Hava Durumu

#Dsi̇

giresunsonhaber - Dsi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dsi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR Haber

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR

DAL-ÇIKTA DÜĞMEYE BASILDI: İŞTE TÜM DETAYLAR Giresun’un yıllardır beklediği Liman Kavşağı Dal-Çık Projesi’nde yeni dönem başladı. 1 milyar 345 milyon lirayı aşan yeni sözleşmenin ardından sahada altyapı deplaseleri sürerken, projenin yalnız trafik değil; drenaj, taşkın güvenliği ve şehir girişleri açısından da daha kapsamlı ele alındığı görülüyor. Yaklaşık 2 yıl sürmesi planlanan yapım döneminde sahil yolu tamamen kapanmayacak, trafik dağ tarafına kaydırılacak ve kent merkezine ulaşım yeni geçici düzenlemelerle sürdürülecek. Giresun’un şehir içi ulaşımında en kritik noktalardan biri olan Liman Farklı Seviyeli Kavşağı, bilinen adıyla Dal-Çık Projesi’nde çalışmalar yeniden hız kazandı. AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan’ın 18 Eylül’de yaptığı açıklamaya göre ana kazıdan önce elektrik, telefon ve internet hatlarının çalışma alanından taşınmasına yönelik işlemler devam ediyor. Bu etap tamamlandıktan sonra geçici trafik bağlantılarının hazırlanması ve ardından ana Dal-Çık imalatlarına geçilmesi planlanıyor. YENİ SÖZLEŞME İMZALANDI, YÜKLENİCİ BELLİ Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünün 2026/872794 numaralı ihalesini S.T.Y. İnşaat kazandı. Sözleşme bedeli 1 milyar 345 milyon 114 bin 450 TL olarak açıklandı. Yaklaşık maliyeti ise 1 milyar 682 milyon 664 bin 873 TL olarak kayda geçti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da TBMM’ye verdiği resmî cevapta “Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Yapım İşi” sözleşmesinin 4 Haziran 2026 tarihinde imzalandığını doğruladı. Bakanlık, çalışmaların bütçe ödenekleri doğrultusunda başlayacağını bildirdi. 1,6 KİLOMETRELİK ANA ULAŞIM PROJESİ Bakanlığın açıkladığı projeye göre Dal-Çık yaklaşık 1,6 kilometrelik bir kesimi kapsıyor. Mevcut Karadeniz Sahil Yolu’nun bu bölümünün altgeçide alınması ve transit trafiğin şehir içi sinyalizasyonuna takılmadan devam etmesi hedefleniyor. Bakanlık, 2024’te güzergâhtan günlük ortalama 32 bin 500 araç geçtiğini açıklamış; proje tamamlandığında Karadeniz Sahil Yolu, şehir merkezi ve liman bağlantılarında daha hızlı ve kesintisiz ulaşım hedeflendiğini bildirmişti. PROJE SADECE YOL OLARAK ELE ALINMIYOR Dal-Çık’ın önceki uygulama sürecinde yağmur suyu, dere yatakları ve drenaj konusu önemli bir teknik başlık haline geldi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası da Temmuz 2026’da kot farkı, dere yatakları ve yağmur suyu drenajına ilişkin teknik değerlendirmeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a iletti. Bakan Kacır’ın da projenin teknik yönden yeniden değerlendirilmesi ve alternatiflerin gözden geçirilmesi yönünde görüş bildirdiği açıklandı. Bu sürecin olumlu tarafı, yeni uygulamada trafik, drenaj ve taşkın güvenliğinin aynı proje bütünü içerisinde daha kapsamlı ele alınması oldu. KARAYOLLARI VE DSİ AYNI DOSYA ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR Edinilen bilgilere göre Dal-Çık’ın Giresun’a en az trafik yüküyle kazandırılması amacıyla Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında ilgili kurumların katılımıyla koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Karayolları mühendisleri yapım sırasındaki yol güzergâhı, geçici kavşaklar ve trafik akışını çalışırken; DSİ mühendisleri yağmur suyu tahliyesi, dere yatakları ve taşkın güvenliği üzerinde teknik çalışma yürütüyor. Böylece proje yalnızca betonarme bir altgeçit olarak değil, çevresindeki altyapıyla birlikte değerlendiriliyor. DAL-ÇIK YAPILIRKEN SAHİL YOLU KAPANMAYACAK Giresunluların en çok merak ettiği konulardan biri de yapım süresince Karadeniz Sahil Yolu’nun ne olacağı. Edinilen uygulama bilgilerine göre sahil yolu tamamen kapatılmayacak. Trafik çalışma alanında dağ tarafına doğru kaydırılacak ve gidiş-geliş yönlerinde 6’şar metrelik geçiş alanı bırakılacak. Amaç, Dal-Çık inşaatı sürerken Giresun’dan geçen şehirlerarası trafiğin ve kent içi ulaşımın mümkün olduğunca kesintisiz devam etmesi. BULANCAK DURAĞI GİRİŞİ GEÇİCİ OLARAK KAPATILACAK Yapım süresindeki geçici trafik planında en önemli değişikliklerden biri Bulancak Durağı bölgesinde uygulanacak. Buradaki mevcut şehir girişinin kapatılması ve trafiğin farklı kavşak ve bağlantı noktalarına dağıtılması planlanıyor. Bu düzenleme Dal-Çık tamamlandıktan sonraki nihai trafik sisteminden ziyade, inşaat döneminde güvenli ve kesintisiz ulaşımı sağlayacak geçici düzenlemelerin bir parçası olacak. YENİ U DÖNÜŞLERİYLE TRAFİK DAĞITILACAK Dal-Çık yapım süresince ana yol üzerindeki araç yükünün tek noktada birikmesini önlemek için çeşitli bölgelerde U dönüş noktaları oluşturulması planlanıyor. Bazı dönüşlerin trafik lambasına ihtiyaç duyulmadan kullanılabilmesi üzerinde çalışılıyor. Böylece şehre giriş ve geri dönüş trafiğinin Liman Kavşağı üzerinde yoğunlaşması engellenmeye çalışılacak. VALİLİK ÖNÜNDE YENİ GİRİŞ SENARYOLARI Geçici trafik planındaki önemli noktalardan biri de Giresun Valiliği önü. Bu bölgede hem sinyalizasyonlu hem sinyalizasyonsuz şehir giriş alternatifleri değerlendiriliyor. Amaç, yapım boyunca kent merkezine ulaşımı tek bir noktaya bağımlı bırakmadan farklı bağlantılar üzerinden sürdürmek. EN HASSAS KONUYA ÖZEL ÇALIŞMA: YAĞMUR VE TAŞKIN Dal-Çık’ın teknik olarak en hassas taraflarından biri Giresun’un yoğun yağış rejimi. Bu nedenle yeni süreçte yalnızca altgeçit içerisindeki suyun tahliyesi değil; dere yataklarından, üst kotlardan ve çevre altyapısından gelebilecek suların nasıl yönetileceği de çalışılıyor. Edinilen teknik bilgilere göre Karayolları ve DSİ mühendisleri, saatte 450 kilogram olarak ifade edilen çok yüksek yağış senaryosunda dahi su baskını yaşanmamasını sağlayacak kapasitenin oluşturulması üzerinde duruyor. Bu bilgiye ilişkin ayrıntılı hidrolik proje paftaları kamuya açık hale geldiğinde teknik hesapların birimleri ve kapasitesi ayrıca netleştirilebilecek. GEÇMİŞTEKİ SORULAR, YENİ PROJEDE TEKNİK ÇALIŞMAYA DÖNÜŞTÜ Dal-Çık dosyasının en dikkat çekici yanı, önceki süreçte kamuoyunda tartışılan drenaj, dere yatakları, trafik ve altyapı başlıklarının yeni uygulamada mühendislik çalışmasının doğrudan parçaları haline gelmiş olması. Bu açıdan 2026 süreci yalnızca yeni bir ihale değil, projenin saha şartlarına göre daha kapsamlı ele alındığı yeni bir uygulama dönemi olarak öne çıkıyor. DAL-ÇIK YAPILIRKEN GİRESUN’UN TRAFİK DÜZENİ GEÇİCİ OLARAK DEĞİŞECEK Yaklaşık iki yıllık yapım süresinde; sahil yolu dağ tarafına kaydırılacak, gidiş ve geliş için 6’şar metrelik trafik koridoru korunacak, Bulancak Durağı girişi geçici olarak kapatılacak, yeni U dönüşleri oluşturulacak, Valilik önündeki şehir girişleri geçici trafik planına göre yeniden düzenlenecek. Bütün bu hazırlıkların amacı, Dal-Çık yapılırken Giresun’un günlük yaşamını ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki ulaşımı mümkün olan en düşük seviyede etkilemek. ÖNCE ALTYAPI, SONRA TRAFİK HAZIRLIĞI, ARDINDAN ANA İMALAT Projenin sahadaki sıralaması da netleşiyor. Önce elektrik, telefon ve internet başta olmak üzere mevcut altyapı hatları taşınacak. Ardından yapım döneminde kullanılacak yol ve kavşak bağlantıları hazırlanacak. Sonrasında Dal-Çık’ın ana kazı ve imalat çalışmalarına ağırlık verilecek. Projenin yaklaşık 2 yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU: Haber

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU:

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU: 2020’DEKİ ACI TABLO TEKRARLANMASIN Giresun’da geçmiş yıllarda taşkınlarla gündeme gelen Aksu Vadisi’nde yürütülen taşkın kontrol çalışmalarında sona yaklaşılıyor. DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Aksu Deresi ile Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerinde devam eden imalatların tamamlanmasıyla Giresun şehir merkezindeki taşkın riskinin azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı. Çalışmaların önemi ise Aksu Deresi’nin geçmişte neden olduğu taşkınlar hatırlandığında daha belirgin hale geliyor. Devlet Su İşleri (DSİ) 22. Bölge Müdürlüğü, Giresun Merkez’de yürütülen Aksu Deresi Taşkın Kontrol İnşaatı ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini duyurdu. DSİ tarafından yapılan açıklamada; “Aksu Deresi taşkın kontrol inşaatımızda sona yaklaşıyoruz. Söz konusu işimiz kapsamında Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerinde imalatlarımız devam etmektedir. Çalışmalarımızın tamamlanması ile birlikte şehir merkezinde taşkın riskleri azaltılmış olacaktır.” ifadelerine yer verildi. DSİ’nin daha önceki açıklamalarında da Aksu Vadisi, Giresun’da devam eden taşkın kontrol yatırımlarının öncelikli çalışma alanları arasında gösterilmişti. Temmuz 2026’da yapılan saha incelemelerinde Aksu Deresi ile birlikte Ülper Köyiçi ve Ülper Arap derelerindeki çalışmaların sürdüğü açıklanmıştı. 2020’DE AKSU DERESİ TAŞTI, YOL ULAŞIMA KAPANDI Aksu Deresi’ndeki çalışmaların önemi, 22 Ağustos 2020’de Giresun’da yaşanan büyük sel felaketi ile çok daha net ortaya çıkmıştı. Aşırı yağışların ardından debisi hızla yükselen Aksu Deresi, Giresun merkeze bağlı Duroğlu beldesi çevresinde ve farklı noktalarda taşmış, Giresun–Dereli–Sivas kara yolu ulaşıma kapanmıştı. Ülper köyü yakınlarında polis tarafından kontrol noktaları oluşturulmuş ve güvenlik gerekçesiyle araçların geçişine izin verilmemişti. Duroğlu belde merkezindeki bazı iş yerleri de Aksu Deresi’nin taşması nedeniyle zarar görmüştü. Aynı afet sırasında Dereli ilçe merkezinden geçen Aksu Deresi de taşmış; çok sayıda ev ve iş yerini su basmış, araçlar sürüklenmiş, cadde ve sokaklarda büyük hasar meydana gelmişti. 2020 SELİ GİRESUN’UN HAFIZASINDA 22 Ağustos 2020’deki afet yalnız Aksu Vadisi’ni değil, Giresun’un geniş bir bölümünü etkiledi. Giresun il merkezi ile Dereli, Doğankent, Tirebolu, Espiye, Güce, Görele ve Yağlıdere’de etkili olan aşırı yağışlar sel ve heyelanlara neden olmuş; can kayıpları yaşanmış, yüzlerce kişi afet bölgesinden kurtarılmış ve çok geniş bir alanda altyapı zarar görmüştü. Afet sonrasında yapılan teknik değerlendirmelerde de özellikle Aksu havzasındaki taşkın debilerinin dikkate alınması gerektiği ortaya çıktı. Giresun Valiliğinin daha sonraki açıklamalarında, Dereli’de Aksu Deresi’nin yatak genişliğinin artan taşkın debileri dikkate alınarak 18 metreden 26 metreye çıkarıldığı bilgisi paylaşılmıştı. GİRESUN’DA TAŞKIN TEHLİKESİ GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR Taşkın riski yalnız geçmişe ait bir sorun değil. Ağustos 2026’da Giresun’da etkili olan şiddetli yağışların ardından özellikle Keşap ilçesinde yeniden taşkınlar yaşanmış, DSİ ekipleri afetin ardından sahada çalışma başlatmıştı. DSİ Genel Müdürlüğü ve 22. Bölge Müdürlüğü ekipleri taşkından etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmuştu. Bu gelişmeler, Giresun’da dere ıslahı ve taşkın kontrol yatırımlarının yalnızca bir çevre veya altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından doğrudan afet riskini azaltmaya yönelik çalışmalar olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. GİRESUN’DA 100 TAŞKIN KONTROL TESİSİ TAMAMLANDI DSİ verilerine göre 2003–2026 döneminde Giresun’da 100 taşkın kontrol tesisi tamamlandı. Bu tesislerle Giresun şehir merkezi, 169 yerleşim yeri ve 14 bin 582 hektar alanın taşkın kontrolünün sağlandığı, ayrıca 34 taşkın koruma tesisinin yatırım veya inşaat aşamasında bulunduğu bildirildi. DSİ, Giresun’un Türkiye’nin en fazla yağış alan illerinden biri olduğuna dikkat çekerken, özellikle yukarı havzalarda sel kapanları, tersip bentleri ve sel tırmıkları gibi yapıların da taşkın riskinin azaltılmasında kullanıldığını belirtiyor. AKSU VADİSİ İÇİN KRİTİK YATIRIM Aksu Deresi; Dereli’den Duroğlu ve Ülper hattına, oradan Giresun şehir merkezine uzanan havza yapısıyla kentin taşkın güvenliği açısından kritik akarsularından biri durumunda. Bu nedenle Aksu Deresi ile onu besleyen yan derelerde yürütülen çalışmaların birlikte tamamlanması önem taşıyor. DSİ’nin son açıklamasına göre Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerindeki imalatların da tamamlanmasıyla Aksu Deresi taşkın kontrol projesinin önemli bir bölümü bitirilmiş olacak. 2020 yılında Aksu Deresi’nin taşmasıyla yaşananlar hafızalardaki yerini korurken, tamamlanmak üzere olan yatırımın asıl hedefi aynı tablonun yeniden yaşanma ihtimalini azaltmak. Giresun açısından projenin başarısı ise yalnız yapılan duvarların veya dere ıslahının tamamlanmasıyla değil, şiddetli yağışlarda suyun güvenli biçimde taşınabilmesi ve yerleşim alanlarının korunabilmesiyle ölçülecek.

AKSU VADİSİ’NDE TAŞKIN RİSKİNE KARŞI KRİTİK ÇALIŞMA: DSİ VE SAYIŞTAY SAHADA Haber

AKSU VADİSİ’NDE TAŞKIN RİSKİNE KARŞI KRİTİK ÇALIŞMA: DSİ VE SAYIŞTAY SAHADA

AKSU VADİSİ’NDE TAŞKIN RİSKİNE KARŞI KRİTİK ÇALIŞMA: DSİ VE SAYIŞTAY SAHADA Giresun’un Dereli ilçesinde Aksu Vadisi Islahı kapsamında yapımı süren Çardak Deresi ve Aksu Deresi taşkın kontrol yatırımları yerinde incelendi. DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi ile Sayıştay Başkanlığı Baş Denetçileri Sinem Yalçın ve İslam Kandemir’in katıldığı saha incelemesinde devam eden imalatların son durumu değerlendirildi. Projelerin tamamlanmasıyla özellikle Dereli ve Aksu Vadisi boyunca taşkın riskinin azaltılması, yerleşim alanlarının can ve mal güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Giresun’da son yıllarda etkili olan aşırı yağışlar, sel ve taşkın olaylarının ardından dere ıslahı ve taşkın kontrol yatırımları daha kritik hale gelirken, Devlet Su İşleri 22. Bölge Müdürlüğü Aksu Vadisi’ndeki çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Sayıştay Başkanlığı Baş Denetçileri Sinem Yalçın ve İslam Kandemir ile birlikte Dereli ilçesinde devam eden Çardak Deresi ve Aksu Deresi taşkın kontrol inşaatlarında incelemelerde bulundu. Heyete DSİ Giresun Şube Müdürü Vekili Bahadır Şengül de eşlik etti. ÇARDAK DERESİ VE AKSU DERESİ MERCEK ALTINDA Saha çalışmasında Aksu Vadisi Islahı Projesi kapsamında yürütülen imalatların mevcut seviyesi, yapılan fiziki çalışmalar ve bundan sonraki süreç ele alındı. Dereli ilçesine bağlı Alancık Köyü’ndeki Çardak Deresi ile Aksu Deresi’nde sürdürülen taşkın kontrol imalatları, vadideki taşkın riskinin azaltılmasına yönelik ana yatırımlar arasında yer alıyor. Aynı iki noktadaki çalışmalar daha önce de DSİ tarafından yerinde incelenmiş, projelerin özellikle yerleşim alanlarının taşkınlara karşı korunmasına katkı sağlamasının hedeflendiği açıklanmıştı. SAYIŞTAY BAŞ DENETÇİLERİ DE İNCELEMEYE KATILDI Son incelemeyi önceki saha ziyaretlerinden ayıran en önemli unsur, Sayıştay Başkanlığı Baş Denetçileri Sinem Yalçın ve İslam Kandemir’in de heyette yer alması oldu. Böylece Aksu Vadisi’ndeki yatırımlar yalnızca teknik ilerleme yönünden değil, kamu yatırımlarının sahadaki mevcut durumu açısından da değerlendirildi. Yerel basına yansıyan bilgilerde, Çardak Deresi ve Aksu Deresi boyunca devam eden imalatların ilerleyişinin teknik incelemelerle ele alındığı belirtildi. HEDEF: TAŞKIN RİSKİNİ AZALTMAK Aksu Vadisi Islahı kapsamında sürdürülen çalışmaların temel amacı, yoğun yağışlarda dere yataklarında oluşabilecek taşkınların yerleşim alanlarına verebileceği zararı azaltmak. DSİ’nin daha önce Giresun’daki taşkın kontrol yatırımlarına ilişkin yaptığı açıklamalarda da bu projelerle can ve mal güvenliğinin korunmasının, dere yataklarının daha güvenli hale getirilmesinin ve yerleşim bölgelerindeki taşkın riskinin azaltılmasının hedeflendiği ifade edilmişti. Aksu Vadisi açısından bu çalışmalar ayrıca önem taşıyor. Çünkü vadideki dereler, yüksek kesimlerden gelen yoğun yağış sularını kısa sürede aşağı kotlara taşıyabiliyor. Bu nedenle dere ıslahı ve taşkın kontrol yapıları, yalnızca Dereli’nin kırsal alanlarını değil, Aksu Vadisi boyunca aşağı havzadaki yerleşimleri de ilgilendiriyor. GİRESUN TAŞKIN YATIRIMLARINDA YOĞUN BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR DSİ’nin 2025 yılında yayımladığı verilere göre Giresun genelinde aynı dönemde 28 ayrı taşkın kontrol inşaatı devam ediyordu. Kurum, Giresun’u Türkiye’nin en fazla yağış alan illerinden biri olarak değerlendirirken Aksu Vadisi de öncelikli çalışma alanlarından biri olarak gösterilmişti. Aksu Vadisi dışında merkez ve ilçelerde çok sayıda dere üzerinde taşkın kontrol çalışmaları yürütülüyor. Temmuz ayında DSİ ekipleri Aksu Deresi’nin yanı sıra Ülper Köyiçi Deresi, Ülper Arap Deresi ve Çardak Deresi’ndeki imalatları da yerinde incelemişti. SEL VE TAŞKINLAR YATIRIMLARIN ÖNEMİNİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİ Giresun’da yakın dönemde yaşanan kuvvetli yağışlar da taşkın kontrol yatırımlarının önemini yeniden ortaya koydu. 15 Ağustos 2026’da Keşap ilçesinde meydana gelen sel ve taşkınların ardından Karabulduk beldesi ve çevresinde hasar oluşmuş, ulaşım yollarında tahribat meydana gelmişti. Bölgedeki incelemelere DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta ve DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi de katılmıştı. Bu tablo, dere ıslahı ve taşkın kontrol yatırımlarının Giresun için yalnızca uzun vadeli altyapı çalışması değil, doğrudan afet riskini azaltmaya yönelik bir güvenlik yatırımı olduğunu gösteriyor. AKSU VADİSİNDE ÇALIŞMALAR SÜRECEK DSİ’nin son saha incelemesiyle birlikte Çardak Deresi ve Aksu Deresi’ndeki imalatların mevcut durumu yeniden değerlendirilirken, projelerin bundan sonraki aşamaları da ele alındı. Çalışmalar tamamlandığında Aksu Vadisi boyunca taşkın riskinin azaltılması, dere yataklarının daha kontrollü hale getirilmesi ve özellikle yerleşim alanlarının yoğun yağışlarda daha güvenli hale gelmesi amaçlanıyor. Giresun’un iklim ve topoğrafik yapısı dikkate alındığında, Aksu Vadisi Islahı’nın önümüzdeki dönemde kentteki en önemli taşkın önleme yatırımlarından biri olmayı sürdüreceği görülüyor.

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Haber

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ

GİRESUN’DA SELİN BİLİMSEL MUHASEBESİ Yağmur doğal, kayıp kaçınılmaz değil 1919’dan 12–13 Ağustos 2026’ya uzanan kayıtlar, Giresun’un kısa ve dik havzalarında tehlikenin yeni olmadığını gösteriyor. Son olaylarda üç kişi yaşamını yitirdi, iki kişi için arama başlatıldı; 217 ihbar ve 31 milyon lirayı aşan ara hasar kayda geçti. Devletin 2020 sonrasındaki yatırımları önemli, ancak asıl soru hâlâ açık: Hangi tesis, hangi havzada, hangi riski ne kadar azalttı? 12 AĞUSTOS: ZIVA’DA ÜÇ CAN KAYBI Giresun Valiliğinin ilk açıklamasına göre Sis Dağı çevresindeki yoğun yağışın ardından Görele’nin Hamzalı köyü Zıva mevkisinde saat 15.00 dolayında ani su yükselmesi meydana geldi. Dört kişilik aile akıntıya kapıldı; baba kurtarıldı, iki kız çocuğunun cansız bedenlerine olay yerinden kilometrelerce aşağıda ulaşıldı. Arama çalışmaları 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıçla yürütüldü. Daha sonraki resmî ve yerel açıklamalar annenin de yaşamını yitirdiğini doğruladı. [1] Zıva’daki olay, küçük ve dar bir alt havzada kısa tepki süreli ani taşkın olasılığını öne çıkarıyor. Ancak olay hidrografı, ölçülmüş pik debi, 5-15 dakikalık yağış serisi, dere enkesiti, olay öncesi rüsubat durumu ve devam eden taşkın kontrol işinin o günkü fiziki durumu kamuya açıklanmış değil. Bu veriler olmadan ne şantiyeyi suçlayan ne de mevcut projeyi peşinen aklayan kesin bir hüküm kurulabilir. 13 AĞUSTOS: İHBARLAR İL GENELİNE YAYILDI Ertesi gün meteorolojik uyarı; merkez ilçe ile Piraziz, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Eynesil, Dereli, Çanakçı, Güce, Yağlıdere ve Doğankent’i kapsadı. Yağış sonrasında su baskını, heyelan, yol kapanması ve altyapı hasarı ihbarları geniş bir alana yayıldı. Resmî bültenlerde ilk saatlerde yükselen ihbar sayısı 217’ye ulaştı. 16 Ağustos itibarıyla 26 noktada afet etkisi kayda geçirilmiş, açıklanan ara hasar toplamı 31 milyon 40 bin 20 liraya çıkmıştı. Bu rakam nihai bilanço değil; tespit sürecinin o andaki ara toplamıydı. [2-6] KEŞAP’TA ARAÇ AKINTIYA KAPILDI Keşap–Karadere/Karabulduk yolunda üç kişinin bulunduğu araç akıntıya kapıldı. Sürücü kurtuldu; Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu için arama başlatıldı. Valiliğin 16 Ağustos saat 17.30 tarihli bülteninde çalışmaların beş sektörde 159 personel ve 42 araçla sürdüğü bildirildi. Bu dosya 17 Ağustos sabahı hazırlanırken aramanın resmî olarak sonuçlandığını gösteren yeni bir açıklama yoktu. [2- 6] Bu olayda yalnız müdahalenin büyüklüğü değil, önleme zinciri de incelenmeli: Meteorolojik uyarı ne zaman alındı, havza sensörleri hangi eşiği gördü, yolun kapatılması için önceden tanımlı bir seviye var mıydı, karar kim tarafından ve kaç dakikada uygulandı? Personel ve araç sayısı müdahale kapasitesini gösterir; önleme kapasitesini tek başına kanıtlamaz. YAĞIŞ TABLOSU TEHLİKEYİ GÖSTERİYOR, NEDENİ TEK BAŞINA AÇIKLAMIYOR İstasyon 6 saat (mm) 12 saat (mm) 24 saat (mm) Görele / Kuşçulu 42,59 90,45 90,53 Çanakçı 11,20 81,60 81,60 Keşap / Yivdincik 54,19 57,80 58,96 Yağlıdere 34,11 44,43 49,36 Eynesil / Ören 16,12 45,02 45,02 Güce 35,85 42,64 42,64 Doğankent 5,70 40,30 40,50 Kaynak: Giresun Valiliği 13 Ağustos 2026 bülteni ve ekli MGM tablosu. Milimetre yağışı, metreküp/saniye ise akımı ifade eder. [6] En yüksek 24 saatlik değer Görele/Kuşçulu’da 90,53 milimetre, Çanakçı’da 81,60, Keşap/Yivdincik’te 58,96 milimetre olarak ölçüldü. Keşap/Yivdincik’te toplamın 54,19 milimetresinin altı saatte gerçekleşmesi, hızlı yüzey akışı potansiyeline işaret ediyor. Fakat istasyonun küçük olay havzasını ne ölçüde temsil ettiği, yağışın dakikalık dağılımı, toprağın önceki nemi, dere debisi, taşınan kaya-çamur-ağaç miktarı ve menfezlerin durumu bilinmeden ‘tesis kapasitesi aşıldı’ sonucu çıkarılamaz. ‘90 milimetre yağdı’ ile ‘90 metreküp/saniye su geçti’ aynı şey değildir. Pik debi ve hidrograf yayımlanmadan köprü, menfez veya taşkın tesisinin performansı doğrulanamaz. YÜZYILLIK KRONOLOJİ: BU, GİRESUN’UN İLK UYARISI DEĞİL Yıl Kayıtlı etki Bugüne kalan ders 1919 Görele; dokuz can kaybı ve büyük tarımsal zarar kaydı. Tehlike kıyı ve vadi yerleşimleri için yeni değil. 1929 Giresun çevresi; dört can kaybı kaydı. Kayıp üretme potansiyeli Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri belgeli. 1956 İl genelinde taşkın; üç can kaybı. Uzun aralıklar riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. 1965 Taşkın; iki can kaybı. Yerleşim ve ulaşım kararları tarihsel birikim taşıyor. 1990 Taşkın; bir can kaybı. Küçük olaylar da mekânsal hafızaya alınmalı. 2002 Geniş altyapı ve tarım zararı. Ekonomik kayıp yalnız konut hasarıyla ölçülemez. 2006 Keşap; iki can kaybı. Keşap havzalarında tekrar eden risk açık. 2009–2011 Farklı ilçelerde toplam dört can kaybı kaydı. Dağınık olaylar il ölçeğinde ortak veri tabanında izlenmeli. 2019 Eynesil; bir can kaybı. Küçük kıyı havzaları ani tepki verebilir. 2020 Dereli ve çevre ilçeler; AFAD’a göre 11 can kaybı, 47 yaralı. Rüsubat, daralan kesit, köprü ve yerleşim birlikte incelenmeli. 2023 Yağlıdere; bir can kaybı. Bakım, yol güvenliği ve yerel uyarı süreklilik ister. 2025 Çanakçı merkezli çok şiddetli yağış; 382,4 mm ve yaygın altyapı etkisi. İlk ve nihai bülten ayrımı veri doğruluğu için kritik. 2026 Zıva’da üç can kaybı; Keşap’ta iki kişi için arama. Tesis sayısından havza performansına geçiş zorunlu. Kaynak: Mustafa Cin’in tarihsel derlemesi, AFAD ve Giresun Valiliği bilançoları. Erken dönem sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. [7, 8, 18] 2020 FELAKETİ NEDEN TEMEL KARŞILAŞTIRMA NOKTASI? 22 Ağustos 2020’de Giresun’da 11 kişi yaşamını yitirdi, 47 kişi yaralandı, 172 kişi kurtarıldı. AFAD’ın daha sonraki bilançosuna göre müdahaleye 3 bin 672 personel ve bin 264 araç katıldı. Akademik incelemede Yağlıdere/Sınırköy’de 24 saatte 137,6, sekiz saatte 133,1 milimetre yağış ölçüldü; sekiz saatlik değerin yaklaşık 48 yıllık tekerrür düzeyine karşılık geldiği hesaplandı. [7, 15] Bu karşılaştırma doğrudan kapasite kanıtı değildir. Tekerrür süresi ‘48 yılda yalnız bir kez olur’ anlamına gelmez; yıllık aşılma olasılığını anlatır. Ayrıca 2020’deki istasyon ve havza ile 2026’daki Zıva ve Keşap aynı değildir. 2020 verisinin asıl değeri, yağışla birlikte topoğrafya, yerleşim, rüsubat ve altyapının aynı modelde incelenmesi gerektiğini göstermesidir. AFETİN FİZİĞİ: KISA, DİK VE RÜSUBATLI HAVZALAR Doğu Karadeniz kıyısında dağlar denize kısa mesafede yükselir. Akarsu boyları kısa, kanal eğimleri yüksektir; küçük havzalar şiddetli yağışa dakikalar içinde tepki verebilir. Taşkın yalnız su hacminden oluşmaz. Yamaç erozyonu, heyelan, kaya, toprak ve ağaç parçaları akışın yoğunluğunu ve çarpma gücünü büyütür. [14-17] Dereli/Aksu havzasındaki Apaydın Deresi üzerine yapılan çalışma; ayrışmış kaya ve toprak özelliklerinin yüksek rüsubat üretme potansiyeline, yerleşimle daralan kesitlere ve malzemeyle tıkanan köprü açıklıklarına dikkat çekti. Bu bulgu her dere için otomatik hüküm olmasa da ; Zıva ve Keşap’ta da suyla birlikte katı madde bütçesinin ölçülmesi gerektiğini gösterir. [14] TOPRAK NEMİ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ: DOĞRU CÜMLE NEDİR? MGM’nin 2026 su yılı değerlendirmesi, Giresun’un dokuz aylık toplam yağışının son 66 yılın en yüksek düzeyine çıktığını belirtiyor. Bu, yılın olağanüstü nemli seyrettiğini gösteren güçlü bir arka plan verisidir; ancak 12–13 Ağustos günü toprağın doygun olduğunu tek başına kanıtlamaz. Son 3, 7 ve 15 günlük yağış, toprak nemi, yeraltı suyu ve uzaktan algılama verileri birlikte açıklanmalıdır. [23] IPCC, insan kaynaklı ısınmanın birçok kara bölgesinde şiddetli yağışların sıklık ve şiddetini artırdığına yüksek güvenle işaret ediyor. Buna karşın özel bir olay atıf çalışması olmadan ‘bu taşkının nedeni iklim değişikliğidir’ denilemez. Doğru ifade: İklim değişikliği ağır yağış olasılığını büyüten bir risk çarpanıdır; kaybın boyutunu yerleşim, altyapı kapasitesi, bakım ve uyarı zinciri belirler. [24] SOSYAL COĞRAFYA: VADİ TABANINA SIKIŞAN HAYAT Giresun’un kıyı gerisinde eğim hızla artar. Tarıma, ulaşıma ve toplu yerleşime uygun düz alanlar çoğunlukla dere ağızları, vadi tabanları ve alüvyal düzlüklerdir. Konut, küçük sanayi, pazar, okul, sağlık birimi ve yolların suya yaklaşması bu nedenle yalnız bireysel tercih değil; tarihsel planlama, mülkiyet, ulaşım ve geçim baskısının sonucudur. Riskli alanda yaşayan yurttaşı suçlamak; imar kararlarını, ruhsatları ve güvenli alternatif üretme sorumluluğunu görünmez kılar. Risk herkesi eşit etkilemez. Yaşlılar, çocuklar, engelliler, aracı olmayanlar, telefon kapsaması zayıf mahalleler ve dereye paralel yolu kullanmak zorunda kalanlar aynı uyarıya aynı hızla yanıt veremez. Yazın yayla, fındık hasadı, ziyaret ve piknik hareketliliği küçük yerleşimlerin gündüz nüfusunu artırabilir. Tahliye planları yalnız ikamet nüfusuna değil, mevsimsel ve saatlik nüfusa göre hazırlanmalıdır. DEREYE PARALEL YOL, TAŞKINDA İKİNCİ BİR KANALA DÖNÜŞEBİLİR Dağlık arazide yol için en düşük eğimli koridor çoğu zaman vadi tabanıdır. Ancak şev ve dolgu akış alanını daraltabilir; yan dereler ana yola dar menfezlerle bağlandığında tıkanma, yol üzerinden aşma ve güzergâhın geçici kanala dönüşmesi mümkün olur. Keşap’taki araç olayı bu nedenle yol kapatma protokolü, menfez envanteri ve alternatif güzergâhların açıklanmasını zorunlu kılıyor. ERKEN UYARI, SENSÖRDEN İBARET DEĞİL Erken uyarı; tehlikeyi ölçmek, eşiğin aşıldığını algılamak, yetkili kararı üretmek ve son kişiye anlaşılır eylem talimatı ulaştırmak olmak üzere dört halkalı bir zincirdir. Son halka çalışmıyorsa sensör yalnız veri toplar. SMS; telefonun çekmediği, kişinin araç kullandığı veya mesajın genel kaldığı durumda yeterli olmayabilir. Kritik yol kesimlerinde otomatik bariyer, yerel siren, değişken mesaj levhası, muhtar ağı, telsiz ve kısa eylem cümlesi birlikte tasarlanmalıdır: ‘Bu yolu kullanma’, ‘Bu köprüyü geçme’, ‘Şu kotun üstüne çık.’ DERELİ’DE YENİDEN İNŞA: HARİTA İLE PROJE KOTU BİRLİKTE AÇIKLANMALI 2023 tarihli bir çalışma, Dereli ilçe merkezinin çok büyük bölümünü yüksek veya çok yüksek taşkın duyarlılığı sınıfında değerlendirdi; 2020 taşkın ayak izinin yaklaşık yüzde 80’inin ‘çok yüksek’, kalanının ‘yüksek’ sınıfta bulunduğunu bildirdi. Yeni yapıların da bu sınıflarla çakışabildiği belirtildi. Duyarlılık haritası tek başına bir binayı güvensiz ilan etmez; yapı kotu, temel sistemi, bodrum kullanımı, DSİ tasarım su seviyesi ve tahliye rotası da bilinmelidir. [19] DERE HAVZASINDA İNŞAAT: ‘YASAL’ İLE ‘GÜVENLİ’ AYNI ŞEY DEĞİL ‘Dere havzasına inşaat’ ifadesi tek başına yeterli değildir. Aktif dere yatağı, taşkın düzlüğü, vadi yamacı–heyelan kuşağı ve yukarı havza birbirinden ayrılmalıdır. Aktif yataktaki daraltma doğrudan hidrolik etki yaratabilir; taşkın düzlüğündeki dolgu suyu başka parsele yöneltebilir; yamaçtaki yol yarması ve drenaj kesintisi heyelanı tetikleyebilir; yukarı havzadaki hafriyat, taş ocağı veya tarla yolu ise akış ve rüsubat üretimini artırabilir. Dere kesitinin daralması veya pürüzlülüğün değişmesi, aynı debide su seviyesini yükseltebilir. Dolgu, taşkın suyunun geçici depolandığı hacmi azaltıp akışı karşı kıyıya ya da aşağı kesime yöneltebilir. Dar köprü ve menfezler kaya, ağaç ve çöple geçici baraj oluşturabilir; ani boşalma darbe dalgası yaratabilir. Geçirimsiz yüzeyler sızmayı azaltıp küçük havzalarda pik debiyi öne çekebilir. Hafriyat ve şantiye malzemesi akışa karışırsa tıkanma riski büyüyebilir. Yol drenajı doğal akış yönünü değiştirerek suyu tek bir menfeze veya yerleşime yoğunlaştırabilir. MEVZUAT NE DİYOR, NE DEMİYOR? 4373 sayılı Kanun, taşkına uğrama ihtimali bulunan alanlarda koruma ve yasaklama mekanizmaları kuruyor. 2006/27 sayılı genelge; köprü ve menfezlerin DSİ ölçütlerine uygun yapılmasını, dereye malzeme dökülmemesini ve akışı engelleyen birikintilerin temizlenmesini istiyor. 2010/5 sayılı genelge de akarsu üzerindeki yapıların DSİ kriterleriyle denetlenmesi ve planlamada DSİ görüşü alınması çerçevesini güçlendiriyor. [20–22] Buna karşılık Türkiye genelinde her dere için geçerli tek ve değişmez bir ‘iki yandan şu kadar metre’ kuralı yoktur. Hukuki durum; taşkın sınırı, imar planı, DSİ görüşü, ruhsat, riskli alan kararı ve yapıldığı tarihteki mevzuatla incelenir. Bilimsel güvenlik ise daha ileri bir sorudur: Yapı izinli olsa bile tasarım taşkınına, rüsubata, iklim payına ve tahliye gereksinimine karşı kabul edilebilir risk düzeyinde mi? ZIVA’DAKİ ÇALIŞMALAR VE HES İDDİALARI: KANIT STANDARDI ŞART DSİ 22. Bölge Müdürlüğü heyetinin 18 Temmuz 2026’da Eynesil Sis Dağı taşkın ve rüsubat kontrol yapısı ile Görele’de Oğuz ve Çavuşlu/Zıva derelerindeki taşkın kontrol-köprü işlerini incelediği duyuruldu. Bu ziyaret bölgede çalışma yürütüldüğünü gösterir; 12 Ağustos’taki kaybın şantiyeden kaynaklandığını veya şantiyenin olayı önlediğini tek başına kanıtlamaz. Sis Dağı Kayasis Deresi projesi ile Zıva alt havzasının bağlantısı, proje haritası ve su bölümü sınırları görülmeden varsayılamaz. [11, 12] Aynı kanıt standardı HES ve baraj iddiaları için de geçerlidir. Olay saatlerindeki rezervuar seviyesi, giriş–çıkış debisi, kapak hareketleri, mansap uyarıları, üretim kaydı ve işletme talimatı yayımlanmadan nedensellik kurulamaz. İncelenen açık kaynaklarda Zıva veya Keşap olayını belirli bir HES ya da baraj işletmesine bağlayan yeterli veri bulunmadı. Kayıtların açıklanması hem iddianın sınanması hem kuşkunun giderilmesi için gereklidir. DEVLET NE YAPTI? YATIRIMLARIN KRONOLOJİSİ 2020 SONRASI: 783 MİLYON LİRAYI AŞAN İYİLEŞTİRME AFAD’ın 2022’de yayımladığı toplu bilançoya göre Giresun’daki iyileştirme harcaması 783 milyon lirayı aşarken bunun 589 milyon lirası AFAD kaynaklarından karşılandı. 178 konut üretildi, 271 riskli yapı yıkıldı. İçme suyunda 54 kilometre ana hat ve 237 kilometre köy hattı yapıldığı, 10 ilçede 66 projenin yürütüldüğü açıklandı. Kırsal ulaşımda 338 köy yolunda çalışma; istinat duvarı, taş duvar, menfez ve benzeri toplam 1.259 sanat yapısı kayda geçirildi. [7] 2024: İRAP VE DERE ÇALIŞMALARI İl Risk Azaltma Planı kapsamında 3 amaç, 17 hedef ve 78 eylem tanımlandı; Ekim 2024 açıklamasında 27 eylemin tamamlandığı, 48’inin sürdüğü, 3’ünün başladığı bildirildi. Sekiz ekskavatörle 30,27 kilometrelik dere kesiminde çalışma yapıldığı ve 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarıldığı açıklandı. Bu rakamlar faaliyetin büyüklüğünü gösteriyor; hangi alt havzada riskin ne kadar azaldığını tek başına göstermiyor. [9] 2025: 382,4 MİLİMETRELİK YAĞIŞ VE DÜZELTİLEN BİLANÇO Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce’de etkili olan yağış sonrasında 57 ihbar kaydedildi, 19 kişi kurtarıldı; 908 personel, 225 araç ve 110 iş makinesi görev yaptı. İlk açıklamalardaki 303 milimetrelik değer, nihai Valilik değerlendirmesinde 382,4 milimetre olarak güncellendi. Bu düzeltme, afet bültenlerinde saat ve sürüm bilgisinin neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. [8] ŞUBAT 2026: 100 TAŞKIN TESİSİ, 49 ERKEN UYARI SİSTEMİ DSİ, son 23 yılda Giresun’da 158 tesisin hizmete alındığını; bunların 8 baraj, 2 gölet, 4 sulama tesisi, 44 HES ve 100 taşkın kontrol tesisinden oluştuğunu açıkladı. Aynı açıklamada 34 taşkın kontrol işinin sürdüğü ve 49 erken uyarı sisteminin işletildiği belirtildi. Bu envanter önemli bir kurumsal kapasiteyi gösteriyor; ancak tesislerin tasarım debisi, bakım tarihi ve 12-13 Ağustos olayındaki performansı tek bir açık veri tabanında yer almıyor. [13] KORUNAN ALAN VERİSİNDE AÇIKLANMASI GEREKEN FARK 2025’te kamuya yansıyan açıklamada 99 taşkın tesisinin 169 yerleşim ve 1.569 dekar alanı koruduğu belirtilirken, Şubat 2026 açıklamasında 100 tesis için 14.582 hektar korunan alan beyan edildi. Yerleşim sayısı değişmez, tesis sayısı yalnız bir artarken alanın bu ölçüde büyümesi kapsam, yazım veya birim farkını düşündürüyor. Hangi sayının yanlış olduğuna veri olmadan hükmedilemez; tesis bazlı alan listesinin açıklanması gerekiyor. [13, 26] TEMMUZ–AĞUSTOS 2026: SAHA İNCELEMESİ VE MÜDAHALE Temmuzda Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projelerinde saha incelemesi yapıldı. 13-16 Ağustos arasında Valilik, AFAD, DSİ, belediyeler, kolluk, sağlık ve diğer birimler; arama-kurtarma, yol açma, su baskını ve altyapı müdahalesi için yüzlerce personel ve aracı sahaya yönlendirdi. Kurumların yaptığı işler yok sayılamaz. Ancak yatırım listesi ile olay performans raporu ayrı tutulmalı; ‘kaç tesis yapıldı?’ sorusunun yanına ‘olay günü nasıl çalıştı?’ sorusu eklenmelidir. ‘DERE TEMİZLENDİ’ DEMEK İÇİN HACİM YETMEZ 30,27 kilometrelik kesimden 222 bin 218 metreküp malzeme çıkarılması önemli bir bakım faaliyetidir. Fakat kapasite yalnız toplam hacimle ölçülemez. Temizlenen kesimin enkesiti, hedef kotu, çıkarılan malzemenin türü, depolama yeri, yeniden birikme hızı ve ekolojik etkisi de açıklanmalıdır. Amaç dereyi bütünüyle düzleştirmek değil; ekosistemi korurken kritik kesit ve yapıların güvenli taşıma kapasitesini sürdürmektir. SORUN NEREDE? SEKİZ BAŞLIKTA NET TEŞHİS Alt havza ölçeğinde veri eksik: İlçe toplamı veya tek istasyon, Zıva gibi küçük havzalarda yağışın mekânsal desenini göstermiyor. Dakikalık yağış, radar, toprak nemi, seviye ve debi aynı zaman ekseninde birleştirilmiyor. Su debisi ile rüsubat birlikte tasarlanmıyor: Köprü ve menfez suyu geçirse bile kaya, tomruk ve çamurla tıkanabiliyor. Yerleşim ve yollar taşkın koridorunda birikmiş durumda: Yeni hassas kullanımların eklenmesi durdurulmadan yalnız yapı güçlendirmesi yeterli olmuyor. Köprü–menfez envanteri kamuya açık değil: Tasarım debisi, açıklık, serbest tahta, rüsubat payı, son muayene ve tıkanma geçmişi bilinmiyor. Erken uyarıda ‘son metre’ eksik: Sensör sayısı korunan insan sayısı değildir. Alarmdan yol kapatmaya ve tahliyeye kadar geçen süre ölçülmüyor. Şantiye ve hafriyat denetimi izlenebilir değil: Geçici derivasyon, stok alanı ve yağışlı dönem acil kapatma planları önceden kamuya açıklanmıyor. Sorumluluk zinciri parçalı görünüyor: MGM uyarıyor, DSİ yapıyı yönetiyor, yerel yönetimler ve özel idare yol–menfezi işletiyor, kolluk kapatıyor, AFAD koordine ediyor; fakat vatandaş için sonuç tek zincir. Başarı faaliyet sayısıyla ölçülüyor: Kilometre, metreküp, personel ve tesis sayısı önemlidir; riskin ne kadar azaldığını ancak alarm süresi, çalışan menfez, açık kalan yol ve azalan maruziyet gösterir. ÇÖZÜM: İKİ NOKTAYA DEĞİL, GİRESUN’UN TÜM AFET RİSKLERİNE Zıva ve Keşap için olay raporu hazırlanması zorunludur; ancak çözüm yalnız bu iki noktaya indirgenmemelidir. Giresun’un sel ve ani taşkınla birlikte heyelan, kaya düşmesi, kıyı fırtınası, orman yangını, deprem ve diğer afetleri aynı mekânsal veri sistemi içinde ele alan çoklu afet yönetimine geçmesi gerekir. Aynı yol, köprü, hastane, okul, haberleşme hattı veya enerji tesisi birden fazla tehlike karşısında kritik olabilir. Bu nedenle yatırım önceliği ilçe sınırına değil, can kaybı riski ve kritik hizmet sürekliliğine göre belirlenmelidir. İLK 90 GÜN: OLAYIN HESABI VE ACİL GÜVENLİK Zıva ve Keşap için ayrı, bağımsız teknik olay inceleme kurulları oluşturulmalı; hidroloji, hidrolik, jeomorfoloji, geoteknik, meteoroloji, ulaşım, şehir planlama ve sosyal bilim uzmanları birlikte çalışmalı. 5/10/15/30/60 dakikalık yağış, radar, son 15 günlük yağış, toprak nemi, seviye-debi, sensör alarmı ve kurum kararları tek zaman çizelgesinde yayımlanmalı. Zıva’daki uygulama projesi, geçici derivasyon ve olay günü şantiye durumu; Keşap’taki yol, köprü ve menfezlerin kapasitesi kamuya açılmalı. Sel, heyelan ve kaya düşmesi riski bulunan kritik yol kesimleri geçici bariyer, nöbet planı ve alternatif güzergâhla güvenceye alınmalı. Etkilenen aileler ve köylerle travma duyarlı görüşmeler yapılarak uyarının ulaşıp ulaşmadığı ve yerel afet hafızası rapora eklenmeli. BİR YIL İÇİNDE: HAVZA VE İLÇE PERFORMANS KARTLARI Her kritik alt havza ve yerleşim için ‘Afet Performans Kartı’ yayımlanmalı: eğim, arazi örtüsü, mevsimsel nüfus, taşkın debileri, heyelan–kaya düşmesi sınıfı, kritik yapı kapasitesi, son bakım, tahliye rotası ve alarm zinciri aynı kartta görülmeli. Yağış, dere seviyesi, toprak nemi ve yamaç hareketi sensörleri küçük yan kolları ve riskli yamaçları temsil edecek biçimde sıklaştırılmalı; veriler gerçek zamanlı ve arşivli sunulmalı. Hücresel yayın/SMS, siren, otomatik yol bariyeri, değişken mesaj levhası, yerel telsiz ve muhtar ağı tek protokolde birleştirilmeli; sistem yılda en az iki tatbikatta sınanmalı. Köprü, menfez, istinat duvarı, okul, hastane, itfaiye, enerji ve haberleşme tesisleri çoklu afet risk puanıyla taranmalı. İmar planları taşkın, heyelan, kaya düşmesi, deprem ve kıyı tehlikesi haritalarıyla parsel ölçeğinde çakıştırılmalı; yeni hassas yapılar yüksek riskli alanlara yerleştirilmemeli. İKİ–BEŞ YIL: ADİL DÖNÜŞÜM VE DOĞA TEMELLİ KORUMA Aktif dere yatağı, çok yüksek riskli taşkın koridoru ve hareketli heyelan alanlarında yeni hassas kullanıma izin verilmemeli; en riskli mevcut yapılar için gerçek değerli kamulaştırma, kira-taşınma desteği ve geçim erişimini koruyan gönüllü geri çekilme uygulanmalı. Taşkın düzlüklerinin su depolama işlevi geri kazandırılmalı; uygun kesimlerde taşkın parkı, sulak alan, geçirgen yüzey ve kontrollü yayılma alanı oluşturulmalı. Yukarı havzada erozyon kontrolü, yol drenajı, yamaç stabilizasyonu, şantiye–hafriyat denetimi ve orman–mera yönetimi birlikte yürütülmeli. Köprü ve menfezler iklim emniyet payı, rüsubat ve tomruk senaryolarına göre yenilenmeli; tıkanma hâlinde suyun yerleşime değil güvenli koridora yönelmesi tasarlanmalı. İl düzeyinde yıllık bağımsız afet denetimi yapılmalı; yatırımlar ‘tamamlandı’ etiketiyle değil, azalan can kaybı riski ve kritik hizmetlerin kesintisizliğiyle puanlanmalı. KURUMLARDAN YANIT BEKLEYEN SEKİZ DOSYA Yağış ve akım dosyası: Zıva’da 12 Ağustos 14.00–16.00 arasındaki 5 ve 15 dakikalık en yüksek yağış neydi? Zıva ve Keşap için ölçülmüş ya da modellenmiş pik debi, hidrograf ve belirsizlik aralığı nedir? Son 3, 7 ve 15 günlük yağış ile toprak nemi neydi? Zıva şantiyesi dosyası: Taşkın kontrol ve köprü işinin fiziki gerçekleşme oranı, geçici derivasyonu, dolgu–hafriyat–stok sahası ve olay günü kesiti ne durumdaydı? Sis Dağı bağlantısı dosyası: Kayasis Deresi yapısı ile Zıva alt havzası arasındaki hidrolik bağlantı proje haritasında nasıl tanımlanıyor? Keşap yol güvenliği dosyası: Karadere/Karabulduk yolundaki köprü ve menfezlerin tasarım debisi, açıklığı, son bakım tarihi ile olay günü rüsubat ve odunsu malzeme miktarı nedir? Erken uyarı dosyası: 49 sistemden hangileri bu havzaları kapsadı, hangi alarmları üretti, ilk alarm kuruma kaç dakikada ulaştı, yol kapatma eşiği neydi ve vatandaşlara gönderilen mesajın saati–metni–hedef alanı neydi? Bakım ve yatırım verisi dosyası: 2024’te temizlenen 30,27 kilometrenin hangi bölümü olay alanlarıyla çakışıyor? 2025’teki 1.569 dekar ile 2026’daki 14.582 hektar korunan alan farkı nasıl açıklanıyor? Yerleşim ve planlama dosyası: 2020 sonrası yıkılan 271 riskli yapının konumu ve yeniden yapılaşma durumu nedir? Dereli’de yeni yapıların tehlike sınıfı ve tasarım kotu doğrulandı mı? İmar planları en güncel risk haritalarıyla ne zaman çakıştırıldı, kaç yapı yüksek riskte? Şeffaflık dosyası: Olay havzalarındaki HES/baraj giriş–çıkış ve kapak kayıtları açıklanacak mı? 31 milyon 40 bin 20 liralık ara hasarın tarım, yol, içme suyu ve özel mülk dağılımı ne zaman kesinleşecek? Bağımsız olay raporları için yayımlanma takvimi verilecek mi? DAHA FAZLA TESİS SAYISI DEĞİL, DAHA FAZLA HESAP VEREBİLİRLİK Giresun’un yüzyılı aşan kayıtları, taşkının bu coğrafyanın kalıcı tehlikelerinden biri olduğunu gösteriyor. Kısa ve dik havzalar, şiddetli yağış, rüsubat ve heyelan doğanın kurduğu denklem. Kaybı büyüten taraf ise yerleşim ve yolların taşkın koridoruna sıkışması, bazı açıklıkların suyla malzemeyi birlikte geçirememesi, bakımın ölçülememesi, alarmın fiziksel eyleme dönüşmemesi ve olay verisinin kamuya açılmaması. 2020’den sonra yapılan yatırımlar küçümsenemez. Konut, yol, içme suyu, dere ıslahı, taşkın tesisi, temizlik ve erken uyarı yatırımları kapasiteyi artırmış; bazı yerlerde daha büyük zararı önlemiş olabilir. Fakat bunun bilimsel karşılığı yatırım tutarı değil, tesis bazlı performanstır. Giresun’un ihtiyacı; her havza ve riskli yamaç için açık harita, her kritik yapı için tasarım-bakım kaydı, her alarm için dakika dakika günlük, her olay için bağımsız rapor ve çok yüksek riskli yerleşimler için sosyal olarak adil dönüşüm seçeneğidir. Yağmur doğaldır. Afetin can kaybına dönüşmesi ise planlama, mühendislik, bakım, uyarı ve toplumsal eşitsizliklerin birlikte ürettiği, ölçülebilir bir kamu politikası sonucudur. . KAYNAKLAR VE YÖNTEM NOTU Bu dosya, 17 Ağustos 2026 sabahına kadar erişilebilen açık kaynaklardan hazırlandı. Resmî bültenler olayın zaman çizelgesi ve kurum açıklamaları; hakemli çalışmalar fiziksel süreç ve tarihsel bağlam; mevzuat ise sorumluluk çerçevesi için kullanıldı. Açık veri bulunmayan yerde kesin nedensellik kurulmadı. Köşeli parantez içindeki numaralar aşağıdaki kaynaklara karşılık geliyor. [1] Giresun Valiliği — Görele/Hamzalı Zıva mevkisinde ani su yükselmesi açıklaması, 12 Ağustos 2026. [2] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/33, 16 Ağustos 2026. [3] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/32. [4] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/31. [5] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/30. [6] Giresun Valiliği — Bülten No: 2026/29 ve yağış ekleri. [7] AFAD — Giresun sel afetinin ikinci yılında iyileştirme çalışmaları bilançosu. [8] Giresun Valiliği — 2025 Çanakçı, Doğankent, Görele ve Güce aşırı yağış nihai değerlendirmesi. [9] Giresun Valiliği — İRAP çalışmaları, Ekim 2024. [10] Anadolu Ajansı — DSİ yetkilisinin Keşap havzası değerlendirmesi, 15 Ağustos 2026. [11] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Eynesil Sis Dağı Taşkın ve Rüsubat Kontrolü. [12] Giresun Öncü — DSİ’nin Sis Dağı, Oğuz ve Zıva projeleri saha incelemesi, 18 Temmuz 2026. [13] DSİ 22. Bölge Müdürlüğü — Son 23 yılda Giresun yatırımları, Şubat 2026. [14] Apaydın vd. — Dereli taşkınında Apaydın Deresi havzasının etkisi, Karadeniz Fen Bilimleri Dergisi. [15] 22 Ağustos 2020 Giresun taşkınının hidrometeorolojik analizi, Su Kaynakları. [16] Doğu Karadeniz Havzası akım karakteristikleri ve fiziksel etkenler, Türkiye Hidroloji Dergisi. [17] Bulancak akarsularının morfometrik analizi. [18] Mustafa Cin — Sel ve Taşkın Riski Açısından Giresun İlinin Değerlendirilmesi. [19] Dereli ilçesi taşkın duyarlılık değerlendirmesi, 2023. [20] 4373 sayılı Taşkın Sulara ve Su Baskınlarına Karşı Korunma Kanunu. [21] 2006/27 sayılı Dere Yatakları ve Taşkınlar Genelgesi. [22] 2010/5 sayılı Akarsu ve Dere Yataklarının Islahı Genelgesi. [23] Meteoroloji Genel Müdürlüğü — 2026 su yılı yağış değerlendirmesi. [24] IPCC AR6 WG1, Bölüm 11 — aşırı hava ve iklim olayları. [25] Tarım ve Orman Bakanlığı — Doğu Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planı. [26] Yeni Giresun — DSİ’nin 2025 tarihli 99 tesis, 169 yerleşim ve 1.569 dekar açıklaması. SINIRLILIKLAR 12–13 Ağustos 2026 olayları için ham debi, hidrograf, çok kısa süreli yağış ve bütün alarm kayıtları kamuya açık değildir. Erken dönem tarihsel kayıtlarda can kaybı ve hasar sayıları arşiv kapsamına göre değişebilir. Arama ve hasar tespiti sürdüğü için 2026 bilançosu nihai değildir. Kamu yatırımlarına ilişkin toplu beyanlar, tesis bazlı performans verisinin yerini tutmaz.

GİRESUN’DA DÖRT GÜNLÜK SEL BİLANÇOSU: 3 CAN KAYBI, 2 KAYIP, 26 MİLYON LİRALIK İLK HASAR Haber

GİRESUN’DA DÖRT GÜNLÜK SEL BİLANÇOSU: 3 CAN KAYBI, 2 KAYIP, 26 MİLYON LİRALIK İLK HASAR

GİRESUN’DA DÖRT GÜNLÜK SEL BİLANÇOSU: 3 CAN KAYBI, 2 KAYIP, 26 MİLYON LİRALIK İLK HASAR Giresun, 12 Ağustos’tan itibaren peş peşe etkili olan şiddetli ve yerel sağanaklarla ağır bir afet sürecinden geçti. Görele’de Zıva Deresi’nin ani yükselmesi aynı aileden anne ve iki kızının yaşamını yitirmesine neden olurken, ikinci yağış dalgasında Keşap, Espiye ve Yağlıdere başta olmak üzere çok sayıda noktada dereler taştı, yollar ve altyapı zarar gördü, ev ve iş yerlerini su bastı. Keşap’ta sel sularına kapılan araçtaki iki kişiyi arama çalışmaları 15 Ağustos’ta da sürerken, Defterdarlığın ilk tespitlerine göre maddi zarar yaklaşık 26 milyon liraya ulaştı. Giresun’da dört güne yayılan yağış ve sel sürecinde, afetin etkisi ilçeden ilçeye ve hatta aynı ilçe içerisindeki vadiden vadiye önemli ölçüde değişti. 12 Ağustos’ta Görele’nin yüksek kesimlerinde başlayan ilk felaket, Sis Dağı havzasından gelen ani suyun Zıva Deresi’ni kısa sürede yükseltmesiyle yaşandı. Ardından 13 Ağustos için yapılan yeni meteorolojik uyarıyla birlikte Giresun’un geniş bir bölümünde yeniden alarm durumuna geçildi. 13 Ağustos gecesi ve 14 Ağustos’un ilk saatlerinde ise özellikle Keşap, Espiye ve Yağlıdere çevresinde dereler taştı, yollar kapandı, su baskınları ve heyelanlar meydana geldi. 12 AĞUSTOS: GÖRELE’DE BİR AİLEYİ PARÇALAYAN ANİ SEL Afetin en ağır can kaybı Görele ilçesinde yaşandı. Sis Dağı’nın Giresun tarafında etkili olan şiddetli yağışın ardından Zıva Deresi’nin seviyesi çok kısa sürede yükseldi. Dere kenarında bulunan Kırca ailesinden önce Mehmet Kırca akıntıya kapıldı. Eşi Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca, Mehmet Kırca’yı kurtarmaya çalışırken kendileri de sel sularına kapıldı. Mehmet Kırca kendi imkânlarıyla sudan çıkmayı başardı ancak anne ile iki kızı akıntıda kayboldu. Yaklaşık 80 kişilik arama kurtarma ekibinin yürüttüğü çalışmalarda önce Burcu Kırca’nın cansız bedenine ulaşıldı. Ardından Burçin Kırca, sele kapıldığı noktadan yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, Zıva Deresi’nin Karadeniz’e ulaştığı Çavuşlu sahilinde bulundu. Kayıp anne Zekiye Kırca’nın cansız bedenine ise 13 Ağustos sabahı Kırıklı Köyü mevkiindeki balık havuzlarının yakınlarında ulaşıldı. Böylece Görele’deki ilk sel dalgasında aynı aileden üç kişi hayatını kaybetti. Bu olay, klasik anlamda saatlerce süren geniş alanlı bir nehir taşkınından çok, dik ve dar bir üst havzada oluşan ani sel karakteri gösterdi. Bu nedenle yalnızca günlük toplam yağış miktarına bakılarak olayın şiddetini değerlendirmek yeterli değil; 5, 10 veya 15 dakikalık yağış şiddeti, üst havzadaki akışın oluşma süresi ve dere debisindeki ani değişim de belirleyici durumda. Kamuoyuna yansıyan mevcut veriler içinde, Zıva Deresi olayının gerçekleştiği noktaya ilişkin dakikalık yağış şiddeti ve taşkının pik debisini gösteren ayrıntılı teknik ölçüm henüz açıklanmış değil. 13 AĞUSTOS: METEOROLOJİDEN YENİ UYARI, İL GENELİNDE TEYAKKUZ Görele’deki acının hemen ardından Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yeni değerlendirmeleri Giresun’da ikinci bir riskli döneme işaret etti. 13 Ağustos Perşembe günü için Giresun Merkez, Piraziz, Bulancak, Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Eynesil, Dereli, Çanakçı, Güce, Yağlıdere ve Doğankent’te kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendi. Uyarıda kuzey ilçelerinde yağışların metrekareye 51–75 kilogram, yerel olarak ise 76–100 kilogram seviyesine çıkabileceği bildirildi. Uyarının 13 Ağustos saat 15.00 ile 14 Ağustos saat 15.00 arasında geçerli olacağı duyuruldu. Vali Mustafa Koç’un talimatıyla İl AFAD Merkezi faaliyete geçirilirken AFAD, belediyeler, DSİ, İl Özel İdaresi, Karayolları, jandarma, sağlık, enerji ve haberleşme birimleri alarma geçirildi. Bu aşamada Giresun genelinde 2 bin 249 personel ve 552 aracın gerektiğinde görevlendirilmek üzere hazır tutulduğu açıklandı. İlk saatlerde Espiye’de mahsur kalan bir vatandaş ekipler tarafından güvenli bölgeye tahliye edildi. YAĞIŞIN MERKEZİ DOĞU VE KUZEY İLÇELERİNE KAYDI 13–14 Ağustos dönemine ilişkin Meteoroloji istasyon verilerinde Giresun içerisinde özellikle Görele, Çanakçı, Keşap ve Eynesil öne çıktı. Yayımlanan ölçümlere göre; Görele/Kuşçulu: 90,5 mm Çanakçı: 81,6 mm Keşap/Yivdincik: 57,8 mm Eynesil/Ören: 45,0 mm yağış aldı. Bu rakamların anlamı oldukça çarpıcı: Görele Kuşçulu’da ölçülen 90,5 milimetrelik yağış, bir metrekareye yaklaşık 90,5 litre, bir dönümlük araziye ise yaklaşık 90,5 ton su düşmesi anlamına geliyor. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta da 15 Ağustos’ta yaptığı değerlendirmede Keşap Havzası’na metrekareye yaklaşık 58 kilogram yağış düştüğünü açıkladı. Bu rakam, Keşap/Yivdincik istasyonunda ölçülen 57,8 milimetrelik değerle de büyük ölçüde örtüşüyor. Bazı ajans haberlerinde ise afetin etkili olduğu kimi noktalarda metrekareye 100 kilogramın üzerinde yağış düştüğü bilgisi yer aldı. Burada önemli bir teknik ayrım bulunuyor: İstasyon ölçümü, havza ortalaması ve farklı saat aralıklarından elde edilen yağış toplamları aynı veri değildir. Bu nedenle 90,5 mm, 58 mm ve “100 kilogram üzeri” ifadelerini tek bir istasyonun aynı zaman dilimindeki ölçümüymüş gibi değerlendirmek doğru olmayacaktır. 13 AĞUSTOS GECESİ: KEŞAP, ESPİYE VE YAĞLIDERE’DE DERELER TAŞTI İkinci yağış dalgasının en ağır etkisi 13 Ağustos gecesi ortaya çıktı. Keşap, Espiye ve Yağlıdere ilçelerinde derelerin seviyeleri hızla yükseldi. Taşkınlar nedeniyle yollar ve dere geçişleri zarar gördü, bazı ev ve iş yerlerini su bastı, araçlarda maddi hasar oluştu. Suların taşıdığı taş, ağaç, balçık ve diğer malzemeler bazı yol kesimlerini kapatırken ekipler gece boyunca iş makineleriyle müdahale etti. Giresun Belediyesi de şehir merkeziyle birlikte selden etkilenen ilçelere vidanjör, iş makinesi, motopomp, kamyon ve personel gönderdi. Belediyenin acil durum planlamasında 8 JCB, 2 greyder, 2 paletli ekskavatör, 1 mini paletli ekskavatör, 2 loder, 10 kamyon, 4 vidanjör, 25 motopomp, 119 saha personeli, 30 binek araç ve 16 itfaiye aracının hazır tutulduğu açıklandı. KEŞAP’TA OTOMOBİLİ SEL SULARI SÜRÜKLEDİ İkinci yağış dalgasının en kritik vakası Keşap ilçesinin Karabulduk bölgesinde yaşandı. Karabulduk yolunda seyreden ve içerisinde üç kişinin bulunduğu otomobil, yükselen sel sularına kapılarak dereye sürüklendi. Araçta bulunan Ahmet Yılmaz kendi imkânlarıyla kurtulmayı başardı. Ancak lise öğretmeni Mehmet Akkaya (45) ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu sel sularında kayboldu. Suyun kilometrelerce sürüklediği otomobil daha sonra Keşap Deresi içerisinde hurdaya dönmüş halde bulundu. Araç içerisinde kayıp iki kişiye ulaşılamadı. 14 AĞUSTOS: SEL ÇEKİLDİ, HASAR ORTAYA ÇIKTI 14 Ağustos sabahıyla birlikte yağışın etkisini kaybettiği kesimlerde sel suları çekilmeye başladı. Ancak bu kez geride kalan maddi hasar ortaya çıktı. Dere yataklarında taş, odun ve balçık yığınları oluşurken, köy ve mahalle yollarında heyelanlar meydana geldi. Ev, iş yeri ve araçlarda zarar tespit edildi. Belediye ve kamu kurumlarının ekipleri su tahliyesi, yol açma, dere temizliği ve altyapı onarımına yöneldi. Vali Mustafa Koç başkanlığında Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında Koordinasyon Kurulu toplandı. Toplantıda selden etkilenen bölgelerin durumu, yeni yağış ihtimali, su tahliyesi, yolların açılması ve temizlik çalışmaları değerlendirildi. 15 AĞUSTOS: ARAMA OPERASYONU DENİZE KADAR GENİŞLETİLDİ 15 Ağustos’ta çalışmaların ağırlık noktası Keşap’ta kaybolan Mehmet Akkaya ile Muhammed Abdullah Hakkıoğlu oldu. AFAD ve AFAD gönüllülerinin yanı sıra Polis Arama Kurtarma, Jandarma Arama Kurtarma, UMKE, AKUT, İHH, ATAK, itfaiye, su altı arama kurtarma, İl Özel İdaresi ve belediye ekipleri çalışmalara katıldı. Dere güzergâhında ekipler hem karadan hem su içerisinden arama yaparken, termal dronlar ve teknik arama ekipmanları da operasyonda kullanılmaya başlandı. Arama bölgesi olay yerinden denize kadar yaklaşık 9 kilometrelik hat üzerinde 5 ayrı sektöre bölündü. Çalışmalar dere içi, dere kenarı, karadan tarama ve deniz bölgesi dahil edilerek sürdürüldü. Vali Mustafa Koç, arama kurtarma ve afet sonrası altyapı faaliyetlerinde yaklaşık 400 araç ve bine yakın personelin görev yaptığını açıkladı. VALİ KOÇ, AFAD KOORDİNASYON TIRI’NDA ÇALIŞMALARI TAKİP ETTİ Giresun Valiliğinin son açıklamasına göre Vali Mustafa Koç; AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Millî Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Ercan Türk ve ilgili kurum amirleriyle birlikte AFAD Arama Kurtarma Koordinasyon Tırı’nda yürütülen operasyon hakkında bilgi aldı. Koordinasyon merkezinden arama-kurtarma ekiplerinin sahadaki konumu, dere güzergâhındaki tarama faaliyetleri ve afet sonrasında yapılacak müdahaleler takip edildi. İLK HASAR TESPİTİ 26 MİLYON LİRA Afetin maddi boyutuna ilişkin ilk somut rakam da 15 Ağustos’ta açıklandı. Vali Mustafa Koç, Defterdarlık tarafından yürütülen çalışmalarda yaklaşık 26 milyon liralık zarar tespit edildiğini bildirdi. Ancak bu rakamın afetin nihai ekonomik bilançosu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Çünkü dere yataklarında meydana gelen tahribat, köy ve bağlantı yolları, menfezler, istinat yapıları, altyapı sistemleri ve kamu tesislerinde yapılacak kalıcı onarımların toplam maliyeti henüz açıklanmış değil. Dolayısıyla 26 milyon lira, mevcut aşamadaki ilk Defterdarlık hasar tespiti niteliğinde bulunuyor. Altyapı ve kamu yatırımlarının yeniden yapım maliyetleri eklendiğinde toplam zararın değişmesi bekleniyor. ELEKTRİK VE İLETİŞİMDE BÜYÜK KESİNTİ YOK Vali Koç, 15 Ağustos’taki açıklamasında enerji verilemeyen veya iletişim bağlantısı kurulamayan köy bulunmadığını bildirdi. Ulaşımın sağlanamadığı sınırlı sayıdaki köy yolunda ise İl Özel İdaresi ekiplerinin çalışmalarının sürdüğü açıklandı. Bölgede aynı zamanda dere yataklarının temizlenmesi, heyelan malzemelerinin kaldırılması, bozulan yolların yeniden ulaşıma açılması ve taşkından zarar gören altyapının onarılması için çalışmalar devam ediyor. DSİ: TAŞKIN ÖNCESİ DERE TEMİZLİĞİ DAHA AĞIR SONUCU ÖNLEDİ DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Keşap’taki incelemeler sırasında önemli bir teknik ayrıntıya dikkat çekti. Balta, taşkından birkaç gün önce dere yatağında yapılan temizlik çalışmalarının suyun önünde birikebilecek malzemeleri azaltarak daha büyük bir taşkının önlenmesine katkı sağladığını söyledi. Balta ayrıca yalnızca toplam yağış miktarına bakılarak taşkının büyüklüğünün değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Keşap Havzası’nda yaklaşık 58 kilogram yağış ölçüldüğünü belirten Balta, yağışın aynı noktada uzun süre yoğunlaşmasının, toplam miktar daha düşük görünse bile ciddi tahribata yol açabileceğini ifade etti. Bu değerlendirme Giresun’un coğrafi yapısı açısından da önem taşıyor. Dik yamaçlardan hızla dere yataklarına ulaşan yüzey akışı, dar vadilerde çok kısa sürede yüksek debiye dönüşebiliyor. Bu nedenle günlük toplam yağış kadar yağışın hangi sürede düştüğü, havzanın büyüklüğü, zeminin doygunluğu ve dere yatağındaki malzeme birikimi de taşkın riskini belirliyor. DÖRT GÜNLÜK BİLANÇO 15 Ağustos 2026 öğleden sonra itibarıyla Giresun’daki afet tablosunda; 3 kişi hayatını kaybetti. Görele’de Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca yaşamını yitirdi. 2 kişi halen kayıp. Keşap’ta Mehmet Akkaya ile 16 yaşındaki yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu’nu arama çalışmaları devam ediyor. Bir kişi araçtan kendi imkânlarıyla kurtuldu. Karabulduk yolunda sele kapılan araçtaki Ahmet Yılmaz hayatta kaldı. Ev, iş yeri ve araçlarda maddi zarar oluştu; yollar ve dere altyapıları etkilendi. İlk parasal zarar 26 milyon lira olarak tespit edildi. Ancak altyapı ve kalıcı onarım maliyetleri bu rakamın nihai bilanço olmadığını gösteriyor. Arama ve afet sonrası müdahalelerde yaklaşık bine yakın personel ve yüzlerce araç görev yapıyor. ŞİMDİ EN KRİTİK ÇALIŞMA KAYIP İKİ KİŞİNİN BULUNMASI Giresun’da yağışların ardından hayatın normale döndürülmesi için yol açma, dere temizleme, su tahliyesi, altyapı onarımı ve hasar tespit çalışmaları sürerken, bütün dikkat Keşap’ta kayıp Mehmet Akkaya ile Muhammed Abdullah Hakkıoğlu’nun bulunmasına çevrilmiş durumda. AFAD Arama Kurtarma Koordinasyon Tırı üzerinden yönetilen operasyonda dere yatağından Karadeniz’e kadar uzanan güzergâh taranıyor. Afetin ardından ortaya çıkan tablo ise bir kez daha Giresun gibi çok kısa mesafelerde deniz seviyesinden yüksek rakımlara çıkan, dar ve dik havzalara sahip bölgelerde günlük yağış toplamından çok kısa süreli yağış şiddetinin ve ani havza tepkisinin önemini ortaya koydu. Kesin bilanço; arama çalışmalarının tamamlanması, tarım arazileri, köy yolları, dere yapıları, kamu altyapısı, konut ve iş yerlerindeki zararların tek tek tespit edilmesinin ardından netleşecek.

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Haber

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

GİRESUN’DA İKİ KIZ KARDEŞİN ARDINDAN ANNELERİNİN DE CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI Giresun’un Görele ilçesinde iki kız kardeşin hayatını kaybettiği, annelerinin ise kaybolduğu taşkının ardından sürdürülen arama çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedenine bu sabah Kırıklı köyü mevkiinde ulaşıldı. Baba Mehmet Kırca’nın kendi imkânlarıyla kurtulduğu olayda aynı aileden üç kişi yaşamını yitirdi. Görele ve Eynesil ilçeleri sınırlarında bulunan Sis Dağı Yaylası’nda 12 Ağustos günü etkili olan yoğun yağışın ardından, Hamzalı köyü sınırlarındaki Zıva Deresi’nde ani su yükselmesi ve taşkın meydana geldi. Dere kenarında bulunan Kırca ailesi hızla yükselen sulara kapıldı. Baba Mehmet Kırca kendi imkânlarıyla kurtulurken, eşi Zekiye Kırca ile kızları Burcu ve Burçin Kırca akıntıda kayboldu. VALİLİK: OLAY SAAT 15.00 SIRALARINDA MEYDANA GELDİ Giresun Valiliği tarafından yapılan ilk açıklamada, olayın saat 15.00 sıralarında meydana geldiği belirtildi. İhbarın ardından bölgeye AFAD, Jandarma, Emniyet, İtfaiye, Sağlık, UMKE, ATAK ve İHH ekipleri sevk edildi. Valilik, çalışmalarda 107 personel, 20 araç ve 7 dalgıcın görev aldığını açıkladı. Su altı ve su üstü arama ekipleri, Zıva Deresi’nin yatağı ve çevresiyle derenin denize ulaştığı hat boyunca arama çalışması yürüttü. Giresun Valisi Mustafa Koç da olay yerine giderek ekiplerden bilgi aldı. Valilikten yapılan açıklamada, arama-kurtarma faaliyetlerinin koordineli ve titizlikle sürdürülmesi talimatının verildiği bildirildi. İKİ KIZ KARDEŞTEN ACI HABER GELDİ Valiliğin açıklamasına göre, kayıp vatandaşlardan ilkinin cansız bedenine saat 16.52’de, suya kapıldığı noktadan yaklaşık 9 kilometre uzaklıkta dere içerisinde ulaşıldı. Diğer kayıp vatandaşın cansız bedeni ise saat 19.20 sıralarında, olay yerinden yaklaşık 11 kilometre uzaklıktaki deniz kenarında bulundu. Arama çalışmalarının ilk gününde Burcu ve Burçin Kırca’nın cansız bedenlerine ulaşılırken, anne Zekiye Kırca’nın bulunması için çalışmalar gece boyunca devam etti. ANNE ZEKİYE KIRCA DA BULUNDU Dere yatağı, çevresi ve deniz hattında sürdürülen çalışmalardan 13 Ağustos sabahı bir acı haber daha geldi. İhlas Haber Ajansının aktardığı bilgiye göre, anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeni Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulundu. Böylece Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesi sonucu akıntıya kapılan anne ile iki kızının da cansız bedenlerine ulaşılmış oldu. Zekiye, Burcu ve Burçin Kırca’ya Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. ANİ SU YÜKSELMESİNİN TEKNİK NEDENİ ARAŞTIRILMALI Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından Zıva Deresi’ndeki suyun neden bu kadar hızlı yükseldiğinin teknik verilerle ortaya konulması önem taşıyor. Giresun Valiliği, taşkının Sis Dağı Yaylası’nda etkili olan yoğun yağışın ardından meydana geldiğini açıkladı. Ancak olay saatlerinde üst havzaya düşen yağışın miktarı, kısa süreli şiddeti, yoğunlaştığı dere kolu ve taşkın sırasında oluşan debi konusunda henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Taşkının geliş anını gösteren cep telefonu görüntüleri, suyun dere yatağına kısa sürede güçlü bir akış halinde ulaştığını ortaya koyuyor. Ancak görüntüler, yükselmenin hangi dere kolunda başladığını veya taşkının oluşum mekanizmasını tek başına açıklamaya yeterli değil. YAĞIŞIN KISA SÜRELİ ŞİDDETİ HENÜZ BİLİNMİYOR Sis Dağı’nın üst havzasına 12 Ağustos günü saat 14.00 ile 16.00 arasında düşen toplam yağış miktarı kamuoyuna açıklanmadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kamuya açık sayfasında 24 saatlik toplam yağış değerleri yer alıyor. Buna karşılık ani taşkınların değerlendirilmesinde beş, on ve on beş dakikalık yağış şiddetleri büyük önem taşıyor. Taşkının oluşumunda yağışın etkisinin bilimsel olarak değerlendirilebilmesi için Sis Dağı çevresindeki otomatik meteoroloji istasyonlarının ham kayıtlarıyla olay saatine ait Trabzon Meteoroloji Radarı verilerinin birlikte incelenmesi gerekiyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de yalnızca PPI radar görüntüsüne bakılarak kesin değerlendirme yapılamayacağını, MAX ve CAPPI gibi hacimsel radar ürünlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. TAŞKIN YÜKSEKLİĞİ VE DEBİ ÖLÇÜMÜ AÇIKLANMADI Olay yerinde taşkın yüksekliği veya debi ölçümü yapılıp yapılmadığına ilişkin kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor. Dere yatağındaki yüksek su izleri, sürüklenen malzemelerin ulaştığı noktalar ve köprü kesitleri üzerinden geriye dönük hidrolik hesaplama yapılabiliyor. Böyle bir teknik çalışma gerçekleştirildiyse sonuçlarının açıklanması, taşkının büyüklüğünün ve gelişme biçiminin anlaşılmasını sağlayabilir. Dere yatağında heyelan, doğal set veya kopma izi bulunup bulunmadığıyla köprü ve menfezlerde tıkanma tespit edilip edilmediği de yapılacak saha incelemesinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Mevcut aşamada bu ihtimallerden herhangi birini doğrulayan resmî bir tespit açıklanmış değil. ZIVA DERESİ’NDE DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR BULUNUYORDU Açık kaynaklarda yer alan 18 Temmuz 2026 tarihli kayda göre DSİ 22. Bölge Müdürü Fatih Kişi, Sis Dağı Sel Kapanı inşaatıyla birlikte Çavuşlu beldesi Zıva Deresi’nde sürdürülen taşkın kontrolü ve köprü imalatlarını yerinde inceledi. Bu kayıt, olaydan yaklaşık 25 gün önce Zıva Deresi üzerinde aktif çalışmalar bulunduğunu gösteriyor. Ancak söz konusu imalatların taşkınla bağlantılı olduğuna veya taşkının etkisini artırdığına ilişkin açıklanmış bir teknik bulgu bulunmuyor. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılabilmesi için çalışma alanlarında geçici dere geçişi, menfez, boru, dolgu veya kazı malzemesi bulunup bulunmadığının; varsa bunların dere kesiti üzerindeki etkisinin teknik raporla ortaya konulması gerekiyor. SEL KAPANI PROJESİ BAŞLANGIÇ AŞAMASINDAYDI Giresun Valiliğinin 22 Mayıs 2026 tarihli açıklamasında, Sis Dağı Sel Kapanı projesinin fiziki gerçekleşme oranının yüzde 1 olduğu ve projenin başlangıç aşamasında bulunduğu bildirildi. Açıklamaya göre ilk etapta sel kapanının yapılacağı noktaya ulaşmak amacıyla 7 metre genişliğinde ve 3 bin 584 metre uzunluğunda yol açılması planlandı. Bu yolun ilk 200 metrelik bölümünde kazı çalışmalarına başlandığı belirtildi. 18 Temmuz tarihli saha inceleme kaydı da Sel Kapanı inşaatının sürdüğünü gösteriyor. Ancak projenin olay tarihi olan 12 Ağustos’taki kesin fiziki seviyesi kamuoyuna açıklanmadı. Mevcut resmî bilgiler, olay tarihinde tamamlanmış ve planlanan 157 bin metreküplük kapasiteyle su depolayan bir Sel Kapanı bulunduğunu göstermiyor. SEL KAPANI KAYASİS DERESİ ÜZERİNDE PLANLANDI İhale belgelerinde Sis Dağı Sel Kapanı’nın Eynesil sınırlarındaki Kayasis Deresi üzerinde inşa edileceği belirtiliyor. Can kayıplarının yaşandığı olay ise Zıva Deresi’nde meydana geldi. Kayasis Deresi’nin olay noktasını besleyen Zıva koluyla bağlantısı ve suyun izlediği güzergâh, kamuya açık belgeler üzerinden kesin olarak belirlenemiyor. Bu nedenle Sel Kapanı şantiyesi ile taşkın arasında herhangi bir değerlendirme yapılabilmesi için dere kollarını, şantiye alanını ve olay noktasını birlikte gösteren koordinatlı havza haritasına ihtiyaç bulunuyor. İhale belgelerinde derivasyon tüneli tesisatı, dipsavak kapakları, boru, kazı ve dolgu gibi imalat kalemlerinin yer alması da bu yapıların olay tarihinde tamamlandığını veya faal olduğunu göstermiyor. Şantiye sahasının olay günündeki durumu, ancak günlük çalışma kayıtları ve saha inceleme raporuyla belirlenebilir. HAVZADAKİ SU YAPILARININ GÜNCEL DURUMU Zıva–Çavuşlu havzasında geçmiş yıllarda Akasya, Kırıklı ve Koyunhamza adlarıyla bazı regülatör ve HES projeleri gündeme geldi. Akasya Regülatörü ve HES için 2016 yılında “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildi. Ancak bu karar, projenin inşa edildiğini veya işletmeye alındığını tek başına göstermiyor. Koyunhamza HES, 2014 yılında EPDK tarafından üretim lisansı iptal edilen projeler arasında yer aldı. Kırıklı Regülatörü ve HES için ise eski tarihli bir mühendislik-jeolojisi ön inceleme raporu bulunuyor. Bu projelerin olay tarihindeki güncel hukuki ve fiziki durumları açık kaynaklardan kesinleştirilemedi. Söz konusu kayıtlar üzerinden taşkın ile bu projeler arasında doğrudan bir bağlantı kurulması mümkün değil. Olay tarihinde havzada faal bir regülatör, su alma yapısı veya enerji tesisi bulunup bulunmadığının kesin cevabı; EPDK lisansları, DSİ su kullanım hakkı kayıtları ve varsa işletme ile geçici kabul belgeleri üzerinden verilebilir. BALIK HAVUZLARI BULUNMA NOKTASI OLARAK KAYITLARA GEÇTİ Anne Zekiye Kırca’nın cansız bedeninin Kırıklı köyü mevkiindeki balık havuzları yakınlarında bulunması, mevcut bilgilerle yalnızca bulunma noktasını gösteriyor. Bölgede bulunan herhangi bir balık havuzunda taşma, set kopması veya olağan dışı su boşalması meydana geldiğine ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle balık havuzlarıyla taşkın arasında teknik rapora dayanmadan bağlantı kurulması doğru olmayacaktır. ERKEN UYARI KAYITLARI DA İNCELENMELİ DSİ Genel Müdürlüğü, 2023 yılında Giresun genelinde 49 Taşkın Erken Uyarı Sistemi istasyonunun kurularak işletmeye alındığını açıklamıştı. Bu istasyonlardan birinin Zıva Deresi veya onu besleyen kollarda bulunup bulunmadığı kamuya açık bilgilerden anlaşılamıyor. Zıva vadisinde bir erken uyarı istasyonu bulunuyorsa olay gününe ait su seviyesi ve alarm kayıtlarının incelenmesi; istasyon bulunmuyorsa derenin güncel taşkın risk haritasındaki yerinin açıklanması gerekiyor. KESİN SONUÇ TEKNİK RAPORLA ORTAYA ÇIKACAK Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin oluşum mekanizması konusunda kurumlar tarafından henüz ayrıntılı bir teknik rapor yayımlanmadı. Yağış ve radar kayıtları, dere kollarındaki su hareketleri, taşkın yüksekliği ve debi hesapları, köprü-menfez incelemeleri, şantiye günlükleri, olay sonrası hava görüntüleri ve varsa erken uyarı verileri birlikte değerlendirilmeden kesin bir sonuca varılması mümkün görünmüyor. Üç kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından kamuoyunun beklentisi, herhangi bir kişi veya kurumu teknik inceleme tamamlanmadan sorumlu ilan etmek değil; Zıva Deresi’ndeki ani su yükselmesinin bütün yönleriyle araştırılması ve elde edilen sonuçların şeffaf biçimde açıklanmasıdır.

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: Haber

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA:

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: KAYNAKLAR, ARITMA TESİSLERİ VE ŞEBEKE KAYIPLARI ELE ALINDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliği, su kaynaklarının korunması, içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılması ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar değerlendirildi. Giresun açısından toplantının ana başlığı, suyun yalnızca bugünün değil, gelecek yılların en stratejik konusu haline gelmesi oldu. İL SU KURULU VALİLİKTE TOPLANDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlık etti. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliğinin sağlanması, su kaynaklarının korunması ve il genelinde su yönetimine yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kurulda ayrıca içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar üzerinde duruldu. GİRESUN İÇİN SU YÖNETİMİ STRATEJİK BAŞLIK HALİNE GELDİ Giresun, yüksek yağış alan bir Karadeniz ili olarak bilinse de su yönetimi artık yalnızca “kaynak varlığı” üzerinden değerlendirilemiyor. İklim değişikliği, mevsimsel yağış rejimindeki dalgalanmalar, yaz aylarında artan tüketim, kırsal alanlardaki altyapı ihtiyaçları, içme suyu kaynaklarının korunması ve tarımsal sulamada verimlilik, Giresun için su yönetimini daha kritik hale getiriyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında ele alınan başlıklar, sadece teknik altyapı gündemi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre güvenliği ve yerel kalkınma açısından da önem taşıyor. İÇME SUYU GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLDU Toplantının öncelikli başlıklarından biri içme ve kullanma suyu güvenliği oldu. İçme suyunda güvenliğin sağlanması; kaynaktan depoya, depodan arıtma tesisine, arıtma tesisinden şehir şebekesine kadar bütün zincirin kontrol edilmesini gerektiriyor. Bu kapsamda su kaynaklarının korunması, arıtma tesislerinin kapasitesi, depolama alanlarının durumu, şebeke hatlarının kayıp-kaçak oranı ve düzenli izleme çalışmaları Giresun açısından öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İçme suyunda güvenlik yalnızca suyun musluğa ulaşmasıyla sınırlı değil. Suyun sağlıklı, sürdürülebilir, kesintisiz ve kalite standartlarına uygun şekilde vatandaşlara ulaştırılması gerekiyor. ARITMA TESİSLERİNİN MEVCUT DURUMU DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu da değerlendirildi. Giresun’da içme suyu altyapısının uzun vadeli planlamasında arıtma tesisleri kritik rol oynuyor. Özellikle kent merkezi, ilçe merkezleri ve nüfus hareketliliği artan bölgelerde arıtma kapasitesinin yeterliliği, su kalitesi açısından temel gündem başlığı haline geliyor. Giresun’un uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için gündemde olan İkisu İçme Suyu Projesi ve Giresun İçme Suyu Arıtma Tesisi Projesi bu açıdan önem taşıyor. Giresun Belediyesi’nin daha önce duyurduğu bilgilere göre DSİ tarafından yürütülen proje; Giresun, Bulancak, Keşap, Dereli ve Duroğlu’nun uzun yıllara yayılan içme suyu ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. (Giresun Belediyesi) Yerel basına yansıyan bilgilere göre Giresun’a gelecek içme suyu için Kavaklar Mahallesi’nde arıtma tesisi kurulması planlanıyor ve proje aşamasındaki imalat noktaları DSİ heyeti tarafından yerinde incelendi. İKİSU PROJESİ GİRESUN’UN UZUN VADELİ SU PLANI AÇISINDAN ÖNEMLİ Giresun’un içme suyu gündeminde İkisu İçme Suyu Projesi ayrı bir başlık oluşturuyor. Proje, yalnızca Giresun merkez için değil; Dereli, Keşap, Bulancak ve çevre yerleşimlerin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik bölgesel bir altyapı yatırımı olarak değerlendiriliyor. Giresun’da nüfus hareketliliği, yaz aylarında artan su tüketimi, yeni yerleşim alanları, sanayi ve hizmet alanlarındaki büyüme, içme suyu yatırımlarını daha planlı hale getirmeyi zorunlu kılıyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında arıtma tesisleri ve kaynak güvenliği başlığının ele alınması, İkisu ve bağlantılı içme suyu yatırımlarının şehir açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi. ŞEBEKE KAYIPLARI AZALTILMADAN SU YÖNETİMİ TAMAMLANAMAZ Toplantıda değerlendirilen bir diğer kritik konu şebeke kayıpları oldu. İçme suyu kaynakları ne kadar güçlü olursa olsun, suyun şebekeye verildikten sonra kayıp-kaçak nedeniyle boşa gitmesi hem ekonomik hem çevresel açıdan ciddi sorun oluşturuyor. Eskiyen hatlar, arızalar, kaçak kullanımlar, ölçüm eksiklikleri ve basınç yönetimi sorunları, şehirlerde su kayıplarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Giresun gibi eğimli topoğrafyaya sahip kentlerde şebeke basıncı, hat yenileme, depo yönetimi ve mahalle bazlı izleme çalışmaları daha da önem kazanıyor. Şebeke kayıplarının azaltılması; yeni su kaynağı bulmak kadar değerli bir tasarruf alanı oluşturuyor. Çünkü kayıp oranı düşürüldüğünde aynı kaynakla daha fazla nüfusa ve daha güvenli hizmet sunulabiliyor. TARIMSAL SULAMADA VERİMLİLİK GÜNDEMDE İl Su Kurulu toplantısında tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar da ele alındı. Giresun’da tarımsal üretimin ana omurgasını fındık oluşturuyor. Bunun yanında sebzecilik, meyvecilik, örtü altı üretim ve iç kesimlerde farklı ürün desenleri de su yönetimiyle doğrudan bağlantılı. İklim değişikliğiyle birlikte yaz aylarında kuraklık riski, düzensiz yağışlar ve toprak nemindeki azalma tarımsal üretimi etkiliyor. Bu nedenle sulamada verimlilik, yalnızca sulama yapılan alanlar için değil, ürün kalitesi ve verim istikrarı açısından da önem taşıyor. Tarımsal sulamada vahşi sulama yerine basınçlı sulama sistemleri, damla sulama, yağmurlama, sulama zamanlaması, toprak nemi takibi ve ürün bazlı su ihtiyacı planlaması öne çıkıyor. SU KAYNAKLARININ KORUNMASI KURUMSAL KOORDİNASYON İSTİYOR Toplantıda su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu. Su yönetimi tek kurumun sorumluluğunda yürütülebilecek bir alan değil. Belediyeler, İl Özel İdaresi, DSİ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, çevre birimleri, sağlık birimleri, kaymakamlıklar ve yerel yönetimler aynı veri ve planlama anlayışıyla hareket etmek zorunda. Kaynak koruma alanları, dere yatakları, içme suyu havzaları, arıtma tesisleri, depolar, şebeke hatları ve tarımsal sulama sistemleri bir bütün olarak ele alınmadığında su yönetimi parçalı kalıyor. İl Su Kurulu toplantısı, bu parçalı yapının ortak koordinasyonla yönetilmesi açısından önem taşıyor. SU KURULLARI YERELDEN ULUSALA UZANAN YAPIYLA ÇALIŞIYOR Türkiye’de su yönetiminde Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurulları birbirini tamamlayan bir yapı olarak çalışıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre illerde belirlenen ihtiyaçlar ve alınan kararlar Havza Su Kurullarına taşınıyor, buradan çıkan sonuçlar da Ulusal Su Kuruluna aktarılıyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Su Kurullarının görev ve çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelik, Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurullarının kuruluşu ile görev ve çalışma usullerini belirlemek amacıyla hazırlandı. (Mevzuat) Bu yapı, Giresun’da tespit edilen su sorunlarının yalnızca yerel gündemde kalmamasını, havza ve ülke ölçeğinde su politikalarına aktarılmasını sağlıyor. GİRESUN’UN SU GÜNDEMİ KAYNAKTAN MUSLUĞA PLANLANMALI Giresun açısından su yönetiminde önümüzdeki dönemin temel başlıkları kaynaktan musluğa güvenli su, arıtma kapasitesi, şebeke kayıplarının azaltılması, kırsal içme suyu altyapısı, tarımsal sulama verimliliği ve iklim değişikliğine uyum olarak öne çıkıyor. Bu başlıkların her biri, şehrin hem bugünkü yaşam kalitesini hem de gelecek yıllardaki büyüme kapasitesini doğrudan ilgilendiriyor. İl Su Kurulu toplantısı, Giresun’da suyun yalnızca teknik altyapı meselesi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma başlığı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koydu. KURAKLIK RİSKİNE KARŞI ERKEN PLANLAMA ŞART Giresun yağışlı bir coğrafyada yer alsa da iklim değişikliği, tüm illerde olduğu gibi su yönetimini daha dikkatli planlamayı zorunlu hale getiriyor. Yağışın yıl içindeki dağılımı, ani sağanaklar, taşkın riski, yaz aylarında su tüketiminin artması, tarımsal üretimde su ihtiyacı ve içme suyu kaynaklarının korunması aynı anda yönetilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor. Bu nedenle su yönetimi yalnızca kriz dönemlerinde değil, normal dönemlerde de düzenli veri, izleme, yatırım ve koordinasyon gerektiriyor. GİRESUN İÇİN SUDA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: KORUMA, VERİMLİLİK VE KOORDİNASYON İl Su Kurulu Toplantısı, Giresun’un su yönetiminde üç temel başlığın öne çıktığını gösterdi. Birincisi, içme suyu kaynaklarının korunması ve güvenli arıtma sistemiyle vatandaşa ulaştırılmasıdır. İkincisi, şebeke kayıplarının azaltılarak mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasıdır. Üçüncüsü ise tarımsal sulamada suyun ölçülü, planlı ve verimli kullanılmasını sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılmasıdır. Giresun’un gelecekte su sorunu yaşamaması için yeni kaynak arayışı kadar mevcut kaynakların korunması, kayıpların azaltılması ve bütün kurumların aynı planlama diliyle hareket etmesi gerekiyor.

ESPİYE, YAĞLIDERE VE AYDINDERE-KOVANLIK HATTINDA SU BASKINLARI Haber

ESPİYE, YAĞLIDERE VE AYDINDERE-KOVANLIK HATTINDA SU BASKINLARI

GİRESUN’DA SAĞANAK ALARMI: ESPİYE, YAĞLIDERE VE AYDINDERE-KOVANLIK HATTINDA SU BASKINLARI Giresun’da etkili olan sağanak yağış, özellikle Aydındere-Kovanlık yolu üzerinde, Espiye ve Yağlıdere ilçelerinde su baskınlarına neden oldu. Yağıştan etkilenen bölgelerde kamu ekipleri sahaya inerken, mağduriyet yaşayan vatandaşlar için çalışma başlatıldı. EKİPLER SAHADA ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR Sağanakla birlikte bazı noktalarda yol güvenliği, dere yatakları, menfezler, su tahliye hatları ve yerleşim alanları risk altına girdi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, belediyeler ve ilgili kamu kurumlarının ekipleri bölgede çalışma yürütüyor. Ekipler, su baskınlarının yaşandığı noktalarda tahliye, temizlik, yol açma, dere ve menfez kontrolü ile hasar tespitine yönelik müdahalelerini sürdürüyor. Özellikle Aydındere-Kovanlık yolu üzerindeki riskli kesimlerde ulaşım güvenliği ve altyapı kontrolleri öne çıktı. AYDINDERE-KOVANLIK HATTI YENİDEN GÜNDEME GELDİ Sağanak sonrası yaşanan tablo, Aydındere-Kovanlık yolunun bölge ulaşımı açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koydu. Bulancak’ın Kovanlık ve Aydındere beldelerini birbirine bağlayan güzergâh, hem yerleşim yerleri hem de kırsal ulaşım için önemli bir bağlantı noktası olarak kullanılıyor. Bölgede devam eden yol iyileştirme ve modernizasyon çalışmaları, son yağışlarla birlikte yalnızca ulaşım konforu değil, can ve mal güvenliği açısından da daha önemli hale geldi. Yol genişletme, zemin iyileştirme, altyapı ve drenaj çalışmaları bölgenin kronikleşen ulaşım ve yağış riski açısından doğrudan önem taşıyor. ESPİYE VE YAĞLIDERE’DE DİKKATLER DERE YATAKLARINDA Espiye ve Yağlıdere’de etkili olan sağanak, özellikle dere yataklarına yakın yerleşimlerde ve eğimli arazilerde risk oluşturdu. Karadeniz coğrafyasının ani yağışlara açık yapısı, kısa sürede debisi yükselen dereler ve yüzey akışı nedeniyle su baskını ihtimalini artırıyor. Vatandaşların dere yataklarından, su birikintisi oluşan yollardan, heyelan riski bulunan yamaçlardan ve kontrolsüz geçiş noktalarından uzak durması gerekiyor. Yağışın etkili olduğu bölgelerde araç trafiğinin de kontrollü yürütülmesi önem taşıyor. MAĞDURİYETLERİN GİDERİLMESİ İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATILDI Kamu kurumları, sağanak nedeniyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için sahadaki müdahalelerini sürdürüyor. Su baskınından etkilenen alanlarda öncelik, vatandaşların güvenliği, ulaşımın kontrollü biçimde sağlanması ve altyapı hatlarının yeniden işler hale getirilmesi oldu. Bölgede yürütülen çalışmalarla birlikte hasarın boyutu netleşecek. Ekiplerin saha incelemeleri tamamlandıkça, zarar gören noktalar için bakım, onarım ve iyileştirme süreci devam edecek. GİRESUN İÇİN AFET HASSASİYETİ BİR KEZ DAHA ORTAYA ÇIKTI Giresun’un kıyıdan iç kesimlere uzanan vadileri, dar dere yatakları, eğimli arazi yapısı ve yoğun yağış rejimi, sel ve su baskını riskini sürekli gündemde tutuyor. Bu nedenle Espiye, Yağlıdere, Aydındere ve Kovanlık hattında yaşanan son sağanak, afet hazırlığı, altyapı dayanıklılığı ve yol güvenliği açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Bölgede kalıcı çözüm, yalnızca yağış sonrası müdahaleyle sınırlı kalmamalı. Dere ıslahı, menfez kapasitesi, yol drenajı, şev güvenliği, heyelan riski ve yerleşim alanlarının yağmur suyu tahliyesi birlikte ele alınmalı. Giresun’da yağıştan etkilenen vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi için ekiplerin sahadaki çalışmaları devam ederken, benzer afetlerin daha ağır sonuçlar doğurmaması için riskli güzergâhlarda kalıcı altyapı adımlarının hızlandırılması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.