Hava Durumu

#Entegre Mücadele

giresunsonhaber - Entegre Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Entegre Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: Haber

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ:

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: MEYVE DIŞTAN SAĞLAM, İÇTEN HASARLI KALABİLİYOR Fındık Araştırma Enstitüsü, kahverengi kokarcanın kivi bahçelerinde yoğun olarak görüldüğünü duyurdu. Bilimsel araştırmalar, zararlının meyve dokusunu emerek kabuk altında yeşil ve beyaz lekeler oluşturduğunu; böcek yoğunluğu arttıkça hasarın ağırlaştığını gösteriyor. Üreticinin takvime bakarak gelişigüzel ilaçlama yapması değil, bahçeyi düzenli kontrol ederek mücadele eşiğine göre hareket etmesi gerekiyor. Fındıkla özdeşleşen kahverengi kokarca tehdidi, Karadeniz’in önemli alternatif ürünlerinden kiviye de uzandı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, istilacı zararlının kivi bahçelerinde yoğun biçimde görüldüğünü belirterek üreticileri zamanında ve doğru mücadele konusunda uyardı. Enstitünün açıklamasında, 300’den fazla konukçuya sahip kahverengi kokarcanın yalnızca fındıkla beslenmediği; kivi başta olmak üzere çok sayıda meyve ve sebze türünde ürün kaybına yol açabildiği vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde yer alan bitki koruma ürünlerinin üretim dönemi, etiket bilgisi ve hasat aralığı dikkate alınarak kullanılması istendi. ZARAR KABUĞUN ALTINDA GİZLENEBİLİYOR Kahverengi kokarca, ergin ve nimf dönemlerinde sokucu-emici ağız yapısıyla meyve dokusuna giriyor. Bitki özsuyunu emerken dokuda bozulmaya yol açan salgılar bırakıyor. Bunun sonucunda meyvede çöküntü, şekil bozukluğu, sertleşme ve kabuk altında süngerimsi alanlar oluşabiliyor. Kivideki kritik sorunlardan biri, hasarın ilk bakışta dış yüzeyden tam olarak fark edilememesi. Journal of Pest Science dergisinde yayımlanan kontrollü kafes çalışmasında “Hayward”, “Xuxiang” ve “Nongdajinmi” çeşitleri incelendi. Hem nimflerin hem de erginlerin kivi kabuğunun altında yeşil ve beyaz zarar lekeleri oluşturduğu belirlendi. Deney koşullarında zarar görülen meyve oranı çeşitlere göre yüzde 73,5 ile yüzde 82,5 arasında ölçüldü. Bu rakamlar Türkiye’deki bahçeler için doğrudan ürün kaybı tahmini değil; zararlının kivide oluşturabileceği hasarın niteliğini ve potansiyelini gösteren kontrollü deney sonuçlarıdır. Çalışmada böcek sayısı arttıkça zarar şiddetinin de yükseldiği görüldü. Meyve başına düşen zararlı yoğunluğu arttığında kabuk altındaki hasar ağırlaştı; kafeslere dört veya daha fazla böcek bırakılan gruplarda zarar şiddeti, iki böcek bulunan gruplara göre belirgin biçimde yükseldi. Bilimsel araştırmanın sonuçları FINDIKTAN KİVİYE GEÇİŞ, MÜCADELEYİ BAHÇE SINIRLARININ DIŞINA TAŞIYOR Kahverengi kokarca çok sayıda bitki üzerinde beslenebildiği için tek bir bahçedeki mücadele yeterli olmayabiliyor. Zararlı; farklı konukçu bitkiler, bahçe kenarları, yabani bitkiler ve yerleşim alanlarındaki kışlaklar arasında hareket edebiliyor. Bu özellik, fındık ve kivi bahçelerinin birbirine yakın olduğu Karadeniz üretim alanlarında düzenli saha takibini daha önemli hâle getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlının meyve bahçelerine girişinden hasada kadar farklı gelişme dönemlerinde görülebileceğini, bu nedenle popülasyonun sezon boyunca izlenmesi gerektiğini bildiriyor. Feromon tuzakları varlığı ve hareketliliği takip etmeye yardımcı olsa da ilaçlama kararı yalnızca tuzakta böcek görülmesine dayandırılmamalı; bahçe içindeki örnekleme sonuçları esas alınmalı. KİVİDE SAYIM DARBEYLE DEĞİL, GÖZLE YAPILIYOR Bakanlığın mücadele esaslarına göre kivi bahçelerinde örnekleme gözle inceleme yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Üreticinin yalnızca meyveye bakması yeterli değil; yaprak, sürgün ve dalların da kontrol edilmesi gerekiyor. 1–10 dekarlık bahçelerde 10 omca, 11–20 dekarlık bahçelerde 20 omca, 20 dekardan büyük bahçelerde 30 omca inceleniyor. Örneklemede 10 omcada toplam 10 nimf veya 10 ergin görülmesi, kimyasal mücadele için önerilen eşik olarak kabul ediliyor. Bu eşik, bahçede zararlı görülür görülmez gelişigüzel ilaçlama yerine sayım ve gözleme dayalı karar verilmesini sağlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı mücadele esasları KİMYASAL MÜCADELEDE ETİKET VE HASAT ARALIĞI KRİTİK Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde kivi için bitki koruma seçenekleri bulunuyor. Ancak tavsiye geçerlilikleri, ürün ruhsatları ve kullanım koşulları değişebildiği için uygulama öncesinde Bakanlığın güncel Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı kontrol edilmeli. Yalnızca kivi ve kahverengi kokarca için tavsiye edilen ürün; etiketteki doz, uygulama sayısı ve son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye uyularak kullanılmalı. Özellikle hasada yaklaşan dönemde bekleme süresinin ihlal edilmesi, üründe kalıntı riskini artırabilir. Daha yüksek doz ya da daha sık uygulama daha güçlü mücadele anlamına gelmediği gibi faydalı böcekler, çevre ve gıda güvenliği üzerinde ek baskı oluşturabilir. Bakanlık, uygulamanın yağmurlu günlerde ve güneşli öğle saatlerinde yapılmamasını, bitkinin her tarafının uygun biçimde ilaçlanmasını ve uygulamadan yedi gün sonra canlı zararlı sayısının yeniden kontrol edilmesini öngörüyor. Bakanlığın geçici tavsiye listesi TEK BAŞINA İLAÇLAMA DEĞİL, ENTEGRE MÜCADELE Kahverengi kokarcayla mücadelede kimyasal uygulama tek araç değil. Kışlamak için ev, depo ve işyerlerine yönelen erginlerin toplandıkları noktalarda mekanik olarak imha edilmesi, popülasyonun feromon tuzaklarıyla izlenmesi ve biyolojik mücadele birlikte yürütülüyor. Zararlının yumurtalarını parazitleyen Samuray arıcığı Trissolcus japonicus, biyolojik mücadelenin önemli unsurlarından biri. Fındık Araştırma Enstitüsü, Kahverengi Kokarca Ülkesel Entegre Mücadele Projesi kapsamında üretilen Samuray arıcıklarını 6 Temmuz 2026’da Keşap’taki fındık bahçelerine bıraktı. Enstitü, salımlarla birlikte etkinlik ve yayılış izlemelerinin sürdürüleceğini açıkladı. Bu çalışma uzun vadeli biyolojik baskılama açısından önem taşısa da üreticinin kendi kivi bahçesindeki düzenli kontrol ve mücadele sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Keşap’taki biyolojik mücadele çalışması ÜRETİCİNİN UYGULAYACAĞI BEŞ ADIM Kivi omcalarının meyve, yaprak, sürgün ve dallarını düzenli olarak inceleyin. Ergin, nimf ve yaprakların altındaki yumurta kümelerini birlikte takip edin. Bahçe büyüklüğüne uygun sayıda omcada sayım yapmadan ilaçlama kararı vermeyin. Mücadele eşiği aşılmışsa İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden teknik destek alın; yalnızca güncel veri tabanında tavsiye edilen ürünü etikete uygun kullanın. Son ilaçlama ile hasat arasındaki zorunlu süreyi koruyun ve uygulamadan yedi gün sonra bahçeyi yeniden kontrol edin. Fındık Araştırma Enstitüsünün uyarısı, kahverengi kokarcanın yalnızca bir fındık zararlısı olarak ele alınamayacağını gösteriyor. Kivide görünmeyen iç doku hasarı, pazarlanabilir kaliteyi ve üreticinin gelirini tehdit edebilir. Mücadelenin başarısı; erken teşhis, doğru sayım, eşik temelli karar, güncel ruhsat bilgisi ile mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasına bağlı.

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI Haber

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI

130 BİN SAMURAY ARISI KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI DOĞAYA SALINDI Giresun’da fındıkta verim ve kalite kaybına yol açan kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadele büyütüldü. Merkez Aksu Mahallesi’nde 130 bin samuray arısı doğaya bırakılırken, mücadelede hedef zararlının yumurtadan çoğalmasını baskılamak, kimyasal ilaç ihtiyacını azaltmak ve fındık üreticisinin ürün kaybını sınırlamak. GİRESUN’DA BİYOLOJİK MÜCADELE BÜYÜTÜLDÜ Giresun’da kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadelede yeni dönem başladı. Giresun Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, 22 Haziran 2026 Pazartesi günü Merkez Aksu Mahallesi’nde düzenlenen programda 130 bin samuray arısı doğaya salındı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ali Temür, kurum temsilcileri ve davetliler katıldı. (giresun.gov.tr) Vali Mustafa Koç, 2025 yılında 90 bin 664 samuray arısının doğaya bırakıldığını, 2026 yılında bu sayının 130 bine çıkarıldığını açıkladı. Giresun’da yürütülen mücadele kapsamında 46 binden fazla üreticiye eğitim verildi, 102 bini aşkın hanede kışlak mücadelesi yapıldı, feromon ve tuzak dağıtımları gerçekleştirildi. (giresun.gov.tr) KAHVERENGİ KOKARCA NEDİR? Kahverengi kokarca, bilimsel adıyla Halyomorpha halys, Doğu Asya kökenli istilacı ve polifag bir tarım zararlısıdır. Polifag olması, tek bir ürünle sınırlı kalmadığını; fındık, kivi, şeftali, armut, üzüm, mısır, biber ve çok sayıda tarım ürününde beslenebildiğini gösterir. Zararlı, bitkinin meyve ve tohum dokusunu emerek beslenir; fındıkta iç boşluğu, buruşuk iç, lekeli iç, kalite düşüşü ve randıman kaybı oluşturur. (acikerisim.omu.edu.tr) Kahverengi kokarca yalnızca bahçede görülen bir zararlı değildir. Hava sıcaklıkları düştüğünde kışlamak için ev, depo, ahır, odunluk ve benzeri kapalı alanlara yönelir. Bu nedenle mücadele yalnızca fındık bahçesinde değil, kışlak alanlarda da yürütülmek zorundadır. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlıyı istilacı ve polifag bir tür olarak tanımlarken, sıcaklığın 17 derecenin altına düşmesiyle yerleşim alanlarında yoğunlaştığını bildiriyor. (kahverengikokarca.tarimorman.gov.tr) TÜRKİYE’YE NE ZAMAN VE NASIL GELDİ? Kahverengi kokarca Türkiye’de ilk kez 2017 yılında kayıtlara geçti. EPPO kayıtlarında zararlının Ekim 2017’de Gürcistan sınırına yakın Artvin Kemalpaşa’da doğrulandığı, İstanbul’da da aynı yıl gözlem kayıtları bulunduğu yer alıyor. (gd.eppo.int) Bilimsel çalışmalarda zararlının Türkiye’ye Gürcistan hattı üzerinden Artvin çevresinden ve İstanbul üzerinden taşınma ihtimali öne çıkıyor. Kahverengi kokarca dünyada özellikle ticaret, taşımacılık, konteyner hareketleri, araçlar ve ürün sevkiyatlarıyla yeni bölgelere taşınabilen istilacı türler arasında yer alıyor. (zenodo.org) Doğu Karadeniz’de fındık üretim alanlarının birbirine yakınlığı, sahil hattındaki yoğun insan ve ürün hareketliliği, zararlının çok sayıda bitkide beslenebilmesi ve kışın kapalı alanlarda canlı kalabilmesi yayılımı hızlandırdı. Türkiye’de 2018’den itibaren Doğu Karadeniz’de tespitler artarken, zararlının Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yayılma potansiyeli güçlendi. (Tarım ve Orman Bakanlığı) FINDIKTA ZARARI NEDEN BÜYÜK? Kahverengi kokarca fındıkta özellikle meyvenin gelişim döneminde sokup emerek zarar verir. Bu beslenme biçimi üründe yalnızca miktar kaybı değil, kalite kaybı da oluşturur. Fındıkta iç randımanı düşer, boş ve lekeli iç oranı artar, sanayiye giden üründe kalite sorunu büyür. Giresun açısından risk daha büyüktür; çünkü il ekonomisi fındığa güçlü biçimde bağlıdır. Valilik verilerinde 2025 yılında zirai don, aşırı sıcaklar ve zararlı baskısının etkisiyle fındık rekoltesinin yaklaşık yüzde 30 azalarak 65 bin 735 tona gerilediği belirtildi. Bu düşüş yalnızca kokarcaya bağlanmıyor; ancak zararlı baskısı, iklim kaynaklı stresle birleştiğinde fındıkta verim ve kalite kaybını artıran ana başlıklardan biri haline geliyor. (giresun.gov.tr) Harran Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi’nde yayımlanan 2024 tarihli çalışmada, kahverengi kokarca tipi zararlıların 2017-2022 döneminde Türkiye fındık üretiminde yıllık 106 bin 820 ton, toplamda 640 bin 920 ton kayba yol açtığı hesaplandı. Aynı çalışma, biyolojik mücadele, tuzak ve kimyasal mücadele gibi kontrol yöntemlerinin zararlı popülasyonunu baskılaması halinde yıllık 82 bin 506 tona kadar fındık kaybının önlenebileceğini ortaya koydu. (DergiPark) SAMURAY ARISI NE YAPIYOR? Samuray arısı, bilimsel adıyla Trissolcus japonicus, kahverengi kokarcanın doğal düşmanları arasında yer alan bir yumurta parazitoididir. Bu arı, kahverengi kokarcanın yumurtalarının içine kendi yumurtasını bırakır. Böylece kokarca yumurtasından yeni kokarca çıkmaz; onun yerine samuray arısı çıkar. Bu mekanizma, zararlının yeni nesil oluşturmasını doğrudan hedef aldığı için biyolojik mücadelenin en kritik ayağını oluşturur. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Fındık Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen üretim çalışmalarında kahverengi kokarca yumurtaları laboratuvar koşullarında parazitleştiriliyor. Parazitlenen yumurtalardan çıkan samuray arıları daha sonra belirlenen alanlarda doğaya bırakılıyor. Giresun’da üretilen samuray arılarının 2026’da Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’de belirli periyotlarla salınacağı açıklandı. (Haberler) BU ARILAR İŞE YARAYACAK MI? Samuray arısı kahverengi kokarcaya karşı umut veren bir biyolojik mücadele aracıdır; ancak tek başına kısa sürede tüm zararlıyı ortadan kaldıracak bir yöntem değildir. Etkisi uzun vadeli ve popülasyon baskılama temellidir. Arıların doğada tutunması, kokarca yumurtalarını bulması, parazitleme oranının yükselmesi ve yeni samuray arısı popülasyonunun oluşması zaman ister. Bu nedenle başarı; samuray arısı salımı, feromon tuzakları, kışlak mücadelesi, üretici eğitimi, bahçe kontrolleri ve entegre mücadele takviminin birlikte uygulanmasına bağlıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı da salımların kimyasal ilaçtan en az etkilenecek ormanlık alanlar, mezarlıklar, ilaç kullanılmayan bahçeler ve benzeri noktalarda yapıldığını bildiriyor. Bu tercih, samuray arısının doğada yaşama ve çoğalma şansını artırmayı hedefliyor. (kahverengikokarca.tarimorman.gov.tr) KİMYASAL MÜCADELE AZALABİLİR AMA TAMAMEN BİTMEZ Samuray arısı doğaya ve insan sağlığına zarar vermeyen biyolojik mücadele seçeneği olarak öne çıkıyor. İnsanları sokmayan, bal arılarına zarar vermeyen ve kahverengi kokarca yumurtalarını hedefleyen bu faydalı böcek, özellikle uzun vadede kimyasal mücadele ihtiyacını azaltabilir. Ancak kokarca popülasyonunun yüksek olduğu alanlarda yalnızca biyolojik mücadeleyle sonuç almak güçtür. Giresun’da yürütülen çalışmanın etkili olabilmesi için üreticilerin kışlak döneminde ev, ahır, depo ve müştemilatlarda kokarca temizliğini aksatmaması, bahçelerde düzenli kontrol yapması, feromon tuzaklarını takip etmesi ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün entegre mücadele takvimine uygun hareket etmesi gerekiyor. Valilik de vatandaşların mücadeleye aktif destek vermesini, kışlak alanlarda tedbir alınmasını ve bahçelerde entegre mücadele uygulamalarının aksatılmamasını istedi. (giresun.gov.tr) GİRESUN FINDIĞI İÇİN KRİTİK MÜCADELE Giresun’da 130 bin samuray arısının doğaya salınması, kahverengi kokarcaya karşı yalnızca teknik bir tarımsal uygulama değil, fındık ekonomisini korumaya dönük stratejik bir adım niteliği taşıyor. Zararlının yayılım hızı, fındıkta kalite kaybı oluşturma gücü ve kışlak alanlarda varlığını sürdürebilmesi, mücadelenin tek sezonluk değil, sürekli ve bütünlüklü yürütülmesini zorunlu kılıyor. Samuray arısı salımı, doğru alan seçimi ve üretici katılımıyla desteklendiğinde kahverengi kokarca popülasyonunu baskılayabilir. Giresun’da fındığın geleceği açısından belirleyici olacak nokta, biyolojik mücadelenin kışlak mücadelesi, tuzaklama, eğitim ve bahçe takibiyle aynı anda sürdürülmesidir.

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.