Hava Durumu

#Doğankent

giresunsonhaber - Doğankent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğankent haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

GİRESUN’DA KAYMAKAM VE VALİ YARDIMCISI ATAMALARI Haber

GİRESUN’DA KAYMAKAM VE VALİ YARDIMCISI ATAMALARI

GİRESUN’DA KAYMAKAM VE VALİ YARDIMCISI ATAMALARI 17 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/148 sayılı Cumhurbaşkanı Atama Kararı, Giresun’un mülki idare kadrolarında dikkat çeken değişiklikler yaptı. Kararla Giresun Vali Yardımcılığına yeni atama yapılırken, Tirebolu, Doğankent, Güce, Şebinkarahisar, Piraziz ve Alucra kaymakamlıklarını ilgilendiren görev değişiklikleri gerçekleşti. GİRESUN VALİ YARDIMCILIĞINA AYHAN DURMUŞ ATANDI Ordu Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, Giresun Vali Yardımcılığı görevine atandı. Karar, Giresun il yönetiminde vali yardımcılığı düzeyinde yeni bir görevlendirme yaptı. TİREBOLU’DA İKİ YÖNLÜ DEĞİŞİKLİK Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan, Trabzon Ortahisar Kaymakamlığına atandı. Tirebolu Kaymakamlığı görevine ise Erzurum Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım getirildi. Böylece Tirebolu’da görev değişimi hem ayrılan hem de yeni atanan kaymakam yönüyle netleşti. DOĞANKENT KAYMAKAMI BAYBURT’A ATANDI Doğankent Kaymakamı Deniz Yıldırım, Bayburt Aydıntepe Kaymakamlığına atandı. Resmî Gazete’deki Giresun bağlantılı atama kayıtlarında Doğankent için yeni kaymakam görevlendirmesi ayrıca yer almadı. İlçedeki yeni görevlendirme süreci, İçişleri Bakanlığı ve Valilik duyurularıyla netleşecek. GÜCE KAYMAKAMI ORDU’YA GİTTİ Güce Kaymakamı Ali Can Uludağ, Ordu Kabataş Kaymakamlığına atandı. Kararla Güce’de de mülki idare değişikliği yaşandı. İlçeye yapılacak yeni görevlendirmeye ilişkin ayrı kayıt Resmî Gazete’deki Giresun bağlantılı satırlarda tespit edilmedi. ŞEBİNKARAHİSAR’A ADNAN DOĞAN ATANDI Şebinkarahisar Kaymakamı Yasin Ardıç, Kilis Vali Yardımcılığına atandı. Şebinkarahisar Kaymakamlığı görevine Bingöl Solhan Kaymakamı Adnan Doğan getirildi. Kararla ilçede kaymakamlık makamında yeni dönem başladı. PİRAZİZ’E KADİR KILIÇ GELDİ Piraziz Kaymakamı Burak Öz, Kars Vali Yardımcılığına atandı. Piraziz Kaymakamlığı görevine Van Çatak Kaymakamı Kadir Kılıç getirildi. Atama kararıyla Piraziz’de kaymakamlık görevinde değişim tamamlandı. ALUCRA’YA DOĞAN CAN KANDEMİR ATANDI Konya Çeltik Kaymakamı Doğan Can Kandemir, Giresun Alucra Kaymakamlığına atandı. Karar kapsamında Alucra da yeni kaymakam ataması yapılan Giresun ilçeleri arasında yer aldı. GİRESUN’U İLGİLENDİREN ATAMALAR İsim Eski görevi Yeni görevi Ayhan Durmuş Ordu Vali Yardımcısı Giresun Vali Yardımcısı Muhammed Lütfi Kotan Giresun Tirebolu Kaymakamı Trabzon Ortahisar Kaymakamı Tuncay Kaldırım Erzurum Yakutiye Kaymakamı Giresun Tirebolu Kaymakamı Deniz Yıldırım Giresun Doğankent Kaymakamı Bayburt Aydıntepe Kaymakamı Ali Can Uludağ Giresun Güce Kaymakamı Ordu Kabataş Kaymakamı Yasin Ardıç Giresun Şebinkarahisar Kaymakamı Kilis Vali Yardımcısı Adnan Doğan Bingöl Solhan Kaymakamı Giresun Şebinkarahisar Kaymakamı Burak Öz Giresun Piraziz Kaymakamı Kars Vali Yardımcısı Kadir Kılıç Van Çatak Kaymakamı Giresun Piraziz Kaymakamı Doğan Can Kandemir Konya Çeltik Kaymakamı Giresun Alucra Kaymakamı Kaynak: 17 Haziran 2026 tarihli ve 33283 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/148 sayılı Cumhurbaşkanı Atama Kararı. http://chrome-extension://efaidnbmnnnibpcajpcglclefindmkaj/https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260617-5.pdf

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ” Haber

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ”

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ” Doğankent’te madencilik faaliyetleri etrafında yaşanan gelişmeler yeni bir boyut kazandı. Maden karşıtı grupların eylemlerinin ardından, bu kez maden faaliyetlerine destek veren yöre halkı bir araya geldi. Köylüler, madenin köyleri için gelecek sunduğunu belirterek demokratik haklarını kullandıklarını ifade etti. KÖYLÜLERDEN MADENE DESTEK Bölgede devam eden madencilik faaliyetleriyle ilgili tartışmalar sürerken, maden faaliyetlerine destek veren köylüler bir araya geldi. Maden karşıtı grupların gerçekleştirdiği eylemlerin ardından meydanlara inen vatandaşlar, köylerine, topraklarına ve bölge ekonomisine katkı sağladığını savundukları maden ocağına sahip çıktı. Yöre halkı, madenin köy gençlerine istihdam sağladığını, bölgeyi kalkındırdığını ve ekonomiye canlılık kattığını dile getirdi. JANDARMA BÖLGEDE GÜVENLİK ÖNLEMİ ALDI Gelişmeler üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alan jandarma ekipleri, kalabalığın dağılması yönünde uyarıda bulundu. Olay yerinde toplanan köylülere seslenen Jandarma Komutanı, devletin her türlü emniyet tedbirini aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Burada gerekli emniyet tedbirini de, gerekeni de yapacağız. Sizin burada beklemenizi gerektirecek hiçbir husus yok. Devlet olarak gerekli müdahaleyi de yaparız, gerekli işimizi de yaparız. Sizlere hiçbir şey bırakmayız ki, bu zaten sizin yapacağınız bir şey değil. Devletin gücü olarak biz buradayız. Şimdi herkes lütfen işine dönsün, kendi işine baksın. İstirahat eden evine gitsin, işine bakan işine baksın...” “MADENİMİZE VE İŞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ” Jandarma yetkilisinin uyarılarına karşı sağduyulu ancak kararlı bir duruş sergileyen köylüler, maden karşıtı eylemlere katılan gruplar gibi kendilerinin de demokratik haklarını kullandıklarını belirtti. Vatandaşlar, maden ocağına desteklerini şu sözlerle ifade etti: “Biz de bu köyün asıl unsurları olarak köyümüze, madenimize ve işimize sahip çıkıyoruz. Demokratik tepki ya da destek hakkı sadece bir kesime ait değildir.” HAREKETLİLİK GÜVENLİK KONTROLÜNDE SÜRDÜ Bölgede yaşanan hareketlilik, güvenlik güçlerinin kontrolü altında takip edildi. Köylülerin madene destek açıklaması sırasında herhangi bir taşkınlık yaşanmadı. Madene destek veren vatandaşlar, yatırımların köyleri için gelecek sunduğunu vurgularken, demokratik haklarını kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Haber

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarj ettiği için 2 milyon 517 bin TL idari para cezası aldı. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini gerekli tedbirler alınıncaya kadar durdurdu. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait maden sahasında atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. İşletme daha önce iki kez aynı ihlal nedeniyle para cezası almıştı. Bakanlık, üçüncü tespitte cezayı üç kat uyguladı ve şirkete toplam 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesti. YERALTI GALERİSİNDE ÜRETİM DURDURULDU Kirliliğin yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyu deşarjıyla oluştuğu tespit edildi. Bakanlık, taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanması ve deşarjın çevre mevzuatına uygun hale getirilmesi için havuz yapılıncaya kadar maden ocağında taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini durdurdu. ŞEBİNKARAHİSAR FELAKETİ HAFIZALARDAKİ YERİNİ KORUYOR Giresun, madencilik kaynaklı çevre riskiyle ilk kez karşı karşıya kalmadı. Şebinkarahisar ilçesinde 18 Kasım 2021’de Nesko Maden AŞ’ye ait atık barajındaki iç set yıkıldı. Giresun Valiliği, olayın ardından teknik heyet görevlendirdi, bölgede numune alındığını açıkladı ve işletmenin faaliyetlerini 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15. maddesi gereğince süresiz durdurdu. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki 2021 atık barajı çökmesinin ardından yaptığı çalışmada ağır metal içerikli atıkların Darabul Deresi’ne, Kelkit Vadisi’ne ve Kılıçkaya Barajı’na ulaştığını açıkladı. Vakıf, 2024’te yayımladığı değerlendirmede, aradan geçen süreye rağmen bölgede ağır metal kirliliğinin sınır değerlerin altına indirilemediğini ve doğal varlıklar üzerindeki riskin sürdüğünü bildirdi. CEZA YETMEZ, TAHRİBATIN ONARIMI GEREKİR Doğankent’teki son ceza, Giresun’da madencilik faaliyetleriyle ilgili temel soruyu yeniden gündeme taşıdı: Şirketler ceza ödeyip yoluna devam ederken dere, toprak, tarım alanı ve yaşam alanlarında oluşan tahribat nasıl onarılacak? Çevre Kanunu, çevreyi kirletenlerin meydana gelen kirlenme ve bozulmadan kusur şartı aranmaksızın sorumlu olduğunu düzenliyor. Bu nedenle idari para cezası tek başına dosyayı kapatmıyor. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekiyor. MİLLETVEKİLİNE YANIT BEKLEYEN SORU Alagöz Holding’in internet sitesinde Alagöz Maden, holding iştirakleri arasında yer alıyor. TBMM’nin resmi sayfasında AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün iş insanı olduğu, maden ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların sahibi olduğu bilgisi bulunuyor. Kamuoyu şimdi yalnızca cezanın tahsil edilmesini değil, doğanın uğradığı zararın nasıl giderileceğini de öğrenmek istiyor. Çatalağaç Deresi’ne karışan atık suyun etkisi, taban suyunun kirlilik düzeyi, derenin taşıdığı risk, tarım alanları ve içme-kullanma suyu kaynakları üzerindeki sonuçlar şeffaf biçimde açıklanmalı. GİRESUN’DA MADEN DOSYASI DENETİM DOSYASINA DÖNÜŞTÜ Şebinkarahisar’da atık barajı çöktü, Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlal üçüncü kez tespit edildi. Giresun’da maden tartışması artık yalnızca ruhsat ve yatırım tartışması değil; denetim, çevre güvenliği, kamu sağlığı ve ekolojik onarım meselesi haline geldi. Para cezası, kirlenen dereyi temizlemiyor. Kısmi kapatma, geçmiş ihlallerin sonucunu ortadan kaldırmıyor. Giresun kamuoyu, “Maden faaliyeti bittiğinde şirket çekip giderse, doğanın tahribatını kim ve nasıl onaracak?” sorusuna açık yanıt bekliyor. VEKİLLERİN MADEN SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’daki maden tartışmalarında “vahşi madenciliğe karşıyız, madenciliğe değil” açıklaması yaptı; doğaya zarar verilmemesi ve işletme sonrası alanların eski haline getirilmesi gerektiğini savundu. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas da Sekü Köyü sürecinde bölgede yürütülen çalışmanın maden arama faaliyeti olduğunu, maden çıkarma aşamasının ÇED süreci sonrasında başlayabileceğini ve çevre ile insan sağlığı açısından risk taşıyan hiçbir çalışmaya izin verilmeyeceğini söyledi. Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, bu açıklamaları yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. ÇED SÜRECİNİ SAVUNAN İDAREYE KİRLİLİK SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Madencilik’in Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden projesi için verilen “ÇED Olumlu” kararını ilan etti; CHP heyetinin itiraz başvurusu sırasında İl Müdürü Murat Cavunt, süreci takip ettiklerini ve bölgede yeniden inceleme yapacaklarını söyledi. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Şimdi yanıt bekleyen soru şudur: ÇED sürecinde denetim ve çevre güvenliği vurgusu yapılırken, aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı ve Çatalağaç Deresi’nde oluşan tahribat kim tarafından, hangi takvimle ve nasıl onarılacak?

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI Haber

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI

AK PARTİ’DE BAYRAM MESAİSİ İLÇELERE YAYILDI Giresun’da AK Parti teşkilatının bayram programı, il merkezinden ilçelere uzanan yoğun saha trafiğine dönüştü. Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ile Ali Temür, il ve ilçe teşkilatlarının düzenlediği bayramlaşma programlarında partililer, yerel yöneticiler, muhtarlar, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. AK Parti Giresun teşkilatında bayram, yalnızca klasik bir kutlama takvimi olarak değil, doğrudan sahaya taşınan geniş katılımlı bir teşkilat buluşması olarak yaşandı. Giresun İl Başkanlığı’nda başlayan bayramlaşma programları, kısa sürede ilçelere yayıldı. Parti yönetimi, milletvekilleri ve teşkilat kademeleri, bayram günlerinde ilçe ilçe süren ziyaretlerle sahadaki görünürlüğünü artırdı. İL BAŞKANLIĞINDAN İLÇELERE UZANAN PROGRAM Bayramlaşma trafiğinin merkezinde AK Parti Giresun İl Başkanlığı yer aldı. İl başkanlığındaki programda teşkilat mensupları bir araya gelirken, birlik, beraberlik ve ortak hedef vurgusu öne çıktı. Bu merkez buluşmanın ardından programlar, Giresun’un farklı ilçelerinde sürdürüldü. Milletvekili Prof. Dr. Nazım Elmas’ın bayram mesaisi Görele, Çanakçı, Eynesil, Dereli, Bulancak, Piraziz ve Doğankent hattında şekillendi. Ali Temür ise Espiye, Güce, Dereli, Bulancak, Doğankent ve il başkanlığı programlarında yer alarak bayram ziyaretlerinin ikinci ana hattını oluşturdu. Böylece AK Parti’nin bayram trafiği, il merkeziyle sınırlı kalmadan geniş bir coğrafyaya yayıldı. ELMAS, TEŞKİLAT VE YEREL KADROLARLA BULUŞTU Nazım Elmas, Görele’de İl Başkan Yardımcısı Emrullah Çakırmelikoğlu ile birlikte teşkilat mensuplarıyla bayramlaştı. Programda İlçe Başkanı Sedat Şengün, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener, muhtarlar, dernek başkanları ve partililer de yer aldı. Çanakçı’da ise ilçe teşkilatı ve esnafla yapılan buluşma, bayramlaşmanın saha ayağını öne çıkardı. Eynesil ziyaretinde Elmas, yine Çakırmelikoğlu ile birlikte İlçe Başkanı Karaman Halil Köse, Ören Belediye Başkanı Soner Erkan, muhtarlar ve teşkilat üyeleriyle bir araya geldi. Piraziz’de Belediye Başkanı M. Esat Ayyıldız ve İlçe Başkanı Ünal Aşık’ın da katıldığı programda parti teşkilatının yerel düzeydeki birlik görüntüsü dikkat çekti. Doğankent’te ise ilçe teşkilatı mensupları ve vatandaşlarla bayram coşkusu paylaşıldı. DERELİ VE BULANCAK’TA ORTAK FOTOĞRAF Bayram programlarının en dikkat çeken duraklarından biri Dereli oldu. Burada AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, Kadın Kolları Başkanı Fatmanur Çakır Öztürk, Gençlik Kolları Başkanı Halil İbrahim Karaca, Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, İlçe Başkanı Abdullah Önal ve teşkilat mensupları aynı programda buluştu. Dereli’de verilen kare, parti teşkilatının farklı kademelerini aynı çatı altında toplayan güçlü bir görüntü ortaya koydu. Bulancak’taki bayramlaşma programı da benzer biçimde geniş katılımla gerçekleşti. İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, milletvekilleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ile ilçe teşkilatı mensupları aynı programda yer aldı. İlçe Başkanı Ömer Dik ve partililerin ev sahipliğinde yapılan buluşmada, teşkilat içi dayanışma vurgusu öne çıktı. ALİ TEMÜR’DEN İLÇE BAŞKANLIKLARINA YOĞUN TEMAS Ali Temür’ün programı da AK Parti’nin ilçe odaklı saha mesaisini belirgin biçimde güçlendirdi. Espiye İlçe Başkanlığı’nda teşkilat mensuplarıyla bayramlaşan Temür, bayramların birlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren özel zamanlar olduğuna dikkat çekti. Güce’de de ilçe teşkilatıyla yapılan buluşmada, parti kadrolarının fedakârlığı ve teşkilat ruhu ön plana çıkarıldı. Temür, Dereli ve Bulancak programlarında Nazım Elmas ve diğer teşkilat yöneticileriyle birlikte sahaya çıktı. Doğankent’te ise teşkilat mensupları ve vatandaşlarla aynı ortamda bayramlaşarak ilçe hattındaki temasını sürdürdü. İl başkanlığındaki merkez programda da yer alan Temür, teşkilatın her kademesiyle aynı zeminde buluşan isimlerden biri oldu. BAYRAMLAŞMADAN ÖTE, TEŞKİLAT GÖVDE GÖSTERİSİ Programların bütününe bakıldığında ortaya çıkan tablo, sıradan bir bayramlaşmanın ötesine geçti. AK Parti, Giresun’da bayramı aynı zamanda teşkilat yapısını sahada tahkim eden bir organizasyon olarak kullandı. İl başkanlığı, milletvekilleri, kadın ve gençlik kolları ile ilçe başkanlıklarının aynı eksende hareket etmesi, parti içinde koordineli bir saha görüntüsü verdi. İlçelerde yapılan ziyaretler, yalnızca parti kadrolarını değil; belediye temsilcilerini, muhtarları, dernek başkanlarını, esnafı ve vatandaşları da içine alan daha geniş bir siyasi-sosyal temas hattı oluşturdu. Bu yönüyle bayram programı, AK Parti’nin Giresun’daki ilçe omurgasını görünür kılan bir saha mesaisine dönüştü. ORTAK MESAJ: BİRLİK, TEMAS, SAHA Bayram sürecinde verilen ortak mesaj net oldu. AK Parti, Giresun’da il merkeziyle yetinmeyen, ilçelere yayılan ve tabanla doğrudan temas kuran bir bayram programı yürüttü. Prof. Dr. Nazım Elmas ile Ali Temür’ün sahada yer aldığı buluşmalar, parti teşkilatının bayram boyunca ilçe ilçe organize edildiğini ve sahadaki siyasi refleksini diri tuttuğunu gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.