Hava Durumu

#Erken Müdahale

giresunsonhaber - Erken Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erken Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI Haber

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI

GİRESUN BELEDİYESİ İLAÇLAMA SEZONUNU AÇTI Giresun Belediyesi, ilkbaharla birlikte sivrisinek ve karasineklerin üreme alanlarında ilaçlama çalışmalarına başladı. Sahil bölgesindeki menfezler, dere yatakları ve su birikintileri düzenli programla ilaçlanacak. Giresun Belediyesi, havaların ısınması ve ilkbaharın etkisini göstermesiyle birlikte kent genelinde ilaçlama çalışmalarını başlattı. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri, özellikle zararlıların üreme alanı olarak öne çıkan sahil bölgesindeki kayalık alanlarda bulunan menfezlerde ve dere yataklarında dumanlama ile biyolojik ilaçlama uygulaması yaptı. Belediye, halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama programını periyodik şekilde sürdürecek. Çalışmaların, sivrisinek ve karasinek başta olmak üzere zararlı popülasyonunu üreme döneminde kontrol altına almayı hedeflediği belirtildi. ÜREME ALANLARINA ERKEN MÜDAHALE Ekipler, zararlılarla mücadelede en etkili sonucun üreme alanlarının ilaçlanmasıyla alındığını vurguladı. Menfezler, kanalizasyon hatları, dere yatakları ve su birikintileri, ilk müdahalenin yapıldığı başlıca noktalar arasında yer aldı. MÜCADELE EYLÜL AYINA KADAR SÜRECEK Veteriner İşleri Müdürlüğü, mart ve nisan aylarında larva gelişimi için uygun ortamların oluştuğunu, bu sürecin eylül ayına kadar devam ettiğini açıkladı. Müdürlük, larva döneminde doğaya ve diğer canlılara zarar vermeyen larvasitlerle mücadele yürüttüğünü, kanalizasyon sistemlerinde dumanlama, dere yatakları ile su birikintilerinde ise biyolojik ilaçlama uygulandığını bildirdi. MAYISTA SAHA MÜCADELESİ GENİŞLEYECEK Belediye, mayıs ayından itibaren sivrisinek ve karasineklerle mücadeleyi daha geniş sahada sürdürecek. Yetkililer, halk sağlığının öncelikli olduğunu, haşere ve zararlılardan kaynaklanabilecek olumsuzlukların önüne geçmek için çalışmaların sezon boyunca aralıksız devam edeceğini belirtti.

Aile'nin 'sosyal risk haritaları' şekilleniyor Haber

Aile'nin 'sosyal risk haritaları' şekilleniyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Sosyal Risk Haritaları kapsamında hazırlanacak 35 haritadan 11’i için çalışmalar tamamlandı ANKARA (İGFA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatı ile başlayan proje kapsamında hane düzeyinde sosyal, ekonomik ve psikososyal göstergelerin analiz edilerek hane bazlı sosyal risk puanlarının oluşturulduğu belirtildi. Bu puanların, mevcut durumu tespit etmenin yanı sıra sosyal risklerin erken belirlenmesine ve önleyici hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. ”Aile Rehberi” ve “Çocuklar Güvende” dijital takip sistemleri kapsamında yeni bir uygulama süreci başlatılacak. Elde edilen veriler doğrultusunda “Aile Rehberi” ve “Çocuklar Güvende” dijital takip sistemleri kapsamında yeni bir uygulama sürecinin başlatılacağı kaydedildi. Bu kapsamda, farklı bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde risk düzeyi yüksek hanelere yönelik bütüncül destek mekanizmaları devreye alınacak. Dijital takip sisteminin ilk uygulanacağı iller arasında Gaziantep, Manisa, Niğde, Van, Sinop, Edirne, Aksaray, Adana, İzmir, Afyonkarahisar ve Trabzon yer alıyor. Yetkililer, sosyal risk haritalarının klasik sosyal yardım yaklaşımının ötesine geçerek veriye dayalı, hedef odaklı ve önleyici bir modelin temelini oluşturduğunu belirtti. Yeni dönemde eğitim, sağlık, istihdam ve yerel yönetimlerle entegre yürütülecek çalışmalarla ailelerin güçlendirilmesi ve çocukların korunması amaçlanıyor. Sosyal risk puanlarının sahaya yansımasıyla özellikle kırılgan gruplara yönelik erken müdahale kapasitesinin artırılması ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması hedefleniyor. Bakanlık yetkilileri, illerde elde edilen deneyimlerin ardından modelin kademeli olarak tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacağını bildirdi.

Zayıflık Takıntısı Hayatı Tehdit Ediyor! Haber

Zayıflık Takıntısı Hayatı Tehdit Ediyor!

Günümüzde zayıflık idealinin giderek yaygınlaştığını belirten uzmanlar, kilo verme davranışının bazı bireylerde tehlikeli bir takıntıya dönüşebildiğini söylüyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza’nın estetik bir tercih değil, erken müdahale edilmezse hayati risk taşıyan ciddi bir psikiyatrik hastalık olduğu konusunda detaylı açıklamalarda bulundu. Takıntılı kilo verme davranışına sahip kişiler vakit kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmalı! Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Her mahallede, her sokakta, küçük şehirlerde bile spor salonları var.” dedi. Buraya gidenlerin zayıflamak için gittiğini, ‘spor yapayım kalori kaybedeyim’ düşüncesinde olduklarını kaydeden Prof. Dr. Erkmen, “Böyle bir durumda olan birisi varsa, çok fazla vakit geçirmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmaları uygun olur. Basit işlerde bile başlangıçta işi bitirmek çok daha kolayken zaman geçtikçe daha zor olur. Atalarımız söylemiş; ağaç yaşken eğilir. Bir fidanı herkes eğebilir, büyük ağaç olduğu zaman kimse eğemez. Bunun için çok vakit kaybetmemek önemli. Aklınıza gelen her türlü tıbbi olayda vakit kaybetmemek, bir an evvel doktora başvurmak gerekir.” uyarısında bulundu. Anoreksik zayıflık, beyindeki aksamalardan kaynaklanan ciddi bir psikiyatrik hastalık! Anoreksiyanın genellikle huzursuz aile ortamında büyüyen kişilerde daha fazla göründüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Anoreksiyaya sahip kişilerin kendilerini güzel bulmalarının temelinde psikiyatrik sorunlar olabilir.” dedi. Bazı kadınların kalçalarını ve göğüslerini yok ederek kadınlık yönlerini reddetmeye çalıştıklarını, bazılarının da ‘ne kadar zayıf o kadar iyi’ algısını ön plana taşıdıklarını belirten Prof. Dr. Erkmen, “Sonuç olarak bu beyindeki bir takım aksamalardan ortaya çıkan bir zayıflamadır. Basitçe, bir insanın diyet yapıp kilo vermesinden çok daha ileri bir şeydir. Her kilo verdiğinde anoreksik olduğunu zannetmemek demektir. Hatta bazen aşırı kusmaya bağlı olarak bir sebeple diş hekimine giderse, diş hekimleri dişlerinin arka kısımlarının aşınmış olduğunu fark ederler. Kusarken çıkarılan asit dişleri tahrip eder ve bir süre sonra dişler dökülmeye başlar. Kesinlikle bir güzellik ortaya çıkmaz. Aksine olabildiğince çirkin bir tablo ortaya çıkar. İyi beslenemedikleri için saçlar dökülebilir.” şeklinde konuştu. 30 kilonun altı hastane yatışı gerektiren ciddi bir durum! Anoreksiya Nervoza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, bunun nedeninin de hiçbir şekilde gıda almayıp, aldıklarında da kusarak çıkarma, ishalle çıkarma veya aşırı spor yapma gibi eylemler olduğunu söyledi. “Bu hastaların çok ilginç olan tarafı da her türlü gıdanın ne kadar kalori vereceği hakkında çok ciddi bilgileri vardır.” diyen Erkmen, sözlerine şöyle devam etti: “Onlar bir ekmek, bir tabak et kaç kalori bilirler. Dolayısıyla da ona dikkat ederek yemek yemeye başlarlar. Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir. İşin kötü olan tarafı da herkes bunun kötü bir zayıflık olduğunu fark eder. Hastalar ise ‘daha şişmanım biraz daha kilo vermem gerekiyor’ gibi kendilerinin daha şişman olduğunu iddia ediyor olabilirler. Ancak ne yazık ki iş kötüye gidiyor manasına gelir. Özellikle 30 kilonun altına düşerse ciddi tehlike vardır. Hastaneye yatırmak gerekir. Belki zorla besleme metotları uygulanabilir.” Tedavide başarıyı sağlamak için kişinin hastalığı kabul etmesi gerekir! Tedavi süresi ve başarı oranının hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Çok kötü hastalığa tutulmuş bir insan ameliyat olur, bir bakarsın bir şey olmadan güzel bir şekilde yaşar ya da çok basit bir hastalıktan dolayı da ölebilir.” dedi. Anoreksiyada da benzer bir durum söz konusu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erkmen sözlerini şöyle tamamladı: “Dereceleri vardır. Mantıklı miktarda zayıfladıktan sonra ‘bu işin tadı kaçtı ben burada durayım’ diyenler de var, sonuna kadar gidenler de var. Otuz kilonun altına düşmüş, çocuk ağırlığında neredeyse ama hala yemek yememeye, kusmaya veya başka şeyler yapmaya çalışabilir. Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir. Başka türlü bir hastalığa tutulabilir. Tedavide başarıyı sağlamak içinse kişinin hastalığı kabul etmesi ve tedavi için erken başvurması gerekir. 1-2 senedir devam eden bir şey halinde gelinirse ve hasta iyi uyum sağlarsa tedaviye iyileşir. Ancak eğer ilaçlarını kullanmaz ve kilo vermek için aynı davranışlarına devam ederse bu iş kötüye doğru gider ne yazık ki.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.