Hava Durumu

#Erken Uyarı

giresunsonhaber - Erken Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Haber

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Yağmur doğal, kayıp kaçınılmaz değil 1919’dan 12–13 Ağustos 2026’ya uzanan kayıtlar, Giresun’un kısa ve dik havzalarında tehlikenin yeni olmadığını gösteriyor. Son olaylarda üç kişi yaşamını yitirdi, iki kişi için arama başlatıldı; 217 ihbar ve 31 milyon lirayı aşan ara hasar kayda geçti. Devletin 2020 sonrasındaki yatırımları önemli, ancak asıl soru hâlâ açık: Hangi tesis, hangi havzada, hangi riski ne kadar azalttı? 12 AĞUSTOS: ZIVA’DA ÜÇ CAN KAYBI Giresun Valiliğinin ilk açıklamasına göre Sis Dağı çevresindeki yoğun yağışın ardından Görele’nin Hamzalı köyü Zıva mevkisinde saat 15.00 dolayında ani su yükselmesi meydana geldi. Dört kişilik aile akıntıya kapıldı; baba kurtarıldı, iki kız çocuğunun cansız bedenlerine olay yerinden kilometrelerce aşağıda ulaşıldı. Arama çalışmaları 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıçla yürütüldü. Daha sonraki resmî ve yerel açıklamalar annenin de yaşamını yitirdiğini doğruladı. [1] Zıva’daki olay, küçük ve dar bir alt havzada kısa tepki süreli ani taşkın olasılığını öne çıkarıyor. Ancak olay hidrografı, ölçülmüş pik debi, 5-15 dakikalık yağış serisi, dere enkesiti, olay öncesi rüsubat durumu ve devam eden taşkın kontrol işinin o günkü fiziki durumu kamuya açıklanmış değil. Bu veriler olmadan ne şantiyeyi suçlayan ne de mevcut projeyi peşinen aklayan kesin bir hüküm kurulabilir. 13 AĞUSTOS: İHBARLAR İL GENELİNE YAYILDI Ertesi gün meteorolojik uyarı; merkez ilçe ile Piraziz, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Eynesil, Dereli, Çanakçı, Güce, Yağlıdere ve Doğankent’i kapsadı. Yağış sonrasında su baskını, heyelan, yol kapanması ve altyapı hasarı ihbarları geniş bir alana yayıldı. Resmî bültenlerde ilk saatlerde yükselen ihbar sayısı 217’ye ulaştı. 16 Ağustos itibarıyla 26 noktada afet etkisi kayda geçirilmiş, açıklanan ara hasar toplamı 31 milyon 40 bin 20 liraya çıkmıştı. Bu rakam nihai bilanço değil; tespit sürecinin o andaki ara toplamıydı. [2-6] KEŞAP’TA ARAÇ AKINTIYA KAPILDI Keşap–Karadere/Karabulduk yolunda üç kişinin bulunduğu araç akıntıya kapıldı. Sürücü kurtuldu; Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu için arama başlatıldı. Valiliğin 16 Ağustos saat 17.30 tarihli bülteninde çalışmaların beş sektörde 159 personel ve 42 araçla sürdüğü bildirildi. Bu dosya 17 Ağustos sabahı hazırlanırken aramanın resmî olarak sonuçlandığını gösteren yeni bir açıklama yoktu. [2- 6] Bu olayda yalnız müdahalenin büyüklüğü değil, önleme zinciri de incelenmeli: Meteorolojik uyarı ne zaman alındı, havza sensörleri hangi eşiği gördü, yolun kapatılması için önceden tanımlı bir seviye var mıydı, karar kim tarafından ve kaç dakikada uygulandı? Personel ve araç sayısı müdahale kapasitesini gösterir; önleme kapasitesini tek başına kanıtlamaz. YAĞIŞ TABLOSU TEHLİKEYİ GÖSTERİYOR, NEDENİ TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR İstasyon 6 saat (mm) 12 saat (mm) 24 saat (mm) Görele / Kuşçulu 42,59 90,45 90,53 Çanakçı 11,20 81,60 81,60 Keşap / Yivdincik 54,19 57,80 58,96 Yağlıdere 34,11 44,43 49,36 Eynesil / Ören 16,12 45,02 45,02 Güce 35,85 42,64 42,64 Doğankent 5,70 40,30 40,50 Kaynak: Giresun Valiliği 13 Ağustos 2026 bülteni ve ekli MGM tablosu. Milimetre yağışı, metreküp/saniye ise akımı ifade eder. [6] En yüksek 24 saatlik değer Görele/Kuşçulu’da 90,53 milimetre, Çanakçı’da 81,60, Keşap/Yivdincik’te 58,96 milimetre olarak ölçüldü. Keşap/Yivdincik’te toplamın 54,19 milimetresinin altı saatte gerçekleşmesi, hızlı yüzey akışı potansiyeline işaret ediyor. Fakat istasyonun küçük olay havzasını ne ölçüde temsil ettiği, yağışın dakikalık dağılımı, toprağın önceki nemi, dere debisi, taşınan kaya-çamur-ağaç miktarı ve menfezlerin durumu bilinmeden ‘tesis kapasitesi aşıldı’ sonucu çıkarılamaz. ‘90 milimetre yağdı’ ile ‘90 metreküp/saniye su geçti’ aynı şey değildir. Pik debi ve hidrograf yayımlanmadan köprü, menfez veya taşkın tesisinin performansı doğrulanamaz. YÜZYILLIK KRONOLOJİ: BU, GİRESUN’UN İLK UYARISI DEĞİL Yıl Kayıtlı etki Bugüne kalan ders 1919 Görele; dokuz can kaybı ve büyük tarımsal zarar kaydı. Tehlike kıyı ve vadi yerleşimleri için yeni değil. 1929 Giresun çevresi; dört can kaybı kaydı. Kayıp üretme potansiyeli Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri belgeli. 1956 İl genelinde taşkın; üç can kaybı. Uzun aralıklar riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. 1965 Taşkın; iki can kaybı. Yerleşim ve ulaşım kararları tarihsel birikim taşıyor. 1990 Taşkın; bir can kaybı. Küçük olaylar da mekânsal hafızaya alınmalı. 2002 Geniş altyapı ve tarım zararı. Ekonomik kayıp yalnız konut hasarıyla ölçülemez. 2006 Keşap; iki can kaybı. Keşap havzalarında tekrar eden risk açık. 2009–2011 Farklı ilçelerde toplam dört can kaybı kaydı. Dağınık olaylar il ölçeğinde ortak veri tabanında izlenmeli. 2019 Eynesil; bir can kaybı. Küçük kıyı havzaları ani tepki verebilir. 2020 Dereli ve çevre ilçeler; AFAD’a göre 11 can kaybı, 47 yaralı. Rüsubat, daralan kesit, köprü ve yerleşim birlikte incelenmeli. 2023 Yağlıdere; bir can kaybı. Bakım, yol güvenliği ve yerel uyarı süreklilik ister. 2025 Çanakçı merkezli çok şiddetli yağış; 382,4 mm ve yaygın altyapı etkisi. İlk ve nihai bülten ayrımı veri doğruluğu için kritik. 2026 Zıva’da üç can kaybı; Keşap’ta iki kişi için arama. Tesis sayısından havza performansına geçiş zorunlu. Kaynak: Mustafa Cin’in tarihsel derlemesi, AFAD ve Giresun Valiliği bilançoları. Erken dönem sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. [7, 8, 18] 2020 FELAKETİ NEDEN TEMEL KARŞILAŞTIRMA NOKTASI? 22 Ağustos 2020’de Giresun’da 11 kişi yaşamını yitirdi, 47 kişi yaralandı, 172 kişi kurtarıldı. AFAD’ın daha sonraki bilançosuna göre müdahaleye 3 bin 672 personel ve bin 264 araç katıldı. Akademik incelemede Yağlıdere/Sınırköy’de 24 saatte 137,6, sekiz saatte 133,1 milimetre yağış ölçüldü; sekiz saatlik değerin yaklaşık 48 yıllık tekerrür düzeyine karşılık geldiği hesaplandı. [7, 15] Bu karşılaştırma doğrudan kapasite kanıtı değildir. Tekerrür süresi ‘48 yılda yalnız bir kez olur’ anlamına gelmez; yıllık aşılma olasılığını anlatır. Ayrıca 2020’deki istasyon ve havza ile 2026’daki Zıva ve Keşap aynı değildir. 2020 verisinin asıl değeri, yağışla birlikte topoğrafya, yerleşim, rüsubat ve altyapının aynı modelde incelenmesi gerektiğini göstermesidir. AFETİN FİZİĞİ: KISA, DİK VE RÜSUBATLI HAVZALAR Doğu Karadeniz kıyısında dağlar denize kısa mesafede yükselir. Akarsu boyları kısa, kanal eğimleri yüksektir; küçük havzalar şiddetli yağışa dakikalar içinde tepki verebilir. Taşkın yalnız su hacminden oluşmaz. Yamaç erozyonu, heyelan, kaya, toprak ve ağaç parçaları akışın yoğunluğunu ve çarpma gücünü büyütür. [14-17] Dereli/Aksu havzasındaki Apaydın Deresi üzerine yapılan çalışma; ayrışmış kaya ve toprak özelliklerinin yüksek rüsubat üretme potansiyeline, yerleşimle daralan kesitlere ve malzemeyle tıkanan köprü açıklıklarına dikkat çekti. Bu bulgu her dere için otomatik hüküm olmasa da ; Zıva ve Keşap’ta da suyla birlikte katı madde bütçesinin ölçülmesi gerektiğini gösterir. [14] TOPRAK NEMİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: DOĞRU CÜMLE NEDİR? MGM’nin 2026 su yılı değerlendirmesi, Giresun’un dokuz aylık toplam yağışının son 66 yılın en yüksek düzeyine çıktığını belirtiyor. Bu, yılın olağanüstü nemli seyrettiğini gösteren güçlü bir arka plan verisidir; ancak 12–13 Ağustos günü toprağın doygun olduğunu tek başına kanıtlamaz. Son 3, 7 ve 15 günlük yağış, toprak nemi, yeraltı suyu ve uzaktan algılama verileri birlikte açıklanmalıdır. [23] IPCC, insan kaynaklı ısınmanın birçok kara bölgesinde şiddetli yağışların sıklık ve şiddetini artırdığına yüksek güvenle işaret ediyor. Buna karşın özel bir olay atıf çalışması olmadan ‘bu taşkının nedeni iklim değişikliğidir’ denilemez. Doğru ifade: İklim değişikliği ağır yağış olasılığını büyüten bir risk çarpanıdır; kaybın boyutunu yerleşim, altyapı kapasitesi, bakım ve uyarı zinciri belirler. [24] SOSYAL COĞRAFYA: VADİ TABANINA SIKIŞAN HAYAT Giresun’un kıyı gerisinde eğim hızla artar. Tarıma, ulaşıma ve toplu yerleşime uygun düz alanlar çoğunlukla dere ağızları, vadi tabanları ve alüvyal düzlüklerdir. Konut, küçük sanayi, pazar, okul, sağlık birimi ve yolların suya yaklaşması bu nedenle yalnız bireysel tercih değil; tarihsel planlama, mülkiyet, ulaşım ve geçim baskısının sonucudur. Riskli alanda yaşayan yurttaşı suçlamak; imar kararlarını, ruhsatları ve güvenli alternatif üretme sorumluluğunu görünmez kılar. Risk herkesi eşit etkilemez. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, aracı olmayanlar, telefon kapsaması zayıf mahalleler ve dereye paralel yolu kullanmak zorunda kalanlar aynı uyarıya aynı hızla yanıt veremez. Yazın yayla, fındık hasadı, ziyaret ve piknik hareketliliği küçük yerleşimlerin gündüz nüfusunu artırabilir. Tahliye planları yalnız ikamet nüfusuna değil, mevsimsel ve saatlik nüfusa göre hazırlanmalıdır. DEREYE PARALEL YOL, TAŞKINDA İKİNCİ BİR KANALA DÖNÜŞEBİLİR Dağlık arazide yol için en düşük eğimli koridor çoğu zaman vadi tabanıdır. Ancak şev ve dolgu akış alanını daraltabilir; yan dereler ana yola dar menfezlerle bağlandığında tıkanma, yol üzerinden aşma ve güzergâhın geçici kanala dönüşmesi mümkün olur. Keşap’taki araç olayı bu nedenle yol kapatma protokolü, menfez envanteri ve alternatif güzergâhların açıklanmasını zorunlu kılıyor. ERKEN UYARI, SENSÖRDEN İBARET DEĞİL Erken uyarı; tehlikeyi ölçmek, eşiğin aşıldığını algılamak, yetkili kararı üretmek ve son kişiye anlaşılır eylem talimatı ulaştırmak olmak üzere dört halkalı bir zincirdir. Son halka çalışmıyorsa sensör yalnız veri toplar. SMS; telefonun çekmediği, kişinin araç kullandığı veya mesajın genel kaldığı durumda yeterli olmayabilir. Kritik yol kesimlerinde otomatik bariyer, yerel siren, değişken mesaj levhası, muhtar ağı, telsiz ve kısa eylem cümlesi birlikte tasarlanmalıdır: ‘Bu yolu kullanma’, ‘Bu köprüyü geçme’, ‘Şu kotun üstüne çık.’ DERELİ’DE YENİDEN İNŞA: HARİTA İLE PROJE KOTU BİRLİKTE AÇIKLANMALI 2023 tarihli bir çalışma, Dereli ilçe merkezinin çok büyük bölümünü yüksek veya çok yüksek taşkın duyarlılığı sınıfında değerlendirdi; 2020 taşkın ayak izinin yaklaşık yüzde 80’inin ‘çok yüksek’, kalanının ‘yüksek’ sınıfta bulunduğunu bildirdi. Yeni yapıların da bu sınıflarla çakışabildiği belirtildi. Duyarlılık haritası tek başına bir binayı güvensiz ilan etmez; yapı kotu, temel sistemi, bodrum kullanımı, DSİ tasarım su seviyesi ve tahliye rotası da bilinmelidir. [19] DERE HAVZASINDA İNŞAAT: ‘YASAL’ İLE ‘GÜVENLİ’ AYNI ŞEY DEĞİL ‘Dere havzasına inşaat’ ifadesi tek başına yeterli değildir. Aktif dere yatağı, taşkın düzlüğü, vadi yamacı–heyelan kuşağı ve yukarı havza birbirinden ayrılmalıdır. Aktif yataktaki daraltma doğrudan hidrolik etki yaratabilir; taşkın düzlüğündeki dolgu suyu başka parsele yöneltebilir; yamaçtaki yol yarması ve drenaj kesintisi heyelanı tetikleyebilir; yukarı havzadaki hafriyat, taş ocağı veya tarla yolu ise akış ve rüsubat üretimini artırabilir. Dere kesitinin daralması veya pürüzlülüğün değişmesi, aynı debide su seviyesini yükseltebilir. Dolgu, taşkın suyunun geçici depolandığı hacmi azaltıp akışı karşı kıyıya ya da aşağı kesime yöneltebilir. Dar köprü ve menfezler kaya, ağaç ve çöple geçici baraj oluşturabilir; ani boşalma darbe dalgası yaratabilir. Geçirimsiz yüzeyler sızmayı azaltıp küçük havzalarda pik debiyi öne çekebilir. Hafriyat ve şantiye malzemesi akışa karışırsa tıkanma riski büyüyebilir. Yol drenajı doğal akış yönünü değiştirerek suyu tek bir menfeze veya yerleşime yoğunlaştırabilir. MEVZUAT NE DİYOR, NE DEMİYOR? 4373 sayılı Kanun, taşkına uğrama ihtimali bulunan alanlarda koruma ve yasaklama mekanizmaları kuruyor. 2006/27 sayılı genelge; köprü ve menfezlerin DSİ ölçütlerine uygun yapılmasını, dereye malzeme dökülmemesini ve akışı engelleyen birikintilerin temizlenmesini istiyor. 2010/5 sayılı genelge de akarsu üzerindeki yapıların DSİ kriterleriyle denetlenmesi ve planlamada DSİ görüşü alınması çerçevesini güçlendiriyor. [20–22] Buna karşılık Türkiye genelinde her dere için geçerli tek ve değişmez bir ‘iki yandan şu kadar metre’ kuralı yoktur. Hukuki durum; taşkın sınırı, imar planı, DSİ görüşü, ruhsat, riskli alan kararı ve yapıldığı tarihteki mevzuatla incelenir. Bilimsel güvenlik ise daha ileri bir sorudur: Yapı izinli olsa bile tasarım taşkınına, rüsubata, iklim payına ve tahliye gereksinimine karşı kabul edilebilir risk düzeyinde mi? ZIVA’DAKİ ÇALIŞMALAR VE HES İDDİALARI: KANIT STANDARDI ŞART DSİ 22. Bölge Müdürlüğü heyetinin 18 Temmuz 2026’da Eynesil Sis Dağı taşkın ve rüsubat kontrol yapısı ile Görele’de Oğuz ve Çavuşlu/Zıva derelerindeki taşkın kontrol-köprü işlerini incelediği duyuruldu. Bu ziyaret bölgede çalışma yürütüldüğünü gösterir; 12 Ağustos’taki kaybın şantiyeden kaynaklandığını veya şantiyenin olayı önlediğini tek başına kanıtlamaz. Sis Dağı Kayasis Deresi projesi ile Zıva alt havzasının bağlantısı, proje haritası ve su bölümü sınırları görülmeden varsayılamaz. [11, 12] Aynı kanıt standardı HES ve baraj iddiaları için de geçerlidir. Olay saatlerindeki rezervuar seviyesi, giriş–çıkış debisi, kapak hareketleri, mansap uyarıları, üretim kaydı ve işletme talimatı yayımlanmadan nedensellik kurulamaz. İncelenen açık kaynaklarda Zıva veya Keşap olayını belirli bir HES ya da baraj işletmesine bağlayan yeterli veri bulunmadı. Kayıtların açıklanması hem iddianın sınanması hem kuşkunun giderilmesi için gereklidir. DEVLET NE YAPTI? YATIRIMLARIN KRONOLOJİSİ 2020 SONRASI: 783 MİLYON LİRAYI AŞAN İYİLEŞTİRME AFAD’ın 2022’de yayımladığı toplu bilançoya göre Giresun’daki iyileştirme harcaması 783 milyon lirayı aşarken bunun 589 milyon lirası AFAD kaynaklarından karşılandı. 178 konut üretildi, 271 riskli yapı yıkıldı. İçme suyunda 54 kilometre ana hat ve 237 kilometre köy hattı yapıldığı, 10 ilçede 66 projenin yürütüldüğü açıklandı. Kırsal ulaşımda 338 köy yolunda çalışma; istinat duvarı, taş duvar, menfez ve benzeri toplam 1.259 sanat yapısı kayda geçirildi. [7] 2024: İRAP VE DERE ÇALIŞMALARI İl Risk Azaltma Planı kapsamında 3 amaç, 17 hedef ve 78 eylem tanımlandı; Ekim 2024 açıklamasında 27 eylemin tamamlandığı, 48’inin sürdüğü, 3’ünün başladığı bildirildi. Sekiz ekskavatörle 30,27 kilometrelik dere kesiminde çalışma yapıldığı ve 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarıldığı açıklandı. Bu rakamlar faaliyetin büyüklüğünü gösteriyor; hangi alt havzada riskin ne kadar azaldığını tek başına göstermiyor. [9] 2025: 382,4 MİLİMETRELİK YAĞIŞ VE DÜZELTİLEN BİLANÇO Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce’de etkili olan yağış sonrasında 57 ihbar kaydedildi, 19 kişi kurtarıldı; 908 personel, 225 araç ve 110 iş makinesi görev yaptı. İlk açıklamalardaki 303 milimetrelik değer, nihai Valilik değerlendirmesinde 382,4 milimetre olarak güncellendi. Bu düzeltme, afet bültenlerinde saat ve sürüm bilgisinin neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. [8] ŞUBAT 2026: 100 TAŞKIN TESİSİ, 49 ERKEN UYARI SİSTEMİ DSİ, son 23 yılda Giresun’da 158 tesisin hizmete alındığını; bunların 8 baraj, 2 gölet, 4 sulama tesisi, 44 HES ve 100 taşkın kontrol tesisinden oluştuğunu açıkladı. Aynı açıklamada 34 taşkın kontrol işinin sürdüğü ve 49 erken uyarı sisteminin işletildiği belirtildi. Bu envanter önemli bir kurumsal kapasiteyi gösteriyor; ancak tesislerin tasarım debisi, bakım tarihi ve 12-13 Ağustos olayındaki performansı tek bir açık veri tabanında yer almıyor. [13] KORUNAN ALAN VERİSİNDE AÇIKLANMASI GEREKEN FARK 2025’te kamuya yansıyan açıklamada 99 taşkın tesisinin 169 yerleşim ve 1.569 dekar alanı koruduğu belirtilirken, Şubat 2026 açıklamasında 100 tesis için 14.582 hektar korunan alan beyan edildi. Yerleşim sayısı değişmez, tesis sayısı yalnız bir artarken alanın bu ölçüde büyümesi kapsam, yazım veya birim farkını düşündürüyor. Hangi sayının yanlış olduğuna veri olmadan hükmedilemez; tesis bazlı alan listesinin açıklanması gerekiyor. [13, 26] TEMMUZ–AĞUSTOS 2026: SAHA İNCELEMESİ VE MÜDAHALE Temmuzda Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projelerinde saha incelemesi yapıldı. 13-16 Ağustos arasında Valilik, AFAD, DSİ, belediyeler, kolluk, sağlık ve diğer birimler; arama-kurtarma, yol açma, su baskını ve altyapı müdahalesi için yüzlerce personel ve aracı sahaya yönlendirdi. Kurumların yaptığı işler yok sayılamaz. Ancak yatırım listesi ile olay performans raporu ayrı tutulmalı; ‘kaç tesis yapıldı?’ sorusunun yanına ‘olay günü nasıl çalıştı?’ sorusu eklenmelidir. ‘DERE TEMİZLENDİ’ DEMEK İÇİN HACİM YETMEZ 30,27 kilometrelik kesimden 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarılması önemli bir bakım faaliyetidir. Fakat kapasite yalnız toplam hacimle ölçülemez. Temizlenen kesimin enkesiti, hedef kotu, çıkarılan malzemenin türü, depolama yeri, yeniden birikme hızı ve ekolojik etkisi de açıklanmalıdır. Amaç dereyi bütünüyle düzleştirmek değil; ekosistemi korurken kritik kesit ve yapıların güvenli taşıma kapasitesini sürdürmektir. SORUN NEREDE? SEKİZ BAŞLIKTA NET TEŞHİS Alt havza ölçeğinde veri eksik: İlçe toplamı veya tek istasyon, Zıva gibi küçük havzalarda yağışın mekânsal desenini göstermiyor. Dakikalık yağış, radar, toprak nemi, seviye ve debi aynı zaman ekseninde birleştirilmiyor. Su debisi ile rüsubat birlikte tasarlanmıyor: Köprü ve menfez suyu geçirse bile kaya, tomruk ve çamurla tıkanabiliyor. Yerleşim ve yollar taşkın koridorunda birikmiş durumda: Yeni hassas kullanımların eklenmesi durdurulmadan yalnız yapı güçlendirmesi yeterli olmuyor. Köprü–menfez envanteri kamuya açık değil: Tasarım debisi, açıklık, serbest tahta, rüsubat payı, son muayene ve tıkanma geçmişi bilinmiyor. Erken uyarıda ‘son metre’ eksik: Sensör sayısı korunan insan sayısı değildir. Alarmdan yol kapatmaya ve tahliyeye kadar geçen süre ölçülmüyor. Şantiye ve hafriyat denetimi izlenebilir değil: Geçici derivasyon, stok alanı ve yağışlı dönem acil kapatma planları önceden kamuya açıklanmıyor. Sorumluluk zinciri parçalı görünüyor: MGM uyarıyor, DSİ yapıyı yönetiyor, yerel yönetimler ve özel idare yol–menfezi işletiyor, kolluk kapatıyor, AFAD koordine ediyor; fakat vatandaş için sonuç tek zincir. Başarı faaliyet sayısıyla ölçülüyor: Kilometre, metreküp, personel ve tesis sayısı önemlidir; riskin ne kadar azaldığını ancak alarm süresi, çalışan menfez, açık kalan yol ve azalan maruziyet gösterir. ÇÖZÜM: İKİ NOKTAYA DEĞİL, GİRESUN’UN TÜM AFET RİSKLERİNE Zıva ve Keşap için olay raporu hazırlanması zorunludur; ancak çözüm yalnız bu iki noktaya indirgenmemelidir. Giresun’un sel ve ani taşkınla birlikte heyelan, kaya düşmesi, kıyı fırtınası, orman yangını, deprem ve diğer afetleri aynı mekânsal veri sistemi içinde ele alan çoklu afet yönetimine geçmesi gerekir. Aynı yol, köprü, hastane, okul, haberleşme hattı veya enerji tesisi birden fazla tehlike karşısında kritik olabilir. Bu nedenle yatırım önceliği ilçe sınırına değil, can kaybı riski ve kritik hizmet sürekliliğine göre belirlenmelidir. İLK 90 GÜN: OLAYIN HESABI VE ACİL GÜVENLİK Zıva ve Keşap için ayrı, bağımsız teknik olay inceleme kurulları oluşturulmalı; hidroloji, hidrolik, jeomorfoloji, geoteknik, meteoroloji, ulaşım, şehir planlama ve sosyal bilim uzmanları birlikte çalışmalı. 5/10/15/30/60 dakikalık yağış, radar, son 15 günlük yağış, toprak nemi, seviye-debi, sensör alarmı ve kurum kararları tek zaman çizelgesinde yayımlanmalı. Zıva’daki uygulama projesi, geçici derivasyon ve olay günü şantiye durumu; Keşap’taki yol, köprü ve menfezlerin kapasitesi kamuya açılmalı. Sel, heyelan ve kaya düşmesi riski bulunan kritik yol kesimleri geçici bariyer, nöbet planı ve alternatif güzergâhla güvenceye alınmalı. Etkilenen aileler ve köylerle travma duyarlı görüşmeler yapılarak uyarının ulaşıp ulaşmadığı ve yerel afet hafızası rapora eklenmeli. BİR YIL İÇİNDE: HAVZA VE İLÇE PERFORMANS KARTLARI Her kritik alt havza ve yerleşim için ‘Afet Performans Kartı’ yayımlanmalı: eğim, arazi örtüsü, mevsimsel nüfus, taşkın debileri, heyelan–kaya düşmesi sınıfı, kritik yapı kapasitesi, son bakım, tahliye rotası ve alarm zinciri aynı kartta görülmeli. Yağış, dere seviyesi, toprak nemi ve yamaç hareketi sensörleri küçük yan kolları ve riskli yamaçları temsil edecek biçimde sıklaştırılmalı; veriler gerçek zamanlı ve arşivli sunulmalı. Hücresel yayın/SMS, siren, otomatik yol bariyeri, değişken mesaj levhası, yerel telsiz ve muhtar ağı tek protokolde birleştirilmeli; sistem yılda en az iki tatbikatta sınanmalı. Köprü, menfez, istinat duvarı, okul, hastane, itfaiye, enerji ve haberleşme tesisleri çoklu afet risk puanıyla taranmalı. İmar planları taşkın, heyelan, kaya düşmesi, deprem ve kıyı tehlikesi haritalarıyla parsel ölçeğinde çakıştırılmalı; yeni hassas yapılar yüksek riskli alanlara yerleştirilmemeli. İKİ–BEŞ YIL: ADİL DÖNÜŞÜM VE DOĞA TEMELLİ KORUMA Aktif dere yatağı, çok yüksek riskli taşkın koridoru ve hareketli heyelan alanlarında yeni hassas kullanıma izin verilmemeli; en riskli mevcut yapılar için gerçek değerli kamulaştırma, kira-taşınma desteği ve geçim erişimini koruyan gönüllü geri çekilme uygulanmalı. Taşkın düzlüklerinin su depolama işlevi geri kazandırılmalı; uygun kesimlerde taşkın parkı, sulak alan, geçirgen yüzey ve kontrollü yayılma alanı oluşturulmalı. Yukarı havzada erozyon kontrolü, yol drenajı, yamaç stabilizasyonu, şantiye–hafriyat denetimi ve orman–mera yönetimi birlikte yürütülmeli. Köprü ve menfezler iklim emniyet payı, rüsubat ve tomruk senaryolarına göre yenilenmeli; tıkanma hâlinde suyun yerleşime değil güvenli koridora yönelmesi tasarlanmalı. İl düzeyinde yıllık bağımsız afet denetimi yapılmalı; yatırımlar ‘tamamlandı’ etiketiyle değil, azalan can kaybı riski ve kritik hizmetlerin kesintisizliğiyle puanlanmalı. KURUMLARDAN YANIT BEKLEYEN SEKİZ DOSYA Yağış ve akım dosyası: Zıva’da 12 Ağustos 14.00–16.00 arasındaki 5 ve 15 dakikalık en yüksek yağış neydi? Zıva ve Keşap için ölçülmüş ya da modellenmiş pik debi, hidrograf ve belirsizlik aralığı nedir? Son 3, 7 ve 15 günlük yağış ile toprak nemi neydi? Zıva şantiyesi dosyası: Taşkın kontrol ve köprü işinin fiziki gerçekleşme oranı, geçici derivasyonu, dolgu–hafriyat–stok sahası ve olay günü kesiti ne durumdaydı? Sis Dağı bağlantısı dosyası: Kayasis Deresi yapısı ile Zıva alt havzası arasındaki hidrolik bağlantı proje haritasında nasıl tanımlanıyor? Keşap yol güvenliği dosyası: Karadere/Karabulduk yolundaki köprü ve menfezlerin tasarım debisi, açıklığı, son bakım tarihi ile olay günü rüsubat ve odunsu malzeme miktarı nedir? Erken uyarı dosyası: 49 sistemden hangileri bu havzaları kapsadı, hangi alarmları üretti, ilk alarm kuruma kaç dakikada ulaştı, yol kapatma eşiği neydi ve vatandaşlara gönderilen mesajın saati–metni–hedef alanı neydi? Bakım ve yatırım verisi dosyası: 2024’te temizlenen 30,27 kilometrenin hangi bölümü olay alanlarıyla çakışıyor? 2025’teki 1.569 dekar ile 2026’daki 14.582 hektar korunan alan farkı nasıl açıklanıyor? Yerleşim ve planlama dosyası: 2020 sonrası yıkılan 271 riskli yapının konumu ve yeniden yapılaşma durumu nedir? Dereli’de yeni yapıların tehlike sınıfı ve tasarım kotu doğrulandı mı? İmar planları en güncel risk haritalarıyla ne zaman çakıştırıldı, kaç yapı yüksek riskte? Şeffaflık dosyası: Olay havzalarındaki HES/baraj giriş–çıkış ve kapak kayıtları açıklanacak mı? 31 milyon 40 bin 20 liralık ara hasarın tarım, yol, içme suyu ve özel mülk dağılımı ne zaman kesinleşecek? Bağımsız olay raporları için yayımlanma takvimi verilecek mi? DAHA FAZLA TESİS SAYISI DEĞİL, DAHA FAZLA HESAP VEREBİLİRLİK Giresun’un yüzyılı aşan kayıtları, taşkının bu coğrafyanın kalıcı tehlikelerinden biri olduğunu gösteriyor. Kısa ve dik havzalar, şiddetli yağış, rüsubat ve heyelan doğanın kurduğu denklem. Kaybı büyüten taraf ise yerleşim ve yolların taşkın koridoruna sıkışması, bazı açıklıkların suyla malzemeyi birlikte geçirememesi, bakımın ölçülememesi, alarmın fiziksel eyleme dönüşmemesi ve olay verisinin kamuya açılmaması. 2020’den sonra yapılan yatırımlar küçümsenemez. Konut, yol, içme suyu, dere ıslahı, taşkın tesisi, temizlik ve erken uyarı yatırımları kapasiteyi artırmış; bazı yerlerde daha büyük zararı önlemiş olabilir. Fakat bunun bilimsel karşılığı yatırım tutarı değil, tesis bazlı performanstır. Giresun’un ihtiyacı; her havza ve riskli yamaç için açık harita, her kritik yapı için tasarım-bakım kaydı, her alarm için dakika dakika günlük, her olay için bağımsız rapor ve çok yüksek riskli yerleşimler için sosyal olarak adil dönüşüm seçeneğidir. Yağmur doğaldır. Afetin can kaybına dönüşmesi ise planlama, mühendislik, bakım, uyarı ve toplumsal eşitsizliklerin birlikte ürettiği, ölçülebilir bir kamu politikası sonucudur. . KAYNAKLAR VE YÖNTEM NOTU Bu dosya, 17 Ağustos 2026 sabahına kadar erişilebilen açık kaynaklardan hazırlandı. Resmî bültenler olayın zaman çizelgesi ve kurum açıklamaları; hakemli çalışmalar fiziksel süreç ve tarihsel bağlam; mevzuat ise sorumluluk çerçevesi için kullanıldı. Açık veri bulunmayan yerde kesin nedensellik kurulmadı. Köşeli parantez içindeki numaralar aşağıdaki kaynaklara karşılık geliyor. [1] Giresun Valiliği — Görele/Hamzalı Zıva mevkisinde ani su yükselmesi açıklaması, 12 Ağustos 2026. [2] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/33, 16 Ağustos 2026. [3] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/32. [4] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/31. [5] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/30. [6] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/29 ve yağış ekleri. [7] AFAD — Giresun sel afetinin ikinci yılında iyileştirme çalışmaları bilançosu. [8] Giresun Valiliği — 2025 Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce aşırı yağış nihai değerlendirmesi. [9] Giresun Valiliği — İRAP çalışmaları, Ekim 2024. [10] Anadolu Ajansı — DSİ yetkilisinin Keşap havzası değerlendirmesi, 15 Ağustos 2026. [11] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Eynesil Sis Dağı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü. [12] Giresun Öncü — DSİ’nin Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projeleri saha incelemesi, 18 Temmuz 2026. [13] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Son 23 yılda Giresun yatırımları, Şubat 2026. [14] Apaydın vd. — Dereli taşkınında Apaydın Deresi havzasının etkisi, Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi. [15] 22 Ağustos 2020 Giresun taşkınının hidrometeorolojik analizi, Su Kaynakları. [16] Doğu Karadeniz Havzası akım karakteristikleri ve fiziksel etkenler, Türkiye Hidroloji Dergisi. [17] Bulancak akarsularının morfometrik analizi. [18] Mustafa Cin — Sel ve Taşkın Riski Açısından Giresun İlinin Değerlendirilmesi. [19] Dereli ilçesi taşkın duyarlılık değerlendirmesi, 2023. [20] 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu. [21] 2006/27 sayılı Dere Yatakları ve Taşkınlar Genelgesi. [22] 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı Genelgesi. [23] Meteoroloji Genel Müdürlüğü — 2026 su yılı yağış değerlendirmesi. [24] IPCC AR6 WG1, Bölüm 11 — aşırı hava ve iklim olayları. [25] Tarım ve Orman Bakanlığı — Doğu Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planı. [26] Yeni Giresun — DSİ’nin 2025 tarihli 99 tesis, 169 yerleşim ve 1.569 dekar açıklaması. SINIRLILIKLAR 12–13 Ağustos 2026 olayları için ham debi, hidrograf, çok kısa süreli yağış ve bütün alarm kayıtları kamuya açık değildir. Erken dönem tarihsel kayıtlarda can kaybı ve hasar sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. Arama ve hasar tespiti sürdüğü için 2026 bilançosu nihai değildir. Kamu yatırımlarına ilişkin toplu beyanlar, tesis bazlı performans verisinin yerini tutmaz.

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Haber

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Giresun’un Görele ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği, annelerinin ise kaybolduğu taşkının ardından sürdürülen arama çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedenine bu sabah Kırıklı köyü mevkiinde ulaşıldı. Baba Mehmet Kırca’nın kendi imkânlarıyla kurtulduğu olayda aynı aileden üç kişi yaşamını yitirdi. Görele ve Eynesil ilçeleri sınırlarında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda 12 Ağustos günü etkili olan yoğun yağışın ardından, Hamzalı köyü sınırlarındaki Zıva Deresi’nde ani su yükselmesi ve taşkın meydana geldi. Dere kenarında bulunan Kırca ailesi hızla yükselen sulara kapıldı. Baba Mehmet Kırca kendi imkânlarıyla kurtulurken, eşi Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca akıntıda kayboldu. VALİLİK: OLAY SAAT 15.00 SIRALARINDA MEYDANA GELDİ Giresun Valiliği tarafından yapılan ilk açıklamada, olayın saat 15.00 sıralarında meydana geldiği belirtildi. İhbarın ardından bölgeye AFAD, Jandarma, Emniyet, İtfaiye, Sağlık, UMKE, ATAK ve İHH ekipleri sevk edildi. Valilik, çalışmalarda 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıcın görev aldığını açıkladı. Su altı ve su üstü arama ekipleri, Zıva Deresi’nin yatağı ve çevresiyle derenin denize ulaştığı hat boyunca arama çalışması yürüttü. Giresun Valisi Mustafa Koç da olay yerine giderek ekiplerden bilgi aldı. Valilikten yapılan açıklamada, arama-kurtarma faaliyetlerinin koordineli ve titizlikle sürdürülmesi talimatının verildiği bildirildi. İKİ KIZ KARDEŞTEN ACI HABER GELDİ Valiliğin açıklamasına göre, kayıp vatandaşlardan ilkinin cansız bedenine saat 16.52’de, suya kapıldığı noktadan yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta dere içerisinde ulaşıldı. Diğer kayıp vatandaşın cansız bedeni ise saat 19.20 sıralarında, olay yerinden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki deniz kenarında bulundu. Arama çalışmalarının ilk gününde Burcu ve Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, anne Zekiye Kırca’nın bulunması için çalışmalar gece boyunca devam etti. ANNE ZEKİYE KIRCA DA BULUNDU Dere yatağı, çevresi ve deniz hattında sürdürülen çalışmalardan 13 Ağustos sabahı bir acı haber daha geldi. İhlas Haber Ajansının aktardığı bilgiye göre, anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeni Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulundu. Böylece Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesi sonucu akıntıya kapılan anne ile iki kızının da cansız bedenlerine ulaşılmış oldu. Zekiye, Burcu ve Burçin Kırca’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. ANİ SU YÜKSELMESİNİN TEKNİK NEDENİ ARAŞTIRILMALI Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından Zıva Deresi’ndeki suyun neden bu kadar hızlı yükseldiğinin teknik verilerle ortaya konulması önem taşıyor. Giresun Valiliği, taşkının Sis Dağı Yaylası’nda etkili olan yoğun yağışın ardından meydana geldiğini açıkladı. Ancak olay saatlerinde üst havzaya düşen yağışın miktarı, kısa süreli şiddeti, yoğunlaştığı dere kolu ve taşkın sırasında oluşan debi konusunda henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Taşkının geliş anını gösteren cep telefonu görüntüleri, suyun dere yatağına kısa sürede güçlü bir akış halinde ulaştığını ortaya koyuyor. Ancak görüntüler, yükselmenin hangi dere kolunda başladığını veya taşkının oluşum mekanizmasını tek başına açıklamaya yeterli değil. YAĞIŞIN KISA SÜRELİ ŞİDDETİ HENÜZ BİLİNMİYOR Sis Dağı’nın üst havzasına 12 Ağustos günü saat 14.00 ile 16.00 arasında düşen toplam yağış miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kamuya açık sayfasında 24 saatlik toplam yağış değerleri yer alıyor. Buna karşılık ani taşkınların değerlendirilmesinde beş, on ve on beş dakikalık yağış şiddetleri büyük önem taşıyor. Taşkının oluşumunda yağışın etkisinin bilimsel olarak değerlendirilebilmesi için Sis Dağı çevresindeki otomatik meteoroloji istasyonlarının ham kayıtlarıyla olay saatine ait Trabzon Meteoroloji Radarı verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de yalnızca PPI radar görüntüsüne bakılarak kesin değerlendirme yapılamayacağını, MAX ve CAPPI gibi hacimsel radar ürünlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. TAŞKIN YÜKSEKLİĞİ VE DEBİ ÖLÇÜMÜ AÇIKLANMADI Olay yerinde taşkın yüksekliği veya debi ölçümü yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor. Dere yatağındaki yüksek su izleri, sürüklenen malzemelerin ulaştığı noktalar ve köprü kesitleri üzerinden geriye dönük hidrolik hesaplama yapılabiliyor. Böyle bir teknik çalışma gerçekleştirildiyse sonuçlarının açıklanması, taşkının büyüklüğünün ve gelişme biçiminin anlaşılmasını sağlayabilir. Dere yatağında heyelan, doğal set veya kopma izi bulunup bulunmadığıyla köprü ve menfezlerde tıkanma tespit edilip edilmediği de yapılacak saha incelemesinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Mevcut aşamada bu ihtimallerden herhangi birini doğrulayan resmî bir tespit açıklanmış değil. ZIVA DERESİ’NDE DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR BULUNUYORDU Açık kaynaklarda yer alan 18 Temmuz 2026 tarihli kayda göre DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Sis Dağı Sel Kapanı inşaatıyla birlikte Çavuşlu beldesi Zıva Deresi’nde sürdürülen taşkın kontrolü ve köprü imalatlarını yerinde inceledi. Bu kayıt, olaydan yaklaşık 25 gün önce Zıva Deresi üzerinde aktif çalışmalar bulunduğunu gösteriyor. Ancak söz konusu imalatların taşkınla bağlantılı olduğuna veya taşkının etkisini artırdığına ilişkin açıklanmış bir teknik bulgu bulunmuyor. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılabilmesi için çalışma alanlarında geçici dere geçişi, menfez, boru, dolgu veya kazı malzemesi bulunup bulunmadığının; varsa bunların dere kesiti üzerindeki etkisinin teknik raporla ortaya konulması gerekiyor. SEL KAPANI PROJESİ BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAYDI Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, Sis Dağı Sel Kapanı projesinin fiziki gerçekleşme oranının yüzde 1 olduğu ve projenin başlangıç aşamasında bulunduğu bildirildi. Açıklamaya göre ilk etapta sel kapanının yapılacağı noktaya ulaşmak amacıyla 7 metre genişliğinde ve 3 bin 584 metre uzunluğunda yol açılması planlandı. Bu yolun ilk 200 metrelik bölümünde kazı çalışmalarına başlandığı belirtildi. 18 Temmuz tarihli saha inceleme kaydı da Sel Kapanı inşaatının sürdüğünü gösteriyor. Ancak projenin olay tarihi olan 12 Ağustos’taki kesin fiziki seviyesi kamuoyuna açıklanmadı. Mevcut resmî bilgiler, olay tarihinde tamamlanmış ve planlanan 157 bin metreküplük kapasiteyle su depolayan bir Sel Kapanı bulunduğunu göstermiyor. SEL KAPANI KAYASİS DERESİ ÜZERİNDE PLANLANDI İhale belgelerinde Sis Dağı Sel Kapanı’nın Eynesil sınırlarındaki Kayasis Deresi üzerinde inşa edileceği belirtiliyor. Can kayıplarının yaşandığı olay ise Zıva Deresi’nde meydana geldi. Kayasis Deresi’nin olay noktasını besleyen Zıva koluyla bağlantısı ve suyun izlediği güzergâh, kamuya açık belgeler üzerinden kesin olarak belirlenemiyor. Bu nedenle Sel Kapanı şantiyesi ile taşkın arasında herhangi bir değerlendirme yapılabilmesi için dere kollarını, şantiye alanını ve olay noktasını birlikte gösteren koordinatlı havza haritasına ihtiyaç bulunuyor. İhale belgelerinde derivasyon tüneli tesisatı, dipsavak kapakları, boru, kazı ve dolgu gibi imalat kalemlerinin yer alması da bu yapıların olay tarihinde tamamlandığını veya faal olduğunu göstermiyor. Şantiye sahasının olay günündeki durumu, ancak günlük çalışma kayıtları ve saha inceleme raporuyla belirlenebilir. HAVZADAKİ SU YAPILARININ GÜNCEL DURUMU Zıva–Çavuşlu havzasında geçmiş yıllarda Akasya, Kırıklı ve Koyunhamza adlarıyla bazı regülatör ve HES projeleri gündeme geldi. Akasya Regülatörü ve HES için 2016 yılında “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Ancak bu karar, projenin inşa edildiğini veya işletmeye alındığını tek başına göstermiyor. Koyunhamza HES, 2014 yılında EPDK tarafından üretim lisansı iptal edilen projeler arasında yer aldı. Kırıklı Regülatörü ve HES için ise eski tarihli bir mühendislik-jeolojisi ön inceleme raporu bulunuyor. Bu projelerin olay tarihindeki güncel hukuki ve fiziki durumları açık kaynaklardan kesinleştirilemedi. Söz konusu kayıtlar üzerinden taşkın ile bu projeler arasında doğrudan bir bağlantı kurulması mümkün değil. Olay tarihinde havzada faal bir regülatör, su alma yapısı veya enerji tesisi bulunup bulunmadığının kesin cevabı; EPDK lisansları, DSİ su kullanım hakkı kayıtları ve varsa işletme ile geçici kabul belgeleri üzerinden verilebilir. BALIK HAVUZLARI BULUNMA NOKTASI OLARAK KAYITLARA GEÇTİ Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeninin Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulunması, mevcut bilgilerle yalnızca bulunma noktasını gösteriyor. Bölgede bulunan herhangi bir balık havuzunda taşma, set kopması veya olağan dışı su boşalması meydana geldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle balık havuzlarıyla taşkın arasında teknik rapora dayanmadan bağlantı kurulması doğru olmayacaktır. ERKEN UYARI KAYITLARI DA İNCELENMELİ DSİ Genel Müdürlüğü, 2023 yılında Giresun genelinde 49 Taşkın Erken Uyarı Sistemi istasyonunun kurularak işletmeye alındığını açıklamıştı. Bu istasyonlardan birinin Zıva Deresi veya onu besleyen kollarda bulunup bulunmadığı kamuya açık bilgilerden anlaşılamıyor. Zıva vadisinde bir erken uyarı istasyonu bulunuyorsa olay gününe ait su seviyesi ve alarm kayıtlarının incelenmesi; istasyon bulunmuyorsa derenin güncel taşkın risk haritasındaki yerinin açıklanması gerekiyor. KESİN SONUÇ TEKNİK RAPORLA ORTAYA ÇIKACAK Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin oluşum mekanizması konusunda kurumlar tarafından henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Yağış ve radar kayıtları, dere kollarındaki su hareketleri, taşkın yüksekliği ve debi hesapları, köprü-menfez incelemeleri, şantiye günlükleri, olay sonrası hava görüntüleri ve varsa erken uyarı verileri birlikte değerlendirilmeden kesin bir sonuca varılması mümkün görünmüyor. Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından kamuoyunun beklentisi, herhangi bir kişi veya kurumu teknik inceleme tamamlanmadan sorumlu ilan etmek değil; Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin bütün yönleriyle araştırılması ve elde edilen sonuçların şeffaf biçimde açıklanmasıdır.

Kandilli’den Marmara için kritik adım! Deprem Erken Uyarı Sistemi ilk sınavı başarıyla verdi Haber

Kandilli’den Marmara için kritik adım! Deprem Erken Uyarı Sistemi ilk sınavı başarıyla verdi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), KRDAE’nin Marmara bölgesinde gerçekleştirdiği Deprem Erken Uyarı Sistemi deneme projesi, 2 Ekim 2025’teki Mw 5.0 depreminde ilk uyarısını 8.4 saniyede vermeyi başardı. Sistemin Türkiye genelinde genişletilmesi planlanıyor. İSTANBUL (İGFA) - Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE), Marmara Bölgesi’ndeki Deprem Erken Uyarı Sisteminde önemli bir aşama kaydetti. Yenilenen istasyon ağı ve özel yazılımlar, 2 Ekim 2025’te Marmara Denizi'nde yaşanan Mw 5.0 büyüklüğündeki depremde 8.4 saniyede ilk uyarıyı üreterek sistemin gerçek zamanlı kapasitesini kanıtladı. MARMARA’DA GELİŞTİRİLMİŞ VERİ ALTYAPISI Pilot olarak seçilen Marmara’da istasyonların veri iletim sistemi güncellendi. Kandilli’ye gönderilen sinyallerin gecikmesi 0.2 saniyeye kadar indirildi. Sismik veriler anlık olarak özel yazılımlarla işlenirken, sistem depremin yeri ve tahmini büyüklüğünü hızla değerlendiriyor. 2 Ekim’deki sarsıntı, erken uyarı yazılımlarının gerçek bir duruma karşı ilk ciddi testi oldu. Sismik dalgaların istasyonlara ulaştığı süre yaklaşık 5 saniye iken, sistem toplamda 8.4 saniyede ilk uyarı sinyalini vererek hedeflenen başarıyı sağladı. İOS TABANLI MOBİL UYGULAMA DENEMELERİ DEVAM EDİYOR KRDAE, erken uyarı sinyallerinin halka ulaştırılması amacıyla bir yazılım firması iş birliğiyle iOS tabanlı bir mobil uygulama geliştirdi. Yaklaşık 2 bin 500 cihaz, test grubunda sistemin gerçek depremler karşısındaki tepkilerini izlemekte. Ayrıca, Android uygulamasının da geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor. TÜRKİYE GENELİNE YAYILACAK KRDAE, sistemin ülke çapında kullanılabilmesi adına yeni bir geliştirme planı oluşturdu. Bu plan doğrultusunda, Türkiye genelinde düşük gecikmeli yeni istasyonlar kurulacak, Android mobil uygulaması hayata geçirilecek ve uyarı sinyallerinin aynı anda milyonlarca kullanıcıya ulaşmasını sağlamak amacıyla güçlü bir yazılım altyapısı inşa edilecek. Çalışmalar tamamlandığında, Türkiye’nin deprem erken uyarı kapasitesinin önemli ölçüde artması ve sistemin çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine erişmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.