Hava Durumu

#Doğal Yaşam

giresunsonhaber - Doğal Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

7 ayda 4 bin 732 yaralı hayvan doğaya kazandırıldı Haber

7 ayda 4 bin 732 yaralı hayvan doğaya kazandırıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, doğadaki yaralı hayvanların tedavi edilerek yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldığını açıkladı. Yumaklı, 2026 yılının ilk 7 ayında 4 bin 732 canlının Milli Parklar ekiplerinin çalışmalarıyla şifaya kavuştuğunu bildirdi. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya paylaşımında doğadaki canlılara şefkatle sahip çıktıklarını belirterek, çocukların “Cesur” adını verdiği yaralı bir kerkenezin tedavisinin ardından yeniden gökyüzüyle buluştuğunu ifade etti. “CESUR” YENİDEN DOĞAYA SALINDI Paylaşımda, yaralı kerkenezin tedavi sürecinin başarıyla tamamlandığı ve yeniden doğaya bırakıldığı aktarıldı. Yumaklı, bu örneğin doğaya kazandırılan binlerce canlıdan yalnızca biri olduğunu vurguladı. Bakan Yumaklı’nın verdiği bilgilere göre, 2026 yılının ilk 7 ayında 4 bin 732 yaralı hayvan, Milli Parklar ekipleri tarafından tedavi edilerek yeniden doğal yaşamına döndürüldü. “Doğal mirasımızı korumaya devam edeceğiz” diyen Bakan Yumaklı, zengin biyolojik çeşitliliğin korunması, doğanın dengesinin muhafaza edilmesi ve doğal mirasın gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. ???? DOĞAMIZIN EMANETLERİNE ŞEFKATLE SAHİP ÇIKIYORUZ ???? Doğadaki canlarımıza şefkat elimizi uzatmaya devam ediyoruz. Çocuklarımızın "Cesur" ismini verdiği yaralı kerkenez, tedavisinin ardından yeniden gökyüzüyle buluştu. ???? Cesur gibi binlerce yaralı hayvanımızı tedavi ederek… pic.twitter.com/WIA3cdqRkH — İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) August 29, 2026

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

TÜRKİYE ÇEVRE HAFTASI’NDA GİRESUN’DA DENİZ DİBİ TEMİZLİĞİ YAPILDI Haber

TÜRKİYE ÇEVRE HAFTASI’NDA GİRESUN’DA DENİZ DİBİ TEMİZLİĞİ YAPILDI

TÜRKİYE ÇEVRE HAFTASI’NDA GİRESUN’DA DENİZ DİBİ TEMİZLİĞİ YAPILDI Türkiye Çevre Haftası programı kapsamında Giresun’da düzenlenen çevre etkinliklerinde, Giresun Belediyesi dalgıç ekipleri deniz dibinde temizlik çalışması gerçekleştirdi. “Dünya Bize Emanet” temasıyla yürütülen programda, deniz tabanından çıkarılan atıklarla çevre kirliliğine dikkat çekildi. BELEDİYE DALGIÇLARI DENİZ TABANINA İNDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde düzenlenen Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri Giresun’da kamu kurumları, belediye ekipleri ve öğrencilerin katılımıyla sürüyor. Program kapsamında Giresun Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü bünyesinde görev yapan dalgıç ekipleri, denizde dip temizliği yaptı. Dalgıçlar, deniz tabanında biriken çeşitli atıkları su yüzeyine çıkararak hem temizlik çalışması gerçekleştirdi hem de denizlerdeki kirliliğin boyutuna dikkat çekti. TOPLANAN ATIKLAR BELEDİYE EKİPLERİNE TESLİM EDİLDİ Denizden çıkarılan atıklar, Giresun Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından alandan kaldırıldı. Belediye araçlarına yüklenen atıklar, çevre temizliği sürecine uygun şekilde bölgeden götürüldü. Çalışma, denizlerin korunması, kıyı alanlarında çevre bilincinin artırılması ve doğal yaşam alanlarının temiz tutulması amacıyla gerçekleştirildi. “DÜNYA BİZE EMANET” TEMASIYLA FARKINDALIK OLUŞTURULDU “Dünya Bize Emanet” temasıyla hazırlanan Türkiye Çevre Haftası programı, çevre bilincini güçlendirmeyi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyor. Etkinliklerde çevre temizliği, eğitim programları ve farkındalık çalışmalarıyla özellikle öğrencilerin çevre koruma konusunda bilinçlendirilmesi amaçlanıyor. ETKİNLİKLER 9 HAZİRAN’A KADAR SÜRECEK Giresun’da 2 Haziran Salı günü başlayan Türkiye Çevre Haftası etkinlikleri, 9 Haziran Salı günü sona erecek. Hafta boyunca çevre bilincini geliştirmeye yönelik farklı programlar, eğitim çalışmaları ve farkındalık etkinlikleri düzenlenecek. Yetkililer, denizlerin ve doğal yaşam alanlarının korunmasının yalnızca kurumların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayarak çevre temizliği konusunda duyarlılık çağrısı yaptı.

GİFOD’UN KADRAJINDAN GİRESUN Haber

GİFOD’UN KADRAJINDAN GİRESUN

GİFOD’UN FOTOĞRAF SERGİSİ KÜLTÜR VE FUAR MERKEZİ’NDE AÇILACAK 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali kapsamında Giresun Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından hazırlanan “Giresun’un Doğal Güzellikleri” temalı fotoğraf sergisinin yeri değişti. Sergi, hava muhalefeti nedeniyle Atatürk Meydanı yerine Kültür ve Fuar Merkezi’nde fotoğrafseverlerle buluşacak. GİRESUN’UN DOĞAL GÜZELLİKLERİ FOTOĞRAF KARELERİYLE ANLATILACAK Giresun Fotoğraf Sanatı Derneği, 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali kapsamında kentin doğal güzelliklerini konu alan özel bir fotoğraf sergisi düzenleyecek. Giresun Belediyesi’nin destekleriyle hazırlanan “Giresun’un Doğal Güzellikleri” temalı sergi, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 13.00’te Kültür ve Fuar Merkezi’nde açılacak. Sergi daha önce Atatürk Meydanı’nda planlanmıştı. Hava muhalefeti nedeniyle etkinliğin yeri değiştirilerek Kültür ve Fuar Merkezi olarak güncellendi. GİFOD ÜYELERİNİN OBJEKTİFİNDEN GİRESUN Sergide Giresun’un yaylaları, sahil şeridi, yeşil dokusu, doğal yaşam alanları ve kentin karakteristik güzellikleri fotoğraf kareleriyle ziyaretçilere sunulacak. GİFOD üyelerinin objektifinden yansıyan çalışmalar, festival programı içinde sanatseverler ve fotoğraf tutkunlarıyla buluşacak. Kentin doğal zenginliğini estetik bir bakışla yansıtan sergi, Giresun’un doğa hafızasına fotoğraf sanatı üzerinden katkı sağlayacak. FESTİVALDE SANAT VE KENT HAFIZASI BULUŞACAKUluslararası Giresun Aksu Festivali’nin kültür ve sanat etkinlikleri arasında yer alan fotoğraf sergisi, Giresun’un doğal değerlerini görünür kılacak. Fotoğraf sanatının anlatım gücüyle hazırlanan sergi, festival atmosferi içinde hem Giresunlulara hem de kente gelen misafirlere açık olacak. SERGİ 18 MAYIS’TA KÜLTÜR VE FUAR MERKEZİ’NDE “Giresun’un Doğal Güzellikleri” temalı fotoğraf sergisi, 18 Mayıs Pazartesi günü saat 13.00’te Kültür ve Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Hava muhalefeti nedeniyle yeri değiştirilen sergi, GİFOD’un fotoğraf birikimini festival programına taşıyarak Giresun’un doğal kimliğini sanatla buluşturacak.

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Haber

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR”

“FINDIK BAHÇELERİNİ MADENLERE PARSELLETMEYECEĞİZ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Karadeniz’de artan madencilik faaliyetlerine ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krize sert sözlerle tepki gösterdi. Tirebolu Sekü’de 41 gündür sürdürülen çevre nöbetini Meclis kürsüsüne taşıyan Gezmiş, “Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü’nde sürdürülen maden karşıtı direnişi ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik çıkmazı gündeme taşıdı. Gezmiş, Karadeniz’in fındık bahçelerinin, derelerinin, ormanlarının ve yaşam alanlarının maden ruhsatlarıyla tehdit edildiğini belirterek iktidarın çevre ve tarım politikalarına tepki gösterdi. Gezmiş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Haritalarda renkli bloklara çevirdiğiniz o yerler; bizim fındık bahçelerimiz, derelerimiz, ormanlarımız ve yaşam alanlarımızdır” sözleriyle maden ruhsatlarına karşı çıktı. “SEKÜ’DE YANAN ATEŞ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Tirebolu’nun Sekü Köyü’nde 41 gündür devam eden maden nöbetini TBMM gündemine taşıyan Gezmiş, bölgede gençlerin, köylülerin ve bilim insanlarının doğayı, suyu ve toprağı korumak için nöbet tuttuğunu söyledi. Gezmiş, “İnsanlar, ‘Suyumuz zehirlenmesin, ormanlarımız yok olmasın’ diyerek gece gündüz yaşam alanlarını savunuyor. Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” ifadelerini kullandı. Sekü’deki maden karşıtı mücadele, nisan ayından bu yana Giresun kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bölge halkı, maden arama girişimlerine karşı çadır kurarak nöbet başlatırken, CHP’li Gezmiş de daha önce köylülerle bir araya gelerek direnişe destek vermişti. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerde Sekü’deki mücadelenin su, toprak, orman ve fındık üretimi ekseninde sürdüğü aktarılmıştı. “RUHSAT HARİTALARINDAKİ RENKLİ BLOKLAR YAŞAM ALANLARIMIZDIR” Gezmiş, Giresun’da maden ruhsatlarının yalnızca belirli bölgeleri değil, kentin tarımsal üretimini ve doğal varlıklarını da tehdit ettiğini vurguladı. Karadeniz coğrafyasının masa başında çizilen ruhsat haritalarıyla parçalandığını ifade eden Gezmiş, fındık bahçelerinin ve derelerin maden sahalarına dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Gezmiş, “Ankara’da masa başında dağıtılan ruhsatlarla köylerimizi, yaylalarımızı, derelerimizi ve fındık bahçelerimizi yok sayamazsınız. Bizim yaşam alanlarımız sizin ruhsat haritalarınızda parsellenecek alanlar değildir” dedi. Milletvekili Gezmiş’in daha önceki açıklamalarında da Giresun’un geniş bir bölümünün maden sahası tehdidi altında olduğuna dikkat çekilmiş, “Fındığın başkentinde madene geçit yok” mesajı öne çıkmıştı. “AKP İKTİDARINDA 386 BİN MADEN RUHSATI DAĞITILDI” Madencilik politikalarına ilişkin rakamlarla iktidara yüklenen Gezmiş, Cumhuriyet’in ilk 80 yılında verilen maden ruhsatı sayısının 1.186 olduğunu, AKP iktidarı döneminde ise yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldığını söyledi. Gezmiş, bu tabloyu çevre politikası değil, doğayı ve tarımı baskılayan bir tercih olarak nitelendirdi. “Cumhuriyet’in ilk 80 yılında 1.186 maden ruhsatı verilirken, AKP iktidarı boyunca yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldı. Bu rakamlar, ülkenin toprağına ve suyuna nasıl bakıldığını açıkça gösteriyor” diye konuştu. Çatalağaç’ta yaşanan çevre kirliliğine de dikkat çeken Gezmiş, “Daha geçen hafta Çatalağaç’ta dereler zehirlendi. Biz bu ülkeye onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz; siz ise ekolojik bir yıkım bırakıyorsunuz” sözleriyle tepki gösterdi. “FINDIK BU ÜLKENİN MİLLİ SERVETİDİR” Gezmiş, konuşmasında fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krizi de gündeme taşıdı. Fındık fiyatının 200 lira seviyesine sıkıştırıldığını belirten Gezmiş, üreticinin artan maliyetler karşısında bahçesine girmekte zorlandığını söyledi. Gezmiş, “Üretici bahçeye girmeye çekiniyor. Gübre mi alsın, geçimini mi sağlasın? Fındık bu ülkenin milli servetidir. Karadeniz’i üretimden koparıp madenciliğe mahkûm etmek isteyen anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Fındık üreticisinin yalnızca fiyat baskısıyla değil, aynı zamanda madencilik tehdidiyle de karşı karşıya bırakıldığını belirten Gezmiş, “Fındık bahçelerini madenlere parselletmeyeceğiz” mesajı verdi. “NİYETİNİZ ÜRETİCİYİ TOPRAĞINDAN KOPARMAK MI?” Gezmiş, düşük fındık fiyatları ile maden ruhsatlarının aynı bölgede yarattığı baskıya dikkat çekerek iktidara “Bu bir sürgün politikası mı?” sözleriyle seslendi. “Karadenizliyi toprağından koparıp madenlere alan mı açıyorsunuz?” diyen Gezmiş, üreticinin ekonomik olarak zayıflatılmasının bölgedeki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini vurguladı. Gezmiş, “Bir yandan üreticiyi maliyetlerin altında ezdiriyorsunuz, diğer yandan fındık bahçelerinin çevresini maden ruhsatlarıyla kuşatıyorsunuz. Niyetiniz üreticiyi toprağından koparmak mı?” sözleriyle iktidarın politikalarına tepki gösterdi. “ÜRETİCİMİZ DE TOPRAKLARIMIZ DA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Konuşmasının sonunda Karadeniz halkının doğasına, suyuna, toprağına ve üretimine sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Gezmiş, çevre mücadelesinin büyüyerek süreceğini ifade etti. Gezmiş, “Üreticimiz de topraklarımız da sahipsiz değildir. Biz çocuklarımıza talan edilmiş bir memleket değil; doğasıyla, suyuyla, toprağıyla yaşayan onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz” dedi. Sekü’deki çevre nöbetini Karadeniz’in ortak vicdanı olarak nitelendiren Gezmiş, “Selam olsun Sekü’de ateş başında doğasını, suyunu ve toprağını koruyan cesur yürekli dostlarıma” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

GİRESUN BELEDİYESİ HAYVANAT BAHÇESİ’NİN KAPISI HERKESE AÇIK Haber

GİRESUN BELEDİYESİ HAYVANAT BAHÇESİ’NİN KAPISI HERKESE AÇIK

GİRESUN BELEDİYESİ HAYVANAT BAHÇESİ’NİN KAPISI HERKESE AÇIK Giresun Belediyesi Hayvanat Bahçesi, sömestir tatilinde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Okulların ara tatile girmesiyle birlikte özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği hayvanat bahçesi, hem eğlenceli hem de öğretici bir gezi noktası olarak öne çıkıyor. Giresun Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak Aksu Mahallesi’nde hizmet veren Hayvanat Bahçesi, ailelerin çocuklarıyla birlikte güvenle vakit geçirebileceği sosyal alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Tatil döneminde ziyaretçi sayısında gözle görülür bir artış yaşanırken, çocuklar birçok hayvan türünü yakından görmenin heyecanını yaşıyor. Çocuklar İçin Doğayla Buluşma Noktası Hayvanat bahçesini gezen çocuklar; tavşanlardan tavus kuşlarına, midillilerden ördeklere kadar birçok hayvanı ilk kez yakından tanıma fırsatı buluyor. Bu deneyim, çocukların hayvan sevgisi kazanmasına ve doğayla bağ kurmasına katkı sağlıyor. Aileler ise çocuklarının hem eğlenip hem öğrenebildiği bu ortamdan memnuniyet duyduklarını ifade ediyor. Doğal yaşamı tanıma imkânı sunan alan, şehir içinde adeta küçük bir kırsal dünya hissi oluşturuyor. Özellikle midilli ve atlar çocukların en çok ilgi gösterdiği hayvanlar arasında yer alırken, tavus kuşlarının renkli görüntüsü ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ücretsiz ve Herkese Açık Giresun Belediyesi Hayvanat Bahçesi, kapılarını tüm vatandaşlara ücretsiz olarak açmaya devam ediyor. Haftanın belirli günlerinde değil, düzenli olarak ziyaret edilebilen alan, 10.00 ile 17.00 saatleri arasında misafirlerini kabul ediyor. Belediye yetkilileri, hayvanat bahçesinin sadece bir gezi alanı değil, aynı zamanda çocuklar için bir öğrenme ortamı olduğunu belirterek, tüm vatandaşları bu doğal yaşam alanını ziyaret etmeye davet ediyor. Bakım ve Temizlik Titizlikle Yapılıyor Hayvanların sağlığı, bakımı ve yaşam alanlarının temizliği Giresun Belediyesi ekipleri tarafından düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Veteriner hekimler ve görevli personel tarafından yapılan kontrollerle hayvanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri sağlanıyor. Giresun Belediyesi’nin bu sosyal hizmeti, hem çocukların yüzünü güldürüyor hem de ailelerin şehir içinde keyifli vakit geçirebileceği bir alternatif sunuyor. Tatilin en sevimli durağı ise belli: minik patiler, kanatlar ve meraklı gözler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.