Hava Durumu

#Emekli

giresunsonhaber - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR” CHP’li Şenyürek: “Emekli ve Asgari Ücretli 2026’ya açlık sınırının altında giriyor; bu düzen geçim değil, sefalet düzenidir” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı asgari ücretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, iktidarın ekonomi politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Şenyürek, asgari ücretin bilinçli bir şekilde açlık sınırının altında tutulduğunu belirterek, milyonlarca yurttaşın yeni yıla ağır bir geçim sıkıntısıyla girdiğini söyledi. 2026 yılı asgari ücretinin yüzde 27 artışla net 28 bin 75 TL olarak açıklandığını hatırlatan Şenyürek, açlık sınırının 30 bin 655 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 94 bin 913 TL’ye yükseldiğine dikkat çekti. Bu tablo karşısında yapılan artışın bir iyileştirme olarak sunulamayacağını ifade eden Şenyürek, “Açlık sınırının 30 bin 655 TL, yoksulluk sınırının 94 bin 913 TL seviyesine çıktığı bir tabloda, milyonlar yeni yıla yoksullukla giriyor. Bu, ‘zam yaptık’ diye pazarlanacak bir tablo değil; doğrudan doğruya yoksullaştırma politikasının belgesidir” dedi. Asgari ücretin açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kalmasının tarihte bir ilk olduğunu vurgulayan Şenyürek, iktidarın enflasyon söylemlerinin çarşı ve pazarda hiçbir karşılığının olmadığını dile getirdi. TÜİK’in Kasım 2025 verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 31,07 olarak açıklandığını hatırlatan Şenyürek, “Daha en baştan ücret artışı enflasyonun gerisinde bırakılmış, emekçinin alım gücü bile isteye budanmıştır. Hayat pahalılığı kader değil; yanlış ve inatçı ekonomi tercihlerinin sonucudur” ifadelerini kullandı. “Emekliye bütçede kırıntı, Saray düzenine sınırsız kaynak” Emeklilerin yıllarca çalışıp prim ödediğini ancak bugün gelinen noktada temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını belirten Şenyürek, emeklinin ay sonunu getirebilmek için borçlanmak zorunda bırakıldığını, mutfağından kısmak zorunda kaldığını ve torununa harçlık veremez hale geldiğini söyledi. 2026 bütçesinin emekliyi ve çalışanı koruyan bir anlayıştan uzak olduğunu savunan Şenyürek, bütçenin yurttaşın geçimini değil, iktidarın kendi düzenini sürdürmeyi öncelediğini ifade etti. Bütçe görüşmelerinde faiz giderlerinin yarattığı yükün dahi yeterince sorgulanmadığını belirten Şenyürek, “Emekliye, asgari ücretliye ‘sabır’ telkin edenler; kendi israf kalemlerine gelince ‘itibar’ diyerek sınırsız harcamayı sürdürüyor” dedi. “İktidarın emeklinin, asgari ücretlinin karşısına çıkacak yüzü de cesareti de yok” Açıklamasında iktidar partili siyasetçilere de tepki gösteren Şenyürek, “İktidar partili siyasetçilerin bugün emeklinin, asgari ücretlinin karşısına çıkacak ne yüzü ne de cesareti vardır. Çünkü her pazara çıktıklarında, her çarşıya indiklerinde gerçeği görüyorlar. Bu ülkenin insanı çalışıyor ama geçinemiyor; emekli ömrünü veriyor ama ay sonunu getiremiyor. Vatandaşın sofrasını küçülten, umudunu törpüleyen bu düzenin hesabını veremeyenler, bambaşka gündemleri konuşarak gerçekleri perdelemeye çalışıyor” diye konuştu. “Bu Saray rejimi tükenmiştir” Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin dış gerekçelerle ya da sabır çağrılarıyla açıklanamayacağını ifade eden Şenyürek, “Bu tablo Saray rejiminin ülkeyi getirdiği noktadır. Bu rejim tükenmiştir; koltukta oturduğu her gün yurttaşlarımızın hayatında telafisi güç yaralar açmaktadır. Çocukların beslenmesinden gençlerin geleceğine; emeklinin ilacından işçinin mutfağına kadar her alanda yıkım derinleşmektedir” dedi. “Çağrımız nettir” Şenyürek, asgari ücretin en az açlık sınırının üzerine çıkarılacak şekilde derhal yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Emekli aylıklarının da gerçek alım gücünü koruyacak biçimde artırılmasının zorunlu olduğunu belirten Şenyürek, vergide adaletin sağlanması, ücretlinin üzerindeki yükün hafifletilmesi ve dar gelirlinin korunması çağrısında bulundu. 2026 bütçesinin faiz, israf ve ayrıcalıklar yerine geçimi, üretimi ve sosyal devleti önceleyen bir anlayışla yeniden kurgulanması gerektiğini ifade eden Şenyürek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Giresun’da da Türkiye’nin her yerinde de insanımız aynı şeyi söylüyor. Geçim yoksa, huzur yok. Bu ülkenin insanı sadaka değil, hakkını istiyor. Biz, emeklinin pazardan eli boş dönmediği, asgari ücretlinin çocuğuna mahcup olmadığı bir Türkiye için mücadelemizi büyüteceğiz.”

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Haber

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR”

“TÜİK MİLYONLARCA İŞÇİNİN HAKKINI YEMESİNİN HESABINI VEREBİLECEK Mİ?” “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM’de yaptığı basın toplantısında dün açıklanan ve yüzde 27’lik zam yapılan asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır şunları söyledi: TOPLUMUN GERÇEKLERİNDEN KOPUK “Asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş oldu. Utanç verici bir rakam açıklandı. İşçiler, muhalefet beklenenin verilmeyeceğini tahmin ediliyordu ama bu kadar düşük, toplumun gerçeklerinden kopuk bir rakamın açıklanacağını hiç kimse beklemiyordu. Biz yıl boyunca TÜİK’i konuştuk. Gerçek verileri paylaşmadığını söyledik. TÜİK'in emeklinin, işçinin sofrasına el uzattığını, cebine el uzattığını söyledik. Bunları söylediğimiz için TÜİK bize manevi tazminat davası açtı. Bütçede söyledim, hiç önemli değil. Bana hükmedilecek tazminatı, ben maaşımdan öderim. Ama şimdi TÜİK'ye soruyorum; sen bu dünyada, öbür dünyada milyonlarca işçinin hakkını yediğinin hakkının hesabını verip ödeyebilecek misin?” ANAYASA HÜKMÜNE UYMUYORLAR “Şimdi neye göre belirlendi? TÜİK’in oranlarına göre yılın ilk 11 ayında toplam enflasyon 29,7 oldu. TÜİK aralık ayında 2,1 enflasyonu düşürürse, enflasyon yüzde 27’ye geriledi. Yani TÜİK’e birileri bu rakamları sipariş olarak verdi. Talimat olarak verdi. Asgari ücret tamı tamına 5.971 lira arttı. Artış yüzde 27. İşte rezalet budur! Yıl boyunca söylediğimiz gerçekler bu! TÜİK bu topluma emekçilere ihanet etmiştir. Şimdi birçok yasayı geçiyorum. Ne diyor 55’inci madde? Devlet çalışanlarının yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için görüntüde gerekli önlemleri almak ve hükümlüdür. Aldı mı? Almadı!” BÜTÇEDE BİR AKP VEKİLİ MİLLETİ KONUŞMADI “Bakın; bütçede 143 tane AK Parti milletvekili konuştu. 16 tane bakan 480 dakika konuştu. Yürütme adına Cevdet Yılmaz 5 saat konuştu. 143 tane AKP milletvekilinden bir tanesi asgari ücret demedi. Emekli maaşı demedi. Memur maaşı demedi. Emek demedi. Ekmek demedi. Aç demedi. Ne dediler? Biri elinde bir silindir, simide benzeyen bir cisimle geldi eski bir bakan, ‘Uzaya gidiyoruz’ dedi. Ama elinde bir simitle gelen, ekmekle gelen olmadı. Ay'a gidiyoruz, dedi. 143 milletvekili bin dakikanın üzerinde konuşurken, Cumhuriyet Halk Partisi binin üzerinde kelimelerini kullandı. Halkın sorunlarıyla ilgili, çarşı pazarla ilgili tek cümle kullanmadılar bütçe görüşmelerinde Meclis’te. Anladık ki, bunların derdi halk değil, millet değil, yoksulluk değil, asgari ücret değil. Bunlar muhalefetle uğraşıyor.” BU DÜZENİ BİZ Mİ YARATTIK? “Bize oy veren vermeyen 86 milyona sesleniyorum. Bu düzeni biz mi yarattık? Size 28 bin 75 lirayı reva görenler sizden bir kez bahsetmeyenler kendilerini uzayda görenler kendilerini ayda görenler onları affedecek misiniz? Artık Türkiye'de sözün bittiği yerdeyiz. Bakın Ankara, İstanbul, İzmir'de ortalama kira 30 bin lira. Bu zamsız hali. Eğer bir aylık ücretleriyle bir aylık barınma ücretlerini işçiler karşılamıyorsa bu iş bitmiştir.” VERİLMESİ GEREKEN VERMİYORLAR “Bakın bütçe görüşmeleri dahil bir yıl boyunca asgari ücretliyi dolandırırlar, kandırırlar. Niye? 2024’te bunu söyledik. Bakın 2024 resmi enflasyon yüzde 44. Büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 25 bin 358 lira. Ne verildi? 22 bin 104 lira. Geliyorum 2025: Resmi enflasyon 33,1 artı büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 34 bin 315 lira, 28 bin 75 lira verilmiş. Bunu rakamlar söylüyor, bilim söylüyor, akıl söylüyor. Sefer Selvi’nin çok güzel de bir karikatürü var. Bakanın karikatürünü yapmış. Her büyüme ve kalkınma vatandaşa refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bakan geldi, asgari ücretlinin sorunlarından bahsetmedi.” BU İKTİDARI AFFETMEYİN! “14 günlük bütçe maratonunda 19 trilyonluk bütçenin toplam maliyetinin nereye, nasıl dağıtılacağını konuşurken işçiden, emekliden, emekten bahsetmeyen bu iktidarı affetmeyin! Herkes anayasal hakkını kullansın, mitinglerimize gelsin, seçim istesin. Artık bu ülkeyi sandık kurtarır! Bu zalimlerden kurtulma zorunluluğumuz vardır. O yüzden bir kez daha ben bu iktidarı bu zalimleri halka şikayet ediyorum. Seçim istemeye devam edeceğiz. Mitingleri yapmaya devam edeceğiz. Bunu halk için, hak için, emek için yapacağız. Bu ülkede artık kazanan emek, işçi, ezilen milyonlarca emekli olacak.”

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış: Haber

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış:

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış: “Sadaka gibi zamla emekliyi açlığa itiyorsunuz!” Giresun Atatürk Meydanı’nda toplanan Birleşik Emekliler Sendikası (BES) üyeleri, 2026 yılı başında açıklanacak maaş zamlarının emeklileri daha da yoksullaştıracağını belirterek hükümete güçlü bir çağrıda bulundu. BES Giresun Şubesi’nin düzenlediği basın açıklamasını sendika üyeleri Ayşenur Şenel ve Seher Yılmaz okudu. Açıklamada, emeklilerin giderek derinleşen geçim krizine mahkûm edildiği vurgulanırken, verilecek zamların “sadaka niteliğinde” olduğu belirtildi. Sendika temsilcileri, “Bu zamlarla emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor, adeta ölümün kıyısına itiyorsunuz” ifadelerini kullandı. “Bu düzen her alanda adaletsizlik üretiyor” BES’in açıklamasında ekonomik krizin yalnızca emekli maaşlarına indirgenemeyeceği, sosyal hayatın tüm alanlarında ağır eşitsizlikler yaşandığı dile getirildi. İktidara yöneltilen eleştirilerde şu tespitler öne çıktı: • Sigortasız çalıştırılan çocuk ve kadın işçilerin, iş kazasında öldükleri gün sigortalı gösterilmesi “insanlık suçu” olarak nitelendi. • MESEM kapsamında öğrencilerin ayda 6 bin liraya ücretsiz işgücüne dönüştürüldüğü, eğitimin sömürüye evrildiği vurgulandı. • Tek başına yaşayan dul, yetim ve yaşlıların sosyal destekten yoksun bırakıldığı hatırlatıldı. • Kadınların görünmeyen ev emeği ve ucuz iş gücü nedeniyle yoksulluğa ve şiddete terk edildiği belirtildi. • Bazı yetkililerin, “uzun yaşayan emeklilerin daha düşük maaş almasının normal olduğu” yönündeki sözleri “ahlaki çöküşün göstergesi” olarak değerlendirildi. “Açlık sınırı 30 bin, maaş 17 bin: Bu bir politik tercih” Sendika, açıklanması beklenen 2026 zammının emeklilere yeni bir darbe daha vuracağını ifade etti. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 11,5, memur emeklilerine ise yüzde 19 oranındaki zammın, TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,07 olarak duyurmasına rağmen gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı belirtildi. BES’in verilerine göre: • Açlık sınırı 30 bin TL’ye, • Yoksulluk sınırı 100 bin TL’ye dayanmış durumda. • En düşük emekli aylığı ise 17 bin TL seviyesinde. Sendika, “Bu bir ekonomik zorunluluk değil, sosyal bir yok saymadır. Emekli erken ölsün demektir” açıklamasında bulundu. “Lüks harcamalar artarken emekliye sabır dayatılıyor” Bütçe görüşmelerinde lüks makam araçları için ayrılan ödenekler, saray harcamaları, örtülü ödenek artışları ve yandaş vakıflara aktarılan kaynaklar hatırlatılarak, emekliye ayrılan payın “adaletsizlik” olduğu savunuldu. Sendika şu soruları yöneltti: • TÜİK’in açıkladığı enflasyon pazardaki yangını neden yansıtmıyor? • Neden her yıl enflasyon farkı adı altında kırıntılar veriliyor? • Neden bütçede emekliye, işçiye, çiftçiye, gence değil de ayrıcalıklı kesimlere kaynak ayrılıyor? “Birlikte değiştirebiliriz” Açıklamanın sonunda emekliler, ekonomik ve sosyal sorunların toplumun tüm kesimlerini etkilediğini belirterek çağrı yaptı: “Emekli, işçi, köylü, öğrenci, kadın, yaşlı… Hepimiz bu düzenin mağduruyuz. Ama birlikte değiştirebiliriz. Biz biriz, haklıyız, kazanacağız!”

İYİ Parti liderinden 3 bin 900 sayfalık iddianameye sert tepki! Haber

İYİ Parti liderinden 3 bin 900 sayfalık iddianameye sert tepki!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik 3 bin 900 sayfalık iddianameyi “siyasi” olarak nitelendirdi. Dervişoğlu, “Bazı soruşturmalar birilerinin isteğiyle yapılıyor, bu kamuoyunun ortak kanaati” dedi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan askerlere rahmet dileyerek başlayan Dervişoğlu, 10 Kasım’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha minnetle andıklarını ifade etti. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini eleştirerek, “Yıllardır aynı hikaye, aynı cümleler, aynı başarısız sonuçlar. 2026’da enflasyonu yüzde 16 olarak tahmin ediyorlar. Onlar umdukça, milyonlarca emekli, memur, asgari ücretli kabus görüyor.” dedi. https://twitter.com/iyiparti/status/1988510016140439706 PKK üyelerinin Türkiye’ye dönüş yapacağı iddialarını hatırlatan İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, “Dağa çıkacak kadar radikal olan, askerimize kurşun sıkmış teröristleri şehirlerimize mi getireceksiniz? Bu yanlıştan dönün” çağrısında bulundu. Kafkasya ve Orta Asya’daki jeopolitik gelişmelere de dikkat çeken Dervişoğlu, “Orta Asya’da bir satranç tahtası kuruldu. ABD, Rusya, Çin, AB kritik madenlerin peşinde. Türkiye ise bu tablo içinde sadece konuşuyor, hazırlığı yok.” ifadelerini kullandı. “İMAMOĞLU İDDİANAMESİNE SİYASİ AÇIDAN BAKIYORUM” İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ekrem İmamoğlu ve CHP’ye yönelik “çıkar amaçlı suç örgütü” iddianamesine sert tepki gösteren Dervişoğlu, 3 bin 900 sayfalık iddianameyi inceleyen hukukçuların çalışmasını beklediğini söyledi. Dervişoğlu, “Türkiye’de bazı soruşturmalar birilerinin isteği üzerine siyasi amaçla yapılıyormuş hissiyatı yaratıldı. Bu, hakim kanaate dönüştü. Bu iddianameye de bu noktadan bakıyorum” dedi. Basın mensuplarının da sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, CHP’ye kapatma davası açılabileceğine ilişkin bir soru üzerine de, “Demokrasinin sindiremeyeceği şeyler vardır. Türkiye’de hukuk ve adaletin çiğnendiğine dair hakim kanaat var. Demokrasi bunu kaldıramaz. Demokrasi pilavı hangi suyu kaldırmaz, ona bakmamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz” Haber

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz”

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz” “HÜKÜMETİN BAŞI, FINDIK ÜRETİCİSİNE ‘AL ANANI DA GİT’ DEĞİL; ‘ÇİFTÇİ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ DİYEN BİRİ OLACAK” “ORDU’NUN ORMANLARININ YÜZDE 65’İNE, TARIM ALANLARININ YÜZDE 76’SINA MADEN RUHSATI VERİLMİŞ” “NADİR ELEMENTLER VATANDIR, VATAN SATILAMAZ” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Bir yanı mavi, bir yanı yeşil. Bir yanı yayla, bir yanı sahil. Fındığı dalında, sevdayı kalbinde, mertliği yüreğinde taşıyan Ordu. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Toprağa can, fındığa ömür veren Ordu’dayız. Dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip olan Boztepe’nin hemen yamacındayız. Karadeniz’in coşkun dalgalarını seyrederken, yüreğindeki insan sevgisini, mücadele azmini, haksızlığa gelememeyi, herkesin hakkını kendi hakkı gibi savunabilmeyi şiar edinmiş Karadeniz’in güzel insanları hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygı ile selamlıyorum” dedi. Özel, şunları söyledi: “DİN GÖREVLİSİNİN GÖREV YERİ BELLİ, ÖĞRETMENİN GÖREV YERİ BELLİ” “Ordu - Giresun Havaalanı’nda şikayet çok. Sefer sayısı yetersiz, biletler pahalı diyorlar. Hastane sıkıntısı, ilçelerde ambulans ihtiyacı, MR’ın olmaması, sürekli başka yerlere sevk olması, doktor bulunmaması büyük sorun. Okullarda öğretmen açığı çok, 331 okuldan öğretmeni olmayanlar var. Ama manevi danışman, ÇEDES’le tüm okullara yollanmış. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bilhassa şunu söyleyeyim. Önceki dönem Diyanet’in yaptıklarını çok eleştirdik. Bu dönem Diyanet İşleri Başkanı, 29 Ekim’de Atamıza mevlit okutarak, geldiği günden itibaren hutbelere, cuma rütbelerine, dün gittim cuma hutbesinde vefayı konuşuyor. Ve derli toplu, siyasete girmeyen, kadınları rencide etmeyen, gençlerin özgürlüğüne karışmayan doğru bir şekilde herkesi kucaklayan hutbeler okunuyor. Dedim ki ‘Böyle giderse ben bundan sonraki süreçte Diyanet’i eskisinden ayırırım.’ Buna dikkatli bakıyoruz. Ancak şu kadarını söyleyelim. Biz din görevlisinin işini en iyi şekilde yapmasını, en özgürce yapmasını, ibadet özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz, teminatıyız. Ancak Milli Eğitim Bakanlığında bir takım protokollerle, olur olmayacak işlerle, derneklerle, vakıflarla ve din görevlileri üzerinden çeşitli işlere girilmesini doğru bulmuyoruz. Din eğitiminin yeri belli, din görevlilerinin görevinin yeri belli, öğretmenin yeri, görevi belli. Bunu yürekten savunuyoruz. Kararlılıkla, açıkça.” “ORMANLARA VE TARIM ALANLARINA MADEN RUHSATI VERİLİYOR” “Bir de benim en üzüldüğüm konulardan bir tanesi Ordu’ya dair, Giresun’a dair, Karadeniz’e dair. Biraz da alçaktan giderseniz uçakla, helikopterle. Bir bakıyorsunuz ki bu güzel sahil şeridinin arkasında dağlar delik deşik, ormanlar delik deşik. Sonra bir bakıyorsunuz ki rakamlara, olandan beter olacak olanlar var. Bugün Ordu’nun yüzde 74’ü maden ruhsatlarına açılmış durumda. Ormanların yüzde 65’i maden ruhsatı olarak verilmiş. Tarım alanlarının yüzde 76’sı maden ruhsatlarına ayrılmış durumda. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, elbette madenler çıkarılsın, işlensin birazdan ona da değineceğim. Ama ‘Önce insan’ diyen, ‘Önce doğa’ diyen, ‘Önce Ordu’ diyen ve tarım alanlarına ve ormanlara sahip çıkan anlayışımızı sonuna kadar sürdürüyoruz. Buradan asla taviz vermedik, asla taviz vermeyeceğiz" “EMEKLİLER BU SEFALETE MAHKUM DEĞİLSİNİZ” “Değerli Ordulular, emekliler ‘El kaldırsın’ . Hatta en düşük emekli maaşı alanlar el kaldırsın. Neredeyse yüzde 80’i en düşük emekli maaşı alıyor. 16 bin 800 TL, öyle mi? Bakın değerli emekliler, Trabzon’a gitmiştim, Orada bir kuyumcu dükkanına girdim ve hesap yaptım, söyledim. Şimdi ben Ordu’daki ev hanımlarına soruyorum: Her hesap şaşar, altın hesabı şaşar mı? Şaşmaz. Biz onu bilir, ona güveniriz. Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan gitsin bir kuyumcuya 2002 yılının altın fiyatını sorsun. 2002 yılı en düşük emekli maaşını önüne alsın; 8 çeyrek altın. Bugün ise 1,5 çeyrek altın. Altın oldu 11 bin TL, en düşük emekli maaşı 16 bin TL. Bu bizim hakkımız değil. Yıllarca çalışıp, alınteri döküp, göz nuruna katıp, dirseklerini çürütüp, elleri nasır tutmuş emeklinin alması gereken maaşı dörtte birine, beşte birine düşürüp memleket yönetilmez.” “YÜZDE 25 ZAMMIN PLANINI YAPIYORLAR, BU KATLANILMAZ” “Bakın dünyada beşinci olmuşuz, 200’ün üzerinde ülke var. Dünyada yüksek enflasyonda beşinciyiz. Bizden kötü dört ülke; İran, Burundi, Venezüella, Güney Sudan. Bu dört ülke dışında dünyadaki 200’ün üzerindeki ülkede enflasyon bizden daha düşük. Bizim bir aylık enflasyonumuz, Avrupa’da yıllık bile değil. Avrupa enflasyon ortalaması, yüzde 3 Türkiye’de, hedef yeni güncellediler, yüzde 33. Bu TÜİK’e göre. Gerçek rakama bakınca yüzde 80’lere geliyor. Bu şartlar altında halen daha bu emeklilere, bu emekçilere yüzde 25 zam yapmanın planını yapıyorlar. Buradan tüm sendikalara, tüm işçilere, tüm emeklilere sesleniyorum: Bu büyük haksızlık, yılda bir sefer asgari ücrete enflasyonun altında zam…" “NADİR ELEMENTLER KONUSUNDA BUNLARA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ” “Bu memlekette şimdi de nadir elementler çıktı, dünya beşincisiyiz. Trump, biliyorsunuz savaşın ortasında kan gövdeyi götürüyor. Ukrayna’da gitmiş Zelenski’ye ‘Sana yardım edeceğim’ diyor. ‘Akıllı çocuksun, nadir elementleri bize vereceksin.’ Savaşın ortasında. Dün Orta Asya ülkelerini toplamış, ‘Sizde nadir element var mı? Hepsini ben alacağım’ diyor. Bunlar Türkiye’ye göre çok az olanlar. Şunu bilin Ordulular, Bu altın yumurtlayan tavuktur. Senden onu kamyonlarla, toprağın içinde karışmış alıyor, götürüyor. Bilmem ne teknolojisi ile 2 bin 3 derece ısıyla damıtıyor, yalıtıyor, toprağa atıyor, onu alıp ürettiği telefonu sana bir liraya aldığı meseleyi 10 bin liraya, 100 bin liraya geri satıyor. Altın yumurtlayan tavuğu bir kere verecek, her gün Trump’ın bahçesinde altın yumurtlayacak, biz avucumuzu açıp bakacağız. Buna asla ve asla izin vermeyeceğiz. Nadir elementler vatandır, vatan satılamaz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.