Hava Durumu

#Disiplin

giresunsonhaber - Disiplin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Disiplin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı! Haber

Öğretmen-Öğrenci İlişkisi Güvene Dayalı Olmalı!

Uzmanlar, sağlıklı bir öğretmen-öğrenci ilişkisinin karşılıklı anlayış üzerine kurulu iletişimle gerçekleştiğini ifade ediyorlar. Ayrıca, güven, saygı, empati ve açık iletişimin bu ilişkinin temel özelliklerinden olduğunu belirtiyorlar. Her öğrencinin farklı ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Her öğrencinin becerileri ve zorlukları değişiklik gösterir, psikolojik dayanıklılıkları farklı olabilir. Öğretmenlerin buna dikkat etmemesi ve iletişimlerine özen göstermemesi; yalnızca sınıf düzeyinde değil, bireysel olarak da öğrencilerin duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkiler.” dedi. Olumlu bir ilişkinin öğrencilerde sorumluluk duygusunu güçlendirdiğini, problem çözme yeteneklerini geliştirdiğini ve akademik başarılarına katkıda bulunduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, sınırların öğrencilerin yaş ve gelişim seviyesine uygun olarak belirlenip, net bir şekilde ifade edilmesi gerektiğine işaret etti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, eğitimde sağlıklı öğretmen-öğrenci ilişkilerinin önemi, sınırların belirlenmesi ve bireysel ihtiyaçların dikkate alınmasının öğrencilerin gelişimi üzerindeki rolü hakkında bilgiler aktardı. Öğretmen-öğrenci ilişkisi güven, saygı, empati ve açık iletişimle şekillenmelidir! Öğretmen-öğrenci ilişkisinin, öğretmen ile öğrenciler arasında onları teşvik eden, büyümelerine katkı sağlayan, öğretmenlerin rol model olarak kabul gördüğü bir anlayış ve güven iletişimi tanımladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Bu ilişki hem öğrenme ortamını olumlu yönde etkilemeli, hem de öğrencilere güven sağlamalı. Güven, saygı, empati ve açık iletişim bu ilişkinin en belirgin unsurlarıdır.” dedi. Öğretmenlerin, öğrencilerin ahlaki, etik ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Luş, “Bu katkı, öğrencilerde sorumluluk bilincini artırarak daha olumlu akademik gelişime imkan tanır. Öğrenciler için uygun bir sınıf ortamı oluşturularak akademik zorluk yaşayan öğrencilerin bu sorunlarını ifade etmeleri için olanaklar yaratılır, onları daha aktif ve katılımcı hale getirir. Aynı zamanda, öğrencilerin başarılı olma hissiyle motive olmasını sağlar ve bu da doğal olarak akademik başarılarını artırır.” şeklinde konuştu. Öğretmenlerin bireysel ihtiyaçları göz ardı etmesi, öğrencilerin gelişimini olumsuz etkileyebilir! Her öğrencinin farklı gereksinimleri olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Becerileri ve sıkıntıları farklı olan öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları değişiklik gösterir. Öğretmenlerin bu farklılıklara dikkat etmemesi ve iletişime özen göstermemesi, sadece sınıf ortamında değil, bireysel olarak da öğrencilerin duygusal, fiziksel ve sosyal gelişimlerinde gerilemelere sebep olabilir.” dedi. Olumsuz öğretmen-öğrenci ilişkisinin, öğrencilerin davranışlarını ve akademik performanslarını geliştirmek için gerekli geri bildirimlerden mahrum kalabileceklerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Luş, şöyle devam etti: “Çocuğun davranışını anlamaya çalışmadan aceleci davranan bir öğretmen, öğrencide kaygı bozukluklarına yol açabilir; ya da öğrencinin yetenekli olduğu konuları keşfedemeyebilir. Kendine güvenli bir yetişkin olmaları güçleşebilir. Öğrencileri etkili bir şekilde yönlendirmeyen öğretmen, disiplin sağlamakta da başarı gösteremeyebilir. Bu durum, özellikle davranış sorunları olan öğrencilerin bu sorunlarını sürdürmelerine neden olabilir.” Öğretmen ve öğrenci arasındaki sınır, öğrencilerin yaş ve gelişim seviyesine göre belirlenmelidir! Sağlıklı bir ilişki için öğrenci ve öğretmen arasındaki sınırların nasıl oluşturulması gerektiğini ele alan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Sınırlar öğrencilerin yaş ve gelişim seviyelerine uygun olarak, onlarla iletişim kurarak, düşünce ve duygularını ifade etmelerine fırsat tanıyarak belirlenmelidir.” dedi. Ön yargısız ve düzenli bir iletişimin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Luş, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Öğrencilerin düşünce ve endişelerini dile getirebilecekleri interaktif faaliyetler, tartışmalar organize etmek bu konuda iyi bir örnek olabilir. Öğrencilere sorumluluk duygusu ve takım çalışmasını öğreten işbirlikçi yaklaşımlar oldukça faydalıdır. Böylelikle öğrenciler sorumluluklarını üstlenirler; bu da onların problem çözme becerilerini geliştirir. Sınırlar, dikkatli bir şekilde ifade edilebilir ve ardından ceza vermek yerine farklı bir davranış modeli önerilebilir. İstenilen davranışı sergileyebileceği uygun ortamlar sunularak öğrencinin çabası takdir edilebilir. Buna rağmen öğrenci olumsuz davranışlarına devam ederse, yaptığı eylemin sonuçlarını üstlenmesi sağlanabilir.”

İKİ ASKERİN ŞEHİT OLDUĞU OLAYDA 4 PERSONELİN TSK İLE İLİŞİĞİ KESİLDİ Haber

İKİ ASKERİN ŞEHİT OLDUĞU OLAYDA 4 PERSONELİN TSK İLE İLİŞİĞİ KESİLDİ

MSB: “İKİ ASKERİN ŞEHİT OLDUĞU OLAYDA 4 PERSONELİN TSK İLE İLİŞİĞİ KESİLDİ, 8 PERSONELE DİSİPLİN CEZASI VERİLDİ” Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İskenderun Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı'nda 25 Temmuz’da iki askerin şehit olduğu olaya ilişkin idari süreçlerin tamamlandığını ve sorumluluğu bulunan personel hakkında gerekli işlemlerin yapıldığını açıkladı. Bakanlık, konuya dair ayrıntılı bilgilendirmeyi haftalık basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayarak duyurdu. MSB Görsel Yapım ve Foto Film Merkezi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıda, söz konusu olaya ilişkin yürütülen idari tahkikatın ve Adli Tıp incelemelerinin tamamlandığı bildirildi. Açıklamada, soruşturmanın en başından beri “en yüksek hassasiyetle ve şeffaflıkla yürütüldüğü” vurgulandı. Bakanlık tarafından paylaşılan bilgilere göre, olayda kastı, kusuru veya ihmali olduğu tespit edilen, aralarında alay ve tabur komutanının da bulunduğu 4 personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesildi. Ayrıca 8 personele, olaydaki sorumluluk derecelerine göre çeşitli disiplin cezaları uygulandığı belirtildi. MSB, sürecin yalnızca idari boyutla sınırlı olmadığını, olayın adli yönünün de titizlikle ele alındığını ifade etti. Buna göre, adli soruşturma İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bağımsız şekilde yürütülmeye devam ediyor. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi, güveni ve dualarından alan kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yaşanan olay ve gelişmelere ilişkin mevzuat doğrultusunda, şimdiye kadar olduğu gibi açık ve şeffaf bir yaklaşım sergilemeye ve kamuoyunu doğru, güvenilir ve zamanında bilgilendirmeye devam edecektir.” Bakanlık, açıklamanın sonunda şehit olan iki Mehmetçik için taziye mesajı da yayımladı: “Şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.” Olayla ilgili hem idari hem adli süreçlerin tamamlanmasıyla birlikte, TSK içinde sorumluluk tespitine dair uygulamaların mevzuat çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğü bir kez daha vurgulandı. Şehitlerimize bir kez daha Allah' tan rahmet, ailelerine ve silah arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz.

TFF’den şok karar! 152 Hakem 'bahis'ten PFDK’ya sevk edildi! Haber

TFF’den şok karar! 152 Hakem 'bahis'ten PFDK’ya sevk edildi!

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, üst klasman ve klasman hakemlerinin de aralarında bulunduğu toplam 152 hakemi, "futbol müsabakalarına dair bahis yapmak" suçlamasıyla Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) gönderdi. İSTANBUL (İGFA) - Türk futbolunda şok etkisi yaratan bir gelişme yaşandı. TFF’den yapılan açıklamaya göre yapılan sevk işlemleri, Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi doğrultusunda gerçekleşti. Listede, Süper Lig'de görev yapan Üst Klasman Hakemleri Zorbay Küçük, Egemen Artun, Melih Kurt, Mehmet Ali Özer, Yunus Dursun ve Muhammed Selim Özbek gibi hakemlerin de yer alması, futbol dünyasında büyük bir yankı buldu. Hakemler, 28 Ekim 2025 tarihinden itibaren geçici bir süre için görevlerinden uzaklaştırıldı. PFDK’nın önümüzdeki günlerde toplanarak, dosyaları ele alacağı bildirildi. DİSİPLİN TALİMATININ 57. MADDESİ NEYİ KAPSIYOR? Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi, "futbol müsabakalarına dair bahis oynanması, oynatılması veya teşvik edilmesi" faaliyetlerini kesin bir şekilde yasaklıyor. Bu maddeye göre, bu tür fiilleri gerçekleştiren futbolcu, teknik direktör veya hakemlere ciddi men cezaları ve disiplin uygulamaları yapılabiliyor. PFDK, 152 hakeme ilişkin başlatılan süreci tamamladıktan sonra nihai kararını verecek. Bu disiplin sevklerinin ayrıntılarına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.