Hava Durumu

#Doğa

giresunsonhaber - Doğa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI Haber

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI Ramazan Bayramı’nda Giresun’un tarih ve turizm simgelerinden Giresun Adası’na rehber eşliğinde tur düzenlenecek. Seferler 20, 21 ve 22 Mart tarihlerinde saat 14.30’da Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi’nden yapılacak. BAYRAMDA ROTANIN ADRESİ GİRESUN ADASI Bayram tatilinde kentin en dikkat çeken gezi duraklarından biri yine Giresun Adası olacak. Yapılan duyuruya göre, Ramazan Bayramı süresince ada seferleri üç gün boyunca düzenlenecek. Rehber eşliğinde gerçekleştirilecek turlarla ziyaretçiler, hem deniz yolculuğu yapacak hem de Giresun’un tarihsel mirasına yakından temas edecek. SEFERLER 20, 21 VE 22 MART’TA Programa göre Giresun Adası seferleri 20 Mart, 21 Mart ve 22 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Her üç gün için kalkış saati 14.30 olarak açıklandı. Turların çıkış noktası ise Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi olacak. TARİH VE DOĞA AYNI ROTADA Giresun Adası, yalnızca doğal görünümüyle değil, kentin hafızasındaki özel yeriyle de öne çıkıyor. Karadeniz’in en dikkat çekici noktalarından biri olarak gösterilen ada, Giresun’da bayram günlerinde nefes almak, kenti denizden görmek ve tarihi atmosferi yerinde hissetmek isteyenler için özel bir alternatif sunuyor. REHBER EŞLİĞİNDE GEZİLECEK Bayram programı kapsamında düzenlenecek turlarda ziyaretçiler adaya rehber eşliğinde çıkacak. Bu sayede gezi, yalnızca ulaşım odaklı bir sefer olmaktan çıkıp, kentin simge alanlarından birine yönelik bilgilendirici bir ziyaret niteliği de taşıyacak. PROGRAM NETLEŞTİ 20 Mart: 14.30 21 Mart: 14.30 22 Mart: 14.30 Kalkış noktası: Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ Haber

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ RESMÎ GAZETE’DE SU PLANI, GİRESUN’DA YAŞAM ALANI TARTIŞMASI 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11063 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Ulusal Su Planı (2026-2035)” yürürlüğe girdi. Kâğıt üzerinde su yönetimini düzenleyen karar, Giresun’da ise çok daha sert bir karşılık buldu. Çünkü kentte su başlığı artık tek başına su başlığı değil; maden ruhsatları, orman kaybı, tarımsal üretim, kırsal yaşam ve anayasal çevre hakkı aynı dosyada birleşmiş durumda. Kararın metni doğrudan Giresun’a özgü yeni bir maden ruhsatı ilan etmiyor. Yayımlanan düzenleme, ulusal ölçekte su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması, su kalitesinin iyileştirilmesi, kuraklık yönetimi, atık su altyapısının güçlendirilmesi ve tahsis planlaması gibi başlıkları içeren bir çerçeve metin niteliği taşıyor. Buna rağmen Giresun’da kararın yankısı teknik metnin sınırlarını aştı. Bunun nedeni, ilin uzun süredir maden ruhsat baskısı, su havzaları üzerindeki risk, orman alanlarının parçalanması ve üretim alanlarının daralması tartışmalarıyla yaşamaya devam etmesi. Kentte büyüyen tepkinin zemini yeni değil. Giresun Son Haber’in 11 Şubat 2026 tarihli “Aksu Vadisi için alarm” başlıklı haberinde, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Aksu Vadisi’ndeki madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını etkilediğini, tarım ve hayvancılık açısından tehlike oluşturduğunu belirterek denetim ve su analizi çağrısı yapmıştı. Şubat ayında yerel basına yansıyan bu uyarı, 14 Mart’taki Resmî Gazete kararının ardından bu kez daha geniş bir tartışmanın içine taşındı. Giresun’daki asıl gerilim, su planı metninin sahadaki ruhsat gerçeğiyle çakıştığı noktada ortaya çıkıyor. Son iki yılda yerel ve ulusal basına yansıyan MAPEG dayanaklı haberlerde, Giresun yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden ruhsat alanları kapsamında bulunduğu, bu alanların arama, işletme ve ihale safhasındaki ruhsatlarla il geneline yayıldığı aktarıldı. Aynı haberlerde 16 ilçenin önemli bölümünde IV. Grup maden ruhsatlarının yoğunlaştığı, bazı ilçelerde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı vurgulandı. Bu tablo, Giresun’da su yönetimi kararının neden yalnızca bürokratik bir düzenleme olarak okunmadığını açık biçimde gösteriyor. Sorun tam da burada düğümleniyor: Bir ilde su havzaları ile maden sahaları aynı coğrafyada üst üste biniyorsa, “su yönetimi” başlığı soyut bir plan olmaktan çıkıyor. Giresun’da su, yalnızca musluktan akan su anlamına gelmiyor; fındık bahçesinin verimi, hayvancılığın devamı, arıcılığın geleceği, meranın sürekliliği, dere yatağının sağlığı ve kırsal yaşamın ayakta kalması anlamına geliyor. Bu nedenle kentte çevre itirazı ile üretim kaygısı birbirinden ayrılmıyor; suya dönük her risk, aynı anda ekonomi, sosyal yapı ve göç baskısı tartışmasına dönüşüyor. Giresun’daki itirazın bir başka sert başlığı orman ve üst havza müdahaleleri. Çünkü maden faaliyeti yalnızca kazı yapılan noktadan ibaret görülmüyor; sahaya ulaşım için açılan yollar, geçici şantiye alanları, lojistik hatlar ve yardımcı tesisler de aynı zincirin parçası olarak değerlendiriliyor. Eğimin yüksek olduğu, yağış rejiminin güçlü olduğu ve yüzey suyu sistemlerinin hassaslaştığı Giresun coğrafyasında bu müdahalelerin su bulanıklığı, sediment taşınımı, toprak kaybı ve havza bütünlüğünde bozulma yaratabileceği yönündeki kaygı büyüyor. Yerel basına yansıyan Aksu Vadisi haberlerinde de suyun balçığa döndüğü, üreticinin su ve toprak kalitesi konusunda alarm verdiği görülüyor. Bu dosyanın hukuki dayanağı da net. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu açıkça düzenliyor; çevreyi geliştirmeyi, çevre sağlığını korumayı ve çevre kirlenmesini önlemeyi devletin ve vatandaşların ödevi olarak tanımlıyor. Giresun’da yükselen tepki bu nedenle yalnızca siyasal bir karşı çıkış değil; suyu, toprağı, ormanı ve yaşam alanlarını etkilediği düşünülen uygulamalara karşı anayasal hak zemininde yükselen bir itiraz olarak şekilleniyor. Bilimsel ve teknik açıdan bakıldığında da itirazın omurgası boş değil. Su havzaları üzerindeki yoğun baskı, özellikle madencilik, yol açma ve yüzey bozunumu içeren faaliyetlerde bulanıklık artışı, askıda katı madde yükü, yüzey akış rejiminde değişim ve kaynak beslenmesinde bozulma riski yaratabiliyor. Giresun gibi kırsal üretimin su kalitesine doğrudan bağlı olduğu bir coğrafyada bu risk yalnızca ekolojik bir mesele olarak kalmıyor; verim düşüşü, kalite kaybı, kırsal gelir daralması ve uzun vadede yerleşim alanlarının zayıflaması anlamına da geliyor. Bu yüzden kentteki itiraz, sadece “doğa savunusu” değil; aynı zamanda üretim, geçim ve yerinde yaşam savunusu olarak okunuyor. Dosyanın sertleştiği yer de tam olarak burası. Giresun’da “neden itiraz edilmeli” sorusunun yanıtı çevresel duyarlılık cümleleriyle sınırlı değil. İtiraz edilmeyen her baskının önce suyu zayıflatacağı, ardından üretimi gerileteceği, sonra kırsal yaşamı çözeceği düşüncesi öne çıkıyor. Suyun kalitesi bozulursa fındık etkilenir; mera baskılanırsa hayvancılık daralır; orman parçalanırsa toprak tutunma gücü azalır; dere sistemi bozulursa yalnızca doğa değil, köyün geleceği de yara alır. Giresun’daki bugünkü alarm, bu zincirleme etki korkusundan besleniyor. Bir başka önemli nokta da şu: 11063 sayılı kararın kendisi, doğrudan “Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edildi” diyen bir metin değil. Ancak Giresun’da zaten yıllardır biriken ruhsat, su, orman ve üretim baskısı nedeniyle bu karar, teknik metnin ötesinde yeni bir eşik olarak algılandı. Kentte tartışılan şey yalnızca kararın satırları değil; o satırların, mevcut ruhsat haritası ve saha uygulamalarıyla birleştiğinde neye dönüşeceği sorusu. Bu yüzden karar Resmî Gazete’de yayımlandığı gün, Giresun’da mesele bir su planı değil, bir yaşam alanı dosyası olarak okundu. DERNEĞİN İTİRAZI Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk adına yapılan açıklamada itiraz başlıkları şöyle sıralandı: İstisnasız tüm ilçelerde maden faaliyeti: “Giresun’un %85’i maden sahası ilan edilmiştir. Bu yıkım sadece birkaç köyle sınırlı değildir; bugün Giresun’un tüm ilçelerinde ya bir maden işletmesi ya da bir arama ruhsatı bulunmaktadır. Bu, ilimizin her karış toprağının maden şirketlerinin insafına bırakılması demektir!” Su kaynaklarında kuşatma: “Dereli hattındaki Eğrianbar, Meşeliyatak, Yeşiltepe, Yıldız, Sütlüce ve Bahçeli bölgelerinde olduğu gibi, diğer ilçelerimizde de su kaynaklarının tamamı maden sahalarının içinde kalmıştır.” Üretim ve kırsal ekonomi vurgusu: “Devletimize asıl büyük ve sürekli katkıyı sağlayan geçici maden projeleri değil; fındık tarımı, hayvancılık ve arıcılıktır. Köylünün alın teri, maden şirketinin kârından çok daha büyüktür. Suyumuzu feda etmek, milli ekonomiyi yok etmektir!” Su kullanım önceliği itirazı: “Yeni kararname ile su ‘stratejik kaynak’ sayılarak kullanım önceliği Giresunlu üreticiden alınıp maden projelerine devredilmektedir.” Orman ve doğa kıyımı iddiası: “Tüm ilçelerimizde maden yolları açmak uğruna, halkımızın özenle yetiştirdiği ormanlar fiilen kesilmektedir.” Açıklamanın Aksu Vadisi bölümünde şu ifadelere yer verildi: “Halkımız ekranlardaki savaşı izlerken, yayla yolu güzergahlarımızda orman kesimleri ve maden sondajları fiilen başlatılmıştır. Bu çalışmalar başta Aksu Çayı olmak üzere tüm su havzalarımızı %100 oranında zehirleme potansiyeli taşımaktadır. Televizyonlarda 'modern yönetim' altyazılarıyla sunulan bu plan; Giresun halkı için susuzluk ve yok edilen doğa demektir!” Kültürel miras ve çevre hakkına ilişkin bölümde ise şu vurgu yapıldı: “Tüm ilçelerimizdeki tarihi yapılarımız ve ormanlarımız maden baskısı altında yok edilmektedir. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımızı' savunuyoruz. Giresun’un %85’ini maden sahasına hapseden, suyumuzu ve bin yıllık mirasımızı savaş gündeminin arkasına sığınılarak feda eden bu anlayışa karşı tüm ilçelerimizle birlikte hukuki takibimizi sürdürceğiz!”

LEVENT MEMİŞ, “KENTİN HALLERİ” SUNUMU Haber

LEVENT MEMİŞ, “KENTİN HALLERİ” SUNUMU

LEVENT MEMİŞ, “KENTİN HALLERİ” SUNUMU VE SÖYLEŞİSİYLE GİFOD’DA FOTOĞRAFSEVERLERLE BULUŞACAK GİFOD üyesi ve fotoğraf sanatçısı Levent Memiş, “Kentin Halleri” başlıklı fotoğraf sunumu ve söyleşisiyle 12 Mart Perşembe akşamı Giresun’da sanatseverlerin karşısına çıkacak. Etkinlikte, Avrupa kentlerinde çektiği fotoğraflardan oluşan seçkiyi paylaşacak olan Memiş, kent yaşamını görsel bir anlatıyla yorumlayacak. Giresun’da fotoğraf sanatına yönelik etkinliklere bir yenisi daha ekleniyor. GİFOD üyesi ve fotoğraf sanatçısı Levent Memiş, “Kentin Halleri” başlıklı fotoğraf sunumu ve söyleşisiyle fotoğrafseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek etkinlik, GİFOD Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Sokakbaşı Mevkii Fevzipaşa Caddesi No:60 adresindeki merkezde yapılacak programda, Levent Memiş Avrupa’da öne çıkan kentlerde gerçekleştirdiği fotoğraf çalışmalarından seçkiler sunacak. Sunumda kent mimarisi, kentsel mekânlar, insan ile şehir arasındaki etkileşim ve kent ile doğa arasındaki ilişki gibi başlıklar ele alınacak. Memiş’in kareleri üzerinden kurulacak görsel anlatının, izleyicilere şehir yaşamına fotoğrafın penceresinden bakma imkânı sunması bekleniyor. Etkinliğin söyleşi bölümünde ise Levent Memiş, fotoğraf üretim sürecine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. Kent yaşamını fotoğrafla yorumlama biçimi, çekim süreçleri ve sahadan izlenimlerin de bu bölümde ele alınması öngörülüyor. GİFOD tarafından yapılan davette, fotoğrafın kent yaşamını nasıl yorumladığına tanıklık etmek ve sanatçının deneyimlerini dinlemek isteyen tüm fotoğraf dostlarının etkinliğe davetli olduğu belirtildi. Giresun’da kültür ve sanat gündemine katkı sunması beklenen buluşma, fotoğraf meraklılarını aynı çatı altında bir araya getirecek.

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI PANELİ YOĞUN KATILIMLA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Doğa Sporları Paneli, sporcuları, doğa tutkunlarını ve kurum temsilcilerini aynı çatı altında buluşturdu. Panelde doğa sporlarının gençlik, turizm, şehir kültürü ve güvenlik boyutu ele alınırken, kadın dağcıların artan görünürlüğü de öne çıkan başlıklardan biri oldu. Giresun’da doğa sporlarının gelişimine katkı sunmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen 4. Giresun Doğa Sporları Paneli, geniş katılımla yapıldı. Programa spor camiasından isimlerin yanı sıra doğa tutkunları ve çeşitli kurumların temsilcileri de ilgi gösterdi. Panelde yapılan konuşmalarda doğa sporlarının yalnızca fiziksel bir faaliyet olmadığı, aynı zamanda disiplin, dayanışma, cesaret ve yaşam kültürü taşıyan güçlü bir alan olduğu vurgulandı. Katılımcılar, doğa sporlarının özellikle gençlerin kişisel gelişimine katkı sunduğunu, turizm potansiyelini artırdığını ve kent kültürünü besleyen önemli bir unsur haline geldiğini ifade etti. Doğa sporlarının şehre katkısının ele alındığı bölümde Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Haçak, Kent Konseyi Spor Meclisi Başkanı Kürşad Han Dönmez ile Giresun Deniz Dağcılık Kulübü ve GİDOSK temsilcileri söz aldı. Konuşmacılar, Giresun’un doğal yapısının bu alanda önemli bir avantaj sunduğunu belirterek, doğa sporlarının daha geniş kitlelere ulaşmasının kent adına önemli kazanımlar sağlayacağını dile getirdi. Dağcılık İl Temsilcisi Ahmet Kılıç ise panelin düzenlenmesine katkı sunan kişi ve kurumlara teşekkür etti. Kılıç, özellikle kadın sporcuların doğa sporlarında daha görünür hale gelmesinin memnuniyet verici olduğunu ifade ederek, 8 Mart’ın taşıdığı anlam çerçevesinde kadın dağcıların hikâyelerinin gündeme gelmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Panelin dikkat çeken sunumlarını Türkiye Dağcılık Federasyonu antrenörleri Öznur Göksu ile Ali Şahin gerçekleştirdi. Öznur Göksu, “Kadın Dağcı Olmak” başlıklı sunumunda yüksek irtifa tırmanışlarından edindiği deneyimleri paylaşırken, kadınların doğa sporlarında karşılaştığı zorluklara ve elde ettiği başarılara dikkat çekti. Ali Şahin ise “Dağ Kazaları ve Güvenlik” başlıklı sunumunda, doğada güvenli hareket etmenin temel ilkelerini anlatarak olası risklere karşı bilinçli olmanın önemini vurguladı. Program kapsamında Bodimeli Süleyman anısına hazırlanan video gösterimi ile “Doğanın İzinde GİDOSK” adlı fotoğraf sunumu da katılımcılarla buluşturuldu. Görsel içerikler, doğa sporlarının Giresun’daki geçmişine, birikimine ve ortak hafızasına ışık tuttu. Panel sonunda yapılan değerlendirmelerde, doğa sporlarının yalnızca zirveye ulaşma hedefiyle sınırlı olmadığı; emek, mücadele, dayanışma ve farkındalıkla şekillenen güçlü bir yaşam alanı olduğu görüşü öne çıktı. Organizasyon, Giresun’da doğa sporlarına yönelik ilginin arttığını bir kez daha ortaya koydu.

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Haber

4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR

GİRESUN’DA DOĞA SPORLARI İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ: 4. DOĞA SPORLARI PANELİ DÜZENLENİYOR Giresun’da doğa sporlarının gelişimine katkı sağlamak ve güvenli dağcılık kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla “4. Giresun Doğa Sporları Paneli” düzenlenecek. Zirvelerden gelen tecrübeyi şehirle buluşturmayı hedefleyen panel, doğa sporları alanında ortak bir vizyon oluşturmayı amaçlıyor. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştirilecek program; Dağcılık İl Temsilciliği, Giresun Doğa Sporları Spor Kulübü (GİDOSK), Giresun Deniz ve Dağcılık Kulübü ile Giresun Kent Konseyi Spor Meclisi iş birliğinde hayata geçirilecek. Panel, kurumlar arası dayanışmanın güçlü bir örneği olarak Giresun’da doğa sporlarının daha planlı, güvenli ve sürdürülebilir bir zeminde gelişmesine katkı sunmayı hedefliyor. DENEYİMLİ İSİMLER KATILACAK 7 Mart 2026 Cumartesi günü saat 20.30’da Giresun Halk Akademisi Salonu’nda gerçekleştirilecek panelde alanında deneyimli isimler doğa sporları tutkunlarıyla buluşacak. Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Antrenörü ve dağcı Öznur Göksu, “Kadın Dağcı Olmak” başlıklı sunumunda yüksek irtifa deneyimlerini ve bir kadın sporcu olarak dağcılık yolculuğunu katılımcılarla paylaşacak. TDF Antrenörü Ali Şahin ise “Dağ Kazaları ve Güvenlik” konulu sunumunda doğada karşılaşılabilecek riskler, kazaların oluşum nedenleri ve hayati öneme sahip güvenlik teknikleri hakkında bilgiler verecek. ANMA VE FOTOĞRAF SUNUMU Program kapsamında ayrıca doğa sporları camiasının önemli isimlerinden Bodimeli Süleyman anısına özel bir video gösterimi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra GİDOSK’un faaliyetlerinden oluşan “Doğanın İzinde GİDOSK” adlı fotoğraf sunumu da katılımcılarla paylaşılacak. Yetkililer, panelin Giresun’da doğa sporlarına olan ilgiyi artırmayı, genç sporculara ilham vermeyi ve güvenli dağcılık bilincini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek tüm doğa sporları tutkunlarını programa davet etti.

3. KÜMBET KAR FESTİVALİ’NDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER YAŞANDI Haber

3. KÜMBET KAR FESTİVALİ’NDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER YAŞANDI

3. KÜMBET KAR FESTİVALİ’NDE RENKLİ GÖRÜNTÜLER YAŞANDI Giresun’un önemli kış turizmi destinasyonlarından Kümbet Yaylası, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kümbet Kar Festivali ile iki gün boyunca doğa, müzik ve kültürün buluşma noktası oldu. Giresun’un Dereli ilçesine bağlı, yaklaşık 1.640 metre rakıma sahip yayla; beyaz örtüsü, doğal peyzajı ve temiz havasıyla ziyaretçilere adeta kartpostallık manzaralar sundu. Kümbet Dağ Evi organizasyonuyla gerçekleştirilen festival, bölgenin dört mevsim turizm potansiyelini ortaya koymayı hedefleyen bir vizyonla düzenlendi. Etkinlik, yalnızca eğlence odaklı değil; aynı zamanda kırsal kalkınma, yerel üretimin desteklenmesi ve kültürel mirasın yaşatılması açısından da önemli bir organizasyon niteliği taşıdı. İLK GÜN: MÜZİK VE YAKAMOZ PAZARI İLGİ GÖRDÜ Festival 14 Şubat Cumartesi günü iç mekânda canlı müzik programı ve açık alanda DJ performanslarıyla başladı. Karla kaplı yaylada müzik eşliğinde eğlenen katılımcılar, gün boyunca kurulan Yakamoz Pazarı’nda yöresel ürünler ve el emeği çalışmaları inceleme fırsatı buldu. Emekçi kadınların hazırladığı el sanatları ürünleri ve atölye etkinlikleri ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Program kapsamında: Doğa ve kış kampı etkinlikleri Kar mağarası yapımı Doğa yürüyüşleri Kızakla kayma aktiviteleri gibi açık hava etkinlikleri gerçekleştirildi. Özellikle çocuklar ve gençler için düzenlenen aktiviteler festival alanında hareketli ve neşeli anlar yaşanmasını sağladı. İKİNCİ GÜN: SAHNE PERFORMANSLARI VE YÖRESEL OYUNLAR 15 Şubat Pazar günü devam eden festivalde sanatçılar Ceren Ece, Onur Yılmaz ve Gökçe Altun sahne alırken; DJ performanslarıyla Zafer Arslan ve Aydın Özdemir katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. Dereli Folklor Ekibi’nin sergilediği yöresel oyunlar ise büyük alkış aldı. Festival programında ayrıca: Offroad araç etkinlikleri Çocuklara yönelik eğlence alanları Tekrarlanan kızak kayma etkinlikleri yer aldı. Organizasyonun her yaş grubuna hitap edecek şekilde planlanması dikkat çekti. PROTOKOL VE YOĞUN KATILIM 3. Kümbet Kar Festivali’ne AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Dereli Kaymakamı Mustafa Gövercin, Dereli Belediye Başkanı Zeki Şenlikoğlu, Yavuzkemal Belde Belediye Başkanı Adem Önal ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı. Protokol üyeleri, festivalin bölge turizmine ve yerel ekonomiye katkı sunduğunu vurguladı. HEDEF: KÜMBET’İ DÖRT MEVSİM CAZİBE MERKEZİ YAPMAK Karadeniz’in yüksek rakımlı yaylalarından biri olan Kümbet Yaylası, yaz aylarında yayla turizmi, doğa yürüyüşleri ve şenliklerle; kış aylarında ise kar manzarası ve alternatif spor etkinlikleriyle öne çıkıyor. Festival organizatörleri, Kümbet’i yalnızca yaz döneminde değil, yılın tamamında ziyaret edilen bir turizm merkezi haline getirmeyi amaçladıklarını belirtti. 3.Kümbet Kar Festivali, hem turizm çeşitliliği hem de yerel kültürün tanıtımı açısından bölge adına önemli bir adım olarak değerlendirildi. Karla bütünleşen müzik, doğa ve kültür; Kümbet Yaylası’nda unutulmaz iki gün yaşattı.

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Haber

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK

KÜMBET DAĞ EVİ, FESTİVAL COŞKUSUNA SAHNE OLACAK Giresun’un önemli kış turizmi merkezlerinden Kümbet Yaylası, 15 Şubat Pazar günü düzenlenecek Kümbet Dağ Evi 3. Kar Festivali ile müzik ve eğlence dolu bir güne hazırlanıyor. Karla kaplı doğası ve eşsiz yayla manzarasıyla dikkat çeken bölgede gerçekleştirilecek festival, hem konaklayan misafirleri hem de günübirlik ziyaretçileri bir araya getirecek. Kümbet Dağ Evi tarafından organize edilen etkinlikte Ceren Ece Öksüz, Gökçe Altun ve Onur Yılmaz sahne alacak. DJ Aydın Özdemir ise performansıyla festival alanındaki coşkuyu artıracak. Festival ateşi saat 12.00’de yakılacak, tulum ve kemençe eşliğinde başlayacak program gün boyu sürecek etkinliklerle saat 17.00’de sona erecek. Festival kapsamında yalnızca müzik değil, sanat ve doğa temalı etkinlikler de yer alacak. Outdoor Akademi öncülüğünde 14–15 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek program çerçevesinde Sevgililer Günü’ne özel atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. Taş boyama, seramik, mum yapımı, çini ve çeşitli el sanatları etkinlikleri katılımcılarla buluşacak. Ayrıca Yakamoz Pazar, el emeği ürünleriyle festival alanında ziyaretçileri ağırlayacak. Konaklayan misafirler için bungalov konaklama, açık büfe kahvaltı, akşam yemeği, canlı müzik programı, hamam, havuz ve sauna hizmetleri sunulacak. Ateş başı eğlencesi ve pancar çorbası ikramı da programa dahil olacak. Günübirlik katılımcılar ise 250 TL giriş ücretiyle festival alanına katılım sağlayabilecek; 10 yaş altı çocuklardan ücret alınmayacak. Festival alanında ayrıca köfte ekmek, sucuk ekmek, salep, kestane ve mısır gibi yiyecek stantları yer alacak. Off-road turu ve doğa gezileri gibi etkinlikler ise ekstra ücretli olarak gerçekleştirilecek. Çotanak Off Road ve GİDOSK Dağcılık topluluklarının da katılım sağlayacağı organizasyon, Kümbet’te kış turizmine hareketlilik kazandırmayı hedefliyor. Kış mevsiminin büyüleyici atmosferinde kar, sanat ve müziği bir arada yaşamak isteyenler için Kümbet Yaylası, hafta sonunda festival coşkusuna ev sahipliği yapacak.

Ordu’da eğlence dolu kış festivali Haber

Ordu’da eğlence dolu kış festivali

Ordu'nun 2 bin rakımlı Çambaşı Yaylası, beklenen Geleneksel Çambaşı Yaylası Kış Festivali ile bu yıl da yoğun ilgi görerek her yaştan katılımcıyı ağırladı ve canlı görüntülere sahne oldu. ORDU (İGFA) - Yaz mevsiminde turist çeken Ordu yaylaları, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler'in "3 ay değil 12 ay" Ordu sloganıyla başlattığı girişimlerle kış aylarında da ziyaretçilerin gözde mekanı haline geldi. Ordu Büyükşehir Belediyesi ve Kabadüz Belediyesi iş birliği ile organize edilen 21. Kış Festivali, Çambaşı Yaylası'nda renkli görüntülerle gerçekleştirildi. İki gün süren festivalde katılımcılar unutulmaz bir hafta sonu yaşadı. YAYLADA EĞLENCE ZİRVEDE Festival dolu dolu anılarla Çambaşı Yaylası Kayak Merkezi'nde başladı. İlk gününde kayak yarışları ve off-road yarışları yapılan festivalin ikinci günü yayla merkezinde devam etti. Kar güreşleri, çeşitli spor müsabakaları ve kızak yarışları ile heyecan dolu anların yaşandığı festivalde, Ordu Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve pek çok sanatçının sahne aldığı konserle katılımcılar keyifli anlar yaşadı. Festival boyunca ayrıca Ordu’nun özel lezzetlerinden pancar çorbası, patates ve turşu ikramı yapıldı. FESTİVALE KATILIMCILARDAN TAM NOT Katılımcılar festival boyunca eğlencenin tadına vardılar. Etkinliklerden memnun kalanlar, doğa harikası Çambaşı Yaylası'nda unutulmaz bir gün geçirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen festival için katkıda bulunan herkese teşekkür ettiler.

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM” Haber

VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAK BİZİM, YAŞAM BİZİM”

Bulancak’ta Vahşi Madenciliğe Karşı Geniş Katılımlı Miting: “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” Bulancak’ta, vahşi madencilik faaliyetlerine karşı toplumsal itiraz güçlü bir mitingle dile getirildi. Giresun–Bulancak–Piraziz Çevre ve Doğa Derneği öncülüğünde 20 Aralık 2025 Cumartesi günü Bulancak Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen miting, “Toprak Bizim, Yaşam Bizim” başlığıyla gerçekleştirildi. Giresun ve Ordu’nun farklı ilçe ve beldelerinden yüzlerce yurttaşın katıldığı etkinlikte, doğa ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik ortak irade vurgulandı. Mitinge; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Emek Partisi, Sol Parti, Türkiye İşçi Partisi, Yeşil Sol Parti ve SYKP’nin yanı sıra KESK, Giresun Barosu, Belediye-İş Sendikası, Atatürkçü Düşünce Derneği, NE-DER, Türkiye Ormancılar Derneği, Birleşik Emekliler Sendikası, Emekliler Dayanışma Sendikası, Bulancak Sanat Tiyatrosu ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi. Geniş katılım, çevre mücadelesinin parti ve kurum sınırlarını aşan toplumsal bir talep olduğunu ortaya koydu. Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge; Gökhan Şenyürek, Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Çanakçı Belediye Başkanı Tuncay Kasım, Soğukpınar Belediye Başkanı Mustafa Eyice ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı. Yapılan konuşmalarda, “arama” adı altında yürütülen faaliyetlerin fiilen doğayı tahrip ettiği; ÇED süreçlerinin şirketler lehine hızlandırılmasının kamu yararı ilkesini zedelediği dile getirildi. Giresun topraklarının önemli bir bölümünün maden arama ruhsat sahası ilan edilmesinin, tarım alanları, içme suyu kaynakları ve doğal yaşam üzerinde ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi. Özellikle Bulancak’ın birçok köyünü doğrudan etkilemesi beklenen maden çalışmalarına ilişkin kaygılar paylaşılırken, köylülerin rızası alınmadan yürütülen süreçlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Konuşmalarda fındık başta olmak üzere tarımsal üretimin, su havzalarının ve bölgenin ekosisteminin geri dönülmez zarar riskiyle karşı karşıya olduğunun altı çizildi. “Toprakların, derelerin ve yaşam alanlarının şirketlerin değil halkın olduğu” vurgusu öne çıkarken, çevre mücadelesinin yalnızca yerel değil, tüm toplumun ortak meselesi olduğu ifade edildi. Miting, “Toprak bizim, yaşam bizim” sloganları ve doğaya sahip çıkma çağrıları eşliğinde sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.