Hava Durumu

#Doğal Kaynak

giresunsonhaber - Doğal Kaynak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Kaynak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor Haber

Kızılay Maden Suyu 100 Yıllık Mirasını Geleceğe Taşıyor

Bir asırlık mirasını yenilikçi yaklaşımıyla geleceğe taşıyan Kızılay Maden Suyu, 100 yıllık birikimiyle ikinci yüzyılına hazırlanıyor. 100. yaşını doğduğu topraklarda, Afyonkarahisar’da kutlayan Kızılay Maden Suyu, bir asırlık hafızasını bugünün üretim, kalite ve teknoloji gücüyle buluşturuyor. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, nesilden nesile aktarılan iyilik ve sağlık hikâyesinin yanı sıra Kızılay İçecek’in yeni kaynağı ve genişleyen ürün portföyüyle şekillenen ikinci yüzyıl hedefleri paylaşıldı. Kızılay Maden Suyu, 100. yaşını Afyonkarahisar’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, 1926’da başlayan yolculuktan ikinci yüzyıl hedeflerine uzanan yeni dönem anlatıldı. Kızılay Maden Suyu’nun hikâyesi, 1926’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Karahisar Maden Suyu’nu Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’ne emanet etmesiyle başladı. Atatürk’ün Kızılay’a bıraktığı bu miras, bir asır sonra bugün büyüyerek sürüyor. Kızılay İçecek; Afyonkarahisar ve Erzincan’daki maden suyu tesisleri, Adana’daki içecek üretim tesisi ve Kocaeli’ndeki Kızılay Su tesisi olmak üzere dört tesiste üretim yapıyor. Maden suyundan içme suyuna, fonksiyonel içeceklerden gazoz, soğuk çay ve limonataya kadar farklı kategorilerde 29 ürünü tüketiciyle buluşturan Kızılay İçecek, yılda yaklaşık 2 milyar şişeye ulaşan üretimi ve 26 ülkeye yayılan ihracatıyla büyümesini sürdürüyor. Kızılay İçecek’in köklü markası Kızılay Maden Suyu, Marketing Türkiye ve Akademetre iş birliğiyle düzenlenen 12. The ONE Awards Bütünleşik Pazarlama Ödülleri’nde yılın en itibarlı maden suyu markası seçildi. Maden suyundaki birikimini yeni içecek kategorilerine taşıyan Kızılay İçecek, Afyonkarahisar’daki Prof. Dr. Besim Ömer Akalın Ar-Ge Merkezi’nde yeni ürün ve içecek teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Kızılay İçecek’in yeni ürün geliştirme yaklaşımının somut örneklerinden birini ise Kızılay Plus+ ürün ailesi oluşturuyor. Kızılay Erzincan’ın zengin magnezyumlu doğal maden suyunu fonksiyonel içeriklerle bir araya getiren Plus+ ürünleri; şekersiz, kalorisiz ve koruyucu içermeyen yapısıyla öne çıkıyor. Kaynak suyu alanında da faaliyet gösteren Kızılay İçecek, Kızılay Su ile Gölcük’ün doğal kaynak suyunu, doğallığını ve mineral dengesini koruyarak yüksek kalite standartlarında tüketicilerle buluşturuyor. İkinci Yüzyılın Yeni Kaynağı: Kızılay Minera Kızılay İçecek, ikinci yüzyıla yalnızca yeni ürünlerle değil, yeni bir kaynakla giriyor. Afyonkarahisar’dan çıkan Kızılay Minera, daha hafif içim profiliyle premium segmentte konumlanıyor. Doğal mineral yapısını koruyan Kızılay Minera, evden restorana, otelden kafeye uzanan kullanım alanlarıyla maden suyu kategorisinde yeni bir tüketim deneyimi sunmayı hedefliyor. Kızılay İçecek, yeni kaynağıyla birlikte hem üretim kapasitesini hem de ürün portföyünün segment genişliğini büyütürken, 100 yıllık kalite birikimini geleceğin tüketici beklentileriyle buluşturacak. “Kızılay Maden Suyu üretimi iyiliğe dönüştürüyor” Kızılay Maden Suyu’nun 100. yıl buluşmasında konuşan Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Kızılay’ın iyilik misyonuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Kızılay Maden Suyu bizim için köklü bir markanın ötesinde, iyiliğe dönüşen üretimin en güzel örneklerinden biri. Kızılay, 158 yıldır milletimizin dayanışma gücüyle ayakta duran büyük bir iyilik hareketi. Bugün dünyada insani ihtiyaçlar her yıl artıyor. Buna karşılık insani yardıma ayrılan kaynaklar aynı hızda artmıyor. İşte tam bu noktada, 100 yıl önce burada, Afyonkarahisar’da alınan kararın ne kadar ileri görüşlü olduğunu daha iyi anlıyoruz. Kızılay Maden Suyu, bu anlayışın ilk ve en köklü örneği. Bir şişe maden suyu, bir aşevinde verilen sıcak yemeğe, afet bölgesinde ihtiyaç sahibine ulaşan yardıma, sınırlarımızın ötesinde uzanan bir yardım eline dönüşüyor.” “Nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikayesi” Kızılay Yatırım Grup Başkanı Şevki Uyar ise Kızılay İçecek’in bugünkü üretim gücü ve ikinci yüzyıl vizyonuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bizim için üretim, iyiliği büyütmenin bir yolu. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir emeğin hikâyesi. Çünkü Kızılay’ın üretim anlayışının temelinde 100 yıl önce olduğu gibi bugün de insan, güven, kalite ve topluma değer katma sorumluluğu yer alıyor. Maden suyumuzun doğal mineral yapısını koruyarak kapalı sistemlerle üretim hatlarımıza aktarıyor, hijyen ve gıda güvenliği standartlarımızı üretimin her aşamasında aynı hassasiyetle uyguluyoruz. Bugün sektörde tamamen koruyucusuz aromalı maden suyu üretebilen üç üreticiden biriyiz. Bu birikimi korurken yeni ürünlere, teknolojilere ve kategorilere yatırım yapmayı da sürdürüyoruz.” Türk Kızılay iştiraki Kızılay İçecek, bir asırdır ürettiği değeri Kızılay'ın insani yardım çalışmalarıyla iyiliğe dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaz Aylarında Ambalajlı Su Tüketirken Bu Saklama Kurallarına Dikkat! Haber

Yaz Aylarında Ambalajlı Su Tüketirken Bu Saklama Kurallarına Dikkat!

Yaz mevsiminde yükselen sıcaklıklarla birlikte su tüketimi temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde hayati bir gerekliliğe dönüşürken, ambalajlı suların doğru koşullarda saklanması her zamankinden daha kritik bir önem kazanıyor. SUDER (Ambalajlı Su Üreticileri Derneği), tüketicileri özellikle yaz döneminde sularını serin ortamlarda muhafaza etmeleri ve saklama koşullarına hassasiyet göstermeleri konusunda uyarıyor. Yaz aylarıyla beraber artan su ihtiyacı, “güvenli su” kavramını günlük hayatın en öncelikli konularından biri haline getiriyor. Ambalajlı sularda güvenin temel noktası ise izlenebilirlik sistemidir. Suyun kaynaktan alınışından üretim tesisine girişine ve raflara ulaşana dek tüm süreçleri, Sağlık Bakanlığı tarafından titizlikle denetlenerek tüketiciye sunuluyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, tüketicilerin bilinçli seçim yapmasının önemine değinerek şu açıklamalarda bulundu: “Ambalajlı sular, hijyen ve gıda güvenliği standartlarının sağlandığı, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tesislerde şişelenmektedir. Tam otomatik sistemlerle, insan eli değmeden paketlenen ürünler, kaynaktan tüketiciye ulaşana kadar her aşamada sıkı denetimlerden geçmektedir. Ambalajlı sular, market raflarındaki en sık denetlenen ürün gruplarının başında gelmektedir. Tüketicilerimizin etiket üzerindeki üretim izin tarihi, üretim yeri ve parti seri numarası gibi bilgilere dikkat etmesi, güvenli suya ulaşmanın temel adımıdır.” “Ambalajlı suların doğru muhafaza edilmesi, üretim kalitesi kadar değerlidir” Ambalajlı suların satın alma sonrası saklama koşulları, ürün kalitesinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Doğal bir madde olan su, çevredeki ve duyularımızla algılayamadığımız kokuları zamanla bünyesine çekme özelliğine sahiptir. Bu nedenle içme sularının serin, kuru, kokusuz ve doğrudan güneş ışığından uzak alanlarda saklanması gerekmektedir. Balkonlarda, araç içerisinde veya yüksek sıcaklık ile güneş ışığına maruz kalan noktalarda bırakılan şişelerde tat ve koku değişimleri meydana gelebilir. Hijyen ve tazeliğin korunması adına, kapağı açılmış ambalajlı suların hızlıca tüketilmesi önerilmektedir. Yaşabey Kalebaşı konuyla ilgili olarak; “Ambalajlı suların doğru saklanması, en az üretim kalitesi kadar kritik bir süreçtir. Tüketicilerin ürünü temin ettikten sonra bu kriterlere dikkat etmesi ve bilinçlenmesi son derece önemlidir” dedi. Sıcak yaz günlerinde ambalajlı suların direkt güneş ışığına ve aşırı ısıya maruz kalmasının, ayrıca ev ve işletmelerde keskin kokulu maddelerle aynı ortamda tutulmasının ürün kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Kalebaşı, ambalajlı suların diğer gıda ürünleri gibi serin, kuru ve güneşten korunaklı, temiz ortamlarda saklanmasının kritik olduğunu hatırlattı. Uygun şartlarda korunan ambalajlı suların, son kullanma tarihine dek güvenle tüketilebileceğini ifade etti. Ayrıca açılan ürünlerin hijyeninin sağlanmasının ve kısa sürede tüketilmesinin, güvenli içme suyu deneyiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Doğal kaynaklardan elde edilen sular, vücudun yazın bozulan mineral dengesinin doğal yollarla yeniden kazanılmasına yardımcı oluyor Sıcak havalardaki yoğun terleme nedeniyle vücutta sodyum, magnezyum ve kalsiyum gibi temel mineraller hızla eksilmektedir. Doğal mineralli ve doğal kaynak suları, bu kayıpların doğal yollarla telafi edilmesine yardımcı olarak vücut dengesini desteklemektedir. Mineral içeriği korunan doğal kaynaklı ambalajlı sular, yaz aylarında hidrasyonun en önemli destekçileri arasında yer almaktadır. Sağlık uzmanlarının belirttiği üzere, susuzluk hissi oluştuğunda vücudun aslında çoktan susuz kalmış olduğu unutulmamalıdır. Özellikle bebekler, çocuklar ve yaşlılar, ısı düzenleme mekanizmaları daha hassas olduğu için sıcak havalarda dehidrasyon riskine karşı daha savunmasızdır. Bu nedenle risk grubundaki bireylerde yeterli miktarda ve doğru su tüketimi büyük önem taşımaktadır; sıcak hava dalgalarında sıvı kaybının erken fark edilmesi ve yeterli sıvı alımı, genel sağlığın korunmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu aşırı sıcak günlerde unutulmaması gereken en temel nokta, vücudu susuz bırakmamak, yeterli düzeyde su tüketmek ve sıcağın etkisiyle ortaya çıkabilecek yorgunluk veya sağlıksız hissetme durumlarının önüne geçmektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.