE BAŞKANI ÇETİN’LE GÖRÜŞTÜ Gezmiş, Duroğlu Belediye Başkanı Halil Çetin’e gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin açıklamasında, “Geçtiğimiz hafta selden etkilenen Duroğlu Beldemizde, Merkez İlçe Başkanımız Sayın Olcay Küçük ve yönetim kurulu üyelerimizle birlikte Duroğlu Belde Başkanımız Sayın Halil Çetin’i ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerimizi ilettik.” ifadelerini kullandı. Gezmiş, Başkan Çetin’e çalışmalarında başarılar dileyerek misafirperverliği için teşekkür etti. SELDEN ETKİLENEN ESNAFI ZİYARET ETTİ Belediye ziyaretinin ardından belde merkezine geçen Gezmiş ve beraberindeki heyet, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Selden etkilenen esnafa geçmiş olsun dileklerini ileten Gezmiş, vatandaşların yaşadığı sorunları ve taleplerini dinledi. Gezmiş ziyaretlerinin ardından yaptığı değerlendirmede, “Vatandaşlarımızla bir araya geldik; sorunlarını ve taleplerini yerinde dinledik. Daima hemşehrilerimizin yanında olmaya, onların sesi olmaya devam edeceğiz.” dedi. SEL SONRASI SAHA ZİYARETLERİ SÜRÜYOR Gezmiş’in Duroğlu programı, bir gün önce gerçekleştirdiği Yağlıdere ziyaretlerinin ardından geldi. Yağlıdere’de de belediye ve kaymakamlık ziyaretleri gerçekleştiren, vatandaşlarla bir araya gelen Gezmiş’in Duroğlu programında bu kez özellikle selden doğrudan etkilenen esnaf ve belde sakinlerinin sorunları öne çıktı. Böylece Gezmiş, Giresun’da Ağustos ayında meydana gelen kuvvetli yağış ve taşkınlardan etkilenen bölgelerdeki saha ziyaretlerini Yağlıdere’nin ardından Duroğlu ile sürdürmüş oldu.

YOĞUNLUK VE KAZALARA ÖNLEM DİYE ŞEHİR GİRİŞİ DUBALARLA KAPATILDI: ÇÖZÜM BU MU? Haber

YOĞUNLUK VE KAZALARA ÖNLEM DİYE ŞEHİR GİRİŞİ DUBALARLA KAPATILDI: ÇÖZÜM BU MU?

YOĞUNLUK VE KAZALARA ÖNLEM DİYE ŞEHİR GİRİŞİ DUBALARLA KAPATILDI: ÇÖZÜM BU MU? Yıllardır trafik yoğunluğu, sinyalizasyon tartışmaları ve ağır kazalarla gündeme gelen Giresun Liman Kavşağı’nda şehir merkezine girişin dubalarla sınırlandırılması yeni bir tartışma başlattı. Giresun Otelciler ve Kahveciler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ayhan, uygulamanın trafiği Gemilerçekeği’ne kadar taşıdığını ve kent merkezindeki esnafı müşteriden uzaklaştırdığını belirterek yetkililere seslendi: “Kazalara önlem alınsın; ancak bir şehrin girişi kapatılarak esnafın ekmeğiyle oynanmasın.” Giresun’un uzun süredir çözüm bekleyen ulaşım noktalarından Liman Kavşağı’nda, trafik yoğunluğunu azaltmak ve kazaların önüne geçmek amacıyla şehir merkezine doğrudan girişin dubalarla sınırlandırıldığı bildirildi. Güvenliği artırma amacı taşıdığı belirtilen uygulama, bu kez şehir merkezine ulaşımın zorlaşması, araç kuyruklarının başka bir noktaya taşınması ve kent merkezindeki ticari hareketliliğin olumsuz etkilenmesi iddialarıyla gündeme geldi. Giresun Otelciler ve Kahveciler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Ayhan, esnaf ve vatandaşlardan yoğun şikâyet aldığını belirterek düzenlemeye sert tepki gösterdi. “ŞEHRİN GİRİŞİNİ KAPATARAK ESNAFIN RIZKINA ENGEL OLUYORSUNUZ” Ayhan, trafik güvenliği için önlem alınmasına karşı olmadıklarını ancak uygulamanın şehir merkezini ulaşılamaz hâle getirmemesi gerektiğini ifade etti. Ayhan açıklamasında şunları söyledi: “Ne güzel bir dünya… Bir şehrin kaderiyle oynayanları, şehir girişini dubalarla kesenleri, benim esnaf ve sanatkârımın rızkına, işine ve ticaretine engel olanları şiddetle kınıyorum. Şehir girişini kesiyorsanız doğrudan ve kontrollü bir geçiş sağlayın. Trafik kuyruğu Gemilerçekeği’ne kadar uzanıyor. İnsanlar trafik çilesi çekiyor, şehir içine giremiyor. Benim esnafım iş bekliyor, müşteri arıyor. Yüzlerce insan bizleri arayarak şehre giremediklerini söylüyor. Bir şehrin girişinin bu şekilde kapatıldığı başka bir anlayış olamaz. Esnaf başkanı olarak esnafımın emeğine, ekmeğine ve işine engel olanları kınıyor, yetkilileri göreve davet ediyorum. Bu şehrin insanlarının sabrını zorlamayın. Trafik lambaları ve kontrollü geçiş sistemiyle ulaşımı düzenleyin. Esnafımızın ve vatandaşlarımızın benden sesleri olmamı istemesi üzerine bu sıkıntıları kamuoyuna duyuruyorum.” ÖNLEM ALINMASI ZORUNLU, AMA BEDELİNİ ESNAF MI ÖDEYECEK? Liman Kavşağı’nda güvenlik önlemi alınması tartışmasız bir zorunluluk. Ancak alınan önlemin trafiği rahatlatırken şehir merkezine erişimi engellememesi, ulaşım sorununu başka bir kavşağa taşımaması ve kent ekonomisini sekteye uğratmaması gerekiyor. Ayhan’ın açıklamasına göre araçlar doğrudan şehir merkezine giremediği için yoğunluk Gemilerçekeği yönüne taşınıyor. Sürücülerin uzayan güzergâh ve trafik kuyruğu nedeniyle şehir merkezine girmekten vazgeçmesi ise özellikle otel, kahvehane, kafe, lokanta ve perakende işletmeleri açısından müşteri kaybı anlamına geliyor. Ortaya çıkan tablo, şu temel soruyu gündeme taşıyor: Kazaları önlemek adına alınan bir tedbir, şehri ulaşılamaz ve esnafı müşterisiz bırakıyorsa uygulama yeniden değerlendirilmemeli mi? SORUN YENİ DEĞİL: 2022’DE SİNYALİZASYON UYARISI YAPILDI Liman Kavşağı’nın trafik ve güvenlik sorunu son uygulamayla başlamadı. 2022 yılında bölgede yaşanan kazaların ardından kavşaktaki trafik ışıklarının geçiş süreleri tartışmaya açıldı. Dönemin CHP Giresun Merkez İlçe Başkanı Murat Bektaş, sahil yolunda kırmızı ışık yandıktan çok kısa süre sonra şehir içinden çıkan araçlara yeşil ışık verilmesinin kazalara zemin hazırladığını savundu. Bektaş, kavşağa geri sayımlı sinyalizasyon sistemi kurulmasını veya mevcut geçiş sürelerinin yeniden düzenlenmesini istedi. Bu çağrı, kavşağın teknik düzenlemesine yönelik kamuoyuna yansıyan ilk kapsamlı uyarılardan biri oldu. (giresunsonhaber.com) 2023’TE YER TESLİMİ YAPILDI, BİTİŞ TARİHİ 2025’Tİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının TBMM’ye verdiği resmi cevapta, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı için 15 Eylül 2023 tarihinde iş yeri teslimi yapıldığı ve sözleşmeye göre işin 7 Ocak 2025’te tamamlanmasının öngörüldüğü belirtildi. Ancak bu takvim içerisinde proje hayata geçirilemedi. Böylece kavşağın trafik yoğunluğu ve güvenlik sorunu, geçici düzenlemelerle yönetilmeye devam etti. 2024’TE İKİ BAKANIN KATILIMIYLA TEMEL ATILDI Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı’nın temel atma töreni, 8 Mart 2024’te Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Törende yapılan resmi açıklamada, şehir merkezine ve limana girişin hemzemin kavşak üzerinden sağlanmasının uzun araç kuyruklarına ve zaman zaman kazalara neden olduğu açıkça ifade edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, o dönemde güzergâhtan günlük ortalama 32 bin 500 aracın geçtiğini, 1,6 kilometrelik proje ile sahil yolunun alt geçide alınacağını ve mevcut sinyalizasyonun kaldırılarak kesintisiz trafik akışının sağlanacağını açıkladı. (Giresun Valiliği) Dolayısıyla kavşaktaki yoğunluk, kuyruk ve kaza riski yalnızca vatandaşların veya esnafın şikâyeti değildi; sorun resmi açıklamalarla da kabul edilmişti. 2025’TE KAZALAR DEVAM ETTİ Kalıcı proje tamamlanamadığı için Liman Kavşağı 2025 yılında da kazalarla gündeme geldi. 11 Haziran 2025’te kırmızı ışık ihlali yaptığı belirtilen bir otomobilin motosiklete çarpması sonucu motosiklet sürücüsü yaralandı. Kaza, 2022 yılında yapılan sinyalizasyon uyarılarını yeniden gündeme taşıdı. (giresunsonhaber.com) 20 Ekim 2025’te ise yoğun yağış sırasında trafik ışıklarında duramayan bir tır, önünde bekleyen başka bir tıra arkadan çarptı. Sürücü araç içerisinde sıkışırken Karadeniz Sahil Yolu’nun Trabzon yönündeki ulaşımı bir süre aksadı. (nefes.com.tr) Bu kazalar; ağır araç trafiği, kavşağa yaklaşım hızı, frenleme mesafesi, ışıklı sistem ve dur-kalk trafiğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. TEMELİ ATILAN PROJEDE YÜKLENİCİ FİRMA ÇEKİLDİ Kasım 2025’te kamuoyuna yansıyan açıklamalarda, 2024 yılında temeli atılan projede fiilî çalışmanın başlamadığı ve yüklenici firmanın projeden çekildiği bildirildi. Şantiyenin boşaltılmasıyla projenin geleceği yeniden belirsizliğe girerken, başlangıçta açıklanan tamamlanma takvimi de fiilen geçerliliğini kaybetti. (Son Dakika) 23 MAYIS 2026: AYNI AİLEDEN 5 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Liman Kavşağı’ndaki tartışmaların en ağır sonucu 23 Mayıs 2026’da yaşandı. Bir tır ile iki otomobilin karıştığı kazada aynı aileden 5 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi yaralandı. Kaza, yıllardır yapılan sinyalizasyon ve güvenlik uyarıları ile tamamlanamayan kavşak projesini yeniden Giresun’un gündemine taşıdı. (giresunsonhaber.com) Bu ağır kayıptan sonra Liman Kavşağı’nda etkili bir geçici güvenlik düzenlemesi yapılması yönündeki beklenti daha da arttı. Ancak bugünkü tartışma, alınan önlemin yalnızca güvenli olup olmadığıyla sınırlı değil. Önlemin aynı zamanda uygulanabilir, ölçülü ve şehir yaşamını sürdürülebilir kılıp kılmadığı da sorgulanıyor. PROJE 2026’DA YENİDEN İHALE EDİLDİ Revize edilen Liman Kavşağı Dal-Çık Projesi için yürütülen yeni ihale sürecinin ardından yüklenici firma ile 4 Haziran 2026 tarihinde sözleşme imzalandığı açıklandı. Yeni sözleşmede projenin yapım süresi 400 gün olarak belirlendi. Çalışmalarla birlikte şehir içi trafiğinin rahatlatılması ve sahil yolu bağlantılarının daha güvenli hâle getirilmesi hedefleniyor. (Aksiyon) Ancak proje başlamadan önce Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ile Mimarlar Odasının ortak değerlendirmesinde de yapım süresince trafik akışının nasıl sağlanacağı, yol kotlarının değişip değişmeyeceği ve geçici düzenlemelerin kent yaşamına etkileri konusunda kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilmesi istendi. (Giresun Ticaret Odası) DUBALAR TEK BAŞINA TRAFİK MÜHENDİSLİĞİ ÇÖZÜMÜ MÜ? Şehir girişinin dubalarla kapatılması, bazı riskli dönüşleri ortadan kaldırabilir. Ancak bir trafik düzenlemesinin başarısı yalnızca kapatılan noktadaki kaza ihtimaliyle ölçülemez. Uygulamanın; trafik kuyruğunu hangi noktaya taşıdığı, şehir merkezine giriş süresini ne kadar artırdığı, alternatif güzergâhlarda yeni risk oluşturup oluşturmadığı, ambulans ve itfaiye araçlarının geçişini nasıl etkilediği, liman kaynaklı ağır araç trafiğini nasıl yönettiği, esnaf ve turizm işletmeleri üzerindeki ekonomik sonucu ölçülmeli ve kamuoyuyla paylaşılmalı. Aksi hâlde bir noktadaki risk azaltılırken başka bir noktada yeni yoğunluk, yeni kaza ihtimali ve ekonomik kayıp ortaya çıkabilir. YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLEYEN SORULAR Giresun kamuoyu şimdi şu soruların yanıtını bekliyor: Karar öncesinde trafik sayımı ve kuyruk analizi yapıldı mı? Sinyalizasyon süreleri ve kavşağa yaklaşım hızları neden birlikte yeniden düzenlenmiyor? Ağır araçların belirli saatlerde geçişine yönelik bir planlama yapılabilir mi? Gemilerçekeği’ne kadar uzadığı belirtilen trafik yoğunluğu yerinde ölçülüyor mu? Kent merkezindeki esnafın yaşadığı müşteri kaybı konusunda herhangi bir etki analizi yapıldı mı? GÜVENLİK İLE ŞEHRE ERİŞİM BİRBİRİNİN ALTERNATİFİ DEĞİL Liman Kavşağı’nda insan hayatını koruyacak önlemler gecikmeden alınmalı. Ancak güvenlik gerekçesiyle şehir merkezine erişimin güçleştirilmesi kalıcı bir çözüm olarak görülmemeli. Giresun’un ihtiyacı, kavşağın bir kolunu dubalarla kapatıp trafiği başka bir noktaya yönlendirmek değil; mühendislik verilerine dayanan, kontrollü geçiş sağlayan, ağır araçları yöneten, sinyalizasyonu yeniden düzenleyen ve şehir ekonomisini koruyan bütüncül bir ulaşım planıdır. Yıllardır uyarıların yapıldığı, temel atıldığı, takvimin değiştiği, projenin durduğu, yeniden ihale edildiği ve insanların hayatını kaybettiği Liman Kavşağı’nda artık geçici kararların da kamuoyuna açık ve teknik gerekçelerle anlatılması gerekiyor. Kazalara ve yoğunluğa önlem alınmalıdır. Ancak sorulması gereken soru açıktır: Şehir girişini dubalarla kapatmak gerçekten çözüm müdür, yoksa sorun yalnızca başka bir noktaya mı taşınmaktadır?

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Haber

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları, POS kesintileri ve yüksek finansman maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, üretim ve istihdamın korunması için yetkili kurumlara düzenleme çağrısında bulundu. Giresun Son Haber’in Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki uygulamaları karşılaştırdığı araştırma ise kartlı ödeme maliyetlerinde dikkat çekici bir fark bulunduğunu ortaya koydu. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ile banka kaynaklı finansman giderlerinin ticari hayat üzerinde giderek daha ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Kredi kartı kullanımında uygulanan yüksek komisyon oranlarının ve ödeme maliyetlerinin büyük ölçüde işletmeler tarafından karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu durumun özellikle esnaf ve KOBİ’lerin nakit akışını olumsuz etkilediğini ifade etti. SATIŞ YAPAN İŞLETME, KOMİSYONA ÇALIŞIYOR Kredi kartıyla yapılan satışlarda bankalara ödenen komisyonların işletmelerin kazancını önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Çakırmelikoğlu, yüksek ciroya rağmen gerçek kârlılığın gerilediğine dikkat çekti. Satış hacmi büyüse bile POS komisyonu, faiz, erken ödeme ve diğer banka giderleri nedeniyle cironun önemli bir bölümü finansman maliyetine dönüşüyor. FİNANSMAN GİDERLERİ ANA MALİYET KALEMİNE DÖNÜŞTÜ Banka komisyonları, finansman giderleri ve faiz maliyetlerinin işletmelerin en önemli gider kalemleri arasında yer aldığını belirten Çakırmelikoğlu, mevcut tablonun firmaların rekabet gücünü zayıflattığını söyledi. Çakırmelikoğlu, “Artan finansman maliyetleri firmalarımızın kârlılığını azaltmakta, rekabet gücünü zayıflatmakta ve sürdürülebilir üretim ile ticaret yapmalarını zorlaştırmaktadır” dedi. KOBİ’LERİN HAREKET ALANI DARALIYOR Yüksek banka maliyetlerinin özellikle sınırlı sermayeyle faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha fazla etkilediğini dile getiren Çakırmelikoğlu, işletmelerin yatırım yapma, stok oluşturma ve istihdamı koruma kapasitesinin giderek azaldığını kaydetti. Finansmana erişimin pahalılaşması yalnızca işletme bilançolarını değil, üretimden istihdama ve tüketici fiyatlarına kadar ekonomik hayatın bütününü etkiliyor. “DÜZENLEME GECİKMEDEN YAPILMALI” İş dünyasının üzerindeki mali yükün hafifletilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ve banka kaynaklı giderler konusunda ilgili kurumların gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. İşletmelerin ayakta kalabilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve mevcut istihdamın korunabilmesi için komisyon oranlarının makul seviyelere çekilmesini isteyen Çakırmelikoğlu, banka kaynaklı finansman maliyetlerinin de yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. ARAŞTIRMA NOTU: AVRUPA’DA KOMİSYONLAR NASIL UYGULANIYOR? Avrupa Birliği’nde tüketici kartlarına ilişkin bankalar arası takas komisyonları banka kartında yüzde 0,20, kredi kartında yüzde 0,30 ile sınırlandırılırken, Türkiye’de Temmuz 2026 itibarıyla üye işyerlerine uygulanabilen azami komisyon peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56’ya, banka kartlarında ise yüzde 1,04’e kadar çıkıyor. İki sistemdeki ücretlerin kapsamı bire bir aynı olmasa da işletmenin taşıdığı mali yük bakımından Türkiye’deki oranlar çok daha yüksek bir tablo ortaya koyuyor. AB’DE BANKALAR ARASI KOMİSYONA YASAL SINIR Avrupa Birliği’nin 2015/751 sayılı düzenlemesine göre tüketici banka kartlarında bankalar arası takas komisyonu işlem tutarının en fazla yüzde 0,20’si, tüketici kredi kartlarında ise en fazla yüzde 0,30’u olabiliyor. Üye ülkeler kredi kartlarında yüzde 0,30’un altında daha düşük bir tavan belirleyebilirken, düzenleme aynı zamanda perakendecilerin ödedikleri ücretleri daha açık biçimde görebilmelerini ve farklı ödeme kuruluşları arasında karşılaştırma yapabilmelerini amaçlıyor. (EUR-Lex) AVRUPA’DAKİ ORAN TOPLAM POS ÜCRETİ DEĞİL Avrupa’daki yüzde 0,20 ve yüzde 0,30’luk oranların doğrudan işletmenin ödediği toplam POS komisyonu olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Bu oranlar, kartı çıkaran banka ile ödemeyi kabul eden banka arasındaki takas komisyonunu ifade ediyor. İşletmenin ödediği toplam ücretin içerisinde kart kuruluşu bedeli, ödeme altyapısı ve hizmet marjı gibi başka kalemler de bulunabiliyor. Buna karşın Avrupa Komisyonunun değerlendirmeleri, takas komisyonlarına getirilen tavanın daha önce yüksek olan ücretleri düşürdüğünü, kartlı ödeme piyasasında rekabeti ve ücret şeffaflığını artırdığını gösteriyor. (Competition Policy) TÜRKİYE’DE PEŞİN KREDİ KARTINDA TAVAN YÜZDE 3,56 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Temmuz 2026 için yayımladığı tabloda, bankalarca ticari müşterilere uygulanabilecek azami üye işyeri komisyonu peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56 olarak yer alıyor. Her ilave taksit için uygulanabilecek azami artış yüzde 1,78 olurken, banka kartı işlemlerinde azami oran yüzde 1,04 düzeyinde bulunuyor. Bu oranlar tavan niteliği taşıyor; bankalar işyerinin cirosu, sektörü, bloke süresi ve ticari anlaşmasına göre daha düşük oran uygulayabiliyor. (TCMB) 10 BİN LİRALIK SATIŞTA 356 LİRALIK KOMİSYON Türkiye’de 10 bin liralık peşin kredi kartı satışında yüzde 3,56’lık azami oran üzerinden hesaplanan komisyon 356 liraya ulaşıyor. Aynı tutarın Avrupa Birliği’ndeki kredi kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı 30 lira, banka kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı ise 20 lira karşılığına denk geliyor. Ancak bu karşılaştırmada Avrupa’daki tutarın toplam POS maliyeti değil, yalnızca bankalar arası takas komisyonu olduğu unutulmamalı. TAKSİT SAYISI ARTTIKÇA MALİYET KATLANIYOR Türkiye’de uzun vadeli taksit uygulaması, işletmeler üzerindeki maliyet farkını daha da artırıyor. TCMB’nin yüzde 3,56’lık peşin işlem tavanına her ilave taksit için yüzde 1,78 eklenmesi halinde teorik azami oran: İki taksitte yüzde 5,34’e, Üç taksitte yüzde 7,12’ye, Altı taksitte yüzde 12,46’ya, Dokuz taksitte yüzde 17,80’e, On iki taksitte yüzde 23,14’e kadar yükselebiliyor. Bu oranlar TCMB tavan formülü üzerinden yapılan hesaplamayı gösteriyor. Bankaların fiilen uyguladığı oranlar, ödeme vadesi ve işyeri anlaşmasına göre değişebiliyor. (TCMB) TÜRKİYE İLE AVRUPA ARASINDAKİ TEMEL FARK Avrupa Birliği’nde sistem, tüketici kartlarında bankalar arası komisyonu düşük bir üst sınırla kontrol altında tutarken, Türkiye’de işletmelere yansıyan toplam POS ve finansman maliyetleri daha yüksek oranlarda şekilleniyor. Türkiye’deki yüzde 3,56’lık peşin kredi kartı tavanı ile Avrupa’daki yüzde 0,30’luk kredi kartı takas tavanı aynı ücret kalemini ifade etmese de aradaki fark, kartlı satışların işletmeler üzerinde oluşturduğu baskının boyutunu göstermesi bakımından önem taşıyor. ÇAĞRININ MERKEZİNDE ŞEFFAFLIK VE DÜŞÜK MALİYET VAR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun çağrısı, Avrupa’daki uygulamayla birlikte değerlendirildiğinde POS maliyetlerinin yalnızca tek bir komisyon oranı üzerinden değil; takas komisyonu, kart kuruluşu bedeli, banka hizmet marjı, taksit finansmanı ve vergiler ayrı ayrı gösterilecek şekilde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. İşletmeler açısından daha düşük oran, açık maliyet tablosu ve pazarlık gücünü artıracak rekabetçi bir ödeme sistemi; üretimin, ticaretin ve istihdamın sürdürülebilmesi bakımından giderek daha fazla önem kazanıyor.

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR” Haber

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR”

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR” Namık BALTAOĞLU Giresun Büyük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi Başkanı Muammer Usta, Organize Sanayi Bölgesi, grup köyleri, taş ocakları ve yeni iş yerlerine ulaşım sağlayan ağır tonajlı araçların sanayi sitesi yolunu kullanmasının esnafı çalışamaz noktaya getirdiğini belirterek, Boğacık Deresi’nin karşı tarafından yeni bir ulaşım güzergâhı açılmasını istedi. Giresun Büyük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi Başkanı Muammer Usta, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, sanayi sitesinde yaşanan ulaşım, altyapı ve düzensiz yapılaşma sorunlarına dikkat çekti. Organize Sanayi Bölgesi’ne, çevredeki grup köylerine, taş ocaklarına ve ilave çalışma alanlarına ulaşan araçların büyük bölümünün sanayi sitesi içerisinden geçtiğini ifade eden Usta, özellikle ağır tonajlı kamyonların yolları tahrip ettiğini, trafik yoğunluğunun ise esnafın günlük faaliyetlerini olumsuz etkilediğini söyledi. “AĞIR TONAJLI ARAÇLAR YOLLARIMIZI TAHRİP EDİYOR” Sanayi sitesinin Giresun’un üretim ve istihdam bakımından en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Usta, şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un en önemli kuruluşlarının başında gelen sitemiz, ağır tonajlı araçların oluşturduğu tahribat ve gürültü nedeniyle artık çalışamaz hale gelmiştir. Artan trafik yoğunluğu, terk edilmiş araçlar, usulsüz yapılaşmalar ve hızla oluşan kontrolsüz ticari yapılanmalar da ayrı bir sorun haline gelmiştir.” Taş ocaklarıyla başlayan araç yoğunluğunun, Organize Sanayi Bölgesi, grup köyleri ve ilave alanlarda açılan yeni iş yerleriyle daha da arttığını belirten Usta, kooperatif ortakları ve sanayi esnafından gelen talepler doğrultusunda yönetim olarak bazı önlemler almak zorunda kaldıklarını kaydetti. Usta, “Sözün özü, Organize Sanayi Bölgesi yönetimi ulaşım için başka bir yol bulmak mecburiyetindedir” dedi. BETON SANTRALLERİ VE KAMYON TRAFİĞİNE TEPKİ Beton santrallerine çalışan araçlar ile ağır tonajlı kamyonların sanayi sitesinin kendi imkânlarıyla yaptırdığı yolların yapısını bozduğunu savunan Usta, mevcut trafiğin aynı güzergâh üzerinden devam etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Toplumsal huzurun korunmasına önem verdiklerini dile getiren Usta, “Sanayi Sitesi yönetimi olarak toplumsal barışı bozmamak en büyük önceliğimizdir. Ancak bugünden yarına bir dizi önlem almak da tarihî sorumluluğumuzdur. Biz bu sorunların çözümü için bugüne kadar taşın altına yalnızca elimizi değil, başımızı da koyduk” diye konuştu. VALİLİK VE BELEDİYEYE ORTAK ÇÖZÜM ÇAĞRISI Başkan Usta, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi ve ilgili kurumlara seslenerek, ulaşım sorununun ortak akılla ve gecikmeden çözüme kavuşturulmasını istedi. Usta, çağrısını şu sözlerle sürdürdü: “Sayın Valimize, Sayın Belediye Başkanımıza ve ilgili mülki amirlerimize arzımızdır. Lütfen ortak akılla ivedi bir çözüm üretelim. Bizim tek amacımız, sitemizin kuruluş amacına uygun biçimde çalışmak, üretmek ve şehrimize katma değer sağlamaktır. Sanayi sitemiz, esnaf ve sanatkârlarımız başta olmak üzere dolaylı olarak binlerce insanın ekmek kapısıdır.” ALTERNATİF GÜZERGÂH: BOĞACIK DERESİ’NİN KARŞI YAKASI Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Usta, OSB ve köylere ulaşım için alternatif güzergâh bulunup bulunmadığı yönündeki soruya, Boğacık Deresi’nin karşı yakasını işaret ederek cevap verdi. Usta, “Elbette alternatif güzergâh var. Sitemizin hemen yanından akan Boğacık Deresi’nin karşı tarafından yeni bir yol açılabileceğini yetkili mercilere defalarca ilettik. Ancak bugüne kadar bu konuda somut bir yaklaşım göremedik” dedi. ULAŞIMI KISA SÜRELİ ENGELLEME EYLEMİ GÜNDEMDE Sorunun çözüme kavuşturulmaması halinde sanayi esnafının yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla bazı eylemlerin gündeme gelebileceğini belirten Usta, gelecekte kısa süreli olarak OSB’ye ulaşımı engelleme yönünde bir protesto kararı alınabileceğini de sözlerine ekledi.

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ Haber

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ Giresun’un Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi’nde artan araç yoğunluğu, yüksek sesli müzik, havalı korna ve gereksiz korna kullanımı mahalle sakinleri ile cadde esnafını rahatsız ediyor. Mahallede trafik akışının yeniden planlanması, bazı yolların tek yöne çevrilmesi, kaldırımların yayalara bırakılması ve gürültüye karşı kamera destekli denetim yapılması isteniyor. FATİH CADDESİ’NDE TRAFİK GÜNLÜK YAŞAMI ZORLUYOR Giresun merkez Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi, dolmuş hattı araçları, cadde üzerindeki esnaf hareketliliği, alışveriş yoğunluğu ve her yöne açık bağlantı yolları nedeniyle gün içinde sık sık trafik baskısı yaşıyor. Araçların dar ve yoğun noktalarda karşı karşıya gelmesiyle trafik akışı yavaşlıyor, bazı bölümlerde sürücüler uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bu sıkışıklık sırasında dakikalarca çalınan kornalar, havalı korna kullanımı ve yüksek sesli müzik mahallede ciddi bir gürültü sorununa dönüşüyor. Mahalle sakinleri, sorunun yalnızca trafik sıkışıklığıyla sınırlı kalmadığını, cadde üzerindeki gürültünün evlerde, iş yerlerinde ve yaya hareketliliğinde günlük yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtiyor. TEK YÖN, ALTERNATİF GÜZERGÂH VE YAYA DÜZENİ TALEBİ Bölge sakinleri, Fatih Caddesi ve bağlantı yollarında trafik akışının yeniden ele alınmasını istiyor. Sıkışıklık yaşanan noktalarda çift yönlü geçişlerin trafiği daha da zorlaştırdığı belirtilirken, bazı sokakların tek yöne çevrilmesi ve araç yoğunluğunun alternatif güzergâhlara dağıtılması talep ediliyor. Mahalle içindeki yoğun yollarda gereksiz korna kullanımının yasaklanması, korna denetimlerinin artırılması, yaya geçitlerinin belirgin hale getirilmesi ve kaldırımların araç işgalinden arındırılarak tamamen yayalara bırakılması isteniyor. Bu düzenlemelerin yalnızca araç trafiğini rahatlatmayacağı, aynı zamanda yayaların güvenliğini artıracağı ve mahalledeki gürültü baskısını azaltacağı değerlendiriliyor. DÜNYA KENTLERİ GÜRÜLTÜYÜ TRAFİK SORUNU OLARAK ELE ALIYOR Trafik kaynaklı gürültü, dünya kentlerinde artık yalnızca rahatsızlık başlığıyla değil, halk sağlığı ve kent yönetimi sorunu olarak ele alınıyor. Dünya Sağlık Örgütü, çevresel gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek özellikle karayolu, demiryolu, hava yolu ve eğlence kaynaklı gürültüye karşı yerel yönetimlerin önlem almasını öneriyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın çevresel gürültü raporları, karayolu trafiğinden kaynaklanan uzun süreli gürültünün Avrupa’da milyonlarca kişiyi etkilediğini, uyku bozukluğu, stres, kalp-damar hastalıkları ve yaşam kalitesi kaybı gibi sonuçlarla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bilimsel çalışmalar da kent içi gürültünün yalnızca motor sesinden oluşmadığını, korna, ani hızlanma, yoğun araç akışı ve yol geometrisinin toplam gürültü düzeyini artırdığını gösteriyor. Bu nedenle çözüm yalnızca ceza uygulamasına değil, trafik akışının düzenlenmesine, araç hızının kontrol edilmesine, yaya alanlarının korunmasına ve gürültü kaynaklarının ölçülmesine dayanıyor. NEW YORK, PARİS VE LONDRA’DA GÜRÜLTÜ KAMERASI ÖRNEKLERİ New York’ta araç gürültüsünü azaltmak için mikrofon ve kamera sistemleriyle çalışan gürültü kamerası uygulaması devreye alındı. Sistem, belirlenen sınırları aşan araçları tespit ederek plaka ve ses kaydı üzerinden denetim yapılmasına imkân sağlıyor. İngiltere’de Ulaştırma Bakanlığı, aşırı gürültülü araçların yol kenarına yerleştirilen mikrofon ve kameralarla otomatik tespit edilmesine yönelik denemeler yürüttü. Bu sistemlerde amaç, özellikle egzoz, motor ve yüksek ses üreten araç kaynaklı gürültünün somut veriyle belirlenmesi oldu. Paris’te de araç gürültüsünü ölçen ses radarı uygulamaları gündeme alındı. Bu sistemler, kentin yoğun bölgelerinde gürültü sınırını aşan araçların belirlenmesi ve denetlenmesi için kullanılıyor. Dünya örnekleri, Hacısiyam Mahallesi gibi yoğun yerleşim ve ticaret alanlarında yaşanan sorunun yalnızca yerel bir şikâyet olmadığını, kent yönetimlerinin trafik, çevre sağlığı ve yaşam kalitesi başlıklarında birlikte çözüm üretmesi gereken bir alan olduğunu gösteriyor. TÜRKİYE’DE DE MEVZUAT ZEMİNİ VAR Türkiye’de gereksiz korna kullanımı, trafik güvenliğini tehlikeye düşüren ve çevreyi rahatsız eden davranışlar kapsamında değerlendiriliyor. Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği, sürücülerin trafikte çevreyi rahatsız edecek şekilde hareket etmemesi ve araç donanımlarının mevzuata uygun olması gerektiğini düzenliyor. Bu nedenle Hacısiyam Mahallesi’nde dile getirilen korna, havalı korna, yüksek sesli müzik ve trafik sıkışıklığı şikâyetleri yalnızca mahalle rahatsızlığı olarak değil, trafik düzeni, çevre sağlığı ve kamu huzuru başlıklarında ele alınması gereken bir sorun olarak öne çıkıyor. KAMERA DESTEKLİ DENETİM BEKLENTİSİ Mahalle sakinleri, Fatih Caddesi başta olmak üzere kent merkezinde benzer yoğunluk yaşanan cadde ve sokaklarda kamera destekli denetim yapılmasını istiyor. Yüksek sesle müzik yayını yapan araçlar, havalı korna kullanan sürücüler, gereksiz korna çalanlar, yere çöp atanlar ve çevreyi kirleten kişilere yönelik daha görünür bir denetim sistemi bekleniyor. Gürültü kameraları, akıllı trafik kameraları, plaka tanıma sistemleri ve belediye-zabıta-emniyet koordinasyonuyla yürütülecek denetimler, hem caydırıcılığı artırabilir hem de yoğun cadde ve sokaklarda veri temelli trafik düzenlemesinin önünü açabilir. KENT MERKEZİNDE YAŞAM KALİTESİ İÇİN KALICI DÜZENLEME ÇAĞRISI Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi’nde yaşanan trafik ve gürültü sorunu, Giresun kent merkezindeki ulaşım planlamasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Dar sokaklarda çift yönlü araç akışının sürdürülmesi, kaldırımların yayalar yerine araçlar tarafından kullanılması, dolmuş ve özel araç yoğunluğunun aynı noktalarda birikmesi mahalle yaşamını zorlaştırıyor. Mahalle sakinleri, trafik akışını rahatlatacak, yayaları koruyacak, korna ve yüksek sesli müzik kullanımını sınırlandıracak, çevre kirliliğini kamera destekli denetimle takip edecek kalıcı bir düzenleme bekliyor. Giresun’da kent merkezindeki yoğun cadde ve mahallelerde trafik yalnızca araç geçişi olarak değil, yaya güvenliği, esnaf faaliyeti, mahalle huzuru ve çevre sağlığıyla birlikte planlanmak zorunda. Hacısiyam Mahallesi’nden yükselen tepki, bu ihtiyacın ertelenmeden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR”

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Mayıs ayı enflasyon rakamlarının ardından yaptığı açıklamada iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Şenyürek, vatandaşın sofrasındaki küçülmenin, pazardaki fiyatların, marketteki etiketlerin ve mutfaktaki geçim sıkıntısının resmi rakamların çok ötesinde bir yoksullaşmayı ortaya koyduğunu söyledi. “PEMBE TABLONUN HALKIN GERÇEK HAYATIYLA İLGİSİ YOK” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, TÜİK’in Mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmede, iktidarın ekonomide çizdiği tablonun halkın günlük yaşamındaki ağır tabloyu gizleyemediğini belirtti. Şenyürek, “Bugün açıklanan Mayıs ayı enflasyon rakamları, iktidarın ekonomide çizdiği pembe tablonun halkın gerçek hayatıyla hiçbir ilgisi olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. TÜİK’e göre dahi yıllık enflasyon yüzde 32’nin üzerindedir. Yılın ilk beş ayında ortaya çıkan tablo, vatandaşın alım gücünün her geçen gün biraz daha eridiğini, sofrasının biraz daha küçüldüğünü açıkça göstermektedir” dedi. “TÜRKİYE’DE EN TEMEL MESELE GEÇİM MESELESİDİR” Şenyürek, Türkiye’de vatandaşın öncelikli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu vurgulayarak emekliden asgari ücretliye, memurdan esnafa, üreticiden gençlere kadar geniş kesimlerin ekonomik baskı altında yaşadığını ifade etti. Şenyürek, “Türkiye’de artık en temel mesele geçim meselesidir. Emekli ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor, asgari ücretli çocuğunun masrafını nasıl karşılayacağını hesaplıyor, memur kirasını ödemekte zorlanıyor, esnaf siftah yapmadan kepenk kapattığı günleri çoğaltıyor, üretici mazotun, gübrenin, ilacın maliyeti altında eziliyor. Ancak iktidar, halkın bu gerçek gündeminin konuşulmaması için her gün başka bir tartışma başlığı açıyor” ifadelerini kullandı. “RAKAMLARLA OYNAYARAK YOKSULLUĞU ÖRTEMEZSİNİZ” İktidarın ekonomik krizi gündem değiştirerek perdelemeye çalıştığını söyleyen Şenyürek, hayat pahalığının artık her hanede doğrudan hissedildiğini belirtti. Şenyürek, “Ekonomiyi yönetemeyenler, gündemi yöneterek gerçeği saklayabileceklerini zannediyor. Rakamlarla oynayarak, hedefleri değiştirerek, krizi cümlelerin arkasına saklayarak bu milletin yaşadığı yoksulluğu örtemezsiniz. Pazara çıkan emekli, markete giden anne, çocuğuna harçlık vermekte zorlanan baba, fındık bahçesinde emeğinin karşılığını alamayan üretici, gerçeği zaten her gün yaşayarak görüyor” dedi. “GİRESUN’DA DA TABLO FARKLI DEĞİL” Şenyürek, ekonomik krizin Giresun’da da üreticiyi, emekliyi, esnafı ve gençleri doğrudan etkilediğini dile getirdi. Fındık üreticisinin maliyetler karşısında nefes almakta zorlandığını, emeklinin maaşıyla geçinemediğini, esnafın giderlerinin gelirini aştığını ve gençlerin işsizlik kaygısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Şenyürek, “Giresun’da da tablo farklı değildir. Fındık üreticisi artan maliyetler karşısında nefes alamaz hale gelmiştir. Emeklimiz maaşıyla geçinememektedir. Esnafımızın giderleri gelirini aşmıştır. Gençlerimiz işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıyadır. Bir yanda sürekli artan fiyatlar, diğer yanda yerinde sayan gelirler vardır. Bunun adı ekonomik istikrar değil, açıkça halkın yoksullaştırılmasıdır” diye konuştu. “VATANDAŞIN GERÇEK ENFLASYONU MUTFAKTA, KİRADA VE FATURADA ORTAYA ÇIKIYOR” Resmi enflasyon rakamları ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasındaki farkın büyüdüğünü belirten Şenyürek, maaş artışlarının resmi veriler üzerinden belirlendiğini, ancak vatandaşın gerçek hayatın fiyatlarıyla mücadele ettiğini vurguladı. Şenyürek, “Bugün çarşıda, pazarda, markette yaşanan hayat pahalığı, açıklanan resmi rakamların çok daha ötesindedir. Vatandaşın gerçek enflasyonu; mutfakta kaynayan tencerede, kira kontratında, elektrik ve doğalgaz faturasında, çocuğunun okul masrafında, üreticinin bahçesine girmeden önce yaptığı maliyet hesabında ortaya çıkmaktadır. TÜİK’in rakamlarıyla maaş zammı belirlenirken, vatandaş gerçek hayatın fiyatlarıyla yaşam mücadelesi vermektedir” açıklamasını yaptı. “ENFLASYONUN BEDELİNİ EMEKLİ, İŞÇİ, MEMUR, ÇİFTÇİ VE ESNAF ÖDÜYOR” Şenyürek, iktidarın ekonomi politikalarının toplumun geniş kesimleri için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Enflasyonun yükünün emekliye, işçiye, memura, çiftçiye, esnafa ve gençlere yüklendiğini belirtti. Şenyürek, “İktidarın ekonomi politikası, vatandaş için artık açık bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Enflasyonun bedelini saray çevreleri de ranttan beslenenler de ödemiyor. Bu bedeli emekli ödüyor, işçi ödüyor, memur ödüyor, çiftçi ödüyor, esnaf ödüyor, gençler ödüyor” dedi. “HALKIN GÜNDEMİNİ YAPAY TARTIŞMALARLA ÖRTEMEZLER” Şenyürek, iktidarın en büyük çabasının vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmasını engellemek olduğunu ifade ederek gerçek gündemin mutfak, pazar, kira, fatura ve işsizlik olduğunu söyledi. Şenyürek, “Bugün iktidarın en büyük çabası, vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmamasıdır. Çünkü biliyorlar ki bu ülkede gündem mutfaktır, pazardır, kiradır, faturadır, işsizliktir. Halkın gündemi bellidir; bu gündemin üstünü ne yapay tartışmalarla ne de hamasetle örtebilirler” ifadelerini kullandı. “SORUN KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, ADALETSİZ YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Türkiye’nin kaynak sorunu yaşamadığını, temel meselenin adaletsiz yönetim anlayışı olduğunu savundu. Üretenin, emek verenin ve alın teriyle yaşayanların korunmadığı bir düzende krizden çıkışın mümkün olmadığını belirtti. Şenyürek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz; bu ülkenin kaynakları vardır. Sorun kaynak yokluğu değil, adaletsiz yönetim anlayışıdır. Sorun, üretenin değil rantçının; emekçinin değil ayrıcalıklı çevrelerin korunduğu bu düzendir. Üretenin, emek verenin, alın teriyle yaşayanın hakkını koruyan bir ekonomik düzen kurulmadan bu krizden çıkış mümkün değildir” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI HALKÇI BİR İKTİDARDIR” Şenyürek, vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan ve gençleri umutsuzluğa sürükleyen mevcut ekonomik düzenin Türkiye’ye artık bir çözüm sunamayacağını söyledi. Şenyürek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan, gençleri umutsuzluğa sürükleyen bu düzenin artık ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye’nin ihtiyacı; halkın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden gelen, gerçek gündemi perdelemeye çalışan bir anlayış değil; emeği önceleyen, üretimi destekleyen, gelir adaletini sağlayan sosyal adaletçi ve halkçı bir iktidardır. Halkın sofrasındaki yangını söndürecek olan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu üretimden yana ekonomi anlayışıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.