Hava Durumu

#Erken Teşhis

giresunsonhaber - Erken Teşhis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Teşhis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meme kanserine karşı güç birliği Haber

Meme kanserine karşı güç birliği

“Meme Kanseri Farkındalık Ayı” nedeniyle Bursa Özel Hayat Hastanesi ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde bir eğitim semineri düzenlendi. Hastane konferans salonunda düzenlenen seminerde, Op. Dr. Servet Yetgin katılımcılarla meme kanserinde erken teşhisin önemi ve tedavi yollarıyla ilgili bilgiler paylaştı. BURSA (İGFA) - Etkinliğe, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen ve Yönetim Kurulu, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Özkul Kabalar, iş dünyasından kadın temsilciler ve Özel Hayat Hastanesi çalışanları katıldı. Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, açılış konuşmasında “Hayat Hastanesi olarak, çalışanlarımızın büyük bir bölümü kadınlardan oluşuyor. Kadınların yönetimde söz sahibi olması, titizlikleriyle dinamik bir doku katması bizim için gerçekten çok önemli. Bu bağlamda gerçekleştirdiğimiz etkinlikle birlikte kadınların, meme kanserini önceden fark etmesini sağlamayı amaçlıyoruz ” dedi. TOBB Bursa KGK Başkanı Sabriye Şen ise “Bugün hepimizi yakından ilgilendiren bir konuda bilgi sahibi olacağız. Bildiğiniz üzere Ekim ayı ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak nitelendiriliyor. Biz Kadın Girişimciler Kurulu olarak, çevremizdekileri bilgilendirecek, etkileyebilecek bir güce sahibiz. Bu buluşmaya ev sahipliği yaptığı için İcra Kurulu Üyemiz Betül Özkul Kabalar’a, Hayat Hastanesi’ne ve Kıymetli Hocamız Op. Dr. Servet Yetgin’e çok teşekkür ederim. Seminerde meme kanseri ile ilgili merak ettiklerimizi ve erken teşhis için yapmamız gerekenleri öğreneceğiz” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Özel Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanseri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bir sunum yaptı. Op. Dr. Yetgin, “Kadınlar tarihin her döneminde çok değerli ve önemlidir. Tarihin neresinde başarılı bir erkek görülse, hemen yanı başında ona destek veren onunla beraber aynı yolda yürüyen bir kadın vardır. Kadınlarımızın sağlığı bizim için çok önemli. Meme kanseri erken teşhis yapıldığında tedavisinin başarı oranı oldukça yüksek bir kanser türüdür. Erken teşhis özellikle meme kanserinde hayat kurtarır” dedi. Meme kanserine karşı alınması gereken önlemleri sıralayan Op. Dr. Yetgin, “Meme kanserini erken teşhis edebilmek için önce kadınların kendi vücutlarını tanıması gerekir. Meme kanseri vakalarının yüzde 70’i kadınların kendi kendine yaptığı muayeneler sayesinde tespit edilmiştir. Bu bağlamda önce vücudumuzu tanımalıyız ki kanseri erken tespit edebilelim. Unutmayın erken teşhis her şeyden önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

Pembe farkındalıkla erken teşhise güçlü vurgu Haber

Pembe farkındalıkla erken teşhise güçlü vurgu

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, meme kanserine karşı toplumsal duyarlılığı artırmak ve erken teşhis konusunda bilinçli bir toplum oluşturmak amacıyla gerçekleştirdiği etkinliklerle önemli bir çalışmaya daha imza attı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında üç farklı noktada düzenlenen eğitim ve bilgilendirme programlarıyla hastalığa karşı farkındalığı güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, koruyucu sağlık alanındaki çalışmalarına bir yenisini ekledi. TEKİRDAĞ (İGFA) - Sağlık alanındaki bilgilendirme faaliyetlerini kentin farklı noktalarına taşıyan Büyükşehir Belediyesi, Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi, Çerkezköy Kadın Danışma Merkezi ve Büyükşehir Belediyesi VIP Salonu’nda gerçekleştirdiği etkinliklerle erken teşhisin hayati önemini gündeme taşıdı. Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen programlarda meme kanserine karşı bilinçlenmenin, düzenli sağlık kontrollerinin ve hastalığın psikolojik etkilerine yönelik doğru yaklaşımın önemi vurgulandı. ERKEN TEŞHİS VE PSİKOLOJİK DESTEK VURGUSU Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi’nde düzenlenen “Pembe Farkındalık” etkinliğinde, Psikolog Ezgi Özen ve Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Mutlu, meme kanserinde erken teşhisin önemi ve hastalığın psikolojik etkileri hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Kadın sağlığını fiziksel ve psikolojik boyutlarıyla ele alan etkinlik, kapsamlı içeriğiyle dikkat çekti. Hastalığa karşı bilinçli yaklaşımın öneminin vurgulandığı program, kadınların doğru bilgiye ulaşmalarını desteklerken Büyükşehir Belediyesi’nin toplumun ihtiyaçlarına duyarlı hizmet anlayışının güçlü bir yansıması oldu. ÇERKEZKÖY’DE ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ ANLATILDI Çerkezköy Kadın Danışma Merkezi’nde gerçekleştirilen “Meme Kanseri Farkındalık Buluşması”nda ise Uzman Dr. Shute Alia Dae ile Uzman Klinik Psikolog ve Çocuk Gelişimci Sude Çakır Deniz, meme kanseri konusunda farkındalığın artırılması ve erken teşhisin önemi üzerine katılımcılarla bilgiler paylaştı. Kadınların sağlık konusunda bilinçlenmelerini ve düzenli kontrollerin önemini kavramalarını hedefleyen program, Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların ihtiyaçlarını gözeten çalışmalarına bir yenisini ekledi. Sağlık alanındaki bilgilendirme faaliyetleriyle vatandaşların yanında olduğunu bir kez daha gösteren Büyükşehir Belediyesi, koruyucu sağlık yaklaşımını toplumun farklı kesimlerine ulaştırmayı sürdürüyor. BÜYÜKŞEHİR PERSONELİNE FARKINDALIK EĞİTİMİ Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik de bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi VIP Salonu’nda düzenlenen eğitimde, meme kanserinde erken teşhisin, düzenli sağlık kontrollerinin ve hastalığa karşı bilinçli yaklaşımın önemi ele alındı. Toplum sağlığını önceleyen çalışmalarını kurum bünyesinde de sürdüren Büyükşehir Belediyesi, personeline yönelik düzenlediği eğitimlerle sağlık bilincinin güçlendirilmesine ve toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlıyor. FARKINDALIĞI GÜÇLENDİREN HİZMET ANLAYIŞI Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer öncülüğünde kadınların yaşamın her alanında güçlenmesini destekleyen ve toplumsal ihtiyaçlara duyarlı projeler geliştiren Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği çalışmalarla sosyal belediyeciliğin güçlü örneklerini sergilemeye devam ediyor. Kadın sağlığını merkeze alan, erken teşhis konusunda toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefleyen ve koruyucu sağlık anlayışını yaygınlaştıran hizmetleriyle farkını ortaya koyan Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi, kadınların yaşamın her evresinde sağlık konusunda bilinçli ve güçlü bireyler olmalarını destekleyen uygulamalarıyla insan hayatına dokunmaya devam ediyor.

BULANCAK'TA ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI: Haber

BULANCAK'TA ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI:

BULANCAK'TA ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI: MOBİL KETEM 16 EKİM'E KADAR HİZMETTE Giresun İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Gezici Kanser Tarama Aracı (Mobil KETEM), 12–16 Ekim 2026 tarihleri arasında Bulancak'ta ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserlerine yönelik taramaların gerçekleştirildiği programa, belirlenen yaş gruplarındaki kadın ve erkekler başvurabiliyor. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, kanserde erken teşhisin yaygınlaştırılması ve koruyucu sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla yürüttüğü mobil tarama çalışmalarını Bulancak'ta sürdürüyor. 12 Ekim Pazartesi günü başlayan tarama programı, 16 Ekim Cuma günü sona erecek. Gezici Kanser Tarama Aracı, Bulancak İlçe Sağlık Müdürlüğü hizmet binası önünde vatandaşlara ücretsiz hizmet veriyor. ÜÇ KANSER TÜRÜNE YÖNELİK ÜCRETSİZ TARAMA İl Sağlık Müdürlüğünün açıklamasına göre Mobil KETEM aracında, ulusal kanser tarama programı kapsamında üç farklı kanser türüne yönelik testler uygulanıyor. Meme kanseri taraması: 40–69 yaş arasındaki kadınlara mamografi çekimi yapılıyor. Ulusal tarama programında bu testin iki yılda bir uygulanması öngörülüyor. Rahim ağzı kanseri taraması: 30–65 yaş arasındaki kadınlardan HPV-DNA testi için numune alınıyor ve smear testi uygulanıyor. Ulusal tarama programında HPV-DNA testi beş yılda bir gerçekleştiriliyor. Kalın bağırsak kanseri taraması: 50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere gaitada gizli kan (GGK) testi yapılıyor. Bu taramanın iki yılda bir tekrarlanması öneriliyor. Belirtilen yaş gruplarına yönelik tarama hizmetlerinin tamamı ücretsiz olarak sunuluyor. ERKEN TEŞHİS İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT Kanser taramaları, herhangi bir belirti ortaya çıkmadan önce hastalıkla ilişkili bulguların saptanmasına yardımcı olabiliyor. Meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanserlerinde düzenli tarama yapılması, olası hastalıkların erken evrede tespit edilmesine ve gerekli tıbbi değerlendirmenin zamanında başlatılmasına katkı sağlıyor. Tarama sonucunda şüpheli bulgu tespit edilen kişiler, ileri inceleme ve tanı işlemleri için ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. SON GÜN 16 EKİM CUMA Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, ücretsiz tarama programından yararlanmak isteyen ve belirtilen yaş gruplarında bulunan bütün vatandaşları Mobil KETEM aracına davet etti. Tarama yeri: Bulancak İlçe Sağlık Müdürlüğü hizmet binası önü. Tarih: 12–16 Ekim 2026. Bulancak'taki ücretsiz kanser taramalarından yararlanmak isteyen vatandaşlar, 16 Ekim Cuma gününe kadar gezici tarama aracına başvurabilecek.

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI

GİRESUN’DA MOBİL KANSER TARAMA ARACI SAHAYA ÇIKTI Giresun’da mobil kanser tarama aracı hizmete girdi. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki araç, meme, rahim ağzı ve kalın bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz biçimde ilçe ve kırsal mahallelere taşıyacak. Uygulama Giresun’a özgü değil; Sağlık Bakanlığı’nın yıllardır yürüttüğü ulusal mobil KETEM sisteminin yeni halkası olarak çalışacak. Giresun’da erken teşhis hizmetini sahaya taşıyacak mobil kanser tarama aracı Nisan 2026 itibarıyla devreye alındı. 20 Nisan 2026 tarihli haber kayıtlarında aracın hizmete girdiği yer aldı. Aynı gün yapılan paylaşımlarda aracın il ve ilçelerde, özellikle kırsal bölgelerde ücretsiz tarama hizmeti vereceği belirtildi. ULUSAL UYGULAMA 2016’DA BAŞLADI, GİRESUN 2026’DA SAHAYA ÇIKTI Sağlık Bakanlığı, 2016 tarihli “Mobil KETEM’ler Yollarda” duyurusunda mobil KETEM araçlarını ulusal kanser tarama altyapısına dahil ettiğini açıkladı. Bakanlık, bu sistemin kadınlara ve risk grubundaki yurttaşlara yerinde tarama hizmeti ulaştırmak için kurulduğunu duyurdu. Giresun’daki araç da bu ulusal yapının 2026’da il düzeyinde hizmete giren ayağı oldu. ARAÇ HANGİ TARAMALARI YAPIYOR Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2026 tarihli bilgilendirmesine göre mobil araçta üç temel tarama programı yürütülüyor. Buna göre 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri taraması, 30-65 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere ise iki yılda bir gaitada gizli kan testiyle kalın bağırsak kanseri taraması yapılıyor. Bu hizmetler ücretsiz veriliyor. Tarama süreci yalnızca testle sınırlı kalmıyor. Sağlık Bakanlığı kayıtlarında, pozitif ya da şüpheli bulunan kişilerin tarama sonrası teşhis merkezlerine yönlendirildiği, ileri tetkik ve tedavi sürecinin ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında sürdürüldüğü belirtiliyor. Bu yapı, mobil aracın yalnızca farkındalık değil doğrudan sağlık hizmeti zincirinin ilk halkası olarak çalıştığını gösteriyor. KIRSAL BÖLGELERE ERİŞİM HEDEFİ Mobil aracın asıl işlevi, sağlık merkezine gitmekte zorlanan nüfusa yerinde erişim sağlamak. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün Nisan 2026 paylaşımlarında mobil aracın il ve ilçelerde, kırsal bölgelerde ve merkeze uzak yerleşim alanlarında kullanılacağı açıklandı. Böylece tarama hizmetinin yalnızca merkezde değil, sahada da yürütülmesi hedefleniyor. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de aracı ziyaretinin ardından hizmetin erken teşhis ve koruyucu sağlık açısından önem taşıdığını vurguladı. Temür, mobil aracın özellikle kırsal bölgelerde yaşayan yurttaşların ücretsiz ve hızlı tarama hizmetine ulaşmasını kolaylaştıracağını belirtti. GİRESUN’DA BUGÜNE KADAR NE YAPILDI Giresun’daki genel tarama kapasitesi son resmi verilerde açık biçimde yer aldı. Giresun Valiliği’nin 2025 sağlık raporuna göre il genelinde bir yıl içinde 52 bin 505 kişiye kanser taraması yapıldı. Mobil aracın devreye girmesiyle bu kapasitenin özellikle kırsal mahallelerde daha da genişlemesi bekleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın ulusal verileri de bu hattın yaygın bir sistem üzerine kurulduğunu gösteriyor. Bakanlık, kanser tarama çalışmalarının 2004’te 11 KETEM ile başladığını, daha sonra mobil araçların da sisteme dahil edildiğini ve tarama ağının ülke geneline yayıldığını açıkladı. Bu çerçevede Giresun’daki yeni araç, mevcut ulusal tarama modelinin yerelde güçlendirilmiş yeni uygulaması niteliği taşıyor. ERKEN TEŞHİS HİZMETİ SAHADA GÜÇLENİYOR Giresun’da mobil kanser tarama aracının hizmete girmesi, kanserle mücadelede merkezden sahaya geçen yeni bir aşama anlamına geliyor. Araç, ücretsiz tarama hizmetini ilçe ve köylere taşıyacak; erken tanı ihtimalini artıracak; şüpheli vakaların daha hızlı biçimde sağlık sistemine dahil edilmesini sağlayacak. Sağlık hizmetinin kapıya yaklaşması, özellikle ulaşım güçlüğü yaşayan yurttaşlar açısından doğrudan sonuç üretecek bir adım olarak öne çıkıyor.

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU Haber

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU

GELECEĞİN SAĞLIK POLİTİKALARINDA “TEK SAĞLIK” VURGUSU CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu’nun düzenlediği çalıştayda veteriner hekimlerin toplum sağlığındaki rolü masaya yatırıldı. Zoonotik hastalıklar, gıda güvenliği, antimikrobiyal direnç ve afet yönetimi başlıklarında “Tek Sağlık” yaklaşımının kurumsal zemine kavuşturulması istendi. CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politikaları Kurulu, “Geleceğin Sağlık Politikaları” çalışmaları kapsamında 15 Nisan 2026’da Veteriner Hekimlerin Toplum Sağlığındaki Rolü Çalıştayı’nı düzenledi. Akademisyenler, kamu temsilcileri, yerel yönetimlerde görev yapan veteriner hekimler ve serbest çalışan meslek mensuplarının katıldığı çalıştayda, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı öne çıktı. Toplantıda, zoonotik hastalıklardan gıda güvenliğine, epidemiyolojik sürveyanstan afet ve pandemi yönetimine kadar geniş bir çerçevede veteriner hekimliğin halk sağlığı içindeki kritik konumu değerlendirildi. Katılımcılar, sağlık politikalarının yalnızca insan sağlığı merkezli kurulmasının güncel risklere karşı yetersiz kaldığını, hayvan ve çevre sağlığını dışlayan yaklaşımın yeni krizleri derinleştirdiğini vurguladı. HAYVAN VE İNSAN SAĞLIĞI AYNI SİSTEMİN PARÇASI Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden bağımsız ele alınamayacağı açık biçimde ortaya kondu. Katılımcılar, zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, gıda güvenliği ve afet yönetimi gibi alanlarda parçalı değil, koordineli ve entegre bir politika çerçevesi gerektiğini belirtti. Sunumlarda, son 30 yılda insanlarda görülen bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde 70’inin hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekildi. Türkiye’nin coğrafi konumu ve hayvancılık yapısı nedeniyle Brucella, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve çeşitli influenza suşları gibi risklerle karşı karşıya bulunduğu ifade edildi. Veteriner hekimlerin, bu etkenlerin hayvan rezervuarındayken tanımlanması, izlenmesi ve erken teşhis süreçlerinde temel rol oynadığı kaydedildi. SÜRVEYANS SİSTEMİNDE ENTEGRASYON ÇAĞRISI Çalıştayın en dikkat çeken başlıklarından biri, mevcut sürveyans yapısındaki dağınıklık oldu. Katılımcılar, hayvan ve insan sağlığı verilerinin birbirinden kopuk sistemlerde tutulmasının risk yönetimini zayıflattığını, oysa hayvan popülasyonlarındaki hareketliliğin insan vakalarından haftalar önce uyarı sinyali verebildiğini belirtti. Bu nedenle üç temel politika önerisi öne çıktı. Hayvan ve insan sağlığı verilerini birleştiren Ulusal Entegre Sentinel Sürveyans Platformu’nun kurulması, rutin veteriner klinik ve nekropsi verilerinin sistematik biçimde raporlanması ve bölgesel veteriner halk sağlığı laboratuvarlarının güçlendirilmesi istendi. Ayrıca referans laboratuvar ağının genişletilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı. GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA GÜVENCESİ AYNI MASADA Çalıştayda yalnızca salgın riskleri değil, gıda güvenliği ve gıda güvencesi başlıkları da ayrıntılı biçimde ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de gıda güvenliği denetimlerinde mevzuat ve teknik altyapının belirli ölçüde mevcut olduğunu, ancak uygulama kalitesi ve şeffaflık alanında önemli sorunlar bulunduğunu belirtti. Denetimlerin yalnızca sayısal olarak artırılmasının yeterli olmayacağı, risk bazlı ve nitelik odaklı bir sisteme geçilmesi gerektiği ifade edildi. Gıda güvenilirliğinin yanında, özellikle dar gelirli kesimler ve çocuklar açısından gıda güvencesinin de temel bir halk sağlığı sorunu haline geldiği kaydedildi. Bu çerçevede okul temelli gıda desteği politikalarının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. YEREL YÖNETİMLERE VETERİNER HALK SAĞLIĞI GÖREVİ Çalıştay sonunda veteriner hekimliğin halk sağlığı sistemi içindeki yerinin yalnızca mesleki bir başlık değil, doğrudan kamusal bir ihtiyaç olduğu yönünde ortak görüş ortaya çıktı. Katılımcılar, bu alanın yasal ve mali karşılığının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek somut politika önerileri sundu. Öneriler arasında Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu’nun kurulması, bakanlıklar arası veri paylaşımının mevzuatla zorunlu hale getirilmesi, Ulusal Gıda Güvenliği Otoritesi’nin oluşturulması ve yerel yönetimlerde Veteriner Halk Sağlığı birimlerinin zorunlu hale getirilmesi yer aldı. Ayrıca veteriner halk sağlığı uzmanlarının pandemi ve afet planlarında tanımlı roller üstlenmesi ve “Tek Sağlık” yaklaşımının eğitim müfredatına dahil edilmesi istendi. CHP RAPORU POLİTİKAYA TAŞIYACAK CHP Sağlık Politikaları Kurulu, çalıştay raporunun hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı. Kurul, toplantıda ortaya çıkan stratejik önerilerin partinin sağlık politikalarına dahil edilmesi için sürecin takip edileceğini bildirdi. Ankara’daki çalıştay, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı bir alan olmadığını, toplum sağlığının korunmasında doğrudan belirleyici bir role sahip olduğunu yeniden gündeme taşıdı. Toplantıdan çıkan tablo, yeni dönemde sağlık politikalarının “Tek Sağlık” ekseninde yeniden kurulması yönündeki talebin daha yüksek sesle dile getirildiğini gösterdi.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

ANEMİ POLİKLİNİĞİ HİZMETE GİRDİ Haber

ANEMİ POLİKLİNİĞİ HİZMETE GİRDİ

ANEMİ POLİKLİNİĞİ AÇILDI Kansızlık Sorunu Yaşayanlar İçin Özel Takip Dönemi Giresun İl Sağlık Müdürlüğü Tarafından, Giresun Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde toplumda yaygın olarak görülen sorunlardan biri olan anemi (kansızlık) ile mücadele kapsamında önemli bir adım atıldı. Anemi Polikliniği, iç hastalıkları kliniği bünyesinde hizmet vermeye başladı. Poliklinikte, hastaların değerlendirmeleri her çarşamba Doç. Dr. Kubilay İşsever tarafından yapılacak. Anemi, diğer adıyla kansızlık, kandaki kırmızı kan hücreleri veya bu hücrelerdeki hemoglobin düzeyinin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bu durum, vücudun dokularına yeterli miktarda oksijen taşınamaması sonucunu doğurarak yaşam kalitesini büyük ölçüde etkileyebiliyor. Uzmanlar, en sık rastlanan anemi türünün demir eksikliğine bağlı kansızlık olduğunu belirtiyor. Yorgunluk ve Halsizlik En Yaygın Belirtiler Aneminin ana problemi, kanın vücudun ihtiyaç duyduğu oksijeni yeterince taşıyamaması olarak öne çıkıyor. Bu ise hastalarda en çok yorgunluk, halsizlik ve nefes darlığı gibi şikâyetlere sebep oluyor. Ayrıca, cildin soluk görünmesi, çarpıntı ve baş dönmesi gibi belirtiler de anemiyi işaret ediyor. Kan testlerinde HGB veya HB olarak ifade edilen hemoglobin düşüklüğü ile teşhis edilen kansızlık, yalnızca bir kan değeri problemi değildir. Uzmanlar, özellikle yaşlı bireyler ve kronik hastalığı bulunanlar için aneminin bazen kanser gibi ciddi rahatsızlıkların erken belirtisi olabileceğini vurguluyor. Genç bireylerde ise günlük aktiviteleri olumsuz etkileyen halsizlik ve performans düşüklüğünün ardında bu sorun yatabiliyor. Sadece Kansızlık Değil, Sebepler de İncelenecek Yeni Anemi Polikliniği'nde sadece kan değerlerinin artırılması değil, aynı zamanda demir, folik asit ve B12 vitamini eksikliklerinin tespiti ve tedavi edilmesi de amaçlanıyor. Böylece hastaların genel sağlık durumunun iyileştirilmesi ve şikayetlerin kalıcı olarak azaltılması hedefleniyor. Yetkililer, uzunca bir süre geçmeyen halsizlik, kolay yorulma, baş dönmesi ve solgunluk şikâyetleri yaşayanları hemen başvurmaları konusunda uyarıyor, zira erken teşhis önem taşıyor. Doç. Dr. Kubilay İşsever önderliğinde yürütülecek Anemi Polikliniği, düzenli takip gerektiren hastalar için kritik bir sağlık hizmeti sunacak. Bu yeni girişimle kansızlık sorununa daha sistematik ve geniş kapsamlı bir yaklaşım getirilmesi amaçlanıyor.

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN SOKAK HAYVANLARI İÇİN MODERN SAĞLIK YATIRIMI Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN SOKAK HAYVANLARI İÇİN MODERN SAĞLIK YATIRIMI

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN SOKAK HAYVANLARI İÇİN MODERN SAĞLIK YATIRIMI Giresun Belediyesi, sokak hayvanlarının sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmeye yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Belediye Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Hayvan Barınağı ve Hayvanat Bahçesi’ne ileri teknolojiye sahip bir endoskopi cihazı kazandırıldı. Yeni cihaz sayesinde sokak hayvanlarının teşhis ve tedavi süreçleri daha hızlı, güvenli ve konforlu şekilde yürütülebilecek. Endoskopi sistemi ile mide ve bağırsak sistemi, solunum yolları ve iç organlara ilişkin birçok hastalığın tanısı, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, kısa sürede ve ağrısız biçimde yapılabilecek. Bu gelişme, hem erken teşhis imkânlarını artıracak hem de tedavi süreçlerini önemli ölçüde kısaltacak. Veteriner hekimler, özellikle yabancı cisim yutma vakaları, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, solunum yolu problemleri ile tümör ve iç kanama şüphesi bulunan durumlarda endoskopi cihazından etkin şekilde yararlanabilecek. Böylece gereksiz cerrahi operasyonların önüne geçilerek hem hayvanların operasyon riski azaltılacak hem de iyileşme süreci hızlanacak. Belediye yetkilileri, sokak hayvanlarının sağlığına yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, rehabilitasyon merkezinin modern tıbbi cihazlarla güçlendirilmeye devam edeceğini ifade etti. Yapılan bu yatırımın, Giresun’da sokak hayvanlarına sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artırması ve yaşam kalitelerine doğrudan katkı sağlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.