Hava Durumu

#Dünya Ekonomik Forumu

giresunsonhaber - Dünya Ekonomik Forumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Ekonomik Forumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Haber

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI”

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Giresun Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda Ankara’da düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programına katıldı. YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda yükseköğretimin 2030 vizyonu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve yeni nesil meslek alanları ele alındı. YÜKSEKÖĞRETİMİN 2030 VİZYONU MASAYA YATIRILDI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programı, 16 Haziran Salı günü Ankara’daki YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda yükseköğretimin gelecek dönem yol haritası, üniversitelerin dijital dönüşüm sürecine uyumu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, bilim iletişimi faaliyetleri ve yeni nesil meslek alanlarına yönelik stratejik adımlar değerlendirildi. Yükseköğretimde 2030 vizyonunun merkezde olduğu toplantı, üniversitelerin yalnızca mevcut eğitim programlarını sürdürmesinin değil, aynı zamanda değişen iş gücü ihtiyaçlarına göre akademik yapısını güncellemesinin de önemini ortaya koydu. GRÜ’YÜ REKTÖR YARDIMCISI ŞAHİN VE KAHraman TEMSİL ETTİ Toplantıya Giresun Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin ile Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kahraman katıldı. GRÜ’nün programda yer alması, üniversitenin yükseköğretimde dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve geleceğin mesleklerine yönelik ulusal çalışmalara katılımı açısından önemli bir adım oldu. Toplantıda akademik dünyanın teknolojiyle değişen yapısı, öğrencilerin yeni meslek alanlarına hazırlanması, üniversitelerde bilimsel bilginin topluma daha etkin aktarılması ve eğitim programlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması başlıkları öne çıktı. YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM EĞİTİMİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR Yapay zekâ, veri bilimi, dijitalleşme, robotik sistemler, otomasyon ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmeler, yükseköğretimin önceliklerini doğrudan etkiliyor. YÖK’ün “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” başlıklı dokümanında robotik sistemler, otomasyon, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmelerin çalışma hayatı ve meslekler üzerinde dönüştürücü etki oluşturduğu vurgulanıyor. (yok.gov.tr) Bu dönüşüm, üniversitelerin bölüm ve program yapılarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki yılların iş gücü taleplerine göre planlamasını zorunlu hale getiriyor. Mobil internet, bulut teknolojileri, insansız araçlar, nanoteknoloji ve 3D yazıcılar gibi alanların yaygınlaşması, bazı meslekleri dönüştürürken yeni meslek alanlarının da ortaya çıkmasına neden oluyor. (yok.gov.tr) GELECEĞİN MESLEKLERİNDE ÖNE ÇIKAN ALANLAR Dünya Ekonomik Forumu’nun “Future of Jobs Report 2025” çalışması, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasasını teknoloji, yeşil dönüşüm, demografik değişim, ekonomik belirsizlikler ve jeoekonomik gelişmelerin şekillendireceğini ortaya koyuyor. Rapor, 55 ekonomiden ve 22 sektör kümesinden 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1000’i aşkın işverenin değerlendirmelerine dayanıyor. (World Economic Forum) Raporda 2030’a kadar en hızlı büyümesi beklenen meslek alanları arasında büyük veri uzmanlığı, fintech mühendisliği, yapay zekâ ve makine öğrenmesi uzmanlığı öne çıkıyor. Dijital erişimin genişlemesi, iş yapma biçimlerini değiştirirken veri, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, finans teknolojileri ve yeşil dönüşüm odaklı alanlar yeni istihdam başlıkları olarak güç kazanıyor. (World Economic Forum) Dünya Ekonomik Forumu, 2030’a kadar küresel iş gücü piyasasında ciddi bir dönüşüm bekliyor. Raporda 170 milyon yeni rolün oluşabileceği, 92 milyon mevcut rolün ise ortadan kalkabileceği; net istihdam artışının 78 milyon iş fırsatına ulaşabileceği belirtiliyor. (Eco-Business) ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ DAHA KRİTİK HALE GELİYOR Geleceğin mesleklerine yönelik bu tablo, üniversitelerin klasik bölüm yapısının ötesine geçmesini gerektiriyor. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri analitiği, dijital beceriler, sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık, bilim iletişimi, etik teknoloji kullanımı ve disiplinler arası çalışma becerileri artık yükseköğretimin temel gündemleri arasında yer alıyor. Eğitim alanında yapay zekâ kullanımı da bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2029 dönemini kapsayan “Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı”nda uyarlanabilir ve bireyselleştirilmiş öğrenme sistemleri, öğrenme analitiği, doğal dil işleme, sanal öğrenme asistanları ve yapay zekâ destekli kariyer rehberliği başlıkları öne çıkıyor. (Yegitek) Bu gelişmeler, yükseköğretimde öğrencilere yalnızca diploma kazandıran değil, onları dijitalleşen, otomasyonla dönüşen ve yapay zekâ destekli çalışma hayatına hazırlayan bir eğitim modelinin önemini artırıyor. GRÜ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Giresun Üniversitesi’nin YÖK koordinasyonundaki programa katılımı, üniversitenin gelecek dönem akademik planlamasında dijitalleşme, bilim iletişimi ve yeni meslek alanlarına yönelik çalışmaları daha güçlü biçimde gündemine alması açısından dikkat çekti. Yükseköğretimde 2030 vizyonu, artık yalnızca büyük şehirlerdeki üniversitelerin değil, bölgesel üniversitelerin de akademik yönünü belirleyen ana başlıklardan biri haline geliyor. Giresun Üniversitesi’nin bu sürecin içinde yer alması, kentin yükseköğretim kapasitesi, öğrenci profili, akademik üretimi ve bölgesel kalkınma hedefleri açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Program, üniversitelerin geleceğin mesleklerine hazırlık sürecinde daha esnek, daha teknoloji odaklı, daha disiplinler arası ve toplumsal ihtiyaçlarla daha bağlantılı bir eğitim anlayışına yönelmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Milyarder Serveti Rekor Kırdı Haber

Milyarder Serveti Rekor Kırdı

Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’na göre küresel milyarder serveti 2025’te tarihin en yüksek seviyesine çıktı. Oxfam Konfederasyonu üyesi olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle Türkiye’de yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisinin, kamu bütçesinin nasıl daha demokratik dağılabileceğine dair etkisini ortaya koydu. Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu başlarken, Oxfam’ın yayımladığı yeni Eşitsizlik Raporu, küresel ölçekte servet eşitsizliğinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre milyarderlerin toplam serveti, son beş yılın ortalamasının üç katı hızla artarak 2025 yılında 18,3 trilyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Raporda, bu artışın; dünya genelinde her dört kişiden birinin düzenli olarak yeterli gıdaya erişemediği, dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekildi. Milyarder serveti beş yılda yüzde 81 arttı Oxfam’ın “Servet İktidarı: Milyarderlerin Gücüne Karşı Eşitliği Savunuyoruz” başlıklı raporu, süper zenginlerin artan ekonomik güçlerini siyasi etki alanına dönüştürerek, toplumların hak ve özgürlüklerini kendi çıkarları doğrultusunda nasıl şekillendirebildiğini ortaya koyuyor. Raporda, milyarderlerin servetlerindeki hızlı artışın, ABD’de Trump yönetiminin izlediği milyarder yanlısı politikalarla da örtüştüğü vurgulanıyor. Bu dönemde süper zenginlere yönelik vergi indirimleri yapılırken, büyük şirketlerin vergilendirilmesine yönelik küresel girişimlerin zayıflatıldığı ve tekel karşıtı politikaların geri çekildiği ifade ediliyor. Geçen yıl dünyada milyarder sayısı ilk kez 3.000’i aşarken, Elon Musk yarım trilyon doları geçen servetiyle bu eşiği aşan ilk kişi oldu. Türkiye’de bir milyarder, ortalama ücretli bir çalışanın bir yıllık gelirini 19 dakikada kazanıyor Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’na dayanan Türkiye verileri de dikkat çekici tabloyu gözler önüne seriyor. Türkiye’deki 30 milyarderin toplam serveti, 30 Kasım 2025 itibarıyla 73,8 milyar dolar (3,07 trilyon TL) seviyesine ulaştı. Bu servet, ülke nüfusunun yüzde 44’ünün — yaklaşık 38,5 milyon kişinin — toplam varlığından daha fazla. Hem 2024 hem de 2025 listesinde yer alan milyarderlerin kişisel serveti, kişi başına ortalama 496,3 milyon dolar arttı. Bu artış hızıyla bir milyarderin, ortalama ücretli bir çalışanın bir yıllık kazancını elde etmesi yalnızca 19 dakika sürüyor. Türkiye’de en zengin yüzde 1’lik kesimde bulunan bir kişinin serveti, en yoksul yüzde 50’lik kesimde yer alan bir kişiden 1.271 kat daha fazla. Nüfusun en yoksul yarısı toplam servetin yalnızca yüzde 2,8’ine sahipken, en zengin yüzde 1’lik kesim toplam servetin yüzde 38,1’ini elinde tutuyor. Kadınların iş gücü geliri ise erkeklerin kazancının yalnızca yüzde 41’i düzeyinde kalıyor. KEDV: Yüzde 5’lik servet vergisiyle 153 milyar TL kaynak yaratılabilir Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle, Oxfam Konfederasyonu üyesi olan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisinin yaratabileceği toplumsal etkiyi ortaya koydu. Bu oranda uygulanacak bir servet vergisiyle 153 milyar TL gelir elde edilebileceği belirtilirken, söz konusu kaynakla sağlık, eğitim ve sosyal harcamalarda önemli artışlar sağlanabileceği ifade edildi. Buna göre sağlık bütçesi yüzde 10, eğitim bütçesi yüzde 8, sosyal harcamalar bütçesi ise yüzde 145 oranında artırılabilir. Elde edilecek kamu kaynağıyla; 5,6 milyon çocuğa eğitim yılı boyunca günlük beslenme öğünü sağlanabileceği, 85.000 uzman doktor ve atama bekleyen 174.000 öğretmenin istihdam edilebileceği, kadın çiftçiler ve kadın girişimciler için doğrudan destek programlarının hayata geçirilebileceği, iklim krizi ve afetlere karşı dirençliliği artırmak için yatırımlar yapılabileceği vurgulandı. “Gelir adaleti öncelik olmalı” KEDV Direktörü Şengül Akçar, gelir eşitsizliğinin özellikle kadınları derinden etkilediğine dikkat çekerek, “Zenginlerin daha çok zenginleştiği, yoksulların ise giderek daha fazla yoksullaştığı bir süreçle karşı karşıyayız. Gelir adaletini önceliklendirmezsek yoksulluğun yarattığı sosyal ve ekonomik krizler başa çıkılamayacak bir noktaya gelecek. Servet vergisi, eşitlik açısından kritik bir araçtır” değerlendirmesinde bulundu. Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar ise, zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki büyüyen uçurumun ciddi ve sürdürülemez bir siyasi krizi de beraberinde getirdiğini vurguladı. Oxfam’dan hükümetlere eşitsizlik çağrısı Oxfam, hükümetlere; ulusal eşitsizliği azaltma planlarının hayata geçirilmesi, aşırı zenginlerin gelir ve servet üzerinden etkin biçimde vergilendirilmesi ve servet ile siyaset arasındaki ilişkinin sınırlandırılmasına yönelik adımlar atılması çağrısında bulunuyor. Ayrıca, vatandaşların siyasi katılım ve ifade özgürlüklerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.