Hava Durumu

#Erol Karadere

giresunsonhaber - Erol Karadere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erol Karadere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ Haber

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ

GELEVERA İÇİN TEK SES: ŞİRİNKÖY’DE KATI ATIK TESİSİ PLANINA SERT TEPKİ Espiye ile Tirebolu sınırında yer alan Şirinköy mevkiine yapılması planlanan Katı Atık Bertaraf Tesisi, çevresel riskler gerekçesiyle bölge halkının ve yerel yöneticilerin güçlü tepkisiyle karşılaştı. Gelevera Deresi’nin ekosistemine zarar vereceği endişesi, Espiye’de geniş katılımlı bir itiraza dönüştü. Şirinköy’de planlanan depolama alanı sahasında düzenlenen mitingde; Espiye, Güce ve Soğukpınar belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş bir araya gelerek projeye karşı ortak duruş sergiledi. Miting boyunca “Gelevera Deresi çöplük olmasın” çağrısı öne çıktı. “İTİRAZIMIZ TEKNOLOJİYE DEĞİL, YERE” Espiye Çevre Komisyonu Başkanı Kemal Küçükaydın, konuşmasında itirazın özünü net biçimde ortaya koydu. Küçükaydın, çevreye duyarlı ve bilimsel tesislere karşı olmadıklarını, ancak yaşamın merkezindeki bir su kaynağının hemen yanı başına katı atık tesisinin kurulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Gelevera, bu bölgenin can damarıdır. Yanlış yer seçimi, telafisi zor sonuçlar doğurur” dedi. KARADERE: “YANLIŞTAN DÖNÜLENE KADAR MÜCADELE” Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, mitingde kararlılık mesajı verdi. Karadere, geçmişte de benzer bir girişime karşı durduklarını hatırlatarak, “22 yıl önce Espiye’nin geleceğini korumak için izin vermedim. Bugün de aynı noktadayım. Yer seçimi yanlıştır; bu yanlıştan dönülene kadar mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı. ORTAK TALEP: YER SEÇİMİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLSİN Katılımcılar, Gelevera Havzası’nın korunmasının bölgesel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Belediyeler ve sivil inisiyatifler, çevresel etki değerlendirmelerinin şeffaf biçimde paylaşılmasını ve alternatif alanların bilimsel kriterlerle yeniden ele alınmasını talep etti. Gelevera için yükselen bu ortak ses, projeye dair karar süreçlerinde yerel iradenin dikkate alınması çağrısıyla son buldu.

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM” Haber

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM”

Bulancak’ta Vahşi Madenciliğe Karşı Geniş Katılımlı Miting: “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” Bulancak’ta, vahşi madencilik faaliyetlerine karşı toplumsal itiraz güçlü bir mitingle dile getirildi. Giresun–Bulancak–Piraziz Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde 20 Aralık 2025 Cumartesi günü Bulancak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting, “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” başlığıyla gerçekleştirildi. Giresun ve Ordu’nun farklı ilçe ve beldelerinden yüzlerce yurttaşın katıldığı etkinlikte, doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik ortak irade vurgulandı. Mitinge; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Yeşil Sol Parti ve SYKP’nin yanı sıra KESK, Giresun Barosu, Belediye-İş Sendikası, Atatürkçü Düşünce Derneği, NE-DER, Türkiye Ormancılar Derneği, Birleşik Emekliler Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Bulancak Sanat Tiyatrosu ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Geniş katılım, çevre mücadelesinin parti ve kurum sınırlarını aşan toplumsal bir talep olduğunu ortaya koydu. Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge; Gökhan Şenyürek, Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Çanakçı Belediye Başkanı Tuncay Kasım, Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Yapılan konuşmalarda, “arama” adı altında yürütülen faaliyetlerin fiilen doğayı tahrip ettiği; ÇED süreçlerinin şirketler lehine hızlandırılmasının kamu yararı ilkesini zedelediği dile getirildi. Giresun topraklarının önemli bir bölümünün maden arama ruhsat sahası ilan edilmesinin, tarım alanları, içme suyu kaynakları ve doğal yaşam üzerinde ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Özellikle Bulancak’ın birçok köyünü doğrudan etkilemesi beklenen maden çalışmalarına ilişkin kaygılar paylaşılırken, köylülerin rızası alınmadan yürütülen süreçlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Konuşmalarda fındık başta olmak üzere tarımsal üretimin, su havzalarının ve bölgenin ekosisteminin geri dönülmez zarar riskiyle karşı karşıya olduğunun altı çizildi. “Toprakların, derelerin ve yaşam alanlarının şirketlerin değil halkın olduğu” vurgusu öne çıkarken, çevre mücadelesinin yalnızca yerel değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğu ifade edildi. Miting, “Toprak bizim, yaşam bizim” sloganları ve doğaya sahip çıkma çağrıları eşliğinde sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.