Hava Durumu

#Emekli

giresunsonhaber - Emekli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Emekli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık değerlendirmesinde ekonomi, hukuk, tarım ve devlet yönetimi üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Taşgöz, Türkiye’nin yalnızca ekonomik krizle değil, hukuk ve yönetim kriziyle de karşı karşıya olduğunu belirterek, “Hukukun olmadığı yerde ekonomi olmaz. Türkiye kayyum düzeniyle yönetilemez” dedi. “DEVLET CİDDİYETİ AŞINDIRILIYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, hukuk tartışmaları ve devlet kurumlarında yaşanan güven kaybına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Taşgöz, vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğünü, devlet kurumlarının da yönetim anlayışı nedeniyle zayıflatıldığını savundu. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca enflasyonla açıklanamayacağını belirten Taşgöz, “Bugün vatandaşın cebindeki para erirken, devletin temel kurumları da aşındırılıyor. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca enflasyon değildir; asıl sorun devlet ciddiyetinin kaybolmasıdır” ifadelerini kullandı. “ANADOLU ÜRETEMEZ HALE GETİRİLDİ” Tarım politikalarını da eleştiren Taşgöz, çiftçinin son yılların en ağır ekonomik baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Köylerin boşaldığını, üreticinin toprağından koptuğunu ve Türkiye’nin birçok temel üründe dışa bağımlı hale geldiğini belirten Taşgöz, tarımdaki gerilemenin yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik boyutu da taşıdığını ifade etti. Taşgöz, “Anadolu boşalıyor. Köyler boşalıyor. Üretici toprağından kopuyor. Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye bugün birçok temel üründe dışa bağımlı hale getirildi. Çiftçi üretmek istiyor ama kazanamıyor. Kazanamayan üretici toprağını terk ediyor. Bu yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik sorunudur” dedi. “TARIMDAKİ ÇÖKÜŞ SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR” İnan Taşgöz, tarımda yaşanan üretim kaybının doğrudan pazar ve market fiyatlarına yansıdığını söyledi. Üreticinin maliyetler altında ezildiğini, tüketicinin ise yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini dile getirdi. Taşgöz, üretim ekonomisinin güçlendirilmediği bir ülkede hayat pahalılığıyla kalıcı mücadele edilemeyeceğini vurguladı. “HUKUKUN OLMADIĞI YERDE EKONOMİ OLMAZ” Taşgöz, açıklamasında hukuk sistemine ilişkin eleştirilerine de geniş yer verdi. Yatırım, kalkınma ve ekonomik güvenin temel şartının hukuk devleti olduğunu belirten Taşgöz, mülkiyet hakkı, bağımsız yargı ve öngörülebilir yönetim anlayışı olmadan ekonomik istikrar sağlanamayacağını söyledi. Taşgöz, “Hukukun üstünlüğü zedelenirse ekonomi de çöker. İnsanlar yarın neyle karşılaşacağını bilmiyorsa yatırım yapmaz. Mülkiyet hakkının tartışıldığı, şirketlere kayyum atamanın sıradanlaştığı bir ülkede güven ortamı oluşmaz” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE GÜÇLÜ KURUMLARA VE BAĞIMSIZ YARGIYA İHTİYAÇ DUYUYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Taşgöz, Türkiye’nin yeniden güçlü kurumlara, bağımsız yargıya ve liyakat esaslı devlet yönetimine dönmesi gerektiğini belirtti. Kayyum uygulamaları üzerinden iktidarı eleştiren Taşgöz, devlet yönetiminde keyfiliğin değil, hukuk ve kurumsal aklın esas alınması gerektiğini söyledi. Taşgöz, hukuk güvenliğinin zedelendiği bir ortamda hem vatandaşın hem yatırımcının geleceğe güvenle bakamayacağını ifade etti. “MİLLET GEÇİM DERDİNDE, İKTİDAR GÜNDEM DEĞİŞTİRİYOR” Taşgöz, iktidarın toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını savundu. Emeklinin ay sonunu getiremediğini, gençlerin gelecek planlarını yurt dışında kurduğunu, esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini belirten Taşgöz, iktidarın çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti izlediğini söyledi. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdinde. Emekli ay sonunu getiremiyor. Gençler gelecek planlarını başka ülkelerde kuruyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Buna rağmen iktidar milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti yürütüyor” dedi. “CUMHURİYETİN AYARLARINA DÖNÜLMELİ” Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in temel ilkelerine dönüş çağrısı yapan Taşgöz, Türkiye’nin çıkış yolunun hukuk, liyakat ve üretim ekonomisinden geçtiğini belirtti. Taşgöz, ülkenin yeni krizlere değil, yeni bir milli kalkınma hamlesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Türkiye’nin ihtiyacı saray siyaseti değil devlet ciddiyetidir. Türkiye’nin ihtiyacı kutuplaşma değil milli birliktir” diyen Taşgöz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hukuku, üretimi ve liyakati esas alan bir devlet düzeninin yeniden kurulması gerektiğini söyledi. “MİLLETİN İRADESİ YENİDEN DEVLET YÖNETİMİNDE HÂKİM OLMALI” İnan Taşgöz, Türk milletinin tarih boyunca büyük zorlukları aşmayı başardığını belirterek, yönetimde millet iradesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, sözlerini “Türk milleti tarih boyunca her zorluğu aşmıştır. Yeter ki milletin iradesi yeniden devlet yönetiminde hâkim olsun” ifadeleriyle tamamladı.

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR”

ŞENYÜREK: “YOKSULLUK DERİNLEŞİYOR, İKTİDAR GERÇEK GÜNDEMİ PERDELİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Mayıs ayı enflasyon rakamlarının ardından yaptığı açıklamada iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Şenyürek, vatandaşın sofrasındaki küçülmenin, pazardaki fiyatların, marketteki etiketlerin ve mutfaktaki geçim sıkıntısının resmi rakamların çok ötesinde bir yoksullaşmayı ortaya koyduğunu söyledi. “PEMBE TABLONUN HALKIN GERÇEK HAYATIYLA İLGİSİ YOK” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, TÜİK’in Mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmede, iktidarın ekonomide çizdiği tablonun halkın günlük yaşamındaki ağır tabloyu gizleyemediğini belirtti. Şenyürek, “Bugün açıklanan Mayıs ayı enflasyon rakamları, iktidarın ekonomide çizdiği pembe tablonun halkın gerçek hayatıyla hiçbir ilgisi olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. TÜİK’e göre dahi yıllık enflasyon yüzde 32’nin üzerindedir. Yılın ilk beş ayında ortaya çıkan tablo, vatandaşın alım gücünün her geçen gün biraz daha eridiğini, sofrasının biraz daha küçüldüğünü açıkça göstermektedir” dedi. “TÜRKİYE’DE EN TEMEL MESELE GEÇİM MESELESİDİR” Şenyürek, Türkiye’de vatandaşın öncelikli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu vurgulayarak emekliden asgari ücretliye, memurdan esnafa, üreticiden gençlere kadar geniş kesimlerin ekonomik baskı altında yaşadığını ifade etti. Şenyürek, “Türkiye’de artık en temel mesele geçim meselesidir. Emekli ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor, asgari ücretli çocuğunun masrafını nasıl karşılayacağını hesaplıyor, memur kirasını ödemekte zorlanıyor, esnaf siftah yapmadan kepenk kapattığı günleri çoğaltıyor, üretici mazotun, gübrenin, ilacın maliyeti altında eziliyor. Ancak iktidar, halkın bu gerçek gündeminin konuşulmaması için her gün başka bir tartışma başlığı açıyor” ifadelerini kullandı. “RAKAMLARLA OYNAYARAK YOKSULLUĞU ÖRTEMEZSİNİZ” İktidarın ekonomik krizi gündem değiştirerek perdelemeye çalıştığını söyleyen Şenyürek, hayat pahalığının artık her hanede doğrudan hissedildiğini belirtti. Şenyürek, “Ekonomiyi yönetemeyenler, gündemi yöneterek gerçeği saklayabileceklerini zannediyor. Rakamlarla oynayarak, hedefleri değiştirerek, krizi cümlelerin arkasına saklayarak bu milletin yaşadığı yoksulluğu örtemezsiniz. Pazara çıkan emekli, markete giden anne, çocuğuna harçlık vermekte zorlanan baba, fındık bahçesinde emeğinin karşılığını alamayan üretici, gerçeği zaten her gün yaşayarak görüyor” dedi. “GİRESUN’DA DA TABLO FARKLI DEĞİL” Şenyürek, ekonomik krizin Giresun’da da üreticiyi, emekliyi, esnafı ve gençleri doğrudan etkilediğini dile getirdi. Fındık üreticisinin maliyetler karşısında nefes almakta zorlandığını, emeklinin maaşıyla geçinemediğini, esnafın giderlerinin gelirini aştığını ve gençlerin işsizlik kaygısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Şenyürek, “Giresun’da da tablo farklı değildir. Fındık üreticisi artan maliyetler karşısında nefes alamaz hale gelmiştir. Emeklimiz maaşıyla geçinememektedir. Esnafımızın giderleri gelirini aşmıştır. Gençlerimiz işsizlik ve gelecek kaygısıyla karşı karşıyadır. Bir yanda sürekli artan fiyatlar, diğer yanda yerinde sayan gelirler vardır. Bunun adı ekonomik istikrar değil, açıkça halkın yoksullaştırılmasıdır” diye konuştu. “VATANDAŞIN GERÇEK ENFLASYONU MUTFAKTA, KİRADA VE FATURADA ORTAYA ÇIKIYOR” Resmi enflasyon rakamları ile vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı fiyatlar arasındaki farkın büyüdüğünü belirten Şenyürek, maaş artışlarının resmi veriler üzerinden belirlendiğini, ancak vatandaşın gerçek hayatın fiyatlarıyla mücadele ettiğini vurguladı. Şenyürek, “Bugün çarşıda, pazarda, markette yaşanan hayat pahalığı, açıklanan resmi rakamların çok daha ötesindedir. Vatandaşın gerçek enflasyonu; mutfakta kaynayan tencerede, kira kontratında, elektrik ve doğalgaz faturasında, çocuğunun okul masrafında, üreticinin bahçesine girmeden önce yaptığı maliyet hesabında ortaya çıkmaktadır. TÜİK’in rakamlarıyla maaş zammı belirlenirken, vatandaş gerçek hayatın fiyatlarıyla yaşam mücadelesi vermektedir” açıklamasını yaptı. “ENFLASYONUN BEDELİNİ EMEKLİ, İŞÇİ, MEMUR, ÇİFTÇİ VE ESNAF ÖDÜYOR” Şenyürek, iktidarın ekonomi politikalarının toplumun geniş kesimleri için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Enflasyonun yükünün emekliye, işçiye, memura, çiftçiye, esnafa ve gençlere yüklendiğini belirtti. Şenyürek, “İktidarın ekonomi politikası, vatandaş için artık açık bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Enflasyonun bedelini saray çevreleri de ranttan beslenenler de ödemiyor. Bu bedeli emekli ödüyor, işçi ödüyor, memur ödüyor, çiftçi ödüyor, esnaf ödüyor, gençler ödüyor” dedi. “HALKIN GÜNDEMİNİ YAPAY TARTIŞMALARLA ÖRTEMEZLER” Şenyürek, iktidarın en büyük çabasının vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmasını engellemek olduğunu ifade ederek gerçek gündemin mutfak, pazar, kira, fatura ve işsizlik olduğunu söyledi. Şenyürek, “Bugün iktidarın en büyük çabası, vatandaşın sofrasındaki yangının konuşulmamasıdır. Çünkü biliyorlar ki bu ülkede gündem mutfaktır, pazardır, kiradır, faturadır, işsizliktir. Halkın gündemi bellidir; bu gündemin üstünü ne yapay tartışmalarla ne de hamasetle örtebilirler” ifadelerini kullandı. “SORUN KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, ADALETSİZ YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Türkiye’nin kaynak sorunu yaşamadığını, temel meselenin adaletsiz yönetim anlayışı olduğunu savundu. Üretenin, emek verenin ve alın teriyle yaşayanların korunmadığı bir düzende krizden çıkışın mümkün olmadığını belirtti. Şenyürek, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir kez daha söylüyoruz; bu ülkenin kaynakları vardır. Sorun kaynak yokluğu değil, adaletsiz yönetim anlayışıdır. Sorun, üretenin değil rantçının; emekçinin değil ayrıcalıklı çevrelerin korunduğu bu düzendir. Üretenin, emek verenin, alın teriyle yaşayanın hakkını koruyan bir ekonomik düzen kurulmadan bu krizden çıkış mümkün değildir” dedi. “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI HALKÇI BİR İKTİDARDIR” Şenyürek, vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan ve gençleri umutsuzluğa sürükleyen mevcut ekonomik düzenin Türkiye’ye artık bir çözüm sunamayacağını söyledi. Şenyürek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Vatandaşın sofrasını küçülten, emeğin değerini düşüren, üreticiyi toprağından koparan, gençleri umutsuzluğa sürükleyen bu düzenin artık ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Türkiye’nin ihtiyacı; halkın yaşadığı geçim sıkıntısını görmezden gelen, gerçek gündemi perdelemeye çalışan bir anlayış değil; emeği önceleyen, üretimi destekleyen, gelir adaletini sağlayan sosyal adaletçi ve halkçı bir iktidardır. Halkın sofrasındaki yangını söndürecek olan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu üretimden yana ekonomi anlayışıdır.”

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor” Haber

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor”

CHP’li Şenyürek: “Maaşlar Cebe Girmeden Eriyor” Ocak ayı enflasyon verileri üzerinden konuşan CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, asgari ücretli ve emeklinin alım gücünün yılın ilk ayında düşmeye başladığını söyledi. Gökhan Şenyürek, Ocak 2026 enflasyon rakamlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, açıklanan veriler ile vatandaşın günlük hayatta karşılaştığı fiyat artışları arasında ciddi fark bulunduğunu belirtti. Şenyürek, “Rakamlar ayrı, hayatın gerçeği ayrı. Market, pazar, kira ve faturalar vatandaşın belini büküyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) Ocak ayında aylık yüzde 4,84, yıllık bazda ise yüzde 30,65 arttığını hatırlatan Şenyürek, bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı oranların ise çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti. ENAG’a göre Ocak ayı enflasyonu aylık yüzde 6,32, yıllık ise yüzde 53,42 olarak hesaplandı. “Daha Yılın İlk Ayında Kayıp Başladı” Şenyürek, ücret ve maaşlardaki artışların kısa sürede eridiğini savunarak, “Asgari ücretli de emekli de şimdiden kayıpta. Yapılan zamlar, temel harcamalardaki artışla geri alınıyor. Geçim mücadelesi her geçen gün ağırlaşıyor” ifadelerini kullandı. “Ekonomide İyileşme Yok” Ekonomi yönetimine yönelik eleştirilerini sürdüren Şenyürek, iktidarın kamuoyuna iyimser bir tablo sunduğunu ancak sahadaki durumun farklı olduğunu öne sürdü. “Enflasyon düşmüyor, yoksulluk büyüyor, gelir dağılımı bozuluyor. Gerçek tablo, açıklanan verilerle örtüşmüyor” dedi. “Sosyal Devlet ve Gelir Adaleti Vurgusu” Şenyürek, çözümün sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesinde olduğunu belirterek, emekli ve çalışanların gelirlerinin gerçek enflasyona karşı korunması gerektiğini söyledi. “Bu ülkenin yükünü emekçiler çekiyor ancak krizin bedelini de yine onlar ödüyor. Bu düzen değişmeli” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “BU DÜZEN GEÇİM DEĞİL, SEFALET DÜZENİDİR” CHP’li Şenyürek: “Emekli ve Asgari Ücretli 2026’ya açlık sınırının altında giriyor; bu düzen geçim değil, sefalet düzenidir” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı asgari ücretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, iktidarın ekonomi politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Şenyürek, asgari ücretin bilinçli bir şekilde açlık sınırının altında tutulduğunu belirterek, milyonlarca yurttaşın yeni yıla ağır bir geçim sıkıntısıyla girdiğini söyledi. 2026 yılı asgari ücretinin yüzde 27 artışla net 28 bin 75 TL olarak açıklandığını hatırlatan Şenyürek, açlık sınırının 30 bin 655 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 94 bin 913 TL’ye yükseldiğine dikkat çekti. Bu tablo karşısında yapılan artışın bir iyileştirme olarak sunulamayacağını ifade eden Şenyürek, “Açlık sınırının 30 bin 655 TL, yoksulluk sınırının 94 bin 913 TL seviyesine çıktığı bir tabloda, milyonlar yeni yıla yoksullukla giriyor. Bu, ‘zam yaptık’ diye pazarlanacak bir tablo değil; doğrudan doğruya yoksullaştırma politikasının belgesidir” dedi. Asgari ücretin açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kalmasının tarihte bir ilk olduğunu vurgulayan Şenyürek, iktidarın enflasyon söylemlerinin çarşı ve pazarda hiçbir karşılığının olmadığını dile getirdi. TÜİK’in Kasım 2025 verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 31,07 olarak açıklandığını hatırlatan Şenyürek, “Daha en baştan ücret artışı enflasyonun gerisinde bırakılmış, emekçinin alım gücü bile isteye budanmıştır. Hayat pahalılığı kader değil; yanlış ve inatçı ekonomi tercihlerinin sonucudur” ifadelerini kullandı. “Emekliye bütçede kırıntı, Saray düzenine sınırsız kaynak” Emeklilerin yıllarca çalışıp prim ödediğini ancak bugün gelinen noktada temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını belirten Şenyürek, emeklinin ay sonunu getirebilmek için borçlanmak zorunda bırakıldığını, mutfağından kısmak zorunda kaldığını ve torununa harçlık veremez hale geldiğini söyledi. 2026 bütçesinin emekliyi ve çalışanı koruyan bir anlayıştan uzak olduğunu savunan Şenyürek, bütçenin yurttaşın geçimini değil, iktidarın kendi düzenini sürdürmeyi öncelediğini ifade etti. Bütçe görüşmelerinde faiz giderlerinin yarattığı yükün dahi yeterince sorgulanmadığını belirten Şenyürek, “Emekliye, asgari ücretliye ‘sabır’ telkin edenler; kendi israf kalemlerine gelince ‘itibar’ diyerek sınırsız harcamayı sürdürüyor” dedi. “İktidarın emeklinin, asgari ücretlinin karşısına çıkacak yüzü de cesareti de yok” Açıklamasında iktidar partili siyasetçilere de tepki gösteren Şenyürek, “İktidar partili siyasetçilerin bugün emeklinin, asgari ücretlinin karşısına çıkacak ne yüzü ne de cesareti vardır. Çünkü her pazara çıktıklarında, her çarşıya indiklerinde gerçeği görüyorlar. Bu ülkenin insanı çalışıyor ama geçinemiyor; emekli ömrünü veriyor ama ay sonunu getiremiyor. Vatandaşın sofrasını küçülten, umudunu törpüleyen bu düzenin hesabını veremeyenler, bambaşka gündemleri konuşarak gerçekleri perdelemeye çalışıyor” diye konuştu. “Bu Saray rejimi tükenmiştir” Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin dış gerekçelerle ya da sabır çağrılarıyla açıklanamayacağını ifade eden Şenyürek, “Bu tablo Saray rejiminin ülkeyi getirdiği noktadır. Bu rejim tükenmiştir; koltukta oturduğu her gün yurttaşlarımızın hayatında telafisi güç yaralar açmaktadır. Çocukların beslenmesinden gençlerin geleceğine; emeklinin ilacından işçinin mutfağına kadar her alanda yıkım derinleşmektedir” dedi. “Çağrımız nettir” Şenyürek, asgari ücretin en az açlık sınırının üzerine çıkarılacak şekilde derhal yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Emekli aylıklarının da gerçek alım gücünü koruyacak biçimde artırılmasının zorunlu olduğunu belirten Şenyürek, vergide adaletin sağlanması, ücretlinin üzerindeki yükün hafifletilmesi ve dar gelirlinin korunması çağrısında bulundu. 2026 bütçesinin faiz, israf ve ayrıcalıklar yerine geçimi, üretimi ve sosyal devleti önceleyen bir anlayışla yeniden kurgulanması gerektiğini ifade eden Şenyürek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Giresun’da da Türkiye’nin her yerinde de insanımız aynı şeyi söylüyor. Geçim yoksa, huzur yok. Bu ülkenin insanı sadaka değil, hakkını istiyor. Biz, emeklinin pazardan eli boş dönmediği, asgari ücretlinin çocuğuna mahcup olmadığı bir Türkiye için mücadelemizi büyüteceğiz.”

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Haber

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR”

“TÜİK MİLYONLARCA İŞÇİNİN HAKKINI YEMESİNİN HESABINI VEREBİLECEK Mİ?” “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM’de yaptığı basın toplantısında dün açıklanan ve yüzde 27’lik zam yapılan asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır şunları söyledi: TOPLUMUN GERÇEKLERİNDEN KOPUK “Asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş oldu. Utanç verici bir rakam açıklandı. İşçiler, muhalefet beklenenin verilmeyeceğini tahmin ediliyordu ama bu kadar düşük, toplumun gerçeklerinden kopuk bir rakamın açıklanacağını hiç kimse beklemiyordu. Biz yıl boyunca TÜİK’i konuştuk. Gerçek verileri paylaşmadığını söyledik. TÜİK'in emeklinin, işçinin sofrasına el uzattığını, cebine el uzattığını söyledik. Bunları söylediğimiz için TÜİK bize manevi tazminat davası açtı. Bütçede söyledim, hiç önemli değil. Bana hükmedilecek tazminatı, ben maaşımdan öderim. Ama şimdi TÜİK'ye soruyorum; sen bu dünyada, öbür dünyada milyonlarca işçinin hakkını yediğinin hakkının hesabını verip ödeyebilecek misin?” ANAYASA HÜKMÜNE UYMUYORLAR “Şimdi neye göre belirlendi? TÜİK’in oranlarına göre yılın ilk 11 ayında toplam enflasyon 29,7 oldu. TÜİK aralık ayında 2,1 enflasyonu düşürürse, enflasyon yüzde 27’ye geriledi. Yani TÜİK’e birileri bu rakamları sipariş olarak verdi. Talimat olarak verdi. Asgari ücret tamı tamına 5.971 lira arttı. Artış yüzde 27. İşte rezalet budur! Yıl boyunca söylediğimiz gerçekler bu! TÜİK bu topluma emekçilere ihanet etmiştir. Şimdi birçok yasayı geçiyorum. Ne diyor 55’inci madde? Devlet çalışanlarının yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için görüntüde gerekli önlemleri almak ve hükümlüdür. Aldı mı? Almadı!” BÜTÇEDE BİR AKP VEKİLİ MİLLETİ KONUŞMADI “Bakın; bütçede 143 tane AK Parti milletvekili konuştu. 16 tane bakan 480 dakika konuştu. Yürütme adına Cevdet Yılmaz 5 saat konuştu. 143 tane AKP milletvekilinden bir tanesi asgari ücret demedi. Emekli maaşı demedi. Memur maaşı demedi. Emek demedi. Ekmek demedi. Aç demedi. Ne dediler? Biri elinde bir silindir, simide benzeyen bir cisimle geldi eski bir bakan, ‘Uzaya gidiyoruz’ dedi. Ama elinde bir simitle gelen, ekmekle gelen olmadı. Ay'a gidiyoruz, dedi. 143 milletvekili bin dakikanın üzerinde konuşurken, Cumhuriyet Halk Partisi binin üzerinde kelimelerini kullandı. Halkın sorunlarıyla ilgili, çarşı pazarla ilgili tek cümle kullanmadılar bütçe görüşmelerinde Meclis’te. Anladık ki, bunların derdi halk değil, millet değil, yoksulluk değil, asgari ücret değil. Bunlar muhalefetle uğraşıyor.” BU DÜZENİ BİZ Mİ YARATTIK? “Bize oy veren vermeyen 86 milyona sesleniyorum. Bu düzeni biz mi yarattık? Size 28 bin 75 lirayı reva görenler sizden bir kez bahsetmeyenler kendilerini uzayda görenler kendilerini ayda görenler onları affedecek misiniz? Artık Türkiye'de sözün bittiği yerdeyiz. Bakın Ankara, İstanbul, İzmir'de ortalama kira 30 bin lira. Bu zamsız hali. Eğer bir aylık ücretleriyle bir aylık barınma ücretlerini işçiler karşılamıyorsa bu iş bitmiştir.” VERİLMESİ GEREKEN VERMİYORLAR “Bakın bütçe görüşmeleri dahil bir yıl boyunca asgari ücretliyi dolandırırlar, kandırırlar. Niye? 2024’te bunu söyledik. Bakın 2024 resmi enflasyon yüzde 44. Büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 25 bin 358 lira. Ne verildi? 22 bin 104 lira. Geliyorum 2025: Resmi enflasyon 33,1 artı büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 34 bin 315 lira, 28 bin 75 lira verilmiş. Bunu rakamlar söylüyor, bilim söylüyor, akıl söylüyor. Sefer Selvi’nin çok güzel de bir karikatürü var. Bakanın karikatürünü yapmış. Her büyüme ve kalkınma vatandaşa refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bakan geldi, asgari ücretlinin sorunlarından bahsetmedi.” BU İKTİDARI AFFETMEYİN! “14 günlük bütçe maratonunda 19 trilyonluk bütçenin toplam maliyetinin nereye, nasıl dağıtılacağını konuşurken işçiden, emekliden, emekten bahsetmeyen bu iktidarı affetmeyin! Herkes anayasal hakkını kullansın, mitinglerimize gelsin, seçim istesin. Artık bu ülkeyi sandık kurtarır! Bu zalimlerden kurtulma zorunluluğumuz vardır. O yüzden bir kez daha ben bu iktidarı bu zalimleri halka şikayet ediyorum. Seçim istemeye devam edeceğiz. Mitingleri yapmaya devam edeceğiz. Bunu halk için, hak için, emek için yapacağız. Bu ülkede artık kazanan emek, işçi, ezilen milyonlarca emekli olacak.”

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış: Haber

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış:

BES Giresun’dan iktidara sert çıkış: “Sadaka gibi zamla emekliyi açlığa itiyorsunuz!” Giresun Atatürk Meydanı’nda toplanan Birleşik Emekliler Sendikası (BES) üyeleri, 2026 yılı başında açıklanacak maaş zamlarının emeklileri daha da yoksullaştıracağını belirterek hükümete güçlü bir çağrıda bulundu. BES Giresun Şubesi’nin düzenlediği basın açıklamasını sendika üyeleri Ayşenur Şenel ve Seher Yılmaz okudu. Açıklamada, emeklilerin giderek derinleşen geçim krizine mahkûm edildiği vurgulanırken, verilecek zamların “sadaka niteliğinde” olduğu belirtildi. Sendika temsilcileri, “Bu zamlarla emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor, adeta ölümün kıyısına itiyorsunuz” ifadelerini kullandı. “Bu düzen her alanda adaletsizlik üretiyor” BES’in açıklamasında ekonomik krizin yalnızca emekli maaşlarına indirgenemeyeceği, sosyal hayatın tüm alanlarında ağır eşitsizlikler yaşandığı dile getirildi. İktidara yöneltilen eleştirilerde şu tespitler öne çıktı: • Sigortasız çalıştırılan çocuk ve kadın işçilerin, iş kazasında öldükleri gün sigortalı gösterilmesi “insanlık suçu” olarak nitelendi. • MESEM kapsamında öğrencilerin ayda 6 bin liraya ücretsiz işgücüne dönüştürüldüğü, eğitimin sömürüye evrildiği vurgulandı. • Tek başına yaşayan dul, yetim ve yaşlıların sosyal destekten yoksun bırakıldığı hatırlatıldı. • Kadınların görünmeyen ev emeği ve ucuz iş gücü nedeniyle yoksulluğa ve şiddete terk edildiği belirtildi. • Bazı yetkililerin, “uzun yaşayan emeklilerin daha düşük maaş almasının normal olduğu” yönündeki sözleri “ahlaki çöküşün göstergesi” olarak değerlendirildi. “Açlık sınırı 30 bin, maaş 17 bin: Bu bir politik tercih” Sendika, açıklanması beklenen 2026 zammının emeklilere yeni bir darbe daha vuracağını ifade etti. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 11,5, memur emeklilerine ise yüzde 19 oranındaki zammın, TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 31,07 olarak duyurmasına rağmen gerçek hayat pahalılığını yansıtmadığı belirtildi. BES’in verilerine göre: • Açlık sınırı 30 bin TL’ye, • Yoksulluk sınırı 100 bin TL’ye dayanmış durumda. • En düşük emekli aylığı ise 17 bin TL seviyesinde. Sendika, “Bu bir ekonomik zorunluluk değil, sosyal bir yok saymadır. Emekli erken ölsün demektir” açıklamasında bulundu. “Lüks harcamalar artarken emekliye sabır dayatılıyor” Bütçe görüşmelerinde lüks makam araçları için ayrılan ödenekler, saray harcamaları, örtülü ödenek artışları ve yandaş vakıflara aktarılan kaynaklar hatırlatılarak, emekliye ayrılan payın “adaletsizlik” olduğu savunuldu. Sendika şu soruları yöneltti: • TÜİK’in açıkladığı enflasyon pazardaki yangını neden yansıtmıyor? • Neden her yıl enflasyon farkı adı altında kırıntılar veriliyor? • Neden bütçede emekliye, işçiye, çiftçiye, gence değil de ayrıcalıklı kesimlere kaynak ayrılıyor? “Birlikte değiştirebiliriz” Açıklamanın sonunda emekliler, ekonomik ve sosyal sorunların toplumun tüm kesimlerini etkilediğini belirterek çağrı yaptı: “Emekli, işçi, köylü, öğrenci, kadın, yaşlı… Hepimiz bu düzenin mağduruyuz. Ama birlikte değiştirebiliriz. Biz biriz, haklıyız, kazanacağız!”

İYİ Parti liderinden 3 bin 900 sayfalık iddianameye sert tepki! Haber

İYİ Parti liderinden 3 bin 900 sayfalık iddianameye sert tepki!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik 3 bin 900 sayfalık iddianameyi “siyasi” olarak nitelendirdi. Dervişoğlu, “Bazı soruşturmalar birilerinin isteğiyle yapılıyor, bu kamuoyunun ortak kanaati” dedi. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri kargo uçağında şehit olan askerlere rahmet dileyerek başlayan Dervişoğlu, 10 Kasım’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha minnetle andıklarını ifade etti. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini eleştirerek, “Yıllardır aynı hikaye, aynı cümleler, aynı başarısız sonuçlar. 2026’da enflasyonu yüzde 16 olarak tahmin ediyorlar. Onlar umdukça, milyonlarca emekli, memur, asgari ücretli kabus görüyor.” dedi. https://twitter.com/iyiparti/status/1988510016140439706 PKK üyelerinin Türkiye’ye dönüş yapacağı iddialarını hatırlatan İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, “Dağa çıkacak kadar radikal olan, askerimize kurşun sıkmış teröristleri şehirlerimize mi getireceksiniz? Bu yanlıştan dönün” çağrısında bulundu. Kafkasya ve Orta Asya’daki jeopolitik gelişmelere de dikkat çeken Dervişoğlu, “Orta Asya’da bir satranç tahtası kuruldu. ABD, Rusya, Çin, AB kritik madenlerin peşinde. Türkiye ise bu tablo içinde sadece konuşuyor, hazırlığı yok.” ifadelerini kullandı. “İMAMOĞLU İDDİANAMESİNE SİYASİ AÇIDAN BAKIYORUM” İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ekrem İmamoğlu ve CHP’ye yönelik “çıkar amaçlı suç örgütü” iddianamesine sert tepki gösteren Dervişoğlu, 3 bin 900 sayfalık iddianameyi inceleyen hukukçuların çalışmasını beklediğini söyledi. Dervişoğlu, “Türkiye’de bazı soruşturmalar birilerinin isteği üzerine siyasi amaçla yapılıyormuş hissiyatı yaratıldı. Bu, hakim kanaate dönüştü. Bu iddianameye de bu noktadan bakıyorum” dedi. Basın mensuplarının da sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, CHP’ye kapatma davası açılabileceğine ilişkin bir soru üzerine de, “Demokrasinin sindiremeyeceği şeyler vardır. Türkiye’de hukuk ve adaletin çiğnendiğine dair hakim kanaat var. Demokrasi bunu kaldıramaz. Demokrasi pilavı hangi suyu kaldırmaz, ona bakmamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz” Haber

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz”

CHP Lideri Özgür Özel: “Emekli ve Emekçi İçin Direneceğiz” “HÜKÜMETİN BAŞI, FINDIK ÜRETİCİSİNE ‘AL ANANI DA GİT’ DEĞİL; ‘ÇİFTÇİ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ DİYEN BİRİ OLACAK” “ORDU’NUN ORMANLARININ YÜZDE 65’İNE, TARIM ALANLARININ YÜZDE 76’SINA MADEN RUHSATI VERİLMİŞ” “NADİR ELEMENTLER VATANDIR, VATAN SATILAMAZ” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ordu’da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, “Bir yanı mavi, bir yanı yeşil. Bir yanı yayla, bir yanı sahil. Fındığı dalında, sevdayı kalbinde, mertliği yüreğinde taşıyan Ordu. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Toprağa can, fındığa ömür veren Ordu’dayız. Dünyanın en güzel manzaralarından birine sahip olan Boztepe’nin hemen yamacındayız. Karadeniz’in coşkun dalgalarını seyrederken, yüreğindeki insan sevgisini, mücadele azmini, haksızlığa gelememeyi, herkesin hakkını kendi hakkı gibi savunabilmeyi şiar edinmiş Karadeniz’in güzel insanları hepiniz hoş geldiniz, hepinizi saygı ile selamlıyorum” dedi. Özel, şunları söyledi: “DİN GÖREVLİSİNİN GÖREV YERİ BELLİ, ÖĞRETMENİN GÖREV YERİ BELLİ” “Ordu - Giresun Havaalanı’nda şikayet çok. Sefer sayısı yetersiz, biletler pahalı diyorlar. Hastane sıkıntısı, ilçelerde ambulans ihtiyacı, MR’ın olmaması, sürekli başka yerlere sevk olması, doktor bulunmaması büyük sorun. Okullarda öğretmen açığı çok, 331 okuldan öğretmeni olmayanlar var. Ama manevi danışman, ÇEDES’le tüm okullara yollanmış. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bilhassa şunu söyleyeyim. Önceki dönem Diyanet’in yaptıklarını çok eleştirdik. Bu dönem Diyanet İşleri Başkanı, 29 Ekim’de Atamıza mevlit okutarak, geldiği günden itibaren hutbelere, cuma rütbelerine, dün gittim cuma hutbesinde vefayı konuşuyor. Ve derli toplu, siyasete girmeyen, kadınları rencide etmeyen, gençlerin özgürlüğüne karışmayan doğru bir şekilde herkesi kucaklayan hutbeler okunuyor. Dedim ki ‘Böyle giderse ben bundan sonraki süreçte Diyanet’i eskisinden ayırırım.’ Buna dikkatli bakıyoruz. Ancak şu kadarını söyleyelim. Biz din görevlisinin işini en iyi şekilde yapmasını, en özgürce yapmasını, ibadet özgürlüğünü, inanç özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz, teminatıyız. Ancak Milli Eğitim Bakanlığında bir takım protokollerle, olur olmayacak işlerle, derneklerle, vakıflarla ve din görevlileri üzerinden çeşitli işlere girilmesini doğru bulmuyoruz. Din eğitiminin yeri belli, din görevlilerinin görevinin yeri belli, öğretmenin yeri, görevi belli. Bunu yürekten savunuyoruz. Kararlılıkla, açıkça.” “ORMANLARA VE TARIM ALANLARINA MADEN RUHSATI VERİLİYOR” “Bir de benim en üzüldüğüm konulardan bir tanesi Ordu’ya dair, Giresun’a dair, Karadeniz’e dair. Biraz da alçaktan giderseniz uçakla, helikopterle. Bir bakıyorsunuz ki bu güzel sahil şeridinin arkasında dağlar delik deşik, ormanlar delik deşik. Sonra bir bakıyorsunuz ki rakamlara, olandan beter olacak olanlar var. Bugün Ordu’nun yüzde 74’ü maden ruhsatlarına açılmış durumda. Ormanların yüzde 65’i maden ruhsatı olarak verilmiş. Tarım alanlarının yüzde 76’sı maden ruhsatlarına ayrılmış durumda. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, elbette madenler çıkarılsın, işlensin birazdan ona da değineceğim. Ama ‘Önce insan’ diyen, ‘Önce doğa’ diyen, ‘Önce Ordu’ diyen ve tarım alanlarına ve ormanlara sahip çıkan anlayışımızı sonuna kadar sürdürüyoruz. Buradan asla taviz vermedik, asla taviz vermeyeceğiz" “EMEKLİLER BU SEFALETE MAHKUM DEĞİLSİNİZ” “Değerli Ordulular, emekliler ‘El kaldırsın’ . Hatta en düşük emekli maaşı alanlar el kaldırsın. Neredeyse yüzde 80’i en düşük emekli maaşı alıyor. 16 bin 800 TL, öyle mi? Bakın değerli emekliler, Trabzon’a gitmiştim, Orada bir kuyumcu dükkanına girdim ve hesap yaptım, söyledim. Şimdi ben Ordu’daki ev hanımlarına soruyorum: Her hesap şaşar, altın hesabı şaşar mı? Şaşmaz. Biz onu bilir, ona güveniriz. Tayyip Bey geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. İnanmayan gitsin bir kuyumcuya 2002 yılının altın fiyatını sorsun. 2002 yılı en düşük emekli maaşını önüne alsın; 8 çeyrek altın. Bugün ise 1,5 çeyrek altın. Altın oldu 11 bin TL, en düşük emekli maaşı 16 bin TL. Bu bizim hakkımız değil. Yıllarca çalışıp, alınteri döküp, göz nuruna katıp, dirseklerini çürütüp, elleri nasır tutmuş emeklinin alması gereken maaşı dörtte birine, beşte birine düşürüp memleket yönetilmez.” “YÜZDE 25 ZAMMIN PLANINI YAPIYORLAR, BU KATLANILMAZ” “Bakın dünyada beşinci olmuşuz, 200’ün üzerinde ülke var. Dünyada yüksek enflasyonda beşinciyiz. Bizden kötü dört ülke; İran, Burundi, Venezüella, Güney Sudan. Bu dört ülke dışında dünyadaki 200’ün üzerindeki ülkede enflasyon bizden daha düşük. Bizim bir aylık enflasyonumuz, Avrupa’da yıllık bile değil. Avrupa enflasyon ortalaması, yüzde 3 Türkiye’de, hedef yeni güncellediler, yüzde 33. Bu TÜİK’e göre. Gerçek rakama bakınca yüzde 80’lere geliyor. Bu şartlar altında halen daha bu emeklilere, bu emekçilere yüzde 25 zam yapmanın planını yapıyorlar. Buradan tüm sendikalara, tüm işçilere, tüm emeklilere sesleniyorum: Bu büyük haksızlık, yılda bir sefer asgari ücrete enflasyonun altında zam…" “NADİR ELEMENTLER KONUSUNDA BUNLARA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ” “Bu memlekette şimdi de nadir elementler çıktı, dünya beşincisiyiz. Trump, biliyorsunuz savaşın ortasında kan gövdeyi götürüyor. Ukrayna’da gitmiş Zelenski’ye ‘Sana yardım edeceğim’ diyor. ‘Akıllı çocuksun, nadir elementleri bize vereceksin.’ Savaşın ortasında. Dün Orta Asya ülkelerini toplamış, ‘Sizde nadir element var mı? Hepsini ben alacağım’ diyor. Bunlar Türkiye’ye göre çok az olanlar. Şunu bilin Ordulular, Bu altın yumurtlayan tavuktur. Senden onu kamyonlarla, toprağın içinde karışmış alıyor, götürüyor. Bilmem ne teknolojisi ile 2 bin 3 derece ısıyla damıtıyor, yalıtıyor, toprağa atıyor, onu alıp ürettiği telefonu sana bir liraya aldığı meseleyi 10 bin liraya, 100 bin liraya geri satıyor. Altın yumurtlayan tavuğu bir kere verecek, her gün Trump’ın bahçesinde altın yumurtlayacak, biz avucumuzu açıp bakacağız. Buna asla ve asla izin vermeyeceğiz. Nadir elementler vatandır, vatan satılamaz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.