Hava Durumu

#E Vitamini

giresunsonhaber - E Vitamini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E Vitamini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU Haber

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU GRÜ araştırması: Fındık ekstraktı, formaldehitin sıçan testis dokusunda oluşturduğu hasarı azalttı Giresun Üniversitesi’nde yürütülen ve International Journal of Morphology dergisinde yayımlanan deneysel araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın formaldehite bağlı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterebileceği belirlendi. Uzmanlara göre bulgular dikkat çekici; ancak sonuçlar şimdilik hayvan deneyi düzeyinde olduğu için “insanda kısırlık tedavisi” olarak yorumlanmamalı. GİRESUN – Giresun Üniversitesi, “Fındık İhtisas Üniversitesi” vizyonu kapsamında fındığın sağlık alanındaki bilimsel değerini ortaya koymaya yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Üniversite bünyesinde yürütülen araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın, formaldehitin sıçan testis dokusunda yol açtığı hasara karşı koruyucu etkisi incelendi. Çalışma, “The Effect of Giresun Hazelnut Oil Against Formaldehyde Damage in Rat Testicular Tissues” başlığıyla International Journal of Morphology dergisinin 2026 tarihli sayısında yayımlandı. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundan Doç. Dr. Özlem Aydın Berktaş’ın yer aldığı çalışma, yerel ürünlerin yalnızca ekonomik değil, bilimsel ve sağlık temelli katma değer üretme potansiyeline de dikkat çekti. Yayın künyesinde araştırmanın yazarları Arif Keskin, Özlem Aydın Berktaş, Murat Boydak ve İlknur Undağ olarak yer aldı. Araştırmada 40 erkek Wistar albino sıçan kullanıldı. Deney hayvanları beş gruba ayrıldı: yalnızca formaldehit verilen grup, kontrol grubu, formaldehit ile birlikte 100 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup, formaldehit ile birlikte 200 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup ve karşılaştırma amacıyla formaldehit ile birlikte E vitamini verilen grup. Deney süreci 30 gün sürdü; süreç sonunda testis dokularında biyokimyasal ve histolojik incelemeler yapıldı. Çalışmanın bulgularına göre, formaldehite maruz bırakılan sıçanlarda testis dokusunda belirgin yapısal bozulmalar, oksidatif stres göstergelerinde artış, testosteron düzeylerinde düşüş ve Leydig hücre sayısında azalma gözlendi. Buna karşılık Giresun fındığı ekstraktı verilen gruplarda bu olumsuz etkilerin azaldığı bildirildi. Koruyucu etkinin özellikle 200 mg/kg dozda daha belirgin olduğu ve bazı bulgular açısından E vitamini verilen grupla karşılaştırılabilir sonuçlar elde edildiği kaydedildi. Formaldehit, sağlık laboratuvarlarından kadavra ve doku saklama süreçlerine, bazı sanayi uygulamalarından yapı malzemelerine kadar farklı alanlarda karşılaşılabilen bir kimyasal olarak biliniyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, laboratuvar teknisyenleri, bazı sağlık çalışanları ve morg çalışanlarının formaldehite toplum geneline göre daha yüksek düzeyde maruz kalabileceğini bildiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın sınıflandırmalarında da Grup 1, yani “insan için kanserojen” ajanlar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 17,5’i, yani her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite sorunu yaşıyor. WHO ayrıca çevresel kirleticiler ve toksinlerin yumurta ve sperm hücreleri üzerinde doğrudan toksik etki gösterebildiğini, sayı ve kalite kaybına yol açabildiğini belirtiyor. Bu nedenle formaldehit gibi çevresel ve mesleki maruziyetlerin üreme sağlığı üzerindeki etkileri, bilim dünyasında yakından izlenen başlıklar arasında yer alıyor. Araştırmanın yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin, üniversite açıklamasında projeye 2024 yılında “Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi” ile başlandığını belirtti. Keskin, formaldehitin sağlık camiasında laboratuvar ve doku analiz süreçlerinden kadavra saklamaya kadar farklı aşamalarda karşılaşılabilen bir kimyasal olduğuna dikkat çekerek, Giresun kalite fındığının zengin içeriğinin insan sağlığı açısından araştırılmaya değer olduğunu ifade etti. Çalışmada kullanılan fındıklar toz haline getirildikten sonra ekstrakt hazırlanarak deney hayvanlarına ağız yoluyla uygulandı. Makalede, fındık ekstraktının antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikleri sayesinde formaldehitin yol açtığı doku hasarını azaltmış olabileceği değerlendirildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların bitkisel kaynaklı antioksidanların çevresel üreme toksinlerine karşı koruyucu potansiyeline ilişkin bilimsel literatüre katkı sunduğunu belirtti. Çalışmanın yürütücülüğünü yapan Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Üniversite bünyesinde Giresun fındığının kısırlık üzerindeki etkisine dair araştırmaya 2024'te "Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi" ile başlandığını belirterek, Giresun kalite fındığının vitamin ve asitler açısından zengin bir içeriğe sahip olmasının yanı sıra insan sağlığı açısından da önemli yararları bulunduğunu söyledi. Çalışmada, "formaldehit" denilen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak tanımlanan bir kimyasalı kullandıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN, “Bu kimyasal tekstil sanayisinin yanı sıra bazı ürünlerin üretiminde de yer almakta ve insanlar bu kimyasala düşük dozda maruz kalabilmektedir. Ayrıca biz sağlık camiası açısından laboratuvarlarımızdan, kadavralarımızın saklanmasından dokuların analizlerine kadar birçok aşamada sağlık çalışanlarının, bilim insanların maruz kalığı bir kimyasaldır." dedi. Dünyada her 100 çiftten 15'inin kısırlık sorunu yaşayabildiğine değinen Sayın KESKİN sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun yüzde 50'si erkek kaynaklıdır. Formaldehitin hem solunum, sindirim, sinir sistemi hem de ürogenital sistem üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bu araştırmamızda deney hayvanı olarak sıçanları kullandık. Hayvanları formaldehite maruz bıraktık ve takip etmeye başladık. Hepsinde yüksek düzeyde testis dokusunda hasar meydana geldiğini gözlemledik. Bu hasar sonucunda hayvanlarda testosteron miktarları düştü ve sperm kaliteleri bozuldu." Araştırmanın sonraki aşamasında Giresun yağlı fındığını toz haline getirdiklerini ve deney hayvanlarının midelerine sonda yardımıyla ulaştırdıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN "Giresun fındığı kullanarak gerçekleştirdiğimiz tedavi sürecinde formaldehit nedeniyle testosteron miktarları düşen ve sperm kaliteleri bozulan sıçanlarda iyileşme gözlemledik. Bu sayede Giresun fındığının formaldehit kaynaklı kısırlığa çözüm olabileceğini belirledik." diye konuştu. Bununla birlikte çalışma, doğrudan insanlarda yapılmış bir tedavi araştırması değil. Makalenin sınırlılıklar bölümünde, araştırmanın sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi ve doğrudan fertilite sonuçlarını kapsamlı biçimde ölçmediği; insanlara yönelik sonuç çıkarılabilmesi için klinik çalışmalara ihtiyaç olduğu açıkça vurgulanıyor. Bu nedenle bulgular, “Giresun fındığı ekstraktı, deneysel hayvan modelinde formaldehit kaynaklı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterdi” şeklinde yorumlanmalı. Giresun Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen çalışma, Giresun fındığının sağlık bilimleri alanında araştırılabilecek güçlü bir yerel değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırma ekibi, ilerleyen süreçte daha kapsamlı deneysel çalışmalar ve klinik araştırmalarla fındık kaynaklı biyoaktif bileşenlerin üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerinin daha ayrıntılı incelenebileceğini değerlendiriyor. https://intjmorphol.com/wp-content/uploads/2026/03/Art_30_441_2026.pdf

Sarı noktaya göz içi mercek tedavisi Haber

Sarı noktaya göz içi mercek tedavisi

Günümüzde görme kaybı nedenleri arasında öne çıkan sarı nokta hastalığının tedavisinde, göz içi teleskopik mercek uygulamaları başarı vaat etmektedir. İSTANBUL (İGFA) - Göz uzmanlarından Prof. Dr. Tansu Erakgün, yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan sarı nokta (makula dejeneresansı) hastalığının, göz tansiyonu ve diyabet ile birlikte görme yetisinin kaybına sebep olan sağlık sorunları arasında ilk sıralarda geldiğini belirtti. Erken teşhisin sarı nokta hastalığında kilit rol oynadığını vurgulayan Erakgün, yaşlılık, şeker hastalığı, kolesterol ve yüksek tansiyonun bu hastalığı tetikleyen etmenler arasında olduğunu ifade etti. ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ 50 yaş ve üzerine ulaşıldığında veya sarı nokta hastalığı riski bulunan bireylerin, görmelerinde bir azalma hissetmeleri durumunda mutlaka uzman bir hekim tarafından muayene edilmesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tansu Erakgün; "Sarı nokta hastalığı, retina üzerinde yer alan görme merkezinde istenmeyen yaşa bağlı birikimlerle gelişir. Bu hastalığın kuru ve yaş tip olmak üzere iki varyasyonu mevcuttur. Kuru tip daha yaygın olsa da, yaş tip görme kaybına daha fazla sebebiyet verir. Yaş tip, zamanla kuru tipin ilerleme göstermesiyle oluşur. Kuru tip sarı nokta hastalığında, görme kaybı ani olmasa da ilerleme gösterir. Tedavisinde C vitamini, E vitamini, çinko, bakır ve omega 3 içeren destekler kullanılırken, yaş tipte göz içi enjeksiyonlarla tedavi edilir” şeklinde konuştu. GÖZ İÇİ MERCEK UYGULAMASI, GÖRME YETİSİNİ ARTIRIYOR Son dönemde gelişme gösteren göz içi mercek teknolojileriyle, özellikle ileri evrelere geçmiş kuru tip sarı nokta hastalıklarında veya tedavisi sonlanmış yaş tip olgularında, özel bir müdahaleyle hastalığın etkilerini hafifletebildiklerini belirten Prof. Dr. Tansu Erakgün, gelişen durumu şöyle açıkladı: "Hastanın gözü içerisine özel bir teleskop mekanizmasına sahip bir mercek yerleştiriyoruz. Ameliyat yaklaşık 15 dakika sürüyor. Bu mercek, hastalığı doğrudan tedavi etmese de hasarlı görme merkezin etrafındaki alanları daha işlevsel hale getiriyor. Görüntüyü biraz büyütüp kalitesini artırarak görme merkezinin sağlıklı bölgelerini çalıştırıyor. Eğer hasta uygun ise bu operasyon her iki gözde de gerçekleştirilebiliyor. Bu tedaviye en uygun adaylar, yüzde 50 ile yüzde 90 oranında görme kaybı yaşayan kişilerdir. Göz içi teleskopik mercek kalıcı bir tedavi olarak uygulanır. Hastalığın ilerlemesini durdurması beklenmez. Sarı nokta haricinde, yüksek dereceli miyopi, görme merkezi deliği gibi farklı durumlarda da kullanım alanı bulur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.