Hava Durumu

#Elektrikli Araç

giresunsonhaber - Elektrikli Araç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Araç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı Haber

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı

Yeni BAYON, iddialı SUV tasarımı, gelişmiş bağlantı özellikleri ve üst segment konforuyla dünya prömiyerini Paris’te gerçekleştirdi. Yeni TUCSON, akıllı hibrit motor seçenekleri, geniş iç mekânı ve Pleos Connect ile yeni nesil bağlantı deneyimini Avrupa prömiyerinde sunarken, sportif TUCSON N Line dünya sahnesine çıkıyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı’nda Yeni BAYON’un dünya prömiyeri başta olmak üzere üç önemli modelin tanıtımını gerçekleştirdi. Tamamen yenilenen B-SUV modelinin global tanıtımının yanı sıra Hyundai, Avrupa ürün gamının merkezini güçlendiren Avrupa versiyonu TUCSON ve TUCSON N Line’ı da sundu. Marka ayrıca tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu sergiledi. Şirketin Avrupa’daki büyümesinin yeni aşamasını temsil eden yeni SUV modellerinin tanıtımı ve yeni müşteri segmentlerine girişi, bölgede yürütülen önemli stratejik marka girişimleriyle desteklendi. Bunlar arasında Hyundai’nin UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak futbolseverler ve müşterilerle bağ kurma hedefi ile Waymo ortaklığının uluslararası pazarlara genişletilmesi olasılığı yer alıyor. Avrupa’da, Avrupalı müşteriler için tasarlanıp geliştirilen ve bugünlerde bayilerde yerini alan Yeni IONIQ 3’ün de bulunduğu Hyundai standı, markanın Avrupa’daki büyümeye yönelik stratejik odağını ve mobilitenin geleceğine ilişkin vizyonunu yansıtıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve Global CEO’su José Muñoz, “Hyundai, yaklaşık 50 yıldır Avrupa’da otomobil satıyor. Bu süre içinde müşterilerimiz araçlarımıza ve güvenilir servis ağımıza güven duymaya başladı. Bugün Avrupa’da sattığımız araçların yaklaşık yüzde 80’i Avrupa’da üretiliyor. Yerelleşmeye devam ederken 2030 yılına kadar burada yaklaşık 3 milyar euro yatırım yapmış olacağız. Yeni BAYON ve TUCSON, Avrupalı müşterilerin istediği ve değer verdiği teknoloji ve özelliklerle bu bölge için tasarlandı ve geliştirildi” dedi. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise, “Paris’teki varlığımız, Hyundai’nin Avrupa’daki hedeflerinin açık bir göstergesi. Önemli model prömiyerleri, markamızı milyonlarca insana daha da yaklaştıran ortaklıklar ve bölgede devam eden yatırımlarımızla hem Hyundai’nin bugünkü gücünü hem de bir sonraki aşamamıza yön veren hedeflerimizi ortaya koyuyoruz” dedi. Yeni Hyundai BAYON: Gerçek SUV Tasarımı, Üst Segment Konforu ve İleri Teknoloji 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren Yeni BAYON, günlük mobiliteye iddialı bir karakter, gelişmiş özellikler ve yüksek yolcu konforu kazandıran gerçek bir B-SUV olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin tasarım ve teknolojiyi kompakt SUV segmentinde bir araya getiren başarılı yaklaşımını yansıtan Yeni BAYON, markanın Avrupa’daki hedeflerini temsil ediyor ve yeni müşterilere ulaşması için güçlü bir fırsat sunuyor. Yeni BAYON; çeviklik, pratiklik ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirirken daha güçlü bir SUV kimliği benimsiyor. İddialı dış tasarımını sezgisel teknolojiler, gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve tüm yolcular için artırılmış konfor sunan bir iç mekân tamamlıyor. BAYON N Line, Hyundai’nin ödüllü N modellerinden ilham alan, versiyona özel 18 inç jantlar ve parlak siyah kaplamalar dâhil olmak üzere özel dış ve iç tasarım unsurlarıyla daha keskin ve performans odaklı bir karakter sunuyor. Entegre çift egzoz çıkışına sahip arka difüzör sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekândaki N Line’a özel kumaş ve tekstil süet koltuklar ise dinamik ve premium karakteri vurguluyor. BAYON’un bağlantı ve kullanım kolaylığı özellikleri arasında, uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlayan Hyundai Digital Key 2, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto ile akıllı telefon entegrasyonu ve kablosuz şarj yer alıyor. Opsiyonel çift 12,3 inç kavisli ekran, kesintisiz bir bağlantı deneyimini destekliyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltukları; artırılmış diz mesafesi, sırtlık eğimi ayarlanabilen arka koltuklar, orta kol dayama, ısıtmalı arka koltuklar ve arka yolculara özel havalandırma çıkışları tamamlıyor. Açılabilir panoramik sunroof ile birlikte bu özellikler, kompakt SUV sınıfından daha büyük segmentlerde sunulan yolcu konforunu BAYON’a taşıyor. Daha uzun aks mesafesi arka diz mesafesini artırırken Yeni BAYON, hem önde hem arkada sınıfının lideri baş ve omuz mesafesi sunuyor. Bagaj tabanının altındaki ek saklama alanıyla desteklenen 440 litrelik bagaj hacmi de kullanım kolaylığını artırıyor. Yolcu alanı, pratik saklama çözümleri, çok yönlülük ve kompakt dış boyutların birleşimi, Yeni BAYON’u günlük ulaşım, aile kullanımı ve uzun yolculuklar için ideal bir kompakt SUV hâline getiriyor. 90 PS ve 115 PS seçeneklerine sahip 1.0 T-GDI motorla satışa sunulacak Yeni BAYON’un ürün gamına ilerleyen dönemde 1.6 HEV hibrit motor da eklenecek. 138 PS güç üretmesi ve 102 g/km’den başlayan CO₂ emisyonu sunması öngörülen Yeni BAYON HEV, direksiyon üzerindeki kulakçıklarla kontrol edilen uyarlanabilir rejeneratif frenleme sistemiyle elektrikli araçlara benzer, farklı bir sürüş deneyimi sunacak. Yeni BAYON, şehir trafiğinde, otoyollarda ve park manevralarında sürücülere yardımcı olmak için tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense paketini sunuyor. Mevcut teknolojiler arasında Otoyol Sürüş Asistanı 2 (HDA 2), Çevre Görüş Monitörü (SVM), Kör Nokta Görüntüleme Monitörü (BVM), Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2), Akıllı Hız Sabitleyici (SCC), Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı (RCCA) ve Geri Park Çarpışma Önleme Asistanı (PCA-R) bulunuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Yeni BAYON, bir güncellemeden çok daha fazlası. Daha iddialı tasarım, daha fazla alan, daha yüksek konfor ve müşterilerin normalde daha büyük araçlardan beklediği teknolojilerle SUV karakterini güçlendirdik. Avrupa’nın en önemli segmentlerinden birinde BAYON, yeni müşterilere ulaşmak için bize daha güçlü bir fırsat sunuyor. 2027’de ürün gamına katılacak hibrit motor seçeneğiyle BAYON bu ivmeyi sürdürecek” dedi. Yeni TUCSON’un Avrupa Prömiyeri ve TUCSON N Line Hyundai, Paris’te Yeni TUCSON’un Avrupa versiyonunu da tanıtırken modele daha dinamik ve özgün bir görünüm kazandıran Yeni TUCSON N Line’ı ilk kez sergiledi. Daha büyük, daha iddialı ve daha akıllı olan Yeni TUCSON, bugüne kadarki en iyi TUCSON olarak öne çıkıyor. İddialı C-SUV, gelişmiş elektrik destekli motor seçeneklerini Hyundai’nin yeni nesil bilgi-eğlence sistemi Pleos Connect ile birleştiriyor. Sınıfının en büyük ekranını 17 inç boyutuyla sunan sistem, artırılmış konfor ve çok yönlü kullanım imkânını destekliyor. Artırılan boyutları, geniş ve esnek iç mekânıyla Yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve boş zaman aktivitelerine kadar geniş bir müşteri ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Arka kapıların açılma açısı, araca giriş çıkışı kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye yükseltildi. Yeni model, 1.038 mm ön baş mesafesi, 1.002 mm arka diz mesafesi ve 1.470 mm ön omuz mesafesiyle sınıfının en geniş iç mekânını sunuyor. İlk neslinin 2004 yılında tanıtılmasından bu yana TUCSON, Avrupa genelinde 2 milyon adetten fazla satışla Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. 2020 sonunda satışa sunulan dördüncü nesil, Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin en çok tercih edilen modeli oldu ve 2025 yılında da liderliğini korudu. Bu başarı, müşterilerin TUCSON’a duyduğu güveni ortaya koyuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Bir ikonu yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Daha temkinli davranıp başarılı bir modeli geliştirmekle yetinebilirdik. Ancak bu, Hyundai’nin yaklaşımı değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşteriler için önemli olan her alanda TUCSON’u ileri taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir sonraki TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON” dedi. Yeni TUCSON, Hyundai’nin ‘Art of Steel’ tasarım dili aracılığıyla ‘Bold by Design’ anlayışını yansıtıyor; yapısal sağlamlığı güçlü bir yol duruşuyla birleştiriyor. Kaslı dış oranlarından rafine iç mekânına kadar her unsur, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu ortaya koyuyor. Dış tasarım, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü sergileyen belirgin, kaslı çamurluklar etrafında şekilleniyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek Yeni TUCSON’un iddialı SUV imajını güçlendiriyor. Ön bölümde H-Edge aydınlatma, dolaylı merkezi aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, daha dengeli bir görünüm oluşturuyor. Arkadaki heykelsi Prism arka lambalar ise aracın hacmini ve dış hatlarını belirginleştiriyor. Üç boyutlu iç yapısı, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın hassas ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanıma bağlı olarak Micro Pixel Lighting (MPL) ile de sunuluyor. 25.600 ayrı LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonları da sunuyor. LED arka lambalar, Avrupa ürün gamının tamamında standart olarak yer alıyor. TUCSON N Line, özel N Line dış tasarım paketiyle dinamik ve etkileyici bir görünüm sunuyor. Modele özel tasarım detayları kaslı karakterini keskinleştirirken 20 inç alaşım jantlar atletik duruşunu güçlendiriyor. N Line tasarımı, Yeni TUCSON’un güçlü görsel temeli üzerine inşa ediliyor. Performanstan ilham alan diğer tasarım unsurları arasında belirgin alt spoylere ve saten siyah hava kanallarına sahip daha köşeli bir ön tampon bulunuyor. Bunları kaslı yan etekler, gövde rengindeki alt kapı kaplamaları, parlak siyah yan aynalar ve C sütunu detayları, gövde renginde difüzör etkili eklentilere ve çift egzoz çıkışına sahip arka tampon tamamlıyor. Sportif parlak detaylar ile ön bölüm, bagaj kapağı ve ön çamurluklardaki dikkat çekici N Line logoları, Yeni TUCSON’un temel oranlarını ve iddialı SUV kimliğini değiştirmeden daha alçak, daha keskin ve daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni TUCSON, ön sırada segmentinin en geniş baş, omuz ve bacak mesafesini, ikinci sırada ise sınıfının lideri baş ve diz mesafesini sunuyor. Sınıfının en iyi değeri olan 695 litrelik bagaj hacmine; Relaxation koltuk, elektrikli direksiyon ayarı, çoklu hava moduyla dolaylı havalandırma ve Ergomotion koltuklar gibi ek konfor özellikleri eşlik ediyor. Böylece TUCSON, segmentinde benzersiz bir konfor paketi sunuyor. İç mekân, işlev odaklı tasarımıyla SUV’larda minimalizmi yeniden tanımlıyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birleştiriyor: yatay üst katman görsel konfor ve netlik sağlarken alt bölümdeki derin, açık raf saklama alanı sunuyor. N Line modellerinde, sportif tekstil süet kaplı koltuklarda, kapılarda ve ön konsolda kontrast oluşturan kırmızı detaylarla tamamlanan özel Black Monotone iç mekân bulunuyor. Delikli deri tutma alanlarına, kırmızı dikişlere ve koyu metal detaylara sahip N direksiyon simidi, kabinin sportif hissini güçlendiriyor. Bu unsurlar, standart modelin geniş ve pratik mimarisini korurken iç mekâna daha dinamik bir karakter kazandırıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı yeni nesil Hyundai Pleos Connect bilgi-eğlence sistemi, 12,9 veya 17 inç boyutlarında sunulan merkezi ekranı ince, 9,9 inç sürücü ekranıyla birleştirerek daha akıllı ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sağlıyor. TUCSON’un Gleo AI sesli asistanı, canlı verilerle bu deneyimi geliştiriyor ve sürücülerin ekran menüleri arasında gezinmeden işlevlere ve bilgilere ulaşmasını sağlıyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz (OTA) yazılım güncellemeleri, belirli araç sistemleri ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini daha da zenginleştiriyor. Hyundai Digital Key 2 ise uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlıyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını azaltmak için sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. Dijital gösterge ekranı direksiyon simidinin üzerinde konumlanırken opsiyonel Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücüler gözlerini yoldan ayırmadan bilgi alabiliyor. Elektrikli olarak ayarlanabilen direksiyon simidi, ideal sürüş konumunu bulmayı ve araca giriş çıkışı kolaylaştırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayama bölümü, merkezi ekran kullanılırken ek destek sunmak üzere tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların kabin genelinde hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının lideri şarj kolaylığını destekliyor. Yeni TUCSON’un merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş yeni nesil hibrit sistemini de içeren elektrik destekli motor seçenekleri yer alıyor. Sistem, hızlı tepki veren performansı verimli ve rafine günlük sürüşle birleştirmek üzere geliştirildi. Hibrit modellerde sunulan HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken klima, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin uzun süre kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece duraklamalar ve molalar sırasında daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Yeni TUCSON’un hibrit motoru 245 PS güç ve 380 Nm tork üretiyor. Şarj edilebilir hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru 17,1 kWh batarya ve elektrik motoruyla birleştirerek 292 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Nihai homologasyona tabi olmak üzere, 17 inç jantlarla tahmini 81 km’ye kadar tamamen elektrikli menzil sağlıyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi, evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Ayrıca altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7DCT) sunulan 150 PS gücünde 1.6 T-GDI benzinli motor da bulunuyor. TUCSON, kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleriyle sınıfının lideri bir güvenlik paketi sunuyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojileri tamamlıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulmasında sürücüye destek olurken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, belirli yol koşullarına göre araç hızını ayarlamak için navigasyon bilgilerini kullanıyor. Yeni TUCSON’un hibrit versiyonu, 1.910 kg’ye kadar sınıfının lideri çekme kapasitesi sunuyor. Şarj edilebilir hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’ye kadar çekme kapasitesine sahip. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek vererek düşük hızlı manevraları kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Hyundai, Yeni STARIA Cargo ile Elektrikli Araç Uzmanlığını Hafif Ticari Araç Segmentine Taşıyor Hyundai, Avrupa’daki SUV hamlesinin yeni aşamasının yanı sıra işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı pratik günlük kullanımla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu da sergiledi. Hyundai, elektrikli araç uzmanlığından yararlanarak Avrupalı ticari kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için ürün gamını hafif ticari araç segmentine genişletiyor. STARIA Cargo, 450 km’ye kadar WLTP menzili ve 800 voltluk elektrik mimarisiyle sınıfının lideri yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj performansı sunuyor. Bu özellikler, aracın kullanım dışı kaldığı süreyi azaltarak verimliliği artırıyor. 160 kW (218 PS) elektrik motoru güçlü performans sağlarken 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç Euro paletlik yükleme alanı, çok çeşitli profesyonel kullanım alanlarını destekliyor. STARIA Cargo, azami 1.040 kg yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’ye kadar römork çekebiliyor ve böylece yüksek esneklik sunuyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek teknolojileri, güvenli ve kolay günlük kullanımı destekliyor. Hyundai’nin elektrikli araç teknolojilerindeki liderliğini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, profesyonel kullanıcıların elektrikli mobiliteye geçişini daha pratik hâle getirirken günlük ticari kullanımın gerekliliklerini karşılamak üzere tasarlandı. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yükleme kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında geliştirilen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. STARIA Cargo’nun iç mekânında, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sunan 12,3 inç dokunmatik ekranı ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai Connected Car Navigation Cockpit (ccNC) bulunuyor. Bağlantılı işlevler; uzaktan araç yönetimini, şarj durumunun izlenmesini ve klima kontrolünü destekliyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L), hem dışarıdan hem de yük alanındaki iç priz aracılığıyla 3,5 kW güçle kullanılabiliyor. Bu özellik, harici elektrikli cihazların doğrudan araçtan çalıştırılmasını sağlayarak günlük kullanım esnekliğini artırıyor. Hyundai, Avrupa genelindeki yerel ticari müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış dönüşüm çözümleri sunmak için üstyapı ortaklarıyla da çalışıyor. Şirket, gelecekte farklı Avrupa pazarlarında Hyundai bayileri üzerinden sunulabilecek standart dönüşüm çözümlerini de değerlendirerek müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sağlamayı hedefliyor. Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Hyundai’nin Paris standında, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak çok yıllı ortaklığını tanıtan özel bir alan bulunuyor. UEFA Champions League kupası, basın günü olan 12 Ekim Pazartesi günü Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı standında sergileniyor. Ortaklık, şirketin Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine yönelik bağlılığını temsil ediyor. 2026/27 sezonunda başlayan iş birliği, 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek. Futbol, Hyundai için köklü bir alan. Şirket, yaklaşık 30 yıldır en büyük uluslararası turnuvalardan dünyanın dört bir yanındaki kulüplere ve federasyonlara kadar futbolun en üst seviyelerine destek veriyor. UEFA Champions League ortaklığı, bu bağlılığı Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor. UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki ortak noktalar, ölçeğin ötesine geçiyor. Turnuvadaki takımlar, dünyanın her köşesinden yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’da en üst seviyede mücadele ediyor. Hyundai ise global ölçeğinin gücünden yararlanırken Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; kıta genelinde satış gerçekleştiriyor. Hyundai, ‘İnsanlık İçin İlerleme’ marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeye ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmaya odaklanıyor. UEFA ile European Football Clubs’ın ortak girişimi UC3 ile yürütülen bu iş birliği, UEFA Champions League etkileşimleri ve Hyundai’nin mobilite çözümleri aracılığıyla şirket, Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Böylece milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu etki yaratmayı hedefliyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “UEFA Champions League ile Hyundai’yi ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefi yönlendiriyor. Bu ortaklığa bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla giriyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş önemli yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, gelecekteki ürün gamımıza öncülük ediyor” dedi. UEFA Champions League, dünyanın en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu. Dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden biri turnuvaya ilgi duyuyor. 36 kulübün yer aldığı organizasyon, geniş bir futbolsever kitlesiyle etkileşim kurmak ve Hyundai’nin robotik ile fiziksel yapay zekâdan Avrupalı müşterilere özel yazılım ve akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek yönünü göstermek için ideal bir platform sunuyor. Hyundai ve Waymo, Otonom Mobilite Ortaklığını Uluslararası Pazarlara Genişletmeyi Değerlendirecek Hyundai ve Waymo, otonom mobilite hizmetleri alanındaki stratejik ortaklıklarını uluslararası pazarlara genişletme potansiyelini değerlendirecek. Otonom sürüşe hazır ilk IONIQ 5 araçları, Waymo Driver sistemiyle donatılmak üzere bu yıl ABD’de Waymo’ya teslim ediliyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı standında bu teknolojiyi de tanıtıyor. Waymo ortaklığı kapsamında Hyundai araçları, ABD’de otonom yolculuk çağırma hizmetlerinde kullanılacak. Uluslararası pazarların da bu yolculuğun bir parçası olması öngörülüyor. Ödüllü, tamamen elektrikli IONIQ 5, ultra hızlı şarj kabiliyetine sahip Hyundai’nin gelişmiş 800 voltluk mimarisi üzerine inşa ediliyor. Böylece dünya standartlarında elektrikli verimliliği ve son derece sessiz performansı otonom mobiliteye taşıyor. Sorunsuz entegrasyon için özel olarak geliştirilen IONIQ 5, Hyundai’nin gelişmiş elektrikli araç platformunu Waymo’nun altıncı nesil otonom donanım ve yazılım sistemiyle birleştiriyor. Araç, özel olarak tasarlanan yedekli fren ve direksiyon sistemleriyle güvenli, akıcı ve güvenilir bir yolculuk sunuyor. Hyundai ve Waymo, trafik kaynaklı can kayıplarının sıfıra indirilmesini ve herkes için adil, stressiz mobiliteyi hedefleyen ortak global vizyon Vision Zero doğrultusunda ölçülebilir ilerleme sağlamaya odaklanıyor. Gelişmiş Robotik Teknolojileri Hyundai’nin Global Dönüşümüne Öncülük Edecek Hyundai, fiziksel yapay zekâ ve robotik şirketine dönüşümünün bir parçası olarak 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda robotik yeniliklerini de sergiliyor. Bu dönüşüm, Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz tarafından bu yılın başlarında düzenlenen CEO Investor Day 2026’da vurgulandı. Fuar ziyaretçileri, Hyundai Motor Group şirketi Boston Dynamics’in çevik, dört ayaklı robotu Spot’u inceleyebiliyor, robotla etkileşim kurabiliyor ve selfie çekebiliyor. Hyundai’nin insanları birlikte çalışabilecekleri robotlarla buluşturarak insanlığın ilerlemesine katkı sunma odağı doğrultusunda Spot, şirketin dünya genelindeki tesislerinde endüstriyel denetim ve öngörücü bakım süreçlerinde kullanılmaya başlandı. Güvenliği artırıp çalışanların fiziksel yükünü ve riskini azaltan Spot, insanların daha fazla değer yaratan görevlere odaklanmasını sağlıyor. Boston Dynamics, CES 2026’da insansı robotu Atlas’ın üretim versiyonunu tanıtırken Hyundai Motor Grubu da robotik ve fiziksel yapay zekâ yol haritasını açıkladı. Atlas, insan odaklı akıllı fabrika inovasyonunu geliştirmek üzere ilk olarak 2028 yılına kadar Hyundai Motor Group Metaplant America’da sıralama görevlerinde kullanılacak. İnsan-robot iş birliğini ilerleten Atlas, yüksek riskli görevleri üstlenerek çalışanların fiziksel yükünü azaltıyor; robotların ticarileştirilmesinin ve insanların robotlarla birlikte çalıştığı bir ortamın temelini oluşturuyor. Hyundai, Paris’te harici güç gerektirmeyen X-ble Shoulder robotik teknolojisini de sergiliyor. Stand ziyaretçileri bu yeniliği bizzat deneyimleyebiliyor. Hyundai Motor Group Robotics LAB tarafından geliştirilen endüstriyel giyilebilir robot X-ble Shoulder, giyilebilir teknolojide yeni bir dönemi temsil ediyor. Çalışanın kolunu yukarı kaldırdığı baş üstü işlerde kullanıldığında üst kol kaslarını destekleyerek üst kas-iskelet sisteminin yükünü azaltabiliyor. X-ble Shoulder; çalışan güvenliğini artırıyor, kas-iskelet sistemi yaralanma riskini azaltıyor, kullanıcı konforunu geliştiriyor ve verimlilik ile üretkenliği yükseltiyor. Ünite, omuz yükünü yüzde 60’a kadar, ön ve yan deltoid kas aktivitesini ise yüzde 30’a kadar azaltabiliyor. X-ble Shoulder, elektrikli bir sistem yerine kas destek modülü ve harici güç gerektirmeyen tork üretim yapısıyla yardımcı kuvvet oluşturuyor. Şarj gerektirmemesi, bakım ve yönetimini kolaylaştırıyor. Yaklaşık 1,9 kg ağırlığındaki X-ble Shoulder, kullanıcısına göre ayarlanabiliyor. Gövde uzunluğu 406 mm ile 446 mm arasında ayarlanırken ünite, çalışma veya dinlenme faaliyetlerini engellemeden 0 ile 180 derece arasında tam kol hareketine olanak tanıyor. Hyundai’nin Avrupa’ya Uzun Vadeli Bağlılığı Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı bugün somut sonuçlarla görülüyor. Nošovice’deki Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC), 2006 yılında kurulmasından bu yana 5 milyondan fazla araç üretti. Bu dönüm noktası; uzun vadeli istikrarı, teknolojik olgunluğu ve Avrupa için Avrupa’da üretim yaklaşımını yansıtıyor. Tesis, Yeni TUCSON’un üretimine başlamaya hazırlanırken Hyundai operasyonları içindeki stratejik önemini de güçlendirecek. HMMC gibi Hyundai Motor Türkiye (HMTR) de tamamen yeni bir modelin üretimine hazırlanıyor ve bu yılın ilerleyen döneminde Yeni BAYON’un üretimine başlayacak. İzmit’te yeni kompakt SUV’un üretimi, bu yılın başlarında tesis bünyesinde kurulan yeni Batarya Sistem Montaj fabrikası sayesinde hibrit motor seçeneklerini de kapsayacak. Her iki fabrikaya ve Almanya’daki Hyundai Motor Europe Technical Center (HMETC) bünyesindeki Ar-Ge merkezine, Hyundai’nin Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. HMETC’deki yeni Square Campus’a yapılan 150 milyon euroluk yatırımla Hyundai, geçen yıl Ar-Ge tesislerine 25.000 m² daha ekleyerek merkezi Avrupa’nın en gelişmiş otomotiv Ar-Ge merkezlerinden biri hâline getirdi. Şirket, İzmit tesisini yeniden tasarlanan elektrikli araç gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniğiyle dönüştürmek için 250 milyon euro yatırım yaptı. Tesisin ilk elektrikli aracı IONIQ 3’ün üretimi, bu yıl ağustos ayında başarıyla başladı. Çekya’daki Nošovice fabrikası da bataryalı elektrikli araçların batarya üretimini ve montajını desteklemek amacıyla 2025 yılında genişletildi. Böylece 2008’deki açılışından bu yana tesise yapılan toplam yatırım 2 milyar euroyu aştı. Hyundai Motor Europe, bölgede yaklaşık 580.000 adetlik üretim kapasitesine ve bu kapasiteyi artırma imkânına sahip. Şirket, bölgesel üretimin yarısından fazlasının bataryalı elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor. Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı uzun vadeli. Şirket Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor, test ediyor, üretiyor ve satıyor. 2030 yılına kadar bölgeye 3 milyar eurodan fazla yatırım yapmış olacak. Bu yaklaşım, bazı şirketler faaliyetlerini azaltırken Hyundai’nin stratejik bağlılığını daha da güçlendirdiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor Haber

Hyundai’nin İzmit’te Ürettiği İlk Elektriklisi IONIQ 3 Türkiye’deki Kullanıcılarla Buluşuyor

Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında ürettiği tamamen elektrikli IONIQ 3’ü Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturuyor. Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seçeneğiyle sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya seçeneği ve 482 km’ye varan birleşik menziliyle dikkat çekiyor. Hyundai Motor Türkiye, elektrikli mobilite alanındaki yatırımlarını ve ürün gamını büyütmeye devam ediyor. Markanın İzmit fabrikasında üretilen ve tüketiciler tarafından merakla beklenen yeni modeli IONIQ 3, Türkiye’de satışa sunulurken aynı zamanda Hyundai’nin küresel elektrikli otomobil teknolojisini Türkiye’nin üretim gücüyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’de ürettiği ilk tamamen elektrikli model olan IONIQ 3, marka için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. İzmit fabrikasının elektrikli araç üretimine geçişinde önemli bir rol üstlenen model, Hyundai’nin Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımlarının ve ülkenin otomotiv üretimindeki stratejik konumunun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. IONIQ ailesinin tasarım, teknoloji ve kullanıcı odaklı yaklaşımını kompakt hatchback segmentine taşıyan IONIQ 3; şehir içi kullanım kolaylığı, uzun yolculuklara uygun menzil seçenekleri ve ferah iç mekânıyla farklı beklentilere cevap veriyor. “Aero Hatch” tasarımıyla verimlilik ve ferahlık bir arada IONIQ 3, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım dilini yeni “Aero Hatch” gövde formuyla buluşturuyor. Çeliğin şekillendirilmesinden ilham alan tasarım yaklaşımı, sade yüzeyler ve belirgin hatlarla güçlü bir görünüm oluşturuyor. Akıcı ön bölümden başlayan tavan çizgisi, yolcular için geniş bir baş mesafesi sağlayacak şekilde uzanıyor ve arka spoylere doğru alçalarak dinamik bir siluet oluşturuyor. Yaklaşık 0,263 Cd’lik sürtünme katsayısı, modelin aerodinamik verimliliğini destekliyor. IONIQ ailesine özgü piksel aydınlatmalar ve Mors alfabesinde “H” harfini simgeleyen dört nokta detayı, modelin tasarım kimliğini tamamlıyor. N-Line EVO seçeneği ise N Line tasarımına özgü sportif detaylarla daha dinamik bir görünüm sunuyor. Kompakt boyutlar, geniş yaşam alanı IONIQ 3, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. N Line gövde tasarımında uzunluk 4.170 mm’ye ulaşırken, 2.680 mm’lik dingil mesafesi ve düz zemin yapısı ön ve arka yolcular için ferah bir yaşam alanı oluşturuyor. “Yaşam Alanı” yaklaşımıyla tasarlanan iç mekânda, günlük kullanılan alanlar sıcak ve davetkâr bir yaşam alanı hissi verecek şekilde düzenleniyor. B-segment boyutlarında bir otomobil olan IONIQ 3, kullanıcılara C-segmente yakın bir iç hacim sunuyor. Açık orta konsol ve farklı saklama çözümleri, kullanıcıların kişisel eşyalarını kolayca yerleştirmelerine imkân tanıyor. Toplam 441 litrelik bagaj kapasitesi, aile kullanımından hafta sonu yolculuklarına kadar farklı ihtiyaçlara cevap veriyor. Bu hacme dâhil olan, bagaj tabanının altındaki 119 litrelik Megabox ek depolama alanı, yükleme alanının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İki batarya, dört donanım seçeneği Türkiye’de Select, Trend, Prime ve N-Line EVO olmak üzere dört donanım seviyesiyle satışa sunulan IONIQ 3, iki farklı batarya ve motor seçeneğiyle kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tercih yapmalarına imkân tanıyor. Select donanımında yer alan 42,2 kWh kapasiteli LFP batarya, 343 km birleşik menzil sunuyor. Bu versiyonun elektrik motoru 107,8 kW (146,5 PS) maksimum güç üretiyor. Trend, Prime ve N-Line EVO donanımlarında ise 61 kWh kapasiteli NMC batarya ile 99,5 kW (135,2 PS) maksimum güç üreten elektrik motoru bulunuyor. Birleşik menzil değerleri Trend’de 482 km, Prime’da 476 km ve N-Line EVO’da 435 km olarak sunuluyor. Donanım Batarya Maksimum güç Birleşik menzil 0-100 (sn) Select 42,2 kWh 107,8 kW / 146,5 PS 343 km 8,7 Trend 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 482 km 9,5 Prime 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 476 km 9,5 N-Line EVO 61 kWh 99,5 kW / 135,2 PS 435 km 9,6 Önde konumlandırılan elektrik motoru ve önden çekiş sistemiyle geliştirilen IONIQ 3, her iki motor seçeneğinde 250 Nm maksimum tork sunuyor. Rejeneratif frenleme sistemi ise yavaşlama sırasında enerjinin geri kazanılmasına katkıda bulunarak elektrikli sürüş verimliliğini destekliyor. Günlük kullanıma uygun şarj teknolojileri Hyundai Motor Grubu’nun üstün teknolojisi üzerine geliştirilen IONIQ 3, 400 volt elektrik mimarisiyle verimlilik ve şarj performansını bir araya getiriyor. Uygun DC hızlı şarj istasyonlarında ve optimum koşullarda batarya doluluk seviyesi, 42,2 kWh bataryalı versiyonda yaklaşık 29 dakikada, 61 kWh bataryalı versiyonlarda ise yaklaşık 30 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e çıkarılabiliyor. Model ailesinde 11 kW AC şarjın yanı sıra 22 kW’a kadar AC şarj seçeneği de bulunuyor. Pleos Connect ile yeni nesil dijital deneyim IONIQ 3, Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini sunan ilk Hyundai modeli olarak öne çıkıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı sistem, araç fonksiyonlarına, navigasyona ve kişiselleştirme seçeneklerine kolay erişim sağlayan bir arayüz sunuyor. Model ailesinde 12,9 inç ve 14,6 inç ekran seçenekleri bulunurken, sürüşe ilişkin temel bilgiler sürücünün görüş alanına yerleştirilen ayrı dijital gösterge üzerinden takip edilebiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto desteği, akıllı telefon bağlantısını tamamlıyor. Hyundai Dijital Anahtar 2, uyumlu akıllı telefonlarla araca erişim ve dijital anahtar paylaşımı sağlıyor. Entegre elektrikli araç rota planlayıcı ise yolculuk sırasında şarj duraklarının planlanmasına yardımcı oluyor. Bu özelliklerin sunulması donanım ve hizmet kapsamına göre değişiyor. V2L ile otomobilin enerjisi günlük hayata taşınıyor IONIQ 3’ün V2L (Vehicle-to-Load) teknolojisi, yüksek voltajlı bataryanın enerjisinin uyumlu elektrikli cihazları çalıştırmak için kullanılmasına imkân tanıyor. Donanıma bağlı olarak sunulan iç ve dış V2L çözümleri; dizüstü bilgisayar, elektrikli bisiklet ve kamp ekipmanları gibi cihazlar için farklı kullanım olanakları sağlıyor. Hyundai SmartSense ile gelişmiş sürüş desteği IONIQ 3, Hyundai SmartSense güvenlik ve sürüş destek teknolojileriyle şehir içi ve uzun yol kullanımında sürücüye yardımcı oluyor. Model ailesinde donanıma bağlı olarak sunulan teknolojiler arasında; Çevre Görüş Monitörü (SVM)Kör Nokta Görüntü Monitörü (BVM) yer alıyor.Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2)Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA)Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2) Sürüş ve park manevralarında çevrenin daha kolay takip edilmesini sağlayan bu sistemler, günlük kullanım konforunu ve güvenliğini destekliyor. Hyundai IONIQ 3, İzmit’teki üretim gücünü aerodinamik tasarımı, verimli elektrikli sürüşü ve kullanıcı odaklı teknolojileriyle bir araya getiriyor. Hyundai’nin Türkiye’deki üretim yolculuğunda yeni bir dönemi temsil eden model, markanın elektrifikasyon vizyonunu günlük yaşamın ihtiyaçlarına uygun bir otomobilde somutlaştırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı Haber

Yeni Elektrikli Nissan MICRA, Green NCAP'ten Beş Yıldız Aldı

Yeni Nissan MICRA, bağımsız araç değerlendirme kuruluşu Green NCAP’in Sürdürülebilirlik Derecelendirmesi’nde en yüksek derece olan beş yıldızı aldı. MICRA, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı; Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava koşullarındaki performansını “İyi” olarak değerlendirdi. 2027 yılında Türkiye'ye gelecek olan tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA, bağımsız çevresel değerlendirme programı Green NCAP’in verdiği en yüksek derece olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni almaya hak kazandı. Bu derece, MICRA’nın hava kalitesi, enerji verimliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel alanlardaki güçlü çevresel performansını teyit ediyor. Green NCAP, pek çok değerlendirmeden farklı olarak aracın üretimden kullanıma, kullanım ömrünün sonundaki geri dönüşüm sürecine kadar tüm yaşam döngüsünü hesaba katıyor. Böylece müşterilere, aracın genel çevresel etkisine ilişkin bağımsız bir ölçüt sunuyor. Yeni MICRA’nın Green NCAP’ten aldığı beş yıldız ne anlama geliyor? Green NCAP’in beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, çevresel performans açısından programın ulaşılabilecek en üst seviyesini temsil ediyor ve yalnızca kuruluşun “çok iyi elektrikli araçlar” olarak tanımladığı modellere veriliyor. Tamamen elektrikli yeni MICRA, Green NCAP testlerinin tüm başlıklarında güçlü sonuçlar elde etti. Araç, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3, Sera Gazları’nda ise 10 üzerinden tam 10 puan aldı. Green NCAP ayrıca aracın soğuk hava performansını “İyi” olarak değerlendirdi. Yeni MICRA’nın kompakt boyutları verimliliğe ve günlük kullanıma nasıl katkı sağlıyor? Eğlenceli, kompakt ve çevik bir elektrikli otomobil olarak tasarlanan yeni MICRA, dört metrenin altındaki uzunluğu ve 1,8 metreyi aşmayan genişliğiyle Avrupa şehirlerinin sokaklarında kolay kullanım sunarken Green NCAP’in ortaya koyduğu üst düzey sürdürülebilirlik performansını da karşılıyor. Müşteriler, pazara göre değişen donanım seçeneklerine bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh batarya versiyonları arasında seçim yapabiliyor. 40 kWh batarya 80 kW’a, 52 kWh batarya ise 100 kW’a kadar DC hızlı şarjı destekliyor. Rejeneratif frenleme ve Nissan’ın e-Pedal teknolojisi de günlük sürüşte verimliliği destekliyor. 100 km’de yalnızca 14,2 kWh enerji tüketen MICRA, verimlilik alanındaki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. MICRA, Avrupalı müşteriler için nasıl tasarlandı? Özellikle Türkiye’nin de içinde yer aldığı Avrupalı müşteriler düşünülerek geliştirilen altıncı nesil MICRA, bu köklü model adının tamamen elektrikli bir otomobile dönüşümünü temsil ediyor. Kompakt boyutları Avrupa’nın kentsel yaşamına ve dar sokaklarına son derece uygunken, sunduğu menzil ve şarj kabiliyeti müşterilere gerektiğinde şehir dışına da rahatlıkla çıkabilme esnekliği sağlıyor. Dış tasarımı Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirilen model, kendine özgü Nissan kimliğiyle öne çıkıyor. Belirgin çamurluk kavisleri ve karakteristik aydınlatma imzası, otomobile MICRA’nın önceki beş neslinde oluşan kişiliği ileri taşıyan etkileyici bir karakter kazandırıyor. İç mekânda ise Google built-in özellikli NissanConnect ve şarj duraklarını da hesaba katan rota planlama gibi bağlantılı teknolojiler, günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi’nden Sorumlu Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons şunları söyledi: “Yeni MICRA, elektrifikasyon stratejimizin Avrupalı müşterilerin ihtiyaçları etrafında tasarlanmış otomobillere nasıl dönüştüğünü gösteriyor. Green NCAP’ten alınan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi, müşterilerin MICRA’dan beklediği özgün tasarım, kullanışlı menzil ve günlük kullanım kolaylığının yanı sıra hedeflediğimiz verimliliğin de bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. “Avrupa’da elektrifiye ürün gamımızı genişletmeye devam ederken, müşterilerimize farklı ihtiyaç ve yaşam tarzlarına uygun olarak yüzde 100 elektrikli modeller ile sınıfının öncüsü e-POWER teknolojisini de içeren hibrit modeller arasında seçim imkânı sunuyoruz. Elektrikli mobiliteye Nissan’ın kendine özgü karakterini taşıyan MICRA, bu portföyün önemli bir parçası.” İttifak, yeni MICRA’ya nasıl destek sağlıyor? Renault ile iş birliği içinde geliştirilen yeni MICRA, Nissan’ın Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı’nın ölçek avantajından yararlanarak Avrupa için verimli bir şekilde elektrikli araç geliştirirken kendine özgü kimliğini nasıl koruduğunu gözler önüne seriyor. Bu yaklaşım, günümüz tüketicilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına yanıt vermek için iş birliklerinden yararlanarak araçları pazara daha hızlı sunmayı öngören Nissan gelecek vizyonunun temel unsurlarından birini oluşturuyor. Sıkça Sorulan Sorular S: Yeni Nissan MICRA, Green NCAP’ten hangi dereceyi aldı? C: Tamamen elektrikli yeni Nissan MICRA; %94’lük genel puanın yanı sıra Temiz Hava’da 10 üzerinden 9,1, Enerji Verimliliği’nde 10 üzerinden 9,3 ve Sera Gazları’nda 10 üzerinden 10 puan alarak Green NCAP’in en yüksek derecesi olan beş yıldızlı Sürdürülebilirlik Derecesi’ni elde etti. S: Beş yıldızlı Green NCAP Sürdürülebilirlik Derecesi nedir? C: Beş yıldız, Green NCAP’in verdiği en yüksek Sürdürülebilirlik Derecesi olup kuruluşun web sitesinde “genel olarak mükemmel performans” şeklinde tanımlanıyor. Green NCAP metodolojisi, araçların çevresel performansını Temiz Hava, Enerji Verimliliği ve Sera Gazları başlıkları altında, aracın yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkileri de hesaba katarak değerlendiriyor. S: Yeni Nissan MICRA’nın menzili ne kadar? C: Yeni Nissan MICRA, donanıma bağlı olarak WLTP normlarına göre 317 km’ye kadar menzil sunan 40 kWh ve 416 km’ye kadar menzil sunan 52 kWh olmak üzere iki batarya seçeneğiyle sunuluyor. Bu iki seçenek, müşterilerin sürüş ihtiyaçlarına en uygun menzil ve batarya kapasitesi kombinasyonunu belirlemesine olanak tanıyor. S: Yeni Nissan MICRA nerede tasarlanıp üretiliyor? C: Avrupalı müşteriler için geliştirilen yeni MICRA’nın dış tasarımı, Londra’daki Nissan Design Europe’ta hayata geçirildi. Model, AmpR Small elektrikli araç platformu üzerinde, Fransa’nın Douai kentindeki Ampere ElectriCity tesisinde üretiliyor. S: Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı, yeni Nissan MICRA’nın geliştirilmesinde nasıl bir rol oynadı? C: Yeni MICRA, Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı bünyesinde, ortak elektrikli araç uzmanlığı ve Ampere’in AmpR Small elektrikli araç platformu kullanılarak geliştirildi. Nissan, İttifak’ın sağladığı bu imkânları Nissan Design Europe imzalı özgün bir dış tasarımla birleştirdi. Bu yaklaşım, ortak araç geliştirme ve üretim süreçlerinin Nissan’ın kendine özgü kimliğini korurken verimliliği nasıl desteklediğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çin Otomotiv Pazarında Lider Değişti: Geely, BYD’yi Geride Bıraktı Haber

Çin Otomotiv Pazarında Lider Değişti: Geely, BYD’yi Geride Bıraktı

Çin otomotiv sektöründe rekabet giderek kızışırken, Geely Auto 2026 yılının ilk iki ayında satışlarda BYD’yi geride bırakarak Çin’in en çok araç satan otomobil üreticisi konumuna yükseldi. Şirketin açıkladığı verilere göre Geely, ocak ve şubat aylarında toplam 476 bin 327 araç satışı gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre %1’lik artış kaydetti. Elektrikli araç pazarının güçlü oyuncularından BYD ise aynı dönemde ciddi bir satış düşüşü yaşadı. Şirketin satışları yıllık bazda %35’in üzerinde gerileyerek 400 bin 241 adet seviyesinde kaldı. Geely’nin Geniş Ürün Yelpazesi Avantaj Sağladı Analistlere göre Geely’nin satışlarda öne geçmesinde geniş model yelpazesi ve ürün çeşitliliği önemli rol oynadı. Çinli milyarder Li Shufu tarafından kontrol edilen şirket, hem içten yanmalı motorlu hem de elektrikli araç üretimiyle farklı tüketici segmentlerine hitap ediyor. Geely; Zeekr, Lynk & Co ve Galaxy gibi markalar altında hem benzinli hem de elektrikli araç üretmeye devam ediyor. Bu strateji, ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde tüketicilere daha fazla seçenek sunarak satışları destekledi. Şirket verilerine göre Geely’nin elektrikli araç satışları da yıllık bazda %10,1 artarak 241 bin 740 adede ulaştı. Vergi Teşviklerinin Azalması BYD’yi Etkiledi BYD’nin satışlarındaki düşüşte elektrikli araçlara yönelik vergi teşviklerinin azaltılması önemli bir etken olarak görülüyor. Çin’de elektrikli araç satın alan tüketiciler daha önce %10’luk satın alma vergisinden muaf tutuluyordu. Ancak 2026 itibarıyla bu teşvik kısmen kaldırılarak %5’lik vergi uygulanmaya başlandı. Bu teşvikin ise 2028 yılına kadar tamamen kaldırılması planlanıyor. Uzmanlara göre bu politika değişikliği, ekonomik yavaşlama ve gelirlerdeki baskı ile birleşince elektrikli araç talebinde düşüşe yol açabiliyor. Çin Otomotiv Pazarında Daralma Beklentisi Küresel finans kuruluşları da Çin otomotiv pazarı için 2026 yılına ilişkin temkinli tahminler paylaşıyor. Deutsche Bank, Çin’de otomobil satışlarının bu yıl yaklaşık %5 düşebileceğini öngörüyor. UBS ise pazarın %2 daralabileceğini tahmin ediyor. Bu tahminlerin arkasında ise üretim fazlası, teşviklerin azalması ve fiyat rekabeti gibi faktörler bulunuyor. Geely Fiyat Savaşından Uzaklaşıyor Çin otomotiv sektöründe son yıllarda yaşanan yoğun fiyat rekabeti, birçok üreticinin maliyetinin altında satış yapmasına kadar varan bir rekabet ortamı oluşturdu. Pekin yönetimi bu durumu “involution” yani sürdürülebilir olmayan fiyat rekabeti olarak tanımlıyor ve sektörün daha dengeli bir yapıya kavuşması için adımlar atıyor. Geely Auto’nun araç geliştirme ve satış birimi başkanı Jerry Gan Jiayue, şirketin fiyat indirimleri yerine teknolojiye yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin odak noktaları arasında: araç menzilinin artırılması daha hızlı şarj teknolojileri güvenlik ve kalite geliştirmeleri yer alıyor. Geely’den Teknoloji Yatırımı Geely, Aralık ayında Zhejiang eyaletinin Ningbo kentinde 2 milyar yuan (yaklaşık 290 milyon dolar) değerinde yeni bir otomotiv güvenlik test merkezi kurdu. Şirketin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Li Shufu, açılış töreninde yaptığı açıklamada Geely’nin agresif fiyat indirimlerinden uzaklaşarak teknolojik yenilik ve kalite odaklı bir rekabet stratejisi izleyeceğini söyledi. Küresel Markalara Sahip Bir Otomotiv Grubu Geely Auto’nun bağlı olduğu Zhejiang Geely Holding Group, küresel otomotiv sektöründe önemli yatırımlara sahip. Grup: Volvo Cars’ın sahibi Mercedes-Benz üreticisi Daimler’de hissedar konumunda bulunuyor. BYD İhracatla Büyümeyi Hedefliyor İç pazarda yaşanan düşüşe rağmen BYD, küresel pazarlara yönelmeye hazırlanıyor. Şirketin marka ve halkla ilişkiler genel müdürü Li Yunfei, BYD’nin 2026 yılında %24 artışla 1,3 milyon araç ihracatı hedeflediğini açıkladı. Bu stratejiyle şirketin uluslararası pazarlarda büyümeyi hızlandırması bekleniyor. Çin Otomotiv Sektöründe Rekabet Yeni Bir Döneme Giriyor Çin dünyanın en büyük otomobil pazarı olmaya devam ederken, sektör içindeki rekabet de giderek daha sert hale geliyor. Geely’nin satışlarda BYD’yi geçmesi, elektrikli araç odaklı stratejilerin yanı sıra ürün çeşitliliğinin de rekabette belirleyici olabileceğini gösteriyor. Analistlere göre 2026 yılı, Çin otomotiv sektöründe liderlik yarışının yeniden şekillendiği bir yıl olabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Elektrik zammına tepki: 2026’da faturalar yüzde 97 artacak! Haber

Elektrik zammına tepki: 2026’da faturalar yüzde 97 artacak!

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin Bursa temsilcileri, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 2026 elektrik tarifesi düzenlemesine karşı olduklarını belirtti. Basın açıklamasında, milyonlarca hanenin elektrik faturalarının neredeyse iki katına çıkacağına dair bir uyarı yapıldı. BURSA (İGFA) - Bursa’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB temsilcileri, 5 Kasım Çarşamba günü BAOB Ortak Salon’da düzenledikleri basın toplantısında, 2026’da elektrik faturalarında yüzde 97’lik artışı öngören yeni düzenlemeyi protesto etti. Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Bursa Şube Başkanı Uğur Üçöz, toplantısın açılışında, yapılan düzenlemenin emekçileri hedef aldığını vurgulayarak "Merkezi bir yerden halkımızı hedef alan bir saldırı var. Sendikalar ve odalar olarak örgütlü mücadelemizle karşı cephe oluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Üçöz, EPDK'nın kararının 2026 yılında mesken abonelerinin yıllık elektrik tüketim limitini 4 bin kWh olarak belirlediğine dikkat çekerek, "Bugün 984 TL olan elektrik faturası, yeni düzenlemeyle 1.935 TL’ye çıkacak. Yaklaşık 2,5 milyon abone bu değişiklikten etkilenecek" ifadesini kullandı. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Burak Özgen, açıklamada 1 Ocak 2026 itibarıyla konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim limitinin 5 bin kWh’den 4 bin kWh’ye indirildiğini belirtti. Milyonlarca hane yeni düzenlemeyle ulusal fiyat tarifesinden çıkarılarak serbest piyasa fiyatlarına tabi olacağı bildirildi. Açıklamada, dört kişilik bir ailenin temel elektrik ihtiyaçları için aylık en az 230 kWh tüketmesi gerektiği hatırlatılarak, "Yeni düzenlemeyle sıradan aileler ve elektrikli araç sahipleri de Son Kaynak Tedarik Tarifesi kapsamına alınacak. Bu karar, milyonlarca ailenin serbest piyasa koşullarına bırakılması anlamını taşıyor" denildi. EMO verilerine göre son yıllarda tüketim sınırlarının sürekli azaldığı ve elektriğin kademeli olarak piyasalaştırıldığı belirtilen açıklamada, yurttaşların otomatik zam mekanizmasıyla karşı karşıya kaldığına vurgu yapıldı. Açıklamada, enerji politikalarının sosyal tarife doğrultusunda yeniden düzenlenmesi ve kamu yatırımlarıyla ekonomik krizin etkilerinin azaltılması gerektiği çağrısı yapıldı. Basın açıklaması, EPDK’nın yerine kamulaştırma işlemlerini yönetecek bir Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulması önerisiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.