Hava Durumu

#Ertuğrul Gazi Konal

giresunsonhaber - Ertuğrul Gazi Konal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ertuğrul Gazi Konal haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​​​​​​​“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ” Haber

​​​​​​​“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ”

“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, hasada sayılı günler kala fındık üreticisinin yalnız bırakıldığını belirterek hem iktidar hem de ana muhalefet temsilcilerine sert tepki gösterdi. Karan, “Kabuk bağlayıp iç dolduran fındıktan bihaberler; üreticinin, çalışanın ve esnafın derdini gören yok” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yaklaşan fındık hasadı öncesinde üreticinin sorunlarının siyaset gündeminde yeterince yer bulmadığını savundu. Fındığın bahçelerde kabuk bağlayıp iç doldurduğu, üreticinin ise artan maliyetler ve fiyat belirsizliğiyle mücadele ettiği bir dönemde siyasetçilerin parti içi hesaplara yöneldiğini belirten Karan, yereldeki siyasi tabloya tepki gösterdi. “ÜRETİCİNİN YANINDA NE ZAMAN SAF TUTACAKLAR?” Hasada sayılı günler kala üreticinin yalnız bırakıldığını söyleyen Karan, siyasetçilere şu sözlerle seslendi: “Bugün üreticinin yanında olmayan, ürününe sahip çıkmayan siyasetçiler ne zaman üreticinin yanında saf tutup ürününe sahip çıkacak?” Karan, Giresun siyasetinde hem iktidar hem de ana muhalefet temsilcilerinin toplumun gerçek gündeminden uzaklaştığını ileri sürdü. İKTİDAR PARTİ İÇİ YARIŞTA, MUHALEFET BUTLAN TARTIŞMASINDA İktidar temsilcileri ile milletvekillerinin parti içi yarışlarla, ana muhalefetin ise mutlak butlan tartışmalarıyla meşgul olduğunu belirten Karan, ekonomik sorunların siyasi gündemin gerisinde kaldığını ifade etti. “İktidar temsilcileri ve milletvekilleri parti içi yarışın derdinde, ana muhalefet ise mutlak butlan kararıyla meşgul. Üreticinin, çalışanın, esnafın derdini gören yok.” “FINDIK SADECE KURUYEMİŞ DEĞİL, EKMEK VE AŞTIR” Karan, fındık üreticisinin sorunlarını gündemde tuttuğunu ve üreticinin sesini duyurduğunu belirttiği MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’a teşekkür etti. Konal’ın fındığın Giresun için yalnızca bir kuruyemiş olmadığını, binlerce ailenin ekmeği ve geçim kaynağı olduğunu sürekli dile getirdiğini belirten Karan, üreticinin sorunlarına sahip çıkan siyasi yaklaşımın önemine dikkat çekti. MALİYET ARTIYOR, ÜRETİCİNİN EMEĞİ ERİYOR Fındık üretiminde gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetlerinin katlandığını belirten Karan, üreticinin emeğinin fiyatlara yeterince yansımadığını söyledi. “Fındık fiyatlarına bakınca üreticiye verilen değerin ne kadar az olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetleri artarken üreticinin alın teri yok sayılıyor.” Bir yıl boyunca bahçede emek veren üreticinin hasat döneminde hakkını alamamasının ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Karan, fındık fiyatının masa başında değil, üreticinin maliyeti ve emeği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti. “ÜRETİCİ OLMAZSA FINDIK DA OLMAZ” Fındığın Türkiye’ye her yıl milyarlarca dolarlık döviz kazandırdığını hatırlatan Karan, buna rağmen üreticinin geçim sıkıntısı yaşamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Karan, üreticiyi yoksullaştıran fiyat anlayışının sürdürülebilir olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Milyarlarca dolar kazandıran fındıkta üretici geçim derdi yaşıyor. Emeğin karşılığını vermeyen, üreticiyi yoksullaştıran fiyat anlayışı sürdürülebilir değildir. Üretici olmadan fındık olmaz. Emeği önceleyen bir fiyat politikası istiyoruz.”

KARAİBRAHİM VE SEYMEN AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ Haber

KARAİBRAHİM VE SEYMEN AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

KARAİBRAHİM VE SEYMEN AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ Gazeteci Hilal Karaibrahim ile Hakkı Karaibrahim’in kızları Eylül Karaibrahim, Fatma Seymen ile merhum Muammer Seymen’in oğulları Ömer Seymen’le düzenlenen görkemli düğün töreninde hayatını birleştirdi. Aretias TV’de, YouTube ve Facebook üzerinden yayımlanan “Hilal’in Penceresi’nden” programının sunucusu Gazeteci Hilal Karaibrahim ile Hakkı Karaibrahim’in kızları Eylül, Fatma Seymen ile merhum Muammer Seymen’in oğulları Ömer’le evlendi. Burunucu Ofran Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen düğün töreni, siyaset, yerel yönetim, basın ve iş dünyasından çok sayıda davetliyi bir araya getirdi. SİYASET VE İŞ DÜNYASINDAN YOĞUN KATILIM Düğün törenine; MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, MHP Giresun İl Başkanı Salih Akgün ve Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar katıldı. Önceki dönem Giresun milletvekilleri Rüştü Kurt ve Eşref Karaibrahim, CHP Giresun Belediye Meclisi Üyesi Hüseyin Rüştü Karaibrahim, CHP Bulancak İlçe Başkanı Yakup Karakaya ile Anahtar Parti İl Başkan Yardımcısı Hakan Cenger de genç çifti mutlu günlerinde yalnız bırakmadı. ÇOK SAYIDA DAVETLİ GENÇ ÇİFTİN MUTLULUĞUNA ORTAK OLDU Giresun Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Mine Erdoğan ve meclis üyeleri, Giresun Büyük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi Başkanı Muammer Usta, Giresun Musiki Cemiyeti Başkanı Seher Ataün ile gazeteciler Namık Baltaoğlu, Candemir Sarı, Ufuk Kekül ve Fırat Akyol’un yanı sıra farklı meslek gruplarından çok sayıda davetli törene katıldı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş ile Giresun Belediye Meclisi Üyesi Evrim Özkan ise düğüne katılamayacaklarını bildirerek, tören öncesinde Karaibrahim ailesini ziyaret etti ve genç çifte hayırlı olsun dileklerini iletti. Davetlilerin alkışları eşliğinde dünyaevine giren Eylül ve Ömer Seymen çiftinin mutluluğu gece boyunca devam ederken, Karaibrahim ve Seymen aileleri tebrikleri kabul etti.

BULANCAK’TA MİLLİ HEYECAN CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAŞANDI Haber

BULANCAK’TA MİLLİ HEYECAN CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAŞANDI

BULANCAK’TA MİLLİ HEYECAN CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAŞANDI Bulancak Belediyesi, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası’ndaki ilk maçı için Cumhuriyet Meydanı’nda dev ekran kurdu. Sabahın erken saatlerinde meydanı dolduran vatandaşlar, ay-yıldızlı ekibe birlikte destek verdi. CUMHURİYET MEYDANI MİLLİ MAÇ İÇİN DOLDU Bulancak’ta Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası heyecanı Cumhuriyet Meydanı’nda yaşandı. Bulancak Belediyesi tarafından meydana kurulan LED ekranda milli maç vatandaşlarla birlikte takip edildi. Sabah saat 06.00’da başlayan programda vatandaşlara kahvaltı ve çeşitli ikramlar sunuldu. Bulancaklılar, ay-yıldızlı ekibe destek vermek için erken saatlerden itibaren Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya geldi. MİLLİ HEYECANA YOĞUN KATILIM Meydanda toplanan yüzlerce vatandaş, karşılaşmayı büyük bir heyecanla izledi. Organizasyon, milli birlik ve beraberlik duygusunu meydan atmosferine taşıdı. Programa Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal da katıldı. Konal, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç ve vatandaşlarla birlikte karşılaşmayı takip etti. Etkinlikte Bulancakspor’un eski başkanlarından Aydın Karataş, Belediye Meclis Üyeleri Erhan Yüksekdağ, Fatih Alpaslan ve Tayfun Özgen ile İl Genel Meclis Üyesi Güngör Ayvaz da yer aldı. BAŞKAN SIBIÇ: MİLLİ TAKIMIMIZIN YANINDAYIZ Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın sahadan mağlubiyetle ayrıldığı karşılaşmanın ardından Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Cumhuriyet Meydanı’ndaki organizasyona katılan vatandaşlara teşekkür etti. Sıbıç, “Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Cumhuriyet Meydanımızı dolduran tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum. İlk maçta arzu ettiğimiz sonucu elde edemedik. Ancak bizler, skordan bağımsız olarak ay-yıldızlı formamıza gönülden bağlıyız. Milli takımımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bizim Çocuklar’a olan inancımız ve desteğimiz sonuna kadar sürecektir” dedi. BULANCAK’TA AY-YILDIZLI DESTEK Bulancak Belediyesi’nin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği organizasyon, milli maç heyecanını ortak izleme kültürüyle buluşturdu. Vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde meydanda bir araya gelerek Türkiye A Milli Futbol Takımı’na destek verdi.

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞEHİT ONBAŞI ÖZGÜN ÖZDEMİR’İN ANNESİ ŞAZİMET ÖZDEMİR SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI 1992 yılında Şemdinli Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit olan Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in annesi Şazimet Özdemir, Espiye Ulu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, il ve ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Giresun’un Espiye ilçesi, şehit annesi Şazimet Özdemir’e son görevini yaptı. 1992 yılında Hakkari’nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit düşen Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in kıymetli annesi Şazimet Özdemir için Espiye Ulu Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından merhume Şazimet Özdemir, ailesi, yakınları, il protokolü, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşların dualarıyla son yolculuğuna uğurlandı. VALİ KOÇ VE MİLLETVEKİLLERİ CENAZE TÖRENİNE KATILDI Giresun Valisi Mustafa Koç, cenaze törenine katılarak şehit annesi Şazimet Özdemir’in ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti. Törene Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal da katıldı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, il ve ilçe protokolüyle birlikte cenaze töreninde yer aldı. Vali Koç, şehidin emaneti olan merhume annenin ailesiyle görüşerek sabır temennisinde bulundu. Tören, şehit ailelerine gösterilen vefa ve toplumsal dayanışma açısından anlamlı bir buluşmaya dönüştü. ESPİYE BELEDİYE BAŞKANI KARADERE DE TÖRENDE YER ALDI Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, cenaze törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun milletvekilleri Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal, Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz ile il ve ilçe protokolüyle birlikte katıldı. Karadere, merhume Şazimet Özdemir’e Allah’tan rahmet; başta Özdemir ailesi olmak üzere tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi. CHP HEYETİ AİLEYE TAZİYELERİNİ İLETTİ Cenaze törenine CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek de katıldı. Şenyürek’e il yöneticileri, Espiye İlçe Başkanı İbrahim Akgün, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere ve Tirebolu İlçe Başkanı Kemal Devrim Bayrak eşlik etti. CHP heyeti, Espiyeli şehit Özgün Özdemir’in annesi Şazimet Özdemir’in cenaze merasiminde aileye ve yakınlarına taziye dileklerini iletti. ŞEHİDİN EMANETİNE VEFA Piyade Onbaşı Özgün Özdemir, 1992 yılında Şemdinli Aktütün Karakolu’nda vatan savunması sırasında şehit oldu. Aradan geçen yıllara rağmen şehidin hatırası Espiye’de yaşatılmaya devam ediyor. Şazimet Özdemir’in cenaze töreni, yalnızca bir vefat merasimi olarak değil, şehit ailelerine karşı toplumsal sorumluluğun ve vefanın güçlü bir göstergesi olarak öne çıktı. ESPİYE’DE ORTAK VEDA Espiye’de düzenlenen cenaze töreni, devlet protokolü, milletvekilleri, yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşları aynı acı etrafında buluşturdu. Törene katılanlar, merhume Şazimet Özdemir’e son görevini yerine getirirken, şehit Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in aziz hatırasına da bir kez daha sahip çıktı. BAŞSAĞLIĞI Şehit Piyade Onbaşı Özgün Özdemir’in kıymetli annesi Şazimet Özdemir’e Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, Espiye’ye ve Giresun’a başsağlığı diliyoruz. Merhumenin mekânı cennet olsun.

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ Haber

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ Alucra’nın Yenice köyünde düzenlenen Geleneksel Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, köy halkını, gurbette yaşayan hemşehrileri, yerel yöneticileri ve bölge protokolünü aynı sofrada buluşturdu. Dua, kurban, ikram ve hemşehri buluşmasıyla sürdürülen gelenek, birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlandı. Alucra Yenice’de yıllardır sürdürülen Geleneksel Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Köyün ortak hafızasında önemli yer tutan program, Pınarbaşı çevresinde yapılan dualar, kurban kesimi, toplu yemek ikramı ve hemşehri buluşmasıyla tamamlandı. Programa AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Çamoluk Kaymakamı Abdul Aziz Demirtaş, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan, Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, Çamoluk İlçe Başkanı Davut Çukuryurt, Çamoluk Dernek Başkanı Havi Canik, Yenice Köyü Dernek Başkanı Fatih Duras, Yenice Köyü Muhtarı Mecit Dertli ve teşkilat mensupları katıldı. KÖYÜN KÖKLÜ GELENEĞİ PINARBAŞI’NDA YAŞATILDI Pınarbaşı Şükür Kurbanı, Yenice’de yalnızca bir etkinlik olarak değil, köy kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılan önemli geleneklerinden biri olarak sürdürülüyor. Program, suya, toprağa, berekete ve ortak yaşama duyulan şükrün ifadesi olarak düzenleniyor. Köy halkı ve gurbette yaşayan Yenice’liler, program vesilesiyle aynı noktada buluşuyor. Yıllardır devam eden gelenek, hem dini yönü hem de sosyal dayanışma boyutuyla köyün ortak hafızasını canlı tutuyor. DUA, KURBAN VE TOPLU İKRAMLA DEVAM ETTİ Program, Pınarbaşı çevresinde yapılan dualarla başladı. Katılımcılar, ellerini semaya açarak bereket, huzur, birlik ve beraberlik için dua etti. Kurban kesiminin ardından hazırlanan yemekler vatandaşlara ikram edildi. Aynı sofrada buluşan köy halkı, misafirler ve protokol üyeleri, hem geleneğin manevi atmosferini yaşadı hem de hemşehri dayanışmasını güçlendirdi. GURBETTEKİ YENİCE’LİLER KÖYLERİYLE BULUŞTU Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, özellikle köy dışında yaşayan Yenice’liler için önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan hemşehriler, programla birlikte köylerine dönerek akrabaları, komşuları ve eski dostlarıyla bir araya geliyor. Bu yönüyle program, yalnızca bir gün süren dini ve kültürel etkinlik olmaktan çıkıyor; köy aidiyetini güçlendiren, kuşaklar arasındaki bağı canlı tutan ve gençlere köy geleneğini tanıtan bir sosyal buluşmaya dönüşüyor. GENİŞ KATILIM, GÜÇLÜ DAYANIŞMA Programda yerel yöneticiler, milletvekilleri, dernek temsilcileri, muhtarlar, teşkilat mensupları ve vatandaşlar aynı alanda buluştu. Katılım, Pınarbaşı Şükür Kurbanı’nın yalnızca Yenice için değil, Alucra, Çamoluk, Şiran ve çevre yerleşimler açısından da ortak bir değer taşıdığını gösterdi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas ve MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’ın yanı sıra ilçe yöneticileri ve dernek temsilcileri, program boyunca vatandaşlarla bir araya geldi. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU ÖNE ÇIKTI Programda yapılan konuşmalarda ve buluşmalarda birlik, beraberlik, dayanışma ve kültürel mirasın yaşatılması vurgusu öne çıktı. Katılımcılar, köy geleneklerinin korunmasının ve yeni kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Yenice’de yaşatılan bu gelenek, köy kültürünün en güçlü taraflarından biri olan imece anlayışını da görünür kıldı. Hazırlık sürecinden ikramlara kadar birçok aşama gönüllü katkılarla yürütüldü. KADİM KÜLTÜR GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, Yenice’de dini hassasiyet, kültürel aidiyet, hemşehri dayanışması ve ortak sofra geleneğini aynı zeminde buluşturdu. Köy halkı ve hemşehriler, bu yıl da Pınarbaşı’nda bir araya gelerek hem geçmişten gelen bir geleneği yaşattı hem de birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirdi. Program, emeği geçenlere teşekkür edilmesi ve hayır temennileriyle tamamlandı.

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Haber

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, bugün yaptığı açıklamada Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin zirve hattında başlatılan sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. Resmî kayıtlarda tartışmalı saha, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş. adına yürüyen IV. Grup çinko-bakır projesi olarak yer alıyor. Dosyada “ÇED Gerekli Değildir” kararı, süren dava ve su kaynakları üzerindeki olası etkiler tartışmanın merkezinde bulunuyor. Dereli’de maden gerilimi, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk’ün bugün yaptığı sert açıklamayla yeniden yükseldi. Türk, Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin üst kesimlerinde başlatılan maden sondaj çalışmalarının daha ilk aşamada doğada gözle görülür tahribat yarattığını söyledi. Bölgedeki müdahalenin yalnızca bir sondaj faaliyeti olarak görülemeyeceğini vurgulayan Türk, su kaynaklarının, orman dokusunun, tarımsal üretim alanlarının ve yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu savundu. Açıklamasında Giresun milletvekillerine doğrudan seslenen Türk, “Şirketin mi, halkın mı yanındasınız?” sözleriyle sert tepki gösterdi; seçim dönemlerinde sahada görünen siyasetçilerin bugün Dereli’de yükselen itiraza sessiz kalmaması gerektiğini belirtti. Türk, özel mülkiyete müdahale iddiaları, yerleşim alanlarına yakınlık, su havzaları üzerindeki risk ve çevre hakkı başlıklarında yetkilileri uyardı; 31 Mart Salı günü görüleceğini belirttiği dava öncesinde yargının bölge halkının sesine kulak vermesi çağrısı yaptı. RESMÎ DOSYADA HANGİ MADEN VAR? Tartışmanın merkezindeki saha, kamu kayıtlarında belirsiz bir “arama alanı” olarak değil, çinko-bakır dosyası olarak görünüyor. TBMM’ye sunulan 16 Mayıs 2025 tarihli yazılı soru önergesinde proje, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş.’ye ait 183.085 metrekarelik alanda IV. Grup Çinko-Bakır Yeraltı Madeni olarak tanımlandı. Giresun İli 2024 Çevre Durum Raporu kamuya açık durumda; yerel basına yansıyan rapor özetinde aynı Dereli kaydı “Jeoloji Haritalama” başlığı altında 18,3 hektarlık ÇED alanı, cevher için kırma-eleme sonrası satış ve sahada zenginleştirme tesisi kurulmayacağı notlarıyla aktarıldı. İZİN ZİNCİRİ NEYİ GÖSTERİYOR? Dosyanın çevre süreci, Gencer Maden’in 13 Aralık 2021’de Giresun Valiliğine yaptığı başvuruyla başladı. TBMM’ye verilen 2022 tarihli resmî cevapta, Dereli Kaymakamlığı, Dereli Belediye Başkanlığı, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, İl Özel İdaresi, İl Tarım ve Orman, İl Sağlık ve ilgili diğer kurumların görüşlerinin istendiği belirtildi. Aynı cevap, “ÇED Gerekli Değildir” kararının projenin başlaması için gerekli tek koşul olmadığını açıkça vurguladı. MAPEG’in resmî SSS sayfasında da, IV. Grup madenlerde detay arama döneminin dört yıl olduğu ve işletme izni düzenlenmeden üretim ile satış faaliyeti yapılamayacağı yazıyor. TBMM’ye verilen 2025 tarihli resmî cevapta ise Giresun Valiliğinin 19 Ekim 2022 tarihli ve E-2022178 sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı anıldı; aynı belgede, kararın iptali istemiyle açılan davanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/123 esas numarasıyla sürdüğü ve proje çevresindeki su kaynaklarına olası etkileri değerlendirmek üzere hidrojeolojik rapor hazırlandığı belirtildi. VEKİLLER DOSYADA NE YAPTI? Elvan Işık Gezmiş: CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Dereli dosyasını en görünür biçimde Meclis gündemine taşıyan isim oldu. Gezmiş, 28 Kasım 2024’te Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Giresun’un yüzde 85’inin maden arama sahası olarak ruhsatlandırıldığını söyledi; Dereli’de Yeşiltepe, Meşeliyatak, Eğrianbar, Yıldız köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerini tek tek anarak bölgedeki maden baskısını kürsüden gündeme taşıdı. Ardından 26 Aralık 2024’te Giresun ilindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Dereli’deki Gencer Maden dosyası da 16 Mayıs 2025 tarihli ayrı bir yazılı soru önergesiyle doğrudan TBMM kayıtlarına geçti. Ertuğrul Gazi Konal: MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Dereli’deki madencilik tartışmasına kamuoyuna açık tepki veren isimler arasında yer aldı. 4 Şubat 2025 tarihli haber kaydına göre Konal, Dereli ilçesinde halka, doğaya ve su kaynaklarına rağmen faaliyete geçirilmek istenen madencilik çalışmalarına karşı olduğunu açıkladı. Nazım Elmas: AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, TBMM kayıtlarında Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden çinko-bakır dosyasına doğrudan bağlanan, Meclis tutanağına veya yazılı soru önergesine yansımış ayrı bir girişim bu taramada belirginleşmedi. Ali Temür: AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TBMM resmî sayfasında Türkiye-Afganistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve KİT Komisyonu üyesi olarak yer alıyor. Erişilebilen açık kamu kayıtlarında, Dereli’deki Gencer Maden dosyasına özel, doğrudan ve ayrı bir Meclis müdahalesi ya da kamuoyuna açık ayrıntılı çıkışı bu taramada belirginleşmedi. BİLİMSEL RİSKLER HANGİ BAŞLIKLARDA TOPLANIYOR? Çinko-bakır gibi sülfürlü cevherlerle ilişkili projelerde en ağır ve en hassas başlık sudur. Bu tür sahalarda cevherin ya da sülfürlü kayaçların hava ve suyla teması, uzun vadede asidik drenaj riskini gündeme getirir. Bu süreçte oluşan asidik yapı, kayaç içindeki metalleri çözerek akışa katabilir. Sonuçta bakır, çinko ve benzeri metaller yüzey sularına, dere yataklarına ve yeraltı su sistemlerine taşınabilir. Bu risk yalnızca maden işletmesinin kendisiyle sınırlı değildir; sondaj alanları, yol yarmaları, açık kaya yüzeyleri, kazı malzemesi ve uygun yönetilmeyen atık alanları da benzer bir kimyasal sürecin başlangıç noktası haline gelebilir. EPA, asit maden drenajında ortaya çıkan akışkanların yüksek toksisite taşıyabildiğini; USGS ise pyrit gibi sülfürlü minerallerin hava ve suyla tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturduğunu ve bunun metalleri yüzey ve yeraltı suyuna taşıyabildiğini belirtiyor. Su başlığının ikinci boyutu miktar ve akış rejimidir. Madencilik faaliyetleri, özellikle eğimli arazilerde yapılan kazılar ve drenaj müdahaleleriyle birlikte doğal su dolaşımını değiştirebilir. Yüzeydeki küçük dere yatakları, kaynak suları, çeşmeler ve yeraltı beslenme hatları bu süreçten etkilenebilir. Yeraltı su seviyesinde düşüş, bazı kaynakların debisinde azalma, suyun doğal akış yönünde değişim ya da mevsimsel rejimde bozulma ihtimali bu yüzden dikkate alınmak zorundadır. IFC’nin madencilik rehberi, su kullanımı, yüzey ve yeraltı suyu azalması ile fırtına suyu akışının düzenli izleme ve yönetim gerektirdiğini açıkça vurguluyor. İkinci büyük risk, eğimli ve ormanlık arazide açılan yolların doğurduğu sediment, erozyon ve heyelan yüküdür. Maden sahasına ulaşmak için açılan her yeni yol, yalnızca bir ulaşım hattı değil; aynı zamanda toprağın doğal dengesine yapılmış doğrudan bir müdahaledir. Yol açımı sırasında bitki örtüsünün kaldırılması, şevlerin kesilmesi, toprağın gevşetilmesi ve drenaj rejiminin değiştirilmesi, yoğun yağış alan bölgelerde sediment taşınımını hızlandırır. Bunun sonucu olarak dere yataklarına daha fazla ince malzeme taşınır, su bulanıklığı artar, ekosistem baskı altına girer ve aşağı kotlardaki tarım alanları ile su alma noktaları etkilenebilir. EPA, ormanlık alanlarda yol yapımı ve yol kullanımını, orman arazilerindeki yayılı kirliliğin başlıca kaynağı olarak tanımlıyor ve toplam sedimentin çok büyük bölümünün bu yolla taşınabildiğini belirtiyor. Orman dokusuna müdahale de başlı başına ayrı bir bilimsel risk alanıdır. Ağaç örtüsü yalnızca görsel bir doğal varlık değildir; toprağı tutan, yüzey akışını dengeleyen, suyu filtreleyen ve mikroiklimi koruyan temel bir ekolojik kalkandır. Bu örtü zayıfladığında hem toprak kaybı artar hem de suyun havza içindeki davranışı değişir. Arıcılık, hayvancılık ve küçük ölçekli kırsal üretim de bu değişimden dolaylı ya da doğrudan etkilenebilir. EPA, akarsu kenarı bitki örtüsünün kaldırılmasının su kalitesi ve sucul yaşam üzerinde olumsuz sonuçlar yaratabildiğini belirtiyor. Bir başka önemli başlık toz, gürültü ve titreşimdir. Sondaj, kazı, yol yapımı, araç hareketliliği ve malzeme taşınması; özellikle yakın yerleşim alanlarında hava kalitesi ve yaşam konforu üzerinde doğrudan baskı yaratabilir. Kuru dönemlerde yol kaynaklı toz, tarım alanlarına, bitki örtüsüne, su yüzeylerine ve yerleşim alanlarına taşınabilir. Gürültü ve titreşim ise yalnızca insan yaşamını değil, kırsal üretimi ve yaban hayatını da etkileyebilir. IFC madencilik rehberi ile Dünya Bankası çevre-sağlık-güvenlik çerçevesi, bu başlıkların düzenli ölçüm ve yönetim gerektirdiğini açıkça ortaya koyuyor. Faaliyet ilerlediği takdirde atık yönetimi başlığı da daha kritik hale gelir. Sondaj çamurları, kazı artıkları, pasa malzemesi, yağ ve yakıt kalıntıları, uygunsuz depolama veya sızdırmazlık eksikliği halinde toprağa ve suya karışabilir. Özellikle yağışlı bölgelerde yüzey akışı bu tür kirleticileri çok daha hızlı biçimde yayabilir. Bu yüzden yalnızca cevherin çıkarılması değil, çalışma sırasında ortaya çıkan her türlü yan malzemenin nasıl depolandığı, nasıl taşındığı ve nasıl bertaraf edildiği de bilimsel denetimin konusu olmalıdır. EPA ve USGS kaynakları, asidik ve metal yüklü drenajın içme suyu, sucul yaşam ve toprak üzerinde birleşik etkiler yaratabildiğini vurguluyor. SAĞLIK VE EKOLOJİK ETKİLER Bakır ve çinko gibi metallerin çevreye kontrolsüz biçimde taşınması halinde risk yalnızca su kalitesiyle sınırlı kalmaz; insan sağlığı, tarımsal üretim ve ekosistem üzerinde de baskı oluşabilir. Bu noktada sağlık etkilerini “kesin gerçekleşmiş sonuç” gibi değil, maruziyet halinde görülebilecek riskler olarak kurmak gerekir. Bakır için sindirim sistemi, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistem hassas hedefler arasında sayılırken; çinko için özellikle yoğun duman ve partikül maruziyetinde solunum yolu etkileri ile kısa süreli zehirlenme tabloları öne çıkıyor. ATSDR’nin güncel bakır toksikoloji özeti, gastrointestinal sistem, karaciğer, böbrek ve nörolojik sistemi hassas hedefler arasında sayıyor. Bakır maruziyetinde özellikle sindirim sistemi yakınmaları dikkat çekebilir. Bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal gibi belirtiler akut tabloda görülebilen başlıca yakınmalar arasında yer alır. Daha yüksek ya da daha uzun süreli maruziyetlerde karaciğer ve böbrek etkileri de önem kazanır. Ağır olgularda karaciğer etkilenmesine bağlı sarılık gibi klinik bulgular değerlendirme konusu olabilir. Bu nedenle “sarılık” ifadesi, doğrudan olmuş bir sonuç gibi değil, yüksek düzey metal maruziyetinde görülebilecek ağır bulgular arasında kullanılmalıdır. Çinko tarafında ise özellikle duman ve ince partikül maruziyeti önemlidir. Yoğun çinko oksit dumanına akut maruziyet, “metal dumanı ateşi” olarak bilinen tabloya yol açabilir. Bu tabloda baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, kırgınlık, öksürük, boğaz irritasyonu ve ateş benzeri yakınmalar görülebilir. Bu nedenle kısa süreli zehirlenme belirtileri örneklenirken baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik ve solunum yolu irritasyonu gibi bulgular görülebilir. Solunum sistemi bakımından dilin daha da dikkatli kurulması gerekir. “KOAH yapar” demek fazla kesin ve doğrudan bir hüküm olur. Daha doğru ifade, metal partikülü, asidik aerosol, toz ve kimyasal irritan maruziyetinin mevcut solunum hastalıklarını ağırlaştırabileceği, hassas kişilerde nefes darlığı, öksürük, bronş irritasyonu ve akciğer stresini artırabileceği yönündedir. NIOSH’un sülfürik asit rehberi, sülfürik asidin göz, deri, burun, boğaz ve solunum yolu için aşındırıcı olduğunu; ciddi maruziyetlerde bronşit, akciğer ödemi ve amfizem benzeri ağır solunum etkileriyle ilişkili olabileceğini belirtiyor. Çevresel etkiler tarafında ise bakır ve çinko yükü hava, su ve toprak kalitesi üzerinde zincirleme baskı yaratabilir. Asidik drenaj oluştuğunda metal çözünmesi artar; bu metaller dere yataklarına, yüzey sularına, yeraltı sularına ve zamanla toprağa taşınabilir. Sonuçta sucul yaşam zarar görebilir, tarım toprağında kirlenme riski oluşabilir ve ekosistem bütünlüğü zedelenebilir. USGS, mine drainage ile kirlenmiş içme suyu, sucul bitki ve hayvanların büyüme-üreme döngüsünde bozulma ve altyapı üzerinde aşındırıcı etki risklerini açıkça sıralıyor. “Yeşil görünüm” ya da su renginde değişim gibi ifadeler de dikkatli kullanılmalıdır. Metal yüklü akışlarda zaman zaman yeşilimsi, mavimsi ya da pas tonlarında renk değişimleri görülebilir; ancak bu tür görsel değişimler tek başına kirliliğin kesin kanıtı sayılmaz. USGS, mine drainage süreçlerinde kırmızı, turuncu ya da sarı çökeltilerin oluşabildiğini; renk değişiminin kimyasal süreçlerle bağlantılı olabileceğini, ancak teknik değerlendirmenin analizle yapılması gerektiğini gösteriyor. Bu nedenle en doğru form, “renk değişimi kirlilik göstergesi olabilir, kesin tespit analizle yapılır” cümlesi olacaktır. Bu dosyada “sülfürik asit yağmurları” ifadesi yerine “sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu gelişebilen asidik drenaj ve metal taşınımı” demek daha doğrudur. Çünkü Dereli dosyasında eldeki bilimsel çerçeve, klasik atmosferik asit yağışından çok, madenle ilişkili asidik su ve metal çözünmesi mekanizmasına işaret ediyor. SONUÇ VE BİLİMSEL ÖNERİLER Dereli dosyasında bundan sonraki aşama, açıklamaların ötesine geçen, ölçülebilir ve denetlenebilir bir teknik inceleme süreci olmalıdır. Proje Tanıtım Dosyası, hidrojeolojik rapor, kurum görüşleri, ruhsat bilgileri ve varsa işletme izni kamuoyuna tam olarak açılmalıdır. Dosyada güven zemini ancak belge şeffaflığıyla kurulabilir. Bağımsız hidrojeolojik izleme programı kurulmalıdır. Dere, kaynak, çeşme, içme suyu hattı ve olası özel su alma noktalarında mevsimsel veri toplanmalı; su seviyesi, debi, pH, iletkenlik, askıda katı madde ve metal parametreleri düzenli yayımlanmalıdır. IFC rehberi, madencilik öncesi temel verinin ve düzenli örneklemenin kritik olduğunu gösteriyor. Asit maden drenajı ve metal liçi potansiyeli laboratuvar düzeyinde test edilmelidir. Cevher, yan kayaç, yol yarması ve sondaj atıkları için asit üretme potansiyeli ile metal çözünmesi analiz edilmeden “risk yoktur” denilemez. Yol açımı ve şev müdahaleleri için ayrı bir erozyon-sediment planı hazırlanmalıdır. Sediment havuzları, kontrollü drenaj, şev koruma ve yüzey stabilizasyonu zorunlu hale getirilmelidir; çünkü en erken çevresel yük çoğu zaman doğrudan cevherden değil, yoldan gelir. Toz, gürültü ve titreşim için saha bazlı anlık kontrol sistemi kurulmalıdır. Yol sulama, hız düşürme, malzeme taşıma noktalarında bastırma önlemleri ve hassas yerleşim yakınlarında düzenli ölçüm yapılmalıdır. IFC rehberi, bu başlıkların sürekli izlenmesini öneriyor. Ekolojik etki envanteri hazırlanmalıdır. Orman dokusu, arıcılık alanları, mera kullanımı, yaban hayatı geçişleri ve hassas habitatlar bağımsız uzmanlarca haritalanmalıdır. Tartışma yalnızca cevher değeriyle değil, kaybedilebilecek ekolojik ve kırsal üretim değeriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kapatma ve faaliyet sonrası izleme planı daha bugünden hazırlanmalıdır. Risk esaslı kapatma senaryosu, şev güvenliği, su kalitesi ve olası kirletici salımı bakımından proje başlangıcında tanımlanmalıdır. Milletvekilleri, ilgili kurumlar, meslek odaları ve köy temsilcilerinden oluşan teknik ortak masa kurulmalıdır. Bu masa, siyasal polemik için değil; su verisi, izin zinciri, mülkiyet sınırı ve çevresel ölçümlerin düzenli paylaşımı için çalışmalıdır. Dosyada gerilimi düşürecek olan şey slogan değil, bağımsız doğrulama ve açık veridir.

GİRESUN’DA “MUKADDES EMANETLER” SERGİSİ ZİYARETE AÇILDI Haber

GİRESUN’DA “MUKADDES EMANETLER” SERGİSİ ZİYARETE AÇILDI

GİRESUN’DA “MUKADDES EMANETLER” SERGİSİ ZİYARETE AÇILDI Ramazan ayı coşkusuyla Giresun’da açılan “Mukaddes Emanetler” sergisi, Can Akengin Sanat Galerisi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Açılışa Vali Mustafa Koç, Belediye Başkanı Fuat Köse, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal ve geniş bir davetli topluluğu katıldı. Giresun’da Ramazan ayının ruhani atmosferine yakışır bir etkinlik daha kapılarını açtı. “Mukaddes Emanetler” sergisi, Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen törenle ziyarete sunuldu. Açılış törenine Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal'ın yanı sıra birçok davetli katıldı. İlgiyle takip edilen programda, İslam tarihine ışık tutan kutsal emanetler ilk defa ziyaretçilerin istifadesine sunuldu. 15 Mart’a kadar gezilebilecek sergide, İslam tarihinin manevi açıdan kıymetli emanetleri yer alıyor. Sergide Hz. Muhammed’in Sakal-ı Şerifi ve saçı, Hz. Ali, Hz. Osman, Hz. Eyüp ve Abdülkadir Geylani’ye ait eserlerin yanı sıra Kabe örtüleri ve Kabe kilidi gibi çeşitli objeler sergileniyor. Yaklaşık 100 parçadan oluşan serginin, Ramazan ayı boyunca vatandaşlardan büyük ilgi görmesi bekleniyor. Sergi, hem tarihi hem de manevi derinliğiyle ziyaretçilere eşsiz bir deneyim imkânı sunuyor. Giresun’da açılan “Mukaddes Emanetler” sergisi, Ramazan etkinlikleri arasında öne çıkan önemli bir organizasyon olarak değerlendiriliyor. Can Akengin Sanat Galerisi’nde kapılarını açan serginin, kentteki manevi havayı zenginleştiren önemli bir durak olacağı düşünülüyor.

​​​​​​​GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI Haber

​​​​​​​GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI

GİRESUN'DA RAMAZANIN İLK İFTARI ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERLE AÇILDI Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendi, Ramazan ayının ilk gününde “Şehit Yakınlarımız ve Gazilerimizle Büyük Aile Sofrası” temalı iftar programında şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınlarıyla bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen program kapsamında, 19 Şubat 2026 Perşembe günü Giresun İl Özel İdaresi Yemekhanesinde gerçekleştirilen iftara 270 şehit yakını ve gazi katıldı. Giresun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen organizasyonda, il protokolü ile şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve aileleri aynı masaları paylaşarak Ramazan’ın manevi iklimini birlikte soludu. Sıcak ve samimi bir atmosferde geçen programda, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan duaların ardından hep birlikte oruçlar açıldı. Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendi, davetlilerim masalarını tek tek ziyaret ederek şehit aileleri ve gazilerle yakından ilgilendi, taleplerini dinleyerek Ramazan aylarını tebrik etti. Giresun merkezindeki programla eş zamanlı olarak tüm ilçelerde de Kaymakamlıkların himayesinde şehit yakınları ve gaziler onuruna iftar sofraları kuruldu. Programda bir konuşma yapan Vali Mustafa Koç, Ramazan’ın ilk iftarını şehit emanetleri ve kahraman gazilerle yapmaktan büyük onur duyduklarını ifade etti. Vali Koç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu mübarek Ramazan ayında bu topraklarda hür ve özgür bir şekilde yaşayabiliyorsak, şanlı bayrağımız göklerde dalgalanıyor, minarelerimizden ezan sesleri yükseliyorsa, bunu başta aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin eşsiz fedakârlıklarına borçluyuz. Sizler bu milletin baş tacısınız. Evladınızı, eşinizi, kardeşinizi bu vatan için toprağa verdiniz; acınızın büyüklüğünü tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalır ancak biliniz ki devletimiz ve milletimiz her daim yanınızdadır. Sizler asla yalnız değilsiniz, bu millet sizin ailenizdir.” Şehitlerin makamının ali, gazilerin ömrünün bereketli olması temennisinde bulunan Vali Koç, terörle mücadele ve vatan savunmasında gösterilen kararlılığın altını çizerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ramazan-ı Şerif’in Giresun’a ve tüm İslam alemine esenlik getirmesini dileyen Vali Koç, “Bu sofra; aynı kaderi, aynı vatanı ve aynı bayrağı paylaştığımızın en güçlü ifadesidir. Bu millet sizlere minnettardır ve minnet duymaya devam edecektir,” diyerek konuşmasını tamamladı. Anlamlı buluşmaya Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç hanımefendinin yanı sıra; Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, İdare Mahkemesi Başkanı Suat Bice, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ender Yanık, davetli il protokol üyeleri ile şehit yakınları, gaziler ve aileleri katıldı.

GTSO’DA 2026’NIN İLK MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

GTSO’DA 2026’NIN İLK MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

GTSO’DA 2026’NIN İLK MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Güney Çevre Yolu ve OSB yatırımları gündemin odağındaydı Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın (GTSO) 2026 yılı Ocak ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Şükrü Ataün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya 30 meclis üyesi katılırken, Milliyetçi Hareket Partisi Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal da hazır bulundu. Resmî gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlandığı toplantının devamında, GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu 2025 yılı değerlendirmesi yaparak Giresun’un ekonomik ve altyapısal önceliklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Giresun’un Önceliği Güney Çevre Yolu” Başkan Çakırmelikoğlu, Giresun’un ulaşım altyapısı açısından en önemli beklentisinin Güney Çevre Yolu olduğunu vurgulayarak, bu projenin şehir trafiğini rahatlatacak ve ekonomik hareketliliğe katkı sağlayacak stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Çakırmelikoğlu ayrıca, şehrin doğu yakasında Gemilerçekeği ile Giresun Kalesi arasında projelendirilen teleferik hattı için yatırımcı taleplerinin alınmaya başlandığını belirterek, turizm açısından önemli bir adım atıldığını kaydetti. OSB’lerde Yeni Süreç Başlıyor Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) yatırımlarına da değinen Çakırmelikoğlu, Şebinkarahisar OSB için 2026 yılının ilk diliminde firmalardan başvuruların alınmaya başlanacağını yineledi. Görele ilçesine bağlı Çavuşlu beldesinde kurulan 4. OSB ile ilgili süreç hakkında da bilgi veren Çakırmelikoğlu, şu ifadeleri kullandı: “4. OSB’de zemin etüdü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onayıyla tamamlanmış durumda. Kamu Yararı Kararı ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda imza aşamasında bulunuyor. Bundan sonraki süreçte fizibilite raporunun Cumhurbaşkanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından onaylanması bekleniyor.” Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi için kamulaştırma bedelinin yaklaşık 1,4 milyar TL olarak belirlendiğini açıklayan Çakırmelikoğlu, kamulaştırma çalışmalarının da başlatıldığını bildirdi. “İş Dünyası Birlikteliğin Merkezinde” Toplantıda söz alan MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal ise il genelindeki sorunlar ve işletmelerin taleplerini dinledi. Konal, iş dünyasının şehrin kalkınmasında kilit rol üstlendiğini belirterek, kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. GTSO meclis toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi ve 2026 yılına dair ekonomik beklentilerin değerlendirilmesiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.