Hava Durumu

#Ekolojik Etki

giresunsonhaber - Ekolojik Etki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekolojik Etki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Haber

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ

DERELİ’DE MADEN GERİLİMİ Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, bugün yaptığı açıklamada Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin zirve hattında başlatılan sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. Resmî kayıtlarda tartışmalı saha, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş. adına yürüyen IV. Grup çinko-bakır projesi olarak yer alıyor. Dosyada “ÇED Gerekli Değildir” kararı, süren dava ve su kaynakları üzerindeki olası etkiler tartışmanın merkezinde bulunuyor. Dereli’de maden gerilimi, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk’ün bugün yaptığı sert açıklamayla yeniden yükseldi. Türk, Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin üst kesimlerinde başlatılan maden sondaj çalışmalarının daha ilk aşamada doğada gözle görülür tahribat yarattığını söyledi. Bölgedeki müdahalenin yalnızca bir sondaj faaliyeti olarak görülemeyeceğini vurgulayan Türk, su kaynaklarının, orman dokusunun, tarımsal üretim alanlarının ve yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu savundu. Açıklamasında Giresun milletvekillerine doğrudan seslenen Türk, “Şirketin mi, halkın mı yanındasınız?” sözleriyle sert tepki gösterdi; seçim dönemlerinde sahada görünen siyasetçilerin bugün Dereli’de yükselen itiraza sessiz kalmaması gerektiğini belirtti. Türk, özel mülkiyete müdahale iddiaları, yerleşim alanlarına yakınlık, su havzaları üzerindeki risk ve çevre hakkı başlıklarında yetkilileri uyardı; 31 Mart Salı günü görüleceğini belirttiği dava öncesinde yargının bölge halkının sesine kulak vermesi çağrısı yaptı. RESMÎ DOSYADA HANGİ MADEN VAR? Tartışmanın merkezindeki saha, kamu kayıtlarında belirsiz bir “arama alanı” olarak değil, çinko-bakır dosyası olarak görünüyor. TBMM’ye yansıyan 16 Mayıs 2025 tarihli yazılı soru önergesinde proje, Gencer Maden İşletmeleri A.Ş.’ye ait 183.085 metrekarelik alanda IV. Grup Çinko-Bakır Yeraltı Madeni olarak tanımlanıyor. Giresun İli 2024 Çevre Durum Raporu da Dereli’deki aynı projeyi “Jeoloji Haritalama” başlığı altında listeliyor; raporda 18,3 hektarlık ÇED alanı, cevher için kırma-eleme sonrası satış ve sahada zenginleştirme tesisi kurulmayacağı bilgisi yer alıyor. İZİN ZİNCİRİ NEYİ GÖSTERİYOR? Dosyanın çevre süreci, Gencer Maden’in 13 Aralık 2021’de Giresun Valiliğine yaptığı başvuruyla başladı. TBMM’ye verilen resmî cevapta Valiliğin Dereli Kaymakamlığı, Dereli Belediyesi, DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, AFAD, İl Tarım ve Orman, İl Sağlık ve diğer ilgili kurumlardan görüş aldığı; ardından 19 Ekim 2022 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararının verildiği belirtiliyor. Aynı cevapta proje çevresindeki su kaynakları için hidrojeolojik rapor hazırlandığı ve kararın iptali istemiyle açılan davanın Giresun İdare Mahkemesinde 2025/123 esas numarasıyla sürdüğü bilgisi de yer alıyor. MAPEG’in resmî açıklamasına göre IV. Grup madenlerde detay arama dönemi dört yıl olabiliyor; üretim ve satış faaliyeti için ayrıca işletme izni gerekiyor. VEKİLLER DOSYADA NE YAPTI? Elvan Işık Gezmiş: CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Dereli dosyasını en görünür biçimde Meclis gündemine taşıyan isim oldu. Gezmiş, 28 Kasım 2024’te Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Giresun’un yüzde 85’inin maden arama sahası olarak ruhsatlandırıldığını söyledi; Dereli’de Yeşiltepe, Meşeliyatak, Eğrianbar, Yıldız köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerini tek tek anarak bölgedeki maden baskısını kürsüden gündeme taşıdı. Ardından 26 Aralık 2024’te Giresun ilindeki madencilik faaliyetlerine ilişkin yazılı soru önergesi verdi. Dereli’deki Gencer Maden dosyası da 16 Mayıs 2025 tarihli ayrı bir yazılı soru önergesiyle doğrudan TBMM kayıtlarına geçti. Ertuğrul Gazi Konal: MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Dereli’deki madencilik tartışmasına kamuoyuna açık tepki veren isimler arasında yer aldı. 4 Şubat 2025 tarihli haber kaydına göre Konal, Dereli ilçesinde halka, doğaya ve su kaynaklarına rağmen faaliyete geçirilmek istenen madencilik çalışmalarına karşı olduğunu açıkladı. Nazım Elmas: AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın enerji ve sondaj başlıklarında bakanlık ve MTA nezdinde temas kurduğu kamuya açık kayıtlara yansıdı. TBMM kayıtlarında Elmas, Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı olarak yer alıyor. TRT Haber’de yer alan 2 Kasım 2023 tarihli haberde ise Elmas, Ali Temür ile birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve MTA Genel Müdürü Vedat Yanık ile görüşmelerin ardından Şebinkarahisar, Çamoluk ve Alucra’da termal su araştırmalarının başladığını açıkladı. Buna karşılık erişilebilen açık kayıtlarda, Dereli’deki Gencer Maden çinko-bakır dosyasına doğrudan bağlanan eşdeğer açıklıkta bir Meclis girişimi bu taramada öne çıkmadı. Ali Temür: AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TBMM resmî sayfasında Türkiye-Afganistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve KİT Komisyonu üyesi olarak yer alıyor. Açık kamu kayıtlarında Temür’ün, Nazım Elmas ile birlikte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve MTA nezdinde termal su başlığında girişimlerde bulunduğu görülüyor. Ancak erişilebilen açık kaynaklarda, Dereli’deki Gencer Maden dosyasına özel, doğrudan ve ayrı bir Meclis müdahalesi ya da kamuoyuna açık ayrıntılı çıkışı bu taramada belirginleşmedi. BİLİMSEL RİSKLER HANGİ BAŞLIKLARDA TOPLANIYOR? ÇİNKO-BAKIR GİBİ SÜLFÜRLÜ CEVHERLERLE İLİŞKİLİ PROJELERDE EN AĞIR VE EN HASSAS BAŞLIK SUDUR. Bu tür sahalarda cevherin ya da sülfürlü kayaçların hava ve suyla teması, uzun vadede asit maden drenajı riskini gündeme getirir. Bu süreçte oluşan asidik yapı, kayaç içindeki metalleri çözerek akışa katabilir. Sonuçta bakır, çinko ve benzeri metaller yüzey sularına, dere yataklarına ve yeraltı su sistemlerine taşınabilir. Bu risk yalnızca maden işletmesinin kendisiyle sınırlı değildir; sondaj alanları, yol yarmaları, açık kaya yüzeyleri, kazı malzemesi ve uygun yönetilmeyen atık alanları da benzer bir kimyasal sürecin başlangıç noktası haline gelebilir. Bu nedenle mesele yalnızca “bugün su kirlenmiş mi” sorusundan ibaret değildir; asıl kritik konu, su sisteminde ileride geri dönüşü zor bozulmaların oluşup oluşmayacağıdır. EPA, asit üretiminin temel etkenleri arasında sülfürlü mineraller, su ve oksijeni sayıyor; USGS ise pyrit gibi sülfürlü minerallerin hava ve suyla tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturduğunu, bunun da ağır metalleri yeraltı ve yüzey sularına taşıyabildiğini belirtiyor. IFC madencilik rehberi de asit kaya drenajı ve metal liçi riskini ayrı bir ana başlık olarak tanımlıyor. SU BAŞLIĞININ İKİNCİ BOYUTU MİKTAR VE AKIŞ REJİMİDİR. Madencilik faaliyetleri, özellikle eğimli arazilerde yapılan kazılar ve drenaj müdahaleleriyle birlikte doğal su dolaşımını değiştirebilir. Yüzeydeki küçük dere yatakları, kaynak suları, çeşmeler ve yeraltı beslenme hatları bu süreçten etkilenebilir. Yeraltı su seviyesinde düşüş, bazı kaynakların debisinde azalma, suyun doğal akış yönünde değişim ya da mevsimsel rejimde bozulma ihtimali bu yüzden dikkate alınmak zorundadır. Bölge halkının “küçük derelerimiz ve su havzalarımız tehlikede” yönündeki itirazı, yalnızca duygusal bir tepki değil; hidrojeolojik açıdan incelenmesi gereken ciddi bir uyarıdır. Özellikle Dereli gibi yağış alan, eğimli ve yüzey-yeraltı su bağlantısının güçlü olduğu sahalarda bu risk çok daha dikkatli değerlendirilmelidir. IFC rehberi, madencilikte su kullanımı, yüzey ve yeraltı suyu azalması ile fırtına suyu akışının düzenli izleme ve yönetim gerektirdiğini açıkça vurguluyor. İKİNCİ BÜYÜK RİSK, EĞİMLİ VE ORMANLIK ARAZİDE AÇILAN YOLLARIN DOĞURDUĞU SEDİMENT, EROZYON VE HEYELAN YÜKÜDÜR. Maden sahasına ulaşmak için açılan her yeni yol, yalnızca bir ulaşım hattı değil; aynı zamanda toprağın doğal dengesine yapılmış doğrudan bir müdahaledir. Yol açımı sırasında bitki örtüsünün kaldırılması, şevlerin kesilmesi, toprağın gevşetilmesi ve drenaj rejiminin değiştirilmesi, yoğun yağış alan bölgelerde sediment taşınımını hızlandırır. Bunun sonucu olarak dere yataklarına daha fazla ince malzeme taşınır, su bulanıklığı artar, ekosistem baskı altına girer ve aşağı kotlardaki tarım alanları ile su alma noktaları etkilenebilir. Dereli gibi dik yamaçlı Karadeniz coğrafyasında bu başlık yalnızca çevresel değil, aynı zamanda afet riski boyutuna da sahiptir. Çünkü yol açımı ve şev müdahaleleri, uygun mühendislik önlemleri alınmazsa heyelan duyarlılığını artırabilir. EPA, ormanlık alanlarda yol yapımı ve yol kullanımını orman arazilerindeki yayılı kirlenmenin başlıca kaynağı olarak tanımlıyor ve toplam sedimentin çok büyük bölümünün bu yolla taşınabildiğini belirtiyor. ORMAN DOKUSUNA MÜDAHALE DE BAŞLI BAŞINA AYRI BİR BİLİMSEL RİSK ALANIDIR. Ağaç örtüsü yalnızca görsel bir doğal varlık değildir; toprağı tutan, yüzey akışını dengeleyen, suyu filtreleyen ve mikroiklimi koruyan temel bir ekolojik kalkandır. Bu örtü zayıfladığında hem toprak kaybı artar hem de suyun havza içindeki davranışı değişir. Arıcılık, hayvancılık ve küçük ölçekli kırsal üretim de bu değişimden dolaylı ya da doğrudan etkilenebilir. Bu nedenle bölgede açılan her yol, kesilen her ağaç ve bozulan her yamaç yalnızca “çalışma sahası düzenlemesi” olarak görülmemelidir; bunların her biri, uzun vadeli ekolojik ve ekonomik sonuç üretebilecek müdahalelerdir. EPA, akarsu kenarı bitki örtüsünün kaldırılmasının su sıcaklığı, kıyı stabilitesi ve sucul yaşam üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor. BİR BAŞKA ÖNEMLİ BAŞLIK TOZ, GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİMDİR. Sondaj, kazı, yol yapımı, araç hareketliliği ve malzeme taşınması; özellikle yakın yerleşim alanlarında hava kalitesi ve yaşam konforu üzerinde doğrudan baskı yaratabilir. Kuru dönemlerde yol kaynaklı toz, tarım alanlarına, bitki örtüsüne, su yüzeylerine ve yerleşim alanlarına taşınabilir. Gürültü ve titreşim ise yalnızca insan yaşamını değil, kırsal üretimi ve yaban hayatını da etkileyebilir. Bu etkiler çoğu zaman “küçük rahatsızlık” gibi görülse de uzun süreli ve kontrolsüz olduğunda yaşam kalitesini düşüren ciddi çevresel baskılara dönüşebilir. IFC rehberi, toz, gürültü, titreşim ve yağışla taşınan kirleticilerin madencilik projelerinde düzenli ölçüm ve yönetim gerektirdiğini vurguluyor. FAALİYET İLERLEDİĞİ TAKDİRDE ATIK YÖNETİMİ BAŞLIĞI DA DAHA KRİTİK HALE GELİR. Sondaj çamurları, kazı artıkları, pasa malzemesi, yağ ve yakıt kalıntıları, uygunsuz depolama veya sızdırmazlık eksikliği halinde toprağa ve suya karışabilir. Özellikle yağışlı bölgelerde yüzey akışı bu tür kirleticileri çok daha hızlı biçimde yayabilir. Bu yüzden yalnızca cevherin çıkarılması değil, çalışma sırasında ortaya çıkan her türlü yan malzemenin nasıl depolandığı, nasıl taşındığı ve nasıl bertaraf edildiği de bilimsel denetimin konusu olmalıdır. EPA’nın maden drenajı dokümanı ile IFC rehberi, atık kaya, kazı malzemesi ve diğer potansiyel asit üreten materyallerin yönetimini kritik risk başlıkları arasında sayıyor. BU DOSYADA DİKKAT ÇEKEN BİR DİĞER NOKTA DA RİSKLERİN TEK TEK DEĞİL, BİRBİRİNİ BÜYÜTEREK İŞLEMESİDİR. Yol açımı erozyonu artırır, erozyon sediment yükünü yükseltir, sediment su kalitesini bozar, su kalitesindeki bozulma ekosistemi ve kırsal kullanımı etkiler. Aynı şekilde sülfürlü kayaçların açığa çıkması su kimyasını değiştirirken, buna eşlik eden drenaj müdahaleleri su rejimini de bozabilir. Yani Dereli’de tartışılan başlıklar birbirinden kopuk çevre sorunları değil; aynı havza içinde birbirini besleyen birleşik risklerdir. Bu nedenle Dereli’deki tartışma yalnızca siyasî bir çekişme başlığı değildir. Dosyanın özü, teknik denetim, hidrojeolojik güvenlik, ekolojik bütünlük ve kırsal yaşamın korunması meselesidir. Sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için su verileri, zemin stabilitesi, yol açımı etkileri, sediment taşınımı, metal çözünmesi ihtimali, toz ve gürültü yükü ile biyolojik etkilerin birlikte ele alınması gerekir. Bilimsel çerçeve bunu söylüyor; kamu yararı da tam olarak bunu gerektiriyor. SONUÇ VE BİLİMSEL ÖNERİLER Dereli dosyasında bundan sonraki aşama, açıklamaların ötesine geçen, ölçülebilir ve denetlenebilir bir teknik inceleme süreci olmalıdır. Proje Tanıtım Dosyası, hidrojeolojik rapor, kurum görüşleri, ruhsat bilgileri ve varsa işletme izni kamuoyuna tam olarak açılmalıdır. Dosyada güven zemini ancak belge şeffaflığıyla kurulabilir. Bağımsız hidrojeolojik izleme programı kurulmalıdır. Dere, kaynak, çeşme, içme suyu hattı ve olası özel su alma noktalarında mevsimsel veri toplanmalı; su seviyesi, debi, pH, iletkenlik, askıda katı madde ve metal parametreleri düzenli yayımlanmalıdır. IFC rehberi ile EPA teknik yaklaşımı, madencilik öncesi temel verinin ve düzenli örneklemenin kritik olduğunu gösteriyor. Asit maden drenajı ve metal liçi potansiyeli laboratuvar düzeyinde test edilmelidir. Cevher, yan kayaç, yol yarması ve sondaj atıkları için asit üretme potansiyeli ile metal çözünmesi analiz edilmeden “risk yoktur” denilemez. Yol açımı ve şev müdahaleleri için ayrı bir erozyon-sediment planı hazırlanmalıdır. Sediment havuzları, kontrollü drenaj, şev koruma ve yüzey stabilizasyonu zorunlu hale getirilmelidir; çünkü en erken çevresel yük çoğu zaman doğrudan cevherden değil, yoldan gelir. Toz, gürültü ve titreşim için saha bazlı anlık kontrol sistemi kurulmalıdır. Yol sulama, hız düşürme, malzeme taşıma noktalarında bastırma önlemleri ve hassas yerleşim yakınlarında düzenli ölçüm yapılmalıdır. IFC rehberi, bu başlıkların sürekli izlenmesini öneriyor. Ekolojik etki envanteri hazırlanmalıdır. Orman dokusu, arıcılık alanları, mera kullanımı, yaban hayatı geçişleri ve hassas habitatlar bağımsız uzmanlarca haritalanmalıdır. Tartışma yalnızca cevher değeriyle değil, kaybedilebilecek ekolojik ve kırsal üretim değeriyle birlikte değerlendirilmelidir. Kapatma ve faaliyet sonrası izleme planı daha bugünden hazırlanmalıdır. Risk esaslı kapatma senaryosu, şev güvenliği, su kalitesi ve olası kirletici salımı bakımından proje başlangıcında tanımlanmalıdır. Milletvekilleri, ilgili kurumlar, meslek odaları ve köy temsilcilerinden oluşan teknik ortak masa kurulmalıdır. Bu masa, siyasal polemik için değil; su verisi, izin zinciri, mülkiyet sınırı ve çevresel ölçümlerin düzenli paylaşımı için çalışmalıdır. Dosyada gerilimi düşürecek olan şey slogan değil, bağımsız doğrulama ve açık veridir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.