Hava Durumu

#Elektrifikasyon

giresunsonhaber - Elektrifikasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrifikasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman Haber

Bankacılık Sektöründen Enerjiye 1 Trilyon TL’yi Aşan Finansman

TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. TBB Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredilerin 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında yenilenebilir enerjinin payının yüzde 53’e ulaştığını belirterek sektörün yeşil dönüşümün finansmanında daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol ise COP31’in Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Antalya’da elektriğin küresel enerji sistemlerindeki payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılmasına yönelik güçlü bir uluslararası taahhüt hedeflendiğini ifade etti. TBB Başkanı Alpaslan Çakar: “Bugün yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyum, önümüzdeki dönemin önemli yatırım alanları olarak karşımıza çıkıyor. Enerjideki bu dönüşüm, çok büyük bir yatırım ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 2026 yılında küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını, bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini bekliyor. Türk bankacılık sektörü olarak biz de bu alanda önemli bir sorumluluk üstleniyoruz. Yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine; sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarımızla ülkemizin enerji dönüşümünün finansmanında aktif biçimde yer alıyoruz. Bugün itibarıyla bankacılık sektörümüzün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarı 1 trilyon TL’nin üzerindedir. Proje finansmanı tarafında ise 695 milyar TL’lik enerji kredilerinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredileri oluşturuyor. Bir başka ifadeyle, enerji sektörüne verilen her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’si yenilenebilir enerjiye sağlanmış durumda. Bankacılık sektörü olarak daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı, uluslararası finansman imkânlarını ülkemize kazandırmayı ve yeni finansman modelleri geliştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. 1,5 derece hedefi için yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulurken, küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Türk bankacılık sektörü olarak sermayeyi nitelikli ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmada önemli bir rol üstleniyoruz. COP31’in yeni finansman modelleri ve iş birlikleri için önemli bir fırsat olduğuna inanıyoruz.” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Dr. Fatih Birol: “COP31, Türkiye için muazzam bir fırsat. Antalya’da önemli kararların alınmasının yanı sıra iklim değişikliğiyle mücadeleyi ve bu alanda atılabilecek somut adımları Türkiye kamuoyuna anlatmak için de önemli bir platform olacak. Elektrifikasyon konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Antalya’nın ana hedeflerinden biri, bugün dünyada yüzde 23 olan elektriğin enerji sistemlerindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmak. Böyle bir karar alınması, piyasalara çok güçlü bir sinyal verecek: Gelecek elektrikte. Elektrifikasyon hedefinin arkasında çok uzun bir yatırım zinciri var. Türkiye’nin uluslararası temaslarında, Avustralya’yla birlikte ortaya koyduğu bu hedefin giderek daha geniş bir kabul gördüğünü görüyoruz. Antalya’da birçok ülkenin bu konuda taahhüt vermesini sağlayabilirsek, bu yalnızca Türkiye için değil, dünya için de önemli bir kazanım olacak ve Antalya yıllar boyunca hatırlanacak. Dünyada enerji yatırımlarının dağılımına baktığımızda çok önemli bir dönüşüm görüyoruz. Geçmişte yatırımların yüzde 40’ı yenilenebilir enerjiye, yüzde 60’ı fosil kaynaklara giderken, bu yıl tablo tam tersine döndü. Yenilenebilir enerji yatırımları çok hızlı büyüyor. Bunun iklim politikalarından bağımsız olarak teknolojiyle de güçlü bir ilişkisi var. Bu dönüşüm bana umut veriyor; çünkü Antalya’da güçlü bir taahhüt ortaya koyabilirsek, bu yatırımların daha da büyümesinin önünü açabiliriz.” diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Endeksi Yayınlandı:  Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor Haber

İklim Endeksi Yayınlandı: Dünya İlerleme Kaydediyor, Türkiye Yerinde Sayıyor

Germanwatch, NewClimate Institute ve Uluslararası İklim Eylem Ağı (CAN International), İklim Değişikliği Performans Endeksi'nin (Climate Change Performance Index - CCPI 2026) 21. sayısını yayımladı. Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçti; ilerleme net bir şekilde gözlemleniyor. Küresel kişi başına emisyonlar düşüş eğiliminde, yenilenebilir enerji hızla yaygınlaşıyor ve 100'den fazla ülkenin net sıfır emisyon hedefi bulunmakta ancak Paris İklim Anlaşması'nın hedeflerine erişmek için dönüşüm hızı halen yetersiz. CAN International, Germanwatch ve NewClimate Enstitüsü'nün bugün paylaştığı İklim Değişikliği Performans Endeksi (Climate Change Performance Index - CCPI), bu çelişkili manzarayı yansıtıyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, endeksin en üst üç basamağı boş bırakıldı. Ülkelerin, 1,5 derece sıcaklık sınırını aşmamak için iklim çabalarını hızlandırmaları gerekiyor. Danimarka, 4. sıradaki yeriyle listenin başında yer almaya devam ediyor. İklim politikalarında lider olan Danimarka, yenilenebilir enerji kategorisinde yüksek puan alan üç ülke arasında ve deniz aşırı enerji yatırımlarında öncü konumda. Danimarka'yı, geçmiş yıla kıyasla bir sıra yükselerek 5. sıraya yerleşen Birleşik Krallık takip etmekte. Geçen yıl kömür kullanımını tamamen sonlandıran Birleşik Krallık, yıllardır sürdürülen iklim politikası çabalarının sonuçlarını almayı başardı. Ancak, yenilenebilir enerji konusundaki "düşük" performansı göz önüne alındığında hala eksiklikler bulunmaktadır. Fas (6. sırada), yenilenebilir enerjinin haricinde tüm kategorilerde "iyi" performans gösteriyor. Ülkede kişi başına düşen emisyonlar düşük seviyede. Kolektif taşımaya büyük yatırımlar yapan ülke, 2035 için açıkladığı yeni iklim hedefiyle dikkat çekiyor. CCPI raporunun derleyicilerinden Niklas Höhne (NewClimate Institute) şunları belirtti: "Genel anlamda iklim değişikliğiyle mücadelede çok iyi performans sergileyen bir ülke henüz yok, ancak bazı alanlarda iddialı performans gösteren öncüler mevcut. Örneğin Pakistan, kişi başına çok düşük emisyon rakamları sayesinde dikkat çeken bir oyuncu. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, Norveç, Danimarka ve İsveç yenilenebilir enerji konusunda standartları belirlemeye devam ediyor." Öte yandan, sıralamada zayıf performans sergileyen ülkeler de mevcut. Endekste son üçte yer alan ülkeler Suudi Arabistan (67. sırada), İran (66. sırada) ve ABD (65. sırada). Germanwatch’tan Thea Uhlich, "ABD özellikle kayda değer bir düşüş yaşadı ve genel sıralamada Rusya’nın hemen arkasında sondan üçüncü sıraya geriledi. En büyük petrol ve gaz üreticisi olan bu ülkeler adeta birbirleriyle yarışmakta; fosil yakıtları iş modeli olarak sürdürüyorlar. Bu da geleceğin ekonomisinde fırsatları kaçırdıkları anlamına geliyor" dedi. AB'si Yetersiz AB bakımından endeks değerlendirmesi yapan Avrupa İklim Eylem Ağı’nın İklim Politikaları Direktörü Sven Hareling ise şöyle dedi: "Avrupa Birliği'nin bu yılki İklim Değişikliği Performans Endeksi'nde 3 sıra birden gerilemesi açık bir uyarı. Avrupa'daki bazı siyasi grupların, AB'nin 2030 emisyon azaltım hedeflerine nasıl ulaşılacağına dair net bir strateji ortaya koymadan mevcut iklim ve çevre düzenlemelerini zayıflatmaya yönelik ideolojik ve yanlış yönlendirilmiş çabaları, insanların iklim krizine karşı dayanıklılığını tehdit ediyor. Bu tutum, toplumsal açıdan adaletli bir iklim aksiyonunun geciktiği bir dönemde belirsizliğe ve yatırım ortamının zarar görmesine neden oluyor. AB'nin kararını geç onaylaması nedeniyle, CCPI analizi 2040 için belirlenen yüzde 90 net emisyon azaltım hedefine ilişkin anlaşmaları dikkate almıyor; ancak bu hedefteki önemli eksiklikler sebebiyle, bunun gelecekteki sıralamalarda ne ifade edeceği halen belirsizliğini koruyor" dedi. Türkiye'nn Durumu Değişmiyor Türkiye'nin performansını değerlendiren Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz: "Türkiye, CCPI'da bir değişiklik göstermiyor. On yıldır endeksteki yeri "düşük" veya "çok düşük" performans gösteren ülke grupları içinde yer alıyor. Bu yıl 52. sıradaki Türkiye, sera gazı emisyonları ve enerji kullanımı kategorilerinde "düşük", iklim politikası kategorisinde "çok düşük" performans gösteriyor. Potansiyeline rağmen yenilenebilir enerji kategorisinde bile "orta" düzeyde performans sergiliyor. Bu sıralama şaşırtıcı değil çünkü 2035'e kadar emisyonlarını artırmayı öngördüğü bir iklim hedefi sundu ve kömürlü termik santrallere devlet teşviği sağlamayı planlıyor" dedi. G20 Ülkeleri: Sadece 1 Ülke 'İyi', 10 Ülke 'Çok Zayıf' "Dünya genelinde yenilenebilir enerji ve elektrifikasyon konusunda olumlu bir eğilim mevcut. Ancak büyük emisyon kaynağı olan G20 ülkeleri arasında kaygı verici bir tablo görünüyor: yalnızca 1 ülke "yüksek" performans gösteren grupta yer alıyor, 10 ülke ise "çok düşük" kategorisinde." dedi Germanwatch'tan Thea Uhlich. G20 ülkeleri, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 75'inden sorumlu olmalarına karşın, sıralamada sadece bir G20 ülkesi, Birleşik Krallık, "yüksek" puan alıyor. Endişe verici olan ise, on G20 ülkesinin hala "çok düşük" (Türkiye, Çin, Avustralya, Japonya, Arjantin, Kanada, Kore, Rusya, ABD, Suudi Arabistan) kategorisinde yer alması; Güney Afrika, Endonezya ve İtalya ise düşük kategoride sınıflandırılıyor. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Çin (54. sırada), bir basamak yükseldi. İlk "elektro-devlet" olma yolundaki gelişmelere rağmen, hala çok düşük puan alıyor. Çin, yalnızca iklim politikası alanında "yüksek" performans sergiliyor. 2025'in ilk çeyreğinde Çin'in emisyonlarının düşüş göstermesi, emisyonlarının zirveye ulaştığına dair bir işaret olabilir. Ülkede elektrikli araç, batarya ve yenilenebilir enerji konularında önemli bir büyüme gerçekleşmesine ve nispeten iddialı bir iklim hedefi açıklamasına rağmen fosil yakıt üretimini de artırıyor. Çin için belirleyici faktör, yenilenebilir enerji ve e-mobilitenin fosil yakıtlardan çıkış ile birlikte ilerlemesi. En büyük emisyon kaynaklarından biri olan Hindistan (23. sırada), bu yılki sıralamada en fazla gerileyen ülkelerden biri olarak "orta" düzeyde performans kategorisine girdi. CCPI raporunun yazarı Jan Burck (Germanwatch): "Sıralamadaki düşüş, çeşitli faktörlerin kombinasyonundan kaynaklanıyor. Hindistan, son yıllarda emisyonların sürekli artması nedeniyle emisyon eğilimleri açısından alt sıralarda bulunuyor. Aynı zamanda, enerji tüketimi de yükseliyor. Hindistan, kömür kullanımını aşamalı olarak sonlandırma planı veya somut bir sonlandırma tarihi olmadığı için iklim politikasında da düşüşte. Yeni kömür santrallerinin inşasını durdurur ve yenilenebilir enerji yatırımlarında olumlu görünümü sürdürürse, Hindistan gelecek yıl daha iyi bir sıralama elde edebilir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.