Hava Durumu

#Doğa Sporları

giresunsonhaber - Doğa Sporları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Sporları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ” Haber

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ”

ÇEPNİLERİN ASIRLIK YOLLARI DİJİTAL HAFIZAYA ALINDI: GİRESUN’DA TARİHİN İZİNDE “OTÇU GÖÇÜ” Giresun’da Çepni kültürünün yüzyıllardır taşıdığı yaylacılık mirasının izleri yeniden ortaya çıkarılıyor. Giresun Doğa Sporları Kulübünün 2022’de başlattığı çalışmayla eski otçu göçü yollarından 7 güzergâh GPS ile haritalandırılarak doğa yürüyüşü parkurlarına dönüştürüldü. Espiye’deki Düdül Yaylası yolunda gerçekleştirilen son yürüyüşte yaklaşık 80 doğasever, geçmişte yaylaya ulaşmak için kullanılan 12 kilometrelik tarihî güzergâhta atalarının izini takip etti. YAYLA YOLU ARTIK GPS KAYITLARINDA GİDOSK’un 2022 yılında başlattığı çalışma, sıradan bir doğa yürüyüşü parkuru oluşturmanın ötesinde Giresun’un kaybolma riski taşıyan kültürel güzergâhlarını kayıt altına almayı amaçlıyor. Arazi çalışmaları sonucunda eski yayla ve otçu göçü yollarından 7 ayrı güzergâhın GPS kayıtları çıkarıldı, haritalandırıldı ve işaretlendi. Bu rotalardan biri de Espiye’nin Seydiköy ve Ericek köyleri arasından Düdül Yaylası’na uzanan yol oldu. Yaklaşık 80 kişinin katıldığı yürüyüşte 12 kilometrelik parkur geçildi. Güzergâhın bazı bölümlerinde yaklaşık bir asırlık taş döşeme patikaların halen izlenebildiği belirtiliyor. BUGÜN SPOR İÇİN YÜRÜNEN YOLLARDA BİR ZAMANLAR HAYAT TAŞINIYORDU Bugün sırt çantalarıyla doğa yürüyüşüne çıkanların geçtiği güzergâhlar, geçmişte bambaşka bir hayatın parçasıydı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz’un verdiği bilgiye göre yöre insanı bu yolları yayladaki hayvanlarına ulaşmak, yiyecek ve ihtiyaçlarını taşımak için kullanıyordu. İnsanlar dik ve taşlı patikaları yükleriyle aşarak yaylaya çıkıyordu. Bu nedenle proje yalnızca eski bir yolun yerini belirlemiyor; Giresun’un dağ ile sahil arasında şekillenen eski yaşam düzeninin fiziksel izlerini de görünür hale getiriyor. KEMENÇE VE HORON TARİHÎ YOLA EŞLİK ETTİ Düdül Yaylası güzergâhındaki yürüyüşte kültürel boyut da öne çıktı. Katılımcılar molalarda kemençe eşliğinde horon oynarken, etkinlik dronla görüntülendi. İstanbul’dan etkinlik için Giresun’a gelen katılımcıların da bulunduğu yürüyüşte, geçmişte ağır yüklerle aşılan yollar bu kez kültürel mirası tanımak amacıyla geçildi. GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, çalışmaların amacını geçmişte yayla ve otçu göçü için kullanılan patikaları günümüz şartlarında doğa yürüyüşü parkurlarına dönüştürmek olarak açıklarken, belirlenen güzergâhların gelecek nesillere aktarılmasını önemsediklerini söyledi. Dijitalleştirilen rotaların ilerleyen süreçte kitapçıklarla kalıcı kültür mirasına dönüştürülmesi planlanıyor. PEKİ ÇEPNİLER KİMDİR? GİRESUN TARİHİNDE NEDEN BU KADAR ÖNEMLİLER? Otçu göçü yollarının Çepni kültürüyle ilişkilendirilmesi, Giresun açısından yalnızca folklorik bir tanımlama değil. Çepniler, Doğu Karadeniz'in ve özellikle Giresun çevresinin Orta Çağ'daki Türk yerleşim tarihinde belirgin bir yere sahip Oğuz topluluklarından biri. OĞUZLARIN ÇEPNİ BOYU Çepni adına en eski temel kaynaklardan biri, 11. yüzyılda Kâşgarlı Mahmud'un Oğuz boylarını sıraladığı eseridir. Kâşgarlı'nın listesinde Çepni adı ve boya ait damga yer alır. Reşîdüddin ise 14. yüzyıl başlarında Çepnileri Oğuzların Üçok kolu içerisinde gösterir. Faruk Sümer'in TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki kapsamlı çalışmasına göre Reşîdüddin, “Çepni” adını savaşçılıkla ilişkili bir anlamla açıklamaktadır. Bu bilgiler önemli; çünkü Çepnilerin Karadeniz'deki varlığı yalnızca sözlü kültüre değil, Orta Çağ kaynaklarına kadar uzanan tarihî kayıtlara dayanıyor. 1277: KARADENİZ TARİHİNDE KRİTİK TARİH Çepnilerin Karadeniz'deki siyasi ve askerî varlığının açık biçimde görüldüğü tarihlerden biri 1277. Kaynaklara göre Sinop çevresinde kalabalık bir Çepni topluluğu bulunuyordu. Aynı yıl Trabzon Rum İmparatorluğu'nun Sinop'a yönelik saldırısı Çepniler tarafından engellendi. Ardından Çepni topluluklarının Canik olarak anılan Samsun-Giresun hattındaki ilerleyişleri belirginleşti. TDV İslâm Ansiklopedisi, Samsun-Giresun arasındaki bölgenin fethinde Çepnilerin büyük rol oynadığını kaydediyor. GİRESUN’UN TÜRKLEŞMESİNDE ÇEPNİLERİN ROLÜ Giresun açısından asıl kritik bölüm burada başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının Giresun tarihine ilişkin kayıtlarında, bölgenin Türkleşmesinde etkili olan Hacı Emir ve oğullarının Çepni Türkmenleriyle bağlantısı vurgulanıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi de Bayramlu yöresindeki Hacı Emîrli Beyliği ile Çepniler arasındaki güçlü tarihsel ilişkiye işaret ediyor. Akademik çalışmalar, 14. yüzyıl başlarında Giresun sahillerine yönelen Türkmen faaliyetlerini daha ayrıntılı biçimde ele alıyor. Tarihçi Feridun Emecen'in çalışmasında, Çepni gruplarının başındaki Kuşdoğan Bey'in Giresun'a yönelik ilk Türk askerî hareketlerinde önemli bir lider olduğu; Canik'ten Giresun'un Aksu Vadisi'ne kadar uzanan bir nüfuz alanıyla ilişkilendirilebildiği belirtiliyor. Ancak Kuşdoğan'ın Hacıemiroğulları'nın doğrudan atası olduğuna ilişkin kesin kanıt bulunmadığı da özellikle vurgulanıyor. Bu ayrım önemli: Giresun'un Türk yerleşim tarihinde Çepni etkisi güçlü biçimde belgelenmiş olsa da tarihî şahıslar arasındaki bazı soy ve siyasi bağlantılar konusunda akademik tartışmalar devam ediyor. 1396-1397: GİRESUN’UN FETHİ Çepni tarihinin Giresun bakımından önemli dönüm noktalarından biri de 14. yüzyılın sonlarıdır. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde Giresun'un 1396-1397 yıllarında Hacı Emir oğlu Süleyman Bey tarafından fethedildiği, bu gelişmenin ardından Çepnilerin Trabzon yönüne ilerlediği aktarılıyor. 1405 yılına gelindiğinde Trabzon-Erzincan yolunun da Çepnilerin kontrolünde olduğu belirtiliyor. Fatih Sultan Mehmed'in 1461'de Trabzon'u fethetmek üzere bölgeye geldiği dönemde ise Trabzon'un güney ve batı kesimlerinde yoğun bir Çepni nüfusunun bulunduğu tarihî kaynaklara yansımış durumda. BİR DÖNEM BÖLGENİN ADI BİLE “VİLÂYET-İ ÇEPNİ”YDİ Çepnilerin Giresun'daki ağırlığını gösteren en çarpıcı tarihî kayıtlardan biri Osmanlı dönemindeki idarî/coğrafi adlandırma. Yavuz Sultan Selim döneminde Çepnilerin özellikle Giresun-Kürtün-Vakfıkebir hattında yoğun biçimde yaşadığı ve bölgenin batı kesiminin kaynaklarda “Vilâyet-i Çepni” adıyla anıldığı belirtiliyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verdiği bilgilere göre Çepni ili olarak anılan saha Giresun merkez ile Keşap ve Dereli çevresini de kapsıyordu. Dolayısıyla “Çepni” Giresun tarihinde yalnızca bir boy adı değil; bir dönem coğrafyayı tanımlayacak ölçüde güçlü bir tarihsel kimlik. TAHRİR DEFTERLERİ DE OĞUZ İZLERİNİ GÖSTERİYOR 2026'da yayımlanan ve 15-16. yüzyıl Osmanlı tahrir defterlerini inceleyen akademik bir araştırma, Ordu-Giresun hattındaki Oğuz mirasının Çepnilerle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmada Çepnilerin yanı sıra Alayuntlu, Avşar, Bayındır, Döğer, Eymür, İğdir, Karkın, Kayı, Kınık, Yıva ve Yüreğir gibi Oğuz boylarının adlarını taşıyan yerleşim izleri tespit edildi. Çalışmada Oğuz boy adlarıyla ilişkili 17 köy, 1 mezra, 1 cemaat ve 1 bölük adına ulaşıldığı bildiriliyor. Bu kayıtlar, Ordu-Giresun coğrafyasının Türkleşmesinin tek bir göç hareketinden değil, farklı Türkmen topluluklarının uzun bir tarihsel süreç içerisindeki yerleşimlerinden oluştuğunu gösteriyor. OTÇU GÖÇÜ YOLLARI NEDEN ÖNEMLİ? Bugün GPS cihazıyla kaydedilen Düdül Yaylası'ndaki taş döşeme patikalar bu tarihsel tablonun çok daha yakın dönemlere ulaşan kültürel katmanlarından biri. Bir tarafta Orta Çağ kaynaklarında adı geçen Çepniler, Giresun'un fethi, Vilâyet-i Çepni ve Osmanlı tahrir kayıtları; diğer tarafta ise yüzyıllar boyunca dağ ile yayla arasında kullanılan patikalar, hayvancılık, kemençe, horon ve otçu göçü geleneği bulunuyor. GİDOSK'un yaptığı çalışma bu nedenle sadece “7 yürüyüş rotası oluşturmak” olarak okunmamalı. Projenin haber değeri, eski yolların koordinatlarının çıkarılmasıyla Giresun'un somut olmayan kültürel mirasının fiziksel mekânla yeniden ilişkilendirilmesinde yatıyor. Bir zamanlar insanların sırtlarında yük, önlerinde hayvanlarıyla yürüdüğü yollar bugün GPS kayıtlarına giriyor. Taş döşeme patikalar artık yalnızca geçmişe ait bir hatıra değil; işaretlenmiş rotaları, dijital koordinatları ve hazırlanması planlanan kitapçıklarıyla gelecek kuşaklara bırakılabilecek bir kültür güzergâhına dönüşüyor.

ZAMANIMIZI NASIL KULLANIYORUZ? GÜNÜN EN BÜYÜK BÖLÜMÜ UYKUYA AYRILIYOR! Haber

ZAMANIMIZI NASIL KULLANIYORUZ? GÜNÜN EN BÜYÜK BÖLÜMÜ UYKUYA AYRILIYOR!

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2025 yılı Zaman Kullanım Araştırması'na göre, Türkiye'deki bireyler günün en uzun kısmını uykuya ayırıyor. Kadınların ev ve aile bakımına harcadığı süre erkeklerden yaklaşık 3 saat daha fazla olurken, son 10 yıllık süreçte sosyal medya kullanımı iki katından fazla artış gösterdi, gazete ve dergi okuma alışkanlıkları ise belirgin şekilde azaldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılı Zaman Kullanım Araştırması'nın sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 10 yaş ve üzerindeki bireylerin gün içerisindeki zaman dağılımını ortaya koyan araştırma, dijital medya kullanımının hızla yayıldığını, buna karşın basılı yayınlara olan ilginin ciddi şekilde gerilediğini gösterdi. Verilere göre vatandaşların gün içinde en çok vakit ayırdığı faaliyet uyku oldu. Günlük ortalama uyku süresinin 8 saat 55 dakika olduğu hesaplanırken; kadınlar ortalama 9 saat, erkekler ise 8 saat 49 dakika uyuyor. Hafta sonları ise bu süre 9 saat 28 dakikaya kadar yükseliyor. Uykunun ardından en fazla zaman ayrılan diğer faaliyetler; 3 saat 15 dakika ile yemek ve kişisel bakım, 2 saat 25 dakika ile istihdam faaliyetleri ve 2 saat 22 dakika ile hanehalkı ve aile bakımı olarak kaydedildi. ÇALIŞAN ERKEKLER İŞE DAHA FAZLA ZAMAN AYIRIYOR 15 yaş ve üzerindeki bireylerin istihdam faaliyetlerine ayırdığı günlük ortalama süre 2 saat 39 dakika olarak saptandı. Çalışan kesim ise günde ortalama 5 saat 41 dakikasını iş ve işle ilgili işlere harcıyor. Çalışan erkeklerde bu süre ortalama 6 saat olurken, çalışan kadınlarda 4 saat 58 dakika olarak ölçüldü. KADINLAR EV İŞLERİNE YAKLAŞIK 3 SAAT DAHA FAZLA ZAMAN HARCIYOR Araştırma sonuçlarına göre kadınlar, hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre yalnızca 58 dakika oldu. Çalışan kadınların ev ve aile bakımına ayırdığı günlük süre 2 saat 38 dakika iken, çalışan erkeklerde bu süre 47 dakika olarak belirlendi. Çalışmayan kadınların ev işleri ve aile bakımına ayırdığı süre ise günlük ortalama 4 saat 33 dakika şeklinde kaydedildi. SPORA AYRILAN SÜRE SADECE 12 DAKİKA Gün içinde en az vakit ayrılan faaliyet alanı spor ve doğa sporları oldu. Bireylerin bu aktivitelere ayırdığı ortalama süre yalnızca 12 dakika olarak görüldü. Erkekler günde 16 dakika, kadınlar ise 9 dakika spor yaptı. Sporun ardından en az zaman ayrılan diğer alanlar ise gönüllü çalışmalar ile hobi ve oyunlar oldu. Yaş grupları bazında bakıldığında; eğitim, uyku, spor ve oyun faaliyetlerine en çok 10-14 yaş grubunun zaman ayırdığı saptandı. Sosyal yaşam ve eğlence faaliyetlerinde ise 15-24 yaş arası gençler ön plana çıktı. Radyo-müzik dinleme, televizyon izleme ve gönüllü faaliyetlerde ise 55 yaş ve üzeri bireyler daha yüksek oranlara sahip oldu. FUTBOL GERİLEDİ, VOLEYBOL YÜKSELDİ Son dört haftalık süreçte gerçekleştirilen sportif faaliyetler arasında yüzde 11,7 ile ilk sırada yürüyüş veya koşu yer aldı. 2015 yılında yüzde 5,2 olan futbol oynayanların oranı, 2025 yılında yüzde 4,1'e geriledi. Buna karşın voleybol oynayanların oranı aynı dönemde yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e yükseldi. SOSYAL MEDYA KULLANIMI İKİ KATINDAN FAZLA ARTTI Araştırma verilerine göre son dört haftanın en yaygın kültür ve eğlence faaliyetleri yüzde 88,8 ile televizyon izlemek, yüzde 71,7 ile sosyal medya kullanımı ve yüzde 67,5 ile akraba ziyaretleri oldu. 2015 yılı verileriyle kıyaslandığında, sosyal medya kullanımında çarpıcı bir artış olduğu görüldü. Sosyal medyada vakit geçirdiğini belirtenlerin oranı yüzde 33,9'dan yüzde 71,7'ye çıkarken; gazete, dergi ve benzeri basılı yayınları takip edenlerin oranı ise yüzde 39,4'ten yüzde 20,1'e geriledi.

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Doğa Sporları Paneli, sporcuları, doğa tutkunlarını ve kurum temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. Panelde doğa sporlarının gençlik, turizm, şehir kültürü ve güvenlik boyutu ele alınırken, kadın dağcıların artan görünürlüğü de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Giresun’da doğa sporlarının gelişimine katkı sunmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen 4. Giresun Doğa Sporları Paneli, geniş katılımla yapıldı. Programa spor camiasından isimlerin yanı sıra doğa tutkunları ve çeşitli kurumların temsilcileri de ilgi gösterdi. Panelde yapılan konuşmalarda doğa sporlarının yalnızca fiziksel bir faaliyet olmadığı, aynı zamanda disiplin, dayanışma, cesaret ve yaşam kültürü taşıyan güçlü bir alan olduğu vurgulandı. Katılımcılar, doğa sporlarının özellikle gençlerin kişisel gelişimine katkı sunduğunu, turizm potansiyelini artırdığını ve kent kültürünü besleyen önemli bir unsur haline geldiğini ifade etti. Doğa sporlarının şehre katkısının ele alındığı bölümde Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Haçak, Kent Konseyi Spor Meclisi Başkanı Kürşad Han Dönmez ile Giresun Deniz Dağcılık Kulübü ve GİDOSK temsilcileri söz aldı. Konuşmacılar, Giresun’un doğal yapısının bu alanda önemli bir avantaj sunduğunu belirterek, doğa sporlarının daha geniş kitlelere ulaşmasının kent adına önemli kazanımlar sağlayacağını dile getirdi. Dağcılık İl Temsilcisi Ahmet Kılıç ise panelin düzenlenmesine katkı sunan kişi ve kurumlara teşekkür etti. Kılıç, özellikle kadın sporcuların doğa sporlarında daha görünür hale gelmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, 8 Mart’ın taşıdığı anlam çerçevesinde kadın dağcıların hikâyelerinin gündeme gelmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Panelin dikkat çeken sunumlarını Türkiye Dağcılık Federasyonu antrenörleri Öznur Göksu ile Ali Şahin gerçekleştirdi. Öznur Göksu, “Kadın Dağcı Olmak” başlıklı sunumunda yüksek irtifa tırmanışlarından edindiği deneyimleri paylaşırken, kadınların doğa sporlarında karşılaştığı zorluklara ve elde ettiği başarılara dikkat çekti. Ali Şahin ise “Dağ Kazaları ve Güvenlik” başlıklı sunumunda, doğada güvenli hareket etmenin temel ilkelerini anlatarak olası risklere karşı bilinçli olmanın önemini vurguladı. Program kapsamında Bodimeli Süleyman anısına hazırlanan video gösterimi ile “Doğanın İzinde GİDOSK” adlı fotoğraf sunumu da katılımcılarla buluşturuldu. Görsel içerikler, doğa sporlarının Giresun’daki geçmişine, birikimine ve ortak hafızasına ışık tuttu. Panel sonunda yapılan değerlendirmelerde, doğa sporlarının yalnızca zirveye ulaşma hedefiyle sınırlı olmadığı; emek, mücadele, dayanışma ve farkındalıkla şekillenen güçlü bir yaşam alanı olduğu görüşü öne çıktı. Organizasyon, Giresun’da doğa sporlarına yönelik ilginin arttığını bir kez daha ortaya koydu.

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Haber

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ: 4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Giresun’da doğa sporlarının gelişimine katkı sağlamak ve güvenli dağcılık kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla “4. Giresun Doğa Sporları Paneli” düzenlenecek. Zirvelerden gelen tecrübeyi şehirle buluşturmayı hedefleyen panel, doğa sporları alanında ortak bir vizyon oluşturmayı amaçlıyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilecek program; Dağcılık İl Temsilciliği, Giresun Doğa Sporları Spor Kulübü (GİDOSK), Giresun Deniz ve Dağcılık Kulübü ile Giresun Kent Konseyi Spor Meclisi iş birliğinde hayata geçirilecek. Panel, kurumlar arası dayanışmanın güçlü bir örneği olarak Giresun’da doğa sporlarının daha planlı, güvenli ve sürdürülebilir bir zeminde gelişmesine katkı sunmayı hedefliyor. DENEYİMLİ İSİMLER KATILACAK 7 Mart 2026 Cumartesi günü saat 20.30’da Giresun Halk Akademisi Salonu’nda gerçekleştirilecek panelde alanında deneyimli isimler doğa sporları tutkunlarıyla buluşacak. Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Antrenörü ve dağcı Öznur Göksu, “Kadın Dağcı Olmak” başlıklı sunumunda yüksek irtifa deneyimlerini ve bir kadın sporcu olarak dağcılık yolculuğunu katılımcılarla paylaşacak. TDF Antrenörü Ali Şahin ise “Dağ Kazaları ve Güvenlik” konulu sunumunda doğada karşılaşılabilecek riskler, kazaların oluşum nedenleri ve hayati öneme sahip güvenlik teknikleri hakkında bilgiler verecek. ANMA VE FOTOĞRAF SUNUMU Program kapsamında ayrıca doğa sporları camiasının önemli isimlerinden Bodimeli Süleyman anısına özel bir video gösterimi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra GİDOSK’un faaliyetlerinden oluşan “Doğanın İzinde GİDOSK” adlı fotoğraf sunumu da katılımcılarla paylaşılacak. Yetkililer, panelin Giresun’da doğa sporlarına olan ilgiyi artırmayı, genç sporculara ilham vermeyi ve güvenli dağcılık bilincini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek tüm doğa sporları tutkunlarını programa davet etti.

GİDOSK ÜYELERİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU Haber

GİDOSK ÜYELERİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

GİDOSK ÜYELERİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU Giresun — Giresun Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GİDOSK) tarafından düzenlenen iftar programı, Giresun Uygulama Oteli’nde geniş katılımla gerçekleştirildi. Dağcılık ve doğa sporlarına gönül veren kulüp üyeleri ile çok sayıda doğasever, Ramazan ayının birlik ve dayanışma atmosferinde aynı sofrada bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen programda, yıl boyunca doğada kurulan dostlukların iftar sofrasında yeniden pekiştirildiği görüldü. Katılımcılar hem hasret giderdi hem de doğaya olan ortak tutkularını paylaşma fırsatı buldu. İftar programında kulüp üyeleri yeni sezon için planlanan doğa yürüyüşleri, zirve faaliyetleri ve kulüp etkinlikleri üzerine de görüş alışverişinde bulundu. Programda konuşan GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, kulüp üyeleriyle aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kılıç konuşmasında, dağcılığın yalnızca bir spor değil aynı zamanda güçlü bir dayanışma kültürü olduğunu vurguladı. Kılıç, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu akşam GİDOSK ailesi olarak aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşadık. Paylaşılan ekmek, edilen sohbet ve hissedilen samimiyet bir kez daha gösterdi ki; biz sadece doğada değil, hayatın her anında birlikteyiz. Katılım sağlayan tüm dostlarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederiz. Birliğimiz daim, sofralarımız bereketli, dostluğumuz zirve kadar sağlam olsun.” GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç ayrıca organizasyon için kapılarını açan Giresun Uygulama Oteli yönetimi ve çalışanlarına teşekkür ederek misafirperverliklerinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Yoğun katılımın olduğu iftar programı, çekilen hatıra fotoğrafları ve yapılan sohbetlerin ardından sona erdi.

GİDOSK’TAN ULUSAL ORGANİZASYONDA KURUMSAL TEMSİL Haber

GİDOSK’TAN ULUSAL ORGANİZASYONDA KURUMSAL TEMSİL

GİDOSK’TAN ULUSAL ORGANİZASYONDA KURUMSAL TEMSİL Giresun Doğa Sporları Kulübü (GİDOSK), yalnızca sportif faaliyetleriyle değil, teknik kadro ve hakemlik alanındaki temsiliyet gücüyle de ulusal düzeyde varlık göstermeye devam ediyor. Kulübün sporcusu ve aynı zamanda Türkiye Dağcılık Federasyonu Dağ Kayağı Hakemi Hüseyin Avni Öztürk, 14–15 Şubat tarihlerinde Rize’de düzenlenen Türkiye Dağ Kayağı Şampiyonası’nda hakem olarak görev aldı. Türkiye’nin farklı illerinden sporcuların katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda görev yapan Öztürk, Giresun’u ve kulübünü federasyon nezdinde temsil etti. KURUMSAL YETKİNLİK VE TEKNİK KADRO VURGUSU GİDOSK Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, kulübün yalnızca sporcu yetiştiren bir yapı olmadığı; aynı zamanda hakemlik, teknik organizasyon ve federasyon iş birlikleri alanında da kurumsal kapasitesini artırdığı ifade edildi. Açıklamada şu hususlara dikkat çekildi: Kulübün federasyon organizasyonlarında aktif görev alabilecek nitelikli insan kaynağı oluşturduğu Hakemlik ve teknik alanlarda uzmanlaşmanın sürdürülebilir spor kültürü için temel unsur olduğu Giresun’un doğa sporları alanındaki temsil gücünün ulusal düzeyde pekiştirildiği DOĞA SPORLARINDA KURUMSALLAŞMA HEDEFİ GİDOSK, doğa sporlarının yaygınlaştırılması, teknik yeterliliklerin artırılması ve genç sporcuların sistematik biçimde yetiştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kulüp yönetimi, sporcu performansının yanı sıra hakemlik ve organizasyonel katkıların da sporun kurumsal gelişiminde kritik rol oynadığını vurgulayarak, Giresun’u ulusal platformda çok boyutlu bir şekilde temsil etmeye devam edeceklerini belirtti. Bu çerçevede, GİDOSK’un faaliyetleri yalnızca sportif başarı ekseninde değil; aynı zamanda kurumsal temsil, teknik uzmanlık ve federasyon iş birlikleri açısından da stratejik bir değer üretmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.